Medya Malatya
Medya Malatya

“2025” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
POLİTİKA

Saadet Partisi Yeşilyurt Kongresi’nde Ekonomi ve “Fon” Eleştirileri

Saadet Partisi Yeşilyurt İlçe Kongresi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Nihat Şahin başkanlığında tek listeyle gidilen kongrede konuşan İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, kamuoyunda tartışılan fon işlemleri ile 2027 yılı bütçesini eleştirirken, Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan ise ekonomik kriz, belediyelerin borç yükü ve faiz politikaları üzerinden iktidara tepki gösterdi.   Saadet Partisi Yeşilyurt İlçe Kongresi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde partililer ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Nihat Şahin başkanlığında tek listeyle gidilen kongreye Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan, parti yöneticileri, ilçe başkanları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve partililer katıldı. Kongrede gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bülent Kaya, Türkiye’nin uzun süredir ekonomik ve siyasi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, kamuoyunda tartışılan fon işlemlerinin yalnızca ekonomik değil siyasi boyutunun da bulunduğunu savundu.   Kaya: Fon meselesi münferit değil   Fonlarla ilgili yaşanan süreci “fon vurgunu” olarak nitelendiren Kaya, söz konusu olayın birkaç kişinin bireysel tercihiyle açıklanamayacağını ileri sürdü. Kaya, “Ülkemizin ana gündemlerinden bir tanesi bu fon meselesi. Keşke daha güzel gündemleri konuşabilseydik ancak uzun zamandır maalesef olumsuz gündemleri konuşmak durumunda kalıyoruz. Bu fon krizinin iki büyük boyutu var. Birinci boyutu ekonomik büyüklüğü, ikincisi ise siyasi boyutu ve siyasi büyüklüğü” dedi. Söz konusu ekonomik büyüklüğün yaklaşık 25 milyar dolar olduğunu öne süren Kaya, rakamın boyutunu Malatya’nın kayısı ihracatı üzerinden örneklendirdi. Kaya, “Malatya’mızın en önemli ekonomik kalemlerinden bir tanesi kayısı. Yaklaşık 250 milyon dolarlık yıllık ihracattan bahsediyoruz. 25 milyar doların ne kadar büyük bir rakam olduğunu buradan da anlamak mümkün” ifadelerini kullandı. Yaşanan sürecin sermaye piyasalarında güven kaybına neden olduğunu savunan Kaya, bunun Türkiye’nin gelecekteki borçlanma maliyetlerini de artırabileceğini söyledi. Kaya, “Borsalarımız bir güven aşınmasına uğradığı için önümüzdeki günlerde borcu çevirmek için daha az para geleceğini, gelen paranın da daha yüksek faizle geleceğini düşündüğümüzde ekonomik kayıpların daha ağır sonuçları olacağını görüyoruz” diye konuştu.   “Organize bir düzenle karşı karşıyayız”   İktidar temsilcilerinin yaşananları bireysel yatırım tercihleri üzerinden değerlendirdiğini savunan Kaya, buna katılmadığını belirterek şunları söyledi: “İktidar partili yetkililere sorarsanız birkaç muhterisin, birkaç para hırsı olan kişinin yaptığı münferit ve bireysel bir vaka olarak görmemiz arzu ediliyor. Oysa keşke birkaç münferit kişinin yaptığı bir olay olsaydı. Ne ekonomik büyüklüğü bu kadar olurdu ne de sonuçları bu kadar ağır olurdu. Biz bunun organize ve örgütlü bir yapının sonucu olduğunu düşünüyoruz.” Kaya, fonlara yatırım yaptığı belirtilen bazı siyasetçilerin isimlerini de gündeme getirerek, yaşananların yalnızca yatırımcıların “para hırsıyla” açıklanamayacağını savundu.   Kaya’dan savunma anlaşması eleştirisi   Konuşmasında İslam ülkeleri arasındaki savunma iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kaya, prensip olarak İslam ülkeleri arasındaki dayanışmayı desteklediklerini ancak Türkiye’yi doğrudan askeri yükümlülük altına sokabilecek düzenlemelerin TBMM’de ayrıntılı biçimde tartışılması gerektiğini söyledi. Kaya, “Biz sadece ambalajlanmış işlerin ambalajına bakamayız. İçeriğinde ne olduğunu da değerlendirmek zorundayız. Bir ülkeye saldırı olduğunda Türkiye otomatik olarak savaşa mı girecek? Bunların açık şekilde tartışılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Türk askerinin başka ülkelere gönderilmesini gerektirebilecek düzenlemelerde TBMM’nin devre dışı bırakılamayacağını belirten Kaya, Meclis iradesinin korunması gerektiğini kaydetti.   “Bütçe büyüyor, faiz artıyor”   2027 yılı bütçesine de değinen Kaya, bütçe büyüklüğünün artmasına rağmen emekli, çiftçi, memur ve sosyal yardım alan kesimlerin bütçeden aldığı payın azaldığını savundu. Kaya, “2025 bütçesinde gider yaklaşık 14 trilyon 700 milyar liraydı. 2026’da 19 trilyon lirayı aştı, 2027 bütçesinde ise 27 trilyon lirayı aşan bir büyüklükle karşı karşıyayız. Bütçe büyüyor ancak emeklinin payı azalıyor, tarım ve hayvancılığın payı azalıyor, sosyal yardımların payı azalıyor, devlet memurlarının aldığı pay azalıyor. Ne artıyor? Faiz” dedi. Faiz giderlerindeki artışı eleştiren Kaya, “2027 bütçesinde yaklaşık 3 trilyon 975 milyar liralık faiz giderinden bahsediliyor. Vergiler de artıyor. Önümüzdeki günlerde bütçe görüşmelerinde bunları gündeme getirecek ve muhalefet şerhimizi ortaya koyacağız” ifadelerini kullandı. Saadet Partisi’nin iktidar eleştirisini yalnızca siyasi polemik amacıyla yapmadığını belirten Kaya, partilerinin Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretmek amacıyla çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.   Paşahan: Çok kötü bir dönemden geçiyoruz   Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan ise kongrede yaptığı konuşmada ekonomik koşullar, gençlerin yaşadığı sorunlar ve toplumsal yapıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Paşahan, “Çok kötü bir dönemden geçiyoruz. Maalesef gençlerimiz bunalımda, aileler perişan. Büyük bir insanlık buhranının içerisindeyiz. Kime dokunsanız feryat ediyor. Öğrencisi, öğretmeni, asgari ücretlisi, emeklisi, esnafı, çiftçisi; herkesin ciddi sorunları var” dedi. Ekonomik sorunların yanı sıra toplumsal ve siyasi sorunların da arttığını savunan Paşahan, Saadet Partisi teşkilatlarının “yaşanabilir bir Türkiye ve Malatya” hedefiyle çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Paşahan, “Bir taraftan derin ekonomik krizler, bir taraftan ahlaki sorunlar, diğer taraftan siyasi krizler ve entrikalar var. Gerçekten ciddi bir tabloyla karşı karşıyayız. Biz de insanlığın kurtuluşu, yaşanabilir bir Malatya, yeniden büyük Türkiye ve yeni bir dünya hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.   Büyükşehir’in borçlarına dikkat çekti   Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin borçlarını da gündeme getiren Paşahan, belediyelerin yüksek faiz yükü altında bulunduğunu savundu. Paşahan, “Sadece vatandaş mı borçlu? Hayır. Belediyeler de borçlu, devlet de borçlu. Malatya Büyükşehir Belediyesi’nden bahsetmek gerekirse, 2 milyar liradan fazla faiz borcu olduğunu zaman zaman gündeme getiriyoruz. Belediye yüksek faizle borçlanıyor, bu borcu kapatmak için de vatandaşın üzerine yeni yükler geliyor” dedi. Kamu varlıklarının özelleştirilmesini de eleştiren Paşahan, geçmiş yıllarda liman, fabrika ve çeşitli kamu işletmelerinin satıldığını, buna rağmen borç ve faiz yükünün sona ermediğini savundu. Paşahan, şöyle devam etti: “Devlet bir taraftan kamu kurumlarındaki stratejik yerleri, limanları ve fabrikaları sattı. Buna rağmen borç kapanmadı. Bu sefer vergilerle ve cezalarla vatandaşın sırtına yeni yükler getiriliyor. Biz bu gidişe ve bu ekonomik sisteme itiraz ediyoruz.” “Faizsiz ekonomik model istiyoruz” Milli Görüş hareketinin faizsiz ekonomik model önerisini hatırlatan Paşahan, ekonomik sistemde köklü değişiklik gerektiğini söyledi. Paşahan, “Erbakan Hocamız ne diyordu? Faizsiz bir ekonomik modeli inşa edeceğiz diyordu. Adil bir ekonomik düzeni inşa etmek mecburiyetindeyiz. Çocuklarımız ve gençlerimiz için bu mücadeleyi yürütmek zorundayız” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte de yüksek enflasyon ve ekonomik krizlerle mücadele ettiğini belirten Paşahan, AK Parti iktidarının yaklaşık çeyrek asırlık döneminin ardından ekonomik sorunların devam ettiğini savundu.   “Malatya’nın sesi olacağız”   Paşahan, ekonomik krizin önümüzdeki dönemde daha da derinleşebileceğini ileri sürerek, Saadet Partisi’nin Malatya’da saha çalışmalarını artıracağını söyledi. “Bizler Malatya’nın sesiyiz” diyen Paşahan, “Gündemi inşallah bizler belirleyeceğiz. Halkımız için gece gündüz demeden çalışacağız. Bu kongrenin en büyük hayırlara ve zaferlere vesile olmasını temenni ediyorum” dedi. Kongrede tek listeyle seçime gidilirken, Nihat Şahin başkanlığındaki liste delegelerin oyuna sunuldu.  

2 gün önce 25
GENEL

Malatya Büyükşehir’de Devralınan Borç Yükü Ortaya Çıktı! Kredilerin Faizi Anaparayı Aştı

Sayıştay raporu, Malatya Büyükşehir Belediyesinin geçmiş dönemden devreden kredi yükünü ve artan faiz maliyetlerini gözler önüne serdi. Selahattin Gürkan yönetimi döneminde kullanılan 30 ayrı kredinin zamanında ödenememesi ve yeniden yapılandırılması, belediyenin mali yükünü ağırlaştırdı. Malatya Büyükşehir Belediyesinin 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu, belediyenin mali tablosundaki borç yükünün geçmişine ilişkin dikkat çekici veriler ortaya koydu. Rapora göre, 2022 ve 2023 yıllarında kullanılan 30 ayrı kredinin taksitlerinin zamanında ödenememesi ve kredilerin yeniden yapılandırılması, faiz ve ek maliyetleri beraberinde getirdi. 31 Aralık 2025 itibarıyla söz konusu kredilerin kalan anapara borcu 6 milyar 291 milyon lira olurken, faiz borcu 7 milyar 921 milyon liraya ulaştı. Böylece yalnızca bu kredilere ilişkin faiz tutarı, kalan anapara borcunu yaklaşık 1,63 milyar lira geride bıraktı.   Borç yükünün geçmişi dikkat çekiyor Raporda, belediyenin yasal borçlanma limitini 2023, 2024 ve 2025 yıllarında aştığı da kaydedildi. Belediyenin toplam borç stoku 2024 sonunda 17,2 milyar liraya kadar yükselirken, 2025 yılı sonunda 16,3 milyar lira olarak gerçekleşti. Belediyenin Sayıştay’a verdiği cevapta, toplam borç stokunun yüzde 87,17’sinin kamu bankalarına olan kredi borçlarından oluştuğu ve söz konusu kredilerin 2023 yılının son çeyreğinde kullanıldığı belirtildi.   Sami Er yönetimi devraldığı mali tabloyla karşı karşıya Başkan Sami Er yönetimi döneminde de belediyenin mali yapısı açısından önemli bir gündem oluşturan borç yükü, geçmiş yıllarda kullanılan krediler ve bunların finansman maliyetleriyle birlikte değerlendiriliyor. Sayıştay raporunda yer alan veriler, kredi taksitlerinin zamanında ödenememesinin ve yeniden yapılandırmaların belediye bütçesi üzerindeki etkisini ortaya koyuyor. Belediye yönetimi ise borç stokunu azaltmak amacıyla gider kontrolü, tasarruf uygulamaları, gelir artırıcı tedbirler ve finansman çalışmalarının sürdürüldüğünü bildirdi.   Depremin ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışan Malatya’da, bir yandan kentin ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerin sürdürülmesi, diğer yandan geçmiş dönemlerden devreden mali yükün azaltılması belediyenin önündeki önemli başlıklar arasında yer alıyor.

4 gün önce 47
GENEL

Sayıştay MASKİ’nin Röntgenini Çekti: Kaçak Su, Denetimsiz İşletmeler ve Tartışmalı Atamalar!

