Medya Malatya
Medya Malatya

“Çağrı” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
POLİTİKA

YENİ Parti’de Genel Başkanlık İçin Sandık Kuruluyor

YENİ Parti Malatya İl Başkanı Basri İlhan, 8 Kasım 2026 tarihinde Türkiye genelinde gerçekleştirilecek genel başkanlık ön seçimi öncesinde parti üyelerine katılım çağrısında bulundu. İlhan, 5 Kasım’a kadar partiye üye olan herkesin oy kullanabileceğini belirterek, “Artık delegelik değil, üyelik esaslı bir seçim sistemiyle parti içi demokrasiyi kurumsallaştırıyoruz.” dedi. YENİ Parti Malatya İl Başkanı Basri İlhan, 8 Kasım 2026 Pazar günü gerçekleştirilecek genel başkanlık ön seçimine ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Ekim ayında mahalle, ilçe ve il başkanlığı seçimlerinin üyelerin katılımıyla tamamlandığını hatırlatan İlhan, genel başkanın da doğrudan üyelerin oylarıyla belirleneceğini söyledi.   “Genel başkanı da üyeler seçecek”   Parti içi demokrasiyi güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten İlhan, “Ekim ayı içerisinde mahalle seçimlerinden başlayarak ilçe ve il başkanlarını tüm üyelerin katılımıyla belirleyen YENİ Parti, genel başkanlık için de ön seçim yapacak. 8 Kasım’da Türkiye’nin bütün illerinde sandık kurulacak. Malatya genelinde de tüm ilçe başkanlıklarımızda üyelerimiz oy kullanabilecek.” ifadelerini kullandı.   “Delegelik değil, üyelik esaslı demokrasi”   YENİ Parti’nin parti içi seçimlerde üyelerin doğrudan söz sahibi olduğu bir sistemi hayata geçirdiğini ifade eden İlhan, “Parti içi demokrasiyi en ileri düzeyde yaşama geçirerek artık tüm parti yöneticilerinin, hatta parti genel başkanının dahi üyelerce seçildiği çağdaş ve demokratik bir sistem kurulmuştur. Artık delegelik değil, üyelik esaslı seçimlere katılarak demokrasinin geliştirilmesine ve kurumsallaşmasına yol açan bu ilerici ve cesur oluşuma tüm üyelerimizin katılım sağlamalarını bekliyoruz.” dedi.   Üyelik için son tarih 5 Kasım   Genel başkanlık ön seçiminde oy kullanmak isteyen vatandaşlara da çağrıda bulunan İlhan, 5 Kasım 2026 tarihine kadar partiye üye olan herkesin seçimde oy kullanabileceğini belirtti. Üyelik işlemlerinin ilçe teşkilatlarında form doldurularak veya https://uyelik.yeni-parti.org.tr/ adresinden çevrim içi gerçekleştirilebileceğini kaydeden İlhan, “Tüm halkımızı partimize üye olmaya ve oy kullanmaya davet ediyoruz. Birlikte güçlüyüz. Yaşasın demokrasi, yaşasın YENİ Parti.” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

dün 27
GENEL

Sami Er: “Malatya’nın 100 Yıllık Su İhtiyacını Güvence Altına Alacağız”

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’da 35 milyar liralık altyapı, 4 milyar liralık spor yatırımı gerçekleştirdiklerini belirterek, 70 milyon avroluk kaynakla kentin 100 yıllık içme suyu ihtiyacını güvence altına almayı hedeflediklerini söyledi.   Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen 8. Geleneksel Malatya Tanıtım Günleri’nde yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da yürütülen yeniden inşa çalışmalarını ve hayata geçirilen yatırımları değerlendirdi. Malatya Dernekler Federasyonu (MADEF) tarafından Malatya Valiliği ve Malatya Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle gerçekleştirilen programa Malatya Valisi Seddar Yavuz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç, MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz, siyasi parti temsilcileri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları ile dernek ve oda başkanları katıldı.   “Sadece yaraları sarmadık, geleceğin Malatya’sını inşa ettik” Malatya’nın deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde önemli mesafe katettiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, çalışmaların yalnızca yıkılan binaların yerine yenilerinin yapılmasıyla sınırlı olmadığını söyledi. Er, “Biz sadece depremin yaralarını sarmadık. Biz geleceğin Malatya’sını inşa ettik. Malatya yeniden ayağa kalktı ve daha da güzelleşti.” dedi. Yeniden inşa sürecinde devlet-millet dayanışmasının belirleyici olduğunu vurgulayan Er, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın deprem bölgesindeki çalışmaları yakından takip ettiğini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un da Malatya’daki projelere önemli destek sağladığını ifade etti.   Tek merkezli şehir yapısı değişiyor Malatya’nın şehircilik anlayışını yeniden şekillendirdiklerini dile getiren Er, tek merkezli yerleşim modelinden çok merkezli bir şehir yapısına geçiş için çalıştıklarını belirtti. Kernek, Kışla, İnönü, Fuzuli ve Çarmuzu bölgelerinde yürütülen projelerle yeni yaşam ve ticaret alanları oluşturulduğunu aktaran Er, çevre yolları, kuşak yolları ve geniş ulaşım akslarıyla kentin ulaşım altyapısının güçlendirildiğini söyledi. Başkan Er, Malatya’nın ulaşım geleceği açısından önem taşıyan raylı sistem projesinin de onaylandığını açıkladı.   35 milyar liralık altyapı yatırımı Malatya’nın uzun yıllardır kullanılan altyapı sistemlerinin yenilendiğini belirten Er, yaklaşık 35 milyar liralık altyapı yatırımı gerçekleştirdiklerini ifade etti. Yatırımların önemli bölümünün yer altında yürütüldüğüne dikkati çeken Er, içme suyu, kanalizasyon ve çevre altyapısının modern standartlara kavuşturulması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Atık suların arıtılmadan doğaya bırakılmaması hedefiyle büyük ölçekli biyolojik arıtma tesisi yatırımını hayata geçirdiklerini belirten Er, çevre yatırımlarının gelecek nesiller açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.   70 milyon avroluk projeyle 100 yıllık su hedefi Malatya’nın gelecekte karşılaşabileceği su sıkıntısına karşı önemli bir projeyi başlattıklarını açıklayan Er, 70 milyon avroluk kaynak temin edildiğini söyledi. Proje kapsamında Fırat Havzası’ndan alınacak suyun arıtılarak kentin kullanımına sunulacağını belirten Er, bu yatırımla Malatya’nın 100 yıllık içme suyu ihtiyacını güvence altına almayı hedeflediklerini ifade etti.   Spor ve kültüre milyarlık yatırım Malatya’nın yalnızca fiziki olarak değil, sosyal ve kültürel açıdan da yeniden ayağa kaldırıldığını belirten Er, kent genelinde 4 milyar liralık spor yatırımı gerçekleştirdiklerini söyledi. Vatandaşların evlerinden beş dakika yürüme mesafesinde spor salonlarına, sosyal tesislere ve kütüphanelere ulaşabileceği bir şehir hedeflediklerini ifade eden Er, bölgenin en büyük yeni nesil akıllı kütüphanelerinden birini hizmete kazandırdıklarını ve 13 yeni kütüphane daha yaptıklarını kaydetti. Er, kitap fuarları, festivaller ve kültürel organizasyonlarla bu tesislerin yaşayan sosyal merkezlere dönüştürülmesini amaçladıklarını belirtti.   “Malatya’nın yeni yüzünü görmeye gelin”   İstanbul’da yaşayan Malatyalılara memleketlerini ziyaret etmeleri çağrısında bulunan Başkan Er, kentin her alanda değişim geçirdiğini söyledi. Er, “Artık şehrimizin hiçbir noktasını geride bırakmadan daha nezih ve yaşanabilir bir Malatya oluşturuyoruz. Her alanda farklı bir Malatya göreceksiniz. Ailelerinizi, dostlarınızı alın, bir hafta sonunuzu Malatya’da geçirin. Niyazi Mısri’nin Malatya’sının nasıl bir gülistana dönüştüğünü hep birlikte görün. Yıllardır özlediğiniz sokaklarda yeniden yürüyün. Malatya’nın dününü hatırlarken bugününe ve yarınına birlikte tanıklık edelim. Çünkü Malatya sadece bizim doğduğumuz şehir değil; hatıralarımızın, çocukluğumuzun, dostluklarımızın ve ortak kaderimizin adıdır. Bizim bu ortak hikâyeyi satır satır yeniden nasıl yazdığımıza siz de şahitlik edin. Malatya yeniden ayağa kalktı, yeniden güzelleşiyor, yeniden hayat buluyor. Malatya sizi özlemle, sevgiyle ve yepyeni yüzüyle bekliyor.” diye konuştu.   Vali Yavuz: “Geleceğin şehirlerini inşa ettik” Malatya Valisi Seddar Yavuz da deprem sonrası yürütülen çalışmaların kentin geleceği açısından önemli olduğunu belirterek, “Biz deprem konutları yapmadık, geleceğin şehirlerini inşa ettik. Çocuklarımıza ve torunlarımıza modern, güvenli ve afetlere dirençli bir Malatya bıraktık.” dedi. Malatya’nın yeniden inşa sürecinin ardından ekonomik ve ticari gelişimine odaklanılması gerektiğini ifade eden Yavuz, “Muhteşem bir Malatya inşa ettik. Şimdi bu şehrin tanıtımını yaparak yalnızca Malatyalı hemşehrilerimizi değil, bütün milletimizi Malatya’ya davet ediyoruz. Her birimizin Malatya markasını parlatmak için sorumluluk alması gerekiyor. Bundan sonraki önceliğimiz Malatya’nın ekonomisini büyütmek ve ticaretini geliştirmek.” ifadelerini kullandı. Bakan Yardımcısı Yılmaz’dan teşekkür   Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz ise Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un selamlarını ileterek, Malatya’nın tarihi ve kültürel değerleriyle Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Bakanlık olarak kentin kültürel mirasının korunması ve uluslararası alanda tanıtılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Yılmaz, yaklaşık altı ay önce gerçekleştirdiği ziyaretle son ziyaretindeki değişime dikkati çekti. Deprem sonrası yeniden yapılanma çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getiren Yılmaz, Malatya Valisi Seddar Yavuz ile Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e teşekkür etti.   Dalkılıç: “Malatya yaralarını sarıyor” AK Parti İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç da Malatya’nın deprem sonrası toparlanma sürecine değinerek, “Bugün yaraların bir bir sarıldığı, hüzün gözyaşlarının sevinç gözyaşlarına dönüştüğü bir Malatya’yı hep birlikte görüyoruz.” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Malatya’ya verdiği öneme değinen Dalkılıç, Malatyalıların da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güçlü destek verdiğini belirtti. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in çalışmalarını da değerlendiren Dalkılıç, kentin yeniden ayağa kaldırılması için ortaya konulan gayretin takdir edilmesi gerektiğini söyledi.   Stantların yüzde 60’ı Malatyalı esnaftan MADEF Genel Başkanı Yılmaz Durmuş ise organizasyonun Malatya’nın tanıtımı ve İstanbul’daki hemşehrilerin buluşturulması açısından önemli olduğunu ifade etti. Tanıtım günlerinde Malatyalı esnafa öncelik verdiklerini belirten Durmuş, etkinlik alanındaki esnafın yaklaşık yüzde 60’ının Malatyalılardan oluştuğunu söyledi. Durmuş, organizasyona destek veren kurumlara teşekkür ederek, Malatya Büyükşehir Belediyesinin yeniden yapılanma sürecindeki çalışmalarının önemli emek gerektirdiğini kaydetti. Programın ardından Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İstanbul Valisi Davut Gül ve Malatya Valisi Seddar Yavuz ile birlikte tanıtım alanında kurulan stantları ziyaret ederek esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.

dün 27
KÜLTÜR-TURİZM

Malatya Kitap Fuarı Yazar ve Kitapseverlerden Tam Not Aldı

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen Malatya Kitap Fuarı, yazarlar, yayınevleri ve kitapseverlerin yoğun ilgisiyle devam ediyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde kültürel etkinliklere büyük önem verdiklerini belirtirken, fuara katılan yazarlar organizasyonun her geçen yıl büyüdüğünü ve Malatya’nın kültürel hayatına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.   Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 12. Malatya Kitap Fuarı, Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen yazarları, yayınevi temsilcilerini ve binlerce kitapseveri buluşturuyor. 6 Şubat depremlerinin ardından yeniden ayağa kalkma mücadelesini sürdüren Malatya'da gerçekleştirilen organizasyon, kültür ve sanat hayatına hareketlilik kazandırıyor. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, fuar alanını ziyaret ederek yayınevi temsilcileri, yazarlar ve vatandaşlarla bir araya geldi. Stantları gezerek katılımcılarla sohbet eden Er, şehrin yeniden inşa sürecinde kültürel faaliyetlerin de öncelikleri arasında bulunduğunu söyledi.   “Fuarımızı her yıl daha da geliştiriyoruz”   Malatya Kitap Fuarı'nın kentin kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Başkan Er, deprem sürecine rağmen organizasyonun kesintiye uğramadan geliştirilmesine önem verdiklerini ifade etti. Er, “Malatya Kitap Fuarı şehrimizin kültürel hafızasında önemli bir yere sahip. Deprem sürecine rağmen bu geleneği sürdürdük. Her yıl fuarımızı daha da geliştirerek hem yazarlarımızı hem de kitapseverlerimizi daha güçlü bir organizasyonla buluşturuyoruz. Bu yıl 300'ün üzerinde yazarımızın katılımıyla imza günleri, söyleşiler ve çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Amacımız, Malatya'yı kültür ve sanat alanında da güçlü bir şehir haline getirmek.” dedi.   “Birkaç yıl içerisinde rakipsiz hale gelebilir”   Malatya Kitap Fuarı'na uzun yıllardır katılan yazar Bilal Sami Gökdemir, organizasyonun her geçen yıl geliştiğini belirterek özellikle gençlerin kitaplara gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduğunu söyledi. Malatya'da gördükleri ilgi ve misafirperverliğe dikkat çeken Gökdemir, “Malatya'ya geldiğimiz ilk andan ayrıldığımız ana kadar büyük bir ilgiyle karşılaşıyoruz. Pandemi ve deprem dönemleri dışında fuar her yıl üzerine koyarak ilerledi. Birkaç yıl sonra Malatya Kitap Fuarı'nın belki de bir rakibi olmayacak gibi geliyor bana.” ifadelerini kullandı.   Mehmet Ak'tan kitapseverlere çağrı   Malatya Yeşilyurtspor Teknik Direktörü Mehmet Ak da fuarı ziyaret ederek organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yaklaşık 300 yayınevinin katıldığı fuarın kent açısından önemli bir kazanım olduğunu belirten Ak, “Böylesine büyük bir organizasyonu Malatya'ya kazandırmak çok değerli. Katılım gerçekten çok iyi. Yaklaşık 300 yayınevi ve çok sayıda yazar burada. On gün boyunca eşsiz bir kitap etkinliği yaşanacağını umut ediyorum. Bu noktada Kitap Fuarı'nı düzenleyen Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum.” dedi. Kitap okumanın bireylerin düşünce dünyasını zenginleştirdiğini vurgulayan Ak, Malatyalıları aileleri ve çocuklarıyla birlikte fuarı ziyaret etmeye davet etti.   “Malatya çok hızlı toparlanmış”   Yazar ve gazeteci Serhan Asker ise Malatya'nın deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kenti depremden bu yana yakından takip ettiğini belirten Asker, yeniden inşa çalışmalarında önemli mesafe kat edildiğini ifade etti. Asker, “Malatya'nın geldiği noktayı iyi anlamak lazım. Çok hızlı organize olmuş, bugün geldiği noktada güzel bir görüntü ortaya çıkmış. Hatay'dan sonra en fazla yara alan illerden biri Malatya'ydı. Ancak bugün kentin yeniden ayağa kalktığını görüyoruz.” diye konuştu. Geçen yıl da kitap fuarına katıldığını hatırlatan Asker, organizasyonun bu yıl daha da geliştiğini belirterek kitap fuarlarının şehirlerin kültürel gelişimine katkı sağladığını söyledi.   Yazarlardan organizasyona teşekkür   CEM Vakfı Malatya Şube Başkanı ve yazar Eşref Doğan da fuarın düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'e teşekkür etti. Yazarlar ve kitapseverlerin buluşmasına ev sahipliği yapan 12. Malatya Kitap Fuarı'nda imza günleri, söyleşiler ve çeşitli kültürel etkinlikler devam ederken, Başkan Er de ziyaret kapsamında katılımcılarla sohbet ederek organizasyona ilişkin görüş ve talepleri dinledi.  

3 gün önce 61
GENEL

Ankara’da Hekimhan Kültürünü Yaşatmak İçin Yeni Projeler Hazırlanıyor

Ankara Hekimhanlılar Derneği Kadın Komisyonu, 2026 yılı çalışmalarını değerlendirerek 2027 yılında hayata geçirilecek kültürel etkinlik ve projeleri görüştü. Toplantıda Cumhuriyet Bayramı kutlanırken, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in serbest bırakılması yönünde de çağrı yapıldı.   Ankara Hekimhanlılar Derneği Kadın Komisyonu, dernek merkezinde düzenlenen istişare toplantısında bir araya geldi. Ankara’da Hekimhan kültürünü yaşatmak, hemşehriler arasındaki dayanışmayı güçlendirmek ve kültürel değerleri gelecek nesillere aktarmak amacıyla yürütülen çalışmaların değerlendirildiği toplantıda, 2027 yılı faaliyetleri ele alındı. Dernek Başkan Yardımcısı Özcan Karakuş ile Erdoğan ve Fazilet Erdemir’in başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, yıl boyunca düzenlenen etkinlikler değerlendirilirken yeni dönemde yapılması planlanan kültürel faaliyetler ve sosyal projeler konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.   Cumhuriyet Bayramı’nı kutladılar   Toplantıda, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı da kutlandı. Kadın Komisyonu üyeleri, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını anarak Cumhuriyet’in kazanımlarının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti.   2027 yılı için yeni faaliyetler planlandı Kadın Komisyonu’nun 2026 yılı içerisinde gerçekleştirdiği çalışmaların değerlendirildiği toplantıda, 2027 yılında düzenlenmesi planlanan kültürel etkinlikler, sosyal sorumluluk projeleri ve hemşehri buluşmaları ele alındı. Ankara’da yaşayan Hekimhanlılar arasındaki birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi, ilçenin kültürel mirasının tanıtılması ve geleneklerin yaşatılması amacıyla yürütülecek çalışmalar konusunda ortak kararlar alındı.   Türkülerle Hekimhan kültürü yaşatıldı Toplantıya katılan Hekimhanlı Türk Halk Müziği sanatçısı Hüseyin Yılmaz da seslendirdiği türkülerle programa renk kattı. Katılımcılar, Hekimhan yöresinin kültürel değerlerini yansıtan türküler eşliğinde bir araya gelerek dayanışma ve birlik mesajı verdi. Toplantı, 2027 yılında gerçekleştirilecek faaliyetlere ilişkin değerlendirmelerin ardından sona erdi.

6 gün önce 53
SAĞLIK

Kalp damarlarınızın yaşlandığını gösteren 5 kritik belirti

Kalp ve damar hastalıkları yalnızca ileri yaşlarda değil, genç yaşlarda da ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol, sigara ve hareketsiz yaşamın damarların biyolojik yaşını artırabildiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, özellikle efor sırasında nefes darlığı, göğüs sıkışması ve ani halsizlik gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.   Kalp ve damar hastalıklarının gelişiminde kişinin yaşı kadar yaşam tarzı ve risk faktörleri de belirleyici oluyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, damar sertliğinin yıllar içerisinde oluşan hasarın sonucu olduğunu belirterek, genç yaşlarda da kalp krizi riskinin ortaya çıkabileceği konusunda uyardı.   35 yaşındaki kişinin damarları 60 yaşında olabilir Kalbin biyolojik yaşının kimlikte yazan yaştan farklı olabileceğini belirten Prof. Dr. Ekmekçi, damarların zaman içerisinde maruz kaldığı hasarın kalp sağlığını doğrudan etkilediğini ifade etti. Damar sertliğinin bir anda ortaya çıkmadığını kaydeden Ekmekçi, kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon, LDL kolesterol, insülin direnci ve sigara kullanımının damarların erken yaşlanmasına neden olabileceğini belirtti. Ekmekçi, bu risk faktörlerine uzun süre maruz kalan 35 yaşındaki bir kişinin damar sertliğinin, 60 yaşındaki bir kişinin seviyesine ulaşabileceğine dikkat çekti.   Kalp damarları daralırken ortaya çıkan 5 belirti Kalp krizinin her zaman şiddetli göğüs ağrısıyla başlamadığını vurgulayan Ekmekçi, damar daralmasının bazı erken belirtilerle kendisini gösterebileceğini söyledi. Dikkat edilmesi gereken 5 belirtiyi sıralayan Ekmekçi, şu bilgileri paylaştı: Daha önce rahatlıkla çıkılan merdivenlerde nefes darlığı yaşanması veya efor sırasında göğüste sıkışma hissedilmesi. Çeneye, boyna, sol kola veya mide bölgesine yayılan, dinlenmeyle hafifleyen baskı hissi. Aniden ortaya çıkan ve açıklanamayan aşırı halsizlik. Belirgin bir neden olmadan gelişen soğuk terleme. Özellikle diyabet hastalarında göğüs ağrısı olmadan nefes darlığı veya bulantıyla kendisini gösterebilen kalp krizi belirtileri. Bu şikâyetlerin farklı sağlık sorunlarından da kaynaklanabileceğini belirten Ekmekçi, özellikle yeni başlayan veya tekrarlayan belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.   Yüksek tansiyon ve hareketsizlik kalbi yoruyor Yüksek tansiyonun kalbin iş yükünü artırdığını belirten Ekmekçi, uzun süre kontrol altında tutulmayan tansiyonun kalp kasında kalınlaşmaya ve zamanla kalp yetmezliğine neden olabileceğini ifade etti. Hareketsiz yaşamın da damar sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Ekmekçi, düzenli fiziksel aktivitenin önemini vurguladı. Günlük 7-8 bin adım atmanın veya haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş yapmanın kalp ve damar sağlığının korunmasına önemli katkı sağlayabileceğini belirtti.   Elektronik sigara ve enerji içeceklerine dikkat Genç yaşlarda görülen kalp hastalıklarına da değinen Ekmekçi, işlenmiş gıda tüketimi, hareketsizlik, genetik yatkınlık ve nikotin kullanımının önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu söyledi. Özellikle elektronik sigara kullanımının damar sağlığı açısından tehlike oluşturduğunu belirten Ekmekçi, enerji içeceklerinin de kalp ritmi ve kan basıncı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini kaydetti. Enerji içeceklerinde bulunan yüksek miktardaki kafein ve diğer uyarıcı maddelerin kalp hızını artırabileceğini ifade eden Ekmekçi, özellikle ritim bozukluğu bulunan kişilerde ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.   Kronik stres kalp krizi riskini artırabiliyor Uzun süreli stresin yalnızca psikolojik değil, fiziksel sonuçlarının da bulunduğunu belirten Ekmekçi, stres hormonlarının kalp hızını ve tansiyonu artırabildiğini söyledi. Kronik stresin damarların iç yüzeyini olumsuz etkileyebileceğini ve pıhtılaşma eğilimini artırabileceğini ifade eden Ekmekçi, yoğun üzüntü veya travma sonrasında ortaya çıkabilen, halk arasında “kırık kalp sendromu” olarak bilinen Takotsubo kardiyomiyopatisine de dikkat çekti.   Şikâyet olmasa da kalp kontrolleri ihmal edilmemeli Damar sertliğinin uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Ekmekçi, kişilerin tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerini takip etmesinin önemini vurguladı. Risk durumuna göre açlık kan şekeri, HbA1c ve lipit profili gibi testlerin yapılabileceğini belirten Ekmekçi, genetik risklerin değerlendirilmesinde Lipoprotein(a) ve gerekli görülen hastalarda ApoB ölçümlerinden de yararlanılabileceğini ifade etti. Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunan kişilerde ise hekim değerlendirmesi doğrultusunda ileri tetkiklere ihtiyaç duyulabileceğini kaydetti.   Kalp hastalarının yaptığı iki büyük hata Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde yapılan hatalara da değinen Ekmekçi, tansiyon veya kolesterol değerleri normale döndüğünde ilaçların doktor önerisi olmadan bırakılmasının ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Bir diğer önemli hatanın ise göğüs baskısı, nefes darlığı ve kola yayılan ağrı gibi belirtilerin geçmesini beklemek olduğunu belirten Ekmekçi, kalp krizinde erken müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. Ekmekçi, kalp krizi şüphesi durumunda zaman kaybedilmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini ifade etti.   Kalp sağlığını korumak genç yaşta başlıyor Kalp ve damar hastalıklarından korunmada sağlıklı yaşam alışkanlıklarının belirleyici olduğunu kaydeden Ekmekçi, Akdeniz tipi beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve sigaradan uzak durmanın önemine dikkat çekti. Tansiyon, kan şekeri, LDL kolesterol ve bel çevresi gibi sağlık göstergelerinin bilinmesi gerektiğini belirten Ekmekçi, damar tıkanıklığının çoğu zaman yıllar içerisinde geliştiğini ifade etti. Ekmekçi, modern kardiyolojide temel hedefin yalnızca tıkanan damarları tedavi etmek değil, risk faktörlerini erken dönemde kontrol altına alarak damar tıkanıklığını önlemek olduğunu vurguladı.

