Medya Malatya
Medya Malatya

“ Çevre” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
GENEL

Geçit: “Yeşilyurt’ta 64 Bin Bağımsız Bölümün İnşasına Katkı Sağladık”

Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Yeşilyurt’ta 42 bin 500 konut ve iş yeri inşa edildiğini, 12 bin 500 yerinde dönüşüm rakamına ulaşıldığını belirterek, yaklaşık 9 bin güçlendirme ruhsatı verdiklerini söyledi.   Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen 8. Geleneksel Malatya Tanıtım Günleri’ne katılarak İstanbul’da yaşayan Malatyalılarla bir araya geldi. Programda konuşan Geçit, 6 Şubat depremlerinin ardından Yeşilyurt’ta gerçekleştirilen yeniden inşa çalışmalarını, belediyenin yatırımlarını ve ilçenin geleceğine yönelik hedeflerini anlattı. Malatya Dernekler Federasyonu (MADEF) tarafından düzenlenen organizasyonun kentin tanıtımına önemli katkı sağladığını belirten Geçit, Malatya’nın kültürel değerlerinin, yöresel ürünlerinin ve geleneksel lezzetlerinin İstanbul’da vatandaşlarla buluşturulmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.   “Birlik ve beraberlik bizim kırmızı çizgimiz” Malatyalılarla buluşmanın kendileri açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Geçit, “Malatya’mızın her köşesinden kültürel zenginliklerimizi, yöresel değerlerimizi ve eşsiz lezzetlerimizi İstanbul’a taşıyan hemşehrilerimizle bir araya geldik. Tanıtım günlerinde yer alarak hemşehrilerimizle hasret giderme fırsatı bulduk. Çok güzel ve samimi bir ortam var. Yeşilyurt’umuzun kültürel değerlerini, geleneksel mutfağını ve yöresel ürünlerini tanıtıyoruz. Her ilçesi ayrı bir değer, her köşesi ayrı bir güzellik olan Malatya’mızda birlik ve beraberliğimiz daim olsun. Çünkü birlik ve beraberlik bizim kırmızı çizgimizdir.” dedi. Geçit, organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen MADEF başta olmak üzere katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.   “Göreve geldiğimizde 1.370 bağımsız bölümün ihalesi yapılmıştı”   Konuşmasında deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine geniş yer ayıran Başkan Geçit, Yeşilyurt’un 6 Şubat depremlerinde en ağır hasar alan merkez ilçelerden biri olduğunu belirtti. Antakya’nın ardından en fazla etkilenen merkez ilçeler arasında Yeşilyurt’un ikinci sırada yer aldığını ifade eden Geçit, göreve geldikleri tarihten itibaren yeniden inşa çalışmalarına öncelik verdiklerini söyledi. Geçit, “El birliği ve güç birliğiyle Malatya’yı ayağa kaldırdık. Bu süreçte Yeşilyurt’umuzun çok önemli bir yeri var. 31 Mart 2024 tarihinde göreve geldiğimizde 1.370 bağımsız bölümün ihalesi yapılmıştı. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde, bakanlıklarımız, milletvekillerimiz, valiliğimiz, büyükşehir belediyemiz, ilçe belediyelerimiz ve kamu kurumlarımızla el ele vererek önemli bir başarıya imza attık.” ifadelerini kullandı.   Yeşilyurt’ta 64 bin bağımsız bölüm vurgusu İlçedeki konut ve iş yeri yatırımlarına ilişkin rakamları paylaşan Geçit, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 42 bin 500 konut ve iş yerinin inşa edildiğini belirtti. Belediye olarak 12 bin 500 yerinde dönüşüm rakamına ulaştıklarını ve yaklaşık 9 bin güçlendirme ruhsatı verdiklerini aktaran Geçit, tüm kurumların ortak çalışmasıyla Yeşilyurt’ta toplam 64 bin bağımsız bölümün inşasına katkı sağlandığını söyledi. Geçit, “Tüm ekibimizle ilçemizi ayağa kaldırmak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Büyükşehir ve ilçe belediyeleri olarak taşın altına elimizi koyduk, altyapıdan üstyapıya kadar devasa yatırımlar bu dönemde hayata geçti. Yeşilyurt’umuzda tüm paydaşlarımızın katkısıyla toplam 64 bin bağımsız bölümün inşasına katkı sağladık. Bunu başarmak kolay değildi ama hep birlikte başardık. Bu başarı bireysel değil, ortak bir başarının sonucudur. Emeği geçen bütün kurumlarımıza ve paydaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum.” diye konuştu.   “Malatya’yı sosyal ve kültürel anlamda da ayağa kaldırıyoruz” Yeniden yapılanma sürecinin yalnızca konut ve iş yeri inşasıyla sınırlı olmadığını dile getiren Geçit, şehrin sosyal ve kültürel hayatının canlandırılması için de önemli çalışmalar gerçekleştirildiğini ifade etti. Kayısı Festivali, Kültür Yolu Festivali, kitap fuarı ile uluslararası sosyal ve sportif organizasyonların Malatya’nın yeniden canlanmasına katkı sunduğunu belirten Geçit, belediyeler arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti.    Yeşilyurtspor çin 2. Lig hedefi Yeşilyurtspor’un başarısına da değinen Başkan Geçit, Bölgesel Amatör Lig’den 3. Lig’e yükselen takımın ilçenin yeniden ayağa kalkma sürecinde önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Malatya Büyükşehir Belediyesi, Battalgazi Belediyesi ve taraftarların desteğiyle Yeşilyurtspor’a sahip çıktıklarını belirten Geçit, “Takımımızı el birliğiyle Malatya’ya yakışır şekilde hak ettiği yere taşıyacağız. İnşallah bu sezon 2. Lig’e çıkacağız.” dedi.   “Durmak yok, hizmet üretmeye devam edeceğiz” Yeşilyurt’ta hizmetlerin dayanışma anlayışıyla sürdürüldüğünü vurgulayan Geçit, “Milletimize hizmet yolunda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Durmak asla yok. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik anlayışıyla hareket ettik. Aynı kararlılıkla hizmet üretmeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.   Yeşilyurt standına yoğun ilgi Program kapsamında Yeşilyurt Belediyesi tarafından kurulan tanıtım standı da ziyaretçilerden ilgi gördü. Başkan Geçit, standı ziyaret eden İstanbul Valisi Davut Gül, Malatya Valisi Seddar Yavuz, milletvekilleri, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, ilçe belediye başkanları, kamu kurumlarının temsilcileri ve vatandaşları ağırlayarak Yeşilyurt’un tarihi, kültürel ve yöresel değerleri hakkında bilgi verdi. Tanıtım günleri kapsamında Radyo 44’ün canlı yayınına da katılan Geçit, belediyenin yürüttüğü çalışmalar ve ilçenin gelişimine yönelik projeleri değerlendirdi. Geçit, programın ardından diğer ilçe belediyelerinin stantlarını ziyaret ederek katılımcılarla ve vatandaşlarla sohbet etti.

dün 27
GENEL

Sami Er: “Malatya’nın 100 Yıllık Su İhtiyacını Güvence Altına Alacağız”

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’da 35 milyar liralık altyapı, 4 milyar liralık spor yatırımı gerçekleştirdiklerini belirterek, 70 milyon avroluk kaynakla kentin 100 yıllık içme suyu ihtiyacını güvence altına almayı hedeflediklerini söyledi.   Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen 8. Geleneksel Malatya Tanıtım Günleri’nde yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da yürütülen yeniden inşa çalışmalarını ve hayata geçirilen yatırımları değerlendirdi. Malatya Dernekler Federasyonu (MADEF) tarafından Malatya Valiliği ve Malatya Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle gerçekleştirilen programa Malatya Valisi Seddar Yavuz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç, MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz, siyasi parti temsilcileri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları ile dernek ve oda başkanları katıldı.   “Sadece yaraları sarmadık, geleceğin Malatya’sını inşa ettik” Malatya’nın deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde önemli mesafe katettiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, çalışmaların yalnızca yıkılan binaların yerine yenilerinin yapılmasıyla sınırlı olmadığını söyledi. Er, “Biz sadece depremin yaralarını sarmadık. Biz geleceğin Malatya’sını inşa ettik. Malatya yeniden ayağa kalktı ve daha da güzelleşti.” dedi. Yeniden inşa sürecinde devlet-millet dayanışmasının belirleyici olduğunu vurgulayan Er, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın deprem bölgesindeki çalışmaları yakından takip ettiğini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un da Malatya’daki projelere önemli destek sağladığını ifade etti.   Tek merkezli şehir yapısı değişiyor Malatya’nın şehircilik anlayışını yeniden şekillendirdiklerini dile getiren Er, tek merkezli yerleşim modelinden çok merkezli bir şehir yapısına geçiş için çalıştıklarını belirtti. Kernek, Kışla, İnönü, Fuzuli ve Çarmuzu bölgelerinde yürütülen projelerle yeni yaşam ve ticaret alanları oluşturulduğunu aktaran Er, çevre yolları, kuşak yolları ve geniş ulaşım akslarıyla kentin ulaşım altyapısının güçlendirildiğini söyledi. Başkan Er, Malatya’nın ulaşım geleceği açısından önem taşıyan raylı sistem projesinin de onaylandığını açıkladı.   35 milyar liralık altyapı yatırımı Malatya’nın uzun yıllardır kullanılan altyapı sistemlerinin yenilendiğini belirten Er, yaklaşık 35 milyar liralık altyapı yatırımı gerçekleştirdiklerini ifade etti. Yatırımların önemli bölümünün yer altında yürütüldüğüne dikkati çeken Er, içme suyu, kanalizasyon ve çevre altyapısının modern standartlara kavuşturulması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Atık suların arıtılmadan doğaya bırakılmaması hedefiyle büyük ölçekli biyolojik arıtma tesisi yatırımını hayata geçirdiklerini belirten Er, çevre yatırımlarının gelecek nesiller açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.   70 milyon avroluk projeyle 100 yıllık su hedefi Malatya’nın gelecekte karşılaşabileceği su sıkıntısına karşı önemli bir projeyi başlattıklarını açıklayan Er, 70 milyon avroluk kaynak temin edildiğini söyledi. Proje kapsamında Fırat Havzası’ndan alınacak suyun arıtılarak kentin kullanımına sunulacağını belirten Er, bu yatırımla Malatya’nın 100 yıllık içme suyu ihtiyacını güvence altına almayı hedeflediklerini ifade etti.   Spor ve kültüre milyarlık yatırım Malatya’nın yalnızca fiziki olarak değil, sosyal ve kültürel açıdan da yeniden ayağa kaldırıldığını belirten Er, kent genelinde 4 milyar liralık spor yatırımı gerçekleştirdiklerini söyledi. Vatandaşların evlerinden beş dakika yürüme mesafesinde spor salonlarına, sosyal tesislere ve kütüphanelere ulaşabileceği bir şehir hedeflediklerini ifade eden Er, bölgenin en büyük yeni nesil akıllı kütüphanelerinden birini hizmete kazandırdıklarını ve 13 yeni kütüphane daha yaptıklarını kaydetti. Er, kitap fuarları, festivaller ve kültürel organizasyonlarla bu tesislerin yaşayan sosyal merkezlere dönüştürülmesini amaçladıklarını belirtti.   “Malatya’nın yeni yüzünü görmeye gelin”   İstanbul’da yaşayan Malatyalılara memleketlerini ziyaret etmeleri çağrısında bulunan Başkan Er, kentin her alanda değişim geçirdiğini söyledi. Er, “Artık şehrimizin hiçbir noktasını geride bırakmadan daha nezih ve yaşanabilir bir Malatya oluşturuyoruz. Her alanda farklı bir Malatya göreceksiniz. Ailelerinizi, dostlarınızı alın, bir hafta sonunuzu Malatya’da geçirin. Niyazi Mısri’nin Malatya’sının nasıl bir gülistana dönüştüğünü hep birlikte görün. Yıllardır özlediğiniz sokaklarda yeniden yürüyün. Malatya’nın dününü hatırlarken bugününe ve yarınına birlikte tanıklık edelim. Çünkü Malatya sadece bizim doğduğumuz şehir değil; hatıralarımızın, çocukluğumuzun, dostluklarımızın ve ortak kaderimizin adıdır. Bizim bu ortak hikâyeyi satır satır yeniden nasıl yazdığımıza siz de şahitlik edin. Malatya yeniden ayağa kalktı, yeniden güzelleşiyor, yeniden hayat buluyor. Malatya sizi özlemle, sevgiyle ve yepyeni yüzüyle bekliyor.” diye konuştu.   Vali Yavuz: “Geleceğin şehirlerini inşa ettik” Malatya Valisi Seddar Yavuz da deprem sonrası yürütülen çalışmaların kentin geleceği açısından önemli olduğunu belirterek, “Biz deprem konutları yapmadık, geleceğin şehirlerini inşa ettik. Çocuklarımıza ve torunlarımıza modern, güvenli ve afetlere dirençli bir Malatya bıraktık.” dedi. Malatya’nın yeniden inşa sürecinin ardından ekonomik ve ticari gelişimine odaklanılması gerektiğini ifade eden Yavuz, “Muhteşem bir Malatya inşa ettik. Şimdi bu şehrin tanıtımını yaparak yalnızca Malatyalı hemşehrilerimizi değil, bütün milletimizi Malatya’ya davet ediyoruz. Her birimizin Malatya markasını parlatmak için sorumluluk alması gerekiyor. Bundan sonraki önceliğimiz Malatya’nın ekonomisini büyütmek ve ticaretini geliştirmek.” ifadelerini kullandı. Bakan Yardımcısı Yılmaz’dan teşekkür   Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz ise Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un selamlarını ileterek, Malatya’nın tarihi ve kültürel değerleriyle Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Bakanlık olarak kentin kültürel mirasının korunması ve uluslararası alanda tanıtılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Yılmaz, yaklaşık altı ay önce gerçekleştirdiği ziyaretle son ziyaretindeki değişime dikkati çekti. Deprem sonrası yeniden yapılanma çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getiren Yılmaz, Malatya Valisi Seddar Yavuz ile Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e teşekkür etti.   Dalkılıç: “Malatya yaralarını sarıyor” AK Parti İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç da Malatya’nın deprem sonrası toparlanma sürecine değinerek, “Bugün yaraların bir bir sarıldığı, hüzün gözyaşlarının sevinç gözyaşlarına dönüştüğü bir Malatya’yı hep birlikte görüyoruz.” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Malatya’ya verdiği öneme değinen Dalkılıç, Malatyalıların da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güçlü destek verdiğini belirtti. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in çalışmalarını da değerlendiren Dalkılıç, kentin yeniden ayağa kaldırılması için ortaya konulan gayretin takdir edilmesi gerektiğini söyledi.   Stantların yüzde 60’ı Malatyalı esnaftan MADEF Genel Başkanı Yılmaz Durmuş ise organizasyonun Malatya’nın tanıtımı ve İstanbul’daki hemşehrilerin buluşturulması açısından önemli olduğunu ifade etti. Tanıtım günlerinde Malatyalı esnafa öncelik verdiklerini belirten Durmuş, etkinlik alanındaki esnafın yaklaşık yüzde 60’ının Malatyalılardan oluştuğunu söyledi. Durmuş, organizasyona destek veren kurumlara teşekkür ederek, Malatya Büyükşehir Belediyesinin yeniden yapılanma sürecindeki çalışmalarının önemli emek gerektirdiğini kaydetti. Programın ardından Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İstanbul Valisi Davut Gül ve Malatya Valisi Seddar Yavuz ile birlikte tanıtım alanında kurulan stantları ziyaret ederek esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.

dün 24
GENEL

Darende’de Somuncu Baba Bulvarı’na Sıcak Asfalt

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Darende ilçesindeki Somuncu Baba Bulvarı’nda devam eden sıcak asfalt çalışmalarını yerinde inceledi. Çalışmaların yağışlar başlamadan tamamlanmasının hedeflendiğini belirten Boyraz, bulvarda yeşillendirme ve çevre düzenlemesi yapılmasını da istedi.   Malatya’nın Darende ilçesinde ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla Somuncu Baba Bulvarı’nda başlatılan sıcak asfalt çalışmaları sürüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, ilçeye gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Bulvardaki çalışmaların son durumunu değerlendiren Boyraz, ulaşım konforunun artırılması ve yolun daha güvenli hale getirilmesi için ekiplerin yoğun mesai harcadığını belirtti.   Çalışmalar yağışlar başlamadan tamamlanacak   Somuncu Baba Bulvarı’ndaki asfalt çalışmalarının hava şartları elverdiği sürece aralıksız sürdürüleceğini ifade eden Boyraz, yağışlı dönem başlamadan çalışmaların tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi. Yapılan düzenlemeyle birlikte bulvarın daha modern ve konforlu bir ulaşım güzergâhına dönüşeceğini belirten Boyraz, çalışmaların ilçe ulaşımına önemli katkı sağlayacağını kaydetti.   Boyraz’dan çevre düzenlemesi talebi Asfalt çalışmalarının yanı sıra bulvarın estetik bir görünüme kavuşturulmasının da önem taşıdığını vurgulayan Boyraz, Darende Belediyesine çevre düzenlemesi konusunda görev düştüğünü ifade etti. Belediye Başkanı Alican Bozkurt’tan çalışmaların tamamlanmasının ardından bulvarın yeşillendirilmesi ve çevre düzenlemesine özen gösterilmesini isteyen Boyraz, ulaşım yatırımlarının çevresel düzenlemelerle desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.   İlçe teşkilatından Boyraz’a teşekkür AK Parti Darende İlçe Başkanı Zeki Bozkurt ise Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz’ın her fırsatta Darende’yi ziyaret ederek ilçedeki yatırımları yakından takip ettiğini belirtti. Bozkurt, ilçeye gösterdiği ilgi ve desteklerinden dolayı Boyraz’a teşekkür etti. Somuncu Baba Bulvarı’ndaki incelemelere Darende Kaymakamı Ömer Sirkeci, Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Apan, AK Parti Darende İlçe Başkanı Zeki Bozkurt, Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Şemsettin Gümüşay ile Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Harun Ormancı da katıldı.

dün 24
GENEL

Eğitim-Bir-Sen Malatya’da Başkanlık Yarışının Galibi Şahin Kartal

Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No’lu Şubesinin 8’inci Olağan Genel Kurulu’nda iki adayın yarıştığı seçimde Şahin Kartal, şube başkanlığına seçildi. Sekiz yıldır görev yapan Hüseyin Söylemez ise başkanlığa veda ederken sendikal mücadelesini sürdüreceğini söyledi.   Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No’lu Şubesinin 8’inci Olağan Genel Kurulu, Malatya Sanat Sokağı’ndaki konferans salonunda gerçekleştirildi. Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı ile çevre illerden çok sayıda şube başkanının katıldığı genel kurulda, Bayram Tophan ve Şahin Kartal’ın listeleri yarıştı. Delegelerin oylarıyla Şahin Kartal, şubenin yeni başkanı oldu. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan genel kurul, divan kurulunun oluşturulmasıyla devam etti. Divan başkanlığını Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı üstlenirken, Diyarbakır Şube Başkanı Ramazan Tekdemir, Mardin Şube Başkanı Abdüsselam Demir, Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Demir ve Ulaştırma Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Özbey divan üyesi olarak görev aldı.   Çakırcı’dan Hüseyin Söylemez’e teşekkür   Genel kurulda konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı, seçim sürecinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için gayret göstereceklerini belirterek, sekiz yıldır birlikte çalıştıkları Hüseyin Söylemez’e hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Çakırcı, “Biz de bu genel kurulumuzu sağlıklı bir şekilde yürütme gayreti içerisinde olacağız. İnşallah divandaki üyelerimizle birlikte yürüteceğiz. Önümüzdeki 4 yılı yönetecek yönetim kurulumuzu burada birlikte belirlemiş olacağız. Tabii Hüseyin Başkan, bizim 8 yıldır birlikte yol yürüdüğümüz abimiz, dava arkadaşımız, yol arkadaşımız. Birçok eylemde birlikte olduk, birçok toplantıda birlikte olduk. Hakikaten bizim başkanlar kurulumuzda her katıldığında mutlaka sözü olurdu. Mutlaka Malatya’nın selamını getirirdi. Malatya’da da birilerinin bir sıkıntısını bize iletirdi. Biz de onu çözme gayreti içerisinde olurduk. Tabii bu dönem artık ‘Ben dinlenmek istiyorum.’ dedi. Biz kendi kararına saygı duyduk. Neticede kararı kendisi vermişti. Özellikle bu emeği için, bu gayreti için, bu mücadelesi için kendisine çok teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun.” dedi.   Söylemez: “Sendikacılık başkanlıkla bitmeyecek”   Görev süresi sona eren Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No’lu Şube Başkanı ve Memur-Sen Malatya İl Temsilcisi Hüseyin Söylemez de genel kurulda yaptığı konuşmada, sendikal mücadelenin makam ve görevlerle sınırlı olmadığını vurguladı. Sendikal faaliyetlere 1990’lı yıllarda başladığını hatırlatan Söylemez, “Merhum Akif İnan’ın izinde olmak, özlük ve özgürlük mücadelesinin bir eri olmak benim için bir şereftir. Aslında bu şeref başkanlığımla başlamadı. 90’lı yıllarda başladı ve bu şeref bugün de bitmeyecek. Ben o özlük ve Gazze’nin özgürlük mücadelesini vefat edene kadar Allah’ın izniyle nasibimiz neyse taşıyacağım inşallah.” ifadelerini kullandı.   “Ümmete hitap eden bir teşkilat”   Eğitim-Bir-Sen’in kendisi için yalnızca bir sendikal yapı olmadığını belirten Söylemez, teşkilatın değerlerine bağlılığını sürdüreceğini ifade etti. Söylemez, “Bir üye olarak başladığım gündeki sendikaya olan muhabbetim ve ilgim ile şu andaki arasında da çok bir fark olmadığını beyan edebilirim. Akif İnan’ı rahmetle anıyorum. Rabbim rahmet eylesin. Bu yolda vefat eden herkese rahmet dilerken, bu güzide teşkilata neden imrendiğimin ve neden sahip olduğumun tek bir sebebi var. O, bizim özgürlük dediğimiz, dünya ile ahiret dengesini kuran ve buranın oranın tarlası olduğunu bize hatırlatarak yapacağımız çalışmalarda bunu göz ardı etmememizi bize aşılayan bir yapı olduğu için buradayım. Yoksa belki benim fıtratım burası değil, başka bir yere de uyabilirdi. Ama benim inancım beni buraya kılıyor. Ümmete hitap eden bir teşkilat.” diye konuştu.   “Gazze için mücadelemiz devam edecek”   Görevden ayrılmasının sendikal ve toplumsal mücadeleden uzaklaşacağı anlamına gelmediğini belirten Söylemez, Gazze başta olmak üzere özgürlük mücadelesi verilen alanlarda faaliyetlerini sürdüreceğini dile getirdi. Söylemez, “Rabbime binlerce şükürler olsun ki bu teşkilatla buluşmuş ve bu teşkilatın il başkanlığı nasip olmuş. Ama bundan sonra da öncesinde nasıl alandaysak Gazze için bundan sonra da olacağız. Özgürlük mücadelemiz hiç bitmeyecek. Bu bir araçtı. Ulvi amacımızı hepiniz biliyorsunuz. Bu ulvi amacı, bu gayeyi kendimizden yok etmedikten sonra araç çok. İnsan mutlaka hizmet edeceği bir alan bulur. Bu konuda da evet, bir son değil, farklı bir başlangıç olarak diyoruz. Ama bu başlangıcın içerisinde bu teşkilat her zaman olacaktır.” ifadelerini kullandı.   İki aday yarıştı, Şahin Kartal kazandı   Konuşmaların ardından genel kurulda seçim heyecanı yaşandı. Şube başkanlığı için Bayram Tophan ve Şahin Kartal’ın hazırladığı iki ayrı liste delegelerin oyuna sunuldu. Delegelerin oy kullanmasının ardından gerçekleştirilen sayım sonucunda Şahin Kartal seçimi kazanarak Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No’lu Şubesinin yeni başkanı oldu. Böylece Hüseyin Söylemez’in sekiz yıllık başkanlık döneminin ardından sendikanın Malatya teşkilatında yeni bir yönetim dönemi başladı. Kartal ve yönetimi, önümüzdeki dört yıl boyunca şubenin faaliyetlerini yürütecek.

dün 27
SAĞLIK

Hepatit Sessizce İlerliyor: Yıllarca Belirti Vermeden Siroz ve Kansere Yol Açabiliyor

Hepatit B ve C virüslerinin yıllarca belirti vermeden karaciğere zarar verebildiğini belirten Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, hastalığın fark edilmediği durumlarda siroz ve karaciğer kanserine kadar ilerleyebileceği uyarısında bulundu. Mamçu, erken teşhis için kan testinin önemine dikkat çekti.   Hepatit virüsleri, belirgin bir şikâyete yol açmadan uzun yıllar vücutta kalabiliyor. Özellikle Hepatit B ve C enfeksiyonları, bazı hastalarda sessizce ilerleyerek ciddi karaciğer hastalıklarına neden olabiliyor. Uzmanlar, sarılık görülmemesinin hepatit bulunmadığı anlamına gelmediğini belirterek erken tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor.   Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, hepatit virüslerinin bulaşma yolları, hastalığın belirtileri ve uzun vadede oluşturabileceği sağlık risklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.   Her sarılık bulaşıcı değil   Sarılığın, bilirubin adı verilen maddenin vücutta birikmesi sonucunda deri ve göz aklarının sararmasıyla ortaya çıktığını belirten Dr. Mamçu, her sarılığın aynı nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Sarılığın karaciğer hastalıklarının yanı sıra bilirubin metabolizmasındaki farklı sorunlardan da kaynaklanabileceğini ifade eden Mamçu, yalnızca bazı mikroorganizmaların neden olduğu sarılıkların bulaşıcı olduğunu kaydetti. Sarılığın nedeninin mutlaka hekim tarafından belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Mamçu, viral hepatitlerin karaciğerde iltihaplanmaya yol açan enfeksiyon hastalıkları olduğunu dile getirdi. Hastalık yıllarca fark edilmeyebilir   Hepatit enfeksiyonlarının her zaman belirgin belirtilerle ortaya çıkmadığını aktaran Dr. Mamçu, bazı kişilerin hastalığı geçirdiğini dahi fark etmediğini söyledi. Hastaların önemli bir bölümünde sarılığın hiç görülmeyebildiğini veya çok hafif seyrettiğini belirten Mamçu, özellikle çocuklarda belirtilerin daha silik olabildiğine dikkat çekti. Hastalığın bazı kişilerde halsizlik, iştahsızlık, mide bulantısı, karın sağ üst bölgesinde ağrı, idrar renginde koyulaşma ve göz aklarında sararma gibi belirtilerle ortaya çıkabildiğini ifade eden Mamçu, bu şikâyetlerin bulunmamasının enfeksiyon ihtimalini ortadan kaldırmadığını kaydetti.   Bulaşma yolları virüsün türüne göre değişiyor   Hepatit virüslerinin bulaşma yollarının farklılık gösterdiğini belirten Dr. Mamçu, Hepatit A ve E’nin çoğunlukla dışkıyla kirlenmiş su ve gıdalar aracılığıyla bulaştığını söyledi. Hepatit B ve C’nin ise enfekte kanla temas, steril olmayan tıbbi malzemeler, ortak enjektör kullanımı ve kişisel bakım eşyalarının paylaşılması yoluyla bulaşabildiğini belirten Mamçu, cinsel temas ve anneden bebeğe geçişin de mümkün olduğunu ifade etti. Hepatit C’nin başlıca bulaşma yolunun kan teması olduğunu, cinsel yolla bulaşma riskinin ise Hepatit B’ye göre daha düşük olduğunu hatırlatan uzmanlar, özellikle sterilizasyon ve kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.   Hepatit B karaciğeri sessizce tahrip edebiliyor   Hepatit B enfeksiyonunun bazı kişilerde kronikleşerek uzun yıllar devam edebildiğine dikkat çeken Dr. Mamçu, virüsü taşıyan herkesin belirgin bir hastalık tablosu yaşamadığını belirtti. Mamçu, “B ve C virüsü taşıyıcılarının mutlaka hasta olmaları gerekmez. Bu taşıyıcıların büyük çoğunluğu belirti vermez, fakat virüsü çevrelerine yayabilirler. Bazılarında, virüs karaciğeri sessizce hasara uğratır ve siroza giden yolu açar.” dedi. Kronik Hepatit B enfeksiyonunun zaman içerisinde karaciğer dokusunda hasara, siroza ve karaciğer kanserine neden olabildiğini belirten Mamçu, enfeksiyonun takip edilmesinin önemine işaret etti.   Hepatit C’de siroz ve kanser riski   Hepatit C enfeksiyonunun da kronikleşme eğiliminin yüksek olduğunu belirten Dr. Mamçu, tedavi edilmeyen hastalarda zamanla ciddi karaciğer hasarı gelişebileceğini söyledi. Özellikle hemodiyaliz tedavisi görenler ve geçmişte sık kan nakli yapılan hastalarda enfeksiyon riskinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Mamçu, Hepatit C’nin bireysel sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabildiğini kaydetti. Günümüzde Hepatit C’nin doğrudan etkili antiviral ilaçlarla hastaların büyük çoğunluğunda tedavi edilebildiği, Hepatit B’nin ise aşılama yoluyla önlenebildiği ve uygun hastalarda antiviral tedaviyle kontrol altına alınabildiği biliniyor.   Kesin tanı için kan testi şart   Hepatit B ve C enfeksiyonlarının herhangi bir belirti vermeden ilerleyebileceğini bir kez daha hatırlatan Dr. Mamçu, hastalığın erken dönemde tespit edilmesinin karaciğer sağlığının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Özellikle risk grubundaki kişilerin gerekli tarama testlerini yaptırması gerektiğini belirten Mamçu, “Kişinin B ve C virüsünü taşıyıp taşımadığını bilmesinin tek yolu kan testi yaptırmaktır.” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, erken tanı ve düzenli tıbbi takibin kronik hepatite bağlı siroz ve karaciğer kanseri riskinin azaltılmasında kritik rol oynadığını belirtiyor.