Sayıştay’ın Malatya Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğünün 2025 yılı hesaplarına ilişkin denetim raporu, kurumun mali yönetiminden su kayıplarına, sanayi işletmelerinin denetiminden personel atamalarına kadar çok sayıda eksikliği ortaya çıkardı.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026’da yayımlanan MASKİ Genel Müdürlüğü 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, Malatya’nın su ve kanalizasyon hizmetlerini yürüten kurumda dikkat çekici uygulamaları gündeme taşıdı. Denetimlerde mali tablolara ilişkin bir, diğer idari ve mali işlemlere ilişkin 20 olmak üzere toplam 21 bulgu belirlendi. Özellikle çevresel denetimler, kamu kaynaklarının kullanımı, belediyeler arası hesap farklılıkları ve personel atamaları raporun öne çıkan başlıkları oldu.   468 işletmeden 398’inin geçerli izin belgesi yok Sayıştay denetçilerinin en dikkat çekici tespitlerinden biri, endüstriyel atıksu üreten işletmelerin izin ve denetim süreçlerinde yaşanan eksiklikler oldu. Rapora göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla MASKİ’nin sorumluluk alanında faaliyet gösteren 468 endüstriyel atıksu işletmesinin 388’inde Atıksu Bağlantı Kalite Kontrol İzin Belgesi bulunmadığı, 10 işletmenin ise belgesinin süresinin dolduğu belirlendi. Yalnızca 70 işletmenin geçerli izin belgesine sahip olduğu kaydedildi. Böylece işletmelerin yaklaşık yüzde 85’inin geçerli izin belgesi olmadan faaliyetlerini sürdürdüğü ortaya çıktı. Sayıştay, gerekli yaptırımların uygulanmamasının çevresel riskleri artırdığına ve mevzuata uygun çalışan işletmeler açısından eşitsizlik oluşturduğuna dikkat çekti.   Sanayi atıksularında denetim yetersiz kaldı   Raporda, 2025 yılı boyunca 468 işletmeden yalnızca 165’inin denetlendiği, bu işletmelerde toplam 205 denetim gerçekleştirildiği belirtildi. Atıksu numunesi alınan işletme sayısının ise yalnızca 25 olduğu, toplam 35 numune alma işlemi yapıldığı kaydedildi. Daha da dikkat çekici olan, yıl boyunca endüstriyel atıksu üreten işletmelere yönelik atıksu arıtma bedeli dahil herhangi bir idari yaptırım tahakkuk ettirilmemesiydi. Sayıştay, bu durumun mevzuata aykırı deşarjların etkin şekilde tespit edilmesini engellediğini ve yaptırım mekanizmasının işletilemediğini değerlendirdi.   Kaçak su kullanan bazı işletmelere düşük ceza   Denetimlerde ticarethanelerde kaçak su kullanımına yönelik ceza uygulamalarında da hatalar belirlendi. Rapora göre halı yıkama, oto yıkama, öğrenci yurdu ve düğün salonu gibi su tüketimi yüksek işletmelerin, mevzuat gereği büyük işletme kapsamında değerlendirilmesi gerekirken küçük işletme tarifesi üzerinden cezalandırıldığı tespit edildi. Bu uygulama, kaçak su kullanımına ilişkin tahakkukların mevzuatta öngörülen tutarların altında kalmasına yol açabilecek bir eksiklik olarak değerlendirildi.   İhaleye çıkılması gereken alımlar parçalara bölündü   Sayıştay raporunda kamu alımlarına ilişkin önemli bir tespit de yer aldı. Denetçiler, aynı nitelikte ve bütünlük arz eden bazı hizmet alımlarının doğrudan temin parasal limitlerinin altında kalacak şekilde kısımlara bölündüğünü belirledi. MASKİ yönetimi ise söz konusu alımların deprem sonrası altyapı hasarları, kuraklık ve acil hizmet ihtiyaçları nedeniyle gerçekleştirildiğini bildirdi. Sayıştay, idarenin gerekçelerini değerlendirmekle birlikte süreklilik gösteren ihtiyaçların önceden planlanarak ihale mevzuatına uygun yöntemlerle karşılanması gerektiğini vurguladı.   Özel kalem kadrosundan sınavsız memuriyet   Raporda personel atamalarına ilişkin tespitler de dikkat çekti. Sayıştay, Özel Kalem Müdürlüğüne atanan bazı kişilerin kısa süre bu görevde bulunduktan sonra diğer memur kadrolarına nakledildiğini ve böylece sınav şartı uygulanmadan devlet memurluğuna girişlerinin sağlandığını belirledi. Bu uygulama, kamu personel alımlarında liyakat, eşitlik ve sınav esaslarının korunması açısından önemli bir denetim bulgusu olarak rapora yansıdı.   Belediyelere aktarılmayan 184,8 milyon lira   Sayıştay’ın bir başka önemli tespiti, MASKİ tarafından tahsil edilen çevre temizlik vergisi paylarının ilgili belediyelere zamanında aktarılmaması oldu. Rapora göre 31 Aralık 2025 itibarıyla belediyelere aktarılmayan tutar toplam 184 milyon 884 bin 684 liraya ulaştı. En yüksek tutar 74 milyon 861 bin lirayla Yeşilyurt Belediyesine ait olurken, Battalgazi Belediyesinin 62 milyon 804 bin lira, Malatya Büyükşehir Belediyesinin ise 25 milyon 711 bin lira alacağı bulunduğu belirlendi. MASKİ, 2026 yılında bazı belediyelere nakit ödemeler yapıldığını ve karşılıklı mahsuplaşmalar gerçekleştirildiğini bildirdi. Ancak Sayıştay, söz konusu payların yasal sürelerinde aktarılması gerektiğini vurguladı.   Büyükşehir ile MASKİ’nin hesapları birbirini tutmadı   Denetimlerde MASKİ ile Malatya Büyükşehir Belediyesi arasındaki alacak ve borç kayıtlarında da uyumsuzluk tespit edildi. MASKİ kayıtlarında Büyükşehir Belediyesinden 34 milyon 989 bin liralık içme suyu alacağı bulunurken, Büyükşehir Belediyesinin ilgili hesabında bu tutarın sıfır olarak yer aldığı belirlendi. Nakit borçlanma ve zemin tahrip bedellerine ilişkin kayıtlarda da önemli farklılıklar saptandı. Özellikle zemin tahrip bedellerinde MASKİ’nin 147 milyon lira civarındaki borç kaydına karşılık Büyükşehir Belediyesinin kayıtlarında yaklaşık 859 milyon liralık tutar bulunması dikkat çekti.   Su kayıpları ve tarifeler de denetim konusu Raporda, içme suyu kayıp ve kaçaklarının önlenmesine yönelik tedbirlerde eksiklikler bulunduğu belirtildi. Su ve atıksu tarifelerinin maliyetler esas alınarak belirlenmediği, bazı abonelik türlerinde hatalı tarife uygulamalarına gidildiği ve hat bakım bedelinin abonelerden eşit şekilde tahsil edilmediği tespit edildi. 2025 yılı için aylık 7 lira artı KDV olarak belirlenen hat bakım bedelinin, özellikle sayaçların okunamadığı bazı kırsal aboneliklerde eksik tahakkuk ettirildiği veya hiç tahakkuk ettirilmediği kaydedildi.   MASKİ’nin gideri 3,7 milyar lirayı aştı Sayıştay’ın mali tablolarına göre MASKİ’nin 2025 yılı bütçe giderleri 3 milyar 731 milyon 443 bin lira olarak gerçekleşti. Net bütçe gelirleri ise 2 milyar 707 milyon 394 bin lira oldu. Bütçe giderleri, 2024 yılına göre yüzde 49,37 artarken faiz giderleri 293 milyon 514 bin liraya ulaştı. Mal ve hizmet alımlarına yaklaşık 1 milyar 976 milyon lira, sermaye giderlerine ise 1 milyar 283 milyon lira harcandı.   İç denetçi kadrosu bulunmuyor Sayıştay, MASKİ’de iç kontrol sisteminin kurulmasına yönelik çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ancak sistemin etkin şekilde işletilmesi açısından eksiklikler bulunduğunu da ortaya koydu. Raporda kurumda iç denetim birimi ve iç denetçi kadrosunun bulunmadığı, kurumsal risk yönetimine ilişkin çalışmaların yetersiz kaldığı ve iç kontrol sisteminin yıllık değerlendirmelerinin yapılmadığı belirtildi.   Bazı eksiklikler önceki yıldan devam ediyor Sayıştay raporunun izleme bölümünde, 2024 yılında tespit edilen bazı eksikliklerin 2025 yılında da sürdüğü görüldü. Özellikle özel kalem kadrosunun sınavsız memuriyete giriş için kullanılması, su ve atıksu tarifelerinin maliyet esaslı belirlenmemesi ve altyapı harcamalarına katılma paylarının tahsil edilmemesi konularında önceki yılın bulgularının giderilmediği kaydedildi. Su kayıp ve kaçaklarının önlenmesine ilişkin tedbirlerde ise önceki yılın bulgusunun kısmen yerine getirildiği belirtildi. Sayıştay’ın değerlendirmeleri, MASKİ’nin mali yönetim, çevresel denetim, personel politikası ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin süreçlerinde mevzuata uyumun güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Raporda yer alan tespitler, kurumun 2025 yılı işlemlerine ilişkin olup, bazı eksikliklerin giderilmesi amacıyla 2026 yılında başlatılan çalışmalar da idarenin yanıtlarında yer aldı.

4 gün önce 55
GENEL

Yazıhan Belediyesinden Dikkat Çeken Mali Performans: Gelirler Yüzde 57 Arttı!

Sayıştay Başkanlığının 2025 yılı denetim raporu, Malatya'nın Yazıhan Belediyesinin mali tablosundaki olumlu gelişmeleri ortaya koydu. Belediyenin bütçe gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 57,10 artarak 157,4 milyon liraya yükselirken, bütçe giderleri 154 milyon lirada kaldı. Yıl sonunda 61,6 milyon liralık olumlu faaliyet sonucu kaydedilirken, vergi gelirlerindeki yüzde 429'luk artış dikkat çekti.     Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Yazıhan Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin gelir performansındaki yükselişi ve mali yapısını ortaya koydu. Raporda yer alan veriler, belediyenin 2025 yılında bütçe gelirlerini önemli ölçüde artırdığını, gider artışının ise gelir artışının altında kaldığını gösterdi.   Gelirlerde 57 milyon liralık artış   Yazıhan Belediyesinin 2024 yılında 100 milyon 204 bin lira olan net bütçe gelirleri, 2025 yılında 157 milyon 428 bin liraya ulaştı. Böylece belediyenin yıllık gelirleri 57 milyon 223 bin lira artarak yüzde 57,10 büyüme gösterdi. Gelir kalemlerinde en dikkat çekici yükseliş vergi gelirlerinde gerçekleşti. 2024 yılında 8 milyon 976 bin lira olan vergi gelirleri, 2025 yılında 47 milyon 517 bin liraya yükseldi. Vergi gelirlerinde bir yılda yüzde 429,40 oranında artış kaydedildi. Belediyenin diğer gelirleri ise 67 milyon liradan 95 milyon 889 bin liraya çıktı. Sayıştay raporunda, bu kalemdeki artışın merkezi idareden alınan paylardaki yükselişten kaynaklandığı belirtildi.   Gelir artışı gider artışını geride bıraktı   2025 yılı mali verilerine göre Yazıhan Belediyesinin bütçe gelirlerindeki artış oranı yüzde 57,10 olurken, bütçe giderlerindeki artış yüzde 44,38 seviyesinde gerçekleşti. Belediyenin 2024 yılında 106 milyon 717 bin lira olan bütçe giderleri, 2025 yılında 154 milyon 88 bin liraya yükseldi. Bu sonuçlarla belediye, 2025 yılını yaklaşık 3 milyon 340 bin liralık pozitif bütçe gelir-gider farkıyla tamamladı.   61,6 milyon liralık olumlu faaliyet sonucu   Sayıştay denetim raporunda belediyenin faaliyet sonuçları tablosuna ilişkin veriler de yer aldı. Buna göre belediyenin 2025 yılı faaliyet gelirleri 155 milyon 767 bin lira, faaliyet giderleri ise 132 milyon 680 bin lira olarak gerçekleşti. 38 milyon 561 bin liralık enflasyon düzeltmesinin de hesaplamaya dahil edilmesiyle dönem olumlu faaliyet sonucu 61 milyon 648 bin lira olarak kaydedildi. Söz konusu tutar, belediyenin muhasebe esaslarına göre hesaplanan faaliyet sonucunu gösterirken doğrudan nakit fazlası anlamına gelmiyor.   Belediyenin varlıkları 360 milyon liraya ulaştı   Yazıhan Belediyesinin 2025 yılı bilançosunda toplam varlık büyüklüğü 360 milyon 450 bin lira olarak yer aldı. Belediyenin dönen varlıkları 48 milyon 681 bin lira, duran varlıkları ise 311 milyon 769 bin lira olarak kaydedildi. Bilanço verilerine göre belediyenin banka hesabında 15 milyon 999 bin lira bulunurken, öz kaynakları 340 milyon 839 bin lira seviyesinde gerçekleşti. Kısa vadeli yükümlülükler 18 milyon 808 bin lira, uzun vadeli yükümlülükler ise 803 bin lira olarak açıklandı. Bu veriler, belediyenin dönen varlıklarının kısa vadeli yükümlülüklerini karşılama düzeyinin üzerinde olduğunu gösterdi. Bununla birlikte dönen varlıkların önemli bir bölümünün devreden KDV'den oluşması, likidite değerlendirmesinde dikkate alınması gereken bir unsur olarak öne çıktı.   Personel giderlerinde azalma yaşandı   Sayıştay raporuna göre Yazıhan Belediyesinin personel giderleri 2024 yılında 23 milyon 539 bin lira iken 2025 yılında 22 milyon 375 bin liraya geriledi. Personel giderlerinde yüzde 4,95 oranında azalma yaşanırken, sermaye giderleri de yüzde 23,10 düşüşle 13 milyon 435 bin lira seviyesinde gerçekleşti. Buna karşılık mal ve hizmet alımı giderleri yüzde 82,67 artarak 110 milyon 266 bin liraya yükseldi. Rapordaki veriler, belediyenin harcama yapısında mal ve hizmet alımlarının ağırlığının arttığını gösterdi.   Sayıştay mali tabloları değerlendirdi   Sayıştay Başkanlığı, Yazıhan Belediyesinin 2025 yılı mali tablolarına ilişkin denetim görüşünde, belirlenen hesap alanları dışındaki mali bilgilerin tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olduğu kanaatine vardı. Denetim raporunda belediyenin mali tablolarını etkileyen 7 bulguya yer verilirken, diğer idari ve mali uygulamalara ilişkin 9 ayrı tespit yapıldı.   Denetimde bazı eksiklikler de belirlendi   Sayıştay raporunda, olumlu mali göstergelerin yanı sıra belediyenin bazı uygulamalarında mevzuata uyum ve kayıt düzeni açısından eksiklikler bulunduğu ifade edildi. Denetimde, doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulü kapsamındaki bazı alımlarda yüzde 10'luk yasal sınırın Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan aşıldığı belirlendi. Ayrıca yol bakım ve onarımı, inşaat malzemesi alımı ve taş duvar yapımı gibi bazı ihtiyaçların doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde kısımlara bölündüğü tespit edildi. Sosyal yardım ödemelerinde başvuru ve değerlendirme belgeleri ile komisyon kararlarına ilişkin eksiklikler bulunduğu, taşınmaz envanteri ile muhasebe kayıtlarının tam olarak ilişkilendirilemediği de raporda yer aldı. Belediye şirketinden kiralanan yabancı menşeli bir aracın bakım, sigorta ve lastik giderleri kapsamında belediye bütçesinden karşılanan 179 bin 333 liranın ise belediyenin açıklamasına göre 20 Mayıs 2026 tarihinde ilgili şirketten tahsil edildiği belirtildi. Denetimde katı atıkların depolanması, KDV kayıtları, kıdem tazminatı karşılıkları ve geçici görev yolluğu ödemeleriyle ilgili eksiklikler de tespit edildi.   Yazıhan Belediyesi, Sayıştayın çeşitli bulgularına verdiği cevaplarda gerekli çalışmaların başlatıldığını ve sonraki işlemlerde raporda belirtilen hususlara uygun hareket edileceğini bildirdi.  

4 gün önce 38
GENEL

Arapgir Belediyesinde Sayıştay Depremi: Kasada 102 Bin TL, 70 Milyon TL Kısa Vadeli Yükümlülük!

