Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan eylül ayı verilerine göre, Türkiye’de işsiz sayısı bir ayda 198 bin kişi artarak 2 milyon 967 bine ulaştı. İşsizlik oranı yüzde 8,4’e yükselirken, genç işsizliğindeki 1,6 puanlık artış ve yüzde 31,2’ye çıkan atıl işgücü oranı dikkat çekti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı eylül ayına ilişkin İşgücü İstatistiklerini yayımladı. Veriler, işsizlikte artış yaşanırken istihdam edilenlerin sayısında gerileme olduğunu ortaya koydu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, ağustos ayına göre 0,5 puan yükselerek yüzde 8,4 olarak kaydedildi. İşsiz sayısı 3 milyon sınırına yaklaştı Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 15 yaş ve üzerindeki işsiz sayısı eylül ayında 198 bin kişi artarak 2 milyon 967 bine yükseldi. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,9, kadınlarda ise yüzde 11,3 olarak hesaplandı. İstihdamda 49 bin kişilik kayıp Eylül ayında istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre 49 bin kişi azalarak 32 milyon 445 bine geriledi. İstihdam oranı da 0,1 puanlık düşüşle yüzde 48,3 oldu. Erkeklerde istihdam oranı yüzde 65,8 olarak gerçekleşirken, kadınlarda bu oran yüzde 31,2'de kaldı. İşgücü ise aynı dönemde 149 bin kişi artarak 35 milyon 412 bine ulaştı. İşgücüne katılma oranı 0,1 puan yükselerek yüzde 52,7 oldu. Erkeklerin işgücüne katılım oranı yüzde 70,7, kadınların ise yüzde 35,2 olarak kayıtlara geçti. Genç işsizliğinde dikkat çeken artış Verilerde en belirgin yükselişlerden biri genç nüfustaki işsizlik oranında yaşandı. 15-24 yaş grubundaki işsizlik oranı, bir önceki aya göre 1,6 puan artarak yüzde 14,8'e çıktı. Genç erkeklerde işsizlik yüzde 10,4 olarak hesaplanırken, genç kadınlarda bu oran yüzde 23,3'e ulaştı. Böylece genç kadınların işsizlik oranı, genç erkeklerin iki katını aştı. Atıl işgücü oranı yüzde 31,2'ye çıktı İşsizlik verilerinin yanı sıra geniş tanımlı işsizliğin göstergelerinden biri olan atıl işgücü oranında da artış kaydedildi. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizleri kapsayan atıl işgücü oranı, eylül ayında 0,2 puan artarak yüzde 31,2'ye yükseldi. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 20,5, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı ise yüzde 20,7 olarak hesaplandı. Haftalık çalışma süresi azaldı İstihdam edilen ve referans döneminde işbaşında bulunan kişilerin mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi de eylül ayında 0,1 saat azalarak 42,4 saate geriledi. Açıklanan veriler, eylül ayında işgücüne katılım artmasına rağmen istihdamın gerilediğini, işsiz sayısının ise 3 milyon sınırına yaklaştığını ortaya koydu.
Akaryakıtta 1 Kasım’dan itibaren uygulanması beklenen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) artışı, Malatya’da benzin ve motorin fiyatlarını yeniden yükseltecek. Benzine 4 lira 15 kuruş, motorine ise 3 lira 60 kuruş zam beklentisi gerçekleşirse kentte benzinin litre fiyatı 82,65 TL’ye, motorinin litre fiyatı ise 102,60 TL’ye ulaşacak. Akaryakıt fiyatlarında ekim ayında yaşanan indirimlerin ardından kasım ayı öncesinde yeni zam beklentisi gündeme geldi. Kademeli maktu ÖTV düzenlemesinin ikinci aşaması kapsamında, 1 Kasım 2026 tarihinden itibaren benzin ve motorin fiyatlarına artış yapılması bekleniyor. Sektör kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, benzinin litre fiyatına 4,15 TL, motorinin litre fiyatına ise 3,60 TL zam öngörülüyor. Artışın pompaya yansıyacağı kesin tarih ise henüz netleşmedi. Malatya’da motorin 102 lirayı geçecek Malatya’da 27 Ekim itibarıyla benzinin litre fiyatı ortalama 78,50 TL, motorinin litre fiyatı 99 TL, LPG’nin litre fiyatı ise 42,70 TL seviyesinde bulunuyor. Beklenen zamların mevcut fiyatlara doğrudan yansıması halinde Malatya’da benzinin litre fiyatı yaklaşık 82,65 TL’ye, motorinin litre fiyatı ise 102,60 TL’ye yükselecek. Böylece motorinin litre fiyatı 100 TL sınırını aşarken, benzin fiyatları da yeniden 80 TL’nin üzerine çıkacak. Fiyatlar dağıtım şirketlerine ve istasyonlara göre farklılık gösterebilecek. 50 litrelik depoda 207 liralık fark Zam beklentisinin gerçekleşmesi durumunda araç sahiplerinin yakıt maliyetleri de artacak. Benzin kullanan bir aracın 50 litrelik deposunun dolum maliyeti 3 bin 925 TL’den 4 bin 132 lira 50 kuruşa yükselecek. Motorin kullanan bir aracın 50 litrelik deposunun dolum maliyeti ise 4 bin 950 TL’den 5 bin 130 TL’ye çıkacak. Böylece tam depo maliyetinde benzinde 207,50 TL, motorinde ise 180 TL artış yaşanacak. ÖTV düzenlemesinde ikinci aşama 1 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda akaryakıtta kademeli maktu ÖTV düzenlemesi hayata geçirilmişti. Ekim, Kasım ve Aralık aylarını kapsayan düzenlemenin ikinci aşamasının 1 Kasım’da devreye girmesi öngörülüyor. Ancak 1 Kasım’ın pazar gününe denk gelmesi nedeniyle fiyat artışlarının pompa satışlarına hangi tarihte yansıtılacağına ilişkin belirsizlik sürüyor. Kasım ayı başında uygulanması beklenen artışların kesin tutarı ve yürürlük tarihi, düzenleme ve sektörün fiyatlandırma takvimiyle netleşecek.
