Medya Malatya
Medya Malatya

“Nisan” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

40 sonuç
EĞİTİM

LGS Tarihi Belli Oldu! Milyonlarca Öğrencinin Beklediği Sınav Takvimi Açıklandı

Millî Eğitim Bakanlığı, 2027 yılı sınav uygulama takvimini yayımladı. Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezî sınavın 13 Haziran 2027 Pazar günü yapılacağı açıklandı. Takvimde bursluluk sınavı ve ülke genelindeki ortak yazılı sınavların tarihleri de netleşti.   Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), 2026-2027 eğitim öğretim yılında gerçekleştirilecek sınavların takvimini duyurdu. Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan takvimle birlikte, özellikle 8’inci sınıf öğrencileri ve velilerin merakla beklediği Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezî sınavın tarihi kesinleşti. Bakanlığın açıklamasına göre, sınavla öğrenci alacak ortaöğretim kurumlarına yerleşmek isteyen öğrencilerin katılacağı LGS kapsamındaki merkezî sınav, 13 Haziran 2027 Pazar günü gerçekleştirilecek.   Sorular müfredata uygun hazırlanacak   Millî Eğitim Bakanlığı, 8’inci sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenecek merkezî sınavda soruların öğretim programlarında yer alan konu ve kazanımlar doğrultusunda hazırlanacağını bildirdi. Öğrencilerin sınava hazırlık süreçlerini doğrudan ilgilendiren takvimin açıklanmasıyla birlikte, 2027 LGS için geri sayım da başlamış oldu.   Bursluluk sınavı 25 Nisan’da Bakanlığın yayımladığı takvimde, İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Bursluluk Sınavı’nın (İOKBS) tarihi de açıklandı. Buna göre 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11’inci sınıf öğrencileri ile hazırlık sınıfı öğrencilerinin katılabileceği bursluluk sınavı, 25 Nisan 2027 Pazar günü yapılacak.   Ortak yazılı sınavların tarihleri de açıklandı 2026-2027 eğitim öğretim yılı kapsamında ülke genelinde gerçekleştirilecek ortak yazılı sınavların tarihleri de takvimde yer aldı. İkinci dönem birinci ortak yazılı sınavlar kapsamında 7’nci sınıf matematik sınavı 6 Nisan 2027, 9’uncu sınıf Türk dili ve edebiyatı sınavı ise 7 Nisan 2027 tarihinde gerçekleştirilecek. İkinci dönem ikinci ortak yazılı sınavlarda ise 6’ncı sınıf Türkçe sınavı 8 Haziran 2027, 10’uncu sınıf matematik sınavı 9 Haziran 2027 tarihinde yapılacak.   Okullar 25 Haziran’da kapanacak   Millî Eğitim Bakanlığının açıklamasına göre, 2026-2027 eğitim öğretim yılı 25 Haziran 2027 Cuma günü sona erecek. Böylece LGS kapsamındaki merkezî sınav, eğitim öğretim yılının tamamlanmasından 12 gün önce gerçekleştirilecek. Bakanlık tarafından yayımlanan sınav uygulama takviminde açık öğretim sınavları, mesleki yeterlilik sınavları ve yıl boyunca randevulu sistemle gerçekleştirilecek elektronik sınavların tarihleri de yer aldı.

