Medya Malatya
Medya Malatya
İletişim Öğrencilerinden TRT Yarışmasında Çifte Başarı
EĞİTİM
9 saat önce • 46 Okunma

İletişim Öğrencilerinden TRT Yarışmasında Çifte Başarı

İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, 12. TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması’nda iki farklı kategoride ikincilik ödülü kazandı. Radyo ve haber yayıncılığı alanlarında dereceye giren öğrenciler, hazırladıkları projelerle önemli bir başarıya imza attı.   İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen Geleceğin İletişimcileri Yarışması’ndan iki ödülle döndü. Farklı kategorilerde yarışan iki öğrenci, hazırladıkları projelerle ikincilik elde ederek üniversitelerini başarıyla temsil etti.   “Yarım Kalan İlmek” Projesine İkincilik Ödülü   Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 3. sınıf öğrencisi Şeyma Sare Mıngır, “Yarım Kalan İlmek” adlı projesiyle radyo yayıncılığı dalının canlı yayın sunumu kategorisinde ikinci oldu. Mıngır’ın ödül kazanan projesinin danışmanlığını Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahar Öztürk üstlendi.   “Kavurma Olmasın” Video Haberine Ödül   Sosyal Bilimler Enstitüsü Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Yüksek Lisans öğrencisi Recep Sulubay ise “Kavurma Olmasın” adlı çalışmasıyla haber yayıncılığı dalının video haber kategorisinde ikincilik ödülüne layık görüldü. Sulubay’ın projesinin danışmanlığını İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Araştırma Görevlisi Edanur Baytak Sulubay yürüttü.   Dekan Yatkın: “Öğrencilerimiz Bizleri Gururlandırdı” İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Yatkın, öğrencilerin ulusal düzeyde düzenlenen yarışmada elde ettikleri başarının memnuniyet verici olduğunu belirtti. Yatkın, “Öğrencilerimizin TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması gibi önemli bir platformda iki farklı kategoride ikincilik ödülü kazanması bizleri gururlandırdı. Bu başarı, öğrencilerimizin mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmek için gösterdikleri çabanın ve fakültemizde yürütülen nitelikli eğitim çalışmalarının önemli bir göstergesidir. Öğrencilerimizi ve bu süreçte emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum” dedi.   Uygulamalı Eğitimin Önemi Vurgulandı Öğrencilerin yarışmalara katılmasının mesleki gelişimlerine önemli katkı sağladığını belirten Doç. Dr. Bahar Öztürk, uygulamalı çalışmaların teorik bilgilerin pratiğe dönüştürülmesinde etkili olduğunu söyledi. Öztürk, Şeyma Sare Mıngır’ın elde ettiği dereceden mutluluk duyduklarını belirterek öğrencisini tebrik etti. Haber üretiminde saha deneyiminin önemine dikkat çeken Arş. Gör. Edanur Baytak Sulubay ise öğrencilerin araştırma, içerik geliştirme ve haber anlatımı süreçlerinde aktif rol almalarının mesleki becerilerini güçlendirdiğini ifade etti. Recep Sulubay’ın hazırladığı projeyle elde ettiği başarının yoğun bir çalışma sürecinin sonucu olduğunu belirten Sulubay, öğrencisinin başarılarının devamını diledi.  

Turgut Özal Tıp Merkezi’nde Sağlıkta Yeni Dönem Başlıyor
SAĞLIK
10 saat önce • 43 Okunma

Turgut Özal Tıp Merkezi’nde Sağlıkta Yeni Dönem Başlıyor

Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Erol Karaaslan, yeni dönemde hasta memnuniyetini artırmak, sağlık hizmetlerini hızlandırmak ve hastanenin teknolojik altyapısını güçlendirmek amacıyla üç önemli projeyi hayata geçirmeyi hedeflediklerini açıkladı.   Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Erol Karaaslan, ikinci görev döneminde hayata geçirmeyi planladıkları projelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Karaaslan, dijital hastane uygulamaları, sağlıkta akreditasyon ve robotik cerrahi alanlarında yürütülen çalışmalarla hastanenin hizmet kalitesini daha ileriye taşımayı amaçladıklarını söyledi. Özellikle hastaların hastanede geçirdiği süreyi azaltmayı ve sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirten Karaaslan, yeni dönemde dijital dönüşüm çalışmalarına ağırlık vereceklerini ifade etti.   “Ben Geldim” Uygulamasıyla Sıra Bekleme Azalacak   Hastaların randevularını WhatsApp, telefon ve internet üzerinden alabildiklerini ancak hastaneye geldiklerinde poliklinik sekreterliğine uğrayarak sıra numarası almak zorunda kaldıklarını belirten Karaaslan, bu süreci kolaylaştırmak amacıyla yeni bir uygulama geliştirdiklerini söyledi. “Ben Geldim” adı verilen mobil uygulamayla hastaların sekreterliğe uğramadan muayene sıralarını takip edebileceklerini ifade eden Karaaslan, “Hastamız, indirdiği mobil uygulamayla ‘Ben Geldim’ butonuna bastığı anda ilgili branşta kaçıncı sırada olduğunu telefon ekranında görebilecek. Böylece sekreterliğe uğramadan doğrudan doktorumuzun yanına ulaşabilecek” dedi.   Hastanede Gereksiz İşlemler Azaltılacak Yeni uygulamanın yalın hastane modelinin önemli bir parçası olacağını belirten Karaaslan, hastaların zaman kaybetmesine neden olan gereksiz işlem basamaklarını ortadan kaldırmayı hedeflediklerini kaydetti. Sağlık hizmetlerinde hız ve verimliliği artıracak benzer dijital uygulamaların da önümüzdeki süreçte devreye alınmasının planlandığını ifade etti.   Sağlıkta Akreditasyon Hedefi Turgut Özal Tıp Merkezi’nin öncelikli hedefleri arasında sağlıkta akreditasyonun da bulunduğunu açıklayan Karaaslan, ekim ayında başvuru yapılmasının planlandığını bildirdi. Akreditasyonun hasta güvenliği, çalışan sağlığı ve sağlık hizmetlerinin kalitesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Karaaslan, “Yalın hastanenin en önemli özelliklerinden biri akredite olmaktır. Gereksiz basamakları ortadan kaldıracak, gerekli basamaklarla hastalarımıza hizmet vereceğiz. Amacımız çalışanlarımızın iş sağlığını korumak, hasta haklarını maksimum düzeye çıkarmak ve hocalarımızın gereksiz işlerle uğraşmak yerine daha önemli işlere odaklanmasını sağlamaktır” ifadelerini kullandı. Akreditasyon sürecinin kapsamlı ve zorlu aşamalardan oluştuğunu belirten Karaaslan, ekip olarak bu hedefe ulaşacaklarına inandığını söyledi.   Robotik Cerrahi İçin Çalışmalar Sürüyor   Hastanenin teknolojik altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Karaaslan, robotik cerrahi sisteminin de Turgut Özal Tıp Merkezi’ne kazandırılmasının hedeflendiğini açıkladı. Robotik cerrahinin hassas operasyonlarda önemli avantajlar sağladığını ifade eden Karaaslan, bu teknolojinin damar ve sinir yapılarının korunmasına katkı sunduğunu, ameliyat sonrası gelişebilecek komplikasyon risklerinin azaltılmasına yardımcı olabildiğini söyledi. Karaaslan, “Bizim gibi nitelikli hizmet veren bir hastanenin robotik cerrahiye de sahip olması gerekiyor. İnşallah en kısa zamanda robotik cerrahiyle hastanemizi tanıştıracak ve Malatya halkımızı bu konfora ulaştıracağız” dedi.  

Tarım Ürünleri Üretici Fiyatları Eylülde Geriledi
EKONOMİ
11 saat önce • 39 Okunma

Tarım Ürünleri Üretici Fiyatları Eylülde Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,99 azalırken, yıllık bazda yüzde 12,93 arttı. Yıllık fiyat artışında yüzde 61,07 ile sebze grubu ilk sırada yer aldı.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı eylül ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Verilere göre, tarım ürünleri üretici fiyatlarında aylık bazda düşüş yaşanırken, yıllık artış devam etti. Tarım-ÜFE, eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,99 azalırken, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 7,03, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,93 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 30,64 artış gösterdi.   Tarımın Üç Sektöründe Düşüş   Sektörel bazda değerlendirildiğinde, eylül ayında bir önceki aya göre tarım ve avcılık ürünleri ile ilgili hizmetlerde yüzde 1,66, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 2,75, balıkçılık ve su ürünleri ile ilgili hizmetlerde ise yüzde 9,93 oranında düşüş kaydedildi.   Çok Yıllık Bitkisel Ürünlerde Yüzde 8,37 Azalış Ana ürün grupları incelendiğinde, tek yıllık bitkisel ürünlerde aylık yüzde 0,03, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 1 artış yaşandı. Buna karşılık, meyve üretimini de kapsayan çok yıllık bitkisel ürünler grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 8,37 geriledi.   Sebze Fiyatları Bir Yılda Yüzde 61 Arttı Yıllık bazda en yüksek fiyat artışı sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti. Söz konusu ürün grubunda üretici fiyatları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 61,07 yükseldi. Aylık bazda en sert düşüş ise tropikal ve subtropikal meyvelerde görüldü. Bu grupta üretici fiyatları eylül ayında yüzde 14,69 azaldı.  

Şeker Pancarı Alım Fiyatı 3 Bin 720 TL Oldu
EKONOMİ
12 saat önce • 41 Okunma

Şeker Pancarı Alım Fiyatı 3 Bin 720 TL Oldu

Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER), 2026-2027 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatını açıkladı. Kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 TL olarak belirlenen fiyat, üreticilere duyuruldu.   Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026-2027 üretim yılına ilişkin şeker pancarı alım fiyatının belirlendiğini bildirdi. Yapılan açıklamaya göre, TÜRKŞEKER tarafından uygulanacak alım fiyatı, kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 TL oldu.   Üreticiye Alım Güvencesi   Bakanlık açıklamasında, şeker pancarı üretiminin tarımsal üretim ve sanayi açısından stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı. Sözleşmeli üretim modeli sayesinde çiftçilere alım güvencesi sağlandığı belirtilirken, bu sistemin üretimde sürdürülebilirliğe ve üreticilerin gelecek dönem planlamalarına katkı sunduğu ifade edildi.   Şeker Sanayisi İçin Stratejik Ürün Şeker pancarının yalnızca şeker üretiminde değil, tarıma dayalı sanayinin gelişiminde de önemli rol oynadığına dikkat çekildi. Tarladan fabrikaya uzanan üretim zincirinin Türkiye’nin şeker sanayisinin geleceği açısından büyük önem taşıdığı belirtilerek, alınan kararın üreticilere ve ülke ekonomisine hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulunuldu.   Malatya’da Hedef 60 Bin Ton Şeker Öte yandan, Malatya Şeker Fabrikası’nda 2026-2027 üretim sezonunun 71’inci pancar alım kampanyası 3 Eylül 2026 tarihinde başladı. Günlük 3 bin 800 ton pancar işleme kapasitesine sahip fabrikada, kampanya döneminin 2027 yılı ocak ayının ilk haftasında tamamlanması planlanıyor. Şeker-İş Sendikası Malatya Şube Başkanı Nuri Murat’ın daha önce yaptığı açıklamaya göre, fabrikada bu sezon yaklaşık 500 bin ton şeker pancarının işlenerek 60 bin ton kristal şeker, 150 bin ton küspe ve 20 bin ton melas üretilmesi hedefleniyor.   Malatya’nın yanı sıra çevre illerdeki üreticilerden de pancar alımı gerçekleştiren fabrika, bölge tarımı ve ekonomisine katkı sağlamayı sürdürüyor. 1956 yılında faaliyete başlayan Malatya Şeker Fabrikası, şeker üretiminin yanı sıra sağladığı istihdamla da kent ekonomisinde önemli bir yer tutuyor.

Sadıkoğlu’ndan Konteyner Esnafı İçin Yıl Sonuna Kadar Süre Talebi
EKONOMİ
13 saat önce • 41 Okunma

