Medya Malatya
Medya Malatya

“Sağlık” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
ASAYİŞ

Malatya’da 2 Aylık Bebek Emzirildikten Sonra Hayatını Kaybetti

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde annesi tarafından emzirildikten sonra nefessiz kaldığı belirtilen 2 aylık bebek, hastanede yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.   Olay, bugün saat 08.50 sıralarında Yeşilyurt ilçesine bağlı Şahnahan Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, annesi tarafından emzirilen 2 aylık kız bebek bir süre sonra nefessiz kaldı. Durumun bildirilmesi üzerine sağlık ekipleri sevk edilirken, bebek Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne (MEAH) kaldırıldı. Hastanede sağlık ekiplerince yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayan bebek hayatını kaybetti. Bebeğin cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Burada yapılan otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edilen bebeğin cenazesi, Alibaba Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazının ardından Karababa Mezarlığı’nda toprağa verildi. Mezarlıkta polis ekiplerince yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı gözlemlenirken olayla ilgili inceleme sürüyor.

21 saat önce 25
GENEL

Eğitim-Bir-Sen Malatya’da Başkanlık Yarışının Galibi Şahin Kartal

Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No’lu Şubesinin 8’inci Olağan Genel Kurulu’nda iki adayın yarıştığı seçimde Şahin Kartal, şube başkanlığına seçildi. Sekiz yıldır görev yapan Hüseyin Söylemez ise başkanlığa veda ederken sendikal mücadelesini sürdüreceğini söyledi.   Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No’lu Şubesinin 8’inci Olağan Genel Kurulu, Malatya Sanat Sokağı’ndaki konferans salonunda gerçekleştirildi. Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı ile çevre illerden çok sayıda şube başkanının katıldığı genel kurulda, Bayram Tophan ve Şahin Kartal’ın listeleri yarıştı. Delegelerin oylarıyla Şahin Kartal, şubenin yeni başkanı oldu. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan genel kurul, divan kurulunun oluşturulmasıyla devam etti. Divan başkanlığını Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı üstlenirken, Diyarbakır Şube Başkanı Ramazan Tekdemir, Mardin Şube Başkanı Abdüsselam Demir, Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Demir ve Ulaştırma Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Özbey divan üyesi olarak görev aldı.   Çakırcı’dan Hüseyin Söylemez’e teşekkür   Genel kurulda konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı, seçim sürecinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için gayret göstereceklerini belirterek, sekiz yıldır birlikte çalıştıkları Hüseyin Söylemez’e hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Çakırcı, “Biz de bu genel kurulumuzu sağlıklı bir şekilde yürütme gayreti içerisinde olacağız. İnşallah divandaki üyelerimizle birlikte yürüteceğiz. Önümüzdeki 4 yılı yönetecek yönetim kurulumuzu burada birlikte belirlemiş olacağız. Tabii Hüseyin Başkan, bizim 8 yıldır birlikte yol yürüdüğümüz abimiz, dava arkadaşımız, yol arkadaşımız. Birçok eylemde birlikte olduk, birçok toplantıda birlikte olduk. Hakikaten bizim başkanlar kurulumuzda her katıldığında mutlaka sözü olurdu. Mutlaka Malatya’nın selamını getirirdi. Malatya’da da birilerinin bir sıkıntısını bize iletirdi. Biz de onu çözme gayreti içerisinde olurduk. Tabii bu dönem artık ‘Ben dinlenmek istiyorum.’ dedi. Biz kendi kararına saygı duyduk. Neticede kararı kendisi vermişti. Özellikle bu emeği için, bu gayreti için, bu mücadelesi için kendisine çok teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun.” dedi.   Söylemez: “Sendikacılık başkanlıkla bitmeyecek”   Görev süresi sona eren Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No’lu Şube Başkanı ve Memur-Sen Malatya İl Temsilcisi Hüseyin Söylemez de genel kurulda yaptığı konuşmada, sendikal mücadelenin makam ve görevlerle sınırlı olmadığını vurguladı. Sendikal faaliyetlere 1990’lı yıllarda başladığını hatırlatan Söylemez, “Merhum Akif İnan’ın izinde olmak, özlük ve özgürlük mücadelesinin bir eri olmak benim için bir şereftir. Aslında bu şeref başkanlığımla başlamadı. 90’lı yıllarda başladı ve bu şeref bugün de bitmeyecek. Ben o özlük ve Gazze’nin özgürlük mücadelesini vefat edene kadar Allah’ın izniyle nasibimiz neyse taşıyacağım inşallah.” ifadelerini kullandı.   “Ümmete hitap eden bir teşkilat”   Eğitim-Bir-Sen’in kendisi için yalnızca bir sendikal yapı olmadığını belirten Söylemez, teşkilatın değerlerine bağlılığını sürdüreceğini ifade etti. Söylemez, “Bir üye olarak başladığım gündeki sendikaya olan muhabbetim ve ilgim ile şu andaki arasında da çok bir fark olmadığını beyan edebilirim. Akif İnan’ı rahmetle anıyorum. Rabbim rahmet eylesin. Bu yolda vefat eden herkese rahmet dilerken, bu güzide teşkilata neden imrendiğimin ve neden sahip olduğumun tek bir sebebi var. O, bizim özgürlük dediğimiz, dünya ile ahiret dengesini kuran ve buranın oranın tarlası olduğunu bize hatırlatarak yapacağımız çalışmalarda bunu göz ardı etmememizi bize aşılayan bir yapı olduğu için buradayım. Yoksa belki benim fıtratım burası değil, başka bir yere de uyabilirdi. Ama benim inancım beni buraya kılıyor. Ümmete hitap eden bir teşkilat.” diye konuştu.   “Gazze için mücadelemiz devam edecek”   Görevden ayrılmasının sendikal ve toplumsal mücadeleden uzaklaşacağı anlamına gelmediğini belirten Söylemez, Gazze başta olmak üzere özgürlük mücadelesi verilen alanlarda faaliyetlerini sürdüreceğini dile getirdi. Söylemez, “Rabbime binlerce şükürler olsun ki bu teşkilatla buluşmuş ve bu teşkilatın il başkanlığı nasip olmuş. Ama bundan sonra da öncesinde nasıl alandaysak Gazze için bundan sonra da olacağız. Özgürlük mücadelemiz hiç bitmeyecek. Bu bir araçtı. Ulvi amacımızı hepiniz biliyorsunuz. Bu ulvi amacı, bu gayeyi kendimizden yok etmedikten sonra araç çok. İnsan mutlaka hizmet edeceği bir alan bulur. Bu konuda da evet, bir son değil, farklı bir başlangıç olarak diyoruz. Ama bu başlangıcın içerisinde bu teşkilat her zaman olacaktır.” ifadelerini kullandı.   İki aday yarıştı, Şahin Kartal kazandı   Konuşmaların ardından genel kurulda seçim heyecanı yaşandı. Şube başkanlığı için Bayram Tophan ve Şahin Kartal’ın hazırladığı iki ayrı liste delegelerin oyuna sunuldu. Delegelerin oy kullanmasının ardından gerçekleştirilen sayım sonucunda Şahin Kartal seçimi kazanarak Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No’lu Şubesinin yeni başkanı oldu. Böylece Hüseyin Söylemez’in sekiz yıllık başkanlık döneminin ardından sendikanın Malatya teşkilatında yeni bir yönetim dönemi başladı. Kartal ve yönetimi, önümüzdeki dört yıl boyunca şubenin faaliyetlerini yürütecek.

dün 27
SAĞLIK

Hepatit Sessizce İlerliyor: Yıllarca Belirti Vermeden Siroz ve Kansere Yol Açabiliyor

Hepatit B ve C virüslerinin yıllarca belirti vermeden karaciğere zarar verebildiğini belirten Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, hastalığın fark edilmediği durumlarda siroz ve karaciğer kanserine kadar ilerleyebileceği uyarısında bulundu. Mamçu, erken teşhis için kan testinin önemine dikkat çekti.   Hepatit virüsleri, belirgin bir şikâyete yol açmadan uzun yıllar vücutta kalabiliyor. Özellikle Hepatit B ve C enfeksiyonları, bazı hastalarda sessizce ilerleyerek ciddi karaciğer hastalıklarına neden olabiliyor. Uzmanlar, sarılık görülmemesinin hepatit bulunmadığı anlamına gelmediğini belirterek erken tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor.   Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, hepatit virüslerinin bulaşma yolları, hastalığın belirtileri ve uzun vadede oluşturabileceği sağlık risklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.   Her sarılık bulaşıcı değil   Sarılığın, bilirubin adı verilen maddenin vücutta birikmesi sonucunda deri ve göz aklarının sararmasıyla ortaya çıktığını belirten Dr. Mamçu, her sarılığın aynı nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Sarılığın karaciğer hastalıklarının yanı sıra bilirubin metabolizmasındaki farklı sorunlardan da kaynaklanabileceğini ifade eden Mamçu, yalnızca bazı mikroorganizmaların neden olduğu sarılıkların bulaşıcı olduğunu kaydetti. Sarılığın nedeninin mutlaka hekim tarafından belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Mamçu, viral hepatitlerin karaciğerde iltihaplanmaya yol açan enfeksiyon hastalıkları olduğunu dile getirdi. Hastalık yıllarca fark edilmeyebilir   Hepatit enfeksiyonlarının her zaman belirgin belirtilerle ortaya çıkmadığını aktaran Dr. Mamçu, bazı kişilerin hastalığı geçirdiğini dahi fark etmediğini söyledi. Hastaların önemli bir bölümünde sarılığın hiç görülmeyebildiğini veya çok hafif seyrettiğini belirten Mamçu, özellikle çocuklarda belirtilerin daha silik olabildiğine dikkat çekti. Hastalığın bazı kişilerde halsizlik, iştahsızlık, mide bulantısı, karın sağ üst bölgesinde ağrı, idrar renginde koyulaşma ve göz aklarında sararma gibi belirtilerle ortaya çıkabildiğini ifade eden Mamçu, bu şikâyetlerin bulunmamasının enfeksiyon ihtimalini ortadan kaldırmadığını kaydetti.   Bulaşma yolları virüsün türüne göre değişiyor   Hepatit virüslerinin bulaşma yollarının farklılık gösterdiğini belirten Dr. Mamçu, Hepatit A ve E’nin çoğunlukla dışkıyla kirlenmiş su ve gıdalar aracılığıyla bulaştığını söyledi. Hepatit B ve C’nin ise enfekte kanla temas, steril olmayan tıbbi malzemeler, ortak enjektör kullanımı ve kişisel bakım eşyalarının paylaşılması yoluyla bulaşabildiğini belirten Mamçu, cinsel temas ve anneden bebeğe geçişin de mümkün olduğunu ifade etti. Hepatit C’nin başlıca bulaşma yolunun kan teması olduğunu, cinsel yolla bulaşma riskinin ise Hepatit B’ye göre daha düşük olduğunu hatırlatan uzmanlar, özellikle sterilizasyon ve kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.   Hepatit B karaciğeri sessizce tahrip edebiliyor   Hepatit B enfeksiyonunun bazı kişilerde kronikleşerek uzun yıllar devam edebildiğine dikkat çeken Dr. Mamçu, virüsü taşıyan herkesin belirgin bir hastalık tablosu yaşamadığını belirtti. Mamçu, “B ve C virüsü taşıyıcılarının mutlaka hasta olmaları gerekmez. Bu taşıyıcıların büyük çoğunluğu belirti vermez, fakat virüsü çevrelerine yayabilirler. Bazılarında, virüs karaciğeri sessizce hasara uğratır ve siroza giden yolu açar.” dedi. Kronik Hepatit B enfeksiyonunun zaman içerisinde karaciğer dokusunda hasara, siroza ve karaciğer kanserine neden olabildiğini belirten Mamçu, enfeksiyonun takip edilmesinin önemine işaret etti.   Hepatit C’de siroz ve kanser riski   Hepatit C enfeksiyonunun da kronikleşme eğiliminin yüksek olduğunu belirten Dr. Mamçu, tedavi edilmeyen hastalarda zamanla ciddi karaciğer hasarı gelişebileceğini söyledi. Özellikle hemodiyaliz tedavisi görenler ve geçmişte sık kan nakli yapılan hastalarda enfeksiyon riskinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Mamçu, Hepatit C’nin bireysel sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabildiğini kaydetti. Günümüzde Hepatit C’nin doğrudan etkili antiviral ilaçlarla hastaların büyük çoğunluğunda tedavi edilebildiği, Hepatit B’nin ise aşılama yoluyla önlenebildiği ve uygun hastalarda antiviral tedaviyle kontrol altına alınabildiği biliniyor.   Kesin tanı için kan testi şart   Hepatit B ve C enfeksiyonlarının herhangi bir belirti vermeden ilerleyebileceğini bir kez daha hatırlatan Dr. Mamçu, hastalığın erken dönemde tespit edilmesinin karaciğer sağlığının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Özellikle risk grubundaki kişilerin gerekli tarama testlerini yaptırması gerektiğini belirten Mamçu, “Kişinin B ve C virüsünü taşıyıp taşımadığını bilmesinin tek yolu kan testi yaptırmaktır.” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, erken tanı ve düzenli tıbbi takibin kronik hepatite bağlı siroz ve karaciğer kanseri riskinin azaltılmasında kritik rol oynadığını belirtiyor.

2 gün önce 24
ASAYİŞ

Akçadağ’da Koca Dehşeti: Çocuklarının Gözü Önünde Eşini Vurdu

Malatya’nın Akçadağ ilçesinde bir kişi, evde tartıştığı eşini 4 çocuğunun gözü önünde silahla ağır yaraladı. Yoğun bakımda tedavisi süren kadının hayati tehlikesi devam ederken, saldırgan koca çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.   Malatya’nın Akçadağ ilçesinde yaşanan aile içi şiddet olayında bir kadın, eşi tarafından silahla vurularak ağır yaralandı. İlçe merkezinde 3 gün önce meydana gelen olayda, M.G. ile eşi M.G. arasında evde henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine M.G., iddiaya göre 4 çocuğunun gözü önünde eşine silahla ateş açtı.   Ağır yaralı kadın hastaneye kaldırıldı   Silahla vurularak kanlar içerisinde kalan kadın için yapılan ihbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı kadın, ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede acil olarak ameliyata alınan M.G., operasyonun ardından yoğun bakım ünitesine alındı. Tedavisi devam eden kadının hayati tehlikesini henüz atlatamadığı öğrenildi.   Saldırgan koca tutuklandı   Olayın ardından harekete geçen polis ekipleri, eşini silahla ağır yaralayan M.G.’yi yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.  

2 gün önce 60
GENEL

Depremden Kurtuldu, Acı Kaza Hayattan Kopardı! Malatyalı Adliye Personelinden Acı Haber

6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’dan Amasya’ya yerleşerek yeni bir hayat kuran 38 yaşındaki adliye personeli Orhan Çelebi, bisikletiyle işe giderken geçirdiği kazanın ardından tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. İki gün süren yaşam mücadelesini kaybeden Çelebi’nin cenazesi, görev yaptığı Amasya Adliyesi önünde düzenlenen törenin ardından memleketi Malatya’ya uğurlandı.   6 Şubat 2023 depremlerinin ardından memleketi Malatya’dan Amasya’ya yerleşen ve Amasya Adliyesi'nde görev yapan 38 yaşındaki Orhan Çelebi, işe gitmek üzere bisikletiyle yola çıktığı sırada geçirdiği kazada ağır yaralandı. Hastanede iki gün boyunca yaşam mücadelesi veren Çelebi, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.   İşe giderken duvara çarptı   Kaza, Amasya'nın Savadiye Mahallesi'nde sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Amasya Adliyesi'nde görev yapan Orhan Çelebi, bisikletiyle işe gittiği sırada dengesini kaybederek yol kenarındaki duvara çarptı. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan Çelebi için olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Çelebi'nin beyin kanaması geçirdiği belirlendi. Yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Çelebi, iki gün süren yaşam mücadelesini kaybetti.   Adliye önünde hüzünlü veda   Hayatını kaybeden Orhan Çelebi için görev yaptığı Amasya Adliyesi önünde uğurlama töreni düzenlendi. Törene Amasya Valisi Önder Bakan, Amasya Cumhuriyet Başsavcısı Faruk Kaynak, adliye personeli, mesai arkadaşları, ailesi ve yakınları katıldı. Törende Çelebi'nin mesai arkadaşları ve yakınları büyük üzüntü yaşarken, deprem felaketinin ardından Amasya'da yeni bir hayat kuran genç adliye personelinin ölümü adliye camiasını yasa boğdu.   İkiz kardeşinin sözleri yürek burktu   Orhan Çelebi'nin ikiz kardeşi Oktay Çelebi, törende yaptığı açıklamada kardeşinin 6 Şubat depremlerinin ardından Amasya'ya geldiğini belirterek yaşadıkları acıyı dile getirdi. Oktay Çelebi, "Kardeşime depremzede olarak Amasya Adliyesi kucak açtı. Kazayı araştırdık, tansiyonu nedeniyle dengesini kaybedip duvara çarpmış." dedi. Kardeşinin ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getiren Oktay Çelebi, acılı günlerinde kendilerini yalnız bırakmayanlara teşekkür etti.   Son yolculuğu memleketi Malatya'ya   6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'dan ayrılarak Amasya'ya yerleşen Orhan Çelebi'nin cenazesi, adliye önünde alınan helallik ve edilen duaların ardından memleketi Malatya'ya gönderildi. Henüz 38 yaşında hayatını kaybeden Çelebi'nin ölümü, ailesi ve yakınlarının yanı sıra Amasya Adliyesi'nde görev yapan mesai arkadaşları ile memleketi Malatya'da büyük üzüntüye neden oldu.  

