Medya Malatya
Medya Malatya

“Sağlık Durumu” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

12 sonuç
ASAYİŞ

Malatya’da 30 Metrelik Kuyuya Düşen Genç Kız Kurtarıldı

Malatya’da yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düşen 21 yaşındaki genç kız, itfaiye ekiplerinin yarım saat süren çalışması sonucu kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi.   Malatya’da Bahri Mahallesi Erenli Merkez Küme Evleri mevkiinde 21 yaşındaki K.D. isimli genç kız, henüz bilinmeyen bir nedenle yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düştü.   Edinilen bilgilere göre, K.D.’nin kuyuya düştüğü ihbarı üzerine bölgeye Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler, kuyuda mahsur kalan genç kızı kurtarmak için çalışma başlattı.   30 dakikalık çalışmayla kurtarıldı   İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 30 dakika süren çalışmasının ardından K.D., bulunduğu kuyudan çıkarıldı. Zihinsel engelli olduğu iddia edilen genç kız, sağlık kontrolünün ardından ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Genç kızın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

5 gün önce 49
ASAYİŞ

Malatya’da 30 Metrelik Kuyuya Düşen Genç Kız Kurtarıldı

Malatya’da yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düşen 21 yaşındaki genç kız, itfaiye ekiplerinin yarım saat süren çalışması sonucu kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi.   Malatya’da Akçadağ ilçesine bağlı Bahri Mahallesi Erenli Merkez Küme Evleri mevkiinde 21 yaşındaki K.D. isimli genç kız, henüz bilinmeyen bir nedenle yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düştü.   Edinilen bilgilere göre, K.D.’nin kuyuya düştüğü ihbarı üzerine bölgeye Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler, kuyuda mahsur kalan genç kızı kurtarmak için çalışma başlattı.   30 dakikalık çalışmayla kurtarıldı   İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 30 dakika süren çalışmasının ardından K.D., bulunduğu kuyudan çıkarıldı. Zihinsel engelli olduğu iddia edilen genç kız, sağlık kontrolünün ardından ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Genç kızın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

5 gün önce 43
GENEL

Malatya Valiliğinden Bıçaklanan Kadının İddialarına Açıklama

Malatya’da dini nikâhlı eşi tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan 3 çocuk annesi Tuğçe Pekcan’ın daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirterek yardım çağrısında bulunmasının ardından Malatya Valiliği yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, kadının geçmişteki başvuruları, alınan tedbir kararları ve olay sonrası yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi.   Yeşilyurt ilçesi Fatih Mahallesi’nde 20 Ekim’de dini nikâhlı eşi Furkan D. tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan Tuğçe Pekcan’ın yaşadıklarına ilişkin açıklamalarının kamuoyuna yansımasının ardından Malatya Valiliğinden açıklama geldi. Dün basına yaptığı açıklamada daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirterek, “Devletime sığınıyorum” ifadelerini kullanan Pekcan’ın beyanları üzerine Valilik, olayla ilgili geçmişte yürütülen işlemlere ve alınan koruyucu tedbirlere ilişkin bilgi paylaştı.   Valilik: Daha önce de şiddet nedeniyle başvurmuş Valilik açıklamasında, Tuğçe Pekcan’ın dini nikâhlı eşi Furkan D. tarafından şiddete maruz kaldığı gerekçesiyle ilk olarak 15 Ekim 2022 tarihinde kolluk kuvvetlerine başvurduğu, 18 Şubat 2025 tarihine kadar da birkaç kez benzer gerekçelerle müracaatta bulunduğu belirtildi. Başvurular üzerine 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında tedbir kararları alındığı ifade edilen açıklamada, Pekcan’ın daha sonraki süreçlerde şiddet uygulanmadığını ve herhangi bir sorun bulunmadığını beyan ederek şikâyetlerinden vazgeçtiği kaydedildi.   ŞÖNİM tarafından destek sağlandığı belirtildi   Açıklamada, söz konusu süreçlerde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) tarafından kadına yönelik mesleki çalışmalar yürütüldüğü, rehberlik, danışmanlık ve psikososyal destek hizmetlerinin sağlandığı bildirildi. 20 Ekim’de yaşanan bıçaklama olayının ardından gözaltına alınan Furkan D.’nin çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandığı hatırlatılan açıklamada, Tuğçe Pekcan’ın ise hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildiği ve genel sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.   Aileye yönelik rehabilitasyon çalışması yapılacak   Valilik, olayın ardından ŞÖNİM tarafından aile bireylerine yönelik rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin sürdürüldüğünü, Pekcan ve çocukları ile diğer aile bireylerine yönelik rehabilitasyon çalışmalarının planlanması amacıyla hane ziyareti için randevu oluşturulduğunu açıkladı. Açıklamanın sonunda, Malatya’da huzur ve güven ortamının korunması, şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının desteklenmesi ve çocukların güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