Türkiye genelinde faaliyet gösteren 19 serbest bölgenin ihracatı, 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 6,3 artarak 9,8 milyar dolara ulaştı. İhracatın yüzde 58,4’ünü orta-ileri ve yüksek teknolojili ürünler oluştururken, serbest bölgelerde 88 bin 7 kişiye istihdam sağlandı. Ticaret Bakanlığı, Türkiye genelindeki 19 serbest bölgenin 2026 yılının ilk 9 ayına ilişkin dış ticaret verilerini açıkladı. Bakanlık verilerine göre, serbest bölgelerin ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,3 artış göstererek 9,8 milyar dolara yükseldi. Eylül ayında ise ihracat yüzde 14,8 artarak 1,15 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracatın İthalatı Karşılama Oranı Yüzde 159,7 Oldu Serbest bölgelerde ihracatın ithalatı karşılama oranı eylül ayında yüzde 165,5, yılın ilk 9 ayında ise yüzde 159,7 olarak kaydedildi. Böylece 19 serbest bölge, dış ticarette net ihracatçı konumunu korudu. Ocak-eylül döneminde serbest bölgelerde gerçekleştirilen toplam satışların yüzde 76,1’ini ihracat oluşturdu. İhracatın Yüzde 58,4’ü Teknoloji Odaklı Ürünlerden Serbest bölgelerin ihracatında katma değerli ve teknoloji odaklı üretimin payı dikkati çekti. İlk 9 ayda gerçekleştirilen ihracatın yüzde 51,3’ünü orta-ileri teknolojili, yüzde 7,2’sini ise yüksek teknolojili ürünler oluşturdu. Orta-ileri ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payı yüzde 58,4’e ulaşırken, Bakanlık söz konusu gelişmenin Türkiye’nin katma değerli ihracat hedeflerine katkı sağladığını bildirdi. 88 Bin Kişiye Doğrudan İstihdam Türkiye genelindeki 19 serbest bölgede, 466’sı yabancı sermayeli olmak üzere toplam bin 930 firma faaliyet gösterdi. Bu firmalar aracılığıyla 88 bin 7 kişiye doğrudan istihdam sağlandı. Serbest bölgelerde tahsis edilen 2 bin 788 faaliyet ruhsatının 2 bin 102’si yerli, 686’sı yabancı kullanıcılara verildi. Üretim amaçlı faaliyet ruhsatlarının toplam ruhsatlar içerisindeki payı ise yüzde 44,6’ya yükseldi. İhracatta Lider Ege Serbest Bölgesi Ege Serbest Bölgesi, yılın ilk 9 ayında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre 159,2 milyon dolar artırarak 2 milyar 542 milyon dolara çıkardı. Yüzde 6,7’lik büyüme kaydeden bölge, Türkiye’deki 19 serbest bölgenin toplam ihracatının yüzde 25,8’ini tek başına gerçekleştirdi. Bursa Serbest Bölgesi’nin ihracatı yüzde 30,7 artışla 1 milyar 563 milyon dolara, Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi’nin ihracatı ise yüzde 23,4 artışla 425 milyon dolara yükseldi. Adana-Yumurtalık, Batı Anadolu, Bursa ve Trabzon serbest bölgelerinde ihracat artışı yüzde 10’un üzerinde gerçekleşti. Ege Serbest Bölgesi’nin Ticaret Hacmi 4,81 Milyar Dolar Ege Serbest Bölgesi, Türkiye ve yurt dışı ile gerçekleştirdiği ticarette 4,81 milyar dolarlık hacme ulaşarak toplam serbest bölge ticaret hacminin yüzde 22’sini oluşturdu. Adana-Yumurtalık, Avrupa, Batı Anadolu ve Gaziantep serbest bölgelerinde ise dört ticaret yönünün tamamında artış yaşandı. Ticaret Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı” vizyonu ve “Ticaretin Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda serbest bölgelerin teknoloji odaklı, yüksek katma değerli üretim gerçekleştiren stratejik ihracat merkezlerine dönüştürülmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.
