Medya Malatya
Medya Malatya

“İhraç” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
POLİTİKA

Saadet Partisi Yeşilyurt Kongresi’nde Ekonomi ve “Fon” Eleştirileri

Saadet Partisi Yeşilyurt İlçe Kongresi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Nihat Şahin başkanlığında tek listeyle gidilen kongrede konuşan İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, kamuoyunda tartışılan fon işlemleri ile 2027 yılı bütçesini eleştirirken, Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan ise ekonomik kriz, belediyelerin borç yükü ve faiz politikaları üzerinden iktidara tepki gösterdi.   Saadet Partisi Yeşilyurt İlçe Kongresi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde partililer ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Nihat Şahin başkanlığında tek listeyle gidilen kongreye Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan, parti yöneticileri, ilçe başkanları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve partililer katıldı. Kongrede gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bülent Kaya, Türkiye’nin uzun süredir ekonomik ve siyasi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, kamuoyunda tartışılan fon işlemlerinin yalnızca ekonomik değil siyasi boyutunun da bulunduğunu savundu.   Kaya: Fon meselesi münferit değil   Fonlarla ilgili yaşanan süreci “fon vurgunu” olarak nitelendiren Kaya, söz konusu olayın birkaç kişinin bireysel tercihiyle açıklanamayacağını ileri sürdü. Kaya, “Ülkemizin ana gündemlerinden bir tanesi bu fon meselesi. Keşke daha güzel gündemleri konuşabilseydik ancak uzun zamandır maalesef olumsuz gündemleri konuşmak durumunda kalıyoruz. Bu fon krizinin iki büyük boyutu var. Birinci boyutu ekonomik büyüklüğü, ikincisi ise siyasi boyutu ve siyasi büyüklüğü” dedi. Söz konusu ekonomik büyüklüğün yaklaşık 25 milyar dolar olduğunu öne süren Kaya, rakamın boyutunu Malatya’nın kayısı ihracatı üzerinden örneklendirdi. Kaya, “Malatya’mızın en önemli ekonomik kalemlerinden bir tanesi kayısı. Yaklaşık 250 milyon dolarlık yıllık ihracattan bahsediyoruz. 25 milyar doların ne kadar büyük bir rakam olduğunu buradan da anlamak mümkün” ifadelerini kullandı. Yaşanan sürecin sermaye piyasalarında güven kaybına neden olduğunu savunan Kaya, bunun Türkiye’nin gelecekteki borçlanma maliyetlerini de artırabileceğini söyledi. Kaya, “Borsalarımız bir güven aşınmasına uğradığı için önümüzdeki günlerde borcu çevirmek için daha az para geleceğini, gelen paranın da daha yüksek faizle geleceğini düşündüğümüzde ekonomik kayıpların daha ağır sonuçları olacağını görüyoruz” diye konuştu.   “Organize bir düzenle karşı karşıyayız”   İktidar temsilcilerinin yaşananları bireysel yatırım tercihleri üzerinden değerlendirdiğini savunan Kaya, buna katılmadığını belirterek şunları söyledi: “İktidar partili yetkililere sorarsanız birkaç muhterisin, birkaç para hırsı olan kişinin yaptığı münferit ve bireysel bir vaka olarak görmemiz arzu ediliyor. Oysa keşke birkaç münferit kişinin yaptığı bir olay olsaydı. Ne ekonomik büyüklüğü bu kadar olurdu ne de sonuçları bu kadar ağır olurdu. Biz bunun organize ve örgütlü bir yapının sonucu olduğunu düşünüyoruz.” Kaya, fonlara yatırım yaptığı belirtilen bazı siyasetçilerin isimlerini de gündeme getirerek, yaşananların yalnızca yatırımcıların “para hırsıyla” açıklanamayacağını savundu.   Kaya’dan savunma anlaşması eleştirisi   Konuşmasında İslam ülkeleri arasındaki savunma iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kaya, prensip olarak İslam ülkeleri arasındaki dayanışmayı desteklediklerini ancak Türkiye’yi doğrudan askeri yükümlülük altına sokabilecek düzenlemelerin TBMM’de ayrıntılı biçimde tartışılması gerektiğini söyledi. Kaya, “Biz sadece ambalajlanmış işlerin ambalajına bakamayız. İçeriğinde ne olduğunu da değerlendirmek zorundayız. Bir ülkeye saldırı olduğunda Türkiye otomatik olarak savaşa mı girecek? Bunların açık şekilde tartışılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Türk askerinin başka ülkelere gönderilmesini gerektirebilecek düzenlemelerde TBMM’nin devre dışı bırakılamayacağını belirten Kaya, Meclis iradesinin korunması gerektiğini kaydetti.   “Bütçe büyüyor, faiz artıyor”   2027 yılı bütçesine de değinen Kaya, bütçe büyüklüğünün artmasına rağmen emekli, çiftçi, memur ve sosyal yardım alan kesimlerin bütçeden aldığı payın azaldığını savundu. Kaya, “2025 bütçesinde gider yaklaşık 14 trilyon 700 milyar liraydı. 2026’da 19 trilyon lirayı aştı, 2027 bütçesinde ise 27 trilyon lirayı aşan bir büyüklükle karşı karşıyayız. Bütçe büyüyor ancak emeklinin payı azalıyor, tarım ve hayvancılığın payı azalıyor, sosyal yardımların payı azalıyor, devlet memurlarının aldığı pay azalıyor. Ne artıyor? Faiz” dedi. Faiz giderlerindeki artışı eleştiren Kaya, “2027 bütçesinde yaklaşık 3 trilyon 975 milyar liralık faiz giderinden bahsediliyor. Vergiler de artıyor. Önümüzdeki günlerde bütçe görüşmelerinde bunları gündeme getirecek ve muhalefet şerhimizi ortaya koyacağız” ifadelerini kullandı. Saadet Partisi’nin iktidar eleştirisini yalnızca siyasi polemik amacıyla yapmadığını belirten Kaya, partilerinin Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretmek amacıyla çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.   Paşahan: Çok kötü bir dönemden geçiyoruz   Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan ise kongrede yaptığı konuşmada ekonomik koşullar, gençlerin yaşadığı sorunlar ve toplumsal yapıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Paşahan, “Çok kötü bir dönemden geçiyoruz. Maalesef gençlerimiz bunalımda, aileler perişan. Büyük bir insanlık buhranının içerisindeyiz. Kime dokunsanız feryat ediyor. Öğrencisi, öğretmeni, asgari ücretlisi, emeklisi, esnafı, çiftçisi; herkesin ciddi sorunları var” dedi. Ekonomik sorunların yanı sıra toplumsal ve siyasi sorunların da arttığını savunan Paşahan, Saadet Partisi teşkilatlarının “yaşanabilir bir Türkiye ve Malatya” hedefiyle çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Paşahan, “Bir taraftan derin ekonomik krizler, bir taraftan ahlaki sorunlar, diğer taraftan siyasi krizler ve entrikalar var. Gerçekten ciddi bir tabloyla karşı karşıyayız. Biz de insanlığın kurtuluşu, yaşanabilir bir Malatya, yeniden büyük Türkiye ve yeni bir dünya hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.   Büyükşehir’in borçlarına dikkat çekti   Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin borçlarını da gündeme getiren Paşahan, belediyelerin yüksek faiz yükü altında bulunduğunu savundu. Paşahan, “Sadece vatandaş mı borçlu? Hayır. Belediyeler de borçlu, devlet de borçlu. Malatya Büyükşehir Belediyesi’nden bahsetmek gerekirse, 2 milyar liradan fazla faiz borcu olduğunu zaman zaman gündeme getiriyoruz. Belediye yüksek faizle borçlanıyor, bu borcu kapatmak için de vatandaşın üzerine yeni yükler geliyor” dedi. Kamu varlıklarının özelleştirilmesini de eleştiren Paşahan, geçmiş yıllarda liman, fabrika ve çeşitli kamu işletmelerinin satıldığını, buna rağmen borç ve faiz yükünün sona ermediğini savundu. Paşahan, şöyle devam etti: “Devlet bir taraftan kamu kurumlarındaki stratejik yerleri, limanları ve fabrikaları sattı. Buna rağmen borç kapanmadı. Bu sefer vergilerle ve cezalarla vatandaşın sırtına yeni yükler getiriliyor. Biz bu gidişe ve bu ekonomik sisteme itiraz ediyoruz.” “Faizsiz ekonomik model istiyoruz” Milli Görüş hareketinin faizsiz ekonomik model önerisini hatırlatan Paşahan, ekonomik sistemde köklü değişiklik gerektiğini söyledi. Paşahan, “Erbakan Hocamız ne diyordu? Faizsiz bir ekonomik modeli inşa edeceğiz diyordu. Adil bir ekonomik düzeni inşa etmek mecburiyetindeyiz. Çocuklarımız ve gençlerimiz için bu mücadeleyi yürütmek zorundayız” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte de yüksek enflasyon ve ekonomik krizlerle mücadele ettiğini belirten Paşahan, AK Parti iktidarının yaklaşık çeyrek asırlık döneminin ardından ekonomik sorunların devam ettiğini savundu.   “Malatya’nın sesi olacağız”   Paşahan, ekonomik krizin önümüzdeki dönemde daha da derinleşebileceğini ileri sürerek, Saadet Partisi’nin Malatya’da saha çalışmalarını artıracağını söyledi. “Bizler Malatya’nın sesiyiz” diyen Paşahan, “Gündemi inşallah bizler belirleyeceğiz. Halkımız için gece gündüz demeden çalışacağız. Bu kongrenin en büyük hayırlara ve zaferlere vesile olmasını temenni ediyorum” dedi. Kongrede tek listeyle seçime gidilirken, Nihat Şahin başkanlığındaki liste delegelerin oyuna sunuldu.  