Sayıştay Başkanlığının Arapgir Belediyesi 2025 Yılı Denetim Raporu, belediyenin ihale işlemleri, taşınmaz yönetimi, personel harcamaları ve mali kayıtlarındaki ciddi eksiklikleri ortaya çıkardı. Raporda 294 taşınmazın değerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmadığı, 131 taşınmazın pazarlık usulüyle kiraya verildiği ve kiralama işlemlerinde kesin teminat alınmadığı tespit edildi.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Malatya Arapgir Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin mali yapısı ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin çarpıcı bulguları gözler önüne serdi. 51 sayfalık raporda, mali tabloların güvenilirliğini etkileyen 5, mevzuata aykırılıklar ve idari işlemlerle ilgili 13 olmak üzere toplam 18 ayrı bulguya yer verildi. Denetimde özellikle doğrudan temin işlemleri, taşınmaz kiralamaları, belediye şirketlerine yapılan ödemeler ve tahsil edilemeyen kamu gelirleri öne çıktı.   İhalelerde 113 Milyon Lirayı Aşan Sınır İhlali   Sayıştay denetiminin en dikkat çekici bulgularından biri, belediyenin doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulü kapsamındaki harcamaları oldu. Rapora göre 2025 yılında bu kapsamda 28 milyon 603 bin liralık mal alımı, 82 milyon 672 bin liralık hizmet alımı ve 15 milyon 999 bin liralık yapım işi gerçekleştirildi. Söz konusu işlemlerin yıllık bütçede ilgili harcama kalemleri için ayrılan ödeneklerin yüzde 10'unu Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan aştığı tespit edildi. Mal alımlarında yüzde 10'luk sınırın 25 milyon 622 bin lira, hizmet alımlarında 73 milyon 636 bin lira, yapım işlerinde ise 14 milyon 122 bin lira aşıldığı belirlendi. Üç kalemdeki toplam sınır aşımı 113 milyon 381 bin 252 liraya ulaştı.   Sayıştay, Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan gerçekleştirilen sınır aşımı işlemlerinin mevzuata aykırı olduğunu belirterek belediyenin satın alma süreçlerini yasal sınırlara uygun yürütmesi gerektiğini vurguladı.   Akaryakıt Ve Yapım İşleri Parçalara Bölündü   Denetim raporunda belediyenin bazı ihtiyaçlarını ihale yapmak yerine doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde parçalara bölerek karşıladığı da tespit edildi.   Sayıştay, akaryakıt alımı, yol bakım ve onarım çalışmaları, inşaat malzemesi alımları ve taş duvar yapımı gibi işlerin aynı yüklenicilerden kısımlara bölünerek satın alındığını belirledi.   Raporda, aynı nitelikteki ihtiyaçların parasal sınırların altında kalmak amacıyla bölünmesinin Kamu İhale Kanunu'nun rekabet, saydamlık ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine aykırı olduğu ifade edildi.   Belediye yönetimi ise bundan sonraki süreçte alımların mevzuata uygun yürütülmesi konusunda gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi.   131 Taşınmaz Pazarlık Usulüyle Kiraya Verildi   Sayıştayın bir diğer önemli tespiti belediyeye ait taşınmazların kiralanmasıyla ilgili oldu. Denetçiler, Arapgir Belediyesine ait 131 taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51'inci maddesinin (g) bendi kapsamında pazarlık usulüyle kiraya verildiğini belirledi. Raporda, söz konusu pazarlık usulünün belediyenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar için uygulanamayacağına dikkat çekildi. Belediye, kiracıların büyük bölümünün 25-30 yıldır aynı taşınmazları kullandığını, yeni ihale süreçlerinin hizmetlerde aksamalara neden olabileceğini ve bazı kiracıların taşınmazlara yatırım yaptığını savundu.   Sayıştay ise belediyeye ait taşınmazların kiralanmasında rekabetin sağlanması ve mevzuatta öngörülen açık veya kapalı teklif usullerinin uygulanması gerektiğini bildirdi.   131 Kiralama İhalesinde Kesin Teminat Alınmadı   Sayıştay raporunda aynı 131 taşınmazın kiralanması sırasında bir başka eksikliğin daha bulunduğu ortaya çıktı. Denetimde, kiralama ihalelerinde ihale bedelinin yüzde 6'sı oranında alınması gereken kesin teminatların alınmadığı tespit edildi. Raporda, kesin teminat alınmamasının kiracıların yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda belediyenin uğrayabileceği zararların tahsilini güçleştirebileceği belirtildi. Belediye yönetimi, bundan sonraki kiralama işlemlerinde kesin teminat alınacağını açıkladı.   294 Taşınmazın Değeri Muhasebe Kayıtlarında Yok   Sayıştay denetçileri, Arapgir Belediyesi adına tapuda kayıtlı 671 taşınmazı da incelemeye aldı. Yapılan incelemede, söz konusu taşınmazlardan 294'ünün değer tespitinin yapılmadığı ve bu nedenle ilgili muhasebe hesaplarına kaydedilmediği belirlendi. Raporda, bu durumun belediyenin arazi, arsa, bina ve diğer taşınmaz varlıklarının gerçek değerlerinin mali tablolara yansıtılmasını engellediği vurgulandı.   Sayıştay, taşınmazların değerlerinin komisyon aracılığıyla belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmasını istedi.   Belediye Şirketine Hakedişler Eksik Ödendi   Raporda belediyenin kendi personel şirketine yaptığı ödemeler de denetim konusu oldu. Sayıştay, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında belediye şirketine yapılması gereken hakediş ödemelerinin SGK primi ve vergi tutarları düşüldükten sonra yalnızca net ücretler üzerinden gerçekleştirildiğini belirledi. SGK primleri ve vergilerin zamanında ödenmemesinin belediye şirketini gecikme zamları ve ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya bıraktığı ifade edildi. Raporda, bu durumun sonuçta belediye bütçesine ilave yük getirebileceği vurgulandı. Belediye yönetimi, eksik hakediş ödemelerinin genel ekonomik şartlar ve ödenek yetersizliğinden kaynaklandığını belirterek sonraki süreçte ödemelerin eksiksiz yapılacağını bildirdi.   Belediyeden Emekli Personele Doğrudan Hizmet Alımı   Sayıştay, belediyenin hizmet binası ve sulama kanalı temizliği gibi personel çalıştırılmasına dayalı işleri doğrudan temin yöntemiyle şahıslardan satın aldığını da tespit etti. Raporda, bu kişilerden bazılarının belediyeden emekli personel olduğu belirtildi. Sayıştay, söz konusu işlerin ilgili mevzuat kapsamında belediye şirketleri aracılığıyla yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak doğrudan teminle gerçekleştirilen uygulamaları mevzuata aykırı buldu. Belediye ise bundan sonraki süreçte personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerin ilgili mevzuata uygun şekilde belediye şirketleri üzerinden karşılanacağını bildirdi.   Çöpler Orman Vasıflı Araziye Döküldü   Denetim raporunda çevre ve halk sağlığı açısından dikkat çeken bir bulguya da yer verildi. Sayıştay, Arapgir Belediyesinin topladığı katı atıkları Malatya Büyükşehir Belediyesine ait aktarma istasyonuna götürmek yerine Şıhlar Mahallesi'ndeki orman vasıflı 959 ada 1 parselde vahşi depolama yöntemiyle biriktirdiğini tespit etti. Raporda, atıkların bu şekilde depolanmasının toprak, su ve hava kirliliğine yol açabileceği, çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturduğu vurgulandı. Sayıştay, katı atıkların mevzuata uygun şekilde toplanarak aktarma istasyonlarına taşınması gerektiğini belirtti.   Ruhsatsız İş Yerleri Ve Eksik Vergi Tahsilatı   Sayıştay denetiminde Arapgir'de iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan işletmelerin olduğu belirlendi. Belediyenin bazı gelir kalemlerinde tahsilat oranlarının düşük kaldığı da rapora yansıdı. 2025 yılı verilerine göre mülkiyet üzerinden alınan vergilerin yüzde 47,04'ü, ilan ve reklam vergisinin yüzde 42,07'si, iş yerlerine ilişkin çevre temizlik vergisinin yüzde 56,50'si ve kira gelirlerinin yüzde 68,97'si tahsil edilebildi. Sayıştay, belediye gelirlerinin zamanında takip edilmesi ve tahsilat süreçlerinin etkin yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan işletme hakkının devri niteliğindeki taşınmaz kiralamalarında KDV alınmadığı, kazı ruhsat harcı ve zemin tahrip bedellerinin tahsil edilmediği de tespit edildi.   Bankada 102 Bin Lira, Kısa Vadeli Yükümlülük 70,4 Milyon Lira   Arapgir Belediyesinin 2025 yılı bilançosunda yer alan rakamlar da dikkat çekti. Belediyenin yıl sonu banka hesabında yalnızca 102 bin 401 lira bulunurken, kısa vadeli yabancı kaynak toplamı 70 milyon 431 bin 347 lira olarak kaydedildi. Bu yükümlülükler içerisinde 52 milyon 495 bin liralık bütçe emaneti, 7 milyon 423 bin liralık ödenecek vergi ve fonlar ile 6 milyon 924 bin liralık sosyal güvenlik kesintileri yer aldı. Ayrıca 2 milyon 611 bin liralık vadesi geçmiş, ertelenmiş veya taksitlendirilmiş vergi ve diğer yükümlülükler bilançoya yansıdı. Belediyenin dönen varlık toplamı 32 milyon 941 bin lira olurken, kısa vadeli yabancı kaynakların bu tutarın iki katını aşması mali açıdan dikkat çekti. Söz konusu veriler, belediyenin yıl sonu itibarıyla kısa vadeli yükümlülüklerine karşılık likidite açısından önemli bir baskı altında bulunduğunu ortaya koydu.   168 Milyon Gelire Karşılık 176 Milyon Harcama   Sayıştay raporuna göre Arapgir Belediyesinin 2025 yılı başlangıç bütçesi 170 milyon lira olarak belirlendi. Yıl içerisinde 24 milyon liralık ek bütçe yapılmasıyla toplam ödenek 194 milyon liraya yükseldi. Yıl sonunda net bütçe gelirleri 168 milyon 56 bin 380 lira, bütçe giderleri ise 176 milyon 431 bin 701 lira olarak gerçekleşti. Böylece belediyenin bütçe giderleri, net bütçe gelirlerini yaklaşık 8 milyon 375 bin lira aştı. Mal ve hizmet alımı giderleri 2024 yılında 85 milyon 386 bin lira iken 2025 yılında 129 milyon 843 bin liraya yükseldi. Söz konusu kalemde yüzde 52,07 oranında artış yaşandı. Buna karşılık sermaye giderleri yüzde 42,98 azalarak 4 milyon 31 bin liraya geriledi.   Belediyenin faaliyet sonuçları tablosunda ise 159 milyon 912 bin lira faaliyet gideri ve 152 milyon 657 bin lira faaliyet geliri yer aldı. Enflasyon düzeltmesi sonrasında dönem olumlu faaliyet sonucu 37 milyon 904 bin lira olarak kaydedildi.   Sayıştaydan Mali Yönetim Ve Denetim Uyarısı   Sayıştay, Arapgir Belediyesinin muhasebe kayıtlarında kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmaması, taşınır kayıtlarındaki hatalar, maddi duran varlıkların değerini artıran harcamaların doğrudan giderleştirilmesi ve iktisadi faaliyet konusu olmayan giderlere ilişkin KDV'nin indirim konusu yapılması gibi eksiklikler de tespit etti. Belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan sosyal denge tazminatı sözleşmesinde, sözleşme konusu dışında kalan düzenlemelerin bulunduğu da raporda yer aldı. Belediye yönetimi, Sayıştayın çeşitli bulgularına verdiği cevaplarda mevzuata uygun işlem yapılması ve eksikliklerin giderilmesi yönünde gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi.  

4 gün önce 38
GENEL

Sayıştay’dan Arguvan Belediyesi’ne 20 Kritik Tespit: İhaleler, Milyonluk Harcamalar Ve Kayıtsız Taşınmazlar!

