Medya Malatya
Medya Malatya

“Enerji” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
SAĞLIK

Yaşlılarda İçe Kapanma ve Unutkanlığı Hafife Almayın

Yaşlılık döneminde ortaya çıkan unutkanlık, içe kapanma ve ani davranış değişiklikleri, sanıldığı gibi her zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu olmayabiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, bu belirtilerin depresyon, bilişsel bozukluklar veya farklı sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini belirterek, özellikle günlük yaşamı etkileyen değişikliklerde erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çekti.   İlerleyen yaşla birlikte bireylerin sosyal ilişkilerinde, davranışlarında ve hafıza işlevlerinde çeşitli değişiklikler yaşanabiliyor. Ancak uzmanlar, özellikle sonradan ortaya çıkan belirgin kişilik değişikliklerinin ve unutkanlık şikâyetlerinin yalnızca yaşlılığa bağlanmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, yaşlı bireylerde görülen davranış değişiklikleri, unutkanlık ve depresyon belirtilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.   “Belirgin kişilik değişiklikleri normal kabul edilmemeli”   Yaşlı bireylerin zamanla daha sakin bir yaşamı tercih edebileceğini ve sosyal çevrelerinin daralabileceğini belirten Şen, ani ve belirgin davranış değişikliklerinin farklı sağlık sorunlarına işaret edebileceğini söyledi. Şen, “Yaş aldıkça insanın bazı alışkanlıklarının değişmesi gayet normal olabilir. Daha sakin olabilir, sosyal çevresi biraz daha azalabilir. Ancak belirgin ve yeni başlayan bir kişilik veya davranış değişikliğini sadece yaşlılığa bağlamak çok sağlıklı değildir. Çünkü bazen bunlar depresyonun, bilişsel sorunların, kullanılan ilaçların yan etkilerinin veya başka tıbbi problemlerin sonucu olabilir.” dedi. Ailelerin bu süreçte suçlayıcı bir yaklaşım yerine anlayışlı ve destekleyici davranması gerektiğini ifade eden Şen, yaşlı bireylerin davranışlarındaki değişikliklerin dile getiremedikleri sorunların ilk işareti olabileceğini kaydetti.   Her unutkanlık Alzheimer anlamına gelmiyor   Yaşlılarda görülen her unutkanlığın Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Şen, normal yaşlanmayla birlikte bazı bilgilerin hatırlanmasının zaman alabileceğini söyledi. Ancak unutkanlığın günlük yaşamı etkilemeye başlamasının önemli bir uyarı işareti olduğunu belirten Şen, “Bir ismi unutmak, anahtarı nereye koyduğunu hatırlayamamak hemen Alzheimer olduğu anlamına gelmez. Ancak kişi aynı soruyu kısa aralıklarla tekrar tekrar soruyorsa, yakın zamanda yaşanan olayları unutuyorsa, ilaçlarını veya parasını yönetmekte zorlanıyorsa, daha önce bildiği işleri yapamıyorsa ya da tanıdığı yerlerde yönünü kaybediyorsa bu durumlar göz ardı edilmemeli.” ifadelerini kullandı. Unutkanlık şikâyetlerinin erken dönemde değerlendirilmesinin hem hastaların hem de ailelerinin yaşam kalitesini artırabileceğine dikkat çekti.   “Bunu da mı unuttun?” demek kaygıyı artırıyor   Unutkanlık yaşayan yaşlı bireylere yönelik eleştirel ifadelerin psikolojik açıdan olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirten Şen, ailelerin iletişim diline dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Şen, “'Bunu da mı unuttun?', 'Yine unuttun', 'Bir türlü hatırlamıyorsun' gibi ifadeler, yaşlı bireylerde yoğun kaygıya neden olabilir. Bu durum unutkanlık şikâyetlerini artırabileceği gibi kişinin yaşadığı sorunları gizlemesine de yol açabilir. Bu nedenle değişiklikleri dikkatle gözlemlemek, kişiyi anlamaya çalışmak ve gerektiğinde uzman desteği almak daha sağlıklıdır.” dedi.   “İçe kapanma depresyonun habercisi olabilir”   Yaşlılık döneminde depresyonun genç bireylerden farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini ifade eden Şen, özellikle sosyal hayattan uzaklaşma, isteksizlik, uyku bozuklukları ve enerji kaybına dikkat çekti. Yaşlı bireylerin depresyonda olduklarını her zaman fark edemediklerini belirten Şen, “Kişi hiçbir şey yapmak istemediğini, insanlarla görüşmekten rahatsız olduğunu, çabuk yorulduğunu veya eskisi gibi düşünemediğini söyleyebilir. Uyku bozuklukları, iştah değişiklikleri, bedensel ağrılar ve unutkanlık da bu tabloya eşlik edebilir. Özellikle yeni başlayan içe kapanma ve unutkanlığın hızla ilerlemesi, yaşlılık depresyonu açısından değerlendirilmesi gereken önemli belirtilerdir.” diye konuştu.   Psikiyatrik yatış her zaman ağır hastalık anlamına gelmiyor   Yaşlı bireylerin psikiyatri servisinde tedavi altına alınmasının ailelerde endişeye yol açabildiğini belirten Şen, hastane yatışının bazı durumlarda güvenliğin sağlanması ve tedavinin düzenlenmesi amacıyla tercih edildiğini söyledi. Ağır depresyon, intihar riski, psikotik belirtiler veya temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekme gibi durumlarda hastanede yakın takip gerekebileceğini belirten Şen, “Psikiyatrik yatış her zaman hastalığın çok ağır olduğu anlamına gelmez. Bazen hastanın güvenliğini sağlamak, tedavisini düzenlemek ve yakından takip etmek amacıyla hastane yatışı öneriyoruz. Bu süreçte hastaya kaygısını artıracak ifadeler yerine, bir süre daha yakından takip edileceğinin anlatılması önemlidir.” dedi.   Erken tanı ve tedavi hayati önem taşıyor   Yaşlılık depresyonunun zamanında fark edilmemesi halinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Şen, özellikle intihar riskine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Yaşlı bireylerde depresyon tedavisine verilen yanıtın bazı durumlarda daha yavaş olabileceğini ifade eden Şen, erken tanının önemine dikkat çekerek, “Yaşlılık depresyonunda intihar riski daha ön planda olabilir. Tedaviye yanıt da zaman zaman daha yavaş gelişebilir. Bu nedenle belirtilerin erken fark edilmesi ve uygun tedaviye başlanması büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı. Şen, ailelerin yaşlı bireylerde ortaya çıkan yeni davranış değişikliklerini, unutkanlığı ve sosyal hayattan uzaklaşmayı dikkatle takip etmesi, bu belirtilerin günlük yaşamı etkilemesi halinde uzman desteğine başvurması gerektiğini belirtti.  

