Medya Malatya
Medya Malatya

“Çığ” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

10 sonuç
EKONOMİ

İhracatta Yüzde 15,3’lük Artış: Dış Ticaret Açığı 5,1 Milyar Dolara Geriledi

Türkiye’nin ihracatı eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,3 artarak 25 milyar 967 milyon dolara ulaştı. İthalatın yüzde 5,6 arttığı dönemde dış ticaret açığı yüzde 25,8 azalarak 5 milyar 163 milyon dolara geriledi. Yılın ilk 9 ayında ise dış ticaret açığı 70 milyar 967 milyon dolara yükseldi.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan 2026 yılı eylül ayı dış ticaret istatistiklerine göre, Türkiye'nin ihracatında artış yaşanırken aylık dış ticaret açığında gerileme kaydedildi. Genel ticaret sistemi kapsamında eylül ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,3 artışla 25 milyar 967 milyon dolara, ithalat ise yüzde 5,6 yükselişle 31 milyar 130 milyon dolara ulaştı.   Dış ticaret açığı yüzde 25,8 azaldı   Eylül ayında dış ticaret açığı, 2025 yılının aynı dönemindeki 6 milyar 957 milyon dolardan 5 milyar 163 milyon dolara geriledi. Böylece dış ticaret açığında yıllık bazda yüzde 25,8 oranında azalma gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise geçen yılın eylül ayında yüzde 76,4 seviyesindeyken bu yıl yüzde 83,4'e yükseldi.   Dokuz aylık açık 71 milyar dolara yaklaştı   2026 yılının ocak-eylül döneminde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 artarak 210 milyar 952 milyon dolara çıktı. İthalat ise yüzde 5,3 artışla 281 milyar 919 milyon dolar olarak kaydedildi. Yılın ilk dokuz ayında dış ticaret açığı yüzde 5,7 artarak 70 milyar 967 milyon dolara ulaşırken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,9'dan yüzde 74,8'e geriledi.   İhracatın yüzde 93,4'ü imalat sanayinden   Ekonomik faaliyetlere göre eylül ayında toplam ihracatın yüzde 93,4'ünü imalat sanayi oluşturdu. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3,5, madencilik ve taş ocakçılığının payı ise yüzde 2,2 olarak gerçekleşti. İthalatta ise ara malları yüzde 69,9 ile ilk sırada yer aldı. Sermaye mallarının payı yüzde 15,4, tüketim mallarının payı yüzde 14,6 oldu.   En fazla ihracat Almanya'ya yapıldı   Eylül ayında Türkiye'nin en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke 2 milyar 46 milyon dolarla Almanya oldu. Almanya'yı 1 milyar 913 milyon dolarla ABD, 1 milyar 442 milyon dolarla Birleşik Krallık, 1 milyar 186 milyon dolarla Irak ve 1 milyar 128 milyon dolarla İtalya izledi. İthalatta ise 5 milyar 264 milyon dolarla Çin ilk sırada yer aldı. Çin'i Almanya, Rusya, ABD ve İtalya takip etti.   Yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 4,1   İmalat sanayi ihracatında yüksek teknolojili ürünlerin payı eylül ayında yüzde 4,1 olurken, ocak-eylül döneminde yüzde 3,7 seviyesinde gerçekleşti. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatı içerisindeki payı ise eylülde yüzde 12,7, dokuz aylık dönemde yüzde 12,1 olarak hesaplandı.   Enerji ve altın hariç dış ticaret açığı 541 milyon dolar   Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda eylül ayında ihracat yüzde 10,5 artarak 23 milyar 385 milyon dolara, ithalat ise yüzde 6,7 yükselerek 23 milyar 926 milyon dolara ulaştı. Bu kapsamda dış ticaret açığı 541 milyon dolar olarak gerçekleşirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 97,7 oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise eylül ayında bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 2,1, ithalat yüzde 2,8 arttı. Özel ticaret sistemine göre ise eylül ayında ihracat yüzde 14,8 artışla 23 milyar 506 milyon dolara yükselirken, ithalat yüzde 3 artarak 28 milyar 852 milyon dolar oldu. Bu kapsamda dış ticaret açığı yüzde 29,2 azalarak 5 milyar 347 milyon dolara geriledi.    

5 gün önce 48
ASAYİŞ

PHP'deki Kritik Güvenlik Açıkları Kişisel Verileri Tehdit Ediyor!

