Medya Malatya
Medya Malatya
Kaymakam Sungur’dan Öğrencilere Sürpriz Ziyaret
EĞİTİM
5 saat önce • 7 Okunma

Kaymakam Sungur’dan Öğrencilere Sürpriz Ziyaret

Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde Kaymakam Ahmet Fatih Sungur, Savaklı İlkokulu ve anasınıfını ziyaret ederek öğrencilerle buluştu, eğitim faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Doğanşehir Kaymakamı Ahmet Fatih Sungur, ilçeye bağlı Savaklı İlkokulu ve anasınıfını ziyaret ederek okulda incelemelerde bulundu. Ziyaret kapsamında sınıfları gezen Kaymakam Sungur, öğrencilerle bir araya gelerek sohbet etti. Öğrencilerin eğitim süreçleriyle yakından ilgilenen Sungur, okulun fiziki durumu ve yürütülen eğitim-öğretim faaliyetleri hakkında idarecilerden bilgi aldı.   Öğretmenlerin taleplerini dinledi Okul yönetimi ve öğretmenlerle de görüşen Kaymakam Sungur, eğitim faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak öğretmenlerin görüş ve taleplerini dinledi. Sungur, eğitimcilere çalışmalarında başarılar diledi. Doğanşehir’de eğitim kalitesinin artırılması, okulların ihtiyaçlarının yerinde tespit edilmesi ve öğrencilerin daha iyi şartlarda eğitim görmelerinin sağlanması amacıyla okul ziyaretlerinin devam ettiği belirtildi.

İYİ Partili Yücel: “Esnaf Ayağa Kalkmadan Malatya Ayağa Kalkamaz”
POLİTİKA
6 saat önce • 10 Okunma

İYİ Partili Yücel: “Esnaf Ayağa Kalkmadan Malatya Ayağa Kalkamaz”

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, Malatya’da düzenlenen “Sahadan Sandığa” eğitim programında kentin deprem sonrası ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekti. Yücel, esnafın borç yükünden sanayideki istihdam kaybına, kayısı üretiminden kalıcı iş yerlerine kadar birçok konuda çözüm çağrısında bulundu.   İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, partisinin teşkilat yapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Sahadan Sandığa” eğitim programı kapsamında Malatya’da partililerle bir araya geldi. İYİ Parti Malatya İl Binasında gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını İl Başkanı Serdar Yıldız yaptı. Daha sonra söz alan Yücel ise Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yücel, konuşmasının önemli bölümünü 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da yaşanan sorunlara ayırdı. Kentin yeniden ayağa kalkmasının yalnızca konut ve iş yeri inşaatlarının tamamlanmasıyla mümkün olmayacağını belirten Yücel, ticaretin canlandırılması, üretimin desteklenmesi ve nitelikli iş gücünün korunması gerektiğini söyledi.   “Malatya'nın Yeniden Ayağa Kalkması Binalarla Sınırlı Değil”   6 Şubat depremlerinin Malatya'da derin izler bıraktığını ifade eden Yücel, yeniden inşa sürecinin ekonomik ve sosyal kalkınmayla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yücel, “Depremin ardından yürütülen konut ve iş yeri inşaatları elbette önemlidir. Ancak bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların tamamlanmasıyla mümkün değildir. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması; esnafının dükkânını açması, sanayicisinin üretmesi, çiftçisinin emeğinin karşılığını alması ve gençlerinin kendi şehirlerinde gelecek kurabilmesiyle mümkündür” dedi. Yeni yapılan bazı binalarda kullanılan malzemelerin kalitesine ilişkin vatandaşlardan şikâyetler geldiğini öne süren Yücel, ilgili kurumların yapı kalitesi ve güvenliği konusunda etkin denetim yapması gerektiğini belirtti.   “Kalıcı İş Yerine Ulaşamayan Esnafın Sorunları Çözülmeli”   Deprem sonrasında Malatya'da ticari hayatın henüz istenilen düzeye ulaşamadığını savunan Yücel, özellikle geçici ticaret alanlarında faaliyetlerini sürdüren işletmelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının gündeme getirdiği talepleri hatırlatan Yücel, deprem öncesinde kiracı olan ve halen konteynerlerde faaliyet gösteren çok sayıda esnafın kalıcı iş yerine erişmekte zorlandığını söyledi. Yücel, “Bodrum katlarda faaliyet gösteren yaklaşık 150 esnafın iş yeri kura süreçlerinin dışında kalması da çözüm bekliyor. Kalıcı iş yerlerinin tahsisinde hak sahipliği sorunları giderilmeli, ihtiyaç fazlası iş yerleri depremden etkilenen esnafımızın kullanımına sunulmalıdır. Yeni çarşıların ulaşım, otopark ve altyapı sorunları da bir an önce çözülmelidir” ifadelerini kullandı.   “Esnaf Ayağa Kalkmadan Çarşı Canlanmaz”   Depremde sermayesini kaybeden işletmelerin vergi, sigorta primi ve kredi borçları nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Yücel, mücbir sebep kapsamındaki yükümlülüklerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin taleplerine de değinen Yücel, işletmelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman imkânları sağlanması gerektiğini kaydetti. Yücel, “Esnafımız, depremde kaybettiği sermayesini yeniden oluşturamadan biriken vergi, sigorta primi ve kredi borçlarıyla mücadele ediyor. Borçlar için gerçekçi kolaylıklar sağlanmalıdır. Esnaf ayağa kalkmadan çarşı, çarşı canlanmadan Malatya ayağa kalkamaz” diye konuştu.   Sanayi İçin Özel Teşvik Çağrısı   Malatya'daki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin yüksek enerji, finansman ve iş gücü maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Yücel, deprem kaynaklı ilave yüklerin de üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. Özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunması gerektiğini belirten Yücel, deprem bölgesine özel yatırım ve istihdam teşviklerinin uygulanmasını, uygun koşullu finansman sağlanmasını ve organize sanayi bölgelerinin altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi.   “Kayısı Üreticisinin Geleceği Korunmalı”   Malatya ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan kayısı üretimine de değinen Yücel, 2025 yılında yaşanan ağır zirai don felaketine rağmen kuru kayısı ihracatından 303 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini belirtti. Artan üretim maliyetleri, kuraklık ve zirai don risklerinin üreticileri zorladığını ifade eden Yücel, kayısıda sürdürülebilir üretimin sağlanması için yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yücel, “Kayısı üreticilerimiz için erken uyarı ve koruma sistemleri yaygınlaştırılmalı, TARSİM'in kapsamı ve etkinliği güçlendirilmelidir. Lisanslı depoculuk ve işleme tesisleri desteklenerek kayısının daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi sağlanmalıdır” dedi.   Gençlerin Malatya'dan Göç Etmesine Dikkat Çekti   Deprem sonrasında yaşanan nüfus ve nitelikli iş gücü kaybının Malatya'nın geleceği açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Yücel, barınma, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarındaki sorunların kalıcı göçe dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. İnönü Üniversitesi ile Malatya Turgut Özal Üniversitesinin bilimsel birikiminin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturulmasını isteyen Yücel, genç girişimcilerin desteklenmesi ve üniversite mezunlarının Malatya'da istihdam edilmesi için yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yücel, “Bir şehrin en değerli sermayesi insanıdır. Gençlerimizin kendi şehirlerinde gelecek kurabilecekleri ekonomik ve sosyal şartları oluşturmak zorundayız” diye konuştu.   “Malatya İçin Bütüncül Kalkınma Programı Hazırlanmalı”   Malatya'nın sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Yücel, deprem sonrası yeniden yapılanma, sanayi, tarım, ticaret, istihdam ve sosyal hayatı kapsayan bütüncül bir kalkınma programı hazırlanması gerektiğini söyledi. Bu programın üniversiteler, ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla oluşturulması gerektiğini belirten Yücel, somut ve ölçülebilir hedeflerin önemine dikkat çekti.   Ekonomi ve Hukuk Politikalarını Eleştirdi   Türkiye genelindeki ekonomik gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yücel, hayat pahalılığının emeklilerden çiftçilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini savunan Yücel, kamu kurumlarının denetim mekanizmalarını eleştirerek basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında da değerlendirmelerde bulundu. Millî birlik ve üniter devlet yapısına ilişkin partisinin yaklaşımını dile getiren Yücel, Cumhuriyetin kuruluş değerleri ile vatandaşların eşitliği ilkelerinden taviz vermeyeceklerini ifade etti.   “Sorunları Yerinde Tespit Ediyoruz”   “Sahadan Sandığa” eğitim programının teşkilatların kurumsal kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Yücel, program kapsamında saha çalışmaları, siyasi iletişim, sosyal medya kullanımı ve bilgi kirliliğiyle mücadele konularında eğitimler verildiğini söyledi. Parti politikalarının il ve ilçe teşkilatlarınca daha etkin biçimde vatandaşlara aktarılmasını hedeflediklerini kaydeden Yücel, siyasette vatandaşların sorunlarını yerinde tespit etmenin ve ortak akılla çözüm üretmenin önemine vurgu yaptı. İYİ Parti'nin sorunlara somut çözüm önerileri geliştiren bir muhalefet anlayışını benimsediğini ifade eden Yücel, “Bizim hedefimiz; üreten, ürettiğini adil paylaşan, refahı büyüten, hukukun üstünlüğünü ve adaleti yeniden tesis eden güçlü bir Türkiye'dir. Bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Kadrolarımızla, programlarımızla ve milletimize duyduğumuz güvenle hazırız. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması, Türkiye'nin yeniden güçlenmesinin de önemli bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.  

Vali Yavuz: “Konteynerlerde Kalanların Sayısı 10 Binin Altına Düştü”
GENEL
7 saat önce • 9 Okunma

Vali Yavuz: “Konteynerlerde Kalanların Sayısı 10 Binin Altına Düştü”

Malatya Valisi Seddar Yavuz, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte yürütülen çalışmaların büyük ölçüde tamamlanma aşamasına geldiğini belirterek, konteynerlerde kalan kişi sayısının 10 binin altına düştüğünü açıkladı. Yavuz, son dönemde 1.100’ü aşkın aileye kira ve eşya desteği sağlandığını bildirdi.   Malatya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde (AFAD), Vali Seddar Yavuz başkanlığında “İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Toplantısı” gerçekleştirildi. Toplantıda, kentin afetlere hazırlık durumu, kurumlar arası koordinasyon, risk azaltma çalışmaları ve 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen normalleşme süreci değerlendirildi. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Vali Yavuz, Malatya’nın afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine ilişkin önemli veriler paylaştı.   “Konteynerlerde Kalanların Sayısı 10 Binin Altına Düştü” Malatya’da deprem sonrası yürütülen çalışmaların son aşamaya geldiğini ifade eden Vali Yavuz, geçici barınma alanlarında yaşayan vatandaşların kalıcı konutlara geçiş sürecinin devam ettiğini söyledi. Yavuz, “Artık Malatya’mızda işlerimizin sonuna geldik. Konteynerlerde bugün itibarıyla kalan hemşehrilerimizin sayısı 10 binin altına düşmüştür. Ekonomik yoksulluk içinde bulunan hiçbir kimseyi çaresiz bırakmadık, bırakmayacağız. Onlara ev kiralamaları ve eşyaları konusunda yardımda bulunuyoruz, bulunmaya devam ediyoruz” dedi.   “1.100’ü Aşkın Aileye Destek Sağladık” Deprem sonrası ekonomik ve sosyal açıdan dezavantajlı durumda bulunan vatandaşlara yönelik desteklerin sürdüğünü kaydeden Yavuz, özellikle konteynerlerden ayrılarak yeni yaşam alanlarına geçen ailelerin yalnız bırakılmadığını vurguladı. Son dönemde sağlanan yardımlara ilişkin bilgi veren Yavuz, “Bugün itibarıyla bu tür yardımları yaptığımız aile sayısı, son dönem için söylüyorum, 1.100’ü geçmiştir. Dolayısıyla devletimiz hem sosyal hem ekonomik anlamda dezavantajlı bulunan hemşehrilerimizin yanında dimdik duruyor. Onları şefkatle sarıyor” ifadelerini kullandı.   “Malatya’da 125 Bin 239 Bağımsız Bölüm Gerçekleştirildi” Malatya’nın deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde önemli bir aşamaya ulaştığını belirten Vali Yavuz, kentte 125 bin 239 bağımsız bölümün gerçekleştirildiğini söyledi. Yavuz, “Afetten çıkmış bir şehirde geleceğe umutla bakan, yaralarını sarmış, 125 bin 239 bağımsız bölümü gerçekleştirmiş bir şehrin valisi olarak bu onuru, gururu ve sevinci sizlerle paylaşıyorum. Bu şehir sadece bizim değil, Malatyalı hemşehrilerimizin, 86 milyon vatan evladının onuru ve gururudur” diye konuştu. Yürütülen çalışmaların devletin kurumsal kapasitesini ve milletin dayanışma gücünü ortaya koyduğunu ifade eden Yavuz, yeniden yapılanma sürecinde emeği geçen kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.   “Sürekli Mağduriyet Algısıyla Şehri Normalleştiremeyiz”   Deprem sonrası fiziksel yeniden yapılanmanın yanı sıra sosyal ve psikolojik normalleşmenin de önem taşıdığına dikkat çeken Yavuz, yeni konutların ve iş yerlerinin aktif kullanıma geçmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Vali Yavuz, “Şehrimizin normalleşmesi için iş yerlerine taşınılması, yeni konutların aktif olarak kullanılması için iş birliğiyle çalışıyoruz. Siz değerli basın mensuplarımızdan ve Malatyalı hemşehrilerimizden Malatya’nın normalleşmesi konusunda verdiğiniz desteğe devam etmenizi çok önemli görüyorum. Sürekli mağduriyet algısı üzerinden şehri normalleştiremeyeceğimizi, psikolojiyi düzeltemeyeceğimizi hatırlatmak istiyorum” dedi.   “Temel Amacımız Vatandaşlarımızın Hayatını Kurtarmak” İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Toplantısı’nın içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavuz, kurul üyeleri ve çalışma gruplarıyla afet müdahale planlarının ayrıntılı şekilde ele alındığını söyledi. Afetlere müdahalede öncelikli hedefin can kayıplarını önlemek olduğunu belirten Yavuz, şöyle konuştu: “Temel amacımız vatandaşlarımızın hayatını kurtarmak. Bir afet sırasında kesintiye uğrayan hayatı ve faaliyetleri en kısa sürede normale döndürmek. Müdahale çalışmalarını hızlı ve planlı bir şekilde gerçekleştirmek, afet bölgesinin ve çevresinin güvenliğini sağlamak, halk sağlığını korumak, ekonomik ve sosyal kayıpları azaltmak, ikincil afetleri önlemek ve kaynakların etkin kullanılmasını sağlamak hedefleri doğrultusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz.” Afet anında kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin de önem taşıdığını kaydeden Yavuz, kurumlar arasındaki iletişim ve koordinasyonun kesintisiz sürdürülmesinin hedeflendiğini ifade etti.   “Deprem Dışında İklim Değişikliğinin Getirdiği Risklerle de Karşı Karşıyayız” Türkiye’nin deprem kuşağında bulunduğunu hatırlatan Yavuz, afet risklerinin yalnızca depremlerle sınırlı olmadığını, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın da yeni tehditleri beraberinde getirdiğini söyledi. Yavuz, “6 Şubat depremleri göstermiştir ki maalesef ülkemiz bir deprem kuşağı üzerinde bulunuyor. Bunun dışında iklim değişikliği, küresel ısınma gibi yağış rejimini doğrudan etkileyen diğer tehdit ve tehlikelerle de yüzleşiyoruz” ifadelerini kullandı. Toplumun afetlere dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Yavuz, mevcut risklerin analiz edilmesi, altyapının güçlendirilmesi ve yapıların afet güvenliği esas alınarak inşa edilmesinin öncelikli çalışma alanları arasında bulunduğunu belirtti.   Dere Yatakları ve Zemin Etütlerine Dikkat Çekti Malatya’da afet risklerini azaltmaya yönelik çalışmaların Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, Devlet Su İşleri (DSİ), Karayolları ve diğer kamu kurumlarıyla koordineli şekilde sürdürüldüğünü belirten Yavuz, özellikle yapı güvenliği ve riskli alanların değerlendirilmesine dikkat çekti. Yavuz, “İnşallah riskleri azaltarak, daha çok çalışarak, binalarımızı sağlam yaparak, zemin etütlerini gerçekleştirerek ve dere yatakları başta olmak üzere diğer afete konu olabilecek alanlara dikkatli bir şekilde yoğunlaşarak Malatya’mızı ve ülkemizi çok daha güvenli hale getiririz” dedi. Kentte askeri birliklerin bulunmasının da afetlere müdahale kapasitesine önemli katkı sunduğunu ifade eden Yavuz, olası afetlere karşı bütün kurumların hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.   “Malatya Yaralarını Sararak Ayağa Kalktı” Malatya’nın deprem sonrası yeniden ayağa kalkma sürecinde önemli mesafe katettiğini belirten Vali Yavuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a, İçişleri Bakanlığına, AFAD’a, yerel yönetimlere ve kamu kurumlarına teşekkür etti. Yavuz, “Malatya afetten sonra yaralarını saran, dimdik ayağa kalkan, geleceğe umutla bakan bir konuma ulaşmıştır. Hepimiz onurluyuz, gururluyuz, sevinçliyiz. İnşallah birlikte daha çok çalışarak, riskleri azaltarak bir daha böyle afetlerle yüzleşmek zorunda kalmayız” ifadelerini kullandı. Toplantı, Malatya’nın afetlere hazırlık kapasitesinin artırılması, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve olası afetlerde müdahale süreçlerinin daha etkin yürütülmesine yönelik değerlendirmelerle tamamlandı.

