Medya Malatya
Medya Malatya

“Kayı” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
GENEL

Kuluncak Standına İstanbul’da Yoğun İlgi

İstanbul Yeşilköy Millet Bahçesi’nde düzenlenen Malatya Tanıtım Günleri’nde Kuluncak standı, ziyaretçilerin ilgi gösterdiği noktalardan biri oldu. Dört gün süren etkinlikte Kuluncak’ın yöresel ürünleri tanıtılırken, stant çok sayıda protokol üyesi, sanatçı ve vatandaşı ağırladı.   İstanbul Yeşilköy Millet Bahçesi’nde 29 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen Malatya Tanıtım Günleri kapsamında kurulan Kuluncak standında ilçenin kültürel ve yöresel değerleri ziyaretçilere tanıtıldı. Etkinlik boyunca yoğun ziyaretçi ağırlayan stantta, MAKULDER Başkanı Osman Çalışkan, AK Parti Kuluncak İlçe Başkanı Ahmet Boyraz, MHP Kuluncak İlçe Başkanı Cahit Aslan ile Kuluncak Belediyesi adına KULAŞ Genel Müdürü Bilal Boyraz misafirlerle yakından ilgilendi.   Protokolden yoğun ziyaret   Kuluncak standını İstanbul Valisi Davut Gül, Malatya Valisi Seddar Yavuz, AK Parti İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Doğanşehir Belediye Başkanı Mehmet Bayram, Pütürge Belediye Başkanı Mikail Sülük, Doğanyol Belediye Başkanı Hakan Bay, Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt, Akçadağ Belediye Başkanı Hasan Ulutaş, Kale Belediye Başkanı İhsan Özbay, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ile MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz ziyaret etti. Ziyaret sırasında Kuluncak’a gösterdiği ilgi dolayısıyla İstanbul Valisi Davut Gül’e plaket takdim edildi.   Kuluncak’ın yöresel ürünleri tanıtıldı   Etkinlikte Kuluncak’ın yöresel ürünleri de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Stantta geleneksel kavurga, Malatya kayısısı, kayısı çekirdeği, alıç, Kuluncak armudu, elma ve kuru dut ikram edildi. Yöresel ürünlerin yanı sıra ziyaretçilere çeşitli hediyeler de verilirken, ilçenin tarımsal ve kültürel değerlerinin tanıtımı yapıldı. Sanatçılar Ebru Yaman, Ahmet Satılmış ve Mehmet Balaban da Kuluncak standını ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi. Dört gün süren Malatya Tanıtım Günleri boyunca Kuluncak standında ilçenin yöresel ürünleri, kültürel değerleri ve sosyal yapısı İstanbul’daki Malatyalılar ile ziyaretçilere tanıtıldı.  

22 saat önce 38
GENEL

Geçit: “Yeşilyurt’ta 64 Bin Bağımsız Bölümün İnşasına Katkı Sağladık”

Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Yeşilyurt’ta 42 bin 500 konut ve iş yeri inşa edildiğini, 12 bin 500 yerinde dönüşüm rakamına ulaşıldığını belirterek, yaklaşık 9 bin güçlendirme ruhsatı verdiklerini söyledi.   Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen 8. Geleneksel Malatya Tanıtım Günleri’ne katılarak İstanbul’da yaşayan Malatyalılarla bir araya geldi. Programda konuşan Geçit, 6 Şubat depremlerinin ardından Yeşilyurt’ta gerçekleştirilen yeniden inşa çalışmalarını, belediyenin yatırımlarını ve ilçenin geleceğine yönelik hedeflerini anlattı. Malatya Dernekler Federasyonu (MADEF) tarafından düzenlenen organizasyonun kentin tanıtımına önemli katkı sağladığını belirten Geçit, Malatya’nın kültürel değerlerinin, yöresel ürünlerinin ve geleneksel lezzetlerinin İstanbul’da vatandaşlarla buluşturulmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.   “Birlik ve beraberlik bizim kırmızı çizgimiz” Malatyalılarla buluşmanın kendileri açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Geçit, “Malatya’mızın her köşesinden kültürel zenginliklerimizi, yöresel değerlerimizi ve eşsiz lezzetlerimizi İstanbul’a taşıyan hemşehrilerimizle bir araya geldik. Tanıtım günlerinde yer alarak hemşehrilerimizle hasret giderme fırsatı bulduk. Çok güzel ve samimi bir ortam var. Yeşilyurt’umuzun kültürel değerlerini, geleneksel mutfağını ve yöresel ürünlerini tanıtıyoruz. Her ilçesi ayrı bir değer, her köşesi ayrı bir güzellik olan Malatya’mızda birlik ve beraberliğimiz daim olsun. Çünkü birlik ve beraberlik bizim kırmızı çizgimizdir.” dedi. Geçit, organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen MADEF başta olmak üzere katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.   “Göreve geldiğimizde 1.370 bağımsız bölümün ihalesi yapılmıştı”   Konuşmasında deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine geniş yer ayıran Başkan Geçit, Yeşilyurt’un 6 Şubat depremlerinde en ağır hasar alan merkez ilçelerden biri olduğunu belirtti. Antakya’nın ardından en fazla etkilenen merkez ilçeler arasında Yeşilyurt’un ikinci sırada yer aldığını ifade eden Geçit, göreve geldikleri tarihten itibaren yeniden inşa çalışmalarına öncelik verdiklerini söyledi. Geçit, “El birliği ve güç birliğiyle Malatya’yı ayağa kaldırdık. Bu süreçte Yeşilyurt’umuzun çok önemli bir yeri var. 31 Mart 2024 tarihinde göreve geldiğimizde 1.370 bağımsız bölümün ihalesi yapılmıştı. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde, bakanlıklarımız, milletvekillerimiz, valiliğimiz, büyükşehir belediyemiz, ilçe belediyelerimiz ve kamu kurumlarımızla el ele vererek önemli bir başarıya imza attık.” ifadelerini kullandı.   Yeşilyurt’ta 64 bin bağımsız bölüm vurgusu İlçedeki konut ve iş yeri yatırımlarına ilişkin rakamları paylaşan Geçit, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 42 bin 500 konut ve iş yerinin inşa edildiğini belirtti. Belediye olarak 12 bin 500 yerinde dönüşüm rakamına ulaştıklarını ve yaklaşık 9 bin güçlendirme ruhsatı verdiklerini aktaran Geçit, tüm kurumların ortak çalışmasıyla Yeşilyurt’ta toplam 64 bin bağımsız bölümün inşasına katkı sağlandığını söyledi. Geçit, “Tüm ekibimizle ilçemizi ayağa kaldırmak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Büyükşehir ve ilçe belediyeleri olarak taşın altına elimizi koyduk, altyapıdan üstyapıya kadar devasa yatırımlar bu dönemde hayata geçti. Yeşilyurt’umuzda tüm paydaşlarımızın katkısıyla toplam 64 bin bağımsız bölümün inşasına katkı sağladık. Bunu başarmak kolay değildi ama hep birlikte başardık. Bu başarı bireysel değil, ortak bir başarının sonucudur. Emeği geçen bütün kurumlarımıza ve paydaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum.” diye konuştu.   “Malatya’yı sosyal ve kültürel anlamda da ayağa kaldırıyoruz” Yeniden yapılanma sürecinin yalnızca konut ve iş yeri inşasıyla sınırlı olmadığını dile getiren Geçit, şehrin sosyal ve kültürel hayatının canlandırılması için de önemli çalışmalar gerçekleştirildiğini ifade etti. Kayısı Festivali, Kültür Yolu Festivali, kitap fuarı ile uluslararası sosyal ve sportif organizasyonların Malatya’nın yeniden canlanmasına katkı sunduğunu belirten Geçit, belediyeler arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti.    Yeşilyurtspor çin 2. Lig hedefi Yeşilyurtspor’un başarısına da değinen Başkan Geçit, Bölgesel Amatör Lig’den 3. Lig’e yükselen takımın ilçenin yeniden ayağa kalkma sürecinde önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Malatya Büyükşehir Belediyesi, Battalgazi Belediyesi ve taraftarların desteğiyle Yeşilyurtspor’a sahip çıktıklarını belirten Geçit, “Takımımızı el birliğiyle Malatya’ya yakışır şekilde hak ettiği yere taşıyacağız. İnşallah bu sezon 2. Lig’e çıkacağız.” dedi.   “Durmak yok, hizmet üretmeye devam edeceğiz” Yeşilyurt’ta hizmetlerin dayanışma anlayışıyla sürdürüldüğünü vurgulayan Geçit, “Milletimize hizmet yolunda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Durmak asla yok. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik anlayışıyla hareket ettik. Aynı kararlılıkla hizmet üretmeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.   Yeşilyurt standına yoğun ilgi Program kapsamında Yeşilyurt Belediyesi tarafından kurulan tanıtım standı da ziyaretçilerden ilgi gördü. Başkan Geçit, standı ziyaret eden İstanbul Valisi Davut Gül, Malatya Valisi Seddar Yavuz, milletvekilleri, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, ilçe belediye başkanları, kamu kurumlarının temsilcileri ve vatandaşları ağırlayarak Yeşilyurt’un tarihi, kültürel ve yöresel değerleri hakkında bilgi verdi. Tanıtım günleri kapsamında Radyo 44’ün canlı yayınına da katılan Geçit, belediyenin yürüttüğü çalışmalar ve ilçenin gelişimine yönelik projeleri değerlendirdi. Geçit, programın ardından diğer ilçe belediyelerinin stantlarını ziyaret ederek katılımcılarla ve vatandaşlarla sohbet etti.

dün 27
EKONOMİ

ANESİAD Malatya’da Doğaner Güven Tazeledi

Anadolu Neferleri İşadamları Derneği (ANESİAD) Malatya Şubesi’nin 6. Olağan Genel Kurulu’nda mevcut başkan Mehmet Emin Doğaner, delegelerin oy birliğiyle yeniden başkanlığa seçildi. Doğaner, yeni dönemde Malatya’nın ekonomik toparlanmasına katkı sunacak projelere ağırlık vereceklerini belirterek, “Önce Ahlak, Sonra Ticaret” anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.   Anadolu Neferleri İşadamları Derneği (ANESİAD) Malatya Şubesi’nin 6. Olağan Genel Kurulu, dernek merkezinde gerçekleştirildi. İş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getiren genel kurulda mevcut başkan Mehmet Emin Doğaner, oy birliğiyle yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeledi. Genel kurula ANESİAD Genel Başkanı Ahmet Demir, Genel Başkan Yardımcısı Nihat Arkın, Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, MİAD Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Alçık, DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, ASKON Malatya Şube Başkanı Aydın Apak ve çok sayıda delege katıldı.   “Ticaret bizim için bir medeniyet hareketidir” Genel kurulda konuşan ANESİAD Malatya Şube Başkanı Mehmet Emin Doğaner, derneğin yalnızca iş insanlarını bir araya getiren bir yapı olmadığını, aynı zamanda ahlaki değerleri ve toplumsal sorumluluğu esas alan bir anlayışla faaliyet gösterdiğini söyledi. Ticaretin sadece ekonomik kazanç üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Doğaner, “ANESİAD, gücünü bu toprakların kadim ahlakından, ahilik kültüründen ve helal kazanç düsturundan alan bir medeniyet hareketidir. Bizim için ticaret; dürüstlüktür, adalettir, paylaşmaktır ve en önemlisi bu şehre hizmet etmektir.” dedi.   “Malatya’yı ekonomik olarak yeniden ayağa kaldıracağız”   6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın ekonomik ve ticari hayatında yaşanan zorluklara dikkat çeken Doğaner, kentin yeniden toparlanma sürecinde iş dünyasına önemli sorumluluklar düştüğünü ifade etti. Malatya’nın üretim, istihdam ve ticaret kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Doğaner, “Kayısı kokulu bu aziz şehir, tarih boyunca her zorluktan küllerinden yeniden doğarak çıkmayı başarmıştır. Genel kurulumuzun en büyük gayesi Malatya’mızı ekonomik olarak yeniden ayağa kaldırmak, esnafımızın kepengini daha güçlü açmasını sağlamak ve sanayicimizin üretim çarklarını eskisinden daha hızlı döndürmektir.” diye konuştu. Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinin yalnızca fiziki yatırımlarla sınırlı kalmaması gerektiğine işaret eden Doğaner, esnafın, sanayicinin ve girişimcilerin desteklenmesinin kent ekonomisinin geleceği açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.   Haksız kazanca karşı net mesaj   Son dönemde kamuoyunun gündemine gelen fon vurgunlarına da değinen Doğaner, ticari faaliyetlerde güven ve dürüstlük ilkelerinin vazgeçilmez olduğunu söyledi. Hile, usulsüzlük ve haksız kazanç üzerinden oluşturulan hiçbir yapının yanında olmayacaklarını vurgulayan Doğaner, ANESİAD’ın meşru ve helal kazancın savunucusu olmaya devam edeceğini belirtti. İş dünyasında güven ortamının korunmasının ekonomik istikrar açısından önemli olduğunu ifade eden Doğaner, ahilik kültüründen gelen ticaret anlayışını gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini dile getirdi.   İŞKUR ve KOSGEB iş birliğiyle eğitimler yeniden başlayacak Yeni döneme ilişkin hedeflerini de açıklayan Doğaner, Malatya’da esnaf, sanayici ve genç girişimciler arasında daha güçlü bir iş birliği ağı oluşturacaklarını söyledi. Özellikle gençlerin girişimcilik alanında desteklenmesine önem vereceklerini belirten Doğaner, “Önce Ahlak, Sonra Ticaret” ilkesi doğrultusunda genç girişimcilere rehberlik etmeyi sürdüreceklerini ifade etti. Doğaner, istihdamın artırılması ve nitelikli iş gücünün geliştirilmesi amacıyla İŞKUR ve KOSGEB iş birliğinde sertifikalı eğitim programlarını yeniden başlatmayı hedeflediklerini açıkladı. Kamu kurumları, meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütleriyle koordinasyon içerisinde hareket edeceklerini kaydeden Doğaner, Malatya’nın ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak her türlü ortak çalışmaya destek vermeye hazır olduklarını belirtti.   Doğaner oy birliğiyle yeniden başkan seçildi Konuşmaların ardından gerçekleştirilen genel kurulda mevcut başkan Mehmet Emin Doğaner, delegelerin tamamının oyunu alarak yeniden ANESİAD Malatya Şube Başkanlığına seçildi. Yeni dönemde de derneğin kurumsal yapısını güçlendirmeyi ve Malatya iş dünyasının sorunlarına çözüm üretmeyi hedefleyen Doğaner, kendisine duyulan güven dolayısıyla üyelere teşekkür etti. Genel kurul, plaket takdimi ve katılımcıların toplu fotoğraf çektirmesinin ardından sona erdi.

dün 22
POLİTİKA

Saadet Partisi Yeşilyurt Kongresi’nde Ekonomi ve “Fon” Eleştirileri

Saadet Partisi Yeşilyurt İlçe Kongresi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Nihat Şahin başkanlığında tek listeyle gidilen kongrede konuşan İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, kamuoyunda tartışılan fon işlemleri ile 2027 yılı bütçesini eleştirirken, Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan ise ekonomik kriz, belediyelerin borç yükü ve faiz politikaları üzerinden iktidara tepki gösterdi.   Saadet Partisi Yeşilyurt İlçe Kongresi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde partililer ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Nihat Şahin başkanlığında tek listeyle gidilen kongreye Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan, parti yöneticileri, ilçe başkanları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve partililer katıldı. Kongrede gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bülent Kaya, Türkiye’nin uzun süredir ekonomik ve siyasi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, kamuoyunda tartışılan fon işlemlerinin yalnızca ekonomik değil siyasi boyutunun da bulunduğunu savundu.   Kaya: Fon meselesi münferit değil   Fonlarla ilgili yaşanan süreci “fon vurgunu” olarak nitelendiren Kaya, söz konusu olayın birkaç kişinin bireysel tercihiyle açıklanamayacağını ileri sürdü. Kaya, “Ülkemizin ana gündemlerinden bir tanesi bu fon meselesi. Keşke daha güzel gündemleri konuşabilseydik ancak uzun zamandır maalesef olumsuz gündemleri konuşmak durumunda kalıyoruz. Bu fon krizinin iki büyük boyutu var. Birinci boyutu ekonomik büyüklüğü, ikincisi ise siyasi boyutu ve siyasi büyüklüğü” dedi. Söz konusu ekonomik büyüklüğün yaklaşık 25 milyar dolar olduğunu öne süren Kaya, rakamın boyutunu Malatya’nın kayısı ihracatı üzerinden örneklendirdi. Kaya, “Malatya’mızın en önemli ekonomik kalemlerinden bir tanesi kayısı. Yaklaşık 250 milyon dolarlık yıllık ihracattan bahsediyoruz. 25 milyar doların ne kadar büyük bir rakam olduğunu buradan da anlamak mümkün” ifadelerini kullandı. Yaşanan sürecin sermaye piyasalarında güven kaybına neden olduğunu savunan Kaya, bunun Türkiye’nin gelecekteki borçlanma maliyetlerini de artırabileceğini söyledi. Kaya, “Borsalarımız bir güven aşınmasına uğradığı için önümüzdeki günlerde borcu çevirmek için daha az para geleceğini, gelen paranın da daha yüksek faizle geleceğini düşündüğümüzde ekonomik kayıpların daha ağır sonuçları olacağını görüyoruz” diye konuştu.   “Organize bir düzenle karşı karşıyayız”   İktidar temsilcilerinin yaşananları bireysel yatırım tercihleri üzerinden değerlendirdiğini savunan Kaya, buna katılmadığını belirterek şunları söyledi: “İktidar partili yetkililere sorarsanız birkaç muhterisin, birkaç para hırsı olan kişinin yaptığı münferit ve bireysel bir vaka olarak görmemiz arzu ediliyor. Oysa keşke birkaç münferit kişinin yaptığı bir olay olsaydı. Ne ekonomik büyüklüğü bu kadar olurdu ne de sonuçları bu kadar ağır olurdu. Biz bunun organize ve örgütlü bir yapının sonucu olduğunu düşünüyoruz.” Kaya, fonlara yatırım yaptığı belirtilen bazı siyasetçilerin isimlerini de gündeme getirerek, yaşananların yalnızca yatırımcıların “para hırsıyla” açıklanamayacağını savundu.   Kaya’dan savunma anlaşması eleştirisi   Konuşmasında İslam ülkeleri arasındaki savunma iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kaya, prensip olarak İslam ülkeleri arasındaki dayanışmayı desteklediklerini ancak Türkiye’yi doğrudan askeri yükümlülük altına sokabilecek düzenlemelerin TBMM’de ayrıntılı biçimde tartışılması gerektiğini söyledi. Kaya, “Biz sadece ambalajlanmış işlerin ambalajına bakamayız. İçeriğinde ne olduğunu da değerlendirmek zorundayız. Bir ülkeye saldırı olduğunda Türkiye otomatik olarak savaşa mı girecek? Bunların açık şekilde tartışılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Türk askerinin başka ülkelere gönderilmesini gerektirebilecek düzenlemelerde TBMM’nin devre dışı bırakılamayacağını belirten Kaya, Meclis iradesinin korunması gerektiğini kaydetti.   “Bütçe büyüyor, faiz artıyor”   2027 yılı bütçesine de değinen Kaya, bütçe büyüklüğünün artmasına rağmen emekli, çiftçi, memur ve sosyal yardım alan kesimlerin bütçeden aldığı payın azaldığını savundu. Kaya, “2025 bütçesinde gider yaklaşık 14 trilyon 700 milyar liraydı. 2026’da 19 trilyon lirayı aştı, 2027 bütçesinde ise 27 trilyon lirayı aşan bir büyüklükle karşı karşıyayız. Bütçe büyüyor ancak emeklinin payı azalıyor, tarım ve hayvancılığın payı azalıyor, sosyal yardımların payı azalıyor, devlet memurlarının aldığı pay azalıyor. Ne artıyor? Faiz” dedi. Faiz giderlerindeki artışı eleştiren Kaya, “2027 bütçesinde yaklaşık 3 trilyon 975 milyar liralık faiz giderinden bahsediliyor. Vergiler de artıyor. Önümüzdeki günlerde bütçe görüşmelerinde bunları gündeme getirecek ve muhalefet şerhimizi ortaya koyacağız” ifadelerini kullandı. Saadet Partisi’nin iktidar eleştirisini yalnızca siyasi polemik amacıyla yapmadığını belirten Kaya, partilerinin Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretmek amacıyla çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.   Paşahan: Çok kötü bir dönemden geçiyoruz   Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan ise kongrede yaptığı konuşmada ekonomik koşullar, gençlerin yaşadığı sorunlar ve toplumsal yapıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Paşahan, “Çok kötü bir dönemden geçiyoruz. Maalesef gençlerimiz bunalımda, aileler perişan. Büyük bir insanlık buhranının içerisindeyiz. Kime dokunsanız feryat ediyor. Öğrencisi, öğretmeni, asgari ücretlisi, emeklisi, esnafı, çiftçisi; herkesin ciddi sorunları var” dedi. Ekonomik sorunların yanı sıra toplumsal ve siyasi sorunların da arttığını savunan Paşahan, Saadet Partisi teşkilatlarının “yaşanabilir bir Türkiye ve Malatya” hedefiyle çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Paşahan, “Bir taraftan derin ekonomik krizler, bir taraftan ahlaki sorunlar, diğer taraftan siyasi krizler ve entrikalar var. Gerçekten ciddi bir tabloyla karşı karşıyayız. Biz de insanlığın kurtuluşu, yaşanabilir bir Malatya, yeniden büyük Türkiye ve yeni bir dünya hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.   Büyükşehir’in borçlarına dikkat çekti   Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin borçlarını da gündeme getiren Paşahan, belediyelerin yüksek faiz yükü altında bulunduğunu savundu. Paşahan, “Sadece vatandaş mı borçlu? Hayır. Belediyeler de borçlu, devlet de borçlu. Malatya Büyükşehir Belediyesi’nden bahsetmek gerekirse, 2 milyar liradan fazla faiz borcu olduğunu zaman zaman gündeme getiriyoruz. Belediye yüksek faizle borçlanıyor, bu borcu kapatmak için de vatandaşın üzerine yeni yükler geliyor” dedi. Kamu varlıklarının özelleştirilmesini de eleştiren Paşahan, geçmiş yıllarda liman, fabrika ve çeşitli kamu işletmelerinin satıldığını, buna rağmen borç ve faiz yükünün sona ermediğini savundu. Paşahan, şöyle devam etti: “Devlet bir taraftan kamu kurumlarındaki stratejik yerleri, limanları ve fabrikaları sattı. Buna rağmen borç kapanmadı. Bu sefer vergilerle ve cezalarla vatandaşın sırtına yeni yükler getiriliyor. Biz bu gidişe ve bu ekonomik sisteme itiraz ediyoruz.” “Faizsiz ekonomik model istiyoruz” Milli Görüş hareketinin faizsiz ekonomik model önerisini hatırlatan Paşahan, ekonomik sistemde köklü değişiklik gerektiğini söyledi. Paşahan, “Erbakan Hocamız ne diyordu? Faizsiz bir ekonomik modeli inşa edeceğiz diyordu. Adil bir ekonomik düzeni inşa etmek mecburiyetindeyiz. Çocuklarımız ve gençlerimiz için bu mücadeleyi yürütmek zorundayız” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte de yüksek enflasyon ve ekonomik krizlerle mücadele ettiğini belirten Paşahan, AK Parti iktidarının yaklaşık çeyrek asırlık döneminin ardından ekonomik sorunların devam ettiğini savundu.   “Malatya’nın sesi olacağız”   Paşahan, ekonomik krizin önümüzdeki dönemde daha da derinleşebileceğini ileri sürerek, Saadet Partisi’nin Malatya’da saha çalışmalarını artıracağını söyledi. “Bizler Malatya’nın sesiyiz” diyen Paşahan, “Gündemi inşallah bizler belirleyeceğiz. Halkımız için gece gündüz demeden çalışacağız. Bu kongrenin en büyük hayırlara ve zaferlere vesile olmasını temenni ediyorum” dedi. Kongrede tek listeyle seçime gidilirken, Nihat Şahin başkanlığındaki liste delegelerin oyuna sunuldu.  

2 gün önce 21
ÇEVRE

Malatya’da Kışın İlk Habercisi Yama Dağı Oldu! Zirveye Mevsimin İlk Karı Düştü

Malatya’nın Hekimhan ilçesinde bulunan Yama Dağı, mevsimin ilk kar yağışıyla beyaza büründü. Kent merkezinde sağanak yağış etkili olurken, 2 bin 375 metre yüksekliğe ulaşan dağın zirvesindeki kar manzarası bir vatandaş tarafından görüntülenerek sosyal medyada paylaşıldı.   Malatya’da Ekim ayının son günlerinde etkili olan yağışlı hava, yüksek kesimlerde yerini kar yağışına bıraktı. Hekimhan ilçesi sınırlarında yer alan Yama Dağı’na mevsimin ilk karı düştü. Zirvede oluşan beyaz örtü, bölgede kış mevsiminin yaklaştığının habercisi oldu. Bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedilen kar manzarası, sosyal medyada paylaşıldı. Görüntülerde dağın yüksek kesimlerinin beyaza büründüğü görülürken, mevsimin ilk kar yağışı bölgedeki hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte dikkat çekti.   Yama Dağı 2 bin 375 metre yüksekliğe ulaşıyor   Malatya’nın kuzeyinde, Hekimhan ilçesi çevresinde uzanan Yama Dağı kütlesinin büyük bölümü Sivas il sınırları içerisinde bulunuyor. Volkanik yapısıyla dikkat çeken dağ silsilesi, batıda Kuruçay Vadisi’nden güneydoğuda Fırat Vadisi’ne kadar geniş bir coğrafyaya yayılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre Yama Dağı’nın en yüksek noktası, 2 bin 375 metre rakımlı Ozan Gediği Tepesi olarak biliniyor. Hekimhan’ın Hasançelebi bölgesinden Köylü Köyü güzergâhıyla ulaşılabilen Yama Dağı Yaylası, yüksek rakımı ve doğal yapısıyla öne çıkıyor.   Yüksek rakımı nedeniyle karla erken tanışıyor   Malatya’nın yüksek dağlık alanlarından biri olan Yama Dağı, rakımı nedeniyle kent merkezine göre daha düşük sıcaklıkların görüldüğü bölgeler arasında yer alıyor. Özellikle sonbahar aylarında hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte dağın zirve kesimlerinde kar yağışı görülebiliyor. Yama Dağı, coğrafi konumu ve yüksekliği nedeniyle Malatya’da kar yağışının erken görülebildiği noktalardan biri olarak dikkat çekiyor. Ancak her yıl ilk karın kesin olarak bu bölgeye düştüğüne ilişkin doğrulanmış bir meteorolojik kayıt bulunmuyor.   Malatya’da sağanak yağış etkisini sürdürüyor Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 30 Ekim Cuma gününe ilişkin tahminlerine göre Malatya genelinde kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Kent merkezinde günün en düşük sıcaklığının 9, en yüksek sıcaklığının ise 15 derece olması öngörülüyor. Yağışların 31 Ekim Cumartesi günü de devam etmesi beklenirken, 1 Kasım Pazar günü çok bulutlu, 2 Kasım Pazartesi günü ise parçalı bulutlu havanın etkili olacağı tahmin ediliyor. Meteorolojik tahminlere göre 3 Kasım Salı günü kentte yeniden sağanak yağış bekleniyor.    Meteorolojiden yağış ve sıcaklık uyarısı Meteoroloji tarafından Malatya’nın ilçeleri için de gök gürültülü sağanak yağış uyarısı yapıldı. Hekimhan’ın da aralarında bulunduğu ilçelerde yağışlara karşı dikkatli olunması istendi. Özellikle kuvvetli yağış görülen bölgelerde su baskını ve ulaşımda aksama gibi olumsuzluklara karşı tedbirli olunması gerektiği belirtildi. Kent merkezinde önümüzdeki günlerde gündüz sıcaklıklarının 15 ila 18 derece arasında seyretmesi beklenirken, Yama Dağı gibi yüksek rakımlı bölgelerde sıcaklıkların daha düşük olması öngörülüyor.

3 gün önce 63
SAĞLIK

Uzmanından Soğuk Havalarda Göz Sağlığını Korumak İçin 7 Öneri

Havaların soğumasıyla birlikte göz alerjisi ve göz kuruluğu şikâyetleri artabiliyor. Özellikle kapalı ortamlarda geçirilen sürenin uzaması, ev tozu, küf ve kuru havaya maruziyeti artırırken, uzmanlar gözleri ovuşturmanın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, soğuk havalarda göz sağlığını korumak için alınması gereken 7 önlemi açıkladı.   Sonbahar ve kış aylarında düşen hava sıcaklıkları, rüzgâr ve kapalı ortamlarda kullanılan ısıtma sistemleri göz sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Genellikle bahar aylarıyla ilişkilendirilen göz alerjileri, soğuk havalarda da ortaya çıkabiliyor. Özellikle ev içindeki alerjenler ile kuru hava, gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma, yanma ve batma gibi şikâyetlere neden olabiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, soğuk havalarda göz sağlığının korunması için hem alerjenlere karşı önlem alınması hem de göz kuruluğunun önlenmesi gerektiğini belirtti.   “Göz alerjisi sadece bahar aylarında görülmüyor”   Soğuk havalarda kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesinin ev içi alerjenlere maruziyeti artırabildiğini belirten Uslu, “Ev tozu akarları, küf ve evcil hayvan kaynaklı alerjenler, duyarlı kişilerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanmaya yol açabiliyor. Soğuk ve rüzgârlı havanın yanı sıra ısıtılan ortamların kuru havası da göz kuruluğuna neden olarak yanma ve batma gibi şikâyetleri bu tabloya ekleyebiliyor. Bu nedenle hem alerjiyi tetikleyen etkenlerden korunmak hem de göz kuruluğuna karşı önlem almak kıymetli. Devam eden şikâyetlerde ise göz hekimine başvurmak önemsenmeli.” dedi.   Gözleri ovuşturmak ciddi hastalıklara yol açabilir   Göz alerjisinin en yaygın belirtilerinden biri olan kaşıntının, kişileri gözlerini ovuşturmaya yönelttiğini ifade eden Uslu, bu alışkanlığın kornea sağlığı açısından önemli riskler taşıdığını söyledi. Özellikle sürekli ve şiddetli göz ovuşturmanın korneanın yapısını bozabileceğine dikkat çeken Uslu, “Gözleri ovuşturmak korneaya zarar verebilir ve enfeksiyon riskini artırabilir. Özellikle sürekli ve şiddetli ovuşturma, korneanın incelerek öne doğru sivrileştiği keratokonus hastalığının gelişme ve ilerleme riskini artırabilir. Şiddetli göz alerjileri de tedavi edilmediğinde korneada hasara ve leke oluşumuna yol açabilir. Bu nedenle kaşıntıyı ovuşturarak gidermeye çalışmak yerine, nedenini belirlemek ve uygun tedaviyi planlamak için göz hekiminden destek alınmalı.” ifadelerini kullandı.   Soğuk havalarda göz sağlığını korumanın 7 yolu   Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, sonbahar ve kış aylarında göz alerjisinden korunmak ve göz kuruluğuna bağlı şikâyetleri azaltmak için şu önerilerde bulundu: 1. Gözlerinizi rüzgârdan koruyun: Dışarı çıkarken göz çevresini saran ve rüzgârın doğrudan göze temasını azaltan güneş gözlükleri kullanın. 2. El ve yüz temizliğine dikkat edin: Dışarıdan eve geldiğinizde ellerinizi ve yüzünüzü yıkayın. Toz ve alerjenlerle yoğun temas sonrasında duş alın. 3. Ev içindeki alerjenleri azaltın: Ev tozu akarlarına karşı düzenli temizlik yapın. Tozları nemli bezle alın, yatak çarşaflarını ve yastık kılıflarını sık sık yıkayın. 4. Isıtıcı ve klimalara dikkat edin: Isıtıcı ve klimalardan gelen havanın doğrudan yüzünüze temas etmesini önleyin. Ortamı aşırı ısıtmaktan ve küf oluşumunu artırabilecek yüksek nemden kaçının. 5. Soğuk kompres uygulayın: Gözlerde oluşan kaşıntıyı hafifletmek için temiz bir bez yardımıyla kapalı göz kapaklarına soğuk kompres uygulayın. 6. Göz damlalarını bilinçsiz kullanmayın: Suni gözyaşı ve alerji tedavisinde kullanılan göz damlalarını hekim önerisi doğrultusunda kullanın. 7. Gözlerinizi ovuşturmayın: Kaşıntı ve tahriş durumunda gözlerinizi ovuşturmaktan kaçının. Şikâyetlerin devam etmesi halinde mutlaka göz hastalıkları uzmanına başvurun. Uzmandan erken müdahale uyarısı Gözlerde meydana gelen kaşıntı, kızarıklık ve kuruluk şikâyetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uslu, özellikle uzun süre devam eden alerjik reaksiyonların kornea sağlığını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Uslu, göz sağlığının korunmasında çevresel faktörlere karşı alınacak basit önlemlerin önemli olduğunu belirterek, şikâyetlerin devam etmesi halinde uzman değerlendirmesinin geciktirilmemesi gerektiğini kaydetti.  

