Medya Malatya
HV
22 TEMMUZ Çarşamba 01:41

″İklim Krizine Karşı Daha Dirençli Bir Şehir İnşa Ediyoruz″

 

ÇEVRE
″İklim Krizine Karşı Daha Dirençli Bir Şehir İnşa Ediyoruz″

 

Malatya Büyükşehir Belediyesi, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği 31. Taraflar Konferansı (COP31) hazırlıkları kapsamında önemli bir uluslararası toplantıya ev sahipliği yaptı. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, “Şehrimizi iklim krizine karşı daha dirençli ve sürdürülebilir bir vizyonla yeniden inşa ediyoruz" dedi.

Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliğiyle ilgili hazırlıklarına devam ediyor. COP31 ajandasının "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Taahhütlerden Eyleme" başlığı kapsamında Malatya’da önemli bir toplantı gerçekleştirildi. 

Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İLBANK ve Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JİCA) iş birliğiyle kentteki bir otelde düzenlenen toplantıya; Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman, Dünya Bankasından Denis Jean-Jacques Jordy, İslam Kalkınma Bankasından Ahmet Turkum, Asya Kalkınma Bankasından Luca Di Mario, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasından Cem Ocak, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankasından Sonay Kanber, Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı’ndan Dr. Erfan Ali, Telman Maharramov ve Lea Ranalder, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansından Shinichi Fukasawa, DaisukeWatanabe ve Keiko Sawada, Asya Altyapı Yatırım Bankasından Dr. Xing Zhang, Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu'ndan Aziz Erden, Yiğit Mahmutoğlu ve CandostAydın, Marmara Belediyeler Birliği Çevre Yönetimi Koordinatörü, Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Merkezi Direktörü Merve Ağca, TÜBİTAK AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi’nden Arzu İpek Yılmaz Üçüncü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından Hasan Önel, İLBANK’tan genel müdür, daire başkanları, danışman, teknik uzman, mühendis, grup başkanları ve şehir plancıları, Şanlıurfa, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay’dan temsilciler, kaymakamlar, siyasi partilerin temsilcileri, belediye başkanları, kamu kurumlarının müdürleri ile sivil toplum kuruluşlarının başkanları katıldı. 

Türkiye'nin COP31 sürecindeki hazırlıklarına katkı sunarken, şehirlerin iklim değişikliğiyle mücadelede üstleneceği rolün güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi açısından da önemli bir platform oluşturan uluslararası toplantının açılışında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Bu anlamlı organizasyonun ülkemizde düzenlenmesini sağlayan, Malatya'mızı yeniden ayağa kaldıran Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum'a yürekten teşekkür ediyorum. Bu sürecin her aşamasında Malatya'yı yalnız bırakmayan, TOKİ’ye, Emlak Konut'a, AFAD'a, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı'na ve emeği geçen devletimizin paydaş tüm kurumlarına ayrıca teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Başkan Er, Devletimizle, milletimizle, esnafımızla, gençlerimizle ve yaşlılarımızla el ele verdik.