3 gün önce 53
EKONOMİ

Tapuda 1 Aralık’ta Yeni Dönem: Gayrimenkul Satışlarında Kurallar Değişiyor

Türkiye genelinde konut, arsa ve iş yeri satışlarında ödeme güvenliğini artıracak yeni düzenleme 1 Aralık 2026’da hayata geçirilecek. Tapu devri ile satış bedelinin eş zamanlı aktarılmasını sağlayacak Güvenli Ödeme Sistemi hakkında değerlendirmelerde bulunan Yaşar Doğan, uygulamanın alıcı ve satıcılar açısından önemli bir güvence oluşturacağını belirterek, “Gayrimenkul satışlarında güven, en az fiyat kadar önemli” dedi.   Gayrimenkul alım satım işlemlerinde köklü değişiklikler getirecek Güvenli Ödeme Sistemi için geri sayım başladı. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan düzenleme kapsamında, 1 Aralık 2026 itibarıyla taşınmaz satışlarında ödeme ile tapu devrinin eş zamanlı gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Yeni uygulamayla konut, arsa ve iş yeri satışlarında yaşanabilecek dolandırıcılık, sahtecilik ve ödeme anlaşmazlıklarının önüne geçilmesi amaçlanırken, gayrimenkul sektöründe daha güvenli ve şeffaf bir işlem sürecine geçilmesi öngörülüyor.   Tapu Devri Yapılmadan Ödeme Satıcıya Aktarılmayacak   Ticaret Bakanlığının 29 Nisan 2026 tarihinde yaptığı yönetmelik değişikliğiyle, taşınmaz satış bedelinin tamamının veya bir kısmının nakit, havale ya da elektronik fon transferi yoluyla ödenmesi durumunda Güvenli Ödeme Sistemi'nin kullanılması öngörüldü. Sistem sayesinde satış bedelinin aktarılması ile taşınmazın mülkiyet devri aynı işlem sürecinde gerçekleştirilecek. Böylece alıcıların ödeme yaptıktan sonra tapuyu alamama, satıcıların ise tapu devrinin ardından satış bedelini tahsil edememe risklerinin azaltılması hedefleniyor.   Doğan: “Gayrimenkul Satışlarında Güven, Fiyat Kadar Önemli”   Yeni düzenlemeyi değerlendiren Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, gayrimenkul yatırımlarında finansal güvenliğin önemine dikkat çekti. Doğan, “Gayrimenkul, insanların hayatları boyunca gerçekleştirdikleri en önemli yatırımlardan biri. Bu nedenle yalnızca doğru konutu bulmak veya uygun fiyat üzerinde anlaşmak yeterli değil. Satışın hukuki ve finansal açıdan güvenli şekilde tamamlanması da büyük önem taşıyor. Güvenli Ödeme Sistemi’nin, alıcı ve satıcıların işlem sırasında yaşadığı tereddütlerin azalmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum.” dedi.   “Alıcı Ve Satıcı Arasındaki Ödeme Riski Azalacak”   Mevcut uygulamalarda tapu devri ile ödeme işleminin farklı zamanlarda gerçekleşmesinin taraflar açısından ciddi endişelere neden olabildiğini ifade eden Doğan, özellikle yüksek tutarlı gayrimenkul satışlarında güvenli işlem mekanizmasının önemli olduğunu belirtti. Doğan, “Bir tarafta ödeme yaptığı hâlde tapu devrinin gerçekleşmemesinden endişe eden alıcı, diğer tarafta mülkiyeti devrettikten sonra satış bedelini tahsil edememekten çekinen satıcı bulunabiliyor. Özellikle yüksek tutarlı gayrimenkul işlemlerinde bu endişeler daha belirgin hâle geliyor. Ödeme ile mülkiyet devrinin eş zamanlı ilerlemesi, işlem güvenliği açısından önemli bir gelişme olacaktır.” ifadelerini kullandı.   “Vatandaşların Doğru Bilgilendirilmesi Gerekiyor”   Yeni sistemin yalnızca ödeme yöntemlerini değil, gayrimenkul alım satım süreçlerindeki işleyişi de etkileyeceğini belirten Doğan, vatandaşların ve sektör temsilcilerinin uygulamaya hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Doğan, “Yeni düzenlemelerde en önemli konulardan biri, uygulamanın vatandaşlara doğru anlatılmasıdır. Gayrimenkul alım satımı yapacak kişilerin ödeme sürecinin nasıl işleyeceğini, hangi kanalların kullanılacağını ve işlem öncesinde nelere dikkat etmeleri gerektiğini bilmesi gerekiyor. Sistemin uygulama esasları netleştikçe sektör temsilcilerinin de müşterilerini doğru bilgilendirmesi büyük önem taşıyacak.” diye konuştu.   Bankalar Ve Tapu Sistemi Arasında Entegrasyon Sağlanacak   Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Güvenli Ödeme Sistemi'nin hayata geçirilmesi amacıyla Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile bankalar arasındaki teknik entegrasyon çalışmaları sürdürülüyor. Daha önce 1 Temmuz ve ardından 1 Ekim olarak belirlenen uygulama başlangıç tarihi, teknik hazırlıkların tamamlanabilmesi amacıyla 1 Aralık 2026 olarak yeniden planlandı. Bankaların gerekli altyapıyı tamamlamasının ardından pilot uygulama sürecine geçilmesi öngörülüyor.   Gayrimenkul satışlarında güvenli dönem hedefleniyor   Yeni düzenlemeyle birlikte özellikle yüksek bedelli taşınmaz satışlarında nakit taşıma zorunluluğundan kaynaklanan risklerin azaltılması, ödeme anlaşmazlıklarının önlenmesi ve kayıt dışı işlemlerle mücadele edilmesi hedefleniyor. Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, Güvenli Ödeme Sistemi'nin etkin şekilde uygulanmasının gayrimenkul piyasasında güven ortamını güçlendireceğini ve alım satım işlemlerinin daha sağlıklı yürütülmesine katkı sağlayacağını değerlendirdi. 1 Aralık 2026 tarihi, Ticaret Bakanlığının 28 Eylül 2026 tarihli resmi açıklamasıyla doğrulanmıştır.  

