Malatya, acının ardından sessizleşen bir şehir oldu.
Ama bu sessizliği ilk bozan şey ne biliyor musunuz?
Sahne tozu.
Geçtiğimiz ay yapılan küçük bir çocuk oyunu gösterisinde salona girdim. Yüzlerce çocuk, ışıkların arasında kulak kesilmiş… Gözlerinde ışık, yanlarında ailelerinin yorgun ama umutlu bakışları.
Bir anda fark ettim ki:
Sahne, Malatya’da hâlâ iyileştiriyor.
Bugün tiyatro, konser, atölye, kültür etkinlikleri sadece bir “etkinlik” değil; şehrin kalp atışı gibi çalışıyor. Bir şehir kültürle nefes alır, kültürle ayağa kalkar.
Malatya’da hâlâ çok eksiğimiz var, biliyorum.
Ama bir çocuk sahnede kahkaha attığında, bir gencin gözünde umut gördüğünüzde…
O an şunu hissediyorsunuz:
“Bu şehir kültürle yeniden kurulacak.”
Belki de yeniden başlamanın yolu tam da buradan geçiyor.


