3 gün önce 55
GENEL

İstanbul’da Yeşilyurt Rüzgârı: Yöresel Lezzetlere Yoğun İlgi

İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen 8. Geleneksel Malatya Tanıtım Günleri’nde Yeşilyurt Belediyesinin açtığı stant, ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Malatya’nın yöresel lezzetlerinin ikram edildiği stantta, gurbetçiler hem memleket özlemini giderdi hem de Yeşilyurt’un kültürel değerlerini yakından tanıma fırsatı buldu. İstanbul’da düzenlenen 8. Geleneksel Malatya Tanıtım Günleri, Malatya’nın kültürel zenginliklerini ve yöresel lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturmaya devam ediyor. Organizasyonda yerini alan Yeşilyurt Belediyesi, açtığı tanıtım standıyla özellikle İstanbul’da yaşayan Malatyalıların yoğun ilgisini çekti. Yeşilyurt Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından hazırlanan stantta, ilçenin geleneksel mutfak kültürü ve yöresel ürünleri tanıtılıyor. Malatya peyniri, tandır, bilik ekmeği, yoğurtlu çorba ve dünyaca ünlü Malatya kayısısının ikram edildiği stant, ziyaretçilerden beğeni topluyor. Gurbetçiler memleket hasretini Yeşilyurt standında giderdi Malatya ve Yeşilyurt’un doğal, tarihî ve kültürel güzelliklerini yansıtan görsellerle hazırlanan stant, İstanbul’da yaşayan Malatyalıların buluşma noktalarından biri haline geldi. Yöresel lezzetleri tatma fırsatı bulan ziyaretçiler, bir yandan memleket özlemini giderirken diğer yandan Yeşilyurt Belediyesinin ilçede hayata geçirdiği yatırımlar ve yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi aldı. Tanıtım faaliyetleriyle Yeşilyurt’un kültürel mirasının daha geniş kitlelere ulaştırılması ve ilçenin sahip olduğu değerlerin gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Başkan Yardımcısı Akın: “Hemşehrilerimizle hasret gideriyoruz” Yeşilyurt Belediye Başkan Yardımcısı Sabri Akın da tanıtım standını ziyaret eden vatandaşlarla yakından ilgilenerek gurbetçilerle sohbet etti. Malatya’nın kültürel değerlerinin tanıtılması açısından organizasyonun önemli bir fırsat sunduğunu belirten Akın, İstanbul’da yaşayan Malatyalılarla bir araya gelmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Akın, “Yeşilyurt Belediyesi olarak bu tür organizasyonlarda yer almayı önemsiyoruz. İstanbul’da yaşayan hemşehrilerimiz ve gurbetçilerimizle bir araya gelerek hasret gideriyor, şehrimizin ve ilçemizin güzelliklerini tanıtma fırsatı buluyoruz. Standımıza gösterilen yoğun ilgi ise bizleri son derece mutlu ediyor. Bu güzel organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum.” dedi. Yeşilyurt’un kültürel zenginlikleri İstanbul’a taşındı Malatya’nın tanıtımına katkı sunan organizasyonda Yeşilyurt Belediyesi, yöresel lezzetlerin yanı sıra ilçenin kültürel kimliğini ve misafirperverliğini de ön plana çıkarıyor. Geleneksel tatların ziyaretçilerle buluşturulduğu stant, Malatyalılar arasında birlik ve beraberlik duygularını pekiştirirken Yeşilyurt’un tanıtımına da katkı sağlıyor.

3 gün önce 52
SPOR

Malatya’da U17 Ligi Heyecanı Başlıyor: 18 Takım Şampiyonluk İçin Yarışacak!

Malatya’da 2026-2027 futbol sezonu U17 Ligi’nin kura çekimi gerçekleştirildi. 5 Aralık’ta başlayacak ligde 18 takım, 3 grupta şampiyonluk mücadelesi verecek. Play-off karşılaşmaları sonunda şampiyon olan ekip, Malatya’yı U17 Türkiye Şampiyonası’nda temsil edecek.   Malatya’da altyapı futbolunun önemli organizasyonlarından U17 Ligi’nde yeni sezon heyecanı başlıyor. 2026-2027 sezonu kura çekimi, Yeşiltepe Spor Kompleksi toplantı salonunda gerçekleştirildi. Kura çekimine Malatya Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (MASKF) Genel Sekreteri ve Futbol İl Temsilcisi Erkan Van, Başkan Yardımcısı İsmet Biratlı, Genel Sekreter Yardımcısı Ergün Eserdi, Tertip Komitesi Üyesi Sezer İnce ile kulüp yöneticileri ve antrenörler katıldı.   18 takım 3 grupta mücadele edecek   Kura çekimi öncesinde açıklamalarda bulunan Futbol İl Temsilcisi Erkan Van, U17 Ligi’nin 5 Aralık 2026 tarihinde başlayacağını belirtti. Toplam 18 takımın 6’şarlı 3 grupta mücadele edeceğini ifade eden Van, karşılaşmaların çift devreli lig usulüne göre oynanacağını söyledi. Van, grup müsabakalarının tamamlanmasının ardından gruplarını lider bitiren 3 takımın play-off etabına yükseleceğini, bu etap sonunda şampiyon olan takımın Malatya’yı U17 Türkiye Şampiyonası’nda temsil etme hakkı kazanacağını kaydetti.   Katılımın artması Türkiye Şampiyonası için önemli   MASKF Başkan Yardımcısı İsmet Biratlı ise altyapı liglerine katılımın artmasının Malatya futbolunun geleceği açısından önemli olduğunu vurguladı. Biratlı, katılımın yüksek olmasının gelecek sezonlarda Türkiye Şampiyonası’na gönderilecek takım sayısının artmasına katkı sağlayabileceğini belirterek, tüm karşılaşmaların fair-play ruhuna uygun şekilde oynanmasını temenni etti. MASKF Genel Sekreter Yardımcısı Ergün Eserdi de genç futbolcuların yetişmesine katkı sunan kulüp yöneticileri ve antrenörlere teşekkür ederek yeni sezonda mücadele edecek takımlara başarılar diledi.   Gruplar belli oldu   Gerçekleştirilen kura çekiminin ardından U17 Ligi’nde mücadele edecek takımların grupları şu şekilde oluştu: A Grubu: Malatya Fener Spor, Malatya Şehir Spor, Battalgazi Belediye Spor, Kale Gençbirliği Spor, Malatyaspor, Doğanşehir Belediye Spor. B Grubu: Beydağı Kutan Spor, Pütürge Spor, Yeni Malatyaspor, Malatya Aile ve Sosyal Politikalar Spor, Malatya Galata Spor, Malatya İdmanyurdu Spor. C Grubu: Orduzu Spor, Sanayi Spor, Malatya Gücü FK, Altın Kayısı Spor, Telekom Spor, 1966 Malatyaspor.   Şampiyonluk yolculuğu 5 Aralık’ta başlayacak   Malatya’da genç yeteneklerin kendilerini gösterme fırsatı bulacağı U17 Ligi, 5 Aralık’ta oynanacak ilk hafta karşılaşmalarıyla başlayacak. Üç grupta yaşanacak rekabetin ardından play-off etabında mücadele edecek takımlar belirlenecek. Sezon sonunda şampiyonluk kupasını kaldıran ekip, Malatya futbolunu Türkiye Şampiyonası’nda temsil etme hakkını elde edecek.

3 gün önce 39
GENEL

Sayıştay MASKİ’nin Röntgenini Çekti: Kaçak Su, Denetimsiz İşletmeler ve Tartışmalı Atamalar!

Sayıştay’ın Malatya Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğünün 2025 yılı hesaplarına ilişkin denetim raporu, kurumun mali yönetiminden su kayıplarına, sanayi işletmelerinin denetiminden personel atamalarına kadar çok sayıda eksikliği ortaya çıkardı.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026’da yayımlanan MASKİ Genel Müdürlüğü 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, Malatya’nın su ve kanalizasyon hizmetlerini yürüten kurumda dikkat çekici uygulamaları gündeme taşıdı. Denetimlerde mali tablolara ilişkin bir, diğer idari ve mali işlemlere ilişkin 20 olmak üzere toplam 21 bulgu belirlendi. Özellikle çevresel denetimler, kamu kaynaklarının kullanımı, belediyeler arası hesap farklılıkları ve personel atamaları raporun öne çıkan başlıkları oldu.   468 işletmeden 398’inin geçerli izin belgesi yok Sayıştay denetçilerinin en dikkat çekici tespitlerinden biri, endüstriyel atıksu üreten işletmelerin izin ve denetim süreçlerinde yaşanan eksiklikler oldu. Rapora göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla MASKİ’nin sorumluluk alanında faaliyet gösteren 468 endüstriyel atıksu işletmesinin 388’inde Atıksu Bağlantı Kalite Kontrol İzin Belgesi bulunmadığı, 10 işletmenin ise belgesinin süresinin dolduğu belirlendi. Yalnızca 70 işletmenin geçerli izin belgesine sahip olduğu kaydedildi. Böylece işletmelerin yaklaşık yüzde 85’inin geçerli izin belgesi olmadan faaliyetlerini sürdürdüğü ortaya çıktı. Sayıştay, gerekli yaptırımların uygulanmamasının çevresel riskleri artırdığına ve mevzuata uygun çalışan işletmeler açısından eşitsizlik oluşturduğuna dikkat çekti.   Sanayi atıksularında denetim yetersiz kaldı   Raporda, 2025 yılı boyunca 468 işletmeden yalnızca 165’inin denetlendiği, bu işletmelerde toplam 205 denetim gerçekleştirildiği belirtildi. Atıksu numunesi alınan işletme sayısının ise yalnızca 25 olduğu, toplam 35 numune alma işlemi yapıldığı kaydedildi. Daha da dikkat çekici olan, yıl boyunca endüstriyel atıksu üreten işletmelere yönelik atıksu arıtma bedeli dahil herhangi bir idari yaptırım tahakkuk ettirilmemesiydi. Sayıştay, bu durumun mevzuata aykırı deşarjların etkin şekilde tespit edilmesini engellediğini ve yaptırım mekanizmasının işletilemediğini değerlendirdi.   Kaçak su kullanan bazı işletmelere düşük ceza   Denetimlerde ticarethanelerde kaçak su kullanımına yönelik ceza uygulamalarında da hatalar belirlendi. Rapora göre halı yıkama, oto yıkama, öğrenci yurdu ve düğün salonu gibi su tüketimi yüksek işletmelerin, mevzuat gereği büyük işletme kapsamında değerlendirilmesi gerekirken küçük işletme tarifesi üzerinden cezalandırıldığı tespit edildi. Bu uygulama, kaçak su kullanımına ilişkin tahakkukların mevzuatta öngörülen tutarların altında kalmasına yol açabilecek bir eksiklik olarak değerlendirildi.   İhaleye çıkılması gereken alımlar parçalara bölündü   Sayıştay raporunda kamu alımlarına ilişkin önemli bir tespit de yer aldı. Denetçiler, aynı nitelikte ve bütünlük arz eden bazı hizmet alımlarının doğrudan temin parasal limitlerinin altında kalacak şekilde kısımlara bölündüğünü belirledi. MASKİ yönetimi ise söz konusu alımların deprem sonrası altyapı hasarları, kuraklık ve acil hizmet ihtiyaçları nedeniyle gerçekleştirildiğini bildirdi. Sayıştay, idarenin gerekçelerini değerlendirmekle birlikte süreklilik gösteren ihtiyaçların önceden planlanarak ihale mevzuatına uygun yöntemlerle karşılanması gerektiğini vurguladı.   Özel kalem kadrosundan sınavsız memuriyet   Raporda personel atamalarına ilişkin tespitler de dikkat çekti. Sayıştay, Özel Kalem Müdürlüğüne atanan bazı kişilerin kısa süre bu görevde bulunduktan sonra diğer memur kadrolarına nakledildiğini ve böylece sınav şartı uygulanmadan devlet memurluğuna girişlerinin sağlandığını belirledi. Bu uygulama, kamu personel alımlarında liyakat, eşitlik ve sınav esaslarının korunması açısından önemli bir denetim bulgusu olarak rapora yansıdı.   Belediyelere aktarılmayan 184,8 milyon lira   Sayıştay’ın bir başka önemli tespiti, MASKİ tarafından tahsil edilen çevre temizlik vergisi paylarının ilgili belediyelere zamanında aktarılmaması oldu. Rapora göre 31 Aralık 2025 itibarıyla belediyelere aktarılmayan tutar toplam 184 milyon 884 bin 684 liraya ulaştı. En yüksek tutar 74 milyon 861 bin lirayla Yeşilyurt Belediyesine ait olurken, Battalgazi Belediyesinin 62 milyon 804 bin lira, Malatya Büyükşehir Belediyesinin ise 25 milyon 711 bin lira alacağı bulunduğu belirlendi. MASKİ, 2026 yılında bazı belediyelere nakit ödemeler yapıldığını ve karşılıklı mahsuplaşmalar gerçekleştirildiğini bildirdi. Ancak Sayıştay, söz konusu payların yasal sürelerinde aktarılması gerektiğini vurguladı.   Büyükşehir ile MASKİ’nin hesapları birbirini tutmadı   Denetimlerde MASKİ ile Malatya Büyükşehir Belediyesi arasındaki alacak ve borç kayıtlarında da uyumsuzluk tespit edildi. MASKİ kayıtlarında Büyükşehir Belediyesinden 34 milyon 989 bin liralık içme suyu alacağı bulunurken, Büyükşehir Belediyesinin ilgili hesabında bu tutarın sıfır olarak yer aldığı belirlendi. Nakit borçlanma ve zemin tahrip bedellerine ilişkin kayıtlarda da önemli farklılıklar saptandı. Özellikle zemin tahrip bedellerinde MASKİ’nin 147 milyon lira civarındaki borç kaydına karşılık Büyükşehir Belediyesinin kayıtlarında yaklaşık 859 milyon liralık tutar bulunması dikkat çekti.   Su kayıpları ve tarifeler de denetim konusu Raporda, içme suyu kayıp ve kaçaklarının önlenmesine yönelik tedbirlerde eksiklikler bulunduğu belirtildi. Su ve atıksu tarifelerinin maliyetler esas alınarak belirlenmediği, bazı abonelik türlerinde hatalı tarife uygulamalarına gidildiği ve hat bakım bedelinin abonelerden eşit şekilde tahsil edilmediği tespit edildi. 2025 yılı için aylık 7 lira artı KDV olarak belirlenen hat bakım bedelinin, özellikle sayaçların okunamadığı bazı kırsal aboneliklerde eksik tahakkuk ettirildiği veya hiç tahakkuk ettirilmediği kaydedildi.   MASKİ’nin gideri 3,7 milyar lirayı aştı Sayıştay’ın mali tablolarına göre MASKİ’nin 2025 yılı bütçe giderleri 3 milyar 731 milyon 443 bin lira olarak gerçekleşti. Net bütçe gelirleri ise 2 milyar 707 milyon 394 bin lira oldu. Bütçe giderleri, 2024 yılına göre yüzde 49,37 artarken faiz giderleri 293 milyon 514 bin liraya ulaştı. Mal ve hizmet alımlarına yaklaşık 1 milyar 976 milyon lira, sermaye giderlerine ise 1 milyar 283 milyon lira harcandı.   İç denetçi kadrosu bulunmuyor Sayıştay, MASKİ’de iç kontrol sisteminin kurulmasına yönelik çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ancak sistemin etkin şekilde işletilmesi açısından eksiklikler bulunduğunu da ortaya koydu. Raporda kurumda iç denetim birimi ve iç denetçi kadrosunun bulunmadığı, kurumsal risk yönetimine ilişkin çalışmaların yetersiz kaldığı ve iç kontrol sisteminin yıllık değerlendirmelerinin yapılmadığı belirtildi.   Bazı eksiklikler önceki yıldan devam ediyor Sayıştay raporunun izleme bölümünde, 2024 yılında tespit edilen bazı eksikliklerin 2025 yılında da sürdüğü görüldü. Özellikle özel kalem kadrosunun sınavsız memuriyete giriş için kullanılması, su ve atıksu tarifelerinin maliyet esaslı belirlenmemesi ve altyapı harcamalarına katılma paylarının tahsil edilmemesi konularında önceki yılın bulgularının giderilmediği kaydedildi. Su kayıp ve kaçaklarının önlenmesine ilişkin tedbirlerde ise önceki yılın bulgusunun kısmen yerine getirildiği belirtildi. Sayıştay’ın değerlendirmeleri, MASKİ’nin mali yönetim, çevresel denetim, personel politikası ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin süreçlerinde mevzuata uyumun güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Raporda yer alan tespitler, kurumun 2025 yılı işlemlerine ilişkin olup, bazı eksikliklerin giderilmesi amacıyla 2026 yılında başlatılan çalışmalar da idarenin yanıtlarında yer aldı.

4 gün önce 52
GENEL

Yazıhan Belediyesinden Dikkat Çeken Mali Performans: Gelirler Yüzde 57 Arttı!

Sayıştay Başkanlığının 2025 yılı denetim raporu, Malatya'nın Yazıhan Belediyesinin mali tablosundaki olumlu gelişmeleri ortaya koydu. Belediyenin bütçe gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 57,10 artarak 157,4 milyon liraya yükselirken, bütçe giderleri 154 milyon lirada kaldı. Yıl sonunda 61,6 milyon liralık olumlu faaliyet sonucu kaydedilirken, vergi gelirlerindeki yüzde 429'luk artış dikkat çekti.     Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Yazıhan Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin gelir performansındaki yükselişi ve mali yapısını ortaya koydu. Raporda yer alan veriler, belediyenin 2025 yılında bütçe gelirlerini önemli ölçüde artırdığını, gider artışının ise gelir artışının altında kaldığını gösterdi.   Gelirlerde 57 milyon liralık artış   Yazıhan Belediyesinin 2024 yılında 100 milyon 204 bin lira olan net bütçe gelirleri, 2025 yılında 157 milyon 428 bin liraya ulaştı. Böylece belediyenin yıllık gelirleri 57 milyon 223 bin lira artarak yüzde 57,10 büyüme gösterdi. Gelir kalemlerinde en dikkat çekici yükseliş vergi gelirlerinde gerçekleşti. 2024 yılında 8 milyon 976 bin lira olan vergi gelirleri, 2025 yılında 47 milyon 517 bin liraya yükseldi. Vergi gelirlerinde bir yılda yüzde 429,40 oranında artış kaydedildi. Belediyenin diğer gelirleri ise 67 milyon liradan 95 milyon 889 bin liraya çıktı. Sayıştay raporunda, bu kalemdeki artışın merkezi idareden alınan paylardaki yükselişten kaynaklandığı belirtildi.   Gelir artışı gider artışını geride bıraktı   2025 yılı mali verilerine göre Yazıhan Belediyesinin bütçe gelirlerindeki artış oranı yüzde 57,10 olurken, bütçe giderlerindeki artış yüzde 44,38 seviyesinde gerçekleşti. Belediyenin 2024 yılında 106 milyon 717 bin lira olan bütçe giderleri, 2025 yılında 154 milyon 88 bin liraya yükseldi. Bu sonuçlarla belediye, 2025 yılını yaklaşık 3 milyon 340 bin liralık pozitif bütçe gelir-gider farkıyla tamamladı.   61,6 milyon liralık olumlu faaliyet sonucu   Sayıştay denetim raporunda belediyenin faaliyet sonuçları tablosuna ilişkin veriler de yer aldı. Buna göre belediyenin 2025 yılı faaliyet gelirleri 155 milyon 767 bin lira, faaliyet giderleri ise 132 milyon 680 bin lira olarak gerçekleşti. 38 milyon 561 bin liralık enflasyon düzeltmesinin de hesaplamaya dahil edilmesiyle dönem olumlu faaliyet sonucu 61 milyon 648 bin lira olarak kaydedildi. Söz konusu tutar, belediyenin muhasebe esaslarına göre hesaplanan faaliyet sonucunu gösterirken doğrudan nakit fazlası anlamına gelmiyor.   Belediyenin varlıkları 360 milyon liraya ulaştı   Yazıhan Belediyesinin 2025 yılı bilançosunda toplam varlık büyüklüğü 360 milyon 450 bin lira olarak yer aldı. Belediyenin dönen varlıkları 48 milyon 681 bin lira, duran varlıkları ise 311 milyon 769 bin lira olarak kaydedildi. Bilanço verilerine göre belediyenin banka hesabında 15 milyon 999 bin lira bulunurken, öz kaynakları 340 milyon 839 bin lira seviyesinde gerçekleşti. Kısa vadeli yükümlülükler 18 milyon 808 bin lira, uzun vadeli yükümlülükler ise 803 bin lira olarak açıklandı. Bu veriler, belediyenin dönen varlıklarının kısa vadeli yükümlülüklerini karşılama düzeyinin üzerinde olduğunu gösterdi. Bununla birlikte dönen varlıkların önemli bir bölümünün devreden KDV'den oluşması, likidite değerlendirmesinde dikkate alınması gereken bir unsur olarak öne çıktı.   Personel giderlerinde azalma yaşandı   Sayıştay raporuna göre Yazıhan Belediyesinin personel giderleri 2024 yılında 23 milyon 539 bin lira iken 2025 yılında 22 milyon 375 bin liraya geriledi. Personel giderlerinde yüzde 4,95 oranında azalma yaşanırken, sermaye giderleri de yüzde 23,10 düşüşle 13 milyon 435 bin lira seviyesinde gerçekleşti. Buna karşılık mal ve hizmet alımı giderleri yüzde 82,67 artarak 110 milyon 266 bin liraya yükseldi. Rapordaki veriler, belediyenin harcama yapısında mal ve hizmet alımlarının ağırlığının arttığını gösterdi.   Sayıştay mali tabloları değerlendirdi   Sayıştay Başkanlığı, Yazıhan Belediyesinin 2025 yılı mali tablolarına ilişkin denetim görüşünde, belirlenen hesap alanları dışındaki mali bilgilerin tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olduğu kanaatine vardı. Denetim raporunda belediyenin mali tablolarını etkileyen 7 bulguya yer verilirken, diğer idari ve mali uygulamalara ilişkin 9 ayrı tespit yapıldı.   Denetimde bazı eksiklikler de belirlendi   Sayıştay raporunda, olumlu mali göstergelerin yanı sıra belediyenin bazı uygulamalarında mevzuata uyum ve kayıt düzeni açısından eksiklikler bulunduğu ifade edildi. Denetimde, doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulü kapsamındaki bazı alımlarda yüzde 10'luk yasal sınırın Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan aşıldığı belirlendi. Ayrıca yol bakım ve onarımı, inşaat malzemesi alımı ve taş duvar yapımı gibi bazı ihtiyaçların doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde kısımlara bölündüğü tespit edildi. Sosyal yardım ödemelerinde başvuru ve değerlendirme belgeleri ile komisyon kararlarına ilişkin eksiklikler bulunduğu, taşınmaz envanteri ile muhasebe kayıtlarının tam olarak ilişkilendirilemediği de raporda yer aldı. Belediye şirketinden kiralanan yabancı menşeli bir aracın bakım, sigorta ve lastik giderleri kapsamında belediye bütçesinden karşılanan 179 bin 333 liranın ise belediyenin açıklamasına göre 20 Mayıs 2026 tarihinde ilgili şirketten tahsil edildiği belirtildi. Denetimde katı atıkların depolanması, KDV kayıtları, kıdem tazminatı karşılıkları ve geçici görev yolluğu ödemeleriyle ilgili eksiklikler de tespit edildi.   Yazıhan Belediyesi, Sayıştayın çeşitli bulgularına verdiği cevaplarda gerekli çalışmaların başlatıldığını ve sonraki işlemlerde raporda belirtilen hususlara uygun hareket edileceğini bildirdi.  

4 gün önce 38
GENEL

Arapgir Belediyesinde Sayıştay Depremi: Kasada 102 Bin TL, 70 Milyon TL Kısa Vadeli Yükümlülük!

Sayıştay Başkanlığının Arapgir Belediyesi 2025 Yılı Denetim Raporu, belediyenin ihale işlemleri, taşınmaz yönetimi, personel harcamaları ve mali kayıtlarındaki ciddi eksiklikleri ortaya çıkardı. Raporda 294 taşınmazın değerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmadığı, 131 taşınmazın pazarlık usulüyle kiraya verildiği ve kiralama işlemlerinde kesin teminat alınmadığı tespit edildi.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Malatya Arapgir Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin mali yapısı ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin çarpıcı bulguları gözler önüne serdi. 51 sayfalık raporda, mali tabloların güvenilirliğini etkileyen 5, mevzuata aykırılıklar ve idari işlemlerle ilgili 13 olmak üzere toplam 18 ayrı bulguya yer verildi. Denetimde özellikle doğrudan temin işlemleri, taşınmaz kiralamaları, belediye şirketlerine yapılan ödemeler ve tahsil edilemeyen kamu gelirleri öne çıktı.   İhalelerde 113 Milyon Lirayı Aşan Sınır İhlali   Sayıştay denetiminin en dikkat çekici bulgularından biri, belediyenin doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulü kapsamındaki harcamaları oldu. Rapora göre 2025 yılında bu kapsamda 28 milyon 603 bin liralık mal alımı, 82 milyon 672 bin liralık hizmet alımı ve 15 milyon 999 bin liralık yapım işi gerçekleştirildi. Söz konusu işlemlerin yıllık bütçede ilgili harcama kalemleri için ayrılan ödeneklerin yüzde 10'unu Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan aştığı tespit edildi. Mal alımlarında yüzde 10'luk sınırın 25 milyon 622 bin lira, hizmet alımlarında 73 milyon 636 bin lira, yapım işlerinde ise 14 milyon 122 bin lira aşıldığı belirlendi. Üç kalemdeki toplam sınır aşımı 113 milyon 381 bin 252 liraya ulaştı.   Sayıştay, Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan gerçekleştirilen sınır aşımı işlemlerinin mevzuata aykırı olduğunu belirterek belediyenin satın alma süreçlerini yasal sınırlara uygun yürütmesi gerektiğini vurguladı.   Akaryakıt Ve Yapım İşleri Parçalara Bölündü   Denetim raporunda belediyenin bazı ihtiyaçlarını ihale yapmak yerine doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde parçalara bölerek karşıladığı da tespit edildi.   Sayıştay, akaryakıt alımı, yol bakım ve onarım çalışmaları, inşaat malzemesi alımları ve taş duvar yapımı gibi işlerin aynı yüklenicilerden kısımlara bölünerek satın alındığını belirledi.   Raporda, aynı nitelikteki ihtiyaçların parasal sınırların altında kalmak amacıyla bölünmesinin Kamu İhale Kanunu'nun rekabet, saydamlık ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine aykırı olduğu ifade edildi.   Belediye yönetimi ise bundan sonraki süreçte alımların mevzuata uygun yürütülmesi konusunda gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi.   131 Taşınmaz Pazarlık Usulüyle Kiraya Verildi   Sayıştayın bir diğer önemli tespiti belediyeye ait taşınmazların kiralanmasıyla ilgili oldu. Denetçiler, Arapgir Belediyesine ait 131 taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51'inci maddesinin (g) bendi kapsamında pazarlık usulüyle kiraya verildiğini belirledi. Raporda, söz konusu pazarlık usulünün belediyenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar için uygulanamayacağına dikkat çekildi. Belediye, kiracıların büyük bölümünün 25-30 yıldır aynı taşınmazları kullandığını, yeni ihale süreçlerinin hizmetlerde aksamalara neden olabileceğini ve bazı kiracıların taşınmazlara yatırım yaptığını savundu.   Sayıştay ise belediyeye ait taşınmazların kiralanmasında rekabetin sağlanması ve mevzuatta öngörülen açık veya kapalı teklif usullerinin uygulanması gerektiğini bildirdi.   131 Kiralama İhalesinde Kesin Teminat Alınmadı   Sayıştay raporunda aynı 131 taşınmazın kiralanması sırasında bir başka eksikliğin daha bulunduğu ortaya çıktı. Denetimde, kiralama ihalelerinde ihale bedelinin yüzde 6'sı oranında alınması gereken kesin teminatların alınmadığı tespit edildi. Raporda, kesin teminat alınmamasının kiracıların yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda belediyenin uğrayabileceği zararların tahsilini güçleştirebileceği belirtildi. Belediye yönetimi, bundan sonraki kiralama işlemlerinde kesin teminat alınacağını açıkladı.   294 Taşınmazın Değeri Muhasebe Kayıtlarında Yok   Sayıştay denetçileri, Arapgir Belediyesi adına tapuda kayıtlı 671 taşınmazı da incelemeye aldı. Yapılan incelemede, söz konusu taşınmazlardan 294'ünün değer tespitinin yapılmadığı ve bu nedenle ilgili muhasebe hesaplarına kaydedilmediği belirlendi. Raporda, bu durumun belediyenin arazi, arsa, bina ve diğer taşınmaz varlıklarının gerçek değerlerinin mali tablolara yansıtılmasını engellediği vurgulandı.   Sayıştay, taşınmazların değerlerinin komisyon aracılığıyla belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmasını istedi.   Belediye Şirketine Hakedişler Eksik Ödendi   Raporda belediyenin kendi personel şirketine yaptığı ödemeler de denetim konusu oldu. Sayıştay, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında belediye şirketine yapılması gereken hakediş ödemelerinin SGK primi ve vergi tutarları düşüldükten sonra yalnızca net ücretler üzerinden gerçekleştirildiğini belirledi. SGK primleri ve vergilerin zamanında ödenmemesinin belediye şirketini gecikme zamları ve ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya bıraktığı ifade edildi. Raporda, bu durumun sonuçta belediye bütçesine ilave yük getirebileceği vurgulandı. Belediye yönetimi, eksik hakediş ödemelerinin genel ekonomik şartlar ve ödenek yetersizliğinden kaynaklandığını belirterek sonraki süreçte ödemelerin eksiksiz yapılacağını bildirdi.   Belediyeden Emekli Personele Doğrudan Hizmet Alımı   Sayıştay, belediyenin hizmet binası ve sulama kanalı temizliği gibi personel çalıştırılmasına dayalı işleri doğrudan temin yöntemiyle şahıslardan satın aldığını da tespit etti. Raporda, bu kişilerden bazılarının belediyeden emekli personel olduğu belirtildi. Sayıştay, söz konusu işlerin ilgili mevzuat kapsamında belediye şirketleri aracılığıyla yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak doğrudan teminle gerçekleştirilen uygulamaları mevzuata aykırı buldu. Belediye ise bundan sonraki süreçte personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerin ilgili mevzuata uygun şekilde belediye şirketleri üzerinden karşılanacağını bildirdi.   Çöpler Orman Vasıflı Araziye Döküldü   Denetim raporunda çevre ve halk sağlığı açısından dikkat çeken bir bulguya da yer verildi. Sayıştay, Arapgir Belediyesinin topladığı katı atıkları Malatya Büyükşehir Belediyesine ait aktarma istasyonuna götürmek yerine Şıhlar Mahallesi'ndeki orman vasıflı 959 ada 1 parselde vahşi depolama yöntemiyle biriktirdiğini tespit etti. Raporda, atıkların bu şekilde depolanmasının toprak, su ve hava kirliliğine yol açabileceği, çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturduğu vurgulandı. Sayıştay, katı atıkların mevzuata uygun şekilde toplanarak aktarma istasyonlarına taşınması gerektiğini belirtti.   Ruhsatsız İş Yerleri Ve Eksik Vergi Tahsilatı   Sayıştay denetiminde Arapgir'de iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan işletmelerin olduğu belirlendi. Belediyenin bazı gelir kalemlerinde tahsilat oranlarının düşük kaldığı da rapora yansıdı. 2025 yılı verilerine göre mülkiyet üzerinden alınan vergilerin yüzde 47,04'ü, ilan ve reklam vergisinin yüzde 42,07'si, iş yerlerine ilişkin çevre temizlik vergisinin yüzde 56,50'si ve kira gelirlerinin yüzde 68,97'si tahsil edilebildi. Sayıştay, belediye gelirlerinin zamanında takip edilmesi ve tahsilat süreçlerinin etkin yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan işletme hakkının devri niteliğindeki taşınmaz kiralamalarında KDV alınmadığı, kazı ruhsat harcı ve zemin tahrip bedellerinin tahsil edilmediği de tespit edildi.   Bankada 102 Bin Lira, Kısa Vadeli Yükümlülük 70,4 Milyon Lira   Arapgir Belediyesinin 2025 yılı bilançosunda yer alan rakamlar da dikkat çekti. Belediyenin yıl sonu banka hesabında yalnızca 102 bin 401 lira bulunurken, kısa vadeli yabancı kaynak toplamı 70 milyon 431 bin 347 lira olarak kaydedildi. Bu yükümlülükler içerisinde 52 milyon 495 bin liralık bütçe emaneti, 7 milyon 423 bin liralık ödenecek vergi ve fonlar ile 6 milyon 924 bin liralık sosyal güvenlik kesintileri yer aldı. Ayrıca 2 milyon 611 bin liralık vadesi geçmiş, ertelenmiş veya taksitlendirilmiş vergi ve diğer yükümlülükler bilançoya yansıdı. Belediyenin dönen varlık toplamı 32 milyon 941 bin lira olurken, kısa vadeli yabancı kaynakların bu tutarın iki katını aşması mali açıdan dikkat çekti. Söz konusu veriler, belediyenin yıl sonu itibarıyla kısa vadeli yükümlülüklerine karşılık likidite açısından önemli bir baskı altında bulunduğunu ortaya koydu.   168 Milyon Gelire Karşılık 176 Milyon Harcama   Sayıştay raporuna göre Arapgir Belediyesinin 2025 yılı başlangıç bütçesi 170 milyon lira olarak belirlendi. Yıl içerisinde 24 milyon liralık ek bütçe yapılmasıyla toplam ödenek 194 milyon liraya yükseldi. Yıl sonunda net bütçe gelirleri 168 milyon 56 bin 380 lira, bütçe giderleri ise 176 milyon 431 bin 701 lira olarak gerçekleşti. Böylece belediyenin bütçe giderleri, net bütçe gelirlerini yaklaşık 8 milyon 375 bin lira aştı. Mal ve hizmet alımı giderleri 2024 yılında 85 milyon 386 bin lira iken 2025 yılında 129 milyon 843 bin liraya yükseldi. Söz konusu kalemde yüzde 52,07 oranında artış yaşandı. Buna karşılık sermaye giderleri yüzde 42,98 azalarak 4 milyon 31 bin liraya geriledi.   Belediyenin faaliyet sonuçları tablosunda ise 159 milyon 912 bin lira faaliyet gideri ve 152 milyon 657 bin lira faaliyet geliri yer aldı. Enflasyon düzeltmesi sonrasında dönem olumlu faaliyet sonucu 37 milyon 904 bin lira olarak kaydedildi.   Sayıştaydan Mali Yönetim Ve Denetim Uyarısı   Sayıştay, Arapgir Belediyesinin muhasebe kayıtlarında kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmaması, taşınır kayıtlarındaki hatalar, maddi duran varlıkların değerini artıran harcamaların doğrudan giderleştirilmesi ve iktisadi faaliyet konusu olmayan giderlere ilişkin KDV'nin indirim konusu yapılması gibi eksiklikler de tespit etti. Belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan sosyal denge tazminatı sözleşmesinde, sözleşme konusu dışında kalan düzenlemelerin bulunduğu da raporda yer aldı. Belediye yönetimi, Sayıştayın çeşitli bulgularına verdiği cevaplarda mevzuata uygun işlem yapılması ve eksikliklerin giderilmesi yönünde gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi.  