6 gün önce 76
GENEL

Eski Emniyet Genel Müdürü Yılmaz Ergun Ankara’da Anıldı

Ankara Arapgirliler Derneği tarafından düzenlenen programda, 9 Ekim’de hayatını kaybeden eski Emniyet Genel Müdürü ve emekli Vali Yılmaz Ergun dualarla anıldı. Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ’ın da katıldığı buluşmada, Ergun’ün devlet hizmetleri ve Arapgir’e bıraktığı manevi miras vurgulandı.   Ankara Arapgirliler Derneği tarafından dernek genel merkezinde düzenlenen programda, 2026 yılı faaliyetleri değerlendirilirken 2027 yılına ilişkin çalışmalar da ele alındı. Siyaset, spor ve sivil toplum kuruluşlarından çok sayıda ismin katıldığı kahvaltı programında, 9 Ekim’de hayatını kaybeden Arapgirli eski Emniyet Genel Müdürü ve emekli Vali Yılmaz Ergun için Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi.   “Yılmaz Ergun’ün Aziz Hatırasını Yaşatacağız”   Programda konuşan Ankara Arapgirliler Derneği Başkanı Hüseyin Özdemir, hem dernek faaliyetlerini değerlendirmek hem de Türkiye’ye önemli hizmetlerde bulunan Yılmaz Ergun’ü anmak amacıyla bir araya geldiklerini söyledi. Ergun’ün Arapgir için önemli bir değer olduğunu belirten Özdemir, “Bugün derneğimizin 2027 yılına ilişkin ilk toplantısını gerçekleştirmek ve 9 Ekim’de kaybettiğimiz, Arapgir’in yetiştirdiği kıymetli devlet adamlarından hemşerimiz emekli Vali ve eski Emniyet Genel Müdürü Yılmaz Ergun’ü anmak amacıyla bir araya geldik. Kendisi, Arapgir’den İstanbul’a göç eden bir ailenin evladı olarak 1932 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Ülkemize hizmet etmiş kıymetli bir devlet insanı olmasının yanında, aynı memleketin geçmişini ve aidiyetini paylaştığımız değerli bir hemşerimizdi” dedi. Ergun’ün kamu hizmeti boyunca önemli görevlerde bulunduğunu hatırlatan Özdemir, “Merhum Valimiz, Trabzon, Edirne ve Elazığ valiliklerinde görev yaptı. 1992-1993 yılları arasında ise Emniyet Genel Müdürü olarak ülkemize hizmet etti. Arapgir’in evladı Yılmaz Ergun’ün ülkemize sunduğu hizmetleri ve aziz hatırasını saygıyla yaşatacağız. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve bütün hemşerilerimize başsağlığı diliyoruz” ifadelerini kullandı.   “Dernek Faaliyetlerimiz Aralıksız Sürecek”   Derneğin 2026 yılı çalışmalarını da değerlendiren Özdemir, 2027 yılında gerçekleştirilecek faaliyetlerin planlanması amacıyla yönetim kurulu üyeleri ve hemşerileriyle bir araya geldiklerini belirtti. Arapgirliler arasındaki dayanışma ve birlikteliğin güçlendirilmesine önem verdiklerini kaydeden Özdemir, “Ankara Arapgirliler Derneği olarak yıl içerisinde gerçekleştirdiğimiz çalışmaları değerlendirdik. Önümüzdeki yıl yapacağımız faaliyetler konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Arapgirimiz için gecesini gündüzüne katarak çalışan yönetim kurulu üyelerimize teşekkür ediyorum. Dernek olarak çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz. Bu programın düzenlenmesinde emeği geçen yönetimimize ve katılım sağlayan bütün misafirlerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.   Üstündağ: “Malatya’mı ve Ülkemi En İyi Şekilde Temsil Etmeye Çalışıyorum”   Programa katılan Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ da hemşerileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Malatyalıların tarih boyunca devletinin ve milletinin yanında olduğunu ifade eden Üstündağ, “Bugün burada kıymetli hemşerilerimle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Malatyalılar her zaman devletinin ve milletinin yanında olmuştur. Ben de bu toprakların bir evladı olarak memleketimi ve ülkemi en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyorum. Allah bana ülkemi temsil etme fırsatı verdi. Çok şükür, milletimizin başını dik tutmanın ve bayrağımızı göklerde dalgalandırmanın mutluluğunu yaşadım” dedi. Hemşerilerinin desteğinin kendisine güç verdiğini belirten Üstündağ, “Sizlerin desteği ve duaları her zaman bana büyük güç verdi. Bu güzel buluşmayı gerçekleştiren dernek başkanımıza ve yönetimine teşekkür ediyorum. Kısa süre önce kaybettiğimiz Valimiz Yılmaz Ergun’e Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum. İnşallah başka programlarda da gurbette Malatya’yı birlikte yaşamak için yeniden bir araya geliriz” ifadelerini kullandı.   Siyaset, Spor ve STK Temsilcileri Bir Araya Geldi   Ankara Arapgirliler Derneği Genel Merkezi’nde düzenlenen programa Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Aknişan, Çankaya Belediyesi iştirak şirketi Genel Müdürü İsmail Koç, Ankara Malatyalılar Birliği Federasyonu Başkanı Battal Yıldız, Ankara Hekimhan Derneği Başkan Yardımcısı Mehmet Özcan ve yönetimi, Ankara Harput Derneği Başkanı Süleyman Kürkoğlu, Anadolu Birliği Partisi yönetim kurulu üyeleri, Keçiören Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Halime Şentürk ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri katıldı. Program, Yılmaz Ergun için edilen duaların ve derneğin gelecek dönem faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerin ardından sona erdi.

