Medya Malatya
Medya Malatya

“Mun” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
ASAYİŞ

Malatya’da 2 Aylık Bebek Emzirildikten Sonra Hayatını Kaybetti

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde annesi tarafından emzirildikten sonra nefessiz kaldığı belirtilen 2 aylık bebek, hastanede yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.   Olay, bugün saat 08.50 sıralarında Yeşilyurt ilçesine bağlı Şahnahan Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, annesi tarafından emzirilen 2 aylık kız bebek bir süre sonra nefessiz kaldı. Durumun bildirilmesi üzerine sağlık ekipleri sevk edilirken, bebek Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne (MEAH) kaldırıldı. Hastanede sağlık ekiplerince yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayan bebek hayatını kaybetti. Bebeğin cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Burada yapılan otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edilen bebeğin cenazesi, Alibaba Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazının ardından Karababa Mezarlığı’nda toprağa verildi. Mezarlıkta polis ekiplerince yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı gözlemlenirken olayla ilgili inceleme sürüyor.

dün 27
SPOR

Lider Yeşilyurtspor Karaman’da Gol Oldu Yağdı: 1-6

TFF 3. Lig’de grubunun lideri olan Malatya Yeşilyurtspor, deplasmanda karşılaştığı Karaman FK’yi 6-1 mağlup ederek zirvedeki yerini korudu. Sarı-kırmızılı ekip, özellikle ikinci yarıda ortaya koyduğu etkili futbolla farklı galibiyete imza attı.   TFF 3. Lig’de zirve mücadelesini sürdüren Malatya Yeşilyurtspor, Karaman deplasmanından farklı galibiyetle döndü. Karaman FK karşısında ilk yarıyı 1-0 önde tamamlayan Malatya temsilcisi, ikinci yarıda bulduğu 5 golle sahadan 6-1 galip ayrıldı. Karşılaşmaya kontrollü başlayan Yeşilyurtspor, 24. dakikada Enes Nalbantoğlu’nun kaydettiği golle 1-0 öne geçti. İlk yarının kalan bölümünde skor üstünlüğünü koruyan sarı-kırmızılılar, soyunma odasına avantajlı girdi.   İkinci yarıda gol yağmuru İkinci yarıya da etkili başlayan Yeşilyurtspor, 53. dakikada Kadir Can Gündoğdu’nun golüyle farkı ikiye çıkardı. Ev sahibi Karaman FK, 55. dakikada Emir Çeşme’nin golüyle farkı bire indirdi. Yediği golün ardından oyunun kontrolünü yeniden ele alan Malatya temsilcisi, 64. dakikada Kadir Can Gündoğdu’nun ikinci golüyle skoru 3-1’e taşıdı. Yeşilyurtspor, 69. dakikada Aykut Sarıdoğan’ın golüyle farkı üçe çıkardı.   Liderden rakibine geçit yok Karşılaşmanın son bölümünde de hücumdaki etkinliğini sürdüren Yeşilyurtspor, 80. dakikada Muhammed Enes Yılmaz ve 85. dakikada Yılmaz Basravi’nin golleriyle skoru 6-1’e getirdi. Karaman deplasmanında aldığı farklı galibiyetle gücünü bir kez daha ortaya koyan sarı-kırmızılı ekip, liderlik yarışında önemli bir başarıya imza attı.   Malatya temsilcisi, deplasmanda sergilediği etkili performansla hem taraftarlarını sevindirdi hem de şampiyonluk hedefi doğrultusunda önemli bir engeli geride bıraktı.

dün 27
GENEL

Geçit: “Yeşilyurt’ta 64 Bin Bağımsız Bölümün İnşasına Katkı Sağladık”

Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Yeşilyurt’ta 42 bin 500 konut ve iş yeri inşa edildiğini, 12 bin 500 yerinde dönüşüm rakamına ulaşıldığını belirterek, yaklaşık 9 bin güçlendirme ruhsatı verdiklerini söyledi.   Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen 8. Geleneksel Malatya Tanıtım Günleri’ne katılarak İstanbul’da yaşayan Malatyalılarla bir araya geldi. Programda konuşan Geçit, 6 Şubat depremlerinin ardından Yeşilyurt’ta gerçekleştirilen yeniden inşa çalışmalarını, belediyenin yatırımlarını ve ilçenin geleceğine yönelik hedeflerini anlattı. Malatya Dernekler Federasyonu (MADEF) tarafından düzenlenen organizasyonun kentin tanıtımına önemli katkı sağladığını belirten Geçit, Malatya’nın kültürel değerlerinin, yöresel ürünlerinin ve geleneksel lezzetlerinin İstanbul’da vatandaşlarla buluşturulmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.   “Birlik ve beraberlik bizim kırmızı çizgimiz” Malatyalılarla buluşmanın kendileri açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Geçit, “Malatya’mızın her köşesinden kültürel zenginliklerimizi, yöresel değerlerimizi ve eşsiz lezzetlerimizi İstanbul’a taşıyan hemşehrilerimizle bir araya geldik. Tanıtım günlerinde yer alarak hemşehrilerimizle hasret giderme fırsatı bulduk. Çok güzel ve samimi bir ortam var. Yeşilyurt’umuzun kültürel değerlerini, geleneksel mutfağını ve yöresel ürünlerini tanıtıyoruz. Her ilçesi ayrı bir değer, her köşesi ayrı bir güzellik olan Malatya’mızda birlik ve beraberliğimiz daim olsun. Çünkü birlik ve beraberlik bizim kırmızı çizgimizdir.” dedi. Geçit, organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen MADEF başta olmak üzere katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.   “Göreve geldiğimizde 1.370 bağımsız bölümün ihalesi yapılmıştı”   Konuşmasında deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine geniş yer ayıran Başkan Geçit, Yeşilyurt’un 6 Şubat depremlerinde en ağır hasar alan merkez ilçelerden biri olduğunu belirtti. Antakya’nın ardından en fazla etkilenen merkez ilçeler arasında Yeşilyurt’un ikinci sırada yer aldığını ifade eden Geçit, göreve geldikleri tarihten itibaren yeniden inşa çalışmalarına öncelik verdiklerini söyledi. Geçit, “El birliği ve güç birliğiyle Malatya’yı ayağa kaldırdık. Bu süreçte Yeşilyurt’umuzun çok önemli bir yeri var. 31 Mart 2024 tarihinde göreve geldiğimizde 1.370 bağımsız bölümün ihalesi yapılmıştı. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde, bakanlıklarımız, milletvekillerimiz, valiliğimiz, büyükşehir belediyemiz, ilçe belediyelerimiz ve kamu kurumlarımızla el ele vererek önemli bir başarıya imza attık.” ifadelerini kullandı.   Yeşilyurt’ta 64 bin bağımsız bölüm vurgusu İlçedeki konut ve iş yeri yatırımlarına ilişkin rakamları paylaşan Geçit, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 42 bin 500 konut ve iş yerinin inşa edildiğini belirtti. Belediye olarak 12 bin 500 yerinde dönüşüm rakamına ulaştıklarını ve yaklaşık 9 bin güçlendirme ruhsatı verdiklerini aktaran Geçit, tüm kurumların ortak çalışmasıyla Yeşilyurt’ta toplam 64 bin bağımsız bölümün inşasına katkı sağlandığını söyledi. Geçit, “Tüm ekibimizle ilçemizi ayağa kaldırmak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Büyükşehir ve ilçe belediyeleri olarak taşın altına elimizi koyduk, altyapıdan üstyapıya kadar devasa yatırımlar bu dönemde hayata geçti. Yeşilyurt’umuzda tüm paydaşlarımızın katkısıyla toplam 64 bin bağımsız bölümün inşasına katkı sağladık. Bunu başarmak kolay değildi ama hep birlikte başardık. Bu başarı bireysel değil, ortak bir başarının sonucudur. Emeği geçen bütün kurumlarımıza ve paydaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum.” diye konuştu.   “Malatya’yı sosyal ve kültürel anlamda da ayağa kaldırıyoruz” Yeniden yapılanma sürecinin yalnızca konut ve iş yeri inşasıyla sınırlı olmadığını dile getiren Geçit, şehrin sosyal ve kültürel hayatının canlandırılması için de önemli çalışmalar gerçekleştirildiğini ifade etti. Kayısı Festivali, Kültür Yolu Festivali, kitap fuarı ile uluslararası sosyal ve sportif organizasyonların Malatya’nın yeniden canlanmasına katkı sunduğunu belirten Geçit, belediyeler arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti.    Yeşilyurtspor çin 2. Lig hedefi Yeşilyurtspor’un başarısına da değinen Başkan Geçit, Bölgesel Amatör Lig’den 3. Lig’e yükselen takımın ilçenin yeniden ayağa kalkma sürecinde önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Malatya Büyükşehir Belediyesi, Battalgazi Belediyesi ve taraftarların desteğiyle Yeşilyurtspor’a sahip çıktıklarını belirten Geçit, “Takımımızı el birliğiyle Malatya’ya yakışır şekilde hak ettiği yere taşıyacağız. İnşallah bu sezon 2. Lig’e çıkacağız.” dedi.   “Durmak yok, hizmet üretmeye devam edeceğiz” Yeşilyurt’ta hizmetlerin dayanışma anlayışıyla sürdürüldüğünü vurgulayan Geçit, “Milletimize hizmet yolunda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Durmak asla yok. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik anlayışıyla hareket ettik. Aynı kararlılıkla hizmet üretmeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.   Yeşilyurt standına yoğun ilgi Program kapsamında Yeşilyurt Belediyesi tarafından kurulan tanıtım standı da ziyaretçilerden ilgi gördü. Başkan Geçit, standı ziyaret eden İstanbul Valisi Davut Gül, Malatya Valisi Seddar Yavuz, milletvekilleri, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, ilçe belediye başkanları, kamu kurumlarının temsilcileri ve vatandaşları ağırlayarak Yeşilyurt’un tarihi, kültürel ve yöresel değerleri hakkında bilgi verdi. Tanıtım günleri kapsamında Radyo 44’ün canlı yayınına da katılan Geçit, belediyenin yürüttüğü çalışmalar ve ilçenin gelişimine yönelik projeleri değerlendirdi. Geçit, programın ardından diğer ilçe belediyelerinin stantlarını ziyaret ederek katılımcılarla ve vatandaşlarla sohbet etti.

dün 29
GENEL

Sami Er: “Malatya’nın 100 Yıllık Su İhtiyacını Güvence Altına Alacağız”

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’da 35 milyar liralık altyapı, 4 milyar liralık spor yatırımı gerçekleştirdiklerini belirterek, 70 milyon avroluk kaynakla kentin 100 yıllık içme suyu ihtiyacını güvence altına almayı hedeflediklerini söyledi.   Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen 8. Geleneksel Malatya Tanıtım Günleri’nde yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da yürütülen yeniden inşa çalışmalarını ve hayata geçirilen yatırımları değerlendirdi. Malatya Dernekler Federasyonu (MADEF) tarafından Malatya Valiliği ve Malatya Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle gerçekleştirilen programa Malatya Valisi Seddar Yavuz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç, MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz, siyasi parti temsilcileri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları ile dernek ve oda başkanları katıldı.   “Sadece yaraları sarmadık, geleceğin Malatya’sını inşa ettik” Malatya’nın deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde önemli mesafe katettiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, çalışmaların yalnızca yıkılan binaların yerine yenilerinin yapılmasıyla sınırlı olmadığını söyledi. Er, “Biz sadece depremin yaralarını sarmadık. Biz geleceğin Malatya’sını inşa ettik. Malatya yeniden ayağa kalktı ve daha da güzelleşti.” dedi. Yeniden inşa sürecinde devlet-millet dayanışmasının belirleyici olduğunu vurgulayan Er, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın deprem bölgesindeki çalışmaları yakından takip ettiğini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un da Malatya’daki projelere önemli destek sağladığını ifade etti.   Tek merkezli şehir yapısı değişiyor Malatya’nın şehircilik anlayışını yeniden şekillendirdiklerini dile getiren Er, tek merkezli yerleşim modelinden çok merkezli bir şehir yapısına geçiş için çalıştıklarını belirtti. Kernek, Kışla, İnönü, Fuzuli ve Çarmuzu bölgelerinde yürütülen projelerle yeni yaşam ve ticaret alanları oluşturulduğunu aktaran Er, çevre yolları, kuşak yolları ve geniş ulaşım akslarıyla kentin ulaşım altyapısının güçlendirildiğini söyledi. Başkan Er, Malatya’nın ulaşım geleceği açısından önem taşıyan raylı sistem projesinin de onaylandığını açıkladı.   35 milyar liralık altyapı yatırımı Malatya’nın uzun yıllardır kullanılan altyapı sistemlerinin yenilendiğini belirten Er, yaklaşık 35 milyar liralık altyapı yatırımı gerçekleştirdiklerini ifade etti. Yatırımların önemli bölümünün yer altında yürütüldüğüne dikkati çeken Er, içme suyu, kanalizasyon ve çevre altyapısının modern standartlara kavuşturulması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Atık suların arıtılmadan doğaya bırakılmaması hedefiyle büyük ölçekli biyolojik arıtma tesisi yatırımını hayata geçirdiklerini belirten Er, çevre yatırımlarının gelecek nesiller açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.   70 milyon avroluk projeyle 100 yıllık su hedefi Malatya’nın gelecekte karşılaşabileceği su sıkıntısına karşı önemli bir projeyi başlattıklarını açıklayan Er, 70 milyon avroluk kaynak temin edildiğini söyledi. Proje kapsamında Fırat Havzası’ndan alınacak suyun arıtılarak kentin kullanımına sunulacağını belirten Er, bu yatırımla Malatya’nın 100 yıllık içme suyu ihtiyacını güvence altına almayı hedeflediklerini ifade etti.   Spor ve kültüre milyarlık yatırım Malatya’nın yalnızca fiziki olarak değil, sosyal ve kültürel açıdan da yeniden ayağa kaldırıldığını belirten Er, kent genelinde 4 milyar liralık spor yatırımı gerçekleştirdiklerini söyledi. Vatandaşların evlerinden beş dakika yürüme mesafesinde spor salonlarına, sosyal tesislere ve kütüphanelere ulaşabileceği bir şehir hedeflediklerini ifade eden Er, bölgenin en büyük yeni nesil akıllı kütüphanelerinden birini hizmete kazandırdıklarını ve 13 yeni kütüphane daha yaptıklarını kaydetti. Er, kitap fuarları, festivaller ve kültürel organizasyonlarla bu tesislerin yaşayan sosyal merkezlere dönüştürülmesini amaçladıklarını belirtti.   “Malatya’nın yeni yüzünü görmeye gelin”   İstanbul’da yaşayan Malatyalılara memleketlerini ziyaret etmeleri çağrısında bulunan Başkan Er, kentin her alanda değişim geçirdiğini söyledi. Er, “Artık şehrimizin hiçbir noktasını geride bırakmadan daha nezih ve yaşanabilir bir Malatya oluşturuyoruz. Her alanda farklı bir Malatya göreceksiniz. Ailelerinizi, dostlarınızı alın, bir hafta sonunuzu Malatya’da geçirin. Niyazi Mısri’nin Malatya’sının nasıl bir gülistana dönüştüğünü hep birlikte görün. Yıllardır özlediğiniz sokaklarda yeniden yürüyün. Malatya’nın dününü hatırlarken bugününe ve yarınına birlikte tanıklık edelim. Çünkü Malatya sadece bizim doğduğumuz şehir değil; hatıralarımızın, çocukluğumuzun, dostluklarımızın ve ortak kaderimizin adıdır. Bizim bu ortak hikâyeyi satır satır yeniden nasıl yazdığımıza siz de şahitlik edin. Malatya yeniden ayağa kalktı, yeniden güzelleşiyor, yeniden hayat buluyor. Malatya sizi özlemle, sevgiyle ve yepyeni yüzüyle bekliyor.” diye konuştu.   Vali Yavuz: “Geleceğin şehirlerini inşa ettik” Malatya Valisi Seddar Yavuz da deprem sonrası yürütülen çalışmaların kentin geleceği açısından önemli olduğunu belirterek, “Biz deprem konutları yapmadık, geleceğin şehirlerini inşa ettik. Çocuklarımıza ve torunlarımıza modern, güvenli ve afetlere dirençli bir Malatya bıraktık.” dedi. Malatya’nın yeniden inşa sürecinin ardından ekonomik ve ticari gelişimine odaklanılması gerektiğini ifade eden Yavuz, “Muhteşem bir Malatya inşa ettik. Şimdi bu şehrin tanıtımını yaparak yalnızca Malatyalı hemşehrilerimizi değil, bütün milletimizi Malatya’ya davet ediyoruz. Her birimizin Malatya markasını parlatmak için sorumluluk alması gerekiyor. Bundan sonraki önceliğimiz Malatya’nın ekonomisini büyütmek ve ticaretini geliştirmek.” ifadelerini kullandı. Bakan Yardımcısı Yılmaz’dan teşekkür   Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz ise Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un selamlarını ileterek, Malatya’nın tarihi ve kültürel değerleriyle Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Bakanlık olarak kentin kültürel mirasının korunması ve uluslararası alanda tanıtılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Yılmaz, yaklaşık altı ay önce gerçekleştirdiği ziyaretle son ziyaretindeki değişime dikkati çekti. Deprem sonrası yeniden yapılanma çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getiren Yılmaz, Malatya Valisi Seddar Yavuz ile Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e teşekkür etti.   Dalkılıç: “Malatya yaralarını sarıyor” AK Parti İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç da Malatya’nın deprem sonrası toparlanma sürecine değinerek, “Bugün yaraların bir bir sarıldığı, hüzün gözyaşlarının sevinç gözyaşlarına dönüştüğü bir Malatya’yı hep birlikte görüyoruz.” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Malatya’ya verdiği öneme değinen Dalkılıç, Malatyalıların da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güçlü destek verdiğini belirtti. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in çalışmalarını da değerlendiren Dalkılıç, kentin yeniden ayağa kaldırılması için ortaya konulan gayretin takdir edilmesi gerektiğini söyledi.   Stantların yüzde 60’ı Malatyalı esnaftan MADEF Genel Başkanı Yılmaz Durmuş ise organizasyonun Malatya’nın tanıtımı ve İstanbul’daki hemşehrilerin buluşturulması açısından önemli olduğunu ifade etti. Tanıtım günlerinde Malatyalı esnafa öncelik verdiklerini belirten Durmuş, etkinlik alanındaki esnafın yaklaşık yüzde 60’ının Malatyalılardan oluştuğunu söyledi. Durmuş, organizasyona destek veren kurumlara teşekkür ederek, Malatya Büyükşehir Belediyesinin yeniden yapılanma sürecindeki çalışmalarının önemli emek gerektirdiğini kaydetti. Programın ardından Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İstanbul Valisi Davut Gül ve Malatya Valisi Seddar Yavuz ile birlikte tanıtım alanında kurulan stantları ziyaret ederek esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.

dün 26
GENEL

Darende’de Somuncu Baba Bulvarı’na Sıcak Asfalt

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Darende ilçesindeki Somuncu Baba Bulvarı’nda devam eden sıcak asfalt çalışmalarını yerinde inceledi. Çalışmaların yağışlar başlamadan tamamlanmasının hedeflendiğini belirten Boyraz, bulvarda yeşillendirme ve çevre düzenlemesi yapılmasını da istedi.   Malatya’nın Darende ilçesinde ulaşım altyapısını güçlendirmek amacıyla Somuncu Baba Bulvarı’nda başlatılan sıcak asfalt çalışmaları sürüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, ilçeye gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Bulvardaki çalışmaların son durumunu değerlendiren Boyraz, ulaşım konforunun artırılması ve yolun daha güvenli hale getirilmesi için ekiplerin yoğun mesai harcadığını belirtti.   Çalışmalar yağışlar başlamadan tamamlanacak   Somuncu Baba Bulvarı’ndaki asfalt çalışmalarının hava şartları elverdiği sürece aralıksız sürdürüleceğini ifade eden Boyraz, yağışlı dönem başlamadan çalışmaların tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi. Yapılan düzenlemeyle birlikte bulvarın daha modern ve konforlu bir ulaşım güzergâhına dönüşeceğini belirten Boyraz, çalışmaların ilçe ulaşımına önemli katkı sağlayacağını kaydetti.   Boyraz’dan çevre düzenlemesi talebi Asfalt çalışmalarının yanı sıra bulvarın estetik bir görünüme kavuşturulmasının da önem taşıdığını vurgulayan Boyraz, Darende Belediyesine çevre düzenlemesi konusunda görev düştüğünü ifade etti. Belediye Başkanı Alican Bozkurt’tan çalışmaların tamamlanmasının ardından bulvarın yeşillendirilmesi ve çevre düzenlemesine özen gösterilmesini isteyen Boyraz, ulaşım yatırımlarının çevresel düzenlemelerle desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.   İlçe teşkilatından Boyraz’a teşekkür AK Parti Darende İlçe Başkanı Zeki Bozkurt ise Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz’ın her fırsatta Darende’yi ziyaret ederek ilçedeki yatırımları yakından takip ettiğini belirtti. Bozkurt, ilçeye gösterdiği ilgi ve desteklerinden dolayı Boyraz’a teşekkür etti. Somuncu Baba Bulvarı’ndaki incelemelere Darende Kaymakamı Ömer Sirkeci, Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Apan, AK Parti Darende İlçe Başkanı Zeki Bozkurt, Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Şemsettin Gümüşay ile Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Harun Ormancı da katıldı.

dün 26
GENEL

Eğitim-Bir-Sen Malatya’da Başkanlık Yarışının Galibi Şahin Kartal

Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No’lu Şubesinin 8’inci Olağan Genel Kurulu’nda iki adayın yarıştığı seçimde Şahin Kartal, şube başkanlığına seçildi. Sekiz yıldır görev yapan Hüseyin Söylemez ise başkanlığa veda ederken sendikal mücadelesini sürdüreceğini söyledi.   Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No’lu Şubesinin 8’inci Olağan Genel Kurulu, Malatya Sanat Sokağı’ndaki konferans salonunda gerçekleştirildi. Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı ile çevre illerden çok sayıda şube başkanının katıldığı genel kurulda, Bayram Tophan ve Şahin Kartal’ın listeleri yarıştı. Delegelerin oylarıyla Şahin Kartal, şubenin yeni başkanı oldu. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan genel kurul, divan kurulunun oluşturulmasıyla devam etti. Divan başkanlığını Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı üstlenirken, Diyarbakır Şube Başkanı Ramazan Tekdemir, Mardin Şube Başkanı Abdüsselam Demir, Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Demir ve Ulaştırma Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Özbey divan üyesi olarak görev aldı.   Çakırcı’dan Hüseyin Söylemez’e teşekkür   Genel kurulda konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı, seçim sürecinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için gayret göstereceklerini belirterek, sekiz yıldır birlikte çalıştıkları Hüseyin Söylemez’e hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Çakırcı, “Biz de bu genel kurulumuzu sağlıklı bir şekilde yürütme gayreti içerisinde olacağız. İnşallah divandaki üyelerimizle birlikte yürüteceğiz. Önümüzdeki 4 yılı yönetecek yönetim kurulumuzu burada birlikte belirlemiş olacağız. Tabii Hüseyin Başkan, bizim 8 yıldır birlikte yol yürüdüğümüz abimiz, dava arkadaşımız, yol arkadaşımız. Birçok eylemde birlikte olduk, birçok toplantıda birlikte olduk. Hakikaten bizim başkanlar kurulumuzda her katıldığında mutlaka sözü olurdu. Mutlaka Malatya’nın selamını getirirdi. Malatya’da da birilerinin bir sıkıntısını bize iletirdi. Biz de onu çözme gayreti içerisinde olurduk. Tabii bu dönem artık ‘Ben dinlenmek istiyorum.’ dedi. Biz kendi kararına saygı duyduk. Neticede kararı kendisi vermişti. Özellikle bu emeği için, bu gayreti için, bu mücadelesi için kendisine çok teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun.” dedi.   Söylemez: “Sendikacılık başkanlıkla bitmeyecek”   Görev süresi sona eren Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No’lu Şube Başkanı ve Memur-Sen Malatya İl Temsilcisi Hüseyin Söylemez de genel kurulda yaptığı konuşmada, sendikal mücadelenin makam ve görevlerle sınırlı olmadığını vurguladı. Sendikal faaliyetlere 1990’lı yıllarda başladığını hatırlatan Söylemez, “Merhum Akif İnan’ın izinde olmak, özlük ve özgürlük mücadelesinin bir eri olmak benim için bir şereftir. Aslında bu şeref başkanlığımla başlamadı. 90’lı yıllarda başladı ve bu şeref bugün de bitmeyecek. Ben o özlük ve Gazze’nin özgürlük mücadelesini vefat edene kadar Allah’ın izniyle nasibimiz neyse taşıyacağım inşallah.” ifadelerini kullandı.   “Ümmete hitap eden bir teşkilat”   Eğitim-Bir-Sen’in kendisi için yalnızca bir sendikal yapı olmadığını belirten Söylemez, teşkilatın değerlerine bağlılığını sürdüreceğini ifade etti. Söylemez, “Bir üye olarak başladığım gündeki sendikaya olan muhabbetim ve ilgim ile şu andaki arasında da çok bir fark olmadığını beyan edebilirim. Akif İnan’ı rahmetle anıyorum. Rabbim rahmet eylesin. Bu yolda vefat eden herkese rahmet dilerken, bu güzide teşkilata neden imrendiğimin ve neden sahip olduğumun tek bir sebebi var. O, bizim özgürlük dediğimiz, dünya ile ahiret dengesini kuran ve buranın oranın tarlası olduğunu bize hatırlatarak yapacağımız çalışmalarda bunu göz ardı etmememizi bize aşılayan bir yapı olduğu için buradayım. Yoksa belki benim fıtratım burası değil, başka bir yere de uyabilirdi. Ama benim inancım beni buraya kılıyor. Ümmete hitap eden bir teşkilat.” diye konuştu.   “Gazze için mücadelemiz devam edecek”   Görevden ayrılmasının sendikal ve toplumsal mücadeleden uzaklaşacağı anlamına gelmediğini belirten Söylemez, Gazze başta olmak üzere özgürlük mücadelesi verilen alanlarda faaliyetlerini sürdüreceğini dile getirdi. Söylemez, “Rabbime binlerce şükürler olsun ki bu teşkilatla buluşmuş ve bu teşkilatın il başkanlığı nasip olmuş. Ama bundan sonra da öncesinde nasıl alandaysak Gazze için bundan sonra da olacağız. Özgürlük mücadelemiz hiç bitmeyecek. Bu bir araçtı. Ulvi amacımızı hepiniz biliyorsunuz. Bu ulvi amacı, bu gayeyi kendimizden yok etmedikten sonra araç çok. İnsan mutlaka hizmet edeceği bir alan bulur. Bu konuda da evet, bir son değil, farklı bir başlangıç olarak diyoruz. Ama bu başlangıcın içerisinde bu teşkilat her zaman olacaktır.” ifadelerini kullandı.   İki aday yarıştı, Şahin Kartal kazandı   Konuşmaların ardından genel kurulda seçim heyecanı yaşandı. Şube başkanlığı için Bayram Tophan ve Şahin Kartal’ın hazırladığı iki ayrı liste delegelerin oyuna sunuldu. Delegelerin oy kullanmasının ardından gerçekleştirilen sayım sonucunda Şahin Kartal seçimi kazanarak Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No’lu Şubesinin yeni başkanı oldu. Böylece Hüseyin Söylemez’in sekiz yıllık başkanlık döneminin ardından sendikanın Malatya teşkilatında yeni bir yönetim dönemi başladı. Kartal ve yönetimi, önümüzdeki dört yıl boyunca şubenin faaliyetlerini yürütecek.