6 gün önce 48
İLÇE HABERLERİ

Darende’de Tarihi Yapılar İçin Ek Ödenek Çağrısı

ÇEKÜL Malatya İl Temsilcisi Bekir Sözen, Darende’de depremde zarar gören tarihi Zekeriya Öğütçen Evi’nin aslına uygun olarak yeniden inşa edildiğini belirterek, ödenek yetersizliği nedeniyle yarım kalan restorasyon çalışmalarının tamamlanması için ek kaynak çağrısında bulundu.   Malatya’nın Darende ilçesinde tarihi ve kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalar devam ederken, ödenek yetersizliği bazı restorasyon projelerinin tamamlanmasını güçleştiriyor. Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Malatya İl Temsilcisi Bekir Sözen, tarihi yapıların yarım bırakılmasının eserlerin daha hızlı yıpranmasına neden olduğunu belirterek, ilgili kurumlar ve mülk sahiplerinden destek istedi.   Zekeriya Öğütçen Evi Aslına Uygun Yeniden Yapılıyor Darende’nin Mehret Paşa Mahallesi’nde bulunan Zekeriya Öğütçen Evi’nin ilçenin geleneksel mimarisini yansıtan önemli yapılardan biri olduğunu belirten Sözen, Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle önce restorasyon projesinin hazırlandığını, ardından uygulama için ödenek sağlandığını söyledi. 6 Şubat depremlerinin ardından yapının durumunun yeniden değerlendirildiğini aktaran Sözen, Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun aldığı karar doğrultusunda tarihi evin yıkılarak mevcut plan ve projesine uygun şekilde yeniden yapılmasının kararlaştırıldığını ifade etti. Çalışmaların yüklenici firma tarafından sürdürüldüğünü kaydeden Sözen, yapının tamamlanmasının Darende’nin tarihi dokusunun korunması açısından önem taşıdığını dile getirdi.   “Yarım Kalan Yapılar Çok Çabuk Yıpranıyor”   Restorasyon projelerinde yaşanan en önemli sorunlardan birinin ödenek yetersizliği olduğunu vurgulayan Sözen, çalışmaların başladıktan sonra kaynak eksikliği nedeniyle durmasının tarihi yapılara zarar verdiğini söyledi. Sözen, “Ödenek bitince inşaatların yarım kalması söz konusu. Yarım kaldığı zaman çok çabuk yıpranıyor. Dolayısıyla bir şekilde ek ödenek bulup mal sahiplerinden olur, başka dairelerden olur, başka kurumlardan olur; bu eserleri tamamlamak lazım” dedi.   Beş Konaklar’da da Ödenek Sorunu Yaşanıyor Darende’nin tarihi bölgelerinden Beş Konaklar’da bulunan bir yapının restorasyonunda da benzer sorunların yaşandığını belirten Sözen, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sağlanan ödeneğin tükenmesi nedeniyle çalışmaların tamamlanamadığını ifade etti. Başlanan restorasyonların mutlaka sonuçlandırılması gerektiğini vurgulayan Sözen, “Yapılan şeyleri bitirmek lazım ki eserler meydana gelsin” diye konuştu.   Tamamlanan Restorasyonu Örnek Gösterdi Darende Cumhuriyet İlkokulu çevresinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmasına da değinen Sözen, mülk sahibinin katkılarıyla tamamlanan projeyi örnek gösterdi. Kamu desteğinin yanı sıra yapı sahiplerinin ve ilgili kurumların iş birliğinin önemine dikkat çeken Sözen, tarihi yapıların korunmasının yalnızca restorasyon çalışmalarının başlatılmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Darende’nin geçmişini ve kültürel kimliğini yansıtan geleneksel yapıların gelecek nesillere aktarılması için devam eden projelerin tamamlanması gerektiğini ifade eden Sözen, yarım kalan çalışmalar için ek ödenek sağlanması çağrısını yineledi.

26.10.2026 83
SAĞLIK

Kanser Taramalarında Rekor: Bir Günde 8 Bin 235 Mamografi Çekildi

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye genelindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinde (KETEM) 20 Ekim’de 8 bin 235 mamografi çekilerek günlük tarama sayısında tüm zamanların rekorunun kırıldığını açıkladı. Bakan Memişoğlu, 40-69 yaş aralığındaki kadınları ücretsiz meme kanseri taramasından yararlanmaya davet etti. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, meme kanseriyle mücadelede erken teşhis ve düzenli taramanın önemine dikkat çekerek, Türkiye genelinde yürütülen kanser tarama çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Memişoğlu, 20 Ekim’de ülke genelindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinde bir günde 8 bin 235 mamografi çekildiğini belirterek, günlük tarama sayısında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşıldığını bildirdi.   499 Merkezde Ücretsiz Tarama Hizmetli   Türkiye genelinde 499 kanser tarama merkezinde kadınlara ücretsiz meme kanseri taraması hizmeti sunulduğunu belirten Memişoğlu, özellikle 40-69 yaş aralığındaki kadınların düzenli taramalarını yaptırmasının önem taşıdığını ifade etti. Meme kanserinin erken evrede tespit edilmesinin tedavi sürecindeki önemine dikkat çeken Memişoğlu, “Meme kanseriyle mücadelede en büyük gücümüz, erken teşhis ve düzenli tarama bilincidir” ifadelerini kullandı.   Kadınlara Ücretsiz Mamografi Çağrısı   Bakan Memişoğlu, 40-69 yaş aralığındaki kadınları ücretsiz tarama hizmetlerinden yararlanmaya davet ederek, başvuruların en yakın Sağlıklı Hayat Merkezi, KETEM veya Mobil KETEM araçlarına yapılabileceğini belirtti. Kadınların herhangi bir şikâyetleri bulunmasa dahi düzenli taramalarını ihmal etmemeleri gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, erken teşhis sayesinde meme kanserine karşı mücadelede önemli kazanımlar elde edilebileceği vurgulandı. Memişoğlu, paylaşımını “Sağlığınız bizim için kıymetli” mesajıyla tamamladı.

25.10.2026 141
GENEL

Malatya Valiliğinden Bıçaklanan Kadının İddialarına Açıklama

Malatya’da dini nikâhlı eşi tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan 3 çocuk annesi Tuğçe Pekcan’ın daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirterek yardım çağrısında bulunmasının ardından Malatya Valiliği yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, kadının geçmişteki başvuruları, alınan tedbir kararları ve olay sonrası yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi.   Yeşilyurt ilçesi Fatih Mahallesi’nde 20 Ekim’de dini nikâhlı eşi Furkan D. tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan Tuğçe Pekcan’ın yaşadıklarına ilişkin açıklamalarının kamuoyuna yansımasının ardından Malatya Valiliğinden açıklama geldi. Dün basına yaptığı açıklamada daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirterek, “Devletime sığınıyorum” ifadelerini kullanan Pekcan’ın beyanları üzerine Valilik, olayla ilgili geçmişte yürütülen işlemlere ve alınan koruyucu tedbirlere ilişkin bilgi paylaştı.   Valilik: Daha önce de şiddet nedeniyle başvurmuş Valilik açıklamasında, Tuğçe Pekcan’ın dini nikâhlı eşi Furkan D. tarafından şiddete maruz kaldığı gerekçesiyle ilk olarak 15 Ekim 2022 tarihinde kolluk kuvvetlerine başvurduğu, 18 Şubat 2025 tarihine kadar da birkaç kez benzer gerekçelerle müracaatta bulunduğu belirtildi. Başvurular üzerine 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında tedbir kararları alındığı ifade edilen açıklamada, Pekcan’ın daha sonraki süreçlerde şiddet uygulanmadığını ve herhangi bir sorun bulunmadığını beyan ederek şikâyetlerinden vazgeçtiği kaydedildi.   ŞÖNİM tarafından destek sağlandığı belirtildi   Açıklamada, söz konusu süreçlerde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) tarafından kadına yönelik mesleki çalışmalar yürütüldüğü, rehberlik, danışmanlık ve psikososyal destek hizmetlerinin sağlandığı bildirildi. 20 Ekim’de yaşanan bıçaklama olayının ardından gözaltına alınan Furkan D.’nin çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandığı hatırlatılan açıklamada, Tuğçe Pekcan’ın ise hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildiği ve genel sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.   Aileye yönelik rehabilitasyon çalışması yapılacak   Valilik, olayın ardından ŞÖNİM tarafından aile bireylerine yönelik rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin sürdürüldüğünü, Pekcan ve çocukları ile diğer aile bireylerine yönelik rehabilitasyon çalışmalarının planlanması amacıyla hane ziyareti için randevu oluşturulduğunu açıkladı. Açıklamanın sonunda, Malatya’da huzur ve güven ortamının korunması, şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının desteklenmesi ve çocukların güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

25.10.2026 60
ASAYİŞ

Malatya’da Dehşet Anları Güvenlik Kamerasında

Malatya’da geçtiğimiz günlerde dini nikâhla birlikte yaşadığı F. D. tarafından baba evinde bıçaklanarak ağır yaralanan 3 çocuk annesi Tuğçe Pekcan, hastane odasından yardım çağrısında bulundu. Daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirten Pekcan, “Devletime sığınıyorum” dedi. Olay, geçtiğimiz salı günü sabah saatlerinde Yeşilyurt ilçesi Fatih Mahallesi’nde meydana gelmişti. Edinilen bilgilere göre, dini nikâhla birlikte yaşadığı F. D. ile tartışan Tuğçe Pekcan, 3 çocuğuyla birlikte baba evine dönmüştü. Sabah saatlerinde eve gizlice giren F. D., yatakta bulunan Tuğçe Pekcan’a bıçakla saldırmıştı. Bu sırada kızını korumak için araya giren annesi de bıçak darbeleriyle yaralanmıştı. İhbar üzerine adrese sevk edilen sağlık ekiplerince ilk müdahaleleri yapılan Tuğçe Pekcan ve annesi, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alınmıştı. Saldırının ardından çevredeki vatandaşlar tarafından darbedilen F. D. ise Battalgazi Devlet Hastanesi’ndeki tedavisinin ardından polis ekiplerince gözaltına alınmıştı.   Çocukların Yaşadığı Korku Kameraya Yansıdı Olay anına ilişkin ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, F.D.’nin belinde bıçakla eve sabah 07.30'da herkesin uykuda olduğu esnada gizlice girdiği görülürken yaşanan dehşet sırasında çocukların avluya kaçarak korkuyla saklandıkları anlar saniye saniye yansıdı. Görüntülerde şüphelinin saldırının ardından evden uzaklaştığı anlar yer aldı.    “Defalarca Şikâyetçi Oldum, Devletime Sığınıyorum”   Saldırıda ağır yaralanan ve hastanedeki tedavisi devam eden Tuğçe Pekcan, yaşadığı olayın ardından yetkililere seslendi. Daha önce F. D. hakkında defalarca şikâyetçi olduğunu belirten Pekcan, “Daha önce defalarca kez şikâyetçi oldum. Devletime sığınıyorum” ifadelerini kullandı. “Ablam Daha Önce de Bıçaklı Saldırıdan Kurtulmuş”   Tuğçe Pekcan’ın kardeşi Nihal Pekcan ise ablasının daha önce de şiddete maruz kaldığını ileri sürerek yaşananlara tepki gösterdi. Olaydan 3-4 gün önce F. D.’nin ablasına bıçakla saldırmaya çalıştığını iddia eden Nihal Pekcan, “Olaydan 3-4 gün önce F.D., evlerinde ablama bıçakla saldırmış ama araya girenlerin sayesinde saldırı engellenmiş ve ablam evden kaçmak zorunda kalmış. Bu şahıs hakkında defalarca kez şikâyette bulunulmasına rağmen neden gerekli önlemler alınmadı?” dedi.   “Bir Kadın Defalarca Yardım İstemesine Rağmen Neden Korunamadı?” Ablasının yaşadığı saldırının ardından yetkililere çağrıda bulunan Nihal Pekcan, geçmişte yapılan şikâyetlerin ve alınan tedbirlerin araştırılmasını istedi. Pekcan, “Bugün ablam kendi sesini duyuracak durumda değil. Ben onun sesi olmak için konuşuyorum. Bir kadın defalarca yardım istemesine rağmen neden korunamadı? Biz adalet istiyoruz. Yaşananların araştırılmasını ve varsa ihmallerin ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Lütfen sesimizi duyun. Başka kadınların canı alınmasın, kimsenin canı yanmasın. Adalet istiyoruz” ifadelerini kullandı.   Şüpheli Tutuklanmıştı   Olayın ardından polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alınan F. D., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanmıştı. Saldırıda ağır yaralanan Tuğçe Pekcan’ın Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki tedavisi devam ederken, kızını korumaya çalışırken yaralanan annesi ise tedavisinin ardından taburcu edilmişti.

24.10.2026 95
EĞİTİM

KPSS’ye 2 Milyon 985 Bin Aday Katılacak

ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, pazar günü gerçekleştirilecek KPSS Ortaöğretim sınavına 2 milyon 985 bin adayın katılacağını belirterek, vatandaşlara trafik yoğunluğu ve gürültü konusunda duyarlılık çağrısında bulundu.   Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Bayram Ali Ersoy, pazar günü yapılacak Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Ortaöğretim öncesinde adaylara ve vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Türkiye genelinde 2 milyon 985 bin adayın katılacağı sınav öncesinde açıklama yapan Ersoy, sınavın sağlıklı ve huzurlu bir ortamda gerçekleştirilebilmesi için toplumsal duyarlılığın önemine dikkat çekti.   Trafik ve Gürültü Uyarısı   Sınav günü özellikle sınav merkezlerinin çevresinde trafik yoğunluğunun önlenmesi ve gürültüye neden olabilecek faaliyetlere ara verilmesi gerektiğini belirten Ersoy, “Toplumsal olarak büyük hassasiyet göstermemiz gereken bir gün bizi bekliyor. Trafik oluşmasının önüne geçelim, gürültüye sebep olacak çalışmalara sınav sonuna kadar ara verelim.” ifadelerini kullandı.   Adaylara Kimlik ve Sınav Belgesi Hatırlatması   Sınava katılacak adayların herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için sınav merkezlerine erken gitmeleri gerektiğini vurgulayan Ersoy, “Kıymetli adaylar, sınav yerlerimize erken gitmeye gayret edelim ve sınav giriş belgelerimiz ile geçerli kimlik kartlarımızı unutmayalım.” dedi.   Nüfus Müdürlükleri Açık Olacak   Kimlik kartını kaybeden adayların mağduriyet yaşamaması amacıyla sınav günü nüfus müdürlüklerinin açık tutulacağını bildiren Ersoy, adayların sınav öncesinde gerekli kontrolleri yapmalarını istedi. Ersoy, sınava katılacak tüm adaylara başarılar diledi.

24.10.2026 68
POLİTİKA

YENİ Partili Zeynel Emre: “İktidara Hiç Olmadığımız Kadar Yakınız”

YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi’nde konuşan Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, iktidarın ekonomi, hukuk ve yerel yönetim politikalarını eleştirdi. Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin zedelendiğini savunan Emre, “Emin olun, hiç olmadık kadar iktidara yakınız. Önümüzdeki dönemde korkmadan, yılmadan ve pes etmeden mücadele edeceğiz” dedi.     YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi, Malatya Kongre Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Parti üyelerinin 18 Ekim'de katıldığı ön seçimde il başkanlığı adaylığı için onay alan Basri İlhan, kongreye tek aday olarak katıldı. Kongreye parti yöneticileri, milletvekilleri, delegeler ve çok sayıda davetli karılırken YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’da kongreye katılan isimler arasında yer aldı.   Kongrede gündemin ağırlıklı bölümünü Türkiye'deki siyasi gelişmeler, ekonomi, hukuk, yargı bağımsızlığı, yerel yönetimler ve Yeni Parti'nin kuruluş süreci oluşturdu. Konuşmasında iktidara yönelik eleştirilerini sıralayan Zeynel Emre, Türkiye'nin demokratik kazanımlarının korunması gerektiğini belirterek partilerinin iktidar hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.   “Yeni Parti’yi Keyfimizden Kurmadık”   Yeni Parti'nin kuruluş sürecine geniş yer ayıran Emre, partinin siyasi gelişmelerin ve yaşanan tartışmaların ardından ortaya çıktığını söyledi. Partinin kuruluşunun yalnızca yeni bir siyasi oluşum meydana getirmek amacı taşımadığını belirten Emre, demokrasi ve seçmen iradesinin korunmasını esas aldıklarını ifade etti. “Biz Yeni Parti'yi keyfimizden kurmadık” diyen Emre, siyasi süreçlerin belirli çevreler tarafından yönlendirilmesine karşı çıktıklarını savundu. Yerel seçim sonuçlarının ardından muhalefete yönelik baskıların arttığını ileri süren Emre, “31 ilde Türkiye'nin birinci partisi olduk. Halkımızın yaklaşık yüzde 70'inin yaşadığı yerlerde yerel yönetimleri kazandık. Bunun ardından daha önce görülmeyen tartışmalar başladı. Biz vatandaşlarımızdan aldığımız güçle bu sürece karşı mücadele ettik” ifadelerini kullandı.   “Butlan Tartışmaları Siyasi Bir Sürecin Parçası”   Konuşmasında siyasi parti kongrelerine ilişkin hukuki tartışmalara da değinen Emre, özellikle 'mutlak butlan' iddiaları üzerinden yürütülen süreçleri eleştirdi. Siyasi parti kongrelerinin seçim kurullarının gözetiminde gerçekleştirildiğini hatırlatan Emre, kongrelerin hukuki geçerliliğine ilişkin tartışmaların siyasi sonuçlar doğurduğunu savundu. Emre, kongre kararlarına yönelik itirazların belirli hukuki usullere tabi olduğunu belirterek bu süreçlerin siyasi müdahale aracı hâline getirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Partilerine yönelik tartışmalara rağmen vatandaşların desteğinin sürdüğünü öne süren Emre, kamuoyu araştırmalarında güçlü bir konumda bulunduklarını ifade etti.   “Oy Oranımız Yüzde 35’in Altına Düşmüyor”   Yeni Parti'nin kuruluşunun ardından vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştıklarını ileri süren Emre, partinin kısa sürede önemli bir örgütlenme kapasitesine ulaştığını söyledi. Partilerine ilişkin kamuoyu araştırmalarını değerlendiren Emre, “Bizim günahımız büyük. Oyumuz yüzde 35'in altına düşmüyor. Butlan kararının geldiği günden önceki ankette oyumuz yüzde 35'ti. Bu, tek başına neredeyse 300 milletvekili anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. Partinin kısa sürede teşkilatlanmasını tamamlamaya yönelik önemli adımlar attığını belirten Emre, üyelik, bağış ve kongre çalışmalarının hızlı ilerlediğini savundu. Emre, “Yeni Parti iyi yolda. Yeni Parti Türkiye'nin köklü sorunlarına çözüm bulacak. Bu iktidarın değişimini hep birlikte göreceğiz” dedi.   “Çeyrek Asırlık İktidarın Ekonomi Politikalarını Eleştiriyoruz”   Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeynel Emre, yaklaşık çeyrek asırdır ülkeyi yöneten iktidarın ekonomi ve sosyal politikalarda beklenen sonuçları ortaya koyamadığını savundu. Emeklilerin ve asgari ücretlilerin alım gücünün gerilediğini ileri süren Emre, gelir dağılımı, işsizlik ve hayat pahalılığının toplumun önemli bölümünü etkilediğini belirtti. Emre, “Bugün bu ülkenin emeklisi, bu ülkenin asgari ücretlisi geçmişle kıyaslandığında ciddi bir alım gücü kaybı yaşıyor. İnsanlarımızın refah seviyesinin yükselmesi gerekirken ekonomik sıkıntılar giderek derinleşiyor” diye konuştu. Genç işsizliğine de dikkat çeken Emre, eğitimine devam etmeyen ve herhangi bir işte çalışmayan gençlerin sayısının yüksek olduğunu savunarak bu durumun Türkiye'nin geleceği açısından önemli bir sorun oluşturduğunu söyledi. Emre, Türkiye'nin genç ve dinamik nüfusunun ekonomik kalkınmada daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.   “Okullarda Şiddet ve Yeni Nesil Suç Örgütleri Endişe Verici”   Konuşmasında toplumdaki güvenlik sorunlarını da gündeme taşıyan Emre, son yıllarda okullarda yaşanan şiddet olaylarına ve yeni nesil suç örgütlerine ilişkin haberlerin kaygı verici olduğunu söyledi. Kendi öğrencilik yıllarından örnekler veren Emre, geçmişte okullarda güvenlik sorunlarının bugünkü ölçüde gündeme gelmediğini belirterek çocukların güvenli eğitim ortamlarında yetişmesinin devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti. Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısındaki artışa da dikkat çeken Emre, suçla mücadelede yalnızca güvenlik tedbirlerinin değil, sosyal ve ekonomik politikaların da önem taşıdığını kaydetti.   “Sandıktan Çıkan İradeye Saygı Gösterilmeli”   Yerel yönetimlere yönelik uygulamaları da eleştiren Emre, seçilmiş belediye başkanlarına ilişkin yargısal ve idari süreçlerin hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savundu. Muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmalar ve kayyum uygulamaları üzerinden iktidara eleştiriler yönelten Emre, seçmen iradesinin korunması gerektiğini belirtti. Belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmalarında siyasi ayrım yapılmaması gerektiğini söyleyen Emre, iddiaların tüm yönleriyle ve tarafsız biçimde araştırılması çağrısında bulundu. Bazı belediyelerde yaşandığını ileri sürdüğü usulsüzlükleri örnek gösteren Emre, kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini vurguladı. Emre'nin bu kapsamda dile getirdiği yolsuzluk iddiaları, konuşmacının değerlendirmeleri olarak aktarıldı.   “Anayasa Mahkemesi Kararlarının Uygulanması Hukuk Devletinin Gereğidir”   Türkiye'de hukuk devleti ilkesine ilişkin tartışmalara değinen Emre, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının anayasal düzen açısından önem taşıdığını söyledi. Geçmiş dönemlerde yüksek mahkeme kararlarına gösterilen yaklaşım ile günümüzde yaşanan tartışmaları karşılaştıran Emre, hukuk kurumlarına güvenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Emre, demokratik hakların korunması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve vatandaşların adalete güveninin yeniden tesis edilmesinin öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu belirtti.   “Bir Sonraki Kongreye İktidar Partisinin Milletvekili Olarak Geleceğim”   Konuşmasının sonunda partililere seslenen Zeynel Emre, Yeni Parti'nin önümüzdeki seçimlerde iktidara geleceğine inandığını söyledi. Parti teşkilatlarından daha yoğun bir çalışma beklediğini ifade eden Emre, “Önümüzdeki dönem bize ne yaparlarsa yapsınlar, korkmadan, yılmadan, pes etmeden mücadele etmeye var mısınız? Emin olun hiç olmadık kadar iktidara yakınız” dedi. Emre, “Ben buraya bir dahaki kongre döneminde iktidar partisinin milletvekili ve genel başkan yardımcısı olarak geleceğim. Yüreğim inanıyor buna, sizler de inanın” ifadelerini kullandı.   Veli Ağbaba: “Ne Yaptıysam Malatya İçin Yaptım”   Kongrede konuşan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise partinin kuruluş sürecine, Malatya'nın sorunlarına ve Türkiye'deki siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni Parti'nin Malatya'da gerçekleştirdiği ilk olağan kongrenin önemli olduğunu belirten Ağbaba, parti teşkilatının kuruluş sürecinde görev yapan isimlere teşekkür etti. Özellikle kurucu İl Başkanı Barış Yıldız'ın çalışmalarına dikkat çeken Ağbaba, partinin kuruluşundan kongre aşamasına kadar emek veren tüm yöneticilerin katkılarının önemli olduğunu söyledi. Yeni dönemde il başkanlığı görevini üstlenecek Basri İlhan ve yönetimine başarılar dileyen Ağbaba, geniş katılımlı bir teşkilat yapılanması oluşturulmasının önemine değindi. Kendi siyasi yaşamına yönelik değerlendirmelerde de bulunan Ağbaba, “Ne bir partilinin ne bir Malatyalının yüzünü yere eğdirecek, yüzünü yere baktıracak, mahcup edecek bir işin içerisinde olmadık. Bir işin içerisinde olmayacağım. Ne yaptıysam Malatya için yaptım. Ne edersek de Malatya için ederiz. Ölene dek devam edeceğiz” dedi.   “Malatya’da Depremin Etkileri Sürüyor”   Malatya'nın 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çeken Ağbaba, yeniden yapılanma çalışmalarının yanı sıra vatandaşların günlük yaşamda karşılaştığı güçlüklerin de çözülmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle çiftçiler, esnaf, emekliler ve kiracıların yaşadığı sıkıntılara değinen Ağbaba, barınma sorununun önemini koruduğunu savundu. Ağbaba, “Depremin üzerinden neredeyse dört yıl geçmiş durumda. Çiftçi perişan, emekli perişan” ifadelerini kullanarak kentin ekonomik sorunlarının daha fazla gündeme alınması gerektiğini belirtti. Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin eleştirilerde de bulunan Ağbaba, vatandaşların yaşadığı gelir kaybına ve ekonomik belirsizliklere dikkat çekti. Sermaye piyasalarındaki gelişmeleri de değerlendiren Ağbaba, yatırımcıların yaşadığı kayıplara ilişkin iddiaların şeffaf biçimde araştırılması gerektiğini savundu.   “Yeni Parti’nin Kapıları Herkese Açık”   Yeni Parti'nin geniş bir toplumsal kesime hitap etmeyi amaçladığını belirten Ağbaba, farklı siyasi görüşlerden vatandaşların aynı çatı altında buluşabileceğini söyledi. Ağbaba, “Bu yeni partinin kapıları herkese açık. En çok mağdurlara açık, en çok emeklilere açık, en çok asgari ücretlilere açık, en çok gençlere açık. Kimsenin kılığı kıyafetinden, hayat tarzından sorgulanmadığı, herkesin eşit olduğu bir siyasi hareketi hep beraber başlatıyoruz” dedi. Siyasi görüşü ve yaşam tarzı ne olursa olsun vatandaşların eşit biçimde temsil edilmesini savunduklarını ifade eden Ağbaba, parti teşkilatlarının bu anlayışla hareket edeceğini belirtti. Ağbaba, “Bizim mücadelemiz yoksullar için, bizim mücadelemiz mağdurlar için, bizim mücadelemiz Malatya için” sözleriyle konuşmasını tamamladı.   Barış Yıldız: “Siyasi Hayatıma Nokta Değil, Virgül Koyuyorum”   Kongrenin açılış konuşmasını yapan Yeni Parti Kurucu İl Başkanı Barış Yıldız ise yaklaşık 20 yıllık siyasi geçmişini değerlendirerek görev yaptığı süre boyunca kendisine destek veren partililere teşekkür etti. Gençlik kollarından il başkanlığına uzanan siyasi yaşamında birçok farklı görev üstlendiğini belirten Yıldız, Malatya'da yaşanan depremler ile partisinin kuruluş süreci arasında benzerlik kurdu. Yıldız, “Bizler Türk siyasi hayatına yeni bir parti kazandıralım diye yola çıkmadık. Hadi bir parti kuralım diye bir araya gelmedik. Bizim parti kurma hikâyemizi en iyi Malatyalılar anlar. Çünkü babasından, atasından, dedesinden kalan evi depremde yıkılan ve yerine yenisini yapmak zorunda kalan Malatyalı bizi anlar” dedi. İl başkanlığı görevinden ayrılmasının siyasi mücadeleden çekilmek anlamına gelmediğini vurgulayan Yıldız, yeni yönetimin yanında çalışmaya devam edeceğini söyledi. Yıldız, “Bugün siyasi yaşamıma bir nokta değil, bir virgül koyuyorum. Yeni il başkanımızın emrinde, partimizin bir neferi olarak çalışmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.    

