Medya Malatya
Medya Malatya

“Tır” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
SAĞLIK

Çocuklarda Diş Yaralanmalarına Dikkat: İlk Dakikalar Önemli

Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda düşme ve çarpma sonucu yaşanabilecek diş yaralanmalarına karşı uyarıda bulunan Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, özellikle yerinden çıkan kalıcı dişlerde hızlı ve doğru müdahalenin dişin kurtarılmasında belirleyici olabileceğini söyledi.   Okul döneminin başlamasıyla birlikte çocukların oyun alanlarında ve kalabalık ortamlarda geçirdiği zaman artarken, düşme ve çarpışmaya bağlı diş yaralanmaları da önemli bir risk oluşturuyor. Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, diş kırıkları, dişlerin yerinden oynaması ve tamamen yerinden çıkması gibi durumlarda ailelerin doğru müdahale konusunda bilinçli olması gerektiğini belirtti. Diş travmalarında ilk dakikaların büyük önem taşıdığını ifade eden Demir, yanlış müdahalelerin kalıcı hasarlara yol açabileceğine dikkat çekti.   Diş Travmalarında Zaman Kaybetmeyin   Çocukların okulda ve oyun sırasında yaşayabilecekleri kazaların ciddi diş yaralanmalarına neden olabileceğini belirten Demir, "Çocukların düşme ve çarpışma sırasında yaşayabileceği kazalar; dişlerde kırılmaya, dişin yerinden oynamasına veya tamamen yerinden çıkmasına, ayrıca diş etleri ve ağız çevresindeki yumuşak dokularda yaralanmalara neden olabiliyor. Özellikle kalıcı dişlerin tamamen yerinden çıktığı durumlarda, doğru ilk yardım ve zaman kaybetmeden diş hekimine başvurulması büyük önem taşıyor" dedi. Ailelerin acil durumlarda doğru bilgiye ulaşmasının önemine değinen Demir, Uluslararası Dental Travmatoloji Derneği (IADT) tarafından desteklenen ToothSOS uygulamasının ebeveynlere yol gösterebileceğini söyledi. Demir, uygulamanın farklı diş yaralanmalarını tanımaya ve profesyonel yardım alınana kadar yapılması gerekenleri öğrenmeye yardımcı olduğunu ancak diş hekimi muayenesinin yerine geçmediğini vurguladı.   Süt Dişi İle Kalıcı Diş Ayrımına Dikkat   Diş yaralanmalarında uygulanacak ilk yardımın dişin türüne göre değiştiğini belirten Demir, özellikle tamamen yerinden çıkan dişlerde dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Yerinden çıkan süt dişinin yeniden yerine yerleştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Demir, bu tür bir müdahalenin alttan gelişmekte olan kalıcı dişe zarar verebileceğini söyledi. Kalıcı dişin tamamen yerinden çıkması durumunda ise zaman kaybedilmeden diş hekimine başvurulması gerektiğini belirten Demir, dişin köküne dokunulmamasının ve uygun koşullarda korunmasının tedavi başarısını etkileyebileceğini kaydetti.   Kırılan Diş Parçasını Atmayın   Diş kırıklarında kopan parçanın korunmasının tedavi açısından önemli olduğunu belirten Demir, bazı durumlarda kırılan parçanın yeniden dişe yapıştırılabildiğini söyledi. Demir, "Darbe sonucunda dişin bir bölümü kırıldığında, kopan parçanın bulunması ve uygun koşullarda muhafaza edilmesi, bazı vakalarda bu parçanın yeniden dişe yapıştırılmasına olanak tanıyabilir. Bulunan diş parçası süt veya serum fizyolojik içerisinde muhafaza edilerek en kısa sürede diş hekimine ulaştırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Dişin tamamen yerinden çıkmasının ise farklı bir müdahale gerektirdiğini hatırlatan Demir, ağız içi kanama, şiddetli ağrı, çene hareketlerinde güçlük veya baş travması şüphesinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti.   Şekerli Atıştırmalıklar Çürük Riskini Artırıyor   Okul döneminde çocukların beslenme alışkanlıklarına da dikkat edilmesi gerektiğini belirten Demir, şekerli yiyecek ve içeceklerin sık tüketilmesinin diş çürüklerine zemin hazırladığını ifade etti. Şeker tüketiminin dişlerin gün içerisinde tekrarlayan asit saldırılarına maruz kalmasına neden olduğunu kaydeden Demir, ebeveynlere çocukların beslenme çantalarında daha sağlıklı alternatiflere yer vermeleri çağrısında bulundu.   Günde İki Kez Diş Fırçalama Önerisi   Çocuklarda ağız ve diş sağlığının korunması için düzenli bakım alışkanlığının erken yaşta kazandırılması gerektiğini belirten Demir, günde iki kez florürlü diş macunuyla diş fırçalamanın önemine dikkat çekti. Diş yaralanmalarının hafif görünse bile ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Demir, olası travmalarda erken müdahalenin ve diş hekimi kontrolünün kalıcı hasarların önlenmesine yardımcı olabileceğini belirtti.  