26.10.2026 63
EKONOMİ

Malatya Kayısısında Yeni Dönem: Dona Dayanıklı Çeşitler Geliyor

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, Malatya kayısısının geleceği için bilimsel araştırmaların hızlandırılması gerektiğini belirterek, geç çiçeklenen ve zirai dona dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi, bodur anaç üretimi ve modern bahçeciliğe geçiş çağrısında bulundu. Türkiye Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, iklim değişikliği, zirai don ve uluslararası rekabetin Malatya kayısıcılığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen bilimsel çalışmaların desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, üreticiler, ihracatçılar, meslek odaları ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.   Zirai Don Kayısı Üretimini Ağır Etkiledi   Malatya’da Nisan 2025’te yaşanan zirai don, kayısı üretiminde büyük kayıplara neden oldu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında 690 bin 730 ton olan yaş kayısı üretimi, 2025 yılında 2 bin 558 tona geriledi. Malatya Valiliği verilerine göre, 11-12 Nisan 2025 tarihlerinde yaşanan zirai dondan etkilenen 39 bin 392 çiftçiye, 808 bin 946 dekar alan için yaklaşık 4 milyar 346 milyon lira ödeme gerçekleştirildi. 2026 yılı için ise Malatya Valiliği Hasat Komisyonu tarafından 341 bin 55 ton yaş kayısı rekoltesi tahmin edildi.   Dona Dayanıklı Kayısı İçin Bilimsel Çalışma Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelerin üretimin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Kılıç, özellikle geç çiçeklenen, ilkbahar donlarına ve hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Enstitüde TÜBİTAK 1004 programı kapsamında yürütülen ve 2027 yılında tamamlanması planlanan projeyle, geç çiçeklenen, dona ve Şarka hastalığına dayanıklı kayısı çeşitlerinin belirlenmesi hedefleniyor. Kılıç, bilimsel araştırmaların yalnızca laboratuvar ortamında kalmaması, elde edilen sonuçların üreticiye ve yeni kurulacak bahçelere aktarılması gerektiğini vurguladı.   “Kayısıda Bodur Anaç Üretimine Geçmeliyiz”   Geleneksel kayısı bahçelerinde ağaçların geniş alan kapladığını belirten Kılıç, bodur ve yarı bodur anaçlarla daha modern üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yeni yetiştiricilik sistemleriyle uygun koşullarda dekara 40 ağaca kadar dikim yapılmasının hedeflendiğini aktaran Kılıç, bu sistemlerin bakım, budama, ilaçlama ve hasat işlemlerini kolaylaştırabileceğini söyledi. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde 2022 yılında başlatılan bodur ve yarı bodur klonal anaç geliştirme çalışmalarının yanı sıra 2025-2029 dönemini kapsayan yeni araştırmaların da devam ettiği belirtildi.   Doku Kültürü Laboratuvarının Kapasitesi Artırılmalı Modern kayısı yetiştiriciliğinde sağlıklı fidan üretiminin önemine dikkat çeken Kılıç, Kayısı Araştırma Enstitüsü bünyesindeki doku kültürü laboratuvarının kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. Kılıç, geliştirilen yeni anaçların kontrollü koşullarda çoğaltılmasının, hastalıklardan ari fidan üretiminin yaygınlaştırılmasının ve üreticilerin güvenilir dikim materyaline ulaşmasının önem taşıdığını ifade etti.   