24.10.2026 66
ÇEVRE

Şehir Kütüphanesi, Gençlik ve Spor Tesislerinin Açılışı Gerçekleştirildi

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ve bölgenin en kapsamlısı olan Şehir Kütüphanesi ile gençlik ve spor yatırımlarının açılışını gerçekleştirdi. Bakan Osman Aşkın Bak, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilen gençlik ve spor yatırımlarının açılış törenine katıldı. Şehir Kütüphanesinde gerçekleştirilen 'Gençlik ve Spor Yatırımları Açılış Töreni'nde konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, kentte gençlere yönelik yatırımlar ve devam eden projeler hakkında bilgi verdi. Göreve geldiklerinde Malatya’yı kütüphaneler ve spor şehri yapma hedefi ortaya koyduklarını ifade eden Başkan Er, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve bakanlıkların desteğiyle şehrin yeniden inşa edildiğini söyledi. Malatya’nın sadece altyapı ve üstyapı çalışmalarıyla değil, sosyal donatılarıyla da geleceğe hazırlandığını belirten Başkan Sami Er, gençlere yönelik yatırımların bu sürecin önemli bir parçası olduğunu kaydetti. “BÖLGENİN EN BÜYÜK AKILLI KÜTÜPHANELERİNDEN BİRİ” Açılışı yapılan kütüphanenin geçmişte fiziki koşulları nedeniyle verimli kullanılamayan bir yapı olduğunu belirten Başkan Er, Spor Toto Teşkilatı’nın katkılarıyla binanın modern bir kütüphaneye dönüştürüldüğünü ifade etti. Kütüphanenin gençlerden yoğun ilgi gördüğünü dile getiren Başkan Er, merkezin 7 gün 24 saat hizmet verdiğini, öğrencilere çorba, çay, su ve kahve ikramlarının sunulduğunu bildirdi. Başkan Sami Er, gençlerin ders çalışabilecekleri, vakit geçirebilecekleri ve sosyal imkânlardan yararlanabilecekleri alanları artırmayı hedeflediklerini vurguladı. GENÇLİK MERKEZLERİ VE SPOR TESİSLERİ YAYGINLAŞIYOR Malatya’nın farklı bölgelerinde spor tesisleri, gençlik merkezleri ve kütüphaneler inşa ettiklerini aktaran Başkan Er, gençlik merkezlerinde kütüphane, sosyal tesis ve el sanatları atölyelerine yer verdiklerini belirtti. Vatandaşların yürüme mesafesinde sosyal alanlara ulaşabilmesini amaçladıklarını kaydeden Başkan Er, “Malatya’da her alanda geleceğin Malatya’sını inşa ediyoruz.” ifadelerini kullandı. YATIRIMLARIN BEDELİ 3,5 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI Gençlik ve Spor Bakanlığıyla yapılan iş birliklerine de değinen Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, ilk protokolün yaklaşık 2,5 milyar liralık yatırım hacmine sahip olduğunu, ilave projelerle bu tutarın 3-3,5 milyar liraya ulaşacağını bildirdi. İkinci protokol kapsamında ise yapımı devam eden tesis sayısının 43’ten 63’e çıkarılmasının hedeflendiğini belirten Başkan Er, yeni protokolün yaklaşık 10 gün içerisinde imzalanmasının planlandığını ifade etti. Başkan Er, Malatya’ya kazandırılan yatırımlardan dolayı Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak başta olmak üzere bakanlık yetkililerine, Spor Toto Teşkilatına ve emeği geçenlere teşekkür etti. "MALATYA’DA GENÇLİK VE SPOR YATIRIMLARI HAYATA GEÇİRİLİYOR" AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Malatya’da 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan değişime dikkati çekerek, gençlik ve spor yatırımlarının kentin dört bir yanında sürdüğünü belirtti. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın Malatya’ya ve gençlere yönelik desteklerine teşekkür eden Milletvekili Tüfenkci, Büyükşehir Belediyesinin de kentin her köşesini güzelleştirmek için gayret gösterdiğini ifade etti. Vali, milletvekilleri ve belediye yönetiminin uyum içerisinde yürüttüğü çalışmaların önemine değinen Tüfenkci, depremden bu yana Malatya’da önemli bir değişim yaşandığını kaydetti. Tüfenkci, Malatya’nın farklı bölgelerinde gerçekleştirilen yatırımlara katkı sunan Gençlik ve Spor Bakanlığına, Büyükşehir Belediyesine, Valiliğe ve emeği geçenlere teşekkür ederek çalışmaların önemini vurguladı. ABDULLAH GÜLER’DEN GENÇLERE ZAMAN VE KİTAP TAVSİYESİ AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Malatya’da açılışı gerçekleştirilen kütüphanenin gençlere eğitim ve araştırma açısından önemli imkânlar sunduğunu belirterek, gençlere zamanı verimli kullanmaları, kitap okumaları, yabancı dil öğrenmeleri ve mesleki uzmanlık kazanmaları çağrısında bulundu. Güler, âtıl durumdaki bir alanın yeniden değerlendirilerek gençlerin kullanımına sunulmasının önemine dikkat çekti. Kütüphanenin aynı anda 850 gencin ders çalışabileceği ve araştırma yapabileceği bir merkez haline getirildiğini kaydeden Güler, projede emeği geçenlere teşekkür etti. Gençlere kendi tecrübelerinden hareketle tavsiyelerde bulunan Güler, zamanın telafisinin olmadığını ifade ederek, “Bir şekilde her şeyin telafisi oluyor ama zamanı asla bir daha getiremiyorsunuz. Bir daha o zamanı bulamıyorsunuz” dedi. Gençlerin eğitim hayatlarının ilk yıllarından itibaren kendilerini geliştirmeleri gerektiğini belirten Güler, Doğu ve Batı klasiklerinin okunmasını ve özellikle İngilizce başta olmak üzere yabancı dil öğrenilmesini önerdi. VALİ YAVUZ: "MALATYA’DA 125 BİN 239 BAĞIMSIZ BÖLÜM İNŞA EDİLDİ" Malatya Valisi Seddar Yavuz, kentte deprem sonrası yürütülen yeniden inşa çalışmalarına ilişkin, “125 bin 239 bağımsız bölüm inşa ettik. Sadece deprem konutları yapmadık, geleceğin şehirlerini inşa ettik" dedi. Malatya’da düzenlenen gençlik ve spor yatırımlarının açılış programında konuşan Vali Yavuz, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın kente kazandırdığı yatırımların önemine dikkati çekerek, özellikle gençlik hizmetleri ve spor altyapısında önemli gelişmeler yaşandığını belirtti. Yurt kapasitesi bakımından Malatya’nın öğrenci sayısı ve nüfusuna oranla Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Vali Yavuz, son dönemde gerçekleştirilen yatırımlarla kentin spor altyapısının da güçlendiğini kaydetti. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ile depremin ilk gününden itibaren koordinasyon içerisinde çalıştıklarını dile getiren Vali Yavuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, milletvekillerinin katkıları ve kurumlar arasındaki iş birliğiyle Malatya’nın yeniden ayağa kaldırıldığını vurguladı. Yavuz, Malatya’ya kazandırılan yatırımlar dolayısıyla Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a ve Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e teşekkür ederek, gençlik ve spor yatırımlarının kent için hayırlı olmasını diledi. BAK: KÜLTÜR, KÜTÜPHANE VE SPOR ŞEHRİ HALİNE GETİRECEĞİZ Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Malatya’da gençlik, spor ve kütüphane yatırımlarının toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, kentte gençlere yönelik yatırımların artarak devam edeceğini belirtti. Malatya’ya ilk etapta yaklaşık 3,5 milyar liralık yatırım gerçekleştirildiğini bildiren Bakan Bak, ikinci yatırım paketinin ise yaklaşık 2 milyar liraya ulaşmasının öngörüldüğünü kaydetti. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, gençlerin eğitim, spor ve sosyal faaliyetlerle desteklenmesinin önemine değindi. Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği kütüphaneyi değerlendiren Bakan Bak, belediye binasının altında daha önce işlevsel olarak kullanılmayan alanın, gençlerin ders çalışabileceği, araştırma yapabileceği ve bir araya gelebileceği modern bir kütüphaneye dönüştürüldüğünü ifade etti. Kütüphanenin 7 gün 24 saat hizmet verecek şekilde tasarlanmasının önemli olduğunu belirten Bak, öğrencilerin ihtiyaç duyduğu çalışma ortamının oluşturulmasına katkı sunan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e teşekkür ederek, kütüphanenin gençlere hayırlı olmasını diledi. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak Türkiye genelinde yaklaşık 650 gençlik merkezinde kütüphane imkanlarının bulunduğunu aktaran Bakan Osman Aşkın Bak, bu merkezlerde gençlerin sporun yanı sıra sanat ve kültür faaliyetlerine katılabildiğini, ders çalışarak kendilerini geliştirebildiğini kaydetti. “İLK ETAPTA 3,5 MİLYAR LİRALIK YATIRIM GERÇEKLEŞTİRDİK” Malatya’nın 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından önemli bir yıkım yaşadığını hatırlatan Bakan Bak, gençlerin yeniden sosyal hayata katılması, eğitimlerini sürdürmesi ve spor yapabilmesi için kentte çeşitli yatırımların hayata geçirildiğini belirtti. Milletvekilleri, önceki dönem bakanları ve Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in sunduğu projelere destek verdiklerini bildiren Bakan Osman Aşkın Bak, “Yaklaşık 3,5 milyar liralık bir yatırımı ilk etapta gerçekleştirdik. Bunların 43’ü spor ve gençlik tesisi. Bir kısmını açıyoruz, bir kısmı da yüzde 70’in üzerinde tamamlanmış durumda. Önümüzdeki aylarda diğer tesisleri de açacağız” ifadelerini kullandı. Malatya’da Beydağı Gençlik Kampı başta olmak üzere farklı bölgelerde gençlik ve spor tesislerinin hizmete sunulduğunu belirten Bakan Bak, Melekbaba Mahallesi’nde spor salonu, hokey salonu, kapalı futbol sahası, amatör futbol sahası, tenis kortları, bocce tesisi ve basketbol sahasını içeren kapsamlı bir spor alanının oluşturulduğunu aktardı. “İKİNCİ YATIRIM PAKETİ YAKLAŞIK 2 MİLYAR LİRAYI BULACAK” Malatya’daki yatırımların yeni projelerle devam edeceğini vurgulayan Bakan Osman Aşkın Bak, ikinci yatırım paketi için ön çalışmaların yapıldığını bildirdi. Bakan Bak, “İkinci paketi de inşallah hayata geçireceğiz. Yaklaşık 2 milyar lirayı bulacak bir rakam söz konusu. Bunun protokollerini yapacağız ve 2027 yılı itibarıyla bu yatırımların inşaatlarına başlayacağız. Malatya’yı kültür, kütüphane ve spor şehri haline getirmek için yatırımlarımıza devam edeceğiz" dedi. Üniversitelerin ihtiyaçlarına yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydeden Bakan Bak, üniversiteler için 2 bin kişilik öğrenci yurdu yapılmasının planlandığını, spor salonu taleplerinin de yatırım programına alındığını ifade etti. Konuşmaların ardından Şehir Kütüphanesi ile birlikte gençlik ve spor yatırımlarının toplu açılışı gerçekleştirildi

23.10.2026 78
SPOR

Bakan Bak: “Malatya’ya Borcumuzu Ödeyeceğiz, Hizmet Etmeye Devam Edeceğiz”

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında geldiği Malatya’da önemli açıklamalarda bulundu. Kentte 43 spor tesisi yatırımının bulunduğunu belirten Bakan Bak, 2 bin kişilik yeni öğrenci yurdu yapılacağını ve 10 gün içerisinde yeni spor yatırımlarının protokollerinin imzalanacağını açıkladı.   Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, AK Parti’nin Türkiye Yüzyılı Buluşmaları programı kapsamında Malatya’ya geldi. Malatya Büyükşehir Belediyesi Nikâh Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Bakan Bak, deprem sonrası yürütülen yeniden inşa çalışmalarından gençlik ve spor yatırımlarına, öğrenci yurtlarından bağımlılıkla mücadeleye kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. AK Parti’nin 81 ilde vatandaşlarla buluşmaya devam ettiğini belirten Bak, Malatya’da esnaf, sivil toplum kuruluşları, şehit aileleri, gaziler ve vatandaşlarla bir araya geleceklerini söyledi.   “Malatya ile geçmişten gelen özel bir bağım var”   Malatya ile gençlik yıllarına dayanan özel bir gönül bağı bulunduğunu anlatan Bakan Bak, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde eğitim gördüğü dönemde Eminönü ve Tahtakale’de çalıştığını belirtti. O yıllarda özellikle Darendeli ve Pütürgeli esnafla yakın dostluklar kurduğunu ifade eden Bak, şöyle konuştu: “Ben Teknik Üniversite’de okurken yaz aylarında aileme katkı sağlamak ve okul harçlığımı çıkarmak için Tahtakale ve Eminönü civarında çalışırdım. İşportacılık yapardım. Orada Darendeliler ve Pütürgeliler benim için çok özel bir yere sahipti. Bana mühendis derlerdi. Tezgâhlarından yer açarlardı, ben de ayakkabı, tişört satardım. O dostlukları hiçbir zaman unutmadım.” Malatyalı iş insanı merhum İbrahim Tarman’ın da öğrencilik yıllarında kendisine burs verdiğini anlatan Bak, Malatya’nın hayatında ayrı bir yere sahip olduğunu vurguladı. Bak, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın da İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu olduğunu hatırlatarak, öğrencilik yıllarında Özal’ın mühendislik yaklaşımından ve Türkiye’ye kazandırdığı vizyondan etkilendiğini söyledi.   “Malatya’da 104 bin konut teslim edildi”   6 Şubat depremlerinin ardından devletin bütün imkânlarıyla bölgede seferber olduğunu belirten Bakan Bak, deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarının kapsamına dikkat çekti. Deprem bölgesinde yaklaşık 110 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirildiğini ifade eden Bak, Malatya’daki konut çalışmalarına ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Malatya’da 125 bin konutun 104 bini teslim edilmiş. İnşaatlar devam ediyor. Cumhurbaşkanımız bütün bakanlarımıza deprem bölgesinde sahada olmaları, yatırımları yakından takip etmeleri yönünde talimat verdi. Dünyada bu ölçekte bir yeniden inşa sürecini gerçekleştirebilecek çok az ülke vardır.”   “Malatya’da 43 spor tesisi yatırımı var”   Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak Malatya’ya önemli yatırımlar kazandırdıklarını belirten Bak, kentte devam eden ve tamamlanan spor tesislerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Bak, “Malatya’ya spor tesisleri anlamında çok büyük yatırımlar yaptık. Şu anda 43 tesis yatırımı bulunuyor. Bunların bir kısmını bugün hizmete açacağız, bir kısmının inşaatı devam ediyor. Yaklaşık 10 gün sonra yeni yatırım paketimizin protokollerini de imzalayacağız. Malatya’ya yeni tesisler kazandırmaya devam edeceğiz” dedi. Yatırımların yalnızca sportif başarı açısından değil, depremden etkilenen gençlerin sosyal hayata yeniden katılması bakımından da büyük önem taşıdığını ifade eden Bak, sporun rehabilitasyon sürecine katkı sağladığını söyledi.   Malatya’ya 2 bin kişilik yeni öğrenci yurdu   Bakan Bak, Malatya’daki üniversite öğrencilerini yakından ilgilendiren yeni bir yatırımın da müjdesini verdi. Kentte 2 bin kişi kapasiteli yeni bir öğrenci yurdu yapılacağını açıklayan Bak, projenin tamamlandığını ve inşaat sürecinin başlatılacağını belirtti. Bak, “Malatya’da iki güzel üniversitemiz var. Gençlerimizin barınma ihtiyaçlarını karşılamak için yeni bir yurt inşaatına başlayacağız. Projeleri tamamlandı. 2 bin kişilik öğrenci yurdunu Malatya’mıza kazandıracağız” ifadelerini kullandı. Türkiye genelinde Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı öğrenci yurtlarının yaklaşık 1 milyon kişilik kapasiteye ulaştığını kaydeden Bak, yurt başvurularında yerleştirme oranının yüzde 99 seviyesine çıktığını söyledi. Öğrencilerin yurtlarda aylık yaklaşık 1.300 ila 1.400 lira ücretle barındığını belirten Bak, sabah kahvaltısı ve akşam yemeği desteği sağlandığını da ifade etti. Bakan Bak, yaklaşık 650 bin öğrenciye aylık 4 bin lira karşılıksız burs, 850 bin öğrenciye ise yine aylık 4 bin lira faizsiz öğrenim kredisi verildiğini aktardı.   “Aileler çocuklarını spor tesislerine getirsin”   Gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunmasında sporun önemli bir araç olduğunu vurgulayan Bakan Bak, özellikle dijital bağımlılık ve uyuşturucuyla mücadele konusunda ailelere çağrıda bulundu. Bak, “Bizim en önemli mücadele alanlarımızdan biri bağımlılıktır. Dijital bağımlılık, uyuşturucu ve diğer zararlı alışkanlıklardan gençlerimizi uzak tutmamız gerekiyor. Bunun en etkili yollarından biri onları spora yönlendirmektir. Spor yapan gencin özgüveni artar, takım ruhunu öğrenir, kendisini ifade eder” diye konuştu. Malatya’da yüzme havuzları, kapalı spor salonları, futbol sahaları ve atletizm pistleri gibi yatırımların sürdüğünü kaydeden Bak, ailelerden çocuklarını bu tesislere yönlendirmelerini istedi.   “12 milyon gencimize yüzme öğrettik”   Türkiye genelinde yürütülen “Yüzme Bilmeyen Kalmasın” projesine de değinen Bakan Bak, bugüne kadar 12 milyon çocuğa yüzme öğretildiğini söyledi. Türkiye genelinde tamamlanan olimpik ve yarı olimpik yüzme havuzu sayısının 850’ye ulaştığını belirten Bak, 150 yeni havuzun daha yapılmasının hedeflendiğini ifade etti. Bak, “Hedefimiz bin yüzme havuzuna ulaşmak. Bir çocuğun yüzme öğrenmesi, hayatının kurtulması anlamına gelebilir. Bu nedenle spor yatırımlarına büyük önem veriyoruz” dedi.   “Sporun birleştirici gücünü kullanıyoruz”   Terörle mücadele sürecinde sporun toplumsal bütünleşmeye katkısına da değinen Bakan Bak, Şırnak’taki Cudi Dağı’nda gerçekleştirilen spor organizasyonlarını örnek gösterdi. Bak, “Daha önce roket seslerinin duyulduğu Cudi Dağı’nda bugün raket sesleri var. Tenis turnuvaları, güreş organizasyonları yapılıyor. Gençlerimizin sporla buluşması, sosyal hayata katılması ve kendilerini geliştirmesi bizim için çok önemli” ifadelerini kullandı.   “Malatya’ya hizmet etmeye devam edeceğiz”   Malatya programı kapsamında spor tesislerinin açılışlarını gerçekleştireceklerini belirten Bakan Bak, Büyükşehir Belediyesinin Bakanlık desteğiyle hayata geçirdiği 24 saat açık kütüphaneyi ve kitap fuarını da ziyaret edeceklerini söyledi. AK Parti’nin Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında bütün kadrolarıyla sahada olduğunu belirten Bak, vatandaşların taleplerini doğrudan dinlemeye önem verdiklerini kaydetti.   Bakan Bak, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Biz sahadayız, hizmetteyiz. Gençlerimizin, vatandaşlarımızın hizmetindeyiz. Malatya’ya hizmet etmeye devam edeceğiz. Malatya’ya borcumuzu ödeyeceğiz. Malatya’ya güzel işler yapmaya devam edeceğiz. Milletimizi dinleyecek, taleplerini alacak ve gerekli adımları atacağız.”  