5 saat önce 29
GENEL

Anne ve Oğlu Yan Yana Toprağa Verildi: Aile İki Acıyı Birden Yaşadı

Malatya’nın Akçadağ ilçesinde hayatını kaybeden 65 yaşındaki Rabia Bozkurt ile annesinin ölüm haberini aldıktan sonra kalp krizi geçirerek yaşamını yitiren 35 yaşındaki oğlu Mehmet Bozkurt, bugün son yolculuklarına uğurlandı. Anne ve oğlunun aynı gün hayatını kaybetmesiyle sarsılan aile, iki acıyı birden yaşarken Sarıhacı Mahallesi’nde büyük üzüntü hakim.   Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı Sarıhacı Mahallesi’nde yaşanan çifte acının ardından anne ve oğlu bugün toprağa verildi. Yücel Bozkurt’un eşi Rabia Bozkurt (65) ile annesinin vefat haberini Antalya’da aldıktan sonra kahvaltı sırasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden 3 çocuk babası Mehmet Bozkurt (35), gözyaşları arasında son yolculuklarına uğurlandı.   Annesinin Acısına Oğlunun Acısı Eklendi Rabia Bozkurt’un vefatının ardından Antalya’da yaşayan oğlu Mehmet Bozkurt’a acı haber verildi. Annesinin ölüm haberini alan 35 yaşındaki Bozkurt, kısa süre sonra kahvaltı yaptığı sırada kalp krizi geçirdi. Yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayan genç adamın ölümü, ailesini ikinci kez yasa boğdu. Bir gün içerisinde hem eşini hem de oğlunu kaybeden Yücel Bozkurt, hayatının en ağır acılarından biriyle karşı karşıya kaldı.   Anne ve Oğlu Yan Yana Defnedildi   Antalya’dan Malatya’ya getirilen Mehmet Bozkurt’un cenazesi, adli tıptaki işlemlerin ardından Malatya Şehir Mezarlığı morguna kaldırıldı. Anne Rabia Bozkurt ile oğlu Mehmet Bozkurt’un cenazeleri, bugün Akçadağ ilçesine bağlı Sarıhacı Mahallesi’nde yan yana toprağa verildi. Anne ve oğlunun aynı gün yaşamını yitirmesi, mahalle sakinleri ve yakınları arasında büyük üzüntüye neden oldu.   Köyde Acı Tarif Edilemiyor Sarıhacı Mahallesi’nde anne ve oğlunun ölümünün ardından hüzün hakim. Aynı aileden iki kişinin peş peşe hayatını kaybetmesi, yakınlarını ve mahalle sakinlerini derinden etkiledi. Özellikle annesinin vefat haberinin ardından yaşamını yitiren 3 çocuk babası Mehmet Bozkurt’un ölümü, acıyı daha da ağırlaştırdı.   Acılı Baba Taziyeleri Kabul Ediyor Aynı gün hem hayat arkadaşını hem de evladını kaybeden Yücel Bozkurt, Sarıhacı Mahallesi’ndeki evlerinde taziyeleri kabul ediyor. Akrabaları, komşuları ve yakınları, iki büyük kayıp yaşayan Bozkurt ailesini yalnız bırakmayarak acılarını paylaşmaya çalışıyor. Anne ve oğlunun yan yana toprağa verildiği Sarıhacı Mahallesi’nde, geride iki yakınını aynı gün kaybeden acılı bir baba ve babalarını kaybeden üç çocuk kaldı.