dün 29
POLİTİKA

Saadet Partisi Yeşilyurt Kongresi’nde Ekonomi ve “Fon” Eleştirileri

Saadet Partisi Yeşilyurt İlçe Kongresi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Nihat Şahin başkanlığında tek listeyle gidilen kongrede konuşan İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, kamuoyunda tartışılan fon işlemleri ile 2027 yılı bütçesini eleştirirken, Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan ise ekonomik kriz, belediyelerin borç yükü ve faiz politikaları üzerinden iktidara tepki gösterdi.   Saadet Partisi Yeşilyurt İlçe Kongresi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde partililer ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Nihat Şahin başkanlığında tek listeyle gidilen kongreye Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan, parti yöneticileri, ilçe başkanları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve partililer katıldı. Kongrede gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bülent Kaya, Türkiye’nin uzun süredir ekonomik ve siyasi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, kamuoyunda tartışılan fon işlemlerinin yalnızca ekonomik değil siyasi boyutunun da bulunduğunu savundu.   Kaya: Fon meselesi münferit değil   Fonlarla ilgili yaşanan süreci “fon vurgunu” olarak nitelendiren Kaya, söz konusu olayın birkaç kişinin bireysel tercihiyle açıklanamayacağını ileri sürdü. Kaya, “Ülkemizin ana gündemlerinden bir tanesi bu fon meselesi. Keşke daha güzel gündemleri konuşabilseydik ancak uzun zamandır maalesef olumsuz gündemleri konuşmak durumunda kalıyoruz. Bu fon krizinin iki büyük boyutu var. Birinci boyutu ekonomik büyüklüğü, ikincisi ise siyasi boyutu ve siyasi büyüklüğü” dedi. Söz konusu ekonomik büyüklüğün yaklaşık 25 milyar dolar olduğunu öne süren Kaya, rakamın boyutunu Malatya’nın kayısı ihracatı üzerinden örneklendirdi. Kaya, “Malatya’mızın en önemli ekonomik kalemlerinden bir tanesi kayısı. Yaklaşık 250 milyon dolarlık yıllık ihracattan bahsediyoruz. 25 milyar doların ne kadar büyük bir rakam olduğunu buradan da anlamak mümkün” ifadelerini kullandı. Yaşanan sürecin sermaye piyasalarında güven kaybına neden olduğunu savunan Kaya, bunun Türkiye’nin gelecekteki borçlanma maliyetlerini de artırabileceğini söyledi. Kaya, “Borsalarımız bir güven aşınmasına uğradığı için önümüzdeki günlerde borcu çevirmek için daha az para geleceğini, gelen paranın da daha yüksek faizle geleceğini düşündüğümüzde ekonomik kayıpların daha ağır sonuçları olacağını görüyoruz” diye konuştu.   “Organize bir düzenle karşı karşıyayız”   İktidar temsilcilerinin yaşananları bireysel yatırım tercihleri üzerinden değerlendirdiğini savunan Kaya, buna katılmadığını belirterek şunları söyledi: “İktidar partili yetkililere sorarsanız birkaç muhterisin, birkaç para hırsı olan kişinin yaptığı münferit ve bireysel bir vaka olarak görmemiz arzu ediliyor. Oysa keşke birkaç münferit kişinin yaptığı bir olay olsaydı. Ne ekonomik büyüklüğü bu kadar olurdu ne de sonuçları bu kadar ağır olurdu. Biz bunun organize ve örgütlü bir yapının sonucu olduğunu düşünüyoruz.” Kaya, fonlara yatırım yaptığı belirtilen bazı siyasetçilerin isimlerini de gündeme getirerek, yaşananların yalnızca yatırımcıların “para hırsıyla” açıklanamayacağını savundu.   Kaya’dan savunma anlaşması eleştirisi   Konuşmasında İslam ülkeleri arasındaki savunma iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kaya, prensip olarak İslam ülkeleri arasındaki dayanışmayı desteklediklerini ancak Türkiye’yi doğrudan askeri yükümlülük altına sokabilecek düzenlemelerin TBMM’de ayrıntılı biçimde tartışılması gerektiğini söyledi. Kaya, “Biz sadece ambalajlanmış işlerin ambalajına bakamayız. İçeriğinde ne olduğunu da değerlendirmek zorundayız. Bir ülkeye saldırı olduğunda Türkiye otomatik olarak savaşa mı girecek? Bunların açık şekilde tartışılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Türk askerinin başka ülkelere gönderilmesini gerektirebilecek düzenlemelerde TBMM’nin devre dışı bırakılamayacağını belirten Kaya, Meclis iradesinin korunması gerektiğini kaydetti.   “Bütçe büyüyor, faiz artıyor”   2027 yılı bütçesine de değinen Kaya, bütçe büyüklüğünün artmasına rağmen emekli, çiftçi, memur ve sosyal yardım alan kesimlerin bütçeden aldığı payın azaldığını savundu. Kaya, “2025 bütçesinde gider yaklaşık 14 trilyon 700 milyar liraydı. 2026’da 19 trilyon lirayı aştı, 2027 bütçesinde ise 27 trilyon lirayı aşan bir büyüklükle karşı karşıyayız. Bütçe büyüyor ancak emeklinin payı azalıyor, tarım ve hayvancılığın payı azalıyor, sosyal yardımların payı azalıyor, devlet memurlarının aldığı pay azalıyor. Ne artıyor? Faiz” dedi. Faiz giderlerindeki artışı eleştiren Kaya, “2027 bütçesinde yaklaşık 3 trilyon 975 milyar liralık faiz giderinden bahsediliyor. Vergiler de artıyor. Önümüzdeki günlerde bütçe görüşmelerinde bunları gündeme getirecek ve muhalefet şerhimizi ortaya koyacağız” ifadelerini kullandı. Saadet Partisi’nin iktidar eleştirisini yalnızca siyasi polemik amacıyla yapmadığını belirten Kaya, partilerinin Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretmek amacıyla çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.   Paşahan: Çok kötü bir dönemden geçiyoruz   Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan ise kongrede yaptığı konuşmada ekonomik koşullar, gençlerin yaşadığı sorunlar ve toplumsal yapıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Paşahan, “Çok kötü bir dönemden geçiyoruz. Maalesef gençlerimiz bunalımda, aileler perişan. Büyük bir insanlık buhranının içerisindeyiz. Kime dokunsanız feryat ediyor. Öğrencisi, öğretmeni, asgari ücretlisi, emeklisi, esnafı, çiftçisi; herkesin ciddi sorunları var” dedi. Ekonomik sorunların yanı sıra toplumsal ve siyasi sorunların da arttığını savunan Paşahan, Saadet Partisi teşkilatlarının “yaşanabilir bir Türkiye ve Malatya” hedefiyle çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Paşahan, “Bir taraftan derin ekonomik krizler, bir taraftan ahlaki sorunlar, diğer taraftan siyasi krizler ve entrikalar var. Gerçekten ciddi bir tabloyla karşı karşıyayız. Biz de insanlığın kurtuluşu, yaşanabilir bir Malatya, yeniden büyük Türkiye ve yeni bir dünya hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.   Büyükşehir’in borçlarına dikkat çekti   Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin borçlarını da gündeme getiren Paşahan, belediyelerin yüksek faiz yükü altında bulunduğunu savundu. Paşahan, “Sadece vatandaş mı borçlu? Hayır. Belediyeler de borçlu, devlet de borçlu. Malatya Büyükşehir Belediyesi’nden bahsetmek gerekirse, 2 milyar liradan fazla faiz borcu olduğunu zaman zaman gündeme getiriyoruz. Belediye yüksek faizle borçlanıyor, bu borcu kapatmak için de vatandaşın üzerine yeni yükler geliyor” dedi. Kamu varlıklarının özelleştirilmesini de eleştiren Paşahan, geçmiş yıllarda liman, fabrika ve çeşitli kamu işletmelerinin satıldığını, buna rağmen borç ve faiz yükünün sona ermediğini savundu. Paşahan, şöyle devam etti: “Devlet bir taraftan kamu kurumlarındaki stratejik yerleri, limanları ve fabrikaları sattı. Buna rağmen borç kapanmadı. Bu sefer vergilerle ve cezalarla vatandaşın sırtına yeni yükler getiriliyor. Biz bu gidişe ve bu ekonomik sisteme itiraz ediyoruz.” “Faizsiz ekonomik model istiyoruz” Milli Görüş hareketinin faizsiz ekonomik model önerisini hatırlatan Paşahan, ekonomik sistemde köklü değişiklik gerektiğini söyledi. Paşahan, “Erbakan Hocamız ne diyordu? Faizsiz bir ekonomik modeli inşa edeceğiz diyordu. Adil bir ekonomik düzeni inşa etmek mecburiyetindeyiz. Çocuklarımız ve gençlerimiz için bu mücadeleyi yürütmek zorundayız” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte de yüksek enflasyon ve ekonomik krizlerle mücadele ettiğini belirten Paşahan, AK Parti iktidarının yaklaşık çeyrek asırlık döneminin ardından ekonomik sorunların devam ettiğini savundu.   “Malatya’nın sesi olacağız”   Paşahan, ekonomik krizin önümüzdeki dönemde daha da derinleşebileceğini ileri sürerek, Saadet Partisi’nin Malatya’da saha çalışmalarını artıracağını söyledi. “Bizler Malatya’nın sesiyiz” diyen Paşahan, “Gündemi inşallah bizler belirleyeceğiz. Halkımız için gece gündüz demeden çalışacağız. Bu kongrenin en büyük hayırlara ve zaferlere vesile olmasını temenni ediyorum” dedi. Kongrede tek listeyle seçime gidilirken, Nihat Şahin başkanlığındaki liste delegelerin oyuna sunuldu.  

2 gün önce 25
KÜLTÜR-TURİZM

Malatya Kitap Fuarı’na Yoğun İlgi: Yazarlar Organizasyondan Memnun

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından Mişmiş Park Fuar Alanı’nda düzenlenen 12. Malatya Kitap Fuarı, yazar, akademisyen ve kitapseverleri buluşturmaya devam ediyor. Yazarların organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdiği fuarda, Altay Cem Meriç’in imza günü ve söyleşisine yoğun katılım olurken uzun kuyruklar oluştu.   Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından Mişmiş Park Fuar Alanı’nda düzenlenen 12. Malatya Kitap Fuarı, çok sayıda kitapseveri ağırlamaya devam ediyor. Yazarlar, akademisyenler, yayınevleri ve okuyucuları bir araya getiren fuarda imza günleri, söyleşiler ve çeşitli etkinlikler yoğun ilgi görüyor. Fuarın açıldığı günden bu yana etkinliklere katılan araştırmacı-yazar Azad Sağnıç, Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin misafirperverliği ile organizasyondan memnun kaldığını belirtti. Sağnıç, “Fuar açıldığı günden beri buradayım. Büyükşehir Belediye Başkanımız ve çalışanları çok ilgiliydi. Barınmadan yemeğimize kadar her konuda ilgilendiler. Fuara çok ilgi var. Gerçekten memnunum. Daha önce birçok yerde fuarlara katıldım. Böyle sevgi dolu, sorumluluk sahibi bir ortamın Malatya’da olması çok güzel. Büyükşehir Belediye Başkanımızın her gün uğraması da ayrıca güzeldi.” dedi. Prof. Dr. Hüseyin Sarıoğlu da fuardaki atmosferden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Böyle bir ortamda imza atmak üzere ilk defa bulunuyorum. Malatya’nın hayatımda özel bir yeri var. Ben mutluyum. Çok güzel ve canlı geçiyor. Çok büyük bir alan. Malatya, tarihî misyonunu ve kavşak özelliğini bu etkinlikle tekrar ediyor ve güçlendiriyor.” ifadelerini kullandı.   Yazarlar organizasyondan memnun   İmza gününde okurlarıyla bir araya gelen Doç. Dr. Zeynep Sağır da fuardaki katılımın yoğunluğundan memnun olduğunu belirtti. Organizasyonu beğendiğini ifade eden Sağır, daha sonra konferans salonunda vatandaşlarla buluşarak seminer verdi. İstanbul’dan fuara katılan yazar Aykut Çınar ise Malatya’ya ikinci kez geldiğini belirterek, “Malatya Büyükşehir Belediyesi bizi çok güzel karşılıyor. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve burada bizimle ilgilenen tüm yetkililere teşekkür ederiz.” dedi. Yazar Ümmühan Gerizli de özellikle çocukların yoğun ilgisiyle karşılaştığını kaydederek, “İlgi çok güzel. Benim alanımdan dolayı çocuklardan yoğun dönüş aldım. Çok güzel satışlar yaptık. Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve ilgilenen herkese teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.   “Fuar organizasyonu çok iyi”   Fuara ikinci kez katılan yazar Mehmet Şahin ise organizasyonun başarılı olduğunu belirterek kitap fuarlarının okuma kültürünün güçlendirilmesi açısından taşıdığı öneme dikkati çekti. Şahin, “Açıkçası fuarın organizasyonu çok iyi. Bütün yazarlar ve yayınevlerine gösterilen ilgi çok güzel. Organizasyon güzel yapılmış. Gördüğüm kadarıyla katılım da oldukça iyi. Yaşadığımız zaman diliminde ne yazık ki insanlar kitaplarla eskisi kadar ilgili değiller. Daha çok dijital medya üzerinde yoğunlaşıyorlar. Bu durum birtakım sıkıntılara neden oluyor.” dedi. Kitapların toplumun kültürel hafızasının korunmasındaki önemine değinen Şahin, “Geleneklerimizi, örf ve adetlerimizi, yaşam tarzımızı, Anadolu insanının özelliklerini ve tarihî geçmişimizi bilmemizi sağlayacak, geleceğimizi şekillendirecek bilgilere ihtiyacımız var. Türkiye’de çok değerli yazarlarımız bulunuyor. Bu tür fuarların olumsuzlukları kıracağını düşünüyorum. Kitap fuarları çok önemli etkinlikler. İnsanlar birçok yayınevinin kitabını görüyor, kitaplarla ve yazarlarla karşılaşıyor. Bu alandaki çalışmaları dolayısıyla Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.   Altay Cem Meriç’e yoğun ilgi   Fuarda yazar Altay Cem Meriç’in imza günü yoğun ilgi gördü. Meriç’e kitaplarını imzalatmak isteyen okuyucular uzun kuyruklar oluşturdu. 12. Malatya Kitap Fuarı’nı değerlendiren Meriç, özellikle gençlerin gösterdiği ilgiden memnun kaldığını belirterek, Malatya’nın tarihî ve kültürel birikimine dikkati çekti. Meriç, “Gençlerin ilgisi çok iyiydi. Malatya’nın tarihî geçmişi oldukça yoğun. Mevlana’nın ve Niyazi Mısri’nin Malatya ile bağları bunun önemli örnekleri.” diyerek Malatyalılara gösterdikleri ilgi dolayısıyla teşekkür etti. İmza programının ardından vatandaşlarla söyleşide buluşan Meriç’in programına da yoğun katılım oldu. Konferans salonunu dolduran vatandaşlar, Meriç’in konuşmasını ilgiyle takip etti.   Çocuklar kitaplarla buluşuyor   12. Malatya Kitap Fuarı kapsamında çocuklara yönelik özel etkinlikler de gerçekleştiriliyor. Farklı yaş gruplarına yönelik hazırlanan programlarla çocukların kitaplarla buluşması ve okuma alışkanlıklarının geliştirilmesine katkı sunulması hedefleniyor.  

2 gün önce 24
ASAYİŞ

Sahte TOKİ Sitelerine Operasyon: 6 Tutuklama

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) başvurularını fırsata çevirerek sahte internet siteleri üzerinden vatandaşları dolandırdıkları iddia edilen şüphelilere yönelik Ankara merkezli 5 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Gözaltına alınan 8 şüpheliden 6’sı tutuklandı.   TOKİ başvurusu yapmak isteyen vatandaşları sahte internet siteleri aracılığıyla dolandırdıkları öne sürülen kişilere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 5 ilde operasyon gerçekleştirildi. Ankara, İstanbul, Kocaeli, Manisa ve Mersin’de düzenlenen operasyonlarda 8 şüpheli yakalandı.   Sahte TOKİ siteleriyle dolandırıcılık iddiası   Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre, TOKİ başvurusu yapmak isteyen vatandaşların sahte internet sitelerine yönlendirilerek dolandırıldığı iddiaları üzerine Sahtecilik, Dolandırıcılık ve Bilişim Suçları Soruşturma Bürosunca soruşturma başlatıldı. Yürütülen incelemelerde, şüphelilerin bilişim sistemlerini kullanarak vatandaşları dolandırdıkları iddiası üzerine operasyon kararı alındı.   Beş ilde eş zamanlı operasyon   Soruşturma kapsamında Ankara merkezli olarak İstanbul, Kocaeli, Manisa ve Mersin’de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonlarda dolandırıcılık olaylarıyla bağlantılı oldukları değerlendirilen 8 şüpheli gözaltına alındı.   Sekiz şüpheliden altısı tutuklandı   Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen 8 şüpheliden 6’sı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 2 şüpheli ise serbest bırakıldı. TOKİ başvurusu yapacak vatandaşların, dolandırıcılık girişimlerine karşı yalnızca kurumun resmî internet sitesi ve yetkili başvuru kanallarını kullanmaları önem taşıyor.

2 gün önce 24
SAĞLIK

Hepatit Sessizce İlerliyor: Yıllarca Belirti Vermeden Siroz ve Kansere Yol Açabiliyor

Hepatit B ve C virüslerinin yıllarca belirti vermeden karaciğere zarar verebildiğini belirten Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, hastalığın fark edilmediği durumlarda siroz ve karaciğer kanserine kadar ilerleyebileceği uyarısında bulundu. Mamçu, erken teşhis için kan testinin önemine dikkat çekti.   Hepatit virüsleri, belirgin bir şikâyete yol açmadan uzun yıllar vücutta kalabiliyor. Özellikle Hepatit B ve C enfeksiyonları, bazı hastalarda sessizce ilerleyerek ciddi karaciğer hastalıklarına neden olabiliyor. Uzmanlar, sarılık görülmemesinin hepatit bulunmadığı anlamına gelmediğini belirterek erken tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor.   Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, hepatit virüslerinin bulaşma yolları, hastalığın belirtileri ve uzun vadede oluşturabileceği sağlık risklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.   Her sarılık bulaşıcı değil   Sarılığın, bilirubin adı verilen maddenin vücutta birikmesi sonucunda deri ve göz aklarının sararmasıyla ortaya çıktığını belirten Dr. Mamçu, her sarılığın aynı nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Sarılığın karaciğer hastalıklarının yanı sıra bilirubin metabolizmasındaki farklı sorunlardan da kaynaklanabileceğini ifade eden Mamçu, yalnızca bazı mikroorganizmaların neden olduğu sarılıkların bulaşıcı olduğunu kaydetti. Sarılığın nedeninin mutlaka hekim tarafından belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Mamçu, viral hepatitlerin karaciğerde iltihaplanmaya yol açan enfeksiyon hastalıkları olduğunu dile getirdi. Hastalık yıllarca fark edilmeyebilir   Hepatit enfeksiyonlarının her zaman belirgin belirtilerle ortaya çıkmadığını aktaran Dr. Mamçu, bazı kişilerin hastalığı geçirdiğini dahi fark etmediğini söyledi. Hastaların önemli bir bölümünde sarılığın hiç görülmeyebildiğini veya çok hafif seyrettiğini belirten Mamçu, özellikle çocuklarda belirtilerin daha silik olabildiğine dikkat çekti. Hastalığın bazı kişilerde halsizlik, iştahsızlık, mide bulantısı, karın sağ üst bölgesinde ağrı, idrar renginde koyulaşma ve göz aklarında sararma gibi belirtilerle ortaya çıkabildiğini ifade eden Mamçu, bu şikâyetlerin bulunmamasının enfeksiyon ihtimalini ortadan kaldırmadığını kaydetti.   Bulaşma yolları virüsün türüne göre değişiyor   Hepatit virüslerinin bulaşma yollarının farklılık gösterdiğini belirten Dr. Mamçu, Hepatit A ve E’nin çoğunlukla dışkıyla kirlenmiş su ve gıdalar aracılığıyla bulaştığını söyledi. Hepatit B ve C’nin ise enfekte kanla temas, steril olmayan tıbbi malzemeler, ortak enjektör kullanımı ve kişisel bakım eşyalarının paylaşılması yoluyla bulaşabildiğini belirten Mamçu, cinsel temas ve anneden bebeğe geçişin de mümkün olduğunu ifade etti. Hepatit C’nin başlıca bulaşma yolunun kan teması olduğunu, cinsel yolla bulaşma riskinin ise Hepatit B’ye göre daha düşük olduğunu hatırlatan uzmanlar, özellikle sterilizasyon ve kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.   Hepatit B karaciğeri sessizce tahrip edebiliyor   Hepatit B enfeksiyonunun bazı kişilerde kronikleşerek uzun yıllar devam edebildiğine dikkat çeken Dr. Mamçu, virüsü taşıyan herkesin belirgin bir hastalık tablosu yaşamadığını belirtti. Mamçu, “B ve C virüsü taşıyıcılarının mutlaka hasta olmaları gerekmez. Bu taşıyıcıların büyük çoğunluğu belirti vermez, fakat virüsü çevrelerine yayabilirler. Bazılarında, virüs karaciğeri sessizce hasara uğratır ve siroza giden yolu açar.” dedi. Kronik Hepatit B enfeksiyonunun zaman içerisinde karaciğer dokusunda hasara, siroza ve karaciğer kanserine neden olabildiğini belirten Mamçu, enfeksiyonun takip edilmesinin önemine işaret etti.   Hepatit C’de siroz ve kanser riski   Hepatit C enfeksiyonunun da kronikleşme eğiliminin yüksek olduğunu belirten Dr. Mamçu, tedavi edilmeyen hastalarda zamanla ciddi karaciğer hasarı gelişebileceğini söyledi. Özellikle hemodiyaliz tedavisi görenler ve geçmişte sık kan nakli yapılan hastalarda enfeksiyon riskinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Mamçu, Hepatit C’nin bireysel sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabildiğini kaydetti. Günümüzde Hepatit C’nin doğrudan etkili antiviral ilaçlarla hastaların büyük çoğunluğunda tedavi edilebildiği, Hepatit B’nin ise aşılama yoluyla önlenebildiği ve uygun hastalarda antiviral tedaviyle kontrol altına alınabildiği biliniyor.   Kesin tanı için kan testi şart   Hepatit B ve C enfeksiyonlarının herhangi bir belirti vermeden ilerleyebileceğini bir kez daha hatırlatan Dr. Mamçu, hastalığın erken dönemde tespit edilmesinin karaciğer sağlığının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Özellikle risk grubundaki kişilerin gerekli tarama testlerini yaptırması gerektiğini belirten Mamçu, “Kişinin B ve C virüsünü taşıyıp taşımadığını bilmesinin tek yolu kan testi yaptırmaktır.” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, erken tanı ve düzenli tıbbi takibin kronik hepatite bağlı siroz ve karaciğer kanseri riskinin azaltılmasında kritik rol oynadığını belirtiyor.

2 gün önce 26
ASAYİŞ

Malatya’da Zehir Tacirlerine Darbe: 2 Kilo 50 Gram Esrar Ele Geçirildi

Malatya’da polis ekiplerinin sokak satıcılarına yönelik düzenlediği narkotik operasyonunda 2 kilo 50 gram esrar ile ruhsatsız tüfek ele geçirildi. Operasyonda yakalanan 1 şüpheli gözaltına alındı.   Malatya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu madde ticareti yapan sokak satıcılarına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda 30 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda, fiziki ve teknik takip sonucu belirlenen 1 şüphelinin üzerinde ve ikamet adresinde arama yapıldı.   2 kilo 50 gram esrar ele geçirildi   Ekipler tarafından gerçekleştirilen aramalarda 2 kilo 50 gram esrar maddesi ile 1 adet ruhsatsız tüfek ele geçirildi. Operasyonda hedef konumunda bulunan 1 şüpheli yakalanarak Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda gözaltına alındı.   Uyuşturucuyla mücadele kararlılıkla sürecek   Malatya İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, gençleri hedef alan uyuşturucu satıcılarına yönelik mücadelenin aralıksız sürdürüleceği vurgulanarak, “Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi zehirleyen sokak satıcılarına ve zehir tacirlerine yönelik operasyonlarımız azim ve kararlılıkla devam edecektir.” ifadelerine yer verildi.

2 gün önce 26
GENEL

Hekimhan’da Cumhuriyet Coşkusu Salona Sığmadı! 103. Yıla Görkemli Kutlama

Malatya’nın Hekimhan ilçesinde Cumhuriyet’in 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla bu yıl üçüncüsü düzenlenen Cumhuriyet Balosu, yoğun katılım ve coşkulu anlara sahne oldu. Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle Cumhuriyet coşkusunun yaşandığı gecede konuşan Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım, “Yolumuz Atatürk’ün yolu, yolumuz Cumhuriyet’in yolu. Cumhuriyet’ten vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.” dedi.   Hekimhan ilçesinde Cumhuriyet’in ilanının 103’üncü yıl dönümü, Hekimhan Belediyesi tarafından düzenlenen Cumhuriyet Balosu ile kutlandı. Bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen organizasyonda davetliler, Mustafa Kemal Atatürk’ün sevdiği şarkılar, Cumhuriyet marşları ve türküler eşliğinde bayram coşkusunu doyasıya yaşadı.   Siyaset ve iş dünyası Cumhuriyet Balosu'nda buluştu   Hekimhan Belediyesi tarafından düzenlenen geceye Hekimhan Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım ve eşi Mürüvvet Yıldırım, Yeni Parti Malatya İl Kadın Kolları Başkanı Nezahat Aydın, Yeşilyurt İlçe Başkanı Hakkı Ayas, Kuluncak İlçe Başkanı Asef Zülfikaroğlu, parti yöneticileri, belediye meclis üyeleri ile iş ve siyaset dünyasından çok sayıda davetli katıldı. Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım ve eşi Mürüvvet Yıldırım, geceye katılan konukları kapıda karşılayarak Cumhuriyet Bayramı'nı kutladı. Mustafa Kemal Atatürk'ün sevdiği şarkılarla başlayan programda Cumhuriyet'in kuruluşunun 103'üncü yıl dönümüne özel marşlar seslendirildi. Davetliler, Türk bayraklarıyla marşlara eşlik ederek coşkuya ortak oldu.   Başkan Yıldırım: Cumhuriyet'ten vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz   Gecenin açılış konuşmasını yapan Hekimhan Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım, Cumhuriyet'in temel değerlerine bağlılık mesajı verdi. Cumhuriyet'in aydınlattığı yoldan yürümeye devam edeceklerini belirten Yıldırım, birlik ve beraberlik vurgusu yaptığı konuşmasında, "Yolumuz Atatürk'ün yolu, yolumuz Cumhuriyet'in yolu. Cumhuriyet'ten vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Hekimhan'da bu ışık yanıyorsa bu ışığı tüm Türkiye'ye yayacağımızı herkesin bilmesini istiyorum. Ne kimseden korkumuz var ne de kimseye minnetimiz var. Yaşasın Cumhuriyet!" ifadelerini kullandı. Başkan Yıldırım'ın konuşması davetliler tarafından alkışlarla karşılandı.   Parti yöneticilerinden Cumhuriyet mesajı   Programda Yeni Parti Malatya İl Kadın Kolları Başkanı Nezahat Aydın, Yeşilyurt İlçe Başkanı Hakkı Ayas ve Kuluncak İlçe Başkanı Asef Zülfikaroğlu da birer konuşma yaparak katılımcıların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutladı. Konuşmalarda Cumhuriyet'in kazanımlarının korunmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapıldı.   Türküler söylendi, halaylar çekildi   Cumhuriyet Balosu'nun müzik programında Halk Ozanları Kültür Derneği (OZAN-DER) Başkanı Kenan Şahbudak sahne aldı. Şahbudak'ın seslendirdiği birbirinden güzel türküler davetlilerden büyük alkış aldı. Gece boyunca Cumhuriyet marşları ve sevilen türküler hep bir ağızdan seslendirilirken, davetliler ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle kutlamalara eşlik etti. Müzik eşliğinde halayların çekildiği programda renkli görüntüler oluştu. Her yaştan davetlinin katıldığı gecede Cumhuriyet'in 103'üncü yılı büyük bir coşkuyla kutlandı. Hekimhan Belediyesinin geleneksel hale getirdiği ve bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiği Cumhuriyet Balosu, birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği coşkulu kutlamalarla sona erdi.  

3 gün önce 55
GENEL

Depremden Kurtuldu, Acı Kaza Hayattan Kopardı! Malatyalı Adliye Personelinden Acı Haber

6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’dan Amasya’ya yerleşerek yeni bir hayat kuran 38 yaşındaki adliye personeli Orhan Çelebi, bisikletiyle işe giderken geçirdiği kazanın ardından tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. İki gün süren yaşam mücadelesini kaybeden Çelebi’nin cenazesi, görev yaptığı Amasya Adliyesi önünde düzenlenen törenin ardından memleketi Malatya’ya uğurlandı.   6 Şubat 2023 depremlerinin ardından memleketi Malatya’dan Amasya’ya yerleşen ve Amasya Adliyesi'nde görev yapan 38 yaşındaki Orhan Çelebi, işe gitmek üzere bisikletiyle yola çıktığı sırada geçirdiği kazada ağır yaralandı. Hastanede iki gün boyunca yaşam mücadelesi veren Çelebi, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.   İşe giderken duvara çarptı   Kaza, Amasya'nın Savadiye Mahallesi'nde sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Amasya Adliyesi'nde görev yapan Orhan Çelebi, bisikletiyle işe gittiği sırada dengesini kaybederek yol kenarındaki duvara çarptı. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan Çelebi için olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Çelebi'nin beyin kanaması geçirdiği belirlendi. Yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Çelebi, iki gün süren yaşam mücadelesini kaybetti.   Adliye önünde hüzünlü veda   Hayatını kaybeden Orhan Çelebi için görev yaptığı Amasya Adliyesi önünde uğurlama töreni düzenlendi. Törene Amasya Valisi Önder Bakan, Amasya Cumhuriyet Başsavcısı Faruk Kaynak, adliye personeli, mesai arkadaşları, ailesi ve yakınları katıldı. Törende Çelebi'nin mesai arkadaşları ve yakınları büyük üzüntü yaşarken, deprem felaketinin ardından Amasya'da yeni bir hayat kuran genç adliye personelinin ölümü adliye camiasını yasa boğdu.   İkiz kardeşinin sözleri yürek burktu   Orhan Çelebi'nin ikiz kardeşi Oktay Çelebi, törende yaptığı açıklamada kardeşinin 6 Şubat depremlerinin ardından Amasya'ya geldiğini belirterek yaşadıkları acıyı dile getirdi. Oktay Çelebi, "Kardeşime depremzede olarak Amasya Adliyesi kucak açtı. Kazayı araştırdık, tansiyonu nedeniyle dengesini kaybedip duvara çarpmış." dedi. Kardeşinin ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getiren Oktay Çelebi, acılı günlerinde kendilerini yalnız bırakmayanlara teşekkür etti.   Son yolculuğu memleketi Malatya'ya   6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'dan ayrılarak Amasya'ya yerleşen Orhan Çelebi'nin cenazesi, adliye önünde alınan helallik ve edilen duaların ardından memleketi Malatya'ya gönderildi. Henüz 38 yaşında hayatını kaybeden Çelebi'nin ölümü, ailesi ve yakınlarının yanı sıra Amasya Adliyesi'nde görev yapan mesai arkadaşları ile memleketi Malatya'da büyük üzüntüye neden oldu.  