2 gün önce 47
SAĞLIK

Yaşlılarda İçe Kapanma ve Unutkanlığı Hafife Almayın

Yaşlılık döneminde ortaya çıkan unutkanlık, içe kapanma ve ani davranış değişiklikleri, sanıldığı gibi her zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu olmayabiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, bu belirtilerin depresyon, bilişsel bozukluklar veya farklı sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini belirterek, özellikle günlük yaşamı etkileyen değişikliklerde erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çekti.   İlerleyen yaşla birlikte bireylerin sosyal ilişkilerinde, davranışlarında ve hafıza işlevlerinde çeşitli değişiklikler yaşanabiliyor. Ancak uzmanlar, özellikle sonradan ortaya çıkan belirgin kişilik değişikliklerinin ve unutkanlık şikâyetlerinin yalnızca yaşlılığa bağlanmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, yaşlı bireylerde görülen davranış değişiklikleri, unutkanlık ve depresyon belirtilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.   “Belirgin kişilik değişiklikleri normal kabul edilmemeli”   Yaşlı bireylerin zamanla daha sakin bir yaşamı tercih edebileceğini ve sosyal çevrelerinin daralabileceğini belirten Şen, ani ve belirgin davranış değişikliklerinin farklı sağlık sorunlarına işaret edebileceğini söyledi. Şen, “Yaş aldıkça insanın bazı alışkanlıklarının değişmesi gayet normal olabilir. Daha sakin olabilir, sosyal çevresi biraz daha azalabilir. Ancak belirgin ve yeni başlayan bir kişilik veya davranış değişikliğini sadece yaşlılığa bağlamak çok sağlıklı değildir. Çünkü bazen bunlar depresyonun, bilişsel sorunların, kullanılan ilaçların yan etkilerinin veya başka tıbbi problemlerin sonucu olabilir.” dedi. Ailelerin bu süreçte suçlayıcı bir yaklaşım yerine anlayışlı ve destekleyici davranması gerektiğini ifade eden Şen, yaşlı bireylerin davranışlarındaki değişikliklerin dile getiremedikleri sorunların ilk işareti olabileceğini kaydetti.   Her unutkanlık Alzheimer anlamına gelmiyor   Yaşlılarda görülen her unutkanlığın Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Şen, normal yaşlanmayla birlikte bazı bilgilerin hatırlanmasının zaman alabileceğini söyledi. Ancak unutkanlığın günlük yaşamı etkilemeye başlamasının önemli bir uyarı işareti olduğunu belirten Şen, “Bir ismi unutmak, anahtarı nereye koyduğunu hatırlayamamak hemen Alzheimer olduğu anlamına gelmez. Ancak kişi aynı soruyu kısa aralıklarla tekrar tekrar soruyorsa, yakın zamanda yaşanan olayları unutuyorsa, ilaçlarını veya parasını yönetmekte zorlanıyorsa, daha önce bildiği işleri yapamıyorsa ya da tanıdığı yerlerde yönünü kaybediyorsa bu durumlar göz ardı edilmemeli.” ifadelerini kullandı. Unutkanlık şikâyetlerinin erken dönemde değerlendirilmesinin hem hastaların hem de ailelerinin yaşam kalitesini artırabileceğine dikkat çekti.   “Bunu da mı unuttun?” demek kaygıyı artırıyor   Unutkanlık yaşayan yaşlı bireylere yönelik eleştirel ifadelerin psikolojik açıdan olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirten Şen, ailelerin iletişim diline dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Şen, “'Bunu da mı unuttun?', 'Yine unuttun', 'Bir türlü hatırlamıyorsun' gibi ifadeler, yaşlı bireylerde yoğun kaygıya neden olabilir. Bu durum unutkanlık şikâyetlerini artırabileceği gibi kişinin yaşadığı sorunları gizlemesine de yol açabilir. Bu nedenle değişiklikleri dikkatle gözlemlemek, kişiyi anlamaya çalışmak ve gerektiğinde uzman desteği almak daha sağlıklıdır.” dedi.   “İçe kapanma depresyonun habercisi olabilir”   Yaşlılık döneminde depresyonun genç bireylerden farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini ifade eden Şen, özellikle sosyal hayattan uzaklaşma, isteksizlik, uyku bozuklukları ve enerji kaybına dikkat çekti. Yaşlı bireylerin depresyonda olduklarını her zaman fark edemediklerini belirten Şen, “Kişi hiçbir şey yapmak istemediğini, insanlarla görüşmekten rahatsız olduğunu, çabuk yorulduğunu veya eskisi gibi düşünemediğini söyleyebilir. Uyku bozuklukları, iştah değişiklikleri, bedensel ağrılar ve unutkanlık da bu tabloya eşlik edebilir. Özellikle yeni başlayan içe kapanma ve unutkanlığın hızla ilerlemesi, yaşlılık depresyonu açısından değerlendirilmesi gereken önemli belirtilerdir.” diye konuştu.   Psikiyatrik yatış her zaman ağır hastalık anlamına gelmiyor   Yaşlı bireylerin psikiyatri servisinde tedavi altına alınmasının ailelerde endişeye yol açabildiğini belirten Şen, hastane yatışının bazı durumlarda güvenliğin sağlanması ve tedavinin düzenlenmesi amacıyla tercih edildiğini söyledi. Ağır depresyon, intihar riski, psikotik belirtiler veya temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekme gibi durumlarda hastanede yakın takip gerekebileceğini belirten Şen, “Psikiyatrik yatış her zaman hastalığın çok ağır olduğu anlamına gelmez. Bazen hastanın güvenliğini sağlamak, tedavisini düzenlemek ve yakından takip etmek amacıyla hastane yatışı öneriyoruz. Bu süreçte hastaya kaygısını artıracak ifadeler yerine, bir süre daha yakından takip edileceğinin anlatılması önemlidir.” dedi.   Erken tanı ve tedavi hayati önem taşıyor   Yaşlılık depresyonunun zamanında fark edilmemesi halinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Şen, özellikle intihar riskine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Yaşlı bireylerde depresyon tedavisine verilen yanıtın bazı durumlarda daha yavaş olabileceğini ifade eden Şen, erken tanının önemine dikkat çekerek, “Yaşlılık depresyonunda intihar riski daha ön planda olabilir. Tedaviye yanıt da zaman zaman daha yavaş gelişebilir. Bu nedenle belirtilerin erken fark edilmesi ve uygun tedaviye başlanması büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı. Şen, ailelerin yaşlı bireylerde ortaya çıkan yeni davranış değişikliklerini, unutkanlığı ve sosyal hayattan uzaklaşmayı dikkatle takip etmesi, bu belirtilerin günlük yaşamı etkilemesi halinde uzman desteğine başvurması gerektiğini belirtti.  

3 gün önce 50
SAĞLIK

Uzmanından Soğuk Havalarda Göz Sağlığını Korumak İçin 7 Öneri

Havaların soğumasıyla birlikte göz alerjisi ve göz kuruluğu şikâyetleri artabiliyor. Özellikle kapalı ortamlarda geçirilen sürenin uzaması, ev tozu, küf ve kuru havaya maruziyeti artırırken, uzmanlar gözleri ovuşturmanın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, soğuk havalarda göz sağlığını korumak için alınması gereken 7 önlemi açıkladı.   Sonbahar ve kış aylarında düşen hava sıcaklıkları, rüzgâr ve kapalı ortamlarda kullanılan ısıtma sistemleri göz sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Genellikle bahar aylarıyla ilişkilendirilen göz alerjileri, soğuk havalarda da ortaya çıkabiliyor. Özellikle ev içindeki alerjenler ile kuru hava, gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma, yanma ve batma gibi şikâyetlere neden olabiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, soğuk havalarda göz sağlığının korunması için hem alerjenlere karşı önlem alınması hem de göz kuruluğunun önlenmesi gerektiğini belirtti.   “Göz alerjisi sadece bahar aylarında görülmüyor”   Soğuk havalarda kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesinin ev içi alerjenlere maruziyeti artırabildiğini belirten Uslu, “Ev tozu akarları, küf ve evcil hayvan kaynaklı alerjenler, duyarlı kişilerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanmaya yol açabiliyor. Soğuk ve rüzgârlı havanın yanı sıra ısıtılan ortamların kuru havası da göz kuruluğuna neden olarak yanma ve batma gibi şikâyetleri bu tabloya ekleyebiliyor. Bu nedenle hem alerjiyi tetikleyen etkenlerden korunmak hem de göz kuruluğuna karşı önlem almak kıymetli. Devam eden şikâyetlerde ise göz hekimine başvurmak önemsenmeli.” dedi.   Gözleri ovuşturmak ciddi hastalıklara yol açabilir   Göz alerjisinin en yaygın belirtilerinden biri olan kaşıntının, kişileri gözlerini ovuşturmaya yönelttiğini ifade eden Uslu, bu alışkanlığın kornea sağlığı açısından önemli riskler taşıdığını söyledi. Özellikle sürekli ve şiddetli göz ovuşturmanın korneanın yapısını bozabileceğine dikkat çeken Uslu, “Gözleri ovuşturmak korneaya zarar verebilir ve enfeksiyon riskini artırabilir. Özellikle sürekli ve şiddetli ovuşturma, korneanın incelerek öne doğru sivrileştiği keratokonus hastalığının gelişme ve ilerleme riskini artırabilir. Şiddetli göz alerjileri de tedavi edilmediğinde korneada hasara ve leke oluşumuna yol açabilir. Bu nedenle kaşıntıyı ovuşturarak gidermeye çalışmak yerine, nedenini belirlemek ve uygun tedaviyi planlamak için göz hekiminden destek alınmalı.” ifadelerini kullandı.   Soğuk havalarda göz sağlığını korumanın 7 yolu   Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, sonbahar ve kış aylarında göz alerjisinden korunmak ve göz kuruluğuna bağlı şikâyetleri azaltmak için şu önerilerde bulundu: 1. Gözlerinizi rüzgârdan koruyun: Dışarı çıkarken göz çevresini saran ve rüzgârın doğrudan göze temasını azaltan güneş gözlükleri kullanın. 2. El ve yüz temizliğine dikkat edin: Dışarıdan eve geldiğinizde ellerinizi ve yüzünüzü yıkayın. Toz ve alerjenlerle yoğun temas sonrasında duş alın. 3. Ev içindeki alerjenleri azaltın: Ev tozu akarlarına karşı düzenli temizlik yapın. Tozları nemli bezle alın, yatak çarşaflarını ve yastık kılıflarını sık sık yıkayın. 4. Isıtıcı ve klimalara dikkat edin: Isıtıcı ve klimalardan gelen havanın doğrudan yüzünüze temas etmesini önleyin. Ortamı aşırı ısıtmaktan ve küf oluşumunu artırabilecek yüksek nemden kaçının. 5. Soğuk kompres uygulayın: Gözlerde oluşan kaşıntıyı hafifletmek için temiz bir bez yardımıyla kapalı göz kapaklarına soğuk kompres uygulayın. 6. Göz damlalarını bilinçsiz kullanmayın: Suni gözyaşı ve alerji tedavisinde kullanılan göz damlalarını hekim önerisi doğrultusunda kullanın. 7. Gözlerinizi ovuşturmayın: Kaşıntı ve tahriş durumunda gözlerinizi ovuşturmaktan kaçının. Şikâyetlerin devam etmesi halinde mutlaka göz hastalıkları uzmanına başvurun. Uzmandan erken müdahale uyarısı Gözlerde meydana gelen kaşıntı, kızarıklık ve kuruluk şikâyetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uslu, özellikle uzun süre devam eden alerjik reaksiyonların kornea sağlığını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Uslu, göz sağlığının korunmasında çevresel faktörlere karşı alınacak basit önlemlerin önemli olduğunu belirterek, şikâyetlerin devam etmesi halinde uzman değerlendirmesinin geciktirilmemesi gerektiğini kaydetti.  

3 gün önce 53
GENEL

Malatya Barosu’nda Yeni Dönem: Gökhan Ulu Mazbatasını Alarak Göreve Başladı

Malatya Barosu’nun hafta sonu gerçekleştirilen genel kurulunda başkanlığa seçilen Av. Gökhan Ulu, mazbatasını alarak görevine başladı. Baroda düzenlenen devir teslim töreninde, üç dönemdir başkanlık görevini yürüten Av. Onur Demez, görevini Ulu’ya devretti. Törende duygusal anlar yaşanırken, Demez pandemi ve deprem sürecinde yürüttükleri mücadeleyi anlattı.   Malatya Barosu’nda hafta sonu gerçekleştirilen genel kurulun ardından yeni yönetim dönemi resmen başladı. Başkanlık seçimlerini kazanan Av. Gökhan Ulu, bugün seçim kurulundan mazbatasını almasının ardından baro binasında düzenlenen törenle görevi üç dönemdir başkanlık yapan Av. Onur Demez’den devraldı. Meslektaşlarının katılımıyla gerçekleştirilen devir teslim töreninde konuşan eski Baro Başkanı Av. Onur Demez, görev süresi boyunca yaşadıkları zorluklara değinerek, baro başkanlığını birlikte mücadele ettiği yakın dostuna devretmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.   Demez: “Pandemi ve deprem sürecinde adaleti temsil etme mücadelesi verdik”   Üç dönem boyunca sürdürdüğü başkanlık görevini gönül rahatlığıyla devrettiğini belirten Demez, “Genel kurulumuz neticesinde kıymetli baro başkanımız Avukat Gökhan Ulu göreve gelmiştir. Bizler de üç dönem boyunca sürdürdüğüm baro başkanlığı görevini bugün çok kıymetli dostuma, beraber yol yürüdüğüm kardeşime devretmenin mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi. Görev süresinin önemli bölümünün olağanüstü koşullar altında geçtiğini ifade eden Demez, “Pandemi ile birlikte başladığımız görevimizi, ardından deprem ve maalesef birtakım tatsızlıklarla sürdürdük. Bu süreçte bir yandan şehrimizi ayağa kaldırmaya çalışırken bir yandan da adaleti en iyi şekilde temsil etmenin mücadelesini verdik.” ifadelerini kullandı.   “Bu bayrağı layıkıyla taşıyacağından şüphem yok”   Yeni Başkan Gökhan Ulu’nun savunma makamını ve baroyu daha ileriye taşıyacağına inandığını dile getiren Demez, “Bugünden sonra çok kıymetli kardeşim, değerli başkanımız Gökhan Ulu’nun bu bayrağı layıkıyla taşıyacağına, savunmayı en iyi yere taşımak adına gerekli tüm özeni, çabayı ve gayreti göstereceğine hiçbir şüphem bulunmuyor. Bugün içim rahat bir şekilde bu görevi kendisine teslim ediyorum.” diye konuştu. Görev süresi boyunca kendisine destek veren ailesine ve meslektaşlarına teşekkür eden Demez, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından yaşanan zorlu süreçte dayanışmanın önemine dikkat çekti. Demez, “Öncelikle aileme, kızıma, eşime ve kıymetli meslektaşlarıma görev sürem boyunca beni yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyorum. Bütün mücadelelerde, bütün zorluklarda, enkazlarda, pandemi döneminde ve yıkılmış bu şehirde her daim yanımda olan bütün dostlarıma şükranlarımı sunuyorum.” dedi.   Ulu: “19 yıllık meslek hayatımın en güzel günleri burada geçti”   Görevi devralan Malatya Barosu Başkanı Av. Gökhan Ulu ise kendisine duyulan güven nedeniyle meslektaşlarına teşekkür etti. Baronun meslek hayatında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Ulu, “Böyle kutsal bir göreve layık görülmek benim için çok kıymetli. 19 yıllık meslek hayatımın en güzel günleri burada geçti. Staj eğitimimden bugüne kadar bu kurumun içerisinde yer aldım. Beni bu göreve layık gören kıymetli meslektaşlarımın teveccühleri çok değerli. Hepinize teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.   “Baroyu hiçbir zaman yalnız bırakmadı”   Önceki Başkan Onur Demez’in görev süresi boyunca gösterdiği çabaya da değinen Ulu, özellikle deprem sonrasında yürütülen çalışmaları ve baroya kazandırılan hizmetleri hatırlattı. Ulu, “Bir yola çıktık. Çıktığımız yolda depremler gördük, felaketler gördük. İyi günlerimiz de oldu, kötü günlerimiz de. Ancak her dönemde mesleği, meslektaşı ve baroyu yalnız bırakmayan, emeklerine ve mücadelesine şahit olduğum kıymetli Baro Başkanımız Onur Demez’e, özellikle adliye ve sosyal tesis için verdiği emeklerden dolayı çok teşekkür ediyorum. Ellerinize, emeğinize sağlık.” dedi.   Çiçek ve plaket takdimi yapıldı   Konuşmaların ardından eski Baro Başkanı Av. Onur Demez ile yeni Baro Başkanı Av. Gökhan Ulu arasında karşılıklı çiçek ve plaket takdimi gerçekleştirildi. Tören, meslektaşların tebrikleriyle sona ererken, Malatya Barosu’nda Gökhan Ulu başkanlığındaki yeni dönem resmen başlamış oldu.  

5 gün önce 50
ASAYİŞ

Doğanşehir’de Otomobil Takla Attı: 2 Yaralı

Doğanşehir ilçesinde yağış nedeniyle kontrolden çıkarak takla atan otomobilde bulunan 2 kişi yaralandı. Yaralılar, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı. Malatya-Adıyaman kara yolunun Doğanşehir ilçesine bağlı Savaklı mevkiinde meydana gelen trafik kazasında 2 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre, Malatya’dan Adıyaman istikametine seyir halinde olan Y. K. yönetimindeki 46 AAN 837 plakalı otomobil, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak takla attı. Kazada otomobil sürücüsü Y. K. ile araçta yolcu olarak bulunan M.K. yaralandı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralılar, ambulanslarla Doğanşehir Şehit Esra Köse Başaran Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

5 gün önce 49
ASAYİŞ

Malatya’da 30 Metrelik Kuyuya Düşen Genç Kız Kurtarıldı

Malatya’da yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düşen 21 yaşındaki genç kız, itfaiye ekiplerinin yarım saat süren çalışması sonucu kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi.   Malatya’da Bahri Mahallesi Erenli Merkez Küme Evleri mevkiinde 21 yaşındaki K.D. isimli genç kız, henüz bilinmeyen bir nedenle yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düştü.   Edinilen bilgilere göre, K.D.’nin kuyuya düştüğü ihbarı üzerine bölgeye Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler, kuyuda mahsur kalan genç kızı kurtarmak için çalışma başlattı.   30 dakikalık çalışmayla kurtarıldı   İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 30 dakika süren çalışmasının ardından K.D., bulunduğu kuyudan çıkarıldı. Zihinsel engelli olduğu iddia edilen genç kız, sağlık kontrolünün ardından ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Genç kızın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

5 gün önce 48
ASAYİŞ

Malatya’da 30 Metrelik Kuyuya Düşen Genç Kız Kurtarıldı

Malatya’da yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düşen 21 yaşındaki genç kız, itfaiye ekiplerinin yarım saat süren çalışması sonucu kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi.   Malatya’da Akçadağ ilçesine bağlı Bahri Mahallesi Erenli Merkez Küme Evleri mevkiinde 21 yaşındaki K.D. isimli genç kız, henüz bilinmeyen bir nedenle yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düştü.   Edinilen bilgilere göre, K.D.’nin kuyuya düştüğü ihbarı üzerine bölgeye Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler, kuyuda mahsur kalan genç kızı kurtarmak için çalışma başlattı.   30 dakikalık çalışmayla kurtarıldı   İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 30 dakika süren çalışmasının ardından K.D., bulunduğu kuyudan çıkarıldı. Zihinsel engelli olduğu iddia edilen genç kız, sağlık kontrolünün ardından ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Genç kızın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