3 gün önce 50
KÜLTÜR-TURİZM

Malatyalı Yazarlar Kitap Fuarında Okurlarıyla Buluştu

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen Malatya Kitap Fuarı, Malatyalı yazarlarla kitapseverleri bir araya getirmeye devam ediyor. Fuar kapsamında okurlarıyla buluşan yazarlar, kitaplarını imzalarken Malatya’yı, eserlerini ve yazarlık serüvenlerini okuyucularla paylaşma fırsatı buldu. YAZAR KANBAY YALIM’DAN KİTAP FUARINA DAVET Malatyalı yazar Şefika Kanbay Yalım, Malatya Kitap Fuarı’nın yazarlarla okurlar arasında önemli bir köprü oluşturduğunu belirterek, tüm Malatyalıları fuarı ziyaret etmeye davet etti. Yazarlığın yanı sıra sosyoloji eğitimi alan Kanbay Yalım, gençler, aile yapısı, kuşaklar arasındaki farklılıklar ve değerler eğitimi üzerine çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Gençlerin dijital dünyanın etkisiyle tüketim odaklı bir yaşam tarzına yöneldiğine dikkat çeken Kanbay Yalım, kitap okuma ve araştırma alışkanlığının geliştirilmesinin önemini vurguladı. Malatya Kitap Fuarı’na ilk kez yazar olarak katıldığını belirten Kanbay Yalım, özellikle öğrencilerin fuara gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduğunu kaydetti. Öğrencilerin belediye tarafından okullarından fuar alanına ulaştırılmasının kültürel etkinliklere katılım açısından önemli olduğunu dile getiren Kanbay Yalım, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. AYŞEGÜL TAŞÇI: “HERKESİ FUARA DAVET EDİYORUM” Malatyalı yazar Ayşegül Taşçı da Malatya Kitap Fuarı’nın bu yıl oldukça güzel ve heyecanlı geçtiğini söyledi. Daha önce yetişkinlere yönelik deneme ve teknik kitaplar kaleme aldığını belirten Taşçı, bu yıl çocuk kitaplarıyla okurların karşısına çıktığını ifade etti. Bayram tatili dolayısıyla çocukların aileleriyle birlikte fuarı ziyaret etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Taşçı, fuarın enerjisinin kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Taşçı, “Herkesi fuara davet ediyorum. Mutlaka bu enerjinin içinde olmalısınız. Bekliyoruz” sözleriyle Malatyalıları kitaplarla ve yazarlarla buluşmaya çağırdı. ZÜLEYHA TÜRKSOY: “İYİLİK HİKÂYELERİNİ KALEME ALIYORUM” Malatyalı yazar Züleyha Türksoy, eserlerinde iyilik ve güzellikleri ön plana çıkardığını belirterek, toplumda yaşanan olumlu örneklerin daha fazla anlatılması gerektiğini söyledi. Eserlerinde tanık olduğu veya içinde yer aldığı olaylara yer verdiğini ifade eden Türksoy, medya ve dijital platformlarda olumsuz örneklerin daha fazla öne çıkarılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Türksoy, “Daha fazla izlenme ve tıklanma kaygısıyla olumsuz örnekler çoğalıyor. Oysa iyilik örneklerinin de anlatılması ve yayılması gerekiyor. Herhangi bir reyting kaygısı taşımadan, güzel şeyleri anlatan eserler ortaya koymalıyız” dedi. KİTAP FUARINA ÖVGÜ Malatya Kitap Fuarı’nı ve fuar alanını çok beğendiğini belirten Türksoy, fuarın kentin kültürel hayatına önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Konferans salonları, atölyeler ve farklı yaş gruplarına yönelik etkinlik alanlarının ziyaretçilere geniş imkânlar sağladığını kaydeden Türksoy, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e ve organizasyonda emeği geçen ekibe teşekkür etti. Fuarın her yaştan kitapseverin kitaplarla buluşabileceği ve kültürel etkinliklere katılabileceği güzel bir ortam sunduğunu belirten Türksoy, Malatya Kitap Fuarı’nın kültür ve sanat hayatına katkısına dikkat çekti.