dün 21
EKONOMİ

İhracatta Yüzde 15,3’lük Artış: Dış Ticaret Açığı 5,1 Milyar Dolara Geriledi

Türkiye’nin ihracatı eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,3 artarak 25 milyar 967 milyon dolara ulaştı. İthalatın yüzde 5,6 arttığı dönemde dış ticaret açığı yüzde 25,8 azalarak 5 milyar 163 milyon dolara geriledi. Yılın ilk 9 ayında ise dış ticaret açığı 70 milyar 967 milyon dolara yükseldi.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan 2026 yılı eylül ayı dış ticaret istatistiklerine göre, Türkiye'nin ihracatında artış yaşanırken aylık dış ticaret açığında gerileme kaydedildi. Genel ticaret sistemi kapsamında eylül ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,3 artışla 25 milyar 967 milyon dolara, ithalat ise yüzde 5,6 yükselişle 31 milyar 130 milyon dolara ulaştı.   Dış ticaret açığı yüzde 25,8 azaldı   Eylül ayında dış ticaret açığı, 2025 yılının aynı dönemindeki 6 milyar 957 milyon dolardan 5 milyar 163 milyon dolara geriledi. Böylece dış ticaret açığında yıllık bazda yüzde 25,8 oranında azalma gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise geçen yılın eylül ayında yüzde 76,4 seviyesindeyken bu yıl yüzde 83,4'e yükseldi.   Dokuz aylık açık 71 milyar dolara yaklaştı   2026 yılının ocak-eylül döneminde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 artarak 210 milyar 952 milyon dolara çıktı. İthalat ise yüzde 5,3 artışla 281 milyar 919 milyon dolar olarak kaydedildi. Yılın ilk dokuz ayında dış ticaret açığı yüzde 5,7 artarak 70 milyar 967 milyon dolara ulaşırken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,9'dan yüzde 74,8'e geriledi.   İhracatın yüzde 93,4'ü imalat sanayinden   Ekonomik faaliyetlere göre eylül ayında toplam ihracatın yüzde 93,4'ünü imalat sanayi oluşturdu. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3,5, madencilik ve taş ocakçılığının payı ise yüzde 2,2 olarak gerçekleşti. İthalatta ise ara malları yüzde 69,9 ile ilk sırada yer aldı. Sermaye mallarının payı yüzde 15,4, tüketim mallarının payı yüzde 14,6 oldu.   En fazla ihracat Almanya'ya yapıldı   Eylül ayında Türkiye'nin en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke 2 milyar 46 milyon dolarla Almanya oldu. Almanya'yı 1 milyar 913 milyon dolarla ABD, 1 milyar 442 milyon dolarla Birleşik Krallık, 1 milyar 186 milyon dolarla Irak ve 1 milyar 128 milyon dolarla İtalya izledi. İthalatta ise 5 milyar 264 milyon dolarla Çin ilk sırada yer aldı. Çin'i Almanya, Rusya, ABD ve İtalya takip etti.   Yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 4,1   İmalat sanayi ihracatında yüksek teknolojili ürünlerin payı eylül ayında yüzde 4,1 olurken, ocak-eylül döneminde yüzde 3,7 seviyesinde gerçekleşti. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatı içerisindeki payı ise eylülde yüzde 12,7, dokuz aylık dönemde yüzde 12,1 olarak hesaplandı.   Enerji ve altın hariç dış ticaret açığı 541 milyon dolar   Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda eylül ayında ihracat yüzde 10,5 artarak 23 milyar 385 milyon dolara, ithalat ise yüzde 6,7 yükselerek 23 milyar 926 milyon dolara ulaştı. Bu kapsamda dış ticaret açığı 541 milyon dolar olarak gerçekleşirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 97,7 oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise eylül ayında bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 2,1, ithalat yüzde 2,8 arttı. Özel ticaret sistemine göre ise eylül ayında ihracat yüzde 14,8 artışla 23 milyar 506 milyon dolara yükselirken, ithalat yüzde 3 artarak 28 milyar 852 milyon dolar oldu. Bu kapsamda dış ticaret açığı yüzde 29,2 azalarak 5 milyar 347 milyon dolara geriledi.    

