Medya Malatya
Medya Malatya

“Kuraklık” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

10 sonuç
GENEL

Sayıştay MASKİ’nin Röntgenini Çekti: Kaçak Su, Denetimsiz İşletmeler ve Tartışmalı Atamalar!

Sayıştay’ın Malatya Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğünün 2025 yılı hesaplarına ilişkin denetim raporu, kurumun mali yönetiminden su kayıplarına, sanayi işletmelerinin denetiminden personel atamalarına kadar çok sayıda eksikliği ortaya çıkardı.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026’da yayımlanan MASKİ Genel Müdürlüğü 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, Malatya’nın su ve kanalizasyon hizmetlerini yürüten kurumda dikkat çekici uygulamaları gündeme taşıdı. Denetimlerde mali tablolara ilişkin bir, diğer idari ve mali işlemlere ilişkin 20 olmak üzere toplam 21 bulgu belirlendi. Özellikle çevresel denetimler, kamu kaynaklarının kullanımı, belediyeler arası hesap farklılıkları ve personel atamaları raporun öne çıkan başlıkları oldu.   468 işletmeden 398’inin geçerli izin belgesi yok Sayıştay denetçilerinin en dikkat çekici tespitlerinden biri, endüstriyel atıksu üreten işletmelerin izin ve denetim süreçlerinde yaşanan eksiklikler oldu. Rapora göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla MASKİ’nin sorumluluk alanında faaliyet gösteren 468 endüstriyel atıksu işletmesinin 388’inde Atıksu Bağlantı Kalite Kontrol İzin Belgesi bulunmadığı, 10 işletmenin ise belgesinin süresinin dolduğu belirlendi. Yalnızca 70 işletmenin geçerli izin belgesine sahip olduğu kaydedildi. Böylece işletmelerin yaklaşık yüzde 85’inin geçerli izin belgesi olmadan faaliyetlerini sürdürdüğü ortaya çıktı. Sayıştay, gerekli yaptırımların uygulanmamasının çevresel riskleri artırdığına ve mevzuata uygun çalışan işletmeler açısından eşitsizlik oluşturduğuna dikkat çekti.   Sanayi atıksularında denetim yetersiz kaldı   Raporda, 2025 yılı boyunca 468 işletmeden yalnızca 165’inin denetlendiği, bu işletmelerde toplam 205 denetim gerçekleştirildiği belirtildi. Atıksu numunesi alınan işletme sayısının ise yalnızca 25 olduğu, toplam 35 numune alma işlemi yapıldığı kaydedildi. Daha da dikkat çekici olan, yıl boyunca endüstriyel atıksu üreten işletmelere yönelik atıksu arıtma bedeli dahil herhangi bir idari yaptırım tahakkuk ettirilmemesiydi. Sayıştay, bu durumun mevzuata aykırı deşarjların etkin şekilde tespit edilmesini engellediğini ve yaptırım mekanizmasının işletilemediğini değerlendirdi.   Kaçak su kullanan bazı işletmelere düşük ceza   Denetimlerde ticarethanelerde kaçak su kullanımına yönelik ceza uygulamalarında da hatalar belirlendi. Rapora göre halı yıkama, oto yıkama, öğrenci yurdu ve düğün salonu gibi su tüketimi yüksek işletmelerin, mevzuat gereği büyük işletme kapsamında değerlendirilmesi gerekirken küçük işletme tarifesi üzerinden cezalandırıldığı tespit edildi. Bu uygulama, kaçak su kullanımına ilişkin tahakkukların mevzuatta öngörülen tutarların altında kalmasına yol açabilecek bir eksiklik olarak değerlendirildi.   İhaleye çıkılması gereken alımlar parçalara bölündü   Sayıştay raporunda kamu alımlarına ilişkin önemli bir tespit de yer aldı. Denetçiler, aynı nitelikte ve bütünlük arz eden bazı hizmet alımlarının doğrudan temin parasal limitlerinin altında kalacak şekilde kısımlara bölündüğünü belirledi. MASKİ yönetimi ise söz konusu alımların deprem sonrası altyapı hasarları, kuraklık ve acil hizmet ihtiyaçları nedeniyle gerçekleştirildiğini bildirdi. Sayıştay, idarenin gerekçelerini değerlendirmekle birlikte süreklilik gösteren ihtiyaçların önceden planlanarak ihale mevzuatına uygun yöntemlerle karşılanması gerektiğini vurguladı.   Özel kalem kadrosundan sınavsız memuriyet   Raporda personel atamalarına ilişkin tespitler de dikkat çekti. Sayıştay, Özel Kalem Müdürlüğüne atanan bazı kişilerin kısa süre bu görevde bulunduktan sonra diğer memur kadrolarına nakledildiğini ve böylece sınav şartı uygulanmadan devlet memurluğuna girişlerinin sağlandığını belirledi. Bu uygulama, kamu personel alımlarında liyakat, eşitlik ve sınav esaslarının korunması açısından önemli bir denetim bulgusu olarak rapora yansıdı.   