4 gün önce 38
EKONOMİ

İhracatta Yüzde 15,3’lük Artış: Dış Ticaret Açığı 5,1 Milyar Dolara Geriledi

Türkiye’nin ihracatı eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,3 artarak 25 milyar 967 milyon dolara ulaştı. İthalatın yüzde 5,6 arttığı dönemde dış ticaret açığı yüzde 25,8 azalarak 5 milyar 163 milyon dolara geriledi. Yılın ilk 9 ayında ise dış ticaret açığı 70 milyar 967 milyon dolara yükseldi.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan 2026 yılı eylül ayı dış ticaret istatistiklerine göre, Türkiye'nin ihracatında artış yaşanırken aylık dış ticaret açığında gerileme kaydedildi. Genel ticaret sistemi kapsamında eylül ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,3 artışla 25 milyar 967 milyon dolara, ithalat ise yüzde 5,6 yükselişle 31 milyar 130 milyon dolara ulaştı.   Dış ticaret açığı yüzde 25,8 azaldı   Eylül ayında dış ticaret açığı, 2025 yılının aynı dönemindeki 6 milyar 957 milyon dolardan 5 milyar 163 milyon dolara geriledi. Böylece dış ticaret açığında yıllık bazda yüzde 25,8 oranında azalma gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise geçen yılın eylül ayında yüzde 76,4 seviyesindeyken bu yıl yüzde 83,4'e yükseldi.   Dokuz aylık açık 71 milyar dolara yaklaştı   2026 yılının ocak-eylül döneminde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 artarak 210 milyar 952 milyon dolara çıktı. İthalat ise yüzde 5,3 artışla 281 milyar 919 milyon dolar olarak kaydedildi. Yılın ilk dokuz ayında dış ticaret açığı yüzde 5,7 artarak 70 milyar 967 milyon dolara ulaşırken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,9'dan yüzde 74,8'e geriledi.   İhracatın yüzde 93,4'ü imalat sanayinden   Ekonomik faaliyetlere göre eylül ayında toplam ihracatın yüzde 93,4'ünü imalat sanayi oluşturdu. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3,5, madencilik ve taş ocakçılığının payı ise yüzde 2,2 olarak gerçekleşti. İthalatta ise ara malları yüzde 69,9 ile ilk sırada yer aldı. Sermaye mallarının payı yüzde 15,4, tüketim mallarının payı yüzde 14,6 oldu.   En fazla ihracat Almanya'ya yapıldı   Eylül ayında Türkiye'nin en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke 2 milyar 46 milyon dolarla Almanya oldu. Almanya'yı 1 milyar 913 milyon dolarla ABD, 1 milyar 442 milyon dolarla Birleşik Krallık, 1 milyar 186 milyon dolarla Irak ve 1 milyar 128 milyon dolarla İtalya izledi. İthalatta ise 5 milyar 264 milyon dolarla Çin ilk sırada yer aldı. Çin'i Almanya, Rusya, ABD ve İtalya takip etti.   Yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 4,1   İmalat sanayi ihracatında yüksek teknolojili ürünlerin payı eylül ayında yüzde 4,1 olurken, ocak-eylül döneminde yüzde 3,7 seviyesinde gerçekleşti. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatı içerisindeki payı ise eylülde yüzde 12,7, dokuz aylık dönemde yüzde 12,1 olarak hesaplandı.   Enerji ve altın hariç dış ticaret açığı 541 milyon dolar   Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda eylül ayında ihracat yüzde 10,5 artarak 23 milyar 385 milyon dolara, ithalat ise yüzde 6,7 yükselerek 23 milyar 926 milyon dolara ulaştı. Bu kapsamda dış ticaret açığı 541 milyon dolar olarak gerçekleşirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 97,7 oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise eylül ayında bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 2,1, ithalat yüzde 2,8 arttı. Özel ticaret sistemine göre ise eylül ayında ihracat yüzde 14,8 artışla 23 milyar 506 milyon dolara yükselirken, ithalat yüzde 3 artarak 28 milyar 852 milyon dolar oldu. Bu kapsamda dış ticaret açığı yüzde 29,2 azalarak 5 milyar 347 milyon dolara geriledi.    