5 gün önce 43
EKONOMİ

Tapuda 1 Aralık’ta Yeni Dönem: Gayrimenkul Satışlarında Kurallar Değişiyor

Türkiye genelinde konut, arsa ve iş yeri satışlarında ödeme güvenliğini artıracak yeni düzenleme 1 Aralık 2026’da hayata geçirilecek. Tapu devri ile satış bedelinin eş zamanlı aktarılmasını sağlayacak Güvenli Ödeme Sistemi hakkında değerlendirmelerde bulunan Yaşar Doğan, uygulamanın alıcı ve satıcılar açısından önemli bir güvence oluşturacağını belirterek, “Gayrimenkul satışlarında güven, en az fiyat kadar önemli” dedi.   Gayrimenkul alım satım işlemlerinde köklü değişiklikler getirecek Güvenli Ödeme Sistemi için geri sayım başladı. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan düzenleme kapsamında, 1 Aralık 2026 itibarıyla taşınmaz satışlarında ödeme ile tapu devrinin eş zamanlı gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Yeni uygulamayla konut, arsa ve iş yeri satışlarında yaşanabilecek dolandırıcılık, sahtecilik ve ödeme anlaşmazlıklarının önüne geçilmesi amaçlanırken, gayrimenkul sektöründe daha güvenli ve şeffaf bir işlem sürecine geçilmesi öngörülüyor.   Tapu Devri Yapılmadan Ödeme Satıcıya Aktarılmayacak   Ticaret Bakanlığının 29 Nisan 2026 tarihinde yaptığı yönetmelik değişikliğiyle, taşınmaz satış bedelinin tamamının veya bir kısmının nakit, havale ya da elektronik fon transferi yoluyla ödenmesi durumunda Güvenli Ödeme Sistemi'nin kullanılması öngörüldü. Sistem sayesinde satış bedelinin aktarılması ile taşınmazın mülkiyet devri aynı işlem sürecinde gerçekleştirilecek. Böylece alıcıların ödeme yaptıktan sonra tapuyu alamama, satıcıların ise tapu devrinin ardından satış bedelini tahsil edememe risklerinin azaltılması hedefleniyor.   Doğan: “Gayrimenkul Satışlarında Güven, Fiyat Kadar Önemli”   Yeni düzenlemeyi değerlendiren Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, gayrimenkul yatırımlarında finansal güvenliğin önemine dikkat çekti. Doğan, “Gayrimenkul, insanların hayatları boyunca gerçekleştirdikleri en önemli yatırımlardan biri. Bu nedenle yalnızca doğru konutu bulmak veya uygun fiyat üzerinde anlaşmak yeterli değil. Satışın hukuki ve finansal açıdan güvenli şekilde tamamlanması da büyük önem taşıyor. Güvenli Ödeme Sistemi’nin, alıcı ve satıcıların işlem sırasında yaşadığı tereddütlerin azalmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum.” dedi.   “Alıcı Ve Satıcı Arasındaki Ödeme Riski Azalacak”   Mevcut uygulamalarda tapu devri ile ödeme işleminin farklı zamanlarda gerçekleşmesinin taraflar açısından ciddi endişelere neden olabildiğini ifade eden Doğan, özellikle yüksek tutarlı gayrimenkul satışlarında güvenli işlem mekanizmasının önemli olduğunu belirtti. Doğan, “Bir tarafta ödeme yaptığı hâlde tapu devrinin gerçekleşmemesinden endişe eden alıcı, diğer tarafta mülkiyeti devrettikten sonra satış bedelini tahsil edememekten çekinen satıcı bulunabiliyor. Özellikle yüksek tutarlı gayrimenkul işlemlerinde bu endişeler daha belirgin hâle geliyor. Ödeme ile mülkiyet devrinin eş zamanlı ilerlemesi, işlem güvenliği açısından önemli bir gelişme olacaktır.” ifadelerini kullandı.   “Vatandaşların Doğru Bilgilendirilmesi Gerekiyor”   Yeni sistemin yalnızca ödeme yöntemlerini değil, gayrimenkul alım satım süreçlerindeki işleyişi de etkileyeceğini belirten Doğan, vatandaşların ve sektör temsilcilerinin uygulamaya hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Doğan, “Yeni düzenlemelerde en önemli konulardan biri, uygulamanın vatandaşlara doğru anlatılmasıdır. Gayrimenkul alım satımı yapacak kişilerin ödeme sürecinin nasıl işleyeceğini, hangi kanalların kullanılacağını ve işlem öncesinde nelere dikkat etmeleri gerektiğini bilmesi gerekiyor. Sistemin uygulama esasları netleştikçe sektör temsilcilerinin de müşterilerini doğru bilgilendirmesi büyük önem taşıyacak.” diye konuştu.   Bankalar Ve Tapu Sistemi Arasında Entegrasyon Sağlanacak   Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Güvenli Ödeme Sistemi'nin hayata geçirilmesi amacıyla Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile bankalar arasındaki teknik entegrasyon çalışmaları sürdürülüyor. Daha önce 1 Temmuz ve ardından 1 Ekim olarak belirlenen uygulama başlangıç tarihi, teknik hazırlıkların tamamlanabilmesi amacıyla 1 Aralık 2026 olarak yeniden planlandı. Bankaların gerekli altyapıyı tamamlamasının ardından pilot uygulama sürecine geçilmesi öngörülüyor.   Gayrimenkul satışlarında güvenli dönem hedefleniyor   Yeni düzenlemeyle birlikte özellikle yüksek bedelli taşınmaz satışlarında nakit taşıma zorunluluğundan kaynaklanan risklerin azaltılması, ödeme anlaşmazlıklarının önlenmesi ve kayıt dışı işlemlerle mücadele edilmesi hedefleniyor. Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, Güvenli Ödeme Sistemi'nin etkin şekilde uygulanmasının gayrimenkul piyasasında güven ortamını güçlendireceğini ve alım satım işlemlerinin daha sağlıklı yürütülmesine katkı sağlayacağını değerlendirdi. 1 Aralık 2026 tarihi, Ticaret Bakanlığının 28 Eylül 2026 tarihli resmi açıklamasıyla doğrulanmıştır.  

6 gün önce 76
GENEL

Doğanşehir’de Camiler Aile Buluşmalarına Ev Sahipliği Yapıyor

Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde, “Şehirlerin Kalbi Camide Buluşuyoruz” projesi kapsamında düzenlenen Cami-Aile Buluşması programında vatandaşlara ilk yardımdan dolandırıcılıkla mücadeleye, sosyal medya kullanımından aile değerlerine kadar birçok konuda bilgilendirme yapıldı.   Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde İlçe Müftülüğü tarafından yürütülen “Şehirlerin Kalbi Camide Buluşuyoruz” projesi kapsamında gerçekleştirilen haftalık buluşmalar devam ediyor. Bu kapsamda TOKİ 3. Etap Rahmân Camii’nde düzenlenen Cami-Aile Buluşması programı, vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.   Vatandaşlara dört farklı konuda bilgilendirme   Toplumun farklı kesimlerini cami çatısı altında bir araya getiren programda, günlük yaşamda karşılaşılabilecek sorunlar ve aile yapısının korunmasına yönelik konular ele alındı. İlçe Sağlık Müdürlüğü yetkilileri tarafından katılımcılara, solunum yolu tıkanıklıklarında uygulanan Heimlich manevrası ve temel ilk yardım konusunda bilgi verildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü temsilcileri, bilinçli sosyal medya kullanımının önemine değinerek dijital ortamda karşılaşılabilecek riskler hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Programda Cumhuriyet Savcısı tarafından dolandırıcılık yöntemleri ve bu tür suçlara karşı alınabilecek tedbirler anlatıldı. Malatya İl Müftüsü Ramazan Dolu ise İslam'da aile kurumunun yeri ve önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak aile değerlerinin korunması, sevgi, saygı ve dayanışmanın güçlendirilmesi konularına dikkat çekti.   Kaymakam Sungur birlik ve beraberliğe dikkat çekti   Programa katılan Doğanşehir Kaymakamı Ahmet Fatih Sungur, yaptığı selamlama konuşmasında birlik, beraberlik ve toplumsal dayanışmanın önemini vurguladı. Farklı kamu kurumlarının katkılarıyla gerçekleştirilen buluşmada, vatandaşların hem dini hem de sosyal konularda bilinçlendirilmesi amaçlandı.   Haftalık buluşmalar devam edecek   Doğanşehir İlçe Müftülüğünün koordinasyonunda sürdürülen proje ile camilerin ibadetin yanı sıra sosyal dayanışma, eğitim ve toplumsal bilinçlendirme faaliyetlerine de ev sahipliği yapması hedefleniyor. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği program, yatsı namazının kılınmasının ardından katılımcılara ikramda bulunulmasıyla sona erdi.  

6 gün önce 55
ASAYİŞ

Malatya-Elazığ yolunda 3 tır birbirine girdi: 1 ölü

Elazığ-Malatya kara yolunda 3 tırın karıştığı zincirleme trafik kazasında sürücülerden Mehmet Tuzcu hayatını kaybetti. Kazanın ardından hurdaya dönen araçta sıkışan Tuzcu’nun cansız bedeni AFAD ekiplerince çıkarıldı.   Kaza, Elazığ-Malatya kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.K. yönetimindeki 23 AEP 229 plakalı tır, Mehmet Tuzcu idaresindeki 78 ABN 235 plakalı tır ve R.C. yönetimindeki 27 AUZ 025 plakalı tır, henüz belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle tırlarda büyük çapta hasar meydana gelirken, Mehmet Tuzcu araç içerisinde sıkışarak olay yerinde hayatını kaybetti.   Cansız bedeni AFAD ekipleri çıkardı   Kazanın ardından yapılan ihbar üzerine bölgeye sağlık, jandarma, polis ve AFAD ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekiplerin yaptığı kontrollerde Mehmet Tuzcu'nun hayatını kaybettiği belirlendi. AFAD ekiplerinin çalışmasıyla sıkıştığı tırdan çıkarılan Tuzcu'nun cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

6 gün önce 56
SAĞLIK

Kalp damarlarınızın yaşlandığını gösteren 5 kritik belirti

Kalp ve damar hastalıkları yalnızca ileri yaşlarda değil, genç yaşlarda da ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol, sigara ve hareketsiz yaşamın damarların biyolojik yaşını artırabildiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, özellikle efor sırasında nefes darlığı, göğüs sıkışması ve ani halsizlik gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.   Kalp ve damar hastalıklarının gelişiminde kişinin yaşı kadar yaşam tarzı ve risk faktörleri de belirleyici oluyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, damar sertliğinin yıllar içerisinde oluşan hasarın sonucu olduğunu belirterek, genç yaşlarda da kalp krizi riskinin ortaya çıkabileceği konusunda uyardı.   35 yaşındaki kişinin damarları 60 yaşında olabilir Kalbin biyolojik yaşının kimlikte yazan yaştan farklı olabileceğini belirten Prof. Dr. Ekmekçi, damarların zaman içerisinde maruz kaldığı hasarın kalp sağlığını doğrudan etkilediğini ifade etti. Damar sertliğinin bir anda ortaya çıkmadığını kaydeden Ekmekçi, kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon, LDL kolesterol, insülin direnci ve sigara kullanımının damarların erken yaşlanmasına neden olabileceğini belirtti. Ekmekçi, bu risk faktörlerine uzun süre maruz kalan 35 yaşındaki bir kişinin damar sertliğinin, 60 yaşındaki bir kişinin seviyesine ulaşabileceğine dikkat çekti.   Kalp damarları daralırken ortaya çıkan 5 belirti Kalp krizinin her zaman şiddetli göğüs ağrısıyla başlamadığını vurgulayan Ekmekçi, damar daralmasının bazı erken belirtilerle kendisini gösterebileceğini söyledi. Dikkat edilmesi gereken 5 belirtiyi sıralayan Ekmekçi, şu bilgileri paylaştı: Daha önce rahatlıkla çıkılan merdivenlerde nefes darlığı yaşanması veya efor sırasında göğüste sıkışma hissedilmesi. Çeneye, boyna, sol kola veya mide bölgesine yayılan, dinlenmeyle hafifleyen baskı hissi. Aniden ortaya çıkan ve açıklanamayan aşırı halsizlik. Belirgin bir neden olmadan gelişen soğuk terleme. Özellikle diyabet hastalarında göğüs ağrısı olmadan nefes darlığı veya bulantıyla kendisini gösterebilen kalp krizi belirtileri. Bu şikâyetlerin farklı sağlık sorunlarından da kaynaklanabileceğini belirten Ekmekçi, özellikle yeni başlayan veya tekrarlayan belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.   Yüksek tansiyon ve hareketsizlik kalbi yoruyor Yüksek tansiyonun kalbin iş yükünü artırdığını belirten Ekmekçi, uzun süre kontrol altında tutulmayan tansiyonun kalp kasında kalınlaşmaya ve zamanla kalp yetmezliğine neden olabileceğini ifade etti. Hareketsiz yaşamın da damar sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Ekmekçi, düzenli fiziksel aktivitenin önemini vurguladı. Günlük 7-8 bin adım atmanın veya haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş yapmanın kalp ve damar sağlığının korunmasına önemli katkı sağlayabileceğini belirtti.   Elektronik sigara ve enerji içeceklerine dikkat Genç yaşlarda görülen kalp hastalıklarına da değinen Ekmekçi, işlenmiş gıda tüketimi, hareketsizlik, genetik yatkınlık ve nikotin kullanımının önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu söyledi. Özellikle elektronik sigara kullanımının damar sağlığı açısından tehlike oluşturduğunu belirten Ekmekçi, enerji içeceklerinin de kalp ritmi ve kan basıncı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini kaydetti. Enerji içeceklerinde bulunan yüksek miktardaki kafein ve diğer uyarıcı maddelerin kalp hızını artırabileceğini ifade eden Ekmekçi, özellikle ritim bozukluğu bulunan kişilerde ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.   Kronik stres kalp krizi riskini artırabiliyor Uzun süreli stresin yalnızca psikolojik değil, fiziksel sonuçlarının da bulunduğunu belirten Ekmekçi, stres hormonlarının kalp hızını ve tansiyonu artırabildiğini söyledi. Kronik stresin damarların iç yüzeyini olumsuz etkileyebileceğini ve pıhtılaşma eğilimini artırabileceğini ifade eden Ekmekçi, yoğun üzüntü veya travma sonrasında ortaya çıkabilen, halk arasında “kırık kalp sendromu” olarak bilinen Takotsubo kardiyomiyopatisine de dikkat çekti.   Şikâyet olmasa da kalp kontrolleri ihmal edilmemeli Damar sertliğinin uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Ekmekçi, kişilerin tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerini takip etmesinin önemini vurguladı. Risk durumuna göre açlık kan şekeri, HbA1c ve lipit profili gibi testlerin yapılabileceğini belirten Ekmekçi, genetik risklerin değerlendirilmesinde Lipoprotein(a) ve gerekli görülen hastalarda ApoB ölçümlerinden de yararlanılabileceğini ifade etti. Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunan kişilerde ise hekim değerlendirmesi doğrultusunda ileri tetkiklere ihtiyaç duyulabileceğini kaydetti.   Kalp hastalarının yaptığı iki büyük hata Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde yapılan hatalara da değinen Ekmekçi, tansiyon veya kolesterol değerleri normale döndüğünde ilaçların doktor önerisi olmadan bırakılmasının ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Bir diğer önemli hatanın ise göğüs baskısı, nefes darlığı ve kola yayılan ağrı gibi belirtilerin geçmesini beklemek olduğunu belirten Ekmekçi, kalp krizinde erken müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. Ekmekçi, kalp krizi şüphesi durumunda zaman kaybedilmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini ifade etti.   Kalp sağlığını korumak genç yaşta başlıyor Kalp ve damar hastalıklarından korunmada sağlıklı yaşam alışkanlıklarının belirleyici olduğunu kaydeden Ekmekçi, Akdeniz tipi beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve sigaradan uzak durmanın önemine dikkat çekti. Tansiyon, kan şekeri, LDL kolesterol ve bel çevresi gibi sağlık göstergelerinin bilinmesi gerektiğini belirten Ekmekçi, damar tıkanıklığının çoğu zaman yıllar içerisinde geliştiğini ifade etti. Ekmekçi, modern kardiyolojide temel hedefin yalnızca tıkanan damarları tedavi etmek değil, risk faktörlerini erken dönemde kontrol altına alarak damar tıkanıklığını önlemek olduğunu vurguladı.

6 gün önce 47
SPOR

29 Ekim Cumhuriyet Kupası Sahiplerini Buldu

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen basketbol turnuvasında dereceye giren takımlara kupaları verildi. 42 takım ve 200 sporcunun yer aldığı turnuvanın ödül törenine katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, “Malatya’da, gençlerimizi sporla buluşturan organizasyonları önemsiyoruz. Gençlerimizi sporla buluşturarak geleceğe hazırlıyoruz” dedi. Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından Malatya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün destekleriyle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Basketbol Turnuvası düzenlendi. 19 Ekim’de başlayan U12 kız-erkek, U14 kız-erkek ve Büyükler Bölgesel kategorilerinde düzenlenen turnuvaya 42 takım, 200 sporcu katıldı. Muhammed Ali Clay Spor Salonu’nda düzenlenen ve 7 gün süren turnuvanın sona ermesinin ardından ödül töreni düzenlendi. Sporcuların tezahüratları ve yoğun ilgisiyle spor salonuna gelerek Malatya ile Elazığ arasındaki final müsabakasını izleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, ödül töreni öncesi yaptığı konuşmada, gençlerin sporla ve kitapla iç içe büyümesini önemsediklerini belirterek, “Malatya sporun şehri olacak, kütüphanelerin şehri olacak. Gençlerimizin güvenli sosyal alanlara ulaşabilmesi için yatırımlarımızı sürdürüyoruz” dedi. Gençlerin dijital ve madde bağımlılığı gibi tehlikelerden korunmasında sporun, kütüphanelerin ve sosyal yaşam alanlarının önemine dikkat çeken Başkan Er, çocukların ve gençlerin sağlıklı ortamlarda vakit geçirebilmeleri için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Kitap fuarındaki ziyaretlerinin ardından genç sporcularla ve aileleriyle bir araya gelen Başkan Er, tribünlerde gördüğü mutluluk ve heyecanın kendisini de mutlu ettiğini belirtti. Organizasyonda emeği geçen Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne, belediyenin ilgili birimlerine ve katkı sunan herkese teşekkür eden Başkan Sami Er, 42 takım ve 200 sporcunun katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonun önemine değindi. “GENÇLERİMİZ YÜRÜYEREK SPOR TESİSİNE VE KÜTÜPHANEYE ULAŞABİLECEK” Malatya’da gençlere yönelik yatırımların sürdüğünü kaydeden Başkan Er, kent genelinde 43 gençlik ve spor tesisinin yükseldiğini, bu tesislerin bir bölümünün tamamlandığını, diğerlerinde ise çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Yıl sonuna kadar tesislerin yüzde 80’inin teslim edilmesinin hedeflendiğini belirten Başkan Er, gençlerin günlük yaşamlarında spor, eğitim ve sosyal faaliyetlere daha kolay erişebilmesini amaçladıklarını söyledi. Gençlik merkezlerinin alt katlarını sosyal tesis olarak planladıklarını, çevre düzenlemeleriyle de ailelerin çocuklarını beklerken vakit geçirebilecekleri rekreasyon alanları oluşturduklarını ifade eden Başkan Er, tesislerin üst katlarında kütüphanelere yer verdiklerini kaydetti. Malatya’da mevcut 7/24 hizmet veren kütüphanelerin yanı sıra 13 yeni kütüphanenin yapımının sürdüğünü belirten Başkan Er, kadınların el emeği ve göz nuru çalışmalarını değerlendirebilecekleri alanlar oluşturmak için de çalıştıklarını dile getirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, konuşmasının ardından dereceye giren takımlara kupa ve madalyalarını takdim etti. Başkan Er ayrıca, Elazığ Fırıncılar, Unlu İmalatçılar ve Gıda Satıcıları Esnaf Odası Başkanı İlhan Yıldız ve Basketbol İl Temsilcisi Mehmet Yaylacı’ya turnuvaya sağladıkları katkıdan dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Basketbol İl Temsilcisi Mehmet Yaylacı da Başkan Er’e basketbol sporuna katkılarından dolayı plaket verdi. Turnuvada dereceye giren il ve takımlar şöyle: Büyükler Bölgesel Kategorisi 1-Malatya, 2-Elazığ, 3-Tunceli U14 Kategorisinde ise; U14 Kızlar 1-Beytepe, 2-Kanguru U14 Erkekler 1-Sportif A, 2-Kanguru A, 3-Sportif B U12 Kızlar 1-Sportif A, 2-Kanguru, 3-Sportif B U12 Erkekler 1-Sportif A, 2-Beytepe A, 3-Büyükşehir A

26.10.2026 74
ÇEVRE

Yeşilyurt’ta Çocuklara Sıfır Atık ve Çevre Bilinci Aşılanıyor!