Sayıştay Başkanlığının Arguvan Belediyesine ilişkin 2025 yılı denetim raporu, kamu kaynaklarının kullanımı ve belediyenin mali yönetimindeki ciddi eksiklikleri gün yüzüne çıkardı. Raporda, 486 taşınmazın değerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmadığı, 101 taşınmazın kiralama ihalesinde kesin teminat alınmadığı ve 1 milyon 875 bin liralık kamyonun ihale yapılmadan doğrudan temin yöntemiyle satın alındığı tespit edildi.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Arguvan Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin ihale süreçlerinden taşınmaz yönetimine, vergi tahsilatından kamu harcamalarına kadar birçok alandaki uygulamalarını mercek altına aldı. 51 sayfalık raporda, mali tabloların güvenilirliğini etkileyen 6, mevzuata aykırılıklar ve idari uygulamalara ilişkin 14 olmak üzere toplam 20 bulgu yer aldı.   486 Taşınmaz Muhasebe Kayıtlarına Alınmadı   Sayıştay denetiminde, Arguvan Belediyesi adına tapuda kayıtlı 511 taşınmazdan 486'sının değer tespitinin yapılmadığı ve muhasebe kayıtlarına alınmadığı belirlendi. Belediyenin önemli miktardaki taşınmaz varlığının mali tablolara doğru şekilde yansıtılmadığına dikkat çekilen raporda, söz konusu eksikliğin bilanço hesaplarının gerçek durumu göstermesini engellediği vurgulandı. Sayıştay, belediyeye ait taşınmazların değerlerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınması gerektiğini bildirdi.   101 Kiralama İhalesinde Kesin Teminat Alınmadı   Raporda dikkat çeken bir başka tespit ise belediyeye ait taşınmazların kiralanması sırasında ortaya çıktı. Sayıştay, 101 taşınmazın kiralama ihalesinde mevzuat gereği alınması gereken yüzde 6 oranındaki kesin teminatın alınmadığını belirledi. Denetim raporunda, kesin teminat uygulamasının sözleşmelerden doğabilecek yükümlülüklerin güvence altına alınması açısından zorunlu olduğu hatırlatıldı. Teminat alınmadan gerçekleştirilen kiralama işlemlerinin belediyeyi mali risklerle karşı karşıya bırakabileceğine işaret edildi.   1 Milyon 875 Bin Liralık Kamyon Doğrudan Teminle Alındı   Sayıştay raporunun en dikkat çekici bulgularından biri de belediyenin kamyon alımı oldu. Belediyenin 28 Mayıs 2025 tarihinde 1 milyon 875 bin lira artı KDV bedelle satın aldığı lowbed kamyon için ihale yapılmadığı, alımın doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildiği tespit edildi. Söz konusu dönemde büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki idareler için doğrudan temin parasal sınırının 800 bin 366 lira olduğu belirtildi. Buna göre kamyonun KDV hariç bedelinin yasal doğrudan temin sınırını 1 milyon 74 bin 634 lira aştığı ortaya çıktı. Sayıştay, alımın temel ihale usulleri yerine doğrudan teminle gerçekleştirilmesini mevzuata aykırı buldu. Belediye ise savunmasında ilçedeki 49 mahalle ve 72 mezrada iş makinelerinin taşınmasında yaşanan güçlükleri gerekçe gösterdi. Alımın acil ihtiyaç kapsamında ve bir defaya mahsus yapıldığı ifade edildi.   Doğrudan Teminde 44 Milyon Lirayı Aşan Sınır İhlali   Sayıştay denetiminde belediyenin doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulü kapsamında gerçekleştirdiği alımlarda da önemli sınır aşımları belirlendi. Rapora göre mal alımlarında 35 milyon 840 bin lira, hizmet alımlarında 8 milyon 70 bin lira ve yapım işlerinde 6 milyon 530 bin lira civarında harcama gerçekleştirildi. Söz konusu alımların yıllık bütçede ilgili harcama kalemleri için ayrılan ödeneklerin yüzde 10'unu aştığı ve Kamu İhale Kurulunun uygun görüşünün alınmadığı tespit edildi. Üç harcama kaleminde yüzde 10'luk sınırın üzerindeki toplam tutarın yaklaşık 44,4 milyon liraya ulaştığı görüldü. Sayıştay, doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulüyle gerçekleştirilecek alımlarda yasal sınırların gözetilmesi ve sınır aşımı öngörülen durumlarda Kamu İhale Kurulundan önceden uygun görüş alınması gerektiğini vurguladı.   Akaryakıt Ve Yapım İşleri Parçalara Bölündü   Denetçilerin tespitleri yalnızca parasal sınırların aşılmasıyla sınırlı kalmadı. Raporda akaryakıt, yol bakım ve onarım, inşaat malzemesi ve taş duvar yapımı gibi bazı ihtiyaçların ihale yapılması gereken bütünlükte olmasına rağmen doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde kısımlara bölündüğü belirtildi. Bazı alımların aynı yüklenicilerden parça parça gerçekleştirildiği tespit edilirken, bu uygulamanın Kamu İhale Kanunu'nun temel ilkelerine aykırı olduğu kaydedildi. Belediye yönetimi, işlemlerin acil ihtiyaçlar ve teknik personel yetersizliği nedeniyle gerçekleştirildiğini bildirdi. Sayıştay ise aynı nitelikteki ihtiyaçların parçalara bölünmeden, ihale mevzuatında öngörülen yöntemlerle karşılanması gerektiğine dikkat çekti.   Belediye Şirketinin Hesaplarında 5,2 Milyon Liralık Fark   Arguvan Belediyesinin tamamına sahip olduğu Arbel Tarım Hayvancılık Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin sermaye kayıtları da Sayıştay denetimine takıldı. Belediyenin muhasebe kayıtlarında şirkete yapılan sermaye katılımı 18 milyon 219 bin 500 lira olarak görünürken, şirket kayıtlarında sermaye tutarının 13 milyon lira olduğu belirlendi. İki kayıt arasında 5 milyon 219 bin 500 liralık fark bulunduğu tespit edildi. Sayıştay, bu uyumsuzluğun belediyenin mali tablolarının doğruluğunu etkilediğini belirterek kayıtların düzeltilmesini istedi.   Vergi Ve Kira Gelirleri Tahsil Edilemedi   Denetim raporunda belediyenin gelir yönetimindeki eksiklikler de dikkat çekti. Mülkiyet üzerinden alınan vergilerde tahsilat oranının yüzde 15,67, kira gelirlerinde yüzde 45, iş yerlerine ilişkin çevre temizlik vergisinde ise yüzde 28,72 seviyesinde kaldığı belirtildi. Sayıştay, belediyenin tahakkuk ettirdiği gelirlerin tahsilatında yaşanan yetersizliklerin kamu kaynaklarının etkin yönetimini olumsuz etkilediğine işaret etti. Belediye ise düşük tahsilat oranlarında deprem felaketinin etkili olduğunu, bazı alacaklarla ilgili icra takiplerinin sürdüğünü bildirdi.   Kafeterya Ve Petrol İstasyonundan KDV Alınmadı   Raporda, belediyeye ait kafeterya, misafirhane ve petrol istasyonu gibi işletme hakkının devri niteliğindeki kiralamalarda KDV tahakkuk ettirilmediği tespit edildi. Sayıştay, söz konusu kiralama işlemlerinin KDV'ye tabi olduğunu belirterek tahakkuk ve tahsilat işlemlerinin mevzuata uygun gerçekleştirilmesini istedi. Ayrıca belediye adına düzenlenen bazı serbest meslek makbuzlarında gelir vergisi kesintisi yapılmadığı, kazı ruhsat harcı ve zemin tahrip bedellerinin tahsil edilmediği belirlendi.   Ruhsatsız İş Yerleri Ve Eksik Vergi Kayıtları   Sayıştay denetçileri, Arguvan'da iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösteren işletmeler bulunduğunu da tespit etti. Bazı iş yerlerine çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirilmediği belirtilirken, belediyenin ruhsatlandırma, denetim ve vergi tahsilatına ilişkin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi gerektiği ifade edildi.   Yetkisi Olmadan Hafriyat Sahası Belirledi   Arguvan Belediyesinin görev alanında bulunmamasına rağmen hafriyat döküm sahası belirlediği ve kaçak hafriyat dökümüne yönelik cezai işlemler uyguladığı da rapora yansıdı. Belediyenin Tepebağ Mahallesi Kayabaşı mevkisindeki 330 ada 2 ve 3 numaralı parselleri hafriyat döküm alanı olarak belirlediği tespit edildi. Sayıştay, büyükşehir belediyesinin yetki alanında bulunan işlemlerin ilgili yetki düzenlemelerine uyulmadan gerçekleştirilmesini mevzuata aykırı değerlendirdi.   Çöplerin Vahşi Depolandığı Belirlendi   Denetim raporunda çevre ve halk sağlığı açısından da önemli bir bulguya yer verildi. Arguvan Belediyesinin topladığı katı atıkları Malatya Büyükşehir Belediyesine ait aktarma istasyonuna göndermek yerine vahşi depolama yöntemiyle biriktirdiği tespit edildi. Sayıştay, atıkların mevzuata aykırı şekilde depolanmasının çevre kirliliği ve halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu vurguladı. Belediye, mevcut araç ve teknik imkânların yetersizliği nedeniyle atıkların uygun aktarma merkezlerine taşınamadığını bildirdi.   128,9 Milyon Lira Gelir, 98 Milyon Lira Gider   Sayıştay raporunda belediyenin 2025 yılı mali verilerine de yer verildi. 120 milyon lira olarak öngörülen bütçede net gelirler 128 milyon 890 bin 557 lira, bütçe giderleri ise 98 milyon 28 bin 968 lira olarak gerçekleşti. Belediyenin net bütçe gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 59,03 artarken, giderlerdeki artış yüzde 1,54 oldu. Mal ve hizmet alımı giderleri 70 milyon 638 bin liraya ulaşırken, sermaye giderleri bir önceki yıla göre yüzde 30,03 azalarak 9 milyon 809 bin liraya geriledi. Belediyenin faaliyet sonuçları tablosunda, enflasyon düzeltmesi dahil dönem olumlu faaliyet sonucu 68 milyon 275 bin 897 lira olarak kaydedildi.   Sayıştaydan Belediyeye Mevzuat Uyarısı   Sayıştay Başkanlığı, denetim sonucunda belediyenin ihale, taşınmaz, muhasebe, gelir tahsilatı ve çevre yönetimi süreçlerinde mevzuata uygun hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Belediye yönetimi ise bulgulara ilişkin verdiği cevaplarda eksikliklerin giderilmesi ve benzer uygulamaların tekrarlanmaması için gerekli çalışmaların yapılacağını bildirdi. 2025 yılına ilişkin toplam 20 denetim bulgusu, Arguvan Belediyesinin kamu kaynaklarının yönetimi ve mali kontrol mekanizmalarında önemli eksiklikler bulunduğunu ortaya koydu. Rapordaki tespitler denetim bulgusu niteliğinde olup kesinleşmiş yargı kararı anlamına gelmiyor.  

4 gün önce 40
EKONOMİ

İhracatta Yüzde 15,3’lük Artış: Dış Ticaret Açığı 5,1 Milyar Dolara Geriledi

Türkiye’nin ihracatı eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,3 artarak 25 milyar 967 milyon dolara ulaştı. İthalatın yüzde 5,6 arttığı dönemde dış ticaret açığı yüzde 25,8 azalarak 5 milyar 163 milyon dolara geriledi. Yılın ilk 9 ayında ise dış ticaret açığı 70 milyar 967 milyon dolara yükseldi.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan 2026 yılı eylül ayı dış ticaret istatistiklerine göre, Türkiye'nin ihracatında artış yaşanırken aylık dış ticaret açığında gerileme kaydedildi. Genel ticaret sistemi kapsamında eylül ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,3 artışla 25 milyar 967 milyon dolara, ithalat ise yüzde 5,6 yükselişle 31 milyar 130 milyon dolara ulaştı.   Dış ticaret açığı yüzde 25,8 azaldı   Eylül ayında dış ticaret açığı, 2025 yılının aynı dönemindeki 6 milyar 957 milyon dolardan 5 milyar 163 milyon dolara geriledi. Böylece dış ticaret açığında yıllık bazda yüzde 25,8 oranında azalma gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise geçen yılın eylül ayında yüzde 76,4 seviyesindeyken bu yıl yüzde 83,4'e yükseldi.   Dokuz aylık açık 71 milyar dolara yaklaştı   2026 yılının ocak-eylül döneminde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 artarak 210 milyar 952 milyon dolara çıktı. İthalat ise yüzde 5,3 artışla 281 milyar 919 milyon dolar olarak kaydedildi. Yılın ilk dokuz ayında dış ticaret açığı yüzde 5,7 artarak 70 milyar 967 milyon dolara ulaşırken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,9'dan yüzde 74,8'e geriledi.   İhracatın yüzde 93,4'ü imalat sanayinden   Ekonomik faaliyetlere göre eylül ayında toplam ihracatın yüzde 93,4'ünü imalat sanayi oluşturdu. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3,5, madencilik ve taş ocakçılığının payı ise yüzde 2,2 olarak gerçekleşti. İthalatta ise ara malları yüzde 69,9 ile ilk sırada yer aldı. Sermaye mallarının payı yüzde 15,4, tüketim mallarının payı yüzde 14,6 oldu.   En fazla ihracat Almanya'ya yapıldı   Eylül ayında Türkiye'nin en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke 2 milyar 46 milyon dolarla Almanya oldu. Almanya'yı 1 milyar 913 milyon dolarla ABD, 1 milyar 442 milyon dolarla Birleşik Krallık, 1 milyar 186 milyon dolarla Irak ve 1 milyar 128 milyon dolarla İtalya izledi. İthalatta ise 5 milyar 264 milyon dolarla Çin ilk sırada yer aldı. Çin'i Almanya, Rusya, ABD ve İtalya takip etti.   Yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 4,1   İmalat sanayi ihracatında yüksek teknolojili ürünlerin payı eylül ayında yüzde 4,1 olurken, ocak-eylül döneminde yüzde 3,7 seviyesinde gerçekleşti. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatı içerisindeki payı ise eylülde yüzde 12,7, dokuz aylık dönemde yüzde 12,1 olarak hesaplandı.   Enerji ve altın hariç dış ticaret açığı 541 milyon dolar   Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda eylül ayında ihracat yüzde 10,5 artarak 23 milyar 385 milyon dolara, ithalat ise yüzde 6,7 yükselerek 23 milyar 926 milyon dolara ulaştı. Bu kapsamda dış ticaret açığı 541 milyon dolar olarak gerçekleşirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 97,7 oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise eylül ayında bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 2,1, ithalat yüzde 2,8 arttı. Özel ticaret sistemine göre ise eylül ayında ihracat yüzde 14,8 artışla 23 milyar 506 milyon dolara yükselirken, ithalat yüzde 3 artarak 28 milyar 852 milyon dolar oldu. Bu kapsamda dış ticaret açığı yüzde 29,2 azalarak 5 milyar 347 milyon dolara geriledi.    

5 gün önce 49
ÇEVRE

Malatya’da Nadir Görülen Kelebek Yeniden Ortaya Çıktı

Türkiye’de daha çok Siirt ve Diyarbakır çevresinde görülen Afrika kökenli göçmen beyaz öncü kelebeği, Malatya’da yeniden görüntülendi. İlk kez Ekim 2025’te kentte fotoğraflandığı belirtilen kelebek, bu kez doğa fotoğrafçısı Salih Kayhan tarafından Karakaya Baraj Gölü kıyısındaki Kırkgöz Sahili’nde görüntülendi.   Türkiye’de nadir gözlemlenen kelebek türleri arasında yer alan beyaz öncü kelebeği (Belenois aurota), Malatya’da doğa fotoğrafçılarının objektifine yansıdı. Genellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde görülen türün Malatya’da yeniden ortaya çıkması, doğa gözlemcilerinin ilgisini çekti.   Malatya’da ilk kez Ekim 2025’te fotoğraflandığı belirtilen beyaz öncü kelebeği, bu yıl da kent merkezinde görüldü.  Türün Karakaya Baraj Gölü çevresinde de bulunabileceğini değerlendiren doğa fotoğrafçısı Kayhan, Battalgazi ilçesindeki Kırkgöz Sahili’ne giderek bölgede incelemelerde bulundu. Sahil boyunca bitki örtüsünü ve kelebeklerin yoğunlaşabileceği alanları inceleyen Kayhan, Battalgazi Belediyesi tarafından lavanta ekimi yapılan bölgede beyaz öncü kelebeğine rastladı. Kayhan, kelebeği fotoğraf ve video ile kayıt altına aldı.   “Malatya Merkezde Varsa Karakaya’da da Olabilir Diye Düşündüm”   Doğa fotoğrafçısı Kayhan, beyaz öncü kelebeğini görüntüleme sürecini anlatarak, “Malatya merkezde varsa Karakaya Baraj Gölü çevresinde de olabilir diye düşündüm. Bunun üzerine Kırkgöz Sahili’ne giderek bitki örtüsünü incelemeye başladım. Battalgazi Belediyesi tarafından lavanta dikilen alana geldiğimde beyaz öncü kelebeğine rastladım. Fotoğraflarını ve videolarını çekerek kayıt altına aldım” dedi.   Afrika Kökenli Göçmen Bir Tür   Bilimsel adı Belenois aurota olan beyaz öncü kelebeği, Afrika ve Asya'da geniş bir yayılış alanına sahip bulunuyor. Türkiye'de özellikle Siirt, Diyarbakır, Batman ve Şırnak çevresinde gözlemlenen tür, daha çok sonbahar aylarında görülüyor. Türkiye'de 2016 yılında Siirt'in Botan Vadisi'nde kayıt altına alınan kelebeğin yaşam döngüsünde kapari bitkisi önemli yer tutuyor. Türün tırtılları kapari bitkisinin yapraklarıyla besleniyor. Beyaz öncü kelebeğinin Malatya'da üst üste iki yıl görüntülendiğinin bildirilmesi, türün kentteki varlığına ilişkin yeni gözlem kayıtları açısından önem taşıyor. Kelebeğin bölgede kalıcı bir popülasyon oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi ise uzun süreli gözlemler gerektiriyor.