25.10.2026 60
SAĞLIK

Grip Aşısıyla İlgili Doğru Bilinen 4 Yanlış

Grip aşısına ilişkin toplumda yaygın olan yanlış inanışların özellikle risk grubundaki kişiler için ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, aşının ağır hastalık ve komplikasyon riskini azaltmada önemli rol oynadığını söyledi. Mevsim geçişleriyle birlikte grip vakaları yeniden gündeme gelirken, grip aşısına yönelik yanlış bilgiler de aşılanma konusunda tereddütlere yol açıyor. Uzmanlar, özellikle yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar, gebeler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerin gribe karşı korunmasının önemine dikkat çekiyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, grip aşısının yalnızca bireysel korunma açısından değil, toplum sağlığı bakımından da önemli olduğunu belirtti. Grip virüsünün dünya genelinde her yıl yaklaşık 1 milyar kişiyi etkilediğini ifade eden Evrenkaya, hastalığın özellikle risk grubundaki kişilerde ağır seyredebildiğini söyledi.   Grip Aşısı Ağır Hastalık Riskini Azaltıyor   Grip aşısının hastalığa bağlı ciddi komplikasyonların önlenmesinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Evrenkaya, “Grip aşısı yalnızca bireysel korunma açısından değil, toplumdaki bulaşın ve hastalığın ağır seyretme riskinin azaltılması açısından da önem taşıyor. Grip aşısının, influenza virüsünün neden olduğu bronşit, zatürre ve kalp yetmezliğini önlemede etkinliği kanıtlanmış etkili bir araçtır. Risk gruplarında hastalık ve ölüm oranlarını azalttığı gösterilmiştir” dedi. Kanser tedavisi gören hastalarda grip enfeksiyonunun tedavi süreçlerini olumsuz etkileyebileceğine de dikkat çeken Evrenkaya, bu hastalarda aşının türü ve uygulanma zamanının hekim tarafından belirlenmesi gerektiğini kaydetti.   “Aşı Oldum, Hasta Oldum” Düşüncesi Yanlış Grip aşısının hastalığa neden olduğu yönündeki inanışın gerçeği yansıtmadığını belirten Evrenkaya, aşı sonrasında görülebilen hafif ateş, kas ağrısı ve halsizlik gibi belirtilerin kısa süreli yan etkiler olduğunu ifade etti. İnaktif grip aşılarının gribe yol açmadığını vurgulayan Evrenkaya, aşı sonrasında başka solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmanın mümkün olduğunu, bunun aşının etkisiz olduğu anlamına gelmediğini söyledi.   Aşı Olanlar da Grip Geçirebilir Grip aşısının yüzde 100 koruma sağlamadığını hatırlatan Evrenkaya, aşının etkinliğinin kişinin yaşına, sağlık durumuna ve dolaşımdaki virüs türlerine göre değişebildiğini belirtti. Grip virüslerinin sürekli değişime uğradığını ifade eden Evrenkaya, aşılanan kişilerin de hastalığa yakalanabileceğini ancak aşının özellikle ağır hastalık ve komplikasyon riskini azaltmada önemli bir koruma sağladığını kaydetti.   Gebelikte Grip Aşısı Yapılabilir Hamilelik döneminde grip aşısı yapılamayacağı yönündeki inanışın da doğru olmadığını belirten uzmanlar, gebelikte geçirilen grip enfeksiyonunun anne ve bebek açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Gebelikte grip daha ağır seyredebilirken, inaktif grip aşısı gebeliğin herhangi bir döneminde uygulanabiliyor. Aşılanma konusunda gebelerin kendi hekimleriyle görüşmesi öneriliyor.   Aşıların İçeriği Hakkındaki İddialara Dikkat Grip aşılarının zararlı metaller içerdiği yönündeki iddialara da değinen Evrenkaya, aşı içeriklerinin ürün ve formülasyona göre farklılık gösterebildiğini belirtti. Aşıların içeriğine ilişkin genellemelerden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Evrenkaya, vatandaşların uygulanacak aşının içeriği hakkında sağlık profesyonellerinden bilgi almasının önemine işaret etti.   Risk Grubundakilere Aşı Uyarısı Prof. Dr. Evrenkaya, grip aşısının özellikle 65 yaş ve üzerindeki kişiler, kalp yetmezliği, KOAH, diyabet ve böbrek yetmezliği gibi kronik hastalıkları bulunanlar, sağlık çalışanları, küçük çocuklar ve bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar açısından önem taşıdığını belirtti. Organ nakli yapılanlar, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar ve kanser hastalarının da yüksek risk grubunda yer aldığını ifade eden Evrenkaya, bu kişilerin aşılanma süreçlerini hekimleriyle planlamaları gerektiğini kaydetti.