Yeşilyurt Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, çocuklara küçük yaşlarda çevre bilinci kazandırmak ve sürdürülebilir bir gelecek için farkındalık oluşturmak amacıyla okullarda başlattığı “Sıfır Atık Ve İklim Değişikliği” eğitimlerini sürdürüyor. Çevre mühendisleri tarafından verilen eğitimlerde öğrencilere sıfır atık uygulamalarının önemi, atıkların doğru ayrıştırılması, geri dönüşümün doğal kaynakların korunmasına katkısı ve iklim değişikliğiyle mücadele konularında bilgiler aktarılıyor. Sıfır atık kültürünün yaygınlaştırılması ve iklim değişikliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla yürütülen eğitim programlarıyla daha temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir Yeşilyurt hedefleniyor.  “YEŞİL BİR GELECEK, BİLİNÇLİ NESİLLERLE MÜMKÜN” İbni Haldun Anadolu Lisesi’nde düzenlenen eğitim çalışmasını takip eden Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, doğaya duyarlı ve çevresine karşı sorumluluk sahibi nesiller yetiştirmenin önemine dikkat çekti. Başkan Geçit, öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada; “ Doğaya duyarlı, çevresine karşı sorumluluk sahibi nesiller yetiştirmek amacıyla eğitim çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Unutmamalıyız ki sağlıklı bir çevre olmadan yapılan yatırımların anlamı ve kalıcılığı olmaz. Gelişmiş toplumda sürdürülebilir çevre ve sıfır atık bilinci çok önemlidir. Bu anlayışı hayatımızın merkezine alamazsak gelişim düzeyi yüksek bir toplum olamayız. Şehirciliğin vazgeçilmez öğesi olan çevre bilincini geliştirmek için bu tür eğitim programlarını önemsiyoruz. Çevremize sahip çıkmalı, doğal kaynaklarımızı korumalı ve sıfır atık bilincini hayatımızın bir parçası hâline getirmeliyiz. Daha temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir gelecek için çocuklarımıza çevre bilincini küçük yaşlarda kazandırmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

26.10.2026 83
ASAYİŞ

Malatya’da Motosiklet İle Otomobil Çarpıştı: 1 Ölü

Malatya’nın Hekimhan ilçesinde motosiklet ile otomobilin çarpıştığı trafik kazasında motosiklet sürücüsü Seydi Karaman hayatını kaybetti. Kazanın ardından otomobil sürücüsü gözaltına alındı. Kaza, saat 22.00 sıralarında Hekimhan ilçesine bağlı Karadere Mahallesi girişinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Seydi Karaman’ın kullandığı motosiklet ile B.Ö. idaresindeki otomobil çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle motosikletten savrulan Karaman ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve güvenlik ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Seydi Karaman, ekiplerin tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.   Kazanın ardından otomobil sürücüsü B.Ö. gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

26.10.2026 92
SAĞLIK

Kanser Taramalarında Rekor: Bir Günde 8 Bin 235 Mamografi Çekildi

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye genelindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinde (KETEM) 20 Ekim’de 8 bin 235 mamografi çekilerek günlük tarama sayısında tüm zamanların rekorunun kırıldığını açıkladı. Bakan Memişoğlu, 40-69 yaş aralığındaki kadınları ücretsiz meme kanseri taramasından yararlanmaya davet etti. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, meme kanseriyle mücadelede erken teşhis ve düzenli taramanın önemine dikkat çekerek, Türkiye genelinde yürütülen kanser tarama çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Bakan Memişoğlu, 20 Ekim’de ülke genelindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinde bir günde 8 bin 235 mamografi çekildiğini belirterek, günlük tarama sayısında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşıldığını bildirdi.   499 Merkezde Ücretsiz Tarama Hizmetli   Türkiye genelinde 499 kanser tarama merkezinde kadınlara ücretsiz meme kanseri taraması hizmeti sunulduğunu belirten Memişoğlu, özellikle 40-69 yaş aralığındaki kadınların düzenli taramalarını yaptırmasının önem taşıdığını ifade etti. Meme kanserinin erken evrede tespit edilmesinin tedavi sürecindeki önemine dikkat çeken Memişoğlu, “Meme kanseriyle mücadelede en büyük gücümüz, erken teşhis ve düzenli tarama bilincidir” ifadelerini kullandı.   Kadınlara Ücretsiz Mamografi Çağrısı   Bakan Memişoğlu, 40-69 yaş aralığındaki kadınları ücretsiz tarama hizmetlerinden yararlanmaya davet ederek, başvuruların en yakın Sağlıklı Hayat Merkezi, KETEM veya Mobil KETEM araçlarına yapılabileceğini belirtti. Kadınların herhangi bir şikâyetleri bulunmasa dahi düzenli taramalarını ihmal etmemeleri gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, erken teşhis sayesinde meme kanserine karşı mücadelede önemli kazanımlar elde edilebileceği vurgulandı. Memişoğlu, paylaşımını “Sağlığınız bizim için kıymetli” mesajıyla tamamladı.

25.10.2026 135
KÜLTÜR-TURİZM

Başkan Er: “Kitap Fuarı Malatya’nın Yeniden Ayağa Kalkışının Bir Parçası”

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 12. Malatya Kitap Fuarı’nı ziyaret ederek yazarlar ve yayınevi temsilcileriyle bir araya geldi. Deprem sonrası kentin yeniden toparlanma sürecine dikkat çeken Er, “Malatya’yı çok kısa sürede ayağa kaldırdık. İnsanların normal hayata dönmesi için fuar ve festivaller düzenliyoruz. Bu nedenle kitap fuarını oldukça önemsiyoruz” dedi.   Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 12. Malatya Kitap Fuarı, yazarları, yayınevlerini ve kitapseverleri buluşturmaya devam ediyor. Fuar alanını ziyaret eden Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, yayınevi stantlarını gezerek yazarlar ve yayıncılarla sohbet etti. Ziyaret sırasında yazarlardan kitapları hakkında bilgi alan Er, fuara katılan çocuklara ve stantlarda görev yapan üniversite öğrencilerine hediye çeki verdi.   “Malatya’yı Çok Kısa Sürede Ayağa Kaldırdık”   Fuar ziyaretinde açıklamalarda bulunan Başkan Sami Er, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın yeniden yapılanma sürecinde önemli mesafe katettiğini belirtti. Kültürel ve sosyal etkinliklerin kentin normalleşmesine katkı sağladığını ifade eden Er, “Malatya depremin yaralarını sardı ve toparlandı. Malatya’da depremin esamesi kalmadı. Geçen yıl da fuara büyük bir memnuniyet vardı. Bu sene de üzerine koyarak 12’ncisini düzenliyoruz. Malatya’yı çok kısa sürede ayağa kaldırdık. Fuarlara büyük önem veriyoruz. İnsanların normal hayata dönmesi için fuar ve festivaller düzenliyoruz. Bu nedenle kitap fuarını oldukça önemsiyoruz. Depreme rağmen fuara ara vermedik. Bundan sonra da devam edecek” diye konuştu. Malatya’nın gelecekte eskisinden daha güzel bir şehir olacağını belirten Er, fiziki yeniden yapılanma çalışmalarının yanı sıra kültür ve sanat faaliyetlerini de sürdürmeye kararlı olduklarını söyledi.   Yazar ve Yayıncılardan Organizasyona Övgü   Fuarı ziyaret eden Başkan Er, stantlarda yazarlar ve yayınevi temsilcilerinin görüşlerini dinledi. Katılımcılar, organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. Türkiye’nin birçok ilindeki kitap fuarlarına katıldığını belirten yayınevi sahibi Ercihan Güven, Malatya’daki organizasyonun başarılı olduğunu ifade ederek, “Türkiye’de her yere fuarlara gidiyorum. Benim diyen fuarcı böyle bir fuar yapamaz. Teşekkür ediyoruz, ellerinize sağlık” dedi. Çocuk kitapları yazarı Nalan Aktaş Sönmez ise deprem sonrası Malatya’da yaşanan değişimin kendisini şaşırttığını belirterek, “Malatya’yı bu kadar güzel beklemiyordum. Depremde çok üzüldüm ama çok çabuk toparlamışsınız. Malatya benim için çok ayrı bir yerde” ifadelerini kullandı. Yazar Hülya Hacıhamzaoğlu da fuarın beklentilerinin üzerinde olduğunu belirterek, “Ben fuarı bu kadar beklemiyordum. Güzel bir fuar, teşekkür ediyoruz” diye konuştu.   “Bu Tür Organizasyonlar Şehrin Rehabilitasyonu İçin Kıymetli”   Yazar Ünsal Ünlü, kitap fuarlarının yalnızca kültürel bir etkinlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, deprem sonrası şehirlerin sosyal açıdan toparlanmasında bu tür organizasyonların önemli rol oynadığını söyledi. Ünlü, “Sadece bir fuar değil, bütün şehrin rehabilitasyonu için bu tür organizasyonlar çok kıymetli. Deprem sonrası bu kadar iş içerisinde kitap fuarını düzenlemeniz ve bu kadar önem vermeniz de oldukça kıymetli” diyerek Başkan Er’e teşekkür etti. Yazar Yunus Ozan da Malatyalıların fuara gösterdiği ilgiden memnun olduğunu belirterek, “Çok başarılı bir fuar. Halkın teveccühü de çok iyi. Malatyalıları kitapla buluşturmaya devam edeceğiz” dedi. Yayınevi sorumlusu Şükrü Songül ise Malatya’daki çalışmaları takdir ettiğini belirterek kitap fuarının gelecek yıllarda daha da gelişeceğine inandığını ifade etti. “Dört Dörtlük Bir Fuar”   Geçen yıl da Malatya Kitap Fuarı’na katıldığını belirten yayınevi sahibi Fatma Ersem Yargıcı, kentteki değişimin gözle görülür olduğunu söyledi. Yargıcı, “Geçen sene de kitap fuarına katıldım. O zaman farklı bir Malatya vardı, eski halini alıyor. Çabalarınız çok görünüyor” ifadelerini kullandı. Yazar Selahattin Karakoç da organizasyondan memnun kaldığını belirterek, “Çok teşekkür ediyoruz. Oldukça memnun kaldık. Dört dörtlük” dedi. Yazar Tuğba İşlekoğlu, Büyükşehir Belediyesinin fuara verdiği önemi takdir ederken, eğitimci yazar Ömer Tutsun ise Malatya’ya ilk kez geldiğini ve karşılaştığı organizasyondan memnuniyet duyduğunu söyledi. Yazar Semra Kürün, yayınevi sahibi Elvan Yılmaz ve diğer katılımcılar da fuarın organizasyonuna ilişkin olumlu değerlendirmelerde bulundu.   Sinan Yağmur’dan Başkan Er’e Kitap Hediyesi   Fuar kapsamında düzenlenen imza etkinliğinde okurlarıyla buluşan yazar Sinan Yağmur da Malatya’ya duyduğu sevgiyi dile getirdi. Yağmur, “Malatya’nın fahri hemşehrisiyim. Malatya’yı seviyoruz. Her fuara geliyorum. Malatya’nın bizde yeri ayrı. Teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Başkan Sami Er’e fuara verdiği destekten dolayı teşekkür eden Yağmur, “Yol Hikâyeleri” adlı kitabını imzalayarak hediye etti. Ziyaret, Başkan Er’in yayınevi temsilcileri ve yazarlarla gerçekleştirdiği sohbetlerin ardından sona erdi.

25.10.2026 52
ASAYİŞ

Malatya’da İnşaattan Düşen 66 Yaşındaki Adam Hayatını Kaybetti

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde inşaattan düşerek ağır yaralanan 66 yaşındaki İsfendi Özmen, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.   Olay, 21 Ekim’de Yeşilyurt ilçesine bağlı Bostanbaşı Mahallesi Çiftlik Caddesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede yapımı devam eden bir inşaatta bulunan 66 yaşındaki İsfendi Özmen, henüz bilinmeyen bir nedenle düşerek ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Özmen, ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Mahmut Çalık Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan Özmen, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.   Hayatını kaybeden Özmen’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edilen Özmen’in cenazesinin, 22 Ekim’de Malatya Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildiği öğrenildi.    Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

25.10.2026 67
ASAYİŞ

Malatya’da Otomobil ile Motosiklet Çarpıştı: 1 Yaralı

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü yaralandı.   Kaza, Yeşilyurt ilçesine bağlı Çilesiz Mahallesi Mıhlıtut Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, cadde üzerinde seyir halinde olan otomobil ile motosiklet henüz belirlenemeyen nedenle çarpıştı. Kazada motosikletin genç sürücüsü yaralandı.   Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

25.10.2026 59
GENEL

Malatya Valiliğinden Bıçaklanan Kadının İddialarına Açıklama

Malatya’da dini nikâhlı eşi tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan 3 çocuk annesi Tuğçe Pekcan’ın daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirterek yardım çağrısında bulunmasının ardından Malatya Valiliği yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, kadının geçmişteki başvuruları, alınan tedbir kararları ve olay sonrası yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi.   Yeşilyurt ilçesi Fatih Mahallesi’nde 20 Ekim’de dini nikâhlı eşi Furkan D. tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan Tuğçe Pekcan’ın yaşadıklarına ilişkin açıklamalarının kamuoyuna yansımasının ardından Malatya Valiliğinden açıklama geldi. Dün basına yaptığı açıklamada daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirterek, “Devletime sığınıyorum” ifadelerini kullanan Pekcan’ın beyanları üzerine Valilik, olayla ilgili geçmişte yürütülen işlemlere ve alınan koruyucu tedbirlere ilişkin bilgi paylaştı.   Valilik: Daha önce de şiddet nedeniyle başvurmuş Valilik açıklamasında, Tuğçe Pekcan’ın dini nikâhlı eşi Furkan D. tarafından şiddete maruz kaldığı gerekçesiyle ilk olarak 15 Ekim 2022 tarihinde kolluk kuvvetlerine başvurduğu, 18 Şubat 2025 tarihine kadar da birkaç kez benzer gerekçelerle müracaatta bulunduğu belirtildi. Başvurular üzerine 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında tedbir kararları alındığı ifade edilen açıklamada, Pekcan’ın daha sonraki süreçlerde şiddet uygulanmadığını ve herhangi bir sorun bulunmadığını beyan ederek şikâyetlerinden vazgeçtiği kaydedildi.   ŞÖNİM tarafından destek sağlandığı belirtildi   Açıklamada, söz konusu süreçlerde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) tarafından kadına yönelik mesleki çalışmalar yürütüldüğü, rehberlik, danışmanlık ve psikososyal destek hizmetlerinin sağlandığı bildirildi. 20 Ekim’de yaşanan bıçaklama olayının ardından gözaltına alınan Furkan D.’nin çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandığı hatırlatılan açıklamada, Tuğçe Pekcan’ın ise hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildiği ve genel sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.   Aileye yönelik rehabilitasyon çalışması yapılacak   Valilik, olayın ardından ŞÖNİM tarafından aile bireylerine yönelik rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin sürdürüldüğünü, Pekcan ve çocukları ile diğer aile bireylerine yönelik rehabilitasyon çalışmalarının planlanması amacıyla hane ziyareti için randevu oluşturulduğunu açıkladı. Açıklamanın sonunda, Malatya’da huzur ve güven ortamının korunması, şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının desteklenmesi ve çocukların güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

25.10.2026 59
GENEL

Malatya Barosu’nda Gökhan Ulu Dönemi

Malatya Barosu’nun 2026 yılı Olağan Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirilen başkanlık seçiminde Avukat Gökhan Ulu, baro başkanlığına seçildi. Ulu, seçim sonrası yaptığı açıklamada, “Bundan sonra Malatya Barosu’nu hep birlikte yöneteceğiz” dedi.   Malatya Barosu’nun 2026 yılı Olağan Genel Kurulu, başkanlık seçimlerinin tamamlanmasıyla sona erdi. Mövenpick Otel’de gerçekleştirilen genel kurulun ardından bugün yapılan seçimlerde avukatlar sandık başına giderek yeni dönem baro başkanını belirledi. Toplam 8 sandıkta kullanılan oyların sayımı sonucunda mevcut başkan Avukat Gökhan Ulu kesin olmayan sonuçlara göre 403 oy alarak yeniden başkanlığa seçildi. Başkanlık için yarışan diğer adaylardan Avukat Murat Görgeç 278, Avukat Çiğdem Ağdağ Baydoğan ise 147 oy aldı.   “Malatya Barosu’nu Hep Birlikte Yöneteceğiz”   Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından meslektaşlarına hitap eden Malatya Barosu Başkanı Avukat Gökhan Ulu, kendisine destek veren avukatlara ve ailesine teşekkür etti. Yaklaşık 12 yıl önce başladıkları hizmet yolculuğuna değinen Ulu, “Eşime, oğluma ve çocuklarıma çok teşekkür ederim. Sonra siz değerli meslektaşlarıma desteklerinizden ve teveccühlerinizden dolayı çok teşekkür ederim.” dedi. Baro başkanlığını bir hizmet yarışı olarak gördüklerini belirten Ulu, “Bu yol hizmet yarışının yolu. Biz bu hizmet yarışına bir kere daha talip olduk ve sizlerin teveccühüyle seçildik. Bundan sonra Malatya Barosu’nu hep birlikte yöneteceğiz. Hepinizin eline ayağına sağlık. Hepinize sonsuz teşekkür ederim. Allah razı olsun. Hepinizi ayrı ayrı kutluyorum. Hayırlı olsun inşallah” ifadelerini kullandı.   Seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte Gökhan Ulu, Malatya Barosu’nda yeni dönem için yeniden başkanlık görevini üstlendi.

25.10.2026 66
ASAYİŞ

Malatya’da Dehşet Anları Güvenlik Kamerasında

Malatya’da geçtiğimiz günlerde dini nikâhla birlikte yaşadığı F. D. tarafından baba evinde bıçaklanarak ağır yaralanan 3 çocuk annesi Tuğçe Pekcan, hastane odasından yardım çağrısında bulundu. Daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirten Pekcan, “Devletime sığınıyorum” dedi. Olay, geçtiğimiz salı günü sabah saatlerinde Yeşilyurt ilçesi Fatih Mahallesi’nde meydana gelmişti. Edinilen bilgilere göre, dini nikâhla birlikte yaşadığı F. D. ile tartışan Tuğçe Pekcan, 3 çocuğuyla birlikte baba evine dönmüştü. Sabah saatlerinde eve gizlice giren F. D., yatakta bulunan Tuğçe Pekcan’a bıçakla saldırmıştı. Bu sırada kızını korumak için araya giren annesi de bıçak darbeleriyle yaralanmıştı. İhbar üzerine adrese sevk edilen sağlık ekiplerince ilk müdahaleleri yapılan Tuğçe Pekcan ve annesi, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alınmıştı. Saldırının ardından çevredeki vatandaşlar tarafından darbedilen F. D. ise Battalgazi Devlet Hastanesi’ndeki tedavisinin ardından polis ekiplerince gözaltına alınmıştı.   Çocukların Yaşadığı Korku Kameraya Yansıdı Olay anına ilişkin ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, F.D.’nin belinde bıçakla eve sabah 07.30'da herkesin uykuda olduğu esnada gizlice girdiği görülürken yaşanan dehşet sırasında çocukların avluya kaçarak korkuyla saklandıkları anlar saniye saniye yansıdı. Görüntülerde şüphelinin saldırının ardından evden uzaklaştığı anlar yer aldı.    “Defalarca Şikâyetçi Oldum, Devletime Sığınıyorum”   Saldırıda ağır yaralanan ve hastanedeki tedavisi devam eden Tuğçe Pekcan, yaşadığı olayın ardından yetkililere seslendi. Daha önce F. D. hakkında defalarca şikâyetçi olduğunu belirten Pekcan, “Daha önce defalarca kez şikâyetçi oldum. Devletime sığınıyorum” ifadelerini kullandı. “Ablam Daha Önce de Bıçaklı Saldırıdan Kurtulmuş”   Tuğçe Pekcan’ın kardeşi Nihal Pekcan ise ablasının daha önce de şiddete maruz kaldığını ileri sürerek yaşananlara tepki gösterdi. Olaydan 3-4 gün önce F. D.’nin ablasına bıçakla saldırmaya çalıştığını iddia eden Nihal Pekcan, “Olaydan 3-4 gün önce F.D., evlerinde ablama bıçakla saldırmış ama araya girenlerin sayesinde saldırı engellenmiş ve ablam evden kaçmak zorunda kalmış. Bu şahıs hakkında defalarca kez şikâyette bulunulmasına rağmen neden gerekli önlemler alınmadı?” dedi.   “Bir Kadın Defalarca Yardım İstemesine Rağmen Neden Korunamadı?” Ablasının yaşadığı saldırının ardından yetkililere çağrıda bulunan Nihal Pekcan, geçmişte yapılan şikâyetlerin ve alınan tedbirlerin araştırılmasını istedi. Pekcan, “Bugün ablam kendi sesini duyuracak durumda değil. Ben onun sesi olmak için konuşuyorum. Bir kadın defalarca yardım istemesine rağmen neden korunamadı? Biz adalet istiyoruz. Yaşananların araştırılmasını ve varsa ihmallerin ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Lütfen sesimizi duyun. Başka kadınların canı alınmasın, kimsenin canı yanmasın. Adalet istiyoruz” ifadelerini kullandı.   Şüpheli Tutuklanmıştı   Olayın ardından polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alınan F. D., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanmıştı. Saldırıda ağır yaralanan Tuğçe Pekcan’ın Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki tedavisi devam ederken, kızını korumaya çalışırken yaralanan annesi ise tedavisinin ardından taburcu edilmişti.