Karademir’den Çiftçinin Sorunlarına Dikkat Çeken Çağrı: “Üreticiyi Kaybedersek Üretimi De Kaybederiz”
ÇEVRE
9 saat önce • 10 Okunma

Karademir’den Çiftçinin Sorunlarına Dikkat Çeken Çağrı: “Üreticiyi Kaybedersek Üretimi De Kaybederiz”

Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir, Doğanşehirli muhtarlar ve vatandaşlarla Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde bir araya geldi. Bölgenin sorunları ve vatandaşların taleplerinin istişare edildiği buluşmada, özellikle tarımsal üretim, kayısı ve elma fiyatları, artan maliyetler, altyapı eksiklikleri ve köy evlerinin teslim sürecine ilişkin beklentiler gündeme geldi. Karademir, üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) bir an önce alım yapması ve çiftçilere yönelik desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı. “KÖYLÜMÜZ DEPREMDEN SONRA TOPRAĞINI TERK ETMEDİ” Doğanşehir’in 6 Şubat depremlerinden en ağır etkilenen bölgeler arasında yer aldığını belirten MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, yaşanan tüm zorluklara rağmen üreticilerin topraklarına sahip çıktığını ifade etti. Karademir, “Biz her zaman söylüyoruz; köylü milletin efendisidir. Köylümüzden, üreticimizden ve çiftçimizden razıyız. 6 Şubat depremlerinden sonra vatandaşlarımız köylerini terk etmedi, üretmeye devam etti. Özellikle muhtarlarımız, devletimizle vatandaşlarımız arasında köprü görevi üstlendi. Depremden bu yana büyük fedakârlık gösteren muhtarlarımız, bugün de canla başla çalışmaya devam ediyor.” dedi. Bölgedeki sorunların çözümü için vatandaşların taleplerini dinlediklerini belirten Karademir, istişarelerde gündeme gelen konuları ilgili kurumlara ileteceklerini ve çözüm süreçlerini takip edeceklerini kaydetti. “DEVLETİMİZDEN ALLAH RAZI OLSUN” Karademir, devletin deprem sonrası bölgede yürüttüğü çalışmalara da dikkat çekerek, “6 Şubat depremlerinin ardından devletimiz bütün imkânlarıyla vatandaşlarımızın yanında oldu. Evlerimizin yeniden yapılmasından altyapı çalışmalarına kadar birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Elbette eksiklerimiz ve çözüm bekleyen sorunlarımız var. Bunları dile getirirken devletimizin bugüne kadar yaptığı hizmetleri de unutmamamız gerekiyor. Allah devletimizden razı olsun, devletimizi başımızdan eksik etmesin. Bizim beklentimiz, devam eden çalışmaların hızla tamamlanması ve vatandaşlarımızın kalan sorunlarının da çözüme kavuşturulmasıdır. Biz de hemşehrilerimizin sesi olmaya ve çözüm için katkı sunmaya devam edeceğiz.” dedi. ALTYAPI SORUNLARI VE KÖY EVLERİNİN TESLİMİ GÜNDEMDE Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde gerçekleştirilen buluşmada; kanalizasyon, su, elektrik ve doğal gaz gibi altyapı ihtiyaçlarının yanı sıra yapımı tamamlanan köy evlerinin tesliminde yaşanan gecikmeler de gündeme geldi. Muhtarların ve vatandaşların beklentilerini dinleyen Karademir, kırsal mahallelerdeki sorunların çözülmesinin ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti. “KAYISI VE ELMA DOĞANŞEHİR’İN EKONOMİK BEL KEMİĞİ” Doğanşehir’de tarımın başlıca geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Karademir, kayısı ve elma üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti Geçtiğimiz yıl 12 Nisan’da yaşanan don felaketinin ardından bu yıl ürün miktarında artış yaşandığını belirten Karademir, buna rağmen üreticilerin ürünlerini değerinde satmakta zorlandığını ifade etti. Bölgede birkaç gün önce yaşanan dolu olayının elma bahçelerinde zarara yol açtığını belirten Karademir, üreticilerin zararlarının dikkate alınmasını ve gerekli desteklerin sağlanmasını istedi. “MALİYETLER ARTIYOR, ÜRETİCİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR” Mazot, tarımsal ilaç ve işçilik maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirten Karademir, kayısı fiyatlarının geçen yıla göre gerilediğini söyledi. Geçen yıl kayısının kilogram fiyatının 350 TL seviyelerini gördüğünü hatırlatan Karademir, bu yıl fiyatların yaklaşık 200-250 TL aralığında seyrettiğini, üreticilerin ise ürünlerini istedikleri fiyatlardan satmakta zorlandığını dile getirdi. Karademir, “Üreticimizin maliyetleri her geçen gün artıyor. Mazot, ilaç ve işçilik giderleri ortada. Ancak çiftçimiz ürettiği kayısıdan ve elmadan beklediği kazancı elde edemiyor. Devletimizin üreticimize destek vermesi, çiftçimizin emeğinin karşılığını alması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. TMO’YA ÇAĞRI: “ÇİFTÇİMİZİN EMEĞİ KORUNMALI” Üreticilerin yaşadığı sorunların gelecek yıllardaki tarımsal üretimi de tehdit ettiğini belirten Karademir, TMO’nun alım yapmasının ve çiftçilere yönelik desteklerin güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Bölgedeki bazı üreticilerin mevcut ekonomik koşullar nedeniyle gelecek yıl hangi ürünleri ekecekleri konusunda endişe duyduklarını aktaran Karademir, üretimin sürdürülebilirliği için çiftçinin korunması gerektiğini söyledi. Karademir, “TMO’nun bir an önce alım yapması gerekiyor. Devletimiz üreticimize destek verirse çiftçimiz korunur, fiyatların dengelenmesine katkı sağlanır. Üreticimiz önümüzdeki yıllarda da üretmeye devam edebilir. Çiftçimizi bugün desteklemezsek yarın üretimin devamlılığı konusunda daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz.” dedi. MUHTARLARDAN SALİH KARADEMİR’E TEŞEKKÜR Buluşmada söz alan Güroba Mahalle Muhtarı Turabi Aybek, Kelhalil Mahalle Muhtarı Ekrem Doğan, Şatıroba Mahalle Muhtarı Gaffar İlhan ve Çığlık Mahalle Muhtarı Mustafa İnan, sorunlarını dinleyen ve taleplerini gündeme taşıyan MAGİNDER Başkanı Salih Karademir’e teşekkür etti. Muhtarlar, vatandaşların beklentilerinin ele alınmasından ve bölgenin sorunlarının istişare edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Buluşmanın sonunda muhtarlara ve vatandaşlara teşekkür eden Karademir, Doğanşehir’den tüm Malatyalılara selam ve saygılarını ileterek bölgenin sorunlarının çözümü ve üreticilerin desteklenmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

Sadıkoğlu: “KOSGEB Borçları Silinmeli, Bu Mümkün Değilse En Az İki Yıl Ertelenmeli”
EKONOMİ
11 saat önce • 8 Okunma

Sadıkoğlu: “KOSGEB Borçları Silinmeli, Bu Mümkün Değilse En Az İki Yıl Ertelenmeli”

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinin ardından KOSGEB tarafından işletmelere sağlanan geri ödemeli desteklerin tahsilatında yaşanan sorunlara dikkati çekerek, borçlarını ödeyemeyen işletmeler hakkında hukuki süreçler başlatıldığını belirtti. Sadıkoğlu, “Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir” dedi.   Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından ekonomik hayatın yeniden canlandırılması amacıyla KOSGEB tarafından hayata geçirilen “Deprem Sonrası Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Canlanması Destek Programı” kapsamında sağlanan geri ödemeli kredilerin taksitleri, mart ayında ödenmeye başlandı. Ancak deprem sonrası ekonomik kayıplarını telafi edemeyen çok sayıda işletme, borçlarını ödemekte güçlük yaşadı. Bazı işletmeler hakkında ise hukuki süreçler başlatıldı. MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geri ödeme takvimi başlamadan önce depremzede işletmelerin mevcut ekonomik koşullarda borçlarını ödeyemeyeceği yönünde defalarca uyarıda bulunduklarını hatırlattı. Sadıkoğlu, borçların silinmesi veya en az iki yıl ertelenmesi yönündeki taleplerini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu'na da doğrudan ilettiklerini belirtti. Depremin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen işletmelerin sermaye kaybı, müşteri azalması, artan maliyetler ve finansmana erişim sorunlarıyla mücadele etmeyi sürdürdüğünü ifade eden Sadıkoğlu, şunları söyledi: “Bu destekler depremde ağır yara alan işletmelerimizin yeniden ayağa kalkması, üretime ve ticarete devam edebilmesi için verildi. Ancak bugün borcunu ödeyemeyen işletmelerimiz hakkında hukuki süreçler başlatılıyor. Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Biz daha ödemeler başlamadan işletmelerimizin durumunu anlattık. Bu borçları ödeyebilecek durumda olmadıklarını, en az iki yıl erteleme gerektiğini defalarca dile getirdik. Bugün yaşananlar, bu çağrımızın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.”   “İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz”   Borçların tahsilatına ilişkin yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayan Sadıkoğlu, işletmelerin karşı karşıya kaldığı hukuki süreçlerin ekonomik toparlanmayı daha da güçleştireceğini belirterek şöyle konuştu: “Deprem bölgesinde işletmelerin ayakta kalması, yalnızca işletme sahiplerinin meselesi değildir. Her işletme istihdam, üretim, ailelerin geçimi ve şehrin ekonomik geleceği demektir. Borcunu ödeyemediği için hukuki süreçle karşı karşıya kalan bir işletmenin yeniden ayağa kalkması daha da zorlaşacaktır. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir. İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz. Yetkililerden, daha fazla işletme kapanmadan ve daha fazla mağduriyet yaşanmadan acil çözüm bekliyoruz.” Sorunun yalnızca Malatya ile sınırlı olmadığını kaydeden Sadıkoğlu, Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve diğer deprem illerindeki işletmelerin de benzer ekonomik güçlüklerle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, KOSGEB desteklerinin geri ödeme koşullarının deprem bölgesinin ekonomik gerçekleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.

61 Faili Meçhul Dosyada 68 Cinayet Aydınlatıldı
GENEL
12 saat önce • 7 Okunma

61 Faili Meçhul Dosyada 68 Cinayet Aydınlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye genelinde 61 faili meçhul dosyada 68 maktul ve 7 yaralıya ilişkin olayların aydınlatıldığını açıkladı. Aydınlatılan olaylar arasında Malatya'da 19 yaşındaki Aysel Yıldırım'ın öldürülmesine ilişkin dosya da yer alıyor.   Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek, yıllar önce işlenen cinayetlerin de yeniden incelemeye alındığını bildirdi. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda Cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet ve jandarma ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında bugüne kadar 61 dosyada 68 maktul ve 7 yaralıya ilişkin olayların aydınlatıldığını açıklayan Gürlek, hiçbir dosyanın peşinin bırakılmayacağını vurguladı.   Malatya'daki Aysel Yıldırım Cinayeti de Aydınlatılan Dosyalar Arasında   Aydınlatılan dosyalar arasında Malatya'da 19 Mart 2026 tarihinde kaybolan ve yaklaşık üç ay sonra cinayete kurban gittiği belirlenen 19 yaşındaki Aysel Yıldırım'a ilişkin soruşturma da bulunuyor. Battalgazi ilçesindeki evinden ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Yıldırım'ın kaybolması üzerine başlatılan soruşturma, Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonuyla derinleştirilmişti. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada güvenlik kamerası kayıtları, telefon görüşmeleri, dijital veriler ve tanık ifadeleri incelenmiş, genç kızın cinayete kurban gittiği belirlenmişti. Adalet Bakanı Gürlek de 21 Haziran'da yaptığı açıklamayla cinayetin ortaya çıkarıldığını kamuoyuna duyurmuştu.   Cinayet Aydınlatıldı, Cansız Bedenine Ulaşılamadı   Aysel Yıldırım cinayetine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 5 şüpheliden 4'ü tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Genç kızın cansız bedeninin bulunması amacıyla Akçadağ ilçesindeki yaklaşık bin 600 rakımlı dağlık bölgede geniş çaplı arama çalışmaları gerçekleştirilmişti. Tohma Kanyonu'na kadar uzanan sarp ve kayalık arazide yapılan aramalarda sonuç alınamamıştı. 23 Temmuz 2026 tarihli son erişilebilir haberlerde Yıldırım'ın cansız bedenine henüz ulaşılamadığı belirtilirken, arama çalışmalarının devam ettiği bildirilmişti.   İzmir'de 3 Yıllık Cinayet Dosyası Çözüldü   Bakan Gürlek'in son açıklamasında yer verdiği dosyalardan biri de İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde 19 Eylül 2023 tarihinde işlenen Ömer Şenol cinayeti oldu. Ormanlık alanda ağır yaralı halde bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Şenol'un ölümüne ilişkin dosya yeniden incelendi. Mevcut deliller ve iletişim kayıtlarının değerlendirilmesinin ardından 15 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 9 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmanın genişletilmesiyle 4 şüpheli daha dosyaya dahil edildi. Toplam 13 şüpheliden 4'ü tutuklanırken, 9'u hakkında adli kontrol kararı verildi.   “Hiçbir Faili Meçhul Dosyanın Peşini Bırakmayacağız”   Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için çalışmaların devam edeceğini vurgulayan Bakan Gürlek, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve mağdur ailelerin adalet beklentilerinin karşılanması için bütün delillerin titizlikle incelendiğini belirtti. Bakan Gürlek, “Hiçbir cinayeti unutmayacak, hiçbir faili meçhul dosyanın peşini bırakmayacağız!” ifadelerini kullandı.    

16 Kişinin Öldüğü Hayat Sitesi Davasında Karar: 4 Sanığa Hapis Cezası, 1 Sanığa Beraat
GENEL
12 saat önce • 7 Okunma

16 Kişinin Öldüğü Hayat Sitesi Davasında Karar: 4 Sanığa Hapis Cezası, 1 Sanığa Beraat

Malatya'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 16 kişinin yaşamını yitirdiği, 2 kişinin yaralandığı Hayat Sitesi'ne ilişkin davanın 13'üncü duruşmasında karar açıklandı. Mahkeme heyeti, fenni mesul mimar Metin Karataş'a 13 yıl 9 ay, inşaat mühendisi Mustafa Hakan Büker ile belediye görevlileri Ahmet Özer ve Mustafa Bingöl'e 10'ar yıl hapis cezası verdi. Sanıklardan Hurşit Kuşçu ise beraat etti.   Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde Malatya'nın Yeşilyurt ilçesi Özalper Mahallesi'nde bulunan Hayat Sitesi'nin yıkılması sonucu 16 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.   Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede; binanın inşaat mühendisi fenni mesulü Mustafa Hakan Büker, fenni mesul mimarı Metin Karataş, vize ve onay işlemlerini yapan inşaat mühendisi Hurşit Kuşçu ile belediye görevlileri Ahmet Özer ve Mustafa Bingöl hakkında, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan dava açıldı.   Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 13'üncü duruşmasına taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet savcısı, önceki duruşmalarda sunduğu esas hakkındaki mütalaasını tekrar ederek sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmasını talep etti. Müşteki avukatları, sanıkların "bilinçli taksir" yerine "olası kast" suçundan cezalandırılmasını istedi. Sanık avukatları ise savcılık mütalaasını kabul etmeyerek müvekkillerinin beraatını talep etti. Mahkeme heyeti, taraf avukatlarının beyanlarının ardından kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi.   Aranın ardından hükmünü açıklayan mahkeme heyeti, fenni mesul mimar Metin Karataş'a 13 yıl 9 ay, inşaat mühendisi fenni mesul Mustafa Hakan Büker ile belediye görevlileri Ahmet Özer ve Mustafa Bingöl'e "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 10'ar yıl hapis cezası verdi. Mahkeme, vize ve onay işlemlerini yapan inşaat mühendisi Hurşit Kuşçu'nun ise beraatına karar verdi. Hapis cezasına çarptırılan sanıklar hakkında adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına ve yurt dışına çıkış yasağı konulmasına hükmedildi.

Malatya Dahil 33 İlde Yasa Dışı Bahis Operasyonu: 119 Şüpheli Hedef Alındı
ASAYİŞ
14 saat önce • 10 Okunma

Malatya Dahil 33 İlde Yasa Dışı Bahis Operasyonu: 119 Şüpheli Hedef Alındı

Eskişehir merkezli 33 ilde yasa dışı bahis suçuna yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Malatya’nın da aralarında bulunduğu illerde gerçekleştirilen operasyonlarda 119 şüpheli hedef alındı.   Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının desteğiyle Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Yürütülen planlı çalışmalar kapsamında, Malatya dahil 33 ilde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.   Malatya da operasyon kapsamında Operasyonlar; Adana, Ağrı, Antalya, Aydın, Balıkesir, Batman, Bilecik, Bursa, Diyarbakır, Düzce, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Hakkari, Hatay, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Sakarya, Samsun, Sinop, Şanlıurfa, Tekirdağ, Tokat, Trabzon ve Van’da gerçekleştirildi.   Banka hesapları ve GSM hatları topladıkları belirlendi Emniyet birimlerince yürütülen teknik ve fiziki çalışmalar sonucunda şüphelilerin, ülke genelinde örgütlü şekilde çevrim içi yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin faaliyetlerine imkân sağladıkları tespit edildi. Şüphelilerin ayrıca üçüncü kişilerden banka hesapları ve GSM hatları temin ettikleri, yasa dışı bahis faaliyetlerinden elde edilen paraların transferine aracılık ettikleri belirlendi. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, operasyonlarda görev alan emniyet personeli ve çalışmalara katkı sağlayan birimler tebrik edildi.  

