Medya Malatya
Medya Malatya

“Üretim” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
EKONOMİ

ANESİAD Malatya’da Doğaner Güven Tazeledi

Anadolu Neferleri İşadamları Derneği (ANESİAD) Malatya Şubesi’nin 6. Olağan Genel Kurulu’nda mevcut başkan Mehmet Emin Doğaner, delegelerin oy birliğiyle yeniden başkanlığa seçildi. Doğaner, yeni dönemde Malatya’nın ekonomik toparlanmasına katkı sunacak projelere ağırlık vereceklerini belirterek, “Önce Ahlak, Sonra Ticaret” anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.   Anadolu Neferleri İşadamları Derneği (ANESİAD) Malatya Şubesi’nin 6. Olağan Genel Kurulu, dernek merkezinde gerçekleştirildi. İş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getiren genel kurulda mevcut başkan Mehmet Emin Doğaner, oy birliğiyle yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeledi. Genel kurula ANESİAD Genel Başkanı Ahmet Demir, Genel Başkan Yardımcısı Nihat Arkın, Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, MİAD Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Alçık, DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, ASKON Malatya Şube Başkanı Aydın Apak ve çok sayıda delege katıldı.   “Ticaret bizim için bir medeniyet hareketidir” Genel kurulda konuşan ANESİAD Malatya Şube Başkanı Mehmet Emin Doğaner, derneğin yalnızca iş insanlarını bir araya getiren bir yapı olmadığını, aynı zamanda ahlaki değerleri ve toplumsal sorumluluğu esas alan bir anlayışla faaliyet gösterdiğini söyledi. Ticaretin sadece ekonomik kazanç üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Doğaner, “ANESİAD, gücünü bu toprakların kadim ahlakından, ahilik kültüründen ve helal kazanç düsturundan alan bir medeniyet hareketidir. Bizim için ticaret; dürüstlüktür, adalettir, paylaşmaktır ve en önemlisi bu şehre hizmet etmektir.” dedi.   “Malatya’yı ekonomik olarak yeniden ayağa kaldıracağız”   6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın ekonomik ve ticari hayatında yaşanan zorluklara dikkat çeken Doğaner, kentin yeniden toparlanma sürecinde iş dünyasına önemli sorumluluklar düştüğünü ifade etti. Malatya’nın üretim, istihdam ve ticaret kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Doğaner, “Kayısı kokulu bu aziz şehir, tarih boyunca her zorluktan küllerinden yeniden doğarak çıkmayı başarmıştır. Genel kurulumuzun en büyük gayesi Malatya’mızı ekonomik olarak yeniden ayağa kaldırmak, esnafımızın kepengini daha güçlü açmasını sağlamak ve sanayicimizin üretim çarklarını eskisinden daha hızlı döndürmektir.” diye konuştu. Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinin yalnızca fiziki yatırımlarla sınırlı kalmaması gerektiğine işaret eden Doğaner, esnafın, sanayicinin ve girişimcilerin desteklenmesinin kent ekonomisinin geleceği açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.   Haksız kazanca karşı net mesaj   Son dönemde kamuoyunun gündemine gelen fon vurgunlarına da değinen Doğaner, ticari faaliyetlerde güven ve dürüstlük ilkelerinin vazgeçilmez olduğunu söyledi. Hile, usulsüzlük ve haksız kazanç üzerinden oluşturulan hiçbir yapının yanında olmayacaklarını vurgulayan Doğaner, ANESİAD’ın meşru ve helal kazancın savunucusu olmaya devam edeceğini belirtti. İş dünyasında güven ortamının korunmasının ekonomik istikrar açısından önemli olduğunu ifade eden Doğaner, ahilik kültüründen gelen ticaret anlayışını gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini dile getirdi.   İŞKUR ve KOSGEB iş birliğiyle eğitimler yeniden başlayacak Yeni döneme ilişkin hedeflerini de açıklayan Doğaner, Malatya’da esnaf, sanayici ve genç girişimciler arasında daha güçlü bir iş birliği ağı oluşturacaklarını söyledi. Özellikle gençlerin girişimcilik alanında desteklenmesine önem vereceklerini belirten Doğaner, “Önce Ahlak, Sonra Ticaret” ilkesi doğrultusunda genç girişimcilere rehberlik etmeyi sürdüreceklerini ifade etti. Doğaner, istihdamın artırılması ve nitelikli iş gücünün geliştirilmesi amacıyla İŞKUR ve KOSGEB iş birliğinde sertifikalı eğitim programlarını yeniden başlatmayı hedeflediklerini açıkladı. Kamu kurumları, meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütleriyle koordinasyon içerisinde hareket edeceklerini kaydeden Doğaner, Malatya’nın ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak her türlü ortak çalışmaya destek vermeye hazır olduklarını belirtti.   Doğaner oy birliğiyle yeniden başkan seçildi Konuşmaların ardından gerçekleştirilen genel kurulda mevcut başkan Mehmet Emin Doğaner, delegelerin tamamının oyunu alarak yeniden ANESİAD Malatya Şube Başkanlığına seçildi. Yeni dönemde de derneğin kurumsal yapısını güçlendirmeyi ve Malatya iş dünyasının sorunlarına çözüm üretmeyi hedefleyen Doğaner, kendisine duyulan güven dolayısıyla üyelere teşekkür etti. Genel kurul, plaket takdimi ve katılımcıların toplu fotoğraf çektirmesinin ardından sona erdi.

2 gün önce 22
GENEL

Malatya’da Mantar Üretim Tesisleri Mercek Altında: Hastalık ve Zararlıya Rastlanmadı

Malatya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, Akçadağ ve Doğanşehir ilçelerinde faaliyet gösteren mantar üretim tesislerini denetledi. Yapılan incelemelerde üretimin düzenli şekilde sürdürüldüğü, mantarlarda herhangi bir hastalık veya zararlı belirtisine rastlanmadığı belirlendi.   Malatya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, kent genelinde bitkisel üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak ve ürün kalitesini korumak amacıyla yürüttüğü denetim çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü teknik personelleri tarafından Akçadağ ve Doğanşehir ilçelerindeki mantar üretim tesislerinde incelemelerde bulunuldu.   İki ilçede üretim tesisleri denetlendi   Denetimler kapsamında Akçadağ ilçesine bağlı Bahri Mahallesi'nde istiridye mantarı üretimi ve kompost imalatı yapılan tesis ziyaret edildi. Teknik ekipler, üretim alanlarında incelemelerde bulunarak mantarların gelişim durumunu ve üretim faaliyetlerini kontrol etti. Doğanşehir ilçesine bağlı Dedeyazı Mahallesi'nde ise şapkalı mantar üretimi yapılan mantarhanede denetim gerçekleştirildi. Ekipler, üretim süreçlerini yerinde inceleyerek bitki sağlığına yönelik kontroller yaptı.   Hastalık ve zararlı belirtisi görülmedi   Her iki tesiste gerçekleştirilen teknik incelemelerde, mantar üretiminin aktif ve düzenli şekilde devam ettiği tespit edildi. Üretim alanlarında yapılan kontrollerde mantarlarda herhangi bir hastalık veya zararlı belirtisine rastlanmadı.   Denetimler aralıksız sürecek   Malatya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarla, kentte mantar yetiştiriciliğinin yanı sıra bitkisel üretim alanlarında da hastalık ve zararlılara karşı kontrollerin sürdürüldüğü belirtildi. İl Müdürlüğü, bitkisel üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması, üretim alanlarında bitki sağlığının korunması ve kaliteli, güvenilir üretimin desteklenmesi amacıyla teknik kontrol ve denetimlerin aralıksız devam edeceğini bildirdi.  

3 gün önce 56
ASAYİŞ

69 İlde Kaçakçılık Operasyonu: 494 Şüpheliye Adli İşlem

Türkiye genelinde 69 ilde kaçakçılıkla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonlarda 494 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Operasyonlarda 18 şüpheli tutuklanırken, 29 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Baskınlarda milyonlarca makaron ile çok miktarda kaçak sigara, akaryakıt ve alkollü içki ele geçirildi.   Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Başkanlığı koordinesinde, il emniyet müdürlükleri tarafından 69 ilde eş zamanlı kaçakçılık operasyonları gerçekleştirildi. Gümrük işlemlerine tabi tutulmadan Türkiye’ye kaçak ürün sokarak dağıttıkları ve yasa dışı imalathanelerde üretilen sahte veya kaçak ürünleri piyasaya sürdükleri tespit edilen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonlarda toplam 494 kişi hakkında adli işlem yapıldı. 18 şüpheli tutuklandı Operasyonlar kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden 18’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 29 kişi hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin adli işlemlerinin sürdüğü bildirildi. 9 milyondan fazla makaron ele geçirildi Kaçakçılık şebekelerine yönelik gerçekleştirilen aramalarda 9 milyon 84 bin 170 adet içi doldurulmuş makaron, 246 bin 379 paket kaçak sigara, 18 bin 94 litre alkollü içki ve 9 bin 315 litre akaryakıt ele geçirildi. Ele geçirilen ürünlere el konulurken, kaçak ürünlerin piyasaya sürülmesini engellemeye yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi. Kaçakçılıkla mücadele kararlılıkla sürecek Operasyonlara ilişkin yapılan açıklamada, sahte ve kaçak ürünlerle vatandaşların sağlığını tehlikeye atan yasa dışı üretim ve dağıtım faaliyetlerine müsamaha gösterilmeyeceği vurgulandı. Açıklamada, “Sahte ve kaçak ürünlerle vatandaşlarımızın sağlığını hiçe sayan merdiven altı odaklara, haksız kazanç peşindeki kaçakçılık şebekelerine asla geçit vermiyoruz. Ülkemizin dört bir yanında operasyonlarımızı aralıksız sürdürüyoruz.” ifadelerine yer verildi. Operasyonlarda görev alan emniyet personeli, KOM Başkanlığı ve Cumhuriyet başsavcılıklarına teşekkür edilirken, kaçakçılık suçlarıyla mücadelenin ülke genelinde kesintisiz devam edeceği kaydedildi.

5 gün önce 52
EKONOMİ

ASKON Malatya’dan TUSAŞ’a Ziyaret: Sanayi ve Teknolojide İş Birliği Görüşüldü

Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Malatya Şube Başkanı Aydın Apak ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan’ı ziyaret etti. Görüşmede yerli ve millî üretim, sanayi ve teknoloji alanındaki gelişmeler ile iş dünyası arasındaki iş birliği imkânları ele alındı.   Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Malatya Şubesi, sanayi ve teknoloji alanındaki temasları kapsamında Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.’ye (TUSAŞ) ziyaret gerçekleştirdi. ASKON Malatya Şube Başkanı Aydın Apak ve beraberindeki yönetim kurulu üyeleri, TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan ile bir araya geldi.   Yerli ve millî üretim masaya yatırıldı   Gerçekleştirilen görüşmede Türkiye'nin sanayi ve teknoloji alanındaki gelişimi, yerli ve millî üretimin stratejik önemi ve iş dünyası arasındaki iş birliği fırsatları değerlendirildi. Sanayi ve teknoloji alanlarında yürütülen çalışmaların ele alındığı ziyarette, iş dünyasının üretim ve teknoloji odaklı gelişimine ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu.   ASKON Malatya’dan teşekkür   Ziyaretin ardından ASKON Malatya Şubesi tarafından yapılan açıklamada, TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan’a gösterdiği misafirperverlik dolayısıyla teşekkür edildi. Açıklamada, “Nazik kabulleri ve misafirperverlikleri dolayısıyla Sayın Ömer Cihad Vardan’a teşekkür ederiz.” ifadelerine yer verildi.

5 gün önce 47
BİLİM - TEKNOLOJİ

Yeşilyurt Bilim Merkezi’nde Yeni Dönem Kayıtları Başladı

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde 5-14 yaş arası çocuklara yönelik bilim, teknoloji ve sanat atölyeleri için kayıt süreci başladı. Yeşilyurt Belediyesi tarafından düzenlenecek eğitimlere başvurular 6 Kasım 2026 tarihine kadar devam edecek.   Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde çocukların bilimsel düşünme, araştırma ve üretme becerilerini geliştirmek amacıyla faaliyet gösteren Yeşilyurt Bilim Merkezi, yeni dönem atölye eğitimleri için kapılarını açmaya hazırlanıyor. Yeşilyurt Belediyesi tarafından hayata geçirilen merkezde, farklı yaş gruplarına yönelik uygulamalı eğitim programları düzenlenecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK’ın destekleriyle, Yeşilyurt Belediyesi AR-GE Müdürlüğü koordinasyonunda kurulan Bilim Merkezi, çocukların erken yaşta bilim ve teknolojiyle tanışmasını sağlayarak yeteneklerini keşfetmelerine katkı sunmayı hedefliyor.   5-14 yaş grubuna özel atölyeler   Yeni dönem eğitimleri, 5-6 ve 7-14 yaş gruplarına yönelik iki ayrı kategoride gerçekleştirilecek. Atölyelerde bilimsel deneyler, teknolojik çalışmalar, sanatsal etkinlikler ve uygulamalı eğitimlerle çocukların öğrenme süreçlerine aktif katılımı sağlanacak. Program kapsamında çocukların problem çözme, analitik düşünme, yaratıcılık ve takım çalışması gibi becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Eğitimlerin, çocukların bilimsel meraklarını artırmasının yanı sıra teknoloji ve üretim alanlarına yönelik ilgilerini güçlendirmesi bekleniyor.   Başvurular 6 Kasım’da sona erecek   Yeşilyurt Bilim Merkezi’nde gerçekleştirilecek atölye eğitimlerine katılmak isteyenler, 6 Kasım 2026 tarihine kadar başvuruda bulunabilecek. Yüz yüze kayıtlar, Yeşilyurt Belediyesi Millet Bahçesi içerisinde bulunan Bilim Merkezi’nde yapılacak. Başvuru sırasında çocuklara ait kimlik fotokopisinin ibraz edilmesi gerekecek. Online başvurular ise Yeşilyurt Belediyesinin resmi internet sitesi olan yesilyurt.bel.tr üzerinden gerçekleştirilebilecek. Eğitim programları ve kayıt süreci hakkında ayrıntılı bilgi almak isteyen vatandaşlar, 0537 312 26 01 numaralı telefon üzerinden Yeşilyurt Bilim Merkezi yetkilileriyle iletişime geçebilecek.

5 gün önce 50
EKONOMİ

Serbest Bölgelerden 9 Ayda 9,8 Milyar Dolarlık İhracat

Türkiye genelinde faaliyet gösteren 19 serbest bölgenin ihracatı, 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 6,3 artarak 9,8 milyar dolara ulaştı. İhracatın yüzde 58,4’ünü orta-ileri ve yüksek teknolojili ürünler oluştururken, serbest bölgelerde 88 bin 7 kişiye istihdam sağlandı.   Ticaret Bakanlığı, Türkiye genelindeki 19 serbest bölgenin 2026 yılının ilk 9 ayına ilişkin dış ticaret verilerini açıkladı. Bakanlık verilerine göre, serbest bölgelerin ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,3 artış göstererek 9,8 milyar dolara yükseldi. Eylül ayında ise ihracat yüzde 14,8 artarak 1,15 milyar dolar olarak gerçekleşti.   İhracatın İthalatı Karşılama Oranı Yüzde 159,7 Oldu Serbest bölgelerde ihracatın ithalatı karşılama oranı eylül ayında yüzde 165,5, yılın ilk 9 ayında ise yüzde 159,7 olarak kaydedildi. Böylece 19 serbest bölge, dış ticarette net ihracatçı konumunu korudu. Ocak-eylül döneminde serbest bölgelerde gerçekleştirilen toplam satışların yüzde 76,1’ini ihracat oluşturdu.   İhracatın Yüzde 58,4’ü Teknoloji Odaklı Ürünlerden Serbest bölgelerin ihracatında katma değerli ve teknoloji odaklı üretimin payı dikkati çekti. İlk 9 ayda gerçekleştirilen ihracatın yüzde 51,3’ünü orta-ileri teknolojili, yüzde 7,2’sini ise yüksek teknolojili ürünler oluşturdu. Orta-ileri ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payı yüzde 58,4’e ulaşırken, Bakanlık söz konusu gelişmenin Türkiye’nin katma değerli ihracat hedeflerine katkı sağladığını bildirdi.   88 Bin Kişiye Doğrudan İstihdam Türkiye genelindeki 19 serbest bölgede, 466’sı yabancı sermayeli olmak üzere toplam bin 930 firma faaliyet gösterdi. Bu firmalar aracılığıyla 88 bin 7 kişiye doğrudan istihdam sağlandı. Serbest bölgelerde tahsis edilen 2 bin 788 faaliyet ruhsatının 2 bin 102’si yerli, 686’sı yabancı kullanıcılara verildi. Üretim amaçlı faaliyet ruhsatlarının toplam ruhsatlar içerisindeki payı ise yüzde 44,6’ya yükseldi.   İhracatta Lider Ege Serbest Bölgesi Ege Serbest Bölgesi, yılın ilk 9 ayında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre 159,2 milyon dolar artırarak 2 milyar 542 milyon dolara çıkardı. Yüzde 6,7’lik büyüme kaydeden bölge, Türkiye’deki 19 serbest bölgenin toplam ihracatının yüzde 25,8’ini tek başına gerçekleştirdi. Bursa Serbest Bölgesi’nin ihracatı yüzde 30,7 artışla 1 milyar 563 milyon dolara, Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi’nin ihracatı ise yüzde 23,4 artışla 425 milyon dolara yükseldi. Adana-Yumurtalık, Batı Anadolu, Bursa ve Trabzon serbest bölgelerinde ihracat artışı yüzde 10’un üzerinde gerçekleşti. Ege Serbest Bölgesi’nin Ticaret Hacmi 4,81 Milyar Dolar   Ege Serbest Bölgesi, Türkiye ve yurt dışı ile gerçekleştirdiği ticarette 4,81 milyar dolarlık hacme ulaşarak toplam serbest bölge ticaret hacminin yüzde 22’sini oluşturdu. Adana-Yumurtalık, Avrupa, Batı Anadolu ve Gaziantep serbest bölgelerinde ise dört ticaret yönünün tamamında artış yaşandı. Ticaret Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı” vizyonu ve “Ticaretin Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda serbest bölgelerin teknoloji odaklı, yüksek katma değerli üretim gerçekleştiren stratejik ihracat merkezlerine dönüştürülmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

26.10.2026 78
POLİTİKA

Milletvekili Yazmacı’dan Darende’de Kadın Girişimcilere Destek

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Malatya’nın Darende ilçesinde tarihi Yusuf Paşa Bedesteni’nde faaliyet gösteren kadın girişimcileri ziyaret etti.   AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Türkiye Yüzyılı Şehir Buluşmaları programı kapsamında geldiği Malatya’nın Darende ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. İlçe teşkilatı, belediye, esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Yazmacı, programının son bölümünde tarihi Yusuf Paşa Bedesteni’ni ziyaret ederek kadın girişimcilerin çalışmalarını yerinde inceledi. Bedestende kendilerine ayrılan alanlarda üretim ve ticaret faaliyetlerini sürdüren kadınlarla tek tek sohbet eden Yazmacı, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarına yönelik girişimleri takdirle karşıladı.   “Kadınlarımız Cesaretlendirilirse Başaramayacakları İş Yok”   Kadın girişimcilerin heyecanından ve çalışma azminden etkilendiğini belirten Milletvekili Yazmacı, kadınların desteklenmesi halinde önemli başarılara imza atabileceklerini söyledi. Yazmacı, “Kadınlarımız cesaretlendirilirse yapamayacakları Allah’ın izniyle hiçbir iş yok. Burada bu cesaretin verildiğini görmek, beni bir kadın, bir kadın milletvekili ve bir kadın girişimci olarak çok gururlandırdı, onurlandırdı ve heyecanlandırdı. Çünkü inandıkları bir hedefleri var, inançları gözlerinden okunuyor. Başarılarının daim olmasını temenni ediyorum.” dedi.   Kadın Girişimciliğinde Kendi Deneyimlerini Paylaştı Milletvekilliği öncesinde kendisinin de girişimcilik faaliyetlerinde bulunduğunu anlatan Yazmacı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesindeki Kadın Girişimciler Kurulunun kuruluşunda görev aldığını ve genel başkan yardımcılığı yaptığını ifade etti. Kadınların üretim, istihdam ve ticaret hayatına katılımının toplumsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Yazmacı, Darende’de kadın girişimcilere sunulan imkânların diğer kadınlara da örnek olmasını temenni etti.   Başkan Bozkurt ve Hançerigüzel’e Teşekkür Tarihi Yusuf Paşa Bedesteni’nde kadın girişimcilere özel alan ayrılmasını memnuniyetle karşıladığını ifade eden Yazmacı, kadınların üretimlerini ekonomik değere dönüştürmelerine katkı sunan Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt ile Belediye Koordinatörü Ayten Hançerigüzel’e teşekkür etti. Kadın girişimcilerin ortaya koyduğu emeğin ve kararlılığın son derece kıymetli olduğunu belirten Yazmacı, ilçede kadınların desteklenmesine yönelik çalışmaların devam etmesinin önemine işaret etti.   “Darende Bizde Güzel Bir İz Bıraktı” Darende’nin tarihi ve manevi değerlerinden de övgüyle söz eden Yazmacı, ilçenin misafirperver insanlarıyla kendilerinde güzel bir iz bıraktığını dile getirdi. Somuncu Baba’nın manevi mirasına ev sahipliği yapan Darende’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Yazmacı, ziyaret boyunca gösterilen ilgi ve misafirperverlik dolayısıyla AK Parti il ve ilçe teşkilatlarına, kadın ve gençlik kollarına teşekkür etti.   İlçe Başkanı Bozkurt: “Ziyaretten Memnuniyet Duyduk” AK Parti Darende İlçe Başkanı Zeki Bozkurt da Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı’nın ilçeye gerçekleştirdiği ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Kadın girişimcilerin desteklenmesinin Darende açısından önemli olduğunu belirten Bozkurt, ilçede kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımına yönelik çalışmaları önemsediklerini ifade etti. Tarihi Yusuf Paşa Bedesteni’nde gerçekleştirilen ziyarete AK Parti Darende İlçe Başkanı Zeki Bozkurt, kadın kolları başkanı ve parti yönetim kurulu üyeleri de katıldı.