24.10.2026 95
EĞİTİM

KPSS’ye 2 Milyon 985 Bin Aday Katılacak

ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, pazar günü gerçekleştirilecek KPSS Ortaöğretim sınavına 2 milyon 985 bin adayın katılacağını belirterek, vatandaşlara trafik yoğunluğu ve gürültü konusunda duyarlılık çağrısında bulundu.   Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Bayram Ali Ersoy, pazar günü yapılacak Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Ortaöğretim öncesinde adaylara ve vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Türkiye genelinde 2 milyon 985 bin adayın katılacağı sınav öncesinde açıklama yapan Ersoy, sınavın sağlıklı ve huzurlu bir ortamda gerçekleştirilebilmesi için toplumsal duyarlılığın önemine dikkat çekti.   Trafik ve Gürültü Uyarısı   Sınav günü özellikle sınav merkezlerinin çevresinde trafik yoğunluğunun önlenmesi ve gürültüye neden olabilecek faaliyetlere ara verilmesi gerektiğini belirten Ersoy, “Toplumsal olarak büyük hassasiyet göstermemiz gereken bir gün bizi bekliyor. Trafik oluşmasının önüne geçelim, gürültüye sebep olacak çalışmalara sınav sonuna kadar ara verelim.” ifadelerini kullandı.   Adaylara Kimlik ve Sınav Belgesi Hatırlatması   Sınava katılacak adayların herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için sınav merkezlerine erken gitmeleri gerektiğini vurgulayan Ersoy, “Kıymetli adaylar, sınav yerlerimize erken gitmeye gayret edelim ve sınav giriş belgelerimiz ile geçerli kimlik kartlarımızı unutmayalım.” dedi.   Nüfus Müdürlükleri Açık Olacak   Kimlik kartını kaybeden adayların mağduriyet yaşamaması amacıyla sınav günü nüfus müdürlüklerinin açık tutulacağını bildiren Ersoy, adayların sınav öncesinde gerekli kontrolleri yapmalarını istedi. Ersoy, sınava katılacak tüm adaylara başarılar diledi.

24.10.2026 68
ASAYİŞ

Darende’de Motosiklet ile Otomobil Çarpıştı: 1 Ağır Yaralı

Malatya’nın Darende ilçesinde motosiklet ile otomobilin kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü ağır yaralandı. Kaza, Darende ilçesi D-300 kara yolu Somuncubaba Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.Y. idaresindeki 44 AFB 180 plakalı motosiklet, kavşakta 23 ABA 580 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle motosikletten savrularak yola düşen sürücü M.Y. ağır yaralandı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.   Sağlık ekiplerince olay yerinde ilk müdahalesi yapılan yaralı sürücü, ambulansla Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

24.10.2026 60
ASAYİŞ

Otomobilin Çarptığı Yaya Hayatını Kaybetti

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışırken otomobilin çarptığı 70 yaşındaki Abuzer Akbulut, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.   Kaza, saat 13.10 sıralarında Yeşilyurt ilçesi Tecde Mahallesi İsmetpaşa Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.C. yönetimindeki 34 SPT 46 plakalı otomobil, seyir halindeyken yolun karşısına geçmeye çalışan Abuzer Akbulut’a (70) çarptı.   Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan Akbulut, sağlık ekipleri tarafından kaldırıldığı Malatya Eğitim ve Araştırma hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.   Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

24.10.2026 55
ASAYİŞ

PHP'deki Kritik Güvenlik Açıkları Kişisel Verileri Tehdit Ediyor!

İnternet sitelerinin ve web uygulamalarının altyapısında yaygın olarak kullanılan PHP yazılımında tespit edilen kritik güvenlik açıkları, kişisel verilerin güvenliği ve dijital hizmetlerin sürekliliği açısından endişeye neden oldu.  PHP tabanlı uygulamaların bankacılıktan e-ticarete, sağlık hizmetlerinden üniversitelere ve kamu kurumlarına kadar pek çok alanda kullanıldığını belirten Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Bir sunucunun ele geçirilmesi, saldırganın elde ettiği yetkilere bağlı olarak kişisel verilere erişmesine, web sitesinin içeriğini değiştirmesine veya hizmetleri kesintiye uğratmasına yol açabilir.” dedi. Bireysel kullanıcıların da dijital güvenlik konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Burhan Pektaş, özellikle hesap hareketlerinin düzenli kontrol edilmesini ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın kullanılmasını önerdi. İnternet altyapısında yaygın olarak kullanılan PHP yazılımında 21 Ekim 2026'da duyurulan ve PHP2Shell olarak anılan kritik güvenlik açıkları, kurumların siber güvenlik önlemlerini yeniden gündeme getirdi. Belirli koşullarda saldırganların kimlik doğrulaması yapmadan sunucularda uzaktan kod çalıştırmasına olanak tanıyabilen açıklar, özellikle kişisel verilerin işlendiği sistemler açısından risk oluşturuyor. Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, PHP yazılımında tespit edilen güvenlik açıklarının olası etkilerini ve kurumlarla bireysel kullanıcıların alması gereken önlemleri değerlendirdi. “Aynı teknolojiyi kullanan çok sayıda uygulama etkilenebilir” Kritik yazılım açıklarının yalnızca tek bir internet sitesini değil, aynı altyapıyı kullanan çok sayıda uygulamayı etkileyebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Bu tür açıkların en önemli özelliği, yalnızca tek bir internet sitesini değil, aynı teknolojiyi kullanan çok sayıda uygulamayı potansiyel olarak etkileyebilmesidir. Bununla birlikte, PHP kullanan bütün sitelerin savunmasız veya ele geçirilmiş olduğunu söylemek doğru değildir. Risk; kullanılan yazılım sürümüne, sunucu yapılandırmasına ve güvenlik güncellemelerinin uygulanıp uygulanmadığına bağlıdır.” dedi. “Hasta bilgileri ve öğrenci kayıtları gibi hassas veriler risk altında olabilir” PHP tabanlı uygulamaların bankacılıktan e-ticarete, sağlık hizmetlerinden üniversitelere ve kamu kurumlarına kadar pek çok alanda kullanıldığını belirten Prof. Dr. Pektaş, kurumların yalnızca kendi yazılımlarını değil, dışarıdan hizmet aldıkları sistemleri de kontrol etmeleri gerektiğini söyledi. Olası bir saldırının sonuçlarına değinen Prof. Dr. Pektaş, “Bir sunucunun ele geçirilmesi, saldırganın elde ettiği yetkilere bağlı olarak kişisel verilere erişmesine, web sitesinin içeriğini değiştirmesine veya hizmetleri kesintiye uğratmasına yol açabilir. Özellikle hasta bilgileri, öğrenci kayıtları, müşteri hesapları ve sipariş bilgileri gibi hassas verileri işleyen sistemlerde güvenlik önlemleri büyük önem taşıyor.” diye konuştu. Güvenlik açığı tespit edilmesinin mutlaka veri hırsızlığı yaşandığı anlamına gelmediğini de vurgulayan Prof. Dr. Pektaş, “Bir güvenlik açığının bulunması, ilgili kurumun saldırıya uğradığı ya da bütün kullanıcı verilerinin çalındığı anlamına gelmiyor. Böyle bir sonuca ulaşmak için sistem kayıtlarının incelenmesi ve olası saldırıların teknik olarak doğrulanması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. “Saldırganın kullanıcı hesabını ele geçirmesi gerekmeyebilir” Kullanıcı adı ve şifreye ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilebilen saldırıların özellikle tehlikeli olduğuna işaret eden Prof. Dr. Pektaş, bu tür açıkların kimlik doğrulama mekanizmalarını aşarak sistemlere müdahale edilmesine imkân verebildiğini anlattı. Prof. Dr. Pektaş, “Saldırganların kullanıcı adı ve şifreye ihtiyaç duymadan bir sistemde kod çalıştırabilmesi, güvenlik açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Çünkü saldırganın önce bir kullanıcı hesabını ele geçirmesi gerekmeyebilir; savunmasız sisteme gönderilen özel hazırlanmış bir istek saldırıyı başlatabilir.” dedi. Başarılı bir saldırının farklı güvenlik sorunlarını beraberinde getirebileceğini ifade eden Pektaş, “Saldırı başarılı olduğunda, sistemin yapılandırmasına bağlı olarak veri tabanlarına erişim, dosyaların değiştirilmesi, yetkisiz erişimin sürdürülmesi veya başka sistemlere geçiş yapılması gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu durum, yalnızca kurumları değil, o kurumların sunduğu hizmetleri kullanan vatandaşları da dolaylı olarak etkileyebilir. Kredi kartı bilgilerinin, şifrelerin veya kişisel verilerin çalınıp çalınmayacağı ise uygulamanın nasıl tasarlandığına, verilerin nerede saklandığına ve saldırganın hangi erişim yetkilerini elde ettiğine bağlıdır.” değerlendirmesinde bulundu. “Güncelleme yapılması, sistemin daha önce saldırıya uğramadığı anlamına gelmez” Güvenlik açıklarının kapatılması için yayımlanan yazılım güncellemelerinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Pektaş, özellikle internete açık uygulamaların ve üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarının altyapılarının kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Küçük işletmeler, hastaneler ve üniversiteler açısından düzenli güncellemelerin önemine değinen Prof. Dr. Pektaş, “Düzenli yazılım güncellemeleri, erişim yetkilerinin sınırlandırılması, güvenli yedekleme ve sunucu kayıtlarının izlenmesi temel önlemler arasında yer alıyor. Güncellemenin hemen yapılamadığı durumlarda savunmasız sistemlerin internete açık kalmasını önleyecek geçici tedbirler alınmalı.” dedi. Yalnızca yazılım güncellemesi yapmanın yeterli olmayabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Pektaş, “Güncelleme yapılması, sistemin daha önce saldırıya uğramadığı anlamına gelmez. Bu nedenle şüpheli bir durum tespit edilirse teknik inceleme yapılmalı, gerekli erişim bilgileri yenilenmeli ve olayın kapsamı belirlenmelidir.” uyarısında bulundu. “İnternet kullanıcıları paniğe kapılmamalı, hesap güvenliğini artırmalı” Bireysel kullanıcıların da dijital güvenlik konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Burhan Pektaş, özellikle hesap hareketlerinin düzenli kontrol edilmesini ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın kullanılmasını önerdi. Prof. Dr. Pektaş, “İnternet kullanıcılarının bu tür haberler karşısında paniğe kapılmasına gerek yok. Bununla birlikte, kullandıkları kurumların güvenlik duyurularını takip etmeleri, hesap hareketlerini kontrol etmeleri, farklı platformlarda farklı şifreler kullanmaları ve mümkün olan yerlerde çok faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirmeleri yararlı olacaktır.” ifadelerini kullandı. Dijital güvenliğin ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Pektaş, “Güvenlik güncellemelerinin zamanında uygulanması, olası saldırıların araştırılması ve kişisel verilerin korunması, dijital hizmetlerin güvenilir biçimde sürdürülebilmesinin temel koşulları arasında yer alıyor.” diyerek sözlerini tamamladı.

23.10.2026 137
POLİTİKA

AK Partili Güler: “Malatya 3 Yılda Yeniden Ayağa Kalktı”

AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Malatya’da yaptığı açıklamada, deprem sonrası kentte yürütülen yeniden inşa çalışmalarına dikkat çekti.   AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak’ın da katılımıyla Malatya Büyükşehir Belediyesi Nikâh Sarayı’nda düzenlenen Türkiye Yüzyılı Buluşmaları basın toplantısında konuştu. AK Parti’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlattığı saha çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Güler, program kapsamında Malatya’nın merkez ilçeleri Battalgazi ve Yeşilyurt başta olmak üzere 13 ilçede vatandaşlarla bir araya geleceklerini söyledi.   “Vatandaşlarımızı dinleyecek, taleplerini not alacağız”   Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’nın vatandaşlarla doğrudan iletişim kurulması açısından önemli olduğunu ifade eden Güler, esnaf, sivil toplum kuruluşları, şehit aileleri ve gazilerle görüşmeler gerçekleştireceklerini belirtti. Güler, “Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak, milletvekillerimiz ve MKYK üyelerimizle birlikte bugün Malatya’nın ilçelerinde sahada olacağız. Vatandaşlarımızın şikâyetlerini, önerilerini ve taleplerini dinleyerek not alacağız. Elde ettiğimiz bilgileri Genel Merkez Teşkilat Başkanlığımızla paylaşacağız” dedi.   “Malatya’da 104 bin konut teslim edildi”   6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Malatya’da gerçekleştirilen yatırımlara değinen Güler, kentin yeniden yapılanma sürecinde önemli mesafe katettiğini söyledi. Depremin üzerinden üç yıl geçmeden Malatya’da büyük bir dönüşüm yaşandığını savunan Güler, “Büyük bir felaket yaşadık. Ancak bugün yeniden ayağa kalkmış, artık koşmaya başlayan bir Malatya görüyoruz. Bunlar kolay olmadı” ifadelerini kullandı. Malatya’da 104 bin konutun teslim edildiğini, yerinde dönüşüm çalışmalarıyla birlikte toplam konut sayısının 125 bine ulaştığını belirten Güler, yapılan yatırımların büyüklüğüne dikkat çekti.   “TOKİ’nin 20 yılda yaptığı konutun katbekatı Malatya’da yapıldı” Toplu Konut İdaresi Başkanlığının geçmiş dönemlerdeki üretim kapasitesiyle deprem sonrası gerçekleştirilen yatırımları karşılaştıran Güler, şu değerlendirmede bulundu: “2003 yılına gelindiğinde TOKİ’nin 20 yılda ürettiği konut sayısı 41 bin 500’dü. Bugün sadece Malatya’da 125 bin konuttan söz ediyoruz. Geçmişteki üretim kapasitesiyle bu konutları tamamlamak yaklaşık 50 yıl sürerdi. Üstelik bunun Adıyaman’ı, Hatay’ı, Kahramanmaraş’ı, Gaziantep’i ve diğer deprem bölgeleri de var.” Güler, deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarının devletin yatırım kapasitesini ortaya koyduğunu ifade etti.   “2027 yılı bütçesi yaklaşık 550 milyar dolar”   Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güler, bütçenin yaklaşık 27 trilyon liralık büyüklüğe sahip olduğunu ve dolar karşılığının yaklaşık 550 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu söyledi. 2002 yılında Türkiye’nin yıllık gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık 235 milyar dolar olduğunu hatırlatan Güler, bugün yalnızca merkezi yönetim bütçesinin bu rakamın üzerine çıktığını belirtti. Güler, eğitim ve sağlık alanlarına yaklaşık 4’er trilyon lira, tarıma 2,5 trilyon lira ve sosyal yardımlara 1,3 trilyon lira kaynak ayrıldığını ifade ederek, kamu yatırımlarının sürdürüleceğini kaydetti.   Muhalefet belediyelerinin bütçe yönetimini eleştirdi   Konuşmasında muhalefetin yönetimindeki belediyelere de değinen Güler, özellikle Mersin, Adana ve Antalya’daki belediyecilik uygulamalarını eleştirdi. Yerel yönetimlerin kendilerine tahsis edilen bütçeleri etkin kullanması gerektiğini savunan Güler, belediyelerin seçim döneminde açıkladıkları projelerin gerçekleşme düzeyinin sorgulanması gerektiğini söyledi. Güler, “Vatandaşlarımız belediyeleri ve bütçeleri yöneticilere emanet ediyor. Bu kaynakların nasıl kullanıldığının, hangi hizmetlerin gerçekleştirildiğinin hesabı verilmelidir” ifadelerini kullandı. AK Parti’nin hizmet odaklı siyaset anlayışını sürdürdüğünü belirten Güler, kamu kaynaklarının verimli kullanılmasının öncelikleri arasında bulunduğunu dile getirdi. “Sermaye piyasalarındaki usulsüzlüklere izin vermeyeceğiz”   Sermaye piyasalarında son dönemde gündeme gelen usulsüzlük iddialarına ilişkin de konuşan Güler, TBMM’de bu alana yönelik yeni bir yasal düzenleme kabul edildiğini açıkladı. Düzenlemenin yatırımcıların korunması ve piyasalardaki güven ortamının güçlendirilmesini amaçladığını belirten Güler, şunları söyledi: “Son dönemlerde özellikle fonlarda yaşanan bazı usulsüzlüklerin üzerine gidiyoruz. Mağdur olabilecek yatırımcılarımızın yaşadığı olumsuzlukları gidermeye yönelik önemli bir kanun çıkardık. Sermaye piyasalarımızın daha güçlü ve güvenilir olması için piyasa bozucu eylemlere fırsat vermeyeceğiz.”   “86 milyon vatandaşımıza hizmet etmeye devam edeceğiz”   Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kamu yöneticilerine vatandaşların tamamına eşit şekilde hizmet edilmesi yönünde talimat verdiğini belirten Güler, AK Parti’nin saha çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Güler, “Elimizdeki bütün imkânlarla 86 milyon vatandaşımızın tamamına en yüksek seviyede hizmet etmeye devam edeceğiz. Gece gündüz çalışacağız. Vatandaşlarımızın beklentilerini karşılamak için gayret göstereceğiz” dedi. Konuşmasında 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları da anan Güler, Malatya’nın yeniden yapılanma sürecine destek vermeye devam edeceklerini belirtti. Program öncesi AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci'de birer konuşma yaptı. Toplantıya çevre illerden milletvekillerinin yanı sıra ilçe belediye başkanları ve parti yönetimi de katıldı. 