5 gün önce 49
SAĞLIK

Kalp damarlarınızın yaşlandığını gösteren 5 kritik belirti

Kalp ve damar hastalıkları yalnızca ileri yaşlarda değil, genç yaşlarda da ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol, sigara ve hareketsiz yaşamın damarların biyolojik yaşını artırabildiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, özellikle efor sırasında nefes darlığı, göğüs sıkışması ve ani halsizlik gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.   Kalp ve damar hastalıklarının gelişiminde kişinin yaşı kadar yaşam tarzı ve risk faktörleri de belirleyici oluyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, damar sertliğinin yıllar içerisinde oluşan hasarın sonucu olduğunu belirterek, genç yaşlarda da kalp krizi riskinin ortaya çıkabileceği konusunda uyardı.   35 yaşındaki kişinin damarları 60 yaşında olabilir Kalbin biyolojik yaşının kimlikte yazan yaştan farklı olabileceğini belirten Prof. Dr. Ekmekçi, damarların zaman içerisinde maruz kaldığı hasarın kalp sağlığını doğrudan etkilediğini ifade etti. Damar sertliğinin bir anda ortaya çıkmadığını kaydeden Ekmekçi, kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon, LDL kolesterol, insülin direnci ve sigara kullanımının damarların erken yaşlanmasına neden olabileceğini belirtti. Ekmekçi, bu risk faktörlerine uzun süre maruz kalan 35 yaşındaki bir kişinin damar sertliğinin, 60 yaşındaki bir kişinin seviyesine ulaşabileceğine dikkat çekti.   Kalp damarları daralırken ortaya çıkan 5 belirti Kalp krizinin her zaman şiddetli göğüs ağrısıyla başlamadığını vurgulayan Ekmekçi, damar daralmasının bazı erken belirtilerle kendisini gösterebileceğini söyledi. Dikkat edilmesi gereken 5 belirtiyi sıralayan Ekmekçi, şu bilgileri paylaştı: Daha önce rahatlıkla çıkılan merdivenlerde nefes darlığı yaşanması veya efor sırasında göğüste sıkışma hissedilmesi. Çeneye, boyna, sol kola veya mide bölgesine yayılan, dinlenmeyle hafifleyen baskı hissi. Aniden ortaya çıkan ve açıklanamayan aşırı halsizlik. Belirgin bir neden olmadan gelişen soğuk terleme. Özellikle diyabet hastalarında göğüs ağrısı olmadan nefes darlığı veya bulantıyla kendisini gösterebilen kalp krizi belirtileri. Bu şikâyetlerin farklı sağlık sorunlarından da kaynaklanabileceğini belirten Ekmekçi, özellikle yeni başlayan veya tekrarlayan belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.   Yüksek tansiyon ve hareketsizlik kalbi yoruyor Yüksek tansiyonun kalbin iş yükünü artırdığını belirten Ekmekçi, uzun süre kontrol altında tutulmayan tansiyonun kalp kasında kalınlaşmaya ve zamanla kalp yetmezliğine neden olabileceğini ifade etti. Hareketsiz yaşamın da damar sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Ekmekçi, düzenli fiziksel aktivitenin önemini vurguladı. Günlük 7-8 bin adım atmanın veya haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş yapmanın kalp ve damar sağlığının korunmasına önemli katkı sağlayabileceğini belirtti.   Elektronik sigara ve enerji içeceklerine dikkat Genç yaşlarda görülen kalp hastalıklarına da değinen Ekmekçi, işlenmiş gıda tüketimi, hareketsizlik, genetik yatkınlık ve nikotin kullanımının önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu söyledi. Özellikle elektronik sigara kullanımının damar sağlığı açısından tehlike oluşturduğunu belirten Ekmekçi, enerji içeceklerinin de kalp ritmi ve kan basıncı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini kaydetti. Enerji içeceklerinde bulunan yüksek miktardaki kafein ve diğer uyarıcı maddelerin kalp hızını artırabileceğini ifade eden Ekmekçi, özellikle ritim bozukluğu bulunan kişilerde ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.   Kronik stres kalp krizi riskini artırabiliyor Uzun süreli stresin yalnızca psikolojik değil, fiziksel sonuçlarının da bulunduğunu belirten Ekmekçi, stres hormonlarının kalp hızını ve tansiyonu artırabildiğini söyledi. Kronik stresin damarların iç yüzeyini olumsuz etkileyebileceğini ve pıhtılaşma eğilimini artırabileceğini ifade eden Ekmekçi, yoğun üzüntü veya travma sonrasında ortaya çıkabilen, halk arasında “kırık kalp sendromu” olarak bilinen Takotsubo kardiyomiyopatisine de dikkat çekti.   Şikâyet olmasa da kalp kontrolleri ihmal edilmemeli Damar sertliğinin uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Ekmekçi, kişilerin tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerini takip etmesinin önemini vurguladı. Risk durumuna göre açlık kan şekeri, HbA1c ve lipit profili gibi testlerin yapılabileceğini belirten Ekmekçi, genetik risklerin değerlendirilmesinde Lipoprotein(a) ve gerekli görülen hastalarda ApoB ölçümlerinden de yararlanılabileceğini ifade etti. Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunan kişilerde ise hekim değerlendirmesi doğrultusunda ileri tetkiklere ihtiyaç duyulabileceğini kaydetti.   Kalp hastalarının yaptığı iki büyük hata Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde yapılan hatalara da değinen Ekmekçi, tansiyon veya kolesterol değerleri normale döndüğünde ilaçların doktor önerisi olmadan bırakılmasının ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Bir diğer önemli hatanın ise göğüs baskısı, nefes darlığı ve kola yayılan ağrı gibi belirtilerin geçmesini beklemek olduğunu belirten Ekmekçi, kalp krizinde erken müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. Ekmekçi, kalp krizi şüphesi durumunda zaman kaybedilmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini ifade etti.   Kalp sağlığını korumak genç yaşta başlıyor Kalp ve damar hastalıklarından korunmada sağlıklı yaşam alışkanlıklarının belirleyici olduğunu kaydeden Ekmekçi, Akdeniz tipi beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve sigaradan uzak durmanın önemine dikkat çekti. Tansiyon, kan şekeri, LDL kolesterol ve bel çevresi gibi sağlık göstergelerinin bilinmesi gerektiğini belirten Ekmekçi, damar tıkanıklığının çoğu zaman yıllar içerisinde geliştiğini ifade etti. Ekmekçi, modern kardiyolojide temel hedefin yalnızca tıkanan damarları tedavi etmek değil, risk faktörlerini erken dönemde kontrol altına alarak damar tıkanıklığını önlemek olduğunu vurguladı.