Araştırma: Rakım ve Çeşit Seçimi Don Zararını Etkiliyor Akçadağ ilçesinde 6 bin 140 kayısı bahçesinin değerlendirildiği bilimsel araştırmada, rakımın ve kayısı çeşidinin zirai don zararında etkili olduğu ortaya konuldu. 2013-2023 yıllarına ait verilerin incelendiği çalışmada, düşük rakımlı bahçelerde don zararının daha yüksek olduğu, rakım arttıkça çiçeklenmenin gecikmesi nedeniyle zararın azalma eğilimi gösterdiği belirlendi. Araştırmada Şekerpare çeşidinin dona daha duyarlı, Çataloğlu çeşidinin ise incelenen koşullarda daha toleranslı olduğu tespit edildi.   “Dünya Pazarındaki Payımızı Yeniden Yükseltmeliyiz” Malatya kayısısının dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıç, üretim kalitesinin artırılması, yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve ihracat pazarlarının genişletilmesi çağrısında bulundu. BİLSAM’ın Şubat 2026’da yayımladığı Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu’na göre, Malatya’nın dünya kuru kayısı ihracatındaki payı son 15 yılda yüzde 75-80 seviyelerinden yüzde 50-55 düzeyine geriledi. Kılıç, Malatya’nın dünya pazarındaki payını yeniden yüzde 80-90 seviyelerine taşımanın ortak hedef olması gerektiğini ifade etti.   “Şahsi Gerekçelerle Muhalefet Etmek Yerine Birlikte Çalışmalıyız”   Kayısı sektöründeki görüş ayrılıklarına da değinen Kılıç, üreticilerin, ihracatçıların ve meslek kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi. Yazıhan Ziraat Odası Başkanı’nın sektöre yönelik eleştirilerine de değinen Kılıç, kişisel görüş ayrılıklarının Malatya kayısısının geleceğine yönelik çalışmaları olumsuz etkilememesi gerektiğini belirtti. Sorunların yalnızca eleştiriyle çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, sektörün bütün paydaşlarını Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelere destek vermeye davet etti.   Türkiye Tohumculukta 158 Milyon Dolar Dış Ticaret Fazlası Verdi Türkiye’nin tohumculuk alanında önemli bir üretim kapasitesine ulaştığını belirten Kılıç, TÜRKTOB’un 2025 yılı verilerine göre sektörün 540 milyon dolar ihracat ve 382 milyon dolar ithalat gerçekleştirdiğini söyledi. Sektörün 158 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini ifade eden Kılıç, sertifikalı tohum üretiminin 1 milyon 351 bin tona ulaştığını, Türkiye’nin 117 ülkeye sertifikalı tohum ihraç ettiğini kaydetti. İsrail ile doğrudan tohum ticaretinin de 2 Mayıs 2024 tarihinde tüm ürün gruplarında ticaretin durdurulması kapsamında sona erdiğini hatırlatan Kılıç, yerli çeşit geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.   “Malatya Kayısısının Geleceği Ortak Sorumluluğumuz”   Malatya kayısısının yalnızca bir tarım ürünü değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirten Kılıç, bilimsel araştırmaların üretim sahasına aktarılmasının zorunluluk haline geldiğini söyledi. Kılıç, üreticilerden ihracatçılara, araştırma kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar bütün paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak Malatya kayısısının dünya pazarındaki gücünü yeniden artırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