21.10.2026 88
ASAYİŞ

Malatya’da Dini Nikahlı Eşini Bıçaklayan Şüpheli Tutuklandı

Malatya’da dini nikahlı eşini yatağında bıçaklayarak ağır yaraladığı iddiasıyla gözaltına alınan F.D., sevk edildiği adliyede tutuklandı. Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Fatih Mahallesi Çamlık Caddesi’nde sabah saatlerinde meydana gelen olayda, 3 çocuk annesi T.P.’yi bıçakla ağır yaraladığı öne sürülen dini nikahlı eşi F.D., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Edinilen bilgilere göre, dini nikahlı eşi F.D. ile yaşadığı tartışmanın ardından 3 çocuğuyla birlikte babasının evine giden T.P., burada kalmaya başladı. Sabah erken saatlerde eve gelen F.D.’nin, binanın arka kısmından tırmanarak içeri girdiği ve yatakta bulunan T.P.’yi bıçakladığı iddia edildi.   Kızını Kurtarmak İsteyen Anne de Yaralandı Saldırı sırasında ev halkı ve komşular durumu fark ederek müdahale etti. Yaşanan arbede sırasında saldırıya engel olmaya çalışan T.P.’nin annesi Z.I. da kolundan yaralandı. Z.I.’nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Olay sırasında ev halkı ve komşular tarafından darbedilen şüpheli F.D. ise yaralandı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan T.P., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan 3 çocuk annesi kadının hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.   Şüpheli Çıkarıldığı Mahkemece Tutuklandı Olayın ardından Battalgazi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan F.D., tedavisinin tamamlanmasının ardından polis ekiplerince gözaltına alındı. Malatya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.  

20.10.2026 62
SPOR

Diyabet Ringe Engel Olmadı: 9 Yaşındaki Mehmet Kerem’in Hedefi Avrupa Şampiyonluğu