2 gün önce 24
ÇEVRE

Malatya’da Kışın İlk Habercisi Yama Dağı Oldu! Zirveye Mevsimin İlk Karı Düştü

Malatya’nın Hekimhan ilçesinde bulunan Yama Dağı, mevsimin ilk kar yağışıyla beyaza büründü. Kent merkezinde sağanak yağış etkili olurken, 2 bin 375 metre yüksekliğe ulaşan dağın zirvesindeki kar manzarası bir vatandaş tarafından görüntülenerek sosyal medyada paylaşıldı.   Malatya’da Ekim ayının son günlerinde etkili olan yağışlı hava, yüksek kesimlerde yerini kar yağışına bıraktı. Hekimhan ilçesi sınırlarında yer alan Yama Dağı’na mevsimin ilk karı düştü. Zirvede oluşan beyaz örtü, bölgede kış mevsiminin yaklaştığının habercisi oldu. Bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedilen kar manzarası, sosyal medyada paylaşıldı. Görüntülerde dağın yüksek kesimlerinin beyaza büründüğü görülürken, mevsimin ilk kar yağışı bölgedeki hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte dikkat çekti.   Yama Dağı 2 bin 375 metre yüksekliğe ulaşıyor   Malatya’nın kuzeyinde, Hekimhan ilçesi çevresinde uzanan Yama Dağı kütlesinin büyük bölümü Sivas il sınırları içerisinde bulunuyor. Volkanik yapısıyla dikkat çeken dağ silsilesi, batıda Kuruçay Vadisi’nden güneydoğuda Fırat Vadisi’ne kadar geniş bir coğrafyaya yayılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre Yama Dağı’nın en yüksek noktası, 2 bin 375 metre rakımlı Ozan Gediği Tepesi olarak biliniyor. Hekimhan’ın Hasançelebi bölgesinden Köylü Köyü güzergâhıyla ulaşılabilen Yama Dağı Yaylası, yüksek rakımı ve doğal yapısıyla öne çıkıyor.   Yüksek rakımı nedeniyle karla erken tanışıyor   Malatya’nın yüksek dağlık alanlarından biri olan Yama Dağı, rakımı nedeniyle kent merkezine göre daha düşük sıcaklıkların görüldüğü bölgeler arasında yer alıyor. Özellikle sonbahar aylarında hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte dağın zirve kesimlerinde kar yağışı görülebiliyor. Yama Dağı, coğrafi konumu ve yüksekliği nedeniyle Malatya’da kar yağışının erken görülebildiği noktalardan biri olarak dikkat çekiyor. Ancak her yıl ilk karın kesin olarak bu bölgeye düştüğüne ilişkin doğrulanmış bir meteorolojik kayıt bulunmuyor.   Malatya’da sağanak yağış etkisini sürdürüyor Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 30 Ekim Cuma gününe ilişkin tahminlerine göre Malatya genelinde kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Kent merkezinde günün en düşük sıcaklığının 9, en yüksek sıcaklığının ise 15 derece olması öngörülüyor. Yağışların 31 Ekim Cumartesi günü de devam etmesi beklenirken, 1 Kasım Pazar günü çok bulutlu, 2 Kasım Pazartesi günü ise parçalı bulutlu havanın etkili olacağı tahmin ediliyor. Meteorolojik tahminlere göre 3 Kasım Salı günü kentte yeniden sağanak yağış bekleniyor.    Meteorolojiden yağış ve sıcaklık uyarısı Meteoroloji tarafından Malatya’nın ilçeleri için de gök gürültülü sağanak yağış uyarısı yapıldı. Hekimhan’ın da aralarında bulunduğu ilçelerde yağışlara karşı dikkatli olunması istendi. Özellikle kuvvetli yağış görülen bölgelerde su baskını ve ulaşımda aksama gibi olumsuzluklara karşı tedbirli olunması gerektiği belirtildi. Kent merkezinde önümüzdeki günlerde gündüz sıcaklıklarının 15 ila 18 derece arasında seyretmesi beklenirken, Yama Dağı gibi yüksek rakımlı bölgelerde sıcaklıkların daha düşük olması öngörülüyor.

2 gün önce 59
KÜLTÜR-TURİZM

Malatya Kitap Fuarı’nda Depremin Psikolojik İzleri Konuşuldu

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Zeynep Sağır, 12. Malatya Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluştu. Deprem sonrası yaşanan zorunlu göç, aidiyet duygusu ve ruh sağlığı üzerine değerlendirmelerde bulunan Sağır, insanların yeniden yuva kurma süreçlerinde sosyal desteğin önemine dikkat çekti.   Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 12. Malatya Kitap Fuarı, akademisyen ve yazarları kitapseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Fuar kapsamında okurlarıyla bir araya gelen Malatya Turgut Özal Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Zeynep Sağır, kitaplarını imzalarken öğrencilerle gerçekleştirdiği söyleşide deprem, göç ve ruh sağlığı konularını ele aldı. 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da yaşanan yer değişiklikleri ve insanların yeni bir yaşam kurma mücadelesinin psikolojik boyutlarının değerlendirildiği söyleşide, özellikle aidiyet duygusu, kimlik ve sosyal destek mekanizmaları üzerinde duruldu.   Deprem sonrası yeniden yuva arayışı ele alındı   Söyleşide, depremler nedeniyle yaşanan zorunlu göçün yalnızca fiziksel bir yer değiştirmeden ibaret olmadığına dikkat çekildi. İnsanların alıştıkları çevreden, sosyal ilişkilerinden ve yaşam düzenlerinden uzaklaşmasının psikolojik etkileri değerlendirilirken, yeni bir yaşam alanına uyum sağlamanın önemi vurgulandı. Doç. Dr. Zeynep Sağır, göçün bireyler üzerindeki etkilerini kimlik, aidiyet ve sosyal destek ağları çerçevesinde ele aldı. Deprem sonrası değişen yaşam koşullarının insanların ruh sağlığı üzerindeki etkileri ve yeniden yuva kurma süreçleri söyleşinin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.   Kültürel uyum ve ruh sağlığı konuşuldu   Fuarda Kültürel Uyum, Ruh Sağlığı ve Din adlı kitabını da okurlarıyla buluşturan Sağır, eserinin ele aldığı konular hakkında katılımcılara bilgi verdi. Göç ve kültürel uyum süreçlerinin bireylerin psikolojik ve toplumsal yaşamları üzerindeki etkilerinin değerlendirildiği etkinlikte, sosyal ilişkilerin ve aidiyet duygusunun yeni yaşam koşullarına uyum sağlamadaki rolü ele alındı.   “Kitap okumak geleceğimiz için çok önemli”   Kitap Fuarı'nda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Doç. Dr. Zeynep Sağır, Malatya'da düzenlenen kültür ve sanat etkinliklerinin her geçen gün daha nitelikli hale gelmesinin sevindirici olduğunu belirtti. Kitap okuma alışkanlığının yaygınlaşmasının toplumsal gelişim açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Sağır, özellikle gençlerin kitaplarla buluşmasının Türkiye'nin geleceğine önemli katkılar sağlayacağını vurguladı. Okuma kültürünün gelişmesinin, Türkiye'nin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma hedefinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Sağır, kitap fuarlarının bu anlamda önemli bir misyon üstlendiğini kaydetti.   Öğrenciler akademik söyleşide buluştu   Öğrencilerin de ilgi gösterdiği söyleşide, deprem sonrası yaşanan psikolojik süreçler, zorunlu göçün bireysel ve toplumsal etkileri ile yeni yaşam koşullarına uyum sağlama konularında değerlendirmeler yapıldı. Etkinlik, Doç. Dr. Zeynep Sağır'ın okurlarıyla bir araya gelerek kitaplarını imzalamasıyla devam etti.

3 gün önce 54
SAĞLIK

Yaşlılarda İçe Kapanma ve Unutkanlığı Hafife Almayın

Yaşlılık döneminde ortaya çıkan unutkanlık, içe kapanma ve ani davranış değişiklikleri, sanıldığı gibi her zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu olmayabiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, bu belirtilerin depresyon, bilişsel bozukluklar veya farklı sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini belirterek, özellikle günlük yaşamı etkileyen değişikliklerde erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çekti.   İlerleyen yaşla birlikte bireylerin sosyal ilişkilerinde, davranışlarında ve hafıza işlevlerinde çeşitli değişiklikler yaşanabiliyor. Ancak uzmanlar, özellikle sonradan ortaya çıkan belirgin kişilik değişikliklerinin ve unutkanlık şikâyetlerinin yalnızca yaşlılığa bağlanmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, yaşlı bireylerde görülen davranış değişiklikleri, unutkanlık ve depresyon belirtilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.   “Belirgin kişilik değişiklikleri normal kabul edilmemeli”   Yaşlı bireylerin zamanla daha sakin bir yaşamı tercih edebileceğini ve sosyal çevrelerinin daralabileceğini belirten Şen, ani ve belirgin davranış değişikliklerinin farklı sağlık sorunlarına işaret edebileceğini söyledi. Şen, “Yaş aldıkça insanın bazı alışkanlıklarının değişmesi gayet normal olabilir. Daha sakin olabilir, sosyal çevresi biraz daha azalabilir. Ancak belirgin ve yeni başlayan bir kişilik veya davranış değişikliğini sadece yaşlılığa bağlamak çok sağlıklı değildir. Çünkü bazen bunlar depresyonun, bilişsel sorunların, kullanılan ilaçların yan etkilerinin veya başka tıbbi problemlerin sonucu olabilir.” dedi. Ailelerin bu süreçte suçlayıcı bir yaklaşım yerine anlayışlı ve destekleyici davranması gerektiğini ifade eden Şen, yaşlı bireylerin davranışlarındaki değişikliklerin dile getiremedikleri sorunların ilk işareti olabileceğini kaydetti.   Her unutkanlık Alzheimer anlamına gelmiyor   Yaşlılarda görülen her unutkanlığın Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Şen, normal yaşlanmayla birlikte bazı bilgilerin hatırlanmasının zaman alabileceğini söyledi. Ancak unutkanlığın günlük yaşamı etkilemeye başlamasının önemli bir uyarı işareti olduğunu belirten Şen, “Bir ismi unutmak, anahtarı nereye koyduğunu hatırlayamamak hemen Alzheimer olduğu anlamına gelmez. Ancak kişi aynı soruyu kısa aralıklarla tekrar tekrar soruyorsa, yakın zamanda yaşanan olayları unutuyorsa, ilaçlarını veya parasını yönetmekte zorlanıyorsa, daha önce bildiği işleri yapamıyorsa ya da tanıdığı yerlerde yönünü kaybediyorsa bu durumlar göz ardı edilmemeli.” ifadelerini kullandı. Unutkanlık şikâyetlerinin erken dönemde değerlendirilmesinin hem hastaların hem de ailelerinin yaşam kalitesini artırabileceğine dikkat çekti.   “Bunu da mı unuttun?” demek kaygıyı artırıyor   Unutkanlık yaşayan yaşlı bireylere yönelik eleştirel ifadelerin psikolojik açıdan olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirten Şen, ailelerin iletişim diline dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Şen, “'Bunu da mı unuttun?', 'Yine unuttun', 'Bir türlü hatırlamıyorsun' gibi ifadeler, yaşlı bireylerde yoğun kaygıya neden olabilir. Bu durum unutkanlık şikâyetlerini artırabileceği gibi kişinin yaşadığı sorunları gizlemesine de yol açabilir. Bu nedenle değişiklikleri dikkatle gözlemlemek, kişiyi anlamaya çalışmak ve gerektiğinde uzman desteği almak daha sağlıklıdır.” dedi.   “İçe kapanma depresyonun habercisi olabilir”   Yaşlılık döneminde depresyonun genç bireylerden farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini ifade eden Şen, özellikle sosyal hayattan uzaklaşma, isteksizlik, uyku bozuklukları ve enerji kaybına dikkat çekti. Yaşlı bireylerin depresyonda olduklarını her zaman fark edemediklerini belirten Şen, “Kişi hiçbir şey yapmak istemediğini, insanlarla görüşmekten rahatsız olduğunu, çabuk yorulduğunu veya eskisi gibi düşünemediğini söyleyebilir. Uyku bozuklukları, iştah değişiklikleri, bedensel ağrılar ve unutkanlık da bu tabloya eşlik edebilir. Özellikle yeni başlayan içe kapanma ve unutkanlığın hızla ilerlemesi, yaşlılık depresyonu açısından değerlendirilmesi gereken önemli belirtilerdir.” diye konuştu.   Psikiyatrik yatış her zaman ağır hastalık anlamına gelmiyor   Yaşlı bireylerin psikiyatri servisinde tedavi altına alınmasının ailelerde endişeye yol açabildiğini belirten Şen, hastane yatışının bazı durumlarda güvenliğin sağlanması ve tedavinin düzenlenmesi amacıyla tercih edildiğini söyledi. Ağır depresyon, intihar riski, psikotik belirtiler veya temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekme gibi durumlarda hastanede yakın takip gerekebileceğini belirten Şen, “Psikiyatrik yatış her zaman hastalığın çok ağır olduğu anlamına gelmez. Bazen hastanın güvenliğini sağlamak, tedavisini düzenlemek ve yakından takip etmek amacıyla hastane yatışı öneriyoruz. Bu süreçte hastaya kaygısını artıracak ifadeler yerine, bir süre daha yakından takip edileceğinin anlatılması önemlidir.” dedi.   Erken tanı ve tedavi hayati önem taşıyor   Yaşlılık depresyonunun zamanında fark edilmemesi halinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Şen, özellikle intihar riskine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Yaşlı bireylerde depresyon tedavisine verilen yanıtın bazı durumlarda daha yavaş olabileceğini ifade eden Şen, erken tanının önemine dikkat çekerek, “Yaşlılık depresyonunda intihar riski daha ön planda olabilir. Tedaviye yanıt da zaman zaman daha yavaş gelişebilir. Bu nedenle belirtilerin erken fark edilmesi ve uygun tedaviye başlanması büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı. Şen, ailelerin yaşlı bireylerde ortaya çıkan yeni davranış değişikliklerini, unutkanlığı ve sosyal hayattan uzaklaşmayı dikkatle takip etmesi, bu belirtilerin günlük yaşamı etkilemesi halinde uzman desteğine başvurması gerektiğini belirtti.  

3 gün önce 50
SAĞLIK

Uzmanından Soğuk Havalarda Göz Sağlığını Korumak İçin 7 Öneri

Havaların soğumasıyla birlikte göz alerjisi ve göz kuruluğu şikâyetleri artabiliyor. Özellikle kapalı ortamlarda geçirilen sürenin uzaması, ev tozu, küf ve kuru havaya maruziyeti artırırken, uzmanlar gözleri ovuşturmanın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, soğuk havalarda göz sağlığını korumak için alınması gereken 7 önlemi açıkladı.   Sonbahar ve kış aylarında düşen hava sıcaklıkları, rüzgâr ve kapalı ortamlarda kullanılan ısıtma sistemleri göz sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Genellikle bahar aylarıyla ilişkilendirilen göz alerjileri, soğuk havalarda da ortaya çıkabiliyor. Özellikle ev içindeki alerjenler ile kuru hava, gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma, yanma ve batma gibi şikâyetlere neden olabiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, soğuk havalarda göz sağlığının korunması için hem alerjenlere karşı önlem alınması hem de göz kuruluğunun önlenmesi gerektiğini belirtti.   “Göz alerjisi sadece bahar aylarında görülmüyor”   Soğuk havalarda kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesinin ev içi alerjenlere maruziyeti artırabildiğini belirten Uslu, “Ev tozu akarları, küf ve evcil hayvan kaynaklı alerjenler, duyarlı kişilerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanmaya yol açabiliyor. Soğuk ve rüzgârlı havanın yanı sıra ısıtılan ortamların kuru havası da göz kuruluğuna neden olarak yanma ve batma gibi şikâyetleri bu tabloya ekleyebiliyor. Bu nedenle hem alerjiyi tetikleyen etkenlerden korunmak hem de göz kuruluğuna karşı önlem almak kıymetli. Devam eden şikâyetlerde ise göz hekimine başvurmak önemsenmeli.” dedi.   Gözleri ovuşturmak ciddi hastalıklara yol açabilir   Göz alerjisinin en yaygın belirtilerinden biri olan kaşıntının, kişileri gözlerini ovuşturmaya yönelttiğini ifade eden Uslu, bu alışkanlığın kornea sağlığı açısından önemli riskler taşıdığını söyledi. Özellikle sürekli ve şiddetli göz ovuşturmanın korneanın yapısını bozabileceğine dikkat çeken Uslu, “Gözleri ovuşturmak korneaya zarar verebilir ve enfeksiyon riskini artırabilir. Özellikle sürekli ve şiddetli ovuşturma, korneanın incelerek öne doğru sivrileştiği keratokonus hastalığının gelişme ve ilerleme riskini artırabilir. Şiddetli göz alerjileri de tedavi edilmediğinde korneada hasara ve leke oluşumuna yol açabilir. Bu nedenle kaşıntıyı ovuşturarak gidermeye çalışmak yerine, nedenini belirlemek ve uygun tedaviyi planlamak için göz hekiminden destek alınmalı.” ifadelerini kullandı.   Soğuk havalarda göz sağlığını korumanın 7 yolu   Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, sonbahar ve kış aylarında göz alerjisinden korunmak ve göz kuruluğuna bağlı şikâyetleri azaltmak için şu önerilerde bulundu: 1. Gözlerinizi rüzgârdan koruyun: Dışarı çıkarken göz çevresini saran ve rüzgârın doğrudan göze temasını azaltan güneş gözlükleri kullanın. 2. El ve yüz temizliğine dikkat edin: Dışarıdan eve geldiğinizde ellerinizi ve yüzünüzü yıkayın. Toz ve alerjenlerle yoğun temas sonrasında duş alın. 3. Ev içindeki alerjenleri azaltın: Ev tozu akarlarına karşı düzenli temizlik yapın. Tozları nemli bezle alın, yatak çarşaflarını ve yastık kılıflarını sık sık yıkayın. 4. Isıtıcı ve klimalara dikkat edin: Isıtıcı ve klimalardan gelen havanın doğrudan yüzünüze temas etmesini önleyin. Ortamı aşırı ısıtmaktan ve küf oluşumunu artırabilecek yüksek nemden kaçının. 5. Soğuk kompres uygulayın: Gözlerde oluşan kaşıntıyı hafifletmek için temiz bir bez yardımıyla kapalı göz kapaklarına soğuk kompres uygulayın. 6. Göz damlalarını bilinçsiz kullanmayın: Suni gözyaşı ve alerji tedavisinde kullanılan göz damlalarını hekim önerisi doğrultusunda kullanın. 7. Gözlerinizi ovuşturmayın: Kaşıntı ve tahriş durumunda gözlerinizi ovuşturmaktan kaçının. Şikâyetlerin devam etmesi halinde mutlaka göz hastalıkları uzmanına başvurun. Uzmandan erken müdahale uyarısı Gözlerde meydana gelen kaşıntı, kızarıklık ve kuruluk şikâyetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uslu, özellikle uzun süre devam eden alerjik reaksiyonların kornea sağlığını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Uslu, göz sağlığının korunmasında çevresel faktörlere karşı alınacak basit önlemlerin önemli olduğunu belirterek, şikâyetlerin devam etmesi halinde uzman değerlendirmesinin geciktirilmemesi gerektiğini kaydetti.  

3 gün önce 53
GENEL

Sayıştay MASKİ’nin Röntgenini Çekti: Kaçak Su, Denetimsiz İşletmeler ve Tartışmalı Atamalar!