Malatya’da 1 Milyon 300 Bin Sazan Yavrusu Suya Bırakıldı
ÇEVRE
dün • 95 Okunma

Malatya’da 1 Milyon 300 Bin Sazan Yavrusu Suya Bırakıldı

Malatya’da su kaynaklarının korunması ve balık popülasyonunun artırılması amacıyla 6 ilçedeki baraj, göl ve göletlere 1 milyon 300 bin sazan yavrusu bırakıldı. Kent genelinde son 10 yılda su kaynaklarına bırakılan balık yavrusu sayısı ise 10 milyon 950 bine ulaştı.   Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen “Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi” kapsamında Malatya’da 2026 yılı balıklandırma çalışmaları gerçekleştirildi. Proje çerçevesinde Hekimhan, Akçadağ, Kuluncak, Yeşilyurt, Battalgazi ve Darende ilçelerinde bulunan baraj, göl ve göletlere toplam 1 milyon 300 bin sazan yavrusu bırakıldı. Balıklandırma çalışmalarına Malatya İl Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, Hekimhan Kaymakamı Muhammed Fatih Günlü, Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Mehmet Özhan, Hekimhan İlçe Müdürü Gökhan Aslan, Akçadağ İlçe Müdürü Hüseyin Gazi Karadağ ve teknik personel katıldı.   Sultansuyu Ve Boztepe Barajlarına 1 Milyon Sazan   Balıklandırma çalışmaları kapsamında Boztepe Barajı’na 500 bin sazan yavrusu bırakılırken, 6 Şubat depremlerinden etkilenen Sultansuyu Barajı’ndaki balık popülasyonunun desteklenmesi amacıyla da 500 bin sazan yavrusu suyla buluşturuldu. Diğer ilçelerde bulunan baraj, göl ve göletlere ise toplam 300 bin sazan yavrusu bırakılarak su kaynaklarındaki balık varlığının artırılması hedeflendi.   Son 10 Yılda Yaklaşık 11 Milyon Balık Yavrusu Malatya İl Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, yürütülen çalışmaların su ürünleri kaynaklarının sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Su kaynaklarının korunması ve sucul ekosistemin desteklenmesine yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade eden Akar, “Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak su kaynaklarımızın korunmasına, su ürünleri üretiminin desteklenmesine, göl ve göletlerimizdeki balık popülasyonunun korunup artırılmasına büyük önem veriyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. Kent genelinde son 10 yılda gerçekleştirilen balıklandırma çalışmalarına ilişkin verileri de paylaşan Akar, “İlimizde son 10 yılda müdürlüğümüz tarafından baraj, göl ve göletlere toplam 10 milyon 200 bin sazan ve 750 bin şabut yavrusu bırakılmıştır” ifadelerini kullandı.   Hedef Sürdürülebilir Balıkçılık   Balıklandırma çalışmalarının yalnızca balık popülasyonunun artırılmasını değil, doğal kaynakların korunmasını da amaçladığını belirten Akar, sucul ekosistemin sürdürülebilirliğinin gelecek nesiller açısından önem taşıdığını vurguladı. Akar, projede emeği geçen personele teşekkür ederek vatandaşları su kaynaklarının korunması konusunda duyarlı olmaya davet etti.

Sarı: “Bir Şehri Yeniden İnşa Etmek Sadece Bina Yapmak Değildir”
EKONOMİ
dün • 30 Okunma

Sarı: “Bir Şehri Yeniden İnşa Etmek Sadece Bina Yapmak Değildir”

DAİMFED’in Malatya’da düzenlediği toplantıda konuşan Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Fatma Güldemet Sarı, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine dikkat çekerek, “Bir şehri yeniden inşa etmek, eski binaların yerine yenilerini koymaktan ibaret değildir. Asıl mesele o şehrin ruhunu ve hafızasını koruyarak geleceğe taşımaktır” dedi.   DAİMFED Malatya Şubesi tarafından düzenlenen istişare toplantısında inşaat sektörünün temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve iş insanları bir araya geldi. Toplantıya eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve DAİMFED Genel Koordinatörü Fatma Güldemet Sarı, DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, STK temsilcileri ve iş dünyası katıldı. Toplantıda 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmaları değerlendirilirken, yapı sektöründe denetim, mesleki yeterlilik ve güvenli şehirleşmenin önemi üzerinde duruldu.   Esen: “Depremle Mücadelenin Yolu Denetim Ve Dönüşümden Geçiyor” DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, federasyonun Malatya yapılanmasını yaklaşık 2,5 yıl önce zorlu bir süreçte oluşturduklarını belirterek, depremlerin yalnızca kentteki yapıları değil, inşaat sektörünün toplumdaki imajını da olumsuz etkilediğini söyledi. Deprem sonrasında hasar tespit süreçlerinde yaşanan sorunlara dikkat çeken Esen, bazı binaların yıkılması gerekirken yıkılmadığını, bazı yapıların ise gereksiz yere yıkılarak milli servetin zarar gördüğünü savundu. Federasyon olarak hasar tespit mevzuatının yeniden düzenlenmesine katkı sunduklarını ifade eden Esen, şunları kaydetti: “Şehrimiz enkazların arasındayken müteahhit ve mühendis olduğunu söyleyen insanların kendilerini ifade etmekte güçlük yaşadığı bir dönemden geçtik. Bugün ise proje üreten, fikirlerini ortaya koyan ve gerektiğinde mesleği ile şehri adına söz söyleyen güçlü bir yapıya dönüştük.”   “30-40 Yıllık Binaların Sorumluluğu Tek Bir İmzaya Yüklenmemeli” Deprem davalarında meslektaşlarının yaşadığı hukuki sorunlara da değinen Esen, yapı güvenliğinin yalnızca inşaat aşamasıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini vurguladı. Esen, “30-40 yıllık binaların bütün sorumluluğunun yıllar önce atılmış ve arşiv raflarına kaldırılmış imzaların üzerine bırakılmaması gerektiğini her platformda söylüyoruz. Binaların belirli periyotlarda denetlenmesi ve muayene edilmesi gerektiğini savunuyoruz. Çünkü bu ülkede depremle gerçek mücadelenin yolu denetim ve dönüşümden geçmektedir” dedi. Sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini de belirten Esen, Malatya’nın geleceğinin yalnızca yeni binalarla değil, ticari, sosyal ve kültürel hayatın yeniden güçlenmesiyle şekilleneceğini ifade etti. Somut proje üretmeden yalnızca sosyal medya üzerinden yapılan eleştirilere tepki gösteren Esen, “Bizim için kıstas kimin hangi masada oturduğu değil, şehrimiz ve sektörümüz adına o masaya ne koyabildiğidir. Söylemden çok proje üretmenin, görüntüden çok ortaya eser koymanın kıymetli olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.   Karslıoğlu: “Malatya’da Müteahhit Sayısı 2 Binden 150’ye Düştü”   DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ise müteahhitlik sektöründe mesleki yeterlilik ve kayıt sisteminin önemine dikkat çekti. Geçmişte farklı meslek gruplarından çok sayıda kişinin müteahhitlik yapabildiğini belirten Karslıoğlu, sektörde uygulamaya alınan sınıflandırma ve kayıt düzenlemelerinin önemli bir dönüşüm sağladığını söyledi. Karslıoğlu, “Malatya’da daha önce 2 bin olan müteahhit sayısı, A grubundan E1 grubuna kadar olan sınıflandırmada 150’ye düştü. Adana’da ise 3 bin 200 olan sayı 241’e geriledi. Bu durum mesleğimizin artık belirli kriterler çerçevesinde kayıt altına alındığını gösteriyor” diye konuştu. İnşaat sektörünün ekonomik zorluklara rağmen üretim faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade eden Karslıoğlu, deprem bölgesinde yürütülen konut çalışmalarında emeği geçen müteahhitlere, mühendislere, teknik personele ve işçilere teşekkür etti.   “Türkiye İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu’nu Kuracağız”   Sektör temsilcilerinin daha güçlü bir organizasyon yapısına kavuşması gerektiğini vurgulayan Karslıoğlu, yeni bir konfederasyon kurulması için hazırlık yaptıklarını açıkladı. Karslıoğlu, “Türkiye İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu adı altında isim patentimizi aldık. Türkiye’nin ikinci inşaat müteahhitleri konfederasyonunu kuracağız. Malatya’dan başlayarak diğer 14 ilimizle birlikte güç birliği içerisinde yolumuza devam edeceğiz” dedi. Malatya Şubesinin federasyon yapılanmasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Karslıoğlu, Şube Başkanı Kadircan Esen ve yönetim kurulunun çalışmalarını takdir ettiğini söyledi.   Sarı: “Malatya’da 79 Bin 660 Bağımsız Bölüm Tamamlandı” Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve DAİMFED Genel Koordinatörü Fatma Güldemet Sarı da konuşmasında 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarına ilişkin verileri paylaştı. Deprem bölgesinde büyük bir yeniden yapılanma sürecinin yürütüldüğünü ifade eden Sarı, Türkiye genelinde 455 bin 357 bağımsız bölümün tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini belirtti. Malatya’daki çalışmalara ilişkin rakamları da açıklayan Sarı, “Malatya’da 62 bin 540 konut, 13 bin 32 köy evi ve 4 bin 88 iş yeri olmak üzere toplam 79 bin 660 bağımsız bölüm tamamlandı. Türkiye’nin en büyük şantiyesi ise 28 bin 289 bağımsız bölümün inşa edildiği Malatya İkizce TOKİ şantiyesi oldu” ifadelerini kullandı.   “Bir Şehri Yeniden İnşa Etmek Sadece Bina Yapmak Değildir” Deprem sonrası şehirlerin sosyal ve kültürel dokusunun korunmasının önemine değinen Sarı, yeniden yapılanma çalışmalarının yalnızca fiziksel dönüşüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Sarı, “Bir şehir hafızasıyla, çarşısıyla, mahallesiyle, sokağıyla, komşuluğuyla ve insanıyla bir bütündür. Bu nedenle 6 Şubat’tan sonra önümüzde yalnızca bir inşa görevi yoktur. Şehirlerimizi yeniden yaşanabilir hale getirmenin sorumluluğu vardır” dedi. İnşaat sektörünün insan hayatıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Sarı, yapı kalitesinin ve meslek ahlakının her şeyin önünde tutulması gerektiğini belirtti.   “Deprem Yönetmeliğine Uymak Vicdani Bir Sorumluluktur”   Güvenli yapılaşmanın ancak bilimsel veriler, doğru mühendislik uygulamaları ve etkin denetimle mümkün olacağını vurgulayan Sarı, şöyle konuştu: “Daha iyi mühendislik göstermeliyiz. Daha doğru zemin etütleri yapmalıyız. Daha nitelikli malzeme kullanmalıyız. Daha güçlü denetim mekanizmaları kurmalıyız. Daha kapsamlı ve kalıcı şehir planları yapmalıyız. Bütün bunların üzerine daha güçlü bir meslek ahlakını getirmemiz gerekiyor. Çünkü deprem yönetmeliğine uymak yalnızca teknik bir mesele ve zorunluluk değildir. İnsan hayatına karşı vicdani ve ahlaki bir sorumluluktur.” DAİMFED’in kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm, yapı güvenliği ve mesleki eğitim alanındaki çalışmalarını önemsediklerini belirten Sarı, sektörün nitelikli teknik personel ihtiyacının karşılanmasına yönelik faaliyetlerin de sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.   “6 Şubat’ı Unutmayacağız” Konuşmasının sonunda 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri anan Sarı, yaşanan felaketin daha güvenli şehirler oluşturulması için önemli dersler içerdiğini söyledi. Sarı, “6 Şubat’ı unutmayacağız. Ancak bu büyük felaketi daha güvenli yapıların, daha bilinçli bir şehirleşmenin ve daha güçlü bir yapı sektörünün başlangıç noktası haline getireceğiz. Malatya’nın yeniden yükselen her binasında, yeniden açılan her dükkânında ve yeniden hayat bulan her sokağında büyük bir emeğin, mücadelenin ve umudun izini görüyoruz” ifadelerini kullandı. Toplantı, sektör temsilcilerinin Malatya’nın yeniden yapılanma süreci ve inşaat sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmeleriyle devam etti.

Malatya’da Uyuşturucu Operasyonu: 9 Şüpheli Yakalandı
ASAYİŞ
dün • 32 Okunma

Malatya’da Uyuşturucu Operasyonu: 9 Şüpheli Yakalandı

Malatya’da sokak satıcılarına yönelik düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 1.600 sentetik ecza hapı ile çeşitli uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Malatya’da narkotik ekiplerinin sokak satıcılarına yönelik yürüttüğü fiziki ve teknik takip sonucu düzenlenen operasyonda 9 şüpheli yakalandı. Malatya Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 13-15 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında, 9 şüpheliye ait adreslerde arama yapıldı. Aramalarda 1.600 adet sentetik ecza hapı, 114 gram A-M sentetik kannabinoid hammaddesi, 78 gram sentetik kannabinoid hammaddesi, 8 gram esrar ve 2 gram metamfetamin ele geçirildi.   9 şüpheli gözaltına alındı   Operasyonda hedef konumunda bulunan 9 şüpheli yakalanırken, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığından alınan talimatlar doğrultusunda şüpheliler gözaltına alındı. Malatya Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, gençleri uyuşturucu maddelerin etkisine sürükleyen sokak satıcıları ve zehir tacirlerine yönelik operasyonların azim ve kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.

Malatya’dan Azerbaycan’daki Başörtüsü Kısıtlamalarına Tepki
GENEL
dün • 32 Okunma

Malatya’dan Azerbaycan’daki Başörtüsü Kısıtlamalarına Tepki

Malatya’da sivil toplum platformları, Azerbaycan’da başörtülü öğretmen ve öğrencilerin okullara girişlerinin engellendiği iddialarına tepki göstererek uygulamaya ilişkin kararların iptal edilmesini istedi. Basın açıklamasında, “Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır” ifadeleri kullanıldı.   Malatya Ortak Değerler Platformu ve Malatya Sivil Toplum Platformu, Azerbaycan’da başörtülü öğretmen ve öğrencilerin eğitim kurumlarına girişlerinin engellendiği yönündeki uygulamalara tepki gösterdi. Bir alışveriş merkezi önünde düzenlenen basın açıklamasında, söz konusu kısıtlamaların din ve vicdan özgürlüğü ile eğitim hakkına aykırı olduğu savunularak kararların iptal edilmesi çağrısında bulunuldu. Platformlar adına basın açıklamasını okuyan İshak Güven, Azerbaycan yönetiminin İsrail ile ilişkilerini ve eğitim kurumlarında başörtüsüne yönelik kısıtlamaları eleştirdi. Azerbaycan halkının büyük bölümünün Müslüman olduğunu belirten Güven, “Halkının büyük bölümü Müslüman olan, dolayısıyla can kardeş diye bildiğimiz Azerbaycan Cumhuriyeti, uzun bir süredir işgalci, zalim, siyonist İsrail’in yörüngesinde hareket etmeye ve İslami olan her şeye karşı çıkmaya devam ediyor.” dedi. Güven, 21 Eylül 2026 tarihli ve 309 sayılı, 6 Ekim 2026 tarihli ve 325 sayılı Bakanlar Kurulu kararlarıyla eğitim kurumlarında öğrenci ve öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin yeni düzenlemeler getirildiğini belirtti. Bu düzenlemelerin başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin okullara girişlerini engellediğini öne süren Güven, Bakü ve Sumgayıt başta olmak üzere çeşitli kentlerde başörtülü öğretmenlere yönelik kısıtlamaların başladığını iddia etti.   “Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır” Bazı okul yönetimlerinin başörtülü öğretmenlerden başlarını açarak derslere girmelerini istediğini, aksi durumda istifaya zorladıklarını ileri süren Güven, Azerbaycan yönetiminin politikalarına tepki gösterdi. Güven, “İlham Aliyev liderliğindeki Azerbaycan yönetiminin devlet kurumlarında, özellikle de okullarda başörtüsünü veya İslami giyim kuşamı yasaklaması tam bir akıl tutulması, büyük bir gaflet ve ihanettir, Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır.” ifadelerini kullandı. Azerbaycan’ın İsrail ile ilişkilerini de eleştiren Güven, bazı ülkelerin İsrail’e yönelik tutumunu ele alarak bunun İslam coğrafyası açısından kabul edilemez olduğunu savundu. Güven, konuşmasında dini referanslara da yer verdi. Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkelerde benzer uygulamaların gündeme geldiğini belirten Güven, kıyafet düzenlemelerinin din ve vicdan özgürlüğü, bireysel haklar, eğitim hakkı ve toplumun milli-manevi değerleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.   “Hiçbir gerekçe eğitim hakkından mahrum bırakmayı haklı gösteremez”   Eğitimin temel amacının insan yetiştirmek olduğunu vurgulayan Güven, öğrencilerin kişiliklerine, vicdanlarına ve temel haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Öğrenci ve öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin düzenlemelerin temel hak ve özgürlükler gözetilerek ele alınması gerektiğini belirten Güven, “Hiçbir değerlendirme eğitim hakkından mahrum edilmeyi haklı gösteremez.” dedi.   Kararların iptal edilmesi çağrısı   Basın açıklamasının sonunda Azerbaycanlı yetkililere çağrıda bulunan platform temsilcileri, dini inançları nedeniyle öğrencilerin eğitimden, öğretmenlerin ise mesleklerini icra etme imkânından mahrum kalmasına yol açacağını savundukları kararların derhal iptal edilmesini istedi.