Malatya’da yaklaşık 4 yıldır Tip 1 diyabetle yaşayan 9 yaşındaki Mehmet Kerem Karakuş, kick boksta elde ettiği başarılarla dikkat çekiyor. Üç Malatya birinciliği ve Türkiye ikinciliği bulunan küçük sporcu, antrenörü Yakup Yiğit yönetiminde Avrupa Şampiyonası’na hazırlanıyor.   Malatya’da yaşayan 9 yaşındaki Mehmet Kerem Karakuş, bir yandan Tip 1 diyabetle mücadele ederken diğer yandan kick boks ringlerinde rakiplerine karşı verdiği mücadeleyle örnek oluyor. Henüz küçük yaşına rağmen elde ettiği üç Malatya birinciliği ve Türkiye ikinciliğiyle adından söz ettiren Mehmet Kerem, azmi ve disipliniyle dikkat çekiyor. Yaklaşık 4 yıldır Tip 1 diyabetle yaşayan Mehmet Kerem, hastalığını kontrol altında tutarak spor hayatını sürdürüyor. Antrenmanlarda ve müsabakalarda kan şekeri seviyesini sürekli glikoz izleme sistemiyle takip eden küçük sporcu, vücudundaki sensörden gelen verileri cep telefonundaki mobil uygulama üzerinden anlık olarak kontrol ediyor.   Bir Gözü Ringde, Bir Gözü Kan Şekerinde   Yaşıtları gibi çocukluğunu yaşarken aynı zamanda zorlu bir spor dalında başarı elde etmeye çalışan Mehmet Kerem, antrenman öncesinde ve sırasında kan şekeri değerlerini kontrol etmeyi ihmal etmiyor. Vücudunda bulunan insülin pompası ve glikoz sensörü sayesinde sağlık durumunu takip eden küçük sporcu, kan şekerinin düşmesi halinde antrenmanına ara vererek gerekli önlemleri alıyor. Diyabetin kendisi için bir engel olmadığını belirten Mehmet Kerem, “Ben Tip 1 diyabetliyim. Spora başlamadan önce kan şekerimi kontrol ediyorum. Eğer şekerim düşerse meyve suyu içiyorum ve 15 dakika dinleniyorum. Daha sonra kaldığım yerden devam ediyorum. Üzerimde pompam ve sensörüm var. Bildirimler telefonuma geliyor ve kan şekerimi kontrol edebiliyorum” dedi.   Türkiye İkinciliğinden Avrupa Hedefine Yeşilyurt Belediyespor bünyesinde çalışmalarını sürdüren Mehmet Kerem, antrenörü Yakup Yiğit yönetiminde Avrupa Şampiyonası hedefi doğrultusunda hazırlıklarına devam ediyor. Haftanın üç günü antrenmanlara katılan küçük sporcu, teknik çalışmaların yanı sıra kondisyon ve dayanıklılık antrenmanlarıyla da kendisini geliştiriyor. Başarılarının arkasında disiplinli çalışmanın bulunduğunu anlatan Mehmet Kerem, “Yaklaşık 4 yıldır bu sporu yapıyorum. Üç Malatya birinciliğim ve bir Türkiye ikinciliğim var. Haftada üç gün antrenmanlara geldim, disiplinli çalıştım ve emeğimin karşılığını aldım. Bundan sonrası için de disiplinimi bozmadan çalışıyorum. Önce ısınıyoruz, ardından el, ayak ve el-ayak teknikleri üzerinde çalışıyoruz” diye konuştu.   “Hedefim Bayrağımızı Dalgalandırıp İstiklal Marşı’mızı Okutmak”   Küçük yaşına rağmen büyük hedefler belirleyen Mehmet Kerem, en büyük hayalinin uluslararası organizasyonlarda Türkiye’yi temsil etmek olduğunu söyledi. Spora başlamasında anne ve babasının önemli rol oynadığını ifade eden Mehmet Kerem, “Bu spora annem ve babam sayesinde başladım. Diyabet benim için bir engel değil. Herkes başarabilir. Önemli olan disiplinli çalışmak. Benim hedefim dünyada bayrağımızı dalgalandırmak ve İstiklal Marşı’mızı okutmak” ifadelerini kullandı.   Antrenörü Yakup Yiğit Yönetiminde Avrupa’ya Hazırlanıyor   Yeşilyurt Belediyespor çatısı altında çalışmalarını sürdüren Mehmet Kerem’in spor hayatındaki en büyük destekçileri arasında ailesi ve antrenörü Yakup Yiğit yer alıyor. Antrenörü Yiğit yönetiminde haftanın üç günü düzenli olarak antrenman yapan küçük sporcu, Avrupa Şampiyonası’nda mücadele edebilmek için hazırlıklarını sürdürüyor. Ringdeki performansının yanı sıra diyabet yönetimindeki dikkati ve disiplinli çalışmasıyla da öne çıkan Mehmet Kerem, benzer sağlık sorunları yaşayan çocuklara örnek oluyor. Henüz 9 yaşında olmasına rağmen hem diyabetini yönetmeye hem de spor kariyerinde ilerlemeye çalışan Mehmet Kerem Karakuş, şimdi Avrupa arenasında ay-yıldızlı bayrağı dalgalandırarak yeni başarılara imza atmayı hedefliyor.