Türkiye Maden İşçileri Sendikası, Malatya’nın Hekimhan ilçesinde bölge temsilciliğini düzenlenen törenle hizmete açtı. Genel Başkan Nurettin Akçul, temsilciliğin maden işçilerine ve ilçeye hayırlı olmasını diledi. Malatya’nın Hekimhan ilçesinde Türkiye Maden İşçileri Sendikası Bölge Temsilciliği düzenlenen törenle açıldı. İlçe merkezindeki Meydan İşhanı’nda gerçekleştirilen açılış programı, duaların okunması ve kurban kesilmesiyle başladı. Törende konuşan Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, Hekimhan’da bölge temsilciliği açmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Akçul, “Bugün Hekimhan ilçemizde Türkiye Maden İşçileri Sendikası’nın bölge temsilciliğini açmak üzere burada toplandık. Kurbanımızı kestik, dualarımızı okuduk. Cenab-ı Allah bizleri mahcup etmesin. Bölge temsilciliğimiz Hekimhan’a bereket ve bolluk getirsin, çalışan arkadaşlarımızın sayısının artmasına vesile olsun. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum. Temsilciliğimiz hayırlı olsun” dedi. “İşçi Arkadaşlarımız İçin Hayırlı Olsun” Türkiye Maden İşçileri Sendikası Şube Başkanı Mehmet Sönmez ise açılan temsilciliğin bölgede çalışan maden işçileri açısından önemli olduğunu belirtti. Sönmez, “Hekimhan’a açtığımız bölge temsilciliğimiz, burada bulunan emekçi arkadaşlarımıza hayırlara vesile olsun. İnşallah burada yapılacak görüşmeler işçi arkadaşlarımız adına hayırlı sonuçlara vesile olur” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından kurdele kesilerek Türkiye Maden İşçileri Sendikası Hekimhan Bölge Temsilciliği resmen hizmete açıldı. Açılış törenine Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, Şube Başkanı Mehmet Sönmez, Mali İşler Yöneticisi Ozan Ergül, Hekimhan Temsilcisi Volkan Mutlu, MHP Hekimhan İlçe Başkanı Efendi Akyüz ile çok sayıda maden işçisi ve vatandaş katıldı.
Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, Malatya kayısısının geleceği için bilimsel araştırmaların hızlandırılması gerektiğini belirterek, geç çiçeklenen ve zirai dona dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi, bodur anaç üretimi ve modern bahçeciliğe geçiş çağrısında bulundu. Türkiye Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, iklim değişikliği, zirai don ve uluslararası rekabetin Malatya kayısıcılığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen bilimsel çalışmaların desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, üreticiler, ihracatçılar, meslek odaları ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti. Zirai Don Kayısı Üretimini Ağır Etkiledi Malatya’da Nisan 2025’te yaşanan zirai don, kayısı üretiminde büyük kayıplara neden oldu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında 690 bin 730 ton olan yaş kayısı üretimi, 2025 yılında 2 bin 558 tona geriledi. Malatya Valiliği verilerine göre, 11-12 Nisan 2025 tarihlerinde yaşanan zirai dondan etkilenen 39 bin 392 çiftçiye, 808 bin 946 dekar alan için yaklaşık 4 milyar 346 milyon lira ödeme gerçekleştirildi. 2026 yılı için ise Malatya Valiliği Hasat Komisyonu tarafından 341 bin 55 ton yaş kayısı rekoltesi tahmin edildi. Dona Dayanıklı Kayısı İçin Bilimsel Çalışma Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelerin üretimin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Kılıç, özellikle geç çiçeklenen, ilkbahar donlarına ve hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Enstitüde TÜBİTAK 1004 programı kapsamında yürütülen ve 2027 yılında tamamlanması planlanan projeyle, geç çiçeklenen, dona ve Şarka hastalığına dayanıklı kayısı çeşitlerinin belirlenmesi hedefleniyor. Kılıç, bilimsel araştırmaların yalnızca laboratuvar ortamında kalmaması, elde edilen sonuçların üreticiye ve yeni kurulacak bahçelere aktarılması gerektiğini vurguladı. “Kayısıda Bodur Anaç Üretimine Geçmeliyiz” Geleneksel kayısı bahçelerinde ağaçların geniş alan kapladığını belirten Kılıç, bodur ve yarı bodur anaçlarla daha modern üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yeni yetiştiricilik sistemleriyle uygun koşullarda dekara 40 ağaca kadar dikim yapılmasının hedeflendiğini aktaran Kılıç, bu sistemlerin bakım, budama, ilaçlama ve hasat işlemlerini kolaylaştırabileceğini söyledi. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde 2022 yılında başlatılan bodur ve yarı bodur klonal anaç geliştirme çalışmalarının yanı sıra 2025-2029 dönemini kapsayan yeni araştırmaların da devam ettiği belirtildi. Doku Kültürü Laboratuvarının Kapasitesi Artırılmalı Modern kayısı yetiştiriciliğinde sağlıklı fidan üretiminin önemine dikkat çeken Kılıç, Kayısı Araştırma Enstitüsü bünyesindeki doku kültürü laboratuvarının kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. Kılıç, geliştirilen yeni anaçların kontrollü koşullarda çoğaltılmasının, hastalıklardan ari fidan üretiminin yaygınlaştırılmasının ve üreticilerin güvenilir dikim materyaline ulaşmasının önem taşıdığını ifade etti. Araştırma: Rakım ve Çeşit Seçimi Don Zararını Etkiliyor Akçadağ ilçesinde 6 bin 140 kayısı bahçesinin değerlendirildiği bilimsel araştırmada, rakımın ve kayısı çeşidinin zirai don zararında etkili olduğu ortaya konuldu. 2013-2023 yıllarına ait verilerin incelendiği çalışmada, düşük rakımlı bahçelerde don zararının daha yüksek olduğu, rakım arttıkça çiçeklenmenin gecikmesi nedeniyle zararın azalma eğilimi gösterdiği belirlendi. Araştırmada Şekerpare çeşidinin dona daha duyarlı, Çataloğlu çeşidinin ise incelenen koşullarda daha toleranslı olduğu tespit edildi. “Dünya Pazarındaki Payımızı Yeniden Yükseltmeliyiz” Malatya kayısısının dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıç, üretim kalitesinin artırılması, yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve ihracat pazarlarının genişletilmesi çağrısında bulundu. BİLSAM’ın Şubat 2026’da yayımladığı Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu’na göre, Malatya’nın dünya kuru kayısı ihracatındaki payı son 15 yılda yüzde 75-80 seviyelerinden yüzde 50-55 düzeyine geriledi. Kılıç, Malatya’nın dünya pazarındaki payını yeniden yüzde 80-90 seviyelerine taşımanın ortak hedef olması gerektiğini ifade etti. “Şahsi Gerekçelerle Muhalefet Etmek Yerine Birlikte Çalışmalıyız” Kayısı sektöründeki görüş ayrılıklarına da değinen Kılıç, üreticilerin, ihracatçıların ve meslek kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi. Yazıhan Ziraat Odası Başkanı’nın sektöre yönelik eleştirilerine de değinen Kılıç, kişisel görüş ayrılıklarının Malatya kayısısının geleceğine yönelik çalışmaları olumsuz etkilememesi gerektiğini belirtti. Sorunların yalnızca eleştiriyle çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, sektörün bütün paydaşlarını Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelere destek vermeye davet etti. Türkiye Tohumculukta 158 Milyon Dolar Dış Ticaret Fazlası Verdi Türkiye’nin tohumculuk alanında önemli bir üretim kapasitesine ulaştığını belirten Kılıç, TÜRKTOB’un 2025 yılı verilerine göre sektörün 540 milyon dolar ihracat ve 382 milyon dolar ithalat gerçekleştirdiğini söyledi. Sektörün 158 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini ifade eden Kılıç, sertifikalı tohum üretiminin 1 milyon 351 bin tona ulaştığını, Türkiye’nin 117 ülkeye sertifikalı tohum ihraç ettiğini kaydetti. İsrail ile doğrudan tohum ticaretinin de 2 Mayıs 2024 tarihinde tüm ürün gruplarında ticaretin durdurulması kapsamında sona erdiğini hatırlatan Kılıç, yerli çeşit geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Malatya Kayısısının Geleceği Ortak Sorumluluğumuz” Malatya kayısısının yalnızca bir tarım ürünü değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirten Kılıç, bilimsel araştırmaların üretim sahasına aktarılmasının zorunluluk haline geldiğini söyledi. Kılıç, üreticilerden ihracatçılara, araştırma kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar bütün paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak Malatya kayısısının dünya pazarındaki gücünü yeniden artırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.
Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde yaklaşık 3 bin dönüm alanda yetiştirilen patateste hasat sürüyor. Bu yıl 15 ila 20 bin ton arasında rekolte beklenen bölgede, günlük 10-12 tır patates sevkiyatı gerçekleştiriliyor. Yerli tohumluk patatesler Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde patates hasadı devam ediyor. Bölgenin iklimi ve verimli topraklarında yetiştirilen patatesler, hem yemeklik hem de tohumluk olarak değerlendiriliyor. Yaklaşık 3 bin dönüm alanda gerçekleştirilen üretimde bu yıl 20 bin tona yaklaşan rekolte bekleniyor. Tohumluk Patatesler Türkiye’ye Dağıtılıyor Palanga Mahallesi Muhtarı ve çiftçi Hakan Gökçe, bölgede uzun yıllardır Niğde Patates Araştırma Enstitüsü ile iş birliği içerisinde çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Üretimin ağırlıklı olarak tohumluk patates üzerine yoğunlaştığını ifade eden Gökçe, “Burada yetiştirdiğimiz tohumluk patatesleri Türkiye’nin dört bir yanına ve Türk cumhuriyetlerine gönderiyoruz. Ürünlerimiz Niğde’deki depolarda ayrıştırılarak ekim dönemine kadar muhafaza ediliyor” dedi. “İthal Tohumun Tonu Bin Avro” Yerli tohum üretiminin önemine dikkat çeken Gökçe, ithal patates tohumlarının ton fiyatının yaklaşık bin avro olduğunu belirterek, yüksek maliyetlerin üreticiyi zorladığını söyledi. Yurt dışından getirilen bazı tohumların bölge koşullarına uyum sağlayamadığını ifade eden Gökçe, yerli tohum üretiminin hem maliyetlerin azaltılması hem de tarımsal sürdürülebilirlik açısından önemli olduğunu vurguladı. Günlük 10-12 Tır Patates Sevk Ediliyor Bu yıl yaklaşık 3 bin dönüm alanda patates üretimi yapıldığını belirten Gökçe, 15 ila 20 bin ton arasında rekolte beklediklerini söyledi. Hasadın mevsimlik tarım işçilerinin katılımıyla sürdüğünü kaydeden Gökçe, günlük 10-12 tır patatesin depolara sevk edildiğini ifade etti. Palanga Ovası’nda yaklaşık 20 bin dönüm sulanabilir tarım arazisi bulunduğunu belirten Gökçe, patatesin yanı sıra şeker pancarı, mısır ve ayçiçeği üretiminin de yapıldığını kaydetti. “Bu Yıl Verim ve Kaliteden Memnunuz” Selanik Tohumculuk yetkilisi İlhan Bengi ise Darende’de uzun yıllardır patates üretimi gerçekleştirdiklerini belirterek, bu yıl 3 bin dekar alandan yaklaşık 15 bin ton ürün beklediklerini söyledi. Hasat edilen patateslerin depolara sevkiyatının başladığını ifade eden Bengi, “Bu yıl ürünlerimizin veriminden ve kalitesinden memnunuz. Yemeklik patatesin depo çıkış fiyatı kalitesine göre kilogram başına 20 ile 22 lira arasında değişiyor. Tohumluk patates fiyatları ise henüz belirlenmedi” dedi. Yaklaşık 20 gün içerisinde tohumluk patates satışları ve ihracatına başlanacağını belirten Bengi, Darende’de üretilen patateslerin hem iç piyasaya hem de yurt dışına gönderileceğini kaydetti.
PTT’nin 186. kuruluş yıl dönümü, Malatya PTT Bölge Müdürlüğünde düzenlenen etkinlikle kutlandı. PTT 19. Bölge Müdürü Muzaffer Yaşar, kuruluş yıl dönümü dolayısıyla gün içerisinde işlem yapan 186 müşteriye PTT’nin pul koleksiyonu plaketini hediye etti. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin (PTT AŞ) 186. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Malatya’da anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. 23 Ekim 1840 tarihinde Posta Nezareti adıyla hizmet vermeye başlayan PTT’nin kuruluş yıl dönümü kapsamında Malatya PTT Bölge Müdürlüğünde müşterilere özel hediyeler takdim edildi. PTT 19. Bölge Müdürü Muzaffer Yaşar, gün içerisinde PTT şubesine gelerek işlem gerçekleştiren 186 müşteriye, kurumun 186 yıllık geçmişini simgeleyen pul koleksiyonu plaketini takdim etti. 186. Yıla Özel 186 Müşteriye Hediye Kuruluş yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlikte, PTT’nin köklü geçmişine dikkat çekilirken vatandaşlara sunulan hediyelerle günün anısına özel bir kutlama yapıldı. PTT’nin kuruluşunun 186. yılına ithafen 186 müşteriye pul koleksiyonu plaketi verilmesi, etkinliğin öne çıkan ayrıntısı oldu. 186 Yıllık Kurum Teknolojiyle Büyüyor Türkiye’nin en köklü kurumları arasında yer alan PTT, posta ve haberleşme alanında başlayan hizmet yolculuğunu günümüzde kargo, lojistik, e-ticaret, finansal işlemler ve dijital hizmetlerle sürdürüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren PTT AŞ, teknolojik altyapısını güçlendirerek vatandaşların değişen ihtiyaçlarına yönelik yeni uygulamaları hayata geçiriyor. Kurum, Kayıtlı Elektronik Posta (KEP), Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) ve e-Apostil gibi dijital hizmetlerin yanı sıra kargo teslimatında sunduğu yeni çözümlerle hizmet ağını geliştirmeye devam ediyor. Türkiye Genelinde Yaygın Hizmet Ağı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 2026 yılı ilk yarısına ilişkin verilerine göre, posta sektöründe yüzde 21,75 pazar payına sahip olan PTT AŞ, sektör istihdamının yaklaşık yüzde 32’sini karşılıyor. Uluslararası alanda ise 218 ülkeye mektup postası, 204 ülkeye posta kolisi ve 101 ülkeye Acele Posta Gönderisi hizmeti sunan kurum, 186 yıllık tecrübesiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Malatya’da gerçekleştirilen kuruluş yıl dönümü etkinliği de PTT’nin köklü geçmişinin hatırlatılması ve vatandaşlarla kurulan bağın güçlendirilmesi açısından anlamlı bir organizasyon olarak değerlendirildi.