24.10.2026 95
POLİTİKA

AK Partili Güler: “Malatya 3 Yılda Yeniden Ayağa Kalktı”

AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Malatya’da yaptığı açıklamada, deprem sonrası kentte yürütülen yeniden inşa çalışmalarına dikkat çekti.   AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’ın da katılımıyla Malatya Büyükşehir Belediyesi Nikâh Sarayı’nda düzenlenen Türkiye Yüzyılı Buluşmaları basın toplantısında konuştu. AK Parti’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlattığı saha çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Güler, program kapsamında Malatya’nın merkez ilçeleri Battalgazi ve Yeşilyurt başta olmak üzere 13 ilçede vatandaşlarla bir araya geleceklerini söyledi.   “Vatandaşlarımızı dinleyecek, taleplerini not alacağız”   Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’nın vatandaşlarla doğrudan iletişim kurulması açısından önemli olduğunu ifade eden Güler, esnaf, sivil toplum kuruluşları, şehit aileleri ve gazilerle görüşmeler gerçekleştireceklerini belirtti. Güler, “Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak, milletvekillerimiz ve MKYK üyelerimizle birlikte bugün Malatya’nın ilçelerinde sahada olacağız. Vatandaşlarımızın şikâyetlerini, önerilerini ve taleplerini dinleyerek not alacağız. Elde ettiğimiz bilgileri Genel Merkez Teşkilat Başkanlığımızla paylaşacağız” dedi.   “Malatya’da 104 bin konut teslim edildi”   6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Malatya’da gerçekleştirilen yatırımlara değinen Güler, kentin yeniden yapılanma sürecinde önemli mesafe katettiğini söyledi. Depremin üzerinden üç yıl geçmeden Malatya’da büyük bir dönüşüm yaşandığını savunan Güler, “Büyük bir felaket yaşadık. Ancak bugün yeniden ayağa kalkmış, artık koşmaya başlayan bir Malatya görüyoruz. Bunlar kolay olmadı” ifadelerini kullandı. Malatya’da 104 bin konutun teslim edildiğini, yerinde dönüşüm çalışmalarıyla birlikte toplam konut sayısının 125 bine ulaştığını belirten Güler, yapılan yatırımların büyüklüğüne dikkat çekti.   “TOKİ’nin 20 yılda yaptığı konutun katbekatı Malatya’da yapıldı” Toplu Konut İdaresi Başkanlığının geçmiş dönemlerdeki üretim kapasitesiyle deprem sonrası gerçekleştirilen yatırımları karşılaştıran Güler, şu değerlendirmede bulundu: “2003 yılına gelindiğinde TOKİ’nin 20 yılda ürettiği konut sayısı 41 bin 500’dü. Bugün sadece Malatya’da 125 bin konuttan söz ediyoruz. Geçmişteki üretim kapasitesiyle bu konutları tamamlamak yaklaşık 50 yıl sürerdi. Üstelik bunun Adıyaman’ı, Hatay’ı, Kahramanmaraş’ı, Gaziantep’i ve diğer deprem bölgeleri de var.” Güler, deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarının devletin yatırım kapasitesini ortaya koyduğunu ifade etti.   “2027 yılı bütçesi yaklaşık 550 milyar dolar”   Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güler, bütçenin yaklaşık 27 trilyon liralık büyüklüğe sahip olduğunu ve dolar karşılığının yaklaşık 550 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu söyledi. 2002 yılında Türkiye’nin yıllık gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık 235 milyar dolar olduğunu hatırlatan Güler, bugün yalnızca merkezi yönetim bütçesinin bu rakamın üzerine çıktığını belirtti. Güler, eğitim ve sağlık alanlarına yaklaşık 4’er trilyon lira, tarıma 2,5 trilyon lira ve sosyal yardımlara 1,3 trilyon lira kaynak ayrıldığını ifade ederek, kamu yatırımlarının sürdürüleceğini kaydetti.   Muhalefet belediyelerinin bütçe yönetimini eleştirdi   Konuşmasında muhalefetin yönetimindeki belediyelere de değinen Güler, özellikle Mersin, Adana ve Antalya’daki belediyecilik uygulamalarını eleştirdi. Yerel yönetimlerin kendilerine tahsis edilen bütçeleri etkin kullanması gerektiğini savunan Güler, belediyelerin seçim döneminde açıkladıkları projelerin gerçekleşme düzeyinin sorgulanması gerektiğini söyledi. Güler, “Vatandaşlarımız belediyeleri ve bütçeleri yöneticilere emanet ediyor. Bu kaynakların nasıl kullanıldığının, hangi hizmetlerin gerçekleştirildiğinin hesabı verilmelidir” ifadelerini kullandı. AK Parti’nin hizmet odaklı siyaset anlayışını sürdürdüğünü belirten Güler, kamu kaynaklarının verimli kullanılmasının öncelikleri arasında bulunduğunu dile getirdi. “Sermaye piyasalarındaki usulsüzlüklere izin vermeyeceğiz”   Sermaye piyasalarında son dönemde gündeme gelen usulsüzlük iddialarına ilişkin de konuşan Güler, TBMM’de bu alana yönelik yeni bir yasal düzenleme kabul edildiğini açıkladı. Düzenlemenin yatırımcıların korunması ve piyasalardaki güven ortamının güçlendirilmesini amaçladığını belirten Güler, şunları söyledi: “Son dönemlerde özellikle fonlarda yaşanan bazı usulsüzlüklerin üzerine gidiyoruz. Mağdur olabilecek yatırımcılarımızın yaşadığı olumsuzlukları gidermeye yönelik önemli bir kanun çıkardık. Sermaye piyasalarımızın daha güçlü ve güvenilir olması için piyasa bozucu eylemlere fırsat vermeyeceğiz.”   “86 milyon vatandaşımıza hizmet etmeye devam edeceğiz”   Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kamu yöneticilerine vatandaşların tamamına eşit şekilde hizmet edilmesi yönünde talimat verdiğini belirten Güler, AK Parti’nin saha çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Güler, “Elimizdeki bütün imkânlarla 86 milyon vatandaşımızın tamamına en yüksek seviyede hizmet etmeye devam edeceğiz. Gece gündüz çalışacağız. Vatandaşlarımızın beklentilerini karşılamak için gayret göstereceğiz” dedi. Konuşmasında 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları da anan Güler, Malatya’nın yeniden yapılanma sürecine destek vermeye devam edeceklerini belirtti. Program öncesi AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci'de birer konuşma yaptı. Toplantıya çevre illerden milletvekillerinin yanı sıra ilçe belediye başkanları ve parti yönetimi de katıldı. 

23.10.2026 92
GENEL

Darende’de Sirkenin Ustası: 50’den Fazla Çeşit Üretiyor

Darende ilçesinde yaşayan Ali Yıldırım, ailesinden miras kalan geleneksel üretim kültürünü sürdürerek 50’den fazla çeşit ev yapımı sirke hazırlıyor. Alıçtan ananasa, kuşburnundan aronyaya kadar birbirinden farklı ürünlerden elde ettiği sirkeleri Somuncu Baba Külliyesi çevresinde ziyaretçilerin beğenisine sunan Yıldırım, Türkiye’nin dört bir yanına da sipariş gönderiyor.   Malatya’nın Darende ilçesinde yaşayan Ali Yıldırım, ailesinden gelen bitkisel ürünlerle uğraşma geleneğini sirke üretimiyle sürdürüyor. Yıllardır farklı meyve ve bitkilerden geleneksel yöntemlerle sirke hazırlayan Yıldırım, 50’yi aşkın ürün çeşidiyle dikkat çekiyor. Darende’nin önemli inanç turizmi merkezlerinden Somuncu Baba Külliyesi çevresinde ürünlerini ziyaretçilere sunan Yıldırım, doğal üretime ve müşteri memnuniyetine önem verdiğini belirtiyor.   Alıçtan Ananasa 50’den Fazla Çeşit Sirke üretiminde geniş bir ürün yelpazesine sahip olduğunu anlatan Ali Yıldırım, özellikle alıç meyvesinin farklı türlerini değerlendirdiklerini söyledi. Alıcın 20’den fazla çeşidini tanıdıklarını belirten Yıldırım, ananas, mandalina, ayva, kuşburnu, aronya, ceviz, zeytin yaprağı, incir, elma, muşmula, yabani erik ve böğürtlen gibi çok sayıda meyve ve bitkiden sirke ürettiklerini ifade etti. Ürünlerinin marka tesciline sahip olduğunu ve gerekli üretim izin belgelerinin bulunduğunu söyleyen Yıldırım, geleneksel yöntemlerle hazırladıkları sirkeleri daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflediklerini kaydetti.   Sirkeler Bir Yıl Boyunca Olgunlaşıyor Sirke üretiminin sabır ve emek gerektiren bir süreç olduğunu dile getiren Yıldırım, üretimde doğal bal, kaya tuzu ve yayla suyu kullandıklarını anlattı. Hazırladıkları karışımları yaklaşık iki ay boyunca her gün düzenli olarak karıştırdıklarını belirten Yıldırım, “İki aylık sürecin ardından sirkelerimizi süzüyoruz. Daha sonra yaklaşık bir yıl boyunca fermantasyona bırakıyoruz. Olgunlaşma sürecini tamamlayan ürünlerimizi ziyaretçilerimizin beğenisine sunuyoruz. Ayrıca daha uzun süre yıllandırdığımız özel sirkelerimiz de bulunuyor” dedi.   Türkiye’nin Dört Bir Yanından Sipariş Alıyor   Darende’de ürettiği sirkeleri Türkiye’nin farklı illerine gönderdiklerini belirten Yıldırım, ürünlerini deneyen müşterilerin yeniden sipariş vermesinin kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Farklı sirke çeşitlerini bir araya getirerek özel karışımlar da hazırladıklarını ifade eden Yıldırım, 12 çeşit sirkenin birleşiminden oluşan “Cane Probiyotik 12” isimli ürünlerinin bulunduğunu belirtti. Yıldırım, bu karışımda alıç, aronya, elma, armut ve muşmula başta olmak üzere farklı sirke çeşitlerini kullandıklarını kaydetti.   “İnsanların Hayır Duasını Almak Her Şeyden Değerli”   Bitkisel ürünlerle ilgilenmenin ailelerinden gelen bir gelenek olduğunu anlatan Ali Yıldırım, ticari kazancın yanında insanlarla kurdukları gönül bağını da önemsediklerini söyledi. Dedelerinin de insanlara yardımcı olmayı ilke edindiğini ifade eden Yıldırım, “Bizim ailemizde insanlara faydalı olmak önemli bir değer. Dedelerimizden gördüğümüz bu anlayışı devam ettirmeye çalışıyoruz. Elbette para kazanmak hayatın bir gerçeği ancak insanların memnuniyetini görmek, onların gönlüne dokunmak ve bir hayır duası almak bizim için çok daha kıymetli” diye konuştu.   Somuncu Baba Ziyaretçilerine İkram Darende’nin manevi simgelerinden Somuncu Baba’da ziyaretçileri ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Yıldırım, misafirlere yaptıkları ikramların da ilgi gördüğünü söyledi. Ziyaretçilerin kendilerine gösterilen ilgiden memnun kaldığını ifade eden Yıldırım, “Buraya Türkiye’nin dört bir yanından insanlar geliyor. Biz de Somuncu Baba’nın manevi atmosferinde misafirlerimize ikramlarda bulunuyoruz. Bazıları ikramlarımızın fotoğraflarını çekiyor, bazıları böyle bir misafirperverlikle her yerde karşılaşmadıklarını söylüyor. Güler yüzümüz ve ikramlarımız karşılığında aldığımız hayır duaları bize büyük huzur veriyor” ifadelerini kullandı. Yıldırım, geleneksel sirke üretimini sürdürerek hem aile mesleğini gelecek nesillere aktarmayı hem de Darende’ye gelen ziyaretçilere farklı yöresel ürünler sunmayı amaçladığını sözlerine ekledi.

23.10.2026 93
EKONOMİ

Malatya Kayısısında Yeni Dönem: Dona Dayanıklı Çeşitler Geliyor

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, Malatya kayısısının geleceği için bilimsel araştırmaların hızlandırılması gerektiğini belirterek, geç çiçeklenen ve zirai dona dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi, bodur anaç üretimi ve modern bahçeciliğe geçiş çağrısında bulundu. Türkiye Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, iklim değişikliği, zirai don ve uluslararası rekabetin Malatya kayısıcılığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen bilimsel çalışmaların desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, üreticiler, ihracatçılar, meslek odaları ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.   Zirai Don Kayısı Üretimini Ağır Etkiledi   Malatya’da Nisan 2025’te yaşanan zirai don, kayısı üretiminde büyük kayıplara neden oldu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında 690 bin 730 ton olan yaş kayısı üretimi, 2025 yılında 2 bin 558 tona geriledi. Malatya Valiliği verilerine göre, 11-12 Nisan 2025 tarihlerinde yaşanan zirai dondan etkilenen 39 bin 392 çiftçiye, 808 bin 946 dekar alan için yaklaşık 4 milyar 346 milyon lira ödeme gerçekleştirildi. 2026 yılı için ise Malatya Valiliği Hasat Komisyonu tarafından 341 bin 55 ton yaş kayısı rekoltesi tahmin edildi.   Dona Dayanıklı Kayısı İçin Bilimsel Çalışma Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelerin üretimin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Kılıç, özellikle geç çiçeklenen, ilkbahar donlarına ve hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Enstitüde TÜBİTAK 1004 programı kapsamında yürütülen ve 2027 yılında tamamlanması planlanan projeyle, geç çiçeklenen, dona ve Şarka hastalığına dayanıklı kayısı çeşitlerinin belirlenmesi hedefleniyor. Kılıç, bilimsel araştırmaların yalnızca laboratuvar ortamında kalmaması, elde edilen sonuçların üreticiye ve yeni kurulacak bahçelere aktarılması gerektiğini vurguladı.   “Kayısıda Bodur Anaç Üretimine Geçmeliyiz”   Geleneksel kayısı bahçelerinde ağaçların geniş alan kapladığını belirten Kılıç, bodur ve yarı bodur anaçlarla daha modern üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yeni yetiştiricilik sistemleriyle uygun koşullarda dekara 40 ağaca kadar dikim yapılmasının hedeflendiğini aktaran Kılıç, bu sistemlerin bakım, budama, ilaçlama ve hasat işlemlerini kolaylaştırabileceğini söyledi. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde 2022 yılında başlatılan bodur ve yarı bodur klonal anaç geliştirme çalışmalarının yanı sıra 2025-2029 dönemini kapsayan yeni araştırmaların da devam ettiği belirtildi.   Doku Kültürü Laboratuvarının Kapasitesi Artırılmalı Modern kayısı yetiştiriciliğinde sağlıklı fidan üretiminin önemine dikkat çeken Kılıç, Kayısı Araştırma Enstitüsü bünyesindeki doku kültürü laboratuvarının kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. Kılıç, geliştirilen yeni anaçların kontrollü koşullarda çoğaltılmasının, hastalıklardan ari fidan üretiminin yaygınlaştırılmasının ve üreticilerin güvenilir dikim materyaline ulaşmasının önem taşıdığını ifade etti.   Araştırma: Rakım ve Çeşit Seçimi Don Zararını Etkiliyor Akçadağ ilçesinde 6 bin 140 kayısı bahçesinin değerlendirildiği bilimsel araştırmada, rakımın ve kayısı çeşidinin zirai don zararında etkili olduğu ortaya konuldu. 2013-2023 yıllarına ait verilerin incelendiği çalışmada, düşük rakımlı bahçelerde don zararının daha yüksek olduğu, rakım arttıkça çiçeklenmenin gecikmesi nedeniyle zararın azalma eğilimi gösterdiği belirlendi. Araştırmada Şekerpare çeşidinin dona daha duyarlı, Çataloğlu çeşidinin ise incelenen koşullarda daha toleranslı olduğu tespit edildi.   “Dünya Pazarındaki Payımızı Yeniden Yükseltmeliyiz” Malatya kayısısının dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıç, üretim kalitesinin artırılması, yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve ihracat pazarlarının genişletilmesi çağrısında bulundu. BİLSAM’ın Şubat 2026’da yayımladığı Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu’na göre, Malatya’nın dünya kuru kayısı ihracatındaki payı son 15 yılda yüzde 75-80 seviyelerinden yüzde 50-55 düzeyine geriledi. Kılıç, Malatya’nın dünya pazarındaki payını yeniden yüzde 80-90 seviyelerine taşımanın ortak hedef olması gerektiğini ifade etti.   “Şahsi Gerekçelerle Muhalefet Etmek Yerine Birlikte Çalışmalıyız”   Kayısı sektöründeki görüş ayrılıklarına da değinen Kılıç, üreticilerin, ihracatçıların ve meslek kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi. Yazıhan Ziraat Odası Başkanı’nın sektöre yönelik eleştirilerine de değinen Kılıç, kişisel görüş ayrılıklarının Malatya kayısısının geleceğine yönelik çalışmaları olumsuz etkilememesi gerektiğini belirtti. Sorunların yalnızca eleştiriyle çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, sektörün bütün paydaşlarını Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelere destek vermeye davet etti.   Türkiye Tohumculukta 158 Milyon Dolar Dış Ticaret Fazlası Verdi Türkiye’nin tohumculuk alanında önemli bir üretim kapasitesine ulaştığını belirten Kılıç, TÜRKTOB’un 2025 yılı verilerine göre sektörün 540 milyon dolar ihracat ve 382 milyon dolar ithalat gerçekleştirdiğini söyledi. Sektörün 158 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini ifade eden Kılıç, sertifikalı tohum üretiminin 1 milyon 351 bin tona ulaştığını, Türkiye’nin 117 ülkeye sertifikalı tohum ihraç ettiğini kaydetti. İsrail ile doğrudan tohum ticaretinin de 2 Mayıs 2024 tarihinde tüm ürün gruplarında ticaretin durdurulması kapsamında sona erdiğini hatırlatan Kılıç, yerli çeşit geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.   “Malatya Kayısısının Geleceği Ortak Sorumluluğumuz”   Malatya kayısısının yalnızca bir tarım ürünü değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirten Kılıç, bilimsel araştırmaların üretim sahasına aktarılmasının zorunluluk haline geldiğini söyledi. Kılıç, üreticilerden ihracatçılara, araştırma kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar bütün paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak Malatya kayısısının dünya pazarındaki gücünü yeniden artırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

23.10.2026 100
EKONOMİ

Darende’de Patates Bereketi: 20 Bin Ton Rekolte Bekleniyor

Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde yaklaşık 3 bin dönüm alanda yetiştirilen patateste hasat sürüyor. Bu yıl 15 ila 20 bin ton arasında rekolte beklenen bölgede, günlük 10-12 tır patates sevkiyatı gerçekleştiriliyor. Yerli tohumluk patatesler Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor.   Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde patates hasadı devam ediyor. Bölgenin iklimi ve verimli topraklarında yetiştirilen patatesler, hem yemeklik hem de tohumluk olarak değerlendiriliyor. Yaklaşık 3 bin dönüm alanda gerçekleştirilen üretimde bu yıl 20 bin tona yaklaşan rekolte bekleniyor.   Tohumluk Patatesler Türkiye’ye Dağıtılıyor Palanga Mahallesi Muhtarı ve çiftçi Hakan Gökçe, bölgede uzun yıllardır Niğde Patates Araştırma Enstitüsü ile iş birliği içerisinde çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Üretimin ağırlıklı olarak tohumluk patates üzerine yoğunlaştığını ifade eden Gökçe, “Burada yetiştirdiğimiz tohumluk patatesleri Türkiye’nin dört bir yanına ve Türk cumhuriyetlerine gönderiyoruz. Ürünlerimiz Niğde’deki depolarda ayrıştırılarak ekim dönemine kadar muhafaza ediliyor” dedi.   “İthal Tohumun Tonu Bin Avro” Yerli tohum üretiminin önemine dikkat çeken Gökçe, ithal patates tohumlarının ton fiyatının yaklaşık bin avro olduğunu belirterek, yüksek maliyetlerin üreticiyi zorladığını söyledi. Yurt dışından getirilen bazı tohumların bölge koşullarına uyum sağlayamadığını ifade eden Gökçe, yerli tohum üretiminin hem maliyetlerin azaltılması hem de tarımsal sürdürülebilirlik açısından önemli olduğunu vurguladı.   Günlük 10-12 Tır Patates Sevk Ediliyor Bu yıl yaklaşık 3 bin dönüm alanda patates üretimi yapıldığını belirten Gökçe, 15 ila 20 bin ton arasında rekolte beklediklerini söyledi. Hasadın mevsimlik tarım işçilerinin katılımıyla sürdüğünü kaydeden Gökçe, günlük 10-12 tır patatesin depolara sevk edildiğini ifade etti. Palanga Ovası’nda yaklaşık 20 bin dönüm sulanabilir tarım arazisi bulunduğunu belirten Gökçe, patatesin yanı sıra şeker pancarı, mısır ve ayçiçeği üretiminin de yapıldığını kaydetti.   “Bu Yıl Verim ve Kaliteden Memnunuz”   Selanik Tohumculuk yetkilisi İlhan Bengi ise Darende’de uzun yıllardır patates üretimi gerçekleştirdiklerini belirterek, bu yıl 3 bin dekar alandan yaklaşık 15 bin ton ürün beklediklerini söyledi. Hasat edilen patateslerin depolara sevkiyatının başladığını ifade eden Bengi, “Bu yıl ürünlerimizin veriminden ve kalitesinden memnunuz. Yemeklik patatesin depo çıkış fiyatı kalitesine göre kilogram başına 20 ile 22 lira arasında değişiyor. Tohumluk patates fiyatları ise henüz belirlenmedi” dedi. Yaklaşık 20 gün içerisinde tohumluk patates satışları ve ihracatına başlanacağını belirten Bengi, Darende’de üretilen patateslerin hem iç piyasaya hem de yurt dışına gönderileceğini kaydetti.