5 gün önce 47
EKONOMİ

Serbest Bölgelerden 9 Ayda 9,8 Milyar Dolarlık İhracat

Türkiye genelinde faaliyet gösteren 19 serbest bölgenin ihracatı, 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 6,3 artarak 9,8 milyar dolara ulaştı. İhracatın yüzde 58,4’ünü orta-ileri ve yüksek teknolojili ürünler oluştururken, serbest bölgelerde 88 bin 7 kişiye istihdam sağlandı.   Ticaret Bakanlığı, Türkiye genelindeki 19 serbest bölgenin 2026 yılının ilk 9 ayına ilişkin dış ticaret verilerini açıkladı. Bakanlık verilerine göre, serbest bölgelerin ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,3 artış göstererek 9,8 milyar dolara yükseldi. Eylül ayında ise ihracat yüzde 14,8 artarak 1,15 milyar dolar olarak gerçekleşti.   İhracatın İthalatı Karşılama Oranı Yüzde 159,7 Oldu Serbest bölgelerde ihracatın ithalatı karşılama oranı eylül ayında yüzde 165,5, yılın ilk 9 ayında ise yüzde 159,7 olarak kaydedildi. Böylece 19 serbest bölge, dış ticarette net ihracatçı konumunu korudu. Ocak-eylül döneminde serbest bölgelerde gerçekleştirilen toplam satışların yüzde 76,1’ini ihracat oluşturdu.   İhracatın Yüzde 58,4’ü Teknoloji Odaklı Ürünlerden Serbest bölgelerin ihracatında katma değerli ve teknoloji odaklı üretimin payı dikkati çekti. İlk 9 ayda gerçekleştirilen ihracatın yüzde 51,3’ünü orta-ileri teknolojili, yüzde 7,2’sini ise yüksek teknolojili ürünler oluşturdu. Orta-ileri ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payı yüzde 58,4’e ulaşırken, Bakanlık söz konusu gelişmenin Türkiye’nin katma değerli ihracat hedeflerine katkı sağladığını bildirdi.   88 Bin Kişiye Doğrudan İstihdam Türkiye genelindeki 19 serbest bölgede, 466’sı yabancı sermayeli olmak üzere toplam bin 930 firma faaliyet gösterdi. Bu firmalar aracılığıyla 88 bin 7 kişiye doğrudan istihdam sağlandı. Serbest bölgelerde tahsis edilen 2 bin 788 faaliyet ruhsatının 2 bin 102’si yerli, 686’sı yabancı kullanıcılara verildi. Üretim amaçlı faaliyet ruhsatlarının toplam ruhsatlar içerisindeki payı ise yüzde 44,6’ya yükseldi.   İhracatta Lider Ege Serbest Bölgesi Ege Serbest Bölgesi, yılın ilk 9 ayında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre 159,2 milyon dolar artırarak 2 milyar 542 milyon dolara çıkardı. Yüzde 6,7’lik büyüme kaydeden bölge, Türkiye’deki 19 serbest bölgenin toplam ihracatının yüzde 25,8’ini tek başına gerçekleştirdi. Bursa Serbest Bölgesi’nin ihracatı yüzde 30,7 artışla 1 milyar 563 milyon dolara, Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi’nin ihracatı ise yüzde 23,4 artışla 425 milyon dolara yükseldi. Adana-Yumurtalık, Batı Anadolu, Bursa ve Trabzon serbest bölgelerinde ihracat artışı yüzde 10’un üzerinde gerçekleşti. Ege Serbest Bölgesi’nin Ticaret Hacmi 4,81 Milyar Dolar   Ege Serbest Bölgesi, Türkiye ve yurt dışı ile gerçekleştirdiği ticarette 4,81 milyar dolarlık hacme ulaşarak toplam serbest bölge ticaret hacminin yüzde 22’sini oluşturdu. Adana-Yumurtalık, Avrupa, Batı Anadolu ve Gaziantep serbest bölgelerinde ise dört ticaret yönünün tamamında artış yaşandı. Ticaret Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı” vizyonu ve “Ticaretin Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda serbest bölgelerin teknoloji odaklı, yüksek katma değerli üretim gerçekleştiren stratejik ihracat merkezlerine dönüştürülmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