dün 35
EKONOMİ

Malatya’da 100 Genç İş Dünyasıyla Buluştu

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Mezun–İşveren Eşleştirme Programı kapsamında, Dijital Gençlik Merkezi’nde (DİGEM) eğitimlerini tamamlayan yaklaşık 100 genç, 10’un üzerinde firmanın temsilcileriyle bir araya gelerek iş ve staj fırsatlarını değerlendirdi.   Malatya Büyükşehir Belediyesi, gençlerin mesleki eğitimlerini istihdama dönüştürmelerine katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Avrupa Birliği finansmanı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) iş birliğiyle yürütülen “Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri Projesi” kapsamında Mezun–İşveren Eşleştirme Programı düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi Şehir Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen programda, DİGEM bünyesinde eğitim alan yaklaşık 100 genç, 10’un üzerinde firmanın temsilcileriyle buluştu.   Gençler İşverenlerle Birebir Görüştü Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gençlik Hizmetleri Birimi ile Basın Yayın Dairesi Başkanlığı İstihdam Merkezi Birimi iş birliğinde düzenlenen etkinlikte, gençlerin özgeçmişleri, mesleki yeterlilikleri ve kariyer hedefleri değerlendirildi. İşverenlerle birebir görüşme fırsatı bulan gençler, firmaların açık iş pozisyonları ve staj olanakları hakkında bilgi aldı. Programla, eğitim süreçlerinde kazanılan bilgi ve becerilerin iş dünyasının ihtiyaçlarıyla buluşturulması hedeflendi.   Eğitimden İstihdama Köprü Kuruluyor   Dijital Gençlik Merkezi’nde yapay zekâ, yazılım, veri tabanı, e-ticaret ve bilişim teknolojileri gibi alanlarda eğitim alan gençler, program sayesinde iş dünyasıyla doğrudan temas kurma imkânı elde etti. Etkinliğe katılan mezunlar, verilen eğitimlerin mesleki gelişimlerine önemli katkılar sunduğunu belirterek, işverenlerle bir araya gelmelerini sağlayan organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi.   “Malatya’da Bu Tür Eğitimler Çok Önemli”   DİGEM bünyesinde dört farklı eğitim programına katıldığını belirten Hatice Orhan, “Yapay zekâ, Python ve veri tabanı, marka yönetimi ve bilişim teknolojileri alanlarında eğitim aldım. Malatya’da imkânların fazla olmadığı bir yerde bu programı çok faydalı buluyorum. Bana çok şey kattı. İlerleyen dönemlerde çalışma hayatımda da etkili olacağına inanıyorum” dedi. Gazi Üniversitesi Uçak Teknolojisi Bölümü mezunu Zehra Babacan ise web yazılım geliştirme, mobil uygulama geliştirme ve yapay zekâ eğitimlerine katıldığını belirterek, “Kendini geliştirmek isteyen ve iş arayan arkadaşlar için oldukça faydalı eğitimler olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.   “İşverenlere Ulaşmak İçin Önemli Bir Fırsat”   Enerji Sistemleri Yüksek Mühendisi Nurcan Çalhan da DİGEM’de yazılım eğitimi aldığını belirterek, programın gençler açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Çalhan, “Malatya açısından değerlendirdiğimizde olması gereken bir etkinlikti. İşverenlere ulaşmak ve işe başladıktan sonra bizleri nelerin beklediğini görmek açısından faydalı olacağını düşünüyorum. İşverenlerle görüşme gerçekleştireceğim, iyi geçmesini umuyorum” diye konuştu. DİGEM’de e-ticaret eğitimi alan Azra Reyhan Hasıripi ise etkinliğin verimli geçtiğini ifade ederek, “Birçok firmanın burada bulunması ve doğrudan görüşme imkânı sağlanması çok güzel. Kendimi bu alanda geliştirmeyi düşünüyorum” dedi.   Genç İstihdamına Destek Sürecek   Malatya Büyükşehir Belediyesi, gençlerin dijital becerilerini geliştirmek, mesleki yeterliliklerini artırmak ve istihdam olanaklarına erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla eğitim ve iş dünyasını bir araya getiren projelerini sürdürmeyi hedefliyor. Programın, gençlerin kariyer planlamalarına katkı sunmasının yanı sıra kentte nitelikli iş gücünün gelişmesine de destek olması amaçlanıyor.