Öne Çıkan Gelişmeler

Malatya’da Sağanak Öncesi MASKİ’den Mazgal Mesaisi ÇEVRE

Malatya’da Sağanak Öncesi MASKİ’den Mazgal Mesaisi

Malatya’da geçtiğimiz günlerde etkili olan sağanak yağışın ardından birçok cadde ve sokağın göle dönmesi üzerine altyapı çalışmaları sürüyor. Malatya Büyükşehir Belediyesi MASKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, Battalgazi ilçesi Buhara Bulvarı’nda su baskınlarını önlemek amacıyla mazgal yapım çalışmalarını sürdürüyor. Kent genelinde bugün için yapılan kuvvetli sağanak uyarısı ise devam ediyor.   Malatya’da geçtiğimiz günlerde etkili olan ve kent genelinde hayatı olumsuz etkileyen sağanak yağışın ardından su baskınlarının önlenmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Malatya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü ekipleri, yağmur sularının tahliyesini sağlamak amacıyla kritik noktalarda altyapı çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Battalgazi ilçesi Çamurlu Mahallesi Buhara Bulvarı Muayene İstasyonu Kavşağı’nda mazgal yapım çalışmaları yürütülüyor. Çalışmalarla yoğun yağışlarda yol üzerinde biriken suların tahliye edilmesi ve ulaşımda yaşanabilecek aksaklıkların önüne geçilmesi hedefleniyor.   Geçtiğimiz Yağışta Kent Göle Dönmüştü   Malatya’da geçtiğimiz günlerde etkili olan kuvvetli sağanak yağış nedeniyle birçok cadde ve sokakta su birikintileri oluşmuş, bazı alt geçitler suyla dolması sonucu ulaşıma kapanmıştı. Özellikle çevre yolu üzerindeki alt geçitlerde yaşanan su baskınları nedeniyle araçlar yolda kalırken, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşamıştı. Güney Çevre Yolu Başharık Mahallesi başta olmak üzere kentin farklı noktalarında oluşan su birikintileri, yağmur suyu tahliye sistemlerinin yeterliliğini yeniden gündeme getirmişti.   MASKİ Ekipleri Kritik Kavşakta Çalışıyor   Yaşanan olumsuzlukların ardından MASKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, Battalgazi ilçesindeki Buhara Bulvarı Muayene İstasyonu Kavşağı’nda mazgal yapım çalışmalarına devam ediyor. Yağmur sularının güvenli şekilde tahliye edilmesini amaçlayan çalışmayla, özellikle kuvvetli sağanaklarda yol üzerinde oluşabilecek su birikintilerinin ve buna bağlı trafik sorunlarının önlenmesi hedefleniyor.   Malatya İçin Kuvvetli Sağanak Uyarısı Sürüyor   Öte yandan Meteoroloji tarafından Malatya için yapılan kuvvetli sağanak yağış uyarısı devam ediyor. 15 Ekim Perşembe günü kent genelinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların etkili olması beklenirken, özellikle güney ve batı ilçelerinde yağışların yer yer kuvvetli ve çok kuvvetli olabileceği bildirildi. Yetkililer, beklenen yağışlar nedeniyle ani sel, su baskını, yıldırım ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmasını istedi.    

dün 69
Prostat Büyümesinde Bu 5 Belirtiye Dikkat! SAĞLIK

Prostat Büyümesinde Bu 5 Belirtiye Dikkat!

Özellikle 50 yaşından sonra erkeklerde görülme sıklığı artan iyi huylu prostat büyümesi, yaşam kalitesini olumsuz etkilerken tedavi edilmediğinde mesane ve böbrek sağlığını da tehdit edebiliyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, idrar alışkanlıklarında yaşanan değişimlerin yaşlanmanın doğal sonucu olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, dikkat edilmesi gereken 5 önemli belirtiyi açıkladı.   Erkeklerde ilerleyen yaşla birlikte sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan iyi huylu prostat büyümesi, erken dönemde fark edilmediğinde ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor. Türkiye’yi de kapsayan geniş ölçekli bir araştırmaya göre 50 yaş üzerindeki her 100 erkekten 14’ü prostat büyümesi sorunu yaşarken, uluslararası veriler bu yaş grubundaki erkeklerin yaklaşık yarısında prostat büyümesi görülebildiğini ortaya koyuyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, toplumun yaşlanması ve yaşam süresinin uzamasının yanı sıra bazı yaşam alışkanlıklarının da hastalıkla ilişkili olabileceğini belirtti.   Yanlış Yaşam Alışkanlıkları Şikayetleri Artırıyor   Obezite, hareketsiz yaşam, metabolik sendrom ve diyabetin iyi huylu prostat büyümesi ve buna bağlı idrar yolu şikayetleriyle ilişkili olabildiğini ifade eden Topuz, özellikle aşırı kafein ve alkol tüketiminin, akşam saatlerinde fazla sıvı alınmasının ve hareketsizliğin belirtileri artırabileceğini söyledi. Bu alışkanlıkların tek başına hastalığa neden olmadığını vurgulayan Topuz, sık idrara çıkma, ani sıkışma ve gece tuvalete kalkma gibi yakınmaların dikkate alınması gerektiğini kaydetti.   Prostat Büyümesinin 5 Önemli Belirtisi   1. İdrar Akımında Zayıflama: İdrarın eskisine göre daha yavaş, ince veya düşük basınçla gelmesi, prostat büyümesinin en yaygın belirtileri arasında bulunuyor. İdrar yapma süresinin uzaması ve akımın damlama şeklinde sonlanması da önemli uyarı işaretleri arasında yer alıyor. 2. İdrara Başlamada Güçlük: Tuvalete gidildiğinde idrarın hemen başlayamaması, ıkınma ihtiyacı ve idrarın kesik kesik gelmesi, idrar kanalında tıkanıklık olabileceğine işaret ediyor. Hastalığın ilerlemesiyle mesane kaslarının yorulması, idrar yapmayı daha da zorlaştırabiliyor. 3. Sık İdrara Çıkma ve Ani Sıkışma: Gün içerisinde normalden daha sık tuvalete gitme, idrarı erteleyememe ve ani sıkışma hissi, prostat büyümesine bağlı gelişebiliyor. Bazı hastalarda bu duruma idrar kaçırma da eşlik edebiliyor. 4. Geceleri Sık Sık Tuvalete Kalkma: Gece boyunca birden fazla kez idrara çıkmak, uyku kalitesini düşürerek gündüz yorgunluğuna ve dikkat kaybına neden olabiliyor. İleri yaştaki bireylerde gece tuvalete giderken düşme ve yaralanma riski de artabiliyor. 5. Mesanenin Tam Boşalmadığı Hissi: İdrar yaptıktan kısa süre sonra yeniden tuvalete gitme ihtiyacı duyulması, mesanede artık idrar kaldığının belirtisi olabiliyor. Bu durum enfeksiyon, mesane taşı ve ani idrar yapamama riskini artırabiliyor.   Böbrek Sağlığını da Tehdit Edebiliyor Prostat büyümesinin yalnızca günlük yaşamı etkileyen bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Topuz, uzun süre devam eden ciddi idrar yolu tıkanıklığının mesane fonksiyonlarını bozabileceğini, ileri vakalarda ise böbrekleri olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Gece sık idrara çıkmanın her zaman prostat büyümesinden kaynaklanmadığını da hatırlatan Topuz, diyabet, uyku apnesi, kalp hastalıkları ve kullanılan bazı ilaçların da benzer şikayetlere yol açabileceğini söyledi.   Tedavide Yeni Nesil Yöntemler Öne Çıkıyor   Tıp teknolojisindeki gelişmelerle birlikte iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde yeni yöntemler uygulanıyor. Bunlar arasında lazer teknolojisiyle gerçekleştirilen HoLEP ve su buharı enerjisinden yararlanılan Rezum yöntemleri bulunuyor. Her iki işlemin de idrar kanalından girilerek vücutta kesi oluşturulmadan gerçekleştirildiğini belirten Topuz, yöntemlerin çalışma prensipleri, etki süreleri ve uygun oldukları hasta grupları bakımından farklılık gösterdiğini ifade etti. Yeni nesil tedavilerin uygun hastalarda daha az kanama ve daha erken taburculuk gibi avantajlar sağlayabildiğini kaydeden Topuz, tedavi seçiminin prostatın büyüklüğü, hastanın genel sağlık durumu ve beklentileri doğrultusunda yapılması gerektiğini vurguladı.   Belirtileri Yaşlanmaya Bağlayıp İhmal Etmeyin İdrar alışkanlıklarında meydana gelen değişikliklerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Bahadır Topuz, erken tanı ve uygun tedavinin olası komplikasyonların önlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Topuz, en doğru tedavi yönteminin ayrıntılı ürolojik muayene ve gerekli tetkiklerin ardından hasta ile hekim tarafından ortaklaşa belirlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

2 gün önce 58
Türkiye’de 2,3 Milyon Yapının Dönüşümü Tamamlandı ÇEVRE

Türkiye’de 2,3 Milyon Yapının Dönüşümü Tamamlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2012 yılından bu yana Türkiye genelinde 2 milyon 378 bin bağımsız bölümün kentsel dönüşümünün tamamlandığını, 383 bin bağımsız bölümde ise çalışmaların sürdüğünü açıkladı.   Türkiye genelinde depreme dayanıklı yapı stokunun artırılması amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin son veriler açıklandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda dönüşüm çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini belirtti. Bakan Kurum, depreme karşı hazırlığın önemine dikkat çekerek, "Deprem beklemez, dönüşüm de beklememeli!" ifadelerini kullandı.   383 Bin Bağımsız Bölümde Çalışmalar Sürüyor   Bakanlığa bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından 2012 yılından bu yana yürütülen çalışmalar kapsamında, Türkiye genelinde toplam 2 milyon 761 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bu yapılardan 2 milyon 378 bininin dönüşümü tamamlanırken, 383 bin bağımsız bölümde çalışmalar devam ediyor. Açıklanan rakamlara göre, dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölümlerin yaklaşık yüzde 86'sında süreç tamamlandı.   İstanbul Kentsel Dönüşümde İlk Sırada   Deprem riski nedeniyle kentsel dönüşüm çalışmalarının yoğunlaştığı İstanbul'da bugüne kadar 1 milyon 298 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bunlardan 1 milyon 7 bininin dönüşümü tamamlanırken, 291 bin bağımsız bölümde çalışmalar sürüyor. İstanbul'da tamamlanan dönüşümler, Türkiye genelindeki toplam dönüşümün yaklaşık yüzde 42'sini oluşturdu. Bakan Kurum, ülke genelinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmalarının önemli bir bölümünün İstanbul'da yürütüldüğünü belirterek vatandaşlara dönüşüm sürecine katılma çağrısında bulundu.   Yarısı Bizden Kampanyası'na Yoğun Başvuru   İstanbul'da 22 Şubat 2024 tarihinde başlatılan "Yarısı Bizden Kampanyası" kapsamında da dönüşüm faaliyetleri devam ediyor. Kampanya çerçevesinde bugüne kadar 544 bin 564 bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alınırken, 117 bin 914 bağımsız bölümün dönüşümü tamamlandı. Riskli yapıların yenilenmesini teşvik etmek amacıyla yürütülen kampanyada hak sahiplerine finansman desteği sağlanıyor.   Konut Başına 1 Milyon 875 Bin TL Destek   Yarısı Bizden Kampanyası kapsamında her bir konut için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği sunuluyor. Böylece uygun şartları sağlayan hak sahiplerine konut başına toplam 1 milyon 875 bin TL'ye kadar destek imkânı sağlanıyor.   Depreme Hazırlıkta Dönüşüm Vurgusu   Türkiye'nin deprem riski taşıyan bölgelerinde güvenli yapılaşmanın sağlanması amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarında mevcut yapı stokunun yenilenmesi hedefleniyor. Bakan Kurum, deprem riskine karşı zaman kaybedilmemesi gerektiğini vurgulayarak kentsel dönüşümün ertelenmemesi çağrısında bulundu.  

3 gün önce 77
Türkiye’de Süt, Tavuk Eti Ve Yumurta Üretimi Arttı EKONOMİ

Türkiye’de Süt, Tavuk Eti Ve Yumurta Üretimi Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ağustos ayında süt, tavuk eti ve yumurta üretiminde yıllık bazda artış kaydedildi. Toplanan inek sütü miktarı yüzde 9,5, tavuk eti üretimi yüzde 3,7, yumurta üretimi ise yüzde 21,4 yükseldi.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Ağustos ayına ilişkin süt ve süt ürünleri ile kümes hayvancılığı üretim istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, Türkiye genelinde hayvansal üretimin önemli kalemleri arasında yer alan süt, tavuk eti ve yumurta üretiminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla artış yaşandı. Özellikle yumurta üretimindeki yükseliş dikkat çekti.   Süt Üretimi 1 Milyon Tonu Aştı   Ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,5 artarak 1 milyon 21 bin 399 tona ulaştı. Temmuz ayında 987 bin 644 ton olan toplanan süt miktarı, ağustosta aylık bazda yüzde 3,4 artış gösterdi. Aynı dönemde içme sütü üretimi de yüzde 6,3 yükselerek 130 bin 610 tondan 138 bin 885 tona çıktı.   Peynir Ve Tereyağı Üretimi Yükseldi   Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre inek peyniri üretimi yüzde 3,4, ayran ve kefir üretimi yüzde 0,8, içme sütü üretimi yüzde 4,8, tereyağı ve sadeyağ üretimi ise yüzde 7,5 arttı. Yoğurt üretiminde ise yüzde 0,9 oranında düşüş kaydedildi. Ağustos ayında 138 bin 885 ton içme sütü, 134 bin 781 ton yoğurt, 99 bin 433 ton ayran ve kefir, 71 bin 334 ton inek peyniri ile 8 bin 966 ton tereyağı ve sadeyağ üretildi.   Yumurta Üretiminde Yüzde 21,4'lük Artış   Kümes hayvancılığı verilerine göre, ağustos ayında tavuk yumurtası üretimi geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 21,4 artarak 2 milyar 40 milyon 54 bin adede ulaştı. Temmuz ayında 1 milyar 904 milyon 42 bin adet olan yumurta üretimi, ağustosta aylık bazda yüzde 7,1 yükseldi. Tavuk eti üretimi ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,7 artarak 237 bin 749 ton olarak gerçekleşti. Aynı dönemde kesilen tavuk sayısı yüzde 1,6 artışla 128 milyon 675 bine yükseldi.   Tavuk Eti Üretimi Aylık Bazda Geriledi   Tavuk eti üretiminde yıllık artışa rağmen aylık bazda düşüş yaşandı. Temmuz ayında 251 bin 861 ton olarak gerçekleşen tavuk eti üretimi, ağustosta yüzde 5,6 azalarak 237 bin 749 tona geriledi. Böylece ağustos ayında yumurta üretimi bir önceki aya göre artarken, tavuk eti üretiminde düşüş kaydedildi.   Sekiz Ayda 15 Milyarı Aşkın Yumurta Üretildi   Ocak-Ağustos döneminde tavuk yumurtası üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,8 artarak 15 milyar 128 milyon 692 bin adede ulaştı. Aynı dönemde tavuk eti üretimi yüzde 1,4 artışla 1 milyon 859 bin 144 ton, kesilen tavuk sayısı ise yüzde 1,4 yükselişle 997 milyon 668 bin oldu. Ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı da yılın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,8 arttı.   Süt Ürünlerinde Sekiz Aylık Tablo   Ocak-Ağustos döneminde süt ürünlerinin büyük bölümünde üretim artışı kaydedildi. Geçen yılın aynı dönemine göre içme sütü üretimi yüzde 8,2, ayran ve kefir üretimi yüzde 7,6, yoğurt üretimi yüzde 7, inek peyniri üretimi ise yüzde 3,6 arttı. Tereyağı ve sadeyağ üretimi ise aynı dönemde yüzde 1,1 azaldı.   Hayvansal Üretimde Artış Eğilimi   TÜİK'in açıkladığı veriler, ağustos ayında süt ve kümes hayvancılığı sektörlerinde yıllık bazda üretim artışının sürdüğünü ortaya koydu. Yıllık artış oranları karşılaştırıldığında yüzde 21,4 ile yumurta üretimi ilk sırada yer alırken, toplanan inek sütü miktarında yüzde 9,5, tavuk eti üretiminde ise yüzde 3,7 artış gerçekleşti. Bununla birlikte tavuk eti ve yoğurt üretiminde bazı dönemsel gerilemeler yaşanması, hayvansal üretim kalemlerinin farklı seyirler izlediğini gösterdi.  