19.10.2026 75
GENEL

Arıların Saldırısına Uğradı, Ölümden Döndü

Elazığ’ın Baskil ilçesinde kovanlarının bakımını yaptığı sırada yüzlerce arının saldırısına uğrayan arıcı Nuri Toğantemur, vücudunun çeşitli yerlerinden sokuldu. Bilincini kaybeden ve hastaneye kaldırılan Toğantemur, Malatya’da gördüğü tedavinin ardından taburcu edildi. Arıcının saldırgan arılardan kurtulmaya çalıştığı anlar kameraya yansıdı.   Elazığ’ın Baskil ilçesinde arıcılık yapan Nuri Toğantemur, kovanlarına bakım yapmak istediği sırada arıların saldırısına uğradı. Arılara şerbet ve kek vermek amacıyla kovanın kapağını açan Toğantemur, bir anda yüzlerce arının hedefi oldu. Koruyucu kıyafetindeki yırtıklardan içeri giren arılar, Toğantemur’u vücudunun çeşitli yerlerinden soktu.   Arılardan Kaçmaya Çalıştı, Kurtulamadı   Arıların saldırısı karşısında büyük panik yaşayan Toğantemur, önce bir kayısı ağacının dibine sığındı. Ancak arıların saldırısının devam etmesi üzerine kaçmaya başladı. Özellikle ayak ve bacaklarından çok sayıda arının soktuğu Toğantemur, son çare olarak üzerindeki koruyucu kıyafeti çıkararak arılardan uzaklaşmaya çalıştı. Yaşanan korku dolu anlar ise kameraya saniye saniye yansıdı.   Bilincini Kaybetti, Malatya’ya Sevk Edildi Çok sayıda arının sokması sonucu fenalaşan Toğantemur, yeğeni tarafından Malatya’nın Kale ilçesindeki Kale Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Hastaneye ulaştığında bilincinin kapandığını ve gözlerinin karardığını belirten Toğantemur’a acil serviste ilk müdahale yapıldı. Buradaki müdahalenin ardından ambulansla Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edilen Toğantemur, tedavi altına alındı. Tedavisi tamamlanan arıcı, sağlık durumunun düzelmesi üzerine taburcu edildi.   “Kovanı Açtım, Bir Anda Üzerime Saldırdılar”   Yaşadığı korku dolu anları anlatan Nuri Toğantemur, arıların bir anda saldırıya geçtiğini belirterek, “Arılara şerbet ve kek verecektim. Kovanın kapağını açtım, birden bana saldırdılar. Üzerimdeki kıyafet biraz delinmiş ve yırtılmıştı. Arılar oradan içeri girince her tarafımı sokmaya başladılar. Ayaklarıma ve bacaklarıma doluştular” dedi.   “Gözlerim Karardı, Hiçbir Şey Göremedim” Arılardan kurtulmak için büyük mücadele verdiğini söyleyen Toğantemur, “Bir kayısı ağacının dibine oturdum. Baktım olmuyor, kaçmaya başladım. Kaçtıkça daha fazla saldırdılar. Yapacak bir şey kalmayınca en son kıyafeti çıkarıp attım. Yeğenim beni hastaneye götürdü. Hastaneye geldiğimde bilincim kapalıydı, gözlerim kararmıştı, hiçbir şey göremiyordum. Acilde yapılan müdahale, iğne ve serum tedavisinden sonra biraz kendime geldim. Kale’den ambulansla Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edildim. Allah’a çok şükür şimdi iyiyim” ifadelerini kullandı. Yaşadığı olayın ardından sağlığına kavuşan Toğantemur’un arılardan kurtulmak için verdiği mücadele, kameralara yansıyan görüntülerle ortaya çıktı.