4 gün önce 38
GENEL

Sayıştay’dan Arguvan Belediyesi’ne 20 Kritik Tespit: İhaleler, Milyonluk Harcamalar Ve Kayıtsız Taşınmazlar!

Sayıştay Başkanlığının Arguvan Belediyesine ilişkin 2025 yılı denetim raporu, kamu kaynaklarının kullanımı ve belediyenin mali yönetimindeki ciddi eksiklikleri gün yüzüne çıkardı. Raporda, 486 taşınmazın değerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmadığı, 101 taşınmazın kiralama ihalesinde kesin teminat alınmadığı ve 1 milyon 875 bin liralık kamyonun ihale yapılmadan doğrudan temin yöntemiyle satın alındığı tespit edildi.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Arguvan Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin ihale süreçlerinden taşınmaz yönetimine, vergi tahsilatından kamu harcamalarına kadar birçok alandaki uygulamalarını mercek altına aldı. 51 sayfalık raporda, mali tabloların güvenilirliğini etkileyen 6, mevzuata aykırılıklar ve idari uygulamalara ilişkin 14 olmak üzere toplam 20 bulgu yer aldı.   486 Taşınmaz Muhasebe Kayıtlarına Alınmadı   Sayıştay denetiminde, Arguvan Belediyesi adına tapuda kayıtlı 511 taşınmazdan 486'sının değer tespitinin yapılmadığı ve muhasebe kayıtlarına alınmadığı belirlendi. Belediyenin önemli miktardaki taşınmaz varlığının mali tablolara doğru şekilde yansıtılmadığına dikkat çekilen raporda, söz konusu eksikliğin bilanço hesaplarının gerçek durumu göstermesini engellediği vurgulandı. Sayıştay, belediyeye ait taşınmazların değerlerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınması gerektiğini bildirdi.   101 Kiralama İhalesinde Kesin Teminat Alınmadı   Raporda dikkat çeken bir başka tespit ise belediyeye ait taşınmazların kiralanması sırasında ortaya çıktı. Sayıştay, 101 taşınmazın kiralama ihalesinde mevzuat gereği alınması gereken yüzde 6 oranındaki kesin teminatın alınmadığını belirledi. Denetim raporunda, kesin teminat uygulamasının sözleşmelerden doğabilecek yükümlülüklerin güvence altına alınması açısından zorunlu olduğu hatırlatıldı. Teminat alınmadan gerçekleştirilen kiralama işlemlerinin belediyeyi mali risklerle karşı karşıya bırakabileceğine işaret edildi.   1 Milyon 875 Bin Liralık Kamyon Doğrudan Teminle Alındı   Sayıştay raporunun en dikkat çekici bulgularından biri de belediyenin kamyon alımı oldu. Belediyenin 28 Mayıs 2025 tarihinde 1 milyon 875 bin lira artı KDV bedelle satın aldığı lowbed kamyon için ihale yapılmadığı, alımın doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildiği tespit edildi. Söz konusu dönemde büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki idareler için doğrudan temin parasal sınırının 800 bin 366 lira olduğu belirtildi. Buna göre kamyonun KDV hariç bedelinin yasal doğrudan temin sınırını 1 milyon 74 bin 634 lira aştığı ortaya çıktı. Sayıştay, alımın temel ihale usulleri yerine doğrudan teminle gerçekleştirilmesini mevzuata aykırı buldu. Belediye ise savunmasında ilçedeki 49 mahalle ve 72 mezrada iş makinelerinin taşınmasında yaşanan güçlükleri gerekçe gösterdi. Alımın acil ihtiyaç kapsamında ve bir defaya mahsus yapıldığı ifade edildi.   Doğrudan Teminde 44 Milyon Lirayı Aşan Sınır İhlali   Sayıştay denetiminde belediyenin doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulü kapsamında gerçekleştirdiği alımlarda da önemli sınır aşımları belirlendi. Rapora göre mal alımlarında 35 milyon 840 bin lira, hizmet alımlarında 8 milyon 70 bin lira ve yapım işlerinde 6 milyon 530 bin lira civarında harcama gerçekleştirildi. Söz konusu alımların yıllık bütçede ilgili harcama kalemleri için ayrılan ödeneklerin yüzde 10'unu aştığı ve Kamu İhale Kurulunun uygun görüşünün alınmadığı tespit edildi. Üç harcama kaleminde yüzde 10'luk sınırın üzerindeki toplam tutarın yaklaşık 44,4 milyon liraya ulaştığı görüldü. Sayıştay, doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulüyle gerçekleştirilecek alımlarda yasal sınırların gözetilmesi ve sınır aşımı öngörülen durumlarda Kamu İhale Kurulundan önceden uygun görüş alınması gerektiğini vurguladı.   Akaryakıt Ve Yapım İşleri Parçalara Bölündü   Denetçilerin tespitleri yalnızca parasal sınırların aşılmasıyla sınırlı kalmadı. Raporda akaryakıt, yol bakım ve onarım, inşaat malzemesi ve taş duvar yapımı gibi bazı ihtiyaçların ihale yapılması gereken bütünlükte olmasına rağmen doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde kısımlara bölündüğü belirtildi. Bazı alımların aynı yüklenicilerden parça parça gerçekleştirildiği tespit edilirken, bu uygulamanın Kamu İhale Kanunu'nun temel ilkelerine aykırı olduğu kaydedildi. Belediye yönetimi, işlemlerin acil ihtiyaçlar ve teknik personel yetersizliği nedeniyle gerçekleştirildiğini bildirdi. Sayıştay ise aynı nitelikteki ihtiyaçların parçalara bölünmeden, ihale mevzuatında öngörülen yöntemlerle karşılanması gerektiğine dikkat çekti.   Belediye Şirketinin Hesaplarında 5,2 Milyon Liralık Fark   Arguvan Belediyesinin tamamına sahip olduğu Arbel Tarım Hayvancılık Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin sermaye kayıtları da Sayıştay denetimine takıldı. Belediyenin muhasebe kayıtlarında şirkete yapılan sermaye katılımı 18 milyon 219 bin 500 lira olarak görünürken, şirket kayıtlarında sermaye tutarının 13 milyon lira olduğu belirlendi. İki kayıt arasında 5 milyon 219 bin 500 liralık fark bulunduğu tespit edildi. Sayıştay, bu uyumsuzluğun belediyenin mali tablolarının doğruluğunu etkilediğini belirterek kayıtların düzeltilmesini istedi.   Vergi Ve Kira Gelirleri Tahsil Edilemedi   Denetim raporunda belediyenin gelir yönetimindeki eksiklikler de dikkat çekti. Mülkiyet üzerinden alınan vergilerde tahsilat oranının yüzde 15,67, kira gelirlerinde yüzde 45, iş yerlerine ilişkin çevre temizlik vergisinde ise yüzde 28,72 seviyesinde kaldığı belirtildi. Sayıştay, belediyenin tahakkuk ettirdiği gelirlerin tahsilatında yaşanan yetersizliklerin kamu kaynaklarının etkin yönetimini olumsuz etkilediğine işaret etti. Belediye ise düşük tahsilat oranlarında deprem felaketinin etkili olduğunu, bazı alacaklarla ilgili icra takiplerinin sürdüğünü bildirdi.   Kafeterya Ve Petrol İstasyonundan KDV Alınmadı   Raporda, belediyeye ait kafeterya, misafirhane ve petrol istasyonu gibi işletme hakkının devri niteliğindeki kiralamalarda KDV tahakkuk ettirilmediği tespit edildi. Sayıştay, söz konusu kiralama işlemlerinin KDV'ye tabi olduğunu belirterek tahakkuk ve tahsilat işlemlerinin mevzuata uygun gerçekleştirilmesini istedi. Ayrıca belediye adına düzenlenen bazı serbest meslek makbuzlarında gelir vergisi kesintisi yapılmadığı, kazı ruhsat harcı ve zemin tahrip bedellerinin tahsil edilmediği belirlendi.   Ruhsatsız İş Yerleri Ve Eksik Vergi Kayıtları   Sayıştay denetçileri, Arguvan'da iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösteren işletmeler bulunduğunu da tespit etti. Bazı iş yerlerine çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirilmediği belirtilirken, belediyenin ruhsatlandırma, denetim ve vergi tahsilatına ilişkin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi gerektiği ifade edildi.   Yetkisi Olmadan Hafriyat Sahası Belirledi   Arguvan Belediyesinin görev alanında bulunmamasına rağmen hafriyat döküm sahası belirlediği ve kaçak hafriyat dökümüne yönelik cezai işlemler uyguladığı da rapora yansıdı. Belediyenin Tepebağ Mahallesi Kayabaşı mevkisindeki 330 ada 2 ve 3 numaralı parselleri hafriyat döküm alanı olarak belirlediği tespit edildi. Sayıştay, büyükşehir belediyesinin yetki alanında bulunan işlemlerin ilgili yetki düzenlemelerine uyulmadan gerçekleştirilmesini mevzuata aykırı değerlendirdi.   Çöplerin Vahşi Depolandığı Belirlendi   Denetim raporunda çevre ve halk sağlığı açısından da önemli bir bulguya yer verildi. Arguvan Belediyesinin topladığı katı atıkları Malatya Büyükşehir Belediyesine ait aktarma istasyonuna göndermek yerine vahşi depolama yöntemiyle biriktirdiği tespit edildi. Sayıştay, atıkların mevzuata aykırı şekilde depolanmasının çevre kirliliği ve halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu vurguladı. Belediye, mevcut araç ve teknik imkânların yetersizliği nedeniyle atıkların uygun aktarma merkezlerine taşınamadığını bildirdi.   128,9 Milyon Lira Gelir, 98 Milyon Lira Gider   Sayıştay raporunda belediyenin 2025 yılı mali verilerine de yer verildi. 120 milyon lira olarak öngörülen bütçede net gelirler 128 milyon 890 bin 557 lira, bütçe giderleri ise 98 milyon 28 bin 968 lira olarak gerçekleşti. Belediyenin net bütçe gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 59,03 artarken, giderlerdeki artış yüzde 1,54 oldu. Mal ve hizmet alımı giderleri 70 milyon 638 bin liraya ulaşırken, sermaye giderleri bir önceki yıla göre yüzde 30,03 azalarak 9 milyon 809 bin liraya geriledi. Belediyenin faaliyet sonuçları tablosunda, enflasyon düzeltmesi dahil dönem olumlu faaliyet sonucu 68 milyon 275 bin 897 lira olarak kaydedildi.   Sayıştaydan Belediyeye Mevzuat Uyarısı   Sayıştay Başkanlığı, denetim sonucunda belediyenin ihale, taşınmaz, muhasebe, gelir tahsilatı ve çevre yönetimi süreçlerinde mevzuata uygun hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Belediye yönetimi ise bulgulara ilişkin verdiği cevaplarda eksikliklerin giderilmesi ve benzer uygulamaların tekrarlanmaması için gerekli çalışmaların yapılacağını bildirdi. 2025 yılına ilişkin toplam 20 denetim bulgusu, Arguvan Belediyesinin kamu kaynaklarının yönetimi ve mali kontrol mekanizmalarında önemli eksiklikler bulunduğunu ortaya koydu. Rapordaki tespitler denetim bulgusu niteliğinde olup kesinleşmiş yargı kararı anlamına gelmiyor.  

4 gün önce 40
EĞİTİM

DGS Ek Yerleştirme Sonuçları Açıklandı: Kayıtlar 3 Kasım’da Başlıyor

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ek yerleştirme sonuçlarını erişime açtı. Üniversiteye yerleşme hakkı kazanan adaylar için kayıt süreci 3 Kasım’da başlayacak. Elektronik kayıtlar ise yalnızca iki gün sürecek.   Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), ön lisans eğitimlerini lisans programlarına tamamlamak isteyen adayların katıldığı 2026 Dikey Geçiş Sınavı (DGS) kapsamında gerçekleştirilen ek yerleştirme işlemlerinin sonuçlandığını duyurdu. 15-22 Ekim 2026 tarihleri arasında alınan tercihler doğrultusunda yapılan değerlendirmelerin tamamlanmasının ardından sonuçlar, 28 Ekim Çarşamba günü saat 10.00 itibarıyla adayların erişimine açıldı.   Sonuçlar ÖSYM üzerinden sorgulanabilecek   Ek yerleştirme sonuçlarını öğrenmek isteyen adaylar, ÖSYM'nin Sonuç Açıklama Sistemi üzerinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle sorgulama yapabilecek. Adaylar, sonuç ekranından herhangi bir yükseköğretim programına yerleşip yerleşmediklerini öğrenebilecek.   Üniversite kayıtları 3-11 Kasım tarihleri arasında yapılacak   Ek yerleştirme sonucunda bir lisans programına yerleşen adayların üniversite kayıt işlemleri, 3-11 Kasım 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Kayıt hakkı kazanan öğrencilerin, yerleştirildikleri üniversitelerin belirlediği usul ve esaslara uygun olarak resmî iş günlerinde ve çalışma saatleri içerisinde başvurularını tamamlamaları gerekiyor.   Elektronik kayıt için iki gün süre verildi   Üniversitelere elektronik ortamda kayıt yaptırmak isteyen adaylar için süreç 3 Kasım'da başlayacak ve 4 Kasım'da sona erecek. ÖSYM, adayların herhangi bir hak kaybı yaşamamaları için belirtilen kayıt takvimine dikkat etmeleri gerektiğini bildirdi. Belirlenen tarihler içerisinde kayıt işlemlerini tamamlamayan adayların, kayıt hakkından yararlanamayacağı belirtildi.  

5 gün önce 51
BİLİM - TEKNOLOJİ

Yeşilyurt Bilim Merkezi’nde Yeni Dönem Kayıtları Başladı

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde 5-14 yaş arası çocuklara yönelik bilim, teknoloji ve sanat atölyeleri için kayıt süreci başladı. Yeşilyurt Belediyesi tarafından düzenlenecek eğitimlere başvurular 6 Kasım 2026 tarihine kadar devam edecek.   Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde çocukların bilimsel düşünme, araştırma ve üretme becerilerini geliştirmek amacıyla faaliyet gösteren Yeşilyurt Bilim Merkezi, yeni dönem atölye eğitimleri için kapılarını açmaya hazırlanıyor. Yeşilyurt Belediyesi tarafından hayata geçirilen merkezde, farklı yaş gruplarına yönelik uygulamalı eğitim programları düzenlenecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK’ın destekleriyle, Yeşilyurt Belediyesi AR-GE Müdürlüğü koordinasyonunda kurulan Bilim Merkezi, çocukların erken yaşta bilim ve teknolojiyle tanışmasını sağlayarak yeteneklerini keşfetmelerine katkı sunmayı hedefliyor.   5-14 yaş grubuna özel atölyeler   Yeni dönem eğitimleri, 5-6 ve 7-14 yaş gruplarına yönelik iki ayrı kategoride gerçekleştirilecek. Atölyelerde bilimsel deneyler, teknolojik çalışmalar, sanatsal etkinlikler ve uygulamalı eğitimlerle çocukların öğrenme süreçlerine aktif katılımı sağlanacak. Program kapsamında çocukların problem çözme, analitik düşünme, yaratıcılık ve takım çalışması gibi becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Eğitimlerin, çocukların bilimsel meraklarını artırmasının yanı sıra teknoloji ve üretim alanlarına yönelik ilgilerini güçlendirmesi bekleniyor.   Başvurular 6 Kasım’da sona erecek   Yeşilyurt Bilim Merkezi’nde gerçekleştirilecek atölye eğitimlerine katılmak isteyenler, 6 Kasım 2026 tarihine kadar başvuruda bulunabilecek. Yüz yüze kayıtlar, Yeşilyurt Belediyesi Millet Bahçesi içerisinde bulunan Bilim Merkezi’nde yapılacak. Başvuru sırasında çocuklara ait kimlik fotokopisinin ibraz edilmesi gerekecek. Online başvurular ise Yeşilyurt Belediyesinin resmi internet sitesi olan yesilyurt.bel.tr üzerinden gerçekleştirilebilecek. Eğitim programları ve kayıt süreci hakkında ayrıntılı bilgi almak isteyen vatandaşlar, 0537 312 26 01 numaralı telefon üzerinden Yeşilyurt Bilim Merkezi yetkilileriyle iletişime geçebilecek.

5 gün önce 50
EKONOMİ

Tapuda 1 Aralık’ta Yeni Dönem: Gayrimenkul Satışlarında Kurallar Değişiyor

Türkiye genelinde konut, arsa ve iş yeri satışlarında ödeme güvenliğini artıracak yeni düzenleme 1 Aralık 2026’da hayata geçirilecek. Tapu devri ile satış bedelinin eş zamanlı aktarılmasını sağlayacak Güvenli Ödeme Sistemi hakkında değerlendirmelerde bulunan Yaşar Doğan, uygulamanın alıcı ve satıcılar açısından önemli bir güvence oluşturacağını belirterek, “Gayrimenkul satışlarında güven, en az fiyat kadar önemli” dedi.   Gayrimenkul alım satım işlemlerinde köklü değişiklikler getirecek Güvenli Ödeme Sistemi için geri sayım başladı. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan düzenleme kapsamında, 1 Aralık 2026 itibarıyla taşınmaz satışlarında ödeme ile tapu devrinin eş zamanlı gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Yeni uygulamayla konut, arsa ve iş yeri satışlarında yaşanabilecek dolandırıcılık, sahtecilik ve ödeme anlaşmazlıklarının önüne geçilmesi amaçlanırken, gayrimenkul sektöründe daha güvenli ve şeffaf bir işlem sürecine geçilmesi öngörülüyor.   Tapu Devri Yapılmadan Ödeme Satıcıya Aktarılmayacak   Ticaret Bakanlığının 29 Nisan 2026 tarihinde yaptığı yönetmelik değişikliğiyle, taşınmaz satış bedelinin tamamının veya bir kısmının nakit, havale ya da elektronik fon transferi yoluyla ödenmesi durumunda Güvenli Ödeme Sistemi'nin kullanılması öngörüldü. Sistem sayesinde satış bedelinin aktarılması ile taşınmazın mülkiyet devri aynı işlem sürecinde gerçekleştirilecek. Böylece alıcıların ödeme yaptıktan sonra tapuyu alamama, satıcıların ise tapu devrinin ardından satış bedelini tahsil edememe risklerinin azaltılması hedefleniyor.   Doğan: “Gayrimenkul Satışlarında Güven, Fiyat Kadar Önemli”   Yeni düzenlemeyi değerlendiren Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, gayrimenkul yatırımlarında finansal güvenliğin önemine dikkat çekti. Doğan, “Gayrimenkul, insanların hayatları boyunca gerçekleştirdikleri en önemli yatırımlardan biri. Bu nedenle yalnızca doğru konutu bulmak veya uygun fiyat üzerinde anlaşmak yeterli değil. Satışın hukuki ve finansal açıdan güvenli şekilde tamamlanması da büyük önem taşıyor. Güvenli Ödeme Sistemi’nin, alıcı ve satıcıların işlem sırasında yaşadığı tereddütlerin azalmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum.” dedi.   “Alıcı Ve Satıcı Arasındaki Ödeme Riski Azalacak”   Mevcut uygulamalarda tapu devri ile ödeme işleminin farklı zamanlarda gerçekleşmesinin taraflar açısından ciddi endişelere neden olabildiğini ifade eden Doğan, özellikle yüksek tutarlı gayrimenkul satışlarında güvenli işlem mekanizmasının önemli olduğunu belirtti. Doğan, “Bir tarafta ödeme yaptığı hâlde tapu devrinin gerçekleşmemesinden endişe eden alıcı, diğer tarafta mülkiyeti devrettikten sonra satış bedelini tahsil edememekten çekinen satıcı bulunabiliyor. Özellikle yüksek tutarlı gayrimenkul işlemlerinde bu endişeler daha belirgin hâle geliyor. Ödeme ile mülkiyet devrinin eş zamanlı ilerlemesi, işlem güvenliği açısından önemli bir gelişme olacaktır.” ifadelerini kullandı.   “Vatandaşların Doğru Bilgilendirilmesi Gerekiyor”   Yeni sistemin yalnızca ödeme yöntemlerini değil, gayrimenkul alım satım süreçlerindeki işleyişi de etkileyeceğini belirten Doğan, vatandaşların ve sektör temsilcilerinin uygulamaya hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Doğan, “Yeni düzenlemelerde en önemli konulardan biri, uygulamanın vatandaşlara doğru anlatılmasıdır. Gayrimenkul alım satımı yapacak kişilerin ödeme sürecinin nasıl işleyeceğini, hangi kanalların kullanılacağını ve işlem öncesinde nelere dikkat etmeleri gerektiğini bilmesi gerekiyor. Sistemin uygulama esasları netleştikçe sektör temsilcilerinin de müşterilerini doğru bilgilendirmesi büyük önem taşıyacak.” diye konuştu.   Bankalar Ve Tapu Sistemi Arasında Entegrasyon Sağlanacak   Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Güvenli Ödeme Sistemi'nin hayata geçirilmesi amacıyla Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile bankalar arasındaki teknik entegrasyon çalışmaları sürdürülüyor. Daha önce 1 Temmuz ve ardından 1 Ekim olarak belirlenen uygulama başlangıç tarihi, teknik hazırlıkların tamamlanabilmesi amacıyla 1 Aralık 2026 olarak yeniden planlandı. Bankaların gerekli altyapıyı tamamlamasının ardından pilot uygulama sürecine geçilmesi öngörülüyor.   Gayrimenkul satışlarında güvenli dönem hedefleniyor   Yeni düzenlemeyle birlikte özellikle yüksek bedelli taşınmaz satışlarında nakit taşıma zorunluluğundan kaynaklanan risklerin azaltılması, ödeme anlaşmazlıklarının önlenmesi ve kayıt dışı işlemlerle mücadele edilmesi hedefleniyor. Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, Güvenli Ödeme Sistemi'nin etkin şekilde uygulanmasının gayrimenkul piyasasında güven ortamını güçlendireceğini ve alım satım işlemlerinin daha sağlıklı yürütülmesine katkı sağlayacağını değerlendirdi. 1 Aralık 2026 tarihi, Ticaret Bakanlığının 28 Eylül 2026 tarihli resmi açıklamasıyla doğrulanmıştır.  

6 gün önce 76
EKONOMİ

İşsizlikte sert yükseliş: Bir ayda 198 bin kişi daha işsiz kaldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan eylül ayı verilerine göre, Türkiye’de işsiz sayısı bir ayda 198 bin kişi artarak 2 milyon 967 bine ulaştı. İşsizlik oranı yüzde 8,4’e yükselirken, genç işsizliğindeki 1,6 puanlık artış ve yüzde 31,2’ye çıkan atıl işgücü oranı dikkat çekti.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı eylül ayına ilişkin İşgücü İstatistiklerini yayımladı. Veriler, işsizlikte artış yaşanırken istihdam edilenlerin sayısında gerileme olduğunu ortaya koydu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı, ağustos ayına göre 0,5 puan yükselerek yüzde 8,4 olarak kaydedildi.   İşsiz sayısı 3 milyon sınırına yaklaştı   Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, 15 yaş ve üzerindeki işsiz sayısı eylül ayında 198 bin kişi artarak 2 milyon 967 bine yükseldi. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,9, kadınlarda ise yüzde 11,3 olarak hesaplandı.   İstihdamda 49 bin kişilik kayıp   Eylül ayında istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre 49 bin kişi azalarak 32 milyon 445 bine geriledi. İstihdam oranı da 0,1 puanlık düşüşle yüzde 48,3 oldu. Erkeklerde istihdam oranı yüzde 65,8 olarak gerçekleşirken, kadınlarda bu oran yüzde 31,2'de kaldı. İşgücü ise aynı dönemde 149 bin kişi artarak 35 milyon 412 bine ulaştı. İşgücüne katılma oranı 0,1 puan yükselerek yüzde 52,7 oldu. Erkeklerin işgücüne katılım oranı yüzde 70,7, kadınların ise yüzde 35,2 olarak kayıtlara geçti.   Genç işsizliğinde dikkat çeken artış   Verilerde en belirgin yükselişlerden biri genç nüfustaki işsizlik oranında yaşandı. 15-24 yaş grubundaki işsizlik oranı, bir önceki aya göre 1,6 puan artarak yüzde 14,8'e çıktı. Genç erkeklerde işsizlik yüzde 10,4 olarak hesaplanırken, genç kadınlarda bu oran yüzde 23,3'e ulaştı. Böylece genç kadınların işsizlik oranı, genç erkeklerin iki katını aştı.   Atıl işgücü oranı yüzde 31,2'ye çıktı   İşsizlik verilerinin yanı sıra geniş tanımlı işsizliğin göstergelerinden biri olan atıl işgücü oranında da artış kaydedildi. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizleri kapsayan atıl işgücü oranı, eylül ayında 0,2 puan artarak yüzde 31,2'ye yükseldi. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 20,5, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı ise yüzde 20,7 olarak hesaplandı.   Haftalık çalışma süresi azaldı   İstihdam edilen ve referans döneminde işbaşında bulunan kişilerin mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi de eylül ayında 0,1 saat azalarak 42,4 saate geriledi. Açıklanan veriler, eylül ayında işgücüne katılım artmasına rağmen istihdamın gerilediğini, işsiz sayısının ise 3 milyon sınırına yaklaştığını ortaya koydu.  