26.10.2026 80
GENEL

Malatya Valiliğinden Bıçaklanan Kadının İddialarına Açıklama

Malatya’da dini nikâhlı eşi tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan 3 çocuk annesi Tuğçe Pekcan’ın daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirterek yardım çağrısında bulunmasının ardından Malatya Valiliği yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, kadının geçmişteki başvuruları, alınan tedbir kararları ve olay sonrası yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi.   Yeşilyurt ilçesi Fatih Mahallesi’nde 20 Ekim’de dini nikâhlı eşi Furkan D. tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan Tuğçe Pekcan’ın yaşadıklarına ilişkin açıklamalarının kamuoyuna yansımasının ardından Malatya Valiliğinden açıklama geldi. Dün basına yaptığı açıklamada daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirterek, “Devletime sığınıyorum” ifadelerini kullanan Pekcan’ın beyanları üzerine Valilik, olayla ilgili geçmişte yürütülen işlemlere ve alınan koruyucu tedbirlere ilişkin bilgi paylaştı.   Valilik: Daha önce de şiddet nedeniyle başvurmuş Valilik açıklamasında, Tuğçe Pekcan’ın dini nikâhlı eşi Furkan D. tarafından şiddete maruz kaldığı gerekçesiyle ilk olarak 15 Ekim 2022 tarihinde kolluk kuvvetlerine başvurduğu, 18 Şubat 2025 tarihine kadar da birkaç kez benzer gerekçelerle müracaatta bulunduğu belirtildi. Başvurular üzerine 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında tedbir kararları alındığı ifade edilen açıklamada, Pekcan’ın daha sonraki süreçlerde şiddet uygulanmadığını ve herhangi bir sorun bulunmadığını beyan ederek şikâyetlerinden vazgeçtiği kaydedildi.   ŞÖNİM tarafından destek sağlandığı belirtildi   Açıklamada, söz konusu süreçlerde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) tarafından kadına yönelik mesleki çalışmalar yürütüldüğü, rehberlik, danışmanlık ve psikososyal destek hizmetlerinin sağlandığı bildirildi. 20 Ekim’de yaşanan bıçaklama olayının ardından gözaltına alınan Furkan D.’nin çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandığı hatırlatılan açıklamada, Tuğçe Pekcan’ın ise hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildiği ve genel sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.   Aileye yönelik rehabilitasyon çalışması yapılacak   Valilik, olayın ardından ŞÖNİM tarafından aile bireylerine yönelik rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin sürdürüldüğünü, Pekcan ve çocukları ile diğer aile bireylerine yönelik rehabilitasyon çalışmalarının planlanması amacıyla hane ziyareti için randevu oluşturulduğunu açıkladı. Açıklamanın sonunda, Malatya’da huzur ve güven ortamının korunması, şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının desteklenmesi ve çocukların güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

25.10.2026 60
EĞİTİM

Türkiye Üçüncüsü Fen Lisesinden YKS İçin Eğitim Seferberliği

Malatya Erman Ilıcak Fen Lisesi, üniversite sınavına hazırlanan 12. sınıf öğrencileri için mayıs ayına kadar sürecek eğitim kampı başlattı. Haftanın dört günü saat 21.00'e kadar devam eden programda öğretmenler gönüllü olarak görev alırken, öğrencilerin akşam yemekleri okul aile birliği tarafından karşılanıyor.   2025 yılı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarına göre Türkiye üçüncülüğü elde eden Malatya Erman Ilıcak Fen Lisesi, akademik başarısını sürdürmek ve öğrencilerini üniversite sınavına daha etkin hazırlamak amacıyla kapsamlı bir eğitim kampını hayata geçirdi. Ekim 2026'da başlayan ve Mayıs 2027'ye kadar devam etmesi planlanan program kapsamında 12. sınıf öğrencileri, normal ders saatlerinin ardından da okulda kalarak sınava hazırlanıyor.   Öğrenciler Haftanın Dört Günü Saat 21.00'e Kadar Çalışıyor   Pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günleri uygulanan eğitim kampı, saat 15.30'da başlayarak 21.00'e kadar sürüyor. Derslerin ardından okul kütüphanesinde bir araya gelen öğrenciler, bireysel çalışma, konu tekrarı ve soru çözümü gerçekleştiriyor. Öğrencilerin eksik oldukları konuları tamamlamalarına ve sınav hazırlık süreçlerini daha verimli değerlendirmelerine imkân sağlayan programda, öğretmenler de gönüllülük esasıyla görev yapıyor.   Öğretmenlerden Gönüllü Destek, Yemekler Okul Aile Birliğinden   Eğitim kampında görev alan öğretmenler, öğrencilerin çözmekte zorlandıkları sorulara yardımcı olurken, eksik konuların giderilmesi için birebir akademik destek sağlıyor. Okul yönetimi, öğretmenler ve okul aile birliğinin iş birliğiyle yürütülen programda öğrencilerin akşam yemekleri de okul aile birliği tarafından karşılanıyor. Böylece öğrencilerin okuldan ayrılmadan çalışmalarına devam edebilmeleri sağlanıyor.   Devamsızlıklar Yakından Takip Ediliyor   İlçe Kaymakamlığının onayıyla yürütülen eğitim kampında öğrencilerin programa düzenli katılımına da önem veriliyor. Belirlenen kurallar kapsamında, bir ay içerisinde dört günlük devamsızlık sınırını aşan öğrencilerin etüt kayıtları siliniyor. Öğrencilerin güvenliği ve eğitim programının sürdürülebilirliği de okul yönetimi tarafından takip ediliyor.   Hedef Yeni Türkiye Dereceleri   Türkiye'nin altıncı fen lisesi olma özelliğini taşıyan Malatya Erman Ilıcak Fen Lisesi, 2025 YKS yerleştirme sonuçlarında elde ettiği Türkiye üçüncülüğünün ardından yeni başarılar için çalışmalarını sürdürüyor. Mayıs 2027'ye kadar devam etmesi planlanan eğitim kampıyla öğrencilerin üniversite sınavına akademik ve psikolojik açıdan daha hazırlıklı girmeleri, hedefledikleri üniversite ve bölümlere yerleşmeleri amaçlanıyor.  

24.10.2026 80
EKONOMİ

Malatya Kayısısında Yeni Dönem: Dona Dayanıklı Çeşitler Geliyor

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, Malatya kayısısının geleceği için bilimsel araştırmaların hızlandırılması gerektiğini belirterek, geç çiçeklenen ve zirai dona dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi, bodur anaç üretimi ve modern bahçeciliğe geçiş çağrısında bulundu. Türkiye Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, iklim değişikliği, zirai don ve uluslararası rekabetin Malatya kayısıcılığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen bilimsel çalışmaların desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, üreticiler, ihracatçılar, meslek odaları ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.   Zirai Don Kayısı Üretimini Ağır Etkiledi   Malatya’da Nisan 2025’te yaşanan zirai don, kayısı üretiminde büyük kayıplara neden oldu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında 690 bin 730 ton olan yaş kayısı üretimi, 2025 yılında 2 bin 558 tona geriledi. Malatya Valiliği verilerine göre, 11-12 Nisan 2025 tarihlerinde yaşanan zirai dondan etkilenen 39 bin 392 çiftçiye, 808 bin 946 dekar alan için yaklaşık 4 milyar 346 milyon lira ödeme gerçekleştirildi. 2026 yılı için ise Malatya Valiliği Hasat Komisyonu tarafından 341 bin 55 ton yaş kayısı rekoltesi tahmin edildi.   Dona Dayanıklı Kayısı İçin Bilimsel Çalışma Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelerin üretimin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Kılıç, özellikle geç çiçeklenen, ilkbahar donlarına ve hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Enstitüde TÜBİTAK 1004 programı kapsamında yürütülen ve 2027 yılında tamamlanması planlanan projeyle, geç çiçeklenen, dona ve Şarka hastalığına dayanıklı kayısı çeşitlerinin belirlenmesi hedefleniyor. Kılıç, bilimsel araştırmaların yalnızca laboratuvar ortamında kalmaması, elde edilen sonuçların üreticiye ve yeni kurulacak bahçelere aktarılması gerektiğini vurguladı.   “Kayısıda Bodur Anaç Üretimine Geçmeliyiz”   Geleneksel kayısı bahçelerinde ağaçların geniş alan kapladığını belirten Kılıç, bodur ve yarı bodur anaçlarla daha modern üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yeni yetiştiricilik sistemleriyle uygun koşullarda dekara 40 ağaca kadar dikim yapılmasının hedeflendiğini aktaran Kılıç, bu sistemlerin bakım, budama, ilaçlama ve hasat işlemlerini kolaylaştırabileceğini söyledi. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde 2022 yılında başlatılan bodur ve yarı bodur klonal anaç geliştirme çalışmalarının yanı sıra 2025-2029 dönemini kapsayan yeni araştırmaların da devam ettiği belirtildi.   Doku Kültürü Laboratuvarının Kapasitesi Artırılmalı Modern kayısı yetiştiriciliğinde sağlıklı fidan üretiminin önemine dikkat çeken Kılıç, Kayısı Araştırma Enstitüsü bünyesindeki doku kültürü laboratuvarının kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. Kılıç, geliştirilen yeni anaçların kontrollü koşullarda çoğaltılmasının, hastalıklardan ari fidan üretiminin yaygınlaştırılmasının ve üreticilerin güvenilir dikim materyaline ulaşmasının önem taşıdığını ifade etti.   Araştırma: Rakım ve Çeşit Seçimi Don Zararını Etkiliyor Akçadağ ilçesinde 6 bin 140 kayısı bahçesinin değerlendirildiği bilimsel araştırmada, rakımın ve kayısı çeşidinin zirai don zararında etkili olduğu ortaya konuldu. 2013-2023 yıllarına ait verilerin incelendiği çalışmada, düşük rakımlı bahçelerde don zararının daha yüksek olduğu, rakım arttıkça çiçeklenmenin gecikmesi nedeniyle zararın azalma eğilimi gösterdiği belirlendi. Araştırmada Şekerpare çeşidinin dona daha duyarlı, Çataloğlu çeşidinin ise incelenen koşullarda daha toleranslı olduğu tespit edildi.   “Dünya Pazarındaki Payımızı Yeniden Yükseltmeliyiz” Malatya kayısısının dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıç, üretim kalitesinin artırılması, yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve ihracat pazarlarının genişletilmesi çağrısında bulundu. BİLSAM’ın Şubat 2026’da yayımladığı Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu’na göre, Malatya’nın dünya kuru kayısı ihracatındaki payı son 15 yılda yüzde 75-80 seviyelerinden yüzde 50-55 düzeyine geriledi. Kılıç, Malatya’nın dünya pazarındaki payını yeniden yüzde 80-90 seviyelerine taşımanın ortak hedef olması gerektiğini ifade etti.   “Şahsi Gerekçelerle Muhalefet Etmek Yerine Birlikte Çalışmalıyız”   Kayısı sektöründeki görüş ayrılıklarına da değinen Kılıç, üreticilerin, ihracatçıların ve meslek kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi. Yazıhan Ziraat Odası Başkanı’nın sektöre yönelik eleştirilerine de değinen Kılıç, kişisel görüş ayrılıklarının Malatya kayısısının geleceğine yönelik çalışmaları olumsuz etkilememesi gerektiğini belirtti. Sorunların yalnızca eleştiriyle çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, sektörün bütün paydaşlarını Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelere destek vermeye davet etti.   Türkiye Tohumculukta 158 Milyon Dolar Dış Ticaret Fazlası Verdi Türkiye’nin tohumculuk alanında önemli bir üretim kapasitesine ulaştığını belirten Kılıç, TÜRKTOB’un 2025 yılı verilerine göre sektörün 540 milyon dolar ihracat ve 382 milyon dolar ithalat gerçekleştirdiğini söyledi. Sektörün 158 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini ifade eden Kılıç, sertifikalı tohum üretiminin 1 milyon 351 bin tona ulaştığını, Türkiye’nin 117 ülkeye sertifikalı tohum ihraç ettiğini kaydetti. İsrail ile doğrudan tohum ticaretinin de 2 Mayıs 2024 tarihinde tüm ürün gruplarında ticaretin durdurulması kapsamında sona erdiğini hatırlatan Kılıç, yerli çeşit geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.   “Malatya Kayısısının Geleceği Ortak Sorumluluğumuz”   Malatya kayısısının yalnızca bir tarım ürünü değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirten Kılıç, bilimsel araştırmaların üretim sahasına aktarılmasının zorunluluk haline geldiğini söyledi. Kılıç, üreticilerden ihracatçılara, araştırma kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar bütün paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak Malatya kayısısının dünya pazarındaki gücünü yeniden artırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

23.10.2026 100
GENEL

Aile ve Gençlik Fonu’ndan Genç Çiftlere 22,8 Milyar Liralık Destek

Aile ve Gençlik Fonu kapsamında evlilik hazırlığı yapan gençlere sağlanan sıfır faizli kredi desteği sürüyor. Ekim ayında 15 bin 468 gence 1,7 milyar liranın üzerinde ödeme yapılırken, bugüne kadar sağlanan toplam destek 22,8 milyar lirayı aştı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gençlerin evlilik süreçlerini kolaylaştırmak ve aile kurumunu güçlendirmek amacıyla uygulanan Aile ve Gençlik Fonu’na ilişkin güncel verileri paylaştı. Bakan Göktaş, ekim ayında 15 bin 468 gence toplam 1 milyar 756 milyon 600 bin lira ödeme gerçekleştirildiğini, fonun hayata geçirilmesinden bu yana ise 238 bin 448 gence toplam 22 milyar 804 milyon 100 bin lira sıfır faizli kredi desteği sağlandığını açıkladı.   Evlenecek Gençlere 250 Bin Liraya Kadar Kredi Türkiye genelinde 81 ilde uygulanan proje kapsamında, Malatya’daki genç çiftler de belirlenen şartları karşılamaları halinde destekten yararlanabiliyor. Ocak ayında yapılan düzenlemeyle kredi tutarları artırıldı. Buna göre her iki eş adayının da 18-25 yaş aralığında olması halinde 250 bin lira, 26-29 yaş aralığında olması halinde ise 200 bin lira sıfır faizli kredi veriliyor. Başvurusu kabul edilen çiftlere kredi, 48 ay vadeli ve ilk 2 yılı geri ödemesiz olarak sunuluyor. Gelir Şartında Düzenleme Yapıldı   Daha fazla gencin destekten yararlanabilmesi amacıyla gelir kriterinde de değişikliğe gidildi. Başvuru değerlendirmesinde esas alınan son 6 aylık gelir sınırı, asgari ücretin 2,3 katından 2,5 katına yükseltildi.   Çocuk Sahibi Olan Çiftlere Borç Kolaylığı Fon kapsamında kredi kullanan çiftlere çocuk sahibi olmaları halinde önemli ödeme kolaylıkları da sağlanıyor. Kredi kullanımından itibaren 48 ay içerisinde ilk çocuklarını dünyaya getiren çiftlerin 12 aylık taksitleri hibe edilirken, kalan borçları 12 ay erteleniyor. Uzatılan 60 aylık vade içerisinde ikinci çocuklarını kucaklarına alan çiftlerin ise kalan kredi borçlarının tamamı hibe ediliyor. Bakan Göktaş, bugüne kadar 23 bin 110 çiftin ilk çocuk nedeniyle sağlanan ödeme kolaylığından yararlandığını, 528 çiftin ise ikinci çocuk sonrasında kalan borçlarının silindiğini bildirdi. Fon kapsamında desteklenen 23 bin 638 çiftin toplam 24 bin 176 çocuğunun dünyaya geldiği açıklandı.   Başvuru Sayısı 315 Bini Geçti   2024 yılında pilot illerde başlatılan ve 2025 yılında Türkiye geneline yayılan Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 315 bin 696 başvuru yapıldı. Bakan Göktaş, ekonomik desteğin yanı sıra gençlere evlilik öncesi eğitim ve danışmanlık hizmetleri de sunulduğunu, bu hizmetlerden yararlanan genç sayısının 271 bin 118’e ulaştığını belirtti. Gençlerin aile kurma süreçlerini desteklemeye devam edeceklerini vurgulayan Göktaş, projenin aile kurumunun güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