23.10.2026 100
ÇEVRE

Karademir’den Çiftçinin Sorunlarına Dikkat Çeken Çağrı: “Üreticiyi Kaybedersek Üretimi De Kaybederiz”

Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir, Doğanşehirli muhtarlar ve vatandaşlarla Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde bir araya geldi. Bölgenin sorunları ve vatandaşların taleplerinin istişare edildiği buluşmada, özellikle tarımsal üretim, kayısı ve elma fiyatları, artan maliyetler, altyapı eksiklikleri ve köy evlerinin teslim sürecine ilişkin beklentiler gündeme geldi. Karademir, üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) bir an önce alım yapması ve çiftçilere yönelik desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı. “KÖYLÜMÜZ DEPREMDEN SONRA TOPRAĞINI TERK ETMEDİ” Doğanşehir’in 6 Şubat depremlerinden en ağır etkilenen bölgeler arasında yer aldığını belirten MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, yaşanan tüm zorluklara rağmen üreticilerin topraklarına sahip çıktığını ifade etti. Karademir, “Biz her zaman söylüyoruz; köylü milletin efendisidir. Köylümüzden, üreticimizden ve çiftçimizden razıyız. 6 Şubat depremlerinden sonra vatandaşlarımız köylerini terk etmedi, üretmeye devam etti. Özellikle muhtarlarımız, devletimizle vatandaşlarımız arasında köprü görevi üstlendi. Depremden bu yana büyük fedakârlık gösteren muhtarlarımız, bugün de canla başla çalışmaya devam ediyor.” dedi. Bölgedeki sorunların çözümü için vatandaşların taleplerini dinlediklerini belirten Karademir, istişarelerde gündeme gelen konuları ilgili kurumlara ileteceklerini ve çözüm süreçlerini takip edeceklerini kaydetti. “DEVLETİMİZDEN ALLAH RAZI OLSUN” Karademir, devletin deprem sonrası bölgede yürüttüğü çalışmalara da dikkat çekerek, “6 Şubat depremlerinin ardından devletimiz bütün imkânlarıyla vatandaşlarımızın yanında oldu. Evlerimizin yeniden yapılmasından altyapı çalışmalarına kadar birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Elbette eksiklerimiz ve çözüm bekleyen sorunlarımız var. Bunları dile getirirken devletimizin bugüne kadar yaptığı hizmetleri de unutmamamız gerekiyor. Allah devletimizden razı olsun, devletimizi başımızdan eksik etmesin. Bizim beklentimiz, devam eden çalışmaların hızla tamamlanması ve vatandaşlarımızın kalan sorunlarının da çözüme kavuşturulmasıdır. Biz de hemşehrilerimizin sesi olmaya ve çözüm için katkı sunmaya devam edeceğiz.” dedi. ALTYAPI SORUNLARI VE KÖY EVLERİNİN TESLİMİ GÜNDEMDE Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde gerçekleştirilen buluşmada; kanalizasyon, su, elektrik ve doğal gaz gibi altyapı ihtiyaçlarının yanı sıra yapımı tamamlanan köy evlerinin tesliminde yaşanan gecikmeler de gündeme geldi. Muhtarların ve vatandaşların beklentilerini dinleyen Karademir, kırsal mahallelerdeki sorunların çözülmesinin ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti. “KAYISI VE ELMA DOĞANŞEHİR’İN EKONOMİK BEL KEMİĞİ” Doğanşehir’de