dün 52
EĞİTİM

İletişim Öğrencilerinden TRT Yarışmasında Çifte Başarı

İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, 12. TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması’nda iki farklı kategoride ikincilik ödülü kazandı. Radyo ve haber yayıncılığı alanlarında dereceye giren öğrenciler, hazırladıkları projelerle önemli bir başarıya imza attı.   İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen Geleceğin İletişimcileri Yarışması’ndan iki ödülle döndü. Farklı kategorilerde yarışan iki öğrenci, hazırladıkları projelerle ikincilik elde ederek üniversitelerini başarıyla temsil etti.   “Yarım Kalan İlmek” Projesine İkincilik Ödülü   Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 3. sınıf öğrencisi Şeyma Sare Mıngır, “Yarım Kalan İlmek” adlı projesiyle radyo yayıncılığı dalının canlı yayın sunumu kategorisinde ikinci oldu. Mıngır’ın ödül kazanan projesinin danışmanlığını Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahar Öztürk üstlendi.   “Kavurma Olmasın” Video Haberine Ödül   Sosyal Bilimler Enstitüsü Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Yüksek Lisans öğrencisi Recep Sulubay ise “Kavurma Olmasın” adlı çalışmasıyla haber yayıncılığı dalının video haber kategorisinde ikincilik ödülüne layık görüldü. Sulubay’ın projesinin danışmanlığını İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Araştırma Görevlisi Edanur Baytak Sulubay yürüttü.   Dekan Yatkın: “Öğrencilerimiz Bizleri Gururlandırdı” İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Yatkın, öğrencilerin ulusal düzeyde düzenlenen yarışmada elde ettikleri başarının memnuniyet verici olduğunu belirtti. Yatkın, “Öğrencilerimizin TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması gibi önemli bir platformda iki farklı kategoride ikincilik ödülü kazanması bizleri gururlandırdı. Bu başarı, öğrencilerimizin mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmek için gösterdikleri çabanın ve fakültemizde yürütülen nitelikli eğitim çalışmalarının önemli bir göstergesidir. Öğrencilerimizi ve bu süreçte emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum” dedi.   Uygulamalı Eğitimin Önemi Vurgulandı Öğrencilerin yarışmalara katılmasının mesleki gelişimlerine önemli katkı sağladığını belirten Doç. Dr. Bahar Öztürk, uygulamalı çalışmaların teorik bilgilerin pratiğe dönüştürülmesinde etkili olduğunu söyledi. Öztürk, Şeyma Sare Mıngır’ın elde ettiği dereceden mutluluk duyduklarını belirterek öğrencisini tebrik etti. Haber üretiminde saha deneyiminin önemine dikkat çeken Arş. Gör. Edanur Baytak Sulubay ise öğrencilerin araştırma, içerik geliştirme ve haber anlatımı süreçlerinde aktif rol almalarının mesleki becerilerini güçlendirdiğini ifade etti. Recep Sulubay’ın hazırladığı projeyle elde ettiği başarının yoğun bir çalışma sürecinin sonucu olduğunu belirten Sulubay, öğrencisinin başarılarının devamını diledi.  