21.10.2026 85
GENEL

Hüseyin Kayış’ın Öldürüldüğü Olayda Yargılama Sürüyor

Malatya’da 18 Haziran 2025 tarihinde çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 39 yaşındaki Hüseyin Kayış’ın ölümüne ilişkin 2 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, dosyadaki görüntülerin bir sonraki duruşmada izlenmesine karar verdi. Malatya’da Hüseyin Kayış’ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin açılan davanın görülmesine Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık D. K., tutuksuz sanık O.G. ile taraf avukatları katıldı.   Savcı Tutukluluğun Devamını Talep Etti Duruşmada Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanık D. K.'nın tutukluluk halinin devamını talep etti. Müşteki avukatı da sanığın tutukluluğunun devamını isteyerek esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre istedi. Sanık tahliyesini talep ederken, tutuksuz yargılanan O.G. ise beraatini istedi. Sanığın avukatı, müvekkilinin tahliyesine ilişkin kararı mahkemenin takdirine bıraktı.   Dosyadaki Görüntüler İzlenecek   Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, esas hakkındaki savunmaların hazırlanması için taraflara süre verilmesine ve dosyada bulunan görüntülerin bir sonraki duruşmada izlenmesine karar verdi. Duruşma 2 Kasım 2026 tarihine ertelendi. Olay 18 Haziran 2025’te Yaşanmıştı Olay, 18 Haziran 2025 tarihinde Malatya’nın Battalgazi ilçesine bağlı Hacıabdi Mahallesi Hasanbey Caddesi Nakkaş Sokak’ta meydana gelmişti. İddiaya göre, taraflar arasında çıkan kavga sırasında 39 yaşındaki Hüseyin Kayış, sağ bacağından aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanmıştı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Kayış, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamamıştı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında D. K. tutuklanırken, O.G. hakkında da adli süreç başlatılmıştı.   Sanık Suçlamaları Kabul Etmemişti İddianameye yansıyan ifadesinde D.K., Hüseyin Kayış ile erkek arkadaşı O. G. arasında kavga çıktığını, Kayış’ın aracından aldığı bıçağı korkutmak amacıyla salladığını ve bıçağın Kayış’a isabet ettiğini fark etmediğini öne sürmüştü.   Soruşturmanın tamamlanmasının ardından D. K.hakkında “kasten öldürme”, O.G. hakkında ise “suç delillerini gizleme” suçlamasıyla dava açılmıştı. İki sanığın yargılandığı davanın 2 Kasım’da görülecek duruşmasında, dosyadaki görüntülerin incelenmesi ve tarafların esas hakkındaki savunmalarının alınması bekleniyor.

20.10.2026 140
KÜLTÜR-TURİZM

Millî Mücadele’nin Tarihî Mirası Nutuk Sekiz Dilde Dünyaya Ulaşacak

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Millî Mücadele yıllarını, bağımsızlığın kazanılmasını ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecini belgelere dayalı olarak anlattığı Nutuk’u, yeni bir yayın ve araştırma sürecine taşıyan Nutuk Külliyatı Projesi’ni tanıttı. Sekiz yabancı dildeki özel baskıları ve dijital platformuyla daha geniş kitlelere ulaştırılan eser, sesli, işaret dilli ve Braille alfabesiyle hazırlanan biçimleriyle de erişime sunuldu. Bakan Ersoy, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunda düzenlenen Nutuk Külliyatı Projesi Tanıtım Programı’na katılarak Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı tarafından hazırlanan projenin ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı. Nutuk’un tarihî önemine konuşmasında dikkat çeken Bakan Ersoy, eserin milletimizin bağımsızlık mücadelesini ve kendi geleceğini belirleme iradesini ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: “Nutuk, milletimizin esarete karşı ayağa kalkışının, bağımsızlığını kazanışının ve kendi geleceğini kendi iradesiyle inşa edişinin sayfalara dökülmüş halidir… Mustafa Kemal Paşa eserinde, Kurtuluş Savaşı yıllarında ülkenin içinde bulunduğu koşulları ortaya koymuş, Kurtuluş Savaşı’nın ve bu savaştan sonra başlayan modernleşme çabalarının hangi koşullarda gerçekleştiğini ayrıntılı bir şekilde, belgelere dayalı olarak anlatmıştır.” Nutuk’un 19 Mayıs 1919’dan Cumhuriyet’in kuruluş sürecine uzanan tarihî yürüyüşü gözler önüne serdiğini ifade eden Ersoy, Nutuk Külliyatı Projesi’nin bu mirası yaşatma ve gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğuyla hayata geçirildiğini söyledi. Ersoy, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı tarafından 2025 yılında hazırlanan projenin, Nutuk’un yabancı dillerdeki baskılarının tükenmek üzere olması üzerine gündeme geldiğini belirterek Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sunulan çalışmanın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uygun görmesiyle kabul edilerek yatırım programına alındığını kaydetti. Nutuk Artık Okunacak, Dinlenecek ve Araştırılacak Nutuk’un yalnızca basılı bir eser olarak değil, dijital teknolojiler aracılığıyla da halkın kullanımına sunulduğunu belirten Bakan Ersoy, www.nutuk.gov.tr adresli internet platformunun erişime açıldığını duyurdu. Ersoy, yeni platformda Nutuk’un özgün diliyle, bugünkü Türkçeyle ve İngilizce olarak okunabileceğini, projenin devam eden aşamalarında ise Türkmence, Kazakça, Almanca, Fransızca, Farsça, Urduca, Rusça ve İspanyolcanın da sisteme ekleneceğini açıkladı. Dijital platformun özelliklerine değinen Ersoy, metin, ses ve görüntü içeriklerinin birbiriyle bağlantılı şekilde kullanılabildiğini; metinden sese, sesten videoya, bir dilden başka bir dile ve videodan yeniden metne geçiş yapılabildiğini anlattı. Ersoy, eserin farklı bölümleri arasında geçiş yapılabildiğini, Nutuk’un ekindeki haritaların yanı sıra eserde geçen yer adlarını gösteren interaktif haritaya da ulaşılabildiğini belirterek kullanıcıların seçtikleri yer adlarının Nutuk’un hangi bölümlerinde geçtiğini görebileceğini ve ilgili bölümlere doğrudan erişebileceğini ifade etti. Platformun araştırmacılara sağlayacağı imkânlara da değinen Ersoy, Nutuk metinlerinde yer alan ifadelerin Atatürk Ansiklopedisi, Türk Dünyası Ansiklopedisi, Türk Tarih Kurumunun Ansiklopedik Türk Tarih Sözlüğü ve Türk Dil Kurumunun Güncel Türkçe Sözlüğü üzerinden araştırılabilmesi için platformlar arası bağlantılar oluşturulduğunu bildirdi. Bakan Ersoy, bu bağlantılar sayesinde okuma deneyiminin aynı zamanda bir araştırma deneyimine dönüşeceğini belirterek kullanıcıların üyelik oluşturarak her bölüm için not kaydedebileceklerini ve bu notlara farklı cihazlardan ulaşabileceklerini söyledi. Ersoy, proje kapsamında tarihî olaylardan bilimsel yayınlara, belgelerden fotoğraflara kadar pek çok içeriğin araştırma ve incelemeye sunulduğunu, “Nutuk’ta Bugün” ve “Haftanın Söylevi” bölümleriyle de eserin tarihî anlatısının daha yakından takip edilebileceğini aktardı Bütün bu özelliklerle Nutuk’un yalnızca okunup geçilen bir eser olmaktan çıkarılacağını vurgulayan Ersoy, eserin araştırılan, incelenen, üzerinde düşünülen ve yeni kuşaklarla yeniden buluşan canlı bir bilgi kaynağına dönüşeceğini ifade etti. Nutuk’un Önündeki Engeller Kalkıyor Nutuk Külliyatı Projesi’nin en anlamlı yönlerinden birinin erişilebilirlik olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, eserin görme ve işitme engelli vatandaşlara yönelik özel biçimlerinin de kamuoyunun hizmetine sunulduğunu açıkladı. Ersoy, bu çalışmanın önemini şu sözlerle anlattı: “Bu projenin bizim için en anlamlı yönlerinden biri de Nutuk’u ‘erişilebilirlik’ ilkesi doğrultusunda toplumun bütün kesimleriyle buluşturacak olmasıdır. Bu anlayışla Nutuk’un ‘sesli’, ‘işaret diliyle’ ve ‘Braille alfabesiyle’ hazırlanan özel biçimlerini de kamuoyunun hizmetine sunuyoruz.” Görme engelli vatandaşların Nutuk’u Braille alfabesiyle okuyabileceğini, işitme engelli vatandaşların işaret diliyle hazırlanan içerikler üzerinden eseri takip edebileceğini belirten Ersoy, sesli kayıtlarla da Nutuk’un tarihî anlatısına farklı yollarla ulaşılabileceğini kaydetti Bakan Ersoy, üç cilt halinde hazırlanan Braille baskısının, işaret dili videolarının ve sesli Nutuk içeriklerinin projede benimsenen kapsayıcı yaklaşımın somut örneklerini oluşturduğunu söyledi. Nutuk Sekiz Dilde Sınırları Aşıyor Nutuk’un dünyaya açılmasının projenin öncelikli hedeflerinden biri olduğunu belirten Bakan Ersoy, Türkçenin yanı sıra İngilizce, Almanca, Fransızca, Kazakça, Rusça, Urduca, Farsça ve Türkmence olmak üzere sekiz dilde hazırlanan özel baskıların tanıtıldığını açıkladı. Ersoy, yeni kapak tasarımları ve kutulu sunumlarla hazırlanan baskılarda her dil için farklı renkler kullanıldığını, ortak tasarım anlayışıyla hazırlanan bu yayınların eserin nitelikli biçimde korunmasını ve uluslararası alanda daha geniş kitlelere ulaşmasını amaçladığını ifade etti. Özellikle Kazakça ve Türkmence çevirilerin Nutuk’un Türk dünyasındaki erişilebilirliği bakımından ayrı bir önem taşıdığını vurgulayan Ersoy, külliyatın farklı dillerde okuyucularla buluşturulması ve uluslararası dolaşıma girmesi sayesinde Türkiye’nin yakın tarihinin farklı coğrafyalarda yaşayan insanlar tarafından doğrudan incelenebileceğini söyledi. Nutuk’un 100. Yılına Yeni Projeler Nutuk Külliyatı Projesi’nin 2026 yılındaki tanıtımla sınırlı kalmayacağını açıklayan Bakan Ersoy, Nutuk’un okunuşunun 100. yılı olan 2027 boyunca yeni çalışmaların gerçekleştirileceğini bildirdi. Ersoy, gelecek yıl Şubat-Kasım döneminde düzenlenecek konferans serileriyle Nutuk’un farklı yönleriyle ele alınacağını belirterek Ankara’da ve Millî Mücadele’nin önemli duraklarında gerçekleştirilecek konferanslarda eserin Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki yerinin ve günümüze ışık tutan yönlerinin değerlendirileceğini söyledi. Nutuk’un dijital ortamda geliştirilmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade eden Ersoy, internet platformunun yeni özelliklerle zenginleştirilmesi, mobil uygulamasının hazırlanması ve eserin sanal bir müze deneyimiyle buluşturulmasının hedeflendiğini açıkladı. Ersoy, metaverse sergisiyle kullanıcıların Nutuk’un tarihî dünyasını dijital ortamda keşfetmelerinin sağlanacağını, “100. Yılında Atatürk’ün Nutuk’u” başlıklı editoryal eserle de bilimsel literatüre yeni bir katkı sunulacağını belirtti. İspanyolca Nutuk’un basılı ve dijital ortamlarda okuyucularla buluşturulmasının da çalışmaların önemli aşamalarından biri olacağını kaydeden Ersoy, teknolojinin bu projedeki yerini şu sözlerle değerlendirdi: “Burada özellikle vurgulamak isterim ki; teknoloji, bizim için yalnızca bir araçtır. Bizler, teknolojinin sunduğu imkanları milletimizin ortak hafızasını güçlendirmek, tarih bilincini geliştirmek ve kültürel mirasımızı uluslararası alanda daha görünür kılmak için kullanıyoruz…” Nutuk’un geçmişi aydınlatan bir eser olduğu kadar gelecek kuşaklara bırakılmış güçlü bir tarihî miras olduğunu vurgulayan Bakan Ersoy, bu mirası aslına uygun biçimde korumanın ve çağın imkânlarından yararlanarak gelecek nesillere aktarmanın görevleri olduğunu ifade etti. Ersoy, Nutuk Külliyatı Projesi’ni bu sorumluluğun önemli bir parçası olarak değerlendirdiklerini belirterek külliyatın hazırlanmasında emeği geçen Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığına, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumuna ve katkı sunan bütün çalışma arkadaşlarına teşekkür etti. Konuşmasının sonunda Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve bağımsızlık mücadelesinin bütün kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anan Bakan Ersoy, Nutuk Külliyatı Projesi’nin ülkemiz, milletimiz ve bilim dünyası için hayırlı olması temennisinde bulundu.