6 gün önce 59
ÇEVRE

Malatya’da Nadir Görülen Kelebek Yeniden Ortaya Çıktı

Türkiye’de daha çok Siirt ve Diyarbakır çevresinde görülen Afrika kökenli göçmen beyaz öncü kelebeği, Malatya’da yeniden görüntülendi. İlk kez Ekim 2025’te kentte fotoğraflandığı belirtilen kelebek, bu kez doğa fotoğrafçısı Salih Kayhan tarafından Karakaya Baraj Gölü kıyısındaki Kırkgöz Sahili’nde görüntülendi.   Türkiye’de nadir gözlemlenen kelebek türleri arasında yer alan beyaz öncü kelebeği (Belenois aurota), Malatya’da doğa fotoğrafçılarının objektifine yansıdı. Genellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde görülen türün Malatya’da yeniden ortaya çıkması, doğa gözlemcilerinin ilgisini çekti.   Malatya’da ilk kez Ekim 2025’te fotoğraflandığı belirtilen beyaz öncü kelebeği, bu yıl da kent merkezinde görüldü.  Türün Karakaya Baraj Gölü çevresinde de bulunabileceğini değerlendiren doğa fotoğrafçısı Kayhan, Battalgazi ilçesindeki Kırkgöz Sahili’ne giderek bölgede incelemelerde bulundu. Sahil boyunca bitki örtüsünü ve kelebeklerin yoğunlaşabileceği alanları inceleyen Kayhan, Battalgazi Belediyesi tarafından lavanta ekimi yapılan bölgede beyaz öncü kelebeğine rastladı. Kayhan, kelebeği fotoğraf ve video ile kayıt altına aldı.   “Malatya Merkezde Varsa Karakaya’da da Olabilir Diye Düşündüm”   Doğa fotoğrafçısı Kayhan, beyaz öncü kelebeğini görüntüleme sürecini anlatarak, “Malatya merkezde varsa Karakaya Baraj Gölü çevresinde de olabilir diye düşündüm. Bunun üzerine Kırkgöz Sahili’ne giderek bitki örtüsünü incelemeye başladım. Battalgazi Belediyesi tarafından lavanta dikilen alana geldiğimde beyaz öncü kelebeğine rastladım. Fotoğraflarını ve videolarını çekerek kayıt altına aldım” dedi.   Afrika Kökenli Göçmen Bir Tür   Bilimsel adı Belenois aurota olan beyaz öncü kelebeği, Afrika ve Asya'da geniş bir yayılış alanına sahip bulunuyor. Türkiye'de özellikle Siirt, Diyarbakır, Batman ve Şırnak çevresinde gözlemlenen tür, daha çok sonbahar aylarında görülüyor. Türkiye'de 2016 yılında Siirt'in Botan Vadisi'nde kayıt altına alınan kelebeğin yaşam döngüsünde kapari bitkisi önemli yer tutuyor. Türün tırtılları kapari bitkisinin yapraklarıyla besleniyor. Beyaz öncü kelebeğinin Malatya'da üst üste iki yıl görüntülendiğinin bildirilmesi, türün kentteki varlığına ilişkin yeni gözlem kayıtları açısından önem taşıyor. Kelebeğin bölgede kalıcı bir popülasyon oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi ise uzun süreli gözlemler gerektiriyor.

26.10.2026 78
ASAYİŞ

Malatya’da Bir Haftalık Asayiş Bilançosu Açıklandı

Malatya Valisi Seddar Yavuz başkanlığında gerçekleştirilen güvenlik toplantısında, 19-25 Ekim tarihleri arasındaki denetimlerin sonuçları değerlendirildi. Bir haftada 75 bin 498 kişi sorgulanırken, uyuşturucu operasyonlarında 11 şüpheli tutuklandı, 449 araç trafikten men edildi.   Malatya Valisi Seddar Yavuz başkanlığında Haftalık İl Güvenlik, Asayiş ve Koordinasyon Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, 19-25 Ekim 2026 tarihleri arasında polis ve jandarma ekiplerince yürütülen güvenlik çalışmalarının sonuçları değerlendirildi. Uyuşturucuyla mücadele, terör örgütleri, aranan şahıslar, asayiş olayları, trafik güvenliği, okul çevreleri ve düzensiz göçle mücadele konuları ele alındı.   75 Bin 498 Kişi Sorgulandı İl genelinde bir haftada meydana gelen 367 asayiş olayından 333’ü aydınlatıldı. Denetimlerde 75 bin 498 kişi sorgulanırken, 405 kişi hakkında işlem yapıldı. Ayrıca 258 yoklama kaçağı tespit edildi. Asayiş uygulamalarında 3 tabanca, 1 kurusıkı tabanca, 2 av tüfeği, 16 fişek ve 7 kesici alet ele geçirildi.   Uyuşturucu Operasyonlarında 11 Tutuklama   Narkotik suçlarla mücadele kapsamında 41 olay kayıtlara geçerken, 57 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Şüphelilerden 11’i tutuklandı. Operasyonlarda 3 bin 859 sentetik ecza hap, 149 gram sentetik kannabinoid, 87 gram metamfetamin, 5 gram sentetik kannabinoid hammaddesi, 4 gram kokain ve 2 gram esrar ele geçirildi.   449 Araç Trafikten Men Edildi   Trafik ekiplerince gerçekleştirilen denetimlerde 32 bin 765 taşıt ve bin 393 motosiklet sorgulandı. Ayrıca 3 bin 367 alkol denetimi yapılırken, 527 okul servisi kontrol edildi. Denetimler sonucunda 4 bin 485 kişiye cezai işlem uygulanırken, 449 araç trafikten men edildi. Vali Seddar Yavuz başkanlığındaki toplantıda, vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması amacıyla yürütülen çalışmalar değerlendirilirken, güvenlik ve asayiş uygulamalarının kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.

26.10.2026 65
SPOR

Battalgazi Belediyespor İkide İki Yaptı, Hekimhanspor Evinde Kaybetti

Profesyonelliğe Geçiş Ligi (PGL) 2. hafta karşılaşmalarında Malatya temsilcilerinden Battalgazi Belediyespor, deplasmanda Kahramanmaraşspor AŞ’yi 4-1 mağlup ederek ikinci galibiyetini aldı. Hekimhanspor ise sahasında Kahta 02 Spor’a 3-2 yenildi.   Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nde (PGL) ikinci hafta karşılaşmaları 24 Ekim Cumartesi günü oynanan müsabakalarla tamamlandı. Malatya’yı ligde temsil eden Battalgazi Belediyespor ile Hekimhanspor, haftayı farklı sonuçlarla kapattı. Lige galibiyetle başlayan Battalgazi Belediyespor, ikinci hafta mücadelesinde deplasmanda Kahramanmaraşspor AŞ ile karşı karşıya geldi. Rakibi karşısında etkili bir oyun ortaya koyan Malatya temsilcisi, sahadan 4-1 galip ayrılarak ligde ikide iki yaptı. Bu sonuçla puanını 6’ya yükselten Battalgazi Belediyespor, kayıpsız yoluna devam etti.   Hekimhanspor Evinde Mağlup Oldu   Malatya’nın ligdeki diğer temsilcisi Hekimhanspor ise ikinci hafta mücadelesinde Kahta 02 Spor’u konuk etti. Yeşiltepe Stadı’nda oynanan karşılaşmada rakibiyle çekişmeli bir mücadeleye giren Hekimhanspor, sahadan 3-2 mağlup ayrıldı.   İkinci Haftada 7 Karşılaşma Oynandı   KPSS nedeniyle maç takviminde değişikliğe gidilen PGL’de ikinci hafta karşılaşmaları 24 Ekim Cumartesi günü oynandı. Haftanın en farklı galibiyetlerinden birine imza atan Battalgazi Belediyespor, deplasmanda elde ettiği 4-1’lik sonuçla dikkat çekti.   Ligde ikinci hafta oynanan karşılaşmalarda şu sonuçlar alındı: Hekimhanspor 2-3 Kahta 02 SK Kahramanmaraşspor AŞ 1-4 Battalgazi Belediyespor Dersimspor 1-0 Afşinspor Kocasinan Şimşekspor 0-1 Onikişubatspor Kovancılarspor 1-0 Derinkuyugücü Sivasgücü Belediyespor 1-2 Kayseri Şekerspor Sorgun Belediyespor 3-3 Nevşehir Kapadokyagücü

25.10.2026 69
ASAYİŞ

16 Yıllık Bebek Cinayetinde Kan Donduran İtiraf

Kahramanmaraş’ta 2010 yılında boş arazide cesedi bulunan kız bebeğin ölümüne ilişkin 16 yıllık faili meçhul dosya yeniden açıldı. Polis ekiplerinin 8 bin 369 kişiyi inceleyerek yürüttüğü soruşturmada, bebeğin annesi tarafından doğumdan hemen sonra boş araziye bırakıldığı ortaya çıktı. Gözaltına alınan anne tutuklandı.   Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 9 Aralık 2010 tarihinde boş arazide cesedi bulunan bebeğin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, 16 yıl sonra önemli bir gelişme yaşandı. Yıllardır faili meçhul olarak bekleyen dosya, polis ekiplerinin kapsamlı çalışması sonucu aydınlatıldı. Olay tarihinde boş arazide bulunan bebeğin cesedi üzerinde yapılan otopside, ağız ve burnunun kapatılması sonucu hayatını kaybettiği değerlendirilmişti. O dönem yürütülen soruşturmada olayın failleri tespit edilemezken, dosya yıllar sonra yeniden incelemeye alındı.   8 Bin 369 Kişilik Liste İncelendi   Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yeniden ele alınan dosya kapsamında geniş çaplı araştırma başlatıldı. Kahramanmaraş genelindeki hastanelerden elde edilen bilgiler doğrultusunda oluşturulan 8 bin 369 kişilik liste tek tek incelendi. Bebeğin bulunduğu bölgede yürütülen saha çalışmaları ve elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi sonucunda şüphelilerin kimlikleri belirlendi.   “Kız Olduğu İçin Bıraktım” İtirafı Soruşturma kapsamında bebeğin annesi olduğu belirtilen R.Ş., eşi İ.Ş. ve kayınvalidesi D.Ş. yakalanarak gözaltına alındı. İfadesinde suçunu itiraf ettiği belirtilen R.Ş., bebeğinin kız olması ve kayınvalidesinin baskısı nedeniyle doğumun hemen ardından bebeği bir bez parçasına sararak evinin yakınındaki boş araziye bıraktığını anlattı.   Anne Tutuklandı   Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden anne R.Ş. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Eşi İ.Ş. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Kayınvalide D.Ş.’nin adli durumuna ilişkin açıklamada bilgi paylaşılmadı. Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 16 yıl sonra aydınlattığı olayla ilgili soruşturma sürüyor.

25.10.2026 59
POLİTİKA

YENİ Partili Zeynel Emre: “İktidara Hiç Olmadığımız Kadar Yakınız”

YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi’nde konuşan Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, iktidarın ekonomi, hukuk ve yerel yönetim politikalarını eleştirdi. Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin zedelendiğini savunan Emre, “Emin olun, hiç olmadık kadar iktidara yakınız. Önümüzdeki dönemde korkmadan, yılmadan ve pes etmeden mücadele edeceğiz” dedi.     YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi, Malatya Kongre Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Parti üyelerinin 18 Ekim'de katıldığı ön seçimde il başkanlığı adaylığı için onay alan Basri İlhan, kongreye tek aday olarak katıldı. Kongreye parti yöneticileri, milletvekilleri, delegeler ve çok sayıda davetli karılırken YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’da kongreye katılan isimler arasında yer aldı.   Kongrede gündemin ağırlıklı bölümünü Türkiye'deki siyasi gelişmeler, ekonomi, hukuk, yargı bağımsızlığı, yerel yönetimler ve Yeni Parti'nin kuruluş süreci oluşturdu. Konuşmasında iktidara yönelik eleştirilerini sıralayan Zeynel Emre, Türkiye'nin demokratik kazanımlarının korunması gerektiğini belirterek partilerinin iktidar hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.   “Yeni Parti’yi Keyfimizden Kurmadık”   Yeni Parti'nin kuruluş sürecine geniş yer ayıran Emre, partinin siyasi gelişmelerin ve yaşanan tartışmaların ardından ortaya çıktığını söyledi. Partinin kuruluşunun yalnızca yeni bir siyasi oluşum meydana getirmek amacı taşımadığını belirten Emre, demokrasi ve seçmen iradesinin korunmasını esas aldıklarını ifade etti. “Biz Yeni Parti'yi keyfimizden kurmadık” diyen Emre, siyasi süreçlerin belirli çevreler tarafından yönlendirilmesine karşı çıktıklarını savundu. Yerel seçim sonuçlarının ardından muhalefete yönelik baskıların arttığını ileri süren Emre, “31 ilde Türkiye'nin birinci partisi olduk. Halkımızın yaklaşık yüzde 70'inin yaşadığı yerlerde yerel yönetimleri kazandık. Bunun ardından daha önce görülmeyen tartışmalar başladı. Biz vatandaşlarımızdan aldığımız güçle bu sürece karşı mücadele ettik” ifadelerini kullandı.   “Butlan Tartışmaları Siyasi Bir Sürecin Parçası”   Konuşmasında siyasi parti kongrelerine ilişkin hukuki tartışmalara da değinen Emre, özellikle 'mutlak butlan' iddiaları üzerinden yürütülen süreçleri eleştirdi. Siyasi parti kongrelerinin seçim kurullarının gözetiminde gerçekleştirildiğini hatırlatan Emre, kongrelerin hukuki geçerliliğine ilişkin tartışmaların siyasi sonuçlar doğurduğunu savundu. Emre, kongre kararlarına yönelik itirazların belirli hukuki usullere tabi olduğunu belirterek bu süreçlerin siyasi müdahale aracı hâline getirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Partilerine yönelik tartışmalara rağmen vatandaşların desteğinin sürdüğünü öne süren Emre, kamuoyu araştırmalarında güçlü bir konumda bulunduklarını ifade etti.   “Oy Oranımız Yüzde 35’in Altına Düşmüyor”   Yeni Parti'nin kuruluşunun ardından vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştıklarını ileri süren Emre, partinin kısa sürede önemli bir örgütlenme kapasitesine ulaştığını söyledi. Partilerine ilişkin kamuoyu araştırmalarını değerlendiren Emre, “Bizim günahımız büyük. Oyumuz yüzde 35'in altına düşmüyor. Butlan kararının geldiği günden önceki ankette oyumuz yüzde 35'ti. Bu, tek başına neredeyse 300 milletvekili anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. Partinin kısa sürede teşkilatlanmasını tamamlamaya yönelik önemli adımlar attığını belirten Emre, üyelik, bağış ve kongre çalışmalarının hızlı ilerlediğini savundu. Emre, “Yeni Parti iyi yolda. Yeni Parti Türkiye'nin köklü sorunlarına çözüm bulacak. Bu iktidarın değişimini hep birlikte göreceğiz” dedi.   “Çeyrek Asırlık İktidarın Ekonomi Politikalarını Eleştiriyoruz”   Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeynel Emre, yaklaşık çeyrek asırdır ülkeyi yöneten iktidarın ekonomi ve sosyal politikalarda beklenen sonuçları ortaya koyamadığını savundu. Emeklilerin ve asgari ücretlilerin alım gücünün gerilediğini ileri süren Emre, gelir dağılımı, işsizlik ve hayat pahalılığının toplumun önemli bölümünü etkilediğini belirtti. Emre, “Bugün bu ülkenin emeklisi, bu ülkenin asgari ücretlisi geçmişle kıyaslandığında ciddi bir alım gücü kaybı yaşıyor. İnsanlarımızın refah seviyesinin yükselmesi gerekirken ekonomik sıkıntılar giderek derinleşiyor” diye konuştu. Genç işsizliğine de dikkat çeken Emre, eğitimine devam etmeyen ve herhangi bir işte çalışmayan gençlerin sayısının yüksek olduğunu savunarak bu durumun Türkiye'nin geleceği açısından önemli bir sorun oluşturduğunu söyledi. Emre, Türkiye'nin genç ve dinamik nüfusunun ekonomik kalkınmada daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.   “Okullarda Şiddet ve Yeni Nesil Suç Örgütleri Endişe Verici”   Konuşmasında toplumdaki güvenlik sorunlarını da gündeme taşıyan Emre, son yıllarda okullarda yaşanan şiddet olaylarına ve yeni nesil suç örgütlerine ilişkin haberlerin kaygı verici olduğunu söyledi. Kendi öğrencilik yıllarından örnekler veren Emre, geçmişte okullarda güvenlik sorunlarının bugünkü ölçüde gündeme gelmediğini belirterek çocukların güvenli eğitim ortamlarında yetişmesinin devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti. Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısındaki artışa da dikkat çeken Emre, suçla mücadelede yalnızca güvenlik tedbirlerinin değil, sosyal ve ekonomik politikaların da önem taşıdığını kaydetti.   “Sandıktan Çıkan İradeye Saygı Gösterilmeli”   Yerel yönetimlere yönelik uygulamaları da eleştiren Emre, seçilmiş belediye başkanlarına ilişkin yargısal ve idari süreçlerin hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savundu. Muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmalar ve kayyum uygulamaları üzerinden iktidara eleştiriler yönelten Emre, seçmen iradesinin korunması gerektiğini belirtti. Belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmalarında siyasi ayrım yapılmaması gerektiğini söyleyen Emre, iddiaların tüm yönleriyle ve tarafsız biçimde araştırılması çağrısında bulundu. Bazı belediyelerde yaşandığını ileri sürdüğü usulsüzlükleri örnek gösteren Emre, kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini vurguladı. Emre'nin bu kapsamda dile getirdiği yolsuzluk iddiaları, konuşmacının değerlendirmeleri olarak aktarıldı.   “Anayasa Mahkemesi Kararlarının Uygulanması Hukuk Devletinin Gereğidir”   Türkiye'de hukuk devleti ilkesine ilişkin tartışmalara değinen Emre, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının anayasal düzen açısından önem taşıdığını söyledi. Geçmiş dönemlerde yüksek mahkeme kararlarına gösterilen yaklaşım ile günümüzde yaşanan tartışmaları karşılaştıran Emre, hukuk kurumlarına güvenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Emre, demokratik hakların korunması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve vatandaşların adalete güveninin yeniden tesis edilmesinin öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu belirtti.   “Bir Sonraki Kongreye İktidar Partisinin Milletvekili Olarak Geleceğim”   Konuşmasının sonunda partililere seslenen Zeynel Emre, Yeni Parti'nin önümüzdeki seçimlerde iktidara geleceğine inandığını söyledi. Parti teşkilatlarından daha yoğun bir çalışma beklediğini ifade eden Emre, “Önümüzdeki dönem bize ne yaparlarsa yapsınlar, korkmadan, yılmadan, pes etmeden mücadele etmeye var mısınız? Emin olun hiç olmadık kadar iktidara yakınız” dedi. Emre, “Ben buraya bir dahaki kongre döneminde iktidar partisinin milletvekili ve genel başkan yardımcısı olarak geleceğim. Yüreğim inanıyor buna, sizler de inanın” ifadelerini kullandı.   Veli Ağbaba: “Ne Yaptıysam Malatya İçin Yaptım”   Kongrede konuşan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise partinin kuruluş sürecine, Malatya'nın sorunlarına ve Türkiye'deki siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni Parti'nin Malatya'da gerçekleştirdiği ilk olağan kongrenin önemli olduğunu belirten Ağbaba, parti teşkilatının kuruluş sürecinde görev yapan isimlere teşekkür etti. Özellikle kurucu İl Başkanı Barış Yıldız'ın çalışmalarına dikkat çeken Ağbaba, partinin kuruluşundan kongre aşamasına kadar emek veren tüm yöneticilerin katkılarının önemli olduğunu söyledi. Yeni dönemde il başkanlığı görevini üstlenecek Basri İlhan ve yönetimine başarılar dileyen Ağbaba, geniş katılımlı bir teşkilat yapılanması oluşturulmasının önemine değindi. Kendi siyasi yaşamına yönelik değerlendirmelerde de bulunan Ağbaba, “Ne bir partilinin ne bir Malatyalının yüzünü yere eğdirecek, yüzünü yere baktıracak, mahcup edecek bir işin içerisinde olmadık. Bir işin içerisinde olmayacağım. Ne yaptıysam Malatya için yaptım. Ne edersek de Malatya için ederiz. Ölene dek devam edeceğiz” dedi.   “Malatya’da Depremin Etkileri Sürüyor”   Malatya'nın 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çeken Ağbaba, yeniden yapılanma çalışmalarının yanı sıra vatandaşların günlük yaşamda karşılaştığı güçlüklerin de çözülmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle çiftçiler, esnaf, emekliler ve kiracıların yaşadığı sıkıntılara değinen Ağbaba, barınma sorununun önemini koruduğunu savundu. Ağbaba, “Depremin üzerinden neredeyse dört yıl geçmiş durumda. Çiftçi perişan, emekli perişan” ifadelerini kullanarak kentin ekonomik sorunlarının daha fazla gündeme alınması gerektiğini belirtti. Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin eleştirilerde de bulunan Ağbaba, vatandaşların yaşadığı gelir kaybına ve ekonomik belirsizliklere dikkat çekti. Sermaye piyasalarındaki gelişmeleri de değerlendiren Ağbaba, yatırımcıların yaşadığı kayıplara ilişkin iddiaların şeffaf biçimde araştırılması gerektiğini savundu.   “Yeni Parti’nin Kapıları Herkese Açık”   Yeni Parti'nin geniş bir toplumsal kesime hitap etmeyi amaçladığını belirten Ağbaba, farklı siyasi görüşlerden vatandaşların aynı çatı altında buluşabileceğini söyledi. Ağbaba, “Bu yeni partinin kapıları herkese açık. En çok mağdurlara açık, en çok emeklilere açık, en çok asgari ücretlilere açık, en çok gençlere açık. Kimsenin kılığı kıyafetinden, hayat tarzından sorgulanmadığı, herkesin eşit olduğu bir siyasi hareketi hep beraber başlatıyoruz” dedi. Siyasi görüşü ve yaşam tarzı ne olursa olsun vatandaşların eşit biçimde temsil edilmesini savunduklarını ifade eden Ağbaba, parti teşkilatlarının bu anlayışla hareket edeceğini belirtti. Ağbaba, “Bizim mücadelemiz yoksullar için, bizim mücadelemiz mağdurlar için, bizim mücadelemiz Malatya için” sözleriyle konuşmasını tamamladı.   Barış Yıldız: “Siyasi Hayatıma Nokta Değil, Virgül Koyuyorum”   Kongrenin açılış konuşmasını yapan Yeni Parti Kurucu İl Başkanı Barış Yıldız ise yaklaşık 20 yıllık siyasi geçmişini değerlendirerek görev yaptığı süre boyunca kendisine destek veren partililere teşekkür etti. Gençlik kollarından il başkanlığına uzanan siyasi yaşamında birçok farklı görev üstlendiğini belirten Yıldız, Malatya'da yaşanan depremler ile partisinin kuruluş süreci arasında benzerlik kurdu. Yıldız, “Bizler Türk siyasi hayatına yeni bir parti kazandıralım diye yola çıkmadık. Hadi bir parti kuralım diye bir araya gelmedik. Bizim parti kurma hikâyemizi en iyi Malatyalılar anlar. Çünkü babasından, atasından, dedesinden kalan evi depremde yıkılan ve yerine yenisini yapmak zorunda kalan Malatyalı bizi anlar” dedi. İl başkanlığı görevinden ayrılmasının siyasi mücadeleden çekilmek anlamına gelmediğini vurgulayan Yıldız, yeni yönetimin yanında çalışmaya devam edeceğini söyledi. Yıldız, “Bugün siyasi yaşamıma bir nokta değil, bir virgül koyuyorum. Yeni il başkanımızın emrinde, partimizin bir neferi olarak çalışmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.    

24.10.2026 66
EĞİTİM

Türkiye Üçüncüsü Fen Lisesinden YKS İçin Eğitim Seferberliği

Malatya Erman Ilıcak Fen Lisesi, üniversite sınavına hazırlanan 12. sınıf öğrencileri için mayıs ayına kadar sürecek eğitim kampı başlattı. Haftanın dört günü saat 21.00'e kadar devam eden programda öğretmenler gönüllü olarak görev alırken, öğrencilerin akşam yemekleri okul aile birliği tarafından karşılanıyor.   2025 yılı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarına göre Türkiye üçüncülüğü elde eden Malatya Erman Ilıcak Fen Lisesi, akademik başarısını sürdürmek ve öğrencilerini üniversite sınavına daha etkin hazırlamak amacıyla kapsamlı bir eğitim kampını hayata geçirdi. Ekim 2026'da başlayan ve Mayıs 2027'ye kadar devam etmesi planlanan program kapsamında 12. sınıf öğrencileri, normal ders saatlerinin ardından da okulda kalarak sınava hazırlanıyor.   Öğrenciler Haftanın Dört Günü Saat 21.00'e Kadar Çalışıyor   Pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günleri uygulanan eğitim kampı, saat 15.30'da başlayarak 21.00'e kadar sürüyor. Derslerin ardından okul kütüphanesinde bir araya gelen öğrenciler, bireysel çalışma, konu tekrarı ve soru çözümü gerçekleştiriyor. Öğrencilerin eksik oldukları konuları tamamlamalarına ve sınav hazırlık süreçlerini daha verimli değerlendirmelerine imkân sağlayan programda, öğretmenler de gönüllülük esasıyla görev yapıyor.   Öğretmenlerden Gönüllü Destek, Yemekler Okul Aile Birliğinden   Eğitim kampında görev alan öğretmenler, öğrencilerin çözmekte zorlandıkları sorulara yardımcı olurken, eksik konuların giderilmesi için birebir akademik destek sağlıyor. Okul yönetimi, öğretmenler ve okul aile birliğinin iş birliğiyle yürütülen programda öğrencilerin akşam yemekleri de okul aile birliği tarafından karşılanıyor. Böylece öğrencilerin okuldan ayrılmadan çalışmalarına devam edebilmeleri sağlanıyor.   Devamsızlıklar Yakından Takip Ediliyor   İlçe Kaymakamlığının onayıyla yürütülen eğitim kampında öğrencilerin programa düzenli katılımına da önem veriliyor. Belirlenen kurallar kapsamında, bir ay içerisinde dört günlük devamsızlık sınırını aşan öğrencilerin etüt kayıtları siliniyor. Öğrencilerin güvenliği ve eğitim programının sürdürülebilirliği de okul yönetimi tarafından takip ediliyor.   Hedef Yeni Türkiye Dereceleri   Türkiye'nin altıncı fen lisesi olma özelliğini taşıyan Malatya Erman Ilıcak Fen Lisesi, 2025 YKS yerleştirme sonuçlarında elde ettiği Türkiye üçüncülüğünün ardından yeni başarılar için çalışmalarını sürdürüyor. Mayıs 2027'ye kadar devam etmesi planlanan eğitim kampıyla öğrencilerin üniversite sınavına akademik ve psikolojik açıdan daha hazırlıklı girmeleri, hedefledikleri üniversite ve bölümlere yerleşmeleri amaçlanıyor.  

24.10.2026 80
KÜLTÜR-TURİZM

Gazeteci-Yazar Yaşar Karaaslan’ın ″Malatyaca″ Kitabı Kitap Fuarı’nda Okurla Buluştu

 Malatya’nın köklü dil kültürünü, unutulmaya yüz tutmuş deyimlerini, atasözlerini ve yerel ağız zenginliğini gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen gazeteci ve araştırmacı-yazar Yaşar Karaaslan, uzun yıllara dayanan titiz çalışması "Malatyaca" kitabını düzenlenen Kitap Fuarı’nda düzenlenen ilk imza günüyle okurların beğenisine sundu. Eser; Malatya’ya özgü deyimlerden sözlüğe, atasözlerinden dua ve beddualara, bilmecelerden kent irfanına kadar geniş bir yelpazeyi tek çatı altında topluyor. "Fikrin Kıvılcımı Rahmetli Raşit Kısacık Üstadımızdan Geldi" Kitabın ilk imza gününde fuar standında açıklamalarda bulunan araştırmacı-yazar Yaşar Karaaslan, "Malatyaca" eserinin ortaya çıkış hikâyesini ve arkasındaki manevi mirası anlattı. Çalışmanın temellerinin Merhum Gazeteci Raşit Kısacık’ın teşvikiyle atıldığını belirten Karaaslan, şu ifadeleri kullandı: "Bu kitabın fikri rahmetli Raşit Kısacık üstadımızdan geldi. Beni her gördüğünde Malatya’nın yerel söylemlerini, 'Yanın yere gele', 'Rengini taşıyalar' gibi deyimlerini hatırlatır, bunların kayıt altına alınması gerektiğini söylerdi. Ondan aldığımız feyizle araştırmalara başladım. Yine rahmetli Mustafa Kuşçuoğlu’nun kaleme aldığı metinleri, 1930’lu ve 40’lı yılların birikimini inceledim." TDK Kayıtları İki Katına Çıkarıldı: 1500’ü Aşkın Deyim ve Atasözü Toplandı Araştırma sürecinde Türk Dil Kurumu’nun (TDK) 2013 yılında yayımladığı "Yöresel Ağızlarda Atasözleri ve Deyimler" çalışmasını incelediğinde ufkunu genişlettiğini ifade eden Karaaslan, Malatya kültürüne dair mevcut envanteri katladığını vurguladı. Resmi kayıtlarda Malatya yöresine ait 750 ila 800 civarında atasözü ve deyim yer alırken, yürüttüğü saha ve arşiv çalışmalarıyla bu sayıyı 1.500’ün üzerine çıkardığını belirten usta yazar, dostlarının ve kitapseverlerin teşvikiyle bu birikimi kitaplaştırdığını söyledi. "Geçmişin Tespiti Hayatın Tarifidir" Malatya ağzında yer alan deyimlerin ve atasözlerinin sadece birer kelime dizilimi olmadığını, her birinin ardında derin bir hayat tecrübesi ve felsefe barındırdığını vurgulayan Yaşar Karaaslan, sözlerini şu anlamlı örnekle sürdürdü: "Geçmişte büyüklerimiz öyle harika tespitler yapmış ki adeta hayatı tarif etmişler. 'Yükseğe harman kurma yel alır, dere yatağına ev yapma sel alır, yaşlılıkta genç alma el alır' kelamı bunlardan sadece biridir. Bu sözler hem yaşam kılavuzu hem de kentin sosyolojik hafızasıdır. Malatya yöresi ve kültür dili başlı başına keşfedilmeyi bekleyen bir cevherdir." Malatya’nın unutulmaya yüz tutan dil mirasına sahip çıkan "Malatyaca", hem kentin kültür tarihine ışık tutan araştırmacılar için kaynak bir eser hem de her Malatyalının evinde bulunması gereken temel bir başucu kitabı niteliği taşıyor.

24.10.2026 65
ASAYİŞ

PHP'deki Kritik Güvenlik Açıkları Kişisel Verileri Tehdit Ediyor!