3 gün önce 73
MSB Subay Alımı Başvuruları Başladı: İşte Yaş, KPSS ve Mezuniyet Şartları GENEL

MSB Subay Alımı Başvuruları Başladı: İşte Yaş, KPSS ve Mezuniyet Şartları

Millî Savunma Bakanlığı (MSB), 2026 yılı muvazzaf subay alımı için başvuru sürecini başlattı. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında görev almak isteyen kadın ve erkek adaylar, 2 Kasım'a kadar başvuruda bulunabilecek. Alımlarda KPSS, yaş, mezuniyet ve fiziki yeterlilik şartları aranacak.   Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) subay ihtiyacını karşılamak amacıyla 2026 yılı muvazzaf subay adayı temini başvuru kılavuzunu yayımladı. En az dört yıllık fakülte veya yüksekokul mezunlarının başvurabileceği alım süreci, 12 Ekim itibarıyla başladı. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarının farklı sınıf ve branşlarında gerçekleştirilecek alımlar için başvurular, 2 Kasım 2026 tarihinde saat 17.30'da sona erecek.   Başvurular 2 Kasım'a Kadar Sürecek   MSB tarafından yayımlanan 119 sayfalık başvuru kılavuzuna göre adaylar, işlemlerini personeltemin.msb.gov.tr adresinden e-Devlet şifreleriyle gerçekleştirecek. Başvurular yalnızca internet üzerinden kabul edilecek. Şahsen, posta veya dilekçeyle yapılan müracaatlar değerlendirmeye alınmayacak. Başvuru ücretinin 600 TL olarak belirlendiği alımda, adayların ödemelerini 2 Kasım saat 23.30'a kadar tamamlamaları gerekiyor. Ödemeler, VakıfBank'ın internet ve mobil bankacılık kanalları ile ATM'leri üzerinden yapılabilecek. Kılavuzda belirtilen şartları taşıyan şehit ve gazi eş ve çocukları ise gerekli belgeleri sunmaları halinde başvuru ücretinden muaf tutulacak.   Kimler Başvuru Yapabilecek?   Muvazzaf subay alımına başvuracak adayların Türk vatandaşı olması, en az dört yıllık fakülte veya yüksekokulların kılavuzda belirtilen bölümlerinden mezun olması gerekiyor. Yaş şartları ise eğitim durumuna ve başvurulacak branşa göre değişiyor. Lisans mezunları: 1 Ocak 1999 ve sonrasında doğanlar. Lisansüstü eğitimini tamamlayanlar: 1 Ocak 1994 ve sonrasında doğanlar. Lisans mezunu Kara Havacılık-Pilot ve İHA adayları ile Deniz Kuvvetleri İHA adayları: 1 Ocak 2001 ve sonrasında doğanlar. Lisansüstü mezunu Kara Havacılık-Pilot adayları: 1 Ocak 2001 ve sonrasında doğanlar. Lisansüstü mezunu İHA adayları: 1 Ocak 1999 ve sonrasında doğanlar. Veteriner hekimlik ve eczacılık fakültesi mezunları da kılavuzda belirtilen 32 yaş sınırı kapsamında değerlendirilecek.   KPSS'den En Az 70 Puan Şartı   Subay alımında adayların 2025 veya 2026 yıllarında gerçekleştirilen KPSS'den geçerli puana sahip olmaları gerekiyor. Piyade (Komando) sınıfına başvuracak adaylar için KPSS P3 puan türünden en az 60, diğer sınıf ve branşlar için ise en az 70 puan şartı aranıyor. Her iki yılın KPSS'sine katılan adayların yüksek olan puanı dikkate alınacak. 2024 yılı ve öncesine ait KPSS puanları kabul edilmeyecek. Pilot, insansız hava aracı ve bazı öğretmenlik branşlarında ise KPSS'nin yanı sıra yabancı dil puanı ve branşa özgü ek şartların karşılanması gerekecek.   Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerine Alım Yapılacak   Alımlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu farklı meslek gruplarını kapsayacak. Kara Kuvvetleri Komutanlığında piyade, topçu, hava savunma, kara havacılık, muhabere, ikmal, bakım, personel, maliye, mühendislik ve öğretmenlik gibi çeşitli sınıf ve branşlarda aday temin edilecek. Deniz Kuvvetleri Komutanlığında insansız hava aracı, mühendislik, ikmal, öğretmenlik ve uçak bakım ihtisasına yönelik kadrolar bulunurken, Hava Kuvvetleri Komutanlığında uçak bakım, kontrol ihbar, mühendislik, personel, maliye ve öğretmenlik alanlarında alımlar gerçekleştirilecek. Adayların hangi branşlara başvurabileceği, mezun oldukları bölüm ve kılavuzda yer alan kaynak okul programlarına göre belirlenecek. Kontenjanlar da kuvvet komutanlıklarına ait tablolarda ayrı ayrı gösteriliyor.   Adaylar Fiziki Yeterlilik Sınavına Girecek   Ön başvuruları kabul edilen adaylar, KPSS puanları ve kontenjanlar doğrultusunda seçim aşamalarına çağrılacak. İkinci seçim aşamaları Ankara'nın Mamak ilçesinde bulunan MEBS Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında gerçekleştirilecek. Adaylar, evrak kontrolü ve fiziki değerlendirmenin ardından kişilik değerlendirme testi, fiziki yeterlilik testi ve mülakat gibi aşamalara katılacak. Fiziki yeterlilik değerlendirmesinde genel olarak şınav, mekik ve 400 metre koşu testleri uygulanacak. Beden eğitimi öğretmenliği adayları için farklı test ve değerlendirme kriterleri geçerli olacak. Bazı özel branşlarda İngilizce seviye tespit sınavı, psikomotor testleri ve Türkçe-İngilizce okuma testleri de yapılacak. Seçim aşamalarını başarıyla tamamlayan adaylar, sağlık kurulu raporu ve güvenlik soruşturması süreçlerinden geçirilecek.   Başarılı Adaylar Teğmen Olarak Göreve Başlayacak   Tüm seçim aşamalarını başarıyla tamamlayarak kontenjana giren adaylar, Subay Temel Askerlik ve Subaylık Anlayışı Kazandırma (SUTASAK) Eğitimine alınacak. Askerî eğitimi başarıyla bitirenler, teğmen rütbesiyle ilgili sınıf eğitimlerine gönderilecek. Branş eğitimlerini de başarıyla tamamlayan adaylar, uygun kadrolara atanarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmaya başlayacak.   Başvuru Yapacaklara Önemli Uyarı   MSB, adayların başvuru işlemlerini son güne bırakmamalarını ve tercihlerini dikkatle kontrol etmelerini istedi. Kılavuza göre başvuru süresi sona erdikten sonra tercih değişikliği yapılamayacak. Sınav ve seçim aşamalarına ilişkin duyurular ise Bakanlığın personel temin internet adresinden yayımlanacak. Adaylara ayrıca posta yoluyla tebligat yapılmayacak. İnternet sitesinde yayımlanan duyurular resmî tebligat niteliğinde olacak.  

4 gün önce 39

Anlık Haber Akışı

Otomatik Güncelleniyor
18:18
EĞİTİM

Kaymakam Sungur’dan Öğrencilere Sürpriz Ziyaret

Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde Kaymakam Ahmet Fatih Sungur, Savaklı İlkokulu ve anasınıfını ziyaret ederek öğrencilerle buluştu, eğitim faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Doğanşehir Kaymakamı Ahmet Fatih Sungur, ilçeye bağlı Savaklı İlkokulu ve anasınıfını ziyaret ederek okulda incelemelerde bulundu. Ziyaret kapsamında sınıfları gezen Kaymakam Sungur, öğrencilerle bir araya gelerek sohbet etti. Öğrencilerin eğitim süreçleriyle yakından ilgilenen Sungur, okulun fiziki durumu ve yürütülen eğitim-öğretim faaliyetleri hakkında idarecilerden bilgi aldı.   Öğretmenlerin taleplerini dinledi Okul yönetimi ve öğretmenlerle de görüşen Kaymakam Sungur, eğitim faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak öğretmenlerin görüş ve taleplerini dinledi. Sungur, eğitimcilere çalışmalarında başarılar diledi. Doğanşehir’de eğitim kalitesinin artırılması, okulların ihtiyaçlarının yerinde tespit edilmesi ve öğrencilerin daha iyi şartlarda eğitim görmelerinin sağlanması amacıyla okul ziyaretlerinin devam ettiği belirtildi.

16:59
POLİTİKA

İYİ Partili Yücel: “Esnaf Ayağa Kalkmadan Malatya Ayağa Kalkamaz”

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, Malatya’da düzenlenen “Sahadan Sandığa” eğitim programında kentin deprem sonrası ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekti. Yücel, esnafın borç yükünden sanayideki istihdam kaybına, kayısı üretiminden kalıcı iş yerlerine kadar birçok konuda çözüm çağrısında bulundu.   İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, partisinin teşkilat yapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Sahadan Sandığa” eğitim programı kapsamında Malatya’da partililerle bir araya geldi. İYİ Parti Malatya İl Binasında gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını İl Başkanı Serdar Yıldız yaptı. Daha sonra söz alan Yücel ise Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yücel, konuşmasının önemli bölümünü 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da yaşanan sorunlara ayırdı. Kentin yeniden ayağa kalkmasının yalnızca konut ve iş yeri inşaatlarının tamamlanmasıyla mümkün olmayacağını belirten Yücel, ticaretin canlandırılması, üretimin desteklenmesi ve nitelikli iş gücünün korunması gerektiğini söyledi.   “Malatya'nın Yeniden Ayağa Kalkması Binalarla Sınırlı Değil”   6 Şubat depremlerinin Malatya'da derin izler bıraktığını ifade eden Yücel, yeniden inşa sürecinin ekonomik ve sosyal kalkınmayla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yücel, “Depremin ardından yürütülen konut ve iş yeri inşaatları elbette önemlidir. Ancak bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların tamamlanmasıyla mümkün değildir. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması; esnafının dükkânını açması, sanayicisinin üretmesi, çiftçisinin emeğinin karşılığını alması ve gençlerinin kendi şehirlerinde gelecek kurabilmesiyle mümkündür” dedi. Yeni yapılan bazı binalarda kullanılan malzemelerin kalitesine ilişkin vatandaşlardan şikâyetler geldiğini öne süren Yücel, ilgili kurumların yapı kalitesi ve güvenliği konusunda etkin denetim yapması gerektiğini belirtti.   “Kalıcı İş Yerine Ulaşamayan Esnafın Sorunları Çözülmeli”   Deprem sonrasında Malatya'da ticari hayatın henüz istenilen düzeye ulaşamadığını savunan Yücel, özellikle geçici ticaret alanlarında faaliyetlerini sürdüren işletmelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının gündeme getirdiği talepleri hatırlatan Yücel, deprem öncesinde kiracı olan ve halen konteynerlerde faaliyet gösteren çok sayıda esnafın kalıcı iş yerine erişmekte zorlandığını söyledi. Yücel, “Bodrum katlarda faaliyet gösteren yaklaşık 150 esnafın iş yeri kura süreçlerinin dışında kalması da çözüm bekliyor. Kalıcı iş yerlerinin tahsisinde hak sahipliği sorunları giderilmeli, ihtiyaç fazlası iş yerleri depremden etkilenen esnafımızın kullanımına sunulmalıdır. Yeni çarşıların ulaşım, otopark ve altyapı sorunları da bir an önce çözülmelidir” ifadelerini kullandı.   “Esnaf Ayağa Kalkmadan Çarşı Canlanmaz”   Depremde sermayesini kaybeden işletmelerin vergi, sigorta primi ve kredi borçları nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Yücel, mücbir sebep kapsamındaki yükümlülüklerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin taleplerine de değinen Yücel, işletmelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman imkânları sağlanması gerektiğini kaydetti. Yücel, “Esnafımız, depremde kaybettiği sermayesini yeniden oluşturamadan biriken vergi, sigorta primi ve kredi borçlarıyla mücadele ediyor. Borçlar için gerçekçi kolaylıklar sağlanmalıdır. Esnaf ayağa kalkmadan çarşı, çarşı canlanmadan Malatya ayağa kalkamaz” diye konuştu.   Sanayi İçin Özel Teşvik Çağrısı   Malatya'daki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin yüksek enerji, finansman ve iş gücü maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Yücel, deprem kaynaklı ilave yüklerin de üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. Özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunması gerektiğini belirten Yücel, deprem bölgesine özel yatırım ve istihdam teşviklerinin uygulanmasını, uygun koşullu finansman sağlanmasını ve organize sanayi bölgelerinin altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi.   “Kayısı Üreticisinin Geleceği Korunmalı”   Malatya ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan kayısı üretimine de değinen Yücel, 2025 yılında yaşanan ağır zirai don felaketine rağmen kuru kayısı ihracatından 303 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini belirtti. Artan üretim maliyetleri, kuraklık ve zirai don risklerinin üreticileri zorladığını ifade eden Yücel, kayısıda sürdürülebilir üretimin sağlanması için yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yücel, “Kayısı üreticilerimiz için erken uyarı ve koruma sistemleri yaygınlaştırılmalı, TARSİM'in kapsamı ve etkinliği güçlendirilmelidir. Lisanslı depoculuk ve işleme tesisleri desteklenerek kayısının daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi sağlanmalıdır” dedi.   Gençlerin Malatya'dan Göç Etmesine Dikkat Çekti   Deprem sonrasında yaşanan nüfus ve nitelikli iş gücü kaybının Malatya'nın geleceği açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Yücel, barınma, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarındaki sorunların kalıcı göçe dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. İnönü Üniversitesi ile Malatya Turgut Özal Üniversitesinin bilimsel birikiminin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturulmasını isteyen Yücel, genç girişimcilerin desteklenmesi ve üniversite mezunlarının Malatya'da istihdam edilmesi için yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yücel, “Bir şehrin en değerli sermayesi insanıdır. Gençlerimizin kendi şehirlerinde gelecek kurabilecekleri ekonomik ve sosyal şartları oluşturmak zorundayız” diye konuştu.   “Malatya İçin Bütüncül Kalkınma Programı Hazırlanmalı”   Malatya'nın sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Yücel, deprem sonrası yeniden yapılanma, sanayi, tarım, ticaret, istihdam ve sosyal hayatı kapsayan bütüncül bir kalkınma programı hazırlanması gerektiğini söyledi. Bu programın üniversiteler, ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla oluşturulması gerektiğini belirten Yücel, somut ve ölçülebilir hedeflerin önemine dikkat çekti.   Ekonomi ve Hukuk Politikalarını Eleştirdi   Türkiye genelindeki ekonomik gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yücel, hayat pahalılığının emeklilerden çiftçilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini savunan Yücel, kamu kurumlarının denetim mekanizmalarını eleştirerek basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında da değerlendirmelerde bulundu. Millî birlik ve üniter devlet yapısına ilişkin partisinin yaklaşımını dile getiren Yücel, Cumhuriyetin kuruluş değerleri ile vatandaşların eşitliği ilkelerinden taviz vermeyeceklerini ifade etti.   “Sorunları Yerinde Tespit Ediyoruz”   “Sahadan Sandığa” eğitim programının teşkilatların kurumsal kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Yücel, program kapsamında saha çalışmaları, siyasi iletişim, sosyal medya kullanımı ve bilgi kirliliğiyle mücadele konularında eğitimler verildiğini söyledi. Parti politikalarının il ve ilçe teşkilatlarınca daha etkin biçimde vatandaşlara aktarılmasını hedeflediklerini kaydeden Yücel, siyasette vatandaşların sorunlarını yerinde tespit etmenin ve ortak akılla çözüm üretmenin önemine vurgu yaptı. İYİ Parti'nin sorunlara somut çözüm önerileri geliştiren bir muhalefet anlayışını benimsediğini ifade eden Yücel, “Bizim hedefimiz; üreten, ürettiğini adil paylaşan, refahı büyüten, hukukun üstünlüğünü ve adaleti yeniden tesis eden güçlü bir Türkiye'dir. Bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Kadrolarımızla, programlarımızla ve milletimize duyduğumuz güvenle hazırız. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması, Türkiye'nin yeniden güçlenmesinin de önemli bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.  