3 gün önce 49
GENEL

Malatya’da Mantar Üretim Tesisleri Mercek Altında: Hastalık ve Zararlıya Rastlanmadı

Malatya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, Akçadağ ve Doğanşehir ilçelerinde faaliyet gösteren mantar üretim tesislerini denetledi. Yapılan incelemelerde üretimin düzenli şekilde sürdürüldüğü, mantarlarda herhangi bir hastalık veya zararlı belirtisine rastlanmadığı belirlendi.   Malatya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, kent genelinde bitkisel üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak ve ürün kalitesini korumak amacıyla yürüttüğü denetim çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü teknik personelleri tarafından Akçadağ ve Doğanşehir ilçelerindeki mantar üretim tesislerinde incelemelerde bulunuldu.   İki ilçede üretim tesisleri denetlendi   Denetimler kapsamında Akçadağ ilçesine bağlı Bahri Mahallesi'nde istiridye mantarı üretimi ve kompost imalatı yapılan tesis ziyaret edildi. Teknik ekipler, üretim alanlarında incelemelerde bulunarak mantarların gelişim durumunu ve üretim faaliyetlerini kontrol etti. Doğanşehir ilçesine bağlı Dedeyazı Mahallesi'nde ise şapkalı mantar üretimi yapılan mantarhanede denetim gerçekleştirildi. Ekipler, üretim süreçlerini yerinde inceleyerek bitki sağlığına yönelik kontroller yaptı.   Hastalık ve zararlı belirtisi görülmedi   Her iki tesiste gerçekleştirilen teknik incelemelerde, mantar üretiminin aktif ve düzenli şekilde devam ettiği tespit edildi. Üretim alanlarında yapılan kontrollerde mantarlarda herhangi bir hastalık veya zararlı belirtisine rastlanmadı.   Denetimler aralıksız sürecek   Malatya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarla, kentte mantar yetiştiriciliğinin yanı sıra bitkisel üretim alanlarında da hastalık ve zararlılara karşı kontrollerin sürdürüldüğü belirtildi. İl Müdürlüğü, bitkisel üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması, üretim alanlarında bitki sağlığının korunması ve kaliteli, güvenilir üretimin desteklenmesi amacıyla teknik kontrol ve denetimlerin aralıksız devam edeceğini bildirdi.  

3 gün önce 59
SAĞLIK

Uzmanından Soğuk Havalarda Göz Sağlığını Korumak İçin 7 Öneri

Havaların soğumasıyla birlikte göz alerjisi ve göz kuruluğu şikâyetleri artabiliyor. Özellikle kapalı ortamlarda geçirilen sürenin uzaması, ev tozu, küf ve kuru havaya maruziyeti artırırken, uzmanlar gözleri ovuşturmanın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, soğuk havalarda göz sağlığını korumak için alınması gereken 7 önlemi açıkladı.   Sonbahar ve kış aylarında düşen hava sıcaklıkları, rüzgâr ve kapalı ortamlarda kullanılan ısıtma sistemleri göz sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Genellikle bahar aylarıyla ilişkilendirilen göz alerjileri, soğuk havalarda da ortaya çıkabiliyor. Özellikle ev içindeki alerjenler ile kuru hava, gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma, yanma ve batma gibi şikâyetlere neden olabiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, soğuk havalarda göz sağlığının korunması için hem alerjenlere karşı önlem alınması hem de göz kuruluğunun önlenmesi gerektiğini belirtti.   “Göz alerjisi sadece bahar aylarında görülmüyor”   Soğuk havalarda kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesinin ev içi alerjenlere maruziyeti artırabildiğini belirten Uslu, “Ev tozu akarları, küf ve evcil hayvan kaynaklı alerjenler, duyarlı kişilerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanmaya yol açabiliyor. Soğuk ve rüzgârlı havanın yanı sıra ısıtılan ortamların kuru havası da göz kuruluğuna neden olarak yanma ve batma gibi şikâyetleri bu tabloya ekleyebiliyor. Bu nedenle hem alerjiyi tetikleyen etkenlerden korunmak hem de göz kuruluğuna karşı önlem almak kıymetli. Devam eden şikâyetlerde ise göz hekimine başvurmak önemsenmeli.” dedi.   Gözleri ovuşturmak ciddi hastalıklara yol açabilir   Göz alerjisinin en yaygın belirtilerinden biri olan kaşıntının, kişileri gözlerini ovuşturmaya yönelttiğini ifade eden Uslu, bu alışkanlığın kornea sağlığı açısından önemli riskler taşıdığını söyledi. Özellikle sürekli ve şiddetli göz ovuşturmanın korneanın yapısını bozabileceğine dikkat çeken Uslu, “Gözleri ovuşturmak korneaya zarar verebilir ve enfeksiyon riskini artırabilir. Özellikle sürekli ve şiddetli ovuşturma, korneanın incelerek öne doğru sivrileştiği keratokonus hastalığının gelişme ve ilerleme riskini artırabilir. Şiddetli göz alerjileri de tedavi edilmediğinde korneada hasara ve leke oluşumuna yol açabilir. Bu nedenle kaşıntıyı ovuşturarak gidermeye çalışmak yerine, nedenini belirlemek ve uygun tedaviyi planlamak için göz hekiminden destek alınmalı.” ifadelerini kullandı.   Soğuk havalarda göz sağlığını korumanın 7 yolu   Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, sonbahar ve kış aylarında göz alerjisinden korunmak ve göz kuruluğuna bağlı şikâyetleri azaltmak için şu önerilerde bulundu: 1. Gözlerinizi rüzgârdan koruyun: Dışarı çıkarken göz çevresini saran ve rüzgârın doğrudan göze temasını azaltan güneş gözlükleri kullanın. 2. El ve yüz temizliğine dikkat edin: Dışarıdan eve geldiğinizde ellerinizi ve yüzünüzü yıkayın. Toz ve alerjenlerle yoğun temas sonrasında duş alın. 3. Ev içindeki alerjenleri azaltın: Ev tozu akarlarına karşı düzenli temizlik yapın. Tozları nemli bezle alın, yatak çarşaflarını ve yastık kılıflarını sık sık yıkayın. 4. Isıtıcı ve klimalara dikkat edin: Isıtıcı ve klimalardan gelen havanın doğrudan yüzünüze temas etmesini önleyin. Ortamı aşırı ısıtmaktan ve küf oluşumunu artırabilecek yüksek nemden kaçının. 5. Soğuk kompres uygulayın: Gözlerde oluşan kaşıntıyı hafifletmek için temiz bir bez yardımıyla kapalı göz kapaklarına soğuk kompres uygulayın. 6. Göz damlalarını bilinçsiz kullanmayın: Suni gözyaşı ve alerji tedavisinde kullanılan göz damlalarını hekim önerisi doğrultusunda kullanın. 7. Gözlerinizi ovuşturmayın: Kaşıntı ve tahriş durumunda gözlerinizi ovuşturmaktan kaçının. Şikâyetlerin devam etmesi halinde mutlaka göz hastalıkları uzmanına başvurun. Uzmandan erken müdahale uyarısı Gözlerde meydana gelen kaşıntı, kızarıklık ve kuruluk şikâyetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uslu, özellikle uzun süre devam eden alerjik reaksiyonların kornea sağlığını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Uslu, göz sağlığının korunmasında çevresel faktörlere karşı alınacak basit önlemlerin önemli olduğunu belirterek, şikâyetlerin devam etmesi halinde uzman değerlendirmesinin geciktirilmemesi gerektiğini kaydetti.  

3 gün önce 57
GENEL

Malatya Emniyetine 16 Yeni Araç: Vali Yavuz’dan Suçla Mücadelede Kararlılık Mesajı

Malatya İl Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinde düzenlenen törenle emniyet teşkilatının araç filosuna kazandırılan 16 yeni hizmet aracı göreve başladı. Törende konuşan Malatya Valisi Seddar Yavuz, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte suçla mücadelede önemli mesafe katettiklerini belirterek, “Hiç kimsenin işlediği suç yanına kâr kalmamıştır, bundan sonra da kalmayacaktır.” dedi.   Malatya İl Emniyet Müdürlüğünün hizmet kapasitesini artırmak ve güvenlik güçlerinin sahadaki etkinliğini güçlendirmek amacıyla temin edilen 16 yeni araç, düzenlenen törenle hizmete alındı. İl Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinde gerçekleştirilen törene Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ramazan Ayhan, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, İl Jandarma Komutanı Albay Tolunay Başer, İl Emniyet Müdürü Kayhan Ay, vali yardımcıları, emniyet müdür yardımcıları, şube müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve davetliler katıldı.   “Yeni araçlar sahadaki gücümüzü artıracak” Törende konuşan Malatya İl Emniyet Müdürü Kayhan Ay, vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamanın, kamu düzenini korumanın ve kentteki huzur ortamını sürdürmenin temel öncelikleri olduğunu söyledi. Emniyet teşkilatının görevlerini etkin şekilde yerine getirebilmesi için teknik donanım ve araç kapasitesinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Ay, “Bugün hizmete alacağımız 16 yeni aracımız sahadaki hareket kabiliyetimizi artıracak. Asayişten trafiğe, suç ve suçluyla mücadeleden önleyici hizmetlere kadar birçok alanda çalışmalarımıza önemli katkılar sağlayacaktır. Bu doğrultuda teknolojik imkânlarımızı geliştirmeye ve hizmet kapasitemizi artırmaya yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” dedi. Ay, araçların teşkilata kazandırılmasında desteklerini esirgemeyen Vali Seddar Yavuz’a, Güvenlik Hizmetleri Destekleme ve Geliştirme Derneğine ve katkı sunanlara teşekkür etti.   Vali Yavuz: “Deprem sadece binalarımızı yıkmadı” Malatya Valisi Seddar Yavuz ise konuşmasında 6 Şubat depremlerinin yalnızca fiziki yıkıma neden olmadığını, insanların psikolojisini, alışkanlıklarını ve geleceğe yönelik umutlarını da olumsuz etkilediğini belirtti. Depremin ardından toplumsal davranışlarda birtakım olumsuzluklar yaşandığına dikkat çeken Yavuz, “6 Şubat depremleriyle sadece binalarımızın zarar gördüğünü düşünürsek hata yapmış oluruz. Özellikle insanlarımızın psikolojisi, alışkanlıkları ve geleceğe dair umutları da büyük ölçüde zarar gördü. Bunun sonucunda insan davranışlarındaki olumsuzluklar giderek arttı.” ifadelerini kullandı.   “Suç oranlarını 2022 seviyesinin de altına çektik” Deprem sonrası dönemde bazı suç türlerinde artışlar yaşandığını belirten Yavuz, güvenlik birimleriyle yürütülen koordineli çalışmalar sayesinde önemli sonuçlar elde edildiğini söyledi. Yavuz, “2023 ve 2024 yıllarında bazı suç türlerinde artışlar meydana geldi. Göreve başladığımız andan itibaren emniyetimiz, jandarmamız ve istihbarat birimlerimizle belirli başlıkları öncelikli olarak ele aldık. Bu alanlarda yoğun çalışmalar gerçekleştirdik ve suç oranlarını 2022 yılının da altına çektik. 2020 ve 2021 yıllarıyla kıyasladığımızda bugün suçla mücadelede geçmişten daha iyi bir konumdayız. Ancak iyi durumdayız dediğimiz anda kaybetme riskimiz vardır. Bu nedenle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” diye konuştu.   “Hiç kimsenin işlediği suç yanına kâr kalmayacak” Kentte huzur ve güvenliğin sağlanması için emniyet ve jandarma teşkilatlarının araç ve ekipman ihtiyaçlarını karşılamaya devam ettiklerini ifade eden Vali Yavuz, güvenlik güçlerinin sahadaki etkinliğinin artırılmasının öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti. Vatandaşların huzurunu bozan ve başkalarının haklarını ihlal edenlere karşı mücadelenin tavizsiz sürdürüleceğini vurgulayan Yavuz, “Hemşehrilerimizin huzur ve güvenliğini tehdit eden, kendi hakkına razı olmayan, başkasının hakkını gasp edenlerle ilgili mücadelemiz dün olduğu gibi bugün de yarın da kararlılıkla ve hukuk çerçevesinde devam edecektir. Hiç kimsenin işlediği suç yanına kâr kalmamıştır, bundan sonra da kalmayacaktır.” dedi. Cumhuriyet’in 103. kuruluş yıl dönümüne de değinen Yavuz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, şehitler ve gazileri minnetle anarak birlik ve beraberlik mesajı verdi. Yavuz, “Hiç kimseyi ötekileştirmeden 86 milyon vatan evladını kucaklayarak, her bir kardeşimizin gece yatağında huzurla uyuyabileceği, sokaklarında güvenle dolaşabileceği tedbirleri birlikte planlayarak daha huzurlu bir Malatya, daha huzurlu bir Türkiye inşa etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.   Dualarla hizmete alındı Konuşmaların ardından Malatya İl Müftüsü Ramazan Dolu tarafından dua edildi. Daha sonra Vali Seddar Yavuz ve protokol üyelerinin katılımıyla kurdele kesimi gerçekleştirildi. Kurdele kesiminin ardından 16 yeni hizmet aracı Malatya İl Emniyet Müdürlüğünün araç filosuna katılarak göreve başladı. Yeni araçların kent genelinde asayiş, trafik ve önleyici güvenlik hizmetlerinde kullanılması hedefleniyor.

3 gün önce 59
GENEL

Sayıştay MASKİ’nin Röntgenini Çekti: Kaçak Su, Denetimsiz İşletmeler ve Tartışmalı Atamalar!

Sayıştay’ın Malatya Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğünün 2025 yılı hesaplarına ilişkin denetim raporu, kurumun mali yönetiminden su kayıplarına, sanayi işletmelerinin denetiminden personel atamalarına kadar çok sayıda eksikliği ortaya çıkardı.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026’da yayımlanan MASKİ Genel Müdürlüğü 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, Malatya’nın su ve kanalizasyon hizmetlerini yürüten kurumda dikkat çekici uygulamaları gündeme taşıdı. Denetimlerde mali tablolara ilişkin bir, diğer idari ve mali işlemlere ilişkin 20 olmak üzere toplam 21 bulgu belirlendi. Özellikle çevresel denetimler, kamu kaynaklarının kullanımı, belediyeler arası hesap farklılıkları ve personel atamaları raporun öne çıkan başlıkları oldu.   468 işletmeden 398’inin geçerli izin belgesi yok Sayıştay denetçilerinin en dikkat çekici tespitlerinden biri, endüstriyel atıksu üreten işletmelerin izin ve denetim süreçlerinde yaşanan eksiklikler oldu. Rapora göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla MASKİ’nin sorumluluk alanında faaliyet gösteren 468 endüstriyel atıksu işletmesinin 388’inde Atıksu Bağlantı Kalite Kontrol İzin Belgesi bulunmadığı, 10 işletmenin ise belgesinin süresinin dolduğu belirlendi. Yalnızca 70 işletmenin geçerli izin belgesine sahip olduğu kaydedildi. Böylece işletmelerin yaklaşık yüzde 85’inin geçerli izin belgesi olmadan faaliyetlerini sürdürdüğü ortaya çıktı. Sayıştay, gerekli yaptırımların uygulanmamasının çevresel riskleri artırdığına ve mevzuata uygun çalışan işletmeler açısından eşitsizlik oluşturduğuna dikkat çekti.   Sanayi atıksularında denetim yetersiz kaldı   Raporda, 2025 yılı boyunca 468 işletmeden yalnızca 165’inin denetlendiği, bu işletmelerde toplam 205 denetim gerçekleştirildiği belirtildi. Atıksu numunesi alınan işletme sayısının ise yalnızca 25 olduğu, toplam 35 numune alma işlemi yapıldığı kaydedildi. Daha da dikkat çekici olan, yıl boyunca endüstriyel atıksu üreten işletmelere yönelik atıksu arıtma bedeli dahil herhangi bir idari yaptırım tahakkuk ettirilmemesiydi. Sayıştay, bu durumun mevzuata aykırı deşarjların etkin şekilde tespit edilmesini engellediğini ve yaptırım mekanizmasının işletilemediğini değerlendirdi.   Kaçak su kullanan bazı işletmelere düşük ceza   Denetimlerde ticarethanelerde kaçak su kullanımına yönelik ceza uygulamalarında da hatalar belirlendi. Rapora göre halı yıkama, oto yıkama, öğrenci yurdu ve düğün salonu gibi su tüketimi yüksek işletmelerin, mevzuat gereği büyük işletme kapsamında değerlendirilmesi gerekirken küçük işletme tarifesi üzerinden cezalandırıldığı tespit edildi. Bu uygulama, kaçak su kullanımına ilişkin tahakkukların mevzuatta öngörülen tutarların altında kalmasına yol açabilecek bir eksiklik olarak değerlendirildi.   İhaleye çıkılması gereken alımlar parçalara bölündü   Sayıştay raporunda kamu alımlarına ilişkin önemli bir tespit de yer aldı. Denetçiler, aynı nitelikte ve bütünlük arz eden bazı hizmet alımlarının doğrudan temin parasal limitlerinin altında kalacak şekilde kısımlara bölündüğünü belirledi. MASKİ yönetimi ise söz konusu alımların deprem sonrası altyapı hasarları, kuraklık ve acil hizmet ihtiyaçları nedeniyle gerçekleştirildiğini bildirdi. Sayıştay, idarenin gerekçelerini değerlendirmekle birlikte süreklilik gösteren ihtiyaçların önceden planlanarak ihale mevzuatına uygun yöntemlerle karşılanması gerektiğini vurguladı.   Özel kalem kadrosundan sınavsız memuriyet   Raporda personel atamalarına ilişkin tespitler de dikkat çekti. Sayıştay, Özel Kalem Müdürlüğüne atanan bazı kişilerin kısa süre bu görevde bulunduktan sonra diğer memur kadrolarına nakledildiğini ve böylece sınav şartı uygulanmadan devlet memurluğuna girişlerinin sağlandığını belirledi. Bu uygulama, kamu personel alımlarında liyakat, eşitlik ve sınav esaslarının korunması açısından önemli bir denetim bulgusu olarak rapora yansıdı.   Belediyelere aktarılmayan 184,8 milyon lira   Sayıştay’ın bir başka önemli tespiti, MASKİ tarafından tahsil edilen çevre temizlik vergisi paylarının ilgili belediyelere zamanında aktarılmaması oldu. Rapora göre 31 Aralık 2025 itibarıyla belediyelere aktarılmayan tutar toplam 184 milyon 884 bin 684 liraya ulaştı. En yüksek tutar 74 milyon 861 bin lirayla Yeşilyurt Belediyesine ait olurken, Battalgazi Belediyesinin 62 milyon 804 bin lira, Malatya Büyükşehir Belediyesinin ise 25 milyon 711 bin lira alacağı bulunduğu belirlendi. MASKİ, 2026 yılında bazı belediyelere nakit ödemeler yapıldığını ve karşılıklı mahsuplaşmalar gerçekleştirildiğini bildirdi. Ancak Sayıştay, söz konusu payların yasal sürelerinde aktarılması gerektiğini vurguladı.   Büyükşehir ile MASKİ’nin hesapları birbirini tutmadı   Denetimlerde MASKİ ile Malatya Büyükşehir Belediyesi arasındaki alacak ve borç kayıtlarında da uyumsuzluk tespit edildi. MASKİ kayıtlarında Büyükşehir Belediyesinden 34 milyon 989 bin liralık içme suyu alacağı bulunurken, Büyükşehir Belediyesinin ilgili hesabında bu tutarın sıfır olarak yer aldığı belirlendi. Nakit borçlanma ve zemin tahrip bedellerine ilişkin kayıtlarda da önemli farklılıklar saptandı. Özellikle zemin tahrip bedellerinde MASKİ’nin 147 milyon lira civarındaki borç kaydına karşılık Büyükşehir Belediyesinin kayıtlarında yaklaşık 859 milyon liralık tutar bulunması dikkat çekti.   Su kayıpları ve tarifeler de denetim konusu Raporda, içme suyu kayıp ve kaçaklarının önlenmesine yönelik tedbirlerde eksiklikler bulunduğu belirtildi. Su ve atıksu tarifelerinin maliyetler esas alınarak belirlenmediği, bazı abonelik türlerinde hatalı tarife uygulamalarına gidildiği ve hat bakım bedelinin abonelerden eşit şekilde tahsil edilmediği tespit edildi. 2025 yılı için aylık 7 lira artı KDV olarak belirlenen hat bakım bedelinin, özellikle sayaçların okunamadığı bazı kırsal aboneliklerde eksik tahakkuk ettirildiği veya hiç tahakkuk ettirilmediği kaydedildi.   MASKİ’nin gideri 3,7 milyar lirayı aştı Sayıştay’ın mali tablolarına göre MASKİ’nin 2025 yılı bütçe giderleri 3 milyar 731 milyon 443 bin lira olarak gerçekleşti. Net bütçe gelirleri ise 2 milyar 707 milyon 394 bin lira oldu. Bütçe giderleri, 2024 yılına göre yüzde 49,37 artarken faiz giderleri 293 milyon 514 bin liraya ulaştı. Mal ve hizmet alımlarına yaklaşık 1 milyar 976 milyon lira, sermaye giderlerine ise 1 milyar 283 milyon lira harcandı.   İç denetçi kadrosu bulunmuyor Sayıştay, MASKİ’de iç kontrol sisteminin kurulmasına yönelik çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ancak sistemin etkin şekilde işletilmesi açısından eksiklikler bulunduğunu da ortaya koydu. Raporda kurumda iç denetim birimi ve iç denetçi kadrosunun bulunmadığı, kurumsal risk yönetimine ilişkin çalışmaların yetersiz kaldığı ve iç kontrol sisteminin yıllık değerlendirmelerinin yapılmadığı belirtildi.   Bazı eksiklikler önceki yıldan devam ediyor Sayıştay raporunun izleme bölümünde, 2024 yılında tespit edilen bazı eksikliklerin 2025 yılında da sürdüğü görüldü. Özellikle özel kalem kadrosunun sınavsız memuriyete giriş için kullanılması, su ve atıksu tarifelerinin maliyet esaslı belirlenmemesi ve altyapı harcamalarına katılma paylarının tahsil edilmemesi konularında önceki yılın bulgularının giderilmediği kaydedildi. Su kayıp ve kaçaklarının önlenmesine ilişkin tedbirlerde ise önceki yılın bulgusunun kısmen yerine getirildiği belirtildi. Sayıştay’ın değerlendirmeleri, MASKİ’nin mali yönetim, çevresel denetim, personel politikası ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin süreçlerinde mevzuata uyumun güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Raporda yer alan tespitler, kurumun 2025 yılı işlemlerine ilişkin olup, bazı eksikliklerin giderilmesi amacıyla 2026 yılında başlatılan çalışmalar da idarenin yanıtlarında yer aldı.

4 gün önce 55
GENEL

Malatya’da Sıra Dışı Kurtarma: Posta Kutusundan Kedi Çıktı!

Malatya’da bir apartmanın posta kutusuna sıkışarak mahsur kalan kedi, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kurtarıldı.   Olay, Battalgazi ilçesine bağlı Göztepe Mahallesi Tutoğlu Sokak’ta meydana geldi. Bir apartmanın posta kutusuna giren kedi, sıkışarak mahsur kaldı. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri sevk edildi. Ekipler, kediyi sıkıştığı yerden çıkarmak için kurtarma çalışması başlattı.   Kedi güvenli şekilde kurtarıldı   İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle posta kutusunda mahsur kalan kedi, bulunduğu yerden güvenli bir şekilde çıkarıldı. Kurtarma çalışması başarılı şekilde tamamlandı.

4 gün önce 40
GENEL

Yazıhan Belediyesinden Dikkat Çeken Mali Performans: Gelirler Yüzde 57 Arttı!

Sayıştay Başkanlığının 2025 yılı denetim raporu, Malatya'nın Yazıhan Belediyesinin mali tablosundaki olumlu gelişmeleri ortaya koydu. Belediyenin bütçe gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 57,10 artarak 157,4 milyon liraya yükselirken, bütçe giderleri 154 milyon lirada kaldı. Yıl sonunda 61,6 milyon liralık olumlu faaliyet sonucu kaydedilirken, vergi gelirlerindeki yüzde 429'luk artış dikkat çekti.     Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Yazıhan Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin gelir performansındaki yükselişi ve mali yapısını ortaya koydu. Raporda yer alan veriler, belediyenin 2025 yılında bütçe gelirlerini önemli ölçüde artırdığını, gider artışının ise gelir artışının altında kaldığını gösterdi.   Gelirlerde 57 milyon liralık artış   Yazıhan Belediyesinin 2024 yılında 100 milyon 204 bin lira olan net bütçe gelirleri, 2025 yılında 157 milyon 428 bin liraya ulaştı. Böylece belediyenin yıllık gelirleri 57 milyon 223 bin lira artarak yüzde 57,10 büyüme gösterdi. Gelir kalemlerinde en dikkat çekici yükseliş vergi gelirlerinde gerçekleşti. 2024 yılında 8 milyon 976 bin lira olan vergi gelirleri, 2025 yılında 47 milyon 517 bin liraya yükseldi. Vergi gelirlerinde bir yılda yüzde 429,40 oranında artış kaydedildi. Belediyenin diğer gelirleri ise 67 milyon liradan 95 milyon 889 bin liraya çıktı. Sayıştay raporunda, bu kalemdeki artışın merkezi idareden alınan paylardaki yükselişten kaynaklandığı belirtildi.   Gelir artışı gider artışını geride bıraktı   2025 yılı mali verilerine göre Yazıhan Belediyesinin bütçe gelirlerindeki artış oranı yüzde 57,10 olurken, bütçe giderlerindeki artış yüzde 44,38 seviyesinde gerçekleşti. Belediyenin 2024 yılında 106 milyon 717 bin lira olan bütçe giderleri, 2025 yılında 154 milyon 88 bin liraya yükseldi. Bu sonuçlarla belediye, 2025 yılını yaklaşık 3 milyon 340 bin liralık pozitif bütçe gelir-gider farkıyla tamamladı.   61,6 milyon liralık olumlu faaliyet sonucu   Sayıştay denetim raporunda belediyenin faaliyet sonuçları tablosuna ilişkin veriler de yer aldı. Buna göre belediyenin 2025 yılı faaliyet gelirleri 155 milyon 767 bin lira, faaliyet giderleri ise 132 milyon 680 bin lira olarak gerçekleşti. 38 milyon 561 bin liralık enflasyon düzeltmesinin de hesaplamaya dahil edilmesiyle dönem olumlu faaliyet sonucu 61 milyon 648 bin lira olarak kaydedildi. Söz konusu tutar, belediyenin muhasebe esaslarına göre hesaplanan faaliyet sonucunu gösterirken doğrudan nakit fazlası anlamına gelmiyor.   Belediyenin varlıkları 360 milyon liraya ulaştı   Yazıhan Belediyesinin 2025 yılı bilançosunda toplam varlık büyüklüğü 360 milyon 450 bin lira olarak yer aldı. Belediyenin dönen varlıkları 48 milyon 681 bin lira, duran varlıkları ise 311 milyon 769 bin lira olarak kaydedildi. Bilanço verilerine göre belediyenin banka hesabında 15 milyon 999 bin lira bulunurken, öz kaynakları 340 milyon 839 bin lira seviyesinde gerçekleşti. Kısa vadeli yükümlülükler 18 milyon 808 bin lira, uzun vadeli yükümlülükler ise 803 bin lira olarak açıklandı. Bu veriler, belediyenin dönen varlıklarının kısa vadeli yükümlülüklerini karşılama düzeyinin üzerinde olduğunu gösterdi. Bununla birlikte dönen varlıkların önemli bir bölümünün devreden KDV'den oluşması, likidite değerlendirmesinde dikkate alınması gereken bir unsur olarak öne çıktı.   Personel giderlerinde azalma yaşandı   Sayıştay raporuna göre Yazıhan Belediyesinin personel giderleri 2024 yılında 23 milyon 539 bin lira iken 2025 yılında 22 milyon 375 bin liraya geriledi. Personel giderlerinde yüzde 4,95 oranında azalma yaşanırken, sermaye giderleri de yüzde 23,10 düşüşle 13 milyon 435 bin lira seviyesinde gerçekleşti. Buna karşılık mal ve hizmet alımı giderleri yüzde 82,67 artarak 110 milyon 266 bin liraya yükseldi. Rapordaki veriler, belediyenin harcama yapısında mal ve hizmet alımlarının ağırlığının arttığını gösterdi.   Sayıştay mali tabloları değerlendirdi   Sayıştay Başkanlığı, Yazıhan Belediyesinin 2025 yılı mali tablolarına ilişkin denetim görüşünde, belirlenen hesap alanları dışındaki mali bilgilerin tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olduğu kanaatine vardı. Denetim raporunda belediyenin mali tablolarını etkileyen 7 bulguya yer verilirken, diğer idari ve mali uygulamalara ilişkin 9 ayrı tespit yapıldı.   Denetimde bazı eksiklikler de belirlendi   Sayıştay raporunda, olumlu mali göstergelerin yanı sıra belediyenin bazı uygulamalarında mevzuata uyum ve kayıt düzeni açısından eksiklikler bulunduğu ifade edildi. Denetimde, doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulü kapsamındaki bazı alımlarda yüzde 10'luk yasal sınırın Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan aşıldığı belirlendi. Ayrıca yol bakım ve onarımı, inşaat malzemesi alımı ve taş duvar yapımı gibi bazı ihtiyaçların doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde kısımlara bölündüğü tespit edildi. Sosyal yardım ödemelerinde başvuru ve değerlendirme belgeleri ile komisyon kararlarına ilişkin eksiklikler bulunduğu, taşınmaz envanteri ile muhasebe kayıtlarının tam olarak ilişkilendirilemediği de raporda yer aldı. Belediye şirketinden kiralanan yabancı menşeli bir aracın bakım, sigorta ve lastik giderleri kapsamında belediye bütçesinden karşılanan 179 bin 333 liranın ise belediyenin açıklamasına göre 20 Mayıs 2026 tarihinde ilgili şirketten tahsil edildiği belirtildi. Denetimde katı atıkların depolanması, KDV kayıtları, kıdem tazminatı karşılıkları ve geçici görev yolluğu ödemeleriyle ilgili eksiklikler de tespit edildi.   Yazıhan Belediyesi, Sayıştayın çeşitli bulgularına verdiği cevaplarda gerekli çalışmaların başlatıldığını ve sonraki işlemlerde raporda belirtilen hususlara uygun hareket edileceğini bildirdi.  