26.10.2026 78
EKONOMİ

Malatya Kayısısında Yeni Dönem: Dona Dayanıklı Çeşitler Geliyor

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, Malatya kayısısının geleceği için bilimsel araştırmaların hızlandırılması gerektiğini belirterek, geç çiçeklenen ve zirai dona dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi, bodur anaç üretimi ve modern bahçeciliğe geçiş çağrısında bulundu. Türkiye Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, iklim değişikliği, zirai don ve uluslararası rekabetin Malatya kayısıcılığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen bilimsel çalışmaların desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, üreticiler, ihracatçılar, meslek odaları ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.   Zirai Don Kayısı Üretimini Ağır Etkiledi   Malatya’da Nisan 2025’te yaşanan zirai don, kayısı üretiminde büyük kayıplara neden oldu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında 690 bin 730 ton olan yaş kayısı üretimi, 2025 yılında 2 bin 558 tona geriledi. Malatya Valiliği verilerine göre, 11-12 Nisan 2025 tarihlerinde yaşanan zirai dondan etkilenen 39 bin 392 çiftçiye, 808 bin 946 dekar alan için yaklaşık 4 milyar 346 milyon lira ödeme gerçekleştirildi. 2026 yılı için ise Malatya Valiliği Hasat Komisyonu tarafından 341 bin 55 ton yaş kayısı rekoltesi tahmin edildi.   Dona Dayanıklı Kayısı İçin Bilimsel Çalışma Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelerin üretimin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Kılıç, özellikle geç çiçeklenen, ilkbahar donlarına ve hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Enstitüde TÜBİTAK 1004 programı kapsamında yürütülen ve 2027 yılında tamamlanması planlanan projeyle, geç çiçeklenen, dona ve Şarka hastalığına dayanıklı kayısı çeşitlerinin belirlenmesi hedefleniyor. Kılıç, bilimsel araştırmaların yalnızca laboratuvar ortamında kalmaması, elde edilen sonuçların üreticiye ve yeni kurulacak bahçelere aktarılması gerektiğini vurguladı.   “Kayısıda Bodur Anaç Üretimine Geçmeliyiz”   Geleneksel kayısı bahçelerinde ağaçların geniş alan kapladığını belirten Kılıç, bodur ve yarı bodur anaçlarla daha modern üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yeni yetiştiricilik sistemleriyle uygun koşullarda dekara 40 ağaca kadar dikim yapılmasının hedeflendiğini aktaran Kılıç, bu sistemlerin bakım, budama, ilaçlama ve hasat işlemlerini kolaylaştırabileceğini söyledi. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde 2022 yılında başlatılan bodur ve yarı bodur klonal anaç geliştirme çalışmalarının yanı sıra 2025-2029 dönemini kapsayan yeni araştırmaların da devam ettiği belirtildi.   Doku Kültürü Laboratuvarının Kapasitesi Artırılmalı Modern kayısı yetiştiriciliğinde sağlıklı fidan üretiminin önemine dikkat çeken Kılıç, Kayısı Araştırma Enstitüsü bünyesindeki doku kültürü laboratuvarının kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. Kılıç, geliştirilen yeni anaçların kontrollü koşullarda çoğaltılmasının, hastalıklardan ari fidan üretiminin yaygınlaştırılmasının ve üreticilerin güvenilir dikim materyaline ulaşmasının önem taşıdığını ifade etti.   Araştırma: Rakım ve Çeşit Seçimi Don Zararını Etkiliyor Akçadağ ilçesinde 6 bin 140 kayısı bahçesinin değerlendirildiği bilimsel araştırmada, rakımın ve kayısı çeşidinin zirai don zararında etkili olduğu ortaya konuldu. 2013-2023 yıllarına ait verilerin incelendiği çalışmada, düşük rakımlı bahçelerde don zararının daha yüksek olduğu, rakım arttıkça çiçeklenmenin gecikmesi nedeniyle zararın azalma eğilimi gösterdiği belirlendi. Araştırmada Şekerpare çeşidinin dona daha duyarlı, Çataloğlu çeşidinin ise incelenen koşullarda daha toleranslı olduğu tespit edildi.   “Dünya Pazarındaki Payımızı Yeniden Yükseltmeliyiz” Malatya kayısısının dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıç, üretim kalitesinin artırılması, yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve ihracat pazarlarının genişletilmesi çağrısında bulundu. BİLSAM’ın Şubat 2026’da yayımladığı Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu’na göre, Malatya’nın dünya kuru kayısı ihracatındaki payı son 15 yılda yüzde 75-80 seviyelerinden yüzde 50-55 düzeyine geriledi. Kılıç, Malatya’nın dünya pazarındaki payını yeniden yüzde 80-90 seviyelerine taşımanın ortak hedef olması gerektiğini ifade etti.   “Şahsi Gerekçelerle Muhalefet Etmek Yerine Birlikte Çalışmalıyız”   Kayısı sektöründeki görüş ayrılıklarına da değinen Kılıç, üreticilerin, ihracatçıların ve meslek kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi. Yazıhan Ziraat Odası Başkanı’nın sektöre yönelik eleştirilerine de değinen Kılıç, kişisel görüş ayrılıklarının Malatya kayısısının geleceğine yönelik çalışmaları olumsuz etkilememesi gerektiğini belirtti. Sorunların yalnızca eleştiriyle çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, sektörün bütün paydaşlarını Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelere destek vermeye davet etti.   Türkiye Tohumculukta 158 Milyon Dolar Dış Ticaret Fazlası Verdi Türkiye’nin tohumculuk alanında önemli bir üretim kapasitesine ulaştığını belirten Kılıç, TÜRKTOB’un 2025 yılı verilerine göre sektörün 540 milyon dolar ihracat ve 382 milyon dolar ithalat gerçekleştirdiğini söyledi. Sektörün 158 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini ifade eden Kılıç, sertifikalı tohum üretiminin 1 milyon 351 bin tona ulaştığını, Türkiye’nin 117 ülkeye sertifikalı tohum ihraç ettiğini kaydetti. İsrail ile doğrudan tohum ticaretinin de 2 Mayıs 2024 tarihinde tüm ürün gruplarında ticaretin durdurulması kapsamında sona erdiğini hatırlatan Kılıç, yerli çeşit geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.   “Malatya Kayısısının Geleceği Ortak Sorumluluğumuz”   Malatya kayısısının yalnızca bir tarım ürünü değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirten Kılıç, bilimsel araştırmaların üretim sahasına aktarılmasının zorunluluk haline geldiğini söyledi. Kılıç, üreticilerden ihracatçılara, araştırma kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar bütün paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak Malatya kayısısının dünya pazarındaki gücünü yeniden artırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