23.10.2026 104
ASAYİŞ

Malatya’da Üreticilere 30 Ton Yem Bitkisi Tohumu Desteği

Malatya’da hayvancılığın geliştirilmesi ve meralar üzerindeki otlatma baskısının azaltılması amacıyla 13 ilçede üreticilere yüzde 50 hibeli toplam 30 bin 750 kilogram yem bitkisi tohumu dağıtıldı.   Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Mera Islah ve Amenajman Projeleri kapsamında, Malatya genelindeki üreticilere yönelik yem bitkisi tohumu desteği sağlandı. Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen çalışma kapsamında, kentteki 13 ilçede üreticilere yüzde 50 hibe desteğiyle toplam 30 bin 750 kilogram beşli karışım yem bitkisi tohumu dağıtıldı.   Beş farklı yem bitkisi tohumu dağıtıldı   Üreticilere ulaştırılan tohum karışımında yem bezelyesi, Macar fiği, tritikale, arpa ve yulaf yer aldı. Dağıtılan tohumlarla yem bitkileri üretiminin artırılması, hayvancılık işletmelerinin kaba yem ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlanması ve üreticilerin yem maliyetlerinin azaltılmasının desteklenmesi hedefleniyor.   Meralar üzerindeki otlatma baskısı azaltılacak   Proje ile yem bitkisi ekim alanlarının yaygınlaştırılması ve hayvanların beslenmesinde alternatif kaba yem kaynaklarının artırılması amaçlanıyor. Böylece doğal meralar üzerindeki yoğun otlatma baskısının azaltılması, mera alanlarının dinlendirilmesi ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması öngörülüyor. Yetkililer, sağlanan destekle hem hayvansal üretimin güçlendirilmesinin hem de doğal kaynakların korunarak mera alanlarının daha verimli kullanılmasının hedeflendiğini belirtti. Malatya genelinde hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik tarımsal destekleme çalışmalarının, sürdürülebilir üretim ve kırsal kalkınmaya katkı sağlaması bekleniyor.  

23.10.2026 99
ÇEVRE

İstanbul’da Ağaç Tartışması, Malatya’da Örnek Uygulama Türkiye Gündeminde

İstanbul’da tramvay hattı çalışmaları kapsamında ağaçların kesildiği iddiaları tartışma yaratırken, Malatya Büyükşehir Belediyesinin yol genişletme çalışmalarında ağaçları kesmek yerine kökleriyle birlikte taşıması Türkiye gündemine taşındı. Malatya Büyükşehir Belediyesinin kent genelinde yürüttüğü yol genişletme çalışmalarında mevcut yeşil dokunun korunmasına yönelik uygulaması, İstanbul’da yaşanan ağaç tartışmalarının ardından yeniden gündeme geldi. Fuzuli Caddesi’nde yol genişletme çalışmaları nedeniyle yerlerinden alınması gereken ağaçların kesilmek yerine kökleriyle birlikte taşınması, ulusal basın ve sosyal medyada dikkat çekti.   İstanbul’daki Tartışma Malatya’yı Gündeme Taşıdı İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB), Bayrampaşa-Eyüpsultan tramvay hattı çalışmaları kapsamında Eyüpsultan Bulvarı üzerindeki 168 ağacın Başakşehir Resneli bölgesine taşınacağını açıklamasının ardından, ağaçların gece saatlerinde kesildiği yönündeki iddialar kamuoyunda tartışma yarattı. Söz konusu iddialar sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, Malatya Büyükşehir Belediyesinin benzer yol çalışmalarında ağaçları korumaya yönelik uygulaması yeniden gündeme taşındı.   Malatya’da Ağaçlar Kesilmedi, Yeni Yerlerine Taşındı   Malatya Büyükşehir Belediyesi, Fuzuli Caddesi’nde gerçekleştirdiği yol genişletme çalışmaları kapsamında güzergâhta bulunan ve taşınması mümkün olan ağaçları kesmek yerine kökleriyle birlikte sökerek Fidan Bakım ve Üretim Merkezi’ne nakletti. Belediye ekipleri tarafından özel yöntemlerle taşınan ağaçlar, fidanlıkta bakım ve koruma altına alındı. Yeniden kök salmaları ve gelişimlerini sürdürmeleri amacıyla bakımları yapılan ağaçların, uygun koşullara ulaşmalarının ardından kentin farklı park ve yeşil alanlarında değerlendirilmesi planlandı.   Taşınan Ağaçların Yüzde 80’i Yeniden Yeşerdi Büyükşehir Belediyesinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında Fuzuli Caddesi’nden taşınan ağaçların yaklaşık yüzde 80’inin yeniden yeşerdiği belirtildi. Elde edilen sonuç, kentte yürütülen ulaşım ve altyapı yatırımları sırasında mevcut ağaç varlığının korunmasına yönelik çalışmaların önemini ortaya koydu.   Malatya’nın Uygulaması Ulusal Gündemde İstanbul’daki ağaç tartışmalarının ardından Malatya Büyükşehir Belediyesinin uygulamasının ulusal haber ajansının gündemine taşınması, çalışmanın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağladı. Sosyal medyada iki şehirdeki uygulamalar üzerinden yapılan karşılaştırmalarda, yol genişletme ve ulaşım projelerinde ağaçların korunmasına yönelik yöntemler gündeme geldi. Malatya’da hayata geçirilen uygulama, şehirleşme ve ulaşım yatırımları sürdürülürken mevcut yeşil dokunun korunmasına yönelik alternatif yöntemlerin kullanılabileceğini gösteren örneklerden biri olarak değerlendirildi.

22.10.2026 67
POLİTİKA

CHP İl Başkanı Satılmış: “Selden Zarar Gören Çiftçilerin Mağduriyeti Giderilmeli”

CHP Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış, Hekimhan ilçesine bağlı Kocaözü Mahallesi’nde meydana gelen sel felaketinde yaklaşık 195 çiftçinin etkilendiğini ve 400 tona yakın kayısının zarar gördüğünü belirterek, üreticilerin mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesi çağrısında bulundu.   Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış, Hekimhan ilçesine bağlı Kocaözü Mahallesi’nde geçtiğimiz aylarda yaşanan sel felaketinin ardından zarar gören kayısı üreticilerinin durumuna ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Sel felaketinin bölgede ciddi tarımsal kayıplara yol açtığını belirten Satılmış, Tarım İl Müdürlüğünden edindikleri bilgilere göre yaklaşık 195 çiftçinin afetten etkilendiğini, 400 tona yakın kayısı ürününün ise zarar gördüğünü ifade etti.   “Üreticilerin Zararları Bir An Önce Karşılanmalı”   Afetin üzerinden zaman geçmesine rağmen çiftçilerin mağduriyetlerinin devam ettiğini öne süren Satılmış, ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Satılmış, açıklamasında, “Aradan geçen zamana rağmen, tarafımıza ulaşan bilgilere göre üreticilerimizin mağduriyetleri hâlâ giderilmemiştir. Alın teriyle üretim yapan çiftçilerimizin zararları bir an önce karşılanmalı, mağduriyetleri daha fazla geciktirilmeden giderilmelidir” ifadelerini kullandı.   “Konunun Takipçisi Olacağız”   Tarımsal üretimin bölge ekonomisi açısından önemine dikkat çeken Satılmış, selden etkilenen çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini belirtti. Hiçbir üreticinin bu süreçte yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Satılmış, “Hiçbir üreticimizin bu süreçte yalnız bırakılmasını kabul etmiyoruz. Çiftçilerimizin mağduriyetleri tamamen giderilene kadar konunun takipçisi olacağımızı ve yaşanan sorunları gündemde tutmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyorum” dedi.  

22.10.2026 67
EĞİTİM

“Yerli Tohum Bilincini Gelecek Nesillere Aktarıyoruz”

Yeşilyurt Belediyesi, minik öğrencilerde yerli tohum bilincini geliştirmek ve tarımsal üretimin önemini küçük yaşlarda aşılamak amacıyla eğitim çalışmalarını sürdürüyor. Sevgi Anaokulu’nda düzenlenen “Yerli Tohum Millî Tarım Eğitimi” programında çocuklar, tarımın ve yerli tohumların önemini hem öğrendi hem de uygulamalı etkinliklerle deneyimledi. Yeşilyurt Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından düzenlenen programa Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit de katıldı. Çocukların neşeli ve renkli anlar yaşadığı etkinlikte, yerli tohumların korunmasının, tarımsal üretimin desteklenmesinin ve üretim kültürünün gelecek nesillere aktarılmasının önemi anlatıldı. MİNİK ÖĞRENCİLER TARIMI HEM ÖĞRENDİ HEM DENEYİMLEDİ Tarımsal Hizmetler Müdürlüğünde görev yapan Ziraat Mühendisi Esra Öner tarafından verilen eğitimde, çocuklara tarımın önemi teorik bilgiler ve uygulamalı çalışmalar eşliğinde anlatıldı. Yerli tohumların tanıtıldığı programda öğrenciler, tohumdan üretime uzanan süreci yakından tanıma fırsatı buldu. Minik öğrencilerle yakından ilgilenen Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, yerli tohum bilincinin küçük yaşlarda kazandırılmasının önemine dikkat çekerek, çocukların toprakla ve üretimle buluşmasının geleceğe yapılan değerli bir yatırım olduğunu ifade etti. “GÜÇLÜ BİR TARIMIN TEMELİ, BİLİNÇLİ NESİLLER YETİŞTİRMEKTEN GEÇE Başkan Geçit,  çocukları toprakla, üretimle ve yerli tohumlarla buluşturmaya devam ettiklerini, hedeflerinin miniklere erken yaşlarda üretmenin değerini anlatmak, tarımsal üretime yönelik farkındalıklarını artırmak ve yerli tohum bilincini gelecek nesillere aktarmak olduğunu ifade ederken, “Toprağımızın bereketini, tarımsal değerlerimizi ve üretim kültürümüzü koruyarak yarınlara taşımak istiyoruz. Çünkü güçlü bir tarımın temeli, bilinçli nesiller yetiştirmekten geçiyor.” şeklinde konuştu.

22.10.2026 65
ÇEVRE

Başkan Er “Şehrimizin Geleceğini Sanayi, Turizm ve Alt Yapısıyla Daha Da Güçlendiriyoruz”

Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Turkuvaz Medya Grubu ev sahipliğinde düzenlenen 'Türkiye Yüzyılında Marka Şehirler' konulu zirveye katıldı. Başkan Er, deprem sonrası şehrin yeniden inşa sürecinde gençlere yönelik yatırımlara öncelik verdiklerini belirterek, Malatya’yı sporun, kültürün ve eğitimin öne çıktığı bir şehir haline getirmeyi amaçladıklarını söyledi. İstanbul’da, A Haber tarafından düzenlenen zirvede, 'Şehirlerde Gençlik ve Spor' konulu panelde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Malatya’nın yalnızca yeniden inşa edilmediğini, geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek modern ve çok merkezli bir şehir olarak planlandığını belirtti. Başkan Er, Malatya’nın yeniden ayağa kaldırılmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve bakanlıkların yoğun gayretlerinin önemli rol oynadığını ifade etti. Yerel yönetimlerle merkezi idare arasında güçlü bir koordinasyon bulunduğunu vurgulayan Başkan Er, yürütülen çalışmalarla şehrin geleceğinin yeniden şekillendirildiğini kaydetti. “MALATYA’DA 125 BİN BAĞIMSIZ BÖLÜM İNŞA EDİLDİ” 6 Şubat depremlerinde Malatya’nın ağır hasar alan şehirlerden biri olduğunu hatırlatan Başkan Sami Er, kentte yürütülen çalışmaların büyüklüğüne dikkat çekti. Malatya’da yaklaşık 125 bin bağımsız bölümün, konut ve iş yerleriyle birlikte hayata geçirildiğini belirten Başkan Er, bu sürecin yalnızca yapıların yeniden yapılmasından ibaret olmadığını ifade etti. Yeni yerleşim alanları planlanırken Malatya’nın demografik yapısının korunmasına önem verdiklerini belirten Başkan Er, vatandaşların komşularından ve akrabalarından kopmadan, alıştıkları sosyal çevrelerde yaşamlarını sürdürebilmeleri için planlamalar yapıldığını dile getirdi. “MALATYA’YI ÇOK MERKEZLİ BİR ŞEHİR HALİNE GETİRİYORUZ” Malatya’nın geçmişte tek merkezli bir şehir yapısına sahip olduğunu belirten Başkan Er, eski çarşı merkezinin büyük ölçüde zarar görmesinin şehrin sosyal ve ekonomik hayatını da etkilediğini ifade etti. Yeni planlamayla bu yapının değiştirildiğini kaydeden Er, farklı bölgelerde yeni yaşam ve ticaret merkezleri oluşturulduğunu söyledi. Şehircilik çalışmalarında sosyal ve ekonomik ayrışmayı azaltmayı hedeflediklerini vurgulayan Başkan Sami Er, özellikle çevre yolunun alt ve üst kesimleri arasındaki farklılıkları ortadan kaldıracak modern yerleşim alanlarının oluşturulmasına önem verdiklerini belirtti. ASELSAN'IN İLK YERLİ VE MİLLİ TELEFONU MALATYA'DA ÜRETİLECEK Malatya’nın yeniden yapılanma sürecinde sanayi alanlarının da kapsamlı biçimde ele alındığını ifade eden Başkan Er, şehir merkezinde hasar gören ve zamanla çöküntü alanlarına dönüşen sanayi bölgelerinin şehir dışına taşınması yönünde çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti. Sanayide verimliliği ve ekonomik hareketliliği artırmak amacıyla sektörel kümelenmeyi esas aldıklarını belirten Er; mobilya, tekstil, metal ve döküm gibi farklı sektörlerin belirli alanlarda bir araya getirilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Gıda toptancılarından depolama alanlarına kadar farklı sektörlerin ihtiyaçlarının da planlamaya dahil edildiğini aktaran Er, bu çalışmaların Malatya’nın üretim kapasitesini güçlendireceğini vurguladı. Başkan Er, kentte geleceğin sanayisini oluşturmak için çalıştıklarını belirterek, ASELSAN'ın ilk yerli ve milli telefonu Malatya'da üreteceğini de müjdeledi. “MALATYA’NIN GELECEĞİNİ BÜTÜNCÜL BİR ANLAYIŞLA PLANLIYORUZ” Yaklaşık 30 yıllık belediyecilik tecrübesini Malatya’nın yeniden yapılanma sürecine yansıttıklarını belirten Başkan Er, şehircilik, ulaşım, sanayi, turizm ve ekonomik gelişimin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini ifade etti. Malatya'da 35 milyar liralık altyapı çalışması yaptıklarını aktaran Başkan Er, bunun yanında ulaşım konusunda ciddi bir çalışma yürüttüklerini de söyledi.  MALATYA SANAYİSİNE VE TURİZMİNE BÜYÜK ÖNEM Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, şehrin geleceğini sanayi, turizm ve altyapı yatırımlarıyla güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Malatya’nın tarihi ve kültürel değerlerini turizmle buluşturmak için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Başkan Sami Er, gastronomiden kültür ve sanata, spordan uluslararası organizasyonlara kadar farklı alanlarda şehrin tanıtımına katkı sunan etkinlikler gerçekleştirdiklerini kaydetti. Arslantepe’nin tarihi ve kültürel mirasını ön plana çıkardıklarını belirten Başkan Er, Arslantepe Yarı Maratonu, dağ bisikleti organizasyonları, Kültür Yolu Festivali ve satranç turnuvaları gibi etkinliklerle Malatya’nın turizm potansiyelini geliştirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Er, şehrin sahip olduğu değerleri daha geniş kitlelere tanıtarak Malatya’yı önemli bir turizm destinasyonu haline getirmek istediklerini vurguladı. “MALATYA’NIN ALTYAPISINI BAŞTAN YENİLİYORUZ” Şehrin gelişimi için altyapı yatırımlarına da büyük önem verdiklerini belirten Başkan Er, Malatya’da kapsamlı bir altyapı yenileme çalışması yürüttüklerini söyledi. Kanalizasyon ve yağmur suyu hatları başta olmak üzere altyapı sistemlerinin yenilendiğini kaydeden Başkan Er, “Malatya’da yalnızca üstyapıyı değil, şehrin geleceğini doğrudan ilgilendiren altyapıyı da yeniliyoruz. Yürüttüğümüz çalışmalarla mevcut altyapı sistemlerini modernize ediyor, şehrimizi uzun yıllar hizmet verecek bir yapıya kavuşturuyoruz” ifadelerini kullandı. “GENÇLERE SPOR VE KÜTÜPHANELER İNŞA EDİYORUZ” Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, “Malatya’yı yeniden imar ve inşa ederken yalnızca binalarımızı değil, geleceğimizi de inşa ediyoruz. Bu geleceğin en önemli unsuru ise gençlerimiz. Bir taraftan deprem sonrası şehrimizi ayağa kaldırırken diğer taraftan çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitim, spor, kültür ve sosyal yaşam ihtiyaçlarını karşılayacak yatırımları hayata geçiriyoruz” dedi. 43 SPOR TESİSİMİZ YÜKSELİYOR Malatya'da toplam 63 spor tesisini planlamaya aldıklarını kaydeden Başkan Er, şunları kaydetti; “Gençlerimizin kendilerini geliştirebilecekleri, vakitlerini verimli değerlendirebilecekleri ve geleceğe daha güçlü hazırlanabilecekleri alanlar oluşturmayı önemsiyoruz. Bu kapsamda şu anda 43 spor yatırımımız bulunuyor. Bu yatırımlarımızın bir kısmı tamamlandı, bir kısmında çalışmalarımız devam ediyor, diğer projelerimizi de hayata geçirmek için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Kaynarca-Melekbaba bölgemizde tamamladığımız spor kompleksimiz de bu anlayışımızın önemli örneklerinden biri. Sosyoekonomik açıdan desteğe ihtiyaç duyan bölgelerimizdeki çocuklarımızın ve gençlerimizin spor olanaklarına daha kolay ulaşmasını istiyoruz. Kompleksimizde 1500 seyirci kapasiteli stadyum, 1000 kişilik kapalı spor salonu, kapalı halı saha ve farklı spor branşlarına yönelik alanlar bulunuyor. İnşallah Gençlik ve Spor Bakanımızın Malatya ziyaretinde bu tesisimizin açılışını gerçekleştireceğiz.” 7/24 AÇIK KÜTÜPHANEMİZ GENÇLERİMİZİN HİZMETİNDE 'Malatya’yı kütüphaneler şehri yapacağız' anlayışıyla bölgenin en kapsamlı kütüphanesinin yanı sıra kentin her noktasına kütüphane inşa ettiklerini dile getiren Başkan Er, “Gençlerimize yönelik çalışmalarımızın önemli bir ayağını da kütüphanelerimiz oluşturuyor. Şehir Kütüphanemizi yaklaşık 3 bin 200 metrekarelik alanda, 7 gün 24 saat hizmet verecek şekilde düzenledik. Özellikle üniversite öğrencilerimizin, üniversiteye hazırlanan gençlerimizin ve KPSS ile ALES gibi sınavlara çalışan vatandaşlarımızın rahat bir ortamda ders çalışabilmelerini istedik” diye konuştu. Başkan Er, gençlik ve spor yatırımları noktasında büyük destekleri olan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak'a da teşekkür etti. Türkiye'nin farklı bölgelerinden belediye başkanlarını bir araya getiren zirvede, beş panel ve bir özel oturumdan oluştu. Zirvede afetlere hazırlık, kentsel dönüşüm, altyapı, ulaşım, turizm, gastronomi, dijitalleşme, gençlik ve spor alanındaki çalışmalar değerlendirildi.