4 gün önce 38
GENEL

Arapgir Belediyesinde Sayıştay Depremi: Kasada 102 Bin TL, 70 Milyon TL Kısa Vadeli Yükümlülük!

Sayıştay Başkanlığının Arapgir Belediyesi 2025 Yılı Denetim Raporu, belediyenin ihale işlemleri, taşınmaz yönetimi, personel harcamaları ve mali kayıtlarındaki ciddi eksiklikleri ortaya çıkardı. Raporda 294 taşınmazın değerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmadığı, 131 taşınmazın pazarlık usulüyle kiraya verildiği ve kiralama işlemlerinde kesin teminat alınmadığı tespit edildi.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Malatya Arapgir Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin mali yapısı ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin çarpıcı bulguları gözler önüne serdi. 51 sayfalık raporda, mali tabloların güvenilirliğini etkileyen 5, mevzuata aykırılıklar ve idari işlemlerle ilgili 13 olmak üzere toplam 18 ayrı bulguya yer verildi. Denetimde özellikle doğrudan temin işlemleri, taşınmaz kiralamaları, belediye şirketlerine yapılan ödemeler ve tahsil edilemeyen kamu gelirleri öne çıktı.   İhalelerde 113 Milyon Lirayı Aşan Sınır İhlali   Sayıştay denetiminin en dikkat çekici bulgularından biri, belediyenin doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulü kapsamındaki harcamaları oldu. Rapora göre 2025 yılında bu kapsamda 28 milyon 603 bin liralık mal alımı, 82 milyon 672 bin liralık hizmet alımı ve 15 milyon 999 bin liralık yapım işi gerçekleştirildi. Söz konusu işlemlerin yıllık bütçede ilgili harcama kalemleri için ayrılan ödeneklerin yüzde 10'unu Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan aştığı tespit edildi. Mal alımlarında yüzde 10'luk sınırın 25 milyon 622 bin lira, hizmet alımlarında 73 milyon 636 bin lira, yapım işlerinde ise 14 milyon 122 bin lira aşıldığı belirlendi. Üç kalemdeki toplam sınır aşımı 113 milyon 381 bin 252 liraya ulaştı.   Sayıştay, Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan gerçekleştirilen sınır aşımı işlemlerinin mevzuata aykırı olduğunu belirterek belediyenin satın alma süreçlerini yasal sınırlara uygun yürütmesi gerektiğini vurguladı.   Akaryakıt Ve Yapım İşleri Parçalara Bölündü   Denetim raporunda belediyenin bazı ihtiyaçlarını ihale yapmak yerine doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde parçalara bölerek karşıladığı da tespit edildi.   Sayıştay, akaryakıt alımı, yol bakım ve onarım çalışmaları, inşaat malzemesi alımları ve taş duvar yapımı gibi işlerin aynı yüklenicilerden kısımlara bölünerek satın alındığını belirledi.   Raporda, aynı nitelikteki ihtiyaçların parasal sınırların altında kalmak amacıyla bölünmesinin Kamu İhale Kanunu'nun rekabet, saydamlık ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine aykırı olduğu ifade edildi.   Belediye yönetimi ise bundan sonraki süreçte alımların mevzuata uygun yürütülmesi konusunda gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi.   131 Taşınmaz Pazarlık Usulüyle Kiraya Verildi   Sayıştayın bir diğer önemli tespiti belediyeye ait taşınmazların kiralanmasıyla ilgili oldu. Denetçiler, Arapgir Belediyesine ait 131 taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51'inci maddesinin (g) bendi kapsamında pazarlık usulüyle kiraya verildiğini belirledi. Raporda, söz konusu pazarlık usulünün belediyenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar için uygulanamayacağına dikkat çekildi. Belediye, kiracıların büyük bölümünün 25-30 yıldır aynı taşınmazları kullandığını, yeni ihale süreçlerinin hizmetlerde aksamalara neden olabileceğini ve bazı kiracıların taşınmazlara yatırım yaptığını savundu.   Sayıştay ise belediyeye ait taşınmazların kiralanmasında rekabetin sağlanması ve mevzuatta öngörülen açık veya kapalı teklif usullerinin uygulanması gerektiğini bildirdi.   131 Kiralama İhalesinde Kesin Teminat Alınmadı   Sayıştay raporunda aynı 131 taşınmazın kiralanması sırasında bir başka eksikliğin daha bulunduğu ortaya çıktı. Denetimde, kiralama ihalelerinde ihale bedelinin yüzde 6'sı oranında alınması gereken kesin teminatların alınmadığı tespit edildi. Raporda, kesin teminat alınmamasının kiracıların yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda belediyenin uğrayabileceği zararların tahsilini güçleştirebileceği belirtildi. Belediye yönetimi, bundan sonraki kiralama işlemlerinde kesin teminat alınacağını açıkladı.   294 Taşınmazın Değeri Muhasebe Kayıtlarında Yok   Sayıştay denetçileri, Arapgir Belediyesi adına tapuda kayıtlı 671 taşınmazı da incelemeye aldı. Yapılan incelemede, söz konusu taşınmazlardan 294'ünün değer tespitinin yapılmadığı ve bu nedenle ilgili muhasebe hesaplarına kaydedilmediği belirlendi. Raporda, bu durumun belediyenin arazi, arsa, bina ve diğer taşınmaz varlıklarının gerçek değerlerinin mali tablolara yansıtılmasını engellediği vurgulandı.   Sayıştay, taşınmazların değerlerinin komisyon aracılığıyla belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmasını istedi.   Belediye Şirketine Hakedişler Eksik Ödendi   Raporda belediyenin kendi personel şirketine yaptığı ödemeler de denetim konusu oldu. Sayıştay, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında belediye şirketine yapılması gereken hakediş ödemelerinin SGK primi ve vergi tutarları düşüldükten sonra yalnızca net ücretler üzerinden gerçekleştirildiğini belirledi. SGK primleri ve vergilerin zamanında ödenmemesinin belediye şirketini gecikme zamları ve ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya bıraktığı ifade edildi. Raporda, bu durumun sonuçta belediye bütçesine ilave yük getirebileceği vurgulandı. Belediye yönetimi, eksik hakediş ödemelerinin genel ekonomik şartlar ve ödenek yetersizliğinden kaynaklandığını belirterek sonraki süreçte ödemelerin eksiksiz yapılacağını bildirdi.   Belediyeden Emekli Personele Doğrudan Hizmet Alımı   Sayıştay, belediyenin hizmet binası ve sulama kanalı temizliği gibi personel çalıştırılmasına dayalı işleri doğrudan temin yöntemiyle şahıslardan satın aldığını da tespit etti. Raporda, bu kişilerden bazılarının belediyeden emekli personel olduğu belirtildi. Sayıştay, söz konusu işlerin ilgili mevzuat kapsamında belediye şirketleri aracılığıyla yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak doğrudan teminle gerçekleştirilen uygulamaları mevzuata aykırı buldu. Belediye ise bundan sonraki süreçte personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerin ilgili mevzuata uygun şekilde belediye şirketleri üzerinden karşılanacağını bildirdi.   Çöpler Orman Vasıflı Araziye Döküldü   Denetim raporunda çevre ve halk sağlığı açısından dikkat çeken bir bulguya da yer verildi. Sayıştay, Arapgir Belediyesinin topladığı katı atıkları Malatya Büyükşehir Belediyesine ait aktarma istasyonuna götürmek yerine Şıhlar Mahallesi'ndeki orman vasıflı 959 ada 1 parselde vahşi depolama yöntemiyle biriktirdiğini tespit etti. Raporda, atıkların bu şekilde depolanmasının toprak, su ve hava kirliliğine yol açabileceği, çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturduğu vurgulandı. Sayıştay, katı atıkların mevzuata uygun şekilde toplanarak aktarma istasyonlarına taşınması gerektiğini belirtti.   Ruhsatsız İş Yerleri Ve Eksik Vergi Tahsilatı   Sayıştay denetiminde Arapgir'de iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan işletmelerin olduğu belirlendi. Belediyenin bazı gelir kalemlerinde tahsilat oranlarının düşük kaldığı da rapora yansıdı. 2025 yılı verilerine göre mülkiyet üzerinden alınan vergilerin yüzde 47,04'ü, ilan ve reklam vergisinin yüzde 42,07'si, iş yerlerine ilişkin çevre temizlik vergisinin yüzde 56,50'si ve kira gelirlerinin yüzde 68,97'si tahsil edilebildi. Sayıştay, belediye gelirlerinin zamanında takip edilmesi ve tahsilat süreçlerinin etkin yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan işletme hakkının devri niteliğindeki taşınmaz kiralamalarında KDV alınmadığı, kazı ruhsat harcı ve zemin tahrip bedellerinin tahsil edilmediği de tespit edildi.   Bankada 102 Bin Lira, Kısa Vadeli Yükümlülük 70,4 Milyon Lira   Arapgir Belediyesinin 2025 yılı bilançosunda yer alan rakamlar da dikkat çekti. Belediyenin yıl sonu banka hesabında yalnızca 102 bin 401 lira bulunurken, kısa vadeli yabancı kaynak toplamı 70 milyon 431 bin 347 lira olarak kaydedildi. Bu yükümlülükler içerisinde 52 milyon 495 bin liralık bütçe emaneti, 7 milyon 423 bin liralık ödenecek vergi ve fonlar ile 6 milyon 924 bin liralık sosyal güvenlik kesintileri yer aldı. Ayrıca 2 milyon 611 bin liralık vadesi geçmiş, ertelenmiş veya taksitlendirilmiş vergi ve diğer yükümlülükler bilançoya yansıdı. Belediyenin dönen varlık toplamı 32 milyon 941 bin lira olurken, kısa vadeli yabancı kaynakların bu tutarın iki katını aşması mali açıdan dikkat çekti. Söz konusu veriler, belediyenin yıl sonu itibarıyla kısa vadeli yükümlülüklerine karşılık likidite açısından önemli bir baskı altında bulunduğunu ortaya koydu.   168 Milyon Gelire Karşılık 176 Milyon Harcama   Sayıştay raporuna göre Arapgir Belediyesinin 2025 yılı başlangıç bütçesi 170 milyon lira olarak belirlendi. Yıl içerisinde 24 milyon liralık ek bütçe yapılmasıyla toplam ödenek 194 milyon liraya yükseldi. Yıl sonunda net bütçe gelirleri 168 milyon 56 bin 380 lira, bütçe giderleri ise 176 milyon 431 bin 701 lira olarak gerçekleşti. Böylece belediyenin bütçe giderleri, net bütçe gelirlerini yaklaşık 8 milyon 375 bin lira aştı. Mal ve hizmet alımı giderleri 2024 yılında 85 milyon 386 bin lira iken 2025 yılında 129 milyon 843 bin liraya yükseldi. Söz konusu kalemde yüzde 52,07 oranında artış yaşandı. Buna karşılık sermaye giderleri yüzde 42,98 azalarak 4 milyon 31 bin liraya geriledi.   Belediyenin faaliyet sonuçları tablosunda ise 159 milyon 912 bin lira faaliyet gideri ve 152 milyon 657 bin lira faaliyet geliri yer aldı. Enflasyon düzeltmesi sonrasında dönem olumlu faaliyet sonucu 37 milyon 904 bin lira olarak kaydedildi.   Sayıştaydan Mali Yönetim Ve Denetim Uyarısı   Sayıştay, Arapgir Belediyesinin muhasebe kayıtlarında kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmaması, taşınır kayıtlarındaki hatalar, maddi duran varlıkların değerini artıran harcamaların doğrudan giderleştirilmesi ve iktisadi faaliyet konusu olmayan giderlere ilişkin KDV'nin indirim konusu yapılması gibi eksiklikler de tespit etti. Belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan sosyal denge tazminatı sözleşmesinde, sözleşme konusu dışında kalan düzenlemelerin bulunduğu da raporda yer aldı. Belediye yönetimi, Sayıştayın çeşitli bulgularına verdiği cevaplarda mevzuata uygun işlem yapılması ve eksikliklerin giderilmesi yönünde gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi.  

4 gün önce 38
GENEL

Sayıştay’dan Arguvan Belediyesi’ne 20 Kritik Tespit: İhaleler, Milyonluk Harcamalar Ve Kayıtsız Taşınmazlar!

Sayıştay Başkanlığının Arguvan Belediyesine ilişkin 2025 yılı denetim raporu, kamu kaynaklarının kullanımı ve belediyenin mali yönetimindeki ciddi eksiklikleri gün yüzüne çıkardı. Raporda, 486 taşınmazın değerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmadığı, 101 taşınmazın kiralama ihalesinde kesin teminat alınmadığı ve 1 milyon 875 bin liralık kamyonun ihale yapılmadan doğrudan temin yöntemiyle satın alındığı tespit edildi.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Arguvan Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin ihale süreçlerinden taşınmaz yönetimine, vergi tahsilatından kamu harcamalarına kadar birçok alandaki uygulamalarını mercek altına aldı. 51 sayfalık raporda, mali tabloların güvenilirliğini etkileyen 6, mevzuata aykırılıklar ve idari uygulamalara ilişkin 14 olmak üzere toplam 20 bulgu yer aldı.   486 Taşınmaz Muhasebe Kayıtlarına Alınmadı   Sayıştay denetiminde, Arguvan Belediyesi adına tapuda kayıtlı 511 taşınmazdan 486'sının değer tespitinin yapılmadığı ve muhasebe kayıtlarına alınmadığı belirlendi. Belediyenin önemli miktardaki taşınmaz varlığının mali tablolara doğru şekilde yansıtılmadığına dikkat çekilen raporda, söz konusu eksikliğin bilanço hesaplarının gerçek durumu göstermesini engellediği vurgulandı. Sayıştay, belediyeye ait taşınmazların değerlerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınması gerektiğini bildirdi.   101 Kiralama İhalesinde Kesin Teminat Alınmadı   Raporda dikkat çeken bir başka tespit ise belediyeye ait taşınmazların kiralanması sırasında ortaya çıktı. Sayıştay, 101 taşınmazın kiralama ihalesinde mevzuat gereği alınması gereken yüzde 6 oranındaki kesin teminatın alınmadığını belirledi. Denetim raporunda, kesin teminat uygulamasının sözleşmelerden doğabilecek yükümlülüklerin güvence altına alınması açısından zorunlu olduğu hatırlatıldı. Teminat alınmadan gerçekleştirilen kiralama işlemlerinin belediyeyi mali risklerle karşı karşıya bırakabileceğine işaret edildi.   1 Milyon 875 Bin Liralık Kamyon Doğrudan Teminle Alındı   Sayıştay raporunun en dikkat çekici bulgularından biri de belediyenin kamyon alımı oldu. Belediyenin 28 Mayıs 2025 tarihinde 1 milyon 875 bin lira artı KDV bedelle satın aldığı lowbed kamyon için ihale yapılmadığı, alımın doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildiği tespit edildi. Söz konusu dönemde büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki idareler için doğrudan temin parasal sınırının 800 bin 366 lira olduğu belirtildi. Buna göre kamyonun KDV hariç bedelinin yasal doğrudan temin sınırını 1 milyon 74 bin 634 lira aştığı ortaya çıktı. Sayıştay, alımın temel ihale usulleri yerine doğrudan teminle gerçekleştirilmesini mevzuata aykırı buldu. Belediye ise savunmasında ilçedeki 49 mahalle ve 72 mezrada iş makinelerinin taşınmasında yaşanan güçlükleri gerekçe gösterdi. Alımın acil ihtiyaç kapsamında ve bir defaya mahsus yapıldığı ifade edildi.   Doğrudan Teminde 44 Milyon Lirayı Aşan Sınır İhlali   Sayıştay denetiminde belediyenin doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulü kapsamında gerçekleştirdiği alımlarda da önemli sınır aşımları belirlendi. Rapora göre mal alımlarında 35 milyon 840 bin lira, hizmet alımlarında 8 milyon 70 bin lira ve yapım işlerinde 6 milyon 530 bin lira civarında harcama gerçekleştirildi. Söz konusu alımların yıllık bütçede ilgili harcama kalemleri için ayrılan ödeneklerin yüzde 10'unu aştığı ve Kamu İhale Kurulunun uygun görüşünün alınmadığı tespit edildi. Üç harcama kaleminde yüzde 10'luk sınırın üzerindeki toplam tutarın yaklaşık 44,4 milyon liraya ulaştığı görüldü. Sayıştay, doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulüyle gerçekleştirilecek alımlarda yasal sınırların gözetilmesi ve sınır aşımı öngörülen durumlarda Kamu İhale Kurulundan önceden uygun görüş alınması gerektiğini vurguladı.   Akaryakıt Ve Yapım İşleri Parçalara Bölündü   Denetçilerin tespitleri yalnızca parasal sınırların aşılmasıyla sınırlı kalmadı. Raporda akaryakıt, yol bakım ve onarım, inşaat malzemesi ve taş duvar yapımı gibi bazı ihtiyaçların ihale yapılması gereken bütünlükte olmasına rağmen doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde kısımlara bölündüğü belirtildi. Bazı alımların aynı yüklenicilerden parça parça gerçekleştirildiği tespit edilirken, bu uygulamanın Kamu İhale Kanunu'nun temel ilkelerine aykırı olduğu kaydedildi. Belediye yönetimi, işlemlerin acil ihtiyaçlar ve teknik personel yetersizliği nedeniyle gerçekleştirildiğini bildirdi. Sayıştay ise aynı nitelikteki ihtiyaçların parçalara bölünmeden, ihale mevzuatında öngörülen yöntemlerle karşılanması gerektiğine dikkat çekti.   Belediye Şirketinin Hesaplarında 5,2 Milyon Liralık Fark   Arguvan Belediyesinin tamamına sahip olduğu Arbel Tarım Hayvancılık Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin sermaye kayıtları da Sayıştay denetimine takıldı. Belediyenin muhasebe kayıtlarında şirkete yapılan sermaye katılımı 18 milyon 219 bin 500 lira olarak görünürken, şirket kayıtlarında sermaye tutarının 13 milyon lira olduğu belirlendi. İki kayıt arasında 5 milyon 219 bin 500 liralık fark bulunduğu tespit edildi. Sayıştay, bu uyumsuzluğun belediyenin mali tablolarının doğruluğunu etkilediğini belirterek kayıtların düzeltilmesini istedi.   Vergi Ve Kira Gelirleri Tahsil Edilemedi   Denetim raporunda belediyenin gelir yönetimindeki eksiklikler de dikkat çekti. Mülkiyet üzerinden alınan vergilerde tahsilat oranının yüzde 15,67, kira gelirlerinde yüzde 45, iş yerlerine ilişkin çevre temizlik vergisinde ise yüzde 28,72 seviyesinde kaldığı belirtildi. Sayıştay, belediyenin tahakkuk ettirdiği gelirlerin tahsilatında yaşanan yetersizliklerin kamu kaynaklarının etkin yönetimini olumsuz etkilediğine işaret etti. Belediye ise düşük tahsilat oranlarında deprem felaketinin etkili olduğunu, bazı alacaklarla ilgili icra takiplerinin sürdüğünü bildirdi.   Kafeterya Ve Petrol İstasyonundan KDV Alınmadı   Raporda, belediyeye ait kafeterya, misafirhane ve petrol istasyonu gibi işletme hakkının devri niteliğindeki kiralamalarda KDV tahakkuk ettirilmediği tespit edildi. Sayıştay, söz konusu kiralama işlemlerinin KDV'ye tabi olduğunu belirterek tahakkuk ve tahsilat işlemlerinin mevzuata uygun gerçekleştirilmesini istedi. Ayrıca belediye adına düzenlenen bazı serbest meslek makbuzlarında gelir vergisi kesintisi yapılmadığı, kazı ruhsat harcı ve zemin tahrip bedellerinin tahsil edilmediği belirlendi.   Ruhsatsız İş Yerleri Ve Eksik Vergi Kayıtları   Sayıştay denetçileri, Arguvan'da iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösteren işletmeler bulunduğunu da tespit etti. Bazı iş yerlerine çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirilmediği belirtilirken, belediyenin ruhsatlandırma, denetim ve vergi tahsilatına ilişkin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi gerektiği ifade edildi.   Yetkisi Olmadan Hafriyat Sahası Belirledi   Arguvan Belediyesinin görev alanında bulunmamasına rağmen hafriyat döküm sahası belirlediği ve kaçak hafriyat dökümüne yönelik cezai işlemler uyguladığı da rapora yansıdı. Belediyenin Tepebağ Mahallesi Kayabaşı mevkisindeki 330 ada 2 ve 3 numaralı parselleri hafriyat döküm alanı olarak belirlediği tespit edildi. Sayıştay, büyükşehir belediyesinin yetki alanında bulunan işlemlerin ilgili yetki düzenlemelerine uyulmadan gerçekleştirilmesini mevzuata aykırı değerlendirdi.   Çöplerin Vahşi Depolandığı Belirlendi   Denetim raporunda çevre ve halk sağlığı açısından da önemli bir bulguya yer verildi. Arguvan Belediyesinin topladığı katı atıkları Malatya Büyükşehir Belediyesine ait aktarma istasyonuna göndermek yerine vahşi depolama yöntemiyle biriktirdiği tespit edildi. Sayıştay, atıkların mevzuata aykırı şekilde depolanmasının çevre kirliliği ve halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu vurguladı. Belediye, mevcut araç ve teknik imkânların yetersizliği nedeniyle atıkların uygun aktarma merkezlerine taşınamadığını bildirdi.   128,9 Milyon Lira Gelir, 98 Milyon Lira Gider   Sayıştay raporunda belediyenin 2025 yılı mali verilerine de yer verildi. 120 milyon lira olarak öngörülen bütçede net gelirler 128 milyon 890 bin 557 lira, bütçe giderleri ise 98 milyon 28 bin 968 lira olarak gerçekleşti. Belediyenin net bütçe gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 59,03 artarken, giderlerdeki artış yüzde 1,54 oldu. Mal ve hizmet alımı giderleri 70 milyon 638 bin liraya ulaşırken, sermaye giderleri bir önceki yıla göre yüzde 30,03 azalarak 9 milyon 809 bin liraya geriledi. Belediyenin faaliyet sonuçları tablosunda, enflasyon düzeltmesi dahil dönem olumlu faaliyet sonucu 68 milyon 275 bin 897 lira olarak kaydedildi.   Sayıştaydan Belediyeye Mevzuat Uyarısı   Sayıştay Başkanlığı, denetim sonucunda belediyenin ihale, taşınmaz, muhasebe, gelir tahsilatı ve çevre yönetimi süreçlerinde mevzuata uygun hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Belediye yönetimi ise bulgulara ilişkin verdiği cevaplarda eksikliklerin giderilmesi ve benzer uygulamaların tekrarlanmaması için gerekli çalışmaların yapılacağını bildirdi. 2025 yılına ilişkin toplam 20 denetim bulgusu, Arguvan Belediyesinin kamu kaynaklarının yönetimi ve mali kontrol mekanizmalarında önemli eksiklikler bulunduğunu ortaya koydu. Rapordaki tespitler denetim bulgusu niteliğinde olup kesinleşmiş yargı kararı anlamına gelmiyor.  

4 gün önce 41
GENEL

Malatya’da Cumhuriyet Coşkusu Salona Sığmadı

Malatya’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. yıl dönümü, yağış ihtimali nedeniyle Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle kutlandı. Olumsuz hava koşulları ihtimaline karşı resmi geçit töreni iptal edilirken Türk bayraklarıyla salonu dolduran vatandaşlar ve öğrenciler, Cumhuriyet Bayramı coşkusunu hep birlikte yaşadı.   Malatya’da Cumhuriyet’in ilanının 103. yıl dönümü, yoğun katılımla gerçekleştirilen törenle kutlandı. Meteorolojik değerlendirmeler doğrultusunda yağış ihtimaline karşı açık alanda yapılması planlanan kutlama programı Kongre ve Kültür Merkezi’ne alındı. Kutlamalar sırasında kentte yağış görülmezken, geleneksel resmi geçit töreni gerçekleştirilemedi. Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda Cumhuriyet coşkusu salona taştı. Ellerinde Türk bayraklarıyla törene katılan öğrenciler ve vatandaşlar, Cumhuriyet’in 103. yıl dönümünü büyük bir heyecanla kutladı.   Protokol Ve Vatandaşlardan Yoğun Katılım   Cumhuriyet Bayramı kutlama programına Malatya Valisi Seddar Yavuz, 2. Ordu Komutanı Korgeneral Gültekin Yaralı, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya milletvekilleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Salonu dolduran katılımcılar, ellerindeki Türk bayraklarıyla Cumhuriyet Bayramı coşkusuna ortak oldu.   Vali Yavuz: “Milletimiz Bütün Varlığıyla İstiklal Mücadelesine Sarıldı”   Törende konuşan Malatya Valisi Seddar Yavuz, Cumhuriyet’in kuruluşuna giden süreçte verilen Millî Mücadele’nin önemine dikkat çekti. Türk milletinin bağımsızlık uğruna büyük fedakârlıklar gösterdiğini belirten Vali Yavuz, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde bu millet, kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla, bütün varlığını ortaya koyarak istiklal mücadelesine sarıldı. Çünkü bu millet çok iyi biliyordu ki üzerinde özgürce yaşanacak bir vatan yoksa ne huzurun ne refahın ne de geleceğin bir anlamı vardı.” dedi.   “Cumhuriyet, Millî Mücadele’nin Zaferiyle Taçlandırıldı”   Millî Mücadele yıllarında verilen bağımsızlık mücadelesine vurgu yapan Vali Yavuz, Cumhuriyet’in ilanının millî egemenlik açısından tarihî bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Yavuz, “Sakarya’da, Dumlupınar’da, Anadolu’nun dört bir yanında verilen mücadele, milletimizin hür yaşama iradesinin bütün dünyaya ilanı oldu. Ve 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanıyla, Millî Mücadele’de kazanılan büyük zafer, millî egemenlik temelinde kurulan yeni devletimizle taçlandırıldı.” ifadelerini kullandı.   Öğrencilerin Gösterileri Büyük Beğeni Topladı   Konuşmaların ardından kutlama programı, öğrenciler tarafından hazırlanan gösterilerle devam etti. Cumhuriyet’in 103. yıl dönümüne özel hazırlanan gösteriler, salondaki katılımcılar tarafından ilgiyle izlendi. Öğrencilerin performansları alkışlarla karşılanırken, ellerinde Türk bayrakları bulunan vatandaşlar da coşkuya ortak oldu.