Sadıkoğlu’ndan Konteyner Esnafı İçin Yıl Sonuna Kadar Süre Talebi

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geçici ticaret alanlarında faaliyet gösteren işletmelere yönelik tahliye sürecinin mağduriyetlere yol açabileceğini belirterek, konteynerlerin boşaltılması için 2026 yılı sonuna kadar süre tanınmasını istedi.   Malatya’da 6 Şubat depremlerinin ardından kurulan geçici ticaret alanlarındaki konteynerlerin tahliyesi gündemdeki yerini koruyor. Kent merkezinde yeniden inşa edilen çarşılarda işyeri teslimlerinin başlamasıyla birlikte konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelere tahliye tebligatları gönderilirken, henüz kalıcı işyerine kavuşamayan esnafın durumu endişeye neden oluyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, depremden bu yana 21 metrekarelik konteynerlerde ticaretini sürdürmeye çalışan esnafın ekonomik açıdan zor bir süreçten geçtiğini belirtti.   Her Esnafın Şartları Aynı Değil   Yeni çarşıların tamamlanması ve işyerlerinin teslim edilmeye başlanmasının Malatya ekonomisi açısından önemli olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, tahliye sürecinde işletmelerin mevcut koşullarının dikkate alınması gerektiğini söyledi. Sadıkoğlu, “Depremin üzerinden üç yılı aşkın zaman geçti. Esnafımız bu süreçte 21 metrekarelik konteynerlerde ayakta kalmaya, ticaretini sürdürmeye, ailesinin geçimini sağlamaya çalıştı. Şimdi yeni işyerlerinin teslim edilmesiyle birlikte konteynerlerin boşaltılması isteniyor. Elbette şehrimizin yeniden ayağa kalkmasını, esnafımızın kalıcı işyerlerine taşınmasını hepimiz istiyoruz. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken ciddi mağduriyetler var. Her esnafımızın şartları aynı değil” dedi.   Hak Sahibi Olmayan Esnaf Nereye Gidecek?   Deprem öncesinde kiracı olan ve yeni işyerlerinde hak sahipliği bulunmayan işletmelerin durumuna dikkat çeken Sadıkoğlu, bazı işyerlerinin ise altyapı eksiklikleri nedeniyle henüz kullanıma uygun olmadığını belirtti. Sadıkoğlu, “Bir kısım esnafımız yeni işyerine taşındı. Ancak hâlâ hak sahipliği kapsamında işyeri teslim alamayan işletmelerimiz var. Deprem öncesinde kiracı olan, dolayısıyla yeni yapılan işyerlerinde hak sahibi olmayan esnafımız var. Bazı üyelerimize yeni işyerleri teslim edilmiş olsa da altyapı eksiklikleri nedeniyle buralar henüz ticari faaliyete uygun değil. Bir de ekonomik şartlar nedeniyle yeni bir işyeri kiralayabilecek durumda olmayan esnafımız var. Şimdi bu insanlara kısa süre içerisinde konteynerlerini boşaltmaları söyleniyor. Peki, bu işletmeler nereye gidecek? Ticaretini nerede sürdürecek?” ifadelerini kullandı.   Tahliyeler İçin Yıl Sonuna Kadar Süre İstedi   Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerin mağdur edilmemesi için tahliye sürecinin yeniden değerlendirilmesini isteyen Sadıkoğlu, 2026 yılı sonuna kadar ek süre verilmesi çağrısında bulundu. Sadıkoğlu, “Bizim talebimiz son derece açık ve makuldür. Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerimize 2026 yılı sonuna kadar süre tanınsın. Bu süre içerisinde yeni işyerlerinin eksiklikleri tamamlansın, hak sahipliği ve teslim süreçleri sonuçlandırılsın. Hak sahibi olmayan, kiracı durumundaki esnafımızın da yeni işyerlerine erişebilmesi için çözüm yolları geliştirilsin. Hiçbir esnafımız gidecek yeri olmadan konteynerinden çıkarılmasın” diye konuştu.   Esnafımızı Ticaretinden Koparmayalım Depremde işyerlerini, sermayelerini ve müşteri çevrelerini kaybeden esnafın tüm zorluklara rağmen kentte ticaretini sürdürmeye çalıştığını belirten Sadıkoğlu, işletmelerin kapanmasının çalışanları ve ailelerini de olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Sadıkoğlu, “Bu şehirde esnafımız çok ağır bedeller ödedi. İşyerini, sermayesini, müşterisini kaybetti. Buna rağmen Malatya’yı terk etmedi, konteynerde de olsa ticaretini sürdürmeye çalıştı. Bugün yapılması gereken, bu mücadeleye destek olmaktır. Depremde işyerini kaybeden esnafımızı şimdi de ticaretinden koparmayalım. Bir işletmenin kepenk kapatması sadece o işletmenin değil, yanında çalışan insanların ve ailelerinin de mağdur olması demektir” dedi.   Son Esnafa Kadar Takipçisi Olacağız Malatya’nın ekonomik olarak yeniden ayağa kalkmasının yalnızca yeni binaların yapılmasıyla mümkün olmayacağını ifade eden Sadıkoğlu, kalıcı işyerlerinde ticari hayatın canlanmasının da büyük önem taşıdığını kaydetti. Sadıkoğlu, “Esnafımızın sesine kulak verilmesini, tahliye sürecinde aceleci davranılmamasını ve yıl sonuna kadar süre tanınmasını talep ediyoruz. Üyelerimizin yaşadığı mağduriyetleri her platformda dile getirmeye, son esnafımız kalıcı ve güvenli işyerine kavuşana kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Darende’de Badem Bereketi: Üreticinin Sorunu Pazar
GENEL
14 saat önce • 43 Okunma

Darende’de Badem Bereketi: Üreticinin Sorunu Pazar

Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nde 200 bini aşkın badem ağacında hasat başladı. Verimli bir sezon geçiren üreticiler, ürünlerini pazarlamakta güçlük çekerken, bölgede ortak badem kırma ve eleme tesisi kurulmasını istiyor.   Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nde badem hasadı başladı. Her yıl binlerce yeni fidanın toprakla buluşturulduğu mahallede, badem üretimi giderek yaygınlaşırken üreticilerin en büyük sorunu pazarlama olmaya devam ediyor. Bu yıl kilogramı 140 liradan alıcı bulan bademde üreticilerin fiyat beklentisi ise 150-160 lira arasında.   Her Yıl 20 Bin Yeni Fidan Dikiliyor   Badem hasadının bu yıl oldukça verimli geçtiğini belirten üretici Hamit Baş, kayısıya kıyasla daha bereketli bir sezon yaşadıklarını söyledi. Baş, “Badem hasadına başladık. Bu sene hasadımız bol ve bereketli geçiyor. Kayısıya oranla biraz daha bereketli bir yıl. Daha önce köylümüz Adnan Çomoğlu’nun bahçesinde hasada başladık. Bu yıl bereketli bir sene” dedi. Yeniköy’de badem yetiştiriciliğine ilginin her geçen yıl arttığını kaydeden Baş, mahallede yılda yaklaşık 15 ila 20 bin yeni badem fidanı dikildiğini, buna bağlı olarak üretim kapasitesinin de sürekli yükseldiğini ifade etti.   Üretici Pazar Bulmakta Zorlanıyor   Üretimdeki artışa rağmen pazarlama konusunda ciddi sıkıntılar yaşadıklarını dile getiren Baş, bademin kayısı gibi yaygın bir ticaret ağına sahip olmadığını söyledi. Baş, “Badem ticareti kayısı ticareti gibi yapılmıyor. Bademi Gaziantep’te, Adıyaman’da ve Şanlıurfa’da alanlar var. Malatya civarında badem alımı pek fazla yok. Bu konuda biraz sıkıntı yaşıyoruz. Devlet büyüklerimiz bu konuya el atıp bize yardımcı olurlarsa minnettar kalırız” ifadelerini kullandı. Yeniköy’ün iklim ve toprak yapısıyla badem yetiştiriciliğine oldukça elverişli olduğunu belirten Baş, kendi bahçesinde yaklaşık bin 100 ila bin 150 ağaç bulunduğunu, bu yıl 8 ila 10 ton arasında ürün beklediğini söyledi. Baş, ağaçların gelişimini sürdürdüğünü belirterek Yeniköy’ün gelecekte önemli bir badem üretim merkezi olabileceğini kaydetti.   Titreşimli Makinelerle Hasat Kolaylaştı   Badem üreticisi Turgut Doğan ise hasatta kullanılmaya başlanan titreşimli makinelerin hem işçilik maliyetini düşürdüğünü hem de üreticilere zaman kazandırdığını söyledi. Geçmişte bademlerin sırıklarla silkelenerek toplandığını anlatan Doğan, yeni sistemde ağaç dallarının titreşim yoluyla silkelenmesi sayesinde hasadın daha kısa sürede gerçekleştirildiğini belirtti. Makineli hasadın ağaçların korunması açısından da avantaj sağladığını ifade eden Doğan, üreticilerin ortak makine kullanımıyla maliyetlerini daha da azaltabileceklerini dile getirdi.    Hasat Kasım Başına Kadar Sürecek   Badem hasadının hava koşullarına bağlı olarak ekim ayı sonu ile kasım ayının ilk haftasında tamamlandığını belirten Doğan, yağışlı havaların hasat sürecini olumsuz etkileyebildiğini söyledi. Bademlerin yeterince olgunlaşmadan makineyle silkelenmesinin ürüne zarar verebileceğine dikkat çeken Doğan, hasat zamanlamasının büyük önem taşıdığını vurguladı.   Kayısıya Göre Daha Az Zahmetli   Bademin hasat sonrası işlemlerinin kayısıya kıyasla daha kolay olduğunu anlatan Doğan, ürünlerin toplandıktan sonra kabuk soyma makinelerine aktarıldığını, ardından kurutularak satışa hazır hale getirildiğini söyledi. Doğan, “Bademleri topluyor, römorka yüklüyor ve kabuk soyma makinesine aktarıyoruz. Makinede dış kabuğu ayrılıyor, ardından kuruması için sergiye seriyoruz. Güneşli havada yaklaşık iki günde kuruyor. Daha sonra çuvallama ve paketleme işlemlerini yapıyoruz. Kayısıda yedi-sekiz kez kaldırıp indirme işi bizi oldukça yoruyor. Bademde ise daldan indiriyoruz, makineye veriyoruz ve seriyoruz” diye konuştu.   Ortak Kırma Ve Eleme Tesisi Talebi   Üreticilerin en önemli beklentilerinden birinin ortak badem kırma ve eleme tesisi olduğunu belirten Doğan, böyle bir yatırımın ürünün katma değerini artıracağını ifade etti. Doğan, “Köylü olarak bir araya gelip ortak bir tesis kursak, iç bademi çıkarıp daha farklı şekilde pazara sunabiliriz. Kavurma da yapabiliriz. Böylece aracıları azaltarak ürünümüzü doğrudan kuruyemişçilere ulaştırabiliriz” dedi. Bademin yalnızca iç kısmının değil, kabuklarının da ekonomik değere dönüştürülebileceğini belirten Doğan, kabukların yakacak olarak kullanılabileceğini ve pelet üretiminde değerlendirilebileceğini söyledi.   Bademde Hedef 160 Lira   Badem fiyatlarının son iki yılda yükseldiğini belirten Doğan, üreticilerin mevcut fiyatların daha da artmasını beklediğini söyledi. Doğan, “İki yıl önce bademimizi toptan 80-85 liradan satıyorduk. Bu yıl kilogramı 140 liradan alıcı buluyor. Fiyatların 150-160 liraya yükselmesini umut ediyoruz” ifadelerini kullandı. Yeniköy’de her yıl artan badem üretimi bölge ekonomisine katkı sağlarken, üreticiler pazarlama ağının genişletilmesi, işleme tesislerinin kurulması ve ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştırılması konusunda destek bekliyor.

Malatya’da Hareketli Gece: Özel Harekât Devreye Girdi
ASAYİŞ
dün • 75 Okunma

Malatya’da Hareketli Gece: Özel Harekât Devreye Girdi

Malatya’da aile içi kavga ihbarına giden polis ekipleri, kendisini eve kilitleyen bir şahsı ikna etmek için yaklaşık 2 saat çaba harcadı. Müge Anlı’nın programından ekip ve avukat isteyen şahıs, özel harekât polislerinin müdahalesiyle gözaltına alındı.   Malatya’nın Battalgazi ilçesinde akşam saatlerinde yaşanan olay, polis ekiplerini alarma geçirdi. Aile içi kavga ihbarı üzerine adrese giden ekipler, kendisini eve kilitleyen bir şahsı ikna etmek için uzun süre uğraştı. Yaklaşık 2 saat süren olay, özel harekât polislerinin müdahalesiyle sona erdi.   Aile İçi Kavga İhbarına Giden Polisler Alarma Geçti   Olay, Battalgazi ilçesine bağlı Hidayet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, ailesiyle birlikte yaşayan bir erkek şahsın bulunduğu adresten aile içi kavga ihbarı yapıldı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen polis ekipleri olaya müdahale etmek istedi. Ancak şahıs, kendisini eve kilitleyerek kapıyı açmayı reddetti. Bunun üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, olası bir olumsuzluğa karşı itfaiye ve 112 Acil Sağlık ekipleri de adreste hazır bekletildi.   “Müge Anlı Gelmeden Kapıyı Açmam”   Polis ekiplerinin uzun süren ikna çabalarına rağmen kapıyı açmayan şahıs, zaman zaman balkona çıkarak tehditler savurdu. Müzakereci polislerin devreye girdiği olayda şahıs, avukat ve Müge Anlı’nın televizyon programından ekip istediğini belirterek, talepleri karşılanmadan kapıyı açmayacağını söyledi.   Polis ekipleri, şahsı sakinleştirerek kapıyı açmasını sağlamak amacıyla uzun süre görüşmelerini sürdürdü. Ancak tüm girişimlere rağmen sonuç alınamadı.   Özel Harekât Polisleri Binaya Girdi   Yaklaşık 2 saat süren ikna çalışmalarından sonuç alınamaması üzerine olay yerine özel harekât polisleri çağrıldı. Bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, özel harekât timleri müdahale için hazırlık yaptı. Ardından binaya giren ekipler, kısa sürede şahsı etkisiz hale getirdi. Kelepçelenerek gözaltına alınan şahıs, işlemleri yapılmak üzere Battalgazi Polis Merkezi’ne götürüldü.   Mahalleli Olan Biteni Merakla İzledi   Akşam saatlerinde yaşanan olay nedeniyle Hidayet Mahallesi’nde hareketli anlar yaşandı. Çok sayıda polis aracının yanı sıra itfaiye ve sağlık ekiplerinin de bölgede bulunması mahalle sakinlerinde merak uyandırdı. Vatandaşlar, yaklaşık 2 saat boyunca devam eden çalışmaları meraklı gözlerle takip etti. Şahsın gözaltına alınmasıyla birlikte mahalledeki hareketlilik sona ererken, ekipler de bölgeden ayrıldı.

Malatya’da Alt Geçitler Suyla Doldu, Gözler Karayollarına Çevrildi
GENEL
dün • 28 Okunma

Malatya’da Alt Geçitler Suyla Doldu, Gözler Karayollarına Çevrildi

Malatya’da etkili olan sağanak yağışın ardından çevreyolundaki alt geçitlerin suyla dolması, bakım ve altyapı sorumluluğunu gündeme taşıdı. Yaşanan su baskınları sonrası belediyelere yönelik eleştiriler yapılırken, Karayollarının sorumluluğundaki güzergâhlarda mazgal temizliği, drenaj ve bakım çalışmalarının yeterliliği de sorgulanmaya başlandı.   Malatya’da dün akşam saatlerinde etkili olan sağanak yağış, kent genelinde hayatı olumsuz etkilerken çevreyolundaki alt geçitlerde oluşan su birikintileri sürücülere zor anlar yaşattı. Bazı araçların yolda kaldığı yağış sonrası altyapı sistemlerinin durumu ve ilgili kurumların sorumlulukları yeniden tartışma konusu oldu.   Sorumluluk Tartışması Gündemde Sağanak yağışın ardından çevreyolunda yaşanan su baskınları nedeniyle sosyal medyada Malatya Büyükşehir Belediyesine yönelik eleştiriler gündeme gelirken, çevreyolunun bakım ve onarımından hangi kurumun sorumlu olduğu sorusu öne çıktı. Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda bulunan devlet yollarında asfalt, bakım, onarım ve yol drenajına ilişkin çalışmalar kurumun görev alanında yer alıyor. Ancak yağmur suyu tahliye hatları ve bağlantılı altyapı sistemlerinde farklı kurumların da sorumlulukları bulunabiliyor.   Karayolları Bakım Yapmıyor Mu?   alt geçitlerde meydana gelen su baskınları, yağmur suyu tahliye sistemlerinin bakım ve temizliğinin ne sıklıkla yapıldığı sorusunu gündeme getirdi. Özellikle yoğun yağış öncesinde mazgalların temizlenip temizlenmediği, drenaj hatlarının kontrol edilip edilmediği ve su tahliye sistemlerinin kapasitesinin yeterli olup olmadığı merak konusu oldu. Ancak su baskınlarının yalnızca bakım eksikliğinden kaynaklandığına ilişkin henüz doğrulanmış bir teknik tespit bulunmuyor.   Bakım Çalışmaları Yeterli Mi? Karayolları Genel Müdürlüğünün resmi görev tanımında, sorumluluğundaki yolların güvenli şekilde kullanılabilmesi için sürekli bakım altında tutulması gerektiği belirtiliyor. Bu bakım faaliyetleri, yol üstyapısının yanı sıra drenaj sistemlerini de kapsıyor.   Bu çerçevede Malatya çevreyolunda su baskınlarının yaşandığı kesimlerde son bakımın ne zaman yapıldığı, yağmur suyu tahliye kanallarının hangi tarihte temizlendiği ve olası tıkanıklıklara karşı önlem alınıp alınmadığı soruları gündeme geliyor.   Kurumlardan Açıklama Bekleniyor Kent genelindeki cadde ve sokaklarda belediyelerin görev ve sorumlulukları bulunurken, Karayolları yol ağına dahil güzergâhlarda bakım ve onarım yükümlülüğü ilgili mevzuat çerçevesinde Karayolları Genel Müdürlüğüne ait bulunuyor. Malatya’da yaşanan son su baskınlarının ardından vatandaşlar, alt geçitlerdeki drenaj sistemlerinin incelenmesini ve benzer sorunların tekrarlanmaması için kalıcı önlemler alınmasını bekliyor. Özellikle çevreyolundaki su baskınlarının yaşandığı noktaların hangi kurumun sorumluluğunda bulunduğu, son bakım tarihlerinin ne olduğu ve tahliye sistemlerinde herhangi bir aksaklık bulunup bulunmadığı konusunda ilgili kurumlardan açıklama yapılması bekleniyor.  