6 gün önce 47
GENEL

Malatya’da Gençlik Festivali’ne Yoğun Katılım

AK Parti Malatya İl Gençlik Kolları tarafından düzenlenen “Bir Gençlik Festivali”, binlerce genci bir araya getirdi. Sinan Akçıl ve Eypio’nun sahne aldığı etkinlikte konuşan Gençlik Kolları İl Başkanı M. Kağan Mercan, “Malatya gençliği bugün bir kez daha tarih yazdı” dedi.   AK Parti Malatya İl Gençlik Kolları tarafından 17 Ekim Cumartesi günü 100. Yıl Parkı’nda düzenlenen “Bir Gençlik Festivali”, yoğun katılımla gerçekleştirildi. AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Yusuf İbiş’in de katıldığı etkinlikte, sanatçılar Sinan Akçıl ve Eypio konser verdi. AK Parti Malatya İl Gençlik Kolları Başkanı M. Kağan Mercan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen festivale, AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Sinan Özhüsrev, MKYK Üyesi Samed Seddar Tercan, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit, Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt, Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş ve AK Parti Yeşilyurt İlçe Başkanı Ramazan Yaylacı katıldı.   Mercan: “Malatya Gençliği Tarih Yazdı” Festivalde konuşan AK Parti Malatya İl Gençlik Kolları Başkanı M. Kağan Mercan, organizasyona gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Mercan, “Malatya gençliği bugün bir kez daha tarih yazdı. On binlerce gencimizin aynı heyecan etrafında buluştuğu, alanlara sığmayan muhteşem bir coşkuya hep birlikte şahitlik ettik. Büyük bir emek ve gayretle hazırlandığımız festivalimizin böylesine görkemli bir katılımla gerçekleşmesi bütün yorgunluğumuzu unutturdu” dedi. Gençlerin birlik ve beraberliğine vurgu yapan Mercan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a destek mesajı vererek, “Malatya gençliği bir kez daha göstermiş oldu ki Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın arkasında, Beydağı gibi dimdik durmaktadır. Gençlerimizin enerjisi, heyecanı ve kararlılığı bizlere güç vermeye devam ediyor” ifadelerini kullandı. Mercan, festivale katılan AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Yusuf İbiş başta olmak üzere belediye başkanlarına, teşkilat mensuplarına ve gençlere teşekkür etti.   İbiş: “Hepimiz Bu Ülkenin Gençleriyiz” AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Yusuf İbiş de festival alanında gençlere hitap ederek birlik ve beraberlik mesajları verdi. İbiş, “Bu alanda farklı siyasi görüşlere sahip gençler olabilir ancak hepimiz Malatyalıyız, hepimiz bu ülkenin gençleriyiz. Bugün burada Malatya’nın heyecanıyla bir aradayız. Yarınlarını seven, güçlü Malatya’yı inşa edecek gençler olarak buradayız. Aydınlık Türkiye için buradayız” diye konuştu. Organizasyonun hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden İbiş, Malatya İl Gençlik Kolları Başkanı Kağan Mercan ve ekibini tebrik etti.   Ali Bakan: “Gençliğimizin Her Zaman Yanındayız” AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, festivalin düzenlenmesinde emeği geçen gençlik teşkilatına teşekkür etti. Bakan, “Bu unutulmaz festival için Gençlik Kolları İl Başkanımız Kağan Mercan’a ve kıymetli ekibine teşekkür ediyorum. Gençlik Kolları Genel Başkanımız Sayın Yusuf İbiş’in katılımı bu alandaki heyecana ayrı bir coşku katıyor. Gençliğimizin her zaman yanında ve arkasındayız” dedi.   Sami Er: “Gençlerimizin Geleceği İçin Çalışıyoruz” Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise kentte gençlere yönelik yatırımların sürdüğünü belirtti. Er, “Kağan kardeşimi ve ekibini yürekten kutluyorum. Gerçekten çok güzel bir işe imza atmışlar. Onur konuğumuz Gençlik Kolları Genel Başkanımız Sayın Yusuf İbiş ile bugün Malatya’mızdaki gençlik yatırımlarını da yerinde inceledik. Bizler Malatya’daki gençlerimizin bugünü, yarını ve geleceği için canla başla çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.   Mercan’dan İbiş’e Radyo Hediyesi Festival kapsamında AK Parti Malatya İl Gençlik Kolları Başkanı M. Kağan Mercan, Genel Başkan Yusuf İbiş’e eski nesil bir radyo hediye etti. Hediye takdimi, programın dikkat çeken anları arasında yer aldı.   Sinan Akçıl ve Eypio Sahne Aldı Konuşmaların ardından festivalin konser bölümüne geçildi. Sanatçılar Sinan Akçıl ve Eypio, sevilen şarkılarını Malatyalı gençler için seslendirdi. 100. Yıl Parkı’nı dolduran katılımcılar, sanatçıların şarkılarına eşlik ederken konser boyunca renkli görüntüler oluştu. AK Parti Malatya İl Gençlik Kolları tarafından düzenlenen festival, konserlerin ardından sona erdi.  

18.10.2026 96
POLİTİKA

İYİ Partili Yücel: “Esnaf Ayağa Kalkmadan Malatya Ayağa Kalkamaz”