14.10.2026 109
SAĞLIK

Prostat Büyümesinde Bu 5 Belirtiye Dikkat!

Özellikle 50 yaşından sonra erkeklerde görülme sıklığı artan iyi huylu prostat büyümesi, yaşam kalitesini olumsuz etkilerken tedavi edilmediğinde mesane ve böbrek sağlığını da tehdit edebiliyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, idrar alışkanlıklarında yaşanan değişimlerin yaşlanmanın doğal sonucu olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, dikkat edilmesi gereken 5 önemli belirtiyi açıkladı.   Erkeklerde ilerleyen yaşla birlikte sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan iyi huylu prostat büyümesi, erken dönemde fark edilmediğinde ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor. Türkiye’yi de kapsayan geniş ölçekli bir araştırmaya göre 50 yaş üzerindeki her 100 erkekten 14’ü prostat büyümesi sorunu yaşarken, uluslararası veriler bu yaş grubundaki erkeklerin yaklaşık yarısında prostat büyümesi görülebildiğini ortaya koyuyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, toplumun yaşlanması ve yaşam süresinin uzamasının yanı sıra bazı yaşam alışkanlıklarının da hastalıkla ilişkili olabileceğini belirtti.   Yanlış Yaşam Alışkanlıkları Şikayetleri Artırıyor   Obezite, hareketsiz yaşam, metabolik sendrom ve diyabetin iyi huylu prostat büyümesi ve buna bağlı idrar yolu şikayetleriyle ilişkili olabildiğini ifade eden Topuz, özellikle aşırı kafein ve alkol tüketiminin, akşam saatlerinde fazla sıvı alınmasının ve hareketsizliğin belirtileri artırabileceğini söyledi. Bu alışkanlıkların tek başına hastalığa neden olmadığını vurgulayan Topuz, sık idrara çıkma, ani sıkışma ve gece tuvalete kalkma gibi yakınmaların dikkate alınması gerektiğini kaydetti.   Prostat Büyümesinin 5 Önemli Belirtisi   1. İdrar Akımında Zayıflama: İdrarın eskisine göre daha yavaş, ince veya düşük basınçla gelmesi, prostat büyümesinin en yaygın belirtileri arasında bulunuyor. İdrar yapma süresinin uzaması ve akımın damlama şeklinde sonlanması da önemli uyarı işaretleri arasında yer alıyor. 2. İdrara Başlamada Güçlük: Tuvalete gidildiğinde idrarın hemen başlayamaması, ıkınma ihtiyacı ve idrarın kesik kesik gelmesi, idrar kanalında tıkanıklık olabileceğine işaret ediyor. Hastalığın ilerlemesiyle mesane kaslarının yorulması, idrar yapmayı daha da zorlaştırabiliyor. 3. Sık İdrara Çıkma ve Ani Sıkışma: Gün içerisinde normalden daha sık tuvalete gitme, idrarı erteleyememe ve ani sıkışma hissi, prostat büyümesine bağlı gelişebiliyor. Bazı hastalarda bu duruma idrar kaçırma da eşlik edebiliyor. 4. Geceleri Sık Sık Tuvalete Kalkma: Gece boyunca birden fazla kez idrara çıkmak, uyku kalitesini düşürerek gündüz yorgunluğuna ve dikkat kaybına neden olabiliyor. İleri yaştaki bireylerde gece tuvalete giderken düşme ve yaralanma riski de artabiliyor. 5. Mesanenin Tam Boşalmadığı Hissi: İdrar yaptıktan kısa süre sonra yeniden tuvalete gitme ihtiyacı duyulması, mesanede artık idrar kaldığının belirtisi olabiliyor. Bu durum enfeksiyon, mesane taşı ve ani idrar yapamama riskini artırabiliyor.   Böbrek Sağlığını da Tehdit Edebiliyor Prostat büyümesinin yalnızca günlük yaşamı etkileyen bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Topuz, uzun süre devam eden ciddi idrar yolu tıkanıklığının mesane fonksiyonlarını bozabileceğini, ileri vakalarda ise böbrekleri olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Gece sık idrara çıkmanın her zaman prostat büyümesinden kaynaklanmadığını da hatırlatan Topuz, diyabet, uyku apnesi, kalp hastalıkları ve kullanılan bazı ilaçların da benzer şikayetlere yol açabileceğini söyledi.   Tedavide Yeni Nesil Yöntemler Öne Çıkıyor   Tıp teknolojisindeki gelişmelerle birlikte iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde yeni yöntemler uygulanıyor. Bunlar arasında lazer teknolojisiyle gerçekleştirilen HoLEP ve su buharı enerjisinden yararlanılan Rezum yöntemleri bulunuyor. Her iki işlemin de idrar kanalından girilerek vücutta kesi oluşturulmadan gerçekleştirildiğini belirten Topuz, yöntemlerin çalışma prensipleri, etki süreleri ve uygun oldukları hasta grupları bakımından farklılık gösterdiğini ifade etti. Yeni nesil tedavilerin uygun hastalarda daha az kanama ve daha erken taburculuk gibi avantajlar sağlayabildiğini kaydeden Topuz, tedavi seçiminin prostatın büyüklüğü, hastanın genel sağlık durumu ve beklentileri doğrultusunda yapılması gerektiğini vurguladı.   Belirtileri Yaşlanmaya Bağlayıp İhmal Etmeyin İdrar alışkanlıklarında meydana gelen değişikliklerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Bahadır Topuz, erken tanı ve uygun tedavinin olası komplikasyonların önlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Topuz, en doğru tedavi yönteminin ayrıntılı ürolojik muayene ve gerekli tetkiklerin ardından hasta ile hekim tarafından ortaklaşa belirlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