23.10.2026 92
EKONOMİ

Malatya Kayısısında Yeni Dönem: Dona Dayanıklı Çeşitler Geliyor

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, Malatya kayısısının geleceği için bilimsel araştırmaların hızlandırılması gerektiğini belirterek, geç çiçeklenen ve zirai dona dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi, bodur anaç üretimi ve modern bahçeciliğe geçiş çağrısında bulundu. Türkiye Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, iklim değişikliği, zirai don ve uluslararası rekabetin Malatya kayısıcılığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen bilimsel çalışmaların desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, üreticiler, ihracatçılar, meslek odaları ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.   Zirai Don Kayısı Üretimini Ağır Etkiledi   Malatya’da Nisan 2025’te yaşanan zirai don, kayısı üretiminde büyük kayıplara neden oldu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında 690 bin 730 ton olan yaş kayısı üretimi, 2025 yılında 2 bin 558 tona geriledi. Malatya Valiliği verilerine göre, 11-12 Nisan 2025 tarihlerinde yaşanan zirai dondan etkilenen 39 bin 392 çiftçiye, 808 bin 946 dekar alan için yaklaşık 4 milyar 346 milyon lira ödeme gerçekleştirildi. 2026 yılı için ise Malatya Valiliği Hasat Komisyonu tarafından 341 bin 55 ton yaş kayısı rekoltesi tahmin edildi.   Dona Dayanıklı Kayısı İçin Bilimsel Çalışma Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelerin üretimin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Kılıç, özellikle geç çiçeklenen, ilkbahar donlarına ve hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Enstitüde TÜBİTAK 1004 programı kapsamında yürütülen ve 2027 yılında tamamlanması planlanan projeyle, geç çiçeklenen, dona ve Şarka hastalığına dayanıklı kayısı çeşitlerinin belirlenmesi hedefleniyor. Kılıç, bilimsel araştırmaların yalnızca laboratuvar ortamında kalmaması, elde edilen sonuçların üreticiye ve yeni kurulacak bahçelere aktarılması gerektiğini vurguladı.   “Kayısıda Bodur Anaç Üretimine Geçmeliyiz”   Geleneksel kayısı bahçelerinde ağaçların geniş alan kapladığını belirten Kılıç, bodur ve yarı bodur anaçlarla daha modern üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yeni yetiştiricilik sistemleriyle uygun koşullarda dekara 40 ağaca kadar dikim yapılmasının hedeflendiğini aktaran Kılıç, bu sistemlerin bakım, budama, ilaçlama ve hasat işlemlerini kolaylaştırabileceğini söyledi. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde 2022 yılında başlatılan bodur ve yarı bodur klonal anaç geliştirme çalışmalarının yanı sıra 2025-2029 dönemini kapsayan yeni araştırmaların da devam ettiği belirtildi.   Doku Kültürü Laboratuvarının Kapasitesi Artırılmalı Modern kayısı yetiştiriciliğinde sağlıklı fidan üretiminin önemine dikkat çeken Kılıç, Kayısı Araştırma Enstitüsü bünyesindeki doku kültürü laboratuvarının kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. Kılıç, geliştirilen yeni anaçların kontrollü koşullarda çoğaltılmasının, hastalıklardan ari fidan üretiminin yaygınlaştırılmasının ve üreticilerin güvenilir dikim materyaline ulaşmasının önem taşıdığını ifade etti.   Araştırma: Rakım ve Çeşit Seçimi Don Zararını Etkiliyor Akçadağ ilçesinde 6 bin 140 kayısı bahçesinin değerlendirildiği bilimsel araştırmada, rakımın ve kayısı çeşidinin zirai don zararında etkili olduğu ortaya konuldu. 2013-2023 yıllarına ait verilerin incelendiği çalışmada, düşük rakımlı bahçelerde don zararının daha yüksek olduğu, rakım arttıkça çiçeklenmenin gecikmesi nedeniyle zararın azalma eğilimi gösterdiği belirlendi. Araştırmada Şekerpare çeşidinin dona daha duyarlı, Çataloğlu çeşidinin ise incelenen koşullarda daha toleranslı olduğu tespit edildi.   “Dünya Pazarındaki Payımızı Yeniden Yükseltmeliyiz” Malatya kayısısının dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıç, üretim kalitesinin artırılması, yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve ihracat pazarlarının genişletilmesi çağrısında bulundu. BİLSAM’ın Şubat 2026’da yayımladığı Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu’na göre, Malatya’nın dünya kuru kayısı ihracatındaki payı son 15 yılda yüzde 75-80 seviyelerinden yüzde 50-55 düzeyine geriledi. Kılıç, Malatya’nın dünya pazarındaki payını yeniden yüzde 80-90 seviyelerine taşımanın ortak hedef olması gerektiğini ifade etti.   “Şahsi Gerekçelerle Muhalefet Etmek Yerine Birlikte Çalışmalıyız”   Kayısı sektöründeki görüş ayrılıklarına da değinen Kılıç, üreticilerin, ihracatçıların ve meslek kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi. Yazıhan Ziraat Odası Başkanı’nın sektöre yönelik eleştirilerine de değinen Kılıç, kişisel görüş ayrılıklarının Malatya kayısısının geleceğine yönelik çalışmaları olumsuz etkilememesi gerektiğini belirtti. Sorunların yalnızca eleştiriyle çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, sektörün bütün paydaşlarını Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelere destek vermeye davet etti.   Türkiye Tohumculukta 158 Milyon Dolar Dış Ticaret Fazlası Verdi Türkiye’nin tohumculuk alanında önemli bir üretim kapasitesine ulaştığını belirten Kılıç, TÜRKTOB’un 2025 yılı verilerine göre sektörün 540 milyon dolar ihracat ve 382 milyon dolar ithalat gerçekleştirdiğini söyledi. Sektörün 158 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini ifade eden Kılıç, sertifikalı tohum üretiminin 1 milyon 351 bin tona ulaştığını, Türkiye’nin 117 ülkeye sertifikalı tohum ihraç ettiğini kaydetti. İsrail ile doğrudan tohum ticaretinin de 2 Mayıs 2024 tarihinde tüm ürün gruplarında ticaretin durdurulması kapsamında sona erdiğini hatırlatan Kılıç, yerli çeşit geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.   “Malatya Kayısısının Geleceği Ortak Sorumluluğumuz”   Malatya kayısısının yalnızca bir tarım ürünü değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirten Kılıç, bilimsel araştırmaların üretim sahasına aktarılmasının zorunluluk haline geldiğini söyledi. Kılıç, üreticilerden ihracatçılara, araştırma kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar bütün paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak Malatya kayısısının dünya pazarındaki gücünü yeniden artırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

23.10.2026 100
SAĞLIK

Diş Ağrısının Nedeni Her Zaman Çürük Olmayabilir

Diş ağrısının yalnızca çürüklerden kaynaklanmadığını belirten uzmanlar, komşu dişler, kistler ve tümörlerin de ağrıya neden olabileceğine dikkat çekiyor. Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, doğru teşhis için röntgen ve üç boyutlu tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinin önemli olduğunu söyledi.   Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, diş ağrılarının nedenleri, radyolojik görüntüleme yöntemleri ve diş hekimliğinde yapay zekâ kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Diş ağrısının her zaman ağrının hissedildiği dişten kaynaklanmayabileceğini belirten Meşe, komşu dişlerdeki sorunların, çevredeki anatomik yapıların, kistlerin ve tümörlerin de ağrıya yol açabileceğini ifade etti.   Panoramik Röntgenle Tüm Çene İncelenebiliyor   Diş ağrısının kaynağının belirlenmesinde panoramik röntgenin önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Meşe, bu yöntemle dişlerin ve çene yapısının tek görüntü üzerinden değerlendirilebildiğini söyledi. Panoramik röntgen sayesinde yalnızca ağrıya neden olan sorunun değil, ağız ve çenenin farklı bölgelerinde bulunan başka patolojilerin de tespit edilebildiğini belirten Meşe, kapsamlı görüntülemenin doğru teşhise katkı sunduğunu vurguladı.   Üç Boyutlu Tomografi Daha Ayrıntılı Görüntü Sağlıyor   İki boyutlu röntgen ile üç boyutlu tomografi arasındaki farklılıklara değinen Meşe, tomografinin özellikle dişlerin çevresindeki anatomik yapılarla ilişkisini değerlendirmede avantaj sağladığını ifade etti. Meşe, “Normal iki boyutlu görüntülerde dişler ve çeneler tek bir görüntü üzerinde görülebilir. Tomografide ise üç boyutlu görüntü elde edildiği için dişlerin ve kemiklerin gerçek boyutları ile çevredeki anatomik yapılarla ilişkileri daha sağlıklı değerlendirilebiliyor. Ayrıca ayrıntılı ölçümler yapılabiliyor” dedi. Üç boyutlu tomografinin her hastada gerekli olmadığını belirten Meşe, görüntüleme yönteminin hastanın klinik durumuna ve hekimin değerlendirmesine göre seçilmesi gerektiğini söyledi.   Diş Aralarındaki Çürükler Röntgenle Tespit Edilebiliyor   Dişlerin birbirine temas ettiği bölgelerde oluşan arayüz çürüklerinin klinik muayenede her zaman kolaylıkla fark edilemediğini belirten Meşe, bu tür çürüklerin tespitinde bitewing adı verilen röntgen yönteminin kullanıldığını aktardı. Meşe, söz konusu görüntüleme tekniği sayesinde çürüklerin konumunun ve derinliğinin daha ayrıntılı şekilde değerlendirilebildiğini ifade etti.   Her 20'lik Diş Çekiminde Tomografi Gerekmiyor   Gömülü 20'lik dişlerin çekiminde üç boyutlu tomografinin önemine değinen Meşe, ancak her hastaya tomografi çekilmesinin gerekli olmadığını söyledi. Gömülü olmayan 20'lik dişlerde genellikle tomografiye ihtiyaç duyulmadığını belirten Meşe, “Gömülü 20 yaş dişleri çevredeki anatomik yapılarla ilişkili olabiliyor. Bu durum çekim sırasında bazı riskleri beraberinde getirebiliyor. Böyle bir risk söz konusu olduğunda üç boyutlu tomografiyle dişin çevredeki yapılarla ilişkisi değerlendirilerek çekim planlanmalı” diye konuştu.   Bulantı Refleksi Olan Hastalara Alternatif Yöntemler   Ağız içi röntgen çekimi sırasında bulantı refleksi yaşayan hastalara yönelik farklı uygulamaların bulunduğunu da belirten Meşe, daha küçük sensörlerin kullanılması, görüntünün hızlı alınması, burundan nefes alınması ve uygun hasta pozisyonunun sağlanmasının işlemi kolaylaştırabileceğini söyledi. Meşe, ağız içi röntgen çekiminin mümkün olmadığı durumlarda ise hastanın ihtiyacına uygun alternatif görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabileceğini kaydetti.   Yapay Zekâ Diş Hekimlerine Destek Oluyor   Diş hekimliğinde yapay zekâ destekli sistemlerin kullanımının giderek yaygınlaştığını ifade eden Meşe, özellikle radyolojik görüntülerin analizinde önemli gelişmeler yaşandığını belirtti. Yapay zekâ destekli yazılımların röntgen görüntülerinde çürük, kemik kaybı ve çeşitli patolojilerin tespitine yardımcı olabildiğini aktaran Meşe, bu teknolojilerin hekimlerin tanı süreçlerini desteklediğini söyledi. Meşe, “Yapay zekâ destekli sistemler gün geçtikçe gelişiyor. Özellikle radyoloji alanında röntgen üzerinden analiz yapılması giderek yaygınlaşıyor. Bu programlar çürük, kemik kaybı ve çeşitli patolojilerin tespitinde yardımcı olabiliyor. Ancak gelişmekte olan bu sistemlerin mutlaka hekim kontrolünde kullanılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, diş ağrılarının nedeninin doğru belirlenebilmesi için klinik muayenenin yanı sıra gerekli görülen durumlarda radyolojik görüntüleme yöntemlerinden yararlanılmasının önem taşıdığını belirtiyor.  

23.10.2026 87
SPOR

Malatya’da Oryantiring Yarışmalarına Rekor Katılım: 422 Sporcu Yarıştı

Malatya’da 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Okul Sporları Oryantiring Yarışmaları, 422 sporcunun katılımıyla tamamlandı. Üç gün süren organizasyon, kentte bugüne kadar düzenlenen en yüksek katılımlı oryantiring yarışması olarak kayıtlara geçti.   Malatya’da okul sporları kapsamında düzenlenen oryantiring yarışmaları, öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. 20-22 Ekim 2026 tarihleri arasında 100. Yıl Parkı’nda düzenlenen organizasyonda, farklı yaş kategorilerinden toplam 422 sporcu mücadele etti. Minikler, küçükler, yıldızlar ve gençler kategorilerinde gerçekleştirilen yarışmalarda öğrenciler, harita ve pusula yardımıyla belirlenen hedeflere ulaşmak için yarıştı. Sporcuların yön bulma, dikkat, hız ve strateji becerilerini sergilediği organizasyon, üç gün boyunca çekişmeli mücadelelere sahne oldu.   Malatya’da Katılım Rekoru Kırıldı Malatya’da bugüne kadar gerçekleştirilen oryantiring organizasyonları arasında en yüksek katılımın sağlandığı yarışmalarda 422 sporcu parkura çıktı. Son yıllarda öğrenciler arasında ilginin arttığı oryantiring branşı, fiziksel dayanıklılığın yanı sıra hızlı karar verme, problem çözme ve yön bulma becerilerini geliştirmesiyle de dikkat çekiyor. Yarışmalar, öğrencilerin sportif gelişimlerine katkı sunarken takım ruhu, özgüven ve sorumluluk bilincinin güçlendirilmesine de imkân sağladı.   İl Temsilcisi Varol: “Malatya’da Oryantiringe İlgi Her Geçen Gün Artıyor”   Malatya Oryantiring İl Temsilcisi Mehmet Varol, organizasyonun ardından yaptığı açıklamada, 422 sporcunun katılımıyla önemli bir başarıya imza attıklarını belirtti. Yarışmaların Malatya’da bugüne kadar düzenlenen en yüksek katılımlı oryantiring organizasyonu olduğunu ifade eden Varol, “2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Okul Sporları Oryantiring Yarışmalarımızı üç gün boyunca 422 sporcumuzun katılımıyla başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu katılım, Malatya’da oryantiring branşının gelişimi adına son derece sevindirici ve önemli bir göstergedir. Gerçekleştirdiğimiz organizasyonun, ilimizde bugüne kadar düzenlenen en yüksek katılımlı oryantiring yarışması olması bizler için ayrıca gurur vericidir” dedi.   “Hedefimiz Daha Fazla Genci Sporla Buluşturmak”   Oryantiring sporunun Malatya genelinde yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Varol, “Amacımız, oryantiring sporunu daha geniş kitlelere tanıtmak, çocuklarımızı ve gençlerimizi sporla buluşturmak, sağlıklı ve özgüvenli nesillerin yetişmesine katkı sağlamaktır. Bu güzel organizasyonun gerçekleşmesinde emeği bulunan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüze, okul yöneticilerimize, beden eğitimi öğretmenlerimize, antrenörlerimize, hakemlerimize, görevli personelimize, velilerimize ve yarışmalara katılan tüm sporcularımıza teşekkür ediyorum. Malatya’da oryantiring sporunu daha ileriye taşımak ve katılımı her geçen yıl artırmak için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.   Oryantiring Sporunun Yaygınlaştırılması Hedefleniyor Üç gün süren yarışmaların tamamlanmasıyla birlikte Malatya’da okul sporları kapsamında önemli bir organizasyon daha geride kaldı.  

23.10.2026 88
ASAYİŞ

Malatya’da Eşini Öldüren Koca, Yakalanınca İntihar Etti

Malatya’da 5 çocuk annesi Perihan Akbulut’u (61) bıçaklayarak öldüren Hasan Akbulut (63), polis takibi sonucu yakalanınca intihar etti. Hastaneye kaldırılan Akbulut, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.   Yeşilyurt ilçesine bağlı Yavuzselim mahallesinde hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Hasan Akbulut (63), eşi Perihan Akbulut’u (61) sokak ortasında bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından araçla kaçan şüpheli, yaklaşık 1,5 saat sonra polis takibi sonucu yakalanınca intihar etti.   Edinilen bilgilere göre, aralarında daha önce yaşanan tartışmalar nedeniyle hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Hasan Akbulut, eşi Perihan Akbulut’a sokak ortasında bıçakla saldırdı. Vücuduna 8 bıçak darbesi alan kadın ağır yaralanırken, Hasan Akbulut olayın ardından araçla kaçtı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Perihan Akbulut, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.   Polis Takibi Sonrası Yakalanınca İntihar Etti   Cinayetin ardından kaçan Hasan Akbulut’un yakalanması için polis ekipleri çalışma başlattı. Yaklaşık 1,5 saat süren çalışmaların ardından polis takibi sonucu yakalanan Akbulut, Güney Kuşak yolunda eşini öldürmekte kullandığı belirtilen bıçakla kendi boğazını keserek intihar girişiminde bulundu.   Ağır yaralanan Hasan Akbulut, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Akbulut, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.   Kaçtığı Araçta İnceleme Yapıldı   Öte yandan polis ekipleri, Hasan Akbulut’un cinayetin ardından kaçmak için kullandığı araçta detaylı inceleme yaptı. Olay yeri inceleme ekipleri tarafından araçta delil araştırması gerçekleştirildi.   İki kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

22.10.2026 61
ASAYİŞ

Kadın Cinayeti: Uzaklaştırma Kararı Bulunan Eşi Tarafından Öldürüldü

Malatya’da 61 yaşındaki 5 çocuk annesi Perihan Akbulut, hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen 63 yaşındaki eşi Hasan A. tarafından sokak ortasında bıçaklandı. Vücuduna 8 bıçak darbesi alan kadın, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, olay yerinden kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.   Malatya’da meydana gelen olayda, 61 yaşındaki 5 çocuk annesi Perihan Akbulut, 63 yaşındaki eşi Hasan A.nın bıçaklı saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. Edinilen bilgilere göre, aralarında daha önce yaşanan tartışmalar nedeniyle hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Hasan A.., eşi Perihan Akbulut’a cami yakınındaki sokakta bıçakla saldırdı. Vücuduna 8 bıçak darbesi aldığı belirtilen kadın ağır yaralanırken, şüpheli olay yerinden kaçtı.   Hastanede Hayatını Kaybetti   İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince olay yerinde ilk müdahalesi yapılan ağır yaralı kadın, ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan Perihan Akbulut, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.   Daha Önce de Tehdit Edildiği İddiası   Öte yandan, 5 çocuk annesi Perihan Akbulut’un eşiyle yaşadığı son tartışmanın ardından uzaklaştırma kararı aldırdığı öğrenildi. İddiaya göre, 63 yaşındaki Hasan A.’nın yaklaşık 1,5-2 ay önce de eşini tehdit ettiği, Bingöl’den Malatya’ya geldiği sırada silahla yakalandığı öne sürüldü.   Kaçan Şüpheli Aranıyor   Olayın ardından kaçan Hasan A.’nin yakalanması için polis ekiplerince çalışma başlatıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

22.10.2026 107
SAĞLIK

Beyin Sisine Karşı 6 Etkili Önlem

Son yıllarda giderek daha fazla gündeme gelen ve unutkanlık, dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü gibi belirtilerle kendini gösteren “beyin sisi”, günlük yaşamı olumsuz etkileyebiliyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı, özellikle sonbahar aylarında artabilen şikayetlere karşı alınabilecek 6 etkili önlemi sıraladı.   Yoğun iş temposu, stres, düzensiz uyku ve hareketsiz yaşam tarzı, zihinsel performansı olumsuz etkileyebiliyor. Son yıllarda özellikle Covid-19 gibi enfeksiyonların ardından daha fazla gündeme gelen beyin sisi, düşünceleri toparlamada güçlük, dikkat eksikliği, unutkanlık ve yeni bilgileri işlemekte zorlanma gibi şikayetlerle ortaya çıkabiliyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı, beyin sisinin tek başına bir hastalık olmadığını, farklı nedenlere bağlı gelişebilen belirtiler bütünü olduğunu belirtti. Hastaların sıklıkla kelime bulmakta zorlanma, okuduklarını anlamak için aynı metni tekrar tekrar okuma ve günlük işlerini eskisine göre daha yavaş yapma gibi yakınmalarla başvurduğunu ifade eden Tavşanlı, yaşam alışkanlıklarında yapılacak bazı değişikliklerin şikayetlerin azaltılmasına yardımcı olabileceğini söyledi.   Sonbaharda Şikayetler Artabiliyor Günlerin kısalması, gün ışığından daha az yararlanılması, fiziksel aktivitenin azalması ve uyku düzenindeki değişiklikler, sonbahar aylarında beyin sisi şikayetlerini artırabiliyor. Doç. Dr. Tavşanlı, zihinsel performansı korumak ve beyin sisi belirtilerini azaltmak için günlük yaşamda uygulanabilecek 6 önemli öneride bulundu.   1. Uyku Düzeninizi Koruyun Uyku süresi ve uyku ihtiyacının kişiden kişiye değiştiğini belirten Tavşanlı, düzenli uyku saatlerinin korunması gerektiğini vurguladı. Horlama, uykuda nefes durması ve gün içerisinde aşırı uyku hali gibi belirtilerin ise uyku bozukluklarına işaret edebileceğini belirterek, bu tür şikayetlerde uzman değerlendirmesinin önemine dikkat çekti.   2. Sağlıklı ve Dengeli Beslenin Beyin sağlığının korunmasında Akdeniz tipi beslenmenin önemli olduğunu ifade eden Tavşanlı, sebze, meyve, tam tahıllar, balık, kuruyemiş ve zeytinyağı gibi besinlerin tüketilmesini önerdi. Aşırı şeker tüketimi ve düzensiz öğünlerin ise beyin sağlığını olumsuz etkileyebileceğini kaydetti.   3. Haftada En Az 150 Dakika Hareket Edin Düzenli fiziksel aktivitenin yalnızca kalp ve kas sağlığı açısından değil, beyin fonksiyonlarının korunması bakımından da önemli olduğunu belirten Tavşanlı, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını önerdi. Tempolu yürüyüş gibi günlük hayata kolaylıkla dahil edilebilecek aktivitelerin zihinsel sağlığa katkı sağlayabileceğini söyledi.   4. Stresle Başa Çıkmayı Öğrenin Uzun süreli stresin bilişsel işlevleri olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Tavşanlı, hobi edinmenin, çalışma sırasında kısa molalar vermenin ve nefes egzersizleri yapmanın stres yönetiminde faydalı olabileceğini belirtti. Kişinin kendisini sürekli tükenmiş hissetmesi ve uyguladığı yöntemlerden sonuç alamaması durumunda ise profesyonel destek alması gerektiğini vurguladı.   5. Gün Işığından Daha Fazla Yararlanın Doğal gün ışığının biyolojik saatin düzenlenmesinde önemli rol oynadığını belirten Tavşanlı, özellikle sonbahar ve kış aylarında sabah saatlerinde açık havada zaman geçirilmesini önerdi. Gün içerisinde uzun süre kapalı ortamlarda kalmamanın uyku ve uyanıklık döngüsünün korunmasına yardımcı olabileceğini ifade etti. 6. Zihninizi Aktif Tutun Kitap okumak, yeni bir dil öğrenmek, farklı hobiler edinmek ve yeni beceriler kazanmak gibi faaliyetlerin bilişsel işlevleri desteklediğini belirten Tavşanlı, sosyal ilişkilerin sürdürülmesinin de zihinsel ve duygusal sağlık açısından önemli olduğunu söyledi. Bu tür aktivitelerin beynin sağlıklı yaşlanma sürecine de olumlu katkılar sağlayabileceğini kaydetti.   Beyin Sisi Başka Hastalıkların Belirtisi Olabilir   Beyin sisi şikayetlerinin her zaman stres veya yoğun yaşam temposundan kaynaklanmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı, bazı sağlık sorunlarının da benzer belirtilerle ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. Tavşanlı, “Örneğin; kansızlık, tiroit hastalıkları, vitamin eksiklikleri, depresyon, uyku bozuklukları ve bazı ilaçların yan etkileri de benzer belirtilere neden olabilir. Bu sebeple beyin sisi yakınmaları ile başvuran hastalarda bu tabloların da araştırılması önemlidir” dedi.   Uzmanlar, özellikle uzun süre devam eden, giderek artan veya günlük yaşamı olumsuz etkileyen unutkanlık ve dikkat sorunlarında tıbbi değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekiyor.