4 gün önce 43
SAĞLIK

Kalça Protezine Alternatif Arayışında Türk Doktorun Dünyada İlk Olan Araştırması

Ortopedi uzmanı Doç. Dr. Serkan Akpancar'ın da aralarında bulunduğu araştırma ekibinin, kalça çıkığına bağlı kireçlenmenin ameliyatsız tedavisine yönelik bilimsel çalışması dikkat çekti. Uluslararası hakemli dergide yayımlanan araştırmada, proloterapi enjeksiyonlarının ağrıyı azaltma ve kalça fonksiyonlarını iyileştirme açısından olumlu sonuçlar verdiği ortaya konuldu.   Kalça protezi ameliyatına alternatif olabilecek cerrahi dışı tedavi yöntemlerine yönelik bilimsel çalışmalar sürerken, Türk bilim insanlarının gerçekleştirdiği araştırma uluslararası tıp literatürüne önemli bir katkı sağladı. Ortopedi uzmanı Doç. Dr. Serkan Akpancar, Deniz Gül ve Aydan Orsçelik tarafından yürütülen çalışmada, gelişimsel kalça displazisine bağlı kireçlenme yaşayan hastalarda proloterapi enjeksiyonlarının etkileri incelendi. 2020 yılında uluslararası hakemli Medical Science Monitor dergisinde yayımlanan araştırma, söz konusu hasta grubunda enjeksiyon tedavisinin etkilerini değerlendiren ilk çalışma olarak bilimsel literatürde yer aldı.   Dünyada İlk Kez Enjeksiyon Tedavisinin Etkileri Araştırıldı   Kalça gelişimsel displazisi, kalça ekleminin yapısal gelişimindeki bozukluk nedeniyle zaman içerisinde ağrıya, hareket kısıtlılığına ve eklem kireçlenmesine yol açabiliyor. İleri evre hastalarda total kalça protezi ameliyatı önemli bir tedavi seçeneği olarak uygulanıyor. Türk araştırmacıların gerçekleştirdiği çalışmada ise ameliyatsız tedavi yöntemlerinden proloterapinin bu hastalardaki etkinliği değerlendirildi. Araştırmacılar, çalışmanın yayımlandığı dönemde gelişimsel kalça displazisine bağlı kireçlenmede herhangi bir enjeksiyon yönteminin etkilerini inceleyen ilk araştırma olduğunu belirtti.   41 Hastanın 46 Kalçası İncelendi   Bilimsel araştırma kapsamında 41 hastanın toplam 46 kalçası değerlendirildi. Hastaların bir bölümüne proloterapi enjeksiyonu uygulanırken diğer gruba kontrollü ve aşamalı egzersiz programı verildi. Hastaların tedavi öncesi ve sonrasındaki ağrı düzeyleri ile kalça eklem fonksiyonları farklı dönemlerde ölçüldü. Elde edilen sonuçlara göre, proloterapi uygulanan hastalarda özellikle altıncı ve on ikinci aylarda ağrı kontrolü ve fonksiyonel iyileşme açısından egzersiz grubuna kıyasla istatistiksel olarak daha olumlu sonuçlar kaydedildi. Araştırmada, proloterapi grubunun ağrı skorlarında bir yıllık takip sonunda belirgin düşüş yaşandığı, kalça fonksiyonlarını değerlendiren ölçümlerde ise iyileşme sağlandığı belirlendi.   Kalça protezi ameliyatını geciktirebilir mi?   Araştırmanın dikkat çeken yönlerinden biri de proloterapi uygulamasının uygun hastalarda cerrahi müdahaleye kadar geçen süre üzerinde etkili olabileceğine ilişkin bulgular oldu. Kalça protezi ameliyatı, ileri düzey eklem kireçlenmelerinde ağrının azaltılması ve hareket kabiliyetinin yeniden kazandırılması açısından etkili tedavi yöntemleri arasında bulunuyor. Bununla birlikte ameliyatın kapsamı, iyileşme süreci ve hastaların bireysel özellikleri nedeniyle cerrahi dışı yaklaşımlar da bilimsel olarak araştırılıyor. Doç. Dr. Akpancar ve çalışma arkadaşlarının elde ettiği veriler, proloterapinin belirli hasta gruplarında ağrıların hafifletilmesi ve günlük yaşam aktivitelerinin iyileştirilmesine katkı sağlayabileceğini gösterdi. Ancak araştırma, yöntemin kalça protezi ameliyatının yerini aldığını veya ameliyat ihtiyacını kesin olarak ortadan kaldırdığını ortaya koymuyor. Cerrahinin ne ölçüde ertelenebileceğinin belirlenmesi için daha geniş hasta gruplarını kapsayan uzun süreli araştırmalara ihtiyaç bulunuyor.   Ameliyatsız Tedavi Yöntemlerine Bilimsel Katkı   Proloterapi, belirli solüsyonların eklem ve çevresindeki dokulara enjeksiyon yoluyla uygulanmasına dayanan bir tedavi yaklaşımı olarak biliniyor. Ortopedide cerrahi dışı yöntemlerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında proloterapinin yanı sıra PRP, kolajen temelli uygulamalar ve hücresel tedaviler de araştırılıyor. Bununla birlikte bu yöntemlerin her birinin etkinliği ve güvenliği farklı klinik araştırmalarla değerlendirilirken, hastanın yaşı, eklemdeki hasarın derecesi ve hastalığın ilerleme düzeyi tedavi planlamasında belirleyici oluyor.   Türk Ortopedisinden Uluslararası Literatüre Katkı   Doç. Dr. Serkan Akpancar'ın da yer aldığı araştırma ekibinin çalışması, kalça çıkığına bağlı kireçlenmede ameliyatsız tedavi seçeneklerinin bilimsel temelde değerlendirilmesi açısından öncü araştırmalar arasında gösteriliyor. Çalışmanın sonuçları, proloterapi enjeksiyonlarının belirli hastalarda ağrı ve fonksiyon kaybının azaltılmasına katkı sağlayabileceğine işaret ederken, yöntemin uzun dönem etkilerinin daha kapsamlı klinik araştırmalarla ortaya konulması gerektiğini de vurguluyor. Türk bilim insanlarının uluslararası bilimsel literatüre kazandırdığı araştırma, kalça protezi öncesinde uygulanabilecek cerrahi dışı tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalara katkı sunuyor.    

5 gün önce 50
GENEL

Malatya Barosu’nda Yeni Dönem: Gökhan Ulu Mazbatasını Alarak Göreve Başladı

Malatya Barosu’nun hafta sonu gerçekleştirilen genel kurulunda başkanlığa seçilen Av. Gökhan Ulu, mazbatasını alarak görevine başladı. Baroda düzenlenen devir teslim töreninde, üç dönemdir başkanlık görevini yürüten Av. Onur Demez, görevini Ulu’ya devretti. Törende duygusal anlar yaşanırken, Demez pandemi ve deprem sürecinde yürüttükleri mücadeleyi anlattı.   Malatya Barosu’nda hafta sonu gerçekleştirilen genel kurulun ardından yeni yönetim dönemi resmen başladı. Başkanlık seçimlerini kazanan Av. Gökhan Ulu, bugün seçim kurulundan mazbatasını almasının ardından baro binasında düzenlenen törenle görevi üç dönemdir başkanlık yapan Av. Onur Demez’den devraldı. Meslektaşlarının katılımıyla gerçekleştirilen devir teslim töreninde konuşan eski Baro Başkanı Av. Onur Demez, görev süresi boyunca yaşadıkları zorluklara değinerek, baro başkanlığını birlikte mücadele ettiği yakın dostuna devretmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.   Demez: “Pandemi ve deprem sürecinde adaleti temsil etme mücadelesi verdik”   Üç dönem boyunca sürdürdüğü başkanlık görevini gönül rahatlığıyla devrettiğini belirten Demez, “Genel kurulumuz neticesinde kıymetli baro başkanımız Avukat Gökhan Ulu göreve gelmiştir. Bizler de üç dönem boyunca sürdürdüğüm baro başkanlığı görevini bugün çok kıymetli dostuma, beraber yol yürüdüğüm kardeşime devretmenin mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi. Görev süresinin önemli bölümünün olağanüstü koşullar altında geçtiğini ifade eden Demez, “Pandemi ile birlikte başladığımız görevimizi, ardından deprem ve maalesef birtakım tatsızlıklarla sürdürdük. Bu süreçte bir yandan şehrimizi ayağa kaldırmaya çalışırken bir yandan da adaleti en iyi şekilde temsil etmenin mücadelesini verdik.” ifadelerini kullandı.   “Bu bayrağı layıkıyla taşıyacağından şüphem yok”   Yeni Başkan Gökhan Ulu’nun savunma makamını ve baroyu daha ileriye taşıyacağına inandığını dile getiren Demez, “Bugünden sonra çok kıymetli kardeşim, değerli başkanımız Gökhan Ulu’nun bu bayrağı layıkıyla taşıyacağına, savunmayı en iyi yere taşımak adına gerekli tüm özeni, çabayı ve gayreti göstereceğine hiçbir şüphem bulunmuyor. Bugün içim rahat bir şekilde bu görevi kendisine teslim ediyorum.” diye konuştu. Görev süresi boyunca kendisine destek veren ailesine ve meslektaşlarına teşekkür eden Demez, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan zorlu süreçte dayanışmanın önemine dikkat çekti. Demez, “Öncelikle aileme, kızıma, eşime ve kıymetli meslektaşlarıma görev sürem boyunca beni yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyorum. Bütün mücadelelerde, bütün zorluklarda, enkazlarda, pandemi döneminde ve yıkılmış bu şehirde her daim yanımda olan bütün dostlarıma şükranlarımı sunuyorum.” dedi.   Ulu: “19 yıllık meslek hayatımın en güzel günleri burada geçti”   Görevi devralan Malatya Barosu Başkanı Av. Gökhan Ulu ise kendisine duyulan güven nedeniyle meslektaşlarına teşekkür etti. Baronun meslek hayatında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Ulu, “Böyle kutsal bir göreve layık görülmek benim için çok kıymetli. 19 yıllık meslek hayatımın en güzel günleri burada geçti. Staj eğitimimden bugüne kadar bu kurumun içerisinde yer aldım. Beni bu göreve layık gören kıymetli meslektaşlarımın teveccühleri çok değerli. Hepinize teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.   “Baroyu hiçbir zaman yalnız bırakmadı”   Önceki Başkan Onur Demez’in görev süresi boyunca gösterdiği çabaya da değinen Ulu, özellikle deprem sonrasında yürütülen çalışmaları ve baroya kazandırılan hizmetleri hatırlattı. Ulu, “Bir yola çıktık. Çıktığımız yolda depremler gördük, felaketler gördük. İyi günlerimiz de oldu, kötü günlerimiz de. Ancak her dönemde mesleği, meslektaşı ve baroyu yalnız bırakmayan, emeklerine ve mücadelesine şahit olduğum kıymetli Baro Başkanımız Onur Demez’e, özellikle adliye ve sosyal tesis için verdiği emeklerden dolayı çok teşekkür ediyorum. Ellerinize, emeğinize sağlık.” dedi.   Çiçek ve plaket takdimi yapıldı   Konuşmaların ardından eski Baro Başkanı Av. Onur Demez ile yeni Baro Başkanı Av. Gökhan Ulu arasında karşılıklı çiçek ve plaket takdimi gerçekleştirildi. Tören, meslektaşların tebrikleriyle sona ererken, Malatya Barosu’nda Gökhan Ulu başkanlığındaki yeni dönem resmen başlamış oldu.  

5 gün önce 50
ASAYİŞ

Malatya’da 30 Metrelik Kuyuya Düşen Genç Kız Kurtarıldı

Malatya’da yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düşen 21 yaşındaki genç kız, itfaiye ekiplerinin yarım saat süren çalışması sonucu kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi.   Malatya’da Bahri Mahallesi Erenli Merkez Küme Evleri mevkiinde 21 yaşındaki K.D. isimli genç kız, henüz bilinmeyen bir nedenle yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düştü.   Edinilen bilgilere göre, K.D.’nin kuyuya düştüğü ihbarı üzerine bölgeye Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler, kuyuda mahsur kalan genç kızı kurtarmak için çalışma başlattı.   30 dakikalık çalışmayla kurtarıldı   İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 30 dakika süren çalışmasının ardından K.D., bulunduğu kuyudan çıkarıldı. Zihinsel engelli olduğu iddia edilen genç kız, sağlık kontrolünün ardından ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Genç kızın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

5 gün önce 49
ASAYİŞ

Malatya’da 30 Metrelik Kuyuya Düşen Genç Kız Kurtarıldı

Malatya’da yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düşen 21 yaşındaki genç kız, itfaiye ekiplerinin yarım saat süren çalışması sonucu kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi.   Malatya’da Akçadağ ilçesine bağlı Bahri Mahallesi Erenli Merkez Küme Evleri mevkiinde 21 yaşındaki K.D. isimli genç kız, henüz bilinmeyen bir nedenle yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düştü.   Edinilen bilgilere göre, K.D.’nin kuyuya düştüğü ihbarı üzerine bölgeye Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler, kuyuda mahsur kalan genç kızı kurtarmak için çalışma başlattı.   30 dakikalık çalışmayla kurtarıldı   İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 30 dakika süren çalışmasının ardından K.D., bulunduğu kuyudan çıkarıldı. Zihinsel engelli olduğu iddia edilen genç kız, sağlık kontrolünün ardından ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Genç kızın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

5 gün önce 43
SPOR

Malatya Kale Gençlerbirliği Spor Kulübü beIN Sports Haber'de

beIN SPORTS, “Amatör Ruh, Profesyonel Destek” mottosuyla hayata geçirdiği beIN SQUAD projesi kapsamında, üçüncü sezonuyla birlikte toplam 150 amatör futbol kulübüne forma desteği ve medya görünürlüğü sağladı. Yeni sezonun ilk bölümünde Malatya Kale Gençlerbirliği Spor Kulübü’nün hikâyesi, 29 Ekim Perşembe saat 19:00’da beIN SPORTS HABER ekranlarında futbolseverlerle buluşacak.   Türk sporunun en büyük destekçilerinden beIN MEDIA GROUP, amatör futbolun gelişimine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirdiği beIN SQUAD projesiyle desteğini üçüncü sezonunda da sürdürüyor. Her sezon 50 amatör futbol kulübüne forma ve göğüs sponsorluğu desteği sunan proje, üç sezonda toplam 150 kulübe ulaşarak amatör futbolun gelişimine katkıda bulunmaya devam ediyor. beIN SPORTS, kulüplere sunduğu desteği saha dışına da taşıyarak amatör futbolun hikâyelerini medya gücüyle tüm Türkiye'ye duyuruyor.   Yeni Sezonun İlk Durağı Malatya ve İzmir   beIN SQUAD'ın üçüncü sezonunun ilk bölümünde, Malatya’nın Kale Gençlerbirliği Spor Kulübü ile İzmir'in Menderes ilçesinde faaliyet gösteren MESEV Spor Kulübü Kadın Futbol Takımı'nın ilham veren hikâyeleri ekranlara taşınıyor.   Amatör Futbola 3 Sezondur Kesintisiz Destek Üç sezondur amatör futbol kulüplerinin yanında yer alan beIN SQUAD, forma sponsorluğunun ötesine geçerek kulüplerin başarılarını, karşılaştıkları zorlukları ve hedeflerini geniş kitlelerle buluşturuyor. Kadın, erkek ve engelli futbol takımlarını kapsayan proje, amatör sporcuların seslerini duyurmalarına ve emeklerinin görünürlük kazanmasına katkı sağlıyor. Yeni sezonda da Türkiye'nin farklı şehirlerindeki amatör spor kulüplerini ziyaret etmeyi sürdürecek olan beIN SQUAD ekibi, özel röportajlar ve saha içinden görüntülerle amatör futbolun birbirinden özel hikâyelerini ekranlara taşımaya devam edecek.   beIN SQUAD, üçüncü sezonunun ilk bölümüyle 29 Ekim Perşembe saat 19:00'da beIN SPORTS HABER ekranlarında futbolseverlerle buluşacak.

5 gün önce 48
EKONOMİ

Tapuda 1 Aralık’ta Yeni Dönem: Gayrimenkul Satışlarında Kurallar Değişiyor

Türkiye genelinde konut, arsa ve iş yeri satışlarında ödeme güvenliğini artıracak yeni düzenleme 1 Aralık 2026’da hayata geçirilecek. Tapu devri ile satış bedelinin eş zamanlı aktarılmasını sağlayacak Güvenli Ödeme Sistemi hakkında değerlendirmelerde bulunan Yaşar Doğan, uygulamanın alıcı ve satıcılar açısından önemli bir güvence oluşturacağını belirterek, “Gayrimenkul satışlarında güven, en az fiyat kadar önemli” dedi.   Gayrimenkul alım satım işlemlerinde köklü değişiklikler getirecek Güvenli Ödeme Sistemi için geri sayım başladı. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan düzenleme kapsamında, 1 Aralık 2026 itibarıyla taşınmaz satışlarında ödeme ile tapu devrinin eş zamanlı gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Yeni uygulamayla konut, arsa ve iş yeri satışlarında yaşanabilecek dolandırıcılık, sahtecilik ve ödeme anlaşmazlıklarının önüne geçilmesi amaçlanırken, gayrimenkul sektöründe daha güvenli ve şeffaf bir işlem sürecine geçilmesi öngörülüyor.   Tapu Devri Yapılmadan Ödeme Satıcıya Aktarılmayacak   Ticaret Bakanlığının 29 Nisan 2026 tarihinde yaptığı yönetmelik değişikliğiyle, taşınmaz satış bedelinin tamamının veya bir kısmının nakit, havale ya da elektronik fon transferi yoluyla ödenmesi durumunda Güvenli Ödeme Sistemi'nin kullanılması öngörüldü. Sistem sayesinde satış bedelinin aktarılması ile taşınmazın mülkiyet devri aynı işlem sürecinde gerçekleştirilecek. Böylece alıcıların ödeme yaptıktan sonra tapuyu alamama, satıcıların ise tapu devrinin ardından satış bedelini tahsil edememe risklerinin azaltılması hedefleniyor.   Doğan: “Gayrimenkul Satışlarında Güven, Fiyat Kadar Önemli”   Yeni düzenlemeyi değerlendiren Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, gayrimenkul yatırımlarında finansal güvenliğin önemine dikkat çekti. Doğan, “Gayrimenkul, insanların hayatları boyunca gerçekleştirdikleri en önemli yatırımlardan biri. Bu nedenle yalnızca doğru konutu bulmak veya uygun fiyat üzerinde anlaşmak yeterli değil. Satışın hukuki ve finansal açıdan güvenli şekilde tamamlanması da büyük önem taşıyor. Güvenli Ödeme Sistemi’nin, alıcı ve satıcıların işlem sırasında yaşadığı tereddütlerin azalmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum.” dedi.   “Alıcı Ve Satıcı Arasındaki Ödeme Riski Azalacak”   Mevcut uygulamalarda tapu devri ile ödeme işleminin farklı zamanlarda gerçekleşmesinin taraflar açısından ciddi endişelere neden olabildiğini ifade eden Doğan, özellikle yüksek tutarlı gayrimenkul satışlarında güvenli işlem mekanizmasının önemli olduğunu belirtti. Doğan, “Bir tarafta ödeme yaptığı hâlde tapu devrinin gerçekleşmemesinden endişe eden alıcı, diğer tarafta mülkiyeti devrettikten sonra satış bedelini tahsil edememekten çekinen satıcı bulunabiliyor. Özellikle yüksek tutarlı gayrimenkul işlemlerinde bu endişeler daha belirgin hâle geliyor. Ödeme ile mülkiyet devrinin eş zamanlı ilerlemesi, işlem güvenliği açısından önemli bir gelişme olacaktır.” ifadelerini kullandı.   “Vatandaşların Doğru Bilgilendirilmesi Gerekiyor”   Yeni sistemin yalnızca ödeme yöntemlerini değil, gayrimenkul alım satım süreçlerindeki işleyişi de etkileyeceğini belirten Doğan, vatandaşların ve sektör temsilcilerinin uygulamaya hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Doğan, “Yeni düzenlemelerde en önemli konulardan biri, uygulamanın vatandaşlara doğru anlatılmasıdır. Gayrimenkul alım satımı yapacak kişilerin ödeme sürecinin nasıl işleyeceğini, hangi kanalların kullanılacağını ve işlem öncesinde nelere dikkat etmeleri gerektiğini bilmesi gerekiyor. Sistemin uygulama esasları netleştikçe sektör temsilcilerinin de müşterilerini doğru bilgilendirmesi büyük önem taşıyacak.” diye konuştu.   Bankalar Ve Tapu Sistemi Arasında Entegrasyon Sağlanacak   Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Güvenli Ödeme Sistemi'nin hayata geçirilmesi amacıyla Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile bankalar arasındaki teknik entegrasyon çalışmaları sürdürülüyor. Daha önce 1 Temmuz ve ardından 1 Ekim olarak belirlenen uygulama başlangıç tarihi, teknik hazırlıkların tamamlanabilmesi amacıyla 1 Aralık 2026 olarak yeniden planlandı. Bankaların gerekli altyapıyı tamamlamasının ardından pilot uygulama sürecine geçilmesi öngörülüyor.   Gayrimenkul satışlarında güvenli dönem hedefleniyor   Yeni düzenlemeyle birlikte özellikle yüksek bedelli taşınmaz satışlarında nakit taşıma zorunluluğundan kaynaklanan risklerin azaltılması, ödeme anlaşmazlıklarının önlenmesi ve kayıt dışı işlemlerle mücadele edilmesi hedefleniyor. Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, Güvenli Ödeme Sistemi'nin etkin şekilde uygulanmasının gayrimenkul piyasasında güven ortamını güçlendireceğini ve alım satım işlemlerinin daha sağlıklı yürütülmesine katkı sağlayacağını değerlendirdi. 1 Aralık 2026 tarihi, Ticaret Bakanlığının 28 Eylül 2026 tarihli resmi açıklamasıyla doğrulanmıştır.  

6 gün önce 76
GENEL

Doğanşehir’de Camiler Aile Buluşmalarına Ev Sahipliği Yapıyor

Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde, “Şehirlerin Kalbi Camide Buluşuyoruz” projesi kapsamında düzenlenen Cami-Aile Buluşması programında vatandaşlara ilk yardımdan dolandırıcılıkla mücadeleye, sosyal medya kullanımından aile değerlerine kadar birçok konuda bilgilendirme yapıldı.   Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde İlçe Müftülüğü tarafından yürütülen “Şehirlerin Kalbi Camide Buluşuyoruz” projesi kapsamında gerçekleştirilen haftalık buluşmalar devam ediyor. Bu kapsamda TOKİ 3. Etap Rahmân Camii’nde düzenlenen Cami-Aile Buluşması programı, vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.   Vatandaşlara dört farklı konuda bilgilendirme   Toplumun farklı kesimlerini cami çatısı altında bir araya getiren programda, günlük yaşamda karşılaşılabilecek sorunlar ve aile yapısının korunmasına yönelik konular ele alındı. İlçe Sağlık Müdürlüğü yetkilileri tarafından katılımcılara, solunum yolu tıkanıklıklarında uygulanan Heimlich manevrası ve temel ilk yardım konusunda bilgi verildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü temsilcileri, bilinçli sosyal medya kullanımının önemine değinerek dijital ortamda karşılaşılabilecek riskler hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Programda Cumhuriyet Savcısı tarafından dolandırıcılık yöntemleri ve bu tür suçlara karşı alınabilecek tedbirler anlatıldı. Malatya İl Müftüsü Ramazan Dolu ise İslam'da aile kurumunun yeri ve önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak aile değerlerinin korunması, sevgi, saygı ve dayanışmanın güçlendirilmesi konularına dikkat çekti.   Kaymakam Sungur birlik ve beraberliğe dikkat çekti   Programa katılan Doğanşehir Kaymakamı Ahmet Fatih Sungur, yaptığı selamlama konuşmasında birlik, beraberlik ve toplumsal dayanışmanın önemini vurguladı. Farklı kamu kurumlarının katkılarıyla gerçekleştirilen buluşmada, vatandaşların hem dini hem de sosyal konularda bilinçlendirilmesi amaçlandı.   Haftalık buluşmalar devam edecek   Doğanşehir İlçe Müftülüğünün koordinasyonunda sürdürülen proje ile camilerin ibadetin yanı sıra sosyal dayanışma, eğitim ve toplumsal bilinçlendirme faaliyetlerine de ev sahipliği yapması hedefleniyor. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği program, yatsı namazının kılınmasının ardından katılımcılara ikramda bulunulmasıyla sona erdi.  

6 gün önce 56
EKONOMİ

Malatya’da Akaryakıta Zam Alarmı: Motorin 100 TL’yi Aşacak

Akaryakıtta 1 Kasım’dan itibaren uygulanması beklenen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) artışı, Malatya’da benzin ve motorin fiyatlarını yeniden yükseltecek. Benzine 4 lira 15 kuruş, motorine ise 3 lira 60 kuruş zam beklentisi gerçekleşirse kentte benzinin litre fiyatı 82,65 TL’ye, motorinin litre fiyatı ise 102,60 TL’ye ulaşacak.   Akaryakıt fiyatlarında ekim ayında yaşanan indirimlerin ardından kasım ayı öncesinde yeni zam beklentisi gündeme geldi. Kademeli maktu ÖTV düzenlemesinin ikinci aşaması kapsamında, 1 Kasım 2026 tarihinden itibaren benzin ve motorin fiyatlarına artış yapılması bekleniyor. Sektör kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, benzinin litre fiyatına 4,15 TL, motorinin litre fiyatına ise 3,60 TL zam öngörülüyor. Artışın pompaya yansıyacağı kesin tarih ise henüz netleşmedi.   Malatya’da motorin 102 lirayı geçecek   Malatya’da 27 Ekim itibarıyla benzinin litre fiyatı ortalama 78,50 TL, motorinin litre fiyatı 99 TL, LPG’nin litre fiyatı ise 42,70 TL seviyesinde bulunuyor. Beklenen zamların mevcut fiyatlara doğrudan yansıması halinde Malatya’da benzinin litre fiyatı yaklaşık 82,65 TL’ye, motorinin litre fiyatı ise 102,60 TL’ye yükselecek. Böylece motorinin litre fiyatı 100 TL sınırını aşarken, benzin fiyatları da yeniden 80 TL’nin üzerine çıkacak. Fiyatlar dağıtım şirketlerine ve istasyonlara göre farklılık gösterebilecek.   50 litrelik depoda 207 liralık fark   Zam beklentisinin gerçekleşmesi durumunda araç sahiplerinin yakıt maliyetleri de artacak. Benzin kullanan bir aracın 50 litrelik deposunun dolum maliyeti 3 bin 925 TL’den 4 bin 132 lira 50 kuruşa yükselecek. Motorin kullanan bir aracın 50 litrelik deposunun dolum maliyeti ise 4 bin 950 TL’den 5 bin 130 TL’ye çıkacak. Böylece tam depo maliyetinde benzinde 207,50 TL, motorinde ise 180 TL artış yaşanacak.   ÖTV düzenlemesinde ikinci aşama   1 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda akaryakıtta kademeli maktu ÖTV düzenlemesi hayata geçirilmişti. Ekim, Kasım ve Aralık aylarını kapsayan düzenlemenin ikinci aşamasının 1 Kasım’da devreye girmesi öngörülüyor. Ancak 1 Kasım’ın pazar gününe denk gelmesi nedeniyle fiyat artışlarının pompa satışlarına hangi tarihte yansıtılacağına ilişkin belirsizlik sürüyor. Kasım ayı başında uygulanması beklenen artışların kesin tutarı ve yürürlük tarihi, düzenleme ve sektörün fiyatlandırma takvimiyle netleşecek.    