19.10.2026 65
EKONOMİ

Türkiye'de 488 Bin Kişi İş İçin Şehir Değiştirdi

Türkiye'de 2025 yılında 488 bin 643 kişi iş bulmak, işe başlamak veya tayin nedeniyle başka bir şehre göç etti. İş kaynaklı göçün büyükşehirlerde yoğunlaşması dikkat çekerken, NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, gençlerin iş bulabilmek için yaşadıkları şehirleri terk etmek zorunda kalmaması gerektiğini söyledi.   Türkiye'de istihdam olanaklarının iller arasındaki dağılımı, iç göç hareketliliğini etkilemeye devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 yılı İç Göç İstatistikleri'ne göre, geçen yıl 2 milyon 475 bin 19 kişi iller arasında göç ederken, bunların 488 bin 643'ü iş ve tayin gerekçesiyle yer değiştirdi. İş nedeniyle en fazla göç alan il 72 bin 141 kişiyle İstanbul oldu. İstanbul'u 41 bin 313 kişiyle Ankara, 24 bin 665 kişiyle İzmir takip etti. Veriler, iş gücü hareketliliğinde büyükşehirlerin önemli bir merkez olmayı sürdürdüğünü ortaya koydu.   “Gençler İş Bulmak İçin Şehir Değiştirmek Zorunda Kalmamalı”   İş kaynaklı göç hareketliliğini değerlendiren NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu ve Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, istihdam fırsatlarının belirli şehirlerde yoğunlaşmasının gençlerin kariyer tercihlerini doğrudan etkilediğini belirtti. Gençlerin eğitim aldıkları veya yaşadıkları şehirlerde yeterli iş imkânına ulaşamamalarının göçü beraberinde getirdiğini ifade eden Yılmaz, “Bugün pek çok genç, eğitim aldığı veya yaşadığı şehirde kendisine uygun bir iş fırsatı bulamadığında başka bir şehre yöneliyor. Elbette şehir değiştirmek yeni deneyimler ve fırsatlar kazandırabilir. Ancak burada önemli olan, gençlerin yalnızca iş bulabilmek için yaşadıkları şehirden ayrılmak zorunda hissetmemesi” dedi. Türkiye'nin farklı bölgelerinde önemli bir genç nüfus ve girişimcilik potansiyeli bulunduğunu dile getiren Yılmaz, bu potansiyelin iş dünyasıyla daha güçlü şekilde buluşturulması gerektiğini söyledi.   “Doğru Bağlantılar Yeni Kariyer Fırsatları Oluşturabilir”   Gençlerin iş hayatına hazırlanırken yalnızca akademik bilgiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Yılmaz, profesyonel çevre oluşturmanın kariyer planlamasında önemli bir rol oynadığını kaydetti. Yılmaz, “Bir gencin kariyerini şekillendiren unsurlardan biri de doğru insanlarla doğru zamanda tanışabilmesi. Bazen farklı bir sektörden iş insanıyla yapılan sohbet, hiç düşünülmeyen bir kariyer alanının kapısını açabiliyor. Ancak her gencin bu bağlantılara ulaşma imkânı aynı değil” ifadelerini kullandı. İş dünyasının deneyimlerini gençlerle paylaşmasının önemine dikkat çeken Yılmaz, farklı sektörleri tanıma fırsatının gençlerin daha bilinçli kariyer kararları almasına katkı sağlayacağını belirtti.   NEFA Gençlerle İş Dünyasını Buluşturuyor   Gençlerin profesyonel hayata daha donanımlı hazırlanmasını amaçlayan NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, farklı sektörlerden girişimci, yönetici ve iş insanlarını gençlerle bir araya getiriyor. Platform tarafından düzenlenen buluşmalar, profesyonel ağ oluşturma etkinlikleri ve deneyim paylaşımına yönelik organizasyonlarla gençlerin iş dünyasını yakından tanıması ve kariyer fırsatlarına erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor. Yılmaz, gençlerle iş dünyası arasında kurulacak güçlü iletişimin uzun vadede önemli kazanımlar sağlayacağını ifade ederek, “Amacımız yalnızca yeni tanışıklıklar oluşturmak değil, gençlerin kariyer yolculuklarında yararlanabilecekleri kalıcı bir iletişim ağına katkı sağlamak. Çünkü fırsatlara erişimin ilk adımı çoğu zaman doğru bağlantıları kurabilmekten geçiyor” diye konuştu.   Malatya İçin de Önemli Bir Gündem   Türkiye genelinde iş kaynaklı göç hareketliliği, 6 Şubat depremlerinin ardından ekonomik ve sosyal toparlanma süreci devam eden Malatya açısından da önem taşıyor. Kentte yeniden yapılanma çalışmaları sürerken genç nüfusun istihdama katılması, nitelikli iş gücünün korunması ve yeni yatırım alanlarının oluşturulması, Malatya'nın ekonomik geleceği açısından öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor. Özellikle organize sanayi bölgeleri, tarıma dayalı sanayi, ticaret ve girişimcilik alanlarında oluşturulacak yeni istihdam imkânları, gençlerin kendi şehirlerinde kariyer planlaması yapabilmesi açısından önem taşıyor. NEFA Gençlik ve Ticaret Platformunun gençlerle iş dünyası arasında profesyonel bağlantılar kurulmasına yönelik yaklaşımı, Malatya gibi deprem sonrası ekonomik toparlanma sürecindeki şehirler için de değerlendirilebilecek modeller arasında yer alıyor.    

17.10.2026 84
POLİTİKA

İYİ Partili Yücel: “Esnaf Ayağa Kalkmadan Malatya Ayağa Kalkamaz”

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, Malatya’da düzenlenen “Sahadan Sandığa” eğitim programında kentin deprem sonrası ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekti. Yücel, esnafın borç yükünden sanayideki istihdam kaybına, kayısı üretiminden kalıcı iş yerlerine kadar birçok konuda çözüm çağrısında bulundu.   İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, partisinin teşkilat yapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Sahadan Sandığa” eğitim programı kapsamında Malatya’da partililerle bir araya geldi. İYİ Parti Malatya İl Binasında gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını İl Başkanı Serdar Yıldız yaptı. Daha sonra söz alan Yücel ise Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yücel, konuşmasının önemli bölümünü 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da yaşanan sorunlara ayırdı. Kentin yeniden ayağa kalkmasının yalnızca konut ve iş yeri inşaatlarının tamamlanmasıyla mümkün olmayacağını belirten Yücel, ticaretin canlandırılması, üretimin desteklenmesi ve nitelikli iş gücünün korunması gerektiğini söyledi.   “Malatya'nın Yeniden Ayağa Kalkması Binalarla Sınırlı Değil”   6 Şubat depremlerinin Malatya'da derin izler bıraktığını ifade eden Yücel, yeniden inşa sürecinin ekonomik ve sosyal kalkınmayla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yücel, “Depremin ardından yürütülen konut ve iş yeri inşaatları elbette önemlidir. Ancak bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların tamamlanmasıyla mümkün değildir. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması; esnafının dükkânını açması, sanayicisinin üretmesi, çiftçisinin emeğinin karşılığını alması ve gençlerinin kendi şehirlerinde gelecek kurabilmesiyle mümkündür” dedi. Yeni yapılan bazı binalarda kullanılan malzemelerin kalitesine ilişkin vatandaşlardan şikâyetler geldiğini öne süren Yücel, ilgili kurumların yapı kalitesi ve güvenliği konusunda etkin denetim yapması gerektiğini belirtti.   “Kalıcı İş Yerine Ulaşamayan Esnafın Sorunları Çözülmeli”   Deprem sonrasında Malatya'da ticari hayatın henüz istenilen düzeye ulaşamadığını savunan Yücel, özellikle geçici ticaret alanlarında faaliyetlerini sürdüren işletmelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının gündeme getirdiği talepleri hatırlatan Yücel, deprem öncesinde kiracı olan ve halen konteynerlerde faaliyet gösteren çok sayıda esnafın kalıcı iş yerine erişmekte zorlandığını söyledi. Yücel, “Bodrum katlarda faaliyet gösteren yaklaşık 150 esnafın iş yeri kura süreçlerinin dışında kalması da çözüm bekliyor. Kalıcı iş yerlerinin tahsisinde hak sahipliği sorunları giderilmeli, ihtiyaç fazlası iş yerleri depremden etkilenen esnafımızın kullanımına sunulmalıdır. Yeni çarşıların ulaşım, otopark ve altyapı sorunları da bir an önce çözülmelidir” ifadelerini kullandı.   “Esnaf Ayağa Kalkmadan Çarşı Canlanmaz”   Depremde sermayesini kaybeden işletmelerin vergi, sigorta primi ve kredi borçları nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Yücel, mücbir sebep kapsamındaki yükümlülüklerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin taleplerine de değinen Yücel, işletmelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman imkânları sağlanması gerektiğini kaydetti. Yücel, “Esnafımız, depremde kaybettiği sermayesini yeniden oluşturamadan biriken vergi, sigorta primi ve kredi borçlarıyla mücadele ediyor. Borçlar için gerçekçi kolaylıklar sağlanmalıdır. Esnaf ayağa kalkmadan çarşı, çarşı canlanmadan Malatya ayağa kalkamaz” diye konuştu.   Sanayi İçin Özel Teşvik Çağrısı   Malatya'daki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin yüksek enerji, finansman ve iş gücü maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Yücel, deprem kaynaklı ilave yüklerin de üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. Özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunması gerektiğini belirten Yücel, deprem bölgesine özel yatırım ve istihdam teşviklerinin uygulanmasını, uygun koşullu finansman sağlanmasını ve organize sanayi bölgelerinin altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi.   “Kayısı Üreticisinin Geleceği Korunmalı”   Malatya ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan kayısı üretimine de değinen Yücel, 2025 yılında yaşanan ağır zirai don felaketine rağmen kuru kayısı ihracatından 303 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini belirtti. Artan üretim maliyetleri, kuraklık ve zirai don risklerinin üreticileri zorladığını ifade eden Yücel, kayısıda sürdürülebilir üretimin sağlanması için yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yücel, “Kayısı üreticilerimiz için erken uyarı ve koruma sistemleri yaygınlaştırılmalı, TARSİM'in kapsamı ve etkinliği güçlendirilmelidir. Lisanslı depoculuk ve işleme tesisleri desteklenerek kayısının daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi sağlanmalıdır” dedi.   Gençlerin Malatya'dan Göç Etmesine Dikkat Çekti   Deprem sonrasında yaşanan nüfus ve nitelikli iş gücü kaybının Malatya'nın geleceği açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Yücel, barınma, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarındaki sorunların kalıcı göçe dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. İnönü Üniversitesi ile Malatya Turgut Özal Üniversitesinin bilimsel birikiminin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturulmasını isteyen Yücel, genç girişimcilerin desteklenmesi ve üniversite mezunlarının Malatya'da istihdam edilmesi için yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yücel, “Bir şehrin en değerli sermayesi insanıdır. Gençlerimizin kendi şehirlerinde gelecek kurabilecekleri ekonomik ve sosyal şartları oluşturmak zorundayız” diye konuştu.   “Malatya İçin Bütüncül Kalkınma Programı Hazırlanmalı”   Malatya'nın sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Yücel, deprem sonrası yeniden yapılanma, sanayi, tarım, ticaret, istihdam ve sosyal hayatı kapsayan bütüncül bir kalkınma programı hazırlanması gerektiğini söyledi. Bu programın üniversiteler, ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla oluşturulması gerektiğini belirten Yücel, somut ve ölçülebilir hedeflerin önemine dikkat çekti.   Ekonomi ve Hukuk Politikalarını Eleştirdi   Türkiye genelindeki ekonomik gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yücel, hayat pahalılığının emeklilerden çiftçilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini savunan Yücel, kamu kurumlarının denetim mekanizmalarını eleştirerek basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında da değerlendirmelerde bulundu. Millî birlik ve üniter devlet yapısına ilişkin partisinin yaklaşımını dile getiren Yücel, Cumhuriyetin kuruluş değerleri ile vatandaşların eşitliği ilkelerinden taviz vermeyeceklerini ifade etti.   “Sorunları Yerinde Tespit Ediyoruz”   “Sahadan Sandığa” eğitim programının teşkilatların kurumsal kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Yücel, program kapsamında saha çalışmaları, siyasi iletişim, sosyal medya kullanımı ve bilgi kirliliğiyle mücadele konularında eğitimler verildiğini söyledi. Parti politikalarının il ve ilçe teşkilatlarınca daha etkin biçimde vatandaşlara aktarılmasını hedeflediklerini kaydeden Yücel, siyasette vatandaşların sorunlarını yerinde tespit etmenin ve ortak akılla çözüm üretmenin önemine vurgu yaptı. İYİ Parti'nin sorunlara somut çözüm önerileri geliştiren bir muhalefet anlayışını benimsediğini ifade eden Yücel, “Bizim hedefimiz; üreten, ürettiğini adil paylaşan, refahı büyüten, hukukun üstünlüğünü ve adaleti yeniden tesis eden güçlü bir Türkiye'dir. Bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Kadrolarımızla, programlarımızla ve milletimize duyduğumuz güvenle hazırız. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması, Türkiye'nin yeniden güçlenmesinin de önemli bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.  