tarımın başlıca geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Karademir, kayısı ve elma üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti Geçtiğimiz yıl 12 Nisan’da yaşanan don felaketinin ardından bu yıl ürün miktarında artış yaşandığını belirten Karademir, buna rağmen üreticilerin ürünlerini değerinde satmakta zorlandığını ifade etti. Bölgede birkaç gün önce yaşanan dolu olayının elma bahçelerinde zarara yol açtığını belirten Karademir, üreticilerin zararlarının dikkate alınmasını ve gerekli desteklerin sağlanmasını istedi. “MALİYETLER ARTIYOR, ÜRETİCİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR” Mazot, tarımsal ilaç ve işçilik maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirten Karademir, kayısı fiyatlarının geçen yıla göre gerilediğini söyledi. Geçen yıl kayısının kilogram fiyatının 350 TL seviyelerini gördüğünü hatırlatan Karademir, bu yıl fiyatların yaklaşık 200-250 TL aralığında seyrettiğini, üreticilerin ise ürünlerini istedikleri fiyatlardan satmakta zorlandığını dile getirdi. Karademir, “Üreticimizin maliyetleri her geçen gün artıyor. Mazot, ilaç ve işçilik giderleri ortada. Ancak çiftçimiz ürettiği kayısıdan ve elmadan beklediği kazancı elde edemiyor. Devletimizin üreticimize destek vermesi, çiftçimizin emeğinin karşılığını alması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. TMO’YA ÇAĞRI: “ÇİFTÇİMİZİN EMEĞİ KORUNMALI” Üreticilerin yaşadığı sorunların gelecek yıllardaki tarımsal üretimi de tehdit ettiğini belirten Karademir, TMO’nun alım yapmasının ve çiftçilere yönelik desteklerin güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Bölgedeki bazı üreticilerin mevcut ekonomik koşullar nedeniyle gelecek yıl hangi ürünleri ekecekleri konusunda endişe duyduklarını aktaran Karademir, üretimin sürdürülebilirliği için çiftçinin korunması gerektiğini söyledi. Karademir, “TMO’nun bir an önce alım yapması gerekiyor. Devletimiz üreticimize destek verirse çiftçimiz korunur, fiyatların dengelenmesine katkı sağlanır. Üreticimiz önümüzdeki yıllarda da üretmeye devam edebilir. Çiftçimizi bugün desteklemezsek yarın üretimin devamlılığı konusunda daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz.” dedi. MUHTARLARDAN SALİH KARADEMİR’E TEŞEKKÜR Buluşmada söz alan Güroba Mahalle Muhtarı Turabi Aybek, Kelhalil Mahalle Muhtarı Ekrem Doğan, Şatıroba Mahalle Muhtarı Gaffar İlhan ve Çığlık Mahalle Muhtarı Mustafa İnan, sorunlarını dinleyen ve taleplerini gündeme taşıyan MAGİNDER Başkanı Salih Karademir’e teşekkür etti. Muhtarlar, vatandaşların beklentilerinin ele alınmasından ve bölgenin sorunlarının istişare edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Buluşmanın sonunda muhtarlara ve vatandaşlara teşekkür eden Karademir, Doğanşehir’den tüm Malatyalılara selam ve saygılarını ileterek bölgenin sorunlarının çözümü ve üreticilerin desteklenmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