Eypio ve Sinan Akçıl Malatya’da Sahne Alacak
GENEL
dün • 28 Okunma

Eypio ve Sinan Akçıl Malatya’da Sahne Alacak

Malatya’da 17 Ekim Cumartesi günü düzenlenecek gençlik festivalinde ünlü sanatçılar Eypio ve Sinan Akçıl sahne alacak. AK Parti Malatya İl Gençlik Kolları tarafından organize edilen festival, saat 18.00’de 100. Yıl Parkı’nda başlayacak. AK Parti Malatya İl Gençlik Kolları tarafından düzenlenecek “Malatya Bir Gençlik Festivali”, 17 Ekim Cumartesi günü müzikseverleri bir araya getirecek. 100. Yıl Parkı’nda gerçekleştirilecek organizasyonda rap müziğin tanınan isimlerinden Eypio ile pop müziğin sevilen sanatçısı Sinan Akçıl sahne alacak.   Deprem Sonrası Sosyal Hayata Katkı Hedefleniyor   Festival öncesinde açıklamalarda bulunan AK Parti Malatya İl Gençlik Kolları Başkanı M. Kağan Mercan, organizasyonun yalnızca bir konser etkinliği olmadığını, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte sosyal ve kültürel hayatın yeniden canlanmasına katkı sunmayı amaçladıklarını söyledi. Deprem sonrası Malatya’nın fiziki olarak yeniden inşa edilmesinin yanı sıra sosyal yaşamın da güçlendirilmesi gerektiğini belirten Mercan, gençlerin bir araya gelebileceği etkinliklere önem verdiklerini ifade etti.   İki Ünlü Sanatçı Aynı Sahnede Festival kapsamında Eypio ve Sinan Akçıl’ın Malatyalı hayranlarıyla buluşacağını belirten Mercan, farklı müzik türlerini bir araya getiren organizasyonla gençlere unutulmaz bir akşam yaşatmayı hedeflediklerini kaydetti. Etkinliğin yalnızca gençlere değil, çocuklara ve ailelere de hitap edeceğini ifade eden Mercan, festivalin geniş katılımlı bir buluşmaya dönüşmesini beklediklerini söyledi.   Başkan Sami Er’e Teşekkür Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in gençlere yönelik sosyal ve kültürel organizasyonlara verdiği desteğin önemli olduğunu belirten Mercan, festivalin hazırlanmasına sağladığı katkılardan dolayı Başkan Er’e teşekkür etti. Yerel yönetimlerin gençlik faaliyetlerine destek vermesinin kentte sosyal yaşamın gelişmesine katkı sunduğunu ifade eden Mercan, benzer organizasyonların devam etmesini önemsediklerini dile getirdi.   Gençlik Çalışmaları Yıl Boyunca Sürüyor   AK Parti Malatya İl Gençlik Kolları olarak çalışmalarını yalnızca seçim dönemleriyle sınırlı tutmadıklarını belirten Mercan, mahalle buluşmaları, kültür ve sanat etkinlikleri, sportif faaliyetler ile çeşitli sosyal organizasyonlarla yıl boyunca gençlerle bir araya geldiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlere yönelik politikalarına da değinen Mercan, gençlerin sosyal, kültürel ve sportif alanlarda daha fazla imkâna kavuşmasının önemine dikkat çekti.   Tüm Malatyalılara Davet Festival için hazırlıkların sürdüğünü belirten Mercan, “Başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere tüm ailelerimizi 4’4’lük Malatya Gençlik Festivali’ne bekliyoruz” ifadelerini kullandı. 17 Ekim Cumartesi günü saat 18.00’de 100. Yıl Parkı’nda başlayacak festivalde Eypio ve Sinan Akçıl’ın performanslarıyla Malatyalı müzikseverlere eğlence dolu bir akşam yaşatılması hedefleniyor.

Malatya’da Yürek Burkan Olay: Anne ve Oğlu Aynı Gün Hayatını Kaybetti
GENEL
dün • 30 Okunma

Malatya’da Yürek Burkan Olay: Anne ve Oğlu Aynı Gün Hayatını Kaybetti

Malatya’nın Akçadağ ilçesinde 65 yaşındaki annesinin vefat haberini Antalya’da alan 3 çocuk babası Mehmet Bozkurt (35), kısa süre sonra geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Aynı gün anne ve oğlunu kaybeden aile yasa boğulurken, cenazelerin yan yana toprağa verileceği öğrenildi.   Akçadağ ilçesine bağlı Sarıhacı Mahallesi’nde yaşanan iki ölüm, Bozkurt ailesini ve mahalle sakinlerini derin üzüntüye boğdu. Sabah evde kahvaltı yaptığı sırada kalp krizi geçirdiği öğrenilen Rabia Bozkurt (65) hayatını kaybetti. Annesinin vefat haberini Antalya’da alan oğlu Mehmet Bozkurt (35) ise kısa süre sonra kalp krizi geçirdi. Çevresindekilerin müdahalesine rağmen kurtarılamayan 3 çocuk babası Mehmet Bozkurt, yaşamını yitirdi.   Aile Aynı Gün İki Acı Yaşadı 65 yaşındaki Rabia Bozkurt’un vefatının ardından oğlunun da 2 saat sonra hayatını kaybetmesi, aileyi ikinci kez yasa boğdu. Anne ve oğlunun aynı gün hayatını kaybetmesi, memleketleri Akçadağ’ın Sarıhacı Mahallesi’nde de büyük üzüntüye neden oldu.   Anne ve Oğlu Yan Yana Defnedilecek   Aynı gün iki yakınını kaybeden Bozkurt ailesi cenaze hazırlıklarına başladı. Rabia Bozkurt (65) ile oğlu Mehmet Bozkurt’un (35) cenazelerinin 14 Ekim Çarşamba günü Sarıhacı Mahallesindd yan yana toprağa verileceği öğrenildi.

Sabahattin Ali’nin Ölümsüz Eseri “Kürk Mantolu Madonna” Malatya Sahnesinde!
SANAT
dün • 37 Okunma

Sabahattin Ali’nin Ölümsüz Eseri “Kürk Mantolu Madonna” Malatya Sahnesinde!

Türk edebiyatının usta kalemi Sabahattin Ali’nin dünyaca ünlü başyapıtı “Kürk Mantolu Madonna”, tiyatro uyarlamasıyla Malatyalı sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. İnsanın iç dünyasındaki yalnızlığa, tutkulu bir aşka, kendini geç buluşa ve telafisi imkânsız vedalara odaklanan şiirsel yapım, yarın akşam (14 Ekim Çarşamba) sahnelenecek. Malatya Kültür MerkeziDaha fazla bilgi için yan paneli tıklayarak açın Kemal Sunal Salonu’nda perdelerini açacak olan 90 dakikalık tek perdelik dram, Raif Efendi’nin ruhundaki derin çalkantıları ve Maria Puder’e duyduğu unutulmaz tutkuyu sahneye taşıyor. Bir defterin sararmış sayfalarından insan ruhunun en gizli köşelerine yapılan bu etkileyici yolculuk, izleyicilere unutulmaz bir tiyatro akşamı vaat ediyor. Aşkın, Yalnızlığın ve Geç Kalınmışlıkların Hikâyesi Barış Özdoğan’ın tiyatroya uyarlayıp yönettiği oyunda; Şeyma Kıvanç ve Fırat Özsaruhan’ın performanslarıyla Raif Efendi ile Maria Puder arasındaki sarsıcı bağ yeniden canlanıyor. Eser, sıradan bir aşk hikâyesinin ötesine geçerek bireyin kendisiyle yüzleşmesini, bağışlamayı ve zamanın telafi edemediği pişmanlıkları vurucu bir dille aktarıyor. Önemli Sağlık Uyarısı: Epilepsi Hastaları İçin Risk Taşımaktadır Yapım ekibi tarafından oyun öncesinde önemli bir teknik uyarı paylaşıldı. Gösterim sırasında kullanılan özel ışık ve efekt sistemlerinin, epilepsi (sara) hastaları için nöbet riski taşıyabileceği belirtilerek izleyicilerin bu hususu dikkate almaları rica edildi. Etkinlik Künyesi ve Program Bilgileri Oyun Adı: Kürk Mantolu Madonna Tür: Dram / Tiyatro Uyarlaması (Tek Perde) Süre: 90 Dakika Yaş Sınırı: 12+ Yazar: Sabahattin Ali Uyarlayan & Yöneten: Barış Özdoğan Oyuncular: Şeyma Kıvanç, Fırat Özsaruhan Tarih & Saat: 14 Ekim Çarşamba (Yarın Akşam), Saat 20:30 Mekân: Malatya İl Kongre KM — Kemal Sunal Salonu

Yeşilyurt’a Yeni Kreş ve Gündüz Bakımevi Yapılacak
GENEL
dün • 32 Okunma

Yeşilyurt’a Yeni Kreş ve Gündüz Bakımevi Yapılacak

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde, Millet Bahçesi içerisinde yaklaşık 600 metrekarelik alana kreş ve gündüz bakımevi yapılacak. Yeşilyurt Belediyesi ile hayırsever iş insanı Adnan Aksoğan arasında projenin yapımına ilişkin protokol imzalanırken, tesisin 2027 yılının bahar aylarında hizmete açılması hedefleniyor.   Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde çocukların okul öncesi eğitimine katkı sağlamak ve ailelerin gündüz bakım ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yeni bir yatırım hayata geçiriliyor. Yeşilyurt Belediyesi ile hayırsever iş insanı Adnan Aksoğan arasında, Turgut Özal Mahallesi’ndeki Yeşilyurt Millet Bahçesi içerisinde yapılması planlanan Kreş ve Gündüz Bakımevi Projesi’nin iş birliği protokolü imzalandı. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ile iş insanı Adnan Aksoğan tarafından imzalanan protokolle projenin yapım sürecine ilişkin görev ve sorumluluklar belirlendi.   600 Metrekarelik Alana İnşa Edilecek   Protokol kapsamında yaklaşık 600 metrekarelik alanda inşa edilecek kreş ve gündüz bakımevinin yapım ve iç tefrişat giderleri hayırsever iş insanı Adnan Aksoğan tarafından karşılanacak. Tesisin çevre düzenlemesi ve peyzaj çalışmaları ise Yeşilyurt Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek. Millet Bahçesi içerisinde yapılacak tesisin, özellikle okul öncesi dönemdeki çocukların gelişimine katkı sağlaması ve ailelerin çocuk bakımına yönelik ihtiyaçlarına cevap vermesi amaçlanıyor.   2027 Yılının Baharında Hizmete Açılması Hedefleniyor Protokol imza töreninde konuşan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, çocukların gelişimini ve ailelerin ihtiyaçlarını önceleyen yatırımlara devam ettiklerini belirtti. Hayırseverlerin ilçeye kazandırılan sosyal yatırımlarda önemli katkılar sunduğunu ifade eden Geçit, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın aileyi ve çocuklarımızın geleceğini önceleyen vizyonu doğrultusunda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Şehrimizin köklü ailelerinden Aksoğan ailesi, hayırseverlik anlayışına yeni bir eser daha ekliyor. Bu kıymetli yatırımı 2027 yılının bahar aylarında hemşehrilerimizin hizmetine sunmayı hedefliyoruz. İlçemize hayırlı olsun” dedi.   Hayırsever İş İnsanından Eğitime Destek   Kreş ve gündüz bakımevi projesinin yapımını üstlenen hayırsever iş insanı Adnan Aksoğan da ilçeye böyle bir yatırım kazandırılmasına katkı sunmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek Belediye Başkanı İlhan Geçit’e teşekkür etti. Protokol törenine katılan Turgut Özal Mahalle Muhtarı Cebrail Yılmaz ise yatırımın mahalle sakinleri ve aileler açısından önemli olduğunu ifade ederek projenin hayırlı olması temennisinde bulundu. Yeşilyurt Millet Bahçesi içerisinde hayata geçirilecek kreş ve gündüz bakımevinin, tamamlanmasının ardından ilçedeki okul öncesi eğitim ve çocuk bakım hizmetlerine katkı sağlaması bekleniyor.

Öne Çıkan Gelişmeler

Prostat Büyümesinde Bu 5 Belirtiye Dikkat! SAĞLIK

Prostat Büyümesinde Bu 5 Belirtiye Dikkat!