16.10.2026 74
GENEL

MSB Subay Alımı Başvuruları Başladı: İşte Yaş, KPSS ve Mezuniyet Şartları

Millî Savunma Bakanlığı (MSB), 2026 yılı muvazzaf subay alımı için başvuru sürecini başlattı. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında görev almak isteyen kadın ve erkek adaylar, 2 Kasım'a kadar başvuruda bulunabilecek. Alımlarda KPSS, yaş, mezuniyet ve fiziki yeterlilik şartları aranacak.   Millî Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) subay ihtiyacını karşılamak amacıyla 2026 yılı muvazzaf subay adayı temini başvuru kılavuzunu yayımladı. En az dört yıllık fakülte veya yüksekokul mezunlarının başvurabileceği alım süreci, 12 Ekim itibarıyla başladı. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarının farklı sınıf ve branşlarında gerçekleştirilecek alımlar için başvurular, 2 Kasım 2026 tarihinde saat 17.30'da sona erecek.   Başvurular 2 Kasım'a Kadar Sürecek   MSB tarafından yayımlanan 119 sayfalık başvuru kılavuzuna göre adaylar, işlemlerini personeltemin.msb.gov.tr adresinden e-Devlet şifreleriyle gerçekleştirecek. Başvurular yalnızca internet üzerinden kabul edilecek. Şahsen, posta veya dilekçeyle yapılan müracaatlar değerlendirmeye alınmayacak. Başvuru ücretinin 600 TL olarak belirlendiği alımda, adayların ödemelerini 2 Kasım saat 23.30'a kadar tamamlamaları gerekiyor. Ödemeler, VakıfBank'ın internet ve mobil bankacılık kanalları ile ATM'leri üzerinden yapılabilecek. Kılavuzda belirtilen şartları taşıyan şehit ve gazi eş ve çocukları ise gerekli belgeleri sunmaları halinde başvuru ücretinden muaf tutulacak.   Kimler Başvuru Yapabilecek?   Muvazzaf subay alımına başvuracak adayların Türk vatandaşı olması, en az dört yıllık fakülte veya yüksekokulların kılavuzda belirtilen bölümlerinden mezun olması gerekiyor. Yaş şartları ise eğitim durumuna ve başvurulacak branşa göre değişiyor. Lisans mezunları: 1 Ocak 1999 ve sonrasında doğanlar. Lisansüstü eğitimini tamamlayanlar: 1 Ocak 1994 ve sonrasında doğanlar. Lisans mezunu Kara Havacılık-Pilot ve İHA adayları ile Deniz Kuvvetleri İHA adayları: 1 Ocak 2001 ve sonrasında doğanlar. Lisansüstü mezunu Kara Havacılık-Pilot adayları: 1 Ocak 2001 ve sonrasında doğanlar. Lisansüstü mezunu İHA adayları: 1 Ocak 1999 ve sonrasında doğanlar. Veteriner hekimlik ve eczacılık fakültesi mezunları da kılavuzda belirtilen 32 yaş sınırı kapsamında değerlendirilecek.   KPSS'den En Az 70 Puan Şartı   Subay alımında adayların 2025 veya 2026 yıllarında gerçekleştirilen KPSS'den geçerli puana sahip olmaları gerekiyor. Piyade (Komando) sınıfına başvuracak adaylar için KPSS P3 puan türünden en az 60, diğer sınıf ve branşlar için ise en az 70 puan şartı aranıyor. Her iki yılın KPSS'sine katılan adayların yüksek olan puanı dikkate alınacak. 2024 yılı ve öncesine ait KPSS puanları kabul edilmeyecek. Pilot, insansız hava aracı ve bazı öğretmenlik branşlarında ise KPSS'nin yanı sıra yabancı dil puanı ve branşa özgü ek şartların karşılanması gerekecek.   Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerine Alım Yapılacak   Alımlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu farklı meslek gruplarını kapsayacak. Kara Kuvvetleri Komutanlığında piyade, topçu, hava savunma, kara havacılık, muhabere, ikmal, bakım, personel, maliye, mühendislik ve öğretmenlik gibi çeşitli sınıf ve branşlarda aday temin edilecek. Deniz Kuvvetleri Komutanlığında insansız hava aracı, mühendislik, ikmal, öğretmenlik ve uçak bakım ihtisasına yönelik kadrolar bulunurken, Hava Kuvvetleri Komutanlığında uçak bakım, kontrol ihbar, mühendislik, personel, maliye ve öğretmenlik alanlarında alımlar gerçekleştirilecek. Adayların hangi branşlara başvurabileceği, mezun oldukları bölüm ve kılavuzda yer alan kaynak okul programlarına göre belirlenecek. Kontenjanlar da kuvvet komutanlıklarına ait tablolarda ayrı ayrı gösteriliyor.   Adaylar Fiziki Yeterlilik Sınavına Girecek   Ön başvuruları kabul edilen adaylar, KPSS puanları ve kontenjanlar doğrultusunda seçim aşamalarına çağrılacak. İkinci seçim aşamaları Ankara'nın Mamak ilçesinde bulunan MEBS Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında gerçekleştirilecek. Adaylar, evrak kontrolü ve fiziki değerlendirmenin ardından kişilik değerlendirme testi, fiziki yeterlilik testi ve mülakat gibi aşamalara katılacak. Fiziki yeterlilik değerlendirmesinde genel olarak şınav, mekik ve 400 metre koşu testleri uygulanacak. Beden eğitimi öğretmenliği adayları için farklı test ve değerlendirme kriterleri geçerli olacak. Bazı özel branşlarda İngilizce seviye tespit sınavı, psikomotor testleri ve Türkçe-İngilizce okuma testleri de yapılacak. Seçim aşamalarını başarıyla tamamlayan adaylar, sağlık kurulu raporu ve güvenlik soruşturması süreçlerinden geçirilecek.   Başarılı Adaylar Teğmen Olarak Göreve Başlayacak   Tüm seçim aşamalarını başarıyla tamamlayarak kontenjana giren adaylar, Subay Temel Askerlik ve Subaylık Anlayışı Kazandırma (SUTASAK) Eğitimine alınacak. Askerî eğitimi başarıyla bitirenler, teğmen rütbesiyle ilgili sınıf eğitimlerine gönderilecek. Branş eğitimlerini de başarıyla tamamlayan adaylar, uygun kadrolara atanarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmaya başlayacak.   Başvuru Yapacaklara Önemli Uyarı   MSB, adayların başvuru işlemlerini son güne bırakmamalarını ve tercihlerini dikkatle kontrol etmelerini istedi. Kılavuza göre başvuru süresi sona erdikten sonra tercih değişikliği yapılamayacak. Sınav ve seçim aşamalarına ilişkin duyurular ise Bakanlığın personel temin internet adresinden yayımlanacak. Adaylara ayrıca posta yoluyla tebligat yapılmayacak. İnternet sitesinde yayımlanan duyurular resmî tebligat niteliğinde olacak.  

12.10.2026 76
ÇEVRE

Anadolu’nun Taşlara Kazınan Hafızası Kayıt Altına Alınıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma kapsamında, Türk-İslam medeniyetinin izlerini taşıyan yaklaşık 7 bin mezar taşı ve kitabe belgelendi. 2025 yılında 4 ilde başlatılan saha çalışmaları 2026'da 18 ile genişletilirken, tarihi eserlerin dijital ortamda kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.   Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anadolu'nun yüzyıllara uzanan tarihî ve kültürel mirasını korumak amacıyla mezar taşları ve kitabeleri kayıt altına alıyor. 2024 yılında hayata geçirilen "Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi" kapsamında, geçmiş dönemlerin sosyal yaşamına, sanat anlayışına ve kültürel özelliklerine ışık tutan eserler bilimsel yöntemlerle belgeleniyor. Projenin ilk saha çalışmaları 2025 yılında Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da gerçekleştirilirken, 2026 yılında çalışma kapsamındaki il sayısı 18'e yükseldi.   Yaklaşık 7 Bin Tarihî Eser Belgelendi   Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, projenin ulaştığı aşamaya ilişkin bilgiler paylaştı. Türk-İslam medeniyetinin asırlık izlerini taşıyan mezar taşları ve kitabelerin ülke genelinde kayıt altına alındığını belirten Ersoy, "2024 yılında hayata geçirdiğimiz Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi kapsamında; 2025'te Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da başlattığımız saha çalışmalarını bu yıl 18 ile taşıdık. Bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemlerini gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.   İlk Yıl 859 Mezar Taşı Kayıt Altına Alındı   Projenin 2025 yılındaki ilk saha uygulamalarında dört ilde önemli sayıda tarihî eser tespit edildi. Denizli'nin Acıpayam ilçesindeki Alaattin Mahallesi Mezarlık Alanı'nda 243 şahide, İstanbul'daki Şeyh Mustafa Devâtî Haziresi'nde 504, Tokat'taki Mahmutpaşa Camii Haziresi'nde 13 ve Diyarbakır'daki Fatih Paşa Camisi Haziresi'nde 99 mezar taşı belgelendi. Böylece ilk uygulama yılında toplam 859 eser kayıt altına alınırken, 2026 yılında genişletilen çalışmalarla belgelenen eser sayısı yaklaşık 7 bine ulaştı. Saha araştırmalarının yıl sonuna kadar devam etmesi planlanıyor.   Her Mezar Taşı Geçmişten Bir İz Taşıyor   Mezar taşları ve kitabelerin yalnızca hayatını kaybeden kişilerin isimlerini ve ölüm tarihlerini göstermediğini belirten uzmanlar, bu eserlerin ait oldukları dönemlerin toplumsal yapısını anlamada önemli tarihî kaynaklar olduğunu ifade ediyor. Taşlar üzerindeki yazılar, süslemeler, kullanılan semboller ve işçilik özellikleri; dönemin sanat anlayışı, kültürel birikimi ve sosyal yaşamına ilişkin bilgiler sunuyor. Bakan Ersoy da mezar taşlarının tarihî belge niteliği taşıdığına dikkat çekerek, "Her bir mezar taşı, her bir kitabe; bir ismin ötesinde yaşadığı dönemin dili, sanatı, inancı, estetik anlayışı ve toplumsal hayatından izler taşıyan tarihî bir belge niteliğinde" değerlendirmesinde bulundu.   Tarihî Eserler Dijital Ortama Taşınıyor   Projenin en önemli hedeflerinden birini, Türkiye'nin farklı bölgelerinde bulunan Türk-İslam dönemine ait mezar taşları ve kitabelerin ortak bir dijital veri tabanında bir araya getirilmesi oluşturuyor. Çalışmalar kapsamında belgelenen eserlerin dönemleri, bulundukları bölgeler, yapımında kullanılan malzemeler, yazı türleri, sanat üslupları ve kitabe özellikleri bilimsel açıdan değerlendirilebilecek. Oluşturulacak ulusal envanter sayesinde araştırmacıların tarihî eserler üzerinde karşılaştırmalı çalışmalar yapabilmesi ve farklı bölgelerin kültürel özelliklerini inceleyebilmesi amaçlanıyor.   Kaybolma Riski Taşıyan Kültürel Miras Korunacak   Yüzyıllardır açık alanlarda bulunan mezar taşları ve kitabeler, doğal aşınma, çevresel etkiler ve insan kaynaklı tahribat nedeniyle zaman içerisinde zarar görebiliyor. Eserlerin dijital ortamda belgelenmesi, üzerlerindeki yazı ve süslemelerin mevcut durumlarının kayıt altına alınması açısından da önem taşıyor. Projenin ülke geneline yayılmasıyla birlikte özellikle eski mezarlıklarda, cami hazirelerinde ve tarihî yerleşim alanlarında bulunan eserlerin bilimsel envanterinin oluşturulması hedefleniyor.   Hedef Türkiye Genelinde Kapsamlı Bir Envanter   Kültür ve Turizm Bakanlığı, çalışmaların ilerleyen yıllarda Türkiye'nin tamamını kapsayacak şekilde genişletilmesini planlıyor. Bakan Ersoy, projenin uzun vadeli hedefini açıklayarak, "Hedefimiz, ülkemizin dört bir yanındaki bu eşsiz mirası ortak bir dijital veri tabanında buluşturmak ve zaman içerisinde kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürmek. Anadolu'nun taş üzerindeki hafızasını bilimsel yöntemlerle kayıt altına alıyor, koruyor ve gelecek kuşaklara aktarıyoruz" ifadelerini kullandı. Projenin tamamlanmasıyla Türk-İslam döneminden günümüze ulaşan mezar taşları ve kitabelere ilişkin ülke çapında önemli bir bilimsel arşiv oluşturulması amaçlanıyor.  

12.10.2026 67
SPOR

Malatya’da Genç Hokeyciler Sahada Buluştu

Malatya’da Amatör Spor Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen 5S Hokey Turnuvası tamamlandı. İki gün süren organizasyonda genç sporcular mücadele ederken, turnuva sonunda katılımcılara kupa ve madalyaları verildi. Malatya’da amatör sporun gelişimini desteklemek ve gençleri farklı spor branşlarıyla buluşturmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikler devam ediyor. Bu kapsamda Malatya Hokey İl Temsilciliği tarafından düzenlenen 5S Hokey Turnuvası, 10-11 Ekim tarihlerinde Yeşiltepe Spor Kompleksi Ampute Futbol Sahası’nda gerçekleştirildi. 2025-2026 faaliyet programı kapsamında düzenlenen organizasyonda genç hokeyciler, iki gün boyunca sahada mücadele ederek müsabaka deneyimi kazandı.   Genç Sporculara Önemli Deneyim Turnuvayla birlikte Malatya’da hokey branşının daha geniş kitlelere tanıtılması, sporcuların gelişimlerinin desteklenmesi ve kulüplerin ulusal organizasyonlara hazırlanması hedeflendi. Malatya Hokey İl Temsilcisi Gökhan Gökmen, yerel turnuvaların sporcuların gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek bu tür organizasyonların hem müsabaka tecrübesini artırdığını hem de hokey sporunun yaygınlaşmasına katkı sunduğunu ifade etti. Fırat: “Benim İçin Hepiniz Birincisiniz”   Müsabakaların tamamlanmasının ardından düzenlenen ödül törenine Malatya Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) Başkanı Kahraman Fırat da katıldı. Genç sporculara seslenen Fırat, turnuvada elde edilen derecelerden daha önemli olanın gençlerin spor yapması olduğunu vurgulayarak, “Benim için hepiniz birincisiniz” dedi. Sporcuları tebrik eden Fırat, gençlerden arkadaşlarını da spor yapmaya teşvik etmelerini istedi.   Turnuva Ödül Töreniyle Sona Erdi   Organizasyonun sonunda sporculara kupa ve madalyaları, ASKF Başkanı Kahraman Fırat ile Doksanartı Spor Haber Sitesi İmtiyaz Sahibi Ali Albay tarafından takdim edildi. Genç sporcuların sportif gelişimlerine katkı sağlayan turnuva, kulüpler arasındaki dayanışma ve dostluk ortamıyla tamamlandı.   Malatya’da son yıllarda ulusal organizasyonlarda da dereceler elde eden hokey branşının, benzer yerel faaliyetlerle altyapısını güçlendirmesi hedefleniyor.

12.10.2026 65
SAĞLIK

SES Malatya’dan İnönü Üniversitesi’nin Mali Verilerine Şeffaflık Çağrısı

SES Malatya Şube Başkanı Cansu Can, İnönü Üniversitesi’nin 2025 yılı Sayıştay denetim raporunda yer alan mali verilere dikkat çekerek kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin açıklama istedi. Can, “Bize gelince kuruş kuruş hesap yapanlar, yüz milyonlarca liralık zararların hesabını neden vermiyor?” dedi.

02.10.2026 142
EKONOMİ

Türkiye’nin Hizmet İhracatı 125 Milyar Dolara Dayandı

Türkiye’nin hizmet ihracatı 2025 yılında yüzde 6,5 artışla 124,9 milyar dolara yükselirken, hizmet ithalatı yüzde 9,6 artarak 61,9 milyar dolara ulaştı. Hizmet ihracatının yaklaşık yarısını seyahat gelirleri oluşturdu.

04.09.2026 280
EKONOMİ

YKS’de İlk 100 Bine Giren 500 Öğrenciye Aylık 13 Bin 750 Lira Burs

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 2025 veya 2026 YKS’de ilk 100 bine giren öğrencilerin yararlanabileceği TENMAK Lisans Başarı Bursu başvurularının başladığını duyurdu. Program kapsamında 41 alanda 500 öğrenciye aylık 13 bin 750 lira burs ile mentörlük desteği sağlanacak.

01.09.2026 224
EKONOMİ

MTV ve Gelir Vergisinde Son Gün: Ödemeler Bugün Sona Eriyor

Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) ile 2025 yılı kazançlarına ilişkin gelir vergisinin ikinci taksit ödemelerinde süre bugün doluyor. Mükelleflerin gecikme ve ek mali yükle karşılaşmamak için ödemelerini gün içerisinde tamamlamaları gerekiyor.

31.07.2026 205
ÇEVRE

Yeşilyurt Belediyesinden Kuran Kurslarında İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Eğitimleri

Yeşilyurt Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, çocuklarda çevre bilinci oluşturmak ve sürdürülebilir yaşam kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla eğitim çalışmalarını yılın her döneminde aralıksız sürdürüyor. 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı boyunca ilçedeki anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde düzenlenen eğitimlerle binlerce öğrenciye ulaşan ekipler, yaz döneminde ise camilerde düzenlenen Kur'an kurslarına katılan çocuklarla buluşuyor.

13.07.2026 389
ÇEVRE

Yeşilyurt Belediyesi Trafik Eğitim Parkı'nda 6 Bin 820 Öğrenciye Uygulamalı Trafik Eğitimi

Yeşilyurt Belediyesi'nin geleceğin bilinçli sürücüleri ve yayalarını yetiştirmek amacıyla hizmete sunduğu Trafik Eğitim Parkı, öğrencilerin yoğun ilgisiyle eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. Trafik kültürünün erken yaşlarda kazandırılmasını hedefleyen eğitim programları kapsamında, 2025-2026 eğitim-öğretim döneminde ilçedeki farklı okullardan toplam 6 Bin 820 öğrenci trafik eğitimi aldı.

07.07.2026 373