22.10.2026 98
POLİTİKA

MHP Kuluncak Teşkilatından Şehit Ailelerine Ziyaret

Malatya’nın Kuluncak ilçesinde MHP ilçe teşkilatı ve belediye temsilcileri, şehit ailelerini ziyaret ederek ailelerle bir araya geldi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kuluncak İlçe Başkanı Cahit Aslan, Kuluncak Belediye Başkan Vekili Veysel Yıldırım ve MHP Kuluncak Teşkilat Başkanı İbrahim Etem Yıldız, ilçede yaşayan şehit ailelerine ziyaret gerçekleştirdi.   Şehit Aileleriyle Bir Araya Geldiler Gerçekleştirilen ziyaretlerde şehit yakınlarıyla görüşen heyet, ailelerin hal ve hatırlarını sorarak bir süre sohbet etti. Ziyaretlerde, vatanın birlik ve bütünlüğü uğruna hayatlarını kaybeden şehitlerin ailelerinin her zaman hatırlanması ve yanlarında olunmasının önemine vurgu yapıldı.   “Şehitlerimizin Emaneti Başımızın Tacıdır” Ziyaret kapsamında yapılan açıklamada, şehit ailelerinin milletin en kıymetli emanetleri olduğu belirtilerek, “Şehitlerimizin emaneti başımızın tacıdır. Vatanımızın bölünmez bütünlüğü uğruna canlarını feda eden kahraman şehitlerimizin bizlere emaneti olan ailelerinin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi. Ziyaretin ardından aziz şehitler rahmet ve minnetle anılırken, gazilere ve şehit ailelerine sağlık, huzur ve esenlik dileklerinde bulunuldu.

21.10.2026 103
SAĞLIK

Grip Aşısıyla İlgili Doğru Bilinen 4 Yanlış

Grip aşısına ilişkin toplumda yaygın olan yanlış inanışların özellikle risk grubundaki kişiler için ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, aşının ağır hastalık ve komplikasyon riskini azaltmada önemli rol oynadığını söyledi. Mevsim geçişleriyle birlikte grip vakaları yeniden gündeme gelirken, grip aşısına yönelik yanlış bilgiler de aşılanma konusunda tereddütlere yol açıyor. Uzmanlar, özellikle yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar, gebeler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerin gribe karşı korunmasının önemine dikkat çekiyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, grip aşısının yalnızca bireysel korunma açısından değil, toplum sağlığı bakımından da önemli olduğunu belirtti. Grip virüsünün dünya genelinde her yıl yaklaşık 1 milyar kişiyi etkilediğini ifade eden Evrenkaya, hastalığın özellikle risk grubundaki kişilerde ağır seyredebildiğini söyledi.   Grip Aşısı Ağır Hastalık Riskini Azaltıyor   Grip aşısının hastalığa bağlı ciddi komplikasyonların önlenmesinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Evrenkaya, “Grip aşısı yalnızca bireysel korunma açısından değil, toplumdaki bulaşın ve hastalığın ağır seyretme riskinin azaltılması açısından da önem taşıyor. Grip aşısının, influenza virüsünün neden olduğu bronşit, zatürre ve kalp yetmezliğini önlemede etkinliği kanıtlanmış etkili bir araçtır. Risk gruplarında hastalık ve ölüm oranlarını azalttığı gösterilmiştir” dedi. Kanser tedavisi gören hastalarda grip enfeksiyonunun tedavi süreçlerini olumsuz etkileyebileceğine de dikkat çeken Evrenkaya, bu hastalarda aşının türü ve uygulanma zamanının hekim tarafından belirlenmesi gerektiğini kaydetti.   “Aşı Oldum, Hasta Oldum” Düşüncesi Yanlış Grip aşısının hastalığa neden olduğu yönündeki inanışın gerçeği yansıtmadığını belirten Evrenkaya, aşı sonrasında görülebilen hafif ateş, kas ağrısı ve halsizlik gibi belirtilerin kısa süreli yan etkiler olduğunu ifade etti. İnaktif grip aşılarının gribe yol açmadığını vurgulayan Evrenkaya, aşı sonrasında başka solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmanın mümkün olduğunu, bunun aşının etkisiz olduğu anlamına gelmediğini söyledi.   Aşı Olanlar da Grip Geçirebilir Grip aşısının yüzde 100 koruma sağlamadığını hatırlatan Evrenkaya, aşının etkinliğinin kişinin yaşına, sağlık durumuna ve dolaşımdaki virüs türlerine göre değişebildiğini belirtti. Grip virüslerinin sürekli değişime uğradığını ifade eden Evrenkaya, aşılanan kişilerin de hastalığa yakalanabileceğini ancak aşının özellikle ağır hastalık ve komplikasyon riskini azaltmada önemli bir koruma sağladığını kaydetti.   Gebelikte Grip Aşısı Yapılabilir Hamilelik döneminde grip aşısı yapılamayacağı yönündeki inanışın da doğru olmadığını belirten uzmanlar, gebelikte geçirilen grip enfeksiyonunun anne ve bebek açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Gebelikte grip daha ağır seyredebilirken, inaktif grip aşısı gebeliğin herhangi bir döneminde uygulanabiliyor. Aşılanma konusunda gebelerin kendi hekimleriyle görüşmesi öneriliyor.   Aşıların İçeriği Hakkındaki İddialara Dikkat Grip aşılarının zararlı metaller içerdiği yönündeki iddialara da değinen Evrenkaya, aşı içeriklerinin ürün ve formülasyona göre farklılık gösterebildiğini belirtti. Aşıların içeriğine ilişkin genellemelerden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Evrenkaya, vatandaşların uygulanacak aşının içeriği hakkında sağlık profesyonellerinden bilgi almasının önemine işaret etti.   Risk Grubundakilere Aşı Uyarısı Prof. Dr. Evrenkaya, grip aşısının özellikle 65 yaş ve üzerindeki kişiler, kalp yetmezliği, KOAH, diyabet ve böbrek yetmezliği gibi kronik hastalıkları bulunanlar, sağlık çalışanları, küçük çocuklar ve bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar açısından önem taşıdığını belirtti. Organ nakli yapılanlar, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar ve kanser hastalarının da yüksek risk grubunda yer aldığını ifade eden Evrenkaya, bu kişilerin aşılanma süreçlerini hekimleriyle planlamaları gerektiğini kaydetti.

21.10.2026 88
ASAYİŞ

Malatya’da Trambüs İle Otomobil Çarpıştı: 5 Yaralı

Malatya’da çevreyolu üzerinde trambüs ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 5 kişi hafif yaralandı. Kaza nedeniyle yan yol bir süre trafiğe kapandı. Malatya’da trambüs ile otomobilin çarpıştığı trafik kazasında 5 kişi yaralandı. Kaza, çevreyolu Buhara Bulvarı üzerinde, Malatya Büyükşehir Belediyesi hizmet binasının arka kısmında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, MOTAŞ’a ait trambüs ile bir otomobil henüz belirlenemeyen nedenle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle 5 kişi hafif yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kazada her iki araçta maddi hasar meydana gelirken, çevreyolu yan yolunda trafik akışı bir süre durdu. Araçların kaldırılmasının ardından yol yeniden ulaşıma açıldı. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

21.10.2026 87
ASAYİŞ

Malatya-Kayseri Yolunda Trafik Kazası: 6 Yaralı

Malatya-Kayseri karayolunun Akçadağ yol ayrımı mevkiinde meydana gelen trafik kazasında 6 kişi yaralandı. Malatya-Kayseri karayolunun Akçadağ yol ayrımı mevkiinde meydana gelen trafik kazasında 6 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre, Akçadağ yol ayrımı yakınlarında henüz belirlenemeyen bir nedenle trafik kazası meydana geldi. İhbar üzerine bölgeye Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri ile sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler kazaya müdahale ederken, yaralanan 6 kişiye sağlık ekiplerince ilk müdahale yapıldı. Yaralılar hastaneye kaldırılırken Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

21.10.2026 91
ASAYİŞ

Malatya’da Dini Nikahlı Eşini Bıçaklayan Şüpheli Tutuklandı

Malatya’da dini nikahlı eşini yatağında bıçaklayarak ağır yaraladığı iddiasıyla gözaltına alınan F.D., sevk edildiği adliyede tutuklandı. Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Fatih Mahallesi Çamlık Caddesi’nde sabah saatlerinde meydana gelen olayda, 3 çocuk annesi T.P.’yi bıçakla ağır yaraladığı öne sürülen dini nikahlı eşi F.D., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Edinilen bilgilere göre, dini nikahlı eşi F.D. ile yaşadığı tartışmanın ardından 3 çocuğuyla birlikte babasının evine giden T.P., burada kalmaya başladı. Sabah erken saatlerde eve gelen F.D.’nin, binanın arka kısmından tırmanarak içeri girdiği ve yatakta bulunan T.P.’yi bıçakladığı iddia edildi.   Kızını Kurtarmak İsteyen Anne de Yaralandı Saldırı sırasında ev halkı ve komşular durumu fark ederek müdahale etti. Yaşanan arbede sırasında saldırıya engel olmaya çalışan T.P.’nin annesi Z.I. da kolundan yaralandı. Z.I.’nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Olay sırasında ev halkı ve komşular tarafından darbedilen şüpheli F.D. ise yaralandı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan T.P., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan 3 çocuk annesi kadının hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.   Şüpheli Çıkarıldığı Mahkemece Tutuklandı Olayın ardından Battalgazi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan F.D., tedavisinin tamamlanmasının ardından polis ekiplerince gözaltına alındı. Malatya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.  

20.10.2026 61
SAĞLIK

Uzmanından İyot Eksikliği Uyarısı: Yorgunluk ve Halsizliğe Dikkat

Günlük yaşamda sık karşılaşılan yorgunluk, halsizlik, üşüme ve kilo değişikliklerinin tiroit fonksiyonlarıyla ilişkili olabileceğini belirten Endokrinoloji Uzmanı Dr. Nubar Rasulova, iyot eksikliğinin yetişkinlerde de önemli sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.   21 Ekim Küresel İyot Eksikliği Bozukluklarını Önleme Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Nubar Rasulova, iyot eksikliğinin yalnızca çocukları değil, yetişkinleri de etkileyebildiğini söyledi. Tiroit hormonlarının üretiminde önemli rol oynayan iyodun, metabolizmanın düzenli çalışması açısından gerekli olduğunu belirten Rasulova, yetersiz iyot alımının guatr ve hipotiroidi gibi sağlık sorunlarına neden olabileceğine dikkat çekti.   Yorgunluk ve Üşüme Belirtilerine Dikkat İyot eksikliğinin yetişkinlerde zaman zaman fark edilmediğini ifade eden Uzm. Dr. Rasulova, “İyot eksikliği yalnızca çocukluk döneminde görülen bir sorun değil; yetişkinlerde de yetersiz iyot alımı gözden kaçabiliyor. Yorgunluk, üşüme, kilo değişiklikleri ve halsizlik gibi belirtiler tiroit fonksiyonlarındaki değişimlerle ilişkili olabilir. Ancak bu belirtiler tek başına iyot eksikliğini göstermez. Bu nedenle gerekli durumlarda hekim değerlendirmesi yapılması önem taşıyor” dedi.   Gebelik Döneminde Risk Daha Büyük Özellikle gebelik döneminde iyot ihtiyacının önem kazandığını vurgulayan Rasulova, ciddi iyot eksikliğinin anne karnındaki bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişimini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Gebeler, emziren kadınlar ve iyot bakımından zengin besinleri yeterince tüketmeyen kişilerin risk grubunda yer alabileceğini kaydeden Rasulova, dengeli beslenmenin önemine işaret etti.   Bilinçsiz İyot Takviyesi Tiroit Sağlığını Etkileyebilir   İyot eksikliğinin yanı sıra kontrolsüz takviye kullanımının da sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirten Rasulova, “Yeterli iyot alımı için iyotlu tuzun tercih edilmesi; balık ve diğer deniz ürünleri, süt ürünleri ve yumurta gibi besinlerin dengeli beslenme düzeninde yer alması önem taşıyor. Ancak iyotlu tuz kullanmak, günlük tuz tüketimini artırmak gerektiği anlamına gelmiyor. Ayrıca iyot takviyelerinin bilinçsiz kullanımı da tiroit sağlığını olumsuz etkileyebiliyor” ifadelerini kullandı. İyot eksikliğinin önlenmesinde sağlıklı ve dengeli beslenmenin temel unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Rasulova, şüpheli belirtiler yaşayan kişilerin kendi kendilerine takviye kullanmak yerine uzman hekime başvurmaları gerektiğini belirtti.

20.10.2026 56
GENEL

Hüseyin Kayış’ın Öldürüldüğü Olayda Yargılama Sürüyor

Malatya’da 18 Haziran 2025 tarihinde çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 39 yaşındaki Hüseyin Kayış’ın ölümüne ilişkin 2 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, dosyadaki görüntülerin bir sonraki duruşmada izlenmesine karar verdi. Malatya’da Hüseyin Kayış’ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin açılan davanın görülmesine Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık D. K., tutuksuz sanık O.G. ile taraf avukatları katıldı.   Savcı Tutukluluğun Devamını Talep Etti Duruşmada Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanık D. K.'nın tutukluluk halinin devamını talep etti. Müşteki avukatı da sanığın tutukluluğunun devamını isteyerek esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre istedi. Sanık tahliyesini talep ederken, tutuksuz yargılanan O.G. ise beraatini istedi. Sanığın avukatı, müvekkilinin tahliyesine ilişkin kararı mahkemenin takdirine bıraktı.   Dosyadaki Görüntüler İzlenecek   Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, esas hakkındaki savunmaların hazırlanması için taraflara süre verilmesine ve dosyada bulunan görüntülerin bir sonraki duruşmada izlenmesine karar verdi. Duruşma 2 Kasım 2026 tarihine ertelendi. Olay 18 Haziran 2025’te Yaşanmıştı Olay, 18 Haziran 2025 tarihinde Malatya’nın Battalgazi ilçesine bağlı Hacıabdi Mahallesi Hasanbey Caddesi Nakkaş Sokak’ta meydana gelmişti. İddiaya göre, taraflar arasında çıkan kavga sırasında 39 yaşındaki Hüseyin Kayış, sağ bacağından aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanmıştı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Kayış, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamamıştı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında D. K. tutuklanırken, O.G. hakkında da adli süreç başlatılmıştı.   Sanık Suçlamaları Kabul Etmemişti İddianameye yansıyan ifadesinde D.K., Hüseyin Kayış ile erkek arkadaşı O. G. arasında kavga çıktığını, Kayış’ın aracından aldığı bıçağı korkutmak amacıyla salladığını ve bıçağın Kayış’a isabet ettiğini fark etmediğini öne sürmüştü.   Soruşturmanın tamamlanmasının ardından D. K.hakkında “kasten öldürme”, O.G. hakkında ise “suç delillerini gizleme” suçlamasıyla dava açılmıştı. İki sanığın yargılandığı davanın 2 Kasım’da görülecek duruşmasında, dosyadaki görüntülerin incelenmesi ve tarafların esas hakkındaki savunmalarının alınması bekleniyor.