Özellikle 50 yaşından sonra erkeklerde görülme sıklığı artan iyi huylu prostat büyümesi, yaşam kalitesini olumsuz etkilerken tedavi edilmediğinde mesane ve böbrek sağlığını da tehdit edebiliyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, idrar alışkanlıklarında yaşanan değişimlerin yaşlanmanın doğal sonucu olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, dikkat edilmesi gereken 5 önemli belirtiyi açıkladı.   Erkeklerde ilerleyen yaşla birlikte sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan iyi huylu prostat büyümesi, erken dönemde fark edilmediğinde ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor. Türkiye’yi de kapsayan geniş ölçekli bir araştırmaya göre 50 yaş üzerindeki her 100 erkekten 14’ü prostat büyümesi sorunu yaşarken, uluslararası veriler bu yaş grubundaki erkeklerin yaklaşık yarısında prostat büyümesi görülebildiğini ortaya koyuyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, toplumun yaşlanması ve yaşam süresinin uzamasının yanı sıra bazı yaşam alışkanlıklarının da hastalıkla ilişkili olabileceğini belirtti.   Yanlış Yaşam Alışkanlıkları Şikayetleri Artırıyor   Obezite, hareketsiz yaşam, metabolik sendrom ve diyabetin iyi huylu prostat büyümesi ve buna bağlı idrar yolu şikayetleriyle ilişkili olabildiğini ifade eden Topuz, özellikle aşırı kafein ve alkol tüketiminin, akşam saatlerinde fazla sıvı alınmasının ve hareketsizliğin belirtileri artırabileceğini söyledi. Bu alışkanlıkların tek başına hastalığa neden olmadığını vurgulayan Topuz, sık idrara çıkma, ani sıkışma ve gece tuvalete kalkma gibi yakınmaların dikkate alınması gerektiğini kaydetti.   Prostat Büyümesinin 5 Önemli Belirtisi   1. İdrar Akımında Zayıflama: İdrarın eskisine göre daha yavaş, ince veya düşük basınçla gelmesi, prostat büyümesinin en yaygın belirtileri arasında bulunuyor. İdrar yapma süresinin uzaması ve akımın damlama şeklinde sonlanması da önemli uyarı işaretleri arasında yer alıyor. 2. İdrara Başlamada Güçlük: Tuvalete gidildiğinde idrarın hemen başlayamaması, ıkınma ihtiyacı ve idrarın kesik kesik gelmesi, idrar kanalında tıkanıklık olabileceğine işaret ediyor. Hastalığın ilerlemesiyle mesane kaslarının yorulması, idrar yapmayı daha da zorlaştırabiliyor. 3. Sık İdrara Çıkma ve Ani Sıkışma: Gün içerisinde normalden daha sık tuvalete gitme, idrarı erteleyememe ve ani sıkışma hissi, prostat büyümesine bağlı gelişebiliyor. Bazı hastalarda bu duruma idrar kaçırma da eşlik edebiliyor. 4. Geceleri Sık Sık Tuvalete Kalkma: Gece boyunca birden fazla kez idrara çıkmak, uyku kalitesini düşürerek gündüz yorgunluğuna ve dikkat kaybına neden olabiliyor. İleri yaştaki bireylerde gece tuvalete giderken düşme ve yaralanma riski de artabiliyor. 5. Mesanenin Tam Boşalmadığı Hissi: İdrar yaptıktan kısa süre sonra yeniden tuvalete gitme ihtiyacı duyulması, mesanede artık idrar kaldığının belirtisi olabiliyor. Bu durum enfeksiyon, mesane taşı ve ani idrar yapamama riskini artırabiliyor.   Böbrek Sağlığını da Tehdit Edebiliyor Prostat büyümesinin yalnızca günlük yaşamı etkileyen bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Topuz, uzun süre devam eden ciddi idrar yolu tıkanıklığının mesane fonksiyonlarını bozabileceğini, ileri vakalarda ise böbrekleri olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Gece sık idrara çıkmanın her zaman prostat büyümesinden kaynaklanmadığını da hatırlatan Topuz, diyabet, uyku apnesi, kalp hastalıkları ve kullanılan bazı ilaçların da benzer şikayetlere yol açabileceğini söyledi.   Tedavide Yeni Nesil Yöntemler Öne Çıkıyor   Tıp teknolojisindeki gelişmelerle birlikte iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde yeni yöntemler uygulanıyor. Bunlar arasında lazer teknolojisiyle gerçekleştirilen HoLEP ve su buharı enerjisinden yararlanılan Rezum yöntemleri bulunuyor. Her iki işlemin de idrar kanalından girilerek vücutta kesi oluşturulmadan gerçekleştirildiğini belirten Topuz, yöntemlerin çalışma prensipleri, etki süreleri ve uygun oldukları hasta grupları bakımından farklılık gösterdiğini ifade etti. Yeni nesil tedavilerin uygun hastalarda daha az kanama ve daha erken taburculuk gibi avantajlar sağlayabildiğini kaydeden Topuz, tedavi seçiminin prostatın büyüklüğü, hastanın genel sağlık durumu ve beklentileri doğrultusunda yapılması gerektiğini vurguladı.   Belirtileri Yaşlanmaya Bağlayıp İhmal Etmeyin İdrar alışkanlıklarında meydana gelen değişikliklerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Bahadır Topuz, erken tanı ve uygun tedavinin olası komplikasyonların önlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Topuz, en doğru tedavi yönteminin ayrıntılı ürolojik muayene ve gerekli tetkiklerin ardından hasta ile hekim tarafından ortaklaşa belirlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

11 saat önce 42
Türkiye’de 2,3 Milyon Yapının Dönüşümü Tamamlandı ÇEVRE

Türkiye’de 2,3 Milyon Yapının Dönüşümü Tamamlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2012 yılından bu yana Türkiye genelinde 2 milyon 378 bin bağımsız bölümün kentsel dönüşümünün tamamlandığını, 383 bin bağımsız bölümde ise çalışmaların sürdüğünü açıkladı.   Türkiye genelinde depreme dayanıklı yapı stokunun artırılması amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin son veriler açıklandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda dönüşüm çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini belirtti. Bakan Kurum, depreme karşı hazırlığın önemine dikkat çekerek, "Deprem beklemez, dönüşüm de beklememeli!" ifadelerini kullandı.   383 Bin Bağımsız Bölümde Çalışmalar Sürüyor   Bakanlığa bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından 2012 yılından bu yana yürütülen çalışmalar kapsamında, Türkiye genelinde toplam 2 milyon 761 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bu yapılardan 2 milyon 378 bininin dönüşümü tamamlanırken, 383 bin bağımsız bölümde çalışmalar devam ediyor. Açıklanan rakamlara göre, dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölümlerin yaklaşık yüzde 86'sında süreç tamamlandı.   İstanbul Kentsel Dönüşümde İlk Sırada   Deprem riski nedeniyle kentsel dönüşüm çalışmalarının yoğunlaştığı İstanbul'da bugüne kadar 1 milyon 298 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bunlardan 1 milyon 7 bininin dönüşümü tamamlanırken, 291 bin bağımsız bölümde çalışmalar sürüyor. İstanbul'da tamamlanan dönüşümler, Türkiye genelindeki toplam dönüşümün yaklaşık yüzde 42'sini oluşturdu. Bakan Kurum, ülke genelinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmalarının önemli bir bölümünün İstanbul'da yürütüldüğünü belirterek vatandaşlara dönüşüm sürecine katılma çağrısında bulundu.   Yarısı Bizden Kampanyası'na Yoğun Başvuru   İstanbul'da 22 Şubat 2024 tarihinde başlatılan "Yarısı Bizden Kampanyası" kapsamında da dönüşüm faaliyetleri devam ediyor. Kampanya çerçevesinde bugüne kadar 544 bin 564 bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alınırken, 117 bin 914 bağımsız bölümün dönüşümü tamamlandı. Riskli yapıların yenilenmesini teşvik etmek amacıyla yürütülen kampanyada hak sahiplerine finansman desteği sağlanıyor.   Konut Başına 1 Milyon 875 Bin TL Destek   Yarısı Bizden Kampanyası kapsamında her bir konut için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği sunuluyor. Böylece uygun şartları sağlayan hak sahiplerine konut başına toplam 1 milyon 875 bin TL'ye kadar destek imkânı sağlanıyor.   Depreme Hazırlıkta Dönüşüm Vurgusu   Türkiye'nin deprem riski taşıyan bölgelerinde güvenli yapılaşmanın sağlanması amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarında mevcut yapı stokunun yenilenmesi hedefleniyor. Bakan Kurum, deprem riskine karşı zaman kaybedilmemesi gerektiğini vurgulayarak kentsel dönüşümün ertelenmemesi çağrısında bulundu.  

dün 57
Türkiye’de Süt, Tavuk Eti Ve Yumurta Üretimi Arttı EKONOMİ

Türkiye’de Süt, Tavuk Eti Ve Yumurta Üretimi Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ağustos ayında süt, tavuk eti ve yumurta üretiminde yıllık bazda artış kaydedildi. Toplanan inek sütü miktarı yüzde 9,5, tavuk eti üretimi yüzde 3,7, yumurta üretimi ise yüzde 21,4 yükseldi.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Ağustos ayına ilişkin süt ve süt ürünleri ile kümes hayvancılığı üretim istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, Türkiye genelinde hayvansal üretimin önemli kalemleri arasında yer alan süt, tavuk eti ve yumurta üretiminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla artış yaşandı. Özellikle yumurta üretimindeki yükseliş dikkat çekti.   Süt Üretimi 1 Milyon Tonu Aştı   Ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,5 artarak 1 milyon 21 bin 399 tona ulaştı. Temmuz ayında 987 bin 644 ton olan toplanan süt miktarı, ağustosta aylık bazda yüzde 3,4 artış gösterdi. Aynı dönemde içme sütü üretimi de yüzde 6,3 yükselerek 130 bin 610 tondan 138 bin 885 tona çıktı.   Peynir Ve Tereyağı Üretimi Yükseldi   Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre inek peyniri üretimi yüzde 3,4, ayran ve kefir üretimi yüzde 0,8, içme sütü üretimi yüzde 4,8, tereyağı ve sadeyağ üretimi ise yüzde 7,5 arttı. Yoğurt üretiminde ise yüzde 0,9 oranında düşüş kaydedildi. Ağustos ayında 138 bin 885 ton içme sütü, 134 bin 781 ton yoğurt, 99 bin 433 ton ayran ve kefir, 71 bin 334 ton inek peyniri ile 8 bin 966 ton tereyağı ve sadeyağ üretildi.   Yumurta Üretiminde Yüzde 21,4'lük Artış   Kümes hayvancılığı verilerine göre, ağustos ayında tavuk yumurtası üretimi geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 21,4 artarak 2 milyar 40 milyon 54 bin adede ulaştı. Temmuz ayında 1 milyar 904 milyon 42 bin adet olan yumurta üretimi, ağustosta aylık bazda yüzde 7,1 yükseldi. Tavuk eti üretimi ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,7 artarak 237 bin 749 ton olarak gerçekleşti. Aynı dönemde kesilen tavuk sayısı yüzde 1,6 artışla 128 milyon 675 bine yükseldi.   Tavuk Eti Üretimi Aylık Bazda Geriledi   Tavuk eti üretiminde yıllık artışa rağmen aylık bazda düşüş yaşandı. Temmuz ayında 251 bin 861 ton olarak gerçekleşen tavuk eti üretimi, ağustosta yüzde 5,6 azalarak 237 bin 749 tona geriledi. Böylece ağustos ayında yumurta üretimi bir önceki aya göre artarken, tavuk eti üretiminde düşüş kaydedildi.   Sekiz Ayda 15 Milyarı Aşkın Yumurta Üretildi   Ocak-Ağustos döneminde tavuk yumurtası üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,8 artarak 15 milyar 128 milyon 692 bin adede ulaştı. Aynı dönemde tavuk eti üretimi yüzde 1,4 artışla 1 milyon 859 bin 144 ton, kesilen tavuk sayısı ise yüzde 1,4 yükselişle 997 milyon 668 bin oldu. Ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı da yılın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,8 arttı.   Süt Ürünlerinde Sekiz Aylık Tablo   Ocak-Ağustos döneminde süt ürünlerinin büyük bölümünde üretim artışı kaydedildi. Geçen yılın aynı dönemine göre içme sütü üretimi yüzde 8,2, ayran ve kefir üretimi yüzde 7,6, yoğurt üretimi yüzde 7, inek peyniri üretimi ise yüzde 3,6 arttı. Tereyağı ve sadeyağ üretimi ise aynı dönemde yüzde 1,1 azaldı.   Hayvansal Üretimde Artış Eğilimi   TÜİK'in açıkladığı veriler, ağustos ayında süt ve kümes hayvancılığı sektörlerinde yıllık bazda üretim artışının sürdüğünü ortaya koydu. Yıllık artış oranları karşılaştırıldığında yüzde 21,4 ile yumurta üretimi ilk sırada yer alırken, toplanan inek sütü miktarında yüzde 9,5, tavuk eti üretiminde ise yüzde 3,7 artış gerçekleşti. Bununla birlikte tavuk eti ve yoğurt üretiminde bazı dönemsel gerilemeler yaşanması, hayvansal üretim kalemlerinin farklı seyirler izlediğini gösterdi.  

dün 53
MSB Subay Alımı Başvuruları Başladı: İşte Yaş, KPSS ve Mezuniyet Şartları GENEL