16:00
GENEL

Vali Yavuz: “Konteynerlerde Kalanların Sayısı 10 Binin Altına Düştü”

Malatya Valisi Seddar Yavuz, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte yürütülen çalışmaların büyük ölçüde tamamlanma aşamasına geldiğini belirterek, konteynerlerde kalan kişi sayısının 10 binin altına düştüğünü açıkladı. Yavuz, son dönemde 1.100’ü aşkın aileye kira ve eşya desteği sağlandığını bildirdi.   Malatya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde (AFAD), Vali Seddar Yavuz başkanlığında “İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Toplantısı” gerçekleştirildi. Toplantıda, kentin afetlere hazırlık durumu, kurumlar arası koordinasyon, risk azaltma çalışmaları ve 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen normalleşme süreci değerlendirildi. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Vali Yavuz, Malatya’nın afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine ilişkin önemli veriler paylaştı.   “Konteynerlerde Kalanların Sayısı 10 Binin Altına Düştü” Malatya’da deprem sonrası yürütülen çalışmaların son aşamaya geldiğini ifade eden Vali Yavuz, geçici barınma alanlarında yaşayan vatandaşların kalıcı konutlara geçiş sürecinin devam ettiğini söyledi. Yavuz, “Artık Malatya’mızda işlerimizin sonuna geldik. Konteynerlerde bugün itibarıyla kalan hemşehrilerimizin sayısı 10 binin altına düşmüştür. Ekonomik yoksulluk içinde bulunan hiçbir kimseyi çaresiz bırakmadık, bırakmayacağız. Onlara ev kiralamaları ve eşyaları konusunda yardımda bulunuyoruz, bulunmaya devam ediyoruz” dedi.   “1.100’ü Aşkın Aileye Destek Sağladık” Deprem sonrası ekonomik ve sosyal açıdan dezavantajlı durumda bulunan vatandaşlara yönelik desteklerin sürdüğünü kaydeden Yavuz, özellikle konteynerlerden ayrılarak yeni yaşam alanlarına geçen ailelerin yalnız bırakılmadığını vurguladı. Son dönemde sağlanan yardımlara ilişkin bilgi veren Yavuz, “Bugün itibarıyla bu tür yardımları yaptığımız aile sayısı, son dönem için söylüyorum, 1.100’ü geçmiştir. Dolayısıyla devletimiz hem sosyal hem ekonomik anlamda dezavantajlı bulunan hemşehrilerimizin yanında dimdik duruyor. Onları şefkatle sarıyor” ifadelerini kullandı.   “Malatya’da 125 Bin 239 Bağımsız Bölüm Gerçekleştirildi” Malatya’nın deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde önemli bir aşamaya ulaştığını belirten Vali Yavuz, kentte 125 bin 239 bağımsız bölümün gerçekleştirildiğini söyledi. Yavuz, “Afetten çıkmış bir şehirde geleceğe umutla bakan, yaralarını sarmış, 125 bin 239 bağımsız bölümü gerçekleştirmiş bir şehrin valisi olarak bu onuru, gururu ve sevinci sizlerle paylaşıyorum. Bu şehir sadece bizim değil, Malatyalı hemşehrilerimizin, 86 milyon vatan evladının onuru ve gururudur” diye konuştu. Yürütülen çalışmaların devletin kurumsal kapasitesini ve milletin dayanışma gücünü ortaya koyduğunu ifade eden Yavuz, yeniden yapılanma sürecinde emeği geçen kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.   “Sürekli Mağduriyet Algısıyla Şehri Normalleştiremeyiz”   Deprem sonrası fiziksel yeniden yapılanmanın yanı sıra sosyal ve psikolojik normalleşmenin de önem taşıdığına dikkat çeken Yavuz, yeni konutların ve iş yerlerinin aktif kullanıma geçmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Vali Yavuz, “Şehrimizin normalleşmesi için iş yerlerine taşınılması, yeni konutların aktif olarak kullanılması için iş birliğiyle çalışıyoruz. Siz değerli basın mensuplarımızdan ve Malatyalı hemşehrilerimizden Malatya’nın normalleşmesi konusunda verdiğiniz desteğe devam etmenizi çok önemli görüyorum. Sürekli mağduriyet algısı üzerinden şehri normalleştiremeyeceğimizi, psikolojiyi düzeltemeyeceğimizi hatırlatmak istiyorum” dedi.   “Temel Amacımız Vatandaşlarımızın Hayatını Kurtarmak” İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Toplantısı’nın içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavuz, kurul üyeleri ve çalışma gruplarıyla afet müdahale planlarının ayrıntılı şekilde ele alındığını söyledi. Afetlere müdahalede öncelikli hedefin can kayıplarını önlemek olduğunu belirten Yavuz, şöyle konuştu: “Temel amacımız vatandaşlarımızın hayatını kurtarmak. Bir afet sırasında kesintiye uğrayan hayatı ve faaliyetleri en kısa sürede normale döndürmek. Müdahale çalışmalarını hızlı ve planlı bir şekilde gerçekleştirmek, afet bölgesinin ve çevresinin güvenliğini sağlamak, halk sağlığını korumak, ekonomik ve sosyal kayıpları azaltmak, ikincil afetleri önlemek ve kaynakların etkin kullanılmasını sağlamak hedefleri doğrultusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz.” Afet anında kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin de önem taşıdığını kaydeden Yavuz, kurumlar arasındaki iletişim ve koordinasyonun kesintisiz sürdürülmesinin hedeflendiğini ifade etti.   “Deprem Dışında İklim Değişikliğinin Getirdiği Risklerle de Karşı Karşıyayız” Türkiye’nin deprem kuşağında bulunduğunu hatırlatan Yavuz, afet risklerinin yalnızca depremlerle sınırlı olmadığını, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın da yeni tehditleri beraberinde getirdiğini söyledi. Yavuz, “6 Şubat depremleri göstermiştir ki maalesef ülkemiz bir deprem kuşağı üzerinde bulunuyor. Bunun dışında iklim değişikliği, küresel ısınma gibi yağış rejimini doğrudan etkileyen diğer tehdit ve tehlikelerle de yüzleşiyoruz” ifadelerini kullandı. Toplumun afetlere dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Yavuz, mevcut risklerin analiz edilmesi, altyapının güçlendirilmesi ve yapıların afet güvenliği esas alınarak inşa edilmesinin öncelikli çalışma alanları arasında bulunduğunu belirtti.   Dere Yatakları ve Zemin Etütlerine Dikkat Çekti Malatya’da afet risklerini azaltmaya yönelik çalışmaların Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, Devlet Su İşleri (DSİ), Karayolları ve diğer kamu kurumlarıyla koordineli şekilde sürdürüldüğünü belirten Yavuz, özellikle yapı güvenliği ve riskli alanların değerlendirilmesine dikkat çekti. Yavuz, “İnşallah riskleri azaltarak, daha çok çalışarak, binalarımızı sağlam yaparak, zemin etütlerini gerçekleştirerek ve dere yatakları başta olmak üzere diğer afete konu olabilecek alanlara dikkatli bir şekilde yoğunlaşarak Malatya’mızı ve ülkemizi çok daha güvenli hale getiririz” dedi. Kentte askeri birliklerin bulunmasının da afetlere müdahale kapasitesine önemli katkı sunduğunu ifade eden Yavuz, olası afetlere karşı bütün kurumların hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.   “Malatya Yaralarını Sararak Ayağa Kalktı” Malatya’nın deprem sonrası yeniden ayağa kalkma sürecinde önemli mesafe katettiğini belirten Vali Yavuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a, İçişleri Bakanlığına, AFAD’a, yerel yönetimlere ve kamu kurumlarına teşekkür etti. Yavuz, “Malatya afetten sonra yaralarını saran, dimdik ayağa kalkan, geleceğe umutla bakan bir konuma ulaşmıştır. Hepimiz onurluyuz, gururluyuz, sevinçliyiz. İnşallah birlikte daha çok çalışarak, riskleri azaltarak bir daha böyle afetlerle yüzleşmek zorunda kalmayız” ifadelerini kullandı. Toplantı, Malatya’nın afetlere hazırlık kapasitesinin artırılması, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve olası afetlerde müdahale süreçlerinin daha etkin yürütülmesine yönelik değerlendirmelerle tamamlandı.

14:26
ÇEVRE

Karademir’den Çiftçinin Sorunlarına Dikkat Çeken Çağrı: “Üreticiyi Kaybedersek Üretimi De Kaybederiz”

Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir, Doğanşehirli muhtarlar ve vatandaşlarla Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde bir araya geldi. Bölgenin sorunları ve vatandaşların taleplerinin istişare edildiği buluşmada, özellikle tarımsal üretim, kayısı ve elma fiyatları, artan maliyetler, altyapı eksiklikleri ve köy evlerinin teslim sürecine ilişkin beklentiler gündeme geldi. Karademir, üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) bir an önce alım yapması ve çiftçilere yönelik desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı. “KÖYLÜMÜZ DEPREMDEN SONRA TOPRAĞINI TERK ETMEDİ” Doğanşehir’in 6 Şubat depremlerinden en ağır etkilenen bölgeler arasında yer aldığını belirten MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, yaşanan tüm zorluklara rağmen üreticilerin topraklarına sahip çıktığını ifade etti. Karademir, “Biz her zaman söylüyoruz; köylü milletin efendisidir. Köylümüzden, üreticimizden ve çiftçimizden razıyız. 6 Şubat depremlerinden sonra vatandaşlarımız köylerini terk etmedi, üretmeye devam etti. Özellikle muhtarlarımız, devletimizle vatandaşlarımız arasında köprü görevi üstlendi. Depremden bu yana büyük fedakârlık gösteren muhtarlarımız, bugün de canla başla çalışmaya devam ediyor.” dedi. Bölgedeki sorunların çözümü için vatandaşların taleplerini dinlediklerini belirten Karademir, istişarelerde gündeme gelen konuları ilgili kurumlara ileteceklerini ve çözüm süreçlerini takip edeceklerini kaydetti. “DEVLETİMİZDEN ALLAH RAZI OLSUN” Karademir, devletin deprem sonrası bölgede yürüttüğü çalışmalara da dikkat çekerek, “6 Şubat depremlerinin ardından devletimiz bütün imkânlarıyla vatandaşlarımızın yanında oldu. Evlerimizin yeniden yapılmasından altyapı çalışmalarına kadar birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Elbette eksiklerimiz ve çözüm bekleyen sorunlarımız var. Bunları dile getirirken devletimizin bugüne kadar yaptığı hizmetleri de unutmamamız gerekiyor. Allah devletimizden razı olsun, devletimizi başımızdan eksik etmesin. Bizim beklentimiz, devam eden çalışmaların hızla tamamlanması ve vatandaşlarımızın kalan sorunlarının da çözüme kavuşturulmasıdır. Biz de hemşehrilerimizin sesi olmaya ve çözüm için katkı sunmaya devam edeceğiz.” dedi. ALTYAPI SORUNLARI VE KÖY EVLERİNİN TESLİMİ GÜNDEMDE Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde gerçekleştirilen buluşmada; kanalizasyon, su, elektrik ve doğal gaz gibi altyapı ihtiyaçlarının yanı sıra yapımı tamamlanan köy evlerinin tesliminde yaşanan gecikmeler de gündeme geldi. Muhtarların ve vatandaşların beklentilerini dinleyen Karademir, kırsal mahallelerdeki sorunların çözülmesinin ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti. “KAYISI VE ELMA DOĞANŞEHİR’İN EKONOMİK BEL KEMİĞİ” Doğanşehir’de tarımın başlıca geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Karademir, kayısı ve elma üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti Geçtiğimiz yıl 12 Nisan’da yaşanan don felaketinin ardından bu yıl ürün miktarında artış yaşandığını belirten Karademir, buna rağmen üreticilerin ürünlerini değerinde satmakta zorlandığını ifade etti. Bölgede birkaç gün önce yaşanan dolu olayının elma bahçelerinde zarara yol açtığını belirten Karademir, üreticilerin zararlarının dikkate alınmasını ve gerekli desteklerin sağlanmasını istedi. “MALİYETLER ARTIYOR, ÜRETİCİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR” Mazot, tarımsal ilaç ve işçilik maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirten Karademir, kayısı fiyatlarının geçen yıla göre gerilediğini söyledi. Geçen yıl kayısının kilogram fiyatının 350 TL seviyelerini gördüğünü hatırlatan Karademir, bu yıl fiyatların yaklaşık 200-250 TL aralığında seyrettiğini, üreticilerin ise ürünlerini istedikleri fiyatlardan satmakta zorlandığını dile getirdi. Karademir, “Üreticimizin maliyetleri her geçen gün artıyor. Mazot, ilaç ve işçilik giderleri ortada. Ancak çiftçimiz ürettiği kayısıdan ve elmadan beklediği kazancı elde edemiyor. Devletimizin üreticimize destek vermesi, çiftçimizin emeğinin karşılığını alması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. TMO’YA ÇAĞRI: “ÇİFTÇİMİZİN EMEĞİ KORUNMALI” Üreticilerin yaşadığı sorunların gelecek yıllardaki tarımsal üretimi de tehdit ettiğini belirten Karademir, TMO’nun alım yapmasının ve çiftçilere yönelik desteklerin güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Bölgedeki bazı üreticilerin mevcut ekonomik koşullar nedeniyle gelecek yıl hangi ürünleri ekecekleri konusunda endişe duyduklarını aktaran Karademir, üretimin sürdürülebilirliği için çiftçinin korunması gerektiğini söyledi. Karademir, “TMO’nun bir an önce alım yapması gerekiyor. Devletimiz üreticimize destek verirse çiftçimiz korunur, fiyatların dengelenmesine katkı sağlanır. Üreticimiz önümüzdeki yıllarda da üretmeye devam edebilir. Çiftçimizi bugün desteklemezsek yarın üretimin devamlılığı konusunda daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz.” dedi. MUHTARLARDAN SALİH KARADEMİR’E TEŞEKKÜR Buluşmada söz alan Güroba Mahalle Muhtarı Turabi Aybek, Kelhalil Mahalle Muhtarı Ekrem Doğan, Şatıroba Mahalle Muhtarı Gaffar İlhan ve Çığlık Mahalle Muhtarı Mustafa İnan, sorunlarını dinleyen ve taleplerini gündeme taşıyan MAGİNDER Başkanı Salih Karademir’e teşekkür etti. Muhtarlar, vatandaşların beklentilerinin ele alınmasından ve bölgenin sorunlarının istişare edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Buluşmanın sonunda muhtarlara ve vatandaşlara teşekkür eden Karademir, Doğanşehir’den tüm Malatyalılara selam ve saygılarını ileterek bölgenin sorunlarının çözümü ve üreticilerin desteklenmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

11:57
EKONOMİ

Sadıkoğlu: “KOSGEB Borçları Silinmeli, Bu Mümkün Değilse En Az İki Yıl Ertelenmeli”

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinin ardından KOSGEB tarafından işletmelere sağlanan geri ödemeli desteklerin tahsilatında yaşanan sorunlara dikkati çekerek, borçlarını ödeyemeyen işletmeler hakkında hukuki süreçler başlatıldığını belirtti. Sadıkoğlu, “Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir” dedi.   Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından ekonomik hayatın yeniden canlandırılması amacıyla KOSGEB tarafından hayata geçirilen “Deprem Sonrası Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Canlanması Destek Programı” kapsamında sağlanan geri ödemeli kredilerin taksitleri, mart ayında ödenmeye başlandı. Ancak deprem sonrası ekonomik kayıplarını telafi edemeyen çok sayıda işletme, borçlarını ödemekte güçlük yaşadı. Bazı işletmeler hakkında ise hukuki süreçler başlatıldı. MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geri ödeme takvimi başlamadan önce depremzede işletmelerin mevcut ekonomik koşullarda borçlarını ödeyemeyeceği yönünde defalarca uyarıda bulunduklarını hatırlattı. Sadıkoğlu, borçların silinmesi veya en az iki yıl ertelenmesi yönündeki taleplerini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu'na da doğrudan ilettiklerini belirtti. Depremin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen işletmelerin sermaye kaybı, müşteri azalması, artan maliyetler ve finansmana erişim sorunlarıyla mücadele etmeyi sürdürdüğünü ifade eden Sadıkoğlu, şunları söyledi: “Bu destekler depremde ağır yara alan işletmelerimizin yeniden ayağa kalkması, üretime ve ticarete devam edebilmesi için verildi. Ancak bugün borcunu ödeyemeyen işletmelerimiz hakkında hukuki süreçler başlatılıyor. Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Biz daha ödemeler başlamadan işletmelerimizin durumunu anlattık. Bu borçları ödeyebilecek durumda olmadıklarını, en az iki yıl erteleme gerektiğini defalarca dile getirdik. Bugün yaşananlar, bu çağrımızın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.”   “İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz”   Borçların tahsilatına ilişkin yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayan Sadıkoğlu, işletmelerin karşı karşıya kaldığı hukuki süreçlerin ekonomik toparlanmayı daha da güçleştireceğini belirterek şöyle konuştu: “Deprem bölgesinde işletmelerin ayakta kalması, yalnızca işletme sahiplerinin meselesi değildir. Her işletme istihdam, üretim, ailelerin geçimi ve şehrin ekonomik geleceği demektir. Borcunu ödeyemediği için hukuki süreçle karşı karşıya kalan bir işletmenin yeniden ayağa kalkması daha da zorlaşacaktır. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir. İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz. Yetkililerden, daha fazla işletme kapanmadan ve daha fazla mağduriyet yaşanmadan acil çözüm bekliyoruz.” Sorunun yalnızca Malatya ile sınırlı olmadığını kaydeden Sadıkoğlu, Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve diğer deprem illerindeki işletmelerin de benzer ekonomik güçlüklerle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, KOSGEB desteklerinin geri ödeme koşullarının deprem bölgesinin ekonomik gerçekleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.