23.10.2026 96
EKONOMİ

Malatya Kayısısında Yeni Dönem: Dona Dayanıklı Çeşitler Geliyor

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, Malatya kayısısının geleceği için bilimsel araştırmaların hızlandırılması gerektiğini belirterek, geç çiçeklenen ve zirai dona dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi, bodur anaç üretimi ve modern bahçeciliğe geçiş çağrısında bulundu. Türkiye Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, iklim değişikliği, zirai don ve uluslararası rekabetin Malatya kayısıcılığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen bilimsel çalışmaların desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, üreticiler, ihracatçılar, meslek odaları ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.   Zirai Don Kayısı Üretimini Ağır Etkiledi   Malatya’da Nisan 2025’te yaşanan zirai don, kayısı üretiminde büyük kayıplara neden oldu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında 690 bin 730 ton olan yaş kayısı üretimi, 2025 yılında 2 bin 558 tona geriledi. Malatya Valiliği verilerine göre, 11-12 Nisan 2025 tarihlerinde yaşanan zirai dondan etkilenen 39 bin 392 çiftçiye, 808 bin 946 dekar alan için yaklaşık 4 milyar 346 milyon lira ödeme gerçekleştirildi. 2026 yılı için ise Malatya Valiliği Hasat Komisyonu tarafından 341 bin 55 ton yaş kayısı rekoltesi tahmin edildi.   Dona Dayanıklı Kayısı İçin Bilimsel Çalışma Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelerin üretimin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Kılıç, özellikle geç çiçeklenen, ilkbahar donlarına ve hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Enstitüde TÜBİTAK 1004 programı kapsamında yürütülen ve 2027 yılında tamamlanması planlanan projeyle, geç çiçeklenen, dona ve Şarka hastalığına dayanıklı kayısı çeşitlerinin belirlenmesi hedefleniyor. Kılıç, bilimsel araştırmaların yalnızca laboratuvar ortamında kalmaması, elde edilen sonuçların üreticiye ve yeni kurulacak bahçelere aktarılması gerektiğini vurguladı.   “Kayısıda Bodur Anaç Üretimine Geçmeliyiz”   Geleneksel kayısı bahçelerinde ağaçların geniş alan kapladığını belirten Kılıç, bodur ve yarı bodur anaçlarla daha modern üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yeni yetiştiricilik sistemleriyle uygun koşullarda dekara 40 ağaca kadar dikim yapılmasının hedeflendiğini aktaran Kılıç, bu sistemlerin bakım, budama, ilaçlama ve hasat işlemlerini kolaylaştırabileceğini söyledi. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde 2022 yılında başlatılan bodur ve yarı bodur klonal anaç geliştirme çalışmalarının yanı sıra 2025-2029 dönemini kapsayan yeni araştırmaların da devam ettiği belirtildi.   Doku Kültürü Laboratuvarının Kapasitesi Artırılmalı Modern kayısı yetiştiriciliğinde sağlıklı fidan üretiminin önemine dikkat çeken Kılıç, Kayısı Araştırma Enstitüsü bünyesindeki doku kültürü laboratuvarının kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. Kılıç, geliştirilen yeni anaçların kontrollü koşullarda çoğaltılmasının, hastalıklardan ari fidan üretiminin yaygınlaştırılmasının ve üreticilerin güvenilir dikim materyaline ulaşmasının önem taşıdığını ifade etti.   Araştırma: Rakım ve Çeşit Seçimi Don Zararını Etkiliyor Akçadağ ilçesinde 6 bin 140 kayısı bahçesinin değerlendirildiği bilimsel araştırmada, rakımın ve kayısı çeşidinin zirai don zararında etkili olduğu ortaya konuldu. 2013-2023 yıllarına ait verilerin incelendiği çalışmada, düşük rakımlı bahçelerde don zararının daha yüksek olduğu, rakım arttıkça çiçeklenmenin gecikmesi nedeniyle zararın azalma eğilimi gösterdiği belirlendi. Araştırmada Şekerpare çeşidinin dona daha duyarlı, Çataloğlu çeşidinin ise incelenen koşullarda daha toleranslı olduğu tespit edildi.   “Dünya Pazarındaki Payımızı Yeniden Yükseltmeliyiz” Malatya kayısısının dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıç, üretim kalitesinin artırılması, yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve ihracat pazarlarının genişletilmesi çağrısında bulundu. BİLSAM’ın Şubat 2026’da yayımladığı Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu’na göre, Malatya’nın dünya kuru kayısı ihracatındaki payı son 15 yılda yüzde 75-80 seviyelerinden yüzde 50-55 düzeyine geriledi. Kılıç, Malatya’nın dünya pazarındaki payını yeniden yüzde 80-90 seviyelerine taşımanın ortak hedef olması gerektiğini ifade etti.   “Şahsi Gerekçelerle Muhalefet Etmek Yerine Birlikte Çalışmalıyız”   Kayısı sektöründeki görüş ayrılıklarına da değinen Kılıç, üreticilerin, ihracatçıların ve meslek kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi. Yazıhan Ziraat Odası Başkanı’nın sektöre yönelik eleştirilerine de değinen Kılıç, kişisel görüş ayrılıklarının Malatya kayısısının geleceğine yönelik çalışmaları olumsuz etkilememesi gerektiğini belirtti. Sorunların yalnızca eleştiriyle çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, sektörün bütün paydaşlarını Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelere destek vermeye davet etti.   Türkiye Tohumculukta 158 Milyon Dolar Dış Ticaret Fazlası Verdi Türkiye’nin tohumculuk alanında önemli bir üretim kapasitesine ulaştığını belirten Kılıç, TÜRKTOB’un 2025 yılı verilerine göre sektörün 540 milyon dolar ihracat ve 382 milyon dolar ithalat gerçekleştirdiğini söyledi. Sektörün 158 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini ifade eden Kılıç, sertifikalı tohum üretiminin 1 milyon 351 bin tona ulaştığını, Türkiye’nin 117 ülkeye sertifikalı tohum ihraç ettiğini kaydetti. İsrail ile doğrudan tohum ticaretinin de 2 Mayıs 2024 tarihinde tüm ürün gruplarında ticaretin durdurulması kapsamında sona erdiğini hatırlatan Kılıç, yerli çeşit geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.   “Malatya Kayısısının Geleceği Ortak Sorumluluğumuz”   Malatya kayısısının yalnızca bir tarım ürünü değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirten Kılıç, bilimsel araştırmaların üretim sahasına aktarılmasının zorunluluk haline geldiğini söyledi. Kılıç, üreticilerden ihracatçılara, araştırma kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar bütün paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak Malatya kayısısının dünya pazarındaki gücünü yeniden artırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

23.10.2026 100
KÜLTÜR-TURİZM

Malatya’da Kitap Şöleni Başladı: 300 Yayınevi, 350 İmza Etkinliği

Malatya’da bu yıl 12’ncisi düzenlenen Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın katılımıyla kapılarını açtı. Yaklaşık 300 yayınevi ve 300 yazarı buluşturan fuarda 350 imza etkinliği ile 75 konferans, söyleşi ve panel gerçekleştirilecek.    Malatya Valiliği ve Malatya Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen 12. Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı, Mişmiş Park Fuar Alanı’nda gerçekleştirilen törenle açıldı. “Kitapla Güçlenen Şehir” temasıyla düzenlenen fuarın açılışına Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Malatya Valisi Seddar Yavuz, AK Parti Gurup Başkanı Abdullah Güler, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, fuarın onur konuğu şair ve yazar Beşir Ayvazoğlu ile çok sayıda davetli ve kitapsever katıldı. Yaklaşık 9 bin metrekarelik kapalı alanda gerçekleştirilen fuar, 1 Kasım’a kadar her gün 09.00 ile 20.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak.   Bakan Bak: “Kitapları Küçük Yaşta Kendime Dost Edindim”   Fuarın açılışında konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, çocukluk yıllarından itibaren kitaplarla güçlü bir bağ kurduğunu belirterek okuma alışkanlığının bireylerin gelişimindeki önemine dikkat çekti. İstanbul'daki Sahaflar Çarşısı'ndan kitap aldığı günleri anlatan Bak, “Benim kitaplarla aram çok iyidir. Çok küçük yaşta kitapları kendime dost edindim. İstanbul'da Sahaflar Çarşısı vardır. Oraya gidip çok kitap almışımdır. O kitapların kokusu farklıdır. Şimdi çağ değişti, dijital ortamlar var. Dijital ortamda kitap okuyanlar da var ancak kitabı elinize aldığınızda, sayfalarını çevirdiğinizde hissettiğiniz duygu çok farklıdır” dedi. Kitapların insanları farklı dünyalara taşıdığını ifade eden Bakan Bak, kitapların içerisinde yazarların düşüncelerinin, birikimlerinin ve yaşanmışlıklarının yer aldığını söyledi.   “Edebiyat Öğretmenimin Hayatımda Çok Büyük Etkisi Oldu”   Öğrencilik yıllarında kitap okuyup özet çıkarma alışkanlığı kazandığını anlatan Bakan Bak, edebiyat öğretmeni Ayşen Ersun'un hayatındaki önemli rolüne değindi. Bak, “O zamanlar bize ödev verirlerdi. Bir kitap verilir, okur, bir ya da iki sayfalık özetini çıkarırdık. Bu, edebiyat dersimizin bir parçasıydı. Tavşanlı Erkek Lisesi'nde okurken Ayşen Ersun isimli bir edebiyat öğretmenimiz vardı. Kendisi benim kitap okumamda ve bu konulara ilgi duymamda çok büyük etkiye sahipti. O kadar güzel kitaplar tavsiye ederdi ki onları hep takip eder, okur ve özetlerini çıkarırdım” diye konuştu. “Çocuklarınızı Kitaplarla Buluşturun, Siz de Örnek Olun” Fuar alanındaki öğrenci yoğunluğundan duyduğu memnuniyeti dile getiren Bakan Bak, ailelere çocuklarına kitap okuma alışkanlığı kazandırmaları çağrısında bulundu. Bak, “Kitap fuarına girerken çocukları gördük, cıvıl cıvıllardı. Öğretmenleri de onları buraya getirmişler. Bu çok önemli. Bütün ailelere söylüyoruz, çocuklarınızı kitaplarla buluşturun, onlara bu alışkanlığı kazandırın, siz de örnek olun” dedi.   “Malatya’da 13 Yeni Kütüphane Yapılıyor”   Türkiye genelinde kütüphane yatırımlarının devam ettiğini belirten Bakan Bak, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi ve İstanbul'daki Rami Kütüphanesi'nin önemli projeler arasında bulunduğunu söyledi. Malatya'daki yatırımlara da değinen Bak, “Malatya'da Kültür ve Turizm Bakanlığı ile beraber bir kütüphane inşa ettik. Yine Malatya Büyükşehir Belediyemiz 24 saat açık olan bir kütüphaneyi gençlerimize kazandırdı. 13 tane daha kütüphane yapılıyor. Her yerde bu yatırımlar var” ifadelerini kullandı. Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde Türkiye genelinde 650 gençlik merkezinin bulunduğunu belirten Bakan Bak, bu merkezlerde gençlerin ders çalışabileceği ve kitap okuyabileceği alanların yer aldığını kaydetti. Bak, “Kitap iyi bir dost, kitap hayatımızın bir ortağı ve desteği. Hep beraber okuyacağız ve okutacağız” sözleriyle konuşmasını tamamladı.   Vali Yavuz: “Tekrar Ayağa Kalktık, Geleceğe Umutla Bakıyoruz”   Malatya Valisi Seddar Yavuz ise konuşmasında 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından kentin yeniden yapılanma sürecine dikkat çekti. Depremlerin Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı en büyük sınamalardan biri olduğunu belirten Yavuz, devlet ve millet dayanışmasıyla zorlu sürecin aşılmaya devam edildiğini ifade etti. Vali Yavuz, “6 Şubat depremleri bir meydan okuma ve sınama olarak Cumhuriyet tarihimizin en büyük meydan okuma ve sınamalarından bir tanesidir. Büyük millet ve büyük devlet olduğumuzu bir kez daha ispat ettik. Tekrar ayağa kalktık ve geleceğe umutla bakıyoruz” dedi. Kentin yeniden inşa sürecinde kültür, sanat, bilim ve eğitim faaliyetlerinin de önemli olduğunu vurgulayan Yavuz, fuarın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.   Beşir Ayvazoğlu: “Kitapların ve Kültürün Zengin Dünyasına Açıldım”   Fuarın onur konuğu şair ve yazar Beşir Ayvazoğlu da törende yaptığı konuşmada çocukluk yıllarında başlayan kitap sevgisinin hayatını nasıl şekillendirdiğini anlattı. Sivas'ın Zara ilçesinde ilkokul üçüncü sınıfa giderken bayram harçlığıyla Ali Baba ve Kırk Haramiler kitabını satın aldığını belirten Ayvazoğlu, bu kitabın kendisi için unutulmaz bir hatıra olduğunu söyledi. Yıllar sonra aynı kitabı yeniden bulup satın aldığını ifade eden Ayvazoğlu, “O kitapta, o masalda biliyorsunuz bir sihirli söz vardır: ‘Açıl susam açıl!’ Demek ki o zaman benim için o kitap, kitapların ve kültürün zengin dünyasına açılmamı sağlayan sihirli bir söz konusuydu” dedi. Okuma alışkanlığının zamanla yazma tutkusuna dönüştüğünü belirten Ayvazoğlu, ortaokul yıllarında roman yazmaya çalıştığını ve kitapların hayatının vazgeçilmez bir parçası hâline geldiğini dile getirdi. 73 yaşında olduğunu ve yaşına yakın sayıda basılı eserinin bulunduğunu ifade eden Ayvazoğlu, Malatya'da onur konuğu olarak bulunmaktan duyduğu mutluluğu şu sözlerle anlattı: “Malatya gibi kendi şehrim saydığım, aynı bölgenin çocuklarıyız, kendi şehrim saydığım güzel, harika bir şehrin kitap fuarına onur konuğu yazarı olarak davet edilmiş olmaktan büyük bir gurur ve onur duyduğumu ifade ediyor, çok teşekkür ediyor ve saygılar sunuyorum.”   Başkan Er: “350 İmza Etkinliği, 75 Söyleşi ve Panel Düzenlenecek”   Açılışta konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, fuarın kapsamına ilişkin bilgiler verdi. Bu yıl yaklaşık 300 yayınevi ve 300 yazarın Malatyalı kitapseverlerle buluşacağını belirten Başkan Er, organizasyon kapsamında 350 imza etkinliğinin yanı sıra 75 konferans, söyleşi ve panel düzenlenmesinin planlandığını açıkladı. Fuarın özellikle çocukların ve gençlerin kitaplarla buluşmasına önemli katkı sağlaması hedeflenirken, on gün boyunca devam edecek etkinliklerle Malatya’nın kültür ve sanat hayatına hareketlilik kazandırılması amaçlanıyor.   Merhum Öğretmen Mustafa Akbaş’ın Ailesine Başarı Belgesi   Açılış töreninde duygusal anlar da yaşandı. Kitap fuarının hazırlanmasında emeği bulunan ve haziran ayında geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden öğretmen Mustafa Akbaş unutulmadı. Merhum öğretmen adına hazırlanan başarı belgesi, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak tarafından eşi Mehlika Akbaş ve oğlu Mücteba Akbaş'a takdim edildi. Törende Mustafa Akbaş'ın fuarın gelişimine sağladığı katkılar anılırken, ailesine ve eğitim camiasına başsağlığı dilekleri iletildi. Belge takdiminin ardından protokol üyeleriyle hatıra fotoğrafı çekildi.   Açılış Kurdelesi Kesildi   Konuşmaların ve belge takdiminin ardından protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesi kesilerek 12. Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı resmen ziyaretçilere açıldı. 1 Kasım'a kadar sürecek fuarda kitapseverler, farklı yayınevlerinin eserlerini inceleme, sevdikleri yazarlarla bir araya gelme ve imza etkinliklerine katılma fırsatı bulacak. Organizasyonun özellikle çocukların ve gençlerin kitap okuma alışkanlıklarının geliştirilmesine ve Malatya'nın kültürel hayatının güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

23.10.2026 84
POLİTİKA

CHP İl Başkanı Satılmış: “Selden Zarar Gören Çiftçilerin Mağduriyeti Giderilmeli”

CHP Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış, Hekimhan ilçesine bağlı Kocaözü Mahallesi’nde meydana gelen sel felaketinde yaklaşık 195 çiftçinin etkilendiğini ve 400 tona yakın kayısının zarar gördüğünü belirterek, üreticilerin mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesi çağrısında bulundu.   Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış, Hekimhan ilçesine bağlı Kocaözü Mahallesi’nde geçtiğimiz aylarda yaşanan sel felaketinin ardından zarar gören kayısı üreticilerinin durumuna ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Sel felaketinin bölgede ciddi tarımsal kayıplara yol açtığını belirten Satılmış, Tarım İl Müdürlüğünden edindikleri bilgilere göre yaklaşık 195 çiftçinin afetten etkilendiğini, 400 tona yakın kayısı ürününün ise zarar gördüğünü ifade etti.   “Üreticilerin Zararları Bir An Önce Karşılanmalı”   Afetin üzerinden zaman geçmesine rağmen çiftçilerin mağduriyetlerinin devam ettiğini öne süren Satılmış, ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Satılmış, açıklamasında, “Aradan geçen zamana rağmen, tarafımıza ulaşan bilgilere göre üreticilerimizin mağduriyetleri hâlâ giderilmemiştir. Alın teriyle üretim yapan çiftçilerimizin zararları bir an önce karşılanmalı, mağduriyetleri daha fazla geciktirilmeden giderilmelidir” ifadelerini kullandı.   “Konunun Takipçisi Olacağız”   Tarımsal üretimin bölge ekonomisi açısından önemine dikkat çeken Satılmış, selden etkilenen çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini belirtti. Hiçbir üreticinin bu süreçte yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Satılmış, “Hiçbir üreticimizin bu süreçte yalnız bırakılmasını kabul etmiyoruz. Çiftçilerimizin mağduriyetleri tamamen giderilene kadar konunun takipçisi olacağımızı ve yaşanan sorunları gündemde tutmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyorum” dedi.  

22.10.2026 67
GENEL

Malatya’da Müteahhidin Ölümü Sonrası Milyonluk Alacak Krizi: Esnaflar Ayakta!

Malatya’da ihale ile alt yapı işleri yapan bir müteahhidin yaşamına son vermesinin ardından alacaklarını tahsil edemediklerini belirten esnaf ve taşeronlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Piyasada yaklaşık 200 ila 250 milyon liralık çek bulunduğunu iddia eden esnaflar, yüzlerce kişinin mağdur olduğunu belirterek yetkililerden destek istedi.   Malatya’da içme suyu, kanalizasyon ve altyapı projelerinde faaliyet gösteren müteahhidin yaklaşık 20 gün önce yaşamına son vermesinin ardından, firmadan alacaklı olduklarını belirten esnaf, taşeron ve tedarikçiler ödeme sıkıntısı yaşadıklarını açıkladı.   Malatya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde bir araya gelen esnaflar, alacaklarını tahsil edemedikleri gerekçesiyle basın açıklaması yaptı. Nakliye, yemek ve altyapı sektörlerinde faaliyet gösteren işletme sahipleri, yaşanan durumun çok sayıda işçiyi de etkilediğini belirterek mağduriyetlerinin giderilmesini istedi.   “İcra Takiplerini Başlattık, Alacaklarımızı Tahsil Edemiyoruz”   Basın açıklamasında konuşan bir taşeron firma yetkilisi, köylerde yürütülen içme suyu ve kanalizasyon altyapı çalışmalarında görev aldıklarını belirterek, firma sahibinin ölümünün ardından ödemelerin yapılamadığını söyledi.   Çok sayıda esnaf ve işçinin mağdur olduğunu ifade eden taşeron yetkilisi, “Biz köylerde altyapı, içme suyu ve kanalizasyon işleri yapıyoruz. Firma sahibinin yaklaşık 20 gün önce hayatını kaybetmesinin ardından paramızı alamadık. Burada bulunmayan çok sayıda işçi arkadaşımız da mağdur. İcra takiplerimizi başlattık ancak elimizde ileri tarihli çekler var. Hak edişe bağlanmamış alacaklarımız bulunuyor. Devletimizin ve ilgili kurumların bize destek olmasını bekliyoruz” dedi.   “Üç Yıldır Yemek Hizmeti Veriyoruz, Beş Aylık Alacağımız Var”   Firmaya yaklaşık üç yıldır yemek hizmeti sağladığını belirten bir işletmeci ise geriye dönük beş aylık alacaklarının bulunduğunu ileri sürdü. İşletmeci, “Üç yıldır bu firmanın yemek tedarikçisiyiz. Çalışma yapılan köylere yemek hizmeti verdik. Geriye dönük beş aylık alacaklarımız ve ileri tarihli çeklerimiz var. Bizim de piyasaya borçlarımız bulunuyor. Bu çekleri ödemekte zorlanacağız. Malatya esnafı ciddi bir ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya. Devletimizden yardım bekliyoruz” diye konuştu.   “Piyasada 200-250 Milyon Liralık Çek Var”   Firmadan alacaklı olduğunu belirten bir başka esnaf da Malatya piyasasında yaklaşık 200 ila 250 milyon lira tutarında çek bulunduğunu iddia etti.   Mağduriyetin yalnızca birkaç işletmeyle sınırlı olmadığını savunan esnaf, “Şu anda Malatya piyasasında yaklaşık 200-250 milyon liralık çek olduğu konuşuluyor. Çok sayıda esnaf ve işçi mağdur. Doğrudan ve dolaylı etkilenenlerin sayısı bine kadar ulaşabilir. Biz yetkililere sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızdan destek bekliyoruz” ifadelerini kullandı.   “Kış Gelmeden Yarım Kalan İşler İçin Tedbir Alınmalı”   Açıklamada, bazı projelerde çalışmaların tamamlanmadığı da öne sürüldü. Özellikle çatı ve çeşitli yapı imalatlarının eksik kaldığını belirten esnaflar, kış şartlarının başlamasıyla birlikte tamamlanmayan yapıların zarar görebileceğini ifade etti.   Bir esnaf, “Bazı yerlerde çatılar ve imalatlar eksik. Kış gelirse bu yapılar zarar görecek. Yapılan sıvalar ve alçılar dökülebilir. Bu durum devletimize de ek maliyet oluşturabilir. Bir an önce tedbir alınmasını istiyoruz” dedi.   Esnaflardan Bakanlığa Destek Çağrısı   Alacaklarının tahsil edilememesi nedeniyle işletmelerini ayakta tutmakta zorlandıklarını belirten esnaflar, yaşanan sorunun Malatya’daki ticari hayatı da olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.   Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarına çağrıda bulunan esnaflar, hak edişlerin ve alacakların durumunun incelenmesini, mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli girişimlerin başlatılmasını talep etti.   Basın açıklaması, esnafların yetkililerden çözüm beklediklerini yinelemesinin ardından sona erdi.