İnternet sitelerinin ve web uygulamalarının altyapısında yaygın olarak kullanılan PHP yazılımında tespit edilen kritik güvenlik açıkları, kişisel verilerin güvenliği ve dijital hizmetlerin sürekliliği açısından endişeye neden oldu.  PHP tabanlı uygulamaların bankacılıktan e-ticarete, sağlık hizmetlerinden üniversitelere ve kamu kurumlarına kadar pek çok alanda kullanıldığını belirten Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Bir sunucunun ele geçirilmesi, saldırganın elde ettiği yetkilere bağlı olarak kişisel verilere erişmesine, web sitesinin içeriğini değiştirmesine veya hizmetleri kesintiye uğratmasına yol açabilir.” dedi. Bireysel kullanıcıların da dijital güvenlik konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Burhan Pektaş, özellikle hesap hareketlerinin düzenli kontrol edilmesini ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın kullanılmasını önerdi. İnternet altyapısında yaygın olarak kullanılan PHP yazılımında 21 Ekim 2026'da duyurulan ve PHP2Shell olarak anılan kritik güvenlik açıkları, kurumların siber güvenlik önlemlerini yeniden gündeme getirdi. Belirli koşullarda saldırganların kimlik doğrulaması yapmadan sunucularda uzaktan kod çalıştırmasına olanak tanıyabilen açıklar, özellikle kişisel verilerin işlendiği sistemler açısından risk oluşturuyor. Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, PHP yazılımında tespit edilen güvenlik açıklarının olası etkilerini ve kurumlarla bireysel kullanıcıların alması gereken önlemleri değerlendirdi. “Aynı teknolojiyi kullanan çok sayıda uygulama etkilenebilir” Kritik yazılım açıklarının yalnızca tek bir internet sitesini değil, aynı altyapıyı kullanan çok sayıda uygulamayı etkileyebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Bu tür açıkların en önemli özelliği, yalnızca tek bir internet sitesini değil, aynı teknolojiyi kullanan çok sayıda uygulamayı potansiyel olarak etkileyebilmesidir. Bununla birlikte, PHP kullanan bütün sitelerin savunmasız veya ele geçirilmiş olduğunu söylemek doğru değildir. Risk; kullanılan yazılım sürümüne, sunucu yapılandırmasına ve güvenlik güncellemelerinin uygulanıp uygulanmadığına bağlıdır.” dedi. “Hasta bilgileri ve öğrenci kayıtları gibi hassas veriler risk altında olabilir” PHP tabanlı uygulamaların bankacılıktan e-ticarete, sağlık hizmetlerinden üniversitelere ve kamu kurumlarına kadar pek çok alanda kullanıldığını belirten Prof. Dr. Pektaş, kurumların yalnızca kendi yazılımlarını değil, dışarıdan hizmet aldıkları sistemleri de kontrol etmeleri gerektiğini söyledi. Olası bir saldırının sonuçlarına değinen Prof. Dr. Pektaş, “Bir sunucunun ele geçirilmesi, saldırganın elde ettiği yetkilere bağlı olarak kişisel verilere erişmesine, web sitesinin içeriğini değiştirmesine veya hizmetleri kesintiye uğratmasına yol açabilir. Özellikle hasta bilgileri, öğrenci kayıtları, müşteri hesapları ve sipariş bilgileri gibi hassas verileri işleyen sistemlerde güvenlik önlemleri büyük önem taşıyor.” diye konuştu. Güvenlik açığı tespit edilmesinin mutlaka veri hırsızlığı yaşandığı anlamına gelmediğini de vurgulayan Prof. Dr. Pektaş, “Bir güvenlik açığının bulunması, ilgili kurumun saldırıya uğradığı ya da bütün kullanıcı verilerinin çalındığı anlamına gelmiyor. Böyle bir sonuca ulaşmak için sistem kayıtlarının incelenmesi ve olası saldırıların teknik olarak doğrulanması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. “Saldırganın kullanıcı hesabını ele geçirmesi gerekmeyebilir” Kullanıcı adı ve şifreye ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilebilen saldırıların özellikle tehlikeli olduğuna işaret eden Prof. Dr. Pektaş, bu tür açıkların kimlik doğrulama mekanizmalarını aşarak sistemlere müdahale edilmesine imkân verebildiğini anlattı. Prof. Dr. Pektaş, “Saldırganların kullanıcı adı ve şifreye ihtiyaç duymadan bir sistemde kod çalıştırabilmesi, güvenlik açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Çünkü saldırganın önce bir kullanıcı hesabını ele geçirmesi gerekmeyebilir; savunmasız sisteme gönderilen özel hazırlanmış bir istek saldırıyı başlatabilir.” dedi. Başarılı bir saldırının farklı güvenlik sorunlarını beraberinde getirebileceğini ifade eden Pektaş, “Saldırı başarılı olduğunda, sistemin yapılandırmasına bağlı olarak veri tabanlarına erişim, dosyaların değiştirilmesi, yetkisiz erişimin sürdürülmesi veya başka sistemlere geçiş yapılması gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu durum, yalnızca kurumları değil, o kurumların sunduğu hizmetleri kullanan vatandaşları da dolaylı olarak etkileyebilir. Kredi kartı bilgilerinin, şifrelerin veya kişisel verilerin çalınıp çalınmayacağı ise uygulamanın nasıl tasarlandığına, verilerin nerede saklandığına ve saldırganın hangi erişim yetkilerini elde ettiğine bağlıdır.” değerlendirmesinde bulundu. “Güncelleme yapılması, sistemin daha önce saldırıya uğramadığı anlamına gelmez” Güvenlik açıklarının kapatılması için yayımlanan yazılım güncellemelerinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Pektaş, özellikle internete açık uygulamaların ve üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarının altyapılarının kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Küçük işletmeler, hastaneler ve üniversiteler açısından düzenli güncellemelerin önemine değinen Prof. Dr. Pektaş, “Düzenli yazılım güncellemeleri, erişim yetkilerinin sınırlandırılması, güvenli yedekleme ve sunucu kayıtlarının izlenmesi temel önlemler arasında yer alıyor. Güncellemenin hemen yapılamadığı durumlarda savunmasız sistemlerin internete açık kalmasını önleyecek geçici tedbirler alınmalı.” dedi. Yalnızca yazılım güncellemesi yapmanın yeterli olmayabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Pektaş, “Güncelleme yapılması, sistemin daha önce saldırıya uğramadığı anlamına gelmez. Bu nedenle şüpheli bir durum tespit edilirse teknik inceleme yapılmalı, gerekli erişim bilgileri yenilenmeli ve olayın kapsamı belirlenmelidir.” uyarısında bulundu. “İnternet kullanıcıları paniğe kapılmamalı, hesap güvenliğini artırmalı” Bireysel kullanıcıların da dijital güvenlik konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Burhan Pektaş, özellikle hesap hareketlerinin düzenli kontrol edilmesini ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın kullanılmasını önerdi. Prof. Dr. Pektaş, “İnternet kullanıcılarının bu tür haberler karşısında paniğe kapılmasına gerek yok. Bununla birlikte, kullandıkları kurumların güvenlik duyurularını takip etmeleri, hesap hareketlerini kontrol etmeleri, farklı platformlarda farklı şifreler kullanmaları ve mümkün olan yerlerde çok faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirmeleri yararlı olacaktır.” ifadelerini kullandı. Dijital güvenliğin ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Pektaş, “Güvenlik güncellemelerinin zamanında uygulanması, olası saldırıların araştırılması ve kişisel verilerin korunması, dijital hizmetlerin güvenilir biçimde sürdürülebilmesinin temel koşulları arasında yer alıyor.” diyerek sözlerini tamamladı.

23.10.2026 137
EKONOMİ

Malatya Kayısısında Yeni Dönem: Dona Dayanıklı Çeşitler Geliyor

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, Malatya kayısısının geleceği için bilimsel araştırmaların hızlandırılması gerektiğini belirterek, geç çiçeklenen ve zirai dona dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi, bodur anaç üretimi ve modern bahçeciliğe geçiş çağrısında bulundu. Türkiye Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, iklim değişikliği, zirai don ve uluslararası rekabetin Malatya kayısıcılığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen bilimsel çalışmaların desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, üreticiler, ihracatçılar, meslek odaları ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.   Zirai Don Kayısı Üretimini Ağır Etkiledi   Malatya’da Nisan 2025’te yaşanan zirai don, kayısı üretiminde büyük kayıplara neden oldu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında 690 bin 730 ton olan yaş kayısı üretimi, 2025 yılında 2 bin 558 tona geriledi. Malatya Valiliği verilerine göre, 11-12 Nisan 2025 tarihlerinde yaşanan zirai dondan etkilenen 39 bin 392 çiftçiye, 808 bin 946 dekar alan için yaklaşık 4 milyar 346 milyon lira ödeme gerçekleştirildi. 2026 yılı için ise Malatya Valiliği Hasat Komisyonu tarafından 341 bin 55 ton yaş kayısı rekoltesi tahmin edildi.   Dona Dayanıklı Kayısı İçin Bilimsel Çalışma Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelerin üretimin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Kılıç, özellikle geç çiçeklenen, ilkbahar donlarına ve hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Enstitüde TÜBİTAK 1004 programı kapsamında yürütülen ve 2027 yılında tamamlanması planlanan projeyle, geç çiçeklenen, dona ve Şarka hastalığına dayanıklı kayısı çeşitlerinin belirlenmesi hedefleniyor. Kılıç, bilimsel araştırmaların yalnızca laboratuvar ortamında kalmaması, elde edilen sonuçların üreticiye ve yeni kurulacak bahçelere aktarılması gerektiğini vurguladı.   “Kayısıda Bodur Anaç Üretimine Geçmeliyiz”   Geleneksel kayısı bahçelerinde ağaçların geniş alan kapladığını belirten Kılıç, bodur ve yarı bodur anaçlarla daha modern üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yeni yetiştiricilik sistemleriyle uygun koşullarda dekara 40 ağaca kadar dikim yapılmasının hedeflendiğini aktaran Kılıç, bu sistemlerin bakım, budama, ilaçlama ve hasat işlemlerini kolaylaştırabileceğini söyledi. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde 2022 yılında başlatılan bodur ve yarı bodur klonal anaç geliştirme çalışmalarının yanı sıra 2025-2029 dönemini kapsayan yeni araştırmaların da devam ettiği belirtildi.   Doku Kültürü Laboratuvarının Kapasitesi Artırılmalı Modern kayısı yetiştiriciliğinde sağlıklı fidan üretiminin önemine dikkat çeken Kılıç, Kayısı Araştırma Enstitüsü bünyesindeki doku kültürü laboratuvarının kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. Kılıç, geliştirilen yeni anaçların kontrollü koşullarda çoğaltılmasının, hastalıklardan ari fidan üretiminin yaygınlaştırılmasının ve üreticilerin güvenilir dikim materyaline ulaşmasının önem taşıdığını ifade etti.   Araştırma: Rakım ve Çeşit Seçimi Don Zararını Etkiliyor Akçadağ ilçesinde 6 bin 140 kayısı bahçesinin değerlendirildiği bilimsel araştırmada, rakımın ve kayısı çeşidinin zirai don zararında etkili olduğu ortaya konuldu. 2013-2023 yıllarına ait verilerin incelendiği çalışmada, düşük rakımlı bahçelerde don zararının daha yüksek olduğu, rakım arttıkça çiçeklenmenin gecikmesi nedeniyle zararın azalma eğilimi gösterdiği belirlendi. Araştırmada Şekerpare çeşidinin dona daha duyarlı, Çataloğlu çeşidinin ise incelenen koşullarda daha toleranslı olduğu tespit edildi.   “Dünya Pazarındaki Payımızı Yeniden Yükseltmeliyiz” Malatya kayısısının dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıç, üretim kalitesinin artırılması, yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve ihracat pazarlarının genişletilmesi çağrısında bulundu. BİLSAM’ın Şubat 2026’da yayımladığı Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu’na göre, Malatya’nın dünya kuru kayısı ihracatındaki payı son 15 yılda yüzde 75-80 seviyelerinden yüzde 50-55 düzeyine geriledi. Kılıç, Malatya’nın dünya pazarındaki payını yeniden yüzde 80-90 seviyelerine taşımanın ortak hedef olması gerektiğini ifade etti.   “Şahsi Gerekçelerle Muhalefet Etmek Yerine Birlikte Çalışmalıyız”   Kayısı sektöründeki görüş ayrılıklarına da değinen Kılıç, üreticilerin, ihracatçıların ve meslek kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi. Yazıhan Ziraat Odası Başkanı’nın sektöre yönelik eleştirilerine de değinen Kılıç, kişisel görüş ayrılıklarının Malatya kayısısının geleceğine yönelik çalışmaları olumsuz etkilememesi gerektiğini belirtti. Sorunların yalnızca eleştiriyle çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, sektörün bütün paydaşlarını Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelere destek vermeye davet etti.   Türkiye Tohumculukta 158 Milyon Dolar Dış Ticaret Fazlası Verdi Türkiye’nin tohumculuk alanında önemli bir üretim kapasitesine ulaştığını belirten Kılıç, TÜRKTOB’un 2025 yılı verilerine göre sektörün 540 milyon dolar ihracat ve 382 milyon dolar ithalat gerçekleştirdiğini söyledi. Sektörün 158 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini ifade eden Kılıç, sertifikalı tohum üretiminin 1 milyon 351 bin tona ulaştığını, Türkiye’nin 117 ülkeye sertifikalı tohum ihraç ettiğini kaydetti. İsrail ile doğrudan tohum ticaretinin de 2 Mayıs 2024 tarihinde tüm ürün gruplarında ticaretin durdurulması kapsamında sona erdiğini hatırlatan Kılıç, yerli çeşit geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.   “Malatya Kayısısının Geleceği Ortak Sorumluluğumuz”   Malatya kayısısının yalnızca bir tarım ürünü değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirten Kılıç, bilimsel araştırmaların üretim sahasına aktarılmasının zorunluluk haline geldiğini söyledi. Kılıç, üreticilerden ihracatçılara, araştırma kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar bütün paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak Malatya kayısısının dünya pazarındaki gücünü yeniden artırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

23.10.2026 100
EKONOMİ

Malatya’da PTT’nin 186. Yılına Özel Kutlama: 186 Müşteriye Anlamlı Hediye

PTT’nin 186. kuruluş yıl dönümü, Malatya PTT Bölge Müdürlüğünde düzenlenen etkinlikle kutlandı. PTT 19. Bölge Müdürü Muzaffer Yaşar, kuruluş yıl dönümü dolayısıyla gün içerisinde işlem yapan 186 müşteriye PTT’nin pul koleksiyonu plaketini hediye etti.   Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin (PTT AŞ) 186. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Malatya’da anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. 23 Ekim 1840 tarihinde Posta Nezareti adıyla hizmet vermeye başlayan PTT’nin kuruluş yıl dönümü kapsamında Malatya PTT Bölge Müdürlüğünde müşterilere özel hediyeler takdim edildi. PTT 19. Bölge Müdürü Muzaffer Yaşar, gün içerisinde PTT şubesine gelerek işlem gerçekleştiren 186 müşteriye, kurumun 186 yıllık geçmişini simgeleyen pul koleksiyonu plaketini takdim etti.   186. Yıla Özel 186 Müşteriye Hediye   Kuruluş yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlikte, PTT’nin köklü geçmişine dikkat çekilirken vatandaşlara sunulan hediyelerle günün anısına özel bir kutlama yapıldı. PTT’nin kuruluşunun 186. yılına ithafen 186 müşteriye pul koleksiyonu plaketi verilmesi, etkinliğin öne çıkan ayrıntısı oldu.   186 Yıllık Kurum Teknolojiyle Büyüyor Türkiye’nin en köklü kurumları arasında yer alan PTT, posta ve haberleşme alanında başlayan hizmet yolculuğunu günümüzde kargo, lojistik, e-ticaret, finansal işlemler ve dijital hizmetlerle sürdürüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren PTT AŞ, teknolojik altyapısını güçlendirerek vatandaşların değişen ihtiyaçlarına yönelik yeni uygulamaları hayata geçiriyor. Kurum, Kayıtlı Elektronik Posta (KEP), Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) ve e-Apostil gibi dijital hizmetlerin yanı sıra kargo teslimatında sunduğu yeni çözümlerle hizmet ağını geliştirmeye devam ediyor.   Türkiye Genelinde Yaygın Hizmet Ağı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 2026 yılı ilk yarısına ilişkin verilerine göre, posta sektöründe yüzde 21,75 pazar payına sahip olan PTT AŞ, sektör istihdamının yaklaşık yüzde 32’sini karşılıyor. Uluslararası alanda ise 218 ülkeye mektup postası, 204 ülkeye posta kolisi ve 101 ülkeye Acele Posta Gönderisi hizmeti sunan kurum, 186 yıllık tecrübesiyle faaliyetlerini sürdürüyor.   Malatya’da gerçekleştirilen kuruluş yıl dönümü etkinliği de PTT’nin köklü geçmişinin hatırlatılması ve vatandaşlarla kurulan bağın güçlendirilmesi açısından anlamlı bir organizasyon olarak değerlendirildi.

23.10.2026 90
SPOR

Malatya’da Oryantiring Yarışmalarına Rekor Katılım: 422 Sporcu Yarıştı

Malatya’da 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Okul Sporları Oryantiring Yarışmaları, 422 sporcunun katılımıyla tamamlandı. Üç gün süren organizasyon, kentte bugüne kadar düzenlenen en yüksek katılımlı oryantiring yarışması olarak kayıtlara geçti.   Malatya’da okul sporları kapsamında düzenlenen oryantiring yarışmaları, öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. 20-22 Ekim 2026 tarihleri arasında 100. Yıl Parkı’nda düzenlenen organizasyonda, farklı yaş kategorilerinden toplam 422 sporcu mücadele etti. Minikler, küçükler, yıldızlar ve gençler kategorilerinde gerçekleştirilen yarışmalarda öğrenciler, harita ve pusula yardımıyla belirlenen hedeflere ulaşmak için yarıştı. Sporcuların yön bulma, dikkat, hız ve strateji becerilerini sergilediği organizasyon, üç gün boyunca çekişmeli mücadelelere sahne oldu.   Malatya’da Katılım Rekoru Kırıldı Malatya’da bugüne kadar gerçekleştirilen oryantiring organizasyonları arasında en yüksek katılımın sağlandığı yarışmalarda 422 sporcu parkura çıktı. Son yıllarda öğrenciler arasında ilginin arttığı oryantiring branşı, fiziksel dayanıklılığın yanı sıra hızlı karar verme, problem çözme ve yön bulma becerilerini geliştirmesiyle de dikkat çekiyor. Yarışmalar, öğrencilerin sportif gelişimlerine katkı sunarken takım ruhu, özgüven ve sorumluluk bilincinin güçlendirilmesine de imkân sağladı.   İl Temsilcisi Varol: “Malatya’da Oryantiringe İlgi Her Geçen Gün Artıyor”   Malatya Oryantiring İl Temsilcisi Mehmet Varol, organizasyonun ardından yaptığı açıklamada, 422 sporcunun katılımıyla önemli bir başarıya imza attıklarını belirtti. Yarışmaların Malatya’da bugüne kadar düzenlenen en yüksek katılımlı oryantiring organizasyonu olduğunu ifade eden Varol, “2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Okul Sporları Oryantiring Yarışmalarımızı üç gün boyunca 422 sporcumuzun katılımıyla başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu katılım, Malatya’da oryantiring branşının gelişimi adına son derece sevindirici ve önemli bir göstergedir. Gerçekleştirdiğimiz organizasyonun, ilimizde bugüne kadar düzenlenen en yüksek katılımlı oryantiring yarışması olması bizler için ayrıca gurur vericidir” dedi.   “Hedefimiz Daha Fazla Genci Sporla Buluşturmak”   Oryantiring sporunun Malatya genelinde yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Varol, “Amacımız, oryantiring sporunu daha geniş kitlelere tanıtmak, çocuklarımızı ve gençlerimizi sporla buluşturmak, sağlıklı ve özgüvenli nesillerin yetişmesine katkı sağlamaktır. Bu güzel organizasyonun gerçekleşmesinde emeği bulunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüze, okul yöneticilerimize, beden eğitimi öğretmenlerimize, antrenörlerimize, hakemlerimize, görevli personelimize, velilerimize ve yarışmalara katılan tüm sporcularımıza teşekkür ediyorum. Malatya’da oryantiring sporunu daha ileriye taşımak ve katılımı her geçen yıl artırmak için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.   Oryantiring Sporunun Yaygınlaştırılması Hedefleniyor Üç gün süren yarışmaların tamamlanmasıyla birlikte Malatya’da okul sporları kapsamında önemli bir organizasyon daha geride kaldı.  

23.10.2026 89
POLİTİKA

CHP İl Başkanı Satılmış: “Selden Zarar Gören Çiftçilerin Mağduriyeti Giderilmeli”

CHP Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış, Hekimhan ilçesine bağlı Kocaözü Mahallesi’nde meydana gelen sel felaketinde yaklaşık 195 çiftçinin etkilendiğini ve 400 tona yakın kayısının zarar gördüğünü belirterek, üreticilerin mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesi çağrısında bulundu.   Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış, Hekimhan ilçesine bağlı Kocaözü Mahallesi’nde geçtiğimiz aylarda yaşanan sel felaketinin ardından zarar gören kayısı üreticilerinin durumuna ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Sel felaketinin bölgede ciddi tarımsal kayıplara yol açtığını belirten Satılmış, Tarım İl Müdürlüğünden edindikleri bilgilere göre yaklaşık 195 çiftçinin afetten etkilendiğini, 400 tona yakın kayısı ürününün ise zarar gördüğünü ifade etti.   “Üreticilerin Zararları Bir An Önce Karşılanmalı”   Afetin üzerinden zaman geçmesine rağmen çiftçilerin mağduriyetlerinin devam ettiğini öne süren Satılmış, ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Satılmış, açıklamasında, “Aradan geçen zamana rağmen, tarafımıza ulaşan bilgilere göre üreticilerimizin mağduriyetleri hâlâ giderilmemiştir. Alın teriyle üretim yapan çiftçilerimizin zararları bir an önce karşılanmalı, mağduriyetleri daha fazla geciktirilmeden giderilmelidir” ifadelerini kullandı.   “Konunun Takipçisi Olacağız”   Tarımsal üretimin bölge ekonomisi açısından önemine dikkat çeken Satılmış, selden etkilenen çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini belirtti. Hiçbir üreticinin bu süreçte yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Satılmış, “Hiçbir üreticimizin bu süreçte yalnız bırakılmasını kabul etmiyoruz. Çiftçilerimizin mağduriyetleri tamamen giderilene kadar konunun takipçisi olacağımızı ve yaşanan sorunları gündemde tutmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyorum” dedi.  

22.10.2026 67
EKONOMİ

Malatya İŞKUR’dan Liseli Gençlere Kariyer Desteği

Malatya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü (İŞKUR), lise öğrencilerinin meslek seçimlerine katkı sunmak ve iş hayatına hazırlanmalarını sağlamak amacıyla kent genelindeki okullarda mesleki danışmanlık ve kariyer rehberliği çalışmaları gerçekleştirdi.   Malatya İŞKUR İl Müdürlüğü tarafından gençlerin kariyer planlamalarına destek olmak amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, farklı liselerde öğrenim gören öğrencilere yönelik mesleki yönlendirme uygulamaları ve bilgilendirme seminerleri düzenlendi. Çalışmalar kapsamında Fethi Gemuhluoğlu Fen Lisesi son sınıf öğrencilerine Mesleki Yönelim Test Bataryası (MYTB) uygulandı. Öğrencilerin ilgi alanları, yetenekleri ve bireysel özellikleri doğrultusunda doğru meslek tercihi yapmalarına katkı sunulması hedeflendi.   7 Lisede Kariyer Semineri Düzenlendi   İŞKUR meslek danışmanları tarafından Şehit Gökhan Ertan, Akçadağ Ziya Gökalp, Şehit Alper Güde, Yeşilyurt, Atatürk ve Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu liselerinde öğrencilerle bir araya gelinerek bilgilendirme seminerleri gerçekleştirildi. Seminerlerde öğrencilere İŞKUR'a kayıt işlemleri, iş arama yöntemleri, etkili özgeçmiş hazırlama, iş görüşmelerinde dikkat edilmesi gereken hususlar ve çalışma hayatına hazırlık süreçleri hakkında bilgi verildi.   Rehberlik Çalışmaları Devam Edecek   Malatya İŞKUR yetkilileri, gençlerin eğitim hayatından iş yaşamına geçiş süreçlerini kolaylaştırmak ve bilinçli meslek tercihleri yapmalarına destek olmak amacıyla yürütülen faaliyetlerin devam edeceğini belirtti. Yetkililer, öğrencilerin yeteneklerine ve ilgi alanlarına uygun kariyer hedefleri belirlemelerinin önemine dikkat çekerek, okullardaki mesleki rehberlik ve danışmanlık çalışmalarının sürdürüleceğini kaydetti.  

21.10.2026 72
EKONOMİ

Sadıkoğlu’ndan 6. Bölge Teşvikleri İçin 2030 Çağrısı

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 31 Aralık 2026’da sona erecek 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar uzatılmasını istedi. Sadıkoğlu, deprem sonrası toparlanma sürecindeki Malatya’da üretim, yatırım ve istihdamın desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Cazibe Merkezleri Programı kapsamında Malatya’ya sağlanan 6. Bölge yatırım teşviklerinin süresinin uzatılması için çağrıda bulundu. Malatya’nın 2018 yılından bu yana yararlandığı teşviklerin mevcut düzenlemeye göre 31 Aralık 2026 tarihinde sona ereceğini hatırlatan Sadıkoğlu, desteklerin her yıl kısa süreli uzatılmasının yatırımcılar açısından belirsizlik oluşturduğunu belirtti.   “İş Dünyası Önünü Görebilmeli”   Yatırım kararlarının uzun vadeli planlama gerektirdiğine dikkat çeken Sadıkoğlu, teşviklerin birer yıllık sürelerle uzatılması yerine kalıcı bir takvime bağlanması gerektiğini ifade etti. Sadıkoğlu, “İş dünyamızın önünü görebilmesi, yatırım kararlarını güvenle alabilmesi ve istihdamını sürdürülebilir şekilde planlayabilmesi gerekiyor. Her yıl teşviklerin uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin bir belirsizlik yaşanması, yatırımcıların uzun vadeli kararlarını güçleştiriyor. Talebimiz, 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar uzatılmasıdır” dedi.   “Deprem Sonrası Teşvike İhtiyacımız Arttı”   6 Şubat depremlerinin Malatya ekonomisinde ciddi kayıplara neden olduğunu belirten Sadıkoğlu, yeniden yapılanma sürecinin yalnızca konut ve iş yerlerinin inşasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. İşletmelerin deprem sonrası kayıplarını telafi etmeye çalışırken üretim faaliyetlerini de sürdürmek zorunda kaldığını kaydeden Sadıkoğlu, yatırım teşviklerinin ekonomik toparlanma açısından önem taşıdığını dile getirdi. Sadıkoğlu, “Malatya’nın deprem öncesindeki ekonomik gücüne yeniden ulaşabilmesi için üretim çarklarının daha güçlü dönmesi, mevcut işletmelerin kapasitesini artırması ve yeni yatırımların şehrimize kazandırılması gerekiyor. Bunun yolu, yatırımcıya güven veren, uzun vadeli ve öngörülebilir bir destek politikasından geçiyor. Deprem sonrası ihya ve yeniden yapılanma ihtiyacımız devam ediyor. Bu nedenle teşviklerin önemi azalmadı, aksine daha da arttı” ifadelerini kullandı.   Talep Cumhurbaşkanlığı Ve Bakanlıklara İletildi   6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar devam etmesi yönündeki taleplerini resmî kanallardan ilgili kurumlara ilettiklerini açıklayan Sadıkoğlu, Cumhurbaşkanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduklarını bildirdi. Teşviklerin uzatılmasının mevcut işletmelerin üretim kapasitesini artırmasının yanı sıra yeni yatırımların Malatya’ya kazandırılması açısından da önemli olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, sürecin takipçisi olacaklarını kaydetti.   Milletvekillerine Ortak Hareket Çağrısı Sadıkoğlu, Malatya’nın ekonomik geleceğini ilgilendiren teşvik düzenlemesi konusunda siyasi parti ayrımı gözetilmeksizin tüm milletvekillerinin girişimde bulunmasını istedi. İktidar ve muhalefet milletvekillerine seslenen Sadıkoğlu, konunun ilgili bakanlıklar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde takip edilmesi gerektiğini belirterek, 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılına kadar uzatılması yönündeki taleplerini yineledi.

21.10.2026 80
GENEL

Hüseyin Kayış’ın Öldürüldüğü Olayda Yargılama Sürüyor

Malatya’da 18 Haziran 2025 tarihinde çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 39 yaşındaki Hüseyin Kayış’ın ölümüne ilişkin 2 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, dosyadaki görüntülerin bir sonraki duruşmada izlenmesine karar verdi. Malatya’da Hüseyin Kayış’ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin açılan davanın görülmesine Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık D. K., tutuksuz sanık O.G. ile taraf avukatları katıldı.   Savcı Tutukluluğun Devamını Talep Etti Duruşmada Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanık D. K.'nın tutukluluk halinin devamını talep etti. Müşteki avukatı da sanığın tutukluluğunun devamını isteyerek esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre istedi. Sanık tahliyesini talep ederken, tutuksuz yargılanan O.G. ise beraatini istedi. Sanığın avukatı, müvekkilinin tahliyesine ilişkin kararı mahkemenin takdirine bıraktı.   Dosyadaki Görüntüler İzlenecek   Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, esas hakkındaki savunmaların hazırlanması için taraflara süre verilmesine ve dosyada bulunan görüntülerin bir sonraki duruşmada izlenmesine karar verdi. Duruşma 2 Kasım 2026 tarihine ertelendi. Olay 18 Haziran 2025’te Yaşanmıştı Olay, 18 Haziran 2025 tarihinde Malatya’nın Battalgazi ilçesine bağlı Hacıabdi Mahallesi Hasanbey Caddesi Nakkaş Sokak’ta meydana gelmişti. İddiaya göre, taraflar arasında çıkan kavga sırasında 39 yaşındaki Hüseyin Kayış, sağ bacağından aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanmıştı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Kayış, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamamıştı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında D. K. tutuklanırken, O.G. hakkında da adli süreç başlatılmıştı.   Sanık Suçlamaları Kabul Etmemişti İddianameye yansıyan ifadesinde D.K., Hüseyin Kayış ile erkek arkadaşı O. G. arasında kavga çıktığını, Kayış’ın aracından aldığı bıçağı korkutmak amacıyla salladığını ve bıçağın Kayış’a isabet ettiğini fark etmediğini öne sürmüştü.   Soruşturmanın tamamlanmasının ardından D. K.hakkında “kasten öldürme”, O.G. hakkında ise “suç delillerini gizleme” suçlamasıyla dava açılmıştı. İki sanığın yargılandığı davanın 2 Kasım’da görülecek duruşmasında, dosyadaki görüntülerin incelenmesi ve tarafların esas hakkındaki savunmalarının alınması bekleniyor.

20.10.2026 140
EKONOMİ

Doğanşehir’de Elma Hasadı Başladı: 16 Bin 549 Ton Rekolte Bekleniyor

Doğanşehir ilçesinde elma hasadı başladı. Günedoğru Mahallesi’nde üreticilerle birlikte elma toplayan Kaymakam Ahmet Fatih Sungur, çiftçilerin hasat heyecanına ortak oldu. İlçede bu yıl yaklaşık 16 bin 549 ton elma rekoltesi bekleniyor. Malatya’nın önemli tarımsal üretim merkezlerinden Doğanşehir ilçesinde elma hasadı başladı. Doğanşehir Kaymakamı Ahmet Fatih Sungur, Günedoğru Mahallesi’nde elma bahçesini ziyaret ederek üreticilerle bir araya geldi. Çiftçilerle birlikte elma toplayan Sungur, hasat çalışmalarına katılarak üreticilerin heyecanını paylaştı. Kaymakam Sungur’a ziyaretinde İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsmet Çılğın ile Ziraat Odası Başkanı Burhan Tanışık eşlik etti. Bahçede üreticilerle sohbet eden Sungur, yürütülen hasat çalışmaları hakkında bilgi aldı.   İlçede 6 Bin 17 Dekar Alanda Elma Üretiliyor   Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerine göre, Doğanşehir genelinde 6 bin 17 dekar alanda elma yetiştiriciliği yapılıyor. İlçenin önemli üretim noktalarından Günedoğru Mahallesi’nde ise 597 dekar alanda elma üretimi gerçekleştiriliyor. Dekar başına ortalama 2 bin 750 kilogram verim üzerinden yapılan hesaplamalara göre, Doğanşehir genelinde yaklaşık 16 bin 549 ton, Günedoğru Mahallesi’nde ise 1.642 ton elma rekoltesi öngörülüyor.   Kaymakam Sungur Üreticilerle Birlikte Elma Topladı   Hasat çalışmalarına katılarak üreticilerle birlikte elma toplayan Kaymakam Ahmet Fatih Sungur, ilçede tarımsal üretimin ve elma yetiştiriciliğinin yerel ekonomi açısından önemine dikkat çekti.   Doğanşehir’de hasat sezonunun başlamasıyla birlikte üreticiler, yıl boyunca emek verdikleri bahçelerde ürünlerini toplamaya devam ediyor. İlçede beklenen rekoltenin tarımsal üretime ve bölge ekonomisine katkı sağlaması hedefleniyor.