23.10.2026 100
EKONOMİ

Darende’de Patates Bereketi: 20 Bin Ton Rekolte Bekleniyor

Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde yaklaşık 3 bin dönüm alanda yetiştirilen patateste hasat sürüyor. Bu yıl 15 ila 20 bin ton arasında rekolte beklenen bölgede, günlük 10-12 tır patates sevkiyatı gerçekleştiriliyor. Yerli tohumluk patatesler Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor.   Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde patates hasadı devam ediyor. Bölgenin iklimi ve verimli topraklarında yetiştirilen patatesler, hem yemeklik hem de tohumluk olarak değerlendiriliyor. Yaklaşık 3 bin dönüm alanda gerçekleştirilen üretimde bu yıl 20 bin tona yaklaşan rekolte bekleniyor.   Tohumluk Patatesler Türkiye’ye Dağıtılıyor Palanga Mahallesi Muhtarı ve çiftçi Hakan Gökçe, bölgede uzun yıllardır Niğde Patates Araştırma Enstitüsü ile iş birliği içerisinde çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Üretimin ağırlıklı olarak tohumluk patates üzerine yoğunlaştığını ifade eden Gökçe, “Burada yetiştirdiğimiz tohumluk patatesleri Türkiye’nin dört bir yanına ve Türk cumhuriyetlerine gönderiyoruz. Ürünlerimiz Niğde’deki depolarda ayrıştırılarak ekim dönemine kadar muhafaza ediliyor” dedi.   “İthal Tohumun Tonu Bin Avro” Yerli tohum üretiminin önemine dikkat çeken Gökçe, ithal patates tohumlarının ton fiyatının yaklaşık bin avro olduğunu belirterek, yüksek maliyetlerin üreticiyi zorladığını söyledi. Yurt dışından getirilen bazı tohumların bölge koşullarına uyum sağlayamadığını ifade eden Gökçe, yerli tohum üretiminin hem maliyetlerin azaltılması hem de tarımsal sürdürülebilirlik açısından önemli olduğunu vurguladı.   Günlük 10-12 Tır Patates Sevk Ediliyor Bu yıl yaklaşık 3 bin dönüm alanda patates üretimi yapıldığını belirten Gökçe, 15 ila 20 bin ton arasında rekolte beklediklerini söyledi. Hasadın mevsimlik tarım işçilerinin katılımıyla sürdüğünü kaydeden Gökçe, günlük 10-12 tır patatesin depolara sevk edildiğini ifade etti. Palanga Ovası’nda yaklaşık 20 bin dönüm sulanabilir tarım arazisi bulunduğunu belirten Gökçe, patatesin yanı sıra şeker pancarı, mısır ve ayçiçeği üretiminin de yapıldığını kaydetti.   “Bu Yıl Verim ve Kaliteden Memnunuz”   Selanik Tohumculuk yetkilisi İlhan Bengi ise Darende’de uzun yıllardır patates üretimi gerçekleştirdiklerini belirterek, bu yıl 3 bin dekar alandan yaklaşık 15 bin ton ürün beklediklerini söyledi. Hasat edilen patateslerin depolara sevkiyatının başladığını ifade eden Bengi, “Bu yıl ürünlerimizin veriminden ve kalitesinden memnunuz. Yemeklik patatesin depo çıkış fiyatı kalitesine göre kilogram başına 20 ile 22 lira arasında değişiyor. Tohumluk patates fiyatları ise henüz belirlenmedi” dedi. Yaklaşık 20 gün içerisinde tohumluk patates satışları ve ihracatına başlanacağını belirten Bengi, Darende’de üretilen patateslerin hem iç piyasaya hem de yurt dışına gönderileceğini kaydetti.

23.10.2026 103
POLİTİKA

İYİ Partili Yücel: “Esnaf Ayağa Kalkmadan Malatya Ayağa Kalkamaz”