GENEL

Tümü →
Vali Yavuz: “Konteynerlerde Kalanların Sayısı 10 Binin Altına Düştü” GENEL

Vali Yavuz: “Konteynerlerde Kalanların Sayısı 10 Binin Altına Düştü”

Malatya Valisi Seddar Yavuz, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte yürütülen çalışmaların büyük ölçüde tamamlanma aşamasına geldiğini belirterek, konteynerlerde kalan kişi sayısının 10 binin altına düştüğünü açıkladı. Yavuz, son dönemde 1.100’ü aşkın aileye kira ve eşya desteği sağlandığını bildirdi.   Malatya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde (AFAD), Vali Seddar Yavuz başkanlığında “İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Toplantısı” gerçekleştirildi. Toplantıda, kentin afetlere hazırlık durumu, kurumlar arası koordinasyon, risk azaltma çalışmaları ve 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen normalleşme süreci değerlendirildi. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Vali Yavuz, Malatya’nın afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine ilişkin önemli veriler paylaştı.   “Konteynerlerde Kalanların Sayısı 10 Binin Altına Düştü” Malatya’da deprem sonrası yürütülen çalışmaların son aşamaya geldiğini ifade eden Vali Yavuz, geçici barınma alanlarında yaşayan vatandaşların kalıcı konutlara geçiş sürecinin devam ettiğini söyledi. Yavuz, “Artık Malatya’mızda işlerimizin sonuna geldik. Konteynerlerde bugün itibarıyla kalan hemşehrilerimizin sayısı 10 binin altına düşmüştür. Ekonomik yoksulluk içinde bulunan hiçbir kimseyi çaresiz bırakmadık, bırakmayacağız. Onlara ev kiralamaları ve eşyaları konusunda yardımda bulunuyoruz, bulunmaya devam ediyoruz” dedi.   “1.100’ü Aşkın Aileye Destek Sağladık” Deprem sonrası ekonomik ve sosyal açıdan dezavantajlı durumda bulunan vatandaşlara yönelik desteklerin sürdüğünü kaydeden Yavuz, özellikle konteynerlerden ayrılarak yeni yaşam alanlarına geçen ailelerin yalnız bırakılmadığını vurguladı. Son dönemde sağlanan yardımlara ilişkin bilgi veren Yavuz, “Bugün itibarıyla bu tür yardımları yaptığımız aile sayısı, son dönem için söylüyorum, 1.100’ü geçmiştir. Dolayısıyla devletimiz hem sosyal hem ekonomik anlamda dezavantajlı bulunan hemşehrilerimizin yanında dimdik duruyor. Onları şefkatle sarıyor” ifadelerini kullandı.   “Malatya’da 125 Bin 239 Bağımsız Bölüm Gerçekleştirildi” Malatya’nın deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde önemli bir aşamaya ulaştığını belirten Vali Yavuz, kentte 125 bin 239 bağımsız bölümün gerçekleştirildiğini söyledi. Yavuz, “Afetten çıkmış bir şehirde geleceğe umutla bakan, yaralarını sarmış, 125 bin 239 bağımsız bölümü gerçekleştirmiş bir şehrin valisi olarak bu onuru, gururu ve sevinci sizlerle paylaşıyorum. Bu şehir sadece bizim değil, Malatyalı hemşehrilerimizin, 86 milyon vatan evladının onuru ve gururudur” diye konuştu. Yürütülen çalışmaların devletin kurumsal kapasitesini ve milletin dayanışma gücünü ortaya koyduğunu ifade eden Yavuz, yeniden yapılanma sürecinde emeği geçen kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.   “Sürekli Mağduriyet Algısıyla Şehri Normalleştiremeyiz”   Deprem sonrası fiziksel yeniden yapılanmanın yanı sıra sosyal ve psikolojik normalleşmenin de önem taşıdığına dikkat çeken Yavuz, yeni konutların ve iş yerlerinin aktif kullanıma geçmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Vali Yavuz, “Şehrimizin normalleşmesi için iş yerlerine taşınılması, yeni konutların aktif olarak kullanılması için iş birliğiyle çalışıyoruz. Siz değerli basın mensuplarımızdan ve Malatyalı hemşehrilerimizden Malatya’nın normalleşmesi konusunda verdiğiniz desteğe devam etmenizi çok önemli görüyorum. Sürekli mağduriyet algısı üzerinden şehri normalleştiremeyeceğimizi, psikolojiyi düzeltemeyeceğimizi hatırlatmak istiyorum” dedi.   “Temel Amacımız Vatandaşlarımızın Hayatını Kurtarmak” İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Toplantısı’nın içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavuz, kurul üyeleri ve çalışma gruplarıyla afet müdahale planlarının ayrıntılı şekilde ele alındığını söyledi. Afetlere müdahalede öncelikli hedefin can kayıplarını önlemek olduğunu belirten Yavuz, şöyle konuştu: “Temel amacımız vatandaşlarımızın hayatını kurtarmak. Bir afet sırasında kesintiye uğrayan hayatı ve faaliyetleri en kısa sürede normale döndürmek. Müdahale çalışmalarını hızlı ve planlı bir şekilde gerçekleştirmek, afet bölgesinin ve çevresinin güvenliğini sağlamak, halk sağlığını korumak, ekonomik ve sosyal kayıpları azaltmak, ikincil afetleri önlemek ve kaynakların etkin kullanılmasını sağlamak hedefleri doğrultusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz.” Afet anında kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin de önem taşıdığını kaydeden Yavuz, kurumlar arasındaki iletişim ve koordinasyonun kesintisiz sürdürülmesinin hedeflendiğini ifade etti.   “Deprem Dışında İklim Değişikliğinin Getirdiği Risklerle de Karşı Karşıyayız” Türkiye’nin deprem kuşağında bulunduğunu hatırlatan Yavuz, afet risklerinin yalnızca depremlerle sınırlı olmadığını, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın da yeni tehditleri beraberinde getirdiğini söyledi. Yavuz, “6 Şubat depremleri göstermiştir ki maalesef ülkemiz bir deprem kuşağı üzerinde bulunuyor. Bunun dışında iklim değişikliği, küresel ısınma gibi yağış rejimini doğrudan etkileyen diğer tehdit ve tehlikelerle de yüzleşiyoruz” ifadelerini kullandı. Toplumun afetlere dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Yavuz, mevcut risklerin analiz edilmesi, altyapının güçlendirilmesi ve yapıların afet güvenliği esas alınarak inşa edilmesinin öncelikli çalışma alanları arasında bulunduğunu belirtti.   Dere Yatakları ve Zemin Etütlerine Dikkat Çekti Malatya’da afet risklerini azaltmaya yönelik çalışmaların Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, Devlet Su İşleri (DSİ), Karayolları ve diğer kamu kurumlarıyla koordineli şekilde sürdürüldüğünü belirten Yavuz, özellikle yapı güvenliği ve riskli alanların değerlendirilmesine dikkat çekti. Yavuz, “İnşallah riskleri azaltarak, daha çok çalışarak, binalarımızı sağlam yaparak, zemin etütlerini gerçekleştirerek ve dere yatakları başta olmak üzere diğer afete konu olabilecek alanlara dikkatli bir şekilde yoğunlaşarak Malatya’mızı ve ülkemizi çok daha güvenli hale getiririz” dedi. Kentte askeri birliklerin bulunmasının da afetlere müdahale kapasitesine önemli katkı sunduğunu ifade eden Yavuz, olası afetlere karşı bütün kurumların hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.   “Malatya Yaralarını Sararak Ayağa Kalktı” Malatya’nın deprem sonrası yeniden ayağa kalkma sürecinde önemli mesafe katettiğini belirten Vali Yavuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a, İçişleri Bakanlığına, AFAD’a, yerel yönetimlere ve kamu kurumlarına teşekkür etti. Yavuz, “Malatya afetten sonra yaralarını saran, dimdik ayağa kalkan, geleceğe umutla bakan bir konuma ulaşmıştır. Hepimiz onurluyuz, gururluyuz, sevinçliyiz. İnşallah birlikte daha çok çalışarak, riskleri azaltarak bir daha böyle afetlerle yüzleşmek zorunda kalmayız” ifadelerini kullandı. Toplantı, Malatya’nın afetlere hazırlık kapasitesinin artırılması, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve olası afetlerde müdahale süreçlerinin daha etkin yürütülmesine yönelik değerlendirmelerle tamamlandı.

9 Okunma 7 saat önce

Ekonomi & Finans

Tümü →
EKONOMİ

Sadıkoğlu: “KOSGEB Borçları Silinmeli, Bu Mümkün Değilse En Az İki Yıl Ertelenmeli”

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinin ardından KOSGEB tarafından işletmelere sağlanan geri ödemeli desteklerin tahsilatında yaşanan sorunlara dikkati çekerek, borçlarını ödeyemeyen işletmeler hakkında hukuki süreçler başlatıldığını belirtti. Sadıkoğlu, “Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir” dedi.   Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından ekonomik hayatın yeniden canlandırılması amacıyla KOSGEB tarafından hayata geçirilen “Deprem Sonrası Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Canlanması Destek Programı” kapsamında sağlanan geri ödemeli kredilerin taksitleri, mart ayında ödenmeye başlandı. Ancak deprem sonrası ekonomik kayıplarını telafi edemeyen çok sayıda işletme, borçlarını ödemekte güçlük yaşadı. Bazı işletmeler hakkında ise hukuki süreçler başlatıldı. MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geri ödeme takvimi başlamadan önce depremzede işletmelerin mevcut ekonomik koşullarda borçlarını ödeyemeyeceği yönünde defalarca uyarıda bulunduklarını hatırlattı. Sadıkoğlu, borçların silinmesi veya en az iki yıl ertelenmesi yönündeki taleplerini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu'na da doğrudan ilettiklerini belirtti. Depremin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen işletmelerin sermaye kaybı, müşteri azalması, artan maliyetler ve finansmana erişim sorunlarıyla mücadele etmeyi sürdürdüğünü ifade eden Sadıkoğlu, şunları söyledi: “Bu destekler depremde ağır yara alan işletmelerimizin yeniden ayağa kalkması, üretime ve ticarete devam edebilmesi için verildi. Ancak bugün borcunu ödeyemeyen işletmelerimiz hakkında hukuki süreçler başlatılıyor. Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Biz daha ödemeler başlamadan işletmelerimizin durumunu anlattık. Bu borçları ödeyebilecek durumda olmadıklarını, en az iki yıl erteleme gerektiğini defalarca dile getirdik. Bugün yaşananlar, bu çağrımızın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.”   “İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz”   Borçların tahsilatına ilişkin yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayan Sadıkoğlu, işletmelerin karşı karşıya kaldığı hukuki süreçlerin ekonomik toparlanmayı daha da güçleştireceğini belirterek şöyle konuştu: “Deprem bölgesinde işletmelerin ayakta kalması, yalnızca işletme sahiplerinin meselesi değildir. Her işletme istihdam, üretim, ailelerin geçimi ve şehrin ekonomik geleceği demektir. Borcunu ödeyemediği için hukuki süreçle karşı karşıya kalan bir işletmenin yeniden ayağa kalkması daha da zorlaşacaktır. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir. İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz. Yetkililerden, daha fazla işletme kapanmadan ve daha fazla mağduriyet yaşanmadan acil çözüm bekliyoruz.” Sorunun yalnızca Malatya ile sınırlı olmadığını kaydeden Sadıkoğlu, Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve diğer deprem illerindeki işletmelerin de benzer ekonomik güçlüklerle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, KOSGEB desteklerinin geri ödeme koşullarının deprem bölgesinin ekonomik gerçekleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.

8 11 saat önce
EKONOMİ

Malatya’da Eylül Ayında 899 Konut Satıldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Eylül 2026 konut ve iş yeri satış istatistiklerine göre, Malatya’da 899 konut ve 95 iş yerinin satışı gerçekleştirildi. Konut satışlarında ikinci el piyasası ağırlığını korudu.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2026 dönemine ilişkin konut ve iş yeri satış istatistiklerini açıkladı. Türkiye genelinde konut satışları 142 bin 390 olarak gerçekleşirken, Malatya'da aynı dönemde 899 konut el değiştirdi. Açıklanan verilere göre Malatya’da satılan 899 konutun 238’ini ilk el, 661’ini ise ikinci el satışlar oluşturdu. Kentte toplam konut satışlarının yüzde 26,5’i ilk el, yüzde 73,5’i ise ikinci el konutlardan oluştu.   İkinci El Konut Satışları Öne Çıktı   Malatya’da eylül ayında gerçekleşen konut satışlarında ikinci el piyasasının belirgin üstünlüğü dikkat çekti. Satılan her 4 konuttan yaklaşık 3’ünün ikinci el olması, kentte mevcut konut stokunun satışlardaki ağırlığını ortaya koydu. 6 Şubat depremlerinin ardından yeniden yapılanma ve konut üretim çalışmalarının sürdüğü Malatya’da, açıklanan veriler gayrimenkul piyasasının mevcut durumuna ilişkin önemli göstergeler sundu.   Malatya’da 95 İş Yeri Satıldı   TÜİK verilerine göre Malatya’da eylül ayında 95 iş yerinin de satışı gerçekleştirildi. Bunların 14’ünü ilk el, 81’ini ise ikinci el satışlar oluşturdu. İş yeri satışlarının yüzde 85,3’ünün ikinci el olması dikkat çekerken, ilk el iş yeri satışlarının toplam içindeki payı yüzde 14,7 düzeyinde kaldı. Deprem sonrası ticari alanların yeniden inşa edildiği kentte, iş yeri satış istatistikleri de ticari gayrimenkul piyasasının değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.   Türkiye Genelinde 142 Bin 390 Konut Satıldı   Türkiye genelinde eylül ayında ilk el konut satışları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 artarak 51 bin 519 oldu. İkinci el konut satışları ise yüzde 15,3 azalarak 90 bin 871 olarak kaydedildi. Ülke genelindeki toplam konut satışlarında ilk el konutların payı yüzde 36,2, ikinci el konutların payı ise yüzde 63,8 olarak gerçekleşti. Malatya’da ise ikinci el konut satışlarının toplam içindeki payı yüzde 73,5 ile Türkiye ortalamasının yaklaşık 10 puan üzerinde yer aldı.  

7 12 saat önce
EKONOMİ

Sarı: “Bir Şehri Yeniden İnşa Etmek Sadece Bina Yapmak Değildir”

DAİMFED’in Malatya’da düzenlediği toplantıda konuşan Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Fatma Güldemet Sarı, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine dikkat çekerek, “Bir şehri yeniden inşa etmek, eski binaların yerine yenilerini koymaktan ibaret değildir. Asıl mesele o şehrin ruhunu ve hafızasını koruyarak geleceğe taşımaktır” dedi.   DAİMFED Malatya Şubesi tarafından düzenlenen istişare toplantısında inşaat sektörünün temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve iş insanları bir araya geldi. Toplantıya eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve DAİMFED Genel Koordinatörü Fatma Güldemet Sarı, DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, STK temsilcileri ve iş dünyası katıldı. Toplantıda 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmaları değerlendirilirken, yapı sektöründe denetim, mesleki yeterlilik ve güvenli şehirleşmenin önemi üzerinde duruldu.   Esen: “Depremle Mücadelenin Yolu Denetim Ve Dönüşümden Geçiyor” DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, federasyonun Malatya yapılanmasını yaklaşık 2,5 yıl önce zorlu bir süreçte oluşturduklarını belirterek, depremlerin yalnızca kentteki yapıları değil, inşaat sektörünün toplumdaki imajını da olumsuz etkilediğini söyledi. Deprem sonrasında hasar tespit süreçlerinde yaşanan sorunlara dikkat çeken Esen, bazı binaların yıkılması gerekirken yıkılmadığını, bazı yapıların ise gereksiz yere yıkılarak milli servetin zarar gördüğünü savundu. Federasyon olarak hasar tespit mevzuatının yeniden düzenlenmesine katkı sunduklarını ifade eden Esen, şunları kaydetti: “Şehrimiz enkazların arasındayken müteahhit ve mühendis olduğunu söyleyen insanların kendilerini ifade etmekte güçlük yaşadığı bir dönemden geçtik. Bugün ise proje üreten, fikirlerini ortaya koyan ve gerektiğinde mesleği ile şehri adına söz söyleyen güçlü bir yapıya dönüştük.”   “30-40 Yıllık Binaların Sorumluluğu Tek Bir İmzaya Yüklenmemeli” Deprem davalarında meslektaşlarının yaşadığı hukuki sorunlara da değinen Esen, yapı güvenliğinin yalnızca inşaat aşamasıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini vurguladı. Esen, “30-40 yıllık binaların bütün sorumluluğunun yıllar önce atılmış ve arşiv raflarına kaldırılmış imzaların üzerine bırakılmaması gerektiğini her platformda söylüyoruz. Binaların belirli periyotlarda denetlenmesi ve muayene edilmesi gerektiğini savunuyoruz. Çünkü bu ülkede depremle gerçek mücadelenin yolu denetim ve dönüşümden geçmektedir” dedi. Sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini de belirten Esen, Malatya’nın geleceğinin yalnızca yeni binalarla değil, ticari, sosyal ve kültürel hayatın yeniden güçlenmesiyle şekilleneceğini ifade etti. Somut proje üretmeden yalnızca sosyal medya üzerinden yapılan eleştirilere tepki gösteren Esen, “Bizim için kıstas kimin hangi masada oturduğu değil, şehrimiz ve sektörümüz adına o masaya ne koyabildiğidir. Söylemden çok proje üretmenin, görüntüden çok ortaya eser koymanın kıymetli olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.   Karslıoğlu: “Malatya’da Müteahhit Sayısı 2 Binden 150’ye Düştü”   DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ise müteahhitlik sektöründe mesleki yeterlilik ve kayıt sisteminin önemine dikkat çekti. Geçmişte farklı meslek gruplarından çok sayıda kişinin müteahhitlik yapabildiğini belirten Karslıoğlu, sektörde uygulamaya alınan sınıflandırma ve kayıt düzenlemelerinin önemli bir dönüşüm sağladığını söyledi. Karslıoğlu, “Malatya’da daha önce 2 bin olan müteahhit sayısı, A grubundan E1 grubuna kadar olan sınıflandırmada 150’ye düştü. Adana’da ise 3 bin 200 olan sayı 241’e geriledi. Bu durum mesleğimizin artık belirli kriterler çerçevesinde kayıt altına alındığını gösteriyor” diye konuştu. İnşaat sektörünün ekonomik zorluklara rağmen üretim faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade eden Karslıoğlu, deprem bölgesinde yürütülen konut çalışmalarında emeği geçen müteahhitlere, mühendislere, teknik personele ve işçilere teşekkür etti.   “Türkiye İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu’nu Kuracağız”   Sektör temsilcilerinin daha güçlü bir organizasyon yapısına kavuşması gerektiğini vurgulayan Karslıoğlu, yeni bir konfederasyon kurulması için hazırlık yaptıklarını açıkladı. Karslıoğlu, “Türkiye İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu adı altında isim patentimizi aldık. Türkiye’nin ikinci inşaat müteahhitleri konfederasyonunu kuracağız. Malatya’dan başlayarak diğer 14 ilimizle birlikte güç birliği içerisinde yolumuza devam edeceğiz” dedi. Malatya Şubesinin federasyon yapılanmasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Karslıoğlu, Şube Başkanı Kadircan Esen ve yönetim kurulunun çalışmalarını takdir ettiğini söyledi.   Sarı: “Malatya’da 79 Bin 660 Bağımsız Bölüm Tamamlandı” Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve DAİMFED Genel Koordinatörü Fatma Güldemet Sarı da konuşmasında 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarına ilişkin verileri paylaştı. Deprem bölgesinde büyük bir yeniden yapılanma sürecinin yürütüldüğünü ifade eden Sarı, Türkiye genelinde 455 bin 357 bağımsız bölümün tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini belirtti. Malatya’daki çalışmalara ilişkin rakamları da açıklayan Sarı, “Malatya’da 62 bin 540 konut, 13 bin 32 köy evi ve 4 bin 88 iş yeri olmak üzere toplam 79 bin 660 bağımsız bölüm tamamlandı. Türkiye’nin en büyük şantiyesi ise 28 bin 289 bağımsız bölümün inşa edildiği Malatya İkizce TOKİ şantiyesi oldu” ifadelerini kullandı.   “Bir Şehri Yeniden İnşa Etmek Sadece Bina Yapmak Değildir” Deprem sonrası şehirlerin sosyal ve kültürel dokusunun korunmasının önemine değinen Sarı, yeniden yapılanma çalışmalarının yalnızca fiziksel dönüşüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Sarı, “Bir şehir hafızasıyla, çarşısıyla, mahallesiyle, sokağıyla, komşuluğuyla ve insanıyla bir bütündür. Bu nedenle 6 Şubat’tan sonra önümüzde yalnızca bir inşa görevi yoktur. Şehirlerimizi yeniden yaşanabilir hale getirmenin sorumluluğu vardır” dedi. İnşaat sektörünün insan hayatıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Sarı, yapı kalitesinin ve meslek ahlakının her şeyin önünde tutulması gerektiğini belirtti.   “Deprem Yönetmeliğine Uymak Vicdani Bir Sorumluluktur”   Güvenli yapılaşmanın ancak bilimsel veriler, doğru mühendislik uygulamaları ve etkin denetimle mümkün olacağını vurgulayan Sarı, şöyle konuştu: “Daha iyi mühendislik göstermeliyiz. Daha doğru zemin etütleri yapmalıyız. Daha nitelikli malzeme kullanmalıyız. Daha güçlü denetim mekanizmaları kurmalıyız. Daha kapsamlı ve kalıcı şehir planları yapmalıyız. Bütün bunların üzerine daha güçlü bir meslek ahlakını getirmemiz gerekiyor. Çünkü deprem yönetmeliğine uymak yalnızca teknik bir mesele ve zorunluluk değildir. İnsan hayatına karşı vicdani ve ahlaki bir sorumluluktur.” DAİMFED’in kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm, yapı güvenliği ve mesleki eğitim alanındaki çalışmalarını önemsediklerini belirten Sarı, sektörün nitelikli teknik personel ihtiyacının karşılanmasına yönelik faaliyetlerin de sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.   “6 Şubat’ı Unutmayacağız” Konuşmasının sonunda 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri anan Sarı, yaşanan felaketin daha güvenli şehirler oluşturulması için önemli dersler içerdiğini söyledi. Sarı, “6 Şubat’ı unutmayacağız. Ancak bu büyük felaketi daha güvenli yapıların, daha bilinçli bir şehirleşmenin ve daha güçlü bir yapı sektörünün başlangıç noktası haline getireceğiz. Malatya’nın yeniden yükselen her binasında, yeniden açılan her dükkânında ve yeniden hayat bulan her sokağında büyük bir emeğin, mücadelenin ve umudun izini görüyoruz” ifadelerini kullandı. Toplantı, sektör temsilcilerinin Malatya’nın yeniden yapılanma süreci ve inşaat sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmeleriyle devam etti.