6 gün önce 52
SAĞLIK

Kalp damarlarınızın yaşlandığını gösteren 5 kritik belirti

Kalp ve damar hastalıkları yalnızca ileri yaşlarda değil, genç yaşlarda da ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol, sigara ve hareketsiz yaşamın damarların biyolojik yaşını artırabildiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, özellikle efor sırasında nefes darlığı, göğüs sıkışması ve ani halsizlik gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.   Kalp ve damar hastalıklarının gelişiminde kişinin yaşı kadar yaşam tarzı ve risk faktörleri de belirleyici oluyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, damar sertliğinin yıllar içerisinde oluşan hasarın sonucu olduğunu belirterek, genç yaşlarda da kalp krizi riskinin ortaya çıkabileceği konusunda uyardı.   35 yaşındaki kişinin damarları 60 yaşında olabilir Kalbin biyolojik yaşının kimlikte yazan yaştan farklı olabileceğini belirten Prof. Dr. Ekmekçi, damarların zaman içerisinde maruz kaldığı hasarın kalp sağlığını doğrudan etkilediğini ifade etti. Damar sertliğinin bir anda ortaya çıkmadığını kaydeden Ekmekçi, kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon, LDL kolesterol, insülin direnci ve sigara kullanımının damarların erken yaşlanmasına neden olabileceğini belirtti. Ekmekçi, bu risk faktörlerine uzun süre maruz kalan 35 yaşındaki bir kişinin damar sertliğinin, 60 yaşındaki bir kişinin seviyesine ulaşabileceğine dikkat çekti.   Kalp damarları daralırken ortaya çıkan 5 belirti Kalp krizinin her zaman şiddetli göğüs ağrısıyla başlamadığını vurgulayan Ekmekçi, damar daralmasının bazı erken belirtilerle kendisini gösterebileceğini söyledi. Dikkat edilmesi gereken 5 belirtiyi sıralayan Ekmekçi, şu bilgileri paylaştı: Daha önce rahatlıkla çıkılan merdivenlerde nefes darlığı yaşanması veya efor sırasında göğüste sıkışma hissedilmesi. Çeneye, boyna, sol kola veya mide bölgesine yayılan, dinlenmeyle hafifleyen baskı hissi. Aniden ortaya çıkan ve açıklanamayan aşırı halsizlik. Belirgin bir neden olmadan gelişen soğuk terleme. Özellikle diyabet hastalarında göğüs ağrısı olmadan nefes darlığı veya bulantıyla kendisini gösterebilen kalp krizi belirtileri. Bu şikâyetlerin farklı sağlık sorunlarından da kaynaklanabileceğini belirten Ekmekçi, özellikle yeni başlayan veya tekrarlayan belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.   Yüksek tansiyon ve hareketsizlik kalbi yoruyor Yüksek tansiyonun kalbin iş yükünü artırdığını belirten Ekmekçi, uzun süre kontrol altında tutulmayan tansiyonun kalp kasında kalınlaşmaya ve zamanla kalp yetmezliğine neden olabileceğini ifade etti. Hareketsiz yaşamın da damar sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Ekmekçi, düzenli fiziksel aktivitenin önemini vurguladı. Günlük 7-8 bin adım atmanın veya haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş yapmanın kalp ve damar sağlığının korunmasına önemli katkı sağlayabileceğini belirtti.   Elektronik sigara ve enerji içeceklerine dikkat Genç yaşlarda görülen kalp hastalıklarına da değinen Ekmekçi, işlenmiş gıda tüketimi, hareketsizlik, genetik yatkınlık ve nikotin kullanımının önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu söyledi. Özellikle elektronik sigara kullanımının damar sağlığı açısından tehlike oluşturduğunu belirten Ekmekçi, enerji içeceklerinin de kalp ritmi ve kan basıncı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini kaydetti. Enerji içeceklerinde bulunan yüksek miktardaki kafein ve diğer uyarıcı maddelerin kalp hızını artırabileceğini ifade eden Ekmekçi, özellikle ritim bozukluğu bulunan kişilerde ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.   Kronik stres kalp krizi riskini artırabiliyor Uzun süreli stresin yalnızca psikolojik değil, fiziksel sonuçlarının da bulunduğunu belirten Ekmekçi, stres hormonlarının kalp hızını ve tansiyonu artırabildiğini söyledi. Kronik stresin damarların iç yüzeyini olumsuz etkileyebileceğini ve pıhtılaşma eğilimini artırabileceğini ifade eden Ekmekçi, yoğun üzüntü veya travma sonrasında ortaya çıkabilen, halk arasında “kırık kalp sendromu” olarak bilinen Takotsubo kardiyomiyopatisine de dikkat çekti.   Şikâyet olmasa da kalp kontrolleri ihmal edilmemeli Damar sertliğinin uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Ekmekçi, kişilerin tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerini takip etmesinin önemini vurguladı. Risk durumuna göre açlık kan şekeri, HbA1c ve lipit profili gibi testlerin yapılabileceğini belirten Ekmekçi, genetik risklerin değerlendirilmesinde Lipoprotein(a) ve gerekli görülen hastalarda ApoB ölçümlerinden de yararlanılabileceğini ifade etti. Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunan kişilerde ise hekim değerlendirmesi doğrultusunda ileri tetkiklere ihtiyaç duyulabileceğini kaydetti.   Kalp hastalarının yaptığı iki büyük hata Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde yapılan hatalara da değinen Ekmekçi, tansiyon veya kolesterol değerleri normale döndüğünde ilaçların doktor önerisi olmadan bırakılmasının ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Bir diğer önemli hatanın ise göğüs baskısı, nefes darlığı ve kola yayılan ağrı gibi belirtilerin geçmesini beklemek olduğunu belirten Ekmekçi, kalp krizinde erken müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. Ekmekçi, kalp krizi şüphesi durumunda zaman kaybedilmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini ifade etti.   Kalp sağlığını korumak genç yaşta başlıyor Kalp ve damar hastalıklarından korunmada sağlıklı yaşam alışkanlıklarının belirleyici olduğunu kaydeden Ekmekçi, Akdeniz tipi beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve sigaradan uzak durmanın önemine dikkat çekti. Tansiyon, kan şekeri, LDL kolesterol ve bel çevresi gibi sağlık göstergelerinin bilinmesi gerektiğini belirten Ekmekçi, damar tıkanıklığının çoğu zaman yıllar içerisinde geliştiğini ifade etti. Ekmekçi, modern kardiyolojide temel hedefin yalnızca tıkanan damarları tedavi etmek değil, risk faktörlerini erken dönemde kontrol altına alarak damar tıkanıklığını önlemek olduğunu vurguladı.

6 gün önce 48
GENEL

Malatya’da Cumhuriyet Bayramı’na Özel Gençlik Buluşması

Gençlik ve Eğitim Federasyonu (GEF), Cumhuriyet’in kuruluşunun 103’üncü yıl dönümü dolayısıyla Malatya’da özel bir program düzenleyecek. Cumhuriyet şarkıları, bando ve halk oyunları gösterilerinin yer alacağı etkinlik, 28 Ekim’de gerçekleştirilecek.   Gençlik ve Eğitim Federasyonu (GEF) tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında Malatya’da “Cumhuriyet Bayramı Gençlik Buluşması” programı düzenlenecek. Cumhuriyet’in 103’üncü kuruluş yıl dönümünü gençlerle birlikte kutlamak amacıyla gerçekleştirilecek etkinlik, 28 Ekim 2026 Çarşamba günü saat 19.23’te Mövenpick Hotel’de yapılacak.   Cumhuriyet şarkıları seslendirilecek Cumhuriyet coşkusunun yaşatılacağı programda açılış seremonisinin ardından bando gösterimi ve halk oyunları gösterileri gerçekleştirilecek. Etkinlikte Cumhuriyet şarkıları da seslendirilerek katılımcılara müzik dolu bir gece yaşatılacak. Programın sunuculuğunu Mustafa Özümaz üstlenirken, sanatçı Eymen Kulcu Cumhuriyet şarkılarını seslendirecek. Gökhan Menekşe ise halk oyunları gösterisiyle programda yer alacak.   Gençler Cumhuriyet coşkusunda buluşacak   Gençlik ve Eğitim Federasyonu tarafından organize edilen etkinlikle Cumhuriyet Bayramı’nın birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun genç kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Cumhuriyet’in 103’üncü yıl dönümüne özel hazırlanan programda, müzik ve kültürel gösteriler aracılığıyla bayram coşkusunun katılımcılarla paylaşılması amaçlanıyor.

26.10.2026 75
POLİTİKA

YENİ Parti Malatya İl Başkanlığında Devir Teslim: Basri İlhan Görevi Devraldı

YENİ Parti Malatya İl Başkanlığında düzenlenen devir teslim töreninde Barış Yıldız, görevini birinci olağan kongrede il başkanlığına seçilen Basri İlhan’a devretti. İlhan, Malatya’nın sorunlarının çözümü için sahada olacaklarını belirterek, “Malatya’da YENİ Parti’yi iktidar yapacağız” dedi.    YENİ Parti Malatya İl Başkanlığında devir teslim töreni gerçekleştirildi. Partinin birinci olağan kongresinin ardından düzenlenen törende, görevini Basri İlhan’a devreden Barış Yıldız, Malatya’da özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesi yürüttüklerini söyledi. Yeni İl Başkanı Basri İlhan ise kentte gençlerden emeklilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun bütün kesimlerinin sorunlarıyla yakından ilgileneceklerini ifade etti.   Barış Yıldız: “Malatya’nın En Zor Günlerinde Görev Yaptık”   Devir teslim töreninde konuşan Barış Yıldız, görev süresi boyunca Malatya’nın yaşadığı zorlu süreçlerde vatandaşların yanında olmaya çalıştıklarını belirtti. Yıldız, “Malatya’nın zor günlerinde, depremden beri Malatya’da demokrasi, hukuk ve adalet değerleri için çalışmaya çalıştık. Malatya’nın en zor günlerinde görev yaparken, bir taraftan da ülkemizde demokrasinin ve adaletin en zor olduğu dönemlerde görev yapmaya çalıştık” dedi. YENİ Parti’nin kuruluş sürecine de değinen Yıldız, partinin toplumdaki umutsuzluğa karşı yeni bir umut oluşturmak amacıyla kurulduğunu savundu. Yıldız, “Son olarak da hepinizin malumu, yeni partimizi kurmak zorunda bırakıldık. Evinde umutsuz olan vatandaşa umut olmak için, cesaretle yürüyen, hepimize cesaretiyle umudu aşılayan Özgür Özel’in liderliğinde YENİ Parti, Türkiye’de umutsuz vatandaşların umudunu örgütlemek için kuruldu” ifadelerini kullandı.   “Görevi Basri İlhan’a Devretmenin Mutluluğunu Yaşıyorum”   İl başkanlığı seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldız, Basri İlhan ile uzun yıllardır Malatya’nın sorunları üzerine istişarelerde bulunduklarını söyledi. Yıldız, “Geçtiğimiz günlerde yaptığımız il başkanlığı ön seçimlerinde tüm üyelerimizin onayıyla, ardından cumartesi günü yaptığımız kongremizde kongre delegelerimizin onayıyla, benim siyasi yaşamda, sosyal yaşamda da çok kıymet verdiğim, Malatya’nın sorunlarını geçmişte de sürekli istişare ettiğim çok kıymetli Basri İlhan abime görevi devretmenin mutluluğunu yaşıyorum” diye konuştu. Parti çalışmalarının yeni dönemde de devam edeceğini belirten Yıldız, “Bundan sonra da hep birlikte bu mücadeleyi Basri İlhan’ın Malatya’daki liderliğinde yürütmeye devam edeceğiz. Hayırlı olsun başkan” dedi.   Basri İlhan: “Malatya’nın Sorunlarına Neşter Vurmak İçin Buradayız”   Görevi devralan YENİ Parti Malatya İl Başkanı Basri İlhan ise kendisine destek veren parti üyelerine, delegelere ve teşkilat yöneticilerine teşekkür etti. Barış Yıldız ile uzun yıllardır birlikte siyaset yaptıklarını belirten İlhan, “Senelerdir siyasette onun emrinde çalışıyorduk zaten. Bize ne emrederse biz o işi yaptık. Ricalarını biz emir kabul ettik. Çünkü biz Malatya’yı seviyoruz. Malatya’yla ilgili sorunlara neşter vurmak için varız biz burada” ifadelerini kullandı. İl başkanlığı görevini büyük bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getiren İlhan, üyelerin ve delegelerin kendisine verdiği görevi hakkıyla yerine getirmek için çalışacağını söyledi.   “Gençlerin, Emeklilerin, Esnafın ve Sanayicilerin Sorunlarıyla İlgileneceğiz”   Yeni dönemde masa başında değil, sahada siyaset yapacaklarını vurgulayan İlhan, Malatya’nın bütün sorunlarına çözüm üretmek için çalışacaklarını belirtti. İlhan, “Sokaklarda, caddelerde Malatya’nın bütün sorunlarına el atacağız. Gençlerimizin sorunları, emeklilerimizin sorunları, esnafımızın sorunları, sanayicilerimizin sorunları… Hepsiyle teker teker ilgileneceğim ve çözüm de bulacağız. Çözümlerle birlikte gideceğiz” dedi.   “Malatya’da YENİ Parti’yi İktidar Yapacağız” Partisinin siyasi hedeflerine ilişkin de açıklamalarda bulunan İlhan, Malatya’da güçlü bir teşkilat yapısıyla çalışacaklarını ifade etti. İlhan, “Bizim Özgür Özel’in dediği gibi, iktidar yapacağız ülkede YENİ Parti’yi. Malatya’da da ben söz veriyorum, biz YENİ Parti’yi iktidar yapacağız” diye konuştu. Görevi devraldığı Barış Yıldız’ın partiye önemli emekler verdiğini belirten İlhan, “Barış Yıldız’ın şimdiye kadar çektiği emekleri, ne kadar acılar çektiğini, ne kadar yorulduğunu, ne kadar yoğun bir emek çektiğini ben biliyorum. Gecesini gündüzüne kattı. Bu anlamda yönetim kuruluna, ilçe yönetimlerine, ilçe başkanlarına hepsine tek tek teşekkür ediyorum. Barış Yıldız’dan bu onurlu görevi devralıyorum” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Barış Yıldız ile Basri İlhan tokalaşırken, törende çiçek takdimi gerçekleştirildi.

26.10.2026 85
SPOR

29 Ekim Cumhuriyet Kupası Sahiplerini Buldu

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen basketbol turnuvasında dereceye giren takımlara kupaları verildi. 42 takım ve 200 sporcunun yer aldığı turnuvanın ödül törenine katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, “Malatya’da, gençlerimizi sporla buluşturan organizasyonları önemsiyoruz. Gençlerimizi sporla buluşturarak geleceğe hazırlıyoruz” dedi. Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün destekleriyle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Basketbol Turnuvası düzenlendi. 19 Ekim’de başlayan U12 kız-erkek, U14 kız-erkek ve Büyükler Bölgesel kategorilerinde düzenlenen turnuvaya 42 takım, 200 sporcu katıldı. Muhammed Ali Clay Spor Salonu’nda düzenlenen ve 7 gün süren turnuvanın sona ermesinin ardından ödül töreni düzenlendi. Sporcuların tezahüratları ve yoğun ilgisiyle spor salonuna gelerek Malatya ile Elazığ arasındaki final müsabakasını izleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, ödül töreni öncesi yaptığı konuşmada, gençlerin sporla ve kitapla iç içe büyümesini önemsediklerini belirterek, “Malatya sporun şehri olacak, kütüphanelerin şehri olacak. Gençlerimizin güvenli sosyal alanlara ulaşabilmesi için yatırımlarımızı sürdürüyoruz” dedi. Gençlerin dijital ve madde bağımlılığı gibi tehlikelerden korunmasında sporun, kütüphanelerin ve sosyal yaşam alanlarının önemine dikkat çeken Başkan Er, çocukların ve gençlerin sağlıklı ortamlarda vakit geçirebilmeleri için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Kitap fuarındaki ziyaretlerinin ardından genç sporcularla ve aileleriyle bir araya gelen Başkan Er, tribünlerde gördüğü mutluluk ve heyecanın kendisini de mutlu ettiğini belirtti. Organizasyonda emeği geçen Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne, belediyenin ilgili birimlerine ve katkı sunan herkese teşekkür eden Başkan Sami Er, 42 takım ve 200 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonun önemine değindi. “GENÇLERİMİZ YÜRÜYEREK SPOR TESİSİNE VE KÜTÜPHANEYE ULAŞABİLECEK” Malatya’da gençlere yönelik yatırımların sürdüğünü kaydeden Başkan Er, kent genelinde 43 gençlik ve spor tesisinin yükseldiğini, bu tesislerin bir bölümünün tamamlandığını, diğerlerinde ise çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Yıl sonuna kadar tesislerin yüzde 80’inin teslim edilmesinin hedeflendiğini belirten Başkan Er, gençlerin günlük yaşamlarında spor, eğitim ve sosyal faaliyetlere daha kolay erişebilmesini amaçladıklarını söyledi. Gençlik merkezlerinin alt katlarını sosyal tesis olarak planladıklarını, çevre düzenlemeleriyle de ailelerin çocuklarını beklerken vakit geçirebilecekleri rekreasyon alanları oluşturduklarını ifade eden Başkan Er, tesislerin üst katlarında kütüphanelere yer verdiklerini kaydetti. Malatya’da mevcut 7/24 hizmet veren kütüphanelerin yanı sıra 13 yeni kütüphanenin yapımının sürdüğünü belirten Başkan Er, kadınların el emeği ve göz nuru çalışmalarını değerlendirebilecekleri alanlar oluşturmak için de çalıştıklarını dile getirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, konuşmasının ardından dereceye giren takımlara kupa ve madalyalarını takdim etti. Başkan Er ayrıca, Elazığ Fırıncılar, Unlu İmalatçılar ve Gıda Satıcıları Esnaf Odası Başkanı İlhan Yıldız ve Basketbol İl Temsilcisi Mehmet Yaylacı’ya turnuvaya sağladıkları katkıdan dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Basketbol İl Temsilcisi Mehmet Yaylacı da Başkan Er’e basketbol sporuna katkılarından dolayı plaket verdi. Turnuvada dereceye giren il ve takımlar şöyle: Büyükler Bölgesel Kategorisi 1-Malatya, 2-Elazığ, 3-Tunceli U14 Kategorisinde ise; U14 Kızlar 1-Beytepe, 2-Kanguru U14 Erkekler 1-Sportif A, 2-Kanguru A, 3-Sportif B U12 Kızlar 1-Sportif A, 2-Kanguru, 3-Sportif B U12 Erkekler 1-Sportif A, 2-Beytepe A, 3-Büyükşehir A

26.10.2026 75
ÇEVRE

Yeşilyurt’ta Çocuklara Sıfır Atık ve Çevre Bilinci Aşılanıyor!

Yeşilyurt Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, çocuklara küçük yaşlarda çevre bilinci kazandırmak ve sürdürülebilir bir gelecek için farkındalık oluşturmak amacıyla okullarda başlattığı “Sıfır Atık Ve İklim Değişikliği” eğitimlerini sürdürüyor. Çevre mühendisleri tarafından verilen eğitimlerde öğrencilere sıfır atık uygulamalarının önemi, atıkların doğru ayrıştırılması, geri dönüşümün doğal kaynakların korunmasına katkısı ve iklim değişikliğiyle mücadele konularında bilgiler aktarılıyor. Sıfır atık kültürünün yaygınlaştırılması ve iklim değişikliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla yürütülen eğitim programlarıyla daha temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir Yeşilyurt hedefleniyor.  “YEŞİL BİR GELECEK, BİLİNÇLİ NESİLLERLE MÜMKÜN” İbni Haldun Anadolu Lisesi’nde düzenlenen eğitim çalışmasını takip eden Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, doğaya duyarlı ve çevresine karşı sorumluluk sahibi nesiller yetiştirmenin önemine dikkat çekti. Başkan Geçit, öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada; “ Doğaya duyarlı, çevresine karşı sorumluluk sahibi nesiller yetiştirmek amacıyla eğitim çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Unutmamalıyız ki sağlıklı bir çevre olmadan yapılan yatırımların anlamı ve kalıcılığı olmaz. Gelişmiş toplumda sürdürülebilir çevre ve sıfır atık bilinci çok önemlidir. Bu anlayışı hayatımızın merkezine alamazsak gelişim düzeyi yüksek bir toplum olamayız. Şehirciliğin vazgeçilmez öğesi olan çevre bilincini geliştirmek için bu tür eğitim programlarını önemsiyoruz. Çevremize sahip çıkmalı, doğal kaynaklarımızı korumalı ve sıfır atık bilincini hayatımızın bir parçası hâline getirmeliyiz. Daha temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir gelecek için çocuklarımıza çevre bilincini küçük yaşlarda kazandırmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

26.10.2026 84
İLÇE HABERLERİ

Darende’de Tarihi Yapılar İçin Ek Ödenek Çağrısı

ÇEKÜL Malatya İl Temsilcisi Bekir Sözen, Darende’de depremde zarar gören tarihi Zekeriya Öğütçen Evi’nin aslına uygun olarak yeniden inşa edildiğini belirterek, ödenek yetersizliği nedeniyle yarım kalan restorasyon çalışmalarının tamamlanması için ek kaynak çağrısında bulundu.   Malatya’nın Darende ilçesinde tarihi ve kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalar devam ederken, ödenek yetersizliği bazı restorasyon projelerinin tamamlanmasını güçleştiriyor. Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) Malatya İl Temsilcisi Bekir Sözen, tarihi yapıların yarım bırakılmasının eserlerin daha hızlı yıpranmasına neden olduğunu belirterek, ilgili kurumlar ve mülk sahiplerinden destek istedi.   Zekeriya Öğütçen Evi Aslına Uygun Yeniden Yapılıyor Darende’nin Mehret Paşa Mahallesi’nde bulunan Zekeriya Öğütçen Evi’nin ilçenin geleneksel mimarisini yansıtan önemli yapılardan biri olduğunu belirten Sözen, Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle önce restorasyon projesinin hazırlandığını, ardından uygulama için ödenek sağlandığını söyledi. 6 Şubat depremlerinin ardından yapının durumunun yeniden değerlendirildiğini aktaran Sözen, Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun aldığı karar doğrultusunda tarihi evin yıkılarak mevcut plan ve projesine uygun şekilde yeniden yapılmasının kararlaştırıldığını ifade etti. Çalışmaların yüklenici firma tarafından sürdürüldüğünü kaydeden Sözen, yapının tamamlanmasının Darende’nin tarihi dokusunun korunması açısından önem taşıdığını dile getirdi.   “Yarım Kalan Yapılar Çok Çabuk Yıpranıyor”   Restorasyon projelerinde yaşanan en önemli sorunlardan birinin ödenek yetersizliği olduğunu vurgulayan Sözen, çalışmaların başladıktan sonra kaynak eksikliği nedeniyle durmasının tarihi yapılara zarar verdiğini söyledi. Sözen, “Ödenek bitince inşaatların yarım kalması söz konusu. Yarım kaldığı zaman çok çabuk yıpranıyor. Dolayısıyla bir şekilde ek ödenek bulup mal sahiplerinden olur, başka dairelerden olur, başka kurumlardan olur; bu eserleri tamamlamak lazım” dedi.   Beş Konaklar’da da Ödenek Sorunu Yaşanıyor Darende’nin tarihi bölgelerinden Beş Konaklar’da bulunan bir yapının restorasyonunda da benzer sorunların yaşandığını belirten Sözen, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sağlanan ödeneğin tükenmesi nedeniyle çalışmaların tamamlanamadığını ifade etti. Başlanan restorasyonların mutlaka sonuçlandırılması gerektiğini vurgulayan Sözen, “Yapılan şeyleri bitirmek lazım ki eserler meydana gelsin” diye konuştu.   Tamamlanan Restorasyonu Örnek Gösterdi Darende Cumhuriyet İlkokulu çevresinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmasına da değinen Sözen, mülk sahibinin katkılarıyla tamamlanan projeyi örnek gösterdi. Kamu desteğinin yanı sıra yapı sahiplerinin ve ilgili kurumların iş birliğinin önemine dikkat çeken Sözen, tarihi yapıların korunmasının yalnızca restorasyon çalışmalarının başlatılmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Darende’nin geçmişini ve kültürel kimliğini yansıtan geleneksel yapıların gelecek nesillere aktarılması için devam eden projelerin tamamlanması gerektiğini ifade eden Sözen, yarım kalan çalışmalar için ek ödenek sağlanması çağrısını yineledi.

26.10.2026 80
EKONOMİ

Serbest Bölgelerden 9 Ayda 9,8 Milyar Dolarlık İhracat

Türkiye genelinde faaliyet gösteren 19 serbest bölgenin ihracatı, 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 6,3 artarak 9,8 milyar dolara ulaştı. İhracatın yüzde 58,4’ünü orta-ileri ve yüksek teknolojili ürünler oluştururken, serbest bölgelerde 88 bin 7 kişiye istihdam sağlandı.   Ticaret Bakanlığı, Türkiye genelindeki 19 serbest bölgenin 2026 yılının ilk 9 ayına ilişkin dış ticaret verilerini açıkladı. Bakanlık verilerine göre, serbest bölgelerin ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 6,3 artış göstererek 9,8 milyar dolara yükseldi. Eylül ayında ise ihracat yüzde 14,8 artarak 1,15 milyar dolar olarak gerçekleşti.   İhracatın İthalatı Karşılama Oranı Yüzde 159,7 Oldu Serbest bölgelerde ihracatın ithalatı karşılama oranı eylül ayında yüzde 165,5, yılın ilk 9 ayında ise yüzde 159,7 olarak kaydedildi. Böylece 19 serbest bölge, dış ticarette net ihracatçı konumunu korudu. Ocak-eylül döneminde serbest bölgelerde gerçekleştirilen toplam satışların yüzde 76,1’ini ihracat oluşturdu.   İhracatın Yüzde 58,4’ü Teknoloji Odaklı Ürünlerden Serbest bölgelerin ihracatında katma değerli ve teknoloji odaklı üretimin payı dikkati çekti. İlk 9 ayda gerçekleştirilen ihracatın yüzde 51,3’ünü orta-ileri teknolojili, yüzde 7,2’sini ise yüksek teknolojili ürünler oluşturdu. Orta-ileri ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payı yüzde 58,4’e ulaşırken, Bakanlık söz konusu gelişmenin Türkiye’nin katma değerli ihracat hedeflerine katkı sağladığını bildirdi.   88 Bin Kişiye Doğrudan İstihdam Türkiye genelindeki 19 serbest bölgede, 466’sı yabancı sermayeli olmak üzere toplam bin 930 firma faaliyet gösterdi. Bu firmalar aracılığıyla 88 bin 7 kişiye doğrudan istihdam sağlandı. Serbest bölgelerde tahsis edilen 2 bin 788 faaliyet ruhsatının 2 bin 102’si yerli, 686’sı yabancı kullanıcılara verildi. Üretim amaçlı faaliyet ruhsatlarının toplam ruhsatlar içerisindeki payı ise yüzde 44,6’ya yükseldi.   İhracatta Lider Ege Serbest Bölgesi Ege Serbest Bölgesi, yılın ilk 9 ayında ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre 159,2 milyon dolar artırarak 2 milyar 542 milyon dolara çıkardı. Yüzde 6,7’lik büyüme kaydeden bölge, Türkiye’deki 19 serbest bölgenin toplam ihracatının yüzde 25,8’ini tek başına gerçekleştirdi. Bursa Serbest Bölgesi’nin ihracatı yüzde 30,7 artışla 1 milyar 563 milyon dolara, Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi’nin ihracatı ise yüzde 23,4 artışla 425 milyon dolara yükseldi. Adana-Yumurtalık, Batı Anadolu, Bursa ve Trabzon serbest bölgelerinde ihracat artışı yüzde 10’un üzerinde gerçekleşti. Ege Serbest Bölgesi’nin Ticaret Hacmi 4,81 Milyar Dolar   Ege Serbest Bölgesi, Türkiye ve yurt dışı ile gerçekleştirdiği ticarette 4,81 milyar dolarlık hacme ulaşarak toplam serbest bölge ticaret hacminin yüzde 22’sini oluşturdu. Adana-Yumurtalık, Avrupa, Batı Anadolu ve Gaziantep serbest bölgelerinde ise dört ticaret yönünün tamamında artış yaşandı. Ticaret Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı” vizyonu ve “Ticaretin Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda serbest bölgelerin teknoloji odaklı, yüksek katma değerli üretim gerçekleştiren stratejik ihracat merkezlerine dönüştürülmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

26.10.2026 78
ASAYİŞ

16 Yıllık Bebek Cinayetinde Kan Donduran İtiraf

Kahramanmaraş’ta 2010 yılında boş arazide cesedi bulunan kız bebeğin ölümüne ilişkin 16 yıllık faili meçhul dosya yeniden açıldı. Polis ekiplerinin 8 bin 369 kişiyi inceleyerek yürüttüğü soruşturmada, bebeğin annesi tarafından doğumdan hemen sonra boş araziye bırakıldığı ortaya çıktı. Gözaltına alınan anne tutuklandı.   Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 9 Aralık 2010 tarihinde boş arazide cesedi bulunan bebeğin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, 16 yıl sonra önemli bir gelişme yaşandı. Yıllardır faili meçhul olarak bekleyen dosya, polis ekiplerinin kapsamlı çalışması sonucu aydınlatıldı. Olay tarihinde boş arazide bulunan bebeğin cesedi üzerinde yapılan otopside, ağız ve burnunun kapatılması sonucu hayatını kaybettiği değerlendirilmişti. O dönem yürütülen soruşturmada olayın failleri tespit edilemezken, dosya yıllar sonra yeniden incelemeye alındı.   8 Bin 369 Kişilik Liste İncelendi   Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yeniden ele alınan dosya kapsamında geniş çaplı araştırma başlatıldı. Kahramanmaraş genelindeki hastanelerden elde edilen bilgiler doğrultusunda oluşturulan 8 bin 369 kişilik liste tek tek incelendi. Bebeğin bulunduğu bölgede yürütülen saha çalışmaları ve elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi sonucunda şüphelilerin kimlikleri belirlendi.   “Kız Olduğu İçin Bıraktım” İtirafı Soruşturma kapsamında bebeğin annesi olduğu belirtilen R.Ş., eşi İ.Ş. ve kayınvalidesi D.Ş. yakalanarak gözaltına alındı. İfadesinde suçunu itiraf ettiği belirtilen R.Ş., bebeğinin kız olması ve kayınvalidesinin baskısı nedeniyle doğumun hemen ardından bebeği bir bez parçasına sararak evinin yakınındaki boş araziye bıraktığını anlattı.   Anne Tutuklandı   Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden anne R.Ş. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Eşi İ.Ş. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Kayınvalide D.Ş.’nin adli durumuna ilişkin açıklamada bilgi paylaşılmadı. Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 16 yıl sonra aydınlattığı olayla ilgili soruşturma sürüyor.