22.10.2026 61
EKONOMİ

Sadıkoğlu’ndan 6. Bölge Teşvikleri İçin 2030 Çağrısı

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 31 Aralık 2026’da sona erecek 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar uzatılmasını istedi. Sadıkoğlu, deprem sonrası toparlanma sürecindeki Malatya’da üretim, yatırım ve istihdamın desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Cazibe Merkezleri Programı kapsamında Malatya’ya sağlanan 6. Bölge yatırım teşviklerinin süresinin uzatılması için çağrıda bulundu. Malatya’nın 2018 yılından bu yana yararlandığı teşviklerin mevcut düzenlemeye göre 31 Aralık 2026 tarihinde sona ereceğini hatırlatan Sadıkoğlu, desteklerin her yıl kısa süreli uzatılmasının yatırımcılar açısından belirsizlik oluşturduğunu belirtti.   “İş Dünyası Önünü Görebilmeli”   Yatırım kararlarının uzun vadeli planlama gerektirdiğine dikkat çeken Sadıkoğlu, teşviklerin birer yıllık sürelerle uzatılması yerine kalıcı bir takvime bağlanması gerektiğini ifade etti. Sadıkoğlu, “İş dünyamızın önünü görebilmesi, yatırım kararlarını güvenle alabilmesi ve istihdamını sürdürülebilir şekilde planlayabilmesi gerekiyor. Her yıl teşviklerin uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin bir belirsizlik yaşanması, yatırımcıların uzun vadeli kararlarını güçleştiriyor. Talebimiz, 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar uzatılmasıdır” dedi.   “Deprem Sonrası Teşvike İhtiyacımız Arttı”   6 Şubat depremlerinin Malatya ekonomisinde ciddi kayıplara neden olduğunu belirten Sadıkoğlu, yeniden yapılanma sürecinin yalnızca konut ve iş yerlerinin inşasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. İşletmelerin deprem sonrası kayıplarını telafi etmeye çalışırken üretim faaliyetlerini de sürdürmek zorunda kaldığını kaydeden Sadıkoğlu, yatırım teşviklerinin ekonomik toparlanma açısından önem taşıdığını dile getirdi. Sadıkoğlu, “Malatya’nın deprem öncesindeki ekonomik gücüne yeniden ulaşabilmesi için üretim çarklarının daha güçlü dönmesi, mevcut işletmelerin kapasitesini artırması ve yeni yatırımların şehrimize kazandırılması gerekiyor. Bunun yolu, yatırımcıya güven veren, uzun vadeli ve öngörülebilir bir destek politikasından geçiyor. Deprem sonrası ihya ve yeniden yapılanma ihtiyacımız devam ediyor. Bu nedenle teşviklerin önemi azalmadı, aksine daha da arttı” ifadelerini kullandı.   Talep Cumhurbaşkanlığı Ve Bakanlıklara İletildi   6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar devam etmesi yönündeki taleplerini resmî kanallardan ilgili kurumlara ilettiklerini açıklayan Sadıkoğlu, Cumhurbaşkanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduklarını bildirdi. Teşviklerin uzatılmasının mevcut işletmelerin üretim kapasitesini artırmasının yanı sıra yeni yatırımların Malatya’ya kazandırılması açısından da önemli olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, sürecin takipçisi olacaklarını kaydetti.   Milletvekillerine Ortak Hareket Çağrısı Sadıkoğlu, Malatya’nın ekonomik geleceğini ilgilendiren teşvik düzenlemesi konusunda siyasi parti ayrımı gözetilmeksizin tüm milletvekillerinin girişimde bulunmasını istedi. İktidar ve muhalefet milletvekillerine seslenen Sadıkoğlu, konunun ilgili bakanlıklar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde takip edilmesi gerektiğini belirterek, 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılına kadar uzatılması yönündeki taleplerini yineledi.

21.10.2026 80
EKONOMİ

Darende’de Buğday Ekimi Başladı: 40 Bin Dönüm Arazide Üretim Sürüyor

Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde çiftçiler, 2027 yılı hasadı için buğday ekimine başladı. Mahalle Muhtarı Hakan Gökçe, bölgede her yıl yaklaşık 40 bin dönüm alanda arpa ve buğday ekildiğini, artan maliyetler nedeniyle nohut ve mercimek üretiminin ise azaldığını söyledi.   Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde çiftçiler, yeni üretim sezonu için tarlalara indi. Yağışlar öncesinde ekim çalışmalarına başlayan üreticiler, 2027 yılında hasat edilecek buğdayın tohumlarını toprakla buluşturuyor.   40 Bin Dönüm Alanda Hububat Üretimi   Palanga Mahallesi Muhtarı Hakan Gökçe, bölgenin geniş ve sulanabilir tarım arazilerine sahip olduğunu belirterek, her yıl yaklaşık 40 bin dönüm alanda arpa ve buğday ekimi gerçekleştirildiğini söyledi. Bölgede hububat üretiminin yıllardır sürdürülen önemli bir tarımsal faaliyet olduğunu ifade eden Gökçe, çiftçilerin artan maliyetlere rağmen üretimden vazgeçmediğini kaydetti.   Nohut Ve Mercimek Ekimi Azaldı Geçmiş yıllarda nohut ve mercimek üretiminin de yapıldığını belirten Gökçe, yükselen işçilik ve üretim maliyetleri nedeniyle bu ürünlerin ekiminin azaldığını dile getirdi. Buğday üretiminin bölgede gelenek haline geldiğini vurgulayan Gökçe, “2027 yılında hasat edeceğimiz buğdayın ekimine başladık. Bölgemiz, sulanabilir en büyük ovalardan birine sahip. Mahallemizde her yıl yaklaşık 40 bin dönüm alanda arpa ve buğday ekiliyor. Önceden nohut ve mercimek gibi ürünler de ekilirdi ancak yüksek işçilik ve üretim maliyetleri nedeniyle bu ürünlerin ekimi azaldı. Buğday bizim geleneğimiz olduğu için ekiminden asla vazgeçmedik. Biz de yağmur öncesinde ekime başladık. İnşallah ekim çalışmalarını zamanında tamamlarız” dedi.

21.10.2026 78
ÇEVRE

Fuzuli Caddesi’nden Taşınan Ağaçların Yüzde 80’i Yeniden Yeşerdi

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından Fuzuli Caddesi’nde yürütülen yol genişletme çalışmaları kapsamında kesilmek yerine kökleriyle birlikte taşınan ağaçların yaklaşık yüzde 80’i yeniden yeşerdi. Bakımları sürdürülen ağaçlar, kentin farklı noktalarındaki yeşil alanlara kazandırılacak.   Malatya Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde sürdürdüğü yol genişletme ve düzenleme çalışmalarında mevcut yeşil dokunun korunmasına yönelik uygulamalarını sürdürüyor. Bu kapsamda çalışmalar nedeniyle bulundukları yerden kaldırılması gereken ve taşınmaya uygun olan ağaçlar, kesilmek yerine kökleriyle birlikte sökülerek Fidan Bakım ve Üretim Merkezi’ne naklediliyor.   Fuzuli Caddesi’ndeki Ağaçlar Yeniden Canlandı   Kent merkezindeki önemli ulaşım güzergâhlarından Fuzuli Caddesi’nde gerçekleştirilen yol genişletme çalışmaları sırasında da benzer bir uygulama hayata geçirildi. Çalışma alanından alınarak belediyenin fidanlığına taşınan ağaçlar, burada bakım ve koruma altına alındı. Yapılan çalışmalar sonucunda taşınan ağaçların yaklaşık yüzde 80’inin yeniden yeşerdiği belirtildi.   Ağaçlar Yeniden Kentle Buluşacak   Fidan Bakım ve Üretim Merkezi’nde gelişimleri takip edilen ağaçların, kök sistemlerinin güçlenmesi ve yeniden dikime uygun hale gelmelerinin ardından Malatya’nın farklı bölgelerindeki park, bahçe ve yeşil alanlarda değerlendirilmesi planlanıyor.   Büyükşehir Belediyesi, yürütülen uygulamayla bir yandan ulaşım altyapısını geliştirmeyi, diğer yandan mevcut ağaç varlığını mümkün olduğunca koruyarak kentteki yeşil dokunun sürekliliğini sağlamayı hedefliyor.

20.10.2026 64
ÇEVRE

Büyükşehir’den Yıllık 20 Bin Fidan, 50 Bin Metrekare Rulo Çim Üretimi

Malatya Büyükşehir Belediyesi, kentin yeşil dokusunu korumak ve yeşil alanları artırmak amacıyla kendi fidan ve rulo çim üretimini sürdürüyor. Akçadağ ilçesi Ilıcak Mahallesi’nde bulunan 300 bin metrekarelik üretim merkezinde yılda 20 bin fidan ve 50 bin metrekare rulo çim yetiştiriliyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, üretim merkezinde incelemelerde bulunarak çalışmalar hakkında bilgi aldı. Malatya Büyükşehir Belediyesi, şehir genelinde yürütülen park, bahçe, peyzaj ve yol düzenleme çalışmalarında ihtiyaç duyulan fidan ve rulo çimleri kendi imkânlarıyla üretiyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından Akçadağ ilçesi Ilıcak Mahallesi’nde işletilen Fidan Bakım ve Üretim Merkezi’nde, 300 bin metrekarelik alanda sürdürülen çalışmalarla hem üretim kapasitesi artırılıyor hem de belediye kaynaklarının daha verimli kullanılması hedefleniyor. Yıllık 20 bin fidan ve 50 bin metrekare rulo çim üretiminin gerçekleştirildiği merkezde, çalı türleri ve farklı peyzaj bitkileri de yetiştiriliyor. Üretilen bitkiler, Malatya genelindeki park, bahçe, cadde ve yol akslarında gerçekleştirilen yeşillendirme çalışmalarında değerlendiriliyor. FUZULİ CADDESİ’NDEKİ AĞAÇLAR KESİLMEK YERİNE TAŞINDI Büyükşehir Belediyesi, şehirdeki yol genişletme ve düzenleme çalışmalarını yürütürken mevcut yeşil dokunun korunmasına da özen gösteriyor. Çalışmalar kapsamında yerinden alınması gereken ve taşınması mümkün olan ağaçlar, kesilmek yerine kökleriyle birlikte sökülerek Fidan Bakım ve Üretim Merkezi’ne naklediliyor. Burada bakıma alınan ağaçlar, yeniden kök salıp gelişimlerini sürdürmelerinin ardından şehrin farklı noktalarındaki park ve yeşil alanlarda değerlendiriliyor. Bu uygulamanın örneklerinden biri de Fuzuli Caddesi’nde gerçekleştirildi. Yol genişletme çalışmaları kapsamında caddeden alınarak fidanlığa taşınan ağaçların yaklaşık yüzde 80’i yeniden yeşerdi. Böylece şehir içindeki düzenlemeler sırasında ağaçların korunması ve yeniden kente kazandırılması yönünde önemli bir adım atıldı. “MALATYA’YI YENİLERKEN YEŞİL DOKUMUZU DA KORUYORUZ” Fidan Bakım ve Üretim Merkezi’nde incelemelerde bulunan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’yı yeniden ayağa kaldırmak ve geleceğin şehrini inşa etmek için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Başkan Er, kentsel dönüşüm ve yol düzenlemeleriyle birlikte şehrin doğal dokusunun korunmasına da önem verdiklerini ifade etti. Şehir genelinde dar cadde ve sokakların genişletildiğini kaydeden Er, bu çalışmalar sırasında ağaçların korunması için hassasiyet gösterdiklerini vurguladı. Ağaçları kesmek yerine kökleriyle birlikte taşıyarak yaşatmayı amaçladıklarını belirten Başkan Er, fidanlıkta bakıma alınan ve gelişimini sürdüren ağaçların daha sonra şehrin farklı noktalarında yeniden toprakla buluşturulacağını dile getirdi. HEM YEŞİL ALANLAR ARTIRILIYOR HEM KAMU KAYNAKLARI KORUNUYOR Büyükşehir Belediyesi, fidan ve rulo çim üretimini kendi bünyesinde gerçekleştirerek peyzaj çalışmalarında dışa bağımlılığı azaltmayı, maliyetleri düşürmeyi ve uygulamaları daha hızlı tamamlamayı amaçlıyor. Üretim merkezinde yetiştirilen fidanlar, çalılar ve rulo çimler, Malatya’nın farklı noktalarında yürütülen yeşillendirme çalışmalarına katkı sağlıyor. Ağaçların taşınarak yeniden değerlendirilmesiyle mevcut yeşil varlığın korunması, üretimin belediye imkânlarıyla gerçekleştirilmesiyle de kaynakların verimli kullanılması hedefleniyor. Malatya Büyükşehir Belediyesi, şehrin yeniden yapılanma sürecinde altyapı ve üstyapı çalışmalarının yanı sıra çevre düzenlemesi ve yeşil alan yatırımlarını da sürdürerek daha yaşanabilir ve yeşil bir Malatya için çalışmalarına devam ediyor.

20.10.2026 56
SAĞLIK

Uzmanından İyot Eksikliği Uyarısı: Yorgunluk ve Halsizliğe Dikkat

Günlük yaşamda sık karşılaşılan yorgunluk, halsizlik, üşüme ve kilo değişikliklerinin tiroit fonksiyonlarıyla ilişkili olabileceğini belirten Endokrinoloji Uzmanı Dr. Nubar Rasulova, iyot eksikliğinin yetişkinlerde de önemli sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.   21 Ekim Küresel İyot Eksikliği Bozukluklarını Önleme Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Nubar Rasulova, iyot eksikliğinin yalnızca çocukları değil, yetişkinleri de etkileyebildiğini söyledi. Tiroit hormonlarının üretiminde önemli rol oynayan iyodun, metabolizmanın düzenli çalışması açısından gerekli olduğunu belirten Rasulova, yetersiz iyot alımının guatr ve hipotiroidi gibi sağlık sorunlarına neden olabileceğine dikkat çekti.   Yorgunluk ve Üşüme Belirtilerine Dikkat İyot eksikliğinin yetişkinlerde zaman zaman fark edilmediğini ifade eden Uzm. Dr. Rasulova, “İyot eksikliği yalnızca çocukluk döneminde görülen bir sorun değil; yetişkinlerde de yetersiz iyot alımı gözden kaçabiliyor. Yorgunluk, üşüme, kilo değişiklikleri ve halsizlik gibi belirtiler tiroit fonksiyonlarındaki değişimlerle ilişkili olabilir. Ancak bu belirtiler tek başına iyot eksikliğini göstermez. Bu nedenle gerekli durumlarda hekim değerlendirmesi yapılması önem taşıyor” dedi.   Gebelik Döneminde Risk Daha Büyük Özellikle gebelik döneminde iyot ihtiyacının önem kazandığını vurgulayan Rasulova, ciddi iyot eksikliğinin anne karnındaki bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişimini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Gebeler, emziren kadınlar ve iyot bakımından zengin besinleri yeterince tüketmeyen kişilerin risk grubunda yer alabileceğini kaydeden Rasulova, dengeli beslenmenin önemine işaret etti.   Bilinçsiz İyot Takviyesi Tiroit Sağlığını Etkileyebilir   İyot eksikliğinin yanı sıra kontrolsüz takviye kullanımının da sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirten Rasulova, “Yeterli iyot alımı için iyotlu tuzun tercih edilmesi; balık ve diğer deniz ürünleri, süt ürünleri ve yumurta gibi besinlerin dengeli beslenme düzeninde yer alması önem taşıyor. Ancak iyotlu tuz kullanmak, günlük tuz tüketimini artırmak gerektiği anlamına gelmiyor. Ayrıca iyot takviyelerinin bilinçsiz kullanımı da tiroit sağlığını olumsuz etkileyebiliyor” ifadelerini kullandı. İyot eksikliğinin önlenmesinde sağlıklı ve dengeli beslenmenin temel unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Rasulova, şüpheli belirtiler yaşayan kişilerin kendi kendilerine takviye kullanmak yerine uzman hekime başvurmaları gerektiğini belirtti.

20.10.2026 56
EKONOMİ

Doğanşehir’de Elma Hasadı Başladı: 16 Bin 549 Ton Rekolte Bekleniyor

Doğanşehir ilçesinde elma hasadı başladı. Günedoğru Mahallesi’nde üreticilerle birlikte elma toplayan Kaymakam Ahmet Fatih Sungur, çiftçilerin hasat heyecanına ortak oldu. İlçede bu yıl yaklaşık 16 bin 549 ton elma rekoltesi bekleniyor. Malatya’nın önemli tarımsal üretim merkezlerinden Doğanşehir ilçesinde elma hasadı başladı. Doğanşehir Kaymakamı Ahmet Fatih Sungur, Günedoğru Mahallesi’nde elma bahçesini ziyaret ederek üreticilerle bir araya geldi. Çiftçilerle birlikte elma toplayan Sungur, hasat çalışmalarına katılarak üreticilerin heyecanını paylaştı. Kaymakam Sungur’a ziyaretinde İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsmet Çılğın ile Ziraat Odası Başkanı Burhan Tanışık eşlik etti. Bahçede üreticilerle sohbet eden Sungur, yürütülen hasat çalışmaları hakkında bilgi aldı.   İlçede 6 Bin 17 Dekar Alanda Elma Üretiliyor   Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerine göre, Doğanşehir genelinde 6 bin 17 dekar alanda elma yetiştiriciliği yapılıyor. İlçenin önemli üretim noktalarından Günedoğru Mahallesi’nde ise 597 dekar alanda elma üretimi gerçekleştiriliyor. Dekar başına ortalama 2 bin 750 kilogram verim üzerinden yapılan hesaplamalara göre, Doğanşehir genelinde yaklaşık 16 bin 549 ton, Günedoğru Mahallesi’nde ise 1.642 ton elma rekoltesi öngörülüyor.   Kaymakam Sungur Üreticilerle Birlikte Elma Topladı   Hasat çalışmalarına katılarak üreticilerle birlikte elma toplayan Kaymakam Ahmet Fatih Sungur, ilçede tarımsal üretimin ve elma yetiştiriciliğinin yerel ekonomi açısından önemine dikkat çekti.   Doğanşehir’de hasat sezonunun başlamasıyla birlikte üreticiler, yıl boyunca emek verdikleri bahçelerde ürünlerini toplamaya devam ediyor. İlçede beklenen rekoltenin tarımsal üretime ve bölge ekonomisine katkı sağlaması hedefleniyor.