MSB Subay Alımı Başvuruları Başladı: İşte Yaş, KPSS ve Mezuniyet Şartları

Millî Savunma Bakanlığı (MSB), 2026 yılı muvazzaf subay alımı için başvuru sürecini başlattı. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında görev almak isteyen kadın ve erkek adaylar, 2 Kasım'a kadar başvuruda bulunabilecek. Alımlarda KPSS, yaş, mezuniyet ve fiziki yeterlilik şartları aranacak.   Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) subay ihtiyacını karşılamak amacıyla 2026 yılı muvazzaf subay adayı temini başvuru kılavuzunu yayımladı. En az dört yıllık fakülte veya yüksekokul mezunlarının başvurabileceği alım süreci, 12 Ekim itibarıyla başladı. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarının farklı sınıf ve branşlarında gerçekleştirilecek alımlar için başvurular, 2 Kasım 2026 tarihinde saat 17.30'da sona erecek.   Başvurular 2 Kasım'a Kadar Sürecek   MSB tarafından yayımlanan 119 sayfalık başvuru kılavuzuna göre adaylar, işlemlerini personeltemin.msb.gov.tr adresinden e-Devlet şifreleriyle gerçekleştirecek. Başvurular yalnızca internet üzerinden kabul edilecek. Şahsen, posta veya dilekçeyle yapılan müracaatlar değerlendirmeye alınmayacak. Başvuru ücretinin 600 TL olarak belirlendiği alımda, adayların ödemelerini 2 Kasım saat 23.30'a kadar tamamlamaları gerekiyor. Ödemeler, VakıfBank'ın internet ve mobil bankacılık kanalları ile ATM'leri üzerinden yapılabilecek. Kılavuzda belirtilen şartları taşıyan şehit ve gazi eş ve çocukları ise gerekli belgeleri sunmaları halinde başvuru ücretinden muaf tutulacak.   Kimler Başvuru Yapabilecek?   Muvazzaf subay alımına başvuracak adayların Türk vatandaşı olması, en az dört yıllık fakülte veya yüksekokulların kılavuzda belirtilen bölümlerinden mezun olması gerekiyor. Yaş şartları ise eğitim durumuna ve başvurulacak branşa göre değişiyor. Lisans mezunları: 1 Ocak 1999 ve sonrasında doğanlar. Lisansüstü eğitimini tamamlayanlar: 1 Ocak 1994 ve sonrasında doğanlar. Lisans mezunu Kara Havacılık-Pilot ve İHA adayları ile Deniz Kuvvetleri İHA adayları: 1 Ocak 2001 ve sonrasında doğanlar. Lisansüstü mezunu Kara Havacılık-Pilot adayları: 1 Ocak 2001 ve sonrasında doğanlar. Lisansüstü mezunu İHA adayları: 1 Ocak 1999 ve sonrasında doğanlar. Veteriner hekimlik ve eczacılık fakültesi mezunları da kılavuzda belirtilen 32 yaş sınırı kapsamında değerlendirilecek.   KPSS'den En Az 70 Puan Şartı   Subay alımında adayların 2025 veya 2026 yıllarında gerçekleştirilen KPSS'den geçerli puana sahip olmaları gerekiyor. Piyade (Komando) sınıfına başvuracak adaylar için KPSS P3 puan türünden en az 60, diğer sınıf ve branşlar için ise en az 70 puan şartı aranıyor. Her iki yılın KPSS'sine katılan adayların yüksek olan puanı dikkate alınacak. 2024 yılı ve öncesine ait KPSS puanları kabul edilmeyecek. Pilot, insansız hava aracı ve bazı öğretmenlik branşlarında ise KPSS'nin yanı sıra yabancı dil puanı ve branşa özgü ek şartların karşılanması gerekecek.   Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerine Alım Yapılacak   Alımlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu farklı meslek gruplarını kapsayacak. Kara Kuvvetleri Komutanlığında piyade, topçu, hava savunma, kara havacılık, muhabere, ikmal, bakım, personel, maliye, mühendislik ve öğretmenlik gibi çeşitli sınıf ve branşlarda aday temin edilecek. Deniz Kuvvetleri Komutanlığında insansız hava aracı, mühendislik, ikmal, öğretmenlik ve uçak bakım ihtisasına yönelik kadrolar bulunurken, Hava Kuvvetleri Komutanlığında uçak bakım, kontrol ihbar, mühendislik, personel, maliye ve öğretmenlik alanlarında alımlar gerçekleştirilecek. Adayların hangi branşlara başvurabileceği, mezun oldukları bölüm ve kılavuzda yer alan kaynak okul programlarına göre belirlenecek. Kontenjanlar da kuvvet komutanlıklarına ait tablolarda ayrı ayrı gösteriliyor.   Adaylar Fiziki Yeterlilik Sınavına Girecek   Ön başvuruları kabul edilen adaylar, KPSS puanları ve kontenjanlar doğrultusunda seçim aşamalarına çağrılacak. İkinci seçim aşamaları Ankara'nın Mamak ilçesinde bulunan MEBS Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında gerçekleştirilecek. Adaylar, evrak kontrolü ve fiziki değerlendirmenin ardından kişilik değerlendirme testi, fiziki yeterlilik testi ve mülakat gibi aşamalara katılacak. Fiziki yeterlilik değerlendirmesinde genel olarak şınav, mekik ve 400 metre koşu testleri uygulanacak. Beden eğitimi öğretmenliği adayları için farklı test ve değerlendirme kriterleri geçerli olacak. Bazı özel branşlarda İngilizce seviye tespit sınavı, psikomotor testleri ve Türkçe-İngilizce okuma testleri de yapılacak. Seçim aşamalarını başarıyla tamamlayan adaylar, sağlık kurulu raporu ve güvenlik soruşturması süreçlerinden geçirilecek.   Başarılı Adaylar Teğmen Olarak Göreve Başlayacak   Tüm seçim aşamalarını başarıyla tamamlayarak kontenjana giren adaylar, Subay Temel Askerlik ve Subaylık Anlayışı Kazandırma (SUTASAK) Eğitimine alınacak. Askerî eğitimi başarıyla bitirenler, teğmen rütbesiyle ilgili sınıf eğitimlerine gönderilecek. Branş eğitimlerini de başarıyla tamamlayan adaylar, uygun kadrolara atanarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmaya başlayacak.   Başvuru Yapacaklara Önemli Uyarı   MSB, adayların başvuru işlemlerini son güne bırakmamalarını ve tercihlerini dikkatle kontrol etmelerini istedi. Kılavuza göre başvuru süresi sona erdikten sonra tercih değişikliği yapılamayacak. Sınav ve seçim aşamalarına ilişkin duyurular ise Bakanlığın personel temin internet adresinden yayımlanacak. Adaylara ayrıca posta yoluyla tebligat yapılmayacak. İnternet sitesinde yayımlanan duyurular resmî tebligat niteliğinde olacak.  

2 gün önce 28
Okul Güvenliğinde Yeni Dönem: Polis ve Jandarma Öğrencilerden Önce Görevde Olacak EĞİTİM

Okul Güvenliğinde Yeni Dönem: Polis ve Jandarma Öğrencilerden Önce Görevde Olacak

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, okul güvenliğine yönelik yeni tedbirleri açıkladı. İhtiyaç duyulan okullarda polis ve jandarma ekipleri, öğrenciler gelmeden en az 30 dakika önce görev yerlerinde hazır bulunacak. Okul çevreleri, servisler, parklar ve metruk yapılarda denetimler artırılacak.   İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, gerçekleştirilen Asayiş Toplantısı'nda okul güvenliğine ilişkin mevcut uygulamaların ve önümüzdeki dönemde alınacak yeni tedbirlerin değerlendirildiğini açıkladı. Çocukların güvenli bir ortamda eğitim görmesinin öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Çiftçi, emniyet ve jandarma birimlerine denetimlerin artırılması yönünde yeni talimatlar verdi.   Güvenlik Ekipleri Okullara 30 Dakika Önce Gelecek   Okul güvenliğinde önleyici tedbirlerin önemine dikkat çeken Bakan Çiftçi, ihtiyaç duyulan eğitim kurumlarında kolluk kuvvetlerinin öğrencilerden en az yarım saat önce görev yerlerinde bulunacağını bildirdi. Çiftçi, “Güvenlik tedbirlerimiz, çocuklarımız okula gelmeden önce alınmış olmalıdır. İhtiyaç duyulan okullarda kolluk birimlerimiz, öğrencilerimizden en az yarım saat önce görev yerlerinde hazır bulunacak” ifadelerini kullandı.   Okul Çevreleri ve Servisler Daha Sık Denetlenecek   Yeni güvenlik tedbirleri kapsamında okul giriş ve çıkış saatleri ile öğle aralarında denetimlerin yoğunlaştırılması planlanıyor. Okul çevrelerinin yanı sıra öğrencilerin kullandığı ulaşım güzergâhları, okul servisleri, metruk yapılar, parklar ve sosyal alanlar da güvenlik uygulamalarının kapsamına alınacak. Bakan Çiftçi, güvenlik tedbirlerinin yalnızca okul binalarıyla sınırlı kalmayacağını, öğrencilerin günlük yaşamlarında karşılaşabilecekleri risklerin de bütüncül bir yaklaşımla değerlendirileceğini belirtti.   Akran Zorbalığı ve Uyuşturucuya Karşı Ortak Mücadele   Okullarda ve çevrelerinde yaşanabilecek akran zorbalığı, şiddet olayları ve uyuşturucu tehdidine karşı güvenlik birimlerinin koordinasyon içerisinde çalışacağını açıklayan Çiftçi, çocukları tehlikeye atabilecek risklere yönelik önleyici çalışmaların güçlendirileceğini ifade etti. Emniyet ve jandarmanın ilgili birimlerinin koordineli hareket edeceğini kaydeden Çiftçi, özellikle riskli alanlarda denetimlerin artırılacağını bildirdi.   “Tek Bir Evladımızın Güvenliği İhmale Gelmez”   Çocukların huzur ve güven içinde eğitim görmesinin temel öncelikleri olduğunu vurgulayan Bakan Çiftçi, “Çünkü tek bir evladımızın dahi güvenliği ihmale gelmez” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin huzuru ve çocukların güvenliği için çalışmaların sürdürüleceğini belirten Çiftçi, önleyici güvenlik tedbirlerinin kararlılıkla uygulanacağını ifade etti. Yeni talimatlarla birlikte okul çevrelerinde kolluk kuvvetlerinin daha etkin görev yapması, risklerin önceden belirlenmesi ve öğrencilerin güvenliğinin artırılması hedefleniyor.  

2 gün önce 27

Anlık Haber Akışı

Otomatik Güncelleniyor
14.10
GENEL

Arıların Saldırısına Uğradı, Ölümden Döndü

Elazığ’ın Baskil ilçesinde kovanlarının bakımını yaptığı sırada yüzlerce arının saldırısına uğrayan arıcı Nuri Toğantemur, vücudunun çeşitli yerlerinden sokuldu. Bilincini kaybeden ve hastaneye kaldırılan Toğantemur, Malatya’da gördüğü tedavinin ardından taburcu edildi. Arıcının saldırgan arılardan kurtulmaya çalıştığı anlar kameraya yansıdı.   Elazığ’ın Baskil ilçesinde arıcılık yapan Nuri Toğantemur, kovanlarına bakım yapmak istediği sırada arıların saldırısına uğradı. Arılara şerbet ve kek vermek amacıyla kovanın kapağını açan Toğantemur, bir anda yüzlerce arının hedefi oldu. Koruyucu kıyafetindeki yırtıklardan içeri giren arılar, Toğantemur’u vücudunun çeşitli yerlerinden soktu.   Arılardan Kaçmaya Çalıştı, Kurtulamadı   Arıların saldırısı karşısında büyük panik yaşayan Toğantemur, önce bir kayısı ağacının dibine sığındı. Ancak arıların saldırısının devam etmesi üzerine kaçmaya başladı. Özellikle ayak ve bacaklarından çok sayıda arının soktuğu Toğantemur, son çare olarak üzerindeki koruyucu kıyafeti çıkararak arılardan uzaklaşmaya çalıştı. Yaşanan korku dolu anlar ise kameraya saniye saniye yansıdı.   Bilincini Kaybetti, Malatya’ya Sevk Edildi Çok sayıda arının sokması sonucu fenalaşan Toğantemur, yeğeni tarafından Malatya’nın Kale ilçesindeki Kale Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Hastaneye ulaştığında bilincinin kapandığını ve gözlerinin karardığını belirten Toğantemur’a acil serviste ilk müdahale yapıldı. Buradaki müdahalenin ardından ambulansla Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edilen Toğantemur, tedavi altına alındı. Tedavisi tamamlanan arıcı, sağlık durumunun düzelmesi üzerine taburcu edildi.   “Kovanı Açtım, Bir Anda Üzerime Saldırdılar”   Yaşadığı korku dolu anları anlatan Nuri Toğantemur, arıların bir anda saldırıya geçtiğini belirterek, “Arılara şerbet ve kek verecektim. Kovanın kapağını açtım, birden bana saldırdılar. Üzerimdeki kıyafet biraz delinmiş ve yırtılmıştı. Arılar oradan içeri girince her tarafımı sokmaya başladılar. Ayaklarıma ve bacaklarıma doluştular” dedi.   “Gözlerim Karardı, Hiçbir Şey Göremedim” Arılardan kurtulmak için büyük mücadele verdiğini söyleyen Toğantemur, “Bir kayısı ağacının dibine oturdum. Baktım olmuyor, kaçmaya başladım. Kaçtıkça daha fazla saldırdılar. Yapacak bir şey kalmayınca en son kıyafeti çıkarıp attım. Yeğenim beni hastaneye götürdü. Hastaneye geldiğimde bilincim kapalıydı, gözlerim kararmıştı, hiçbir şey göremiyordum. Acilde yapılan müdahale, iğne ve serum tedavisinden sonra biraz kendime geldim. Kale’den ambulansla Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edildim. Allah’a çok şükür şimdi iyiyim” ifadelerini kullandı. Yaşadığı olayın ardından sağlığına kavuşan Toğantemur’un arılardan kurtulmak için verdiği mücadele, kameralara yansıyan görüntülerle ortaya çıktı.