19.10.2026 65
KÜLTÜR-TURİZM

Millî Mücadele’nin Tarihî Mirası Nutuk Sekiz Dilde Dünyaya Ulaşacak

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Millî Mücadele yıllarını, bağımsızlığın kazanılmasını ve Cumhuriyet’in kuruluş sürecini belgelere dayalı olarak anlattığı Nutuk’u, yeni bir yayın ve araştırma sürecine taşıyan Nutuk Külliyatı Projesi’ni tanıttı. Sekiz yabancı dildeki özel baskıları ve dijital platformuyla daha geniş kitlelere ulaştırılan eser, sesli, işaret dilli ve Braille alfabesiyle hazırlanan biçimleriyle de erişime sunuldu. Bakan Ersoy, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunda düzenlenen Nutuk Külliyatı Projesi Tanıtım Programı’na katılarak Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı tarafından hazırlanan projenin ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı. Nutuk’un tarihî önemine konuşmasında dikkat çeken Bakan Ersoy, eserin milletimizin bağımsızlık mücadelesini ve kendi geleceğini belirleme iradesini ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: “Nutuk, milletimizin esarete karşı ayağa kalkışının, bağımsızlığını kazanışının ve kendi geleceğini kendi iradesiyle inşa edişinin sayfalara dökülmüş halidir… Mustafa Kemal Paşa eserinde, Kurtuluş Savaşı yıllarında ülkenin içinde bulunduğu koşulları ortaya koymuş, Kurtuluş Savaşı’nın ve bu savaştan sonra başlayan modernleşme çabalarının hangi koşullarda gerçekleştiğini ayrıntılı bir şekilde, belgelere dayalı olarak anlatmıştır.” Nutuk’un 19 Mayıs 1919’dan Cumhuriyet’in kuruluş sürecine uzanan tarihî yürüyüşü gözler önüne serdiğini ifade eden Ersoy, Nutuk Külliyatı Projesi’nin bu mirası yaşatma ve gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğuyla hayata geçirildiğini söyledi. Ersoy, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı tarafından 2025 yılında hazırlanan projenin, Nutuk’un yabancı dillerdeki baskılarının tükenmek üzere olması üzerine gündeme geldiğini belirterek Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sunulan çalışmanın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uygun görmesiyle kabul edilerek yatırım programına alındığını kaydetti. Nutuk Artık Okunacak, Dinlenecek ve Araştırılacak Nutuk’un yalnızca basılı bir eser olarak değil, dijital teknolojiler aracılığıyla da halkın kullanımına sunulduğunu belirten Bakan Ersoy, www.nutuk.gov.tr adresli internet platformunun erişime açıldığını duyurdu. Ersoy, yeni platformda Nutuk’un özgün diliyle, bugünkü Türkçeyle ve İngilizce olarak okunabileceğini, projenin devam eden aşamalarında ise Türkmence, Kazakça, Almanca, Fransızca, Farsça, Urduca, Rusça ve İspanyolcanın da sisteme ekleneceğini açıkladı. Dijital platformun özelliklerine değinen Ersoy, metin, ses ve görüntü içeriklerinin birbiriyle bağlantılı şekilde kullanılabildiğini; metinden sese, sesten videoya, bir dilden başka bir dile ve videodan yeniden metne geçiş yapılabildiğini anlattı. Ersoy, eserin farklı bölümleri arasında geçiş yapılabildiğini, Nutuk’un ekindeki haritaların yanı sıra eserde geçen yer adlarını gösteren interaktif haritaya da ulaşılabildiğini belirterek kullanıcıların seçtikleri yer adlarının Nutuk’un hangi bölümlerinde geçtiğini görebileceğini ve ilgili bölümlere doğrudan erişebileceğini ifade etti. Platformun araştırmacılara sağlayacağı imkânlara da değinen Ersoy, Nutuk metinlerinde yer alan ifadelerin Atatürk Ansiklopedisi, Türk Dünyası Ansiklopedisi, Türk Tarih Kurumunun Ansiklopedik Türk Tarih Sözlüğü ve Türk Dil Kurumunun Güncel Türkçe Sözlüğü üzerinden araştırılabilmesi için platformlar arası bağlantılar oluşturulduğunu bildirdi. Bakan Ersoy, bu bağlantılar sayesinde okuma deneyiminin aynı zamanda bir araştırma deneyimine dönüşeceğini belirterek kullanıcıların üyelik oluşturarak her bölüm için not kaydedebileceklerini ve bu notlara farklı cihazlardan ulaşabileceklerini söyledi. Ersoy, proje kapsamında tarihî olaylardan bilimsel yayınlara, belgelerden fotoğraflara kadar pek çok içeriğin araştırma ve incelemeye sunulduğunu, “Nutuk’ta Bugün” ve “Haftanın Söylevi” bölümleriyle de eserin tarihî anlatısının daha yakından takip edilebileceğini aktardı Bütün bu özelliklerle Nutuk’un yalnızca okunup geçilen bir eser olmaktan çıkarılacağını vurgulayan Ersoy, eserin araştırılan, incelenen, üzerinde düşünülen ve yeni kuşaklarla yeniden buluşan canlı bir bilgi kaynağına dönüşeceğini ifade etti. Nutuk’un Önündeki Engeller Kalkıyor Nutuk Külliyatı Projesi’nin en anlamlı yönlerinden birinin erişilebilirlik olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, eserin görme ve işitme engelli vatandaşlara yönelik özel biçimlerinin de kamuoyunun hizmetine sunulduğunu açıkladı. Ersoy, bu çalışmanın önemini şu sözlerle anlattı: “Bu projenin bizim için en anlamlı yönlerinden biri de Nutuk’u ‘erişilebilirlik’ ilkesi doğrultusunda toplumun bütün kesimleriyle buluşturacak olmasıdır. Bu anlayışla Nutuk’un ‘sesli’, ‘işaret diliyle’ ve ‘Braille alfabesiyle’ hazırlanan özel biçimlerini de kamuoyunun hizmetine sunuyoruz.” Görme engelli vatandaşların Nutuk’u Braille alfabesiyle okuyabileceğini, işitme engelli vatandaşların işaret diliyle hazırlanan içerikler üzerinden eseri takip edebileceğini belirten Ersoy, sesli kayıtlarla da Nutuk’un tarihî anlatısına farklı yollarla ulaşılabileceğini kaydetti Bakan Ersoy, üç cilt halinde hazırlanan Braille baskısının, işaret dili videolarının ve sesli Nutuk içeriklerinin projede benimsenen kapsayıcı yaklaşımın somut örneklerini oluşturduğunu söyledi. Nutuk Sekiz Dilde Sınırları Aşıyor Nutuk’un dünyaya açılmasının projenin öncelikli hedeflerinden biri olduğunu belirten Bakan Ersoy, Türkçenin yanı sıra İngilizce, Almanca, Fransızca, Kazakça, Rusça, Urduca, Farsça ve Türkmence olmak üzere sekiz dilde hazırlanan özel baskıların tanıtıldığını açıkladı. Ersoy, yeni kapak tasarımları ve kutulu sunumlarla hazırlanan baskılarda her dil için farklı renkler kullanıldığını, ortak tasarım anlayışıyla hazırlanan bu yayınların eserin nitelikli biçimde korunmasını ve uluslararası alanda daha geniş kitlelere ulaşmasını amaçladığını ifade etti. Özellikle Kazakça ve Türkmence çevirilerin Nutuk’un Türk dünyasındaki erişilebilirliği bakımından ayrı bir önem taşıdığını vurgulayan Ersoy, külliyatın farklı dillerde okuyucularla buluşturulması ve uluslararası dolaşıma girmesi sayesinde Türkiye’nin yakın tarihinin farklı coğrafyalarda yaşayan insanlar tarafından doğrudan incelenebileceğini söyledi. Nutuk’un 100. Yılına Yeni Projeler Nutuk Külliyatı Projesi’nin 2026 yılındaki tanıtımla sınırlı kalmayacağını açıklayan Bakan Ersoy, Nutuk’un okunuşunun 100. yılı olan 2027 boyunca yeni çalışmaların gerçekleştirileceğini bildirdi. Ersoy, gelecek yıl Şubat-Kasım döneminde düzenlenecek konferans serileriyle Nutuk’un farklı yönleriyle ele alınacağını belirterek Ankara’da ve Millî Mücadele’nin önemli duraklarında gerçekleştirilecek konferanslarda eserin Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki yerinin ve günümüze ışık tutan yönlerinin değerlendirileceğini söyledi. Nutuk’un dijital ortamda geliştirilmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade eden Ersoy, internet platformunun yeni özelliklerle zenginleştirilmesi, mobil uygulamasının hazırlanması ve eserin sanal bir müze deneyimiyle buluşturulmasının hedeflendiğini açıkladı. Ersoy, metaverse sergisiyle kullanıcıların Nutuk’un tarihî dünyasını dijital ortamda keşfetmelerinin sağlanacağını, “100. Yılında Atatürk’ün Nutuk’u” başlıklı editoryal eserle de bilimsel literatüre yeni bir katkı sunulacağını belirtti. İspanyolca Nutuk’un basılı ve dijital ortamlarda okuyucularla buluşturulmasının da çalışmaların önemli aşamalarından biri olacağını kaydeden Ersoy, teknolojinin bu projedeki yerini şu sözlerle değerlendirdi: “Burada özellikle vurgulamak isterim ki; teknoloji, bizim için yalnızca bir araçtır. Bizler, teknolojinin sunduğu imkanları milletimizin ortak hafızasını güçlendirmek, tarih bilincini geliştirmek ve kültürel mirasımızı uluslararası alanda daha görünür kılmak için kullanıyoruz…” Nutuk’un geçmişi aydınlatan bir eser olduğu kadar gelecek kuşaklara bırakılmış güçlü bir tarihî miras olduğunu vurgulayan Bakan Ersoy, bu mirası aslına uygun biçimde korumanın ve çağın imkânlarından yararlanarak gelecek nesillere aktarmanın görevleri olduğunu ifade etti. Ersoy, Nutuk Külliyatı Projesi’ni bu sorumluluğun önemli bir parçası olarak değerlendirdiklerini belirterek külliyatın hazırlanmasında emeği geçen Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığına, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumuna ve katkı sunan bütün çalışma arkadaşlarına teşekkür etti. Konuşmasının sonunda Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve bağımsızlık mücadelesinin bütün kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anan Bakan Ersoy, Nutuk Külliyatı Projesi’nin ülkemiz, milletimiz ve bilim dünyası için hayırlı olması temennisinde bulundu.

19.10.2026 65
SANAT

Malatya’nın Kayısısı Animasyon Kahramanı Oldu

Malatya’nın tarihi, kültürel mirası, doğal güzellikleri ve yöresel lezzetleri, “Kayısı Adam ve Çıtı” adlı animasyon filmiyle çocuklara tanıtılıyor. Yerel değerlerin gelecek nesillere aktarılmasını hedefleyen yapımın animasyon serisine dönüştürülmesi planlanıyor. Dünya kayısı başkenti olarak bilinen Malatya’nın simgesi kayısı, bu kez animasyon karakteri olarak izleyici karşısına çıktı. “Kayısı Adam ve Çıtı” adıyla hazırlanan animasyon filmi, kentin binlerce yıllık tarihini, kültürel zenginliklerini ve gastronomisini eğlenceli bir anlatımla çocuklara aktarmayı amaçlıyor. Yapımcılığını Mehmet Sever’in üstlendiği, yönetmenliğini ve senaristliğini Ömer Konakçı’nın yaptığı filmin kurgusu ise Mert Yıldırım tarafından gerçekleştirildi.   Kayısı Adam, Çıtı’ya Malatya’yı Anlatıyor   Animasyon filminde Malatya’nın simgesi kayısıdan esinlenerek oluşturulan Kayısı Adam karakteri, Çıtı isimli çocuğa kentin tarihi ve kültürel değerlerini tanıtıyor. Filmde UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Arslantepe Höyüğü, doğal güzelliğiyle dikkat çeken Levent Vadisi ve Malatya’nın zengin mutfak kültürü gibi önemli değerler çizgi film diliyle anlatılıyor.   Çocuklara Kültürel Miras Bilinci Kazandırılacak Özellikle çocukların yaşadıkları şehri daha yakından tanımalarını amaçlayan projeyle, Malatya’nın kültürel mirasının yeni nesillere aktarılması hedefleniyor. Eğitici içeriği eğlenceli bir anlatımla birleştiren yapımın, çocukların tarih, kültür ve turizm alanındaki farkındalıklarına katkı sunması bekleniyor.   Hedef Animasyon Serisi Oluşturmak Malatya’nın tanıtımına farklı bir boyut kazandırmayı amaçlayan projede, Kayısı Adam karakterinin kentin kültürel ve turistik değerlerini temsil eden bir figüre dönüşmesi hedefleniyor. İlerleyen süreçte yeni bölümlerle geliştirilmesi planlanan animasyonun, Malatya’nın tarihi mekânlarını, doğal güzelliklerini, yöresel yemeklerini ve geleneklerini konu alan bir seriye dönüştürülmesi amaçlanıyor. Mehmet Sever, Ömer Konakçı ve Mert Yıldırım’ın imzasını taşıyan çalışmanın, Malatya’nın ulusal ve uluslararası alanda tanıtımına katkı sağlaması bekleniyor.

19.10.2026 108
POLİTİKA

Yeni Parti Malatya İl Başkanlığı Açıldı: İktidar Hedefi Malatya’dan İlan Edildi

YENİParti’nin Malatya İl Başkanlığı binası, partinin üst düzey yöneticileri, milletvekilleri ve teşkilat mensuplarının katılımıyla açıldı. Açılışta konuşan Veli Ağbaba, Murat Emir ve Yunus Emre, iktidara yönelik eleştirilerde bulunurken, ekonomik sorunlar, kayısı üreticilerinin yaşadığı sıkıntılar ve demokrasi vurgusu öne çıktı.    YENİ Parti Malatya İl Başkanlığı binası düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış programına Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Genel Sekreter ve İstanbul Milletvekili Yunus Emre, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Kurucu İl Başkanı Barış Yıldız, İl Başkan Adayı Basri İlhan, belediye başkanları, ilçe başkanları, parti yöneticileri ve çok sayıda partili katıldı.   Barış Yıldız: “Yeni Parti’yi Kurmak Zorunda Kaldık”   Programın açılış konuşmasını yapan YENİ Parti Malatya Kurucu İl Başkanı Barış Yıldız, partinin kuruluş sürecinin siyasi bir zorunluluktan kaynaklandığını söyledi. Yeni bir siyasi parti kurmanın başlangıçtaki hedefleri olmadığını belirten Yıldız, "Bizler yola çıkarken Türk siyasi partilerine yeni bir parti daha ekleyelim diye yola çıkmadık. Bizler Türk demokrasisinde yeni bir parti kurmak zorunda kaldık. Bu partinin adını millet verdi" dedi. Yeni Parti’nin kuruluş sürecini Malatyalıların ve özellikle depremzedelerin daha iyi anlayabileceğini savunan Yıldız, depremde evleri yıkılan vatandaşların yeniden bir yaşam kurma mücadelesi ile partilerinin kuruluş süreci arasında benzerlik kurdu.   Ağbaba: “Ben Malatya Milliyetçisiyim”   Açılışta konuşan YENİ Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, yeni parti binasının siyasi görüşü ne olursa olsun bütün Malatyalılara açık olduğunu belirtti. Parti içerisinde kimsenin ayrıcalıklı olmayacağını ifade eden Ağbaba, "Bu kapı sadece geçmişte eski partimize oy verenlerin kapısı değil. Bu kapı tüm Malatyalıların kapısı. Bu kapıda ayrım yok. Bu kapıda herkes eşit" ifadelerini kullandı. Malatya kimliğini her zaman ön planda tuttuğunu vurgulayan Ağbaba, "Benim en öne çıkan kimliğimi soracak olursanız, bunu Meclis'te de söyledim, İstanbul'da da söyledim. Gittiğim her yerde söylüyorum. Ben Malatya milliyetçisiyim" diye konuştu.   “Kayısı Üreticisinin Derdi Çok”   Konuşmasında ekonomik sorunlara geniş yer ayıran Ağbaba, emeklilerin geçim sıkıntısı yaşadığını, gençlerin iş bulmakta zorlandığını ve Malatya'nın en önemli geçim kaynaklarından kayısıda üreticilerin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Kayısı sektöründeki ekonomik sıkıntılara dikkati çeken Ağbaba, "Kayısı üreticisinin derdi çok. Kayısı üreticisi maalesef geçen yıl ürün alamadı, bu yıl da para etmiyor. Ne tüccar memnun, ne üreten memnun, ne fabrika sahibi memnun. Kimse memnun değil" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'de gelir dağılımının giderek bozulduğunu savunan Ağbaba, emeklilerin, asgari ücretlilerin, çiftçilerin ve esnafın ekonomik şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini ifade etti. Genç işsizliğinin de önemli bir sorun olduğunu dile getiren Ağbaba, gençlerin geleceğe güvenle bakabilecekleri ekonomik ve sosyal koşulların oluşturulması gerektiğini belirtti.   Ağbaba’dan Fon İşlemleri Üzerinden İktidara Eleştiri   Ağbaba, konuşmasının devamında kamuoyunda tartışılan fon işlemleri ve borsadaki gelişmeler üzerinden iktidarı eleştirdi. Eski bir bakanın fon işlemlerinden milyarlarca liralık kazanç elde ettiğini öne süren Ağbaba, bu tür işlemlerin toplumdaki gelir adaletsizliğini derinleştirdiğini savundu. Gazetecilere yönelik adli süreçleri de eleştiren Ağbaba, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün demokratik bir toplum açısından vazgeçilmez olduğunu dile getirdi.   Yunus Emre: “750 Bin Üyeyle Büyük Bir Başlangıç Yaptık”   YENİ Parti Genel Sekreteri ve İstanbul Milletvekili Yunus Emre ise partinin kuruluş sürecinde vatandaşlardan önemli destek gördüklerini söyledi. YENİ Parti'nin kuruluşunun yalnızca siyasi bir tercih olmadığını, demokrasi mücadelesinin bir parçası olduğunu savunan Emre, partilerinin kısa sürede geniş bir üye kitlesine ulaştığını belirtti. Emre, "Daha partinin binası yokken yarım milyondan fazla vatandaşımız cep telefonlarından aidatlarını yatırdı, bağışlarını yaptı. Şu anda 750 bin üyesiyle vatandaşın kurduğu, parasını vatandaşın verdiği, adını vatandaşın verdiği bir partiyiz" dedi. YENİ Parti'nin Avrupa'nın en büyük sosyal demokrat partilerinden biri hâline geldiğini ileri süren Emre, vatandaş desteğinin kendilerine önemli bir sorumluluk yüklediğini ifade etti.   “Malatya’da Birinci Parti Olacağız”   Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın kent sorunlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdığını belirten Yunus Emre, Malatya'da siyasi hedeflerinin birinci parti olmak olduğunu söyledi. Emre, "Malatya'da Yeni Parti'nin birinci parti olduğu bir seçim sonucunu sizlerin desteğiyle gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. Emre ayrıca, deprem sonrası Malatya'da yaşanan sorunların çözümü için çalışmaların sürdürüleceğini ve kentteki siyasi örgütlenmenin güçlendirileceğini kaydetti.   Murat Emir: “Siyasetin Yeri Meydanlar ve Sokaklardır”   YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir de konuşmasında partinin kuruluş sürecini değerlendirerek iktidarın politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu. 31 Mart yerel seçimlerinin Türkiye siyasetinde önemli bir dönüm noktası olduğunu savunan Emir, Yeni Parti'nin kuruluşunun ardından siyasi mücadeleyi daha geniş bir tabana yaymayı hedeflediklerini söyledi. Parti yönetiminde üyelerin ve teşkilatların söz sahibi olması gerektiğini belirten Emir, "Artık genel başkanın gölgesinde, genel merkezin gölgesinde siyaset devri bitmiştir. Siyasetin yeri meydanlardır, tarlalardır, sokaklardır, üyelerdir, örgütlerdir. İşte emek verenler bu partiyi yönetecek" dedi.   “Yarın İl Başkanını Seçeceksiniz”   Malatya'da 18 Ekim Pazar günü yapılacak il başkanlığı ön seçimine de değinen Murat Emir, teşkilat seçimlerinin parti içi demokrasi açısından önemli olduğunu söyledi. İlçe başkanlarının belirlendiğini hatırlatan Emir, "Yarın il başkanını seçeceksiniz. Ben şimdiden seçilecek il başkanımıza ve yönetimine başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Emir, parti genel merkezinin gücü ile yerel teşkilatların çalışmalarını birleştirerek siyasi hedeflerine ulaşacaklarını kaydetti.   Basın Özgürlüğü ve Yargı Süreçleri Gündeme Geldi   Konuşmasında yargı süreçleri ve basın özgürlüğü konularına da değinen Emir, bazı siyasetçi ve gazetecilere yönelik soruşturma ve tutuklamaları eleştirdi. Ekrem İmamoğlu'na yönelik yargı süreçleri ile Halk TV'ye ilişkin gelişmeleri siyasi baskı olarak nitelendiren Emir, bu konulardaki mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. Malatya'nın siyasi mücadelede önemli bir yere sahip olduğunu belirten Emir, kentteki parti teşkilatına ve destek veren vatandaşlara teşekkür etti.   Konuşmaların ardından vatandaşların ve milletvekillerinin birlikte kurdele kesmesi ile il binası resmi olarak hizmete açılmış oldu.    

17.10.2026 115
EKONOMİ

Tarım ve Gıda Sektörüne 1,2 Milyar TL Hibe Desteği

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı kapsamında 95 projenin toplam 1,2 milyar TL hibe desteği almaya hak kazandığını açıkladı. Desteklenen projelerle yaklaşık 1,9 milyar TL tutarında yeni yatırımın ülke ekonomisine kazandırılması hedefleniyor.   Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve tarım-gıda sektörünün modernizasyonu amacıyla yürütülen IPARD III Programı'nın 11. Başvuru Çağrı İlanı kapsamında değerlendirme sonuçları açıklandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yapılan değerlendirmeler sonucunda 95 projenin hibe desteği almaya hak kazandığını bildirdi.   95 Projeye 1,2 Milyar TL Destek   Program kapsamında tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik yatırımlar desteklenecek. Hibe desteği almaya hak kazanan projeler arasında et, süt, yumurta ve su ürünlerinin işlenmesine yönelik tesisler ile meyve-sebze işleme ve soğuk hava deposu yatırımları yer alıyor. Bakan Yumaklı, söz konusu 95 proje için toplam 1,2 milyar TL hibe desteği sağlanacağını belirtti.   Ekonomiye 1,9 Milyar TL'lik Yatırım Hedefi   Destek almaya hak kazanan projelerin tamamlanmasıyla Türkiye genelinde yaklaşık 1,9 milyar TL tutarında yeni yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Yatırımlarla tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve pazarlanmasına yönelik altyapının güçlendirilmesi, kırsal bölgelerde üretim kapasitesinin artırılması ve tarım-gıda sektörünün modernizasyonuna katkı sağlanması amaçlanıyor.   Malatya'nın Tarımsal Üretimi Açısından Önemli   Türkiye genelinde açıklanan destek programı, kayısı başta olmak üzere meyve üretimi ve tarıma dayalı sanayinin önemli merkezlerinden Malatya açısından da dikkat çekiyor. Özellikle kayısı işleme, paketleme, soğuk hava deposu ve katma değerli tarımsal ürün yatırımları, kentteki üreticiler ve tarımsal işletmeler açısından önem taşıyor. IPARD III Programı kapsamında desteklenen yatırım alanları, Malatya'nın tarımsal ürünlerini işleyerek daha yüksek ekonomik değer oluşturmasına yönelik yatırım ihtiyaçlarıyla da örtüşüyor.   Kırsal Kalkınma Destekleri Sürecek   Bakan Yumaklı, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi, üretimin artırılması ve tarım-gıda sektörünün modernizasyonuna yönelik desteklerin sürdürüleceğini belirterek IPARD III Programı kapsamında hibe almaya hak kazanan projelerin ülkeye ve yatırımcılara hayırlı olmasını diledi.  

17.10.2026 101
POLİTİKA

İYİ Partili Yücel: “Esnaf Ayağa Kalkmadan Malatya Ayağa Kalkamaz”

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, Malatya’da düzenlenen “Sahadan Sandığa” eğitim programında kentin deprem sonrası ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekti. Yücel, esnafın borç yükünden sanayideki istihdam kaybına, kayısı üretiminden kalıcı iş yerlerine kadar birçok konuda çözüm çağrısında bulundu.   İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, partisinin teşkilat yapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Sahadan Sandığa” eğitim programı kapsamında Malatya’da partililerle bir araya geldi. İYİ Parti Malatya İl Binasında gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını İl Başkanı Serdar Yıldız yaptı. Daha sonra söz alan Yücel ise Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yücel, konuşmasının önemli bölümünü 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da yaşanan sorunlara ayırdı. Kentin yeniden ayağa kalkmasının yalnızca konut ve iş yeri inşaatlarının tamamlanmasıyla mümkün olmayacağını belirten Yücel, ticaretin canlandırılması, üretimin desteklenmesi ve nitelikli iş gücünün korunması gerektiğini söyledi.   “Malatya'nın Yeniden Ayağa Kalkması Binalarla Sınırlı Değil”   6 Şubat depremlerinin Malatya'da derin izler bıraktığını ifade eden Yücel, yeniden inşa sürecinin ekonomik ve sosyal kalkınmayla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yücel, “Depremin ardından yürütülen konut ve iş yeri inşaatları elbette önemlidir. Ancak bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların tamamlanmasıyla mümkün değildir. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması; esnafının dükkânını açması, sanayicisinin üretmesi, çiftçisinin emeğinin karşılığını alması ve gençlerinin kendi şehirlerinde gelecek kurabilmesiyle mümkündür” dedi. Yeni yapılan bazı binalarda kullanılan malzemelerin kalitesine ilişkin vatandaşlardan şikâyetler geldiğini öne süren Yücel, ilgili kurumların yapı kalitesi ve güvenliği konusunda etkin denetim yapması gerektiğini belirtti.   “Kalıcı İş Yerine Ulaşamayan Esnafın Sorunları Çözülmeli”   Deprem sonrasında Malatya'da ticari hayatın henüz istenilen düzeye ulaşamadığını savunan Yücel, özellikle geçici ticaret alanlarında faaliyetlerini sürdüren işletmelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının gündeme getirdiği talepleri hatırlatan Yücel, deprem öncesinde kiracı olan ve halen konteynerlerde faaliyet gösteren çok sayıda esnafın kalıcı iş yerine erişmekte zorlandığını söyledi. Yücel, “Bodrum katlarda faaliyet gösteren yaklaşık 150 esnafın iş yeri kura süreçlerinin dışında kalması da çözüm bekliyor. Kalıcı iş yerlerinin tahsisinde hak sahipliği sorunları giderilmeli, ihtiyaç fazlası iş yerleri depremden etkilenen esnafımızın kullanımına sunulmalıdır. Yeni çarşıların ulaşım, otopark ve altyapı sorunları da bir an önce çözülmelidir” ifadelerini kullandı.   “Esnaf Ayağa Kalkmadan Çarşı Canlanmaz”   Depremde sermayesini kaybeden işletmelerin vergi, sigorta primi ve kredi borçları nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Yücel, mücbir sebep kapsamındaki yükümlülüklerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin taleplerine de değinen Yücel, işletmelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman imkânları sağlanması gerektiğini kaydetti. Yücel, “Esnafımız, depremde kaybettiği sermayesini yeniden oluşturamadan biriken vergi, sigorta primi ve kredi borçlarıyla mücadele ediyor. Borçlar için gerçekçi kolaylıklar sağlanmalıdır. Esnaf ayağa kalkmadan çarşı, çarşı canlanmadan Malatya ayağa kalkamaz” diye konuştu.   Sanayi İçin Özel Teşvik Çağrısı   Malatya'daki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin yüksek enerji, finansman ve iş gücü maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Yücel, deprem kaynaklı ilave yüklerin de üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. Özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunması gerektiğini belirten Yücel, deprem bölgesine özel yatırım ve istihdam teşviklerinin uygulanmasını, uygun koşullu finansman sağlanmasını ve organize sanayi bölgelerinin altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi.   “Kayısı Üreticisinin Geleceği Korunmalı”   Malatya ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan kayısı üretimine de değinen Yücel, 2025 yılında yaşanan ağır zirai don felaketine rağmen kuru kayısı ihracatından 303 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini belirtti. Artan üretim maliyetleri, kuraklık ve zirai don risklerinin üreticileri zorladığını ifade eden Yücel, kayısıda sürdürülebilir üretimin sağlanması için yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yücel, “Kayısı üreticilerimiz için erken uyarı ve koruma sistemleri yaygınlaştırılmalı, TARSİM'in kapsamı ve etkinliği güçlendirilmelidir. Lisanslı depoculuk ve işleme tesisleri desteklenerek kayısının daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi sağlanmalıdır” dedi.   Gençlerin Malatya'dan Göç Etmesine Dikkat Çekti   Deprem sonrasında yaşanan nüfus ve nitelikli iş gücü kaybının Malatya'nın geleceği açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Yücel, barınma, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarındaki sorunların kalıcı göçe dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. İnönü Üniversitesi ile Malatya Turgut Özal Üniversitesinin bilimsel birikiminin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturulmasını isteyen Yücel, genç girişimcilerin desteklenmesi ve üniversite mezunlarının Malatya'da istihdam edilmesi için yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yücel, “Bir şehrin en değerli sermayesi insanıdır. Gençlerimizin kendi şehirlerinde gelecek kurabilecekleri ekonomik ve sosyal şartları oluşturmak zorundayız” diye konuştu.   “Malatya İçin Bütüncül Kalkınma Programı Hazırlanmalı”   Malatya'nın sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Yücel, deprem sonrası yeniden yapılanma, sanayi, tarım, ticaret, istihdam ve sosyal hayatı kapsayan bütüncül bir kalkınma programı hazırlanması gerektiğini söyledi. Bu programın üniversiteler, ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla oluşturulması gerektiğini belirten Yücel, somut ve ölçülebilir hedeflerin önemine dikkat çekti.   Ekonomi ve Hukuk Politikalarını Eleştirdi   Türkiye genelindeki ekonomik gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yücel, hayat pahalılığının emeklilerden çiftçilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini savunan Yücel, kamu kurumlarının denetim mekanizmalarını eleştirerek basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında da değerlendirmelerde bulundu. Millî birlik ve üniter devlet yapısına ilişkin partisinin yaklaşımını dile getiren Yücel, Cumhuriyetin kuruluş değerleri ile vatandaşların eşitliği ilkelerinden taviz vermeyeceklerini ifade etti.   “Sorunları Yerinde Tespit Ediyoruz”   “Sahadan Sandığa” eğitim programının teşkilatların kurumsal kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Yücel, program kapsamında saha çalışmaları, siyasi iletişim, sosyal medya kullanımı ve bilgi kirliliğiyle mücadele konularında eğitimler verildiğini söyledi. Parti politikalarının il ve ilçe teşkilatlarınca daha etkin biçimde vatandaşlara aktarılmasını hedeflediklerini kaydeden Yücel, siyasette vatandaşların sorunlarını yerinde tespit etmenin ve ortak akılla çözüm üretmenin önemine vurgu yaptı. İYİ Parti'nin sorunlara somut çözüm önerileri geliştiren bir muhalefet anlayışını benimsediğini ifade eden Yücel, “Bizim hedefimiz; üreten, ürettiğini adil paylaşan, refahı büyüten, hukukun üstünlüğünü ve adaleti yeniden tesis eden güçlü bir Türkiye'dir. Bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Kadrolarımızla, programlarımızla ve milletimize duyduğumuz güvenle hazırız. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması, Türkiye'nin yeniden güçlenmesinin de önemli bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.  