19.10.2026 65
EKONOMİ

Malatya Tarımına 65 Milyon Liralık Proje: Akın’dan Destek Çağrısı

Malatya Tarım Platformu Başkanı İhsan Akın, kentte tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve çiftçilerin modern makine ve ekipmanlara erişiminin kolaylaştırılması amacıyla yaklaşık 65 milyon liralık proje üzerinde çalıştıklarını açıkladı.   Malatya Tarım Platformu Başkanı İhsan Akın, kentte tarım ve hayvancılık sektörünün mevcut durumu, üreticilerin karşılaştığı sorunlar ve hayata geçirilmesi planlanan projelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özellikle deprem sonrası üretimin devamlılığının büyük önem taşıdığını belirten Akın, çiftçilerin ekonomik ve teknik imkânlarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.   Malatya'da tarımsal mekanizasyonun geliştirilmesi amacıyla kapsamlı bir makine ve ekipman parkı oluşturmayı hedeflediklerini açıklayan Akın, Dünya Bankası destekleri kapsamında değerlendirilen yaklaşık 65 milyon liralık projenin üreticiler için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Projenin hayata geçirilmesi için ilgili bakanlıklar, yerel yönetimler ve kamu kurumlarıyla görüşmeler yaptıklarını aktaran Akın, özellikle Malatya Büyükşehir Belediyesinin sağlayacağı katkının önemine dikkat çekti.  “65 Milyon Liralık Yatırımın 58,5 Milyonu Hibe”   Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için makineleşmenin önemine değinen Akın, hazırladıkları projenin finansman yapısı hakkında bilgi verdi. Toplam yatırım tutarının yaklaşık 65 milyon lira olduğunu ifade eden Akın, bunun yüzde 90'ına karşılık gelen 58,5 milyon liralık bölümünün hibe kapsamında değerlendirildiğini belirtti. Akın, “Yüzde 90'ı hibe olan bir projeden bahsediyoruz. Yaklaşık 65 milyon liranın 58,5 milyon lirası hibe. Biz bu projeyi Malatya'ya kazandırmak için mücadele ediyoruz. Bu konuda ilgili kurumlarımızın ve yerel yönetimlerimizin bize yardımcı olmasını istiyoruz. Çünkü burada söz konusu olan yalnızca bir yatırım değil, üreticilerimizin geleceğidir. Bu desteğin kazandırılmasında başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Tarık ve Orman Bakanlığımız ile Dünya Bankasına teşekkür ediyoruz"  dedi. Destek programlarında bütçe imkânlarının sınırlı olduğunu belirten Akın, projelerin gerekli hazırlıkları tamamlanarak ilgili kurumlara sunulmasının önem taşıdığını kaydetti. “Malatya'nın Makine ve Ekipman Parkı Olsun” Proje kapsamında kurulması planlanan makine parkının birçok farklı tarımsal faaliyete hizmet vereceğini belirten Akın, çiftçilerin ihtiyaç duyduğu ekipmanların ortak bir yapı altında değerlendirilmesini amaçladıklarını söyledi. Mısır silaj ve biçme makineleri, nohut hasadında kullanılan ekipmanlar, taş toplama makineleri, yem karma ve yem kırma makineleri ile gübre serpme ekipmanlarının proje kapsamında yer almasının planlandığını aktaran Akın, şöyle konuştu: “Biz Malatya'da bir makine ve ekipman parkımız olsun istiyoruz. Mısır silajından mısır biçmesine, nohut hasadından taş toplamasına, yem karma ve yem kırma makinelerinden gübre serpme ekipmanlarına kadar üreticilerimizin ihtiyaç duyduğu makineleri bir araya getirmek istiyoruz. Çünkü bizim üretmemiz lazım. Üreticinin işini kolaylaştırmamız, üretimin devamlılığını sağlamamız gerekiyor.” Akın, makine ve ekipman desteğinin özellikle teknik imkânları sınırlı üreticiler açısından önemli olduğunu ifade ederek, tarımsal desteklerin sahadaki ihtiyaçlara göre şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı. Büyükşehir Belediyesinden Yer Tahsisi ve Finansman Desteği Bekleniyor   Projenin uygulanabilmesi için yerel yönetimlerle temasların sürdüğünü belirten Akın, Malatya Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini açıkladı. Büyükşehir Belediyesinin ilgili daire başkanlığı, genel sekreter yardımcılığı ve diğer birimleriyle proje hakkında değerlendirmelerde bulunduklarını ifade eden Akın, konunun belediye meclisi gündemine taşınmasını beklediklerini söyledi. Akın, “Büyükşehir Belediyemizde daire başkanımız, genel sekreter yardımcımız ve ilgili arkadaşlarımızla görüştük. İnşallah önümüzdeki süreçte bir an önce belediye meclisine getirirler. Yüzde 10'luk destek ve yaklaşık 5 dekarlık bir alanla bu projeyi birlikte hayata geçirebilirsek Malatya'mız için önemli bir kazanım olur” ifadelerini kullandı. Projeye ilişkin çeşitli kurum ve kuruluşlara resmi yazılar gönderdiklerini de aktaran Akın, Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere merkez ilçe belediyeleri, üniversiteler ve ilgili kamu kurumlarıyla iş birliği yapılmasını istediklerini belirtti.  “Desteklerden Yararlanmak İçin Hazırlıklarımızı Tamamlamalıyız” Tarımsal destek programlarına yönelik yoğun talep bulunduğuna dikkat çeken Akın, Malatya'nın bu süreçte hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. İlgili bakanlıklarla yaptıkları görüşmelerde projenin hayata geçirilmesi yönünde çalışmalar yürüttüklerini anlatan Akın, bütçe imkânlarının sınırlı olması nedeniyle başvuruların titizlikle hazırlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Akın, “Bu bütçeler sınırlı. Farklı illerden de çok sayıda talep geliyor. Bizim öncelikle projemizi olgunlaştırmamız gerekiyor. Yer tahsisi ve ek bütçe konularını bir an önce çözmeliyiz. Aksi halde hazırlıklarımızı tamamlamadan bu imkânlardan yararlanmamız zorlaşabilir” diye konuştu. Başvuru sayısının yüksek olabileceğine işaret eden Akın, destek almaya hak kazanacak projelerin sınırlı kalabileceğini belirterek, Malatya adına gerekli girişimlerin geciktirilmemesini istedi. “Deprem Sonrası Üreticiler Büyük Mücadele Verdi”   6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da tarım ve hayvancılık sektörünün ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Akın, üreticilerin tüm olumsuz şartlara rağmen faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını söyledi. Esnaf, çiftçi ve yetiştiricilerin hem geçimlerini sağlamak hem de bölge ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla mücadele verdiğini ifade eden Akın, üretimin kesintiye uğramaması için destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Akın, “Üreticilerimiz ve yetiştiricilerimiz çok zor bir süreçten geçti. Hâlâ da bazı sıkıntılar devam ediyor. Herkes hem ekmeğinin hem de yaptığı işin devamlılığının mücadelesini verdi. Elbette yaralarımızın önemli bir bölümünü sardık ancak yapmamız gereken daha çok iş var. Bizim gündemimiz üretim olmalı. Çiftçiye, yetiştiriciye nasıl destek olabiliriz, buna odaklanmalıyız” dedi.   "Kırsalda Üretici Yaş Ortalaması 55-58 Seviyesinde”   Malatya tarımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Akın, kırsal kesimde üretim yapan nüfusun giderek yaşlandığına dikkat çekti. Kendi değerlendirmelerine göre üretici yaş ortalamasının 55-58 seviyelerinde olduğunu ifade eden Akın, gençlerin tarım ve hayvancılık sektörüne kazandırılması gerektiğini söyledi. Akın, “Biz bu yaş ortalamasını 40'lara, 30'lara, hatta 20-25 yaş seviyelerine çekmek zorundayız. Bunun için gençlerimizi teşvik etmemiz gerekiyor. Bakanlığımızın bu konuda çalışmaları var. Ancak sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların da gençlerimize destek olması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Genç girişimcilere yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Akın, gençlerin tarımsal faaliyetlere yönelmesinin yalnızca ekonomik teşviklerle değil, kırsaldaki yaşam koşullarının iyileştirilmesiyle mümkün olacağını dile getirdi.  “Yaylaya Fotoğraf Çektirmeye Değil, Sorun Çözmeye Gidilmeli” Kırsal kesimdeki altyapı eksikliklerine de değinen Akın, üreticilerin yol, su, elektrik ve barınma gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini söyledi. Yaylalarda ve meralarda faaliyet gösteren yetiştiricilerin günlük yaşamda ciddi zorluklarla karşılaştıklarını ifade eden Akın, sorunların yerinde görülmesi gerektiğini belirtti. Akın, “Yaylaya gidip beş dakika oturmak, bir ayran içmek ya da fotoğraf çektirmekle bu sorunlar çözülmez. Orada bir gün kalmak lazım. Suyu nereden getiriyorlar, elektrik var mı, mutfakları, tuvaletleri var mı? Bunları görmek gerekiyor. Üreticinin şartlarını anlamadan kalıcı çözüm üretemeyiz” diye konuştu. Doğanşehir'deki Yayla Yolları İçin Çağrı   Doğanşehir ilçesinde bazı yayla yollarının uzun süredir iyileştirilmediğini ileri süren Akın, bölgede hayvancılıkla uğraşan genç yetiştiricilerin ulaşım sorunu yaşadığını belirtti. Konuyu ilgili kurumlara ve yerel yöneticilere ilettiklerini söyleyen Akın, bazı üreticilerin malzemelerini hâlâ hayvanlarla taşımak zorunda kaldığını ifade etti. Akın, “Orada dört-beş genç kardeşimiz üretim yapıyor. Yaylada ot var, hayvanlarını oraya götürmeleri gerekiyor. Ancak yolları uygun değil. Biz asfalt istemiyoruz. Zemini düzeltin, birkaç yerdeki taşları kırın, insanlar o yolu kullansın. Genç girişimcileri destekleyeceğiz diyorsak bunu sahada göstermemiz gerekiyor” dedi. “Malatya'nın Önceliği Üretim Olmalı”   Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının tarımsal üretimin geliştirilmesi noktasında ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Akın, mevcut desteklerin doğru projelerle değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Makine ve ekipman parkı projesinin Malatya'nın tarımsal altyapısına katkı sunmasını hedeflediklerini belirten Akın, yatırımın hayata geçirilmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. Akın, üretici ve yetiştiricilerin sorunlarının çözümünün öncelikli gündem maddesi olması gerektiğini ifade ederek, “Biz hibeleri, destekleri ve projeleri konuşalım. Yetiştiriciye, çiftçiye, üreticiye ne yapabiliriz, buna bakalım. Malatya'nın üretime ihtiyacı var. Elimizdeki imkânları doğru değerlendirerek hem mevcut üreticilerimizi desteklemeli hem de gençlerimizi yeniden tarıma kazandırmalıyız” diye konuştu.

19.10.2026 65
EKONOMİ

Tarım ve Gıda Sektörüne 1,2 Milyar TL Hibe Desteği

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı kapsamında 95 projenin toplam 1,2 milyar TL hibe desteği almaya hak kazandığını açıkladı. Desteklenen projelerle yaklaşık 1,9 milyar TL tutarında yeni yatırımın ülke ekonomisine kazandırılması hedefleniyor.   Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve tarım-gıda sektörünün modernizasyonu amacıyla yürütülen IPARD III Programı'nın 11. Başvuru Çağrı İlanı kapsamında değerlendirme sonuçları açıklandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yapılan değerlendirmeler sonucunda 95 projenin hibe desteği almaya hak kazandığını bildirdi.   95 Projeye 1,2 Milyar TL Destek   Program kapsamında tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik yatırımlar desteklenecek. Hibe desteği almaya hak kazanan projeler arasında et, süt, yumurta ve su ürünlerinin işlenmesine yönelik tesisler ile meyve-sebze işleme ve soğuk hava deposu yatırımları yer alıyor. Bakan Yumaklı, söz konusu 95 proje için toplam 1,2 milyar TL hibe desteği sağlanacağını belirtti.   Ekonomiye 1,9 Milyar TL'lik Yatırım Hedefi   Destek almaya hak kazanan projelerin tamamlanmasıyla Türkiye genelinde yaklaşık 1,9 milyar TL tutarında yeni yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Yatırımlarla tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve pazarlanmasına yönelik altyapının güçlendirilmesi, kırsal bölgelerde üretim kapasitesinin artırılması ve tarım-gıda sektörünün modernizasyonuna katkı sağlanması amaçlanıyor.   Malatya'nın Tarımsal Üretimi Açısından Önemli   Türkiye genelinde açıklanan destek programı, kayısı başta olmak üzere meyve üretimi ve tarıma dayalı sanayinin önemli merkezlerinden Malatya açısından da dikkat çekiyor. Özellikle kayısı işleme, paketleme, soğuk hava deposu ve katma değerli tarımsal ürün yatırımları, kentteki üreticiler ve tarımsal işletmeler açısından önem taşıyor. IPARD III Programı kapsamında desteklenen yatırım alanları, Malatya'nın tarımsal ürünlerini işleyerek daha yüksek ekonomik değer oluşturmasına yönelik yatırım ihtiyaçlarıyla da örtüşüyor.   Kırsal Kalkınma Destekleri Sürecek   Bakan Yumaklı, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi, üretimin artırılması ve tarım-gıda sektörünün modernizasyonuna yönelik desteklerin sürdürüleceğini belirterek IPARD III Programı kapsamında hibe almaya hak kazanan projelerin ülkeye ve yatırımcılara hayırlı olmasını diledi.  

17.10.2026 101
POLİTİKA

İYİ Partili Yücel: “Esnaf Ayağa Kalkmadan Malatya Ayağa Kalkamaz”

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, Malatya’da düzenlenen “Sahadan Sandığa” eğitim programında kentin deprem sonrası ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekti. Yücel, esnafın borç yükünden sanayideki istihdam kaybına, kayısı üretiminden kalıcı iş yerlerine kadar birçok konuda çözüm çağrısında bulundu.   İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, partisinin teşkilat yapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Sahadan Sandığa” eğitim programı kapsamında Malatya’da partililerle bir araya geldi. İYİ Parti Malatya İl Binasında gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını İl Başkanı Serdar Yıldız yaptı. Daha sonra söz alan Yücel ise Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yücel, konuşmasının önemli bölümünü 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da yaşanan sorunlara ayırdı. Kentin yeniden ayağa kalkmasının yalnızca konut ve iş yeri inşaatlarının tamamlanmasıyla mümkün olmayacağını belirten Yücel, ticaretin canlandırılması, üretimin desteklenmesi ve nitelikli iş gücünün korunması gerektiğini söyledi.   “Malatya'nın Yeniden Ayağa Kalkması Binalarla Sınırlı Değil”   6 Şubat depremlerinin Malatya'da derin izler bıraktığını ifade eden Yücel, yeniden inşa sürecinin ekonomik ve sosyal kalkınmayla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yücel, “Depremin ardından yürütülen konut ve iş yeri inşaatları elbette önemlidir. Ancak bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların tamamlanmasıyla mümkün değildir. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması; esnafının dükkânını açması, sanayicisinin üretmesi, çiftçisinin emeğinin karşılığını alması ve gençlerinin kendi şehirlerinde gelecek kurabilmesiyle mümkündür” dedi. Yeni yapılan bazı binalarda kullanılan malzemelerin kalitesine ilişkin vatandaşlardan şikâyetler geldiğini öne süren Yücel, ilgili kurumların yapı kalitesi ve güvenliği konusunda etkin denetim yapması gerektiğini belirtti.   “Kalıcı İş Yerine Ulaşamayan Esnafın Sorunları Çözülmeli”   Deprem sonrasında Malatya'da ticari hayatın henüz istenilen düzeye ulaşamadığını savunan Yücel, özellikle geçici ticaret alanlarında faaliyetlerini sürdüren işletmelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının gündeme getirdiği talepleri hatırlatan Yücel, deprem öncesinde kiracı olan ve halen konteynerlerde faaliyet gösteren çok sayıda esnafın kalıcı iş yerine erişmekte zorlandığını söyledi. Yücel, “Bodrum katlarda faaliyet gösteren yaklaşık 150 esnafın iş yeri kura süreçlerinin dışında kalması da çözüm bekliyor. Kalıcı iş yerlerinin tahsisinde hak sahipliği sorunları giderilmeli, ihtiyaç fazlası iş yerleri depremden etkilenen esnafımızın kullanımına sunulmalıdır. Yeni çarşıların ulaşım, otopark ve altyapı sorunları da bir an önce çözülmelidir” ifadelerini kullandı.   “Esnaf Ayağa Kalkmadan Çarşı Canlanmaz”   Depremde sermayesini kaybeden işletmelerin vergi, sigorta primi ve kredi borçları nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Yücel, mücbir sebep kapsamındaki yükümlülüklerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin taleplerine de değinen Yücel, işletmelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman imkânları sağlanması gerektiğini kaydetti. Yücel, “Esnafımız, depremde kaybettiği sermayesini yeniden oluşturamadan biriken vergi, sigorta primi ve kredi borçlarıyla mücadele ediyor. Borçlar için gerçekçi kolaylıklar sağlanmalıdır. Esnaf ayağa kalkmadan çarşı, çarşı canlanmadan Malatya ayağa kalkamaz” diye konuştu.   Sanayi İçin Özel Teşvik Çağrısı   Malatya'daki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin yüksek enerji, finansman ve iş gücü maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Yücel, deprem kaynaklı ilave yüklerin de üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. Özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunması gerektiğini belirten Yücel, deprem bölgesine özel yatırım ve istihdam teşviklerinin uygulanmasını, uygun koşullu finansman sağlanmasını ve organize sanayi bölgelerinin altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi.   “Kayısı Üreticisinin Geleceği Korunmalı”   Malatya ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan kayısı üretimine de değinen Yücel, 2025 yılında yaşanan ağır zirai don felaketine rağmen kuru kayısı ihracatından 303 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini belirtti. Artan üretim maliyetleri, kuraklık ve zirai don risklerinin üreticileri zorladığını ifade eden Yücel, kayısıda sürdürülebilir üretimin sağlanması için yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yücel, “Kayısı üreticilerimiz için erken uyarı ve koruma sistemleri yaygınlaştırılmalı, TARSİM'in kapsamı ve etkinliği güçlendirilmelidir. Lisanslı depoculuk ve işleme tesisleri desteklenerek kayısının daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi sağlanmalıdır” dedi.   Gençlerin Malatya'dan Göç Etmesine Dikkat Çekti   Deprem sonrasında yaşanan nüfus ve nitelikli iş gücü kaybının Malatya'nın geleceği açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Yücel, barınma, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarındaki sorunların kalıcı göçe dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. İnönü Üniversitesi ile Malatya Turgut Özal Üniversitesinin bilimsel birikiminin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturulmasını isteyen Yücel, genç girişimcilerin desteklenmesi ve üniversite mezunlarının Malatya'da istihdam edilmesi için yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yücel, “Bir şehrin en değerli sermayesi insanıdır. Gençlerimizin kendi şehirlerinde gelecek kurabilecekleri ekonomik ve sosyal şartları oluşturmak zorundayız” diye konuştu.   “Malatya İçin Bütüncül Kalkınma Programı Hazırlanmalı”   Malatya'nın sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Yücel, deprem sonrası yeniden yapılanma, sanayi, tarım, ticaret, istihdam ve sosyal hayatı kapsayan bütüncül bir kalkınma programı hazırlanması gerektiğini söyledi. Bu programın üniversiteler, ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla oluşturulması gerektiğini belirten Yücel, somut ve ölçülebilir hedeflerin önemine dikkat çekti.   Ekonomi ve Hukuk Politikalarını Eleştirdi   Türkiye genelindeki ekonomik gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yücel, hayat pahalılığının emeklilerden çiftçilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini savunan Yücel, kamu kurumlarının denetim mekanizmalarını eleştirerek basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında da değerlendirmelerde bulundu. Millî birlik ve üniter devlet yapısına ilişkin partisinin yaklaşımını dile getiren Yücel, Cumhuriyetin kuruluş değerleri ile vatandaşların eşitliği ilkelerinden taviz vermeyeceklerini ifade etti.   “Sorunları Yerinde Tespit Ediyoruz”   “Sahadan Sandığa” eğitim programının teşkilatların kurumsal kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Yücel, program kapsamında saha çalışmaları, siyasi iletişim, sosyal medya kullanımı ve bilgi kirliliğiyle mücadele konularında eğitimler verildiğini söyledi. Parti politikalarının il ve ilçe teşkilatlarınca daha etkin biçimde vatandaşlara aktarılmasını hedeflediklerini kaydeden Yücel, siyasette vatandaşların sorunlarını yerinde tespit etmenin ve ortak akılla çözüm üretmenin önemine vurgu yaptı. İYİ Parti'nin sorunlara somut çözüm önerileri geliştiren bir muhalefet anlayışını benimsediğini ifade eden Yücel, “Bizim hedefimiz; üreten, ürettiğini adil paylaşan, refahı büyüten, hukukun üstünlüğünü ve adaleti yeniden tesis eden güçlü bir Türkiye'dir. Bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Kadrolarımızla, programlarımızla ve milletimize duyduğumuz güvenle hazırız. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması, Türkiye'nin yeniden güçlenmesinin de önemli bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.  

16.10.2026 74
ÇEVRE

Karademir’den Çiftçinin Sorunlarına Dikkat Çeken Çağrı: “Üreticiyi Kaybedersek Üretimi De Kaybederiz”

Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir, Doğanşehirli muhtarlar ve vatandaşlarla Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde bir araya geldi. Bölgenin sorunları ve vatandaşların taleplerinin istişare edildiği buluşmada, özellikle tarımsal üretim, kayısı ve elma fiyatları, artan maliyetler, altyapı eksiklikleri ve köy evlerinin teslim sürecine ilişkin beklentiler gündeme geldi. Karademir, üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) bir an önce alım yapması ve çiftçilere yönelik desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı. “KÖYLÜMÜZ DEPREMDEN SONRA TOPRAĞINI TERK ETMEDİ” Doğanşehir’in 6 Şubat depremlerinden en ağır etkilenen bölgeler arasında yer aldığını belirten MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, yaşanan tüm zorluklara rağmen üreticilerin topraklarına sahip çıktığını ifade etti. Karademir, “Biz her zaman söylüyoruz; köylü milletin efendisidir. Köylümüzden, üreticimizden ve çiftçimizden razıyız. 6 Şubat depremlerinden sonra vatandaşlarımız köylerini terk etmedi, üretmeye devam etti. Özellikle muhtarlarımız, devletimizle vatandaşlarımız arasında köprü görevi üstlendi. Depremden bu yana büyük fedakârlık gösteren muhtarlarımız, bugün de canla başla çalışmaya devam ediyor.” dedi. Bölgedeki sorunların çözümü için vatandaşların taleplerini dinlediklerini belirten Karademir, istişarelerde gündeme gelen konuları ilgili kurumlara ileteceklerini ve çözüm süreçlerini takip edeceklerini kaydetti. “DEVLETİMİZDEN ALLAH RAZI OLSUN” Karademir, devletin deprem sonrası bölgede yürüttüğü çalışmalara da dikkat çekerek, “6 Şubat depremlerinin ardından devletimiz bütün imkânlarıyla vatandaşlarımızın yanında oldu. Evlerimizin yeniden yapılmasından altyapı çalışmalarına kadar birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Elbette eksiklerimiz ve çözüm bekleyen sorunlarımız var. Bunları dile getirirken devletimizin bugüne kadar yaptığı hizmetleri de unutmamamız gerekiyor. Allah devletimizden razı olsun, devletimizi başımızdan eksik etmesin. Bizim beklentimiz, devam eden çalışmaların hızla tamamlanması ve vatandaşlarımızın kalan sorunlarının da çözüme kavuşturulmasıdır. Biz de hemşehrilerimizin sesi olmaya ve çözüm için katkı sunmaya devam edeceğiz.” dedi. ALTYAPI SORUNLARI VE KÖY EVLERİNİN TESLİMİ GÜNDEMDE Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde gerçekleştirilen buluşmada; kanalizasyon, su, elektrik ve doğal gaz gibi altyapı ihtiyaçlarının yanı sıra yapımı tamamlanan köy evlerinin tesliminde yaşanan gecikmeler de gündeme geldi. Muhtarların ve vatandaşların beklentilerini dinleyen Karademir, kırsal mahallelerdeki sorunların çözülmesinin ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti. “KAYISI VE ELMA DOĞANŞEHİR’İN EKONOMİK BEL KEMİĞİ” Doğanşehir’de tarımın başlıca geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Karademir, kayısı ve elma üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti Geçtiğimiz yıl 12 Nisan’da yaşanan don felaketinin ardından bu yıl ürün miktarında artış yaşandığını belirten Karademir, buna rağmen üreticilerin ürünlerini değerinde satmakta zorlandığını ifade etti. Bölgede birkaç gün önce yaşanan dolu olayının elma bahçelerinde zarara yol açtığını belirten Karademir, üreticilerin zararlarının dikkate alınmasını ve gerekli desteklerin sağlanmasını istedi. “MALİYETLER ARTIYOR, ÜRETİCİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR” Mazot, tarımsal ilaç ve işçilik maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirten Karademir, kayısı fiyatlarının geçen yıla göre gerilediğini söyledi. Geçen yıl kayısının kilogram fiyatının 350 TL seviyelerini gördüğünü hatırlatan Karademir, bu yıl fiyatların yaklaşık 200-250 TL aralığında seyrettiğini, üreticilerin ise ürünlerini istedikleri fiyatlardan satmakta zorlandığını dile getirdi. Karademir, “Üreticimizin maliyetleri her geçen gün artıyor. Mazot, ilaç ve işçilik giderleri ortada. Ancak çiftçimiz ürettiği kayısıdan ve elmadan beklediği kazancı elde edemiyor. Devletimizin üreticimize destek vermesi, çiftçimizin emeğinin karşılığını alması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. TMO’YA ÇAĞRI: “ÇİFTÇİMİZİN EMEĞİ KORUNMALI” Üreticilerin yaşadığı sorunların gelecek yıllardaki tarımsal üretimi de tehdit ettiğini belirten Karademir, TMO’nun alım yapmasının ve çiftçilere yönelik desteklerin güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Bölgedeki bazı üreticilerin mevcut ekonomik koşullar nedeniyle gelecek yıl hangi ürünleri ekecekleri konusunda endişe duyduklarını aktaran Karademir, üretimin sürdürülebilirliği için çiftçinin korunması gerektiğini söyledi. Karademir, “TMO’nun bir an önce alım yapması gerekiyor. Devletimiz üreticimize destek verirse çiftçimiz korunur, fiyatların dengelenmesine katkı sağlanır. Üreticimiz önümüzdeki yıllarda da üretmeye devam edebilir. Çiftçimizi bugün desteklemezsek yarın üretimin devamlılığı konusunda daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz.” dedi. MUHTARLARDAN SALİH KARADEMİR’E TEŞEKKÜR Buluşmada söz alan Güroba Mahalle Muhtarı Turabi Aybek, Kelhalil Mahalle Muhtarı Ekrem Doğan, Şatıroba Mahalle Muhtarı Gaffar İlhan ve Çığlık Mahalle Muhtarı Mustafa İnan, sorunlarını dinleyen ve taleplerini gündeme taşıyan MAGİNDER Başkanı Salih Karademir’e teşekkür etti. Muhtarlar, vatandaşların beklentilerinin ele alınmasından ve bölgenin sorunlarının istişare edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Buluşmanın sonunda muhtarlara ve vatandaşlara teşekkür eden Karademir, Doğanşehir’den tüm Malatyalılara selam ve saygılarını ileterek bölgenin sorunlarının çözümü ve üreticilerin desteklenmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