22.10.2026 66
ASAYİŞ

Malatya’da Eşini Öldüren Koca, Yakalanınca İntihar Etti

Malatya’da 5 çocuk annesi Perihan Akbulut’u (61) bıçaklayarak öldüren Hasan Akbulut (63), polis takibi sonucu yakalanınca intihar etti. Hastaneye kaldırılan Akbulut, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.   Yeşilyurt ilçesine bağlı Yavuzselim mahallesinde hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Hasan Akbulut (63), eşi Perihan Akbulut’u (61) sokak ortasında bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından araçla kaçan şüpheli, yaklaşık 1,5 saat sonra polis takibi sonucu yakalanınca intihar etti.   Edinilen bilgilere göre, aralarında daha önce yaşanan tartışmalar nedeniyle hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Hasan Akbulut, eşi Perihan Akbulut’a sokak ortasında bıçakla saldırdı. Vücuduna 8 bıçak darbesi alan kadın ağır yaralanırken, Hasan Akbulut olayın ardından araçla kaçtı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Perihan Akbulut, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.   Polis Takibi Sonrası Yakalanınca İntihar Etti   Cinayetin ardından kaçan Hasan Akbulut’un yakalanması için polis ekipleri çalışma başlattı. Yaklaşık 1,5 saat süren çalışmaların ardından polis takibi sonucu yakalanan Akbulut, Güney Kuşak yolunda eşini öldürmekte kullandığı belirtilen bıçakla kendi boğazını keserek intihar girişiminde bulundu.   Ağır yaralanan Hasan Akbulut, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Akbulut, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.   Kaçtığı Araçta İnceleme Yapıldı   Öte yandan polis ekipleri, Hasan Akbulut’un cinayetin ardından kaçmak için kullandığı araçta detaylı inceleme yaptı. Olay yeri inceleme ekipleri tarafından araçta delil araştırması gerçekleştirildi.   İki kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

22.10.2026 61
EKONOMİ

Sadıkoğlu’ndan 6. Bölge Teşvikleri İçin 2030 Çağrısı

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 31 Aralık 2026’da sona erecek 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar uzatılmasını istedi. Sadıkoğlu, deprem sonrası toparlanma sürecindeki Malatya’da üretim, yatırım ve istihdamın desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Cazibe Merkezleri Programı kapsamında Malatya’ya sağlanan 6. Bölge yatırım teşviklerinin süresinin uzatılması için çağrıda bulundu. Malatya’nın 2018 yılından bu yana yararlandığı teşviklerin mevcut düzenlemeye göre 31 Aralık 2026 tarihinde sona ereceğini hatırlatan Sadıkoğlu, desteklerin her yıl kısa süreli uzatılmasının yatırımcılar açısından belirsizlik oluşturduğunu belirtti.   “İş Dünyası Önünü Görebilmeli”   Yatırım kararlarının uzun vadeli planlama gerektirdiğine dikkat çeken Sadıkoğlu, teşviklerin birer yıllık sürelerle uzatılması yerine kalıcı bir takvime bağlanması gerektiğini ifade etti. Sadıkoğlu, “İş dünyamızın önünü görebilmesi, yatırım kararlarını güvenle alabilmesi ve istihdamını sürdürülebilir şekilde planlayabilmesi gerekiyor. Her yıl teşviklerin uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin bir belirsizlik yaşanması, yatırımcıların uzun vadeli kararlarını güçleştiriyor. Talebimiz, 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar uzatılmasıdır” dedi.   “Deprem Sonrası Teşvike İhtiyacımız Arttı”   6 Şubat depremlerinin Malatya ekonomisinde ciddi kayıplara neden olduğunu belirten Sadıkoğlu, yeniden yapılanma sürecinin yalnızca konut ve iş yerlerinin inşasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. İşletmelerin deprem sonrası kayıplarını telafi etmeye çalışırken üretim faaliyetlerini de sürdürmek zorunda kaldığını kaydeden Sadıkoğlu, yatırım teşviklerinin ekonomik toparlanma açısından önem taşıdığını dile getirdi. Sadıkoğlu, “Malatya’nın deprem öncesindeki ekonomik gücüne yeniden ulaşabilmesi için üretim çarklarının daha güçlü dönmesi, mevcut işletmelerin kapasitesini artırması ve yeni yatırımların şehrimize kazandırılması gerekiyor. Bunun yolu, yatırımcıya güven veren, uzun vadeli ve öngörülebilir bir destek politikasından geçiyor. Deprem sonrası ihya ve yeniden yapılanma ihtiyacımız devam ediyor. Bu nedenle teşviklerin önemi azalmadı, aksine daha da arttı” ifadelerini kullandı.   Talep Cumhurbaşkanlığı Ve Bakanlıklara İletildi   6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar devam etmesi yönündeki taleplerini resmî kanallardan ilgili kurumlara ilettiklerini açıklayan Sadıkoğlu, Cumhurbaşkanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduklarını bildirdi. Teşviklerin uzatılmasının mevcut işletmelerin üretim kapasitesini artırmasının yanı sıra yeni yatırımların Malatya’ya kazandırılması açısından da önemli olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, sürecin takipçisi olacaklarını kaydetti.   Milletvekillerine Ortak Hareket Çağrısı Sadıkoğlu, Malatya’nın ekonomik geleceğini ilgilendiren teşvik düzenlemesi konusunda siyasi parti ayrımı gözetilmeksizin tüm milletvekillerinin girişimde bulunmasını istedi. İktidar ve muhalefet milletvekillerine seslenen Sadıkoğlu, konunun ilgili bakanlıklar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde takip edilmesi gerektiğini belirterek, 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılına kadar uzatılması yönündeki taleplerini yineledi.

21.10.2026 80
GENEL

Dilek Merkez Camii’ne Üniversiteli Dokunuşu

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Dilek Mahallesi’nde yapımı süren Dilek Merkez Camii, üniversite öğrencilerinin gönüllü hat sanatı çalışmalarıyla güzelleşiyor.   Yeşilyurt ilçesi Dilek Mahallesi’nde yaklaşık 10 ay önce yapımına başlanan Dilek Merkez Camii’nde inşaat çalışmaları devam ediyor. Bir yandan caminin fiziki eksiklikleri giderilmeye çalışılırken, diğer yandan Malatya Turgut Özal Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri gönüllü olarak yürüttükleri sanatsal çalışmalarla camiye katkı sunuyor.   Üniversite öğrencilerinden gönüllü çalışma Malatya Turgut Özal Üniversitesi Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Programı Öğretim Görevlisi Kamuran Karaağaç, öğrencileriyle birlikte caminin mescit bölümünde hat sanatı ve kaligrafi çalışmaları gerçekleştiriyor. Paye Sanat’ın da destek verdiği çalışmalar kapsamında Allah ve Muhammed lafızları ile Esmaü’l Hüsna yazıları hazırlanıyor. Kendisinin de Dilekli olduğunu belirten Karaağaç, memleketinde yapımı devam eden camiye mesleki bilgi ve birikimiyle katkıda bulunmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Öğrencilerin ders saatleri dışında ve hafta sonlarında gönüllü olarak çalışmalara katıldığını ifade eden Karaağaç, uygulamanın öğrenciler açısından önemli bir mesleki deneyim olduğunu kaydetti.   Hem meslek öğreniyorlar hem camiye katkı sunuyorlar Çalışmalara katılan öğrencilerden Feysel Tetik, camide gerçekleştirdikleri uygulamaların mesleki gelişimlerine katkı sağladığını belirterek böylesine anlamlı bir çalışmanın içerisinde yer almaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Öğrencilerden Sebahattin Soylu ise arkadaşlarıyla birlikte hat yazılarının hazırlanması için emek verdiklerini belirterek geleneksel sanatların yaşatılmasının önemine dikkat çekti. Öğrencilerin gönüllü çalışmalarıyla caminin iç mekânı şekillenirken, üniversitede edinilen teorik bilgiler de uygulamaya dönüştürülüyor.   Caminin 5 milyon TL borcu bulunuyor Dilek Merkez Camii Derneği kurucularından ve yönetim kurulu üyesi emekli öğretmen İlhami Aydoğan, cami inşaatında önemli ilerleme kaydedildiğini ancak çalışmaların tamamlanabilmesi için maddi desteğe ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yaklaşık 10-10,5 ay önce başlanan inşaatın büyük ölçüde ilerlediğini aktaran Aydoğan, caminin mevcut borcunun yaklaşık 5 milyon TL olduğunu, kalan çalışmalar için ise 6 ila 7 milyon TL arasında ek kaynağa ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Diyanet tarafından 1 milyon TL destek sağlanacağının kendilerine bildirildiğini ifade eden Aydoğan, caminin bir an önce ibadete açılabilmesi için hayırseverlerin katkısını beklediklerini dile getirdi.   Minare ve iç donanım çalışmaları devam ediyor Caminin iki minaresinden birinin tamamlandığını, diğerinin ise şerefe aşamasına ulaştığını belirten Aydoğan, kubbe kaplaması, sıva ve mantolama çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Caminin ibadete hazır hâle getirilebilmesi için minber, mihrap, kürsü, taban döşemesi, halı, boya, avize, aydınlatma ve ses sistemi gibi eksikliklerin de giderilmesi gerekiyor. Alt katta boya ve laminant çalışmalarının tamamlandığını aktaran Aydoğan, bu bölümün halısının Gaziantep’teki bir hayırsever tarafından karşılandığını ve camiye getirilmesinin planlandığını ifade etti.   Aydoğan: Her katkı bizim için çok kıymetli   Dilek halkı başta olmak üzere tüm hayırseverlere çağrıda bulunan İlhami Aydoğan, şunları söyledi: “Hayırseverlerimiz sağ olsunlar, herkes kendi imkânları ölçüsünde destek olmaya çalışıyor. Ancak camimizin tamamlanması için çok daha fazla desteğe ihtiyacımız var. Küçük ya da büyük demeden yapılacak her yardım bizim için çok kıymetli. Dilek halkımızın ve tüm hayırseverlerimizin bizi yalnız bırakmamalarını istiyoruz. İnşallah el birliğiyle bu süreci aşacak ve camimizi en kısa sürede tamamlayarak vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Bu konuda duyarlılık gösteren, katkı sağlayan herkese şimdiden teşekkür ediyorum.”   Dilek Merkez Camii dayanışmayla yükseliyor Üniversite akademisyenleri ve öğrencilerinin gönüllü katkılarıyla sanatsal çalışmaların sürdüğü Dilek Merkez Camii’nde, inşaatın tamamlanması için kaynak arayışı devam ediyor. Cami yönetimi, kalan eksikliklerin giderilerek ibadethanenin en kısa sürede vatandaşların hizmetine sunulabilmesi amacıyla Dilek halkını ve hayırseverleri dayanışmaya davet etti.

20.10.2026 60
EKONOMİ

Malatya Tarımına 65 Milyon Liralık Proje: Akın’dan Destek Çağrısı

Malatya Tarım Platformu Başkanı İhsan Akın, kentte tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve çiftçilerin modern makine ve ekipmanlara erişiminin kolaylaştırılması amacıyla yaklaşık 65 milyon liralık proje üzerinde çalıştıklarını açıkladı.   Malatya Tarım Platformu Başkanı İhsan Akın, kentte tarım ve hayvancılık sektörünün mevcut durumu, üreticilerin karşılaştığı sorunlar ve hayata geçirilmesi planlanan projelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özellikle deprem sonrası üretimin devamlılığının büyük önem taşıdığını belirten Akın, çiftçilerin ekonomik ve teknik imkânlarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.   Malatya'da tarımsal mekanizasyonun geliştirilmesi amacıyla kapsamlı bir makine ve ekipman parkı oluşturmayı hedeflediklerini açıklayan Akın, Dünya Bankası destekleri kapsamında değerlendirilen yaklaşık 65 milyon liralık projenin üreticiler için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Projenin hayata geçirilmesi için ilgili bakanlıklar, yerel yönetimler ve kamu kurumlarıyla görüşmeler yaptıklarını aktaran Akın, özellikle Malatya Büyükşehir Belediyesinin sağlayacağı katkının önemine dikkat çekti.  “65 Milyon Liralık Yatırımın 58,5 Milyonu Hibe”   Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için makineleşmenin önemine değinen Akın, hazırladıkları projenin finansman yapısı hakkında bilgi verdi. Toplam yatırım tutarının yaklaşık 65 milyon lira olduğunu ifade eden Akın, bunun yüzde 90'ına karşılık gelen 58,5 milyon liralık bölümünün hibe kapsamında değerlendirildiğini belirtti. Akın, “Yüzde 90'ı hibe olan bir projeden bahsediyoruz. Yaklaşık 65 milyon liranın 58,5 milyon lirası hibe. Biz bu projeyi Malatya'ya kazandırmak için mücadele ediyoruz. Bu konuda ilgili kurumlarımızın ve yerel yönetimlerimizin bize yardımcı olmasını istiyoruz. Çünkü burada söz konusu olan yalnızca bir yatırım değil, üreticilerimizin geleceğidir. Bu desteğin kazandırılmasında başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Tarık ve Orman Bakanlığımız ile Dünya Bankasına teşekkür ediyoruz"  dedi. Destek programlarında bütçe imkânlarının sınırlı olduğunu belirten Akın, projelerin gerekli hazırlıkları tamamlanarak ilgili kurumlara sunulmasının önem taşıdığını kaydetti. “Malatya'nın Makine ve Ekipman Parkı Olsun” Proje kapsamında kurulması planlanan makine parkının birçok farklı tarımsal faaliyete hizmet vereceğini belirten Akın, çiftçilerin ihtiyaç duyduğu ekipmanların ortak bir yapı altında değerlendirilmesini amaçladıklarını söyledi. Mısır silaj ve biçme makineleri, nohut hasadında kullanılan ekipmanlar, taş toplama makineleri, yem karma ve yem kırma makineleri ile gübre serpme ekipmanlarının proje kapsamında yer almasının planlandığını aktaran Akın, şöyle konuştu: “Biz Malatya'da bir makine ve ekipman parkımız olsun istiyoruz. Mısır silajından mısır biçmesine, nohut hasadından taş toplamasına, yem karma ve yem kırma makinelerinden gübre serpme ekipmanlarına kadar üreticilerimizin ihtiyaç duyduğu makineleri bir araya getirmek istiyoruz. Çünkü bizim üretmemiz lazım. Üreticinin işini kolaylaştırmamız, üretimin devamlılığını sağlamamız gerekiyor.” Akın, makine ve ekipman desteğinin özellikle teknik imkânları sınırlı üreticiler açısından önemli olduğunu ifade ederek, tarımsal desteklerin sahadaki ihtiyaçlara göre şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı. Büyükşehir Belediyesinden Yer Tahsisi ve Finansman Desteği Bekleniyor   Projenin uygulanabilmesi için yerel yönetimlerle temasların sürdüğünü belirten Akın, Malatya Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini açıkladı. Büyükşehir Belediyesinin ilgili daire başkanlığı, genel sekreter yardımcılığı ve diğer birimleriyle proje hakkında değerlendirmelerde bulunduklarını ifade eden Akın, konunun belediye meclisi gündemine taşınmasını beklediklerini söyledi. Akın, “Büyükşehir Belediyemizde daire başkanımız, genel sekreter yardımcımız ve ilgili arkadaşlarımızla görüştük. İnşallah önümüzdeki süreçte bir an önce belediye meclisine getirirler. Yüzde 10'luk destek ve yaklaşık 5 dekarlık bir alanla bu projeyi birlikte hayata geçirebilirsek Malatya'mız için önemli bir kazanım olur” ifadelerini kullandı. Projeye ilişkin çeşitli kurum ve kuruluşlara resmi yazılar gönderdiklerini de aktaran Akın, Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere merkez ilçe belediyeleri, üniversiteler ve ilgili kamu kurumlarıyla iş birliği yapılmasını istediklerini belirtti.  “Desteklerden Yararlanmak İçin Hazırlıklarımızı Tamamlamalıyız” Tarımsal destek programlarına yönelik yoğun talep bulunduğuna dikkat çeken Akın, Malatya'nın bu süreçte hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. İlgili bakanlıklarla yaptıkları görüşmelerde projenin hayata geçirilmesi yönünde çalışmalar yürüttüklerini anlatan Akın, bütçe imkânlarının sınırlı olması nedeniyle başvuruların titizlikle hazırlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Akın, “Bu bütçeler sınırlı. Farklı illerden de çok sayıda talep geliyor. Bizim öncelikle projemizi olgunlaştırmamız gerekiyor. Yer tahsisi ve ek bütçe konularını bir an önce çözmeliyiz. Aksi halde hazırlıklarımızı tamamlamadan bu imkânlardan yararlanmamız zorlaşabilir” diye konuştu. Başvuru sayısının yüksek olabileceğine işaret eden Akın, destek almaya hak kazanacak projelerin sınırlı kalabileceğini belirterek, Malatya adına gerekli girişimlerin geciktirilmemesini istedi. “Deprem Sonrası Üreticiler Büyük Mücadele Verdi”   6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da tarım ve hayvancılık sektörünün ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Akın, üreticilerin tüm olumsuz şartlara rağmen faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını söyledi. Esnaf, çiftçi ve yetiştiricilerin hem geçimlerini sağlamak hem de bölge ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla mücadele verdiğini ifade eden Akın, üretimin kesintiye uğramaması için destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Akın, “Üreticilerimiz ve yetiştiricilerimiz çok zor bir süreçten geçti. Hâlâ da bazı sıkıntılar devam ediyor. Herkes hem ekmeğinin hem de yaptığı işin devamlılığının mücadelesini verdi. Elbette yaralarımızın önemli bir bölümünü sardık ancak yapmamız gereken daha çok iş var. Bizim gündemimiz üretim olmalı. Çiftçiye, yetiştiriciye nasıl destek olabiliriz, buna odaklanmalıyız” dedi.   "Kırsalda Üretici Yaş Ortalaması 55-58 Seviyesinde”   Malatya tarımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Akın, kırsal kesimde üretim yapan nüfusun giderek yaşlandığına dikkat çekti. Kendi değerlendirmelerine göre üretici yaş ortalamasının 55-58 seviyelerinde olduğunu ifade eden Akın, gençlerin tarım ve hayvancılık sektörüne kazandırılması gerektiğini söyledi. Akın, “Biz bu yaş ortalamasını 40'lara, 30'lara, hatta 20-25 yaş seviyelerine çekmek zorundayız. Bunun için gençlerimizi teşvik etmemiz gerekiyor. Bakanlığımızın bu konuda çalışmaları var. Ancak sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların da gençlerimize destek olması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Genç girişimcilere yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Akın, gençlerin tarımsal faaliyetlere yönelmesinin yalnızca ekonomik teşviklerle değil, kırsaldaki yaşam koşullarının iyileştirilmesiyle mümkün olacağını dile getirdi.  “Yaylaya Fotoğraf Çektirmeye Değil, Sorun Çözmeye Gidilmeli” Kırsal kesimdeki altyapı eksikliklerine de değinen Akın, üreticilerin yol, su, elektrik ve barınma gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini söyledi. Yaylalarda ve meralarda faaliyet gösteren yetiştiricilerin günlük yaşamda ciddi zorluklarla karşılaştıklarını ifade eden Akın, sorunların yerinde görülmesi gerektiğini belirtti. Akın, “Yaylaya gidip beş dakika oturmak, bir ayran içmek ya da fotoğraf çektirmekle bu sorunlar çözülmez. Orada bir gün kalmak lazım. Suyu nereden getiriyorlar, elektrik var mı, mutfakları, tuvaletleri var mı? Bunları görmek gerekiyor. Üreticinin şartlarını anlamadan kalıcı çözüm üretemeyiz” diye konuştu. Doğanşehir'deki Yayla Yolları İçin Çağrı   Doğanşehir ilçesinde bazı yayla yollarının uzun süredir iyileştirilmediğini ileri süren Akın, bölgede hayvancılıkla uğraşan genç yetiştiricilerin ulaşım sorunu yaşadığını belirtti. Konuyu ilgili kurumlara ve yerel yöneticilere ilettiklerini söyleyen Akın, bazı üreticilerin malzemelerini hâlâ hayvanlarla taşımak zorunda kaldığını ifade etti. Akın, “Orada dört-beş genç kardeşimiz üretim yapıyor. Yaylada ot var, hayvanlarını oraya götürmeleri gerekiyor. Ancak yolları uygun değil. Biz asfalt istemiyoruz. Zemini düzeltin, birkaç yerdeki taşları kırın, insanlar o yolu kullansın. Genç girişimcileri destekleyeceğiz diyorsak bunu sahada göstermemiz gerekiyor” dedi. “Malatya'nın Önceliği Üretim Olmalı”   Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının tarımsal üretimin geliştirilmesi noktasında ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Akın, mevcut desteklerin doğru projelerle değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Makine ve ekipman parkı projesinin Malatya'nın tarımsal altyapısına katkı sunmasını hedeflediklerini belirten Akın, yatırımın hayata geçirilmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. Akın, üretici ve yetiştiricilerin sorunlarının çözümünün öncelikli gündem maddesi olması gerektiğini ifade ederek, “Biz hibeleri, destekleri ve projeleri konuşalım. Yetiştiriciye, çiftçiye, üreticiye ne yapabiliriz, buna bakalım. Malatya'nın üretime ihtiyacı var. Elimizdeki imkânları doğru değerlendirerek hem mevcut üreticilerimizi desteklemeli hem de gençlerimizi yeniden tarıma kazandırmalıyız” diye konuştu.

19.10.2026 65
SAĞLIK

Meme Kanserinde Erken Tanının Önemi Sempozyumda Ele Alındı

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen sempozyuma Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Malatya İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Halime Akyüz, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Şemsettin Çitil, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Selim Özkan, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Fatih Gönültaş ve Kanser ve Obezite Derneği Başkanı Prof. Dr. Aziz Sümer katıldı. Genel Cerrahi ve Aile Hekimliği Anabilim Dallarının organizasyonunda gerçekleştirilen sempozyuma çevre illerden de sağlık profesyonelleri katıldı. Aile hekimleri, genel cerrahi uzmanları ve birinci basamak sağlık hizmetlerinde görev yapan sağlık çalışanlarına yönelik programda, meme kanserinde erken tanı, tarama yöntemleri ve toplumda farkındalığın artırılması konuları ele alındı. Sempozyumun sekretarya faaliyetleri Dr. Öğr. Üyesi Bahadır Öndeş ve Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Korkmaz tarafından yürütüldü. Erken tanı konusunda farkındalığın artırılması hedefleniyor Malatya Turgut Özal Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde görev yapan Prof. Dr. Burhan Hakan Kanat, sempozyumun aile hekimleri, genel cerrahi uzmanları ve birinci basamak sağlık hizmeti sunan sağlık çalışanlarına yönelik olarak düzenlendiğini belirtti. Kanat, organizasyona katkılarından dolayı Kanser ve Obezite Derneği Başkanı Prof. Dr. Aziz Sümer'e teşekkür ett Prof. Dr. Aziz Sümer'den tarama çağrısı Kanser ve Obezite Derneği Başkanı ve Acıbadem Bakırköy Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde görev yapan Prof. Dr. Aziz Sümer, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirtti. Dünya genelinde yaklaşık her 8 kadından 1'inin yaşamı boyunca meme kanserine yakalandığını ifade eden Sümer, Türkiye'de yılda yaklaşık 30 bin yeni meme kanseri vakasının tespit edildiğini kaydetti. Meme kanserinde erken tanının tedavi başarısı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Sümer, tarama programlarına katılımın, kadınların kendi kendine meme muayenesi konusunda bilinçlenmesinin ve uzman hekim muayenelerinin önemine dikkat çekti. Sümer, özellikle 40 yaşından itibaren kadınların iki yılda bir mamografi çektirmek üzere Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerine (KETEM), aile sağlığı merkezlerine ve eğitim ve araştırma hastanelerine başvurmalarını önerdi.  