25.10.2026 59
GENEL

Malatya Valiliğinden Bıçaklanan Kadının İddialarına Açıklama

Malatya’da dini nikâhlı eşi tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan 3 çocuk annesi Tuğçe Pekcan’ın daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirterek yardım çağrısında bulunmasının ardından Malatya Valiliği yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, kadının geçmişteki başvuruları, alınan tedbir kararları ve olay sonrası yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi.   Yeşilyurt ilçesi Fatih Mahallesi’nde 20 Ekim’de dini nikâhlı eşi Furkan D. tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan Tuğçe Pekcan’ın yaşadıklarına ilişkin açıklamalarının kamuoyuna yansımasının ardından Malatya Valiliğinden açıklama geldi. Dün basına yaptığı açıklamada daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirterek, “Devletime sığınıyorum” ifadelerini kullanan Pekcan’ın beyanları üzerine Valilik, olayla ilgili geçmişte yürütülen işlemlere ve alınan koruyucu tedbirlere ilişkin bilgi paylaştı.   Valilik: Daha önce de şiddet nedeniyle başvurmuş Valilik açıklamasında, Tuğçe Pekcan’ın dini nikâhlı eşi Furkan D. tarafından şiddete maruz kaldığı gerekçesiyle ilk olarak 15 Ekim 2022 tarihinde kolluk kuvvetlerine başvurduğu, 18 Şubat 2025 tarihine kadar da birkaç kez benzer gerekçelerle müracaatta bulunduğu belirtildi. Başvurular üzerine 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında tedbir kararları alındığı ifade edilen açıklamada, Pekcan’ın daha sonraki süreçlerde şiddet uygulanmadığını ve herhangi bir sorun bulunmadığını beyan ederek şikâyetlerinden vazgeçtiği kaydedildi.   ŞÖNİM tarafından destek sağlandığı belirtildi   Açıklamada, söz konusu süreçlerde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) tarafından kadına yönelik mesleki çalışmalar yürütüldüğü, rehberlik, danışmanlık ve psikososyal destek hizmetlerinin sağlandığı bildirildi. 20 Ekim’de yaşanan bıçaklama olayının ardından gözaltına alınan Furkan D.’nin çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandığı hatırlatılan açıklamada, Tuğçe Pekcan’ın ise hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildiği ve genel sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.   Aileye yönelik rehabilitasyon çalışması yapılacak   Valilik, olayın ardından ŞÖNİM tarafından aile bireylerine yönelik rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin sürdürüldüğünü, Pekcan ve çocukları ile diğer aile bireylerine yönelik rehabilitasyon çalışmalarının planlanması amacıyla hane ziyareti için randevu oluşturulduğunu açıkladı. Açıklamanın sonunda, Malatya’da huzur ve güven ortamının korunması, şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının desteklenmesi ve çocukların güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

25.10.2026 60
POLİTİKA

Milletvekili Yazmacı’dan Darende’de Kadın Girişimcilere Destek

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Malatya’nın Darende ilçesinde tarihi Yusuf Paşa Bedesteni’nde faaliyet gösteren kadın girişimcileri ziyaret etti.   AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Türkiye Yüzyılı Şehir Buluşmaları programı kapsamında geldiği Malatya’nın Darende ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. İlçe teşkilatı, belediye, esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Yazmacı, programının son bölümünde tarihi Yusuf Paşa Bedesteni’ni ziyaret ederek kadın girişimcilerin çalışmalarını yerinde inceledi. Bedestende kendilerine ayrılan alanlarda üretim ve ticaret faaliyetlerini sürdüren kadınlarla tek tek sohbet eden Yazmacı, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarına yönelik girişimleri takdirle karşıladı.   “Kadınlarımız Cesaretlendirilirse Başaramayacakları İş Yok”   Kadın girişimcilerin heyecanından ve çalışma azminden etkilendiğini belirten Milletvekili Yazmacı, kadınların desteklenmesi halinde önemli başarılara imza atabileceklerini söyledi. Yazmacı, “Kadınlarımız cesaretlendirilirse yapamayacakları Allah’ın izniyle hiçbir iş yok. Burada bu cesaretin verildiğini görmek, beni bir kadın, bir kadın milletvekili ve bir kadın girişimci olarak çok gururlandırdı, onurlandırdı ve heyecanlandırdı. Çünkü inandıkları bir hedefleri var, inançları gözlerinden okunuyor. Başarılarının daim olmasını temenni ediyorum.” dedi.   Kadın Girişimciliğinde Kendi Deneyimlerini Paylaştı Milletvekilliği öncesinde kendisinin de girişimcilik faaliyetlerinde bulunduğunu anlatan Yazmacı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesindeki Kadın Girişimciler Kurulunun kuruluşunda görev aldığını ve genel başkan yardımcılığı yaptığını ifade etti. Kadınların üretim, istihdam ve ticaret hayatına katılımının toplumsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Yazmacı, Darende’de kadın girişimcilere sunulan imkânların diğer kadınlara da örnek olmasını temenni etti.   Başkan Bozkurt ve Hançerigüzel’e Teşekkür Tarihi Yusuf Paşa Bedesteni’nde kadın girişimcilere özel alan ayrılmasını memnuniyetle karşıladığını ifade eden Yazmacı, kadınların üretimlerini ekonomik değere dönüştürmelerine katkı sunan Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt ile Belediye Koordinatörü Ayten Hançerigüzel’e teşekkür etti. Kadın girişimcilerin ortaya koyduğu emeğin ve kararlılığın son derece kıymetli olduğunu belirten Yazmacı, ilçede kadınların desteklenmesine yönelik çalışmaların devam etmesinin önemine işaret etti.   “Darende Bizde Güzel Bir İz Bıraktı” Darende’nin tarihi ve manevi değerlerinden de övgüyle söz eden Yazmacı, ilçenin misafirperver insanlarıyla kendilerinde güzel bir iz bıraktığını dile getirdi. Somuncu Baba’nın manevi mirasına ev sahipliği yapan Darende’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Yazmacı, ziyaret boyunca gösterilen ilgi ve misafirperverlik dolayısıyla AK Parti il ve ilçe teşkilatlarına, kadın ve gençlik kollarına teşekkür etti.   İlçe Başkanı Bozkurt: “Ziyaretten Memnuniyet Duyduk” AK Parti Darende İlçe Başkanı Zeki Bozkurt da Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı’nın ilçeye gerçekleştirdiği ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Kadın girişimcilerin desteklenmesinin Darende açısından önemli olduğunu belirten Bozkurt, ilçede kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımına yönelik çalışmaları önemsediklerini ifade etti. Tarihi Yusuf Paşa Bedesteni’nde gerçekleştirilen ziyarete AK Parti Darende İlçe Başkanı Zeki Bozkurt, kadın kolları başkanı ve parti yönetim kurulu üyeleri de katıldı.

24.10.2026 95
POLİTİKA

YENİ Partili Zeynel Emre: “İktidara Hiç Olmadığımız Kadar Yakınız”

YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi’nde konuşan Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, iktidarın ekonomi, hukuk ve yerel yönetim politikalarını eleştirdi. Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin zedelendiğini savunan Emre, “Emin olun, hiç olmadık kadar iktidara yakınız. Önümüzdeki dönemde korkmadan, yılmadan ve pes etmeden mücadele edeceğiz” dedi.     YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi, Malatya Kongre Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Parti üyelerinin 18 Ekim'de katıldığı ön seçimde il başkanlığı adaylığı için onay alan Basri İlhan, kongreye tek aday olarak katıldı. Kongreye parti yöneticileri, milletvekilleri, delegeler ve çok sayıda davetli karılırken YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’da kongreye katılan isimler arasında yer aldı.   Kongrede gündemin ağırlıklı bölümünü Türkiye'deki siyasi gelişmeler, ekonomi, hukuk, yargı bağımsızlığı, yerel yönetimler ve Yeni Parti'nin kuruluş süreci oluşturdu. Konuşmasında iktidara yönelik eleştirilerini sıralayan Zeynel Emre, Türkiye'nin demokratik kazanımlarının korunması gerektiğini belirterek partilerinin iktidar hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.   “Yeni Parti’yi Keyfimizden Kurmadık”   Yeni Parti'nin kuruluş sürecine geniş yer ayıran Emre, partinin siyasi gelişmelerin ve yaşanan tartışmaların ardından ortaya çıktığını söyledi. Partinin kuruluşunun yalnızca yeni bir siyasi oluşum meydana getirmek amacı taşımadığını belirten Emre, demokrasi ve seçmen iradesinin korunmasını esas aldıklarını ifade etti. “Biz Yeni Parti'yi keyfimizden kurmadık” diyen Emre, siyasi süreçlerin belirli çevreler tarafından yönlendirilmesine karşı çıktıklarını savundu. Yerel seçim sonuçlarının ardından muhalefete yönelik baskıların arttığını ileri süren Emre, “31 ilde Türkiye'nin birinci partisi olduk. Halkımızın yaklaşık yüzde 70'inin yaşadığı yerlerde yerel yönetimleri kazandık. Bunun ardından daha önce görülmeyen tartışmalar başladı. Biz vatandaşlarımızdan aldığımız güçle bu sürece karşı mücadele ettik” ifadelerini kullandı.   “Butlan Tartışmaları Siyasi Bir Sürecin Parçası”   Konuşmasında siyasi parti kongrelerine ilişkin hukuki tartışmalara da değinen Emre, özellikle 'mutlak butlan' iddiaları üzerinden yürütülen süreçleri eleştirdi. Siyasi parti kongrelerinin seçim kurullarının gözetiminde gerçekleştirildiğini hatırlatan Emre, kongrelerin hukuki geçerliliğine ilişkin tartışmaların siyasi sonuçlar doğurduğunu savundu. Emre, kongre kararlarına yönelik itirazların belirli hukuki usullere tabi olduğunu belirterek bu süreçlerin siyasi müdahale aracı hâline getirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Partilerine yönelik tartışmalara rağmen vatandaşların desteğinin sürdüğünü öne süren Emre, kamuoyu araştırmalarında güçlü bir konumda bulunduklarını ifade etti.   “Oy Oranımız Yüzde 35’in Altına Düşmüyor”   Yeni Parti'nin kuruluşunun ardından vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştıklarını ileri süren Emre, partinin kısa sürede önemli bir örgütlenme kapasitesine ulaştığını söyledi. Partilerine ilişkin kamuoyu araştırmalarını değerlendiren Emre, “Bizim günahımız büyük. Oyumuz yüzde 35'in altına düşmüyor. Butlan kararının geldiği günden önceki ankette oyumuz yüzde 35'ti. Bu, tek başına neredeyse 300 milletvekili anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. Partinin kısa sürede teşkilatlanmasını tamamlamaya yönelik önemli adımlar attığını belirten Emre, üyelik, bağış ve kongre çalışmalarının hızlı ilerlediğini savundu. Emre, “Yeni Parti iyi yolda. Yeni Parti Türkiye'nin köklü sorunlarına çözüm bulacak. Bu iktidarın değişimini hep birlikte göreceğiz” dedi.   “Çeyrek Asırlık İktidarın Ekonomi Politikalarını Eleştiriyoruz”   Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeynel Emre, yaklaşık çeyrek asırdır ülkeyi yöneten iktidarın ekonomi ve sosyal politikalarda beklenen sonuçları ortaya koyamadığını savundu. Emeklilerin ve asgari ücretlilerin alım gücünün gerilediğini ileri süren Emre, gelir dağılımı, işsizlik ve hayat pahalılığının toplumun önemli bölümünü etkilediğini belirtti. Emre, “Bugün bu ülkenin emeklisi, bu ülkenin asgari ücretlisi geçmişle kıyaslandığında ciddi bir alım gücü kaybı yaşıyor. İnsanlarımızın refah seviyesinin yükselmesi gerekirken ekonomik sıkıntılar giderek derinleşiyor” diye konuştu. Genç işsizliğine de dikkat çeken Emre, eğitimine devam etmeyen ve herhangi bir işte çalışmayan gençlerin sayısının yüksek olduğunu savunarak bu durumun Türkiye'nin geleceği açısından önemli bir sorun oluşturduğunu söyledi. Emre, Türkiye'nin genç ve dinamik nüfusunun ekonomik kalkınmada daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.   “Okullarda Şiddet ve Yeni Nesil Suç Örgütleri Endişe Verici”   Konuşmasında toplumdaki güvenlik sorunlarını da gündeme taşıyan Emre, son yıllarda okullarda yaşanan şiddet olaylarına ve yeni nesil suç örgütlerine ilişkin haberlerin kaygı verici olduğunu söyledi. Kendi öğrencilik yıllarından örnekler veren Emre, geçmişte okullarda güvenlik sorunlarının bugünkü ölçüde gündeme gelmediğini belirterek çocukların güvenli eğitim ortamlarında yetişmesinin devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti. Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısındaki artışa da dikkat çeken Emre, suçla mücadelede yalnızca güvenlik tedbirlerinin değil, sosyal ve ekonomik politikaların da önem taşıdığını kaydetti.   “Sandıktan Çıkan İradeye Saygı Gösterilmeli”   Yerel yönetimlere yönelik uygulamaları da eleştiren Emre, seçilmiş belediye başkanlarına ilişkin yargısal ve idari süreçlerin hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savundu. Muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmalar ve kayyum uygulamaları üzerinden iktidara eleştiriler yönelten Emre, seçmen iradesinin korunması gerektiğini belirtti. Belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmalarında siyasi ayrım yapılmaması gerektiğini söyleyen Emre, iddiaların tüm yönleriyle ve tarafsız biçimde araştırılması çağrısında bulundu. Bazı belediyelerde yaşandığını ileri sürdüğü usulsüzlükleri örnek gösteren Emre, kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini vurguladı. Emre'nin bu kapsamda dile getirdiği yolsuzluk iddiaları, konuşmacının değerlendirmeleri olarak aktarıldı.   “Anayasa Mahkemesi Kararlarının Uygulanması Hukuk Devletinin Gereğidir”   Türkiye'de hukuk devleti ilkesine ilişkin tartışmalara değinen Emre, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının anayasal düzen açısından önem taşıdığını söyledi. Geçmiş dönemlerde yüksek mahkeme kararlarına gösterilen yaklaşım ile günümüzde yaşanan tartışmaları karşılaştıran Emre, hukuk kurumlarına güvenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Emre, demokratik hakların korunması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve vatandaşların adalete güveninin yeniden tesis edilmesinin öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu belirtti.   “Bir Sonraki Kongreye İktidar Partisinin Milletvekili Olarak Geleceğim”   Konuşmasının sonunda partililere seslenen Zeynel Emre, Yeni Parti'nin önümüzdeki seçimlerde iktidara geleceğine inandığını söyledi. Parti teşkilatlarından daha yoğun bir çalışma beklediğini ifade eden Emre, “Önümüzdeki dönem bize ne yaparlarsa yapsınlar, korkmadan, yılmadan, pes etmeden mücadele etmeye var mısınız? Emin olun hiç olmadık kadar iktidara yakınız” dedi. Emre, “Ben buraya bir dahaki kongre döneminde iktidar partisinin milletvekili ve genel başkan yardımcısı olarak geleceğim. Yüreğim inanıyor buna, sizler de inanın” ifadelerini kullandı.   Veli Ağbaba: “Ne Yaptıysam Malatya İçin Yaptım”   Kongrede konuşan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise partinin kuruluş sürecine, Malatya'nın sorunlarına ve Türkiye'deki siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni Parti'nin Malatya'da gerçekleştirdiği ilk olağan kongrenin önemli olduğunu belirten Ağbaba, parti teşkilatının kuruluş sürecinde görev yapan isimlere teşekkür etti. Özellikle kurucu İl Başkanı Barış Yıldız'ın çalışmalarına dikkat çeken Ağbaba, partinin kuruluşundan kongre aşamasına kadar emek veren tüm yöneticilerin katkılarının önemli olduğunu söyledi. Yeni dönemde il başkanlığı görevini üstlenecek Basri İlhan ve yönetimine başarılar dileyen Ağbaba, geniş katılımlı bir teşkilat yapılanması oluşturulmasının önemine değindi. Kendi siyasi yaşamına yönelik değerlendirmelerde de bulunan Ağbaba, “Ne bir partilinin ne bir Malatyalının yüzünü yere eğdirecek, yüzünü yere baktıracak, mahcup edecek bir işin içerisinde olmadık. Bir işin içerisinde olmayacağım. Ne yaptıysam Malatya için yaptım. Ne edersek de Malatya için ederiz. Ölene dek devam edeceğiz” dedi.   “Malatya’da Depremin Etkileri Sürüyor”   Malatya'nın 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çeken Ağbaba, yeniden yapılanma çalışmalarının yanı sıra vatandaşların günlük yaşamda karşılaştığı güçlüklerin de çözülmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle çiftçiler, esnaf, emekliler ve kiracıların yaşadığı sıkıntılara değinen Ağbaba, barınma sorununun önemini koruduğunu savundu. Ağbaba, “Depremin üzerinden neredeyse dört yıl geçmiş durumda. Çiftçi perişan, emekli perişan” ifadelerini kullanarak kentin ekonomik sorunlarının daha fazla gündeme alınması gerektiğini belirtti. Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin eleştirilerde de bulunan Ağbaba, vatandaşların yaşadığı gelir kaybına ve ekonomik belirsizliklere dikkat çekti. Sermaye piyasalarındaki gelişmeleri de değerlendiren Ağbaba, yatırımcıların yaşadığı kayıplara ilişkin iddiaların şeffaf biçimde araştırılması gerektiğini savundu.   “Yeni Parti’nin Kapıları Herkese Açık”   Yeni Parti'nin geniş bir toplumsal kesime hitap etmeyi amaçladığını belirten Ağbaba, farklı siyasi görüşlerden vatandaşların aynı çatı altında buluşabileceğini söyledi. Ağbaba, “Bu yeni partinin kapıları herkese açık. En çok mağdurlara açık, en çok emeklilere açık, en çok asgari ücretlilere açık, en çok gençlere açık. Kimsenin kılığı kıyafetinden, hayat tarzından sorgulanmadığı, herkesin eşit olduğu bir siyasi hareketi hep beraber başlatıyoruz” dedi. Siyasi görüşü ve yaşam tarzı ne olursa olsun vatandaşların eşit biçimde temsil edilmesini savunduklarını ifade eden Ağbaba, parti teşkilatlarının bu anlayışla hareket edeceğini belirtti. Ağbaba, “Bizim mücadelemiz yoksullar için, bizim mücadelemiz mağdurlar için, bizim mücadelemiz Malatya için” sözleriyle konuşmasını tamamladı.   Barış Yıldız: “Siyasi Hayatıma Nokta Değil, Virgül Koyuyorum”   Kongrenin açılış konuşmasını yapan Yeni Parti Kurucu İl Başkanı Barış Yıldız ise yaklaşık 20 yıllık siyasi geçmişini değerlendirerek görev yaptığı süre boyunca kendisine destek veren partililere teşekkür etti. Gençlik kollarından il başkanlığına uzanan siyasi yaşamında birçok farklı görev üstlendiğini belirten Yıldız, Malatya'da yaşanan depremler ile partisinin kuruluş süreci arasında benzerlik kurdu. Yıldız, “Bizler Türk siyasi hayatına yeni bir parti kazandıralım diye yola çıkmadık. Hadi bir parti kuralım diye bir araya gelmedik. Bizim parti kurma hikâyemizi en iyi Malatyalılar anlar. Çünkü babasından, atasından, dedesinden kalan evi depremde yıkılan ve yerine yenisini yapmak zorunda kalan Malatyalı bizi anlar” dedi. İl başkanlığı görevinden ayrılmasının siyasi mücadeleden çekilmek anlamına gelmediğini vurgulayan Yıldız, yeni yönetimin yanında çalışmaya devam edeceğini söyledi. Yıldız, “Bugün siyasi yaşamıma bir nokta değil, bir virgül koyuyorum. Yeni il başkanımızın emrinde, partimizin bir neferi olarak çalışmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.    

24.10.2026 66
ASAYİŞ

Darende’de Motosiklet ile Otomobil Çarpıştı: 1 Ağır Yaralı

Malatya’nın Darende ilçesinde motosiklet ile otomobilin kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü ağır yaralandı. Kaza, Darende ilçesi D-300 kara yolu Somuncubaba Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.Y. idaresindeki 44 AFB 180 plakalı motosiklet, kavşakta 23 ABA 580 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle motosikletten savrularak yola düşen sürücü M.Y. ağır yaralandı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.   Sağlık ekiplerince olay yerinde ilk müdahalesi yapılan yaralı sürücü, ambulansla Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

24.10.2026 60
ASAYİŞ

PHP'deki Kritik Güvenlik Açıkları Kişisel Verileri Tehdit Ediyor!

İnternet sitelerinin ve web uygulamalarının altyapısında yaygın olarak kullanılan PHP yazılımında tespit edilen kritik güvenlik açıkları, kişisel verilerin güvenliği ve dijital hizmetlerin sürekliliği açısından endişeye neden oldu.  PHP tabanlı uygulamaların bankacılıktan e-ticarete, sağlık hizmetlerinden üniversitelere ve kamu kurumlarına kadar pek çok alanda kullanıldığını belirten Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Bir sunucunun ele geçirilmesi, saldırganın elde ettiği yetkilere bağlı olarak kişisel verilere erişmesine, web sitesinin içeriğini değiştirmesine veya hizmetleri kesintiye uğratmasına yol açabilir.” dedi. Bireysel kullanıcıların da dijital güvenlik konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Burhan Pektaş, özellikle hesap hareketlerinin düzenli kontrol edilmesini ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın kullanılmasını önerdi. İnternet altyapısında yaygın olarak kullanılan PHP yazılımında 21 Ekim 2026'da duyurulan ve PHP2Shell olarak anılan kritik güvenlik açıkları, kurumların siber güvenlik önlemlerini yeniden gündeme getirdi. Belirli koşullarda saldırganların kimlik doğrulaması yapmadan sunucularda uzaktan kod çalıştırmasına olanak tanıyabilen açıklar, özellikle kişisel verilerin işlendiği sistemler açısından risk oluşturuyor. Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, PHP yazılımında tespit edilen güvenlik açıklarının olası etkilerini ve kurumlarla bireysel kullanıcıların alması gereken önlemleri değerlendirdi. “Aynı teknolojiyi kullanan çok sayıda uygulama etkilenebilir” Kritik yazılım açıklarının yalnızca tek bir internet sitesini değil, aynı altyapıyı kullanan çok sayıda uygulamayı etkileyebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Bu tür açıkların en önemli özelliği, yalnızca tek bir internet sitesini değil, aynı teknolojiyi kullanan çok sayıda uygulamayı potansiyel olarak etkileyebilmesidir. Bununla birlikte, PHP kullanan bütün sitelerin savunmasız veya ele geçirilmiş olduğunu söylemek doğru değildir. Risk; kullanılan yazılım sürümüne, sunucu yapılandırmasına ve güvenlik güncellemelerinin uygulanıp uygulanmadığına bağlıdır.” dedi. “Hasta bilgileri ve öğrenci kayıtları gibi hassas veriler risk altında olabilir” PHP tabanlı uygulamaların bankacılıktan e-ticarete, sağlık hizmetlerinden üniversitelere ve kamu kurumlarına kadar pek çok alanda kullanıldığını belirten Prof. Dr. Pektaş, kurumların yalnızca kendi yazılımlarını değil, dışarıdan hizmet aldıkları sistemleri de kontrol etmeleri gerektiğini söyledi. Olası bir saldırının sonuçlarına değinen Prof. Dr. Pektaş, “Bir sunucunun ele geçirilmesi, saldırganın elde ettiği yetkilere bağlı olarak kişisel verilere erişmesine, web sitesinin içeriğini değiştirmesine veya hizmetleri kesintiye uğratmasına yol açabilir. Özellikle hasta bilgileri, öğrenci kayıtları, müşteri hesapları ve sipariş bilgileri gibi hassas verileri işleyen sistemlerde güvenlik önlemleri büyük önem taşıyor.” diye konuştu. Güvenlik açığı tespit edilmesinin mutlaka veri hırsızlığı yaşandığı anlamına gelmediğini de vurgulayan Prof. Dr. Pektaş, “Bir güvenlik açığının bulunması, ilgili kurumun saldırıya uğradığı ya da bütün kullanıcı verilerinin çalındığı anlamına gelmiyor. Böyle bir sonuca ulaşmak için sistem kayıtlarının incelenmesi ve olası saldırıların teknik olarak doğrulanması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. “Saldırganın kullanıcı hesabını ele geçirmesi gerekmeyebilir” Kullanıcı adı ve şifreye ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilebilen saldırıların özellikle tehlikeli olduğuna işaret eden Prof. Dr. Pektaş, bu tür açıkların kimlik doğrulama mekanizmalarını aşarak sistemlere müdahale edilmesine imkân verebildiğini anlattı. Prof. Dr. Pektaş, “Saldırganların kullanıcı adı ve şifreye ihtiyaç duymadan bir sistemde kod çalıştırabilmesi, güvenlik açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Çünkü saldırganın önce bir kullanıcı hesabını ele geçirmesi gerekmeyebilir; savunmasız sisteme gönderilen özel hazırlanmış bir istek saldırıyı başlatabilir.” dedi. Başarılı bir saldırının farklı güvenlik sorunlarını beraberinde getirebileceğini ifade eden Pektaş, “Saldırı başarılı olduğunda, sistemin yapılandırmasına bağlı olarak veri tabanlarına erişim, dosyaların değiştirilmesi, yetkisiz erişimin sürdürülmesi veya başka sistemlere geçiş yapılması gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu durum, yalnızca kurumları değil, o kurumların sunduğu hizmetleri kullanan vatandaşları da dolaylı olarak etkileyebilir. Kredi kartı bilgilerinin, şifrelerin veya kişisel verilerin çalınıp çalınmayacağı ise uygulamanın nasıl tasarlandığına, verilerin nerede saklandığına ve saldırganın hangi erişim yetkilerini elde ettiğine bağlıdır.” değerlendirmesinde bulundu. “Güncelleme yapılması, sistemin daha önce saldırıya uğramadığı anlamına gelmez” Güvenlik açıklarının kapatılması için yayımlanan yazılım güncellemelerinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Pektaş, özellikle internete açık uygulamaların ve üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarının altyapılarının kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Küçük işletmeler, hastaneler ve üniversiteler açısından düzenli güncellemelerin önemine değinen Prof. Dr. Pektaş, “Düzenli yazılım güncellemeleri, erişim yetkilerinin sınırlandırılması, güvenli yedekleme ve sunucu kayıtlarının izlenmesi temel önlemler arasında yer alıyor. Güncellemenin hemen yapılamadığı durumlarda savunmasız sistemlerin internete açık kalmasını önleyecek geçici tedbirler alınmalı.” dedi. Yalnızca yazılım güncellemesi yapmanın yeterli olmayabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Pektaş, “Güncelleme yapılması, sistemin daha önce saldırıya uğramadığı anlamına gelmez. Bu nedenle şüpheli bir durum tespit edilirse teknik inceleme yapılmalı, gerekli erişim bilgileri yenilenmeli ve olayın kapsamı belirlenmelidir.” uyarısında bulundu. “İnternet kullanıcıları paniğe kapılmamalı, hesap güvenliğini artırmalı” Bireysel kullanıcıların da dijital güvenlik konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Burhan Pektaş, özellikle hesap hareketlerinin düzenli kontrol edilmesini ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın kullanılmasını önerdi. Prof. Dr. Pektaş, “İnternet kullanıcılarının bu tür haberler karşısında paniğe kapılmasına gerek yok. Bununla birlikte, kullandıkları kurumların güvenlik duyurularını takip etmeleri, hesap hareketlerini kontrol etmeleri, farklı platformlarda farklı şifreler kullanmaları ve mümkün olan yerlerde çok faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirmeleri yararlı olacaktır.” ifadelerini kullandı. Dijital güvenliğin ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Pektaş, “Güvenlik güncellemelerinin zamanında uygulanması, olası saldırıların araştırılması ve kişisel verilerin korunması, dijital hizmetlerin güvenilir biçimde sürdürülebilmesinin temel koşulları arasında yer alıyor.” diyerek sözlerini tamamladı.