İnternet sitelerinin ve web uygulamalarının altyapısında yaygın olarak kullanılan PHP yazılımında tespit edilen kritik güvenlik açıkları, kişisel verilerin güvenliği ve dijital hizmetlerin sürekliliği açısından endişeye neden oldu.  PHP tabanlı uygulamaların bankacılıktan e-ticarete, sağlık hizmetlerinden üniversitelere ve kamu kurumlarına kadar pek çok alanda kullanıldığını belirten Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Bir sunucunun ele geçirilmesi, saldırganın elde ettiği yetkilere bağlı olarak kişisel verilere erişmesine, web sitesinin içeriğini değiştirmesine veya hizmetleri kesintiye uğratmasına yol açabilir.” dedi. Bireysel kullanıcıların da dijital güvenlik konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Burhan Pektaş, özellikle hesap hareketlerinin düzenli kontrol edilmesini ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın kullanılmasını önerdi. İnternet altyapısında yaygın olarak kullanılan PHP yazılımında 21 Ekim 2026'da duyurulan ve PHP2Shell olarak anılan kritik güvenlik açıkları, kurumların siber güvenlik önlemlerini yeniden gündeme getirdi. Belirli koşullarda saldırganların kimlik doğrulaması yapmadan sunucularda uzaktan kod çalıştırmasına olanak tanıyabilen açıklar, özellikle kişisel verilerin işlendiği sistemler açısından risk oluşturuyor. Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, PHP yazılımında tespit edilen güvenlik açıklarının olası etkilerini ve kurumlarla bireysel kullanıcıların alması gereken önlemleri değerlendirdi. “Aynı teknolojiyi kullanan çok sayıda uygulama etkilenebilir” Kritik yazılım açıklarının yalnızca tek bir internet sitesini değil, aynı altyapıyı kullanan çok sayıda uygulamayı etkileyebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Bu tür açıkların en önemli özelliği, yalnızca tek bir internet sitesini değil, aynı teknolojiyi kullanan çok sayıda uygulamayı potansiyel olarak etkileyebilmesidir. Bununla birlikte, PHP kullanan bütün sitelerin savunmasız veya ele geçirilmiş olduğunu söylemek doğru değildir. Risk; kullanılan yazılım sürümüne, sunucu yapılandırmasına ve güvenlik güncellemelerinin uygulanıp uygulanmadığına bağlıdır.” dedi. “Hasta bilgileri ve öğrenci kayıtları gibi hassas veriler risk altında olabilir” PHP tabanlı uygulamaların bankacılıktan e-ticarete, sağlık hizmetlerinden üniversitelere ve kamu kurumlarına kadar pek çok alanda kullanıldığını belirten Prof. Dr. Pektaş, kurumların yalnızca kendi yazılımlarını değil, dışarıdan hizmet aldıkları sistemleri de kontrol etmeleri gerektiğini söyledi. Olası bir saldırının sonuçlarına değinen Prof. Dr. Pektaş, “Bir sunucunun ele geçirilmesi, saldırganın elde ettiği yetkilere bağlı olarak kişisel verilere erişmesine, web sitesinin içeriğini değiştirmesine veya hizmetleri kesintiye uğratmasına yol açabilir. Özellikle hasta bilgileri, öğrenci kayıtları, müşteri hesapları ve sipariş bilgileri gibi hassas verileri işleyen sistemlerde güvenlik önlemleri büyük önem taşıyor.” diye konuştu. Güvenlik açığı tespit edilmesinin mutlaka veri hırsızlığı yaşandığı anlamına gelmediğini de vurgulayan Prof. Dr. Pektaş, “Bir güvenlik açığının bulunması, ilgili kurumun saldırıya uğradığı ya da bütün kullanıcı verilerinin çalındığı anlamına gelmiyor. Böyle bir sonuca ulaşmak için sistem kayıtlarının incelenmesi ve olası saldırıların teknik olarak doğrulanması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. “Saldırganın kullanıcı hesabını ele geçirmesi gerekmeyebilir” Kullanıcı adı ve şifreye ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilebilen saldırıların özellikle tehlikeli olduğuna işaret eden Prof. Dr. Pektaş, bu tür açıkların kimlik doğrulama mekanizmalarını aşarak sistemlere müdahale edilmesine imkân verebildiğini anlattı. Prof. Dr. Pektaş, “Saldırganların kullanıcı adı ve şifreye ihtiyaç duymadan bir sistemde kod çalıştırabilmesi, güvenlik açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Çünkü saldırganın önce bir kullanıcı hesabını ele geçirmesi gerekmeyebilir; savunmasız sisteme gönderilen özel hazırlanmış bir istek saldırıyı başlatabilir.” dedi. Başarılı bir saldırının farklı güvenlik sorunlarını beraberinde getirebileceğini ifade eden Pektaş, “Saldırı başarılı olduğunda, sistemin yapılandırmasına bağlı olarak veri tabanlarına erişim, dosyaların değiştirilmesi, yetkisiz erişimin sürdürülmesi veya başka sistemlere geçiş yapılması gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu durum, yalnızca kurumları değil, o kurumların sunduğu hizmetleri kullanan vatandaşları da dolaylı olarak etkileyebilir. Kredi kartı bilgilerinin, şifrelerin veya kişisel verilerin çalınıp çalınmayacağı ise uygulamanın nasıl tasarlandığına, verilerin nerede saklandığına ve saldırganın hangi erişim yetkilerini elde ettiğine bağlıdır.” değerlendirmesinde bulundu. “Güncelleme yapılması, sistemin daha önce saldırıya uğramadığı anlamına gelmez” Güvenlik açıklarının kapatılması için yayımlanan yazılım güncellemelerinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Pektaş, özellikle internete açık uygulamaların ve üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarının altyapılarının kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Küçük işletmeler, hastaneler ve üniversiteler açısından düzenli güncellemelerin önemine değinen Prof. Dr. Pektaş, “Düzenli yazılım güncellemeleri, erişim yetkilerinin sınırlandırılması, güvenli yedekleme ve sunucu kayıtlarının izlenmesi temel önlemler arasında yer alıyor. Güncellemenin hemen yapılamadığı durumlarda savunmasız sistemlerin internete açık kalmasını önleyecek geçici tedbirler alınmalı.” dedi. Yalnızca yazılım güncellemesi yapmanın yeterli olmayabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Pektaş, “Güncelleme yapılması, sistemin daha önce saldırıya uğramadığı anlamına gelmez. Bu nedenle şüpheli bir durum tespit edilirse teknik inceleme yapılmalı, gerekli erişim bilgileri yenilenmeli ve olayın kapsamı belirlenmelidir.” uyarısında bulundu. “İnternet kullanıcıları paniğe kapılmamalı, hesap güvenliğini artırmalı” Bireysel kullanıcıların da dijital güvenlik konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Burhan Pektaş, özellikle hesap hareketlerinin düzenli kontrol edilmesini ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın kullanılmasını önerdi. Prof. Dr. Pektaş, “İnternet kullanıcılarının bu tür haberler karşısında paniğe kapılmasına gerek yok. Bununla birlikte, kullandıkları kurumların güvenlik duyurularını takip etmeleri, hesap hareketlerini kontrol etmeleri, farklı platformlarda farklı şifreler kullanmaları ve mümkün olan yerlerde çok faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirmeleri yararlı olacaktır.” ifadelerini kullandı. Dijital güvenliğin ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Pektaş, “Güvenlik güncellemelerinin zamanında uygulanması, olası saldırıların araştırılması ve kişisel verilerin korunması, dijital hizmetlerin güvenilir biçimde sürdürülebilmesinin temel koşulları arasında yer alıyor.” diyerek sözlerini tamamladı.