Büro Emekçileri Sendikası (BES) Malatya Şube Başkanı Kazım Hazar, 2027 yılı bütçe kanun teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, vergi politikaları, kamu çalışanlarının alım gücü ve sosyal harcamalara ayrılan kaynaklar konusunda düzenleme yapılması gerektiğini belirtti. Büro Emekçileri Sendikası (BES) Malatya Şubesi tarafından Emeksiz Üst Kavşağı’nda 2027 yılı bütçe kanun teklifine ilişkin basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada konuşan BES Malatya Şube Başkanı Kazım Hazar, bütçenin kamu çalışanları, emekliler ve dar gelirli vatandaşlar üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti. “Çalışanların Alım Gücü Korunmalı” 2027 yılı için hazırlanan 27,3 trilyon liralık bütçe teklifini değerlendiren Hazar, ekonomik politikaların çalışanların yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik olması gerektiğini ifade etti. Bütçede faiz giderlerine ayrılan kaynak ile sosyal güvenlik ve sosyal yardım harcamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hazar, kamu kaynaklarının dağılımında sosyal politikaların daha fazla ön plana çıkarılmasının önemine değindi. Hazar, özellikle kamu çalışanları ve emeklilerin ekonomik koşullarının iyileştirilmesi, ücretlerin alım gücünün korunması ve sosyal desteklerin artırılması gerektiğini dile getirdi. Vergi Politikalarına İlişkin Değerlendirme Bütçede öngörülen vergi gelirlerine de değinen Hazar, dolaylı vergilerin ve ücretlerden yapılan gelir vergisi kesintilerinin çalışanlar üzerindeki etkilerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. 2027 yılı için yaklaşık 19,9 trilyon liralık vergi geliri hedeflendiğini belirten Hazar, vergi sisteminde gelir düzeyine göre daha dengeli bir yapı oluşturulmasının önemine işaret etti. Özellikle sabit gelirli vatandaşların ekonomik koşullarının göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade eden Hazar, vergi politikalarının sosyal adalet ilkesi doğrultusunda değerlendirilmesini istedi. “Sosyal Harcamalara Daha Fazla Kaynak Ayrılmalı” Bütçe harcamalarının toplumun farklı kesimleri üzerindeki etkilerine dikkat çeken Hazar, kamu çalışanlarının ücretleri, emekli aylıkları ve sosyal yardım programlarının öncelikli alanlar arasında yer alması gerektiğini kaydetti. Ekonomik koşulların dar ve sabit gelirli vatandaşlar üzerindeki etkilerinin azaltılmasının önemine değinen Hazar, bütçe planlamasında sosyal refahı artıracak uygulamalara ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti. Kamu Kaynaklarının Kullanımında Şeffaflık Vurgusu Kamu kaynaklarının kullanımı ve mali denetim süreçlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Hazar, kaynakların etkin, verimli ve şeffaf şekilde yönetilmesinin önemini vurguladı. Hazar, kamu harcamalarında denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kaynakların toplumun genel ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yeşilyurt Belediye Meclisi, ekim ayı olağan toplantısının ikinci birleşiminde ilçenin yeni dönem yatırımlarına yön verecek bütçeyi karara bağladı. Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit başkanlığında gerçekleştirilen oturumda, Yeşilyurt Belediyesi’nin 2027 Mali Yılı Gelir ve Gider Bütçesi 8 milyar 6 milyon 629 bin TL olarak oy birliğiyle kabul edildi. Başkan Geçit’ten Muhtarlar Günü Mesajı Gündem maddelerine geçilmeden önce 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, yerel yönetimler ile vatandaş arasındaki köprü işlevine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde 19 Ekim’in Muhtarlar Günü olarak ilan edilmesi, muhtarlık kurumunun önemini ve değerini bir kez daha ortaya koymuştur. Demokrasimizin temel taşlarından biri olan, vatandaşlarımız ile yerel yönetimler arasında köprü görevi üstlenerek mahallelerimizin ihtiyaçlarına çözüm üreten tüm muhtarlarımızın 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutluyorum." Dev Bütçe Oy Birliğiyle Geçti Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından hazırlanan 2027 Mali Yılı Gelir ve Gider Bütçe Tasarısı, Meclis üyelerinin değerlendirmesine sunuldu. Yapılan oylamada neticesinde belediyenin 2027 yılı bütçesi 8.006.629.000 TL olarak belirlendi. Oturumda ayrıca 2027 Mali Yılı Bütçe Kararnamesi ve belediye ücret tarifesi kabul edilirken, gündemdeki imar maddeleri incelenmek üzere İmar Komisyonuna havale edildi. Etüt ve Proje Müdürlüğü Kuruluyor Toplantıda Yeşilyurt Belediyesi’nin kurumsal altyapısını ve proje geliştirme kapasitesini artırmaya yönelik önemli bir adım atıldı. Belediyesi bünyesinde Etüt ve Proje Müdürlüğü kurulması teklifi Meclis üyelerinin onayıyla kabul edildi. Öte yandan, Kaynarca Mahallesi’nde bulunan ve mülkiyeti Yeşilyurt Belediyesi’ne ait olan bir taşınmazın Diyanet İşleri Başkanlığına 5 yıl süreyle tahsis edilmesi kararlaştırıldı. Tahsis protokolünü imzalamak üzere Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit’e yetki verildi. Kasım Ayı Oturumu 4 Kasım’da Yeşilyurt Belediye Meclisi, ekim ayı çalışmalarını tamamlamasının ardından bir sonraki buluşma tarihini netleştirdi. Yeşilyurt Belediye Meclisi Kasım Ayı Olağan Toplantısı, 4 Kasım 2026 Çarşamba günü saat 14.00’te belediye hizmet binasındaki Meclis Salonu’nda gerçekleştirilecek.