14.10
EKONOMİ

Malatya’da 100 Genç İş Dünyasıyla Buluştu

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Mezun–İşveren Eşleştirme Programı kapsamında, Dijital Gençlik Merkezi’nde (DİGEM) eğitimlerini tamamlayan yaklaşık 100 genç, 10’un üzerinde firmanın temsilcileriyle bir araya gelerek iş ve staj fırsatlarını değerlendirdi.   Malatya Büyükşehir Belediyesi, gençlerin mesleki eğitimlerini istihdama dönüştürmelerine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Avrupa Birliği finansmanı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) iş birliğiyle yürütülen “Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi” kapsamında Mezun–İşveren Eşleştirme Programı düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi Şehir Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen programda, DİGEM bünyesinde eğitim alan yaklaşık 100 genç, 10’un üzerinde firmanın temsilcileriyle buluştu.   Gençler İşverenlerle Birebir Görüştü Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Hizmetleri Birimi ile Basın Yayın Dairesi Başkanlığı İstihdam Merkezi Birimi iş birliğinde düzenlenen etkinlikte, gençlerin özgeçmişleri, mesleki yeterlilikleri ve kariyer hedefleri değerlendirildi. İşverenlerle birebir görüşme fırsatı bulan gençler, firmaların açık iş pozisyonları ve staj olanakları hakkında bilgi aldı. Programla, eğitim süreçlerinde kazanılan bilgi ve becerilerin iş dünyasının ihtiyaçlarıyla buluşturulması hedeflendi.   Eğitimden İstihdama Köprü Kuruluyor   Dijital Gençlik Merkezi’nde yapay zekâ, yazılım, veri tabanı, e-ticaret ve bilişim teknolojileri gibi alanlarda eğitim alan gençler, program sayesinde iş dünyasıyla doğrudan temas kurma imkânı elde etti. Etkinliğe katılan mezunlar, verilen eğitimlerin mesleki gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu belirterek, işverenlerle bir araya gelmelerini sağlayan organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi.   “Malatya’da Bu Tür Eğitimler Çok Önemli”   DİGEM bünyesinde dört farklı eğitim programına katıldığını belirten Hatice Orhan, “Yapay zekâ, Python ve veri tabanı, marka yönetimi ve bilişim teknolojileri alanlarında eğitim aldım. Malatya’da imkânların fazla olmadığı bir yerde bu programı çok faydalı buluyorum. Bana çok şey kattı. İlerleyen dönemlerde çalışma hayatımda da etkili olacağına inanıyorum” dedi. Gazi Üniversitesi Uçak Teknolojisi Bölümü mezunu Zehra Babacan ise web yazılım geliştirme, mobil uygulama geliştirme ve yapay zekâ eğitimlerine katıldığını belirterek, “Kendini geliştirmek isteyen ve iş arayan arkadaşlar için oldukça faydalı eğitimler olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.   “İşverenlere Ulaşmak İçin Önemli Bir Fırsat”   Enerji Sistemleri Yüksek Mühendisi Nurcan Çalhan da DİGEM’de yazılım eğitimi aldığını belirterek, programın gençler açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Çalhan, “Malatya açısından değerlendirdiğimizde olması gereken bir etkinlikti. İşverenlere ulaşmak ve işe başladıktan sonra bizleri nelerin beklediğini görmek açısından faydalı olacağını düşünüyorum. İşverenlerle görüşme gerçekleştireceğim, iyi geçmesini umuyorum” diye konuştu. DİGEM’de e-ticaret eğitimi alan Azra Reyhan Hasıripi ise etkinliğin verimli geçtiğini ifade ederek, “Birçok firmanın burada bulunması ve doğrudan görüşme imkânı sağlanması çok güzel. Kendimi bu alanda geliştirmeyi düşünüyorum” dedi.   Genç İstihdamına Destek Sürecek   Malatya Büyükşehir Belediyesi, gençlerin dijital becerilerini geliştirmek, mesleki yeterliliklerini artırmak ve istihdam olanaklarına erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla eğitim ve iş dünyasını bir araya getiren projelerini sürdürmeyi hedefliyor. Programın, gençlerin kariyer planlamalarına katkı sunmasının yanı sıra kentte nitelikli iş gücünün gelişmesine de destek olması amaçlanıyor.

14.10
EĞİTİM

İletişim Öğrencilerinden TRT Yarışmasında Çifte Başarı

İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, 12. TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması’nda iki farklı kategoride ikincilik ödülü kazandı. Radyo ve haber yayıncılığı alanlarında dereceye giren öğrenciler, hazırladıkları projelerle önemli bir başarıya imza attı.   İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen Geleceğin İletişimcileri Yarışması’ndan iki ödülle döndü. Farklı kategorilerde yarışan iki öğrenci, hazırladıkları projelerle ikincilik elde ederek üniversitelerini başarıyla temsil etti.   “Yarım Kalan İlmek” Projesine İkincilik Ödülü   Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 3. sınıf öğrencisi Şeyma Sare Mıngır, “Yarım Kalan İlmek” adlı projesiyle radyo yayıncılığı dalının canlı yayın sunumu kategorisinde ikinci oldu. Mıngır’ın ödül kazanan projesinin danışmanlığını Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahar Öztürk üstlendi.   “Kavurma Olmasın” Video Haberine Ödül   Sosyal Bilimler Enstitüsü Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Yüksek Lisans öğrencisi Recep Sulubay ise “Kavurma Olmasın” adlı çalışmasıyla haber yayıncılığı dalının video haber kategorisinde ikincilik ödülüne layık görüldü. Sulubay’ın projesinin danışmanlığını İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Araştırma Görevlisi Edanur Baytak Sulubay yürüttü.   Dekan Yatkın: “Öğrencilerimiz Bizleri Gururlandırdı” İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Yatkın, öğrencilerin ulusal düzeyde düzenlenen yarışmada elde ettikleri başarının memnuniyet verici olduğunu belirtti. Yatkın, “Öğrencilerimizin TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması gibi önemli bir platformda iki farklı kategoride ikincilik ödülü kazanması bizleri gururlandırdı. Bu başarı, öğrencilerimizin mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmek için gösterdikleri çabanın ve fakültemizde yürütülen nitelikli eğitim çalışmalarının önemli bir göstergesidir. Öğrencilerimizi ve bu süreçte emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum” dedi.   Uygulamalı Eğitimin Önemi Vurgulandı Öğrencilerin yarışmalara katılmasının mesleki gelişimlerine önemli katkı sağladığını belirten Doç. Dr. Bahar Öztürk, uygulamalı çalışmaların teorik bilgilerin pratiğe dönüştürülmesinde etkili olduğunu söyledi. Öztürk, Şeyma Sare Mıngır’ın elde ettiği dereceden mutluluk duyduklarını belirterek öğrencisini tebrik etti. Haber üretiminde saha deneyiminin önemine dikkat çeken Arş. Gör. Edanur Baytak Sulubay ise öğrencilerin araştırma, içerik geliştirme ve haber anlatımı süreçlerinde aktif rol almalarının mesleki becerilerini güçlendirdiğini ifade etti. Recep Sulubay’ın hazırladığı projeyle elde ettiği başarının yoğun bir çalışma sürecinin sonucu olduğunu belirten Sulubay, öğrencisinin başarılarının devamını diledi.  

14.10
SAĞLIK

Turgut Özal Tıp Merkezi’nde Sağlıkta Yeni Dönem Başlıyor

Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Erol Karaaslan, yeni dönemde hasta memnuniyetini artırmak, sağlık hizmetlerini hızlandırmak ve hastanenin teknolojik altyapısını güçlendirmek amacıyla üç önemli projeyi hayata geçirmeyi hedeflediklerini açıkladı.   Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Erol Karaaslan, ikinci görev döneminde hayata geçirmeyi planladıkları projelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Karaaslan, dijital hastane uygulamaları, sağlıkta akreditasyon ve robotik cerrahi alanlarında yürütülen çalışmalarla hastanenin hizmet kalitesini daha ileriye taşımayı amaçladıklarını söyledi. Özellikle hastaların hastanede geçirdiği süreyi azaltmayı ve sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirten Karaaslan, yeni dönemde dijital dönüşüm çalışmalarına ağırlık vereceklerini ifade etti.   “Ben Geldim” Uygulamasıyla Sıra Bekleme Azalacak   Hastaların randevularını WhatsApp, telefon ve internet üzerinden alabildiklerini ancak hastaneye geldiklerinde poliklinik sekreterliğine uğrayarak sıra numarası almak zorunda kaldıklarını belirten Karaaslan, bu süreci kolaylaştırmak amacıyla yeni bir uygulama geliştirdiklerini söyledi. “Ben Geldim” adı verilen mobil uygulamayla hastaların sekreterliğe uğramadan muayene sıralarını takip edebileceklerini ifade eden Karaaslan, “Hastamız, indirdiği mobil uygulamayla ‘Ben Geldim’ butonuna bastığı anda ilgili branşta kaçıncı sırada olduğunu telefon ekranında görebilecek. Böylece sekreterliğe uğramadan doğrudan doktorumuzun yanına ulaşabilecek” dedi.   Hastanede Gereksiz İşlemler Azaltılacak Yeni uygulamanın yalın hastane modelinin önemli bir parçası olacağını belirten Karaaslan, hastaların zaman kaybetmesine neden olan gereksiz işlem basamaklarını ortadan kaldırmayı hedeflediklerini kaydetti. Sağlık hizmetlerinde hız ve verimliliği artıracak benzer dijital uygulamaların da önümüzdeki süreçte devreye alınmasının planlandığını ifade etti.   Sağlıkta Akreditasyon Hedefi Turgut Özal Tıp Merkezi’nin öncelikli hedefleri arasında sağlıkta akreditasyonun da bulunduğunu açıklayan Karaaslan, ekim ayında başvuru yapılmasının planlandığını bildirdi. Akreditasyonun hasta güvenliği, çalışan sağlığı ve sağlık hizmetlerinin kalitesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Karaaslan, “Yalın hastanenin en önemli özelliklerinden biri akredite olmaktır. Gereksiz basamakları ortadan kaldıracak, gerekli basamaklarla hastalarımıza hizmet vereceğiz. Amacımız çalışanlarımızın iş sağlığını korumak, hasta haklarını maksimum düzeye çıkarmak ve hocalarımızın gereksiz işlerle uğraşmak yerine daha önemli işlere odaklanmasını sağlamaktır” ifadelerini kullandı. Akreditasyon sürecinin kapsamlı ve zorlu aşamalardan oluştuğunu belirten Karaaslan, ekip olarak bu hedefe ulaşacaklarına inandığını söyledi.   Robotik Cerrahi İçin Çalışmalar Sürüyor   Hastanenin teknolojik altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Karaaslan, robotik cerrahi sisteminin de Turgut Özal Tıp Merkezi’ne kazandırılmasının hedeflendiğini açıkladı. Robotik cerrahinin hassas operasyonlarda önemli avantajlar sağladığını ifade eden Karaaslan, bu teknolojinin damar ve sinir yapılarının korunmasına katkı sunduğunu, ameliyat sonrası gelişebilecek komplikasyon risklerinin azaltılmasına yardımcı olabildiğini söyledi. Karaaslan, “Bizim gibi nitelikli hizmet veren bir hastanenin robotik cerrahiye de sahip olması gerekiyor. İnşallah en kısa zamanda robotik cerrahiyle hastanemizi tanıştıracak ve Malatya halkımızı bu konfora ulaştıracağız” dedi.  

14.10
SAĞLIK

Prostat Büyümesinde Bu 5 Belirtiye Dikkat!

Özellikle 50 yaşından sonra erkeklerde görülme sıklığı artan iyi huylu prostat büyümesi, yaşam kalitesini olumsuz etkilerken tedavi edilmediğinde mesane ve böbrek sağlığını da tehdit edebiliyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, idrar alışkanlıklarında yaşanan değişimlerin yaşlanmanın doğal sonucu olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, dikkat edilmesi gereken 5 önemli belirtiyi açıkladı.   Erkeklerde ilerleyen yaşla birlikte sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan iyi huylu prostat büyümesi, erken dönemde fark edilmediğinde ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor. Türkiye’yi de kapsayan geniş ölçekli bir araştırmaya göre 50 yaş üzerindeki her 100 erkekten 14’ü prostat büyümesi sorunu yaşarken, uluslararası veriler bu yaş grubundaki erkeklerin yaklaşık yarısında prostat büyümesi görülebildiğini ortaya koyuyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, toplumun yaşlanması ve yaşam süresinin uzamasının yanı sıra bazı yaşam alışkanlıklarının da hastalıkla ilişkili olabileceğini belirtti.   Yanlış Yaşam Alışkanlıkları Şikayetleri Artırıyor   Obezite, hareketsiz yaşam, metabolik sendrom ve diyabetin iyi huylu prostat büyümesi ve buna bağlı idrar yolu şikayetleriyle ilişkili olabildiğini ifade eden Topuz, özellikle aşırı kafein ve alkol tüketiminin, akşam saatlerinde fazla sıvı alınmasının ve hareketsizliğin belirtileri artırabileceğini söyledi. Bu alışkanlıkların tek başına hastalığa neden olmadığını vurgulayan Topuz, sık idrara çıkma, ani sıkışma ve gece tuvalete kalkma gibi yakınmaların dikkate alınması gerektiğini kaydetti.   Prostat Büyümesinin 5 Önemli Belirtisi   1. İdrar Akımında Zayıflama: İdrarın eskisine göre daha yavaş, ince veya düşük basınçla gelmesi, prostat büyümesinin en yaygın belirtileri arasında bulunuyor. İdrar yapma süresinin uzaması ve akımın damlama şeklinde sonlanması da önemli uyarı işaretleri arasında yer alıyor. 2. İdrara Başlamada Güçlük: Tuvalete gidildiğinde idrarın hemen başlayamaması, ıkınma ihtiyacı ve idrarın kesik kesik gelmesi, idrar kanalında tıkanıklık olabileceğine işaret ediyor. Hastalığın ilerlemesiyle mesane kaslarının yorulması, idrar yapmayı daha da zorlaştırabiliyor. 3. Sık İdrara Çıkma ve Ani Sıkışma: Gün içerisinde normalden daha sık tuvalete gitme, idrarı erteleyememe ve ani sıkışma hissi, prostat büyümesine bağlı gelişebiliyor. Bazı hastalarda bu duruma idrar kaçırma da eşlik edebiliyor. 4. Geceleri Sık Sık Tuvalete Kalkma: Gece boyunca birden fazla kez idrara çıkmak, uyku kalitesini düşürerek gündüz yorgunluğuna ve dikkat kaybına neden olabiliyor. İleri yaştaki bireylerde gece tuvalete giderken düşme ve yaralanma riski de artabiliyor. 5. Mesanenin Tam Boşalmadığı Hissi: İdrar yaptıktan kısa süre sonra yeniden tuvalete gitme ihtiyacı duyulması, mesanede artık idrar kaldığının belirtisi olabiliyor. Bu durum enfeksiyon, mesane taşı ve ani idrar yapamama riskini artırabiliyor.   Böbrek Sağlığını da Tehdit Edebiliyor Prostat büyümesinin yalnızca günlük yaşamı etkileyen bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Topuz, uzun süre devam eden ciddi idrar yolu tıkanıklığının mesane fonksiyonlarını bozabileceğini, ileri vakalarda ise böbrekleri olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Gece sık idrara çıkmanın her zaman prostat büyümesinden kaynaklanmadığını da hatırlatan Topuz, diyabet, uyku apnesi, kalp hastalıkları ve kullanılan bazı ilaçların da benzer şikayetlere yol açabileceğini söyledi.   Tedavide Yeni Nesil Yöntemler Öne Çıkıyor   Tıp teknolojisindeki gelişmelerle birlikte iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde yeni yöntemler uygulanıyor. Bunlar arasında lazer teknolojisiyle gerçekleştirilen HoLEP ve su buharı enerjisinden yararlanılan Rezum yöntemleri bulunuyor. Her iki işlemin de idrar kanalından girilerek vücutta kesi oluşturulmadan gerçekleştirildiğini belirten Topuz, yöntemlerin çalışma prensipleri, etki süreleri ve uygun oldukları hasta grupları bakımından farklılık gösterdiğini ifade etti. Yeni nesil tedavilerin uygun hastalarda daha az kanama ve daha erken taburculuk gibi avantajlar sağlayabildiğini kaydeden Topuz, tedavi seçiminin prostatın büyüklüğü, hastanın genel sağlık durumu ve beklentileri doğrultusunda yapılması gerektiğini vurguladı.   Belirtileri Yaşlanmaya Bağlayıp İhmal Etmeyin İdrar alışkanlıklarında meydana gelen değişikliklerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Bahadır Topuz, erken tanı ve uygun tedavinin olası komplikasyonların önlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Topuz, en doğru tedavi yönteminin ayrıntılı ürolojik muayene ve gerekli tetkiklerin ardından hasta ile hekim tarafından ortaklaşa belirlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