Sayıştay’ın Malatya Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğünün 2025 yılı hesaplarına ilişkin denetim raporu, kurumun mali yönetiminden su kayıplarına, sanayi işletmelerinin denetiminden personel atamalarına kadar çok sayıda eksikliği ortaya çıkardı.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026’da yayımlanan MASKİ Genel Müdürlüğü 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, Malatya’nın su ve kanalizasyon hizmetlerini yürüten kurumda dikkat çekici uygulamaları gündeme taşıdı. Denetimlerde mali tablolara ilişkin bir, diğer idari ve mali işlemlere ilişkin 20 olmak üzere toplam 21 bulgu belirlendi. Özellikle çevresel denetimler, kamu kaynaklarının kullanımı, belediyeler arası hesap farklılıkları ve personel atamaları raporun öne çıkan başlıkları oldu.   468 işletmeden 398’inin geçerli izin belgesi yok Sayıştay denetçilerinin en dikkat çekici tespitlerinden biri, endüstriyel atıksu üreten işletmelerin izin ve denetim süreçlerinde yaşanan eksiklikler oldu. Rapora göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla MASKİ’nin sorumluluk alanında faaliyet gösteren 468 endüstriyel atıksu işletmesinin 388’inde Atıksu Bağlantı Kalite Kontrol İzin Belgesi bulunmadığı, 10 işletmenin ise belgesinin süresinin dolduğu belirlendi. Yalnızca 70 işletmenin geçerli izin belgesine sahip olduğu kaydedildi. Böylece işletmelerin yaklaşık yüzde 85’inin geçerli izin belgesi olmadan faaliyetlerini sürdürdüğü ortaya çıktı. Sayıştay, gerekli yaptırımların uygulanmamasının çevresel riskleri artırdığına ve mevzuata uygun çalışan işletmeler açısından eşitsizlik oluşturduğuna dikkat çekti.   Sanayi atıksularında denetim yetersiz kaldı   Raporda, 2025 yılı boyunca 468 işletmeden yalnızca 165’inin denetlendiği, bu işletmelerde toplam 205 denetim gerçekleştirildiği belirtildi. Atıksu numunesi alınan işletme sayısının ise yalnızca 25 olduğu, toplam 35 numune alma işlemi yapıldığı kaydedildi. Daha da dikkat çekici olan, yıl boyunca endüstriyel atıksu üreten işletmelere yönelik atıksu arıtma bedeli dahil herhangi bir idari yaptırım tahakkuk ettirilmemesiydi. Sayıştay, bu durumun mevzuata aykırı deşarjların etkin şekilde tespit edilmesini engellediğini ve yaptırım mekanizmasının işletilemediğini değerlendirdi.   Kaçak su kullanan bazı işletmelere düşük ceza   Denetimlerde ticarethanelerde kaçak su kullanımına yönelik ceza uygulamalarında da hatalar belirlendi. Rapora göre halı yıkama, oto yıkama, öğrenci yurdu ve düğün salonu gibi su tüketimi yüksek işletmelerin, mevzuat gereği büyük işletme kapsamında değerlendirilmesi gerekirken küçük işletme tarifesi üzerinden cezalandırıldığı tespit edildi. Bu uygulama, kaçak su kullanımına ilişkin tahakkukların mevzuatta öngörülen tutarların altında kalmasına yol açabilecek bir eksiklik olarak değerlendirildi.   İhaleye çıkılması gereken alımlar parçalara bölündü   Sayıştay raporunda kamu alımlarına ilişkin önemli bir tespit de yer aldı. Denetçiler, aynı nitelikte ve bütünlük arz eden bazı hizmet alımlarının doğrudan temin parasal limitlerinin altında kalacak şekilde kısımlara bölündüğünü belirledi. MASKİ yönetimi ise söz konusu alımların deprem sonrası altyapı hasarları, kuraklık ve acil hizmet ihtiyaçları nedeniyle gerçekleştirildiğini bildirdi. Sayıştay, idarenin gerekçelerini değerlendirmekle birlikte süreklilik gösteren ihtiyaçların önceden planlanarak ihale mevzuatına uygun yöntemlerle karşılanması gerektiğini vurguladı.   Özel kalem kadrosundan sınavsız memuriyet   Raporda personel atamalarına ilişkin tespitler de dikkat çekti. Sayıştay, Özel Kalem Müdürlüğüne atanan bazı kişilerin kısa süre bu görevde bulunduktan sonra diğer memur kadrolarına nakledildiğini ve böylece sınav şartı uygulanmadan devlet memurluğuna girişlerinin sağlandığını belirledi. Bu uygulama, kamu personel alımlarında liyakat, eşitlik ve sınav esaslarının korunması açısından önemli bir denetim bulgusu olarak rapora yansıdı.   Belediyelere aktarılmayan 184,8 milyon lira   Sayıştay’ın bir başka önemli tespiti, MASKİ tarafından tahsil edilen çevre temizlik vergisi paylarının ilgili belediyelere zamanında aktarılmaması oldu. Rapora göre 31 Aralık 2025 itibarıyla belediyelere aktarılmayan tutar toplam 184 milyon 884 bin 684 liraya ulaştı. En yüksek tutar 74 milyon 861 bin lirayla Yeşilyurt Belediyesine ait olurken, Battalgazi Belediyesinin 62 milyon 804 bin lira, Malatya Büyükşehir Belediyesinin ise 25 milyon 711 bin lira alacağı bulunduğu belirlendi. MASKİ, 2026 yılında bazı belediyelere nakit ödemeler yapıldığını ve karşılıklı mahsuplaşmalar gerçekleştirildiğini bildirdi. Ancak Sayıştay, söz konusu payların yasal sürelerinde aktarılması gerektiğini vurguladı.   Büyükşehir ile MASKİ’nin hesapları birbirini tutmadı   Denetimlerde MASKİ ile Malatya Büyükşehir Belediyesi arasındaki alacak ve borç kayıtlarında da uyumsuzluk tespit edildi. MASKİ kayıtlarında Büyükşehir Belediyesinden 34 milyon 989 bin liralık içme suyu alacağı bulunurken, Büyükşehir Belediyesinin ilgili hesabında bu tutarın sıfır olarak yer aldığı belirlendi. Nakit borçlanma ve zemin tahrip bedellerine ilişkin kayıtlarda da önemli farklılıklar saptandı. Özellikle zemin tahrip bedellerinde MASKİ’nin 147 milyon lira civarındaki borç kaydına karşılık Büyükşehir Belediyesinin kayıtlarında yaklaşık 859 milyon liralık tutar bulunması dikkat çekti.   Su kayıpları ve tarifeler de denetim konusu Raporda, içme suyu kayıp ve kaçaklarının önlenmesine yönelik tedbirlerde eksiklikler bulunduğu belirtildi. Su ve atıksu tarifelerinin maliyetler esas alınarak belirlenmediği, bazı abonelik türlerinde hatalı tarife uygulamalarına gidildiği ve hat bakım bedelinin abonelerden eşit şekilde tahsil edilmediği tespit edildi. 2025 yılı için aylık 7 lira artı KDV olarak belirlenen hat bakım bedelinin, özellikle sayaçların okunamadığı bazı kırsal aboneliklerde eksik tahakkuk ettirildiği veya hiç tahakkuk ettirilmediği kaydedildi.   MASKİ’nin gideri 3,7 milyar lirayı aştı Sayıştay’ın mali tablolarına göre MASKİ’nin 2025 yılı bütçe giderleri 3 milyar 731 milyon 443 bin lira olarak gerçekleşti. Net bütçe gelirleri ise 2 milyar 707 milyon 394 bin lira oldu. Bütçe giderleri, 2024 yılına göre yüzde 49,37 artarken faiz giderleri 293 milyon 514 bin liraya ulaştı. Mal ve hizmet alımlarına yaklaşık 1 milyar 976 milyon lira, sermaye giderlerine ise 1 milyar 283 milyon lira harcandı.   İç denetçi kadrosu bulunmuyor Sayıştay, MASKİ’de iç kontrol sisteminin kurulmasına yönelik çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ancak sistemin etkin şekilde işletilmesi açısından eksiklikler bulunduğunu da ortaya koydu. Raporda kurumda iç denetim birimi ve iç denetçi kadrosunun bulunmadığı, kurumsal risk yönetimine ilişkin çalışmaların yetersiz kaldığı ve iç kontrol sisteminin yıllık değerlendirmelerinin yapılmadığı belirtildi.   Bazı eksiklikler önceki yıldan devam ediyor Sayıştay raporunun izleme bölümünde, 2024 yılında tespit edilen bazı eksikliklerin 2025 yılında da sürdüğü görüldü. Özellikle özel kalem kadrosunun sınavsız memuriyete giriş için kullanılması, su ve atıksu tarifelerinin maliyet esaslı belirlenmemesi ve altyapı harcamalarına katılma paylarının tahsil edilmemesi konularında önceki yılın bulgularının giderilmediği kaydedildi. Su kayıp ve kaçaklarının önlenmesine ilişkin tedbirlerde ise önceki yılın bulgusunun kısmen yerine getirildiği belirtildi. Sayıştay’ın değerlendirmeleri, MASKİ’nin mali yönetim, çevresel denetim, personel politikası ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin süreçlerinde mevzuata uyumun güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Raporda yer alan tespitler, kurumun 2025 yılı işlemlerine ilişkin olup, bazı eksikliklerin giderilmesi amacıyla 2026 yılında başlatılan çalışmalar da idarenin yanıtlarında yer aldı.

4 gün önce 51
GENEL

Arapgir Belediyesinde Sayıştay Depremi: Kasada 102 Bin TL, 70 Milyon TL Kısa Vadeli Yükümlülük!

Sayıştay Başkanlığının Arapgir Belediyesi 2025 Yılı Denetim Raporu, belediyenin ihale işlemleri, taşınmaz yönetimi, personel harcamaları ve mali kayıtlarındaki ciddi eksiklikleri ortaya çıkardı. Raporda 294 taşınmazın değerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmadığı, 131 taşınmazın pazarlık usulüyle kiraya verildiği ve kiralama işlemlerinde kesin teminat alınmadığı tespit edildi.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Malatya Arapgir Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin mali yapısı ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin çarpıcı bulguları gözler önüne serdi. 51 sayfalık raporda, mali tabloların güvenilirliğini etkileyen 5, mevzuata aykırılıklar ve idari işlemlerle ilgili 13 olmak üzere toplam 18 ayrı bulguya yer verildi. Denetimde özellikle doğrudan temin işlemleri, taşınmaz kiralamaları, belediye şirketlerine yapılan ödemeler ve tahsil edilemeyen kamu gelirleri öne çıktı.   İhalelerde 113 Milyon Lirayı Aşan Sınır İhlali   Sayıştay denetiminin en dikkat çekici bulgularından biri, belediyenin doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulü kapsamındaki harcamaları oldu. Rapora göre 2025 yılında bu kapsamda 28 milyon 603 bin liralık mal alımı, 82 milyon 672 bin liralık hizmet alımı ve 15 milyon 999 bin liralık yapım işi gerçekleştirildi. Söz konusu işlemlerin yıllık bütçede ilgili harcama kalemleri için ayrılan ödeneklerin yüzde 10'unu Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan aştığı tespit edildi. Mal alımlarında yüzde 10'luk sınırın 25 milyon 622 bin lira, hizmet alımlarında 73 milyon 636 bin lira, yapım işlerinde ise 14 milyon 122 bin lira aşıldığı belirlendi. Üç kalemdeki toplam sınır aşımı 113 milyon 381 bin 252 liraya ulaştı.   Sayıştay, Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan gerçekleştirilen sınır aşımı işlemlerinin mevzuata aykırı olduğunu belirterek belediyenin satın alma süreçlerini yasal sınırlara uygun yürütmesi gerektiğini vurguladı.   Akaryakıt Ve Yapım İşleri Parçalara Bölündü   Denetim raporunda belediyenin bazı ihtiyaçlarını ihale yapmak yerine doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde parçalara bölerek karşıladığı da tespit edildi.   Sayıştay, akaryakıt alımı, yol bakım ve onarım çalışmaları, inşaat malzemesi alımları ve taş duvar yapımı gibi işlerin aynı yüklenicilerden kısımlara bölünerek satın alındığını belirledi.   Raporda, aynı nitelikteki ihtiyaçların parasal sınırların altında kalmak amacıyla bölünmesinin Kamu İhale Kanunu'nun rekabet, saydamlık ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine aykırı olduğu ifade edildi.   Belediye yönetimi ise bundan sonraki süreçte alımların mevzuata uygun yürütülmesi konusunda gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi.   131 Taşınmaz Pazarlık Usulüyle Kiraya Verildi   Sayıştayın bir diğer önemli tespiti belediyeye ait taşınmazların kiralanmasıyla ilgili oldu. Denetçiler, Arapgir Belediyesine ait 131 taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51'inci maddesinin (g) bendi kapsamında pazarlık usulüyle kiraya verildiğini belirledi. Raporda, söz konusu pazarlık usulünün belediyenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar için uygulanamayacağına dikkat çekildi. Belediye, kiracıların büyük bölümünün 25-30 yıldır aynı taşınmazları kullandığını, yeni ihale süreçlerinin hizmetlerde aksamalara neden olabileceğini ve bazı kiracıların taşınmazlara yatırım yaptığını savundu.   Sayıştay ise belediyeye ait taşınmazların kiralanmasında rekabetin sağlanması ve mevzuatta öngörülen açık veya kapalı teklif usullerinin uygulanması gerektiğini bildirdi.   131 Kiralama İhalesinde Kesin Teminat Alınmadı   Sayıştay raporunda aynı 131 taşınmazın kiralanması sırasında bir başka eksikliğin daha bulunduğu ortaya çıktı. Denetimde, kiralama ihalelerinde ihale bedelinin yüzde 6'sı oranında alınması gereken kesin teminatların alınmadığı tespit edildi. Raporda, kesin teminat alınmamasının kiracıların yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda belediyenin uğrayabileceği zararların tahsilini güçleştirebileceği belirtildi. Belediye yönetimi, bundan sonraki kiralama işlemlerinde kesin teminat alınacağını açıkladı.   294 Taşınmazın Değeri Muhasebe Kayıtlarında Yok   Sayıştay denetçileri, Arapgir Belediyesi adına tapuda kayıtlı 671 taşınmazı da incelemeye aldı. Yapılan incelemede, söz konusu taşınmazlardan 294'ünün değer tespitinin yapılmadığı ve bu nedenle ilgili muhasebe hesaplarına kaydedilmediği belirlendi. Raporda, bu durumun belediyenin arazi, arsa, bina ve diğer taşınmaz varlıklarının gerçek değerlerinin mali tablolara yansıtılmasını engellediği vurgulandı.   Sayıştay, taşınmazların değerlerinin komisyon aracılığıyla belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmasını istedi.   Belediye Şirketine Hakedişler Eksik Ödendi   Raporda belediyenin kendi personel şirketine yaptığı ödemeler de denetim konusu oldu. Sayıştay, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında belediye şirketine yapılması gereken hakediş ödemelerinin SGK primi ve vergi tutarları düşüldükten sonra yalnızca net ücretler üzerinden gerçekleştirildiğini belirledi. SGK primleri ve vergilerin zamanında ödenmemesinin belediye şirketini gecikme zamları ve ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya bıraktığı ifade edildi. Raporda, bu durumun sonuçta belediye bütçesine ilave yük getirebileceği vurgulandı. Belediye yönetimi, eksik hakediş ödemelerinin genel ekonomik şartlar ve ödenek yetersizliğinden kaynaklandığını belirterek sonraki süreçte ödemelerin eksiksiz yapılacağını bildirdi.   Belediyeden Emekli Personele Doğrudan Hizmet Alımı   Sayıştay, belediyenin hizmet binası ve sulama kanalı temizliği gibi personel çalıştırılmasına dayalı işleri doğrudan temin yöntemiyle şahıslardan satın aldığını da tespit etti. Raporda, bu kişilerden bazılarının belediyeden emekli personel olduğu belirtildi. Sayıştay, söz konusu işlerin ilgili mevzuat kapsamında belediye şirketleri aracılığıyla yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak doğrudan teminle gerçekleştirilen uygulamaları mevzuata aykırı buldu. Belediye ise bundan sonraki süreçte personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerin ilgili mevzuata uygun şekilde belediye şirketleri üzerinden karşılanacağını bildirdi.   Çöpler Orman Vasıflı Araziye Döküldü   Denetim raporunda çevre ve halk sağlığı açısından dikkat çeken bir bulguya da yer verildi. Sayıştay, Arapgir Belediyesinin topladığı katı atıkları Malatya Büyükşehir Belediyesine ait aktarma istasyonuna götürmek yerine Şıhlar Mahallesi'ndeki orman vasıflı 959 ada 1 parselde vahşi depolama yöntemiyle biriktirdiğini tespit etti. Raporda, atıkların bu şekilde depolanmasının toprak, su ve hava kirliliğine yol açabileceği, çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturduğu vurgulandı. Sayıştay, katı atıkların mevzuata uygun şekilde toplanarak aktarma istasyonlarına taşınması gerektiğini belirtti.   Ruhsatsız İş Yerleri Ve Eksik Vergi Tahsilatı   Sayıştay denetiminde Arapgir'de iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan işletmelerin olduğu belirlendi. Belediyenin bazı gelir kalemlerinde tahsilat oranlarının düşük kaldığı da rapora yansıdı. 2025 yılı verilerine göre mülkiyet üzerinden alınan vergilerin yüzde 47,04'ü, ilan ve reklam vergisinin yüzde 42,07'si, iş yerlerine ilişkin çevre temizlik vergisinin yüzde 56,50'si ve kira gelirlerinin yüzde 68,97'si tahsil edilebildi. Sayıştay, belediye gelirlerinin zamanında takip edilmesi ve tahsilat süreçlerinin etkin yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan işletme hakkının devri niteliğindeki taşınmaz kiralamalarında KDV alınmadığı, kazı ruhsat harcı ve zemin tahrip bedellerinin tahsil edilmediği de tespit edildi.   Bankada 102 Bin Lira, Kısa Vadeli Yükümlülük 70,4 Milyon Lira   Arapgir Belediyesinin 2025 yılı bilançosunda yer alan rakamlar da dikkat çekti. Belediyenin yıl sonu banka hesabında yalnızca 102 bin 401 lira bulunurken, kısa vadeli yabancı kaynak toplamı 70 milyon 431 bin 347 lira olarak kaydedildi. Bu yükümlülükler içerisinde 52 milyon 495 bin liralık bütçe emaneti, 7 milyon 423 bin liralık ödenecek vergi ve fonlar ile 6 milyon 924 bin liralık sosyal güvenlik kesintileri yer aldı. Ayrıca 2 milyon 611 bin liralık vadesi geçmiş, ertelenmiş veya taksitlendirilmiş vergi ve diğer yükümlülükler bilançoya yansıdı. Belediyenin dönen varlık toplamı 32 milyon 941 bin lira olurken, kısa vadeli yabancı kaynakların bu tutarın iki katını aşması mali açıdan dikkat çekti. Söz konusu veriler, belediyenin yıl sonu itibarıyla kısa vadeli yükümlülüklerine karşılık likidite açısından önemli bir baskı altında bulunduğunu ortaya koydu.   168 Milyon Gelire Karşılık 176 Milyon Harcama   Sayıştay raporuna göre Arapgir Belediyesinin 2025 yılı başlangıç bütçesi 170 milyon lira olarak belirlendi. Yıl içerisinde 24 milyon liralık ek bütçe yapılmasıyla toplam ödenek 194 milyon liraya yükseldi. Yıl sonunda net bütçe gelirleri 168 milyon 56 bin 380 lira, bütçe giderleri ise 176 milyon 431 bin 701 lira olarak gerçekleşti. Böylece belediyenin bütçe giderleri, net bütçe gelirlerini yaklaşık 8 milyon 375 bin lira aştı. Mal ve hizmet alımı giderleri 2024 yılında 85 milyon 386 bin lira iken 2025 yılında 129 milyon 843 bin liraya yükseldi. Söz konusu kalemde yüzde 52,07 oranında artış yaşandı. Buna karşılık sermaye giderleri yüzde 42,98 azalarak 4 milyon 31 bin liraya geriledi.   Belediyenin faaliyet sonuçları tablosunda ise 159 milyon 912 bin lira faaliyet gideri ve 152 milyon 657 bin lira faaliyet geliri yer aldı. Enflasyon düzeltmesi sonrasında dönem olumlu faaliyet sonucu 37 milyon 904 bin lira olarak kaydedildi.   Sayıştaydan Mali Yönetim Ve Denetim Uyarısı   Sayıştay, Arapgir Belediyesinin muhasebe kayıtlarında kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmaması, taşınır kayıtlarındaki hatalar, maddi duran varlıkların değerini artıran harcamaların doğrudan giderleştirilmesi ve iktisadi faaliyet konusu olmayan giderlere ilişkin KDV'nin indirim konusu yapılması gibi eksiklikler de tespit etti. Belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan sosyal denge tazminatı sözleşmesinde, sözleşme konusu dışında kalan düzenlemelerin bulunduğu da raporda yer aldı. Belediye yönetimi, Sayıştayın çeşitli bulgularına verdiği cevaplarda mevzuata uygun işlem yapılması ve eksikliklerin giderilmesi yönünde gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi.  

4 gün önce 37
GENEL

Sayıştay’dan Arguvan Belediyesi’ne 20 Kritik Tespit: İhaleler, Milyonluk Harcamalar Ve Kayıtsız Taşınmazlar!

Sayıştay Başkanlığının Arguvan Belediyesine ilişkin 2025 yılı denetim raporu, kamu kaynaklarının kullanımı ve belediyenin mali yönetimindeki ciddi eksiklikleri gün yüzüne çıkardı. Raporda, 486 taşınmazın değerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmadığı, 101 taşınmazın kiralama ihalesinde kesin teminat alınmadığı ve 1 milyon 875 bin liralık kamyonun ihale yapılmadan doğrudan temin yöntemiyle satın alındığı tespit edildi.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Arguvan Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin ihale süreçlerinden taşınmaz yönetimine, vergi tahsilatından kamu harcamalarına kadar birçok alandaki uygulamalarını mercek altına aldı. 51 sayfalık raporda, mali tabloların güvenilirliğini etkileyen 6, mevzuata aykırılıklar ve idari uygulamalara ilişkin 14 olmak üzere toplam 20 bulgu yer aldı.   486 Taşınmaz Muhasebe Kayıtlarına Alınmadı   Sayıştay denetiminde, Arguvan Belediyesi adına tapuda kayıtlı 511 taşınmazdan 486'sının değer tespitinin yapılmadığı ve muhasebe kayıtlarına alınmadığı belirlendi. Belediyenin önemli miktardaki taşınmaz varlığının mali tablolara doğru şekilde yansıtılmadığına dikkat çekilen raporda, söz konusu eksikliğin bilanço hesaplarının gerçek durumu göstermesini engellediği vurgulandı. Sayıştay, belediyeye ait taşınmazların değerlerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınması gerektiğini bildirdi.   101 Kiralama İhalesinde Kesin Teminat Alınmadı   Raporda dikkat çeken bir başka tespit ise belediyeye ait taşınmazların kiralanması sırasında ortaya çıktı. Sayıştay, 101 taşınmazın kiralama ihalesinde mevzuat gereği alınması gereken yüzde 6 oranındaki kesin teminatın alınmadığını belirledi. Denetim raporunda, kesin teminat uygulamasının sözleşmelerden doğabilecek yükümlülüklerin güvence altına alınması açısından zorunlu olduğu hatırlatıldı. Teminat alınmadan gerçekleştirilen kiralama işlemlerinin belediyeyi mali risklerle karşı karşıya bırakabileceğine işaret edildi.   1 Milyon 875 Bin Liralık Kamyon Doğrudan Teminle Alındı   Sayıştay raporunun en dikkat çekici bulgularından biri de belediyenin kamyon alımı oldu. Belediyenin 28 Mayıs 2025 tarihinde 1 milyon 875 bin lira artı KDV bedelle satın aldığı lowbed kamyon için ihale yapılmadığı, alımın doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildiği tespit edildi. Söz konusu dönemde büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki idareler için doğrudan temin parasal sınırının 800 bin 366 lira olduğu belirtildi. Buna göre kamyonun KDV hariç bedelinin yasal doğrudan temin sınırını 1 milyon 74 bin 634 lira aştığı ortaya çıktı. Sayıştay, alımın temel ihale usulleri yerine doğrudan teminle gerçekleştirilmesini mevzuata aykırı buldu. Belediye ise savunmasında ilçedeki 49 mahalle ve 72 mezrada iş makinelerinin taşınmasında yaşanan güçlükleri gerekçe gösterdi. Alımın acil ihtiyaç kapsamında ve bir defaya mahsus yapıldığı ifade edildi.   Doğrudan Teminde 44 Milyon Lirayı Aşan Sınır İhlali   Sayıştay denetiminde belediyenin doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulü kapsamında gerçekleştirdiği alımlarda da önemli sınır aşımları belirlendi. Rapora göre mal alımlarında 35 milyon 840 bin lira, hizmet alımlarında 8 milyon 70 bin lira ve yapım işlerinde 6 milyon 530 bin lira civarında harcama gerçekleştirildi. Söz konusu alımların yıllık bütçede ilgili harcama kalemleri için ayrılan ödeneklerin yüzde 10'unu aştığı ve Kamu İhale Kurulunun uygun görüşünün alınmadığı tespit edildi. Üç harcama kaleminde yüzde 10'luk sınırın üzerindeki toplam tutarın yaklaşık 44,4 milyon liraya ulaştığı görüldü. Sayıştay, doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulüyle gerçekleştirilecek alımlarda yasal sınırların gözetilmesi ve sınır aşımı öngörülen durumlarda Kamu İhale Kurulundan önceden uygun görüş alınması gerektiğini vurguladı.   Akaryakıt Ve Yapım İşleri Parçalara Bölündü   Denetçilerin tespitleri yalnızca parasal sınırların aşılmasıyla sınırlı kalmadı. Raporda akaryakıt, yol bakım ve onarım, inşaat malzemesi ve taş duvar yapımı gibi bazı ihtiyaçların ihale yapılması gereken bütünlükte olmasına rağmen doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde kısımlara bölündüğü belirtildi. Bazı alımların aynı yüklenicilerden parça parça gerçekleştirildiği tespit edilirken, bu uygulamanın Kamu İhale Kanunu'nun temel ilkelerine aykırı olduğu kaydedildi. Belediye yönetimi, işlemlerin acil ihtiyaçlar ve teknik personel yetersizliği nedeniyle gerçekleştirildiğini bildirdi. Sayıştay ise aynı nitelikteki ihtiyaçların parçalara bölünmeden, ihale mevzuatında öngörülen yöntemlerle karşılanması gerektiğine dikkat çekti.   Belediye Şirketinin Hesaplarında 5,2 Milyon Liralık Fark   Arguvan Belediyesinin tamamına sahip olduğu Arbel Tarım Hayvancılık Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin sermaye kayıtları da Sayıştay denetimine takıldı. Belediyenin muhasebe kayıtlarında şirkete yapılan sermaye katılımı 18 milyon 219 bin 500 lira olarak görünürken, şirket kayıtlarında sermaye tutarının 13 milyon lira olduğu belirlendi. İki kayıt arasında 5 milyon 219 bin 500 liralık fark bulunduğu tespit edildi. Sayıştay, bu uyumsuzluğun belediyenin mali tablolarının doğruluğunu etkilediğini belirterek kayıtların düzeltilmesini istedi.   Vergi Ve Kira Gelirleri Tahsil Edilemedi   Denetim raporunda belediyenin gelir yönetimindeki eksiklikler de dikkat çekti. Mülkiyet üzerinden alınan vergilerde tahsilat oranının yüzde 15,67, kira gelirlerinde yüzde 45, iş yerlerine ilişkin çevre temizlik vergisinde ise yüzde 28,72 seviyesinde kaldığı belirtildi. Sayıştay, belediyenin tahakkuk ettirdiği gelirlerin tahsilatında yaşanan yetersizliklerin kamu kaynaklarının etkin yönetimini olumsuz etkilediğine işaret etti. Belediye ise düşük tahsilat oranlarında deprem felaketinin etkili olduğunu, bazı alacaklarla ilgili icra takiplerinin sürdüğünü bildirdi.   Kafeterya Ve Petrol İstasyonundan KDV Alınmadı   Raporda, belediyeye ait kafeterya, misafirhane ve petrol istasyonu gibi işletme hakkının devri niteliğindeki kiralamalarda KDV tahakkuk ettirilmediği tespit edildi. Sayıştay, söz konusu kiralama işlemlerinin KDV'ye tabi olduğunu belirterek tahakkuk ve tahsilat işlemlerinin mevzuata uygun gerçekleştirilmesini istedi. Ayrıca belediye adına düzenlenen bazı serbest meslek makbuzlarında gelir vergisi kesintisi yapılmadığı, kazı ruhsat harcı ve zemin tahrip bedellerinin tahsil edilmediği belirlendi.   Ruhsatsız İş Yerleri Ve Eksik Vergi Kayıtları   Sayıştay denetçileri, Arguvan'da iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösteren işletmeler bulunduğunu da tespit etti. Bazı iş yerlerine çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirilmediği belirtilirken, belediyenin ruhsatlandırma, denetim ve vergi tahsilatına ilişkin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi gerektiği ifade edildi.   Yetkisi Olmadan Hafriyat Sahası Belirledi   Arguvan Belediyesinin görev alanında bulunmamasına rağmen hafriyat döküm sahası belirlediği ve kaçak hafriyat dökümüne yönelik cezai işlemler uyguladığı da rapora yansıdı. Belediyenin Tepebağ Mahallesi Kayabaşı mevkisindeki 330 ada 2 ve 3 numaralı parselleri hafriyat döküm alanı olarak belirlediği tespit edildi. Sayıştay, büyükşehir belediyesinin yetki alanında bulunan işlemlerin ilgili yetki düzenlemelerine uyulmadan gerçekleştirilmesini mevzuata aykırı değerlendirdi.   Çöplerin Vahşi Depolandığı Belirlendi   Denetim raporunda çevre ve halk sağlığı açısından da önemli bir bulguya yer verildi. Arguvan Belediyesinin topladığı katı atıkları Malatya Büyükşehir Belediyesine ait aktarma istasyonuna göndermek yerine vahşi depolama yöntemiyle biriktirdiği tespit edildi. Sayıştay, atıkların mevzuata aykırı şekilde depolanmasının çevre kirliliği ve halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu vurguladı. Belediye, mevcut araç ve teknik imkânların yetersizliği nedeniyle atıkların uygun aktarma merkezlerine taşınamadığını bildirdi.   128,9 Milyon Lira Gelir, 98 Milyon Lira Gider   Sayıştay raporunda belediyenin 2025 yılı mali verilerine de yer verildi. 120 milyon lira olarak öngörülen bütçede net gelirler 128 milyon 890 bin 557 lira, bütçe giderleri ise 98 milyon 28 bin 968 lira olarak gerçekleşti. Belediyenin net bütçe gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 59,03 artarken, giderlerdeki artış yüzde 1,54 oldu. Mal ve hizmet alımı giderleri 70 milyon 638 bin liraya ulaşırken, sermaye giderleri bir önceki yıla göre yüzde 30,03 azalarak 9 milyon 809 bin liraya geriledi. Belediyenin faaliyet sonuçları tablosunda, enflasyon düzeltmesi dahil dönem olumlu faaliyet sonucu 68 milyon 275 bin 897 lira olarak kaydedildi.   Sayıştaydan Belediyeye Mevzuat Uyarısı   Sayıştay Başkanlığı, denetim sonucunda belediyenin ihale, taşınmaz, muhasebe, gelir tahsilatı ve çevre yönetimi süreçlerinde mevzuata uygun hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Belediye yönetimi ise bulgulara ilişkin verdiği cevaplarda eksikliklerin giderilmesi ve benzer uygulamaların tekrarlanmaması için gerekli çalışmaların yapılacağını bildirdi. 2025 yılına ilişkin toplam 20 denetim bulgusu, Arguvan Belediyesinin kamu kaynaklarının yönetimi ve mali kontrol mekanizmalarında önemli eksiklikler bulunduğunu ortaya koydu. Rapordaki tespitler denetim bulgusu niteliğinde olup kesinleşmiş yargı kararı anlamına gelmiyor.  