Konuşmasının başında Malatya'nın hikayesini anlatan Başkan Er, şunları kaydetti; "6 Şubat'ta asrın felaketinde biz sadece binalarımızı kaybetmedik. Canlarımızı kaybettik, yüreğimiz sızladı, tarihimiz yaralandı, şehrimizin bir kısmı yerle bir oldu. O acıyı, o günleri hiçbir zaman unutmayacağız. Ama biz Malatyalılar tarih boyunca yeniden ayağa kalkmayı bilen bir milletin evlatlarıyız. Ve şunu gururla söylüyorum; biz şehrimizi daha güçlü, güvenli ve dirençli bir şekilde yeniden inşa ediyoruz. Devletimizle, milletimizle, esnafımızla, gençlerimizle ve yaşlılarımızla el ele verdik. İşte dirençli şehir dediğimiz şey de tam da budur. Yıkıldığında yeniden ayağa kalkabilen, daha akıllı, daha sağlam, geleceğe daha hazır inşa edilen bir şehir. Ve biz bu direnci sadece binalarla değil, suyuyla, toprağıyla, doğasıyla bütün bir şehir olarak kuruyoruz. Kuraklığa karşı dirençli olmak için şehrimizi tek kaynağa bağımlı olmaktan kurtaracak alternatif su projemizi hayata geçiriyoruz. Topraklarımızın direncini artırmak için ilçelerimizde tarımsal sulama tesisleri kuruyor ve her damla suyu üretimle buluşturuyoruz. Ve geleceğe nefes bırakmak için iklim değişikliği uyum eylem planımızı hazırlayıp Beydağımızı yeniden yeşillendiriyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki afete dayanıklı bir şehir kurmakla iklim krizine dayanıklı bir şehir kurmak aynı akıl, aynı irade, aynı sorumluluktur. Bu topraklarda yaşadığımız acı bize şunu öğretti. İklim krizini ve afet riskini önce şehirler hisseder, çözümünü de önce şehirler üretir. Bugün Malatya'da bu çözümün canlı bir örneğidir. Buradan bu güzel buluşmadan Antalya'ya, oradan da tüm dünyaya taşımak istediğimiz mesaj nettir; afetin vurduğu şehirler umutsuzluğun değil, umudun ve dirayetin merkezi olabilir. Yeter ki dayanışmayı, aklı ve iradeyi elden bırakmayalım. Bu duygularla sizleri ağırlamaktan duyduğumuz mutluluğu bir kez daha ifade ediyor. COP31 yolunda düzenlediğimiz bu programın ülkemize, Malatya'mıza ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum. Şehrimizi iklim krizine karşı daha dirençli, daha sürdürülebilir bir vizyonla yeniden inşa ediyoruz."

Malatya Valisi Seddar Yavuz ise "COP31'e giden süreçte, iklime dirençli şehirler inşa etmek ve bunu uluslararası kuruluşlarla iş birliği halinde yürütmenin önemi hepimizin malumudur. Bu kapsamda COP31'in Türkiye'de düzenlenmesi, Antalya'mızda düzenlenmesi, COP31'e giden süreçte Malatya'mızda tekrar bu konunun detaylı şekilde ele alınması ve Antalya'daki COP31'in başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi bakımından da önemli olduğunu vurgulamak istiyorum" ifadelerini kullandı.

İLBANK Genel Müdürü Eyyüp Karahan ise "Türkiye olarak Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanıyoruz" diyen Karahan, "COP31 Başkanı Sayın Bakanımız Murat Kurum’un da vurguladığı üzere, COP31’in bir uygulama COP’u olması hedeflenmektedir. Bu yaklaşım, iklim gündeminde uygulama kapasitesinin, yerel düzeyde sonuç üretmenin ve şehirlerin dirençliliğini artıracak somut adımların önemini açıkça ortaya koymaktadır. Bu kapsamda “İklime Dirençli Şehirler” başlığı, COP31’e giden süreçte öne çıkan temel önceliklerden biridir. İLBANK olarak bizler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızla ilişkili bir kalkınma ve yatırım bankası olarak, 1933 yılından bu yana yerel yönetimlerimize finansal ve teknik destek sağlıyoruz. Nitekim uluslararası proje portföyümüz 6 milyar avro seviyesine ulaşmış; deprem sonrası süreçte ise ulusal katkılarımızla birlikte toplam 2,5 milyar avroluk yeniden inşa ve altyapı yatırımı sahada yürütülmektedir. Malatya, deprem sonrası yeniden inşa sürecinin ve dirençli şehirler yaklaşımının sahadaki önemini güçlü biçimde gösteren şehirlerimizden biridir. Bu nedenle burada yapacağımız değerlendirmelerin; iklime dirençli şehirler, deprem sonrası daha iyisini yeniden inşa etme, çok paydaşlı finansman mekanizmaları ve etkin proje yönetimi başlıklarında önemli çıktılar üreteceğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