Belediyelere aktarılmayan 184,8 milyon lira   Sayıştay’ın bir başka önemli tespiti, MASKİ tarafından tahsil edilen çevre temizlik vergisi paylarının ilgili belediyelere zamanında aktarılmaması oldu. Rapora göre 31 Aralık 2025 itibarıyla belediyelere aktarılmayan tutar toplam 184 milyon 884 bin 684 liraya ulaştı. En yüksek tutar 74 milyon 861 bin lirayla Yeşilyurt Belediyesine ait olurken, Battalgazi Belediyesinin 62 milyon 804 bin lira, Malatya Büyükşehir Belediyesinin ise 25 milyon 711 bin lira alacağı bulunduğu belirlendi. MASKİ, 2026 yılında bazı belediyelere nakit ödemeler yapıldığını ve karşılıklı mahsuplaşmalar gerçekleştirildiğini bildirdi. Ancak Sayıştay, söz konusu payların yasal sürelerinde aktarılması gerektiğini vurguladı.   Büyükşehir ile MASKİ’nin hesapları birbirini tutmadı   Denetimlerde MASKİ ile Malatya Büyükşehir Belediyesi arasındaki alacak ve borç kayıtlarında da uyumsuzluk tespit edildi. MASKİ kayıtlarında Büyükşehir Belediyesinden 34 milyon 989 bin liralık içme suyu alacağı bulunurken, Büyükşehir Belediyesinin ilgili hesabında bu tutarın sıfır olarak yer aldığı belirlendi. Nakit borçlanma ve zemin tahrip bedellerine ilişkin kayıtlarda da önemli farklılıklar saptandı. Özellikle zemin tahrip bedellerinde MASKİ’nin 147 milyon lira civarındaki borç kaydına karşılık Büyükşehir Belediyesinin kayıtlarında yaklaşık 859 milyon liralık tutar bulunması dikkat çekti.   Su kayıpları ve tarifeler de denetim konusu Raporda, içme suyu kayıp ve kaçaklarının önlenmesine yönelik tedbirlerde eksiklikler bulunduğu belirtildi. Su ve atıksu tarifelerinin maliyetler esas alınarak belirlenmediği, bazı abonelik türlerinde hatalı tarife uygulamalarına gidildiği ve hat bakım bedelinin abonelerden eşit şekilde tahsil edilmediği tespit edildi. 2025 yılı için aylık 7 lira artı KDV olarak belirlenen hat bakım bedelinin, özellikle sayaçların okunamadığı bazı kırsal aboneliklerde eksik tahakkuk ettirildiği veya hiç tahakkuk ettirilmediği kaydedildi.   MASKİ’nin gideri 3,7 milyar lirayı aştı Sayıştay’ın mali tablolarına göre MASKİ’nin 2025 yılı bütçe giderleri 3 milyar 731 milyon 443 bin lira olarak gerçekleşti. Net bütçe gelirleri ise 2 milyar 707 milyon 394 bin lira oldu. Bütçe giderleri, 2024 yılına göre yüzde 49,37 artarken faiz giderleri 293 milyon 514 bin liraya ulaştı. Mal ve hizmet alımlarına yaklaşık 1 milyar 976 milyon lira, sermaye giderlerine ise 1 milyar 283 milyon lira harcandı.   İç denetçi kadrosu bulunmuyor Sayıştay, MASKİ’de iç kontrol sisteminin kurulmasına yönelik çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ancak sistemin etkin şekilde işletilmesi açısından eksiklikler bulunduğunu da ortaya koydu. Raporda kurumda iç denetim birimi ve iç denetçi kadrosunun bulunmadığı, kurumsal risk yönetimine ilişkin çalışmaların yetersiz kaldığı ve iç kontrol sisteminin yıllık değerlendirmelerinin yapılmadığı belirtildi.   Bazı eksiklikler önceki yıldan devam ediyor Sayıştay raporunun izleme bölümünde, 2024 yılında tespit edilen bazı eksikliklerin 2025 yılında da sürdüğü görüldü. Özellikle özel kalem kadrosunun sınavsız memuriyete giriş için kullanılması, su ve atıksu tarifelerinin maliyet esaslı belirlenmemesi ve altyapı harcamalarına katılma paylarının tahsil edilmemesi konularında önceki yılın bulgularının giderilmediği kaydedildi. Su kayıp ve kaçaklarının önlenmesine ilişkin tedbirlerde ise önceki yılın bulgusunun kısmen yerine getirildiği belirtildi. Sayıştay’ın değerlendirmeleri, MASKİ’nin mali yönetim, çevresel denetim, personel politikası ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin süreçlerinde mevzuata uyumun güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Raporda yer alan tespitler, kurumun 2025 yılı işlemlerine ilişkin olup, bazı eksikliklerin giderilmesi amacıyla 2026 yılında başlatılan çalışmalar da idarenin yanıtlarında yer aldı.