19.10.2026 107
EĞİTİM

Vali Seddar Yavuz’dan Okul Güvenliği ve Spor Seferberliği: ″Asıl Görevimiz Geleceği İnşa Etmektir″

Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde Vali Seddar Yavuz başkanlığında geniş katılımlı "Okul Sporları, Okul Güvenliği ve Sağlığı Toplantısı" gerçekleştirildi. Vali yardımcıları, kurum amirleri, ilçe milli eğitim ve gençlik spor müdürleri, okul idarecileri, beden eğitimi öğretmenleri ile antrenörlerin yer aldığı toplantıda; öğrencilerin güvenliğinden fiziksel gelişimlerine, veli-okul iş birliğinden kantin denetimlerine kadar pek çok hayati konu masaya yatırıldı. 2026’nın İlk 9 Ayında Binlerce Güvenlik Denetimi Göreve başladıkları günden bu yana okul çevrelerindeki güvenlik tedbirlerini en üst seviyede tuttuklarını belirten Vali Seddar Yavuz, 2026 yılının ilk dokuz ayında okulların ve öğrenci yurtlarının etrafında binlerce denetim gerçekleştirildiğini açıkladı. Parklar, bahçeler, okul çevresindeki iş yerleri, servis araçları ve şüpheli şahısların düzenli olarak kontrol edildiğini ifade eden Yavuz, 6 Şubat depremlerinin ardından güvenlik altyapısında oluşan eksikliklerin hızla giderildiğini ve teknolojik imkânların seferber edildiğini vurguladı: "Bugün ilimizde yüzlerce okulumuzda güvenlik koordinasyon görevlileri bulunuyor. Emniyet ve jandarma personelimizin yanı sıra okul bahçelerimizde görev yapan personelimiz de mevcut. Kamera sistemlerimizi güçlendiriyor, teknolojinin bütün imkânlarından yararlanıyoruz. Amacımız çok açık: Çocuklarımız okula geldiğinde kendisini güvende hissedecek, öğretmenimiz görevini huzur içinde yapacak." "Benim Çocuğum Yapmaz Demeyin: Sorumluluk Yalnızca Devletin Değil" Çocukların korunmasında ailelere ve rehberlik servislerine büyük sorumluluk düştüğünü hatırlatan Vali Yavuz, suçlayıcı değil, erken fark edip zamanında müdahale eden bir anlayışın benimsenmesi gerektiğine dikkat çekti: Dijital Takip ve İletişim: Anne babaların çocuklarına zaman ayırması, arkadaşlarını ve dijital dünyadaki ortamlarını takip etmesi gerektiğini belirten Yavuz, "Benim çocuğum yapmaz" düşüncesine kapılmadan sağlıklı iletişim kurulması çağrısında bulundu. Rehberlik Servisleri: Risk taşıyan çocukların erken dönemde tespiti için rehberlik servislerinin daha etkin çalışması ve ailelerle koordine olması istendi. Sadece Sınav Başarısı Değil: Başarının yalnızca sınav sonuçlarıyla ölçülemeyeceğini vurgulayan Yavuz, ahlaklı, vicdanlı ve sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmenin esas olduğunu ifade etti. Hareketsizliğe Karşı Spor Seferberliği Çocukların dijital dünyanın etkisiyle hareketsiz bir yaşam sürdüğüne değinen Vali Yavuz, Malatya'nın güçlü spor altyapısının aktif kullanılması gerektiğini söyledi. Spor salonları ve yeni tesis yatırımlarının çocuklarla buluşturulmasının şart olduğunu belirten Yavuz, okul sporlarına katılımın artırılmasıyla gençlerin kötü alışkanlıklardan da uzak tutulacağını dile getirdi. Ayrıca okul kantinleri ve yemekhanelerdeki hijyen ile gıda güvenliği denetimlerinin tavizsiz bir şekilde sürdürüleceği kaydedildi. 2026-2027 Okul Sporları Sezonu Planlandı Toplantının son bölümünde İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından eğitim-öğretim ortamının güvenliği ve okul sağlığının korunmasına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında ayrıntılı bir sunum yapıldı.   Ardından 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Okul Sporları Sezonu kapsamında kent genelinde gerçekleştirilecek faaliyetlerin takvimi, uygulama esasları ve izlenecek yol haritası katılımcılarla paylaşıldı.

18.10.2026 69
GENEL

Ramazan Özcan: “Yeni Yerleşim Alanlarında Yerel Esnafın Güçlenmesi Önemli”

Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte oluşan yeni yerleşim alanlarının ticari yatırımlarla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti. Battalgazi ilçesindeki Bahçebaşı TOKİ 5. Etap bölgesinde hizmete açılan Bahçebaşı Market'in açılışına katılan Özcan, yeni konut bölgelerinde sosyal ve ekonomik hayatın yeniden canlanmasının önemini vurgulayarak yerel esnafa sahip çıkılması çağrısında bulundu.   6 Şubat depremlerinin ardından yeniden yapılanma sürecinin devam ettiği Malatya'da, yeni yerleşim alanları ticari yatırımlarla da gelişmeye devam ediyor. Battalgazi ilçesine bağlı Bahçebaşı TOKİ 5. Etap bölgesinde hizmete giren Bahçebaşı Market, düzenlenen törenle kapılarını açtı. Ferhat Avcı ve Habip Hakverdi tarafından hayata geçirilen işletmenin açılış törenine Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, Pütürge Beyleri Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Emin Ayten, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bahçebaşı TOKİ Camii'nin üst kısmındaki ticaret alanında hizmet vermeye başlayan marketin, bölgede yaşayan vatandaşların günlük alışveriş ihtiyaçlarını karşılaması ve yeni yerleşim alanındaki ticari hareketliliğe katkı sunması hedefleniyor.   Özcan: “yeni yerleşim alanları ticari yatırımlarla gelişiyor”   Açılış töreninde konuşan Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, depremlerin ardından Malatya'da yürütülen yeniden inşa çalışmalarının yalnızca konut yapımıyla sınırlı olmadığını, sosyal ve ekonomik hayatın da yeniden şekillendiğini belirtti. Kentte yeni yaşam alanlarının oluşmasıyla birlikte vatandaşların günlük ihtiyaçlarına cevap verecek ticari işletmelerin önem kazandığını ifade eden Özcan, Bahçebaşı TOKİ bölgesinin bu anlamda gelişme potansiyeli taşıdığına dikkat çekti. Yeni yerleşim alanlarında açılan her işletmenin ekonomik hareketliliğe katkı sağladığını belirten Özcan, konut projeleriyle birlikte ticari alanların da faaliyete geçmesinin mahalle yaşamının gelişmesi açısından önemli olduğunu kaydetti. Bahçebaşı Market'in bölgeye kazandırılmasından memnuniyet duyduğunu dile getiren Özcan, yatırımcıları girişimlerinden dolayı tebrik etti.   “Yerel esnafa sahip çıkılması gerekiyor”   Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, konuşmasında yerel esnafın kent ekonomisindeki önemine de dikkat çekti. Özellikle deprem sonrası ekonomik toparlanma sürecinde küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesinin önem taşıdığını belirten Özcan, mahalle esnafının yalnızca ticari faaliyet yürütmediğini, aynı zamanda sosyal yaşamın bir parçası olduğunu ifade etti. Ulusal zincir marketler karşısında yerel işletmelerin rekabet gücünün korunması gerektiğini vurgulayan Özcan, vatandaşların alışveriş tercihlerinde mahalle esnafına da yer vermesinin kent ekonomisine katkı sağlayacağını belirtti. Malatya'nın yeniden ayağa kalkma sürecinde yerel girişimcilerin önemli sorumluluk üstlendiğine işaret eden Özcan, yeni yerleşim alanlarında yapılan yatırımların desteklenmesi gerektiğini kaydetti.   “Bahçebaşı önemli bir yerleşim ve ticaret merkezi olabilir”   Bahçebaşı TOKİ bölgesinin gelişimine de değinen Özcan, yeni konutlarla birlikte bölgede nüfusun ve ticari ihtiyaçların artmasının beklendiğini belirtti. Deprem sonrası oluşturulan yerleşim alanlarında sosyal donatıların ve ticari işletmelerin birlikte gelişmesinin önemine işaret eden Özcan, Bahçebaşı'nın önümüzdeki dönemde Malatya'nın önemli yaşam ve ticaret merkezlerinden biri olabileceğini ifade etti. Yeniden yapılanma sürecinin mahalle kültürünü de kapsaması gerektiğini vurgulayan Özcan, vatandaşların günlük ihtiyaçlarını yaşadıkları bölgelerde karşılayabilmelerinin yaşam kalitesine katkı sağlayacağını kaydetti. Özcan, Bahçebaşı Market'in işletmecileri Ferhat Avcı ve Habip Hakverdi'yi tebrik ederek yatırımın bölge halkına hayırlı olmasını, işletmenin bol ve bereketli kazançlar elde etmesini temenni etti.   Ayten: “Yeni yatırımlar bölgemizin gelişimine katkı sunuyor”   Pütürge Beyleri Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Emin Ayten de açılış töreninde yaptığı konuşmada, Bahçebaşı TOKİ bölgesinde hayata geçirilen yeni işletmenin mahalle sakinleri açısından önemli olduğunu belirtti. Yeni yerleşim alanlarında vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayabilecek işletmelerin açılmasının bölgenin gelişimine katkı sağladığını ifade eden Ayten, yerel girişimcilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi.   Bahçebaşı Market Dualarla Hizmete Açıldı   Konuşmaların ardından açılış programında dualar edildi. Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan ve beraberindeki davetliler, işletme sahipleri Ferhat Avcı ve Habip Hakverdi ile birlikte "Ya Allah, Bismillah" sözleri eşliğinde açılış kurdelesini kesti. Açılışın ardından protokol üyeleri ve davetliler marketi gezerek işletme hakkında bilgi aldı. Katılımcılar, işletme sahiplerine hayırlı olsun dileklerini iletti.   Deprem Sonrası Yeni Yaşam Alanlarında Ticari Hareketlilik   6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da hayata geçirilen toplu konut projeleri, kentin yerleşim yapısını da yeniden şekillendiriyor. Yeni konut bölgelerinde yaşamın başlamasıyla birlikte market, fırın ve diğer günlük ihtiyaçlara yönelik ticari işletmelere duyulan ihtiyaç da artıyor. Battalgazi ilçesindeki Bahçebaşı TOKİ 5. Etap bölgesinde açılan Bahçebaşı Market de bu kapsamda bölge sakinlerine hizmet vermeye başladı. Yeni yerleşim alanlarında ticari faaliyetlerin gelişmesinin hem vatandaşların ihtiyaçlarına daha kolay ulaşmasına hem de yerel ekonomik hareketliliğin artmasına katkı sağlaması bekleniyor.

17.10.2026 90
ÇEVRE

Horata Çayı İçin Sel Uyarısı: “Acilen Islah Edilmeli”

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde Tecde Mahalle Muhtarı Ali Yiğit, son günlerde yaşanan sel ve su taşkınlarının ardından Horata Çayı’nın mevcut durumuna dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. Çay yatağının moloz ve ağaçlarla dolduğunu, bazı köprü geçişlerinin ise tıkalı olduğunu belirten Yiğit, olası bir selde çevredeki konutların ve yolların su altında kalabileceği uyarısında bulundu.   Malatya’da son günlerde yaşanan şiddetli yağışlar ve sel olayları, dere yataklarının temizliği ve ıslah çalışmalarının önemini bir kez daha gündeme getirdi. Yeşilyurt ilçesine bağlı Tecde Mahallesi Muhtarı Ali Yiğit, Yukarı Banaz’dan başlayarak Aşağıbağlar, Çilesiz, Tecde, Karakavak ve Bostanbaşı mahallelerinden geçen Horata Çayı’nın mevcut durumunun olası sel ve taşkınlarda ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Geçmiş yıllarda bölgede meydana gelen su taşkınlarının tahliyesinde önemli rol oynayan Horata Çayı’nın bugün yeterli su akışını sağlayamayacak durumda olduğunu savunan Yiğit, dere yatağında biriken molozların, büyüyen ağaçların ve köprü geçişlerindeki tıkanıklıkların tehlikeyi artırdığını ifade etti.   “Çayın içi moloz ve ağaçlarla dolu”   Horata Çayı’nın birçok yerleşim alanından geçtiğine dikkat çeken Muhtar Ali Yiğit, özellikle son dönemde yaşanan sel olaylarının ardından dere yataklarında gerekli önlemlerin alınması gerektiğini söyledi. Yiğit, “Horata Çayı, Yukarı Banazı’dan başlayarak Aşağıbağlar, Çilesiz, Tecde, Karakavak ve Bostanbaşı bölgelerinden geçiyor. Geçmiş yıllarda bu bölgelerde meydana gelen su taşkınlarının tahliyesini sağlayan önemli bir çayımız. Ancak bugün baktığımızda çay yatağının içerisinde moloz birikintileri ve büyümüş ağaçlar bulunuyor. Ayrıca yol geçişlerindeki köprülerin bazı bölümlerinin tıkalı olduğunu görüyoruz. Bu durum olası bir selde ciddi tehlike oluşturabilir” dedi.   “Konutlar ve yollar su altında kalabilir”   Horata Çayı çevresinde son yıllarda yapılaşmanın arttığını belirten Yiğit, olası bir taşkında yalnızca yolların değil, çay kenarında inşa edilen konutların da risk altında kalabileceğini ifade etti. Yiğit, “Allah göstermesin, yukarı bölgelerden gelecek yoğun sel sularının mevcut çay yatağından tahliye edilememesi halinde sular önce yollara, ardından çay kenarında bulunan konutlara ulaşabilir. Bu da ciddi su baskınlarına ve vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamasına neden olabilir. Bir felaket yaşanmadan önlem alınması gerekiyor” diye konuştu.   “Felaket yaşanmadan yetkililer harekete geçmeli” Horata Çayı’nın bir an önce temizlenerek ıslah edilmesi gerektiğini vurgulayan Yiğit, ilgili kurumların bölgede inceleme yaparak gerekli çalışmaları başlatmasını istedi. Yiğit, “Son günlerde yaşanan sel felaketlerinden ders çıkarmamız gerekiyor. Bir sel felaketinde vatandaşlarımızın mağdur olmaması için Horata Çayı’nın ıslah edilmesi şart. Bu konuda hangi kurum yetkiliyse acilen harekete geçmeli. Çay yatağındaki molozlar temizlenmeli, ağaçlar ve suyun akışını engelleyen unsurlar kaldırılmalı, köprü geçişleri açılmalı. Bizim talebimiz, herhangi bir can veya mal kaybı yaşanmadan gerekli tedbirlerin alınmasıdır” ifadelerini kullandı. Horata Çayı’nın geçtiği bölgelerde yerleşim alanlarının bulunmasının riskin önemini artırdığını belirten Yiğit, kalıcı ıslah çalışmalarının geciktirilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

17.10.2026 88
EKONOMİ

Tarım ve Gıda Sektörüne 1,2 Milyar TL Hibe Desteği

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı kapsamında 95 projenin toplam 1,2 milyar TL hibe desteği almaya hak kazandığını açıkladı. Desteklenen projelerle yaklaşık 1,9 milyar TL tutarında yeni yatırımın ülke ekonomisine kazandırılması hedefleniyor.   Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve tarım-gıda sektörünün modernizasyonu amacıyla yürütülen IPARD III Programı'nın 11. Başvuru Çağrı İlanı kapsamında değerlendirme sonuçları açıklandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yapılan değerlendirmeler sonucunda 95 projenin hibe desteği almaya hak kazandığını bildirdi.   95 Projeye 1,2 Milyar TL Destek   Program kapsamında tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik yatırımlar desteklenecek. Hibe desteği almaya hak kazanan projeler arasında et, süt, yumurta ve su ürünlerinin işlenmesine yönelik tesisler ile meyve-sebze işleme ve soğuk hava deposu yatırımları yer alıyor. Bakan Yumaklı, söz konusu 95 proje için toplam 1,2 milyar TL hibe desteği sağlanacağını belirtti.   Ekonomiye 1,9 Milyar TL'lik Yatırım Hedefi   Destek almaya hak kazanan projelerin tamamlanmasıyla Türkiye genelinde yaklaşık 1,9 milyar TL tutarında yeni yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Yatırımlarla tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve pazarlanmasına yönelik altyapının güçlendirilmesi, kırsal bölgelerde üretim kapasitesinin artırılması ve tarım-gıda sektörünün modernizasyonuna katkı sağlanması amaçlanıyor.   Malatya'nın Tarımsal Üretimi Açısından Önemli   Türkiye genelinde açıklanan destek programı, kayısı başta olmak üzere meyve üretimi ve tarıma dayalı sanayinin önemli merkezlerinden Malatya açısından da dikkat çekiyor. Özellikle kayısı işleme, paketleme, soğuk hava deposu ve katma değerli tarımsal ürün yatırımları, kentteki üreticiler ve tarımsal işletmeler açısından önem taşıyor. IPARD III Programı kapsamında desteklenen yatırım alanları, Malatya'nın tarımsal ürünlerini işleyerek daha yüksek ekonomik değer oluşturmasına yönelik yatırım ihtiyaçlarıyla da örtüşüyor.   Kırsal Kalkınma Destekleri Sürecek   Bakan Yumaklı, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi, üretimin artırılması ve tarım-gıda sektörünün modernizasyonuna yönelik desteklerin sürdürüleceğini belirterek IPARD III Programı kapsamında hibe almaya hak kazanan projelerin ülkeye ve yatırımcılara hayırlı olmasını diledi.  

17.10.2026 101
POLİTİKA

İYİ Partili Yücel: “Esnaf Ayağa Kalkmadan Malatya Ayağa Kalkamaz”

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, Malatya’da düzenlenen “Sahadan Sandığa” eğitim programında kentin deprem sonrası ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekti. Yücel, esnafın borç yükünden sanayideki istihdam kaybına, kayısı üretiminden kalıcı iş yerlerine kadar birçok konuda çözüm çağrısında bulundu.   İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, partisinin teşkilat yapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Sahadan Sandığa” eğitim programı kapsamında Malatya’da partililerle bir araya geldi. İYİ Parti Malatya İl Binasında gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını İl Başkanı Serdar Yıldız yaptı. Daha sonra söz alan Yücel ise Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yücel, konuşmasının önemli bölümünü 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da yaşanan sorunlara ayırdı. Kentin yeniden ayağa kalkmasının yalnızca konut ve iş yeri inşaatlarının tamamlanmasıyla mümkün olmayacağını belirten Yücel, ticaretin canlandırılması, üretimin desteklenmesi ve nitelikli iş gücünün korunması gerektiğini söyledi.   “Malatya'nın Yeniden Ayağa Kalkması Binalarla Sınırlı Değil”   6 Şubat depremlerinin Malatya'da derin izler bıraktığını ifade eden Yücel, yeniden inşa sürecinin ekonomik ve sosyal kalkınmayla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yücel, “Depremin ardından yürütülen konut ve iş yeri inşaatları elbette önemlidir. Ancak bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların tamamlanmasıyla mümkün değildir. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması; esnafının dükkânını açması, sanayicisinin üretmesi, çiftçisinin emeğinin karşılığını alması ve gençlerinin kendi şehirlerinde gelecek kurabilmesiyle mümkündür” dedi. Yeni yapılan bazı binalarda kullanılan malzemelerin kalitesine ilişkin vatandaşlardan şikâyetler geldiğini öne süren Yücel, ilgili kurumların yapı kalitesi ve güvenliği konusunda etkin denetim yapması gerektiğini belirtti.   “Kalıcı İş Yerine Ulaşamayan Esnafın Sorunları Çözülmeli”   Deprem sonrasında Malatya'da ticari hayatın henüz istenilen düzeye ulaşamadığını savunan Yücel, özellikle geçici ticaret alanlarında faaliyetlerini sürdüren işletmelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının gündeme getirdiği talepleri hatırlatan Yücel, deprem öncesinde kiracı olan ve halen konteynerlerde faaliyet gösteren çok sayıda esnafın kalıcı iş yerine erişmekte zorlandığını söyledi. Yücel, “Bodrum katlarda faaliyet gösteren yaklaşık 150 esnafın iş yeri kura süreçlerinin dışında kalması da çözüm bekliyor. Kalıcı iş yerlerinin tahsisinde hak sahipliği sorunları giderilmeli, ihtiyaç fazlası iş yerleri depremden etkilenen esnafımızın kullanımına sunulmalıdır. Yeni çarşıların ulaşım, otopark ve altyapı sorunları da bir an önce çözülmelidir” ifadelerini kullandı.   “Esnaf Ayağa Kalkmadan Çarşı Canlanmaz”   Depremde sermayesini kaybeden işletmelerin vergi, sigorta primi ve kredi borçları nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Yücel, mücbir sebep kapsamındaki yükümlülüklerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin taleplerine de değinen Yücel, işletmelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman imkânları sağlanması gerektiğini kaydetti. Yücel, “Esnafımız, depremde kaybettiği sermayesini yeniden oluşturamadan biriken vergi, sigorta primi ve kredi borçlarıyla mücadele ediyor. Borçlar için gerçekçi kolaylıklar sağlanmalıdır. Esnaf ayağa kalkmadan çarşı, çarşı canlanmadan Malatya ayağa kalkamaz” diye konuştu.   Sanayi İçin Özel Teşvik Çağrısı   Malatya'daki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin yüksek enerji, finansman ve iş gücü maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Yücel, deprem kaynaklı ilave yüklerin de üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. Özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunması gerektiğini belirten Yücel, deprem bölgesine özel yatırım ve istihdam teşviklerinin uygulanmasını, uygun koşullu finansman sağlanmasını ve organize sanayi bölgelerinin altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi.   “Kayısı Üreticisinin Geleceği Korunmalı”   Malatya ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan kayısı üretimine de değinen Yücel, 2025 yılında yaşanan ağır zirai don felaketine rağmen kuru kayısı ihracatından 303 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini belirtti. Artan üretim maliyetleri, kuraklık ve zirai don risklerinin üreticileri zorladığını ifade eden Yücel, kayısıda sürdürülebilir üretimin sağlanması için yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yücel, “Kayısı üreticilerimiz için erken uyarı ve koruma sistemleri yaygınlaştırılmalı, TARSİM'in kapsamı ve etkinliği güçlendirilmelidir. Lisanslı depoculuk ve işleme tesisleri desteklenerek kayısının daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi sağlanmalıdır” dedi.   Gençlerin Malatya'dan Göç Etmesine Dikkat Çekti   Deprem sonrasında yaşanan nüfus ve nitelikli iş gücü kaybının Malatya'nın geleceği açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Yücel, barınma, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarındaki sorunların kalıcı göçe dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. İnönü Üniversitesi ile Malatya Turgut Özal Üniversitesinin bilimsel birikiminin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturulmasını isteyen Yücel, genç girişimcilerin desteklenmesi ve üniversite mezunlarının Malatya'da istihdam edilmesi için yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yücel, “Bir şehrin en değerli sermayesi insanıdır. Gençlerimizin kendi şehirlerinde gelecek kurabilecekleri ekonomik ve sosyal şartları oluşturmak zorundayız” diye konuştu.   “Malatya İçin Bütüncül Kalkınma Programı Hazırlanmalı”   Malatya'nın sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Yücel, deprem sonrası yeniden yapılanma, sanayi, tarım, ticaret, istihdam ve sosyal hayatı kapsayan bütüncül bir kalkınma programı hazırlanması gerektiğini söyledi. Bu programın üniversiteler, ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla oluşturulması gerektiğini belirten Yücel, somut ve ölçülebilir hedeflerin önemine dikkat çekti.   Ekonomi ve Hukuk Politikalarını Eleştirdi   Türkiye genelindeki ekonomik gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yücel, hayat pahalılığının emeklilerden çiftçilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini savunan Yücel, kamu kurumlarının denetim mekanizmalarını eleştirerek basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında da değerlendirmelerde bulundu. Millî birlik ve üniter devlet yapısına ilişkin partisinin yaklaşımını dile getiren Yücel, Cumhuriyetin kuruluş değerleri ile vatandaşların eşitliği ilkelerinden taviz vermeyeceklerini ifade etti.   “Sorunları Yerinde Tespit Ediyoruz”   “Sahadan Sandığa” eğitim programının teşkilatların kurumsal kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Yücel, program kapsamında saha çalışmaları, siyasi iletişim, sosyal medya kullanımı ve bilgi kirliliğiyle mücadele konularında eğitimler verildiğini söyledi. Parti politikalarının il ve ilçe teşkilatlarınca daha etkin biçimde vatandaşlara aktarılmasını hedeflediklerini kaydeden Yücel, siyasette vatandaşların sorunlarını yerinde tespit etmenin ve ortak akılla çözüm üretmenin önemine vurgu yaptı. İYİ Parti'nin sorunlara somut çözüm önerileri geliştiren bir muhalefet anlayışını benimsediğini ifade eden Yücel, “Bizim hedefimiz; üreten, ürettiğini adil paylaşan, refahı büyüten, hukukun üstünlüğünü ve adaleti yeniden tesis eden güçlü bir Türkiye'dir. Bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Kadrolarımızla, programlarımızla ve milletimize duyduğumuz güvenle hazırız. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması, Türkiye'nin yeniden güçlenmesinin de önemli bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.  