30 dün
EKONOMİ

Türkiye’de İnşaat Üretimi Arttı, Gözler Malatya’daki Projelerde

Türkiye genelinde inşaat üretimi Ağustos ayında yıllık yüzde 2,3 artarken, deprem sonrası yeniden yapılanmanın sürdüğü Malatya'da konut, iş yeri ve rezerv alan projeleri dikkat çekiyor. Kentte binlerce bağımsız bölümün inşası sürerken, artan inşaat maliyetleri de sektörün gündemindeki yerini koruyor.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Ağustos ayına ilişkin inşaat üretim endeksi verilerini açıkladı. Türkiye genelinde inşaat üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,3, bir önceki aya göre ise yüzde 4 arttı. Açıklanan veriler, 6 Şubat 2023 depremlerinde büyük yıkım yaşayan ve yeniden inşa çalışmalarının sürdüğü Malatya açısından da önem taşıyor. Kentte deprem konutları, çarşı merkezindeki iş yerleri, rezerv alan projeleri ve kırsal konutların yapımı farklı noktalarda devam ediyor.   Malatya’da Binlerce Konut Ve İş Yeri İnşa Ediliyor   Malatya'da deprem sonrası yürütülen yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında kent çeperleri, rezerv alanlar ve kırsal mahallelerde çok sayıda proje hayata geçirildi. Ekim ayı başında açıklanan verilere göre, kent çeperlerinde 76 ihale kapsamında 48 bin 291 konut ve 875 ticari bağımsız bölüm olmak üzere toplam 49 bin 166 bağımsız bölüm için çalışma yürütüldü. Kent genelindeki 69 rezerv alanda ise 55 ihale kapsamında 26 bin 194 konut ve 12 bin 303 ticari bağımsız bölüm olmak üzere toplam 38 bin 497 bağımsız bölümün inşası gerçekleştiriliyor. Kırsal mahallelerde de 361 mahalledeki bin 236 farklı noktada 15 bin 567 konutun yapımına yönelik çalışmalar yürütülüyor.   Bina Dışı Yapıların İnşaatında Büyük Artış   TÜİK verilerine göre, ağustos ayında bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,8 yükseldi. Bina inşaatı sektörü endeksi yıllık yüzde 0,9 gerilerken, özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 0,1 arttı. Aylık bazda ise bina inşaatı üretimi yüzde 4,5, bina dışı yapıların inşaatı yüzde 2,2, özel inşaat faaliyetleri yüzde 3,8 artış gösterdi.   İnşaat Maliyetleri Yüzde 29,59 Arttı   İnşaat sektöründe üretim artışı yaşanırken maliyetlerdeki yükseliş de dikkat çekti. TÜİK'in ağustos ayına ilişkin inşaat maliyet endeksi verilerine göre, maliyetler geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 29,59 arttı. Aynı dönemde malzeme maliyetlerinde yüzde 28,72, işçilik maliyetlerinde ise yüzde 31,20 artış kaydedildi. Bu veriler, konut ve iş yeri yapımının yoğun şekilde sürdüğü Malatya'da özellikle özel sektör yatırımları ve yeni inşaat projelerinin maliyetleri açısından önem taşıyor.   Malatya’da Yeniden İnşa Süreci Devam Ediyor   Deprem sonrası büyük bir dönüşüm sürecine giren Malatya'da, Battalgazi ve Yeşilyurt başta olmak üzere birçok ilçede konut ve ticaret alanlarının yeniden oluşturulmasına yönelik çalışmalar sürüyor. Özellikle şehir merkezindeki rezerv alan projeleri, yeni çarşıların inşası ve deprem konutlarının tamamlanması kentin yeniden yapılanma sürecinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Türkiye genelinde inşaat üretimindeki artış dikkat çekerken, Malatya'da devam eden yatırımların tamamlanması, konut ve iş yerlerinin hak sahiplerine teslim edilmesi ve artan yapım maliyetleri kent ekonomisi açısından önemini koruyor.  

27 dün
EKONOMİ

Malatya’da 100 Genç İş Dünyasıyla Buluştu

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Mezun–İşveren Eşleştirme Programı kapsamında, Dijital Gençlik Merkezi’nde (DİGEM) eğitimlerini tamamlayan yaklaşık 100 genç, 10’un üzerinde firmanın temsilcileriyle bir araya gelerek iş ve staj fırsatlarını değerlendirdi.   Malatya Büyükşehir Belediyesi, gençlerin mesleki eğitimlerini istihdama dönüştürmelerine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Avrupa Birliği finansmanı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) iş birliğiyle yürütülen “Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi” kapsamında Mezun–İşveren Eşleştirme Programı düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi Şehir Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen programda, DİGEM bünyesinde eğitim alan yaklaşık 100 genç, 10’un üzerinde firmanın temsilcileriyle buluştu.   Gençler İşverenlerle Birebir Görüştü Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Hizmetleri Birimi ile Basın Yayın Dairesi Başkanlığı İstihdam Merkezi Birimi iş birliğinde düzenlenen etkinlikte, gençlerin özgeçmişleri, mesleki yeterlilikleri ve kariyer hedefleri değerlendirildi. İşverenlerle birebir görüşme fırsatı bulan gençler, firmaların açık iş pozisyonları ve staj olanakları hakkında bilgi aldı. Programla, eğitim süreçlerinde kazanılan bilgi ve becerilerin iş dünyasının ihtiyaçlarıyla buluşturulması hedeflendi.   Eğitimden İstihdama Köprü Kuruluyor   Dijital Gençlik Merkezi’nde yapay zekâ, yazılım, veri tabanı, e-ticaret ve bilişim teknolojileri gibi alanlarda eğitim alan gençler, program sayesinde iş dünyasıyla doğrudan temas kurma imkânı elde etti. Etkinliğe katılan mezunlar, verilen eğitimlerin mesleki gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu belirterek, işverenlerle bir araya gelmelerini sağlayan organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi.   “Malatya’da Bu Tür Eğitimler Çok Önemli”   DİGEM bünyesinde dört farklı eğitim programına katıldığını belirten Hatice Orhan, “Yapay zekâ, Python ve veri tabanı, marka yönetimi ve bilişim teknolojileri alanlarında eğitim aldım. Malatya’da imkânların fazla olmadığı bir yerde bu programı çok faydalı buluyorum. Bana çok şey kattı. İlerleyen dönemlerde çalışma hayatımda da etkili olacağına inanıyorum” dedi. Gazi Üniversitesi Uçak Teknolojisi Bölümü mezunu Zehra Babacan ise web yazılım geliştirme, mobil uygulama geliştirme ve yapay zekâ eğitimlerine katıldığını belirterek, “Kendini geliştirmek isteyen ve iş arayan arkadaşlar için oldukça faydalı eğitimler olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.   “İşverenlere Ulaşmak İçin Önemli Bir Fırsat”   Enerji Sistemleri Yüksek Mühendisi Nurcan Çalhan da DİGEM’de yazılım eğitimi aldığını belirterek, programın gençler açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Çalhan, “Malatya açısından değerlendirdiğimizde olması gereken bir etkinlikti. İşverenlere ulaşmak ve işe başladıktan sonra bizleri nelerin beklediğini görmek açısından faydalı olacağını düşünüyorum. İşverenlerle görüşme gerçekleştireceğim, iyi geçmesini umuyorum” diye konuştu. DİGEM’de e-ticaret eğitimi alan Azra Reyhan Hasıripi ise etkinliğin verimli geçtiğini ifade ederek, “Birçok firmanın burada bulunması ve doğrudan görüşme imkânı sağlanması çok güzel. Kendimi bu alanda geliştirmeyi düşünüyorum” dedi.   Genç İstihdamına Destek Sürecek   Malatya Büyükşehir Belediyesi, gençlerin dijital becerilerini geliştirmek, mesleki yeterliliklerini artırmak ve istihdam olanaklarına erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla eğitim ve iş dünyasını bir araya getiren projelerini sürdürmeyi hedefliyor. Programın, gençlerin kariyer planlamalarına katkı sunmasının yanı sıra kentte nitelikli iş gücünün gelişmesine de destek olması amaçlanıyor.

65 2 gün önce
EKONOMİ

Tarım Ürünleri Üretici Fiyatları Eylülde Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,99 azalırken, yıllık bazda yüzde 12,93 arttı. Yıllık fiyat artışında yüzde 61,07 ile sebze grubu ilk sırada yer aldı.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı eylül ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Verilere göre, tarım ürünleri üretici fiyatlarında aylık bazda düşüş yaşanırken, yıllık artış devam etti. Tarım-ÜFE, eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,99 azalırken, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 7,03, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,93 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 30,64 artış gösterdi.   Tarımın Üç Sektöründe Düşüş   Sektörel bazda değerlendirildiğinde, eylül ayında bir önceki aya göre tarım ve avcılık ürünleri ile ilgili hizmetlerde yüzde 1,66, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 2,75, balıkçılık ve su ürünleri ile ilgili hizmetlerde ise yüzde 9,93 oranında düşüş kaydedildi.   Çok Yıllık Bitkisel Ürünlerde Yüzde 8,37 Azalış Ana ürün grupları incelendiğinde, tek yıllık bitkisel ürünlerde aylık yüzde 0,03, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 1 artış yaşandı. Buna karşılık, meyve üretimini de kapsayan çok yıllık bitkisel ürünler grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 8,37 geriledi.   Sebze Fiyatları Bir Yılda Yüzde 61 Arttı Yıllık bazda en yüksek fiyat artışı sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti. Söz konusu ürün grubunda üretici fiyatları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 61,07 yükseldi. Aylık bazda en sert düşüş ise tropikal ve subtropikal meyvelerde görüldü. Bu grupta üretici fiyatları eylül ayında yüzde 14,69 azaldı.  

64 2 gün önce
DOLAR 49,4988 %0,10
EURO 55,6406 %0,10
STERLİN 66,0151 %0,37
ALTIN 6.635,80 %0,01
GÜMÜŞ 90,78 %-0,65
BİST 11.721,72 %-2,89
BTC $81.674 %-0,87
BRENT $109,81 %-0,05

Spor Arena

Süper Lig, Avrupa kupaları ve tüm branşlardan son gelişmeler

Tümü
Malatyalı Güreşçi Servet Angi Dünya Üçüncüsü Oldu SPOR

Malatyalı Güreşçi Servet Angi Dünya Üçüncüsü Oldu

ABD’nin Las Vegas kentinde düzenlenen U23 Dünya Güreş Şampiyonası’nda mücadele eden Malatya Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi (TOHM) sporcusu Servet Angi, grekoromen stil 63 kiloda dünya üçüncüsü olarak bronz madalyanın sahibi oldu.   Malatyalı milli güreşçi Servet Angi, uluslararası arenada elde ettiği başarıyla Türkiye’ye bronz madalya kazandırdı. ABD’nin Las Vegas kentinde gerçekleştirilen U23 Dünya Güreş Şampiyonası’nda grekoromen stil 63 kilo kategorisinde mindere çıkan Angi, dünya üçüncülüğünü elde etti.   Malatya Sporuna Uluslararası Başarı   Malatya TOHM bünyesinde çalışmalarını sürdüren Servet Angi'nin dünya üçüncülüğü, kent sporuna uluslararası düzeyde önemli bir başarı kazandırdı. Elde edilen derecenin ardından Servet Angi ve başarısında emeği bulunan antrenörleri tebrik edilirken, milli sporcunun bronz madalyası Malatya spor camiasında sevinçle karşılandı.   Bronz Madalyayı 6-5'lik Galibiyetle Kazandı   Şampiyonada Perulu, Çinli ve ABD'li rakiplerini mağlup ederek yarı finale yükselen Angi, İranlı Erfan Behnam Jarkani'ye yenildi. Bronz madalya karşılaşmasında Moldovalı Vitalie Eriomenco ile karşılaşan milli güreşçi, rakibini 6-5 mağlup ederek dünya üçüncüsü oldu. Malatya TOHM sporcusunun elde ettiği derece, kentteki güreş altyapısının uluslararası alandaki başarıları arasına girdi.  

30 dün

Trendyol Süper Lig

Takım O AV P
1 GALATASARAY A.Ş. 7 5 16
2 BEŞİKTAŞ A.Ş. 7 8 15
3 AMED SPORTİF FAALİYETLER 7 8 14
4 FENERBAHÇE A.Ş. 7 13 13
5 TRABZONSPOR A.Ş. 7 11 13
6 ARCA ÇORUM FK 8 5 13
7 CORENDON ALANYASPOR 7 2 12
8 KOCAELİSPOR 7 2 12
9 KASIMPAŞA A.Ş. 7 0 10
10 ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 8 -3 10

Haftanın Anketi 1 Katılımcı

MALATYA'DA SİVİL TOPLUM ÇALIŞMALARINDA EN ETKİLİ İSİM SİZCE KİM?

ÖNDER SERİNDAĞ 0%
ÖMER KONAKÇI 100%
ALİ CENGİZ 0%
MEHMET ERKAN DOĞAN 0%

Günün Özeti E-Postanıza Gelsin

Türkiye ve dünya gündeminin en sıcak gelişmelerini, piyasa kapanış analizlerini ve özel köşe yazılarını her sabah gelen kutunuzda bulun.

Medya Malatya