14.10.2026 102
SAĞLIK

Eklem Ağrılarını Hafife Almayın: Artrit Belirtisi Olabilir

Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen artrit, eklemlerde ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığına neden olabiliyor. Uzmanlar, özellikle tekrarlayan ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen eklem ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, erken tanı ve doğru tedavinin önemine dikkat çekiyor.   12 Ekim Dünya Artrit Günü dolayısıyla eklem sağlığına ilişkin uyarılarda bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Vugar Abilhasanov, uzun süren eklem ağrılarının yalnızca yaşlanmaya veya günlük yorgunluğa bağlanmaması gerektiğini söyledi. Dünya genelinde yaklaşık 528 milyon kişinin osteoartrit, 18 milyon kişinin ise romatoid artrit ile yaşadığı belirtilirken, eklem hastalıklarının bireylerin hareket kabiliyetini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebildiği ifade ediliyor.   Her Eklem Ağrısı Yorgunluktan Kaynaklanmıyor   Artritin, eklemlerde ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığına yol açabilen farklı hastalıkları kapsadığını belirten uzmanlar, hastalığın türüne göre belirtilerin değişebildiğine dikkat çekiyor. En yaygın türlerden biri olan osteoartrit, özellikle diz, kalça, el ve omurga eklemlerini etkilerken, romatoid artrit daha çok el, el bileği ve ayaklardaki küçük eklemlerde kendini gösterebiliyor. Eklem ağrısının her zaman basit bir zorlanmadan kaynaklanmadığını ifade eden Op. Dr. Abilhasanov, "Özellikle ağrı tekrarlıyorsa, eklemde şişlik veya sertlik eşlik ediyorsa ve hareket kabiliyetinde belirgin bir azalma varsa altta yatan nedenin araştırılması gerekir. Erken değerlendirme, doğru tedavi yaklaşımının belirlenmesi açısından önemli bir adımdır" dedi.   Bu Belirtiler Varsa Doktora Başvurun   Eklem ağrılarının uzun süre devam etmesi veya giderek şiddetlenmesinin dikkate alınması gerektiğini belirten Abilhasanov, özellikle günlük yaşamı etkileyen şikâyetlerde zaman kaybedilmemesi uyarısında bulundu. Açıklanamayan eklem ağrısı, şişlik veya sertliğin birkaç gün içerisinde geçmemesi, şikâyetlerin sık sık tekrarlaması ve gece uykusunu bozmasının tıbbi değerlendirme gerektirebileceğini ifade eden Abilhasanov, "Özellikle aniden başlayan şiddetli ağrı ve şişlik, eklemin kızarık veya sıcak olması ya da eklem şikâyetine ateş ve genel hastalık hissinin eşlik etmesi daha hızlı tıbbi değerlendirme gerektirebiliyor" diye konuştu. Uzmanlar, özellikle ateşle birlikte ortaya çıkan ani ve şiddetli eklem ağrısı ile şişliğin acil değerlendirme gerektirebileceğine dikkat çekiyor.   