4 gün önce 40
SAĞLIK

Kalça Protezine Alternatif Arayışında Türk Doktorun Dünyada İlk Olan Araştırması

Ortopedi uzmanı Doç. Dr. Serkan Akpancar'ın da aralarında bulunduğu araştırma ekibinin, kalça çıkığına bağlı kireçlenmenin ameliyatsız tedavisine yönelik bilimsel çalışması dikkat çekti. Uluslararası hakemli dergide yayımlanan araştırmada, proloterapi enjeksiyonlarının ağrıyı azaltma ve kalça fonksiyonlarını iyileştirme açısından olumlu sonuçlar verdiği ortaya konuldu.   Kalça protezi ameliyatına alternatif olabilecek cerrahi dışı tedavi yöntemlerine yönelik bilimsel çalışmalar sürerken, Türk bilim insanlarının gerçekleştirdiği araştırma uluslararası tıp literatürüne önemli bir katkı sağladı. Ortopedi uzmanı Doç. Dr. Serkan Akpancar, Deniz Gül ve Aydan Orsçelik tarafından yürütülen çalışmada, gelişimsel kalça displazisine bağlı kireçlenme yaşayan hastalarda proloterapi enjeksiyonlarının etkileri incelendi. 2020 yılında uluslararası hakemli Medical Science Monitor dergisinde yayımlanan araştırma, söz konusu hasta grubunda enjeksiyon tedavisinin etkilerini değerlendiren ilk çalışma olarak bilimsel literatürde yer aldı.   Dünyada İlk Kez Enjeksiyon Tedavisinin Etkileri Araştırıldı   Kalça gelişimsel displazisi, kalça ekleminin yapısal gelişimindeki bozukluk nedeniyle zaman içerisinde ağrıya, hareket kısıtlılığına ve eklem kireçlenmesine yol açabiliyor. İleri evre hastalarda total kalça protezi ameliyatı önemli bir tedavi seçeneği olarak uygulanıyor. Türk araştırmacıların gerçekleştirdiği çalışmada ise ameliyatsız tedavi yöntemlerinden proloterapinin bu hastalardaki etkinliği değerlendirildi. Araştırmacılar, çalışmanın yayımlandığı dönemde gelişimsel kalça displazisine bağlı kireçlenmede herhangi bir enjeksiyon yönteminin etkilerini inceleyen ilk araştırma olduğunu belirtti.   41 Hastanın 46 Kalçası İncelendi   Bilimsel araştırma kapsamında 41 hastanın toplam 46 kalçası değerlendirildi. Hastaların bir bölümüne proloterapi enjeksiyonu uygulanırken diğer gruba kontrollü ve aşamalı egzersiz programı verildi. Hastaların tedavi öncesi ve sonrasındaki ağrı düzeyleri ile kalça eklem fonksiyonları farklı dönemlerde ölçüldü. Elde edilen sonuçlara göre, proloterapi uygulanan hastalarda özellikle altıncı ve on ikinci aylarda ağrı kontrolü ve fonksiyonel iyileşme açısından egzersiz grubuna kıyasla istatistiksel olarak daha olumlu sonuçlar kaydedildi. Araştırmada, proloterapi grubunun ağrı skorlarında bir yıllık takip sonunda belirgin düşüş yaşandığı, kalça fonksiyonlarını değerlendiren ölçümlerde ise iyileşme sağlandığı belirlendi.   Kalça protezi ameliyatını geciktirebilir mi?   Araştırmanın dikkat çeken yönlerinden biri de proloterapi uygulamasının uygun hastalarda cerrahi müdahaleye kadar geçen süre üzerinde etkili olabileceğine ilişkin bulgular oldu. Kalça protezi ameliyatı, ileri düzey eklem kireçlenmelerinde ağrının azaltılması ve hareket kabiliyetinin yeniden kazandırılması açısından etkili tedavi yöntemleri arasında bulunuyor. Bununla birlikte ameliyatın kapsamı, iyileşme süreci ve hastaların bireysel özellikleri nedeniyle cerrahi dışı yaklaşımlar da bilimsel olarak araştırılıyor. Doç. Dr. Akpancar ve çalışma arkadaşlarının elde ettiği veriler, proloterapinin belirli hasta gruplarında ağrıların hafifletilmesi ve günlük yaşam aktivitelerinin iyileştirilmesine katkı sağlayabileceğini gösterdi. Ancak araştırma, yöntemin kalça protezi ameliyatının yerini aldığını veya ameliyat ihtiyacını kesin olarak ortadan kaldırdığını ortaya koymuyor. Cerrahinin ne ölçüde ertelenebileceğinin belirlenmesi için daha geniş hasta gruplarını kapsayan uzun süreli araştırmalara ihtiyaç bulunuyor.   Ameliyatsız Tedavi Yöntemlerine Bilimsel Katkı   Proloterapi, belirli solüsyonların eklem ve çevresindeki dokulara enjeksiyon yoluyla uygulanmasına dayanan bir tedavi yaklaşımı olarak biliniyor. Ortopedide cerrahi dışı yöntemlerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında proloterapinin yanı sıra PRP, kolajen temelli uygulamalar ve hücresel tedaviler de araştırılıyor. Bununla birlikte bu yöntemlerin her birinin etkinliği ve güvenliği farklı klinik araştırmalarla değerlendirilirken, hastanın yaşı, eklemdeki hasarın derecesi ve hastalığın ilerleme düzeyi tedavi planlamasında belirleyici oluyor.   Türk Ortopedisinden Uluslararası Literatüre Katkı   Doç. Dr. Serkan Akpancar'ın da yer aldığı araştırma ekibinin çalışması, kalça çıkığına bağlı kireçlenmede ameliyatsız tedavi seçeneklerinin bilimsel temelde değerlendirilmesi açısından öncü araştırmalar arasında gösteriliyor. Çalışmanın sonuçları, proloterapi enjeksiyonlarının belirli hastalarda ağrı ve fonksiyon kaybının azaltılmasına katkı sağlayabileceğine işaret ederken, yöntemin uzun dönem etkilerinin daha kapsamlı klinik araştırmalarla ortaya konulması gerektiğini de vurguluyor. Türk bilim insanlarının uluslararası bilimsel literatüre kazandırdığı araştırma, kalça protezi öncesinde uygulanabilecek cerrahi dışı tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalara katkı sunuyor.    

5 gün önce 50
ÇEVRE

Malatya’da Sağanak Yağış Hayatı Olumsuz Etkiledi

Malatya’da Meteoroloji’nin sarı kodlu uyarısının ardından etkili olan kısa süreli sağanak yağış, kentte hayatı olumsuz etkiledi. Çevre yolunda oluşan su birikintileri nedeniyle trafik aksarken, bazı araçlar arızalandı, sürücüler ise suyla kaplanan yollarda ilerlemekte güçlük çekti.   Malatya’da öğleden sonra etkili olan kısa süreli sağanak yağış, kent merkezinde ulaşımı olumsuz etkiledi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan sarı kodlu yağış uyarısının ardından başlayan sağanak, özellikle çevre yolu ve bazı ara sokaklarda su birikintilerine neden oldu.   Çevre yolunda araçlar ilerlemekte güçlük çekti   Sağanak yağışın ardından çevre yolu üzerindeki Polis Okulu Kavşağı ile Makro Market Kavşağı arasında yolun bazı bölümleri suyla kaplandı. Oluşan yoğun su birikintileri nedeniyle trafikte aksamalar yaşanırken, sürücüler zor anlar yaşadı. Su birikintilerinden geçmeye çalışan bazı araçlar arızalanırken, bazı sürücüler ise ilerleyebilmek için kaldırım üzerinden gitmek zorunda kaldı. Bölgede araçların güçlükle ilerlediği anlar dikkat çekti. Ara sokaklar da su altında kaldı   Kent merkezinin farklı noktalarında da benzer görüntüler yaşandı. Sağanak nedeniyle bazı ara yollar suyla kaplanırken, hem yayalar hem de sürücüler ulaşımda güçlük çekti. Biriken yağmur suları nedeniyle bazı güzergâhlarda araç geçişleri zorlaştı.   MASKİ ekipleri mazgallara müdahale etti   Yağışın ardından Malatya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) ekipleri, su birikintilerinin oluştuğu bölgelerde çalışma başlattı. Ekipler, yağmur sularının tahliyesini sağlamak amacıyla tıkanan mazgalları açmak için müdahalede bulundu.  

5 gün önce 59
GENEL

Malatya’nın Tanınmış Esnafı Burhan Özdemir Son Yolculuğuna Uğurlandı

Malatya’nın tanınmış esnaflarından, Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir’in ağabeyi Burhan Özdemir (72), geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını kaybetmesinin ardından düzenlenen cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze törenine siyaset, bürokrasi ve iş dünyasından çok sayıda isim katıldı.   Malatya’da uzun yıllar İstanbul Pasajı ve Akpınar bölgesinde esnaflık yapan, 3 çocuk babası Burhan Özdemir, Malatya Şehir Mezarlığı’nda düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi. Geçirdiği talihsiz kaza sonucu düşerek beyin kanaması yaşayan Özdemir, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınmış, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamamıştı.   Siyaset ve iş dünyası cenazede buluştu   Malatya Şehir Mezarlığı’nda öğle namazını müteakip düzenlenen cenaze törenine Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, AK Parti Malatya Milletvekili İhsan Koca, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Özdemir ailesi, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Burhan Özdemir’in naaşı, dualar eşliğinde Malatya Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.   Özdemir ailesi taziyeleri kabul etti   Cenaze töreninde Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir ve aile yakınları taziyeleri kabul etti. Törene katılanlar, Özdemir ailesine başsağlığı dileklerini ileterek acılarını paylaştı. Malatya’da uzun yıllar esnaflık yapan ve çevresinde sevilen bir isim olarak tanınan Burhan Özdemir’in vefatı, ailesi ve sevenlerinin yanı sıra kentteki esnaf camiasında da üzüntüyle karşılandı.  

6 gün önce 58
ÇEVRE

Malatya’nın Güneyi İçin Kuvvetli Yağış Uyarısı: Sel ve Su Baskını Riski

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Malatya’nın güney kesimleri için kuvvetli sağanak yağış uyarısında bulundu. 28 Ekim Çarşamba günü gece yarısından itibaren etkili olması beklenen yağışların, 29 Ekim Perşembe günü sabah saatlerine kadar devam edeceği tahmin edilirken, vatandaşlardan sel, su baskını, yıldırım ve kuvvetli rüzgâra karşı tedbirli olmaları istendi.   Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 27 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı 541 numaralı meteorolojik uyarıyla Türkiye’nin güneydoğu kesimlerinde kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğini duyurdu. Son değerlendirmelere göre, Malatya’nın güney kesimlerinde de etkili olması beklenen yağışların yerel olarak kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.   Malatya’nın Güneyinde Metrekareye 50 Kilograma Kadar Yağış Bekleniyor   Meteoroloji tarafından yapılan değerlendirmede, Malatya’nın güney kesimlerinde yağış miktarının metrekareye 21 ila 50 kilogram arasında olabileceği belirtildi. Yağışların 28 Ekim Çarşamba günü saat 00.00 itibarıyla başlayarak 29 Ekim Perşembe günü saat 10.00’a kadar etkili olmasının beklendiği bildirildi. Özellikle kısa sürede etkili olabilecek kuvvetli sağanakların, dere yatakları ve su birikmesine müsait bölgelerde olumsuzluklara neden olabileceği değerlendiriliyor.   Bölge Genelinde Çok Kuvvetli Yağış Bekleniyor   Meteoroloji, Malatya’nın yanı sıra Elazığ, Tunceli, Bingöl, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin ve Batman çevreleri ile Kahramanmaraş’ın doğusunda da kuvvetli yağış beklendiğini açıkladı. Adıyaman genelinde, Şanlıurfa’nın kuzeyinde ve Diyarbakır’ın kuzey ve batı kesimlerinde ise yağışların yer yer çok kuvvetli olacağı, 12 saatlik süreçte metrekareye 51 ila 75 kilogram yağış düşebileceği tahmin ediliyor.   Sel, Yıldırım ve Hortum Riskine Dikkat   Meteoroloji Genel Müdürlüğü, kuvvetli yağışlarla birlikte yaşanabilecek olumsuzluklara karşı vatandaşları uyardı. Açıklamada, ani sel ve su baskınlarının yanı sıra yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgâr ve hortum riskine karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiği vurgulandı. Yetkililer, özellikle kuvvetli yağış beklenen bölgelerde yaşayan vatandaşların meteorolojik uyarıları takip etmelerinin önem taşıdığına dikkat çekti.  

6 gün önce 57
EĞİTİM

Malatya’da Okul Çevrelerine Sıkı Denetim

Malatya’da öğrencilerin huzur ve güvenliğinin sağlanması amacıyla okul ve çevrelerinde gerçekleştirilen denetimlerde 265 kişi ile 22 araç kontrol edildi. Yeşilyurt ve Battalgazi ilçelerinde düzenlenen uygulamalara 20 ekip ve 54 polis katıldı.   Malatya İl Emniyet Müdürlüğü tarafından öğrencilerin güvenli bir ortamda eğitimlerini sürdürebilmeleri amacıyla okul ve çevrelerine yönelik denetimler gerçekleştirildi. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Asayiş Şube Müdürlüğü ile Yeşilyurt ve Battalgazi İlçe Emniyet Müdürlüklerine bağlı ekiplerin katılımıyla düzenlenen uygulamalarda, okul çevreleri ve öğrencilerin yoğun olarak bulunduğu alanlar kontrol edildi.   20 ekip ve 54 polis görev aldı Öğrencilerin güvenliğini sağlamak, okul çevrelerinde meydana gelebilecek olumsuzlukların önüne geçmek ve şüpheli durumları tespit etmek amacıyla gerçekleştirilen denetimlere 20 ekip ve 54 emniyet personeli katıldı. Uygulamalar kapsamında toplam 265 kişinin kimlik kontrolü yapılırken, 22 araç da ekipler tarafından denetlendi.   Okul çevrelerindeki denetimler sürecek Malatya İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, çocukların huzur ve güvenliğinin öncelikli konular arasında yer aldığı vurgulandı. Açıklamada, “Geleceğimizin teminatı evlatlarımızın güvenli bir ortamda eğitim alabilmeleri için denetimlerimizi kararlılıkla sürdürecek, çocuklarımızın huzur ve güvenliği için çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz.” ifadelerine yer verildi. Emniyet ekiplerinin, eğitim öğretim dönemi boyunca okul ve çevrelerinde güvenlik uygulamalarını sürdüreceği bildirildi.

6 gün önce 50
GENEL

Ege’de Malatyalılar İçin Büyük Buluşma Hazırlığı

Ege Malatyalılar Federasyonu ve Bodrum Malatyalılar Derneği Başkanı Nevzat Özbey, Muğla Vali Yardımcısı Vekili ve Menteşe Kaymakamı Ali Edip Budan ile bir araya geldi. Özbey, başta Muğla olmak üzere Ege Bölgesi’ndeki Malatyalıları buluşturacak etkinlikler düzenleyeceklerini belirterek, “Malatyalılık bizim üst kimliğimiz.” dedi.   Ege Malatyalılar Federasyonu ve Bodrum Malatyalılar Derneği Başkanı Nevzat Özbey, beraberindeki yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Malatyalı Muğla Vali Yardımcısı Vekili ve Menteşe Kaymakamı Ali Edip Budan ile Bodrum’da bir araya geldi. Görüşmede Malatya ile Muğla arasındaki sosyal ve kültürel bağların güçlendirilmesi, turizm, çevre ve sıfır atık çalışmaları ile Ege Bölgesi’nde yaşayan Malatyalılara yönelik yapılabilecek organizasyonlar ele alındı.   “Malatyalılık bizim üst kimliğimiz”   Ziyaretin ardından değerlendirmelerde bulunan Ege Malatyalılar Federasyonu Başkanı Nevzat Özbey, Malatyalıların yaşadıkları şehirlerde hem memleketleriyle bağlarını korumalarının hem de bulundukları kentlerin gelişimine katkı sunmalarının önemine dikkat çekti. Malatyalılığın kendileri için ortak bir değer olduğunu vurgulayan Özbey, “Malatyalılık bizim üst kimliğimiz. Nerede yaşarsak yaşayalım doğduğumuz topraklarla bağımızı koparmadan, yaşadığımız şehirlerin gelişmesine katkı sunmak istiyoruz. Bu anlayışla başta Muğla olmak üzere Ege’nin diğer illerinde yaşayan Malatyalıları bir araya getirecek programlar gerçekleştireceğiz.” ifadelerini kullandı.   Ege’deki Malatyalılar bir araya getirilecek   Muğla Vali Yardımcısı Vekili ve Menteşe Kaymakamı Ali Edip Budan’ın önemli görevlerde bulunmuş deneyimli bir bürokrat olduğunu belirten Özbey, görüşmede Malatya ve Muğla üzerine kapsamlı değerlendirmeler yaptıklarını söyledi. Özbey, “Sayın Valimiz, Malatya’mızın son dönemlerde yetiştirdiği önemli bürokratlarımızdan biridir. Ülkemizin birçok bölgesinde kaymakamlık ve vali yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. Kendisinin tecrübelerinden yararlanarak doğduğumuz topraklar Malatya ve hayatımızı sürdürdüğümüz Muğla başta olmak üzere turizm, çevre ve sıfır atık konularında sohbet ettik.” dedi. Görüşmede hemşehri dayanışmasının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların da gündeme geldiğini aktaran Özbey, kısa süre içerisinde Muğla ve Ege’nin farklı illerinde Malatyalıları buluşturacak kültürel ve sosyal etkinlikler düzenlemeyi planladıklarını kaydetti. “Her iki cümlesinden biri Malatya’ydı” Ali Edip Budan’ın memleketine olan bağlılığından duyduğu memnuniyeti dile getiren Özbey, “Sayın Valimiz çok iyi bir Malatyalı. Her iki cümlesinden biri Malatya’ydı. Önümüzdeki günlerde Malatya’mızla ilgili Muğla ve Ege’de gerçekleştirebileceğimiz etkinlikler üzerine de fikir alışverişinde bulunduk. Göstermiş olduğu sıcak ilgi ve samimi sohbetinden dolayı kendisine şahsım ve yönetim kurulum adına teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

6 gün önce 48
SAĞLIK

Kalp damarlarınızın yaşlandığını gösteren 5 kritik belirti

Kalp ve damar hastalıkları yalnızca ileri yaşlarda değil, genç yaşlarda da ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol, sigara ve hareketsiz yaşamın damarların biyolojik yaşını artırabildiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, özellikle efor sırasında nefes darlığı, göğüs sıkışması ve ani halsizlik gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.   Kalp ve damar hastalıklarının gelişiminde kişinin yaşı kadar yaşam tarzı ve risk faktörleri de belirleyici oluyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, damar sertliğinin yıllar içerisinde oluşan hasarın sonucu olduğunu belirterek, genç yaşlarda da kalp krizi riskinin ortaya çıkabileceği konusunda uyardı.   35 yaşındaki kişinin damarları 60 yaşında olabilir Kalbin biyolojik yaşının kimlikte yazan yaştan farklı olabileceğini belirten Prof. Dr. Ekmekçi, damarların zaman içerisinde maruz kaldığı hasarın kalp sağlığını doğrudan etkilediğini ifade etti. Damar sertliğinin bir anda ortaya çıkmadığını kaydeden Ekmekçi, kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon, LDL kolesterol, insülin direnci ve sigara kullanımının damarların erken yaşlanmasına neden olabileceğini belirtti. Ekmekçi, bu risk faktörlerine uzun süre maruz kalan 35 yaşındaki bir kişinin damar sertliğinin, 60 yaşındaki bir kişinin seviyesine ulaşabileceğine dikkat çekti.   Kalp damarları daralırken ortaya çıkan 5 belirti Kalp krizinin her zaman şiddetli göğüs ağrısıyla başlamadığını vurgulayan Ekmekçi, damar daralmasının bazı erken belirtilerle kendisini gösterebileceğini söyledi. Dikkat edilmesi gereken 5 belirtiyi sıralayan Ekmekçi, şu bilgileri paylaştı: Daha önce rahatlıkla çıkılan merdivenlerde nefes darlığı yaşanması veya efor sırasında göğüste sıkışma hissedilmesi. Çeneye, boyna, sol kola veya mide bölgesine yayılan, dinlenmeyle hafifleyen baskı hissi. Aniden ortaya çıkan ve açıklanamayan aşırı halsizlik. Belirgin bir neden olmadan gelişen soğuk terleme. Özellikle diyabet hastalarında göğüs ağrısı olmadan nefes darlığı veya bulantıyla kendisini gösterebilen kalp krizi belirtileri. Bu şikâyetlerin farklı sağlık sorunlarından da kaynaklanabileceğini belirten Ekmekçi, özellikle yeni başlayan veya tekrarlayan belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.   Yüksek tansiyon ve hareketsizlik kalbi yoruyor Yüksek tansiyonun kalbin iş yükünü artırdığını belirten Ekmekçi, uzun süre kontrol altında tutulmayan tansiyonun kalp kasında kalınlaşmaya ve zamanla kalp yetmezliğine neden olabileceğini ifade etti. Hareketsiz yaşamın da damar sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Ekmekçi, düzenli fiziksel aktivitenin önemini vurguladı. Günlük 7-8 bin adım atmanın veya haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş yapmanın kalp ve damar sağlığının korunmasına önemli katkı sağlayabileceğini belirtti.   Elektronik sigara ve enerji içeceklerine dikkat Genç yaşlarda görülen kalp hastalıklarına da değinen Ekmekçi, işlenmiş gıda tüketimi, hareketsizlik, genetik yatkınlık ve nikotin kullanımının önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu söyledi. Özellikle elektronik sigara kullanımının damar sağlığı açısından tehlike oluşturduğunu belirten Ekmekçi, enerji içeceklerinin de kalp ritmi ve kan basıncı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini kaydetti. Enerji içeceklerinde bulunan yüksek miktardaki kafein ve diğer uyarıcı maddelerin kalp hızını artırabileceğini ifade eden Ekmekçi, özellikle ritim bozukluğu bulunan kişilerde ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.   Kronik stres kalp krizi riskini artırabiliyor Uzun süreli stresin yalnızca psikolojik değil, fiziksel sonuçlarının da bulunduğunu belirten Ekmekçi, stres hormonlarının kalp hızını ve tansiyonu artırabildiğini söyledi. Kronik stresin damarların iç yüzeyini olumsuz etkileyebileceğini ve pıhtılaşma eğilimini artırabileceğini ifade eden Ekmekçi, yoğun üzüntü veya travma sonrasında ortaya çıkabilen, halk arasında “kırık kalp sendromu” olarak bilinen Takotsubo kardiyomiyopatisine de dikkat çekti.   Şikâyet olmasa da kalp kontrolleri ihmal edilmemeli Damar sertliğinin uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Ekmekçi, kişilerin tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerini takip etmesinin önemini vurguladı. Risk durumuna göre açlık kan şekeri, HbA1c ve lipit profili gibi testlerin yapılabileceğini belirten Ekmekçi, genetik risklerin değerlendirilmesinde Lipoprotein(a) ve gerekli görülen hastalarda ApoB ölçümlerinden de yararlanılabileceğini ifade etti. Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunan kişilerde ise hekim değerlendirmesi doğrultusunda ileri tetkiklere ihtiyaç duyulabileceğini kaydetti.   Kalp hastalarının yaptığı iki büyük hata Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde yapılan hatalara da değinen Ekmekçi, tansiyon veya kolesterol değerleri normale döndüğünde ilaçların doktor önerisi olmadan bırakılmasının ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Bir diğer önemli hatanın ise göğüs baskısı, nefes darlığı ve kola yayılan ağrı gibi belirtilerin geçmesini beklemek olduğunu belirten Ekmekçi, kalp krizinde erken müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. Ekmekçi, kalp krizi şüphesi durumunda zaman kaybedilmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini ifade etti.   Kalp sağlığını korumak genç yaşta başlıyor Kalp ve damar hastalıklarından korunmada sağlıklı yaşam alışkanlıklarının belirleyici olduğunu kaydeden Ekmekçi, Akdeniz tipi beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve sigaradan uzak durmanın önemine dikkat çekti. Tansiyon, kan şekeri, LDL kolesterol ve bel çevresi gibi sağlık göstergelerinin bilinmesi gerektiğini belirten Ekmekçi, damar tıkanıklığının çoğu zaman yıllar içerisinde geliştiğini ifade etti. Ekmekçi, modern kardiyolojide temel hedefin yalnızca tıkanan damarları tedavi etmek değil, risk faktörlerini erken dönemde kontrol altına alarak damar tıkanıklığını önlemek olduğunu vurguladı.