16.10.2026 66
GENEL

Malatya’da 80 Engelli Bireye Akülü Tekerlekli Sandalye Desteği

Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Hollanda merkezli KATRE Vakfı iş birliğinde, yaklaşık 10 milyon lira değerindeki 80 akülü tekerlekli sandalye ihtiyaç sahibi engelli bireylere teslim edildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, engelsiz bir Malatya hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.   Malatya Büyükşehir Belediyesi, engelli bireylerin günlük yaşamlarını kolaylaştırmak ve sosyal hayata katılımlarını artırmak amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında önemli bir destek programına imza attı. Büyükşehir Belediyesi ile Hollanda merkezli KATRE Vakfı iş birliğinde temin edilen 80 akülü tekerlekli sandalye, Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi fuaye alanında düzenlenen törenle hak sahiplerine teslim edildi. Yaklaşık 10 milyon lira değerindeki destekle engelli bireylerin ulaşım imkânlarının ve hareket özgürlüklerinin artırılması hedefleniyor.   “Engelsiz Bir Malatya Hedefimiz Var”   Törende konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, kentin yeniden inşa sürecinde fiziksel yatırımların yanı sıra sosyal belediyecilik çalışmalarına da öncelik verdiklerini belirtti. Engelli ve dezavantajlı vatandaşların yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik projelerin devam ettiğini ifade eden Er, “Engelsiz bir ulaşım, engelsiz bir Malatya hedefimiz var. Şehrimizi yeniden inşa ederken engelli ve dezavantajlı vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak çalışmalara da büyük önem veriyoruz” dedi.   Engelsiz Kütüphane Geliyor   Kent genelinde erişilebilirliğin artırılması amacıyla yeni düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını aktaran Başkan Er, cadde, sokak, park ve sosyal yaşam alanlarının engelli bireylerin ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Engelsiz Yaşam Merkezi'nin ikinci etap çalışmalarında sona yaklaşıldığını açıklayan Er, Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren kütüphanenin bir bölümünün de engelsiz kütüphaneye dönüştürüleceğini bildirdi.   Hollanda'dan Malatya'ya Dayanışma Köprüsü   KATRE Vakfı Genel Sekreteri Ömer Kınık, vakıf olarak dünyanın farklı bölgelerinde ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya çalıştıklarını belirterek, Malatya'da gerçekleştirilen projeye katkı sunmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Kınık, engelli bireylerin günlük yaşamda daha bağımsız hareket edebilmelerine destek olmayı amaçladıklarını belirterek iş birliğinden dolayı Malatya Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. KATRE Vakfı Koordinatörü Önder Erdoğan ise 6 Şubat depremlerinden etkilenen Malatya'da böyle bir projeyi hayata geçirmenin önemine değindi. Erdoğan, 80 akülü tekerlekli sandalyenin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının engelli bireylerin sosyal yaşama katılımına katkı sağlayacağını kaydetti.   “Bize Sadece Sandalye Değil, Umut Verdiniz”   Programda engelli bireyler adına konuşan Nisanur Kaya'nın sözleri de dikkat çekti. Yapılan desteğin kendileri için yalnızca bir ulaşım aracı anlamına gelmediğini belirten Kaya, “Bugün bize verilen yalnızca bir akülü tekerlekli sandalye değil; özgürlüğümüze, hayallerimize ve hayata uzanan bir umut elidir. Bazen bizler için küçük görünen bir destek, hayatımızda çok büyük mutluluklara vesile olabiliyor” dedi. Kaya, desteklerinden dolayı emeği geçenlere teşekkür ederek, “Çünkü iyilik, sınırları aşar; bir gönüle dokunur ve bir hayatı güzelleştirir” ifadelerini kullandı.   10 Milyon Liralık Destek Hak Sahiplerine Ulaştı   Engelli bireylerin ulaşımda karşılaştıkları güçlüklerin azaltılması ve günlük yaşamlarını daha bağımsız sürdürebilmeleri amacıyla gerçekleştirilen program, toplam 80 akülü tekerlekli sandalyenin hak sahiplerine teslim edilmesiyle sona erdi.    

12.10.2026 65
EKONOMİ

Eylül’ün Sonunda Dalından Taze Kayısı Toplanıyor

Malatya’nın Kuluncak ilçesinde geç çiçek açan kayısı ağaçları, Eylül ayının son günlerinde meyve vermeye devam ediyor. Nisan ayında yaşanan zirai dondan etkilenmediği belirtilen ağaçların yaygınlaştırılması için çalışma yapılması isteniyor.

28.09.2026 180