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, Malatya’da düzenlenen “Sahadan Sandığa” eğitim programında kentin deprem sonrası ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekti. Yücel, esnafın borç yükünden sanayideki istihdam kaybına, kayısı üretiminden kalıcı iş yerlerine kadar birçok konuda çözüm çağrısında bulundu.   İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, partisinin teşkilat yapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Sahadan Sandığa” eğitim programı kapsamında Malatya’da partililerle bir araya geldi. İYİ Parti Malatya İl Binasında gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını İl Başkanı Serdar Yıldız yaptı. Daha sonra söz alan Yücel ise Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yücel, konuşmasının önemli bölümünü 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da yaşanan sorunlara ayırdı. Kentin yeniden ayağa kalkmasının yalnızca konut ve iş yeri inşaatlarının tamamlanmasıyla mümkün olmayacağını belirten Yücel, ticaretin canlandırılması, üretimin desteklenmesi ve nitelikli iş gücünün korunması gerektiğini söyledi.   “Malatya'nın Yeniden Ayağa Kalkması Binalarla Sınırlı Değil”   6 Şubat depremlerinin Malatya'da derin izler bıraktığını ifade eden Yücel, yeniden inşa sürecinin ekonomik ve sosyal kalkınmayla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yücel, “Depremin ardından yürütülen konut ve iş yeri inşaatları elbette önemlidir. Ancak bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların tamamlanmasıyla mümkün değildir. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması; esnafının dükkânını açması, sanayicisinin üretmesi, çiftçisinin emeğinin karşılığını alması ve gençlerinin kendi şehirlerinde gelecek kurabilmesiyle mümkündür” dedi. Yeni yapılan bazı binalarda kullanılan malzemelerin kalitesine ilişkin vatandaşlardan şikâyetler geldiğini öne süren Yücel, ilgili kurumların yapı kalitesi ve güvenliği konusunda etkin denetim yapması gerektiğini belirtti.   “Kalıcı İş Yerine Ulaşamayan Esnafın Sorunları Çözülmeli”   Deprem sonrasında Malatya'da ticari hayatın henüz istenilen düzeye ulaşamadığını savunan Yücel, özellikle geçici ticaret alanlarında faaliyetlerini sürdüren işletmelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının gündeme getirdiği talepleri hatırlatan Yücel, deprem öncesinde kiracı olan ve halen konteynerlerde faaliyet gösteren çok sayıda esnafın kalıcı iş yerine erişmekte zorlandığını söyledi. Yücel, “Bodrum katlarda faaliyet gösteren yaklaşık 150 esnafın iş yeri kura süreçlerinin dışında kalması da çözüm bekliyor. Kalıcı iş yerlerinin tahsisinde hak sahipliği sorunları giderilmeli, ihtiyaç fazlası iş yerleri depremden etkilenen esnafımızın kullanımına sunulmalıdır. Yeni çarşıların ulaşım, otopark ve altyapı sorunları da bir an önce çözülmelidir” ifadelerini kullandı.   “Esnaf Ayağa Kalkmadan Çarşı Canlanmaz”   Depremde sermayesini kaybeden işletmelerin vergi, sigorta primi ve kredi borçları nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Yücel, mücbir sebep kapsamındaki yükümlülüklerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin taleplerine de değinen Yücel, işletmelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman imkânları sağlanması gerektiğini kaydetti. Yücel, “Esnafımız, depremde kaybettiği sermayesini yeniden oluşturamadan biriken vergi, sigorta primi ve kredi borçlarıyla mücadele ediyor. Borçlar için gerçekçi kolaylıklar sağlanmalıdır. Esnaf ayağa kalkmadan çarşı, çarşı canlanmadan Malatya ayağa kalkamaz” diye konuştu.   Sanayi İçin Özel Teşvik Çağrısı   Malatya'daki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin yüksek enerji, finansman ve iş gücü maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Yücel, deprem kaynaklı ilave yüklerin de üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. Özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunması gerektiğini belirten Yücel, deprem bölgesine özel yatırım ve istihdam teşviklerinin uygulanmasını, uygun koşullu finansman sağlanmasını ve organize sanayi bölgelerinin altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi.   “Kayısı Üreticisinin Geleceği Korunmalı”   Malatya ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan kayısı üretimine de değinen Yücel, 2025 yılında yaşanan ağır zirai don felaketine rağmen kuru kayısı ihracatından 303 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini belirtti. Artan üretim maliyetleri, kuraklık ve zirai don risklerinin üreticileri zorladığını ifade eden Yücel, kayısıda sürdürülebilir üretimin sağlanması için yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yücel, “Kayısı üreticilerimiz için erken uyarı ve koruma sistemleri yaygınlaştırılmalı, TARSİM'in kapsamı ve etkinliği güçlendirilmelidir. Lisanslı depoculuk ve işleme tesisleri desteklenerek kayısının daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi sağlanmalıdır” dedi.   Gençlerin Malatya'dan Göç Etmesine Dikkat Çekti   Deprem sonrasında yaşanan nüfus ve nitelikli iş gücü kaybının Malatya'nın geleceği açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Yücel, barınma, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarındaki sorunların kalıcı göçe dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. İnönü Üniversitesi ile Malatya Turgut Özal Üniversitesinin bilimsel birikiminin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturulmasını isteyen Yücel, genç girişimcilerin desteklenmesi ve üniversite mezunlarının Malatya'da istihdam edilmesi için yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yücel, “Bir şehrin en değerli sermayesi insanıdır. Gençlerimizin kendi şehirlerinde gelecek kurabilecekleri ekonomik ve sosyal şartları oluşturmak zorundayız” diye konuştu.   “Malatya İçin Bütüncül Kalkınma Programı Hazırlanmalı”   Malatya'nın sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Yücel, deprem sonrası yeniden yapılanma, sanayi, tarım, ticaret, istihdam ve sosyal hayatı kapsayan bütüncül bir kalkınma programı hazırlanması gerektiğini söyledi. Bu programın üniversiteler, ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla oluşturulması gerektiğini belirten Yücel, somut ve ölçülebilir hedeflerin önemine dikkat çekti.   Ekonomi ve Hukuk Politikalarını Eleştirdi   Türkiye genelindeki ekonomik gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yücel, hayat pahalılığının emeklilerden çiftçilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini savunan Yücel, kamu kurumlarının denetim mekanizmalarını eleştirerek basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında da değerlendirmelerde bulundu. Millî birlik ve üniter devlet yapısına ilişkin partisinin yaklaşımını dile getiren Yücel, Cumhuriyetin kuruluş değerleri ile vatandaşların eşitliği ilkelerinden taviz vermeyeceklerini ifade etti.   “Sorunları Yerinde Tespit Ediyoruz”   “Sahadan Sandığa” eğitim programının teşkilatların kurumsal kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Yücel, program kapsamında saha çalışmaları, siyasi iletişim, sosyal medya kullanımı ve bilgi kirliliğiyle mücadele konularında eğitimler verildiğini söyledi. Parti politikalarının il ve ilçe teşkilatlarınca daha etkin biçimde vatandaşlara aktarılmasını hedeflediklerini kaydeden Yücel, siyasette vatandaşların sorunlarını yerinde tespit etmenin ve ortak akılla çözüm üretmenin önemine vurgu yaptı. İYİ Parti'nin sorunlara somut çözüm önerileri geliştiren bir muhalefet anlayışını benimsediğini ifade eden Yücel, “Bizim hedefimiz; üreten, ürettiğini adil paylaşan, refahı büyüten, hukukun üstünlüğünü ve adaleti yeniden tesis eden güçlü bir Türkiye'dir. Bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Kadrolarımızla, programlarımızla ve milletimize duyduğumuz güvenle hazırız. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması, Türkiye'nin yeniden güçlenmesinin de önemli bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.  

16.10.2026 74
EKONOMİ

Malatya İhracatında Yüzde 80’lik Artış

Malatya’nın Eylül ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 80 artarak 44,5 milyon dolara yükseldi. Kentin Ocak-Eylül 2026 dönemindeki toplam ihracatı ise yaklaşık 250,4 milyon dolara ulaştı.

03.10.2026 161
EKONOMİ

Türkiye’nin Eylül İhracatında Rekor: 26 Milyar Dolara Yaklaştı

Türkiye’nin Eylül ayı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,4 artarak 25 milyar 976 milyon dolara yükseldi. Böylece bugüne kadarki en yüksek eylül ayı ihracat rakamına ulaşılırken, son 12 aylık ihracat da 283,7 milyar dolarla yeni zirveyi gördü.