GENEL

Tümü →
Arıların Saldırısına Uğradı, Ölümden Döndü GENEL

Arıların Saldırısına Uğradı, Ölümden Döndü

Elazığ’ın Baskil ilçesinde kovanlarının bakımını yaptığı sırada yüzlerce arının saldırısına uğrayan arıcı Nuri Toğantemur, vücudunun çeşitli yerlerinden sokuldu. Bilincini kaybeden ve hastaneye kaldırılan Toğantemur, Malatya’da gördüğü tedavinin ardından taburcu edildi. Arıcının saldırgan arılardan kurtulmaya çalıştığı anlar kameraya yansıdı.   Elazığ’ın Baskil ilçesinde arıcılık yapan Nuri Toğantemur, kovanlarına bakım yapmak istediği sırada arıların saldırısına uğradı. Arılara şerbet ve kek vermek amacıyla kovanın kapağını açan Toğantemur, bir anda yüzlerce arının hedefi oldu. Koruyucu kıyafetindeki yırtıklardan içeri giren arılar, Toğantemur’u vücudunun çeşitli yerlerinden soktu.   Arılardan Kaçmaya Çalıştı, Kurtulamadı   Arıların saldırısı karşısında büyük panik yaşayan Toğantemur, önce bir kayısı ağacının dibine sığındı. Ancak arıların saldırısının devam etmesi üzerine kaçmaya başladı. Özellikle ayak ve bacaklarından çok sayıda arının soktuğu Toğantemur, son çare olarak üzerindeki koruyucu kıyafeti çıkararak arılardan uzaklaşmaya çalıştı. Yaşanan korku dolu anlar ise kameraya saniye saniye yansıdı.   Bilincini Kaybetti, Malatya’ya Sevk Edildi Çok sayıda arının sokması sonucu fenalaşan Toğantemur, yeğeni tarafından Malatya’nın Kale ilçesindeki Kale Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Hastaneye ulaştığında bilincinin kapandığını ve gözlerinin karardığını belirten Toğantemur’a acil serviste ilk müdahale yapıldı. Buradaki müdahalenin ardından ambulansla Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edilen Toğantemur, tedavi altına alındı. Tedavisi tamamlanan arıcı, sağlık durumunun düzelmesi üzerine taburcu edildi.   “Kovanı Açtım, Bir Anda Üzerime Saldırdılar”   Yaşadığı korku dolu anları anlatan Nuri Toğantemur, arıların bir anda saldırıya geçtiğini belirterek, “Arılara şerbet ve kek verecektim. Kovanın kapağını açtım, birden bana saldırdılar. Üzerimdeki kıyafet biraz delinmiş ve yırtılmıştı. Arılar oradan içeri girince her tarafımı sokmaya başladılar. Ayaklarıma ve bacaklarıma doluştular” dedi.   “Gözlerim Karardı, Hiçbir Şey Göremedim” Arılardan kurtulmak için büyük mücadele verdiğini söyleyen Toğantemur, “Bir kayısı ağacının dibine oturdum. Baktım olmuyor, kaçmaya başladım. Kaçtıkça daha fazla saldırdılar. Yapacak bir şey kalmayınca en son kıyafeti çıkarıp attım. Yeğenim beni hastaneye götürdü. Hastaneye geldiğimde bilincim kapalıydı, gözlerim kararmıştı, hiçbir şey göremiyordum. Acilde yapılan müdahale, iğne ve serum tedavisinden sonra biraz kendime geldim. Kale’den ambulansla Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edildim. Allah’a çok şükür şimdi iyiyim” ifadelerini kullandı. Yaşadığı olayın ardından sağlığına kavuşan Toğantemur’un arılardan kurtulmak için verdiği mücadele, kameralara yansıyan görüntülerle ortaya çıktı.

46 Okunma 8 saat önce

Ekonomi & Finans

Tümü →
EKONOMİ

Malatya’da 100 Genç İş Dünyasıyla Buluştu

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Mezun–İşveren Eşleştirme Programı kapsamında, Dijital Gençlik Merkezi’nde (DİGEM) eğitimlerini tamamlayan yaklaşık 100 genç, 10’un üzerinde firmanın temsilcileriyle bir araya gelerek iş ve staj fırsatlarını değerlendirdi.   Malatya Büyükşehir Belediyesi, gençlerin mesleki eğitimlerini istihdama dönüştürmelerine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Avrupa Birliği finansmanı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) iş birliğiyle yürütülen “Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi” kapsamında Mezun–İşveren Eşleştirme Programı düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi Şehir Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen programda, DİGEM bünyesinde eğitim alan yaklaşık 100 genç, 10’un üzerinde firmanın temsilcileriyle buluştu.   Gençler İşverenlerle Birebir Görüştü Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Hizmetleri Birimi ile Basın Yayın Dairesi Başkanlığı İstihdam Merkezi Birimi iş birliğinde düzenlenen etkinlikte, gençlerin özgeçmişleri, mesleki yeterlilikleri ve kariyer hedefleri değerlendirildi. İşverenlerle birebir görüşme fırsatı bulan gençler, firmaların açık iş pozisyonları ve staj olanakları hakkında bilgi aldı. Programla, eğitim süreçlerinde kazanılan bilgi ve becerilerin iş dünyasının ihtiyaçlarıyla buluşturulması hedeflendi.   Eğitimden İstihdama Köprü Kuruluyor   Dijital Gençlik Merkezi’nde yapay zekâ, yazılım, veri tabanı, e-ticaret ve bilişim teknolojileri gibi alanlarda eğitim alan gençler, program sayesinde iş dünyasıyla doğrudan temas kurma imkânı elde etti. Etkinliğe katılan mezunlar, verilen eğitimlerin mesleki gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu belirterek, işverenlerle bir araya gelmelerini sağlayan organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi.   “Malatya’da Bu Tür Eğitimler Çok Önemli”   DİGEM bünyesinde dört farklı eğitim programına katıldığını belirten Hatice Orhan, “Yapay zekâ, Python ve veri tabanı, marka yönetimi ve bilişim teknolojileri alanlarında eğitim aldım. Malatya’da imkânların fazla olmadığı bir yerde bu programı çok faydalı buluyorum. Bana çok şey kattı. İlerleyen dönemlerde çalışma hayatımda da etkili olacağına inanıyorum” dedi. Gazi Üniversitesi Uçak Teknolojisi Bölümü mezunu Zehra Babacan ise web yazılım geliştirme, mobil uygulama geliştirme ve yapay zekâ eğitimlerine katıldığını belirterek, “Kendini geliştirmek isteyen ve iş arayan arkadaşlar için oldukça faydalı eğitimler olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.   “İşverenlere Ulaşmak İçin Önemli Bir Fırsat”   Enerji Sistemleri Yüksek Mühendisi Nurcan Çalhan da DİGEM’de yazılım eğitimi aldığını belirterek, programın gençler açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Çalhan, “Malatya açısından değerlendirdiğimizde olması gereken bir etkinlikti. İşverenlere ulaşmak ve işe başladıktan sonra bizleri nelerin beklediğini görmek açısından faydalı olacağını düşünüyorum. İşverenlerle görüşme gerçekleştireceğim, iyi geçmesini umuyorum” diye konuştu. DİGEM’de e-ticaret eğitimi alan Azra Reyhan Hasıripi ise etkinliğin verimli geçtiğini ifade ederek, “Birçok firmanın burada bulunması ve doğrudan görüşme imkânı sağlanması çok güzel. Kendimi bu alanda geliştirmeyi düşünüyorum” dedi.   Genç İstihdamına Destek Sürecek   Malatya Büyükşehir Belediyesi, gençlerin dijital becerilerini geliştirmek, mesleki yeterliliklerini artırmak ve istihdam olanaklarına erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla eğitim ve iş dünyasını bir araya getiren projelerini sürdürmeyi hedefliyor. Programın, gençlerin kariyer planlamalarına katkı sunmasının yanı sıra kentte nitelikli iş gücünün gelişmesine de destek olması amaçlanıyor.

41 8 saat önce
EKONOMİ

Tarım Ürünleri Üretici Fiyatları Eylülde Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,99 azalırken, yıllık bazda yüzde 12,93 arttı. Yıllık fiyat artışında yüzde 61,07 ile sebze grubu ilk sırada yer aldı.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı eylül ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Verilere göre, tarım ürünleri üretici fiyatlarında aylık bazda düşüş yaşanırken, yıllık artış devam etti. Tarım-ÜFE, eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,99 azalırken, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 7,03, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,93 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 30,64 artış gösterdi.   Tarımın Üç Sektöründe Düşüş   Sektörel bazda değerlendirildiğinde, eylül ayında bir önceki aya göre tarım ve avcılık ürünleri ile ilgili hizmetlerde yüzde 1,66, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 2,75, balıkçılık ve su ürünleri ile ilgili hizmetlerde ise yüzde 9,93 oranında düşüş kaydedildi.   Çok Yıllık Bitkisel Ürünlerde Yüzde 8,37 Azalış Ana ürün grupları incelendiğinde, tek yıllık bitkisel ürünlerde aylık yüzde 0,03, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 1 artış yaşandı. Buna karşılık, meyve üretimini de kapsayan çok yıllık bitkisel ürünler grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 8,37 geriledi.   Sebze Fiyatları Bir Yılda Yüzde 61 Arttı Yıllık bazda en yüksek fiyat artışı sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti. Söz konusu ürün grubunda üretici fiyatları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 61,07 yükseldi. Aylık bazda en sert düşüş ise tropikal ve subtropikal meyvelerde görüldü. Bu grupta üretici fiyatları eylül ayında yüzde 14,69 azaldı.  

39 11 saat önce
EKONOMİ

Şeker Pancarı Alım Fiyatı 3 Bin 720 TL Oldu

Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER), 2026-2027 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatını açıkladı. Kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 TL olarak belirlenen fiyat, üreticilere duyuruldu.   Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026-2027 üretim yılına ilişkin şeker pancarı alım fiyatının belirlendiğini bildirdi. Yapılan açıklamaya göre, TÜRKŞEKER tarafından uygulanacak alım fiyatı, kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 TL oldu.   Üreticiye Alım Güvencesi   Bakanlık açıklamasında, şeker pancarı üretiminin tarımsal üretim ve sanayi açısından stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı. Sözleşmeli üretim modeli sayesinde çiftçilere alım güvencesi sağlandığı belirtilirken, bu sistemin üretimde sürdürülebilirliğe ve üreticilerin gelecek dönem planlamalarına katkı sunduğu ifade edildi.   Şeker Sanayisi İçin Stratejik Ürün Şeker pancarının yalnızca şeker üretiminde değil, tarıma dayalı sanayinin gelişiminde de önemli rol oynadığına dikkat çekildi. Tarladan fabrikaya uzanan üretim zincirinin Türkiye’nin şeker sanayisinin geleceği açısından büyük önem taşıdığı belirtilerek, alınan kararın üreticilere ve ülke ekonomisine hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulunuldu.   Malatya’da Hedef 60 Bin Ton Şeker Öte yandan, Malatya Şeker Fabrikası’nda 2026-2027 üretim sezonunun 71’inci pancar alım kampanyası 3 Eylül 2026 tarihinde başladı. Günlük 3 bin 800 ton pancar işleme kapasitesine sahip fabrikada, kampanya döneminin 2027 yılı ocak ayının ilk haftasında tamamlanması planlanıyor. Şeker-İş Sendikası Malatya Şube Başkanı Nuri Murat’ın daha önce yaptığı açıklamaya göre, fabrikada bu sezon yaklaşık 500 bin ton şeker pancarının işlenerek 60 bin ton kristal şeker, 150 bin ton küspe ve 20 bin ton melas üretilmesi hedefleniyor.   Malatya’nın yanı sıra çevre illerdeki üreticilerden de pancar alımı gerçekleştiren fabrika, bölge tarımı ve ekonomisine katkı sağlamayı sürdürüyor. 1956 yılında faaliyete başlayan Malatya Şeker Fabrikası, şeker üretiminin yanı sıra sağladığı istihdamla da kent ekonomisinde önemli bir yer tutuyor.