16.10.2026 66
EKONOMİ

Sadıkoğlu: “KOSGEB Borçları Silinmeli, Bu Mümkün Değilse En Az İki Yıl Ertelenmeli”

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinin ardından KOSGEB tarafından işletmelere sağlanan geri ödemeli desteklerin tahsilatında yaşanan sorunlara dikkati çekerek, borçlarını ödeyemeyen işletmeler hakkında hukuki süreçler başlatıldığını belirtti. Sadıkoğlu, “Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir” dedi.   Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından ekonomik hayatın yeniden canlandırılması amacıyla KOSGEB tarafından hayata geçirilen “Deprem Sonrası Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Canlanması Destek Programı” kapsamında sağlanan geri ödemeli kredilerin taksitleri, mart ayında ödenmeye başlandı. Ancak deprem sonrası ekonomik kayıplarını telafi edemeyen çok sayıda işletme, borçlarını ödemekte güçlük yaşadı. Bazı işletmeler hakkında ise hukuki süreçler başlatıldı. MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geri ödeme takvimi başlamadan önce depremzede işletmelerin mevcut ekonomik koşullarda borçlarını ödeyemeyeceği yönünde defalarca uyarıda bulunduklarını hatırlattı. Sadıkoğlu, borçların silinmesi veya en az iki yıl ertelenmesi yönündeki taleplerini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu'na da doğrudan ilettiklerini belirtti. Depremin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen işletmelerin sermaye kaybı, müşteri azalması, artan maliyetler ve finansmana erişim sorunlarıyla mücadele etmeyi sürdürdüğünü ifade eden Sadıkoğlu, şunları söyledi: “Bu destekler depremde ağır yara alan işletmelerimizin yeniden ayağa kalkması, üretime ve ticarete devam edebilmesi için verildi. Ancak bugün borcunu ödeyemeyen işletmelerimiz hakkında hukuki süreçler başlatılıyor. Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Biz daha ödemeler başlamadan işletmelerimizin durumunu anlattık. Bu borçları ödeyebilecek durumda olmadıklarını, en az iki yıl erteleme gerektiğini defalarca dile getirdik. Bugün yaşananlar, bu çağrımızın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.”   “İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz”   Borçların tahsilatına ilişkin yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayan Sadıkoğlu, işletmelerin karşı karşıya kaldığı hukuki süreçlerin ekonomik toparlanmayı daha da güçleştireceğini belirterek şöyle konuştu: “Deprem bölgesinde işletmelerin ayakta kalması, yalnızca işletme sahiplerinin meselesi değildir. Her işletme istihdam, üretim, ailelerin geçimi ve şehrin ekonomik geleceği demektir. Borcunu ödeyemediği için hukuki süreçle karşı karşıya kalan bir işletmenin yeniden ayağa kalkması daha da zorlaşacaktır. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir. İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz. Yetkililerden, daha fazla işletme kapanmadan ve daha fazla mağduriyet yaşanmadan acil çözüm bekliyoruz.” Sorunun yalnızca Malatya ile sınırlı olmadığını kaydeden Sadıkoğlu, Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve diğer deprem illerindeki işletmelerin de benzer ekonomik güçlüklerle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, KOSGEB desteklerinin geri ödeme koşullarının deprem bölgesinin ekonomik gerçekleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.

16.10.2026 68
EKONOMİ

Malatya’da Eylül Ayında 899 Konut Satıldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Eylül 2026 konut ve iş yeri satış istatistiklerine göre, Malatya’da 899 konut ve 95 iş yerinin satışı gerçekleştirildi. Konut satışlarında ikinci el piyasası ağırlığını korudu.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2026 dönemine ilişkin konut ve iş yeri satış istatistiklerini açıkladı. Türkiye genelinde konut satışları 142 bin 390 olarak gerçekleşirken, Malatya'da aynı dönemde 899 konut el değiştirdi. Açıklanan verilere göre Malatya’da satılan 899 konutun 238’ini ilk el, 661’ini ise ikinci el satışlar oluşturdu. Kentte toplam konut satışlarının yüzde 26,5’i ilk el, yüzde 73,5’i ise ikinci el konutlardan oluştu.   İkinci El Konut Satışları Öne Çıktı   Malatya’da eylül ayında gerçekleşen konut satışlarında ikinci el piyasasının belirgin üstünlüğü dikkat çekti. Satılan her 4 konuttan yaklaşık 3’ünün ikinci el olması, kentte mevcut konut stokunun satışlardaki ağırlığını ortaya koydu. 6 Şubat depremlerinin ardından yeniden yapılanma ve konut üretim çalışmalarının sürdüğü Malatya’da, açıklanan veriler gayrimenkul piyasasının mevcut durumuna ilişkin önemli göstergeler sundu.   Malatya’da 95 İş Yeri Satıldı   TÜİK verilerine göre Malatya’da eylül ayında 95 iş yerinin de satışı gerçekleştirildi. Bunların 14’ünü ilk el, 81’ini ise ikinci el satışlar oluşturdu. İş yeri satışlarının yüzde 85,3’ünün ikinci el olması dikkat çekerken, ilk el iş yeri satışlarının toplam içindeki payı yüzde 14,7 düzeyinde kaldı. Deprem sonrası ticari alanların yeniden inşa edildiği kentte, iş yeri satış istatistikleri de ticari gayrimenkul piyasasının değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.   Türkiye Genelinde 142 Bin 390 Konut Satıldı   Türkiye genelinde eylül ayında ilk el konut satışları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 artarak 51 bin 519 oldu. İkinci el konut satışları ise yüzde 15,3 azalarak 90 bin 871 olarak kaydedildi. Ülke genelindeki toplam konut satışlarında ilk el konutların payı yüzde 36,2, ikinci el konutların payı ise yüzde 63,8 olarak gerçekleşti. Malatya’da ise ikinci el konut satışlarının toplam içindeki payı yüzde 73,5 ile Türkiye ortalamasının yaklaşık 10 puan üzerinde yer aldı.  

16.10.2026 65
ÇEVRE

Malatya’da 1 Milyon 300 Bin Sazan Yavrusu Suya Bırakıldı

Malatya’da su kaynaklarının korunması ve balık popülasyonunun artırılması amacıyla 6 ilçedeki baraj, göl ve göletlere 1 milyon 300 bin sazan yavrusu bırakıldı. Kent genelinde son 10 yılda su kaynaklarına bırakılan balık yavrusu sayısı ise 10 milyon 950 bine ulaştı.   Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen “Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi” kapsamında Malatya’da 2026 yılı balıklandırma çalışmaları gerçekleştirildi. Proje çerçevesinde Hekimhan, Akçadağ, Kuluncak, Yeşilyurt, Battalgazi ve Darende ilçelerinde bulunan baraj, göl ve göletlere toplam 1 milyon 300 bin sazan yavrusu bırakıldı. Balıklandırma çalışmalarına Malatya İl Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, Hekimhan Kaymakamı Muhammed Fatih Günlü, Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Mehmet Özhan, Hekimhan İlçe Müdürü Gökhan Aslan, Akçadağ İlçe Müdürü Hüseyin Gazi Karadağ ve teknik personel katıldı.   Sultansuyu Ve Boztepe Barajlarına 1 Milyon Sazan   Balıklandırma çalışmaları kapsamında Boztepe Barajı’na 500 bin sazan yavrusu bırakılırken, 6 Şubat depremlerinden etkilenen Sultansuyu Barajı’ndaki balık popülasyonunun desteklenmesi amacıyla da 500 bin sazan yavrusu suyla buluşturuldu. Diğer ilçelerde bulunan baraj, göl ve göletlere ise toplam 300 bin sazan yavrusu bırakılarak su kaynaklarındaki balık varlığının artırılması hedeflendi.   Son 10 Yılda Yaklaşık 11 Milyon Balık Yavrusu Malatya İl Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, yürütülen çalışmaların su ürünleri kaynaklarının sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Su kaynaklarının korunması ve sucul ekosistemin desteklenmesine yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade eden Akar, “Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak su kaynaklarımızın korunmasına, su ürünleri üretiminin desteklenmesine, göl ve göletlerimizdeki balık popülasyonunun korunup artırılmasına büyük önem veriyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. Kent genelinde son 10 yılda gerçekleştirilen balıklandırma çalışmalarına ilişkin verileri de paylaşan Akar, “İlimizde son 10 yılda müdürlüğümüz tarafından baraj, göl ve göletlere toplam 10 milyon 200 bin sazan ve 750 bin şabut yavrusu bırakılmıştır” ifadelerini kullandı.   Hedef Sürdürülebilir Balıkçılık   Balıklandırma çalışmalarının yalnızca balık popülasyonunun artırılmasını değil, doğal kaynakların korunmasını da amaçladığını belirten Akar, sucul ekosistemin sürdürülebilirliğinin gelecek nesiller açısından önem taşıdığını vurguladı. Akar, projede emeği geçen personele teşekkür ederek vatandaşları su kaynaklarının korunması konusunda duyarlı olmaya davet etti.

15.10.2026 149
EKONOMİ

Sarı: “Bir Şehri Yeniden İnşa Etmek Sadece Bina Yapmak Değildir”

DAİMFED’in Malatya’da düzenlediği toplantıda konuşan Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Fatma Güldemet Sarı, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine dikkat çekerek, “Bir şehri yeniden inşa etmek, eski binaların yerine yenilerini koymaktan ibaret değildir. Asıl mesele o şehrin ruhunu ve hafızasını koruyarak geleceğe taşımaktır” dedi.   DAİMFED Malatya Şubesi tarafından düzenlenen istişare toplantısında inşaat sektörünün temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve iş insanları bir araya geldi. Toplantıya eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve DAİMFED Genel Koordinatörü Fatma Güldemet Sarı, DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, STK temsilcileri ve iş dünyası katıldı. Toplantıda 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmaları değerlendirilirken, yapı sektöründe denetim, mesleki yeterlilik ve güvenli şehirleşmenin önemi üzerinde duruldu.   Esen: “Depremle Mücadelenin Yolu Denetim Ve Dönüşümden Geçiyor” DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, federasyonun Malatya yapılanmasını yaklaşık 2,5 yıl önce zorlu bir süreçte oluşturduklarını belirterek, depremlerin yalnızca kentteki yapıları değil, inşaat sektörünün toplumdaki imajını da olumsuz etkilediğini söyledi. Deprem sonrasında hasar tespit süreçlerinde yaşanan sorunlara dikkat çeken Esen, bazı binaların yıkılması gerekirken yıkılmadığını, bazı yapıların ise gereksiz yere yıkılarak milli servetin zarar gördüğünü savundu. Federasyon olarak hasar tespit mevzuatının yeniden düzenlenmesine katkı sunduklarını ifade eden Esen, şunları kaydetti: “Şehrimiz enkazların arasındayken müteahhit ve mühendis olduğunu söyleyen insanların kendilerini ifade etmekte güçlük yaşadığı bir dönemden geçtik. Bugün ise proje üreten, fikirlerini ortaya koyan ve gerektiğinde mesleği ile şehri adına söz söyleyen güçlü bir yapıya dönüştük.”   “30-40 Yıllık Binaların Sorumluluğu Tek Bir İmzaya Yüklenmemeli” Deprem davalarında meslektaşlarının yaşadığı hukuki sorunlara da değinen Esen, yapı güvenliğinin yalnızca inşaat aşamasıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini vurguladı. Esen, “30-40 yıllık binaların bütün sorumluluğunun yıllar önce atılmış ve arşiv raflarına kaldırılmış imzaların üzerine bırakılmaması gerektiğini her platformda söylüyoruz. Binaların belirli periyotlarda denetlenmesi ve muayene edilmesi gerektiğini savunuyoruz. Çünkü bu ülkede depremle gerçek mücadelenin yolu denetim ve dönüşümden geçmektedir” dedi. Sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini de belirten Esen, Malatya’nın geleceğinin yalnızca yeni binalarla değil, ticari, sosyal ve kültürel hayatın yeniden güçlenmesiyle şekilleneceğini ifade etti. Somut proje üretmeden yalnızca sosyal medya üzerinden yapılan eleştirilere tepki gösteren Esen, “Bizim için kıstas kimin hangi masada oturduğu değil, şehrimiz ve sektörümüz adına o masaya ne koyabildiğidir. Söylemden çok proje üretmenin, görüntüden çok ortaya eser koymanın kıymetli olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.   Karslıoğlu: “Malatya’da Müteahhit Sayısı 2 Binden 150’ye Düştü”   DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ise müteahhitlik sektöründe mesleki yeterlilik ve kayıt sisteminin önemine dikkat çekti. Geçmişte farklı meslek gruplarından çok sayıda kişinin müteahhitlik yapabildiğini belirten Karslıoğlu, sektörde uygulamaya alınan sınıflandırma ve kayıt düzenlemelerinin önemli bir dönüşüm sağladığını söyledi. Karslıoğlu, “Malatya’da daha önce 2 bin olan müteahhit sayısı, A grubundan E1 grubuna kadar olan sınıflandırmada 150’ye düştü. Adana’da ise 3 bin 200 olan sayı 241’e geriledi. Bu durum mesleğimizin artık belirli kriterler çerçevesinde kayıt altına alındığını gösteriyor” diye konuştu. İnşaat sektörünün ekonomik zorluklara rağmen üretim faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade eden Karslıoğlu, deprem bölgesinde yürütülen konut çalışmalarında emeği geçen müteahhitlere, mühendislere, teknik personele ve işçilere teşekkür etti.   “Türkiye İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu’nu Kuracağız”   Sektör temsilcilerinin daha güçlü bir organizasyon yapısına kavuşması gerektiğini vurgulayan Karslıoğlu, yeni bir konfederasyon kurulması için hazırlık yaptıklarını açıkladı. Karslıoğlu, “Türkiye İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu adı altında isim patentimizi aldık. Türkiye’nin ikinci inşaat müteahhitleri konfederasyonunu kuracağız. Malatya’dan başlayarak diğer 14 ilimizle birlikte güç birliği içerisinde yolumuza devam edeceğiz” dedi. Malatya Şubesinin federasyon yapılanmasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Karslıoğlu, Şube Başkanı Kadircan Esen ve yönetim kurulunun çalışmalarını takdir ettiğini söyledi.   Sarı: “Malatya’da 79 Bin 660 Bağımsız Bölüm Tamamlandı” Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve DAİMFED Genel Koordinatörü Fatma Güldemet Sarı da konuşmasında 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarına ilişkin verileri paylaştı. Deprem bölgesinde büyük bir yeniden yapılanma sürecinin yürütüldüğünü ifade eden Sarı, Türkiye genelinde 455 bin 357 bağımsız bölümün tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini belirtti. Malatya’daki çalışmalara ilişkin rakamları da açıklayan Sarı, “Malatya’da 62 bin 540 konut, 13 bin 32 köy evi ve 4 bin 88 iş yeri olmak üzere toplam 79 bin 660 bağımsız bölüm tamamlandı. Türkiye’nin en büyük şantiyesi ise 28 bin 289 bağımsız bölümün inşa edildiği Malatya İkizce TOKİ şantiyesi oldu” ifadelerini kullandı.   “Bir Şehri Yeniden İnşa Etmek Sadece Bina Yapmak Değildir” Deprem sonrası şehirlerin sosyal ve kültürel dokusunun korunmasının önemine değinen Sarı, yeniden yapılanma çalışmalarının yalnızca fiziksel dönüşüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Sarı, “Bir şehir hafızasıyla, çarşısıyla, mahallesiyle, sokağıyla, komşuluğuyla ve insanıyla bir bütündür. Bu nedenle 6 Şubat’tan sonra önümüzde yalnızca bir inşa görevi yoktur. Şehirlerimizi yeniden yaşanabilir hale getirmenin sorumluluğu vardır” dedi. İnşaat sektörünün insan hayatıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Sarı, yapı kalitesinin ve meslek ahlakının her şeyin önünde tutulması gerektiğini belirtti.   “Deprem Yönetmeliğine Uymak Vicdani Bir Sorumluluktur”   Güvenli yapılaşmanın ancak bilimsel veriler, doğru mühendislik uygulamaları ve etkin denetimle mümkün olacağını vurgulayan Sarı, şöyle konuştu: “Daha iyi mühendislik göstermeliyiz. Daha doğru zemin etütleri yapmalıyız. Daha nitelikli malzeme kullanmalıyız. Daha güçlü denetim mekanizmaları kurmalıyız. Daha kapsamlı ve kalıcı şehir planları yapmalıyız. Bütün bunların üzerine daha güçlü bir meslek ahlakını getirmemiz gerekiyor. Çünkü deprem yönetmeliğine uymak yalnızca teknik bir mesele ve zorunluluk değildir. İnsan hayatına karşı vicdani ve ahlaki bir sorumluluktur.” DAİMFED’in kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm, yapı güvenliği ve mesleki eğitim alanındaki çalışmalarını önemsediklerini belirten Sarı, sektörün nitelikli teknik personel ihtiyacının karşılanmasına yönelik faaliyetlerin de sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.   “6 Şubat’ı Unutmayacağız” Konuşmasının sonunda 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri anan Sarı, yaşanan felaketin daha güvenli şehirler oluşturulması için önemli dersler içerdiğini söyledi. Sarı, “6 Şubat’ı unutmayacağız. Ancak bu büyük felaketi daha güvenli yapıların, daha bilinçli bir şehirleşmenin ve daha güçlü bir yapı sektörünün başlangıç noktası haline getireceğiz. Malatya’nın yeniden yükselen her binasında, yeniden açılan her dükkânında ve yeniden hayat bulan her sokağında büyük bir emeğin, mücadelenin ve umudun izini görüyoruz” ifadelerini kullandı. Toplantı, sektör temsilcilerinin Malatya’nın yeniden yapılanma süreci ve inşaat sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmeleriyle devam etti.

15.10.2026 70
EKONOMİ

Türkiye’de İnşaat Üretimi Arttı, Gözler Malatya’daki Projelerde

Türkiye genelinde inşaat üretimi Ağustos ayında yıllık yüzde 2,3 artarken, deprem sonrası yeniden yapılanmanın sürdüğü Malatya'da konut, iş yeri ve rezerv alan projeleri dikkat çekiyor. Kentte binlerce bağımsız bölümün inşası sürerken, artan inşaat maliyetleri de sektörün gündemindeki yerini koruyor.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Ağustos ayına ilişkin inşaat üretim endeksi verilerini açıkladı. Türkiye genelinde inşaat üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,3, bir önceki aya göre ise yüzde 4 arttı. Açıklanan veriler, 6 Şubat 2023 depremlerinde büyük yıkım yaşayan ve yeniden inşa çalışmalarının sürdüğü Malatya açısından da önem taşıyor. Kentte deprem konutları, çarşı merkezindeki iş yerleri, rezerv alan projeleri ve kırsal konutların yapımı farklı noktalarda devam ediyor.   Malatya’da Binlerce Konut Ve İş Yeri İnşa Ediliyor   Malatya'da deprem sonrası yürütülen yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında kent çeperleri, rezerv alanlar ve kırsal mahallelerde çok sayıda proje hayata geçirildi. Ekim ayı başında açıklanan verilere göre, kent çeperlerinde 76 ihale kapsamında 48 bin 291 konut ve 875 ticari bağımsız bölüm olmak üzere toplam 49 bin 166 bağımsız bölüm için çalışma yürütüldü. Kent genelindeki 69 rezerv alanda ise 55 ihale kapsamında 26 bin 194 konut ve 12 bin 303 ticari bağımsız bölüm olmak üzere toplam 38 bin 497 bağımsız bölümün inşası gerçekleştiriliyor. Kırsal mahallelerde de 361 mahalledeki bin 236 farklı noktada 15 bin 567 konutun yapımına yönelik çalışmalar yürütülüyor.   Bina Dışı Yapıların İnşaatında Büyük Artış   TÜİK verilerine göre, ağustos ayında bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,8 yükseldi. Bina inşaatı sektörü endeksi yıllık yüzde 0,9 gerilerken, özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 0,1 arttı. Aylık bazda ise bina inşaatı üretimi yüzde 4,5, bina dışı yapıların inşaatı yüzde 2,2, özel inşaat faaliyetleri yüzde 3,8 artış gösterdi.   İnşaat Maliyetleri Yüzde 29,59 Arttı   İnşaat sektöründe üretim artışı yaşanırken maliyetlerdeki yükseliş de dikkat çekti. TÜİK'in ağustos ayına ilişkin inşaat maliyet endeksi verilerine göre, maliyetler geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 29,59 arttı. Aynı dönemde malzeme maliyetlerinde yüzde 28,72, işçilik maliyetlerinde ise yüzde 31,20 artış kaydedildi. Bu veriler, konut ve iş yeri yapımının yoğun şekilde sürdüğü Malatya'da özellikle özel sektör yatırımları ve yeni inşaat projelerinin maliyetleri açısından önem taşıyor.   Malatya’da Yeniden İnşa Süreci Devam Ediyor   Deprem sonrası büyük bir dönüşüm sürecine giren Malatya'da, Battalgazi ve Yeşilyurt başta olmak üzere birçok ilçede konut ve ticaret alanlarının yeniden oluşturulmasına yönelik çalışmalar sürüyor. Özellikle şehir merkezindeki rezerv alan projeleri, yeni çarşıların inşası ve deprem konutlarının tamamlanması kentin yeniden yapılanma sürecinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Türkiye genelinde inşaat üretimindeki artış dikkat çekerken, Malatya'da devam eden yatırımların tamamlanması, konut ve iş yerlerinin hak sahiplerine teslim edilmesi ve artan yapım maliyetleri kent ekonomisi açısından önemini koruyor.  