Bugün karşı karşıya olduğumuz temel sorunlardan birinin finansman imkânlarının sahada uygulanabilir projelere dönüşme hızı olduğuna dikkati çeken Karahan, şunları kaydetti; "COP31 hazırlıkları kapsamında üzerinde çalıştığımız önemli yaklaşımlardan biri de Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansmanı Faaliyeti’dir. SURFF’u; planlama, finansman ve uygulama süreçlerini bir araya getiren, şehirlerin yatırım hazırlık kapasitesini güçlendirmeyi hedefleyen bütüncül bir çerçeve olarak değerlendiriyoruz. Amacımız; yerel yönetimlerin proje havuzlarını geliştirmelerine, yatırımcı standartlarında projeler hazırlamalarına, izleme ve performans sistemlerini güçlendirmelerine ve uygulama süreçlerini hızlandırmalarına destek olmaktır. Şehirlerin; uygulanabilir projelere, güçlü kurumsal kapasiteye, erişilebilir finansman modellerine ve sahada sonuç üretebilen iş birliklerine ihtiyacı vardır. İLBANK olarak bizler, Türkiye’nin yerel yönetimlerle çalışma tecrübesini uluslararası finans kuruluşları ve kalkınma ortaklarıyla geliştirdiğimiz iş birlikleriyle bir araya getirerek bu sürece katkı sunmaya devam edeceğiz. COP31’e giden süreçte hedefimiz açıktır: İklim dirençliliği alanındaki taahhütleri, şehirlerimizin geleceğini güvence altına alacak somut eylemlere dönüştürmek. Bu hedefi, COP31 Başkanı Sayın Bakanımız Murat Kurum’un ortaya koyduğu uygulama odaklı vizyon doğrultusunda gerçekleştiriyoruz. Bu vesileyle programımızın verimli geçmesini diliyor; başta JICA, Malatya Büyükşehir Belediyemiz ve katkı sunan tüm kurumlarımız olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum."

Japonya Büyükelçisi Tamura Masami toplantıya video mesajı gönderdi. Masami mesajında şu ifadelere yer verdi; "Malatya'da düzenlenen "COP31 Taahhütten Eyleme" semineri 

Bu yılın kasım ayında Antalya'da düzenlenecek ve Türkiye'yi küresel iklim eyleminin tam merkezine taşıyacaktır.

COP31 Eylem Gündemi'nin öncelikli alanı arasında yer alan iklime dirençli şehirler, bugün burada gerçekleştirdiğimiz toplantıyla doğrudan bağlantılı en önemli başlıklardan biridir. Uluslararası toplum, iklim değişikliğine uyum çalışmalarının artık somut şehir uygulamalarına dönüştürülmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. Bu nedenle, COP31 öncesinde düzenlenen bu seminerin son derece zamanlı ve anlamlı bir girişim olduğuna ve bu gündemin hayata geçirilmesine doğrudan katkı sağlayacağına inanıyorum. Malatya, 2023 Kahramanmaraş depremlerinden en ağır etkilenen şehirlerden biridir. İşte tam da bu ortak acı deneyim nedeniyle, iki ülkenin kentsel dirençlilik alanında güçlü ve anlamlı bir ortaklık geliştirebileceğine yürekten inanıyorum. Bunun yanı sıra, sel, kuraklık ve aşırı sıcaklık gibi iklim değişikliğinin yol açtığı afetler de deprem risklerine ek olarak şehirlerimizin kırılganlığını artırmaktadır. JICA, Türkiye başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde iklime dirençli şehirlerin oluşturulmasına yönelik; taşkın kontrolü, afet öncesi yatırım ve risk azaltma çalışmaları gibi çok çeşitli projelerde ortaklarıyla birlikte çalışmaktadır. Bugünkü seminerde Japonya'dan ve diğer ülkelerden paylaşılacak uygulama örnekleri ile teknolojilerin, Türkiye'de kentsel dirençliliğin geliştirilmesine yönelik somut iş birlikleri ve yapıcı diyaloglar için önemli bir temel oluşturmasını içtenlikle temenni ediyorum."

Konuşmaların ardından katılımcılara hediyelerinin takdim edilmesiyle açılış programı tamamlandı.

Toplantının panel bölümlerinde ise ‘COP31 Eylem Gündemi Öncelik Alanı İklime Dirençli Şehirler: Yerelden Küresele İş Birlikleri’, ‘İklim Değişikliğine Dayanıklı Şehirlerin Finansmanı İçin Çok Paydaşlı Diyalog Mekanizmaları’ ‘İklim Değişikliğine Uyum İçin Kentsel Dayanıklılık: Türkiye, Japonya ve Küresel Bağlamda Planlamadan Uygulamaya’ ve ‘Deprem Sonrası Yeniden İnşa Süreci: Daha İyisini Yeniden İnşa Et’ konuları ele alınacak.

AdminAdmin

YORUMLAR