6 gün önce 47
ÇEVRE

Malatya’da Nadir Görülen Kelebek Yeniden Ortaya Çıktı

Türkiye’de daha çok Siirt ve Diyarbakır çevresinde görülen Afrika kökenli göçmen beyaz öncü kelebeği, Malatya’da yeniden görüntülendi. İlk kez Ekim 2025’te kentte fotoğraflandığı belirtilen kelebek, bu kez doğa fotoğrafçısı Salih Kayhan tarafından Karakaya Baraj Gölü kıyısındaki Kırkgöz Sahili’nde görüntülendi.   Türkiye’de nadir gözlemlenen kelebek türleri arasında yer alan beyaz öncü kelebeği (Belenois aurota), Malatya’da doğa fotoğrafçılarının objektifine yansıdı. Genellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde görülen türün Malatya’da yeniden ortaya çıkması, doğa gözlemcilerinin ilgisini çekti.   Malatya’da ilk kez Ekim 2025’te fotoğraflandığı belirtilen beyaz öncü kelebeği, bu yıl da kent merkezinde görüldü.  Türün Karakaya Baraj Gölü çevresinde de bulunabileceğini değerlendiren doğa fotoğrafçısı Kayhan, Battalgazi ilçesindeki Kırkgöz Sahili’ne giderek bölgede incelemelerde bulundu. Sahil boyunca bitki örtüsünü ve kelebeklerin yoğunlaşabileceği alanları inceleyen Kayhan, Battalgazi Belediyesi tarafından lavanta ekimi yapılan bölgede beyaz öncü kelebeğine rastladı. Kayhan, kelebeği fotoğraf ve video ile kayıt altına aldı.   “Malatya Merkezde Varsa Karakaya’da da Olabilir Diye Düşündüm”   Doğa fotoğrafçısı Kayhan, beyaz öncü kelebeğini görüntüleme sürecini anlatarak, “Malatya merkezde varsa Karakaya Baraj Gölü çevresinde de olabilir diye düşündüm. Bunun üzerine Kırkgöz Sahili’ne giderek bitki örtüsünü incelemeye başladım. Battalgazi Belediyesi tarafından lavanta dikilen alana geldiğimde beyaz öncü kelebeğine rastladım. Fotoğraflarını ve videolarını çekerek kayıt altına aldım” dedi.   Afrika Kökenli Göçmen Bir Tür   Bilimsel adı Belenois aurota olan beyaz öncü kelebeği, Afrika ve Asya'da geniş bir yayılış alanına sahip bulunuyor. Türkiye'de özellikle Siirt, Diyarbakır, Batman ve Şırnak çevresinde gözlemlenen tür, daha çok sonbahar aylarında görülüyor. Türkiye'de 2016 yılında Siirt'in Botan Vadisi'nde kayıt altına alınan kelebeğin yaşam döngüsünde kapari bitkisi önemli yer tutuyor. Türün tırtılları kapari bitkisinin yapraklarıyla besleniyor. Beyaz öncü kelebeğinin Malatya'da üst üste iki yıl görüntülendiğinin bildirilmesi, türün kentteki varlığına ilişkin yeni gözlem kayıtları açısından önem taşıyor. Kelebeğin bölgede kalıcı bir popülasyon oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi ise uzun süreli gözlemler gerektiriyor.

26.10.2026 78
ASAYİŞ

Malatya’da Bir Haftalık Asayiş Bilançosu Açıklandı

Malatya Valisi Seddar Yavuz başkanlığında gerçekleştirilen güvenlik toplantısında, 19-25 Ekim tarihleri arasındaki denetimlerin sonuçları değerlendirildi. Bir haftada 75 bin 498 kişi sorgulanırken, uyuşturucu operasyonlarında 11 şüpheli tutuklandı, 449 araç trafikten men edildi.   Malatya Valisi Seddar Yavuz başkanlığında Haftalık İl Güvenlik, Asayiş ve Koordinasyon Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, 19-25 Ekim 2026 tarihleri arasında polis ve jandarma ekiplerince yürütülen güvenlik çalışmalarının sonuçları değerlendirildi. Uyuşturucuyla mücadele, terör örgütleri, aranan şahıslar, asayiş olayları, trafik güvenliği, okul çevreleri ve düzensiz göçle mücadele konuları ele alındı.   75 Bin 498 Kişi Sorgulandı İl genelinde bir haftada meydana gelen 367 asayiş olayından 333’ü aydınlatıldı. Denetimlerde 75 bin 498 kişi sorgulanırken, 405 kişi hakkında işlem yapıldı. Ayrıca 258 yoklama kaçağı tespit edildi. Asayiş uygulamalarında 3 tabanca, 1 kurusıkı tabanca, 2 av tüfeği, 16 fişek ve 7 kesici alet ele geçirildi.   Uyuşturucu Operasyonlarında 11 Tutuklama   Narkotik suçlarla mücadele kapsamında 41 olay kayıtlara geçerken, 57 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Şüphelilerden 11’i tutuklandı. Operasyonlarda 3 bin 859 sentetik ecza hap, 149 gram sentetik kannabinoid, 87 gram metamfetamin, 5 gram sentetik kannabinoid hammaddesi, 4 gram kokain ve 2 gram esrar ele geçirildi.   449 Araç Trafikten Men Edildi   Trafik ekiplerince gerçekleştirilen denetimlerde 32 bin 765 taşıt ve bin 393 motosiklet sorgulandı. Ayrıca 3 bin 367 alkol denetimi yapılırken, 527 okul servisi kontrol edildi. Denetimler sonucunda 4 bin 485 kişiye cezai işlem uygulanırken, 449 araç trafikten men edildi. Vali Seddar Yavuz başkanlığındaki toplantıda, vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması amacıyla yürütülen çalışmalar değerlendirilirken, güvenlik ve asayiş uygulamalarının kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.

26.10.2026 64
SPOR

29 Ekim Cumhuriyet Kupası Sahiplerini Buldu

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen basketbol turnuvasında dereceye giren takımlara kupaları verildi. 42 takım ve 200 sporcunun yer aldığı turnuvanın ödül törenine katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, “Malatya’da, gençlerimizi sporla buluşturan organizasyonları önemsiyoruz. Gençlerimizi sporla buluşturarak geleceğe hazırlıyoruz” dedi. Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün destekleriyle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Basketbol Turnuvası düzenlendi. 19 Ekim’de başlayan U12 kız-erkek, U14 kız-erkek ve Büyükler Bölgesel kategorilerinde düzenlenen turnuvaya 42 takım, 200 sporcu katıldı. Muhammed Ali Clay Spor Salonu’nda düzenlenen ve 7 gün süren turnuvanın sona ermesinin ardından ödül töreni düzenlendi. Sporcuların tezahüratları ve yoğun ilgisiyle spor salonuna gelerek Malatya ile Elazığ arasındaki final müsabakasını izleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, ödül töreni öncesi yaptığı konuşmada, gençlerin sporla ve kitapla iç içe büyümesini önemsediklerini belirterek, “Malatya sporun şehri olacak, kütüphanelerin şehri olacak. Gençlerimizin güvenli sosyal alanlara ulaşabilmesi için yatırımlarımızı sürdürüyoruz” dedi. Gençlerin dijital ve madde bağımlılığı gibi tehlikelerden korunmasında sporun, kütüphanelerin ve sosyal yaşam alanlarının önemine dikkat çeken Başkan Er, çocukların ve gençlerin sağlıklı ortamlarda vakit geçirebilmeleri için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Kitap fuarındaki ziyaretlerinin ardından genç sporcularla ve aileleriyle bir araya gelen Başkan Er, tribünlerde gördüğü mutluluk ve heyecanın kendisini de mutlu ettiğini belirtti. Organizasyonda emeği geçen Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne, belediyenin ilgili birimlerine ve katkı sunan herkese teşekkür eden Başkan Sami Er, 42 takım ve 200 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonun önemine değindi. “GENÇLERİMİZ YÜRÜYEREK SPOR TESİSİNE VE KÜTÜPHANEYE ULAŞABİLECEK” Malatya’da gençlere yönelik yatırımların sürdüğünü kaydeden Başkan Er, kent genelinde 43 gençlik ve spor tesisinin yükseldiğini, bu tesislerin bir bölümünün tamamlandığını, diğerlerinde ise çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Yıl sonuna kadar tesislerin yüzde 80’inin teslim edilmesinin hedeflendiğini belirten Başkan Er, gençlerin günlük yaşamlarında spor, eğitim ve sosyal faaliyetlere daha kolay erişebilmesini amaçladıklarını söyledi. Gençlik merkezlerinin alt katlarını sosyal tesis olarak planladıklarını, çevre düzenlemeleriyle de ailelerin çocuklarını beklerken vakit geçirebilecekleri rekreasyon alanları oluşturduklarını ifade eden Başkan Er, tesislerin üst katlarında kütüphanelere yer verdiklerini kaydetti. Malatya’da mevcut 7/24 hizmet veren kütüphanelerin yanı sıra 13 yeni kütüphanenin yapımının sürdüğünü belirten Başkan Er, kadınların el emeği ve göz nuru çalışmalarını değerlendirebilecekleri alanlar oluşturmak için de çalıştıklarını dile getirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, konuşmasının ardından dereceye giren takımlara kupa ve madalyalarını takdim etti. Başkan Er ayrıca, Elazığ Fırıncılar, Unlu İmalatçılar ve Gıda Satıcıları Esnaf Odası Başkanı İlhan Yıldız ve Basketbol İl Temsilcisi Mehmet Yaylacı’ya turnuvaya sağladıkları katkıdan dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Basketbol İl Temsilcisi Mehmet Yaylacı da Başkan Er’e basketbol sporuna katkılarından dolayı plaket verdi. Turnuvada dereceye giren il ve takımlar şöyle: Büyükler Bölgesel Kategorisi 1-Malatya, 2-Elazığ, 3-Tunceli U14 Kategorisinde ise; U14 Kızlar 1-Beytepe, 2-Kanguru U14 Erkekler 1-Sportif A, 2-Kanguru A, 3-Sportif B U12 Kızlar 1-Sportif A, 2-Kanguru, 3-Sportif B U12 Erkekler 1-Sportif A, 2-Beytepe A, 3-Büyükşehir A

26.10.2026 74
ÇEVRE

Yeşilyurt’ta Çocuklara Sıfır Atık ve Çevre Bilinci Aşılanıyor!

Yeşilyurt Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, çocuklara küçük yaşlarda çevre bilinci kazandırmak ve sürdürülebilir bir gelecek için farkındalık oluşturmak amacıyla okullarda başlattığı “Sıfır Atık Ve İklim Değişikliği” eğitimlerini sürdürüyor. Çevre mühendisleri tarafından verilen eğitimlerde öğrencilere sıfır atık uygulamalarının önemi, atıkların doğru ayrıştırılması, geri dönüşümün doğal kaynakların korunmasına katkısı ve iklim değişikliğiyle mücadele konularında bilgiler aktarılıyor. Sıfır atık kültürünün yaygınlaştırılması ve iklim değişikliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla yürütülen eğitim programlarıyla daha temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir Yeşilyurt hedefleniyor.  “YEŞİL BİR GELECEK, BİLİNÇLİ NESİLLERLE MÜMKÜN” İbni Haldun Anadolu Lisesi’nde düzenlenen eğitim çalışmasını takip eden Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, doğaya duyarlı ve çevresine karşı sorumluluk sahibi nesiller yetiştirmenin önemine dikkat çekti. Başkan Geçit, öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada; “ Doğaya duyarlı, çevresine karşı sorumluluk sahibi nesiller yetiştirmek amacıyla eğitim çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Unutmamalıyız ki sağlıklı bir çevre olmadan yapılan yatırımların anlamı ve kalıcılığı olmaz. Gelişmiş toplumda sürdürülebilir çevre ve sıfır atık bilinci çok önemlidir. Bu anlayışı hayatımızın merkezine alamazsak gelişim düzeyi yüksek bir toplum olamayız. Şehirciliğin vazgeçilmez öğesi olan çevre bilincini geliştirmek için bu tür eğitim programlarını önemsiyoruz. Çevremize sahip çıkmalı, doğal kaynaklarımızı korumalı ve sıfır atık bilincini hayatımızın bir parçası hâline getirmeliyiz. Daha temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir gelecek için çocuklarımıza çevre bilincini küçük yaşlarda kazandırmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

26.10.2026 83
EĞİTİM

Malatya’da Okul Servislerine Denetim: 58 Araca 290 Bin TL Ceza

Malatya’da polis ve jandarma ekiplerince okul çevreleri ile öğrenci servislerine yönelik gerçekleştirilen denetimlerde 527 okul servisi kontrol edildi. Kurallara uymadığı belirlenen 58 servis aracına toplam 290 bin 267 TL idari para cezası uygulandı.   Malatya Valiliği koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından öğrencilerin güvenliğinin sağlanması amacıyla okul çevreleri ve servis araçlarına yönelik denetimler sürdürülüyor. 19-25 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Güvenli Okullar Uygulaması kapsamında 529 ekip ve 1.341 personel görev aldı.   3 Bin 635 Kişiye GBT Sorgulaması   Denetimlerde 466 okul ve yurt ile çevresindeki 371 iş yeri kontrol edildi. Ayrıca okul çevrelerinde bulunan 986 park, bahçe ve metruk binada inceleme gerçekleştirildi. Uygulamalar kapsamında 3 bin 635 kişinin Genel Bilgi Toplama (GBT) sorgulaması yapıldı.   58 Servis Aracına Cezai İşlem Öğrenci taşımacılığında güvenliğin sağlanması amacıyla gerçekleştirilen trafik denetimlerinde ise toplam 1.483 araç kontrol edildi. Denetlenen araçlardan 527’sini okul servisleri oluşturdu. Yapılan kontrollerde trafik kurallarına aykırı hareket ettiği belirlenen 58 okul servisine toplam 290 bin 267 TL idari para cezası uygulandı.   Malatya Valiliği koordinesinde öğrencilerin güvenli bir ortamda eğitimlerini sürdürebilmeleri amacıyla okul çevreleri ve servis araçlarına yönelik denetimlerin devam ettiği bildirildi.

26.10.2026 73
İLÇE HABERLERİ

Darende’de Tarihi Yapılar İçin Ek Ödenek Çağrısı

ÇEKÜL Malatya İl Temsilcisi Bekir Sözen, Darende’de depremde zarar gören tarihi Zekeriya Öğütçen Evi’nin aslına uygun olarak yeniden inşa edildiğini belirterek, ödenek yetersizliği nedeniyle yarım kalan restorasyon çalışmalarının tamamlanması için ek kaynak çağrısında bulundu.   Malatya’nın Darende ilçesinde tarihi ve kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalar devam ederken, ödenek yetersizliği bazı restorasyon projelerinin tamamlanmasını güçleştiriyor. Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Malatya İl Temsilcisi Bekir Sözen, tarihi yapıların yarım bırakılmasının eserlerin daha hızlı yıpranmasına neden olduğunu belirterek, ilgili kurumlar ve mülk sahiplerinden destek istedi.   Zekeriya Öğütçen Evi Aslına Uygun Yeniden Yapılıyor Darende’nin Mehret Paşa Mahallesi’nde bulunan Zekeriya Öğütçen Evi’nin ilçenin geleneksel mimarisini yansıtan önemli yapılardan biri olduğunu belirten Sözen, Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle önce restorasyon projesinin hazırlandığını, ardından uygulama için ödenek sağlandığını söyledi. 6 Şubat depremlerinin ardından yapının durumunun yeniden değerlendirildiğini aktaran Sözen, Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun aldığı karar doğrultusunda tarihi evin yıkılarak mevcut plan ve projesine uygun şekilde yeniden yapılmasının kararlaştırıldığını ifade etti. Çalışmaların yüklenici firma tarafından sürdürüldüğünü kaydeden Sözen, yapının tamamlanmasının Darende’nin tarihi dokusunun korunması açısından önem taşıdığını dile getirdi.   “Yarım Kalan Yapılar Çok Çabuk Yıpranıyor”   Restorasyon projelerinde yaşanan en önemli sorunlardan birinin ödenek yetersizliği olduğunu vurgulayan Sözen, çalışmaların başladıktan sonra kaynak eksikliği nedeniyle durmasının tarihi yapılara zarar verdiğini söyledi. Sözen, “Ödenek bitince inşaatların yarım kalması söz konusu. Yarım kaldığı zaman çok çabuk yıpranıyor. Dolayısıyla bir şekilde ek ödenek bulup mal sahiplerinden olur, başka dairelerden olur, başka kurumlardan olur; bu eserleri tamamlamak lazım” dedi.   Beş Konaklar’da da Ödenek Sorunu Yaşanıyor Darende’nin tarihi bölgelerinden Beş Konaklar’da bulunan bir yapının restorasyonunda da benzer sorunların yaşandığını belirten Sözen, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sağlanan ödeneğin tükenmesi nedeniyle çalışmaların tamamlanamadığını ifade etti. Başlanan restorasyonların mutlaka sonuçlandırılması gerektiğini vurgulayan Sözen, “Yapılan şeyleri bitirmek lazım ki eserler meydana gelsin” diye konuştu.   Tamamlanan Restorasyonu Örnek Gösterdi Darende Cumhuriyet İlkokulu çevresinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmasına da değinen Sözen, mülk sahibinin katkılarıyla tamamlanan projeyi örnek gösterdi. Kamu desteğinin yanı sıra yapı sahiplerinin ve ilgili kurumların iş birliğinin önemine dikkat çeken Sözen, tarihi yapıların korunmasının yalnızca restorasyon çalışmalarının başlatılmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Darende’nin geçmişini ve kültürel kimliğini yansıtan geleneksel yapıların gelecek nesillere aktarılması için devam eden projelerin tamamlanması gerektiğini ifade eden Sözen, yarım kalan çalışmalar için ek ödenek sağlanması çağrısını yineledi.

26.10.2026 80
ASAYİŞ

Malatya’da Pazar Yerinde Araç Yangını

Malatya’nın Battalgazi ilçesinde pazar yerinde bulunan bir araçta çıkan yangın paniğe neden oldu. Yangında araçta maddi hasar meydana geldi. Olay, Battalgazi ilçesi Niyazi Mısri Caddesi üzerindeki pazar yerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, park halindeki bir araçta henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Araçtan yükselen alevler çevrede kısa süreli paniğe neden oldu. Yangını fark eden Battalgazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yangın söndürme tüpleriyle alevlere müdahale etti. Ekiplerin müdahalesiyle yangın büyümeden söndürüldü. Olay yerine gelen itfaiye ekiplerinde soğutma çalışması yaparken araçda maddi hasar oluştu.

25.10.2026 56
ASAYİŞ

Malatya’da Dehşet Anları Güvenlik Kamerasında

Malatya’da geçtiğimiz günlerde dini nikâhla birlikte yaşadığı F. D. tarafından baba evinde bıçaklanarak ağır yaralanan 3 çocuk annesi Tuğçe Pekcan, hastane odasından yardım çağrısında bulundu. Daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirten Pekcan, “Devletime sığınıyorum” dedi. Olay, geçtiğimiz salı günü sabah saatlerinde Yeşilyurt ilçesi Fatih Mahallesi’nde meydana gelmişti. Edinilen bilgilere göre, dini nikâhla birlikte yaşadığı F. D. ile tartışan Tuğçe Pekcan, 3 çocuğuyla birlikte baba evine dönmüştü. Sabah saatlerinde eve gizlice giren F. D., yatakta bulunan Tuğçe Pekcan’a bıçakla saldırmıştı. Bu sırada kızını korumak için araya giren annesi de bıçak darbeleriyle yaralanmıştı. İhbar üzerine adrese sevk edilen sağlık ekiplerince ilk müdahaleleri yapılan Tuğçe Pekcan ve annesi, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alınmıştı. Saldırının ardından çevredeki vatandaşlar tarafından darbedilen F. D. ise Battalgazi Devlet Hastanesi’ndeki tedavisinin ardından polis ekiplerince gözaltına alınmıştı.   Çocukların Yaşadığı Korku Kameraya Yansıdı Olay anına ilişkin ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, F.D.’nin belinde bıçakla eve sabah 07.30'da herkesin uykuda olduğu esnada gizlice girdiği görülürken yaşanan dehşet sırasında çocukların avluya kaçarak korkuyla saklandıkları anlar saniye saniye yansıdı. Görüntülerde şüphelinin saldırının ardından evden uzaklaştığı anlar yer aldı.    “Defalarca Şikâyetçi Oldum, Devletime Sığınıyorum”   Saldırıda ağır yaralanan ve hastanedeki tedavisi devam eden Tuğçe Pekcan, yaşadığı olayın ardından yetkililere seslendi. Daha önce F. D. hakkında defalarca şikâyetçi olduğunu belirten Pekcan, “Daha önce defalarca kez şikâyetçi oldum. Devletime sığınıyorum” ifadelerini kullandı. “Ablam Daha Önce de Bıçaklı Saldırıdan Kurtulmuş”   Tuğçe Pekcan’ın kardeşi Nihal Pekcan ise ablasının daha önce de şiddete maruz kaldığını ileri sürerek yaşananlara tepki gösterdi. Olaydan 3-4 gün önce F. D.’nin ablasına bıçakla saldırmaya çalıştığını iddia eden Nihal Pekcan, “Olaydan 3-4 gün önce F.D., evlerinde ablama bıçakla saldırmış ama araya girenlerin sayesinde saldırı engellenmiş ve ablam evden kaçmak zorunda kalmış. Bu şahıs hakkında defalarca kez şikâyette bulunulmasına rağmen neden gerekli önlemler alınmadı?” dedi.   “Bir Kadın Defalarca Yardım İstemesine Rağmen Neden Korunamadı?” Ablasının yaşadığı saldırının ardından yetkililere çağrıda bulunan Nihal Pekcan, geçmişte yapılan şikâyetlerin ve alınan tedbirlerin araştırılmasını istedi. Pekcan, “Bugün ablam kendi sesini duyuracak durumda değil. Ben onun sesi olmak için konuşuyorum. Bir kadın defalarca yardım istemesine rağmen neden korunamadı? Biz adalet istiyoruz. Yaşananların araştırılmasını ve varsa ihmallerin ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Lütfen sesimizi duyun. Başka kadınların canı alınmasın, kimsenin canı yanmasın. Adalet istiyoruz” ifadelerini kullandı.   Şüpheli Tutuklanmıştı   Olayın ardından polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alınan F. D., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanmıştı. Saldırıda ağır yaralanan Tuğçe Pekcan’ın Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki tedavisi devam ederken, kızını korumaya çalışırken yaralanan annesi ise tedavisinin ardından taburcu edilmişti.

24.10.2026 95
EĞİTİM

KPSS’ye 2 Milyon 985 Bin Aday Katılacak

ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, pazar günü gerçekleştirilecek KPSS Ortaöğretim sınavına 2 milyon 985 bin adayın katılacağını belirterek, vatandaşlara trafik yoğunluğu ve gürültü konusunda duyarlılık çağrısında bulundu.   Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Bayram Ali Ersoy, pazar günü yapılacak Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Ortaöğretim öncesinde adaylara ve vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Türkiye genelinde 2 milyon 985 bin adayın katılacağı sınav öncesinde açıklama yapan Ersoy, sınavın sağlıklı ve huzurlu bir ortamda gerçekleştirilebilmesi için toplumsal duyarlılığın önemine dikkat çekti.   Trafik ve Gürültü Uyarısı   Sınav günü özellikle sınav merkezlerinin çevresinde trafik yoğunluğunun önlenmesi ve gürültüye neden olabilecek faaliyetlere ara verilmesi gerektiğini belirten Ersoy, “Toplumsal olarak büyük hassasiyet göstermemiz gereken bir gün bizi bekliyor. Trafik oluşmasının önüne geçelim, gürültüye sebep olacak çalışmalara sınav sonuna kadar ara verelim.” ifadelerini kullandı.   Adaylara Kimlik ve Sınav Belgesi Hatırlatması   Sınava katılacak adayların herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için sınav merkezlerine erken gitmeleri gerektiğini vurgulayan Ersoy, “Kıymetli adaylar, sınav yerlerimize erken gitmeye gayret edelim ve sınav giriş belgelerimiz ile geçerli kimlik kartlarımızı unutmayalım.” dedi.   Nüfus Müdürlükleri Açık Olacak   Kimlik kartını kaybeden adayların mağduriyet yaşamaması amacıyla sınav günü nüfus müdürlüklerinin açık tutulacağını bildiren Ersoy, adayların sınav öncesinde gerekli kontrolleri yapmalarını istedi. Ersoy, sınava katılacak tüm adaylara başarılar diledi.