16.10.2026 74
GENEL

Vali Yavuz: “Konteynerlerde Kalanların Sayısı 10 Binin Altına Düştü”

Malatya Valisi Seddar Yavuz, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte yürütülen çalışmaların büyük ölçüde tamamlanma aşamasına geldiğini belirterek, konteynerlerde kalan kişi sayısının 10 binin altına düştüğünü açıkladı. Yavuz, son dönemde 1.100’ü aşkın aileye kira ve eşya desteği sağlandığını bildirdi.   Malatya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde (AFAD), Vali Seddar Yavuz başkanlığında “İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Toplantısı” gerçekleştirildi. Toplantıda, kentin afetlere hazırlık durumu, kurumlar arası koordinasyon, risk azaltma çalışmaları ve 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen normalleşme süreci değerlendirildi. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Vali Yavuz, Malatya’nın afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine ilişkin önemli veriler paylaştı.   “Konteynerlerde Kalanların Sayısı 10 Binin Altına Düştü” Malatya’da deprem sonrası yürütülen çalışmaların son aşamaya geldiğini ifade eden Vali Yavuz, geçici barınma alanlarında yaşayan vatandaşların kalıcı konutlara geçiş sürecinin devam ettiğini söyledi. Yavuz, “Artık Malatya’mızda işlerimizin sonuna geldik. Konteynerlerde bugün itibarıyla kalan hemşehrilerimizin sayısı 10 binin altına düşmüştür. Ekonomik yoksulluk içinde bulunan hiçbir kimseyi çaresiz bırakmadık, bırakmayacağız. Onlara ev kiralamaları ve eşyaları konusunda yardımda bulunuyoruz, bulunmaya devam ediyoruz” dedi.   “1.100’ü Aşkın Aileye Destek Sağladık” Deprem sonrası ekonomik ve sosyal açıdan dezavantajlı durumda bulunan vatandaşlara yönelik desteklerin sürdüğünü kaydeden Yavuz, özellikle konteynerlerden ayrılarak yeni yaşam alanlarına geçen ailelerin yalnız bırakılmadığını vurguladı. Son dönemde sağlanan yardımlara ilişkin bilgi veren Yavuz, “Bugün itibarıyla bu tür yardımları yaptığımız aile sayısı, son dönem için söylüyorum, 1.100’ü geçmiştir. Dolayısıyla devletimiz hem sosyal hem ekonomik anlamda dezavantajlı bulunan hemşehrilerimizin yanında dimdik duruyor. Onları şefkatle sarıyor” ifadelerini kullandı.   “Malatya’da 125 Bin 239 Bağımsız Bölüm Gerçekleştirildi” Malatya’nın deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde önemli bir aşamaya ulaştığını belirten Vali Yavuz, kentte 125 bin 239 bağımsız bölümün gerçekleştirildiğini söyledi. Yavuz, “Afetten çıkmış bir şehirde geleceğe umutla bakan, yaralarını sarmış, 125 bin 239 bağımsız bölümü gerçekleştirmiş bir şehrin valisi olarak bu onuru, gururu ve sevinci sizlerle paylaşıyorum. Bu şehir sadece bizim değil, Malatyalı hemşehrilerimizin, 86 milyon vatan evladının onuru ve gururudur” diye konuştu. Yürütülen çalışmaların devletin kurumsal kapasitesini ve milletin dayanışma gücünü ortaya koyduğunu ifade eden Yavuz, yeniden yapılanma sürecinde emeği geçen kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.   “Sürekli Mağduriyet Algısıyla Şehri Normalleştiremeyiz”   Deprem sonrası fiziksel yeniden yapılanmanın yanı sıra sosyal ve psikolojik normalleşmenin de önem taşıdığına dikkat çeken Yavuz, yeni konutların ve iş yerlerinin aktif kullanıma geçmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Vali Yavuz, “Şehrimizin normalleşmesi için iş yerlerine taşınılması, yeni konutların aktif olarak kullanılması için iş birliğiyle çalışıyoruz. Siz değerli basın mensuplarımızdan ve Malatyalı hemşehrilerimizden Malatya’nın normalleşmesi konusunda verdiğiniz desteğe devam etmenizi çok önemli görüyorum. Sürekli mağduriyet algısı üzerinden şehri normalleştiremeyeceğimizi, psikolojiyi düzeltemeyeceğimizi hatırlatmak istiyorum” dedi.   “Temel Amacımız Vatandaşlarımızın Hayatını Kurtarmak” İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Toplantısı’nın içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavuz, kurul üyeleri ve çalışma gruplarıyla afet müdahale planlarının ayrıntılı şekilde ele alındığını söyledi. Afetlere müdahalede öncelikli hedefin can kayıplarını önlemek olduğunu belirten Yavuz, şöyle konuştu: “Temel amacımız vatandaşlarımızın hayatını kurtarmak. Bir afet sırasında kesintiye uğrayan hayatı ve faaliyetleri en kısa sürede normale döndürmek. Müdahale çalışmalarını hızlı ve planlı bir şekilde gerçekleştirmek, afet bölgesinin ve çevresinin güvenliğini sağlamak, halk sağlığını korumak, ekonomik ve sosyal kayıpları azaltmak, ikincil afetleri önlemek ve kaynakların etkin kullanılmasını sağlamak hedefleri doğrultusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz.” Afet anında kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin de önem taşıdığını kaydeden Yavuz, kurumlar arasındaki iletişim ve koordinasyonun kesintisiz sürdürülmesinin hedeflendiğini ifade etti.   “Deprem Dışında İklim Değişikliğinin Getirdiği Risklerle de Karşı Karşıyayız” Türkiye’nin deprem kuşağında bulunduğunu hatırlatan Yavuz, afet risklerinin yalnızca depremlerle sınırlı olmadığını, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın da yeni tehditleri beraberinde getirdiğini söyledi. Yavuz, “6 Şubat depremleri göstermiştir ki maalesef ülkemiz bir deprem kuşağı üzerinde bulunuyor. Bunun dışında iklim değişikliği, küresel ısınma gibi yağış rejimini doğrudan etkileyen diğer tehdit ve tehlikelerle de yüzleşiyoruz” ifadelerini kullandı. Toplumun afetlere dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Yavuz, mevcut risklerin analiz edilmesi, altyapının güçlendirilmesi ve yapıların afet güvenliği esas alınarak inşa edilmesinin öncelikli çalışma alanları arasında bulunduğunu belirtti.   Dere Yatakları ve Zemin Etütlerine Dikkat Çekti Malatya’da afet risklerini azaltmaya yönelik çalışmaların Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, Devlet Su İşleri (DSİ), Karayolları ve diğer kamu kurumlarıyla koordineli şekilde sürdürüldüğünü belirten Yavuz, özellikle yapı güvenliği ve riskli alanların değerlendirilmesine dikkat çekti. Yavuz, “İnşallah riskleri azaltarak, daha çok çalışarak, binalarımızı sağlam yaparak, zemin etütlerini gerçekleştirerek ve dere yatakları başta olmak üzere diğer afete konu olabilecek alanlara dikkatli bir şekilde yoğunlaşarak Malatya’mızı ve ülkemizi çok daha güvenli hale getiririz” dedi. Kentte askeri birliklerin bulunmasının da afetlere müdahale kapasitesine önemli katkı sunduğunu ifade eden Yavuz, olası afetlere karşı bütün kurumların hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.   “Malatya Yaralarını Sararak Ayağa Kalktı” Malatya’nın deprem sonrası yeniden ayağa kalkma sürecinde önemli mesafe katettiğini belirten Vali Yavuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a, İçişleri Bakanlığına, AFAD’a, yerel yönetimlere ve kamu kurumlarına teşekkür etti. Yavuz, “Malatya afetten sonra yaralarını saran, dimdik ayağa kalkan, geleceğe umutla bakan bir konuma ulaşmıştır. Hepimiz onurluyuz, gururluyuz, sevinçliyiz. İnşallah birlikte daha çok çalışarak, riskleri azaltarak bir daha böyle afetlerle yüzleşmek zorunda kalmayız” ifadelerini kullandı. Toplantı, Malatya’nın afetlere hazırlık kapasitesinin artırılması, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve olası afetlerde müdahale süreçlerinin daha etkin yürütülmesine yönelik değerlendirmelerle tamamlandı.

16.10.2026 71
ÇEVRE

Karademir’den Çiftçinin Sorunlarına Dikkat Çeken Çağrı: “Üreticiyi Kaybedersek Üretimi De Kaybederiz”

Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir, Doğanşehirli muhtarlar ve vatandaşlarla Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde bir araya geldi. Bölgenin sorunları ve vatandaşların taleplerinin istişare edildiği buluşmada, özellikle tarımsal üretim, kayısı ve elma fiyatları, artan maliyetler, altyapı eksiklikleri ve köy evlerinin teslim sürecine ilişkin beklentiler gündeme geldi. Karademir, üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) bir an önce alım yapması ve çiftçilere yönelik desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı. “KÖYLÜMÜZ DEPREMDEN SONRA TOPRAĞINI TERK ETMEDİ” Doğanşehir’in 6 Şubat depremlerinden en ağır etkilenen bölgeler arasında yer aldığını belirten MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, yaşanan tüm zorluklara rağmen üreticilerin topraklarına sahip çıktığını ifade etti. Karademir, “Biz her zaman söylüyoruz; köylü milletin efendisidir. Köylümüzden, üreticimizden ve çiftçimizden razıyız. 6 Şubat depremlerinden sonra vatandaşlarımız köylerini terk etmedi, üretmeye devam etti. Özellikle muhtarlarımız, devletimizle vatandaşlarımız arasında köprü görevi üstlendi. Depremden bu yana büyük fedakârlık gösteren muhtarlarımız, bugün de canla başla çalışmaya devam ediyor.” dedi. Bölgedeki sorunların çözümü için vatandaşların taleplerini dinlediklerini belirten Karademir, istişarelerde gündeme gelen konuları ilgili kurumlara ileteceklerini ve çözüm süreçlerini takip edeceklerini kaydetti. “DEVLETİMİZDEN ALLAH RAZI OLSUN” Karademir, devletin deprem sonrası bölgede yürüttüğü çalışmalara da dikkat çekerek, “6 Şubat depremlerinin ardından devletimiz bütün imkânlarıyla vatandaşlarımızın yanında oldu. Evlerimizin yeniden yapılmasından altyapı çalışmalarına kadar birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Elbette eksiklerimiz ve çözüm bekleyen sorunlarımız var. Bunları dile getirirken devletimizin bugüne kadar yaptığı hizmetleri de unutmamamız gerekiyor. Allah devletimizden razı olsun, devletimizi başımızdan eksik etmesin. Bizim beklentimiz, devam eden çalışmaların hızla tamamlanması ve vatandaşlarımızın kalan sorunlarının da çözüme kavuşturulmasıdır. Biz de hemşehrilerimizin sesi olmaya ve çözüm için katkı sunmaya devam edeceğiz.” dedi. ALTYAPI SORUNLARI VE KÖY EVLERİNİN TESLİMİ GÜNDEMDE Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde gerçekleştirilen buluşmada; kanalizasyon, su, elektrik ve doğal gaz gibi altyapı ihtiyaçlarının yanı sıra yapımı tamamlanan köy evlerinin tesliminde yaşanan gecikmeler de gündeme geldi. Muhtarların ve vatandaşların beklentilerini dinleyen Karademir, kırsal mahallelerdeki sorunların çözülmesinin ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti. “KAYISI VE ELMA DOĞANŞEHİR’İN EKONOMİK BEL KEMİĞİ” Doğanşehir’de tarımın başlıca geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Karademir, kayısı ve elma üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti Geçtiğimiz yıl 12 Nisan’da yaşanan don felaketinin ardından bu yıl ürün miktarında artış yaşandığını belirten Karademir, buna rağmen üreticilerin ürünlerini değerinde satmakta zorlandığını ifade etti. Bölgede birkaç gün önce yaşanan dolu olayının elma bahçelerinde zarara yol açtığını belirten Karademir, üreticilerin zararlarının dikkate alınmasını ve gerekli desteklerin sağlanmasını istedi. “MALİYETLER ARTIYOR, ÜRETİCİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR” Mazot, tarımsal ilaç ve işçilik maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirten Karademir, kayısı fiyatlarının geçen yıla göre gerilediğini söyledi. Geçen yıl kayısının kilogram fiyatının 350 TL seviyelerini gördüğünü hatırlatan Karademir, bu yıl fiyatların yaklaşık 200-250 TL aralığında seyrettiğini, üreticilerin ise ürünlerini istedikleri fiyatlardan satmakta zorlandığını dile getirdi. Karademir, “Üreticimizin maliyetleri her geçen gün artıyor. Mazot, ilaç ve işçilik giderleri ortada. Ancak çiftçimiz ürettiği kayısıdan ve elmadan beklediği kazancı elde edemiyor. Devletimizin üreticimize destek vermesi, çiftçimizin emeğinin karşılığını alması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. TMO’YA ÇAĞRI: “ÇİFTÇİMİZİN EMEĞİ KORUNMALI” Üreticilerin yaşadığı sorunların gelecek yıllardaki tarımsal üretimi de tehdit ettiğini belirten Karademir, TMO’nun alım yapmasının ve çiftçilere yönelik desteklerin güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Bölgedeki bazı üreticilerin mevcut ekonomik koşullar nedeniyle gelecek yıl hangi ürünleri ekecekleri konusunda endişe duyduklarını aktaran Karademir, üretimin sürdürülebilirliği için çiftçinin korunması gerektiğini söyledi. Karademir, “TMO’nun bir an önce alım yapması gerekiyor. Devletimiz üreticimize destek verirse çiftçimiz korunur, fiyatların dengelenmesine katkı sağlanır. Üreticimiz önümüzdeki yıllarda da üretmeye devam edebilir. Çiftçimizi bugün desteklemezsek yarın üretimin devamlılığı konusunda daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz.” dedi. MUHTARLARDAN SALİH KARADEMİR’E TEŞEKKÜR Buluşmada söz alan Güroba Mahalle Muhtarı Turabi Aybek, Kelhalil Mahalle Muhtarı Ekrem Doğan, Şatıroba Mahalle Muhtarı Gaffar İlhan ve Çığlık Mahalle Muhtarı Mustafa İnan, sorunlarını dinleyen ve taleplerini gündeme taşıyan MAGİNDER Başkanı Salih Karademir’e teşekkür etti. Muhtarlar, vatandaşların beklentilerinin ele alınmasından ve bölgenin sorunlarının istişare edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Buluşmanın sonunda muhtarlara ve vatandaşlara teşekkür eden Karademir, Doğanşehir’den tüm Malatyalılara selam ve saygılarını ileterek bölgenin sorunlarının çözümü ve üreticilerin desteklenmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

16.10.2026 66
EKONOMİ

Sadıkoğlu: “KOSGEB Borçları Silinmeli, Bu Mümkün Değilse En Az İki Yıl Ertelenmeli”

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinin ardından KOSGEB tarafından işletmelere sağlanan geri ödemeli desteklerin tahsilatında yaşanan sorunlara dikkati çekerek, borçlarını ödeyemeyen işletmeler hakkında hukuki süreçler başlatıldığını belirtti. Sadıkoğlu, “Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir” dedi.   Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından ekonomik hayatın yeniden canlandırılması amacıyla KOSGEB tarafından hayata geçirilen “Deprem Sonrası Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Canlanması Destek Programı” kapsamında sağlanan geri ödemeli kredilerin taksitleri, mart ayında ödenmeye başlandı. Ancak deprem sonrası ekonomik kayıplarını telafi edemeyen çok sayıda işletme, borçlarını ödemekte güçlük yaşadı. Bazı işletmeler hakkında ise hukuki süreçler başlatıldı. MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geri ödeme takvimi başlamadan önce depremzede işletmelerin mevcut ekonomik koşullarda borçlarını ödeyemeyeceği yönünde defalarca uyarıda bulunduklarını hatırlattı. Sadıkoğlu, borçların silinmesi veya en az iki yıl ertelenmesi yönündeki taleplerini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu'na da doğrudan ilettiklerini belirtti. Depremin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen işletmelerin sermaye kaybı, müşteri azalması, artan maliyetler ve finansmana erişim sorunlarıyla mücadele etmeyi sürdürdüğünü ifade eden Sadıkoğlu, şunları söyledi: “Bu destekler depremde ağır yara alan işletmelerimizin yeniden ayağa kalkması, üretime ve ticarete devam edebilmesi için verildi. Ancak bugün borcunu ödeyemeyen işletmelerimiz hakkında hukuki süreçler başlatılıyor. Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Biz daha ödemeler başlamadan işletmelerimizin durumunu anlattık. Bu borçları ödeyebilecek durumda olmadıklarını, en az iki yıl erteleme gerektiğini defalarca dile getirdik. Bugün yaşananlar, bu çağrımızın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.”   “İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz”   Borçların tahsilatına ilişkin yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayan Sadıkoğlu, işletmelerin karşı karşıya kaldığı hukuki süreçlerin ekonomik toparlanmayı daha da güçleştireceğini belirterek şöyle konuştu: “Deprem bölgesinde işletmelerin ayakta kalması, yalnızca işletme sahiplerinin meselesi değildir. Her işletme istihdam, üretim, ailelerin geçimi ve şehrin ekonomik geleceği demektir. Borcunu ödeyemediği için hukuki süreçle karşı karşıya kalan bir işletmenin yeniden ayağa kalkması daha da zorlaşacaktır. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir. İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz. Yetkililerden, daha fazla işletme kapanmadan ve daha fazla mağduriyet yaşanmadan acil çözüm bekliyoruz.” Sorunun yalnızca Malatya ile sınırlı olmadığını kaydeden Sadıkoğlu, Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve diğer deprem illerindeki işletmelerin de benzer ekonomik güçlüklerle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, KOSGEB desteklerinin geri ödeme koşullarının deprem bölgesinin ekonomik gerçekleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.

16.10.2026 68
GENEL

61 Faili Meçhul Dosyada 68 Cinayet Aydınlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye genelinde 61 faili meçhul dosyada 68 maktul ve 7 yaralıya ilişkin olayların aydınlatıldığını açıkladı. Aydınlatılan olaylar arasında Malatya'da 19 yaşındaki Aysel Yıldırım'ın öldürülmesine ilişkin dosya da yer alıyor.   Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek, yıllar önce işlenen cinayetlerin de yeniden incelemeye alındığını bildirdi. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda Cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet ve jandarma ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında bugüne kadar 61 dosyada 68 maktul ve 7 yaralıya ilişkin olayların aydınlatıldığını açıklayan Gürlek, hiçbir dosyanın peşinin bırakılmayacağını vurguladı.   Malatya'daki Aysel Yıldırım Cinayeti de Aydınlatılan Dosyalar Arasında   Aydınlatılan dosyalar arasında Malatya'da 19 Mart 2026 tarihinde kaybolan ve yaklaşık üç ay sonra cinayete kurban gittiği belirlenen 19 yaşındaki Aysel Yıldırım'a ilişkin soruşturma da bulunuyor. Battalgazi ilçesindeki evinden ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Yıldırım'ın kaybolması üzerine başlatılan soruşturma, Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonuyla derinleştirilmişti. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada güvenlik kamerası kayıtları, telefon görüşmeleri, dijital veriler ve tanık ifadeleri incelenmiş, genç kızın cinayete kurban gittiği belirlenmişti. Adalet Bakanı Gürlek de 21 Haziran'da yaptığı açıklamayla cinayetin ortaya çıkarıldığını kamuoyuna duyurmuştu.   Cinayet Aydınlatıldı, Cansız Bedenine Ulaşılamadı   Aysel Yıldırım cinayetine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 5 şüpheliden 4'ü tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Genç kızın cansız bedeninin bulunması amacıyla Akçadağ ilçesindeki yaklaşık bin 600 rakımlı dağlık bölgede geniş çaplı arama çalışmaları gerçekleştirilmişti. Tohma Kanyonu'na kadar uzanan sarp ve kayalık arazide yapılan aramalarda sonuç alınamamıştı. 23 Temmuz 2026 tarihli son erişilebilir haberlerde Yıldırım'ın cansız bedenine henüz ulaşılamadığı belirtilirken, arama çalışmalarının devam ettiği bildirilmişti.   İzmir'de 3 Yıllık Cinayet Dosyası Çözüldü   Bakan Gürlek'in son açıklamasında yer verdiği dosyalardan biri de İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde 19 Eylül 2023 tarihinde işlenen Ömer Şenol cinayeti oldu. Ormanlık alanda ağır yaralı halde bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Şenol'un ölümüne ilişkin dosya yeniden incelendi. Mevcut deliller ve iletişim kayıtlarının değerlendirilmesinin ardından 15 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 9 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmanın genişletilmesiyle 4 şüpheli daha dosyaya dahil edildi. Toplam 13 şüpheliden 4'ü tutuklanırken, 9'u hakkında adli kontrol kararı verildi.   “Hiçbir Faili Meçhul Dosyanın Peşini Bırakmayacağız”   Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için çalışmaların devam edeceğini vurgulayan Bakan Gürlek, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve mağdur ailelerin adalet beklentilerinin karşılanması için bütün delillerin titizlikle incelendiğini belirtti. Bakan Gürlek, “Hiçbir cinayeti unutmayacak, hiçbir faili meçhul dosyanın peşini bırakmayacağız!” ifadelerini kullandı.    

16.10.2026 67
EKONOMİ

Sarı: “Bir Şehri Yeniden İnşa Etmek Sadece Bina Yapmak Değildir”

DAİMFED’in Malatya’da düzenlediği toplantıda konuşan Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Fatma Güldemet Sarı, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine dikkat çekerek, “Bir şehri yeniden inşa etmek, eski binaların yerine yenilerini koymaktan ibaret değildir. Asıl mesele o şehrin ruhunu ve hafızasını koruyarak geleceğe taşımaktır” dedi.   DAİMFED Malatya Şubesi tarafından düzenlenen istişare toplantısında inşaat sektörünün temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve iş insanları bir araya geldi. Toplantıya eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve DAİMFED Genel Koordinatörü Fatma Güldemet Sarı, DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, STK temsilcileri ve iş dünyası katıldı. Toplantıda 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmaları değerlendirilirken, yapı sektöründe denetim, mesleki yeterlilik ve güvenli şehirleşmenin önemi üzerinde duruldu.   Esen: “Depremle Mücadelenin Yolu Denetim Ve Dönüşümden Geçiyor” DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, federasyonun Malatya yapılanmasını yaklaşık 2,5 yıl önce zorlu bir süreçte oluşturduklarını belirterek, depremlerin yalnızca kentteki yapıları değil, inşaat sektörünün toplumdaki imajını da olumsuz etkilediğini söyledi. Deprem sonrasında hasar tespit süreçlerinde yaşanan sorunlara dikkat çeken Esen, bazı binaların yıkılması gerekirken yıkılmadığını, bazı yapıların ise gereksiz yere yıkılarak milli servetin zarar gördüğünü savundu. Federasyon olarak hasar tespit mevzuatının yeniden düzenlenmesine katkı sunduklarını ifade eden Esen, şunları kaydetti: “Şehrimiz enkazların arasındayken müteahhit ve mühendis olduğunu söyleyen insanların kendilerini ifade etmekte güçlük yaşadığı bir dönemden geçtik. Bugün ise proje üreten, fikirlerini ortaya koyan ve gerektiğinde mesleği ile şehri adına söz söyleyen güçlü bir yapıya dönüştük.”   “30-40 Yıllık Binaların Sorumluluğu Tek Bir İmzaya Yüklenmemeli” Deprem davalarında meslektaşlarının yaşadığı hukuki sorunlara da değinen Esen, yapı güvenliğinin yalnızca inşaat aşamasıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini vurguladı. Esen, “30-40 yıllık binaların bütün sorumluluğunun yıllar önce atılmış ve arşiv raflarına kaldırılmış imzaların üzerine bırakılmaması gerektiğini her platformda söylüyoruz. Binaların belirli periyotlarda denetlenmesi ve muayene edilmesi gerektiğini savunuyoruz. Çünkü bu ülkede depremle gerçek mücadelenin yolu denetim ve dönüşümden geçmektedir” dedi. Sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini de belirten Esen, Malatya’nın geleceğinin yalnızca yeni binalarla değil, ticari, sosyal ve kültürel hayatın yeniden güçlenmesiyle şekilleneceğini ifade etti. Somut proje üretmeden yalnızca sosyal medya üzerinden yapılan eleştirilere tepki gösteren Esen, “Bizim için kıstas kimin hangi masada oturduğu değil, şehrimiz ve sektörümüz adına o masaya ne koyabildiğidir. Söylemden çok proje üretmenin, görüntüden çok ortaya eser koymanın kıymetli olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.   Karslıoğlu: “Malatya’da Müteahhit Sayısı 2 Binden 150’ye Düştü”   DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ise müteahhitlik sektöründe mesleki yeterlilik ve kayıt sisteminin önemine dikkat çekti. Geçmişte farklı meslek gruplarından çok sayıda kişinin müteahhitlik yapabildiğini belirten Karslıoğlu, sektörde uygulamaya alınan sınıflandırma ve kayıt düzenlemelerinin önemli bir dönüşüm sağladığını söyledi. Karslıoğlu, “Malatya’da daha önce 2 bin olan müteahhit sayısı, A grubundan E1 grubuna kadar olan sınıflandırmada 150’ye düştü. Adana’da ise 3 bin 200 olan sayı 241’e geriledi. Bu durum mesleğimizin artık belirli kriterler çerçevesinde kayıt altına alındığını gösteriyor” diye konuştu. İnşaat sektörünün ekonomik zorluklara rağmen üretim faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade eden Karslıoğlu, deprem bölgesinde yürütülen konut çalışmalarında emeği geçen müteahhitlere, mühendislere, teknik personele ve işçilere teşekkür etti.   “Türkiye İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu’nu Kuracağız”   Sektör temsilcilerinin daha güçlü bir organizasyon yapısına kavuşması gerektiğini vurgulayan Karslıoğlu, yeni bir konfederasyon kurulması için hazırlık yaptıklarını açıkladı. Karslıoğlu, “Türkiye İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu adı altında isim patentimizi aldık. Türkiye’nin ikinci inşaat müteahhitleri konfederasyonunu kuracağız. Malatya’dan başlayarak diğer 14 ilimizle birlikte güç birliği içerisinde yolumuza devam edeceğiz” dedi. Malatya Şubesinin federasyon yapılanmasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Karslıoğlu, Şube Başkanı Kadircan Esen ve yönetim kurulunun çalışmalarını takdir ettiğini söyledi.   Sarı: “Malatya’da 79 Bin 660 Bağımsız Bölüm Tamamlandı” Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve DAİMFED Genel Koordinatörü Fatma Güldemet Sarı da konuşmasında 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarına ilişkin verileri paylaştı. Deprem bölgesinde büyük bir yeniden yapılanma sürecinin yürütüldüğünü ifade eden Sarı, Türkiye genelinde 455 bin 357 bağımsız bölümün tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini belirtti. Malatya’daki çalışmalara ilişkin rakamları da açıklayan Sarı, “Malatya’da 62 bin 540 konut, 13 bin 32 köy evi ve 4 bin 88 iş yeri olmak üzere toplam 79 bin 660 bağımsız bölüm tamamlandı. Türkiye’nin en büyük şantiyesi ise 28 bin 289 bağımsız bölümün inşa edildiği Malatya İkizce TOKİ şantiyesi oldu” ifadelerini kullandı.   “Bir Şehri Yeniden İnşa Etmek Sadece Bina Yapmak Değildir” Deprem sonrası şehirlerin sosyal ve kültürel dokusunun korunmasının önemine değinen Sarı, yeniden yapılanma çalışmalarının yalnızca fiziksel dönüşüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Sarı, “Bir şehir hafızasıyla, çarşısıyla, mahallesiyle, sokağıyla, komşuluğuyla ve insanıyla bir bütündür. Bu nedenle 6 Şubat’tan sonra önümüzde yalnızca bir inşa görevi yoktur. Şehirlerimizi yeniden yaşanabilir hale getirmenin sorumluluğu vardır” dedi. İnşaat sektörünün insan hayatıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Sarı, yapı kalitesinin ve meslek ahlakının her şeyin önünde tutulması gerektiğini belirtti.   “Deprem Yönetmeliğine Uymak Vicdani Bir Sorumluluktur”   Güvenli yapılaşmanın ancak bilimsel veriler, doğru mühendislik uygulamaları ve etkin denetimle mümkün olacağını vurgulayan Sarı, şöyle konuştu: “Daha iyi mühendislik göstermeliyiz. Daha doğru zemin etütleri yapmalıyız. Daha nitelikli malzeme kullanmalıyız. Daha güçlü denetim mekanizmaları kurmalıyız. Daha kapsamlı ve kalıcı şehir planları yapmalıyız. Bütün bunların üzerine daha güçlü bir meslek ahlakını getirmemiz gerekiyor. Çünkü deprem yönetmeliğine uymak yalnızca teknik bir mesele ve zorunluluk değildir. İnsan hayatına karşı vicdani ve ahlaki bir sorumluluktur.” DAİMFED’in kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm, yapı güvenliği ve mesleki eğitim alanındaki çalışmalarını önemsediklerini belirten Sarı, sektörün nitelikli teknik personel ihtiyacının karşılanmasına yönelik faaliyetlerin de sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.   “6 Şubat’ı Unutmayacağız” Konuşmasının sonunda 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri anan Sarı, yaşanan felaketin daha güvenli şehirler oluşturulması için önemli dersler içerdiğini söyledi. Sarı, “6 Şubat’ı unutmayacağız. Ancak bu büyük felaketi daha güvenli yapıların, daha bilinçli bir şehirleşmenin ve daha güçlü bir yapı sektörünün başlangıç noktası haline getireceğiz. Malatya’nın yeniden yükselen her binasında, yeniden açılan her dükkânında ve yeniden hayat bulan her sokağında büyük bir emeğin, mücadelenin ve umudun izini görüyoruz” ifadelerini kullandı. Toplantı, sektör temsilcilerinin Malatya’nın yeniden yapılanma süreci ve inşaat sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmeleriyle devam etti.

15.10.2026 70
ASAYİŞ

Malatya’da 24 Saatlik Asayiş Bilançosu: 16 Bin 913 Kişi Sorgulandı

Malatya’da polis ve jandarma ekiplerince son 24 saatte gerçekleştirilen denetimlerde 16 bin 913 kişi sorgulanırken, 3 bin 515 araç kontrol edildi. Trafik denetimlerinde ise 456 sürücüye toplam 3 milyon 46 bin 245 TL idari para cezası uygulandı.   Malatya Valiliği, 14 Ekim saat 08.00 ile 15 Ekim saat 08.00 arasında il genelinde gerçekleştirilen asayiş, narkotik, trafik ve düzensiz göçle mücadele çalışmalarının bilançosunu açıkladı. Kent genelinde kamu düzeninin sağlanması, suçların önlenmesi ve aranan şahısların yakalanması amacıyla 158 ekip ve 407 personelin katılımıyla 69 farklı noktada denetim gerçekleştirildi.   16 Bin 913 Kişi Sorgulandı   Genel asayiş uygulamalarında 16 bin 913 kişinin kimlik sorgulaması yapılırken, 3 bin 515 araç kontrol edildi. Denetimlerde 2 kayıp şahıs bulunurken, hırsızlık suçundan aranan 3 kişi, yoklama kaçağı 18 kişi ve ifadeye yönelik aranan 14 kişi tespit edildi. Ayrıca haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 6 kişi yakalandı. Uygulamalarda 2 kesici alet ele geçirilirken, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında 10 işlem gerçekleştirildi. Ekipler tarafından 90 park ve bahçe, 63 metruk bina, 31 kıraathane, 31 umuma açık yer, 14 KYK yurt çevresi ile 210 okul çevresinde denetim yapıldı.   Trafikte 3 Milyon Lirayı Aşan Ceza   Trafik ekiplerinin gerçekleştirdiği denetimlerde 4 bin 373 araç ve sürücü kontrol edildi. Kurallara uymadığı belirlenen 456 sürücüye toplam 3 milyon 46 bin 245 TL idari para cezası uygulanırken, 6 araç trafikten men edildi, 3 sürücünün ehliyeti geri alındı. Son 24 saatte kent genelinde 1 yaralanmalı ve 5 maddi hasarlı trafik kazası meydana geldi.   İki Mahallede Uyuşturucu Ele Geçirildi   Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen çalışmalarda, Hasan Varol Mahallesi’nde bir şahıstan 8,2 gram, Hasırcılar Mahallesi’nde ise bir şahıstan 3 gram sentetik kannabinoid ele geçirildi. Okul Ve Yurt Çevreleri Denetlendi Öğrencilerin güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalarda 210 okul çevresinde 833 kişi ve 378 araç sorgulandı. Ayrıca 14 yurt çevresinde 148 kişi ile 66 araç kontrol edildi. Denetimlerde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadı. Öğrenci servislerine yönelik 6 uygulamada ise 139 araç sorgulandı. Kurallara aykırı hareket ettiği belirlenen 14 araca toplam 35 bin 745 TL idari para cezası uygulandı.   Düzensiz Göçle Mücadele Sürüyor   Göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında Kernek Mobil Göç Aracı’nda 29 yabancı uyruklu kişinin sistem ve evrak sorgulaması gerçekleştirildi. Yapılan kontrollerde vize ihlali tespit edilen İran uyruklu bir kişi, işlemlerinin ardından Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi. Malatya Valiliği, kent genelinde huzur ve güvenliğin sağlanmasına yönelik denetimlerin sürdürüldüğünü bildirdi.