4 gün önce 52
POLİTİKA

İYİ Partili Yücel: “Esnaf Ayağa Kalkmadan Malatya Ayağa Kalkamaz”

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, Malatya’da düzenlenen “Sahadan Sandığa” eğitim programında kentin deprem sonrası ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekti. Yücel, esnafın borç yükünden sanayideki istihdam kaybına, kayısı üretiminden kalıcı iş yerlerine kadar birçok konuda çözüm çağrısında bulundu.   İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, partisinin teşkilat yapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Sahadan Sandığa” eğitim programı kapsamında Malatya’da partililerle bir araya geldi. İYİ Parti Malatya İl Binasında gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını İl Başkanı Serdar Yıldız yaptı. Daha sonra söz alan Yücel ise Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yücel, konuşmasının önemli bölümünü 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da yaşanan sorunlara ayırdı. Kentin yeniden ayağa kalkmasının yalnızca konut ve iş yeri inşaatlarının tamamlanmasıyla mümkün olmayacağını belirten Yücel, ticaretin canlandırılması, üretimin desteklenmesi ve nitelikli iş gücünün korunması gerektiğini söyledi.   “Malatya'nın Yeniden Ayağa Kalkması Binalarla Sınırlı Değil”   6 Şubat depremlerinin Malatya'da derin izler bıraktığını ifade eden Yücel, yeniden inşa sürecinin ekonomik ve sosyal kalkınmayla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yücel, “Depremin ardından yürütülen konut ve iş yeri inşaatları elbette önemlidir. Ancak bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların tamamlanmasıyla mümkün değildir. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması; esnafının dükkânını açması, sanayicisinin üretmesi, çiftçisinin emeğinin karşılığını alması ve gençlerinin kendi şehirlerinde gelecek kurabilmesiyle mümkündür” dedi. Yeni yapılan bazı binalarda kullanılan malzemelerin kalitesine ilişkin vatandaşlardan şikâyetler geldiğini öne süren Yücel, ilgili kurumların yapı kalitesi ve güvenliği konusunda etkin denetim yapması gerektiğini belirtti.   “Kalıcı İş Yerine Ulaşamayan Esnafın Sorunları Çözülmeli”   Deprem sonrasında Malatya'da ticari hayatın henüz istenilen düzeye ulaşamadığını savunan Yücel, özellikle geçici ticaret alanlarında faaliyetlerini sürdüren işletmelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının gündeme getirdiği talepleri hatırlatan Yücel, deprem öncesinde kiracı olan ve halen konteynerlerde faaliyet gösteren çok sayıda esnafın kalıcı iş yerine erişmekte zorlandığını söyledi. Yücel, “Bodrum katlarda faaliyet gösteren yaklaşık 150 esnafın iş yeri kura süreçlerinin dışında kalması da çözüm bekliyor. Kalıcı iş yerlerinin tahsisinde hak sahipliği sorunları giderilmeli, ihtiyaç fazlası iş yerleri depremden etkilenen esnafımızın kullanımına sunulmalıdır. Yeni çarşıların ulaşım, otopark ve altyapı sorunları da bir an önce çözülmelidir” ifadelerini kullandı.   “Esnaf Ayağa Kalkmadan Çarşı Canlanmaz”   Depremde sermayesini kaybeden işletmelerin vergi, sigorta primi ve kredi borçları nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Yücel, mücbir sebep kapsamındaki yükümlülüklerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin taleplerine de değinen Yücel, işletmelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman imkânları sağlanması gerektiğini kaydetti. Yücel, “Esnafımız, depremde kaybettiği sermayesini yeniden oluşturamadan biriken vergi, sigorta primi ve kredi borçlarıyla mücadele ediyor. Borçlar için gerçekçi kolaylıklar sağlanmalıdır. Esnaf ayağa kalkmadan çarşı, çarşı canlanmadan Malatya ayağa kalkamaz” diye konuştu.   Sanayi İçin Özel Teşvik Çağrısı   Malatya'daki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin yüksek enerji, finansman ve iş gücü maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Yücel, deprem kaynaklı ilave yüklerin de üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. Özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunması gerektiğini belirten Yücel, deprem bölgesine özel yatırım ve istihdam teşviklerinin uygulanmasını, uygun koşullu finansman sağlanmasını ve organize sanayi bölgelerinin altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi.   “Kayısı Üreticisinin Geleceği Korunmalı”   Malatya ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan kayısı üretimine de değinen Yücel, 2025 yılında yaşanan ağır zirai don felaketine rağmen kuru kayısı ihracatından 303 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini belirtti. Artan üretim maliyetleri, kuraklık ve zirai don risklerinin üreticileri zorladığını ifade eden Yücel, kayısıda sürdürülebilir üretimin sağlanması için yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yücel, “Kayısı üreticilerimiz için erken uyarı ve koruma sistemleri yaygınlaştırılmalı, TARSİM'in kapsamı ve etkinliği güçlendirilmelidir. Lisanslı depoculuk ve işleme tesisleri desteklenerek kayısının daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi sağlanmalıdır” dedi.   Gençlerin Malatya'dan Göç Etmesine Dikkat Çekti   Deprem sonrasında yaşanan nüfus ve nitelikli iş gücü kaybının Malatya'nın geleceği açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Yücel, barınma, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarındaki sorunların kalıcı göçe dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. İnönü Üniversitesi ile Malatya Turgut Özal Üniversitesinin bilimsel birikiminin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturulmasını isteyen Yücel, genç girişimcilerin desteklenmesi ve üniversite mezunlarının Malatya'da istihdam edilmesi için yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yücel, “Bir şehrin en değerli sermayesi insanıdır. Gençlerimizin kendi şehirlerinde gelecek kurabilecekleri ekonomik ve sosyal şartları oluşturmak zorundayız” diye konuştu.   “Malatya İçin Bütüncül Kalkınma Programı Hazırlanmalı”   Malatya'nın sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Yücel, deprem sonrası yeniden yapılanma, sanayi, tarım, ticaret, istihdam ve sosyal hayatı kapsayan bütüncül bir kalkınma programı hazırlanması gerektiğini söyledi. Bu programın üniversiteler, ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla oluşturulması gerektiğini belirten Yücel, somut ve ölçülebilir hedeflerin önemine dikkat çekti.   Ekonomi ve Hukuk Politikalarını Eleştirdi   Türkiye genelindeki ekonomik gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yücel, hayat pahalılığının emeklilerden çiftçilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini savunan Yücel, kamu kurumlarının denetim mekanizmalarını eleştirerek basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında da değerlendirmelerde bulundu. Millî birlik ve üniter devlet yapısına ilişkin partisinin yaklaşımını dile getiren Yücel, Cumhuriyetin kuruluş değerleri ile vatandaşların eşitliği ilkelerinden taviz vermeyeceklerini ifade etti.   “Sorunları Yerinde Tespit Ediyoruz”   “Sahadan Sandığa” eğitim programının teşkilatların kurumsal kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Yücel, program kapsamında saha çalışmaları, siyasi iletişim, sosyal medya kullanımı ve bilgi kirliliğiyle mücadele konularında eğitimler verildiğini söyledi. Parti politikalarının il ve ilçe teşkilatlarınca daha etkin biçimde vatandaşlara aktarılmasını hedeflediklerini kaydeden Yücel, siyasette vatandaşların sorunlarını yerinde tespit etmenin ve ortak akılla çözüm üretmenin önemine vurgu yaptı. İYİ Parti'nin sorunlara somut çözüm önerileri geliştiren bir muhalefet anlayışını benimsediğini ifade eden Yücel, “Bizim hedefimiz; üreten, ürettiğini adil paylaşan, refahı büyüten, hukukun üstünlüğünü ve adaleti yeniden tesis eden güçlü bir Türkiye'dir. Bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Kadrolarımızla, programlarımızla ve milletimize duyduğumuz güvenle hazırız. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması, Türkiye'nin yeniden güçlenmesinin de önemli bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.  

16.10.2026 74