24.10.2026 68
POLİTİKA

YENİ Partili Zeynel Emre: “İktidara Hiç Olmadığımız Kadar Yakınız”

YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi’nde konuşan Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, iktidarın ekonomi, hukuk ve yerel yönetim politikalarını eleştirdi. Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin zedelendiğini savunan Emre, “Emin olun, hiç olmadık kadar iktidara yakınız. Önümüzdeki dönemde korkmadan, yılmadan ve pes etmeden mücadele edeceğiz” dedi.     YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi, Malatya Kongre Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Parti üyelerinin 18 Ekim'de katıldığı ön seçimde il başkanlığı adaylığı için onay alan Basri İlhan, kongreye tek aday olarak katıldı. Kongreye parti yöneticileri, milletvekilleri, delegeler ve çok sayıda davetli karılırken YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’da kongreye katılan isimler arasında yer aldı.   Kongrede gündemin ağırlıklı bölümünü Türkiye'deki siyasi gelişmeler, ekonomi, hukuk, yargı bağımsızlığı, yerel yönetimler ve Yeni Parti'nin kuruluş süreci oluşturdu. Konuşmasında iktidara yönelik eleştirilerini sıralayan Zeynel Emre, Türkiye'nin demokratik kazanımlarının korunması gerektiğini belirterek partilerinin iktidar hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.   “Yeni Parti’yi Keyfimizden Kurmadık”   Yeni Parti'nin kuruluş sürecine geniş yer ayıran Emre, partinin siyasi gelişmelerin ve yaşanan tartışmaların ardından ortaya çıktığını söyledi. Partinin kuruluşunun yalnızca yeni bir siyasi oluşum meydana getirmek amacı taşımadığını belirten Emre, demokrasi ve seçmen iradesinin korunmasını esas aldıklarını ifade etti. “Biz Yeni Parti'yi keyfimizden kurmadık” diyen Emre, siyasi süreçlerin belirli çevreler tarafından yönlendirilmesine karşı çıktıklarını savundu. Yerel seçim sonuçlarının ardından muhalefete yönelik baskıların arttığını ileri süren Emre, “31 ilde Türkiye'nin birinci partisi olduk. Halkımızın yaklaşık yüzde 70'inin yaşadığı yerlerde yerel yönetimleri kazandık. Bunun ardından daha önce görülmeyen tartışmalar başladı. Biz vatandaşlarımızdan aldığımız güçle bu sürece karşı mücadele ettik” ifadelerini kullandı.   “Butlan Tartışmaları Siyasi Bir Sürecin Parçası”   Konuşmasında siyasi parti kongrelerine ilişkin hukuki tartışmalara da değinen Emre, özellikle 'mutlak butlan' iddiaları üzerinden yürütülen süreçleri eleştirdi. Siyasi parti kongrelerinin seçim kurullarının gözetiminde gerçekleştirildiğini hatırlatan Emre, kongrelerin hukuki geçerliliğine ilişkin tartışmaların siyasi sonuçlar doğurduğunu savundu. Emre, kongre kararlarına yönelik itirazların belirli hukuki usullere tabi olduğunu belirterek bu süreçlerin siyasi müdahale aracı hâline getirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Partilerine yönelik tartışmalara rağmen vatandaşların desteğinin sürdüğünü öne süren Emre, kamuoyu araştırmalarında güçlü bir konumda bulunduklarını ifade etti.   “Oy Oranımız Yüzde 35’in Altına Düşmüyor”   Yeni Parti'nin kuruluşunun ardından vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştıklarını ileri süren Emre, partinin kısa sürede önemli bir örgütlenme kapasitesine ulaştığını söyledi. Partilerine ilişkin kamuoyu araştırmalarını değerlendiren Emre, “Bizim günahımız büyük. Oyumuz yüzde 35'in altına düşmüyor. Butlan kararının geldiği günden önceki ankette oyumuz yüzde 35'ti. Bu, tek başına neredeyse 300 milletvekili anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. Partinin kısa sürede teşkilatlanmasını tamamlamaya yönelik önemli adımlar attığını belirten Emre, üyelik, bağış ve kongre çalışmalarının hızlı ilerlediğini savundu. Emre, “Yeni Parti iyi yolda. Yeni Parti Türkiye'nin köklü sorunlarına çözüm bulacak. Bu iktidarın değişimini hep birlikte göreceğiz” dedi.   “Çeyrek Asırlık İktidarın Ekonomi Politikalarını Eleştiriyoruz”   Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeynel Emre, yaklaşık çeyrek asırdır ülkeyi yöneten iktidarın ekonomi ve sosyal politikalarda beklenen sonuçları ortaya koyamadığını savundu. Emeklilerin ve asgari ücretlilerin alım gücünün gerilediğini ileri süren Emre, gelir dağılımı, işsizlik ve hayat pahalılığının toplumun önemli bölümünü etkilediğini belirtti. Emre, “Bugün bu ülkenin emeklisi, bu ülkenin asgari ücretlisi geçmişle kıyaslandığında ciddi bir alım gücü kaybı yaşıyor. İnsanlarımızın refah seviyesinin yükselmesi gerekirken ekonomik sıkıntılar giderek derinleşiyor” diye konuştu. Genç işsizliğine de dikkat çeken Emre, eğitimine devam etmeyen ve herhangi bir işte çalışmayan gençlerin sayısının yüksek olduğunu savunarak bu durumun Türkiye'nin geleceği açısından önemli bir sorun oluşturduğunu söyledi. Emre, Türkiye'nin genç ve dinamik nüfusunun ekonomik kalkınmada daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.   “Okullarda Şiddet ve Yeni Nesil Suç Örgütleri Endişe Verici”   Konuşmasında toplumdaki güvenlik sorunlarını da gündeme taşıyan Emre, son yıllarda okullarda yaşanan şiddet olaylarına ve yeni nesil suç örgütlerine ilişkin haberlerin kaygı verici olduğunu söyledi. Kendi öğrencilik yıllarından örnekler veren Emre, geçmişte okullarda güvenlik sorunlarının bugünkü ölçüde gündeme gelmediğini belirterek çocukların güvenli eğitim ortamlarında yetişmesinin devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti. Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısındaki artışa da dikkat çeken Emre, suçla mücadelede yalnızca güvenlik tedbirlerinin değil, sosyal ve ekonomik politikaların da önem taşıdığını kaydetti.   “Sandıktan Çıkan İradeye Saygı Gösterilmeli”   Yerel yönetimlere yönelik uygulamaları da eleştiren Emre, seçilmiş belediye başkanlarına ilişkin yargısal ve idari süreçlerin hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savundu. Muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmalar ve kayyum uygulamaları üzerinden iktidara eleştiriler yönelten Emre, seçmen iradesinin korunması gerektiğini belirtti. Belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmalarında siyasi ayrım yapılmaması gerektiğini söyleyen Emre, iddiaların tüm yönleriyle ve tarafsız biçimde araştırılması çağrısında bulundu. Bazı belediyelerde yaşandığını ileri sürdüğü usulsüzlükleri örnek gösteren Emre, kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini vurguladı. Emre'nin bu kapsamda dile getirdiği yolsuzluk iddiaları, konuşmacının değerlendirmeleri olarak aktarıldı.   “Anayasa Mahkemesi Kararlarının Uygulanması Hukuk Devletinin Gereğidir”   Türkiye'de hukuk devleti ilkesine ilişkin tartışmalara değinen Emre, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının anayasal düzen açısından önem taşıdığını söyledi. Geçmiş dönemlerde yüksek mahkeme kararlarına gösterilen yaklaşım ile günümüzde yaşanan tartışmaları karşılaştıran Emre, hukuk kurumlarına güvenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Emre, demokratik hakların korunması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve vatandaşların adalete güveninin yeniden tesis edilmesinin öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu belirtti.   “Bir Sonraki Kongreye İktidar Partisinin Milletvekili Olarak Geleceğim”   Konuşmasının sonunda partililere seslenen Zeynel Emre, Yeni Parti'nin önümüzdeki seçimlerde iktidara geleceğine inandığını söyledi. Parti teşkilatlarından daha yoğun bir çalışma beklediğini ifade eden Emre, “Önümüzdeki dönem bize ne yaparlarsa yapsınlar, korkmadan, yılmadan, pes etmeden mücadele etmeye var mısınız? Emin olun hiç olmadık kadar iktidara yakınız” dedi. Emre, “Ben buraya bir dahaki kongre döneminde iktidar partisinin milletvekili ve genel başkan yardımcısı olarak geleceğim. Yüreğim inanıyor buna, sizler de inanın” ifadelerini kullandı.   Veli Ağbaba: “Ne Yaptıysam Malatya İçin Yaptım”   Kongrede konuşan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise partinin kuruluş sürecine, Malatya'nın sorunlarına ve Türkiye'deki siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni Parti'nin Malatya'da gerçekleştirdiği ilk olağan kongrenin önemli olduğunu belirten Ağbaba, parti teşkilatının kuruluş sürecinde görev yapan isimlere teşekkür etti. Özellikle kurucu İl Başkanı Barış Yıldız'ın çalışmalarına dikkat çeken Ağbaba, partinin kuruluşundan kongre aşamasına kadar emek veren tüm yöneticilerin katkılarının önemli olduğunu söyledi. Yeni dönemde il başkanlığı görevini üstlenecek Basri İlhan ve yönetimine başarılar dileyen Ağbaba, geniş katılımlı bir teşkilat yapılanması oluşturulmasının önemine değindi. Kendi siyasi yaşamına yönelik değerlendirmelerde de bulunan Ağbaba, “Ne bir partilinin ne bir Malatyalının yüzünü yere eğdirecek, yüzünü yere baktıracak, mahcup edecek bir işin içerisinde olmadık. Bir işin içerisinde olmayacağım. Ne yaptıysam Malatya için yaptım. Ne edersek de Malatya için ederiz. Ölene dek devam edeceğiz” dedi.   “Malatya’da Depremin Etkileri Sürüyor”   Malatya'nın 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çeken Ağbaba, yeniden yapılanma çalışmalarının yanı sıra vatandaşların günlük yaşamda karşılaştığı güçlüklerin de çözülmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle çiftçiler, esnaf, emekliler ve kiracıların yaşadığı sıkıntılara değinen Ağbaba, barınma sorununun önemini koruduğunu savundu. Ağbaba, “Depremin üzerinden neredeyse dört yıl geçmiş durumda. Çiftçi perişan, emekli perişan” ifadelerini kullanarak kentin ekonomik sorunlarının daha fazla gündeme alınması gerektiğini belirtti. Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin eleştirilerde de bulunan Ağbaba, vatandaşların yaşadığı gelir kaybına ve ekonomik belirsizliklere dikkat çekti. Sermaye piyasalarındaki gelişmeleri de değerlendiren Ağbaba, yatırımcıların yaşadığı kayıplara ilişkin iddiaların şeffaf biçimde araştırılması gerektiğini savundu.   “Yeni Parti’nin Kapıları Herkese Açık”   Yeni Parti'nin geniş bir toplumsal kesime hitap etmeyi amaçladığını belirten Ağbaba, farklı siyasi görüşlerden vatandaşların aynı çatı altında buluşabileceğini söyledi. Ağbaba, “Bu yeni partinin kapıları herkese açık. En çok mağdurlara açık, en çok emeklilere açık, en çok asgari ücretlilere açık, en çok gençlere açık. Kimsenin kılığı kıyafetinden, hayat tarzından sorgulanmadığı, herkesin eşit olduğu bir siyasi hareketi hep beraber başlatıyoruz” dedi. Siyasi görüşü ve yaşam tarzı ne olursa olsun vatandaşların eşit biçimde temsil edilmesini savunduklarını ifade eden Ağbaba, parti teşkilatlarının bu anlayışla hareket edeceğini belirtti. Ağbaba, “Bizim mücadelemiz yoksullar için, bizim mücadelemiz mağdurlar için, bizim mücadelemiz Malatya için” sözleriyle konuşmasını tamamladı.   Barış Yıldız: “Siyasi Hayatıma Nokta Değil, Virgül Koyuyorum”   Kongrenin açılış konuşmasını yapan Yeni Parti Kurucu İl Başkanı Barış Yıldız ise yaklaşık 20 yıllık siyasi geçmişini değerlendirerek görev yaptığı süre boyunca kendisine destek veren partililere teşekkür etti. Gençlik kollarından il başkanlığına uzanan siyasi yaşamında birçok farklı görev üstlendiğini belirten Yıldız, Malatya'da yaşanan depremler ile partisinin kuruluş süreci arasında benzerlik kurdu. Yıldız, “Bizler Türk siyasi hayatına yeni bir parti kazandıralım diye yola çıkmadık. Hadi bir parti kuralım diye bir araya gelmedik. Bizim parti kurma hikâyemizi en iyi Malatyalılar anlar. Çünkü babasından, atasından, dedesinden kalan evi depremde yıkılan ve yerine yenisini yapmak zorunda kalan Malatyalı bizi anlar” dedi. İl başkanlığı görevinden ayrılmasının siyasi mücadeleden çekilmek anlamına gelmediğini vurgulayan Yıldız, yeni yönetimin yanında çalışmaya devam edeceğini söyledi. Yıldız, “Bugün siyasi yaşamıma bir nokta değil, bir virgül koyuyorum. Yeni il başkanımızın emrinde, partimizin bir neferi olarak çalışmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.    

24.10.2026 66
ASAYİŞ

Malatya’da Okul Çevrelerine Sıkı Denetim: 704 Personel Görev Aldı

Malatya’da öğrencilerin güvenli bir ortamda eğitimlerini sürdürebilmeleri amacıyla İl Jandarma Komutanlığı tarafından 19-23 Ekim tarihleri arasında okul çevrelerinde geniş kapsamlı güvenlik ve trafik tedbirleri uygulandı. Denetimlerde 236 devriye ve 704 personel görev aldı.   Malatya Valiliği koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı tarafından, öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitim görmelerini sağlamak amacıyla il genelindeki okullarda güvenlik uygulamaları gerçekleştirildi. 19-23 Ekim 2026 tarihleri arasında yürütülen çalışmalar kapsamında, özellikle okulların giriş ve çıkış saatlerinde güvenlik önlemleri artırıldı. Jandarma trafik ve asayiş ekipleri tarafından okul çevrelerinde denetimler gerçekleştirildi.   236 Devriye, 704 Personel Sahadaydı   Beş günlük süreçte toplam 236 devriye ve 704 personelin görev aldığı uygulamalarda, öğrencilerin güvenliğinin sağlanmasına yönelik trafik ve asayiş tedbirleri hayata geçirildi. Okul çevrelerinde güvenliğin sağlanması ve öğrencilerin eğitim-öğretim faaliyetlerini huzurlu bir ortamda sürdürebilmeleri amacıyla jandarma ekiplerinin çalışmalarını aralıksız sürdürdüğü belirtildi.   Valilik: Denetimler Kararlılıkla Sürecek Malatya Valiliğinden yapılan açıklamada, öğrencilerin güvenliğinin öncelikli konular arasında yer aldığı vurgulanarak, “Öğrencilerimizin huzur ve güven içerisinde eğitimlerini sürdürebilmeleri için ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde okul güvenliğine yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” ifadelerine yer verildi. İl Jandarma Komutanlığının okul çevrelerinde güvenlik ve trafik tedbirlerini sürdüreceği bildirildi.

23.10.2026 69
ÇEVRE

Geçit: “Taleplere Hızlı ve Pratik Çözümler Üretiyoruz”

Yeşilyurt Belediyesinin “Vatandaş Soruyor, Başkan Cevaplıyor” toplantıları kapsamında Özalper Mahallesi sakinleriyle bir araya gelen Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, vatandaşların taleplerini dinleyerek çözüm odaklı belediyecilik anlayışıyla hızlı ve kalıcı çözümler üretmeye özen gösterdiklerini söyledi. Yeşilyurt Belediyesinin vatandaşlarla yerel yönetimler arasındaki iletişimi güçlendirmek, mahallelerin ihtiyaçlarını yerinde tespit etmek ve sorunlara hızlı çözümler üretmek amacıyla düzenlediği “Vatandaş Soruyor, Başkan Cevaplıyor” toplantıları devam ediyor. Yeşilyurt Belediyesi Muhtarlık İşleri Müdürlüğü tarafından Özalper Mahallesi’nde düzenlenen toplantıya mahalle sakinleri yoğun ilgi gösterdi. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit’in katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda vatandaşlar; kentsel dönüşüm, yol, asfalt, çevre düzenlemesi, su ve kanalizasyon başta olmak üzere mahallelerinde yaşadıkları sorunları ve beklentilerini dile getirdi. Malatya Büyükşehir Belediyesi daire başkanları ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkililerinin de katıldığı toplantıda, iletilen talepler değerlendirilerek çözüm yolları üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. BAŞKAN GEÇİT, VATANDAŞLARIN TALEPLERİNİ YERİNDE DİNLİYOR Vatandaşların talep ve beklentilerini doğrudan dinlemenin hizmetlerin etkinliği açısından büyük önem taşıdığını belirten Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Yeşilyurt’un bütün mahallelerinde yaşam kalitesini artırmak için yoğun gayret gösterdiklerini ifade etti. İnsan ve toplum odaklı belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Başkan Geçit, mahallelerden gelen taleplere duyarsız kalmadıklarını, sorunları yerinde tespit ederek ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde çözüm üretmeye önem verdiklerini belirtti. Başkan Geçit, vatandaşların yalnızca taleplerini dinlemekle yetinmediklerini, iletilen konuları çözüm odaklı bir yaklaşımla ele aldıklarını ifade ederek, “Hemşehrilerimizin talep ve beklentilerini doğrudan kendilerinden dinliyor, mahallelerimizin ihtiyaçlarını yerinde tespit ediyoruz. İletilen sorunlara çözüm odaklı yaklaşıyor, imkânlarımız ve ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde hızlı, pratik ve kalıcı çözümler üretmeye özen gösteriyoruz. Amacımız, Yeşilyurt’umuzun her mahallesinde yaşam kalitesini yükseltmek ve vatandaşlarımızın memnuniyetini artırmaktır.” dedi. KURUMLAR ARASI İŞ BİRLİĞİYLE ÇÖZÜM ODAKLI HİZMET Toplantıda vatandaşlardan gelen taleplerin ilgili birimler ve kurum yetkilileri tarafından değerlendirilmesi, kurumlar arası koordinasyonun önemini bir kez daha ortaya koydu. Mahalle sakinlerinin beklentilerinin doğrudan dinlendiği buluşmada, çözüm gerektiren konuların takip edilmesi ve gerekli çalışmaların yürütülmesi üzerinde duruldu.

23.10.2026 67
POLİTİKA

AK Partili Güler: “Malatya 3 Yılda Yeniden Ayağa Kalktı”

AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Malatya’da yaptığı açıklamada, deprem sonrası kentte yürütülen yeniden inşa çalışmalarına dikkat çekti.   AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’ın da katılımıyla Malatya Büyükşehir Belediyesi Nikâh Sarayı’nda düzenlenen Türkiye Yüzyılı Buluşmaları basın toplantısında konuştu. AK Parti’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlattığı saha çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Güler, program kapsamında Malatya’nın merkez ilçeleri Battalgazi ve Yeşilyurt başta olmak üzere 13 ilçede vatandaşlarla bir araya geleceklerini söyledi.   “Vatandaşlarımızı dinleyecek, taleplerini not alacağız”   Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’nın vatandaşlarla doğrudan iletişim kurulması açısından önemli olduğunu ifade eden Güler, esnaf, sivil toplum kuruluşları, şehit aileleri ve gazilerle görüşmeler gerçekleştireceklerini belirtti. Güler, “Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak, milletvekillerimiz ve MKYK üyelerimizle birlikte bugün Malatya’nın ilçelerinde sahada olacağız. Vatandaşlarımızın şikâyetlerini, önerilerini ve taleplerini dinleyerek not alacağız. Elde ettiğimiz bilgileri Genel Merkez Teşkilat Başkanlığımızla paylaşacağız” dedi.   “Malatya’da 104 bin konut teslim edildi”   6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Malatya’da gerçekleştirilen yatırımlara değinen Güler, kentin yeniden yapılanma sürecinde önemli mesafe katettiğini söyledi. Depremin üzerinden üç yıl geçmeden Malatya’da büyük bir dönüşüm yaşandığını savunan Güler, “Büyük bir felaket yaşadık. Ancak bugün yeniden ayağa kalkmış, artık koşmaya başlayan bir Malatya görüyoruz. Bunlar kolay olmadı” ifadelerini kullandı. Malatya’da 104 bin konutun teslim edildiğini, yerinde dönüşüm çalışmalarıyla birlikte toplam konut sayısının 125 bine ulaştığını belirten Güler, yapılan yatırımların büyüklüğüne dikkat çekti.   “TOKİ’nin 20 yılda yaptığı konutun katbekatı Malatya’da yapıldı” Toplu Konut İdaresi Başkanlığının geçmiş dönemlerdeki üretim kapasitesiyle deprem sonrası gerçekleştirilen yatırımları karşılaştıran Güler, şu değerlendirmede bulundu: “2003 yılına gelindiğinde TOKİ’nin 20 yılda ürettiği konut sayısı 41 bin 500’dü. Bugün sadece Malatya’da 125 bin konuttan söz ediyoruz. Geçmişteki üretim kapasitesiyle bu konutları tamamlamak yaklaşık 50 yıl sürerdi. Üstelik bunun Adıyaman’ı, Hatay’ı, Kahramanmaraş’ı, Gaziantep’i ve diğer deprem bölgeleri de var.” Güler, deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarının devletin yatırım kapasitesini ortaya koyduğunu ifade etti.   “2027 yılı bütçesi yaklaşık 550 milyar dolar”   Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güler, bütçenin yaklaşık 27 trilyon liralık büyüklüğe sahip olduğunu ve dolar karşılığının yaklaşık 550 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu söyledi. 2002 yılında Türkiye’nin yıllık gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık 235 milyar dolar olduğunu hatırlatan Güler, bugün yalnızca merkezi yönetim bütçesinin bu rakamın üzerine çıktığını belirtti. Güler, eğitim ve sağlık alanlarına yaklaşık 4’er trilyon lira, tarıma 2,5 trilyon lira ve sosyal yardımlara 1,3 trilyon lira kaynak ayrıldığını ifade ederek, kamu yatırımlarının sürdürüleceğini kaydetti.   Muhalefet belediyelerinin bütçe yönetimini eleştirdi   Konuşmasında muhalefetin yönetimindeki belediyelere de değinen Güler, özellikle Mersin, Adana ve Antalya’daki belediyecilik uygulamalarını eleştirdi. Yerel yönetimlerin kendilerine tahsis edilen bütçeleri etkin kullanması gerektiğini savunan Güler, belediyelerin seçim döneminde açıkladıkları projelerin gerçekleşme düzeyinin sorgulanması gerektiğini söyledi. Güler, “Vatandaşlarımız belediyeleri ve bütçeleri yöneticilere emanet ediyor. Bu kaynakların nasıl kullanıldığının, hangi hizmetlerin gerçekleştirildiğinin hesabı verilmelidir” ifadelerini kullandı. AK Parti’nin hizmet odaklı siyaset anlayışını sürdürdüğünü belirten Güler, kamu kaynaklarının verimli kullanılmasının öncelikleri arasında bulunduğunu dile getirdi. “Sermaye piyasalarındaki usulsüzlüklere izin vermeyeceğiz”   Sermaye piyasalarında son dönemde gündeme gelen usulsüzlük iddialarına ilişkin de konuşan Güler, TBMM’de bu alana yönelik yeni bir yasal düzenleme kabul edildiğini açıkladı. Düzenlemenin yatırımcıların korunması ve piyasalardaki güven ortamının güçlendirilmesini amaçladığını belirten Güler, şunları söyledi: “Son dönemlerde özellikle fonlarda yaşanan bazı usulsüzlüklerin üzerine gidiyoruz. Mağdur olabilecek yatırımcılarımızın yaşadığı olumsuzlukları gidermeye yönelik önemli bir kanun çıkardık. Sermaye piyasalarımızın daha güçlü ve güvenilir olması için piyasa bozucu eylemlere fırsat vermeyeceğiz.”   “86 milyon vatandaşımıza hizmet etmeye devam edeceğiz”   Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kamu yöneticilerine vatandaşların tamamına eşit şekilde hizmet edilmesi yönünde talimat verdiğini belirten Güler, AK Parti’nin saha çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Güler, “Elimizdeki bütün imkânlarla 86 milyon vatandaşımızın tamamına en yüksek seviyede hizmet etmeye devam edeceğiz. Gece gündüz çalışacağız. Vatandaşlarımızın beklentilerini karşılamak için gayret göstereceğiz” dedi. Konuşmasında 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları da anan Güler, Malatya’nın yeniden yapılanma sürecine destek vermeye devam edeceklerini belirtti. Program öncesi AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci'de birer konuşma yaptı. Toplantıya çevre illerden milletvekillerinin yanı sıra ilçe belediye başkanları ve parti yönetimi de katıldı. 

23.10.2026 92
GENEL

Darende’de Sirkenin Ustası: 50’den Fazla Çeşit Üretiyor

Darende ilçesinde yaşayan Ali Yıldırım, ailesinden miras kalan geleneksel üretim kültürünü sürdürerek 50’den fazla çeşit ev yapımı sirke hazırlıyor. Alıçtan ananasa, kuşburnundan aronyaya kadar birbirinden farklı ürünlerden elde ettiği sirkeleri Somuncu Baba Külliyesi çevresinde ziyaretçilerin beğenisine sunan Yıldırım, Türkiye’nin dört bir yanına da sipariş gönderiyor.   Malatya’nın Darende ilçesinde yaşayan Ali Yıldırım, ailesinden gelen bitkisel ürünlerle uğraşma geleneğini sirke üretimiyle sürdürüyor. Yıllardır farklı meyve ve bitkilerden geleneksel yöntemlerle sirke hazırlayan Yıldırım, 50’yi aşkın ürün çeşidiyle dikkat çekiyor. Darende’nin önemli inanç turizmi merkezlerinden Somuncu Baba Külliyesi çevresinde ürünlerini ziyaretçilere sunan Yıldırım, doğal üretime ve müşteri memnuniyetine önem verdiğini belirtiyor.   Alıçtan Ananasa 50’den Fazla Çeşit Sirke üretiminde geniş bir ürün yelpazesine sahip olduğunu anlatan Ali Yıldırım, özellikle alıç meyvesinin farklı türlerini değerlendirdiklerini söyledi. Alıcın 20’den fazla çeşidini tanıdıklarını belirten Yıldırım, ananas, mandalina, ayva, kuşburnu, aronya, ceviz, zeytin yaprağı, incir, elma, muşmula, yabani erik ve böğürtlen gibi çok sayıda meyve ve bitkiden sirke ürettiklerini ifade etti. Ürünlerinin marka tesciline sahip olduğunu ve gerekli üretim izin belgelerinin bulunduğunu söyleyen Yıldırım, geleneksel yöntemlerle hazırladıkları sirkeleri daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflediklerini kaydetti.   Sirkeler Bir Yıl Boyunca Olgunlaşıyor Sirke üretiminin sabır ve emek gerektiren bir süreç olduğunu dile getiren Yıldırım, üretimde doğal bal, kaya tuzu ve yayla suyu kullandıklarını anlattı. Hazırladıkları karışımları yaklaşık iki ay boyunca her gün düzenli olarak karıştırdıklarını belirten Yıldırım, “İki aylık sürecin ardından sirkelerimizi süzüyoruz. Daha sonra yaklaşık bir yıl boyunca fermantasyona bırakıyoruz. Olgunlaşma sürecini tamamlayan ürünlerimizi ziyaretçilerimizin beğenisine sunuyoruz. Ayrıca daha uzun süre yıllandırdığımız özel sirkelerimiz de bulunuyor” dedi.   Türkiye’nin Dört Bir Yanından Sipariş Alıyor   Darende’de ürettiği sirkeleri Türkiye’nin farklı illerine gönderdiklerini belirten Yıldırım, ürünlerini deneyen müşterilerin yeniden sipariş vermesinin kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Farklı sirke çeşitlerini bir araya getirerek özel karışımlar da hazırladıklarını ifade eden Yıldırım, 12 çeşit sirkenin birleşiminden oluşan “Cane Probiyotik 12” isimli ürünlerinin bulunduğunu belirtti. Yıldırım, bu karışımda alıç, aronya, elma, armut ve muşmula başta olmak üzere farklı sirke çeşitlerini kullandıklarını kaydetti.   “İnsanların Hayır Duasını Almak Her Şeyden Değerli”   Bitkisel ürünlerle ilgilenmenin ailelerinden gelen bir gelenek olduğunu anlatan Ali Yıldırım, ticari kazancın yanında insanlarla kurdukları gönül bağını da önemsediklerini söyledi. Dedelerinin de insanlara yardımcı olmayı ilke edindiğini ifade eden Yıldırım, “Bizim ailemizde insanlara faydalı olmak önemli bir değer. Dedelerimizden gördüğümüz bu anlayışı devam ettirmeye çalışıyoruz. Elbette para kazanmak hayatın bir gerçeği ancak insanların memnuniyetini görmek, onların gönlüne dokunmak ve bir hayır duası almak bizim için çok daha kıymetli” diye konuştu.   Somuncu Baba Ziyaretçilerine İkram Darende’nin manevi simgelerinden Somuncu Baba’da ziyaretçileri ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Yıldırım, misafirlere yaptıkları ikramların da ilgi gördüğünü söyledi. Ziyaretçilerin kendilerine gösterilen ilgiden memnun kaldığını ifade eden Yıldırım, “Buraya Türkiye’nin dört bir yanından insanlar geliyor. Biz de Somuncu Baba’nın manevi atmosferinde misafirlerimize ikramlarda bulunuyoruz. Bazıları ikramlarımızın fotoğraflarını çekiyor, bazıları böyle bir misafirperverlikle her yerde karşılaşmadıklarını söylüyor. Güler yüzümüz ve ikramlarımız karşılığında aldığımız hayır duaları bize büyük huzur veriyor” ifadelerini kullandı. Yıldırım, geleneksel sirke üretimini sürdürerek hem aile mesleğini gelecek nesillere aktarmayı hem de Darende’ye gelen ziyaretçilere farklı yöresel ürünler sunmayı amaçladığını sözlerine ekledi.