Malatya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü (İŞKUR), lise öğrencilerinin meslek seçimlerine katkı sunmak ve iş hayatına hazırlanmalarını sağlamak amacıyla kent genelindeki okullarda mesleki danışmanlık ve kariyer rehberliği çalışmaları gerçekleştirdi. Malatya İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından gençlerin kariyer planlamalarına destek olmak amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, farklı liselerde öğrenim gören öğrencilere yönelik mesleki yönlendirme uygulamaları ve bilgilendirme seminerleri düzenlendi. Çalışmalar kapsamında Fethi Gemuhluoğlu Fen Lisesi son sınıf öğrencilerine Mesleki Yönelim Test Bataryası (MYTB) uygulandı. Öğrencilerin ilgi alanları, yetenekleri ve bireysel özellikleri doğrultusunda doğru meslek tercihi yapmalarına katkı sunulması hedeflendi. 7 Lisede Kariyer Semineri Düzenlendi İŞKUR meslek danışmanları tarafından Şehit Gökhan Ertan, Akçadağ Ziya Gökalp, Şehit Alper Güde, Yeşilyurt, Atatürk ve Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu liselerinde öğrencilerle bir araya gelinerek bilgilendirme seminerleri gerçekleştirildi. Seminerlerde öğrencilere İŞKUR'a kayıt işlemleri, iş arama yöntemleri, etkili özgeçmiş hazırlama, iş görüşmelerinde dikkat edilmesi gereken hususlar ve çalışma hayatına hazırlık süreçleri hakkında bilgi verildi. Rehberlik Çalışmaları Devam Edecek Malatya İŞKUR yetkilileri, gençlerin eğitim hayatından iş yaşamına geçiş süreçlerini kolaylaştırmak ve bilinçli meslek tercihleri yapmalarına destek olmak amacıyla yürütülen faaliyetlerin devam edeceğini belirtti. Yetkililer, öğrencilerin yeteneklerine ve ilgi alanlarına uygun kariyer hedefleri belirlemelerinin önemine dikkat çekerek, okullardaki mesleki rehberlik ve danışmanlık çalışmalarının sürdürüleceğini kaydetti.
Benzine salı günü yapılan indirimin ardından 22 Ekim Perşembe gününden itibaren 3 lira 35 kuruşluk yeni bir indirim bekleniyor. Malatya’da 81 liranın üzerinde satılan benzinin litre fiyatının, indirimin gerçekleşmesi halinde yaklaşık 78 liraya düşmesi öngörülüyor. Akaryakıt piyasasında fiyat hareketliliği devam ediyor. Uluslararası piyasalarda benzin fiyatlarının gerilemesiyle birlikte Türkiye’de pompa fiyatlarına yeni bir indirim beklentisi oluştu. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, salı günü benzine yapılan indirimin ardından 22 Ekim Perşembe gününden itibaren geçerli olmak üzere litre başına 3 lira 35 kuruşluk bir indirim daha bekleniyor. Malatya’da Güncel Akaryakıt Fiyatları 21 Ekim 2026 tarihli verilere göre Malatya kent merkezinde bazı dağıtım firmalarının litre fiyatları şöyle: Beklenen 3 lira 35 kuruşluk indirimin pompa fiyatlarına aynı tutarda yansıması halinde Malatya’da benzinin litre fiyatının yaklaşık 78,45 TL seviyesine gerilemesi bekleniyor. Böylece 50 litrelik bir depo benzinin maliyetinde yeni indirimle birlikte 167 lira 50 kuruşluk düşüş yaşanacak. Petrol Yükselirken Benzin Geriliyor Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler nedeniyle Brent petrolün varil fiyatı 111 doların üzerine çıkarken, uluslararası piyasalarda benzin fiyatlarının gerilemesi dikkat çekti. Sektör kaynakları, benzinin uluslararası ton fiyatındaki düşüşün devam ettiğini ve bu durumun iç piyasada yeni indirimin önünü açtığını belirtti. Motorinde Değişiklik Beklenmiyor Küresel piyasalarda motorinin ton fiyatı yükselmesine rağmen, yurt içi pompa fiyatlarında şu aşamada herhangi bir zam veya indirim öngörülmüyor. Benzinde beklenen yeni indirimin 22 Ekim Perşembe günü itibarıyla uygulanması beklenirken, kesin fiyatlar dağıtım şirketlerinin güncellemeleriyle netleşecek.