Hareketsiz Kalmak Ağrıları Artırabilir   Eklem ağrısı yaşayan birçok kişinin ağrının artacağı düşüncesiyle hareket etmekten kaçındığını belirten Abilhasanov, uzun süreli hareketsizliğin eklem çevresindeki kaslarda güç kaybına neden olabileceğini söyledi. Hareketsizliğin zamanla hareket kapasitesini azaltabileceğini ifade eden Abilhasanov, kişinin sağlık durumuna uygun fiziksel aktivitelerin eklem fonksiyonlarının korunmasında önemli rol oynadığını vurguladı. Abilhasanov, "Uzun süreli hareketsizlik eklem çevresindeki kasların güç kaybetmesine ve hareket kapasitesinin azalmasına neden olabilir. Kişinin durumuna uygun düzenli fiziksel aktivite ise ağrının yönetilmesine, fiziksel işlevlerin korunmasına ve yaşam kalitesinin desteklenmesine yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı.   Düzenli Egzersiz Eklem Sağlığını Destekliyor   Artrit hastalarının tamamen hareketsiz bir yaşam sürmelerinin doğru olmadığını belirten uzmanlar, uygun egzersizlerin kas gücünü ve eklem hareketliliğini korumaya yardımcı olabileceğini ifade ediyor. Yürüyüş gibi eklemleri aşırı zorlamayan aktiviteler, kişiye özel egzersiz programları ve gerektiğinde fizyoterapi uygulamaları, hastaların günlük yaşamlarını daha rahat sürdürmelerine katkı sağlayabiliyor. Ancak uygulanacak egzersiz programının hastalığın türüne, kişinin yaşına, genel sağlık durumuna ve fiziksel kapasitesine göre belirlenmesi gerekiyor.   Erken Tanı Yaşam Kalitesi İçin Önemli   Artritin farklı türlerinde tedavi yaklaşımlarının da değişebildiğine dikkat çeken uzmanlar, doğru tanı konulmadan kullanılan ilaçların veya bilinçsiz yapılan egzersizlerin uygun olmayabileceğini belirtiyor. Özellikle iltihaplı romatizmal hastalıklarda erken tanı ve uygun tedavi, kalıcı eklem hasarı riskinin azaltılması açısından önem taşıyor. Op. Dr. Vugar Abilhasanov, eklem sağlığını korumak için şikâyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, hastalığın türüne ve kişinin ihtiyaçlarına uygun bir tedavi ve hareket planı oluşturulmasının önemine işaret etti. Uzmanlar, tekrarlayan eklem ağrılarının “Nasıl olsa geçer” düşüncesiyle ertelenmemesi ve özellikle şişlik, sertlik ile hareket kısıtlılığının eşlik ettiği durumlarda hekime başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.  

12.10.2026 66