15.10.2026 65
EĞİTİM

İletişim Öğrencilerinden TRT Yarışmasında Çifte Başarı

İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, 12. TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması’nda iki farklı kategoride ikincilik ödülü kazandı. Radyo ve haber yayıncılığı alanlarında dereceye giren öğrenciler, hazırladıkları projelerle önemli bir başarıya imza attı.   İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen Geleceğin İletişimcileri Yarışması’ndan iki ödülle döndü. Farklı kategorilerde yarışan iki öğrenci, hazırladıkları projelerle ikincilik elde ederek üniversitelerini başarıyla temsil etti.   “Yarım Kalan İlmek” Projesine İkincilik Ödülü   Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 3. sınıf öğrencisi Şeyma Sare Mıngır, “Yarım Kalan İlmek” adlı projesiyle radyo yayıncılığı dalının canlı yayın sunumu kategorisinde ikinci oldu. Mıngır’ın ödül kazanan projesinin danışmanlığını Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahar Öztürk üstlendi.   “Kavurma Olmasın” Video Haberine Ödül   Sosyal Bilimler Enstitüsü Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Yüksek Lisans öğrencisi Recep Sulubay ise “Kavurma Olmasın” adlı çalışmasıyla haber yayıncılığı dalının video haber kategorisinde ikincilik ödülüne layık görüldü. Sulubay’ın projesinin danışmanlığını İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Araştırma Görevlisi Edanur Baytak Sulubay yürüttü.   Dekan Yatkın: “Öğrencilerimiz Bizleri Gururlandırdı” İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Yatkın, öğrencilerin ulusal düzeyde düzenlenen yarışmada elde ettikleri başarının memnuniyet verici olduğunu belirtti. Yatkın, “Öğrencilerimizin TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması gibi önemli bir platformda iki farklı kategoride ikincilik ödülü kazanması bizleri gururlandırdı. Bu başarı, öğrencilerimizin mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmek için gösterdikleri çabanın ve fakültemizde yürütülen nitelikli eğitim çalışmalarının önemli bir göstergesidir. Öğrencilerimizi ve bu süreçte emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum” dedi.   Uygulamalı Eğitimin Önemi Vurgulandı Öğrencilerin yarışmalara katılmasının mesleki gelişimlerine önemli katkı sağladığını belirten Doç. Dr. Bahar Öztürk, uygulamalı çalışmaların teorik bilgilerin pratiğe dönüştürülmesinde etkili olduğunu söyledi. Öztürk, Şeyma Sare Mıngır’ın elde ettiği dereceden mutluluk duyduklarını belirterek öğrencisini tebrik etti. Haber üretiminde saha deneyiminin önemine dikkat çeken Arş. Gör. Edanur Baytak Sulubay ise öğrencilerin araştırma, içerik geliştirme ve haber anlatımı süreçlerinde aktif rol almalarının mesleki becerilerini güçlendirdiğini ifade etti. Recep Sulubay’ın hazırladığı projeyle elde ettiği başarının yoğun bir çalışma sürecinin sonucu olduğunu belirten Sulubay, öğrencisinin başarılarının devamını diledi.  

14.10.2026 108
EKONOMİ

Tarım Ürünleri Üretici Fiyatları Eylülde Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,99 azalırken, yıllık bazda yüzde 12,93 arttı. Yıllık fiyat artışında yüzde 61,07 ile sebze grubu ilk sırada yer aldı.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı eylül ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Verilere göre, tarım ürünleri üretici fiyatlarında aylık bazda düşüş yaşanırken, yıllık artış devam etti. Tarım-ÜFE, eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,99 azalırken, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 7,03, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,93 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 30,64 artış gösterdi.   Tarımın Üç Sektöründe Düşüş   Sektörel bazda değerlendirildiğinde, eylül ayında bir önceki aya göre tarım ve avcılık ürünleri ile ilgili hizmetlerde yüzde 1,66, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 2,75, balıkçılık ve su ürünleri ile ilgili hizmetlerde ise yüzde 9,93 oranında düşüş kaydedildi.   Çok Yıllık Bitkisel Ürünlerde Yüzde 8,37 Azalış Ana ürün grupları incelendiğinde, tek yıllık bitkisel ürünlerde aylık yüzde 0,03, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 1 artış yaşandı. Buna karşılık, meyve üretimini de kapsayan çok yıllık bitkisel ürünler grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 8,37 geriledi.   Sebze Fiyatları Bir Yılda Yüzde 61 Arttı Yıllık bazda en yüksek fiyat artışı sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti. Söz konusu ürün grubunda üretici fiyatları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 61,07 yükseldi. Aylık bazda en sert düşüş ise tropikal ve subtropikal meyvelerde görüldü. Bu grupta üretici fiyatları eylül ayında yüzde 14,69 azaldı.  

14.10.2026 116
EKONOMİ

Şeker Pancarı Alım Fiyatı 3 Bin 720 TL Oldu

Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER), 2026-2027 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatını açıkladı. Kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 TL olarak belirlenen fiyat, üreticilere duyuruldu.   Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026-2027 üretim yılına ilişkin şeker pancarı alım fiyatının belirlendiğini bildirdi. Yapılan açıklamaya göre, TÜRKŞEKER tarafından uygulanacak alım fiyatı, kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 TL oldu.   Üreticiye Alım Güvencesi   Bakanlık açıklamasında, şeker pancarı üretiminin tarımsal üretim ve sanayi açısından stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı. Sözleşmeli üretim modeli sayesinde çiftçilere alım güvencesi sağlandığı belirtilirken, bu sistemin üretimde sürdürülebilirliğe ve üreticilerin gelecek dönem planlamalarına katkı sunduğu ifade edildi.   Şeker Sanayisi İçin Stratejik Ürün Şeker pancarının yalnızca şeker üretiminde değil, tarıma dayalı sanayinin gelişiminde de önemli rol oynadığına dikkat çekildi. Tarladan fabrikaya uzanan üretim zincirinin Türkiye’nin şeker sanayisinin geleceği açısından büyük önem taşıdığı belirtilerek, alınan kararın üreticilere ve ülke ekonomisine hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulunuldu.   Malatya’da Hedef 60 Bin Ton Şeker Öte yandan, Malatya Şeker Fabrikası’nda 2026-2027 üretim sezonunun 71’inci pancar alım kampanyası 3 Eylül 2026 tarihinde başladı. Günlük 3 bin 800 ton pancar işleme kapasitesine sahip fabrikada, kampanya döneminin 2027 yılı ocak ayının ilk haftasında tamamlanması planlanıyor. Şeker-İş Sendikası Malatya Şube Başkanı Nuri Murat’ın daha önce yaptığı açıklamaya göre, fabrikada bu sezon yaklaşık 500 bin ton şeker pancarının işlenerek 60 bin ton kristal şeker, 150 bin ton küspe ve 20 bin ton melas üretilmesi hedefleniyor.   Malatya’nın yanı sıra çevre illerdeki üreticilerden de pancar alımı gerçekleştiren fabrika, bölge tarımı ve ekonomisine katkı sağlamayı sürdürüyor. 1956 yılında faaliyete başlayan Malatya Şeker Fabrikası, şeker üretiminin yanı sıra sağladığı istihdamla da kent ekonomisinde önemli bir yer tutuyor.

14.10.2026 110
GENEL

Darende’de Badem Bereketi: Üreticinin Sorunu Pazar

Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nde 200 bini aşkın badem ağacında hasat başladı. Verimli bir sezon geçiren üreticiler, ürünlerini pazarlamakta güçlük çekerken, bölgede ortak badem kırma ve eleme tesisi kurulmasını istiyor.   Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nde badem hasadı başladı. Her yıl binlerce yeni fidanın toprakla buluşturulduğu mahallede, badem üretimi giderek yaygınlaşırken üreticilerin en büyük sorunu pazarlama olmaya devam ediyor. Bu yıl kilogramı 140 liradan alıcı bulan bademde üreticilerin fiyat beklentisi ise 150-160 lira arasında.   Her Yıl 20 Bin Yeni Fidan Dikiliyor   Badem hasadının bu yıl oldukça verimli geçtiğini belirten üretici Hamit Baş, kayısıya kıyasla daha bereketli bir sezon yaşadıklarını söyledi. Baş, “Badem hasadına başladık. Bu sene hasadımız bol ve bereketli geçiyor. Kayısıya oranla biraz daha bereketli bir yıl. Daha önce köylümüz Adnan Çomoğlu’nun bahçesinde hasada başladık. Bu yıl bereketli bir sene” dedi. Yeniköy’de badem yetiştiriciliğine ilginin her geçen yıl arttığını kaydeden Baş, mahallede yılda yaklaşık 15 ila 20 bin yeni badem fidanı dikildiğini, buna bağlı olarak üretim kapasitesinin de sürekli yükseldiğini ifade etti.   Üretici Pazar Bulmakta Zorlanıyor   Üretimdeki artışa rağmen pazarlama konusunda ciddi sıkıntılar yaşadıklarını dile getiren Baş, bademin kayısı gibi yaygın bir ticaret ağına sahip olmadığını söyledi. Baş, “Badem ticareti kayısı ticareti gibi yapılmıyor. Bademi Gaziantep’te, Adıyaman’da ve Şanlıurfa’da alanlar var. Malatya civarında badem alımı pek fazla yok. Bu konuda biraz sıkıntı yaşıyoruz. Devlet büyüklerimiz bu konuya el atıp bize yardımcı olurlarsa minnettar kalırız” ifadelerini kullandı. Yeniköy’ün iklim ve toprak yapısıyla badem yetiştiriciliğine oldukça elverişli olduğunu belirten Baş, kendi bahçesinde yaklaşık bin 100 ila bin 150 ağaç bulunduğunu, bu yıl 8 ila 10 ton arasında ürün beklediğini söyledi. Baş, ağaçların gelişimini sürdürdüğünü belirterek Yeniköy’ün gelecekte önemli bir badem üretim merkezi olabileceğini kaydetti.   Titreşimli Makinelerle Hasat Kolaylaştı   Badem üreticisi Turgut Doğan ise hasatta kullanılmaya başlanan titreşimli makinelerin hem işçilik maliyetini düşürdüğünü hem de üreticilere zaman kazandırdığını söyledi. Geçmişte bademlerin sırıklarla silkelenerek toplandığını anlatan Doğan, yeni sistemde ağaç dallarının titreşim yoluyla silkelenmesi sayesinde hasadın daha kısa sürede gerçekleştirildiğini belirtti. Makineli hasadın ağaçların korunması açısından da avantaj sağladığını ifade eden Doğan, üreticilerin ortak makine kullanımıyla maliyetlerini daha da azaltabileceklerini dile getirdi.    Hasat Kasım Başına Kadar Sürecek   Badem hasadının hava koşullarına bağlı olarak ekim ayı sonu ile kasım ayının ilk haftasında tamamlandığını belirten Doğan, yağışlı havaların hasat sürecini olumsuz etkileyebildiğini söyledi. Bademlerin yeterince olgunlaşmadan makineyle silkelenmesinin ürüne zarar verebileceğine dikkat çeken Doğan, hasat zamanlamasının büyük önem taşıdığını vurguladı.   Kayısıya Göre Daha Az Zahmetli   Bademin hasat sonrası işlemlerinin kayısıya kıyasla daha kolay olduğunu anlatan Doğan, ürünlerin toplandıktan sonra kabuk soyma makinelerine aktarıldığını, ardından kurutularak satışa hazır hale getirildiğini söyledi. Doğan, “Bademleri topluyor, römorka yüklüyor ve kabuk soyma makinesine aktarıyoruz. Makinede dış kabuğu ayrılıyor, ardından kuruması için sergiye seriyoruz. Güneşli havada yaklaşık iki günde kuruyor. Daha sonra çuvallama ve paketleme işlemlerini yapıyoruz. Kayısıda yedi-sekiz kez kaldırıp indirme işi bizi oldukça yoruyor. Bademde ise daldan indiriyoruz, makineye veriyoruz ve seriyoruz” diye konuştu.   Ortak Kırma Ve Eleme Tesisi Talebi   Üreticilerin en önemli beklentilerinden birinin ortak badem kırma ve eleme tesisi olduğunu belirten Doğan, böyle bir yatırımın ürünün katma değerini artıracağını ifade etti. Doğan, “Köylü olarak bir araya gelip ortak bir tesis kursak, iç bademi çıkarıp daha farklı şekilde pazara sunabiliriz. Kavurma da yapabiliriz. Böylece aracıları azaltarak ürünümüzü doğrudan kuruyemişçilere ulaştırabiliriz” dedi. Bademin yalnızca iç kısmının değil, kabuklarının da ekonomik değere dönüştürülebileceğini belirten Doğan, kabukların yakacak olarak kullanılabileceğini ve pelet üretiminde değerlendirilebileceğini söyledi.   Bademde Hedef 160 Lira   Badem fiyatlarının son iki yılda yükseldiğini belirten Doğan, üreticilerin mevcut fiyatların daha da artmasını beklediğini söyledi. Doğan, “İki yıl önce bademimizi toptan 80-85 liradan satıyorduk. Bu yıl kilogramı 140 liradan alıcı buluyor. Fiyatların 150-160 liraya yükselmesini umut ediyoruz” ifadelerini kullandı. Yeniköy’de her yıl artan badem üretimi bölge ekonomisine katkı sağlarken, üreticiler pazarlama ağının genişletilmesi, işleme tesislerinin kurulması ve ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştırılması konusunda destek bekliyor.

14.10.2026 100
EKONOMİ

Çeltik Alım Fiyatları Belli Oldu: Alımlar 15 Ekim’de Başlıyor

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026 yılı çeltik alım fiyatlarını açıkladı. Baldo grubu çeltikte ton başına 45 bin TL olarak belirlenen alım fiyatları, ürün çeşidine göre 32 bin TL ile 45 bin TL arasında değişiyor. Alımlar 15 Ekim’de başlayacak, üreticilere ödemeler ise ürün teslimatını takip eden 21’inci günden itibaren yapılacak.   Tarım ve Orman Bakanlığı, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2026 yılı çeltik alım fiyatlarını kamuoyuyla paylaştı. Eylül ayı ortasında başlayan hasat sürecinin devam ettiği belirtilirken, üreticilerin merakla beklediği alım fiyatları da netleşti. TMO tarafından yapılan açıklamada, hasat sürecinin ve piyasa koşullarının yakından takip edildiği, üreticilerin desteklenmesi ve piyasa istikrarının korunması amacıyla alım fiyatlarının belirlendiği ifade edildi.   En Yüksek Fiyat Baldo Çeltikte Açıklanan fiyatlara göre Baldo grubu çeltik, ton başına 45 bin TL ile en yüksek alım fiyatına sahip ürün oldu. Cammeo grubu çeltikte ton başına 43 bin TL, Osmancık grubunda 38 bin TL, diğer çeşitlerde ise 32 bin TL alım fiyatı belirlendi. Böylece çeltikte kilogram başına alım fiyatları, ürün grubuna göre 32 TL ile 45 TL arasında değişecek.   Alımlar 15 Ekim’de Başlayacak TMO’nun çeltik alımlarına yönelik teknik altyapı, depolama kapasitesi, personel planlaması ve finansman hazırlıklarını tamamladığı bildirildi. Üreticilerin ürünlerini belirlenen fiyatlar üzerinden teslim edebileceği alım süreci, 15 Ekim 2026 Perşembe günü başlayacak.   Ödemeler 21’inci Günden İtibaren Yapılacak Üreticilerin nakit akışı açısından önem taşıyan ödeme takvimi de açıklandı. Buna göre ürün bedelleri, teslimat tarihini takip eden 21’inci günden itibaren üreticilerin banka hesaplarına aktarılacak.   Çeltik Üretiminde Artış Bekleniyor Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2026 yılında çeltik üretiminin bir önceki yıla kıyasla yüzde 7,7 artarak 1 milyon 75 bin tona ulaşması bekleniyor. Açıklanan yeni alım fiyatlarının, hasat döneminde üreticilerin pazarlama kararları ve çeltik piyasasındaki fiyat oluşumu açısından önem taşıması bekleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, yeni alım döneminin tüm üreticilere hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulundu.

13.10.2026 92
POLİTİKA

Basri İlhan, Yeni Parti Malatya İl Başkanlığına Adaylığını Açıkladı

Yeni Parti Malatya İl Başkanlığı için aday adaylığını açıklayan Basri İlhan, göreve seçilmesi halinde ilk 100 gün içerisinde kapsamlı bir çalışma programı hazırlayacaklarını belirterek birlik, beraberlik ve ortak akıl vurgusu yaptı. Yeni Parti Malatya İl Başkanlığı ön seçim süreci devam ederken, iş insanı ve Malatya Ticaret ve Sanayi Odası eski Başkan Vekili Basri İlhan, düzenlenen programla il başkanlığına aday adaylığını açıkladı. Partililerin katıldığı programda konuşan İlhan, Malatya’nın deprem sonrası yaşadığı sorunlardan esnaf ve kayısı üreticilerinin beklentilerine, parti teşkilatının güçlendirilmesinden seçim hazırlıklarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.   Ön Seçim 18 Ekim’de Yapılacak Programda konuşan Yeni Parti Malatya İl Başkanı Barış Yıldız, il başkanlığı ön seçiminin 18 Ekim Pazar günü, kongrenin ise 24 Ekim’de gerçekleştirileceğini belirtti. Yıldız, gerekli imzaları toplayarak resmi başvurusunu yapan Basri İlhan’a başarılar diledi.   Malatya’nın Sorunlarına Dikkat Çekti Adaylık açıklamasında iş dünyasındaki deneyimlerine değinen Basri İlhan, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekilliği döneminde üreticilerin, esnafın ve sanayicilerin sorunlarını yakından takip ettiğini söyledi. Adaylığının bir makam arayışı olmadığını ifade eden İlhan, sorumluluk üstlenmek, mücadele etmek ve ortak hedefler doğrultusunda çalışmak amacıyla yola çıktığını belirtti. 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getiren İlhan, kayısı üreticilerinin yaşadığı mağduriyetlere, esnafın ekonomik sıkıntılarına, sanayicilerin finansman ve üretim sorunlarına ve gençlerin gelecek kaygısına dikkat çekti.   İlk 100 Gün İçin Yol Haritasını Açıkladı   İl başkanlığına seçilmesi halinde ilk 100 gün içerisinde kapsamlı bir çalışma programı oluşturacaklarını belirten İlhan, ilçelerin önceliklerini belirleyeceklerini, teşkilattaki eksiklikleri gidermek ve seçim hazırlıklarını planlamak için çalışacaklarını söyledi. İlhan, “Çalışmalarımızda ilçelerin önceliklerinin belirlenmesi, örgütsel eksiklerin giderilmesi ve seçim çalışmalarının planlanması gibi temel başlıkları ele alacağız. Ayrıca çalışmalarımızı üyelerimizle düzenli şekilde paylaşacağız. İlçe başkanlarımızla düzenli toplantılar gerçekleştirecek, mahalle temsilcilerimizin, kadın ve gençlik kollarımızın karar süreçlerine etkin katılımını sağlayacağız” dedi. Görev dağılımında liyakat, emek ve sorumluluğun esas alınacağını kaydeden İlhan, hiçbir ilçenin geri planda kalmadığı, her üyenin görüşünün önemsendiği bir teşkilat yapısı oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.   Ağbaba Ve Yıldız’a Teşekkür Etti Konuşmasında Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın çalışmalarına da değinen İlhan, depremzedelerin, esnafın, çiftçilerin ve emekçilerin sorunlarını gündeme taşıdığı için Ağbaba’ya teşekkür etti. İlhan, yakın zamanda sağlık sorunu yaşayan Ağbaba’ya geçmiş olsun dileklerini iletti. Partinin Malatya’daki kuruluş sürecinde görev alan İl Başkanı Barış Yıldız’a da teşekkür eden İlhan, bugüne kadar teşkilata emek verenlerin çalışmalarına sahip çıkacaklarını belirtti.   Birlik Ve Beraberlik Mesajı Verdi Parti içerisinde ayrışmaya değil, ortak hedefler etrafında birleşmeye ihtiyaç olduğunu vurgulayan İlhan, kişisel hesapların ve kırgınlıkların teşkilat çalışmalarının önüne geçmemesi gerektiğini söyledi. Yönetim anlayışının temelinde ortak akıl, istişare ve katılımcılığın bulunacağını belirten İlhan, “Üyelerin görüşlerine değer veren, farklı düşüncelerin saygıyla karşılandığı ve yöneticilerin hesap verdiği bir örgüt yapısı hedefliyoruz. Bütün sorunların kısa sürede çözüleceğine ilişkin bir vaat vermiyoruz ancak çok çalışacağımızı, birbirimizi dinleyeceğimizi ve sorunların takipçisi olacağımızı taahhüt ediyorum” ifadelerini kullandı. Basri İlhan, konuşmasını birlik ve dayanışma mesajlarıyla tamamlayarak ön seçimde üyelerin ortaya koyacağı demokratik iradeye saygı duyacağını ve Malatya’da parti teşkilatını güçlendirmek için sorumluluk almaya hazır olduğunu kaydetti.