20.10.2026 140
ASAYİŞ

Malatya’da 6 Araç Birbirine Girdi: 3 Yaralı

Çöşnük kavşağında aralarında servis aracının da bulunduğu 6 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 3 kişi yaralandı. Kazada araçlarda büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Kaza, saat 08.30 sıralarında Malatya-Elazığ karayolu Çöşnük Kavşağı mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Elazığ istikametinden gelen bir aracın aniden durması üzerine aynı yönde seyir halinde olan, aralarında bir servis aracının da bulunduğu toplam 6 araç zincirleme kazaya karıştı.   Araçlarda Büyük Hasar Oluştu   Çarpışmanın etkisiyle araçlarda büyük çapta maddi hasar meydana gelirken, kazada 3 kişi yaralandı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda ambulans ile polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, yaralılara ilk müdahaleyi kaza yerinde yaptı. Yaralılar, daha sonra ambulanslarla kentteki çeşitli hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaza nedeniyle Malatya-Elazığ karayolunda trafik akışı bir süre kontrollü olarak sağlandı. Polis ekipleri bölgede güvenlik önlemi alırken, hasar gören araçların kaldırılması için çalışma başlatıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

20.10.2026 98
ASAYİŞ

Malatya’da Dehşet: İmam Nikahlı Eşini Yatağında Bıçakladı

Malatya’da tartıştığı imam nikahlı eşinin evine arka taraftan tırmanarak girdiği öne sürülen şahıs, 3 çocuk annesi kadını yatağında bıçakla ağır yaraladı. Olay sırasında araya giren kadının annesi de yaralanırken, çevredekiler tarafından darbedilen şüpheli tedavisinin ardından gözaltına alındı. Malatya’nın merkez Fatih Mahallesi Çamlık Caddesi’nde sabah erken saatlerde meydana gelen olayda, imam nikahlı eşi tarafından bıçaklanan 3 çocuk annesi T.P., ağır yaralandı. Edinilen bilgilere göre, imam nikahlı eşi F.D. ile yaşadığı tartışmanın ardından 3 çocuğuyla birlikte babasının evine giden T.P., burada kalmaya başladı. Sabah erken saatlerde eve gelen F.D.’nin, evin arka kısmından tırmanarak içeri girdiği ve yatakta bulunan T.P.’yi bıçakladığı iddia edildi.   Kadının Annesi de Yaralandı   Olay sırasında ev halkı ve komşular durumu fark ederek müdahale etti. Yaşanan arbede sırasında F.D., çevredekiler tarafından darbedilirken, saldırıya engel olmaya çalışan T.P.’nin annesi de kolundan yaralandı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan T.P., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan kadının hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.   Şüpheli Tedavisinin Ardından Gözaltına Alındı   Olayın ardından darbedilerek yaralanan şüpheli F.D. ise Battalgazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Buradaki tedavisinin tamamlanmasının ardından şüpheli polis ekiplerince gözaltına alındı.   Olayda Kullanılan Bıçak Evin Yanında Bulundu   Polis olay yeri inceleme ekipleri, saldırının yaşandığı evde ve çevresinde detaylı çalışma gerçekleştirdi. Yapılan incelemelerde olayda kullanıldığı değerlendirilen bıçak, evin yanında bulundu. Bıçağa incelenmek üzere el konuldu. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

20.10.2026 108
SPOR

Diyabet Ringe Engel Olmadı: 9 Yaşındaki Mehmet Kerem’in Hedefi Avrupa Şampiyonluğu

Malatya’da yaklaşık 4 yıldır Tip 1 diyabetle yaşayan 9 yaşındaki Mehmet Kerem Karakuş, kick boksta elde ettiği başarılarla dikkat çekiyor. Üç Malatya birinciliği ve Türkiye ikinciliği bulunan küçük sporcu, antrenörü Yakup Yiğit yönetiminde Avrupa Şampiyonası’na hazırlanıyor.   Malatya’da yaşayan 9 yaşındaki Mehmet Kerem Karakuş, bir yandan Tip 1 diyabetle mücadele ederken diğer yandan kick boks ringlerinde rakiplerine karşı verdiği mücadeleyle örnek oluyor. Henüz küçük yaşına rağmen elde ettiği üç Malatya birinciliği ve Türkiye ikinciliğiyle adından söz ettiren Mehmet Kerem, azmi ve disipliniyle dikkat çekiyor. Yaklaşık 4 yıldır Tip 1 diyabetle yaşayan Mehmet Kerem, hastalığını kontrol altında tutarak spor hayatını sürdürüyor. Antrenmanlarda ve müsabakalarda kan şekeri seviyesini sürekli glikoz izleme sistemiyle takip eden küçük sporcu, vücudundaki sensörden gelen verileri cep telefonundaki mobil uygulama üzerinden anlık olarak kontrol ediyor.   Bir Gözü Ringde, Bir Gözü Kan Şekerinde   Yaşıtları gibi çocukluğunu yaşarken aynı zamanda zorlu bir spor dalında başarı elde etmeye çalışan Mehmet Kerem, antrenman öncesinde ve sırasında kan şekeri değerlerini kontrol etmeyi ihmal etmiyor. Vücudunda bulunan insülin pompası ve glikoz sensörü sayesinde sağlık durumunu takip eden küçük sporcu, kan şekerinin düşmesi halinde antrenmanına ara vererek gerekli önlemleri alıyor. Diyabetin kendisi için bir engel olmadığını belirten Mehmet Kerem, “Ben Tip 1 diyabetliyim. Spora başlamadan önce kan şekerimi kontrol ediyorum. Eğer şekerim düşerse meyve suyu içiyorum ve 15 dakika dinleniyorum. Daha sonra kaldığım yerden devam ediyorum. Üzerimde pompam ve sensörüm var. Bildirimler telefonuma geliyor ve kan şekerimi kontrol edebiliyorum” dedi.   Türkiye İkinciliğinden Avrupa Hedefine Yeşilyurt Belediyespor bünyesinde çalışmalarını sürdüren Mehmet Kerem, antrenörü Yakup Yiğit yönetiminde Avrupa Şampiyonası hedefi doğrultusunda hazırlıklarına devam ediyor. Haftanın üç günü antrenmanlara katılan küçük sporcu, teknik çalışmaların yanı sıra kondisyon ve dayanıklılık antrenmanlarıyla da kendisini geliştiriyor. Başarılarının arkasında disiplinli çalışmanın bulunduğunu anlatan Mehmet Kerem, “Yaklaşık 4 yıldır bu sporu yapıyorum. Üç Malatya birinciliğim ve bir Türkiye ikinciliğim var. Haftada üç gün antrenmanlara geldim, disiplinli çalıştım ve emeğimin karşılığını aldım. Bundan sonrası için de disiplinimi bozmadan çalışıyorum. Önce ısınıyoruz, ardından el, ayak ve el-ayak teknikleri üzerinde çalışıyoruz” diye konuştu.   “Hedefim Bayrağımızı Dalgalandırıp İstiklal Marşı’mızı Okutmak”   Küçük yaşına rağmen büyük hedefler belirleyen Mehmet Kerem, en büyük hayalinin uluslararası organizasyonlarda Türkiye’yi temsil etmek olduğunu söyledi. Spora başlamasında anne ve babasının önemli rol oynadığını ifade eden Mehmet Kerem, “Bu spora annem ve babam sayesinde başladım. Diyabet benim için bir engel değil. Herkes başarabilir. Önemli olan disiplinli çalışmak. Benim hedefim dünyada bayrağımızı dalgalandırmak ve İstiklal Marşı’mızı okutmak” ifadelerini kullandı.   Antrenörü Yakup Yiğit Yönetiminde Avrupa’ya Hazırlanıyor   Yeşilyurt Belediyespor çatısı altında çalışmalarını sürdüren Mehmet Kerem’in spor hayatındaki en büyük destekçileri arasında ailesi ve antrenörü Yakup Yiğit yer alıyor. Antrenörü Yiğit yönetiminde haftanın üç günü düzenli olarak antrenman yapan küçük sporcu, Avrupa Şampiyonası’nda mücadele edebilmek için hazırlıklarını sürdürüyor. Ringdeki performansının yanı sıra diyabet yönetimindeki dikkati ve disiplinli çalışmasıyla da öne çıkan Mehmet Kerem, benzer sağlık sorunları yaşayan çocuklara örnek oluyor. Henüz 9 yaşında olmasına rağmen hem diyabetini yönetmeye hem de spor kariyerinde ilerlemeye çalışan Mehmet Kerem Karakuş, şimdi Avrupa arenasında ay-yıldızlı bayrağı dalgalandırarak yeni başarılara imza atmayı hedefliyor.

19.10.2026 74
GENEL

Hekimhan’da Muhtarlar Günü Törenle Kutlandı

Malatya’nın Hekimhan ilçesinde 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla tören düzenlendi. Törende muhtarlık kurumunun devlet ile vatandaş arasında üstlendiği önemli role dikkat çekildi.  Hekimhan ilçesinde 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Atatürk Anıtı önünde tören gerçekleştirildi. Hekimhan Muhtarlar Derneği tarafından anıta çelenk sunulmasıyla başlayan program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Törene Hekimhan Belediye Başkanı Mehmet Şerif Yıldırım, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri ve mahalle muhtarları katıldı.   “Muhtarlık Sadece Bir Makam Değildir”   Törende konuşan Hekimhan Muhtarlar Derneği Başkanı Mustafa Tunç, muhtarlık kurumunun toplumun temel yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, muhtarların vatandaş ile devlet arasında köprü görevi üstlendiğini söyledi. Muhtarlığın yalnızca bir makam veya unvandan ibaret olmadığını ifade eden Tunç, muhtarların mahalle sakinlerinin sevinçlerine ortak olan, sorunlarını kendi sorunları gibi gören ve çözüm üretmek için mücadele eden kişiler olduğunu kaydetti.   “Vatandaşın İlk Başvurduğu Kişiler Muhtarlardır” Mahallelerde yaşanan sorunların çözümünde muhtarların önemli sorumluluklar üstlendiğine dikkat çeken Tunç, kaldırım, asfalt, aydınlatma, kanalizasyon, altyapı, okul, park ve ulaşım gibi birçok konuda vatandaşların ilk olarak muhtarlara başvurduğunu belirtti. Muhtarların görevlerinin yalnızca fiziki altyapı sorunlarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Tunç, ihtiyaç sahibi aileler, iş arayan vatandaşlar, yaşlılar, engelliler ve öğrencilerin sorunlarıyla da yakından ilgilendiklerini dile getirdi.   Birlik Ve Beraberlik Mesajı   Muhtarlık kurumunun en ücra yerleşim yerlerinde dahi kamu hizmetlerinin vatandaşlara ulaştırılmasında önemli bir görev üstlendiğini belirten Tunç, birlik, beraberlik ve kardeşliğin güçlenerek devam etmesi temennisinde bulundu. Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Tunç, meslektaşlarına sağlık, huzur ve başarı dileklerini iletti. Program, törenin ardından sona erdi.

19.10.2026 75
KÜLTÜR-TURİZM

Malatya’da Kitap Fuarı İçin Geri Sayım

Malatya’da 23 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 12. Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı’nın tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 100 bin öğrencinin fuara ücretsiz taşınacağını ve öğrencilere kitap alışveriş çekleri dağıtılacağını açıklarken, Vali Seddar Yavuz ise “Malatya’nın gündemi artık ticaret, sanayi, kültür, eğitim ve sağlık olmalı” dedi.   Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenecek Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı’nın basın lansman toplantısı, Büyükşehir Belediyesi Nikah Sarayı’nda gerçekleştirildi. Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, rektörler, belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile basın mensuplarının katıldığı toplantıda fuarın programı ve hedefleri kamuoyuyla paylaşıldı. “Kitapla Güçlenen Şehir” temasıyla 23 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında Mişmiş Park Fuar Alanı’nda gerçekleştirilecek organizasyonda yaklaşık 300 yayınevi ve 300’ün üzerinde yazar kitapseverlerle buluşacak.   Başkan Er: “100 Bin Öğrencimizi Fuar Alanına Taşıyacağız”   Toplantıda konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, kitap fuarının 2012 yılında 5 bin 200 metrekarelik alanda başlayan yolculuğunun her geçen yıl büyüyerek devam ettiğini söyledi. Bu yıl fuarın yaklaşık 9 bin metrekarelik kapalı alanda gerçekleştirileceğini belirten Er, organizasyon kapsamında 350 imza etkinliği ile 75 konferans, söyleşi ve panel düzenleneceğini açıkladı. Yazarların ilçeler dahil 120 okulda öğrencilerle bir araya geleceğini kaydeden Er, fuarın onur konuğunun yazar Beşir Ayvazoğlu olacağını ifade etti. Çocukların ve gençlerin kitaplarla buluşmasına büyük önem verdiklerini vurgulayan Başkan Er, “Bizim hedefimiz kitabı günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmek, çocuklarımıza ve gençlerimize okuma sevgisini kazandırmak ve kültürle iç içe yaşayan bir şehir oluşturmaktır. Bu nedenle 100 bin öğrencimizi belediyemizin imkânlarıyla fuar alanına taşımayı planladık” dedi.   Öğrencilere Alışveriş Çeki, Vatandaşlara Ücretsiz Ulaşım   Fuarın her gün 09.00-20.00 saatleri arasında açık olacağını belirten Başkan Er, vatandaşların ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla şehir merkezinden yarım saatte bir ücretsiz otobüs seferleri düzenleneceğini söyledi. Öğrencilerin kitap alışverişlerine destek olmak amacıyla alışveriş çekleri de dağıtacaklarını açıklayan Er, tüm Malatyalıları fuara davet etti.   “Bir Şehrin Büyüklüğü Yalnızca Binalarıyla Ölçülemez” Malatya’nın yeniden yapılanma sürecinde kültürel yatırımların da büyük önem taşıdığını dile getiren Başkan Er, şunları söyledi: “Bir şehrin büyüklüğü yalnızca yollarıyla, binalarıyla ve ekonomik gücüyle ölçülemez. O şehrin kütüphaneleri, kültür hayatı, yetiştirdiği insanlar ve gençlerine sunduğu imkânlar da en az fiziki yatırımları kadar önemlidir. Kitap, insanın kendini tanımasının, dünyayı anlamasının, düşüncesini geliştirmesinin ve geleceğini şekillendirmesinin en önemli araçlarından biridir. Biz Malatyamızı yeniden inşa ederken aynı zamanda okuyan, düşünen, araştıran ve üreten bir şehir olarak geleceğe hazırlamak istiyoruz.”   Başkan Er: “Malatya’yı Fuarlar Şehri Yapacağız”   Malatya’nın kültür, sanat ve ticaret alanında bölgesel bir merkez haline gelmesini hedeflediklerini belirten Er, “Daha önce de ifade ettiğimiz gibi Malatya’yı fuarlar şehri yapacağız. Bu hedefi yalnızca sözde bırakmak istemiyoruz. Tarımdan gastronomiye, kitap, kültür ve sanata kadar farklı alanlarda düzenlediğimiz organizasyonlarla Malatya’yı bölgenin önemli buluşma merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçladık” ifadelerini kullandı.   Vali Yavuz: “105 Bin 239 Bağımsız Bölümü Hayata Geçirdik” Malatya Valisi Seddar Yavuz ise konuşmasında 6 Şubat depremlerinin ardından kentte yürütülen yeniden yapılanma çalışmalarına değindi. Deprem sonrası devletin tüm kurumlarıyla büyük bir çalışma yürüttüğünü belirten Yavuz, “Şehrimizi imar, inşa ve ihya ettik. 105 bin 239 bağımsız bölümü hayata geçirdik ve efsanevi bir başarıyı ortaya koyduk. Bu, devletimizin ve milletimizin hem kurumsal kapasitesini hem de dayanışmasını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, yerel yönetimler ve kamu kurumlarının iş birliğiyle Malatya’nın geleceğe hazırlandığını ifade eden Yavuz, “Bugünün değil, geleceğin Malatya’sını inşa ettik” diye konuştu.   “Malatya’nın Gündemi Artık Kapı Kolu, Pisuar Olmamalı” Malatya’nın bundan sonraki süreçte farklı konularla gündeme gelmesi gerektiğini vurgulayan Vali Yavuz, dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yavuz, “Bizim amacımız valisiyle, Büyükşehir Belediye Başkanıyla, rektörleriyle Malatya ailesi olarak Malatya markasını parlatmak. İmar ve inşa faaliyetlerini bitiren bir şehirde bundan sonra gündemimiz artık değişmeli. Gündemimiz kapı kolu olmamalı. Gündemimiz pisuar olmamalı. Gündemimiz artık ticaret, sanayi, kültür, eğitim, sağlık, kısacası şehrin diğer göstergeleri olmalı” ifadelerini kullandı. Malatya’nın ayrıntılarda boğulmadan geleceğe umutla ve güvenle bakan bir şehir olması gerektiğini belirten Yavuz, yeniden yapılanma sürecinin ardından kültürel ve ekonomik gelişime odaklanılması gerektiğini söyledi. “Yeni Bir Eğitim ve Kültür Ekosistemi Oluşturmalıyız” Kitap fuarının Malatya açısından önemli bir organizasyon olduğunu ifade eden Vali Yavuz, fuarın yalnızca kitap satışları ve yazar buluşmalarıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Yavuz, “Sıra artık kültür, sanat, ticaret, sanayi ve teknolojide. Kısacası yeni bir gündemle yola devam etmek istiyoruz. Kitap fuarının en önemli konularından biri yeni bir gündem, yeni bir ekosistem oluşturmak. Bu ekosistemin adı eğitim ve kültür ekosistemi” dedi. Malatya’nın kültür ve eğitimle güçlenen bir şehir kimliği kazanmasını hedeflediklerini belirten Yavuz, “Geleceğe umutla bakan ve kültürle, eğitimle, kitapla şifalanan, iyileşen bir şehir algısını hepimiz oturtmalıyız” ifadelerini kullandı.   Vali Yavuz’dan Başkan Er’e Teşekkür Kitap fuarının hazırlanmasında emeği geçen Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve ekibini tebrik eden Vali Yavuz, organizasyonun bu yıl geçen yıla oranla daha güçlü bir katılımla gerçekleştirileceğine inandığını söyledi. Basın mensuplarının deprem sonrası yeniden yapılanma sürecindeki bilgilendirme çalışmalarına da teşekkür eden Yavuz, kamu kurumları, belediyeler ve üniversitelerin iş birliğiyle Malatya’nın kültürel gelişiminin sürdürüleceğini ifade etti. Toplantı, fuar programına ilişkin değerlendirmelerin ardından sona erdi.

19.10.2026 108
SAĞLIK

Meme Kanserinde Erken Tanının Önemi Sempozyumda Ele Alındı

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen sempozyuma Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Malatya İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Halime Akyüz, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Şemsettin Çitil, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Selim Özkan, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Fatih Gönültaş ve Kanser ve Obezite Derneği Başkanı Prof. Dr. Aziz Sümer katıldı. Genel Cerrahi ve Aile Hekimliği Anabilim Dallarının organizasyonunda gerçekleştirilen sempozyuma çevre illerden de sağlık profesyonelleri katıldı. Aile hekimleri, genel cerrahi uzmanları ve birinci basamak sağlık hizmetlerinde görev yapan sağlık çalışanlarına yönelik programda, meme kanserinde erken tanı, tarama yöntemleri ve toplumda farkındalığın artırılması konuları ele alındı. Sempozyumun sekretarya faaliyetleri Dr. Öğr. Üyesi Bahadır Öndeş ve Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Korkmaz tarafından yürütüldü. Erken tanı konusunda farkındalığın artırılması hedefleniyor Malatya Turgut Özal Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde görev yapan Prof. Dr. Burhan Hakan Kanat, sempozyumun aile hekimleri, genel cerrahi uzmanları ve birinci basamak sağlık hizmeti sunan sağlık çalışanlarına yönelik olarak düzenlendiğini belirtti. Kanat, organizasyona katkılarından dolayı Kanser ve Obezite Derneği Başkanı Prof. Dr. Aziz Sümer'e teşekkür ett Prof. Dr. Aziz Sümer'den tarama çağrısı Kanser ve Obezite Derneği Başkanı ve Acıbadem Bakırköy Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde görev yapan Prof. Dr. Aziz Sümer, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirtti. Dünya genelinde yaklaşık her 8 kadından 1'inin yaşamı boyunca meme kanserine yakalandığını ifade eden Sümer, Türkiye'de yılda yaklaşık 30 bin yeni meme kanseri vakasının tespit edildiğini kaydetti. Meme kanserinde erken tanının tedavi başarısı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Sümer, tarama programlarına katılımın, kadınların kendi kendine meme muayenesi konusunda bilinçlenmesinin ve uzman hekim muayenelerinin önemine dikkat çekti. Sümer, özellikle 40 yaşından itibaren kadınların iki yılda bir mamografi çektirmek üzere Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerine (KETEM), aile sağlığı merkezlerine ve eğitim ve araştırma hastanelerine başvurmalarını önerdi.  

19.10.2026 107
ASAYİŞ

Hekimhan-Malatya Yolunda Cip Beton Mikserine Çarptı: 3 Yaralı

Malatya’da Hekimhan-Malatya karayolunda cipin beton mikserine çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, beton mikseri sürücüsünün de aralarında bulunduğu 3 kişi yaralandı. Çarpışmanın etkisiyle cip karşı şeride savruldu.   Kaza, saat 19.00 sıralarında Hekimhan-Malatya karayolunun 25’inci kilometresindeki Dostal mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, aynı yönde seyir halinde olan cipin sürücüsü, henüz bilinmeyen bir nedenle direksiyon hâkimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan cip, önünde ilerleyen beton mikserine çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan cip, karşı şeride geçti.   Beton Mikseri Sürücüsü de Yaralandı Kazada cipte bulunan 2 kişi ile beton mikserinin sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.   Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

18.10.2026 74