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, Malatya’da düzenlenen “Sahadan Sandığa” eğitim programında kentin deprem sonrası ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekti. Yücel, esnafın borç yükünden sanayideki istihdam kaybına, kayısı üretiminden kalıcı iş yerlerine kadar birçok konuda çözüm çağrısında bulundu.   İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, partisinin teşkilat yapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Sahadan Sandığa” eğitim programı kapsamında Malatya’da partililerle bir araya geldi. İYİ Parti Malatya İl Binasında gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını İl Başkanı Serdar Yıldız yaptı. Daha sonra söz alan Yücel ise Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yücel, konuşmasının önemli bölümünü 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da yaşanan sorunlara ayırdı. Kentin yeniden ayağa kalkmasının yalnızca konut ve iş yeri inşaatlarının tamamlanmasıyla mümkün olmayacağını belirten Yücel, ticaretin canlandırılması, üretimin desteklenmesi ve nitelikli iş gücünün korunması gerektiğini söyledi.   “Malatya'nın Yeniden Ayağa Kalkması Binalarla Sınırlı Değil”   6 Şubat depremlerinin Malatya'da derin izler bıraktığını ifade eden Yücel, yeniden inşa sürecinin ekonomik ve sosyal kalkınmayla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yücel, “Depremin ardından yürütülen konut ve iş yeri inşaatları elbette önemlidir. Ancak bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların tamamlanmasıyla mümkün değildir. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması; esnafının dükkânını açması, sanayicisinin üretmesi, çiftçisinin emeğinin karşılığını alması ve gençlerinin kendi şehirlerinde gelecek kurabilmesiyle mümkündür” dedi. Yeni yapılan bazı binalarda kullanılan malzemelerin kalitesine ilişkin vatandaşlardan şikâyetler geldiğini öne süren Yücel, ilgili kurumların yapı kalitesi ve güvenliği konusunda etkin denetim yapması gerektiğini belirtti.   “Kalıcı İş Yerine Ulaşamayan Esnafın Sorunları Çözülmeli”   Deprem sonrasında Malatya'da ticari hayatın henüz istenilen düzeye ulaşamadığını savunan Yücel, özellikle geçici ticaret alanlarında faaliyetlerini sürdüren işletmelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının gündeme getirdiği talepleri hatırlatan Yücel, deprem öncesinde kiracı olan ve halen konteynerlerde faaliyet gösteren çok sayıda esnafın kalıcı iş yerine erişmekte zorlandığını söyledi. Yücel, “Bodrum katlarda faaliyet gösteren yaklaşık 150 esnafın iş yeri kura süreçlerinin dışında kalması da çözüm bekliyor. Kalıcı iş yerlerinin tahsisinde hak sahipliği sorunları giderilmeli, ihtiyaç fazlası iş yerleri depremden etkilenen esnafımızın kullanımına sunulmalıdır. Yeni çarşıların ulaşım, otopark ve altyapı sorunları da bir an önce çözülmelidir” ifadelerini kullandı.   “Esnaf Ayağa Kalkmadan Çarşı Canlanmaz”   Depremde sermayesini kaybeden işletmelerin vergi, sigorta primi ve kredi borçları nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Yücel, mücbir sebep kapsamındaki yükümlülüklerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin taleplerine de değinen Yücel, işletmelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman imkânları sağlanması gerektiğini kaydetti. Yücel, “Esnafımız, depremde kaybettiği sermayesini yeniden oluşturamadan biriken vergi, sigorta primi ve kredi borçlarıyla mücadele ediyor. Borçlar için gerçekçi kolaylıklar sağlanmalıdır. Esnaf ayağa kalkmadan çarşı, çarşı canlanmadan Malatya ayağa kalkamaz” diye konuştu.   Sanayi İçin Özel Teşvik Çağrısı   Malatya'daki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin yüksek enerji, finansman ve iş gücü maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Yücel, deprem kaynaklı ilave yüklerin de üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. Özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunması gerektiğini belirten Yücel, deprem bölgesine özel yatırım ve istihdam teşviklerinin uygulanmasını, uygun koşullu finansman sağlanmasını ve organize sanayi bölgelerinin altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi.   “Kayısı Üreticisinin Geleceği Korunmalı”   Malatya ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan kayısı üretimine de değinen Yücel, 2025 yılında yaşanan ağır zirai don felaketine rağmen kuru kayısı ihracatından 303 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini belirtti. Artan üretim maliyetleri, kuraklık ve zirai don risklerinin üreticileri zorladığını ifade eden Yücel, kayısıda sürdürülebilir üretimin sağlanması için yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yücel, “Kayısı üreticilerimiz için erken uyarı ve koruma sistemleri yaygınlaştırılmalı, TARSİM'in kapsamı ve etkinliği güçlendirilmelidir. Lisanslı depoculuk ve işleme tesisleri desteklenerek kayısının daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi sağlanmalıdır” dedi.   Gençlerin Malatya'dan Göç Etmesine Dikkat Çekti   Deprem sonrasında yaşanan nüfus ve nitelikli iş gücü kaybının Malatya'nın geleceği açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Yücel, barınma, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarındaki sorunların kalıcı göçe dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. İnönü Üniversitesi ile Malatya Turgut Özal Üniversitesinin bilimsel birikiminin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturulmasını isteyen Yücel, genç girişimcilerin desteklenmesi ve üniversite mezunlarının Malatya'da istihdam edilmesi için yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yücel, “Bir şehrin en değerli sermayesi insanıdır. Gençlerimizin kendi şehirlerinde gelecek kurabilecekleri ekonomik ve sosyal şartları oluşturmak zorundayız” diye konuştu.   “Malatya İçin Bütüncül Kalkınma Programı Hazırlanmalı”   Malatya'nın sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Yücel, deprem sonrası yeniden yapılanma, sanayi, tarım, ticaret, istihdam ve sosyal hayatı kapsayan bütüncül bir kalkınma programı hazırlanması gerektiğini söyledi. Bu programın üniversiteler, ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla oluşturulması gerektiğini belirten Yücel, somut ve ölçülebilir hedeflerin önemine dikkat çekti.   Ekonomi ve Hukuk Politikalarını Eleştirdi   Türkiye genelindeki ekonomik gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yücel, hayat pahalılığının emeklilerden çiftçilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini savunan Yücel, kamu kurumlarının denetim mekanizmalarını eleştirerek basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında da değerlendirmelerde bulundu. Millî birlik ve üniter devlet yapısına ilişkin partisinin yaklaşımını dile getiren Yücel, Cumhuriyetin kuruluş değerleri ile vatandaşların eşitliği ilkelerinden taviz vermeyeceklerini ifade etti.   “Sorunları Yerinde Tespit Ediyoruz”   “Sahadan Sandığa” eğitim programının teşkilatların kurumsal kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Yücel, program kapsamında saha çalışmaları, siyasi iletişim, sosyal medya kullanımı ve bilgi kirliliğiyle mücadele konularında eğitimler verildiğini söyledi. Parti politikalarının il ve ilçe teşkilatlarınca daha etkin biçimde vatandaşlara aktarılmasını hedeflediklerini kaydeden Yücel, siyasette vatandaşların sorunlarını yerinde tespit etmenin ve ortak akılla çözüm üretmenin önemine vurgu yaptı. İYİ Parti'nin sorunlara somut çözüm önerileri geliştiren bir muhalefet anlayışını benimsediğini ifade eden Yücel, “Bizim hedefimiz; üreten, ürettiğini adil paylaşan, refahı büyüten, hukukun üstünlüğünü ve adaleti yeniden tesis eden güçlü bir Türkiye'dir. Bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Kadrolarımızla, programlarımızla ve milletimize duyduğumuz güvenle hazırız. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması, Türkiye'nin yeniden güçlenmesinin de önemli bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.  