15.10.2026 99
GENEL

Anne ve Oğlu Yan Yana Toprağa Verildi: Aile İki Acıyı Birden Yaşadı

Malatya’nın Akçadağ ilçesinde hayatını kaybeden 65 yaşındaki Rabia Bozkurt ile annesinin ölüm haberini aldıktan sonra kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren 35 yaşındaki oğlu Mehmet Bozkurt, bugün son yolculuklarına uğurlandı. Anne ve oğlunun aynı gün hayatını kaybetmesiyle sarsılan aile, iki acıyı birden yaşarken Sarıhacı Mahallesi’nde büyük üzüntü hakim.   Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı Sarıhacı Mahallesi’nde yaşanan çifte acının ardından anne ve oğlu bugün toprağa verildi. Yücel Bozkurt’un eşi Rabia Bozkurt (65) ile annesinin vefat haberini Antalya’da aldıktan sonra kahvaltı sırasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden 3 çocuk babası Mehmet Bozkurt (35), gözyaşları arasında son yolculuklarına uğurlandı.   Annesinin Acısına Oğlunun Acısı Eklendi Rabia Bozkurt’un vefatının ardından Antalya’da yaşayan oğlu Mehmet Bozkurt’a acı haber verildi. Annesinin ölüm haberini alan 35 yaşındaki Bozkurt, kısa süre sonra kahvaltı yaptığı sırada kalp krizi geçirdi. Yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayan genç adamın ölümü, ailesini ikinci kez yasa boğdu. Bir gün içerisinde hem eşini hem de oğlunu kaybeden Yücel Bozkurt, hayatının en ağır acılarından biriyle karşı karşıya kaldı.   Anne ve Oğlu Yan Yana Defnedildi   Antalya’dan Malatya’ya getirilen Mehmet Bozkurt’un cenazesi, adli tıptaki işlemlerin ardından Malatya Şehir Mezarlığı morguna kaldırıldı. Anne Rabia Bozkurt ile oğlu Mehmet Bozkurt’un cenazeleri, bugün Akçadağ ilçesine bağlı Sarıhacı Mahallesi’nde yan yana toprağa verildi. Anne ve oğlunun aynı gün yaşamını yitirmesi, mahalle sakinleri ve yakınları arasında büyük üzüntüye neden oldu.   Köyde Acı Tarif Edilemiyor Sarıhacı Mahallesi’nde anne ve oğlunun ölümünün ardından hüzün hakim. Aynı aileden iki kişinin peş peşe hayatını kaybetmesi, yakınlarını ve mahalle sakinlerini derinden etkiledi. Özellikle annesinin vefat haberinin ardından yaşamını yitiren 3 çocuk babası Mehmet Bozkurt’un ölümü, acıyı daha da ağırlaştırdı.   Acılı Baba Taziyeleri Kabul Ediyor Aynı gün hem hayat arkadaşını hem de evladını kaybeden Yücel Bozkurt, Sarıhacı Mahallesi’ndeki evlerinde taziyeleri kabul ediyor. Akrabaları, komşuları ve yakınları, iki büyük kayıp yaşayan Bozkurt ailesini yalnız bırakmayarak acılarını paylaşmaya çalışıyor. Anne ve oğlunun yan yana toprağa verildiği Sarıhacı Mahallesi’nde, geride iki yakınını aynı gün kaybeden acılı bir baba ve babalarını kaybeden üç çocuk kaldı.

14.10.2026 87
GENEL

Arıların Saldırısına Uğradı, Ölümden Döndü

Elazığ’ın Baskil ilçesinde kovanlarının bakımını yaptığı sırada yüzlerce arının saldırısına uğrayan arıcı Nuri Toğantemur, vücudunun çeşitli yerlerinden sokuldu. Bilincini kaybeden ve hastaneye kaldırılan Toğantemur, Malatya’da gördüğü tedavinin ardından taburcu edildi. Arıcının saldırgan arılardan kurtulmaya çalıştığı anlar kameraya yansıdı.   Elazığ’ın Baskil ilçesinde arıcılık yapan Nuri Toğantemur, kovanlarına bakım yapmak istediği sırada arıların saldırısına uğradı. Arılara şerbet ve kek vermek amacıyla kovanın kapağını açan Toğantemur, bir anda yüzlerce arının hedefi oldu. Koruyucu kıyafetindeki yırtıklardan içeri giren arılar, Toğantemur’u vücudunun çeşitli yerlerinden soktu.   Arılardan Kaçmaya Çalıştı, Kurtulamadı   Arıların saldırısı karşısında büyük panik yaşayan Toğantemur, önce bir kayısı ağacının dibine sığındı. Ancak arıların saldırısının devam etmesi üzerine kaçmaya başladı. Özellikle ayak ve bacaklarından çok sayıda arının soktuğu Toğantemur, son çare olarak üzerindeki koruyucu kıyafeti çıkararak arılardan uzaklaşmaya çalıştı. Yaşanan korku dolu anlar ise kameraya saniye saniye yansıdı.   Bilincini Kaybetti, Malatya’ya Sevk Edildi Çok sayıda arının sokması sonucu fenalaşan Toğantemur, yeğeni tarafından Malatya’nın Kale ilçesindeki Kale Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Hastaneye ulaştığında bilincinin kapandığını ve gözlerinin karardığını belirten Toğantemur’a acil serviste ilk müdahale yapıldı. Buradaki müdahalenin ardından ambulansla Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edilen Toğantemur, tedavi altına alındı. Tedavisi tamamlanan arıcı, sağlık durumunun düzelmesi üzerine taburcu edildi.   “Kovanı Açtım, Bir Anda Üzerime Saldırdılar”   Yaşadığı korku dolu anları anlatan Nuri Toğantemur, arıların bir anda saldırıya geçtiğini belirterek, “Arılara şerbet ve kek verecektim. Kovanın kapağını açtım, birden bana saldırdılar. Üzerimdeki kıyafet biraz delinmiş ve yırtılmıştı. Arılar oradan içeri girince her tarafımı sokmaya başladılar. Ayaklarıma ve bacaklarıma doluştular” dedi.   “Gözlerim Karardı, Hiçbir Şey Göremedim” Arılardan kurtulmak için büyük mücadele verdiğini söyleyen Toğantemur, “Bir kayısı ağacının dibine oturdum. Baktım olmuyor, kaçmaya başladım. Kaçtıkça daha fazla saldırdılar. Yapacak bir şey kalmayınca en son kıyafeti çıkarıp attım. Yeğenim beni hastaneye götürdü. Hastaneye geldiğimde bilincim kapalıydı, gözlerim kararmıştı, hiçbir şey göremiyordum. Acilde yapılan müdahale, iğne ve serum tedavisinden sonra biraz kendime geldim. Kale’den ambulansla Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edildim. Allah’a çok şükür şimdi iyiyim” ifadelerini kullandı. Yaşadığı olayın ardından sağlığına kavuşan Toğantemur’un arılardan kurtulmak için verdiği mücadele, kameralara yansıyan görüntülerle ortaya çıktı.

14.10.2026 108
GENEL

Darende’de Badem Bereketi: Üreticinin Sorunu Pazar

Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nde 200 bini aşkın badem ağacında hasat başladı. Verimli bir sezon geçiren üreticiler, ürünlerini pazarlamakta güçlük çekerken, bölgede ortak badem kırma ve eleme tesisi kurulmasını istiyor.   Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nde badem hasadı başladı. Her yıl binlerce yeni fidanın toprakla buluşturulduğu mahallede, badem üretimi giderek yaygınlaşırken üreticilerin en büyük sorunu pazarlama olmaya devam ediyor. Bu yıl kilogramı 140 liradan alıcı bulan bademde üreticilerin fiyat beklentisi ise 150-160 lira arasında.   Her Yıl 20 Bin Yeni Fidan Dikiliyor   Badem hasadının bu yıl oldukça verimli geçtiğini belirten üretici Hamit Baş, kayısıya kıyasla daha bereketli bir sezon yaşadıklarını söyledi. Baş, “Badem hasadına başladık. Bu sene hasadımız bol ve bereketli geçiyor. Kayısıya oranla biraz daha bereketli bir yıl. Daha önce köylümüz Adnan Çomoğlu’nun bahçesinde hasada başladık. Bu yıl bereketli bir sene” dedi. Yeniköy’de badem yetiştiriciliğine ilginin her geçen yıl arttığını kaydeden Baş, mahallede yılda yaklaşık 15 ila 20 bin yeni badem fidanı dikildiğini, buna bağlı olarak üretim kapasitesinin de sürekli yükseldiğini ifade etti.   Üretici Pazar Bulmakta Zorlanıyor   Üretimdeki artışa rağmen pazarlama konusunda ciddi sıkıntılar yaşadıklarını dile getiren Baş, bademin kayısı gibi yaygın bir ticaret ağına sahip olmadığını söyledi. Baş, “Badem ticareti kayısı ticareti gibi yapılmıyor. Bademi Gaziantep’te, Adıyaman’da ve Şanlıurfa’da alanlar var. Malatya civarında badem alımı pek fazla yok. Bu konuda biraz sıkıntı yaşıyoruz. Devlet büyüklerimiz bu konuya el atıp bize yardımcı olurlarsa minnettar kalırız” ifadelerini kullandı. Yeniköy’ün iklim ve toprak yapısıyla badem yetiştiriciliğine oldukça elverişli olduğunu belirten Baş, kendi bahçesinde yaklaşık bin 100 ila bin 150 ağaç bulunduğunu, bu yıl 8 ila 10 ton arasında ürün beklediğini söyledi. Baş, ağaçların gelişimini sürdürdüğünü belirterek Yeniköy’ün gelecekte önemli bir badem üretim merkezi olabileceğini kaydetti.   Titreşimli Makinelerle Hasat Kolaylaştı   Badem üreticisi Turgut Doğan ise hasatta kullanılmaya başlanan titreşimli makinelerin hem işçilik maliyetini düşürdüğünü hem de üreticilere zaman kazandırdığını söyledi. Geçmişte bademlerin sırıklarla silkelenerek toplandığını anlatan Doğan, yeni sistemde ağaç dallarının titreşim yoluyla silkelenmesi sayesinde hasadın daha kısa sürede gerçekleştirildiğini belirtti. Makineli hasadın ağaçların korunması açısından da avantaj sağladığını ifade eden Doğan, üreticilerin ortak makine kullanımıyla maliyetlerini daha da azaltabileceklerini dile getirdi.    Hasat Kasım Başına Kadar Sürecek   Badem hasadının hava koşullarına bağlı olarak ekim ayı sonu ile kasım ayının ilk haftasında tamamlandığını belirten Doğan, yağışlı havaların hasat sürecini olumsuz etkileyebildiğini söyledi. Bademlerin yeterince olgunlaşmadan makineyle silkelenmesinin ürüne zarar verebileceğine dikkat çeken Doğan, hasat zamanlamasının büyük önem taşıdığını vurguladı.   Kayısıya Göre Daha Az Zahmetli   Bademin hasat sonrası işlemlerinin kayısıya kıyasla daha kolay olduğunu anlatan Doğan, ürünlerin toplandıktan sonra kabuk soyma makinelerine aktarıldığını, ardından kurutularak satışa hazır hale getirildiğini söyledi. Doğan, “Bademleri topluyor, römorka yüklüyor ve kabuk soyma makinesine aktarıyoruz. Makinede dış kabuğu ayrılıyor, ardından kuruması için sergiye seriyoruz. Güneşli havada yaklaşık iki günde kuruyor. Daha sonra çuvallama ve paketleme işlemlerini yapıyoruz. Kayısıda yedi-sekiz kez kaldırıp indirme işi bizi oldukça yoruyor. Bademde ise daldan indiriyoruz, makineye veriyoruz ve seriyoruz” diye konuştu.   Ortak Kırma Ve Eleme Tesisi Talebi   Üreticilerin en önemli beklentilerinden birinin ortak badem kırma ve eleme tesisi olduğunu belirten Doğan, böyle bir yatırımın ürünün katma değerini artıracağını ifade etti. Doğan, “Köylü olarak bir araya gelip ortak bir tesis kursak, iç bademi çıkarıp daha farklı şekilde pazara sunabiliriz. Kavurma da yapabiliriz. Böylece aracıları azaltarak ürünümüzü doğrudan kuruyemişçilere ulaştırabiliriz” dedi. Bademin yalnızca iç kısmının değil, kabuklarının da ekonomik değere dönüştürülebileceğini belirten Doğan, kabukların yakacak olarak kullanılabileceğini ve pelet üretiminde değerlendirilebileceğini söyledi.   Bademde Hedef 160 Lira   Badem fiyatlarının son iki yılda yükseldiğini belirten Doğan, üreticilerin mevcut fiyatların daha da artmasını beklediğini söyledi. Doğan, “İki yıl önce bademimizi toptan 80-85 liradan satıyorduk. Bu yıl kilogramı 140 liradan alıcı buluyor. Fiyatların 150-160 liraya yükselmesini umut ediyoruz” ifadelerini kullandı. Yeniköy’de her yıl artan badem üretimi bölge ekonomisine katkı sağlarken, üreticiler pazarlama ağının genişletilmesi, işleme tesislerinin kurulması ve ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştırılması konusunda destek bekliyor.

14.10.2026 100
POLİTİKA

Basri İlhan, Yeni Parti Malatya İl Başkanlığına Adaylığını Açıkladı

Yeni Parti Malatya İl Başkanlığı için aday adaylığını açıklayan Basri İlhan, göreve seçilmesi halinde ilk 100 gün içerisinde kapsamlı bir çalışma programı hazırlayacaklarını belirterek birlik, beraberlik ve ortak akıl vurgusu yaptı. Yeni Parti Malatya İl Başkanlığı ön seçim süreci devam ederken, iş insanı ve Malatya Ticaret ve Sanayi Odası eski Başkan Vekili Basri İlhan, düzenlenen programla il başkanlığına aday adaylığını açıkladı. Partililerin katıldığı programda konuşan İlhan, Malatya’nın deprem sonrası yaşadığı sorunlardan esnaf ve kayısı üreticilerinin beklentilerine, parti teşkilatının güçlendirilmesinden seçim hazırlıklarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.   Ön Seçim 18 Ekim’de Yapılacak Programda konuşan Yeni Parti Malatya İl Başkanı Barış Yıldız, il başkanlığı ön seçiminin 18 Ekim Pazar günü, kongrenin ise 24 Ekim’de gerçekleştirileceğini belirtti. Yıldız, gerekli imzaları toplayarak resmi başvurusunu yapan Basri İlhan’a başarılar diledi.   Malatya’nın Sorunlarına Dikkat Çekti Adaylık açıklamasında iş dünyasındaki deneyimlerine değinen Basri İlhan, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekilliği döneminde üreticilerin, esnafın ve sanayicilerin sorunlarını yakından takip ettiğini söyledi. Adaylığının bir makam arayışı olmadığını ifade eden İlhan, sorumluluk üstlenmek, mücadele etmek ve ortak hedefler doğrultusunda çalışmak amacıyla yola çıktığını belirtti. 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getiren İlhan, kayısı üreticilerinin yaşadığı mağduriyetlere, esnafın ekonomik sıkıntılarına, sanayicilerin finansman ve üretim sorunlarına ve gençlerin gelecek kaygısına dikkat çekti.   İlk 100 Gün İçin Yol Haritasını Açıkladı   İl başkanlığına seçilmesi halinde ilk 100 gün içerisinde kapsamlı bir çalışma programı oluşturacaklarını belirten İlhan, ilçelerin önceliklerini belirleyeceklerini, teşkilattaki eksiklikleri gidermek ve seçim hazırlıklarını planlamak için çalışacaklarını söyledi. İlhan, “Çalışmalarımızda ilçelerin önceliklerinin belirlenmesi, örgütsel eksiklerin giderilmesi ve seçim çalışmalarının planlanması gibi temel başlıkları ele alacağız. Ayrıca çalışmalarımızı üyelerimizle düzenli şekilde paylaşacağız. İlçe başkanlarımızla düzenli toplantılar gerçekleştirecek, mahalle temsilcilerimizin, kadın ve gençlik kollarımızın karar süreçlerine etkin katılımını sağlayacağız” dedi. Görev dağılımında liyakat, emek ve sorumluluğun esas alınacağını kaydeden İlhan, hiçbir ilçenin geri planda kalmadığı, her üyenin görüşünün önemsendiği bir teşkilat yapısı oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.   Ağbaba Ve Yıldız’a Teşekkür Etti Konuşmasında Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın çalışmalarına da değinen İlhan, depremzedelerin, esnafın, çiftçilerin ve emekçilerin sorunlarını gündeme taşıdığı için Ağbaba’ya teşekkür etti. İlhan, yakın zamanda sağlık sorunu yaşayan Ağbaba’ya geçmiş olsun dileklerini iletti. Partinin Malatya’daki kuruluş sürecinde görev alan İl Başkanı Barış Yıldız’a da teşekkür eden İlhan, bugüne kadar teşkilata emek verenlerin çalışmalarına sahip çıkacaklarını belirtti.   Birlik Ve Beraberlik Mesajı Verdi Parti içerisinde ayrışmaya değil, ortak hedefler etrafında birleşmeye ihtiyaç olduğunu vurgulayan İlhan, kişisel hesapların ve kırgınlıkların teşkilat çalışmalarının önüne geçmemesi gerektiğini söyledi. Yönetim anlayışının temelinde ortak akıl, istişare ve katılımcılığın bulunacağını belirten İlhan, “Üyelerin görüşlerine değer veren, farklı düşüncelerin saygıyla karşılandığı ve yöneticilerin hesap verdiği bir örgüt yapısı hedefliyoruz. Bütün sorunların kısa sürede çözüleceğine ilişkin bir vaat vermiyoruz ancak çok çalışacağımızı, birbirimizi dinleyeceğimizi ve sorunların takipçisi olacağımızı taahhüt ediyorum” ifadelerini kullandı. Basri İlhan, konuşmasını birlik ve dayanışma mesajlarıyla tamamlayarak ön seçimde üyelerin ortaya koyacağı demokratik iradeye saygı duyacağını ve Malatya’da parti teşkilatını güçlendirmek için sorumluluk almaya hazır olduğunu kaydetti.

13.10.2026 119
EKONOMİ

Malatya Havalimanı’nda 9 Ayda 640 Bin Yolcuya Hizmet Verildi

Malatya Havalimanı, 2026 yılı Eylül ayında 72 bin 547 yolcuya hizmet verdi. Yılın ilk 9 ayında ise havalimanını kullanan yolcu sayısı 640 bin 353’e ulaştı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, Malatya Havalimanı’nın 2026 yılı Eylül ayına ilişkin yolcu, uçak ve yük trafiği istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan veriler, havalimanında yılın ilk 9 ayında 640 bini aşkın yolcuya hizmet verildiğini ortaya koydu.   Eylül Ayında 436 Uçak İniş Kalkış Yaptı   DHMİ verilerine göre, Malatya Havalimanı’nda Eylül ayında iç hatlarda 71 bin 83, dış hatlarda ise bin 464 yolcuya hizmet verildi. Böylece toplam yolcu trafiği 72 bin 547 olarak kayıtlara geçti. Aynı dönemde havalimanına iniş ve kalkış yapan uçak sayısı iç hatlarda 422, dış hatlarda 14 olmak üzere toplam 436 oldu. Havalimanında taşınan kargo, posta ve bagajdan oluşan yük trafiği ise 672 ton olarak gerçekleşti.   9 Ayda 640 Bin Yolcu   Malatya Havalimanı’nın Ocak-Eylül 2026 dönemine ilişkin verileri de açıklandı. Buna göre yılın ilk 9 ayında toplam 640 bin 353 yolcu havalimanını kullandı. Bu dönemde uçak trafiği 4 bin 50 olarak gerçekleşirken, toplam yük trafiği 5 bin 355 tona ulaştı.   Yolcuların Büyük Bölümü İç Hatları Tercih Etti   Eylül ayı verilerine göre Malatya Havalimanı’nı kullanan yolcuların yaklaşık yüzde 98’ini iç hat yolcuları oluşturdu. Dış hat yolcularının toplam yolcu trafiğindeki payı ise yaklaşık yüzde 2 seviyesinde kaldı. Açıklanan rakamlar, Malatya’nın hava yolu ulaşımında ağırlıklı olarak iç hat seferlerinden yararlandığını gösterdi. Malatya Havalimanı’nın yılın son üç ayında göstereceği performansla birlikte 2026 yılı toplam yolcu trafiği de netlik kazanacak.

13.10.2026 95
ÇEVRE

Anadolu’nun Taşlara Kazınan Hafızası Kayıt Altına Alınıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma kapsamında, Türk-İslam medeniyetinin izlerini taşıyan yaklaşık 7 bin mezar taşı ve kitabe belgelendi. 2025 yılında 4 ilde başlatılan saha çalışmaları 2026'da 18 ile genişletilirken, tarihi eserlerin dijital ortamda kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.   Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anadolu'nun yüzyıllara uzanan tarihî ve kültürel mirasını korumak amacıyla mezar taşları ve kitabeleri kayıt altına alıyor. 2024 yılında hayata geçirilen "Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi" kapsamında, geçmiş dönemlerin sosyal yaşamına, sanat anlayışına ve kültürel özelliklerine ışık tutan eserler bilimsel yöntemlerle belgeleniyor. Projenin ilk saha çalışmaları 2025 yılında Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da gerçekleştirilirken, 2026 yılında çalışma kapsamındaki il sayısı 18'e yükseldi.   Yaklaşık 7 Bin Tarihî Eser Belgelendi   Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, projenin ulaştığı aşamaya ilişkin bilgiler paylaştı. Türk-İslam medeniyetinin asırlık izlerini taşıyan mezar taşları ve kitabelerin ülke genelinde kayıt altına alındığını belirten Ersoy, "2024 yılında hayata geçirdiğimiz Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi kapsamında; 2025'te Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da başlattığımız saha çalışmalarını bu yıl 18 ile taşıdık. Bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemlerini gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.   İlk Yıl 859 Mezar Taşı Kayıt Altına Alındı   Projenin 2025 yılındaki ilk saha uygulamalarında dört ilde önemli sayıda tarihî eser tespit edildi. Denizli'nin Acıpayam ilçesindeki Alaattin Mahallesi Mezarlık Alanı'nda 243 şahide, İstanbul'daki Şeyh Mustafa Devâtî Haziresi'nde 504, Tokat'taki Mahmutpaşa Camii Haziresi'nde 13 ve Diyarbakır'daki Fatih Paşa Camisi Haziresi'nde 99 mezar taşı belgelendi. Böylece ilk uygulama yılında toplam 859 eser kayıt altına alınırken, 2026 yılında genişletilen çalışmalarla belgelenen eser sayısı yaklaşık 7 bine ulaştı. Saha araştırmalarının yıl sonuna kadar devam etmesi planlanıyor.   Her Mezar Taşı Geçmişten Bir İz Taşıyor   Mezar taşları ve kitabelerin yalnızca hayatını kaybeden kişilerin isimlerini ve ölüm tarihlerini göstermediğini belirten uzmanlar, bu eserlerin ait oldukları dönemlerin toplumsal yapısını anlamada önemli tarihî kaynaklar olduğunu ifade ediyor. Taşlar üzerindeki yazılar, süslemeler, kullanılan semboller ve işçilik özellikleri; dönemin sanat anlayışı, kültürel birikimi ve sosyal yaşamına ilişkin bilgiler sunuyor. Bakan Ersoy da mezar taşlarının tarihî belge niteliği taşıdığına dikkat çekerek, "Her bir mezar taşı, her bir kitabe; bir ismin ötesinde yaşadığı dönemin dili, sanatı, inancı, estetik anlayışı ve toplumsal hayatından izler taşıyan tarihî bir belge niteliğinde" değerlendirmesinde bulundu.   Tarihî Eserler Dijital Ortama Taşınıyor   Projenin en önemli hedeflerinden birini, Türkiye'nin farklı bölgelerinde bulunan Türk-İslam dönemine ait mezar taşları ve kitabelerin ortak bir dijital veri tabanında bir araya getirilmesi oluşturuyor. Çalışmalar kapsamında belgelenen eserlerin dönemleri, bulundukları bölgeler, yapımında kullanılan malzemeler, yazı türleri, sanat üslupları ve kitabe özellikleri bilimsel açıdan değerlendirilebilecek. Oluşturulacak ulusal envanter sayesinde araştırmacıların tarihî eserler üzerinde karşılaştırmalı çalışmalar yapabilmesi ve farklı bölgelerin kültürel özelliklerini inceleyebilmesi amaçlanıyor.   Kaybolma Riski Taşıyan Kültürel Miras Korunacak   Yüzyıllardır açık alanlarda bulunan mezar taşları ve kitabeler, doğal aşınma, çevresel etkiler ve insan kaynaklı tahribat nedeniyle zaman içerisinde zarar görebiliyor. Eserlerin dijital ortamda belgelenmesi, üzerlerindeki yazı ve süslemelerin mevcut durumlarının kayıt altına alınması açısından da önem taşıyor. Projenin ülke geneline yayılmasıyla birlikte özellikle eski mezarlıklarda, cami hazirelerinde ve tarihî yerleşim alanlarında bulunan eserlerin bilimsel envanterinin oluşturulması hedefleniyor.   Hedef Türkiye Genelinde Kapsamlı Bir Envanter   Kültür ve Turizm Bakanlığı, çalışmaların ilerleyen yıllarda Türkiye'nin tamamını kapsayacak şekilde genişletilmesini planlıyor. Bakan Ersoy, projenin uzun vadeli hedefini açıklayarak, "Hedefimiz, ülkemizin dört bir yanındaki bu eşsiz mirası ortak bir dijital veri tabanında buluşturmak ve zaman içerisinde kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürmek. Anadolu'nun taş üzerindeki hafızasını bilimsel yöntemlerle kayıt altına alıyor, koruyor ve gelecek kuşaklara aktarıyoruz" ifadelerini kullandı. Projenin tamamlanmasıyla Türk-İslam döneminden günümüze ulaşan mezar taşları ve kitabelere ilişkin ülke çapında önemli bir bilimsel arşiv oluşturulması amaçlanıyor.  

12.10.2026 67
ASAYİŞ

Malatya'da Bir Haftada 90 Bin Kişiye Sorgulama, 589 Araç Trafikten Men Edildi

Malatya Valisi Seddar Yavuz başkanlığında gerçekleştirilen Haftalık İl Güvenlik, Asayiş ve Koordinasyon Toplantısı'nda 5-11 Ekim 2026 tarihleri arasındaki güvenlik faaliyetlerinin bilançosu açıklandı. Kent genelinde 90 bin 831 kişi ve 38 bin 553 araç sorgulanırken, 323 yoklama kaçağı tespit edildi. Uyuşturucu operasyonlarında 9 kişi tutuklandı, trafik denetimlerinde ise 589 araç trafikten men edildi.   Malatya'da emniyet ve jandarma birimlerinin suçların önlenmesi, suçluların yakalanması ve kamu düzeninin sağlanmasına yönelik bir haftalık faaliyetleri değerlendirildi. Vali Seddar Yavuz başkanlığında düzenlenen Haftalık İl Güvenlik, Asayiş ve Koordinasyon Toplantısı'nda uyuşturucuyla mücadele, terör örgütleri, aranan şahıslar, trafik güvenliği, okul çevrelerinde alınan tedbirler ve düzensiz göçle mücadele çalışmaları ele alındı. Malatya Valiliği tarafından paylaşılan 5-11 Ekim 2026 tarihli verilere göre, kent genelinde asayiş, narkotik ve trafik alanlarında çok sayıda denetim ve uygulama gerçekleştirildi.   Bir Haftada 414 Asayiş Olayı Meydana Geldi   Emniyet ve jandarma ekiplerinin sorumluluk bölgelerinde bir haftalık süreçte toplam 414 asayiş olayı kayıtlara geçti. Bu olaylardan 371'i aydınlatılırken, 439 kişi hakkında işlem yapıldı. Kent genelindeki uygulama ve denetimlerde 90 bin 831 kişinin sorgulaması gerçekleştirildi. Yapılan kontrollerde ayrıca 323 yoklama kaçağı tespit edildi. Asayiş çalışmaları kapsamında 3 tabanca, 1 kurusıkı tabanca, 2 av tüfeği, 35 fişek ve 3 kesici alet ele geçirildi.   Uyuşturucu Operasyonlarında 9 Tutuklama   Uyuşturucu madde ticareti ve kullanımına yönelik yürütülen çalışmalarda ise bir haftada 32 narkotik olayı kayıtlara geçti. Bu olaylar kapsamında 39 şüpheli hakkında işlem yapılırken, adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 9'u tutuklandı. Narkotik operasyonlarında 44 bin 969 adet sentetik ecza hapı, 43 gram metamfetamin, 320 gram sentetik kannabinoid ve 40 gram esrar ele geçirildi. Emniyet ve jandarma birimlerinin uyuşturucuya yönelik gerçekleştirdiği operasyonlar, haftalık güvenlik değerlendirmesinin önemli gündem maddeleri arasında yer aldı.   Trafikte 38 Bin 553 Araç Sorgulandı   Trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik denetimlerde de yoğun bir çalışma yürütüldü. 5-11 Ekim tarihleri arasında kent genelinde 38 bin 553 taşıt ile 1.881 motosiklet sorgulandı. Denetimler kapsamında 3 bin 500 alkol kontrolü gerçekleştirildi. Trafik kurallarına aykırı durumlar nedeniyle 4 bin 396 şahsa cezai işlem uygulanırken, 589 araç trafikten men edildi.   755 Okul Servisi Denetlendi   Yeni eğitim öğretim döneminde öğrencilerin güvenli şekilde okullarına ulaşmalarını sağlamak amacıyla okul servislerine yönelik denetimler de sürdürüldü. Bu kapsamda kent genelinde 755 okul servisi kontrol edildi. Denetimler, haftalık koordinasyon toplantısında ele alınan okul güvenliği çalışmalarının önemli başlıklarından birini oluşturdu.   Güvenlik Çalışmaları Değerlendirildi   Vali Seddar Yavuz başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, terör örgütleriyle mücadele, aranan şahısların yakalanmasına yönelik faaliyetler ve düzensiz göçle mücadele konuları da gündeme geldi. İl genelinde kamu düzeninin korunması, suçların önlenmesi ve vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanmasına yönelik yürütülen çalışmalar değerlendirilirken, güvenlik birimleri arasındaki koordinasyon konuları ele alındı. Malatya Valiliğinin açıkladığı haftalık veriler, kent genelinde özellikle asayiş uygulamaları, uyuşturucuyla mücadele ve trafik denetimlerinde gerçekleştirilen çalışmaların kapsamını ortaya koydu.  

12.10.2026 67