03.10.2026 141
EKONOMİ

MÜSİAD Malatya, EXPO’da 6 üyesiyle yerini aldı

MÜSİAD Malatya Şubesi, iki yılda bir düzenlenen MÜSİAD EXPO’ya 6 üye firmasıyla katıldı. Malatya’nın üretim, sanayi ve ihracat potansiyeli fuarda yerli ve yabancı iş dünyası temsilcileriyle buluştu.

25.09.2026 151
EKONOMİ

Sadıkoğlu: Yeni Pazarlar İçin URGE Projelerine Yoğunlaşacağız

Anadolu Sektör Buluşmaları-Malatya programında konuşan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, “Depremin etkisinde artık çıkıyoruz. Şimdi sıçrama zamanı. İhracatçı üyelerimizin yeni pazarlara ulaşması için URGE projelerine ağırlık vereceğiz” dedi.

17.09.2026 226
EKONOMİ

Kayısı İhracatına Hasat Ve Kükürt Engeli

Malatya’dan Ağustos ayında 3 bin 498 ton kuru kayısı ihracatıyla 25 milyon 295 bin dolar gelir elde edildi. Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, hasattaki gecikme ve kükürt sorununun ihracatı olumsuz etkilediğini belirtti.

15.09.2026 186
EKONOMİ

Sadıkoğlu’ndan AB Bilgi Merkezi hamlesi

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Başkan Adayı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, yeni dönemde Oda bünyesinde Avrupa Birliği Bilgi Merkezi kurmayı hedeflediklerini açıkladı. Merkezle birlikte işletmelerin AB fon ve hibelerine erişiminin kolaylaştırılması, Avrupa pazarına yönelik ihracatın ise artırılması amaçlanıyor.

11.09.2026 206
EKONOMİ

İhracat Pazarlarında Talep 27 Ayın Zirvesinde

Türkiye’nin ihracat pazarlarındaki talep koşulları ağustos ayında güç kazandı. İhracat Pazarları İklim Endeksi 52,7’ye çıkarak son 27 ayın en yüksek seviyesine ulaşırken, yıllıklandırılmış ihracat 280,3 milyar dolara yükseldi.

10.09.2026 200
EKONOMİ

Sadıkoğlu, Yeni Dönemin Projelerini Açıkladı: Hedef Ekonomide Daha Güçlü Malatya

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Başkan Adayı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 1 Ekim’de gerçekleştirilecek Oda seçimleri öncesinde yeni dönem hedef ve projelerini açıkladı. Yeni dönemde odağın üretim, finansman, ihracat, teknoloji, lojistik ve sektörel gelişim olacağını söyleyen Başkan Sadıkoğlu, “Hedefimiz makamı korumak değil, Malatya’nın ekonomik geleceğini daha güçlü hale getirmek” dedi.

08.09.2026 298
EKONOMİ

Türkiye’nin Hizmet İhracatı 125 Milyar Dolara Dayandı

Türkiye’nin hizmet ihracatı 2025 yılında yüzde 6,5 artışla 124,9 milyar dolara yükselirken, hizmet ithalatı yüzde 9,6 artarak 61,9 milyar dolara ulaştı. Hizmet ihracatının yaklaşık yarısını seyahat gelirleri oluşturdu.

04.09.2026 280
EKONOMİ

Türkiye’de İhracat Arttı, Malatya’da Geriledi

Türkiye’nin ihracatı temmuz ayında yüzde 2,9 artarken, Malatya’nın ihracatı yüzde 18,3 düşerek 22 milyon 349 bin dolara geriledi. İthalatın daha sert düşmesiyle kent, 12 milyon 974 bin dolarlık dış ticaret fazlası verdi.

28.08.2026 157
EKONOMİ

Malatya İhracatta Güçlü, İthalatta Kontrollü

TÜİK verilerine göre Malatya, haziran ayında 29 milyon 908 bin dolarlık ihracata karşılık 11 milyon 155 bin dolarlık ithalat gerçekleştirerek 18 milyon 753 bin dolar dış ticaret fazlası verdi.

19.08.2026 157
EKONOMİ

8 Dolarlık Malatya Kayısısına 1,90 Dolarlık Rakip

Malatya kuru kayısısının düşük maliyetle üretim yapan Orta Asya ülkeleri karşısında pazar kaybettiği belirtildi. Son yıllarda ihracatın yüzde 40’a varan oranda gerilediğine dikkat çekilerek üreticilere pozitif ayrımcılık yapılması istendi.

18.08.2026 218
POLİTİKA

Elazığ, ihracatta ilk kez Malatya'yı geçti: İYİ Parti'den yönetime tepki

İYİ Parti Malatya İl Başkanı Serdar Yıldız, 2026 yılının ilk 6 ayına ilişkin ihracat verilerini değerlendirerek, Malatya'nın ilk kez Elazığ'ın gerisinde kalmasının şehir adına ciddi bir uyarı olduğunu söyledi. Yıldız, "Bu şehrin yöneticileri şapkalarını önlerine koyup düşünmelidir" dedi.

04.08.2026 212
EKONOMİ

Sadıkoğlu ″Malatya Kayısısı Markasını Birlikte Güçlendirelim″

"Malatya Kayısısı" markasının dünya pazarındaki bilinirliğini artırmak istediklerini belirten Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, ihracatçı birliklerinden ihraç edilen tüm kayısı paketlerinde "Malatya Kayısısı" ibaresi ve coğrafi işaret logosunun kullanılmasını talep etti.

14.07.2026 298