23.10.2026 93
SAĞLIK

Diş Ağrısının Nedeni Her Zaman Çürük Olmayabilir

Diş ağrısının yalnızca çürüklerden kaynaklanmadığını belirten uzmanlar, komşu dişler, kistler ve tümörlerin de ağrıya neden olabileceğine dikkat çekiyor. Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, doğru teşhis için röntgen ve üç boyutlu tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinin önemli olduğunu söyledi.   Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, diş ağrılarının nedenleri, radyolojik görüntüleme yöntemleri ve diş hekimliğinde yapay zekâ kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Diş ağrısının her zaman ağrının hissedildiği dişten kaynaklanmayabileceğini belirten Meşe, komşu dişlerdeki sorunların, çevredeki anatomik yapıların, kistlerin ve tümörlerin de ağrıya yol açabileceğini ifade etti.   Panoramik Röntgenle Tüm Çene İncelenebiliyor   Diş ağrısının kaynağının belirlenmesinde panoramik röntgenin önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Meşe, bu yöntemle dişlerin ve çene yapısının tek görüntü üzerinden değerlendirilebildiğini söyledi. Panoramik röntgen sayesinde yalnızca ağrıya neden olan sorunun değil, ağız ve çenenin farklı bölgelerinde bulunan başka patolojilerin de tespit edilebildiğini belirten Meşe, kapsamlı görüntülemenin doğru teşhise katkı sunduğunu vurguladı.   Üç Boyutlu Tomografi Daha Ayrıntılı Görüntü Sağlıyor   İki boyutlu röntgen ile üç boyutlu tomografi arasındaki farklılıklara değinen Meşe, tomografinin özellikle dişlerin çevresindeki anatomik yapılarla ilişkisini değerlendirmede avantaj sağladığını ifade etti. Meşe, “Normal iki boyutlu görüntülerde dişler ve çeneler tek bir görüntü üzerinde görülebilir. Tomografide ise üç boyutlu görüntü elde edildiği için dişlerin ve kemiklerin gerçek boyutları ile çevredeki anatomik yapılarla ilişkileri daha sağlıklı değerlendirilebiliyor. Ayrıca ayrıntılı ölçümler yapılabiliyor” dedi. Üç boyutlu tomografinin her hastada gerekli olmadığını belirten Meşe, görüntüleme yönteminin hastanın klinik durumuna ve hekimin değerlendirmesine göre seçilmesi gerektiğini söyledi.   Diş Aralarındaki Çürükler Röntgenle Tespit Edilebiliyor   Dişlerin birbirine temas ettiği bölgelerde oluşan arayüz çürüklerinin klinik muayenede her zaman kolaylıkla fark edilemediğini belirten Meşe, bu tür çürüklerin tespitinde bitewing adı verilen röntgen yönteminin kullanıldığını aktardı. Meşe, söz konusu görüntüleme tekniği sayesinde çürüklerin konumunun ve derinliğinin daha ayrıntılı şekilde değerlendirilebildiğini ifade etti.   Her 20'lik Diş Çekiminde Tomografi Gerekmiyor   Gömülü 20'lik dişlerin çekiminde üç boyutlu tomografinin önemine değinen Meşe, ancak her hastaya tomografi çekilmesinin gerekli olmadığını söyledi. Gömülü olmayan 20'lik dişlerde genellikle tomografiye ihtiyaç duyulmadığını belirten Meşe, “Gömülü 20 yaş dişleri çevredeki anatomik yapılarla ilişkili olabiliyor. Bu durum çekim sırasında bazı riskleri beraberinde getirebiliyor. Böyle bir risk söz konusu olduğunda üç boyutlu tomografiyle dişin çevredeki yapılarla ilişkisi değerlendirilerek çekim planlanmalı” diye konuştu.   Bulantı Refleksi Olan Hastalara Alternatif Yöntemler   Ağız içi röntgen çekimi sırasında bulantı refleksi yaşayan hastalara yönelik farklı uygulamaların bulunduğunu da belirten Meşe, daha küçük sensörlerin kullanılması, görüntünün hızlı alınması, burundan nefes alınması ve uygun hasta pozisyonunun sağlanmasının işlemi kolaylaştırabileceğini söyledi. Meşe, ağız içi röntgen çekiminin mümkün olmadığı durumlarda ise hastanın ihtiyacına uygun alternatif görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabileceğini kaydetti.   Yapay Zekâ Diş Hekimlerine Destek Oluyor   Diş hekimliğinde yapay zekâ destekli sistemlerin kullanımının giderek yaygınlaştığını ifade eden Meşe, özellikle radyolojik görüntülerin analizinde önemli gelişmeler yaşandığını belirtti. Yapay zekâ destekli yazılımların röntgen görüntülerinde çürük, kemik kaybı ve çeşitli patolojilerin tespitine yardımcı olabildiğini aktaran Meşe, bu teknolojilerin hekimlerin tanı süreçlerini desteklediğini söyledi. Meşe, “Yapay zekâ destekli sistemler gün geçtikçe gelişiyor. Özellikle radyoloji alanında röntgen üzerinden analiz yapılması giderek yaygınlaşıyor. Bu programlar çürük, kemik kaybı ve çeşitli patolojilerin tespitinde yardımcı olabiliyor. Ancak gelişmekte olan bu sistemlerin mutlaka hekim kontrolünde kullanılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, diş ağrılarının nedeninin doğru belirlenebilmesi için klinik muayenenin yanı sıra gerekli görülen durumlarda radyolojik görüntüleme yöntemlerinden yararlanılmasının önem taşıdığını belirtiyor.  

23.10.2026 87
EĞİTİM

Malatya’nın Çevre Projesine Uluslararası Kabul

Malatya İl Millî Eğitim Müdürlüğü AR-GE Birimi tarafından hayata geçirilen EkoVizyon Fikir Maratonu Projesi, uluslararası bilim dünyasına taşınıyor. Öğrencilerin çevre bilinci ve sürdürülebilirlik alanındaki gelişimlerine odaklanan bilimsel çalışma, 11-14 Kasım 2026 tarihlerinde Elazığ’da düzenlenecek uluslararası kongrede sunulacak.   Malatya İl Millî Eğitim Müdürlüğü AR-GE Birimi tarafından hazırlanan ve il genelinde uygulanan EkoVizyon Fikir Maratonu Projesi, uluslararası bilimsel platformda yer almaya hazırlanıyor. Projenin öğrenciler üzerindeki eğitimsel etkilerini inceleyen bilimsel bildiri, Uluslararası Sürdürülebilir Su Yönetimi ve İklim Değişikliği Kongresi'nde tam metin bildiri ve sözlü sunum olarak kabul edildi. 11-14 Kasım 2026 tarihlerinde Elazığ’da gerçekleştirilecek kongrede, Malatya’da uygulanan çevre odaklı eğitim modelinin bilimsel sonuçları katılımcılarla paylaşılacak.   Malatya’dan Bilim Dünyasına Katkı   Malatya İl Millî Eğitim Müdürlüğü AR-GE Biriminden Şeyda Nur Halitoğlu ile Fırat Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Burhan Akpınar tarafından hazırlanan çalışma, öğrencilerin çevre sorunlarına yönelik farkındalık kazanmalarını ve sürdürülebilir çözümler geliştirme süreçlerine aktif katılımlarını ele alıyor. EkoVizyon Fikir Maratonu Projesi ile öğrencilerin yalnızca çevre sorunları hakkında bilgi edinmeleri değil, aynı zamanda araştıran, sorgulayan, yenilikçi fikirler geliştiren ve çözüm üreten bireyler olarak yetişmeleri hedefleniyor.   Çevre Bilincine Yenilikçi Yaklaşım   Çevre eğitimi, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle mücadele konularını merkeze alan proje, öğrencilerin karşılaştıkları çevresel problemlere çözüm önerileri geliştirmelerini teşvik ediyor. Projenin uluslararası kongrede sunulacak olması, Malatya'da yürütülen eğitim çalışmalarının bilimsel çevrelerle buluşturulması ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.   İl Millî Eğitim Müdürlüğünden Açıklama   Malatya İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, çevre bilinci yüksek, sürdürülebilir bir gelecek için sorumluluk üstlenen ve çözüm üreten nesiller yetiştirmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi. Açıklamada ayrıca EkoVizyon Fikir Maratonu Projesi'nin hazırlanmasında ve uygulanmasında görev alan AR-GE ekibine, akademisyenlere ve öğretmenlere teşekkür edildi.  

22.10.2026 64
GENEL

Malatya’da Müteahhidin Ölümü Sonrası Milyonluk Alacak Krizi: Esnaflar Ayakta!

Malatya’da ihale ile alt yapı işleri yapan bir müteahhidin yaşamına son vermesinin ardından alacaklarını tahsil edemediklerini belirten esnaf ve taşeronlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Piyasada yaklaşık 200 ila 250 milyon liralık çek bulunduğunu iddia eden esnaflar, yüzlerce kişinin mağdur olduğunu belirterek yetkililerden destek istedi.   Malatya’da içme suyu, kanalizasyon ve altyapı projelerinde faaliyet gösteren müteahhidin yaklaşık 20 gün önce yaşamına son vermesinin ardından, firmadan alacaklı olduklarını belirten esnaf, taşeron ve tedarikçiler ödeme sıkıntısı yaşadıklarını açıkladı.   Malatya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde bir araya gelen esnaflar, alacaklarını tahsil edemedikleri gerekçesiyle basın açıklaması yaptı. Nakliye, yemek ve altyapı sektörlerinde faaliyet gösteren işletme sahipleri, yaşanan durumun çok sayıda işçiyi de etkilediğini belirterek mağduriyetlerinin giderilmesini istedi.   “İcra Takiplerini Başlattık, Alacaklarımızı Tahsil Edemiyoruz”   Basın açıklamasında konuşan bir taşeron firma yetkilisi, köylerde yürütülen içme suyu ve kanalizasyon altyapı çalışmalarında görev aldıklarını belirterek, firma sahibinin ölümünün ardından ödemelerin yapılamadığını söyledi.   Çok sayıda esnaf ve işçinin mağdur olduğunu ifade eden taşeron yetkilisi, “Biz köylerde altyapı, içme suyu ve kanalizasyon işleri yapıyoruz. Firma sahibinin yaklaşık 20 gün önce hayatını kaybetmesinin ardından paramızı alamadık. Burada bulunmayan çok sayıda işçi arkadaşımız da mağdur. İcra takiplerimizi başlattık ancak elimizde ileri tarihli çekler var. Hak edişe bağlanmamış alacaklarımız bulunuyor. Devletimizin ve ilgili kurumların bize destek olmasını bekliyoruz” dedi.   “Üç Yıldır Yemek Hizmeti Veriyoruz, Beş Aylık Alacağımız Var”   Firmaya yaklaşık üç yıldır yemek hizmeti sağladığını belirten bir işletmeci ise geriye dönük beş aylık alacaklarının bulunduğunu ileri sürdü. İşletmeci, “Üç yıldır bu firmanın yemek tedarikçisiyiz. Çalışma yapılan köylere yemek hizmeti verdik. Geriye dönük beş aylık alacaklarımız ve ileri tarihli çeklerimiz var. Bizim de piyasaya borçlarımız bulunuyor. Bu çekleri ödemekte zorlanacağız. Malatya esnafı ciddi bir ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya. Devletimizden yardım bekliyoruz” diye konuştu.   “Piyasada 200-250 Milyon Liralık Çek Var”   Firmadan alacaklı olduğunu belirten bir başka esnaf da Malatya piyasasında yaklaşık 200 ila 250 milyon lira tutarında çek bulunduğunu iddia etti.   Mağduriyetin yalnızca birkaç işletmeyle sınırlı olmadığını savunan esnaf, “Şu anda Malatya piyasasında yaklaşık 200-250 milyon liralık çek olduğu konuşuluyor. Çok sayıda esnaf ve işçi mağdur. Doğrudan ve dolaylı etkilenenlerin sayısı bine kadar ulaşabilir. Biz yetkililere sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızdan destek bekliyoruz” ifadelerini kullandı.   “Kış Gelmeden Yarım Kalan İşler İçin Tedbir Alınmalı”   Açıklamada, bazı projelerde çalışmaların tamamlanmadığı da öne sürüldü. Özellikle çatı ve çeşitli yapı imalatlarının eksik kaldığını belirten esnaflar, kış şartlarının başlamasıyla birlikte tamamlanmayan yapıların zarar görebileceğini ifade etti.   Bir esnaf, “Bazı yerlerde çatılar ve imalatlar eksik. Kış gelirse bu yapılar zarar görecek. Yapılan sıvalar ve alçılar dökülebilir. Bu durum devletimize de ek maliyet oluşturabilir. Bir an önce tedbir alınmasını istiyoruz” dedi.   Esnaflardan Bakanlığa Destek Çağrısı   Alacaklarının tahsil edilememesi nedeniyle işletmelerini ayakta tutmakta zorlandıklarını belirten esnaflar, yaşanan sorunun Malatya’daki ticari hayatı da olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.   Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarına çağrıda bulunan esnaflar, hak edişlerin ve alacakların durumunun incelenmesini, mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli girişimlerin başlatılmasını talep etti.   Basın açıklaması, esnafların yetkililerden çözüm beklediklerini yinelemesinin ardından sona erdi.

22.10.2026 66
ÇEVRE

Battalgazi’de Konteynerlerin Kaldırıldığı Alanlarda Hummalı Temizlik Mesaisi

Battalgazi Belediyesi, 6 Şubat depremlerinin ardından esnafın ticari hayatını sürdürebilmesi amacıyla kurulan geçici konteyner çarşıların, kalıcı iş yerlerinin teslim edilmesiyle kaldırıldığı alanlarda detaylı temizlik ve hijyen çalışmalarını sürdürüyor. Çalışmalar kapsamında son olarak kaldırılan Öğretmenevi Konteyner Çarşısı’nın bulunduğu alan, ekiplerce tamamen temizlenip yıkanarak yeniden araç ve yaya trafiğine açıldı. Atıklar Toplandı, Alan Tazyikli Suyla Yıkandı Kalıcı dükkânlarına kavuşan esnafın taşınma süreçlerinin tamamlanmasının ardından harekete geçen Battalgazi Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, Öğretmenevi Konteyner Çarşısı’nın bulunduğu bölgede geniş kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi. Konteynerlerin kaldırılmasıyla boşalan sahada biriken atık ve artıkları titizlikle toplayan ekipler, mekanik süpürme işlemlerinin ardından alanı tazyikli suyla yıkayarak hijyenik hale getirdi. Temizlik çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte bölge düzenli ve güvenli bir şekilde yeniden şehir trafiğinin kullanımına sunuldu. Geçici Çarşılardan Kalıcı Ticari Alanlara Geçiş Devam Ediyor Deprem sonrası tahliye, taşınma ve geçici yerleşim süreçlerinin her aşamasında esnafa ve vatandaşlara destek sağlayan Battalgazi Belediyesi, kent merkezindeki geçici ticari alanların kademeli olarak kaldırılmasıyla birlikte saha rehabilitasyon çalışmalarına hız verdi. Belediye yetkilileri, kalıcı iş yerlerinin teslim süreçlerine paralel olarak boşaltılan diğer konteyner alanlarında da temizlik, yıkama ve çevre düzenleme çalışmalarının kesintisiz devam edeceğini bildirdi.

22.10.2026 60
ÇEVRE

Başkan Er “Şehrimizin Geleceğini Sanayi, Turizm ve Alt Yapısıyla Daha Da Güçlendiriyoruz”

Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Turkuvaz Medya Grubu ev sahipliğinde düzenlenen 'Türkiye Yüzyılında Marka Şehirler' konulu zirveye katıldı. Başkan Er, deprem sonrası şehrin yeniden inşa sürecinde gençlere yönelik yatırımlara öncelik verdiklerini belirterek, Malatya’yı sporun, kültürün ve eğitimin öne çıktığı bir şehir haline getirmeyi amaçladıklarını söyledi. İstanbul’da, A Haber tarafından düzenlenen zirvede, 'Şehirlerde Gençlik ve Spor' konulu panelde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Malatya’nın yalnızca yeniden inşa edilmediğini, geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek modern ve çok merkezli bir şehir olarak planlandığını belirtti. Başkan Er, Malatya’nın yeniden ayağa kaldırılmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve bakanlıkların yoğun gayretlerinin önemli rol oynadığını ifade etti. Yerel yönetimlerle merkezi idare arasında güçlü bir koordinasyon bulunduğunu vurgulayan Başkan Er, yürütülen çalışmalarla şehrin geleceğinin yeniden şekillendirildiğini kaydetti. “MALATYA’DA 125 BİN BAĞIMSIZ BÖLÜM İNŞA EDİLDİ” 6 Şubat depremlerinde Malatya’nın ağır hasar alan şehirlerden biri olduğunu hatırlatan Başkan Sami Er, kentte yürütülen çalışmaların büyüklüğüne dikkat çekti. Malatya’da yaklaşık 125 bin bağımsız bölümün, konut ve iş yerleriyle birlikte hayata geçirildiğini belirten Başkan Er, bu sürecin yalnızca yapıların yeniden yapılmasından ibaret olmadığını ifade etti. Yeni yerleşim alanları planlanırken Malatya’nın demografik yapısının korunmasına önem verdiklerini belirten Başkan Er, vatandaşların komşularından ve akrabalarından kopmadan, alıştıkları sosyal çevrelerde yaşamlarını sürdürebilmeleri için planlamalar yapıldığını dile getirdi. “MALATYA’YI ÇOK MERKEZLİ BİR ŞEHİR HALİNE GETİRİYORUZ” Malatya’nın geçmişte tek merkezli bir şehir yapısına sahip olduğunu belirten Başkan Er, eski çarşı merkezinin büyük ölçüde zarar görmesinin şehrin sosyal ve ekonomik hayatını da etkilediğini ifade etti. Yeni planlamayla bu yapının değiştirildiğini kaydeden Er, farklı bölgelerde yeni yaşam ve ticaret merkezleri oluşturulduğunu söyledi. Şehircilik çalışmalarında sosyal ve ekonomik ayrışmayı azaltmayı hedeflediklerini vurgulayan Başkan Sami Er, özellikle çevre yolunun alt ve üst kesimleri arasındaki farklılıkları ortadan kaldıracak modern yerleşim alanlarının oluşturulmasına önem verdiklerini belirtti. ASELSAN'IN İLK YERLİ VE MİLLİ TELEFONU MALATYA'DA ÜRETİLECEK Malatya’nın yeniden yapılanma sürecinde sanayi alanlarının da kapsamlı biçimde ele alındığını ifade eden Başkan Er, şehir merkezinde hasar gören ve zamanla çöküntü alanlarına dönüşen sanayi bölgelerinin şehir dışına taşınması yönünde çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti. Sanayide verimliliği ve ekonomik hareketliliği artırmak amacıyla sektörel kümelenmeyi esas aldıklarını belirten Er; mobilya, tekstil, metal ve döküm gibi farklı sektörlerin belirli alanlarda bir araya getirilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Gıda toptancılarından depolama alanlarına kadar farklı sektörlerin ihtiyaçlarının da planlamaya dahil edildiğini aktaran Er, bu çalışmaların Malatya’nın üretim kapasitesini güçlendireceğini vurguladı. Başkan Er, kentte geleceğin sanayisini oluşturmak için çalıştıklarını belirterek, ASELSAN'ın ilk yerli ve milli telefonu Malatya'da üreteceğini de müjdeledi. “MALATYA’NIN GELECEĞİNİ BÜTÜNCÜL BİR ANLAYIŞLA PLANLIYORUZ” Yaklaşık 30 yıllık belediyecilik tecrübesini Malatya’nın yeniden yapılanma sürecine yansıttıklarını belirten Başkan Er, şehircilik, ulaşım, sanayi, turizm ve ekonomik gelişimin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini ifade etti. Malatya'da 35 milyar liralık altyapı çalışması yaptıklarını aktaran Başkan Er, bunun yanında ulaşım konusunda ciddi bir çalışma yürüttüklerini de söyledi.  MALATYA SANAYİSİNE VE TURİZMİNE BÜYÜK ÖNEM Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, şehrin geleceğini sanayi, turizm ve altyapı yatırımlarıyla güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Malatya’nın tarihi ve kültürel değerlerini turizmle buluşturmak için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Başkan Sami Er, gastronomiden kültür ve sanata, spordan uluslararası organizasyonlara kadar farklı alanlarda şehrin tanıtımına katkı sunan etkinlikler gerçekleştirdiklerini kaydetti. Arslantepe’nin tarihi ve kültürel mirasını ön plana çıkardıklarını belirten Başkan Er, Arslantepe Yarı Maratonu, dağ bisikleti organizasyonları, Kültür Yolu Festivali ve satranç turnuvaları gibi etkinliklerle Malatya’nın turizm potansiyelini geliştirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Er, şehrin sahip olduğu değerleri daha geniş kitlelere tanıtarak Malatya’yı önemli bir turizm destinasyonu haline getirmek istediklerini vurguladı. “MALATYA’NIN ALTYAPISINI BAŞTAN YENİLİYORUZ” Şehrin gelişimi için altyapı yatırımlarına da büyük önem verdiklerini belirten Başkan Er, Malatya’da kapsamlı bir altyapı yenileme çalışması yürüttüklerini söyledi. Kanalizasyon ve yağmur suyu hatları başta olmak üzere altyapı sistemlerinin yenilendiğini kaydeden Başkan Er, “Malatya’da yalnızca üstyapıyı değil, şehrin geleceğini doğrudan ilgilendiren altyapıyı da yeniliyoruz. Yürüttüğümüz çalışmalarla mevcut altyapı sistemlerini modernize ediyor, şehrimizi uzun yıllar hizmet verecek bir yapıya kavuşturuyoruz” ifadelerini kullandı. “GENÇLERE SPOR VE KÜTÜPHANELER İNŞA EDİYORUZ” Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, “Malatya’yı yeniden imar ve inşa ederken yalnızca binalarımızı değil, geleceğimizi de inşa ediyoruz. Bu geleceğin en önemli unsuru ise gençlerimiz. Bir taraftan deprem sonrası şehrimizi ayağa kaldırırken diğer taraftan çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitim, spor, kültür ve sosyal yaşam ihtiyaçlarını karşılayacak yatırımları hayata geçiriyoruz” dedi. 43 SPOR TESİSİMİZ YÜKSELİYOR Malatya'da toplam 63 spor tesisini planlamaya aldıklarını kaydeden Başkan Er, şunları kaydetti; “Gençlerimizin kendilerini geliştirebilecekleri, vakitlerini verimli değerlendirebilecekleri ve geleceğe daha güçlü hazırlanabilecekleri alanlar oluşturmayı önemsiyoruz. Bu kapsamda şu anda 43 spor yatırımımız bulunuyor. Bu yatırımlarımızın bir kısmı tamamlandı, bir kısmında çalışmalarımız devam ediyor, diğer projelerimizi de hayata geçirmek için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Kaynarca-Melekbaba bölgemizde tamamladığımız spor kompleksimiz de bu anlayışımızın önemli örneklerinden biri. Sosyoekonomik açıdan desteğe ihtiyaç duyan bölgelerimizdeki çocuklarımızın ve gençlerimizin spor olanaklarına daha kolay ulaşmasını istiyoruz. Kompleksimizde 1500 seyirci kapasiteli stadyum, 1000 kişilik kapalı spor salonu, kapalı halı saha ve farklı spor branşlarına yönelik alanlar bulunuyor. İnşallah Gençlik ve Spor Bakanımızın Malatya ziyaretinde bu tesisimizin açılışını gerçekleştireceğiz.” 7/24 AÇIK KÜTÜPHANEMİZ GENÇLERİMİZİN HİZMETİNDE 'Malatya’yı kütüphaneler şehri yapacağız' anlayışıyla bölgenin en kapsamlı kütüphanesinin yanı sıra kentin her noktasına kütüphane inşa ettiklerini dile getiren Başkan Er, “Gençlerimize yönelik çalışmalarımızın önemli bir ayağını da kütüphanelerimiz oluşturuyor. Şehir Kütüphanemizi yaklaşık 3 bin 200 metrekarelik alanda, 7 gün 24 saat hizmet verecek şekilde düzenledik. Özellikle üniversite öğrencilerimizin, üniversiteye hazırlanan gençlerimizin ve KPSS ile ALES gibi sınavlara çalışan vatandaşlarımızın rahat bir ortamda ders çalışabilmelerini istedik” diye konuştu. Başkan Er, gençlik ve spor yatırımları noktasında büyük destekleri olan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak'a da teşekkür etti. Türkiye'nin farklı bölgelerinden belediye başkanlarını bir araya getiren zirvede, beş panel ve bir özel oturumdan oluştu. Zirvede afetlere hazırlık, kentsel dönüşüm, altyapı, ulaşım, turizm, gastronomi, dijitalleşme, gençlik ve spor alanındaki çalışmalar değerlendirildi.

22.10.2026 61
GENEL

Malatya’da Konteyner Çarşı Kaldırıldı, Yol Trafiğe Açıldı

Malatya’da 6 Şubat depremlerinin ardından kurulan geçici Öğretmenevi Konteyner Çarşısı kaldırılarak yol yeniden araç trafiğine açıldı. Bölge esnafı, ulaşımın yeniden sağlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.   Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Malatya’da ticari hayatın devamlılığını sağlamak amacıyla kurulan geçici Öğretmenevi Konteyner Çarşısı, dün itibarıyla tamamen kaldırıldı. Belediye ekipleri bölgede temizlik yaptı Konteynerlerin kaldırılmasının ardından Battalgazi Belediyesi temizlik ekipleri tarafından bölgede kapsamlı temizlik çalışması gerçekleştirildi. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte bir süredir araç geçişine kapalı olan yol yeniden trafiğe açıldı.   Yolun açılması esnafı sevindirdi Yolun yeniden araç trafiğine açılması, bölgede faaliyet gösteren esnaf tarafından memnuniyetle karşılandı. Ulaşımın yeniden sağlanmasıyla birlikte bölgedeki hareketliliğin artması ve ticari faaliyetlere olumlu katkı sunulması bekleniyor.   Öte yandan, yolun yeniden kullanıma açılmasıyla çevredeki trafik yoğunluğunun azalacağı ve kent merkezindeki ulaşımın daha akıcı hale geleceği değerlendiriliyor.

21.10.2026 60
EĞİTİM

Malatya’da Okul Çevrelerinde Sıkı Denetim: 6 Bin 848 Kişi Sorgulandı

Malatya’da öğrencilerin güvenliğini sağlamak amacıyla okul ve yurt çevrelerinde gerçekleştirilen denetimlerde 6 bin 848 kişi ve bin 558 araç sorgulandı. Uygulamalarda 89 ekip ve 225 polis görev aldı. Malatya Valiliği koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitimlerini sürdürebilmeleri amacıyla okul ve öğrenci yurtlarının çevresinde denetimler gerçekleştirildi. 20 Ekim saat 08.00 ile 21 Ekim saat 08.00 arasında yapılan 24 saatlik uygulamalarda 89 ekip ve 225 personel görev aldı.   115 Okul ve 13 Yurt Çevresi Kontrol Edildi Kent genelinde gerçekleştirilen denetimlerde 115 okul ve çevresi ile 13 öğrenci yurdu ve çevresi kontrol edildi. Ekipler tarafından bin 558 araç ve 6 bin 848 kişinin sorgulaması yapıldı.   Denetimler Aralıksız Sürecek Malatya Valiliğinden yapılan açıklamada, öğrencilerin güvenli bir ortamda eğitim hayatlarını sürdürebilmelerinin öncelikli hedefler arasında yer aldığı belirtilerek, okul ve yurt çevrelerindeki denetimlerin kararlılıkla devam edeceği vurgulandı. Açıklamada, muhtemel olumsuzlukların önüne geçilmesi ve okul çevrelerinde huzur ortamının korunması amacıyla ilgili birimlerin koordinasyon içerisinde çalışmalarını sürdüreceği kaydedildi.