16.10.2026 74
EKONOMİ

Malatya’da 100 Genç İş Dünyasıyla Buluştu

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Mezun–İşveren Eşleştirme Programı kapsamında, Dijital Gençlik Merkezi’nde (DİGEM) eğitimlerini tamamlayan yaklaşık 100 genç, 10’un üzerinde firmanın temsilcileriyle bir araya gelerek iş ve staj fırsatlarını değerlendirdi.   Malatya Büyükşehir Belediyesi, gençlerin mesleki eğitimlerini istihdama dönüştürmelerine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Avrupa Birliği finansmanı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) iş birliğiyle yürütülen “Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi” kapsamında Mezun–İşveren Eşleştirme Programı düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi Şehir Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen programda, DİGEM bünyesinde eğitim alan yaklaşık 100 genç, 10’un üzerinde firmanın temsilcileriyle buluştu.   Gençler İşverenlerle Birebir Görüştü Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Hizmetleri Birimi ile Basın Yayın Dairesi Başkanlığı İstihdam Merkezi Birimi iş birliğinde düzenlenen etkinlikte, gençlerin özgeçmişleri, mesleki yeterlilikleri ve kariyer hedefleri değerlendirildi. İşverenlerle birebir görüşme fırsatı bulan gençler, firmaların açık iş pozisyonları ve staj olanakları hakkında bilgi aldı. Programla, eğitim süreçlerinde kazanılan bilgi ve becerilerin iş dünyasının ihtiyaçlarıyla buluşturulması hedeflendi.   Eğitimden İstihdama Köprü Kuruluyor   Dijital Gençlik Merkezi’nde yapay zekâ, yazılım, veri tabanı, e-ticaret ve bilişim teknolojileri gibi alanlarda eğitim alan gençler, program sayesinde iş dünyasıyla doğrudan temas kurma imkânı elde etti. Etkinliğe katılan mezunlar, verilen eğitimlerin mesleki gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu belirterek, işverenlerle bir araya gelmelerini sağlayan organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi.   “Malatya’da Bu Tür Eğitimler Çok Önemli”   DİGEM bünyesinde dört farklı eğitim programına katıldığını belirten Hatice Orhan, “Yapay zekâ, Python ve veri tabanı, marka yönetimi ve bilişim teknolojileri alanlarında eğitim aldım. Malatya’da imkânların fazla olmadığı bir yerde bu programı çok faydalı buluyorum. Bana çok şey kattı. İlerleyen dönemlerde çalışma hayatımda da etkili olacağına inanıyorum” dedi. Gazi Üniversitesi Uçak Teknolojisi Bölümü mezunu Zehra Babacan ise web yazılım geliştirme, mobil uygulama geliştirme ve yapay zekâ eğitimlerine katıldığını belirterek, “Kendini geliştirmek isteyen ve iş arayan arkadaşlar için oldukça faydalı eğitimler olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.   “İşverenlere Ulaşmak İçin Önemli Bir Fırsat”   Enerji Sistemleri Yüksek Mühendisi Nurcan Çalhan da DİGEM’de yazılım eğitimi aldığını belirterek, programın gençler açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Çalhan, “Malatya açısından değerlendirdiğimizde olması gereken bir etkinlikti. İşverenlere ulaşmak ve işe başladıktan sonra bizleri nelerin beklediğini görmek açısından faydalı olacağını düşünüyorum. İşverenlerle görüşme gerçekleştireceğim, iyi geçmesini umuyorum” diye konuştu. DİGEM’de e-ticaret eğitimi alan Azra Reyhan Hasıripi ise etkinliğin verimli geçtiğini ifade ederek, “Birçok firmanın burada bulunması ve doğrudan görüşme imkânı sağlanması çok güzel. Kendimi bu alanda geliştirmeyi düşünüyorum” dedi.   Genç İstihdamına Destek Sürecek   Malatya Büyükşehir Belediyesi, gençlerin dijital becerilerini geliştirmek, mesleki yeterliliklerini artırmak ve istihdam olanaklarına erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla eğitim ve iş dünyasını bir araya getiren projelerini sürdürmeyi hedefliyor. Programın, gençlerin kariyer planlamalarına katkı sunmasının yanı sıra kentte nitelikli iş gücünün gelişmesine de destek olması amaçlanıyor.

14.10.2026 113
SAĞLIK

Prostat Büyümesinde Bu 5 Belirtiye Dikkat!

Özellikle 50 yaşından sonra erkeklerde görülme sıklığı artan iyi huylu prostat büyümesi, yaşam kalitesini olumsuz etkilerken tedavi edilmediğinde mesane ve böbrek sağlığını da tehdit edebiliyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, idrar alışkanlıklarında yaşanan değişimlerin yaşlanmanın doğal sonucu olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, dikkat edilmesi gereken 5 önemli belirtiyi açıkladı.   Erkeklerde ilerleyen yaşla birlikte sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan iyi huylu prostat büyümesi, erken dönemde fark edilmediğinde ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor. Türkiye’yi de kapsayan geniş ölçekli bir araştırmaya göre 50 yaş üzerindeki her 100 erkekten 14’ü prostat büyümesi sorunu yaşarken, uluslararası veriler bu yaş grubundaki erkeklerin yaklaşık yarısında prostat büyümesi görülebildiğini ortaya koyuyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, toplumun yaşlanması ve yaşam süresinin uzamasının yanı sıra bazı yaşam alışkanlıklarının da hastalıkla ilişkili olabileceğini belirtti.   Yanlış Yaşam Alışkanlıkları Şikayetleri Artırıyor   Obezite, hareketsiz yaşam, metabolik sendrom ve diyabetin iyi huylu prostat büyümesi ve buna bağlı idrar yolu şikayetleriyle ilişkili olabildiğini ifade eden Topuz, özellikle aşırı kafein ve alkol tüketiminin, akşam saatlerinde fazla sıvı alınmasının ve hareketsizliğin belirtileri artırabileceğini söyledi. Bu alışkanlıkların tek başına hastalığa neden olmadığını vurgulayan Topuz, sık idrara çıkma, ani sıkışma ve gece tuvalete kalkma gibi yakınmaların dikkate alınması gerektiğini kaydetti.   Prostat Büyümesinin 5 Önemli Belirtisi   1. İdrar Akımında Zayıflama: İdrarın eskisine göre daha yavaş, ince veya düşük basınçla gelmesi, prostat büyümesinin en yaygın belirtileri arasında bulunuyor. İdrar yapma süresinin uzaması ve akımın damlama şeklinde sonlanması da önemli uyarı işaretleri arasında yer alıyor. 2. İdrara Başlamada Güçlük: Tuvalete gidildiğinde idrarın hemen başlayamaması, ıkınma ihtiyacı ve idrarın kesik kesik gelmesi, idrar kanalında tıkanıklık olabileceğine işaret ediyor. Hastalığın ilerlemesiyle mesane kaslarının yorulması, idrar yapmayı daha da zorlaştırabiliyor. 3. Sık İdrara Çıkma ve Ani Sıkışma: Gün içerisinde normalden daha sık tuvalete gitme, idrarı erteleyememe ve ani sıkışma hissi, prostat büyümesine bağlı gelişebiliyor. Bazı hastalarda bu duruma idrar kaçırma da eşlik edebiliyor. 4. Geceleri Sık Sık Tuvalete Kalkma: Gece boyunca birden fazla kez idrara çıkmak, uyku kalitesini düşürerek gündüz yorgunluğuna ve dikkat kaybına neden olabiliyor. İleri yaştaki bireylerde gece tuvalete giderken düşme ve yaralanma riski de artabiliyor. 5. Mesanenin Tam Boşalmadığı Hissi: İdrar yaptıktan kısa süre sonra yeniden tuvalete gitme ihtiyacı duyulması, mesanede artık idrar kaldığının belirtisi olabiliyor. Bu durum enfeksiyon, mesane taşı ve ani idrar yapamama riskini artırabiliyor.   Böbrek Sağlığını da Tehdit Edebiliyor Prostat büyümesinin yalnızca günlük yaşamı etkileyen bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Topuz, uzun süre devam eden ciddi idrar yolu tıkanıklığının mesane fonksiyonlarını bozabileceğini, ileri vakalarda ise böbrekleri olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Gece sık idrara çıkmanın her zaman prostat büyümesinden kaynaklanmadığını da hatırlatan Topuz, diyabet, uyku apnesi, kalp hastalıkları ve kullanılan bazı ilaçların da benzer şikayetlere yol açabileceğini söyledi.   Tedavide Yeni Nesil Yöntemler Öne Çıkıyor   Tıp teknolojisindeki gelişmelerle birlikte iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde yeni yöntemler uygulanıyor. Bunlar arasında lazer teknolojisiyle gerçekleştirilen HoLEP ve su buharı enerjisinden yararlanılan Rezum yöntemleri bulunuyor. Her iki işlemin de idrar kanalından girilerek vücutta kesi oluşturulmadan gerçekleştirildiğini belirten Topuz, yöntemlerin çalışma prensipleri, etki süreleri ve uygun oldukları hasta grupları bakımından farklılık gösterdiğini ifade etti. Yeni nesil tedavilerin uygun hastalarda daha az kanama ve daha erken taburculuk gibi avantajlar sağlayabildiğini kaydeden Topuz, tedavi seçiminin prostatın büyüklüğü, hastanın genel sağlık durumu ve beklentileri doğrultusunda yapılması gerektiğini vurguladı.   Belirtileri Yaşlanmaya Bağlayıp İhmal Etmeyin İdrar alışkanlıklarında meydana gelen değişikliklerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Bahadır Topuz, erken tanı ve uygun tedavinin olası komplikasyonların önlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Topuz, en doğru tedavi yönteminin ayrıntılı ürolojik muayene ve gerekli tetkiklerin ardından hasta ile hekim tarafından ortaklaşa belirlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