41 12 saat önce
EKONOMİ

Sadıkoğlu’ndan Konteyner Esnafı İçin Yıl Sonuna Kadar Süre Talebi

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geçici ticaret alanlarında faaliyet gösteren işletmelere yönelik tahliye sürecinin mağduriyetlere yol açabileceğini belirterek, konteynerlerin boşaltılması için 2026 yılı sonuna kadar süre tanınmasını istedi.   Malatya’da 6 Şubat depremlerinin ardından kurulan geçici ticaret alanlarındaki konteynerlerin tahliyesi gündemdeki yerini koruyor. Kent merkezinde yeniden inşa edilen çarşılarda işyeri teslimlerinin başlamasıyla birlikte konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelere tahliye tebligatları gönderilirken, henüz kalıcı işyerine kavuşamayan esnafın durumu endişeye neden oluyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, depremden bu yana 21 metrekarelik konteynerlerde ticaretini sürdürmeye çalışan esnafın ekonomik açıdan zor bir süreçten geçtiğini belirtti.   Her Esnafın Şartları Aynı Değil   Yeni çarşıların tamamlanması ve işyerlerinin teslim edilmeye başlanmasının Malatya ekonomisi açısından önemli olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, tahliye sürecinde işletmelerin mevcut koşullarının dikkate alınması gerektiğini söyledi. Sadıkoğlu, “Depremin üzerinden üç yılı aşkın zaman geçti. Esnafımız bu süreçte 21 metrekarelik konteynerlerde ayakta kalmaya, ticaretini sürdürmeye, ailesinin geçimini sağlamaya çalıştı. Şimdi yeni işyerlerinin teslim edilmesiyle birlikte konteynerlerin boşaltılması isteniyor. Elbette şehrimizin yeniden ayağa kalkmasını, esnafımızın kalıcı işyerlerine taşınmasını hepimiz istiyoruz. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken ciddi mağduriyetler var. Her esnafımızın şartları aynı değil” dedi.   Hak Sahibi Olmayan Esnaf Nereye Gidecek?   Deprem öncesinde kiracı olan ve yeni işyerlerinde hak sahipliği bulunmayan işletmelerin durumuna dikkat çeken Sadıkoğlu, bazı işyerlerinin ise altyapı eksiklikleri nedeniyle henüz kullanıma uygun olmadığını belirtti. Sadıkoğlu, “Bir kısım esnafımız yeni işyerine taşındı. Ancak hâlâ hak sahipliği kapsamında işyeri teslim alamayan işletmelerimiz var. Deprem öncesinde kiracı olan, dolayısıyla yeni yapılan işyerlerinde hak sahibi olmayan esnafımız var. Bazı üyelerimize yeni işyerleri teslim edilmiş olsa da altyapı eksiklikleri nedeniyle buralar henüz ticari faaliyete uygun değil. Bir de ekonomik şartlar nedeniyle yeni bir işyeri kiralayabilecek durumda olmayan esnafımız var. Şimdi bu insanlara kısa süre içerisinde konteynerlerini boşaltmaları söyleniyor. Peki, bu işletmeler nereye gidecek? Ticaretini nerede sürdürecek?” ifadelerini kullandı.   Tahliyeler İçin Yıl Sonuna Kadar Süre İstedi   Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerin mağdur edilmemesi için tahliye sürecinin yeniden değerlendirilmesini isteyen Sadıkoğlu, 2026 yılı sonuna kadar ek süre verilmesi çağrısında bulundu. Sadıkoğlu, “Bizim talebimiz son derece açık ve makuldür. Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerimize 2026 yılı sonuna kadar süre tanınsın. Bu süre içerisinde yeni işyerlerinin eksiklikleri tamamlansın, hak sahipliği ve teslim süreçleri sonuçlandırılsın. Hak sahibi olmayan, kiracı durumundaki esnafımızın da yeni işyerlerine erişebilmesi için çözüm yolları geliştirilsin. Hiçbir esnafımız gidecek yeri olmadan konteynerinden çıkarılmasın” diye konuştu.   Esnafımızı Ticaretinden Koparmayalım Depremde işyerlerini, sermayelerini ve müşteri çevrelerini kaybeden esnafın tüm zorluklara rağmen kentte ticaretini sürdürmeye çalıştığını belirten Sadıkoğlu, işletmelerin kapanmasının çalışanları ve ailelerini de olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Sadıkoğlu, “Bu şehirde esnafımız çok ağır bedeller ödedi. İşyerini, sermayesini, müşterisini kaybetti. Buna rağmen Malatya’yı terk etmedi, konteynerde de olsa ticaretini sürdürmeye çalıştı. Bugün yapılması gereken, bu mücadeleye destek olmaktır. Depremde işyerini kaybeden esnafımızı şimdi de ticaretinden koparmayalım. Bir işletmenin kepenk kapatması sadece o işletmenin değil, yanında çalışan insanların ve ailelerinin de mağdur olması demektir” dedi.   Son Esnafa Kadar Takipçisi Olacağız Malatya’nın ekonomik olarak yeniden ayağa kalkmasının yalnızca yeni binaların yapılmasıyla mümkün olmayacağını ifade eden Sadıkoğlu, kalıcı işyerlerinde ticari hayatın canlanmasının da büyük önem taşıdığını kaydetti. Sadıkoğlu, “Esnafımızın sesine kulak verilmesini, tahliye sürecinde aceleci davranılmamasını ve yıl sonuna kadar süre tanınmasını talep ediyoruz. Üyelerimizin yaşadığı mağduriyetleri her platformda dile getirmeye, son esnafımız kalıcı ve güvenli işyerine kavuşana kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

41 13 saat önce
EKONOMİ

Çeltik Alım Fiyatları Belli Oldu: Alımlar 15 Ekim’de Başlıyor

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026 yılı çeltik alım fiyatlarını açıkladı. Baldo grubu çeltikte ton başına 45 bin TL olarak belirlenen alım fiyatları, ürün çeşidine göre 32 bin TL ile 45 bin TL arasında değişiyor. Alımlar 15 Ekim’de başlayacak, üreticilere ödemeler ise ürün teslimatını takip eden 21’inci günden itibaren yapılacak.   Tarım ve Orman Bakanlığı, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2026 yılı çeltik alım fiyatlarını kamuoyuyla paylaştı. Eylül ayı ortasında başlayan hasat sürecinin devam ettiği belirtilirken, üreticilerin merakla beklediği alım fiyatları da netleşti. TMO tarafından yapılan açıklamada, hasat sürecinin ve piyasa koşullarının yakından takip edildiği, üreticilerin desteklenmesi ve piyasa istikrarının korunması amacıyla alım fiyatlarının belirlendiği ifade edildi.   En Yüksek Fiyat Baldo Çeltikte Açıklanan fiyatlara göre Baldo grubu çeltik, ton başına 45 bin TL ile en yüksek alım fiyatına sahip ürün oldu. Cammeo grubu çeltikte ton başına 43 bin TL, Osmancık grubunda 38 bin TL, diğer çeşitlerde ise 32 bin TL alım fiyatı belirlendi. Böylece çeltikte kilogram başına alım fiyatları, ürün grubuna göre 32 TL ile 45 TL arasında değişecek.   Alımlar 15 Ekim’de Başlayacak TMO’nun çeltik alımlarına yönelik teknik altyapı, depolama kapasitesi, personel planlaması ve finansman hazırlıklarını tamamladığı bildirildi. Üreticilerin ürünlerini belirlenen fiyatlar üzerinden teslim edebileceği alım süreci, 15 Ekim 2026 Perşembe günü başlayacak.   Ödemeler 21’inci Günden İtibaren Yapılacak Üreticilerin nakit akışı açısından önem taşıyan ödeme takvimi de açıklandı. Buna göre ürün bedelleri, teslimat tarihini takip eden 21’inci günden itibaren üreticilerin banka hesaplarına aktarılacak.   Çeltik Üretiminde Artış Bekleniyor Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2026 yılında çeltik üretiminin bir önceki yıla kıyasla yüzde 7,7 artarak 1 milyon 75 bin tona ulaşması bekleniyor. Açıklanan yeni alım fiyatlarının, hasat döneminde üreticilerin pazarlama kararları ve çeltik piyasasındaki fiyat oluşumu açısından önem taşıması bekleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, yeni alım döneminin tüm üreticilere hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulundu.

29 dün
EKONOMİ

Türkiye’de Süt, Tavuk Eti Ve Yumurta Üretimi Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ağustos ayında süt, tavuk eti ve yumurta üretiminde yıllık bazda artış kaydedildi. Toplanan inek sütü miktarı yüzde 9,5, tavuk eti üretimi yüzde 3,7, yumurta üretimi ise yüzde 21,4 yükseldi.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Ağustos ayına ilişkin süt ve süt ürünleri ile kümes hayvancılığı üretim istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, Türkiye genelinde hayvansal üretimin önemli kalemleri arasında yer alan süt, tavuk eti ve yumurta üretiminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla artış yaşandı. Özellikle yumurta üretimindeki yükseliş dikkat çekti.   Süt Üretimi 1 Milyon Tonu Aştı   Ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,5 artarak 1 milyon 21 bin 399 tona ulaştı. Temmuz ayında 987 bin 644 ton olan toplanan süt miktarı, ağustosta aylık bazda yüzde 3,4 artış gösterdi. Aynı dönemde içme sütü üretimi de yüzde 6,3 yükselerek 130 bin 610 tondan 138 bin 885 tona çıktı.   Peynir Ve Tereyağı Üretimi Yükseldi   Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre inek peyniri üretimi yüzde 3,4, ayran ve kefir üretimi yüzde 0,8, içme sütü üretimi yüzde 4,8, tereyağı ve sadeyağ üretimi ise yüzde 7,5 arttı. Yoğurt üretiminde ise yüzde 0,9 oranında düşüş kaydedildi. Ağustos ayında 138 bin 885 ton içme sütü, 134 bin 781 ton yoğurt, 99 bin 433 ton ayran ve kefir, 71 bin 334 ton inek peyniri ile 8 bin 966 ton tereyağı ve sadeyağ üretildi.   Yumurta Üretiminde Yüzde 21,4'lük Artış   Kümes hayvancılığı verilerine göre, ağustos ayında tavuk yumurtası üretimi geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 21,4 artarak 2 milyar 40 milyon 54 bin adede ulaştı. Temmuz ayında 1 milyar 904 milyon 42 bin adet olan yumurta üretimi, ağustosta aylık bazda yüzde 7,1 yükseldi. Tavuk eti üretimi ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,7 artarak 237 bin 749 ton olarak gerçekleşti. Aynı dönemde kesilen tavuk sayısı yüzde 1,6 artışla 128 milyon 675 bine yükseldi.   Tavuk Eti Üretimi Aylık Bazda Geriledi   Tavuk eti üretiminde yıllık artışa rağmen aylık bazda düşüş yaşandı. Temmuz ayında 251 bin 861 ton olarak gerçekleşen tavuk eti üretimi, ağustosta yüzde 5,6 azalarak 237 bin 749 tona geriledi. Böylece ağustos ayında yumurta üretimi bir önceki aya göre artarken, tavuk eti üretiminde düşüş kaydedildi.   Sekiz Ayda 15 Milyarı Aşkın Yumurta Üretildi   Ocak-Ağustos döneminde tavuk yumurtası üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,8 artarak 15 milyar 128 milyon 692 bin adede ulaştı. Aynı dönemde tavuk eti üretimi yüzde 1,4 artışla 1 milyon 859 bin 144 ton, kesilen tavuk sayısı ise yüzde 1,4 yükselişle 997 milyon 668 bin oldu. Ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı da yılın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,8 arttı.   Süt Ürünlerinde Sekiz Aylık Tablo   Ocak-Ağustos döneminde süt ürünlerinin büyük bölümünde üretim artışı kaydedildi. Geçen yılın aynı dönemine göre içme sütü üretimi yüzde 8,2, ayran ve kefir üretimi yüzde 7,6, yoğurt üretimi yüzde 7, inek peyniri üretimi ise yüzde 3,6 arttı. Tereyağı ve sadeyağ üretimi ise aynı dönemde yüzde 1,1 azaldı.   Hayvansal Üretimde Artış Eğilimi   TÜİK'in açıkladığı veriler, ağustos ayında süt ve kümes hayvancılığı sektörlerinde yıllık bazda üretim artışının sürdüğünü ortaya koydu. Yıllık artış oranları karşılaştırıldığında yüzde 21,4 ile yumurta üretimi ilk sırada yer alırken, toplanan inek sütü miktarında yüzde 9,5, tavuk eti üretiminde ise yüzde 3,7 artış gerçekleşti. Bununla birlikte tavuk eti ve yoğurt üretiminde bazı dönemsel gerilemeler yaşanması, hayvansal üretim kalemlerinin farklı seyirler izlediğini gösterdi.  

53 dün
DOLAR 49,3900 %0,03
EURO 55,1231 %-0,33
STERLİN 65,1922 %-0,45
ALTIN 6.514,56 %-1,40
GÜMÜŞ 88,33 %-6,02
BİST 12.118,29 %-1,08
BTC $81.749 %-1,97
BRENT $106,06

Spor Arena

Süper Lig, Avrupa kupaları ve tüm branşlardan son gelişmeler

Tümü
Malatyalı Karateci Mehmet Yusuf Çelik Bölge Şampiyonu Oldu SPOR

Malatyalı Karateci Mehmet Yusuf Çelik Bölge Şampiyonu Oldu

Gaziantep'te 10-11 Ekim tarihlerinde 24 ilin katılımıyla düzenlenen 6. Bölge Karate Yıldızlar ve 14-15 Yaş Grubu Son Etap Müsabakalarında Malatya'yı temsil eden Mehmet Yusuf Çelik, +76 kilogram kategorisinde şampiyon olarak önemli bir başarıya imza attı.   Malatyalı genç karateci Mehmet Yusuf Çelik, Gaziantep'te gerçekleştirilen bölge müsabakalarında şampiyonluk elde ederek kentine büyük gurur yaşattı. 10-11 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenen 6. Bölge Karate Yıldızlar ve 14-15 Yaş Grubu Son Etap Müsabakalarına 24 ilden sporcular katıldı. Malatya'nın tek sporcuyla temsil edildiği organizasyonda Mehmet Yusuf Çelik, +76 kilogram kategorisinde mücadele etti.   Tek Sporcu İle Katıldı, Şampiyon Oldu   Farklı illerden sporcuların katıldığı müsabakalarda başarılı bir performans ortaya koyan Mehmet Yusuf Çelik, rakiplerini geride bırakarak kategorisinde birincilik kürsüsüne çıktı. Malatya'yı tek başına temsil ettiği organizasyondan altın madalyayla dönen genç karateci, elde ettiği şampiyonlukla kent sporuna önemli bir başarı kazandırdı.   Malatya Sporuna Gurur Yaşattı   Gaziantep'te iki gün süren organizasyonu şampiyon olarak tamamlayan Mehmet Yusuf Çelik'in başarısı, Malatya'da bireysel spor branşlarında elde edilen derecelere bir yenisini ekledi. 24 ilin katıldığı müsabakalarda +76 kilogram kategorisinin zirvesine çıkan genç sporcu, elde ettiği dereceyle Malatya'nın karate branşındaki başarılı temsilcileri arasında yerini aldı.  

31 2 gün önce

Trendyol Süper Lig

Takım O AV P
1 GALATASARAY A.Ş. 7 5 16
2 BEŞİKTAŞ A.Ş. 7 8 15
3 AMED SPORTİF FAALİYETLER 7 8 14
4 FENERBAHÇE A.Ş. 7 13 13
5 TRABZONSPOR A.Ş. 7 11 13
6 CORENDON ALANYASPOR 7 2 12
7 KOCAELİSPOR 7 2 12
8 ARCA ÇORUM FK 7 4 10
9 KASIMPAŞA A.Ş. 7 0 10
10 ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 7 -2 10

Haftanın Anketi 1 Katılımcı

MALATYA'DA SİVİL TOPLUM ÇALIŞMALARINDA EN ETKİLİ İSİM SİZCE KİM?

ÖNDER SERİNDAĞ 0%
ÖMER KONAKÇI 100%
ALİ CENGİZ 0%
MEHMET ERKAN DOĞAN 0%

Günün Özeti E-Postanıza Gelsin

Türkiye ve dünya gündeminin en sıcak gelişmelerini, piyasa kapanış analizlerini ve özel köşe yazılarını her sabah gelen kutunuzda bulun.

Medya Malatya