21.10.2026 87
ASAYİŞ

Malatya’da Trambüs İle Otomobil Çarpıştı: 5 Yaralı

Malatya’da çevreyolu üzerinde trambüs ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 5 kişi hafif yaralandı. Kaza nedeniyle yan yol bir süre trafiğe kapandı. Malatya’da trambüs ile otomobilin çarpıştığı trafik kazasında 5 kişi yaralandı. Kaza, çevreyolu Buhara Bulvarı üzerinde, Malatya Büyükşehir Belediyesi hizmet binasının arka kısmında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, MOTAŞ’a ait trambüs ile bir otomobil henüz belirlenemeyen nedenle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle 5 kişi hafif yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kazada her iki araçta maddi hasar meydana gelirken, çevreyolu yan yolunda trafik akışı bir süre durdu. Araçların kaldırılmasının ardından yol yeniden ulaşıma açıldı. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

21.10.2026 87
ÇEVRE

Malatya’da Hafta Sonuna Kadar Yağış Beklenmiyor: Sıcaklıklar 21 Dereceye Kadar Çıkacak

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) 21-25 Ekim 2026 tarihlerini kapsayan hava tahminlerine göre, Malatya’da hafta sonuna kadar yağış beklenmiyor. Kentte gündüz sıcaklıklarının 21-22 derece civarında seyretmesi, gece ve sabah saatlerinde ise serin havanın etkili olması öngörülüyor.   Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yayımladığı güncel tahmin raporuna göre, Malatya’da önümüzdeki günlerde parçalı ve az bulutlu hava etkili olacak. Kent genelinde sıcaklıkların mevsim normalleri civarında seyretmesi beklenirken, özellikle sabah ve gece saatlerinde sıcaklık farkı hissedilecek.   Hafta Sonu Hava Nasıl Olacak? Meteorolojinin tahminlerine göre, 21 Ekim Çarşamba günü Malatya’da hava parçalı bulutlu olacak. Gün içerisinde sıcaklığın 21 dereceye kadar yükselmesi bekleniyor. 22 Ekim Perşembe günü parçalı bulutlu, 23 Ekim Cuma günü ise az bulutlu bir hava öngörülüyor. Hafta sonuna denk gelen 24 Ekim Cumartesi ve 25 Ekim Pazar günlerinde de yağış beklenmezken, az bulutlu havanın etkisini sürdürmesi tahmin ediliyor.   Gece Ve Gündüz Arasındaki Sıcaklık Farkına Dikkat Kentte gündüz sıcaklıkları 20 derecenin üzerinde seyrederken, gece ve sabah saatlerinde sıcaklıkların tek haneli değerlere gerilemesi bekleniyor. Özellikle sabah erken saatlerde dışarı çıkacak vatandaşların sıcaklık değişimine karşı tedbirli olmaları öneriliyor.   Yeni Haftada Yağmur Geliyor Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 21-27 Ekim tarihli haftalık tahmin raporunda ise Malatya için yeni haftanın başında yağış öngörülüyor. 26 Ekim Pazartesi ve 27 Ekim Salı günlerinde Malatya çevrelerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Böylece hafta sonuna kadar devam etmesi öngörülen yağışsız havanın yeni haftayla birlikte yerini yağışlı sisteme bırakacağı tahmin ediliyor. Meteoroloji, hava sıcaklıklarının ülke genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceğini bildirdi.   İlçelerde Sıcaklık Farkı Dikkat Çekiyor   Meteorolojinin tahminlerine göre, 25 Ekim Pazar günü Darende, Kale, Doğanyol ve Yazıhan ilçelerinde sıcaklık 24 dereceye kadar çıkabilecek. Kuluncak’ta ise perşembe sabahı sıcaklığın 3 dereceye kadar düşmesi bekleniyor.  

21.10.2026 84
ÇEVRE

Büyükşehir’den Yıllık 20 Bin Fidan, 50 Bin Metrekare Rulo Çim Üretimi

Malatya Büyükşehir Belediyesi, kentin yeşil dokusunu korumak ve yeşil alanları artırmak amacıyla kendi fidan ve rulo çim üretimini sürdürüyor. Akçadağ ilçesi Ilıcak Mahallesi’nde bulunan 300 bin metrekarelik üretim merkezinde yılda 20 bin fidan ve 50 bin metrekare rulo çim yetiştiriliyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, üretim merkezinde incelemelerde bulunarak çalışmalar hakkında bilgi aldı. Malatya Büyükşehir Belediyesi, şehir genelinde yürütülen park, bahçe, peyzaj ve yol düzenleme çalışmalarında ihtiyaç duyulan fidan ve rulo çimleri kendi imkânlarıyla üretiyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından Akçadağ ilçesi Ilıcak Mahallesi’nde işletilen Fidan Bakım ve Üretim Merkezi’nde, 300 bin metrekarelik alanda sürdürülen çalışmalarla hem üretim kapasitesi artırılıyor hem de belediye kaynaklarının daha verimli kullanılması hedefleniyor. Yıllık 20 bin fidan ve 50 bin metrekare rulo çim üretiminin gerçekleştirildiği merkezde, çalı türleri ve farklı peyzaj bitkileri de yetiştiriliyor. Üretilen bitkiler, Malatya genelindeki park, bahçe, cadde ve yol akslarında gerçekleştirilen yeşillendirme çalışmalarında değerlendiriliyor. FUZULİ CADDESİ’NDEKİ AĞAÇLAR KESİLMEK YERİNE TAŞINDI Büyükşehir Belediyesi, şehirdeki yol genişletme ve düzenleme çalışmalarını yürütürken mevcut yeşil dokunun korunmasına da özen gösteriyor. Çalışmalar kapsamında yerinden alınması gereken ve taşınması mümkün olan ağaçlar, kesilmek yerine kökleriyle birlikte sökülerek Fidan Bakım ve Üretim Merkezi’ne naklediliyor. Burada bakıma alınan ağaçlar, yeniden kök salıp gelişimlerini sürdürmelerinin ardından şehrin farklı noktalarındaki park ve yeşil alanlarda değerlendiriliyor. Bu uygulamanın örneklerinden biri de Fuzuli Caddesi’nde gerçekleştirildi. Yol genişletme çalışmaları kapsamında caddeden alınarak fidanlığa taşınan ağaçların yaklaşık yüzde 80’i yeniden yeşerdi. Böylece şehir içindeki düzenlemeler sırasında ağaçların korunması ve yeniden kente kazandırılması yönünde önemli bir adım atıldı. “MALATYA’YI YENİLERKEN YEŞİL DOKUMUZU DA KORUYORUZ” Fidan Bakım ve Üretim Merkezi’nde incelemelerde bulunan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’yı yeniden ayağa kaldırmak ve geleceğin şehrini inşa etmek için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Başkan Er, kentsel dönüşüm ve yol düzenlemeleriyle birlikte şehrin doğal dokusunun korunmasına da önem verdiklerini ifade etti. Şehir genelinde dar cadde ve sokakların genişletildiğini kaydeden Er, bu çalışmalar sırasında ağaçların korunması için hassasiyet gösterdiklerini vurguladı. Ağaçları kesmek yerine kökleriyle birlikte taşıyarak yaşatmayı amaçladıklarını belirten Başkan Er, fidanlıkta bakıma alınan ve gelişimini sürdüren ağaçların daha sonra şehrin farklı noktalarında yeniden toprakla buluşturulacağını dile getirdi. HEM YEŞİL ALANLAR ARTIRILIYOR HEM KAMU KAYNAKLARI KORUNUYOR Büyükşehir Belediyesi, fidan ve rulo çim üretimini kendi bünyesinde gerçekleştirerek peyzaj çalışmalarında dışa bağımlılığı azaltmayı, maliyetleri düşürmeyi ve uygulamaları daha hızlı tamamlamayı amaçlıyor. Üretim merkezinde yetiştirilen fidanlar, çalılar ve rulo çimler, Malatya’nın farklı noktalarında yürütülen yeşillendirme çalışmalarına katkı sağlıyor. Ağaçların taşınarak yeniden değerlendirilmesiyle mevcut yeşil varlığın korunması, üretimin belediye imkânlarıyla gerçekleştirilmesiyle de kaynakların verimli kullanılması hedefleniyor. Malatya Büyükşehir Belediyesi, şehrin yeniden yapılanma sürecinde altyapı ve üstyapı çalışmalarının yanı sıra çevre düzenlemesi ve yeşil alan yatırımlarını da sürdürerek daha yaşanabilir ve yeşil bir Malatya için çalışmalarına devam ediyor.

20.10.2026 56
EKONOMİ

Malatya’da 80 Konut ve 18 İş Yeri Satışa Çıkıyor

Malatya’nın Pütürge ilçesinde 80 konut ve 18 iş yeri açık artırma yöntemiyle satışa sunulacak. 26-27 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek müzayedede yüzde 25 peşinat ve 60 ay vade imkânı sağlanırken, peşin ödemelerde yüzde 20 indirim uygulanacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, aralarında Malatya’nın da bulunduğu 11 ilde toplam 270 konut ve 417 iş yerini açık artırma yöntemiyle satışa çıkarıyor. Emlak Yönetim aracılığıyla gerçekleştirilecek müzayede kapsamında Malatya’nın Pütürge ilçesindeki 98 bağımsız bölüm de alıcılarla buluşacak.   Pütürge’de 98 Taşınmaz Satılacak Satış programı kapsamında Pütürge ilçesinde 80 konut ile 18 iş yeri açık artırmaya çıkarılacak. Konut sahibi olmak veya ticari yatırım yapmak isteyenler, belirlenen şartlar doğrultusunda müzayedeye katılarak teklif verebilecek.   Yüzde 25 Peşinat, 60 Ay Vade   Satışa sunulacak taşınmazlar için yüzde 25 peşinat ve 60 ay vade seçeneği uygulanacak. Taşınmaz bedelinin tamamını peşin ödemek isteyen alıcılara ise yüzde 20 indirim imkânı sağlanacak.   Açık Artırma 26-27 Ekim’de Müzayede, 26-27 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilecek. Katılımcılar, İstanbul Küçükçekmece’deki TOKİ İstanbul Hizmet Binası Konferans Salonu ile Ankara Yenimahalle Macunköy’deki İlbank Sosyal Tesisleri’nden açık artırmaya katılabilecek. İstanbul ve Ankara’ya gidemeyen vatandaşlar da internet üzerinden teklif verebilecek. Satışa ilişkin detaylı bilgilere ve çevrim içi katılım işlemlerine muzayede.emlakyonetim.com.tr adresinden ulaşılabilecek.    

20.10.2026 106
ASAYİŞ

Malatya’da Dehşet: İmam Nikahlı Eşini Yatağında Bıçakladı

Malatya’da tartıştığı imam nikahlı eşinin evine arka taraftan tırmanarak girdiği öne sürülen şahıs, 3 çocuk annesi kadını yatağında bıçakla ağır yaraladı. Olay sırasında araya giren kadının annesi de yaralanırken, çevredekiler tarafından darbedilen şüpheli tedavisinin ardından gözaltına alındı. Malatya’nın merkez Fatih Mahallesi Çamlık Caddesi’nde sabah erken saatlerde meydana gelen olayda, imam nikahlı eşi tarafından bıçaklanan 3 çocuk annesi T.P., ağır yaralandı. Edinilen bilgilere göre, imam nikahlı eşi F.D. ile yaşadığı tartışmanın ardından 3 çocuğuyla birlikte babasının evine giden T.P., burada kalmaya başladı. Sabah erken saatlerde eve gelen F.D.’nin, evin arka kısmından tırmanarak içeri girdiği ve yatakta bulunan T.P.’yi bıçakladığı iddia edildi.   Kadının Annesi de Yaralandı   Olay sırasında ev halkı ve komşular durumu fark ederek müdahale etti. Yaşanan arbede sırasında F.D., çevredekiler tarafından darbedilirken, saldırıya engel olmaya çalışan T.P.’nin annesi de kolundan yaralandı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan T.P., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan kadının hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.   Şüpheli Tedavisinin Ardından Gözaltına Alındı   Olayın ardından darbedilerek yaralanan şüpheli F.D. ise Battalgazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Buradaki tedavisinin tamamlanmasının ardından şüpheli polis ekiplerince gözaltına alındı.   Olayda Kullanılan Bıçak Evin Yanında Bulundu   Polis olay yeri inceleme ekipleri, saldırının yaşandığı evde ve çevresinde detaylı çalışma gerçekleştirdi. Yapılan incelemelerde olayda kullanıldığı değerlendirilen bıçak, evin yanında bulundu. Bıçağa incelenmek üzere el konuldu. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

20.10.2026 108
ASAYİŞ

Malatya’da Güvenlik Masaya Yatırıldı: 7 Kritik Başlık Görüşüldü

Malatya Valisi Seddar Yavuz başkanlığında gerçekleştirilen Haftalık İl Güvenlik, Asayiş ve Koordinasyon Toplantısı’nda uyuşturucuyla mücadeleden terörle mücadeleye, trafik güvenliğinden okul çevrelerinde alınan tedbirlere kadar birçok konu ele alındı.   Malatya’da huzur ve güven ortamının korunmasına yönelik çalışmalar kapsamında Haftalık İl Güvenlik, Asayiş ve Koordinasyon Toplantısı gerçekleştirildi. Vali Seddar Yavuz başkanlığında düzenlenen toplantıda, kent genelinde yürütülen güvenlik ve asayiş çalışmaları kapsamlı şekilde değerlendirildi.   Uyuşturucu, Terör ve Asayiş Gündemdeydi   Toplantıda uyuşturucu maddeyle mücadele, terör örgütlerine yönelik çalışmalar, aranan şahısların yakalanması ve genel asayiş olayları gündeme alındı.   Okul Güvenliği ve Trafik Tedbirleri Değerlendirildi   Toplantının diğer gündem maddeleri arasında trafik güvenliği, okul ve çevrelerinde alınan güvenlik tedbirleri ile düzensiz göçle mücadele çalışmaları yer aldı. Vali Yavuz başkanlığındaki toplantıda, Malatya genelinde güvenlik ve asayişe ilişkin diğer gündem konuları da ele alındı.

19.10.2026 73
SAĞLIK

Meme Kanserinde Erken Tanının Önemi Sempozyumda Ele Alındı

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen sempozyuma Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Malatya İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Halime Akyüz, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Şemsettin Çitil, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Selim Özkan, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Fatih Gönültaş ve Kanser ve Obezite Derneği Başkanı Prof. Dr. Aziz Sümer katıldı. Genel Cerrahi ve Aile Hekimliği Anabilim Dallarının organizasyonunda gerçekleştirilen sempozyuma çevre illerden de sağlık profesyonelleri katıldı. Aile hekimleri, genel cerrahi uzmanları ve birinci basamak sağlık hizmetlerinde görev yapan sağlık çalışanlarına yönelik programda, meme kanserinde erken tanı, tarama yöntemleri ve toplumda farkındalığın artırılması konuları ele alındı. Sempozyumun sekretarya faaliyetleri Dr. Öğr. Üyesi Bahadır Öndeş ve Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Korkmaz tarafından yürütüldü. Erken tanı konusunda farkındalığın artırılması hedefleniyor Malatya Turgut Özal Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde görev yapan Prof. Dr. Burhan Hakan Kanat, sempozyumun aile hekimleri, genel cerrahi uzmanları ve birinci basamak sağlık hizmeti sunan sağlık çalışanlarına yönelik olarak düzenlendiğini belirtti. Kanat, organizasyona katkılarından dolayı Kanser ve Obezite Derneği Başkanı Prof. Dr. Aziz Sümer'e teşekkür ett Prof. Dr. Aziz Sümer'den tarama çağrısı Kanser ve Obezite Derneği Başkanı ve Acıbadem Bakırköy Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde görev yapan Prof. Dr. Aziz Sümer, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirtti. Dünya genelinde yaklaşık her 8 kadından 1'inin yaşamı boyunca meme kanserine yakalandığını ifade eden Sümer, Türkiye'de yılda yaklaşık 30 bin yeni meme kanseri vakasının tespit edildiğini kaydetti. Meme kanserinde erken tanının tedavi başarısı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Sümer, tarama programlarına katılımın, kadınların kendi kendine meme muayenesi konusunda bilinçlenmesinin ve uzman hekim muayenelerinin önemine dikkat çekti. Sümer, özellikle 40 yaşından itibaren kadınların iki yılda bir mamografi çektirmek üzere Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerine (KETEM), aile sağlığı merkezlerine ve eğitim ve araştırma hastanelerine başvurmalarını önerdi.  

19.10.2026 107
EĞİTİM

Vali Seddar Yavuz’dan Okul Güvenliği ve Spor Seferberliği: ″Asıl Görevimiz Geleceği İnşa Etmektir″

Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde Vali Seddar Yavuz başkanlığında geniş katılımlı "Okul Sporları, Okul Güvenliği ve Sağlığı Toplantısı" gerçekleştirildi. Vali yardımcıları, kurum amirleri, ilçe milli eğitim ve gençlik spor müdürleri, okul idarecileri, beden eğitimi öğretmenleri ile antrenörlerin yer aldığı toplantıda; öğrencilerin güvenliğinden fiziksel gelişimlerine, veli-okul iş birliğinden kantin denetimlerine kadar pek çok hayati konu masaya yatırıldı. 2026’nın İlk 9 Ayında Binlerce Güvenlik Denetimi Göreve başladıkları günden bu yana okul çevrelerindeki güvenlik tedbirlerini en üst seviyede tuttuklarını belirten Vali Seddar Yavuz, 2026 yılının ilk dokuz ayında okulların ve öğrenci yurtlarının etrafında binlerce denetim gerçekleştirildiğini açıkladı. Parklar, bahçeler, okul çevresindeki iş yerleri, servis araçları ve şüpheli şahısların düzenli olarak kontrol edildiğini ifade eden Yavuz, 6 Şubat depremlerinin ardından güvenlik altyapısında oluşan eksikliklerin hızla giderildiğini ve teknolojik imkânların seferber edildiğini vurguladı: "Bugün ilimizde yüzlerce okulumuzda güvenlik koordinasyon görevlileri bulunuyor. Emniyet ve jandarma personelimizin yanı sıra okul bahçelerimizde görev yapan personelimiz de mevcut. Kamera sistemlerimizi güçlendiriyor, teknolojinin bütün imkânlarından yararlanıyoruz. Amacımız çok açık: Çocuklarımız okula geldiğinde kendisini güvende hissedecek, öğretmenimiz görevini huzur içinde yapacak." "Benim Çocuğum Yapmaz Demeyin: Sorumluluk Yalnızca Devletin Değil" Çocukların korunmasında ailelere ve rehberlik servislerine büyük sorumluluk düştüğünü hatırlatan Vali Yavuz, suçlayıcı değil, erken fark edip zamanında müdahale eden bir anlayışın benimsenmesi gerektiğine dikkat çekti: Dijital Takip ve İletişim: Anne babaların çocuklarına zaman ayırması, arkadaşlarını ve dijital dünyadaki ortamlarını takip etmesi gerektiğini belirten Yavuz, "Benim çocuğum yapmaz" düşüncesine kapılmadan sağlıklı iletişim kurulması çağrısında bulundu. Rehberlik Servisleri: Risk taşıyan çocukların erken dönemde tespiti için rehberlik servislerinin daha etkin çalışması ve ailelerle koordine olması istendi. Sadece Sınav Başarısı Değil: Başarının yalnızca sınav sonuçlarıyla ölçülemeyeceğini vurgulayan Yavuz, ahlaklı, vicdanlı ve sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmenin esas olduğunu ifade etti. Hareketsizliğe Karşı Spor Seferberliği Çocukların dijital dünyanın etkisiyle hareketsiz bir yaşam sürdüğüne değinen Vali Yavuz, Malatya'nın güçlü spor altyapısının aktif kullanılması gerektiğini söyledi. Spor salonları ve yeni tesis yatırımlarının çocuklarla buluşturulmasının şart olduğunu belirten Yavuz, okul sporlarına katılımın artırılmasıyla gençlerin kötü alışkanlıklardan da uzak tutulacağını dile getirdi. Ayrıca okul kantinleri ve yemekhanelerdeki hijyen ile gıda güvenliği denetimlerinin tavizsiz bir şekilde sürdürüleceği kaydedildi. 2026-2027 Okul Sporları Sezonu Planlandı Toplantının son bölümünde İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından eğitim-öğretim ortamının güvenliği ve okul sağlığının korunmasına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında ayrıntılı bir sunum yapıldı.   Ardından 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Okul Sporları Sezonu kapsamında kent genelinde gerçekleştirilecek faaliyetlerin takvimi, uygulama esasları ve izlenecek yol haritası katılımcılarla paylaşıldı.

18.10.2026 69
ASAYİŞ

Malatya’da Jandarmadan Huzur Uygulaması: 13 Aranan Şahıs Yakalandı

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde jandarma ekiplerince 12 ayrı noktada gerçekleştirilen huzur ve güven uygulamasında bin 461 kişi ile 340 araç sorgulandı. Çeşitli suçlardan aranan 13 şahıs yakalanırken, 8 araca işlem yapıldı.   Malatya İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde, Yeşilyurt ilçesine bağlı İkizce Mahallesi ve çevresinde geniş kapsamlı huzur ve güven uygulaması gerçekleştirildi. 16 Ekim 2026 tarihinde saat 17.00 ile 21.00 arasında düzenlenen Bölgesel Huzur ve Güven Uygulaması kapsamında, jandarma ekipleri 12 ayrı noktada denetim ve kontrol faaliyeti yürüttü.   12 Noktada Sıkı Denetim   Vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması, suç ve suçlularla mücadele edilmesi amacıyla gerçekleştirilen uygulamada, toplam bin 461 kişinin kimlik sorgulaması yapıldı. Ayrıca 340 araç kontrol edilerek gerekli sorgulamalar gerçekleştirildi.   Aranan 13 Şahıs Yakalandı   Dört saat süren uygulamada, çeşitli suçlardan arandığı belirlenen 13 şahıs jandarma ekiplerince yakalandı. Trafik yönünden yapılan denetimlerde ise kurallara aykırılık tespit edilen 8 araç hakkında işlem uygulandı. Malatya İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin, kent genelinde kamu düzeninin korunması ve vatandaşların güvenliğinin sağlanmasına yönelik denetimlerini sürdürdüğü belirtildi.  

17.10.2026 96
ÇEVRE

Horata Çayı İçin Sel Uyarısı: “Acilen Islah Edilmeli”

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde Tecde Mahalle Muhtarı Ali Yiğit, son günlerde yaşanan sel ve su taşkınlarının ardından Horata Çayı’nın mevcut durumuna dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. Çay yatağının moloz ve ağaçlarla dolduğunu, bazı köprü geçişlerinin ise tıkalı olduğunu belirten Yiğit, olası bir selde çevredeki konutların ve yolların su altında kalabileceği uyarısında bulundu.   Malatya’da son günlerde yaşanan şiddetli yağışlar ve sel olayları, dere yataklarının temizliği ve ıslah çalışmalarının önemini bir kez daha gündeme getirdi. Yeşilyurt ilçesine bağlı Tecde Mahallesi Muhtarı Ali Yiğit, Yukarı Banaz’dan başlayarak Aşağıbağlar, Çilesiz, Tecde, Karakavak ve Bostanbaşı mahallelerinden geçen Horata Çayı’nın mevcut durumunun olası sel ve taşkınlarda ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Geçmiş yıllarda bölgede meydana gelen su taşkınlarının tahliyesinde önemli rol oynayan Horata Çayı’nın bugün yeterli su akışını sağlayamayacak durumda olduğunu savunan Yiğit, dere yatağında biriken molozların, büyüyen ağaçların ve köprü geçişlerindeki tıkanıklıkların tehlikeyi artırdığını ifade etti.   “Çayın içi moloz ve ağaçlarla dolu”   Horata Çayı’nın birçok yerleşim alanından geçtiğine dikkat çeken Muhtar Ali Yiğit, özellikle son dönemde yaşanan sel olaylarının ardından dere yataklarında gerekli önlemlerin alınması gerektiğini söyledi. Yiğit, “Horata Çayı, Yukarı Banazı’dan başlayarak Aşağıbağlar, Çilesiz, Tecde, Karakavak ve Bostanbaşı bölgelerinden geçiyor. Geçmiş yıllarda bu bölgelerde meydana gelen su taşkınlarının tahliyesini sağlayan önemli bir çayımız. Ancak bugün baktığımızda çay yatağının içerisinde moloz birikintileri ve büyümüş ağaçlar bulunuyor. Ayrıca yol geçişlerindeki köprülerin bazı bölümlerinin tıkalı olduğunu görüyoruz. Bu durum olası bir selde ciddi tehlike oluşturabilir” dedi.   “Konutlar ve yollar su altında kalabilir”   Horata Çayı çevresinde son yıllarda yapılaşmanın arttığını belirten Yiğit, olası bir taşkında yalnızca yolların değil, çay kenarında inşa edilen konutların da risk altında kalabileceğini ifade etti. Yiğit, “Allah göstermesin, yukarı bölgelerden gelecek yoğun sel sularının mevcut çay yatağından tahliye edilememesi halinde sular önce yollara, ardından çay kenarında bulunan konutlara ulaşabilir. Bu da ciddi su baskınlarına ve vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamasına neden olabilir. Bir felaket yaşanmadan önlem alınması gerekiyor” diye konuştu.   “Felaket yaşanmadan yetkililer harekete geçmeli” Horata Çayı’nın bir an önce temizlenerek ıslah edilmesi gerektiğini vurgulayan Yiğit, ilgili kurumların bölgede inceleme yaparak gerekli çalışmaları başlatmasını istedi. Yiğit, “Son günlerde yaşanan sel felaketlerinden ders çıkarmamız gerekiyor. Bir sel felaketinde vatandaşlarımızın mağdur olmaması için Horata Çayı’nın ıslah edilmesi şart. Bu konuda hangi kurum yetkiliyse acilen harekete geçmeli. Çay yatağındaki molozlar temizlenmeli, ağaçlar ve suyun akışını engelleyen unsurlar kaldırılmalı, köprü geçişleri açılmalı. Bizim talebimiz, herhangi bir can veya mal kaybı yaşanmadan gerekli tedbirlerin alınmasıdır” ifadelerini kullandı. Horata Çayı’nın geçtiği bölgelerde yerleşim alanlarının bulunmasının riskin önemini artırdığını belirten Yiğit, kalıcı ıslah çalışmalarının geciktirilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

17.10.2026 88