14.10.2026 102
SPOR

Başharık Gençlik Merkezi Tamamlandı: Spor, Eğitim Ve Sosyal Yaşam Bir Arada

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından Başharık Mahallesi’nde 6 bin metrekarelik alanda hayata geçirilen Gençlik Merkezi Spor Sahaları ve Çevre Düzenleme Projesi tamamlandı. Spor alanları, sosyal donatılar ve Güneş Enerjisi Sistemi ile donatılan tesisin gençlerin yeni buluşma noktalarından biri olması hedefleniyor.

06.10.2026 144
EKONOMİ

Tarım Fuarı 7 Yıl Sonra Yeniden Kapılarını Açtı

Malatya’da 7 yıl aradan sonra yeniden düzenlenen 14. Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı, 160 markanın katılımıyla açıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, tarımsal sulama, kırsal yollar, hayvancılık ve enerji alanlarında yürütülen çalışmaları anlatırken, fuar kapsamında “En Güzel Buzağı Yarışması” da gerçekleştirildi.

30.09.2026 228
EKONOMİ

Kış Öncesi Fatura Beklentisi: 1 Ekim’de Zam Sinyali Yok

Havaların serinlemesiyle birlikte gözler elektrik ve doğal gaz faturalarına çevrildi. Enerji sektöründe, 1 Ekim’den itibaren konut aboneleri için mevcut tarifelerin korunacağı beklentisi öne çıkarken, 2027’de elektrik desteğinden yararlanacak aboneler için tüketim sınırının düşürülmesi gündemde.

28.09.2026 205
EKONOMİ

YKS’de İlk 100 Bine Giren 500 Öğrenciye Aylık 13 Bin 750 Lira Burs

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 2025 veya 2026 YKS’de ilk 100 bine giren öğrencilerin yararlanabileceği TENMAK Lisans Başarı Bursu başvurularının başladığını duyurdu. Program kapsamında 41 alanda 500 öğrenciye aylık 13 bin 750 lira burs ile mentörlük desteği sağlanacak.

01.09.2026 224
GENEL

Yağmur Dinlemedi, Malatya Sefo’yla Coştu

Malatya Kültür Yolu Festivali’nin sekizinci gününde sahne Sefo’nundu. 100. Yıl Kent Parkı’nı dolduran müzikseverler, sanatçının sevilen şarkılarına hep bir ağızdan eşlik ederken, Sefo yüksek enerjili performansıyla festival gecesine damga vurdu.

16.08.2026 319
GENEL

Malatya Kültür Yolu Festivali’nde Derya Uluğ Rüzgarı

Malatya Kültür Yolu Festivali'nin beşinci gününde sahne alan Derya Uluğ, sevilen şarkıları ve enerjik performansıyla 100. Yıl Kent Parkı'nı dolduran Malatyalılara müzik dolu bir gece yaşattı. Uluğ, sahnede kadın, çocuk ve hayvanlara yönelik şiddetin yanı sıra Gazze'deki acıların sona ermesi temennisini dile getirdi.

13.08.2026 269
ASAYİŞ

Kablo Hırsızlarına JASAT Darbesi: 3 Şüpheli Tutuklandı

Malatya’da son aylarda meydana gelen haberleşme ve enerji nakil kablosu hırsızlıklarını gerçekleştirdiği belirlenen 3 şüpheli, JASAT ekiplerinin operasyonuyla suçüstü yakalandı. Yaklaşık 750 bin liralık zararın oluştuğu olayla ilgili şüpheliler tutuklandı.

05.08.2026 222