dün 57
SAĞLIK

Turgut Özal Tıp Merkezi’nde Sağlıkta Yeni Dönem Başlıyor

Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Erol Karaaslan, yeni dönemde hasta memnuniyetini artırmak, sağlık hizmetlerini hızlandırmak ve hastanenin teknolojik altyapısını güçlendirmek amacıyla üç önemli projeyi hayata geçirmeyi hedeflediklerini açıkladı.   Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Erol Karaaslan, ikinci görev döneminde hayata geçirmeyi planladıkları projelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Karaaslan, dijital hastane uygulamaları, sağlıkta akreditasyon ve robotik cerrahi alanlarında yürütülen çalışmalarla hastanenin hizmet kalitesini daha ileriye taşımayı amaçladıklarını söyledi. Özellikle hastaların hastanede geçirdiği süreyi azaltmayı ve sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirten Karaaslan, yeni dönemde dijital dönüşüm çalışmalarına ağırlık vereceklerini ifade etti.   “Ben Geldim” Uygulamasıyla Sıra Bekleme Azalacak   Hastaların randevularını WhatsApp, telefon ve internet üzerinden alabildiklerini ancak hastaneye geldiklerinde poliklinik sekreterliğine uğrayarak sıra numarası almak zorunda kaldıklarını belirten Karaaslan, bu süreci kolaylaştırmak amacıyla yeni bir uygulama geliştirdiklerini söyledi. “Ben Geldim” adı verilen mobil uygulamayla hastaların sekreterliğe uğramadan muayene sıralarını takip edebileceklerini ifade eden Karaaslan, “Hastamız, indirdiği mobil uygulamayla ‘Ben Geldim’ butonuna bastığı anda ilgili branşta kaçıncı sırada olduğunu telefon ekranında görebilecek. Böylece sekreterliğe uğramadan doğrudan doktorumuzun yanına ulaşabilecek” dedi.   Hastanede Gereksiz İşlemler Azaltılacak Yeni uygulamanın yalın hastane modelinin önemli bir parçası olacağını belirten Karaaslan, hastaların zaman kaybetmesine neden olan gereksiz işlem basamaklarını ortadan kaldırmayı hedeflediklerini kaydetti. Sağlık hizmetlerinde hız ve verimliliği artıracak benzer dijital uygulamaların da önümüzdeki süreçte devreye alınmasının planlandığını ifade etti.   Sağlıkta Akreditasyon Hedefi Turgut Özal Tıp Merkezi’nin öncelikli hedefleri arasında sağlıkta akreditasyonun da bulunduğunu açıklayan Karaaslan, ekim ayında başvuru yapılmasının planlandığını bildirdi. Akreditasyonun hasta güvenliği, çalışan sağlığı ve sağlık hizmetlerinin kalitesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Karaaslan, “Yalın hastanenin en önemli özelliklerinden biri akredite olmaktır. Gereksiz basamakları ortadan kaldıracak, gerekli basamaklarla hastalarımıza hizmet vereceğiz. Amacımız çalışanlarımızın iş sağlığını korumak, hasta haklarını maksimum düzeye çıkarmak ve hocalarımızın gereksiz işlerle uğraşmak yerine daha önemli işlere odaklanmasını sağlamaktır” ifadelerini kullandı. Akreditasyon sürecinin kapsamlı ve zorlu aşamalardan oluştuğunu belirten Karaaslan, ekip olarak bu hedefe ulaşacaklarına inandığını söyledi.   Robotik Cerrahi İçin Çalışmalar Sürüyor   Hastanenin teknolojik altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Karaaslan, robotik cerrahi sisteminin de Turgut Özal Tıp Merkezi’ne kazandırılmasının hedeflendiğini açıkladı. Robotik cerrahinin hassas operasyonlarda önemli avantajlar sağladığını ifade eden Karaaslan, bu teknolojinin damar ve sinir yapılarının korunmasına katkı sunduğunu, ameliyat sonrası gelişebilecek komplikasyon risklerinin azaltılmasına yardımcı olabildiğini söyledi. Karaaslan, “Bizim gibi nitelikli hizmet veren bir hastanenin robotik cerrahiye de sahip olması gerekiyor. İnşallah en kısa zamanda robotik cerrahiyle hastanemizi tanıştıracak ve Malatya halkımızı bu konfora ulaştıracağız” dedi.  

dün 56
SAĞLIK

Prostat Büyümesinde Bu 5 Belirtiye Dikkat!