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 31 Aralık 2026’da sona erecek 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar uzatılmasını istedi. Sadıkoğlu, deprem sonrası toparlanma sürecindeki Malatya’da üretim, yatırım ve istihdamın desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Cazibe Merkezleri Programı kapsamında Malatya’ya sağlanan 6. Bölge yatırım teşviklerinin süresinin uzatılması için çağrıda bulundu. Malatya’nın 2018 yılından bu yana yararlandığı teşviklerin mevcut düzenlemeye göre 31 Aralık 2026 tarihinde sona ereceğini hatırlatan Sadıkoğlu, desteklerin her yıl kısa süreli uzatılmasının yatırımcılar açısından belirsizlik oluşturduğunu belirtti. “İş Dünyası Önünü Görebilmeli” Yatırım kararlarının uzun vadeli planlama gerektirdiğine dikkat çeken Sadıkoğlu, teşviklerin birer yıllık sürelerle uzatılması yerine kalıcı bir takvime bağlanması gerektiğini ifade etti. Sadıkoğlu, “İş dünyamızın önünü görebilmesi, yatırım kararlarını güvenle alabilmesi ve istihdamını sürdürülebilir şekilde planlayabilmesi gerekiyor. Her yıl teşviklerin uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin bir belirsizlik yaşanması, yatırımcıların uzun vadeli kararlarını güçleştiriyor. Talebimiz, 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar uzatılmasıdır” dedi. “Deprem Sonrası Teşvike İhtiyacımız Arttı” 6 Şubat depremlerinin Malatya ekonomisinde ciddi kayıplara neden olduğunu belirten Sadıkoğlu, yeniden yapılanma sürecinin yalnızca konut ve iş yerlerinin inşasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. İşletmelerin deprem sonrası kayıplarını telafi etmeye çalışırken üretim faaliyetlerini de sürdürmek zorunda kaldığını kaydeden Sadıkoğlu, yatırım teşviklerinin ekonomik toparlanma açısından önem taşıdığını dile getirdi. Sadıkoğlu, “Malatya’nın deprem öncesindeki ekonomik gücüne yeniden ulaşabilmesi için üretim çarklarının daha güçlü dönmesi, mevcut işletmelerin kapasitesini artırması ve yeni yatırımların şehrimize kazandırılması gerekiyor. Bunun yolu, yatırımcıya güven veren, uzun vadeli ve öngörülebilir bir destek politikasından geçiyor. Deprem sonrası ihya ve yeniden yapılanma ihtiyacımız devam ediyor. Bu nedenle teşviklerin önemi azalmadı, aksine daha da arttı” ifadelerini kullandı. Talep Cumhurbaşkanlığı Ve Bakanlıklara İletildi 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar devam etmesi yönündeki taleplerini resmî kanallardan ilgili kurumlara ilettiklerini açıklayan Sadıkoğlu, Cumhurbaşkanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduklarını bildirdi. Teşviklerin uzatılmasının mevcut işletmelerin üretim kapasitesini artırmasının yanı sıra yeni yatırımların Malatya’ya kazandırılması açısından da önemli olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, sürecin takipçisi olacaklarını kaydetti. Milletvekillerine Ortak Hareket Çağrısı Sadıkoğlu, Malatya’nın ekonomik geleceğini ilgilendiren teşvik düzenlemesi konusunda siyasi parti ayrımı gözetilmeksizin tüm milletvekillerinin girişimde bulunmasını istedi. İktidar ve muhalefet milletvekillerine seslenen Sadıkoğlu, konunun ilgili bakanlıklar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde takip edilmesi gerektiğini belirterek, 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılına kadar uzatılması yönündeki taleplerini yineledi.
Sitemizin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. İzin verirseniz
ziyaret istatistikleri ve ilgi alanınıza uygun reklam gösterimi için de
çerez kullanmak istiyoruz. Tercihinizi dilediğiniz zaman
Çerez Ayarları'ndan değiştirebilirsiniz.
Ayrıntı için Çerez Politikası ve Aydınlatma Metni.
Zorunlu Çerezler
Oturum, güvenlik ve tercihlerinizin hatırlanması için gereklidir. Bu çerezler olmadan site çalışmaz, bu yüzden kapatılamaz.
Analitik Çerezler
Hangi haberlerin okunduğunu ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamamızı sağlar. Toplu istatistik üretilir, kimliğiniz tespit edilmez.
Reklam Çerezleri
Reklamların ilgi alanınıza uygun seçilmesi ve aynı reklamın tekrar tekrar gösterilmemesi için kullanılır.