16.10.2026 74
ÇEVRE

Karademir’den Çiftçinin Sorunlarına Dikkat Çeken Çağrı: “Üreticiyi Kaybedersek Üretimi De Kaybederiz”

Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir, Doğanşehirli muhtarlar ve vatandaşlarla Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde bir araya geldi. Bölgenin sorunları ve vatandaşların taleplerinin istişare edildiği buluşmada, özellikle tarımsal üretim, kayısı ve elma fiyatları, artan maliyetler, altyapı eksiklikleri ve köy evlerinin teslim sürecine ilişkin beklentiler gündeme geldi. Karademir, üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) bir an önce alım yapması ve çiftçilere yönelik desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı. “KÖYLÜMÜZ DEPREMDEN SONRA TOPRAĞINI TERK ETMEDİ” Doğanşehir’in 6 Şubat depremlerinden en ağır etkilenen bölgeler arasında yer aldığını belirten MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, yaşanan tüm zorluklara rağmen üreticilerin topraklarına sahip çıktığını ifade etti. Karademir, “Biz her zaman söylüyoruz; köylü milletin efendisidir. Köylümüzden, üreticimizden ve çiftçimizden razıyız. 6 Şubat depremlerinden sonra vatandaşlarımız köylerini terk etmedi, üretmeye devam etti. Özellikle muhtarlarımız, devletimizle vatandaşlarımız arasında köprü görevi üstlendi. Depremden bu yana büyük fedakârlık gösteren muhtarlarımız, bugün de canla başla çalışmaya devam ediyor.” dedi. Bölgedeki sorunların çözümü için vatandaşların taleplerini dinlediklerini belirten Karademir, istişarelerde gündeme gelen konuları ilgili kurumlara ileteceklerini ve çözüm süreçlerini takip edeceklerini kaydetti. “DEVLETİMİZDEN ALLAH RAZI OLSUN” Karademir, devletin deprem sonrası bölgede yürüttüğü çalışmalara da dikkat çekerek, “6 Şubat depremlerinin ardından devletimiz bütün imkânlarıyla vatandaşlarımızın yanında oldu. Evlerimizin yeniden yapılmasından altyapı çalışmalarına kadar birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Elbette eksiklerimiz ve çözüm bekleyen sorunlarımız var. Bunları dile getirirken devletimizin bugüne kadar yaptığı hizmetleri de unutmamamız gerekiyor. Allah devletimizden razı olsun, devletimizi başımızdan eksik etmesin. Bizim beklentimiz, devam eden çalışmaların hızla tamamlanması ve vatandaşlarımızın kalan sorunlarının da çözüme kavuşturulmasıdır. Biz de hemşehrilerimizin sesi olmaya ve çözüm için katkı sunmaya devam edeceğiz.” dedi. ALTYAPI SORUNLARI VE KÖY EVLERİNİN TESLİMİ GÜNDEMDE Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde gerçekleştirilen buluşmada; kanalizasyon, su, elektrik ve doğal gaz gibi altyapı ihtiyaçlarının yanı sıra yapımı tamamlanan köy evlerinin tesliminde yaşanan gecikmeler de gündeme geldi. Muhtarların ve vatandaşların beklentilerini dinleyen Karademir, kırsal mahallelerdeki sorunların çözülmesinin ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti. “KAYISI VE ELMA DOĞANŞEHİR’İN EKONOMİK BEL KEMİĞİ” Doğanşehir’de tarımın başlıca geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Karademir, kayısı ve elma üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti Geçtiğimiz yıl 12 Nisan’da yaşanan don felaketinin ardından bu yıl ürün miktarında artış yaşandığını belirten Karademir, buna rağmen üreticilerin ürünlerini değerinde satmakta zorlandığını ifade etti. Bölgede birkaç gün önce yaşanan dolu olayının elma bahçelerinde zarara yol açtığını belirten Karademir, üreticilerin zararlarının dikkate alınmasını ve gerekli desteklerin sağlanmasını istedi. “MALİYETLER ARTIYOR, ÜRETİCİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR” Mazot, tarımsal ilaç ve işçilik maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirten Karademir, kayısı fiyatlarının geçen yıla göre gerilediğini söyledi. Geçen yıl kayısının kilogram fiyatının 350 TL seviyelerini gördüğünü hatırlatan Karademir, bu yıl fiyatların yaklaşık 200-250 TL aralığında seyrettiğini, üreticilerin ise ürünlerini istedikleri fiyatlardan satmakta zorlandığını dile getirdi. Karademir, “Üreticimizin maliyetleri her geçen gün artıyor. Mazot, ilaç ve işçilik giderleri ortada. Ancak çiftçimiz ürettiği kayısıdan ve elmadan beklediği kazancı elde edemiyor. Devletimizin üreticimize destek vermesi, çiftçimizin emeğinin karşılığını alması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. TMO’YA ÇAĞRI: “ÇİFTÇİMİZİN EMEĞİ KORUNMALI” Üreticilerin yaşadığı sorunların gelecek yıllardaki tarımsal üretimi de tehdit ettiğini belirten Karademir, TMO’nun alım yapmasının ve çiftçilere yönelik desteklerin güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Bölgedeki bazı üreticilerin mevcut ekonomik koşullar nedeniyle gelecek yıl hangi ürünleri ekecekleri konusunda endişe duyduklarını aktaran Karademir, üretimin sürdürülebilirliği için çiftçinin korunması gerektiğini söyledi. Karademir, “TMO’nun bir an önce alım yapması gerekiyor. Devletimiz üreticimize destek verirse çiftçimiz korunur, fiyatların dengelenmesine katkı sağlanır. Üreticimiz önümüzdeki yıllarda da üretmeye devam edebilir. Çiftçimizi bugün desteklemezsek yarın üretimin devamlılığı konusunda daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz.” dedi. MUHTARLARDAN SALİH KARADEMİR’E TEŞEKKÜR Buluşmada söz alan Güroba Mahalle Muhtarı Turabi Aybek, Kelhalil Mahalle Muhtarı Ekrem Doğan, Şatıroba Mahalle Muhtarı Gaffar İlhan ve Çığlık Mahalle Muhtarı Mustafa İnan, sorunlarını dinleyen ve taleplerini gündeme taşıyan MAGİNDER Başkanı Salih Karademir’e teşekkür etti. Muhtarlar, vatandaşların beklentilerinin ele alınmasından ve bölgenin sorunlarının istişare edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Buluşmanın sonunda muhtarlara ve vatandaşlara teşekkür eden Karademir, Doğanşehir’den tüm Malatyalılara selam ve saygılarını ileterek bölgenin sorunlarının çözümü ve üreticilerin desteklenmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

16.10.2026 66
EKONOMİ

Sadıkoğlu: “KOSGEB Borçları Silinmeli, Bu Mümkün Değilse En Az İki Yıl Ertelenmeli”

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinin ardından KOSGEB tarafından işletmelere sağlanan geri ödemeli desteklerin tahsilatında yaşanan sorunlara dikkati çekerek, borçlarını ödeyemeyen işletmeler hakkında hukuki süreçler başlatıldığını belirtti. Sadıkoğlu, “Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir” dedi.   Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından ekonomik hayatın yeniden canlandırılması amacıyla KOSGEB tarafından hayata geçirilen “Deprem Sonrası Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Canlanması Destek Programı” kapsamında sağlanan geri ödemeli kredilerin taksitleri, mart ayında ödenmeye başlandı. Ancak deprem sonrası ekonomik kayıplarını telafi edemeyen çok sayıda işletme, borçlarını ödemekte güçlük yaşadı. Bazı işletmeler hakkında ise hukuki süreçler başlatıldı. MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geri ödeme takvimi başlamadan önce depremzede işletmelerin mevcut ekonomik koşullarda borçlarını ödeyemeyeceği yönünde defalarca uyarıda bulunduklarını hatırlattı. Sadıkoğlu, borçların silinmesi veya en az iki yıl ertelenmesi yönündeki taleplerini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu'na da doğrudan ilettiklerini belirtti. Depremin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen işletmelerin sermaye kaybı, müşteri azalması, artan maliyetler ve finansmana erişim sorunlarıyla mücadele etmeyi sürdürdüğünü ifade eden Sadıkoğlu, şunları söyledi: “Bu destekler depremde ağır yara alan işletmelerimizin yeniden ayağa kalkması, üretime ve ticarete devam edebilmesi için verildi. Ancak bugün borcunu ödeyemeyen işletmelerimiz hakkında hukuki süreçler başlatılıyor. Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Biz daha ödemeler başlamadan işletmelerimizin durumunu anlattık. Bu borçları ödeyebilecek durumda olmadıklarını, en az iki yıl erteleme gerektiğini defalarca dile getirdik. Bugün yaşananlar, bu çağrımızın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.”   “İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz”   Borçların tahsilatına ilişkin yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayan Sadıkoğlu, işletmelerin karşı karşıya kaldığı hukuki süreçlerin ekonomik toparlanmayı daha da güçleştireceğini belirterek şöyle konuştu: “Deprem bölgesinde işletmelerin ayakta kalması, yalnızca işletme sahiplerinin meselesi değildir. Her işletme istihdam, üretim, ailelerin geçimi ve şehrin ekonomik geleceği demektir. Borcunu ödeyemediği için hukuki süreçle karşı karşıya kalan bir işletmenin yeniden ayağa kalkması daha da zorlaşacaktır. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir. İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz. Yetkililerden, daha fazla işletme kapanmadan ve daha fazla mağduriyet yaşanmadan acil çözüm bekliyoruz.” Sorunun yalnızca Malatya ile sınırlı olmadığını kaydeden Sadıkoğlu, Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve diğer deprem illerindeki işletmelerin de benzer ekonomik güçlüklerle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, KOSGEB desteklerinin geri ödeme koşullarının deprem bölgesinin ekonomik gerçekleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.

16.10.2026 68
GENEL

Malatya’dan Azerbaycan’daki Başörtüsü Kısıtlamalarına Tepki

Malatya’da sivil toplum platformları, Azerbaycan’da başörtülü öğretmen ve öğrencilerin okullara girişlerinin engellendiği iddialarına tepki göstererek uygulamaya ilişkin kararların iptal edilmesini istedi. Basın açıklamasında, “Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır” ifadeleri kullanıldı.   Malatya Ortak Değerler Platformu ve Malatya Sivil Toplum Platformu, Azerbaycan’da başörtülü öğretmen ve öğrencilerin eğitim kurumlarına girişlerinin engellendiği yönündeki uygulamalara tepki gösterdi. Bir alışveriş merkezi önünde düzenlenen basın açıklamasında, söz konusu kısıtlamaların din ve vicdan özgürlüğü ile eğitim hakkına aykırı olduğu savunularak kararların iptal edilmesi çağrısında bulunuldu. Platformlar adına basın açıklamasını okuyan İshak Güven, Azerbaycan yönetiminin İsrail ile ilişkilerini ve eğitim kurumlarında başörtüsüne yönelik kısıtlamaları eleştirdi. Azerbaycan halkının büyük bölümünün Müslüman olduğunu belirten Güven, “Halkının büyük bölümü Müslüman olan, dolayısıyla can kardeş diye bildiğimiz Azerbaycan Cumhuriyeti, uzun bir süredir işgalci, zalim, siyonist İsrail’in yörüngesinde hareket etmeye ve İslami olan her şeye karşı çıkmaya devam ediyor.” dedi. Güven, 21 Eylül 2026 tarihli ve 309 sayılı, 6 Ekim 2026 tarihli ve 325 sayılı Bakanlar Kurulu kararlarıyla eğitim kurumlarında öğrenci ve öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin yeni düzenlemeler getirildiğini belirtti. Bu düzenlemelerin başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin okullara girişlerini engellediğini öne süren Güven, Bakü ve Sumgayıt başta olmak üzere çeşitli kentlerde başörtülü öğretmenlere yönelik kısıtlamaların başladığını iddia etti.   “Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır” Bazı okul yönetimlerinin başörtülü öğretmenlerden başlarını açarak derslere girmelerini istediğini, aksi durumda istifaya zorladıklarını ileri süren Güven, Azerbaycan yönetiminin politikalarına tepki gösterdi. Güven, “İlham Aliyev liderliğindeki Azerbaycan yönetiminin devlet kurumlarında, özellikle de okullarda başörtüsünü veya İslami giyim kuşamı yasaklaması tam bir akıl tutulması, büyük bir gaflet ve ihanettir, Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır.” ifadelerini kullandı. Azerbaycan’ın İsrail ile ilişkilerini de eleştiren Güven, bazı ülkelerin İsrail’e yönelik tutumunu ele alarak bunun İslam coğrafyası açısından kabul edilemez olduğunu savundu. Güven, konuşmasında dini referanslara da yer verdi. Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkelerde benzer uygulamaların gündeme geldiğini belirten Güven, kıyafet düzenlemelerinin din ve vicdan özgürlüğü, bireysel haklar, eğitim hakkı ve toplumun milli-manevi değerleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.   “Hiçbir gerekçe eğitim hakkından mahrum bırakmayı haklı gösteremez”   Eğitimin temel amacının insan yetiştirmek olduğunu vurgulayan Güven, öğrencilerin kişiliklerine, vicdanlarına ve temel haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Öğrenci ve öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin düzenlemelerin temel hak ve özgürlükler gözetilerek ele alınması gerektiğini belirten Güven, “Hiçbir değerlendirme eğitim hakkından mahrum edilmeyi haklı gösteremez.” dedi.   Kararların iptal edilmesi çağrısı   Basın açıklamasının sonunda Azerbaycanlı yetkililere çağrıda bulunan platform temsilcileri, dini inançları nedeniyle öğrencilerin eğitimden, öğretmenlerin ise mesleklerini icra etme imkânından mahrum kalmasına yol açacağını savundukları kararların derhal iptal edilmesini istedi.

15.10.2026 73
SAĞLIK

Çocuklarda Diş Yaralanmalarına Dikkat: İlk Dakikalar Önemli

Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda düşme ve çarpma sonucu yaşanabilecek diş yaralanmalarına karşı uyarıda bulunan Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, özellikle yerinden çıkan kalıcı dişlerde hızlı ve doğru müdahalenin dişin kurtarılmasında belirleyici olabileceğini söyledi.   Okul döneminin başlamasıyla birlikte çocukların oyun alanlarında ve kalabalık ortamlarda geçirdiği zaman artarken, düşme ve çarpışmaya bağlı diş yaralanmaları da önemli bir risk oluşturuyor. Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, diş kırıkları, dişlerin yerinden oynaması ve tamamen yerinden çıkması gibi durumlarda ailelerin doğru müdahale konusunda bilinçli olması gerektiğini belirtti. Diş travmalarında ilk dakikaların büyük önem taşıdığını ifade eden Demir, yanlış müdahalelerin kalıcı hasarlara yol açabileceğine dikkat çekti.   Diş Travmalarında Zaman Kaybetmeyin   Çocukların okulda ve oyun sırasında yaşayabilecekleri kazaların ciddi diş yaralanmalarına neden olabileceğini belirten Demir, "Çocukların düşme ve çarpışma sırasında yaşayabileceği kazalar; dişlerde kırılmaya, dişin yerinden oynamasına veya tamamen yerinden çıkmasına, ayrıca diş etleri ve ağız çevresindeki yumuşak dokularda yaralanmalara neden olabiliyor. Özellikle kalıcı dişlerin tamamen yerinden çıktığı durumlarda, doğru ilk yardım ve zaman kaybetmeden diş hekimine başvurulması büyük önem taşıyor" dedi. Ailelerin acil durumlarda doğru bilgiye ulaşmasının önemine değinen Demir, Uluslararası Dental Travmatoloji Derneği (IADT) tarafından desteklenen ToothSOS uygulamasının ebeveynlere yol gösterebileceğini söyledi. Demir, uygulamanın farklı diş yaralanmalarını tanımaya ve profesyonel yardım alınana kadar yapılması gerekenleri öğrenmeye yardımcı olduğunu ancak diş hekimi muayenesinin yerine geçmediğini vurguladı.   Süt Dişi İle Kalıcı Diş Ayrımına Dikkat   Diş yaralanmalarında uygulanacak ilk yardımın dişin türüne göre değiştiğini belirten Demir, özellikle tamamen yerinden çıkan dişlerde dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Yerinden çıkan süt dişinin yeniden yerine yerleştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Demir, bu tür bir müdahalenin alttan gelişmekte olan kalıcı dişe zarar verebileceğini söyledi. Kalıcı dişin tamamen yerinden çıkması durumunda ise zaman kaybedilmeden diş hekimine başvurulması gerektiğini belirten Demir, dişin köküne dokunulmamasının ve uygun koşullarda korunmasının tedavi başarısını etkileyebileceğini kaydetti.   Kırılan Diş Parçasını Atmayın   Diş kırıklarında kopan parçanın korunmasının tedavi açısından önemli olduğunu belirten Demir, bazı durumlarda kırılan parçanın yeniden dişe yapıştırılabildiğini söyledi. Demir, "Darbe sonucunda dişin bir bölümü kırıldığında, kopan parçanın bulunması ve uygun koşullarda muhafaza edilmesi, bazı vakalarda bu parçanın yeniden dişe yapıştırılmasına olanak tanıyabilir. Bulunan diş parçası süt veya serum fizyolojik içerisinde muhafaza edilerek en kısa sürede diş hekimine ulaştırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Dişin tamamen yerinden çıkmasının ise farklı bir müdahale gerektirdiğini hatırlatan Demir, ağız içi kanama, şiddetli ağrı, çene hareketlerinde güçlük veya baş travması şüphesinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti.   Şekerli Atıştırmalıklar Çürük Riskini Artırıyor   Okul döneminde çocukların beslenme alışkanlıklarına da dikkat edilmesi gerektiğini belirten Demir, şekerli yiyecek ve içeceklerin sık tüketilmesinin diş çürüklerine zemin hazırladığını ifade etti. Şeker tüketiminin dişlerin gün içerisinde tekrarlayan asit saldırılarına maruz kalmasına neden olduğunu kaydeden Demir, ebeveynlere çocukların beslenme çantalarında daha sağlıklı alternatiflere yer vermeleri çağrısında bulundu.   Günde İki Kez Diş Fırçalama Önerisi   Çocuklarda ağız ve diş sağlığının korunması için düzenli bakım alışkanlığının erken yaşta kazandırılması gerektiğini belirten Demir, günde iki kez florürlü diş macunuyla diş fırçalamanın önemine dikkat çekti. Diş yaralanmalarının hafif görünse bile ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Demir, olası travmalarda erken müdahalenin ve diş hekimi kontrolünün kalıcı hasarların önlenmesine yardımcı olabileceğini belirtti.  

15.10.2026 99
GENEL

Malatya’da Esnafın Yol İsyanı: 2 Aydır Çile Çekiyoruz

Battalgazi ilçesi İzzetiye Mahallesi Atmalı Sokak’ta uzayan altyapı çalışmaları esnafın tepkisine neden oldu. Valilik binası arkasında bulunan sokakta yaklaşık 2 aydır yol sorunu yaşadıklarını ileri süren esnaf, çalışmaların bir an önce tamamlanarak asfaltlama yapılmasını istedi.   Malatya’da 6 Şubat depremlerinin ardından rezerv alan olarak belirlenen bölgelerde yeniden inşa çalışmaları sürerken, altyapı çalışmaları nedeniyle bazı sokaklarda yaşanan ulaşım sorunları esnafın tepkisini çekiyor. Battalgazi ilçesine bağlı İzzetiye Mahallesi Atmalı Sokak’ta faaliyet gösteren esnaf, yaklaşık 2 aydır devam eden çalışmalar nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını iddia etti.   İnşaat ve Altyapı Çalışmaları Bir Arada Sürüyor   Rezerv alan kapsamında yeni yapıların inşasının devam ettiği bölgede, elektrik, içme suyu, kanalizasyon ve telekomünikasyon altyapısına yönelik çalışmalar da eş zamanlı yürütülüyor. Esnaf, farklı kurumlar tarafından sürdürülen altyapı çalışmalarının uzaması nedeniyle sokakta yol düzenlemesinin tamamlanamadığını, bu durumun hem ulaşımı hem de ticari faaliyetleri olumsuz etkilediğini öne sürdü.   “2 Aydır Halimiz Bu, Usandık Artık”   Valilik binasının arka kısmında bulunan Atmalı Sokak’taki yolun bir an önce asfaltlanmasını isteyen esnaf, yaşadıkları sıkıntıya tepki gösterdi. Yaklaşık 2 aydır aynı sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını belirten bir esnaf, “2 aydır halimiz bu. Usandık artık. Bir an önce asfalt yapılması gerekiyor. Çalışmaların tamamlanmasını ve yolumuzun düzeltilmesini istiyoruz” dedi.   Esnaftan Yetkililere Çağrı Bölgedeki yeniden inşa ve altyapı çalışmalarının öneminin farkında olduklarını ancak sürecin uzamasından şikâyetçi olduklarını dile getiren esnaf, ilgili kurumların koordineli hareket ederek çalışmaların tamamlanmasını talep etti. Esnaf, altyapı çalışmalarının ardından Atmalı Sokak’ta yol düzenleme ve asfaltlama işlemlerinin gecikmeden gerçekleştirilmesini bekliyor.