13.10.2026 119
EKONOMİ

Türkiye’de Süt, Tavuk Eti Ve Yumurta Üretimi Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ağustos ayında süt, tavuk eti ve yumurta üretiminde yıllık bazda artış kaydedildi. Toplanan inek sütü miktarı yüzde 9,5, tavuk eti üretimi yüzde 3,7, yumurta üretimi ise yüzde 21,4 yükseldi.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Ağustos ayına ilişkin süt ve süt ürünleri ile kümes hayvancılığı üretim istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, Türkiye genelinde hayvansal üretimin önemli kalemleri arasında yer alan süt, tavuk eti ve yumurta üretiminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla artış yaşandı. Özellikle yumurta üretimindeki yükseliş dikkat çekti.   Süt Üretimi 1 Milyon Tonu Aştı   Ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,5 artarak 1 milyon 21 bin 399 tona ulaştı. Temmuz ayında 987 bin 644 ton olan toplanan süt miktarı, ağustosta aylık bazda yüzde 3,4 artış gösterdi. Aynı dönemde içme sütü üretimi de yüzde 6,3 yükselerek 130 bin 610 tondan 138 bin 885 tona çıktı.   Peynir Ve Tereyağı Üretimi Yükseldi   Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre inek peyniri üretimi yüzde 3,4, ayran ve kefir üretimi yüzde 0,8, içme sütü üretimi yüzde 4,8, tereyağı ve sadeyağ üretimi ise yüzde 7,5 arttı. Yoğurt üretiminde ise yüzde 0,9 oranında düşüş kaydedildi. Ağustos ayında 138 bin 885 ton içme sütü, 134 bin 781 ton yoğurt, 99 bin 433 ton ayran ve kefir, 71 bin 334 ton inek peyniri ile 8 bin 966 ton tereyağı ve sadeyağ üretildi.   Yumurta Üretiminde Yüzde 21,4'lük Artış   Kümes hayvancılığı verilerine göre, ağustos ayında tavuk yumurtası üretimi geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 21,4 artarak 2 milyar 40 milyon 54 bin adede ulaştı. Temmuz ayında 1 milyar 904 milyon 42 bin adet olan yumurta üretimi, ağustosta aylık bazda yüzde 7,1 yükseldi. Tavuk eti üretimi ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,7 artarak 237 bin 749 ton olarak gerçekleşti. Aynı dönemde kesilen tavuk sayısı yüzde 1,6 artışla 128 milyon 675 bine yükseldi.   Tavuk Eti Üretimi Aylık Bazda Geriledi   Tavuk eti üretiminde yıllık artışa rağmen aylık bazda düşüş yaşandı. Temmuz ayında 251 bin 861 ton olarak gerçekleşen tavuk eti üretimi, ağustosta yüzde 5,6 azalarak 237 bin 749 tona geriledi. Böylece ağustos ayında yumurta üretimi bir önceki aya göre artarken, tavuk eti üretiminde düşüş kaydedildi.   Sekiz Ayda 15 Milyarı Aşkın Yumurta Üretildi   Ocak-Ağustos döneminde tavuk yumurtası üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,8 artarak 15 milyar 128 milyon 692 bin adede ulaştı. Aynı dönemde tavuk eti üretimi yüzde 1,4 artışla 1 milyon 859 bin 144 ton, kesilen tavuk sayısı ise yüzde 1,4 yükselişle 997 milyon 668 bin oldu. Ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı da yılın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,8 arttı.   Süt Ürünlerinde Sekiz Aylık Tablo   Ocak-Ağustos döneminde süt ürünlerinin büyük bölümünde üretim artışı kaydedildi. Geçen yılın aynı dönemine göre içme sütü üretimi yüzde 8,2, ayran ve kefir üretimi yüzde 7,6, yoğurt üretimi yüzde 7, inek peyniri üretimi ise yüzde 3,6 arttı. Tereyağı ve sadeyağ üretimi ise aynı dönemde yüzde 1,1 azaldı.   Hayvansal Üretimde Artış Eğilimi   TÜİK'in açıkladığı veriler, ağustos ayında süt ve kümes hayvancılığı sektörlerinde yıllık bazda üretim artışının sürdüğünü ortaya koydu. Yıllık artış oranları karşılaştırıldığında yüzde 21,4 ile yumurta üretimi ilk sırada yer alırken, toplanan inek sütü miktarında yüzde 9,5, tavuk eti üretiminde ise yüzde 3,7 artış gerçekleşti. Bununla birlikte tavuk eti ve yoğurt üretiminde bazı dönemsel gerilemeler yaşanması, hayvansal üretim kalemlerinin farklı seyirler izlediğini gösterdi.  

13.10.2026 120
EKONOMİ

Darende’de Baba Mirası Ceviz Ağaçlarından 2 Ton Hasat Beklentisi

Malatya’nın Darende ilçesinde babasından kalan ceviz ağaçlarına gözü gibi bakan 54 yaşındaki İsmail Ateş, bu yıl yaklaşık 2 ton ürün almayı hedefliyor. Emekliliğinin ardından kendisini ceviz yetiştiriciliğine adayan Ateş, hem baba mirasını yaşatıyor hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor.   Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Zaviye Mahallesi’nde ceviz hasadı heyecanı yaşanıyor. İlçede uzun yıllardır yetiştirilen ve bölge ekonomisine katkı sağlayan ceviz, üreticilerin geçim kaynakları arasında yer alıyor. Zaviye Mahallesi’nde yaşayan 54 yaşındaki İsmail Ateş de babasının yıllar önce diktiği ceviz ağaçlarına sahip çıkarak üretimi sürdürüyor. Emekli olduktan sonra zamanının büyük bölümünü bahçesinde geçiren Ateş, ceviz yetiştiriciliğini yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil, babasından kalan hatıraları yaşatmanın bir yolu olarak görüyor.   Babasının Emeğini Gelecek Nesillere Taşıyor   Ceviz ağaçlarının yıllar önce hayatını kaybeden babası tarafından dikildiğini anlatan Ateş, ağaçların bakımını büyük bir özenle yaptığını söyledi. Ateş, “Bu ağaçları rahmetli babam dikmişti. Babam vefat edince onun diktiği ağaçları yaşatmak ve emeğini devam ettirmek istedik. Emekli olduktan sonra biz de bu işe daha fazla zaman ayırmaya başladık. Güzel bir uğraş. Çiftçilik yapmak, ağaç yetiştirmek, meyve üretmek gerçekten insana mutluluk veriyor” dedi.   Ceviz Yetiştiriciliğinde Sulamanın Önemine Dikkat Çekti Darende’de ceviz yetiştiriciliğine ilişkin bazı yanlış bilinen uygulamalar bulunduğunu ifade eden Ateş, özellikle sulamanın verim üzerindeki etkisine dikkat çekti. Bölgede ceviz ağaçlarının sulanmaması gerektiğine yönelik yaygın bir inanış olduğunu belirten Ateş, kendi tecrübelerinin bunun aksini gösterdiğini söyledi. Ateş, “Bizim memlekette ceviz ağacına su verilmez derler. Hâlbuki tam tersi, ceviz suyu seven ve su isteyen bir ağaç. Sulama ve gerekli bakım yapıldığı takdirde daha güzel verimler alınabiliyor. Taban gübresi ve yaprak gübresi gibi uygulamalar da önemli. Ceviz mutlaka su istiyor. Susuz ceviz olmuyor” ifadelerini kullandı.   Bu Yıl Hedef 2 Ton Ceviz Bu sezon bahçesinden yaklaşık 1,5 ila 2 ton arasında ceviz elde etmeyi beklediğini belirten Ateş, hasat edilen ürünlerin büyük bölümünü Darende’de satışa sunacaklarını söyledi. Önceki yıllarda ilçe dışından da ceviz getirerek satış yaptıklarını anlatan Ateş, bu yıl kendi bahçelerinden elde edecekleri ürünlerle müşterilerinin taleplerini karşılamayı hedeflediklerini kaydetti.   Soğuk Hava Verimi Etkiledi Sezon içerisinde yaşanan soğuk havaların ceviz verimini bir miktar olumsuz etkilediğini belirten Ateş, buna rağmen elde edilmesi beklenen ürün miktarından memnun olduklarını dile getirdi. Geçtiğimiz yıl cevizin kilogramını 250 liradan sattıklarını hatırlatan Ateş, bu sezonun satış fiyatlarının ise henüz netleşmediğini söyledi. Üretimin emek ve sabır gerektirdiğini vurgulayan Ateş, babasından kalan ağaçları yaşatmaya devam edeceğini belirterek yeni hasat sezonunun tüm üreticiler için bereketli geçmesini temenni etti.  

12.10.2026 64
GENEL

Türk Atçılığının Şampiyonu Özgünhan’a Veda: 38 Yarışta 26 Zafer

Malatya’nın Akçadağ ilçesindeki Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde damızlık olarak Türk atçılığına önemli katkılar sağlayan şampiyon Arap aygırı Özgünhan, 28 yaşında hayatını kaybetti. Yarış kariyerinde 38 koşunun 26’sını kazanan, Türkiye’nin önemli kupalarında birincilikler elde eden Özgünhan’ın yetiştiricilikteki başarısı ise pistlerdeki performansını geride bıraktı. Türkiye’de safkan Arap atı yetiştiriciliğinin önemli merkezlerinden Malatya Sultansuyu Tarım İşletmesi, uzun yıllardır damızlık kadrosunda bulunan şampiyon aygır Özgünhan’ı kaybetti. 7 Eylül 2026 tarihinde hayatını kaybeden Özgünhan, hem yarış pistlerindeki başarıları hem de yetiştiricilik alanında bıraktığı izlerle Türk atçılık tarihinde önemli bir yer edindi. Özgünhan’ın ölümü, yalnızca başarılı bir yarış atının kaybı olarak değil, Türkiye’deki safkan Arap atı yetiştiriciliği açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Çünkü Özgünhan, aktif yarış hayatı sona erdikten sonra da genetik özelliklerini yeni nesillere aktararak sektördeki etkisini sürdürdü.   Yarış Kariyerinde Yüzde 68’in Üzerinde Başarı   Türkiye Jokey Kulübü’nün (TJK) resmi kayıtlarına göre 24 Şubat 1998 tarihinde dünyaya gelen Özgünhan’ın babası Özgün, annesi ise Neame.39’du. Anadolu Tarım İşletmesi tarafından yetiştirilen safkan, yarış kariyerinde toplam 38 kez start aldı. Bu yarışların 26’sını kazanmayı başaran Özgünhan, 8 ikincilik ve 2 üçüncülük elde etti. Böylece katıldığı yarışların yaklaşık yüzde 68,4’ünü birincilikle tamamlarken, 38 koşunun 36’sında ilk üç içerisinde yer aldı. Şampiyon aygırın yarış kariyeri boyunca elde ettiği toplam ikramiye ise dönemin parasal değeriyle 2 milyon 881 bin 340 lira olarak kayıtlara geçti.   Türkiye’nin En Önemli Kupalarında Zirveye Çıktı   Özgünhan’ın kariyerindeki başarılar yalnızca kazandığı yarış sayısıyla sınırlı kalmadı. Safkan, Türk yarışçılığının prestijli organizasyonları arasında bulunan Hatay, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhuriyet, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Tarım Bakanlığı koşularında birincilikler elde etti. Ayrıca Satvet, Ali Rıza Bey, Dumlupınar, Anadolu Tarım İşletmesi, Kosova ve Kazım Karabekir koşularındaki başarılarıyla farklı yarış organizasyonlarında da adından söz ettirdi. Özellikle Grup 1 düzeyindeki zaferleri, Özgünhan’ın dönemin başarılı Arap yarış atları arasındaki konumunu güçlendirdi.   Asıl Etkisini Yarışlardan Sonra Gösterdi   Yarış kariyerini tamamlamasının ardından damızlık olarak değerlendirilen Özgünhan, Malatya’nın Akçadağ ilçesindeki Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde yetiştiricilik faaliyetlerine katkı sağladı. Damızlık aygırların yetiştiricilikteki değeri, yalnızca kendi yarış dereceleriyle değil, yavrularının pistlerde gösterdiği performansla da ölçülüyor. Bu açıdan Özgünhan, kendi başarılarını sonraki nesillere aktarabilen önemli safkanlardan biri oldu. Özgünhan’ın farklı kısraklarla eşleştirilmesinden dünyaya gelen yavrular, Türkiye’nin çeşitli hipodromlarında yarışırken, bunların bir bölümü ilerleyen yıllarda damızlık olarak da değerlendirildi.   2024 Yılında Yavrusu 2 Milyon Liraya Satıldı Özgünhan’ın yetiştiricilik alanındaki ekonomik değerini ortaya koyan örneklerden biri de 2024 yılında düzenlenen safkan Arap koşu tayı satışları oldu. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) tarafından Bursa’nın Karacabey ilçesinde gerçekleştirilen açık artırmada, Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen 59 tay toplam 21 milyon 655 bin liraya satıldı. Müzayedenin en yüksek bedelle satılan safkanı, Özgünhan ile Özgürnaz’ın yavrusu İnzibat oldu. İnzibat, 2 milyon lira karşılığında yeni sahibine kavuştu. Böylece Özgünhan’ın damızlık olarak taşıdığı değer, tay satışlarına da yansıdı.   Aynı Yıl Bir Başka Yavrusu 1,7 Milyon Liraya Alıcı Buldu   Özgünhan’ın yavrularına yönelik talep, 2024 yılındaki diğer satışlarda da devam etti. Ağustos ayında düzenlenen TİGEM ortak tay satışında Özgünhan’ın yavrusu Tozyutturan, 1 milyon 700 bin lirayla organizasyonun en yüksek bedelli safkanı oldu. Aynı satışta yine Özgünhan’ın yavrusu olan Özgünalp ise 1 milyon 200 bin liraya satıldı. Böylece yalnızca bu üç yavrunun 2024 yılındaki satış bedeli toplam 4 milyon 900 bin liraya ulaştı. Bu rakam, Özgünhan’ın yetiştiricilikteki ticari etkisini gösteren somut örneklerden biri olarak kayıtlara geçti.   Şampiyonun Yavruları 2026’da da Pistlerde Özgünhan’ın ölümünün ardından dikkat çeken bir başka ayrıntı ise soyundan gelen safkanların 2026 yılında da yarış faaliyetlerini sürdürmesi oldu. TJK kayıtlarında Özgünhan’ın yavruları arasında Seçerhan, Cevahirkan, Eflah, Bozarslan, Gökmete, Balaşir ve Alaca Höyük gibi isimler bulunuyor. Bu safkanların önemli bir bölümünün yetiştiricisi de Sultansuyu Tarım İşletmesi olarak kayıtlarda yer alıyor. Bu durum, Özgünhan’ın Malatya’daki yetiştiricilik faaliyetleri üzerindeki etkisinin tek bir kuşakla sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor.   Halis Karataş ve Selim Kaya ile Önemli Zaferler Kazandı   Özgünhan’ın yarış geçmişine ilişkin resmi kayıtlar, Türk yarışçılığının tanınmış jokeyleriyle elde ettiği önemli dereceleri de ortaya koyuyor. Şampiyon safkan, 28 Temmuz 2002 tarihinde İstanbul’da düzenlenen 2 bin metrelik Niğbolu Koşusu’nu jokey Selim Kaya ile kazandı. Aynı yıl 25 Ağustos’ta Ankara’daki 2 bin 200 metrelik Türk Silahlı Kuvvetleri Koşusu’nda da Selim Kaya ile birinciliğe ulaştı. 26 Ekim 2003 tarihinde Ankara’da düzenlenen Cumhuriyet Koşusu’nu ise jokey Halis Karataş idaresinde kazanan Özgünhan, 16 Kasım 2003’te İstanbul’daki Kanuni Sultan Süleyman Koşusu’nda da aynı jokeyle birincilik elde etti. Bu yarışlar, safkanın kariyerindeki önemli başarılar arasında yer aldı.   Sultansuyu İçin Yetiştiricilik Mirası Bıraktı Malatya’nın Akçadağ ilçesinde faaliyet gösteren Sultansuyu Tarım İşletmesi, safkan Arap atı yetiştiriciliğiyle Türkiye’nin önemli üretim merkezleri arasında bulunuyor. İşletmede yetiştirilen tayların her yıl düzenlenen açık artırmalarda satışa sunulması, Malatya’nın atçılık sektöründeki ekonomik rolünü de ortaya koyuyor. Özgünhan, yıllar boyunca bu üretim sürecinin önemli damızlıklarından biri olarak görev yaptı. Kendi yarış kariyerinde elde ettiği derecelerin yanı sıra başarılı yavrularıyla da Sultansuyu’nun yetiştiricilik faaliyetlerine katkıda bulundu. 28 yıllık yaşamı sona eren şampiyon aygırın adı, kazandığı kupalar, yetiştirdiği başarılı safkanlar ve Türkiye’nin farklı hipodromlarında yarışmayı sürdüren yavrularıyla Türk atçılığında yaşamaya devam edecek.

10.10.2026 984
EKONOMİ

Özköse’den İş Dünyasına Dayanışma Çağrısı

Malatya İş İnsanları Platformu Başkanı Ahmet Özköse, iş dünyasının üretim ve istihdamın yanında paylaşma, dayanışma ve insana hizmet sorumluluğunu da yerine getirmesi gerektiğini belirtti.

04.10.2026 159
ÇEVRE

Darende’de Ceviz Hasadı: Kayısıya Alternatif Gelir

Malatya’nın Darende ilçesinde ceviz hasadı başladı. Balaban Mahallesi’nde yaklaşık 250 ceviz ağacının bulunduğu iki bahçede üretim yapan 64 yaşındaki Yusuf Eser, cevizin özellikle kayısının dondan zarar gördüğü yıllarda üretici için önemli bir alternatif gelir kaynağı olduğunu söyledi.

02.10.2026 146
EKONOMİ

Malatya’da Küçükbaş Yetiştiricisinin Gündemi: Mera Ve Çoban Sorunu

Malatya’nın Yazıhan ilçesinde gerçekleştirilen koç katımı programında küçükbaş hayvancılığın sorunları gündeme geldi. Yetiştiriciler, özellikle mera yetersizliği ile aylık 45-50 bin liraya ulaşan çoban maliyetlerinin üretimi zorlaştırdığını belirterek destek istedi.

29.09.2026 347
EKONOMİ

Yerli Akıllı Telefon Malatya’da Üretilecek

ASELSAN ve Türk Telekom iş birliğiyle geliştirilen yerli akıllı telefonun üretim adresi Malatya olacak. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, cihazın 2027 yılının ilk yarısında satışa sunulmasının hedeflendiğini açıkladı.

29.09.2026 217
POLİTİKA

Fendoğlu: “Gençler doğdukları şehirde gelecek kurabilmeli”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Malatya Milletvekili Mehmet Fendoğlu, MHP Tunceli İl Başkanlığı kongresinde yaptığı konuşmada Tunceli’nin ulaşım imkanlarından turizm potansiyeline, gençlerin kentte geleceğini kurabilmesinden kırsal üretime kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında toplumsal birlik ve geçmişte yaşanan acılara da değinen Fendoğlu, farklı kesimlerin hassasiyetlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.

28.09.2026 187
GENEL

Doktorluktan Emekli Oldu, Köyüne Dönüp Fıstık Üretimine Başladı

Malatya’nın Hekimhan ilçesinde uzun yıllar aile hekimliği yaptıktan sonra emekli olan Ali Yücel Takmaz, köyüne dönerek tarımsal üretime yöneldi. Kayısıya alternatif olarak Antep fıstığı ve badem üretimi için çalışma yapan Takmaz, “Her insanı iyi insan olarak görüyoruz ama en iyi insanın üreten insan olduğunu biliyoruz” dedi.

27.09.2026 157
EKONOMİ

MÜSİAD Malatya, EXPO’da 6 üyesiyle yerini aldı

MÜSİAD Malatya Şubesi, iki yılda bir düzenlenen MÜSİAD EXPO’ya 6 üye firmasıyla katıldı. Malatya’nın üretim, sanayi ve ihracat potansiyeli fuarda yerli ve yabancı iş dünyası temsilcileriyle buluştu.

25.09.2026 151
EKONOMİ

TSO’dan Üyelerine Ücretsiz Dijital Dönüşüm Destek Programı

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve yeni dönem başkan adayı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, üyelerin üretimden satışa, stok yönetiminden finansal analize kadar tüm süreçlerinde yeni nesil teknolojilerden yararlanmasını sağlayacak “Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka Merkezi” kurmak için önemli bir adım attıklarını açıkladı. Öte yandan Başkan Sadıkoğlu, üstün teknoloji alt yapısı olan ve yapay zeka tabanlı hazırlan özel dijital dönüşüm destek programını üyelere ücretsiz sunacaklarını söyledi.

24.09.2026 91