23.10.2026 137
GENEL

Darende’de Sirkenin Ustası: 50’den Fazla Çeşit Üretiyor

Darende ilçesinde yaşayan Ali Yıldırım, ailesinden miras kalan geleneksel üretim kültürünü sürdürerek 50’den fazla çeşit ev yapımı sirke hazırlıyor. Alıçtan ananasa, kuşburnundan aronyaya kadar birbirinden farklı ürünlerden elde ettiği sirkeleri Somuncu Baba Külliyesi çevresinde ziyaretçilerin beğenisine sunan Yıldırım, Türkiye’nin dört bir yanına da sipariş gönderiyor.   Malatya’nın Darende ilçesinde yaşayan Ali Yıldırım, ailesinden gelen bitkisel ürünlerle uğraşma geleneğini sirke üretimiyle sürdürüyor. Yıllardır farklı meyve ve bitkilerden geleneksel yöntemlerle sirke hazırlayan Yıldırım, 50’yi aşkın ürün çeşidiyle dikkat çekiyor. Darende’nin önemli inanç turizmi merkezlerinden Somuncu Baba Külliyesi çevresinde ürünlerini ziyaretçilere sunan Yıldırım, doğal üretime ve müşteri memnuniyetine önem verdiğini belirtiyor.   Alıçtan Ananasa 50’den Fazla Çeşit Sirke üretiminde geniş bir ürün yelpazesine sahip olduğunu anlatan Ali Yıldırım, özellikle alıç meyvesinin farklı türlerini değerlendirdiklerini söyledi. Alıcın 20’den fazla çeşidini tanıdıklarını belirten Yıldırım, ananas, mandalina, ayva, kuşburnu, aronya, ceviz, zeytin yaprağı, incir, elma, muşmula, yabani erik ve böğürtlen gibi çok sayıda meyve ve bitkiden sirke ürettiklerini ifade etti. Ürünlerinin marka tesciline sahip olduğunu ve gerekli üretim izin belgelerinin bulunduğunu söyleyen Yıldırım, geleneksel yöntemlerle hazırladıkları sirkeleri daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflediklerini kaydetti.   Sirkeler Bir Yıl Boyunca Olgunlaşıyor Sirke üretiminin sabır ve emek gerektiren bir süreç olduğunu dile getiren Yıldırım, üretimde doğal bal, kaya tuzu ve yayla suyu kullandıklarını anlattı. Hazırladıkları karışımları yaklaşık iki ay boyunca her gün düzenli olarak karıştırdıklarını belirten Yıldırım, “İki aylık sürecin ardından sirkelerimizi süzüyoruz. Daha sonra yaklaşık bir yıl boyunca fermantasyona bırakıyoruz. Olgunlaşma sürecini tamamlayan ürünlerimizi ziyaretçilerimizin beğenisine sunuyoruz. Ayrıca daha uzun süre yıllandırdığımız özel sirkelerimiz de bulunuyor” dedi.   Türkiye’nin Dört Bir Yanından Sipariş Alıyor   Darende’de ürettiği sirkeleri Türkiye’nin farklı illerine gönderdiklerini belirten Yıldırım, ürünlerini deneyen müşterilerin yeniden sipariş vermesinin kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Farklı sirke çeşitlerini bir araya getirerek özel karışımlar da hazırladıklarını ifade eden Yıldırım, 12 çeşit sirkenin birleşiminden oluşan “Cane Probiyotik 12” isimli ürünlerinin bulunduğunu belirtti. Yıldırım, bu karışımda alıç, aronya, elma, armut ve muşmula başta olmak üzere farklı sirke çeşitlerini kullandıklarını kaydetti.   “İnsanların Hayır Duasını Almak Her Şeyden Değerli”   Bitkisel ürünlerle ilgilenmenin ailelerinden gelen bir gelenek olduğunu anlatan Ali Yıldırım, ticari kazancın yanında insanlarla kurdukları gönül bağını da önemsediklerini söyledi. Dedelerinin de insanlara yardımcı olmayı ilke edindiğini ifade eden Yıldırım, “Bizim ailemizde insanlara faydalı olmak önemli bir değer. Dedelerimizden gördüğümüz bu anlayışı devam ettirmeye çalışıyoruz. Elbette para kazanmak hayatın bir gerçeği ancak insanların memnuniyetini görmek, onların gönlüne dokunmak ve bir hayır duası almak bizim için çok daha kıymetli” diye konuştu.   Somuncu Baba Ziyaretçilerine İkram Darende’nin manevi simgelerinden Somuncu Baba’da ziyaretçileri ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Yıldırım, misafirlere yaptıkları ikramların da ilgi gördüğünü söyledi. Ziyaretçilerin kendilerine gösterilen ilgiden memnun kaldığını ifade eden Yıldırım, “Buraya Türkiye’nin dört bir yanından insanlar geliyor. Biz de Somuncu Baba’nın manevi atmosferinde misafirlerimize ikramlarda bulunuyoruz. Bazıları ikramlarımızın fotoğraflarını çekiyor, bazıları böyle bir misafirperverlikle her yerde karşılaşmadıklarını söylüyor. Güler yüzümüz ve ikramlarımız karşılığında aldığımız hayır duaları bize büyük huzur veriyor” ifadelerini kullandı. Yıldırım, geleneksel sirke üretimini sürdürerek hem aile mesleğini gelecek nesillere aktarmayı hem de Darende’ye gelen ziyaretçilere farklı yöresel ürünler sunmayı amaçladığını sözlerine ekledi.

23.10.2026 93
EKONOMİ

Malatya Kayısısında Yeni Dönem: Dona Dayanıklı Çeşitler Geliyor

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, Malatya kayısısının geleceği için bilimsel araştırmaların hızlandırılması gerektiğini belirterek, geç çiçeklenen ve zirai dona dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi, bodur anaç üretimi ve modern bahçeciliğe geçiş çağrısında bulundu. Türkiye Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, iklim değişikliği, zirai don ve uluslararası rekabetin Malatya kayısıcılığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen bilimsel çalışmaların desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, üreticiler, ihracatçılar, meslek odaları ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.   Zirai Don Kayısı Üretimini Ağır Etkiledi   Malatya’da Nisan 2025’te yaşanan zirai don, kayısı üretiminde büyük kayıplara neden oldu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında 690 bin 730 ton olan yaş kayısı üretimi, 2025 yılında 2 bin 558 tona geriledi. Malatya Valiliği verilerine göre, 11-12 Nisan 2025 tarihlerinde yaşanan zirai dondan etkilenen 39 bin 392 çiftçiye, 808 bin 946 dekar alan için yaklaşık 4 milyar 346 milyon lira ödeme gerçekleştirildi. 2026 yılı için ise Malatya Valiliği Hasat Komisyonu tarafından 341 bin 55 ton yaş kayısı rekoltesi tahmin edildi.   Dona Dayanıklı Kayısı İçin Bilimsel Çalışma Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelerin üretimin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Kılıç, özellikle geç çiçeklenen, ilkbahar donlarına ve hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Enstitüde TÜBİTAK 1004 programı kapsamında yürütülen ve 2027 yılında tamamlanması planlanan projeyle, geç çiçeklenen, dona ve Şarka hastalığına dayanıklı kayısı çeşitlerinin belirlenmesi hedefleniyor. Kılıç, bilimsel araştırmaların yalnızca laboratuvar ortamında kalmaması, elde edilen sonuçların üreticiye ve yeni kurulacak bahçelere aktarılması gerektiğini vurguladı.   “Kayısıda Bodur Anaç Üretimine Geçmeliyiz”   Geleneksel kayısı bahçelerinde ağaçların geniş alan kapladığını belirten Kılıç, bodur ve yarı bodur anaçlarla daha modern üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yeni yetiştiricilik sistemleriyle uygun koşullarda dekara 40 ağaca kadar dikim yapılmasının hedeflendiğini aktaran Kılıç, bu sistemlerin bakım, budama, ilaçlama ve hasat işlemlerini kolaylaştırabileceğini söyledi. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde 2022 yılında başlatılan bodur ve yarı bodur klonal anaç geliştirme çalışmalarının yanı sıra 2025-2029 dönemini kapsayan yeni araştırmaların da devam ettiği belirtildi.   Doku Kültürü Laboratuvarının Kapasitesi Artırılmalı Modern kayısı yetiştiriciliğinde sağlıklı fidan üretiminin önemine dikkat çeken Kılıç, Kayısı Araştırma Enstitüsü bünyesindeki doku kültürü laboratuvarının kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. Kılıç, geliştirilen yeni anaçların kontrollü koşullarda çoğaltılmasının, hastalıklardan ari fidan üretiminin yaygınlaştırılmasının ve üreticilerin güvenilir dikim materyaline ulaşmasının önem taşıdığını ifade etti.   Araştırma: Rakım ve Çeşit Seçimi Don Zararını Etkiliyor Akçadağ ilçesinde 6 bin 140 kayısı bahçesinin değerlendirildiği bilimsel araştırmada, rakımın ve kayısı çeşidinin zirai don zararında etkili olduğu ortaya konuldu. 2013-2023 yıllarına ait verilerin incelendiği çalışmada, düşük rakımlı bahçelerde don zararının daha yüksek olduğu, rakım arttıkça çiçeklenmenin gecikmesi nedeniyle zararın azalma eğilimi gösterdiği belirlendi. Araştırmada Şekerpare çeşidinin dona daha duyarlı, Çataloğlu çeşidinin ise incelenen koşullarda daha toleranslı olduğu tespit edildi.   “Dünya Pazarındaki Payımızı Yeniden Yükseltmeliyiz” Malatya kayısısının dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıç, üretim kalitesinin artırılması, yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve ihracat pazarlarının genişletilmesi çağrısında bulundu. BİLSAM’ın Şubat 2026’da yayımladığı Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu’na göre, Malatya’nın dünya kuru kayısı ihracatındaki payı son 15 yılda yüzde 75-80 seviyelerinden yüzde 50-55 düzeyine geriledi. Kılıç, Malatya’nın dünya pazarındaki payını yeniden yüzde 80-90 seviyelerine taşımanın ortak hedef olması gerektiğini ifade etti.   “Şahsi Gerekçelerle Muhalefet Etmek Yerine Birlikte Çalışmalıyız”   Kayısı sektöründeki görüş ayrılıklarına da değinen Kılıç, üreticilerin, ihracatçıların ve meslek kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi. Yazıhan Ziraat Odası Başkanı’nın sektöre yönelik eleştirilerine de değinen Kılıç, kişisel görüş ayrılıklarının Malatya kayısısının geleceğine yönelik çalışmaları olumsuz etkilememesi gerektiğini belirtti. Sorunların yalnızca eleştiriyle çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, sektörün bütün paydaşlarını Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelere destek vermeye davet etti.   Türkiye Tohumculukta 158 Milyon Dolar Dış Ticaret Fazlası Verdi Türkiye’nin tohumculuk alanında önemli bir üretim kapasitesine ulaştığını belirten Kılıç, TÜRKTOB’un 2025 yılı verilerine göre sektörün 540 milyon dolar ihracat ve 382 milyon dolar ithalat gerçekleştirdiğini söyledi. Sektörün 158 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini ifade eden Kılıç, sertifikalı tohum üretiminin 1 milyon 351 bin tona ulaştığını, Türkiye’nin 117 ülkeye sertifikalı tohum ihraç ettiğini kaydetti. İsrail ile doğrudan tohum ticaretinin de 2 Mayıs 2024 tarihinde tüm ürün gruplarında ticaretin durdurulması kapsamında sona erdiğini hatırlatan Kılıç, yerli çeşit geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.   “Malatya Kayısısının Geleceği Ortak Sorumluluğumuz”   Malatya kayısısının yalnızca bir tarım ürünü değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirten Kılıç, bilimsel araştırmaların üretim sahasına aktarılmasının zorunluluk haline geldiğini söyledi. Kılıç, üreticilerden ihracatçılara, araştırma kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar bütün paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak Malatya kayısısının dünya pazarındaki gücünü yeniden artırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

23.10.2026 100
EKONOMİ

Darende’de Patates Bereketi: 20 Bin Ton Rekolte Bekleniyor

Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde yaklaşık 3 bin dönüm alanda yetiştirilen patateste hasat sürüyor. Bu yıl 15 ila 20 bin ton arasında rekolte beklenen bölgede, günlük 10-12 tır patates sevkiyatı gerçekleştiriliyor. Yerli tohumluk patatesler Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor.   Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde patates hasadı devam ediyor. Bölgenin iklimi ve verimli topraklarında yetiştirilen patatesler, hem yemeklik hem de tohumluk olarak değerlendiriliyor. Yaklaşık 3 bin dönüm alanda gerçekleştirilen üretimde bu yıl 20 bin tona yaklaşan rekolte bekleniyor.   Tohumluk Patatesler Türkiye’ye Dağıtılıyor Palanga Mahallesi Muhtarı ve çiftçi Hakan Gökçe, bölgede uzun yıllardır Niğde Patates Araştırma Enstitüsü ile iş birliği içerisinde çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Üretimin ağırlıklı olarak tohumluk patates üzerine yoğunlaştığını ifade eden Gökçe, “Burada yetiştirdiğimiz tohumluk patatesleri Türkiye’nin dört bir yanına ve Türk cumhuriyetlerine gönderiyoruz. Ürünlerimiz Niğde’deki depolarda ayrıştırılarak ekim dönemine kadar muhafaza ediliyor” dedi.   “İthal Tohumun Tonu Bin Avro” Yerli tohum üretiminin önemine dikkat çeken Gökçe, ithal patates tohumlarının ton fiyatının yaklaşık bin avro olduğunu belirterek, yüksek maliyetlerin üreticiyi zorladığını söyledi. Yurt dışından getirilen bazı tohumların bölge koşullarına uyum sağlayamadığını ifade eden Gökçe, yerli tohum üretiminin hem maliyetlerin azaltılması hem de tarımsal sürdürülebilirlik açısından önemli olduğunu vurguladı.   Günlük 10-12 Tır Patates Sevk Ediliyor Bu yıl yaklaşık 3 bin dönüm alanda patates üretimi yapıldığını belirten Gökçe, 15 ila 20 bin ton arasında rekolte beklediklerini söyledi. Hasadın mevsimlik tarım işçilerinin katılımıyla sürdüğünü kaydeden Gökçe, günlük 10-12 tır patatesin depolara sevk edildiğini ifade etti. Palanga Ovası’nda yaklaşık 20 bin dönüm sulanabilir tarım arazisi bulunduğunu belirten Gökçe, patatesin yanı sıra şeker pancarı, mısır ve ayçiçeği üretiminin de yapıldığını kaydetti.   “Bu Yıl Verim ve Kaliteden Memnunuz”   Selanik Tohumculuk yetkilisi İlhan Bengi ise Darende’de uzun yıllardır patates üretimi gerçekleştirdiklerini belirterek, bu yıl 3 bin dekar alandan yaklaşık 15 bin ton ürün beklediklerini söyledi. Hasat edilen patateslerin depolara sevkiyatının başladığını ifade eden Bengi, “Bu yıl ürünlerimizin veriminden ve kalitesinden memnunuz. Yemeklik patatesin depo çıkış fiyatı kalitesine göre kilogram başına 20 ile 22 lira arasında değişiyor. Tohumluk patates fiyatları ise henüz belirlenmedi” dedi. Yaklaşık 20 gün içerisinde tohumluk patates satışları ve ihracatına başlanacağını belirten Bengi, Darende’de üretilen patateslerin hem iç piyasaya hem de yurt dışına gönderileceğini kaydetti.

23.10.2026 104
SAĞLIK

Diş Ağrısının Nedeni Her Zaman Çürük Olmayabilir

Diş ağrısının yalnızca çürüklerden kaynaklanmadığını belirten uzmanlar, komşu dişler, kistler ve tümörlerin de ağrıya neden olabileceğine dikkat çekiyor. Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, doğru teşhis için röntgen ve üç boyutlu tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinin önemli olduğunu söyledi.   Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, diş ağrılarının nedenleri, radyolojik görüntüleme yöntemleri ve diş hekimliğinde yapay zekâ kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Diş ağrısının her zaman ağrının hissedildiği dişten kaynaklanmayabileceğini belirten Meşe, komşu dişlerdeki sorunların, çevredeki anatomik yapıların, kistlerin ve tümörlerin de ağrıya yol açabileceğini ifade etti.   Panoramik Röntgenle Tüm Çene İncelenebiliyor   Diş ağrısının kaynağının belirlenmesinde panoramik röntgenin önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Meşe, bu yöntemle dişlerin ve çene yapısının tek görüntü üzerinden değerlendirilebildiğini söyledi. Panoramik röntgen sayesinde yalnızca ağrıya neden olan sorunun değil, ağız ve çenenin farklı bölgelerinde bulunan başka patolojilerin de tespit edilebildiğini belirten Meşe, kapsamlı görüntülemenin doğru teşhise katkı sunduğunu vurguladı.   Üç Boyutlu Tomografi Daha Ayrıntılı Görüntü Sağlıyor   İki boyutlu röntgen ile üç boyutlu tomografi arasındaki farklılıklara değinen Meşe, tomografinin özellikle dişlerin çevresindeki anatomik yapılarla ilişkisini değerlendirmede avantaj sağladığını ifade etti. Meşe, “Normal iki boyutlu görüntülerde dişler ve çeneler tek bir görüntü üzerinde görülebilir. Tomografide ise üç boyutlu görüntü elde edildiği için dişlerin ve kemiklerin gerçek boyutları ile çevredeki anatomik yapılarla ilişkileri daha sağlıklı değerlendirilebiliyor. Ayrıca ayrıntılı ölçümler yapılabiliyor” dedi. Üç boyutlu tomografinin her hastada gerekli olmadığını belirten Meşe, görüntüleme yönteminin hastanın klinik durumuna ve hekimin değerlendirmesine göre seçilmesi gerektiğini söyledi.   Diş Aralarındaki Çürükler Röntgenle Tespit Edilebiliyor   Dişlerin birbirine temas ettiği bölgelerde oluşan arayüz çürüklerinin klinik muayenede her zaman kolaylıkla fark edilemediğini belirten Meşe, bu tür çürüklerin tespitinde bitewing adı verilen röntgen yönteminin kullanıldığını aktardı. Meşe, söz konusu görüntüleme tekniği sayesinde çürüklerin konumunun ve derinliğinin daha ayrıntılı şekilde değerlendirilebildiğini ifade etti.   Her 20'lik Diş Çekiminde Tomografi Gerekmiyor   Gömülü 20'lik dişlerin çekiminde üç boyutlu tomografinin önemine değinen Meşe, ancak her hastaya tomografi çekilmesinin gerekli olmadığını söyledi. Gömülü olmayan 20'lik dişlerde genellikle tomografiye ihtiyaç duyulmadığını belirten Meşe, “Gömülü 20 yaş dişleri çevredeki anatomik yapılarla ilişkili olabiliyor. Bu durum çekim sırasında bazı riskleri beraberinde getirebiliyor. Böyle bir risk söz konusu olduğunda üç boyutlu tomografiyle dişin çevredeki yapılarla ilişkisi değerlendirilerek çekim planlanmalı” diye konuştu.   Bulantı Refleksi Olan Hastalara Alternatif Yöntemler   Ağız içi röntgen çekimi sırasında bulantı refleksi yaşayan hastalara yönelik farklı uygulamaların bulunduğunu da belirten Meşe, daha küçük sensörlerin kullanılması, görüntünün hızlı alınması, burundan nefes alınması ve uygun hasta pozisyonunun sağlanmasının işlemi kolaylaştırabileceğini söyledi. Meşe, ağız içi röntgen çekiminin mümkün olmadığı durumlarda ise hastanın ihtiyacına uygun alternatif görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabileceğini kaydetti.   Yapay Zekâ Diş Hekimlerine Destek Oluyor   Diş hekimliğinde yapay zekâ destekli sistemlerin kullanımının giderek yaygınlaştığını ifade eden Meşe, özellikle radyolojik görüntülerin analizinde önemli gelişmeler yaşandığını belirtti. Yapay zekâ destekli yazılımların röntgen görüntülerinde çürük, kemik kaybı ve çeşitli patolojilerin tespitine yardımcı olabildiğini aktaran Meşe, bu teknolojilerin hekimlerin tanı süreçlerini desteklediğini söyledi. Meşe, “Yapay zekâ destekli sistemler gün geçtikçe gelişiyor. Özellikle radyoloji alanında röntgen üzerinden analiz yapılması giderek yaygınlaşıyor. Bu programlar çürük, kemik kaybı ve çeşitli patolojilerin tespitinde yardımcı olabiliyor. Ancak gelişmekte olan bu sistemlerin mutlaka hekim kontrolünde kullanılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, diş ağrılarının nedeninin doğru belirlenebilmesi için klinik muayenenin yanı sıra gerekli görülen durumlarda radyolojik görüntüleme yöntemlerinden yararlanılmasının önem taşıdığını belirtiyor.  

23.10.2026 87
EKONOMİ

Malatya’da PTT’nin 186. Yılına Özel Kutlama: 186 Müşteriye Anlamlı Hediye

PTT’nin 186. kuruluş yıl dönümü, Malatya PTT Bölge Müdürlüğünde düzenlenen etkinlikle kutlandı. PTT 19. Bölge Müdürü Muzaffer Yaşar, kuruluş yıl dönümü dolayısıyla gün içerisinde işlem yapan 186 müşteriye PTT’nin pul koleksiyonu plaketini hediye etti.   Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin (PTT AŞ) 186. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Malatya’da anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. 23 Ekim 1840 tarihinde Posta Nezareti adıyla hizmet vermeye başlayan PTT’nin kuruluş yıl dönümü kapsamında Malatya PTT Bölge Müdürlüğünde müşterilere özel hediyeler takdim edildi. PTT 19. Bölge Müdürü Muzaffer Yaşar, gün içerisinde PTT şubesine gelerek işlem gerçekleştiren 186 müşteriye, kurumun 186 yıllık geçmişini simgeleyen pul koleksiyonu plaketini takdim etti.   186. Yıla Özel 186 Müşteriye Hediye   Kuruluş yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlikte, PTT’nin köklü geçmişine dikkat çekilirken vatandaşlara sunulan hediyelerle günün anısına özel bir kutlama yapıldı. PTT’nin kuruluşunun 186. yılına ithafen 186 müşteriye pul koleksiyonu plaketi verilmesi, etkinliğin öne çıkan ayrıntısı oldu.   186 Yıllık Kurum Teknolojiyle Büyüyor Türkiye’nin en köklü kurumları arasında yer alan PTT, posta ve haberleşme alanında başlayan hizmet yolculuğunu günümüzde kargo, lojistik, e-ticaret, finansal işlemler ve dijital hizmetlerle sürdürüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren PTT AŞ, teknolojik altyapısını güçlendirerek vatandaşların değişen ihtiyaçlarına yönelik yeni uygulamaları hayata geçiriyor. Kurum, Kayıtlı Elektronik Posta (KEP), Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) ve e-Apostil gibi dijital hizmetlerin yanı sıra kargo teslimatında sunduğu yeni çözümlerle hizmet ağını geliştirmeye devam ediyor.   Türkiye Genelinde Yaygın Hizmet Ağı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 2026 yılı ilk yarısına ilişkin verilerine göre, posta sektöründe yüzde 21,75 pazar payına sahip olan PTT AŞ, sektör istihdamının yaklaşık yüzde 32’sini karşılıyor. Uluslararası alanda ise 218 ülkeye mektup postası, 204 ülkeye posta kolisi ve 101 ülkeye Acele Posta Gönderisi hizmeti sunan kurum, 186 yıllık tecrübesiyle faaliyetlerini sürdürüyor.   Malatya’da gerçekleştirilen kuruluş yıl dönümü etkinliği de PTT’nin köklü geçmişinin hatırlatılması ve vatandaşlarla kurulan bağın güçlendirilmesi açısından anlamlı bir organizasyon olarak değerlendirildi.

23.10.2026 90
GENEL

Malatya’da 19 Kişinin Öldüğü İki Deprem Davasında Karar: 12 Sanığa Hapis Cezası

Malatya’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan, toplam 19 kişinin hayatını kaybettiği ve 4 kişinin yaralandığı Efruz ve Dağdeviren apartmanlarına ilişkin davalarda karar açıklandı. İki ayrı davada toplam 12 sanık hapis cezasına çarptırılırken, 4 sanık hakkında beraat kararı verildi.   Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde Malatya’da yıkılan Efruz ve Dağdeviren apartmanlarına ilişkin yargılamalar tamamlandı. Malatya 3. ve 1. Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen iki ayrı davada, aralarında binaların yapımından sorumlu kişiler ile dönemin belediye görevlilerinin de bulunduğu sanıklar hakkında hapis cezaları verildi.   Efruz Apartmanı Davasında 8 Sanığa Hapis Cezası Yeşilyurt ilçesi Şeyhbayram Mahallesi Tevfik Temelli Caddesi’nde bulunan ve depremlerde yıkılan Efruz Apartmanı’nda 16 kişi hayatını kaybetmiş, 3 kişi yaralanmıştı. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve 12 sanığın yargılandığı davanın karar duruşmasına taraf avukatları katılırken, başka bir dosyadan tutuklu bulunan Bülent Yeroğlu duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Cumhuriyet savcısı, sanıkların “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan cezalandırılmasını talep etti. Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, binanın yapımından sorumlu tutulan M.B.K., B.Y., C.D., A.A., Y.D. ve N.Ö.’ye 8 yıl 10 ay 20’şer gün hapis cezası verdi. Dönemin belediye görevlileri A.Y. ve M.B. ise 5 yıl 6 ay 20’şer gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, diğer sanıklar F.T., S.K., M.G. ve M.D. hakkında suç unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi.   Dağdeviren Apartmanı Davasında 4 Sanığa Ceza Malatya’da depremlerde yıkılan ve 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 1 kişinin yaralandığı Dağdeviren Apartmanı’na ilişkin dava da karara bağlandı. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, sanık avukatları binanın ilk depremde ayakta kaldığını, ikinci depremde yıkıldığını belirterek müvekkillerinin beraatini talep etti. Sanık Bülent Yeroğlu da binanın 1975 deprem yönetmeliğine uygun inşa edildiğini savundu. Mahkeme heyeti, A.T.Ü. ve Bülent Yeroğlu’na 7 yıl 6’şar ay, A.Ö. ve M.B.’ye ise 5 yıl 6 ay 20’şer gün hapis cezası verdi. Mahkeme ayrıca sanıklar hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti. Yargılama sürecinde sanıklardan A.T.Y.’nin hayatını kaybettiği belirtildi.   İki Davada 12 Sanığa Hapis Cezası Malatya’da 6 Şubat depremlerinde toplam 19 kişinin hayatını kaybettiği iki apartmanın yıkılmasına ilişkin davalarda 12 sanık hakkında hapis cezası, 4 sanık hakkında ise beraat kararı verildi. Her iki davada da sanıklar hakkında başlangıçta “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep edilmişti.  

22.10.2026 101
POLİTİKA

CHP İl Başkanı Satılmış: “Selden Zarar Gören Çiftçilerin Mağduriyeti Giderilmeli”

CHP Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış, Hekimhan ilçesine bağlı Kocaözü Mahallesi’nde meydana gelen sel felaketinde yaklaşık 195 çiftçinin etkilendiğini ve 400 tona yakın kayısının zarar gördüğünü belirterek, üreticilerin mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesi çağrısında bulundu.   Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış, Hekimhan ilçesine bağlı Kocaözü Mahallesi’nde geçtiğimiz aylarda yaşanan sel felaketinin ardından zarar gören kayısı üreticilerinin durumuna ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Sel felaketinin bölgede ciddi tarımsal kayıplara yol açtığını belirten Satılmış, Tarım İl Müdürlüğünden edindikleri bilgilere göre yaklaşık 195 çiftçinin afetten etkilendiğini, 400 tona yakın kayısı ürününün ise zarar gördüğünü ifade etti.   “Üreticilerin Zararları Bir An Önce Karşılanmalı”   Afetin üzerinden zaman geçmesine rağmen çiftçilerin mağduriyetlerinin devam ettiğini öne süren Satılmış, ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Satılmış, açıklamasında, “Aradan geçen zamana rağmen, tarafımıza ulaşan bilgilere göre üreticilerimizin mağduriyetleri hâlâ giderilmemiştir. Alın teriyle üretim yapan çiftçilerimizin zararları bir an önce karşılanmalı, mağduriyetleri daha fazla geciktirilmeden giderilmelidir” ifadelerini kullandı.   “Konunun Takipçisi Olacağız”   Tarımsal üretimin bölge ekonomisi açısından önemine dikkat çeken Satılmış, selden etkilenen çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini belirtti. Hiçbir üreticinin bu süreçte yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Satılmış, “Hiçbir üreticimizin bu süreçte yalnız bırakılmasını kabul etmiyoruz. Çiftçilerimizin mağduriyetleri tamamen giderilene kadar konunun takipçisi olacağımızı ve yaşanan sorunları gündemde tutmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyorum” dedi.  

22.10.2026 67