14.10.2026 86
EKONOMİ

Sadıkoğlu’ndan Konteyner Esnafı İçin Yıl Sonuna Kadar Süre Talebi

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geçici ticaret alanlarında faaliyet gösteren işletmelere yönelik tahliye sürecinin mağduriyetlere yol açabileceğini belirterek, konteynerlerin boşaltılması için 2026 yılı sonuna kadar süre tanınmasını istedi.   Malatya’da 6 Şubat depremlerinin ardından kurulan geçici ticaret alanlarındaki konteynerlerin tahliyesi gündemdeki yerini koruyor. Kent merkezinde yeniden inşa edilen çarşılarda işyeri teslimlerinin başlamasıyla birlikte konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelere tahliye tebligatları gönderilirken, henüz kalıcı işyerine kavuşamayan esnafın durumu endişeye neden oluyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, depremden bu yana 21 metrekarelik konteynerlerde ticaretini sürdürmeye çalışan esnafın ekonomik açıdan zor bir süreçten geçtiğini belirtti.   Her Esnafın Şartları Aynı Değil   Yeni çarşıların tamamlanması ve işyerlerinin teslim edilmeye başlanmasının Malatya ekonomisi açısından önemli olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, tahliye sürecinde işletmelerin mevcut koşullarının dikkate alınması gerektiğini söyledi. Sadıkoğlu, “Depremin üzerinden üç yılı aşkın zaman geçti. Esnafımız bu süreçte 21 metrekarelik konteynerlerde ayakta kalmaya, ticaretini sürdürmeye, ailesinin geçimini sağlamaya çalıştı. Şimdi yeni işyerlerinin teslim edilmesiyle birlikte konteynerlerin boşaltılması isteniyor. Elbette şehrimizin yeniden ayağa kalkmasını, esnafımızın kalıcı işyerlerine taşınmasını hepimiz istiyoruz. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken ciddi mağduriyetler var. Her esnafımızın şartları aynı değil” dedi.   Hak Sahibi Olmayan Esnaf Nereye Gidecek?   Deprem öncesinde kiracı olan ve yeni işyerlerinde hak sahipliği bulunmayan işletmelerin durumuna dikkat çeken Sadıkoğlu, bazı işyerlerinin ise altyapı eksiklikleri nedeniyle henüz kullanıma uygun olmadığını belirtti. Sadıkoğlu, “Bir kısım esnafımız yeni işyerine taşındı. Ancak hâlâ hak sahipliği kapsamında işyeri teslim alamayan işletmelerimiz var. Deprem öncesinde kiracı olan, dolayısıyla yeni yapılan işyerlerinde hak sahibi olmayan esnafımız var. Bazı üyelerimize yeni işyerleri teslim edilmiş olsa da altyapı eksiklikleri nedeniyle buralar henüz ticari faaliyete uygun değil. Bir de ekonomik şartlar nedeniyle yeni bir işyeri kiralayabilecek durumda olmayan esnafımız var. Şimdi bu insanlara kısa süre içerisinde konteynerlerini boşaltmaları söyleniyor. Peki, bu işletmeler nereye gidecek? Ticaretini nerede sürdürecek?” ifadelerini kullandı.   Tahliyeler İçin Yıl Sonuna Kadar Süre İstedi   Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerin mağdur edilmemesi için tahliye sürecinin yeniden değerlendirilmesini isteyen Sadıkoğlu, 2026 yılı sonuna kadar ek süre verilmesi çağrısında bulundu. Sadıkoğlu, “Bizim talebimiz son derece açık ve makuldür. Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerimize 2026 yılı sonuna kadar süre tanınsın. Bu süre içerisinde yeni işyerlerinin eksiklikleri tamamlansın, hak sahipliği ve teslim süreçleri sonuçlandırılsın. Hak sahibi olmayan, kiracı durumundaki esnafımızın da yeni işyerlerine erişebilmesi için çözüm yolları geliştirilsin. Hiçbir esnafımız gidecek yeri olmadan konteynerinden çıkarılmasın” diye konuştu.   Esnafımızı Ticaretinden Koparmayalım Depremde işyerlerini, sermayelerini ve müşteri çevrelerini kaybeden esnafın tüm zorluklara rağmen kentte ticaretini sürdürmeye çalıştığını belirten Sadıkoğlu, işletmelerin kapanmasının çalışanları ve ailelerini de olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Sadıkoğlu, “Bu şehirde esnafımız çok ağır bedeller ödedi. İşyerini, sermayesini, müşterisini kaybetti. Buna rağmen Malatya’yı terk etmedi, konteynerde de olsa ticaretini sürdürmeye çalıştı. Bugün yapılması gereken, bu mücadeleye destek olmaktır. Depremde işyerini kaybeden esnafımızı şimdi de ticaretinden koparmayalım. Bir işletmenin kepenk kapatması sadece o işletmenin değil, yanında çalışan insanların ve ailelerinin de mağdur olması demektir” dedi.   Son Esnafa Kadar Takipçisi Olacağız Malatya’nın ekonomik olarak yeniden ayağa kalkmasının yalnızca yeni binaların yapılmasıyla mümkün olmayacağını ifade eden Sadıkoğlu, kalıcı işyerlerinde ticari hayatın canlanmasının da büyük önem taşıdığını kaydetti. Sadıkoğlu, “Esnafımızın sesine kulak verilmesini, tahliye sürecinde aceleci davranılmamasını ve yıl sonuna kadar süre tanınmasını talep ediyoruz. Üyelerimizin yaşadığı mağduriyetleri her platformda dile getirmeye, son esnafımız kalıcı ve güvenli işyerine kavuşana kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

14.10.2026 106
ASAYİŞ

Malatya’da Hareketli Gece: Özel Harekât Devreye Girdi

Malatya’da aile içi kavga ihbarına giden polis ekipleri, kendisini eve kilitleyen bir şahsı ikna etmek için yaklaşık 2 saat çaba harcadı. Müge Anlı’nın programından ekip ve avukat isteyen şahıs, özel harekât polislerinin müdahalesiyle gözaltına alındı.   Malatya’nın Battalgazi ilçesinde akşam saatlerinde yaşanan olay, polis ekiplerini alarma geçirdi. Aile içi kavga ihbarı üzerine adrese giden ekipler, kendisini eve kilitleyen bir şahsı ikna etmek için uzun süre uğraştı. Yaklaşık 2 saat süren olay, özel harekât polislerinin müdahalesiyle sona erdi.   Aile İçi Kavga İhbarına Giden Polisler Alarma Geçti   Olay, Battalgazi ilçesine bağlı Hidayet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, ailesiyle birlikte yaşayan bir erkek şahsın bulunduğu adresten aile içi kavga ihbarı yapıldı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen polis ekipleri olaya müdahale etmek istedi. Ancak şahıs, kendisini eve kilitleyerek kapıyı açmayı reddetti. Bunun üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, olası bir olumsuzluğa karşı itfaiye ve 112 Acil Sağlık ekipleri de adreste hazır bekletildi.   “Müge Anlı Gelmeden Kapıyı Açmam”   Polis ekiplerinin uzun süren ikna çabalarına rağmen kapıyı açmayan şahıs, zaman zaman balkona çıkarak tehditler savurdu. Müzakereci polislerin devreye girdiği olayda şahıs, avukat ve Müge Anlı’nın televizyon programından ekip istediğini belirterek, talepleri karşılanmadan kapıyı açmayacağını söyledi.   Polis ekipleri, şahsı sakinleştirerek kapıyı açmasını sağlamak amacıyla uzun süre görüşmelerini sürdürdü. Ancak tüm girişimlere rağmen sonuç alınamadı.   Özel Harekât Polisleri Binaya Girdi   Yaklaşık 2 saat süren ikna çalışmalarından sonuç alınamaması üzerine olay yerine özel harekât polisleri çağrıldı. Bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, özel harekât timleri müdahale için hazırlık yaptı. Ardından binaya giren ekipler, kısa sürede şahsı etkisiz hale getirdi. Kelepçelenerek gözaltına alınan şahıs, işlemleri yapılmak üzere Battalgazi Polis Merkezi’ne götürüldü.   Mahalleli Olan Biteni Merakla İzledi   Akşam saatlerinde yaşanan olay nedeniyle Hidayet Mahallesi’nde hareketli anlar yaşandı. Çok sayıda polis aracının yanı sıra itfaiye ve sağlık ekiplerinin de bölgede bulunması mahalle sakinlerinde merak uyandırdı. Vatandaşlar, yaklaşık 2 saat boyunca devam eden çalışmaları meraklı gözlerle takip etti. Şahsın gözaltına alınmasıyla birlikte mahalledeki hareketlilik sona ererken, ekipler de bölgeden ayrıldı.

13.10.2026 125
ÇEVRE

Türkiye’de 2,3 Milyon Yapının Dönüşümü Tamamlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2012 yılından bu yana Türkiye genelinde 2 milyon 378 bin bağımsız bölümün kentsel dönüşümünün tamamlandığını, 383 bin bağımsız bölümde ise çalışmaların sürdüğünü açıkladı.   Türkiye genelinde depreme dayanıklı yapı stokunun artırılması amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin son veriler açıklandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda dönüşüm çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini belirtti. Bakan Kurum, depreme karşı hazırlığın önemine dikkat çekerek, "Deprem beklemez, dönüşüm de beklememeli!" ifadelerini kullandı.   383 Bin Bağımsız Bölümde Çalışmalar Sürüyor   Bakanlığa bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından 2012 yılından bu yana yürütülen çalışmalar kapsamında, Türkiye genelinde toplam 2 milyon 761 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bu yapılardan 2 milyon 378 bininin dönüşümü tamamlanırken, 383 bin bağımsız bölümde çalışmalar devam ediyor. Açıklanan rakamlara göre, dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölümlerin yaklaşık yüzde 86'sında süreç tamamlandı.   İstanbul Kentsel Dönüşümde İlk Sırada   Deprem riski nedeniyle kentsel dönüşüm çalışmalarının yoğunlaştığı İstanbul'da bugüne kadar 1 milyon 298 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bunlardan 1 milyon 7 bininin dönüşümü tamamlanırken, 291 bin bağımsız bölümde çalışmalar sürüyor. İstanbul'da tamamlanan dönüşümler, Türkiye genelindeki toplam dönüşümün yaklaşık yüzde 42'sini oluşturdu. Bakan Kurum, ülke genelinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmalarının önemli bir bölümünün İstanbul'da yürütüldüğünü belirterek vatandaşlara dönüşüm sürecine katılma çağrısında bulundu.   Yarısı Bizden Kampanyası'na Yoğun Başvuru   İstanbul'da 22 Şubat 2024 tarihinde başlatılan "Yarısı Bizden Kampanyası" kapsamında da dönüşüm faaliyetleri devam ediyor. Kampanya çerçevesinde bugüne kadar 544 bin 564 bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alınırken, 117 bin 914 bağımsız bölümün dönüşümü tamamlandı. Riskli yapıların yenilenmesini teşvik etmek amacıyla yürütülen kampanyada hak sahiplerine finansman desteği sağlanıyor.   Konut Başına 1 Milyon 875 Bin TL Destek   Yarısı Bizden Kampanyası kapsamında her bir konut için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği sunuluyor. Böylece uygun şartları sağlayan hak sahiplerine konut başına toplam 1 milyon 875 bin TL'ye kadar destek imkânı sağlanıyor.   Depreme Hazırlıkta Dönüşüm Vurgusu   Türkiye'nin deprem riski taşıyan bölgelerinde güvenli yapılaşmanın sağlanması amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarında mevcut yapı stokunun yenilenmesi hedefleniyor. Bakan Kurum, deprem riskine karşı zaman kaybedilmemesi gerektiğini vurgulayarak kentsel dönüşümün ertelenmemesi çağrısında bulundu.  

13.10.2026 104
GENEL

MSB Subay Alımı Başvuruları Başladı: İşte Yaş, KPSS ve Mezuniyet Şartları

Millî Savunma Bakanlığı (MSB), 2026 yılı muvazzaf subay alımı için başvuru sürecini başlattı. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında görev almak isteyen kadın ve erkek adaylar, 2 Kasım'a kadar başvuruda bulunabilecek. Alımlarda KPSS, yaş, mezuniyet ve fiziki yeterlilik şartları aranacak.   Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) subay ihtiyacını karşılamak amacıyla 2026 yılı muvazzaf subay adayı temini başvuru kılavuzunu yayımladı. En az dört yıllık fakülte veya yüksekokul mezunlarının başvurabileceği alım süreci, 12 Ekim itibarıyla başladı. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarının farklı sınıf ve branşlarında gerçekleştirilecek alımlar için başvurular, 2 Kasım 2026 tarihinde saat 17.30'da sona erecek.   Başvurular 2 Kasım'a Kadar Sürecek   MSB tarafından yayımlanan 119 sayfalık başvuru kılavuzuna göre adaylar, işlemlerini personeltemin.msb.gov.tr adresinden e-Devlet şifreleriyle gerçekleştirecek. Başvurular yalnızca internet üzerinden kabul edilecek. Şahsen, posta veya dilekçeyle yapılan müracaatlar değerlendirmeye alınmayacak. Başvuru ücretinin 600 TL olarak belirlendiği alımda, adayların ödemelerini 2 Kasım saat 23.30'a kadar tamamlamaları gerekiyor. Ödemeler, VakıfBank'ın internet ve mobil bankacılık kanalları ile ATM'leri üzerinden yapılabilecek. Kılavuzda belirtilen şartları taşıyan şehit ve gazi eş ve çocukları ise gerekli belgeleri sunmaları halinde başvuru ücretinden muaf tutulacak.   Kimler Başvuru Yapabilecek?   Muvazzaf subay alımına başvuracak adayların Türk vatandaşı olması, en az dört yıllık fakülte veya yüksekokulların kılavuzda belirtilen bölümlerinden mezun olması gerekiyor. Yaş şartları ise eğitim durumuna ve başvurulacak branşa göre değişiyor. Lisans mezunları: 1 Ocak 1999 ve sonrasında doğanlar. Lisansüstü eğitimini tamamlayanlar: 1 Ocak 1994 ve sonrasında doğanlar. Lisans mezunu Kara Havacılık-Pilot ve İHA adayları ile Deniz Kuvvetleri İHA adayları: 1 Ocak 2001 ve sonrasında doğanlar. Lisansüstü mezunu Kara Havacılık-Pilot adayları: 1 Ocak 2001 ve sonrasında doğanlar. Lisansüstü mezunu İHA adayları: 1 Ocak 1999 ve sonrasında doğanlar. Veteriner hekimlik ve eczacılık fakültesi mezunları da kılavuzda belirtilen 32 yaş sınırı kapsamında değerlendirilecek.   KPSS'den En Az 70 Puan Şartı   Subay alımında adayların 2025 veya 2026 yıllarında gerçekleştirilen KPSS'den geçerli puana sahip olmaları gerekiyor. Piyade (Komando) sınıfına başvuracak adaylar için KPSS P3 puan türünden en az 60, diğer sınıf ve branşlar için ise en az 70 puan şartı aranıyor. Her iki yılın KPSS'sine katılan adayların yüksek olan puanı dikkate alınacak. 2024 yılı ve öncesine ait KPSS puanları kabul edilmeyecek. Pilot, insansız hava aracı ve bazı öğretmenlik branşlarında ise KPSS'nin yanı sıra yabancı dil puanı ve branşa özgü ek şartların karşılanması gerekecek.   Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerine Alım Yapılacak   Alımlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu farklı meslek gruplarını kapsayacak. Kara Kuvvetleri Komutanlığında piyade, topçu, hava savunma, kara havacılık, muhabere, ikmal, bakım, personel, maliye, mühendislik ve öğretmenlik gibi çeşitli sınıf ve branşlarda aday temin edilecek. Deniz Kuvvetleri Komutanlığında insansız hava aracı, mühendislik, ikmal, öğretmenlik ve uçak bakım ihtisasına yönelik kadrolar bulunurken, Hava Kuvvetleri Komutanlığında uçak bakım, kontrol ihbar, mühendislik, personel, maliye ve öğretmenlik alanlarında alımlar gerçekleştirilecek. Adayların hangi branşlara başvurabileceği, mezun oldukları bölüm ve kılavuzda yer alan kaynak okul programlarına göre belirlenecek. Kontenjanlar da kuvvet komutanlıklarına ait tablolarda ayrı ayrı gösteriliyor.   Adaylar Fiziki Yeterlilik Sınavına Girecek   Ön başvuruları kabul edilen adaylar, KPSS puanları ve kontenjanlar doğrultusunda seçim aşamalarına çağrılacak. İkinci seçim aşamaları Ankara'nın Mamak ilçesinde bulunan MEBS Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında gerçekleştirilecek. Adaylar, evrak kontrolü ve fiziki değerlendirmenin ardından kişilik değerlendirme testi, fiziki yeterlilik testi ve mülakat gibi aşamalara katılacak. Fiziki yeterlilik değerlendirmesinde genel olarak şınav, mekik ve 400 metre koşu testleri uygulanacak. Beden eğitimi öğretmenliği adayları için farklı test ve değerlendirme kriterleri geçerli olacak. Bazı özel branşlarda İngilizce seviye tespit sınavı, psikomotor testleri ve Türkçe-İngilizce okuma testleri de yapılacak. Seçim aşamalarını başarıyla tamamlayan adaylar, sağlık kurulu raporu ve güvenlik soruşturması süreçlerinden geçirilecek.   Başarılı Adaylar Teğmen Olarak Göreve Başlayacak   Tüm seçim aşamalarını başarıyla tamamlayarak kontenjana giren adaylar, Subay Temel Askerlik ve Subaylık Anlayışı Kazandırma (SUTASAK) Eğitimine alınacak. Askerî eğitimi başarıyla bitirenler, teğmen rütbesiyle ilgili sınıf eğitimlerine gönderilecek. Branş eğitimlerini de başarıyla tamamlayan adaylar, uygun kadrolara atanarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmaya başlayacak.   Başvuru Yapacaklara Önemli Uyarı   MSB, adayların başvuru işlemlerini son güne bırakmamalarını ve tercihlerini dikkatle kontrol etmelerini istedi. Kılavuza göre başvuru süresi sona erdikten sonra tercih değişikliği yapılamayacak. Sınav ve seçim aşamalarına ilişkin duyurular ise Bakanlığın personel temin internet adresinden yayımlanacak. Adaylara ayrıca posta yoluyla tebligat yapılmayacak. İnternet sitesinde yayımlanan duyurular resmî tebligat niteliğinde olacak.  

12.10.2026 76
POLİTİKA

İYİ Parti'den Doğanşehir Belediyesine İmar ve Enkaz Eleştirisi

İYİ Parti Doğanşehir İlçe Başkanı Süheyla Kurnaz, 6 Şubat depremlerinin ardından ilçede imar sorunlarının ve enkaz atıklarına ilişkin sıkıntıların devam ettiğini belirterek Belediye Başkanı Mehmet Bayram'a çağrıda bulundu. Kurnaz, vatandaşların sorunlarına yönelik somut adımlar atılmasını ve çözüm takviminin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.   İYİ Parti Doğanşehir İlçe Başkanı Süheyla Kurnaz, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde yaşandığını belirttiği sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu. İlçedeki imar belirsizlikleri ve enkaz atıklarının vatandaşların yaşamını olumsuz etkilediğini savunan Kurnaz, Doğanşehir Belediye Başkanı Mehmet Bayram'ı eleştirdi.   "Üç Yıl Geçti, Sorunlar Hâlâ Gündemde"   6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen ilçede bazı sorunların çözülemediğini öne süren Kurnaz, özellikle imar konusundaki belirsizliklerin depremzedelerin yeniden hayat kurma sürecini zorlaştırdığını ifade etti. İmar meselesinin yalnızca teknik bir planlama sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kurnaz, konunun vatandaşların mülkiyet haklarını ve gelecek planlarını doğrudan etkilediğini söyledi. İlçede bulunan enkaz atıklarının da önemli bir sorun olduğunu savunan Kurnaz, bu durumun çevre kirliliği ve sağlık endişelerinin yanı sıra depremzedeler üzerinde psikolojik baskı oluşturduğunu dile getirdi.   Belediye Başkanı Bayram'a Üç Soru   Doğanşehir Belediye Başkanı Mehmet Bayram'a seslenen Kurnaz, belediye yönetiminden ilçenin yeniden yapılanma sürecine ilişkin açıklama beklediklerini belirtti. Kurnaz, Başkan Bayram'a şu soruları yöneltti: Doğanşehir'de devam eden imar sorunlarının çözümü için bugüne kadar hangi somut adımlar atıldı? İlçedeki enkaz atıklarının kaldırılması konusunda hangi çalışmalar gerçekleştirildi? Çözüm bekleyen sorunlar ne zaman giderilecek ve vatandaşlara nasıl bir takvim sunulacak?   "Vatandaş Belirsizlik İçinde Bırakılmamalı"   Deprem sonrası yeniden yapılanma çalışmalarının açık ve şeffaf bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini ifade eden Kurnaz, vatandaşların sorunların ne zaman çözüleceğini bilmek istediğini kaydetti. İlçede yaşandığını belirttiği sıkıntıların giderilmesi için ilgili kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini savunan Kurnaz, çalışmaların belirli bir takvim doğrultusunda yürütülmesi çağrısında bulundu.   "Doğanşehir Sahipsiz Değildir"   İYİ Parti Doğanşehir İlçe Başkanlığı olarak vatandaşların taleplerini gündemde tutmaya devam edeceklerini belirten Kurnaz, açıklamasında belediye yönetimine yönelik eleştirilerini yineledi. Kurnaz, "Doğanşehir sahipsiz değildir! Depremzedenin sabrı, vatandaşın hakkı ve ilçemizin geleceği görmezden gelinemez. Halkımız artık vaat değil, hizmet beklemektedir" ifadelerini kullandı. İlçede imar ve enkaz sorunlarının çözümü için somut çalışmalar yapılmasını isteyen Kurnaz, sürecin takipçisi olacaklarını bildirdi.  

12.10.2026 69
EKONOMİ

Kahraman: “Memur Ve Emeklinin Alım Gücü Korunmalı”

Büro Memur-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Kahraman, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığının kamu çalışanları ile emeklilerin alım gücünü düşürdüğünü belirterek, gelir kayıplarının telafi edilmesi, refah payı verilmesi ve ücretlerde gerçek bir iyileştirme yapılması çağrısında bulundu.

06.10.2026 146
EĞİTİM

Okullarda Güvenlik Seferberliği: Vali Yavuz’dan Ailelere Ve Eğitimcilere Çağrı

Malatya’da 2026-2027 eğitim öğretim yılı okul sporları sezonu ile okul güvenliği konularının değerlendirildiği toplantıda konuşan Malatya Valisi Seddar Yavuz, çocuk ve gençlerin spora yönlendirilmesi, okul çevrelerinin güvenliği, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve risk altındaki öğrencilerin erken dönemde tespit edilmesine yönelik çalışmaların artırılacağını söyledi. Yavuz, okul sporlarına verilen desteğin eğitim yöneticilerinin performans değerlendirmelerinde kriter olacağını açıkladı.

06.10.2026 150
SPOR

ABP Lideri Yalçın’dan TFF İçin Üstündağ Çağrısı

Anadolu Birliği Partisi Genel Başkanı Bedri Yalçın, TFF yönetimine yönelik eleştirilerde bulunarak Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ’ın yönetim anlayışının Türk futboluna taşınması gerektiğini savundu.

05.10.2026 154
EKONOMİ

Özköse’den İş Dünyasına Dayanışma Çağrısı

Malatya İş İnsanları Platformu Başkanı Ahmet Özköse, iş dünyasının üretim ve istihdamın yanında paylaşma, dayanışma ve insana hizmet sorumluluğunu da yerine getirmesi gerektiğini belirtti.

04.10.2026 159
SAĞLIK

SES Malatya’dan İnönü Üniversitesi’nin Mali Verilerine Şeffaflık Çağrısı

SES Malatya Şube Başkanı Cansu Can, İnönü Üniversitesi’nin 2025 yılı Sayıştay denetim raporunda yer alan mali verilere dikkat çekerek kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin açıklama istedi. Can, “Bize gelince kuruş kuruş hesap yapanlar, yüz milyonlarca liralık zararların hesabını neden vermiyor?” dedi.

02.10.2026 142
EKONOMİ

Malatya'da Emeklilerden Seyyanen Zam Çağrısı

Tüm Emeklilerin Sendikası Malatya Şube Başkanı Bekir Erdem, emeklilerin geçim sıkıntısına dikkat çekerek, “Biz sadaka istemiyoruz. Bir ömür verdiğimiz emeğin ve ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz” dedi.

01.10.2026 122
ÇEVRE

Malatya’ya kuvvetli sağanak uyarısı

Meteoroloji, Malatya’da bugün aralıklarla sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendiğini bildirdi. Özellikle güney ilçeleri için kuvvetli yağış uyarısı yapılırken, sel, su baskını ve yıldırım riskine karşı tedbir çağrısında bulunuldu.

01.10.2026 356
EKONOMİ

Sadıkoğlu: ‘Malatya’nın Kaybedecek Zamanı Yok’”

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MTSO) 1 Ekim Perşembe günü gerçekleştirilecek Meslek Komitesi ve Meclis Üyesi seçimleri öncesinde mevcut Yönetim Kurulu Başkanı ve başkan adayı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, oda üyelerine sandığa katılım çağrısında bulundu. Sadıkoğlu, “Odamızın gücünü şahsi ve siyasi menfaatleri için kullanmak isteyenlere fırsat vermeyelim” dedi.

30.09.2026 321
EKONOMİ

Malatyalı Üreticiden Sert Kayısı Çıkışı: “TMO Müdahale Alımı Yapsın”

Malatya Ziraat Odaları İl Koordinatörü ve Bölge Sorumlusu Yunus Kılınç, ziraat odaları başkanlarıyla birlikte yaptığı açıklamada kayısı üreticisinin ürününü satmakta zorlandığını belirterek TMO’ya müdahale alımı çağrısında bulundu. Kılınç, Ticaret Bakanlığı’ndan da kayısı piyasası, ithalat ve aracılık faaliyetlerine yönelik denetimlerin artırılmasını istedi.

29.09.2026 208
EKONOMİ

Malatya’da Emeklilerden Seyyanen Zam Çağrısı

Tüm Emeklilerin Sendikası Malatya Şube Başkanı Bekir Erdem, kamu çalışanlarına verilen seyyanen ödemenin tüm emeklilere de verilmesini isteyerek, Anayasa Mahkemesi’ne taşınan davanın bir an önce esastan görüşülmesi çağrısında bulundu.

25.09.2026 186
EKONOMİ

Özgül: ″Malatya Çarşısında Kiralar 15 Bin Lirayı Geçmemeli”

Malatya’da yeniden inşa edilen çarşı merkezinde çok sayıda işyerinin boş kalması dikkat çekerken, Malatya Emlakçılar Odası Başkanı Ali Özgül, yüksek kiralar ile yıllık peşin kira taleplerinin esnafın çarşıya dönüşünü zorlaştırdığını söyledi. Özgül, yeni yapılardaki kiraların 15 bin lira bandını geçmemesi gerektiğini belirterek, kira bedellerinin yıllık peşin yerine aylık talep edilmesi çağrısında bulundu.

25.09.2026 172