23.10.2026 137
ÇEVRE

Karademir’den Çiftçinin Sorunlarına Dikkat Çeken Çağrı: “Üreticiyi Kaybedersek Üretimi De Kaybederiz”

Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir, Doğanşehirli muhtarlar ve vatandaşlarla Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde bir araya geldi. Bölgenin sorunları ve vatandaşların taleplerinin istişare edildiği buluşmada, özellikle tarımsal üretim, kayısı ve elma fiyatları, artan maliyetler, altyapı eksiklikleri ve köy evlerinin teslim sürecine ilişkin beklentiler gündeme geldi. Karademir, üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) bir an önce alım yapması ve çiftçilere yönelik desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı. “KÖYLÜMÜZ DEPREMDEN SONRA TOPRAĞINI TERK ETMEDİ” Doğanşehir’in 6 Şubat depremlerinden en ağır etkilenen bölgeler arasında yer aldığını belirten MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, yaşanan tüm zorluklara rağmen üreticilerin topraklarına sahip çıktığını ifade etti. Karademir, “Biz her zaman söylüyoruz; köylü milletin efendisidir. Köylümüzden, üreticimizden ve çiftçimizden razıyız. 6 Şubat depremlerinden sonra vatandaşlarımız köylerini terk etmedi, üretmeye devam etti. Özellikle muhtarlarımız, devletimizle vatandaşlarımız arasında köprü görevi üstlendi. Depremden bu yana büyük fedakârlık gösteren muhtarlarımız, bugün de canla başla çalışmaya devam ediyor.” dedi. Bölgedeki sorunların çözümü için vatandaşların taleplerini dinlediklerini belirten Karademir, istişarelerde gündeme gelen konuları ilgili kurumlara ileteceklerini ve çözüm süreçlerini takip edeceklerini kaydetti. “DEVLETİMİZDEN ALLAH RAZI OLSUN” Karademir, devletin deprem sonrası bölgede yürüttüğü çalışmalara da dikkat çekerek, “6 Şubat depremlerinin ardından devletimiz bütün imkânlarıyla vatandaşlarımızın yanında oldu. Evlerimizin yeniden yapılmasından altyapı çalışmalarına kadar birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Elbette eksiklerimiz ve çözüm bekleyen sorunlarımız var. Bunları dile getirirken devletimizin bugüne kadar yaptığı hizmetleri de unutmamamız gerekiyor. Allah devletimizden razı olsun, devletimizi başımızdan eksik etmesin. Bizim beklentimiz, devam eden çalışmaların hızla tamamlanması ve vatandaşlarımızın kalan sorunlarının da çözüme kavuşturulmasıdır. Biz de hemşehrilerimizin sesi olmaya ve çözüm için katkı sunmaya devam edeceğiz.” dedi. ALTYAPI SORUNLARI VE KÖY EVLERİNİN TESLİMİ GÜNDEMDE Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde gerçekleştirilen buluşmada; kanalizasyon, su, elektrik ve doğal gaz gibi altyapı ihtiyaçlarının yanı sıra yapımı tamamlanan köy evlerinin tesliminde yaşanan gecikmeler de gündeme geldi. Muhtarların ve vatandaşların beklentilerini dinleyen Karademir, kırsal mahallelerdeki sorunların çözülmesinin ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti. “KAYISI VE ELMA DOĞANŞEHİR’İN EKONOMİK BEL KEMİĞİ” Doğanşehir’de tarımın başlıca geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Karademir, kayısı ve elma üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti Geçtiğimiz yıl 12 Nisan’da yaşanan don felaketinin ardından bu yıl ürün miktarında artış yaşandığını belirten Karademir, buna rağmen üreticilerin ürünlerini değerinde satmakta zorlandığını ifade etti. Bölgede birkaç gün önce yaşanan dolu olayının elma bahçelerinde zarara yol açtığını belirten Karademir, üreticilerin zararlarının dikkate alınmasını ve gerekli desteklerin sağlanmasını istedi. “MALİYETLER ARTIYOR, ÜRETİCİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR” Mazot, tarımsal ilaç ve işçilik maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirten Karademir, kayısı fiyatlarının geçen yıla göre gerilediğini söyledi. Geçen yıl kayısının kilogram fiyatının 350 TL seviyelerini gördüğünü hatırlatan Karademir, bu yıl fiyatların yaklaşık 200-250 TL aralığında seyrettiğini, üreticilerin ise ürünlerini istedikleri fiyatlardan satmakta zorlandığını dile getirdi. Karademir, “Üreticimizin maliyetleri her geçen gün artıyor. Mazot, ilaç ve işçilik giderleri ortada. Ancak çiftçimiz ürettiği kayısıdan ve elmadan beklediği kazancı elde edemiyor. Devletimizin üreticimize destek vermesi, çiftçimizin emeğinin karşılığını alması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. TMO’YA ÇAĞRI: “ÇİFTÇİMİZİN EMEĞİ KORUNMALI” Üreticilerin yaşadığı sorunların gelecek yıllardaki tarımsal üretimi de tehdit ettiğini belirten Karademir, TMO’nun alım yapmasının ve çiftçilere yönelik desteklerin güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Bölgedeki bazı üreticilerin mevcut ekonomik koşullar nedeniyle gelecek yıl hangi ürünleri ekecekleri konusunda endişe duyduklarını aktaran Karademir, üretimin sürdürülebilirliği için çiftçinin korunması gerektiğini söyledi. Karademir, “TMO’nun bir an önce alım yapması gerekiyor. Devletimiz üreticimize destek verirse çiftçimiz korunur, fiyatların dengelenmesine katkı sağlanır. Üreticimiz önümüzdeki yıllarda da üretmeye devam edebilir. Çiftçimizi bugün desteklemezsek yarın üretimin devamlılığı konusunda daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz.” dedi. MUHTARLARDAN SALİH KARADEMİR’E TEŞEKKÜR Buluşmada söz alan Güroba Mahalle Muhtarı Turabi Aybek, Kelhalil Mahalle Muhtarı Ekrem Doğan, Şatıroba Mahalle Muhtarı Gaffar İlhan ve Çığlık Mahalle Muhtarı Mustafa İnan, sorunlarını dinleyen ve taleplerini gündeme taşıyan MAGİNDER Başkanı Salih Karademir’e teşekkür etti. Muhtarlar, vatandaşların beklentilerinin ele alınmasından ve bölgenin sorunlarının istişare edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Buluşmanın sonunda muhtarlara ve vatandaşlara teşekkür eden Karademir, Doğanşehir’den tüm Malatyalılara selam ve saygılarını ileterek bölgenin sorunlarının çözümü ve üreticilerin desteklenmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

16.10.2026 66