Özellikle 50 yaşından sonra erkeklerde görülme sıklığı artan iyi huylu prostat büyümesi, yaşam kalitesini olumsuz etkilerken tedavi edilmediğinde mesane ve böbrek sağlığını da tehdit edebiliyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, idrar alışkanlıklarında yaşanan değişimlerin yaşlanmanın doğal sonucu olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, dikkat edilmesi gereken 5 önemli belirtiyi açıkladı.   Erkeklerde ilerleyen yaşla birlikte sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan iyi huylu prostat büyümesi, erken dönemde fark edilmediğinde ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor. Türkiye’yi de kapsayan geniş ölçekli bir araştırmaya göre 50 yaş üzerindeki her 100 erkekten 14’ü prostat büyümesi sorunu yaşarken, uluslararası veriler bu yaş grubundaki erkeklerin yaklaşık yarısında prostat büyümesi görülebildiğini ortaya koyuyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, toplumun yaşlanması ve yaşam süresinin uzamasının yanı sıra bazı yaşam alışkanlıklarının da hastalıkla ilişkili olabileceğini belirtti.   Yanlış Yaşam Alışkanlıkları Şikayetleri Artırıyor   Obezite, hareketsiz yaşam, metabolik sendrom ve diyabetin iyi huylu prostat büyümesi ve buna bağlı idrar yolu şikayetleriyle ilişkili olabildiğini ifade eden Topuz, özellikle aşırı kafein ve alkol tüketiminin, akşam saatlerinde fazla sıvı alınmasının ve hareketsizliğin belirtileri artırabileceğini söyledi. Bu alışkanlıkların tek başına hastalığa neden olmadığını vurgulayan Topuz, sık idrara çıkma, ani sıkışma ve gece tuvalete kalkma gibi yakınmaların dikkate alınması gerektiğini kaydetti.   Prostat Büyümesinin 5 Önemli Belirtisi   1. İdrar Akımında Zayıflama: İdrarın eskisine göre daha yavaş, ince veya düşük basınçla gelmesi, prostat büyümesinin en yaygın belirtileri arasında bulunuyor. İdrar yapma süresinin uzaması ve akımın damlama şeklinde sonlanması da önemli uyarı işaretleri arasında yer alıyor. 2. İdrara Başlamada Güçlük: Tuvalete gidildiğinde idrarın hemen başlayamaması, ıkınma ihtiyacı ve idrarın kesik kesik gelmesi, idrar kanalında tıkanıklık olabileceğine işaret ediyor. Hastalığın ilerlemesiyle mesane kaslarının yorulması, idrar yapmayı daha da zorlaştırabiliyor. 3. Sık İdrara Çıkma ve Ani Sıkışma: Gün içerisinde normalden daha sık tuvalete gitme, idrarı erteleyememe ve ani sıkışma hissi, prostat büyümesine bağlı gelişebiliyor. Bazı hastalarda bu duruma idrar kaçırma da eşlik edebiliyor. 4. Geceleri Sık Sık Tuvalete Kalkma: Gece boyunca birden fazla kez idrara çıkmak, uyku kalitesini düşürerek gündüz yorgunluğuna ve dikkat kaybına neden olabiliyor. İleri yaştaki bireylerde gece tuvalete giderken düşme ve yaralanma riski de artabiliyor. 5. Mesanenin Tam Boşalmadığı Hissi: İdrar yaptıktan kısa süre sonra yeniden tuvalete gitme ihtiyacı duyulması, mesanede artık idrar kaldığının belirtisi olabiliyor. Bu durum enfeksiyon, mesane taşı ve ani idrar yapamama riskini artırabiliyor.   Böbrek Sağlığını da Tehdit Edebiliyor Prostat büyümesinin yalnızca günlük yaşamı etkileyen bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Topuz, uzun süre devam eden ciddi idrar yolu tıkanıklığının mesane fonksiyonlarını bozabileceğini, ileri vakalarda ise böbrekleri olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Gece sık idrara çıkmanın her zaman prostat büyümesinden kaynaklanmadığını da hatırlatan Topuz, diyabet, uyku apnesi, kalp hastalıkları ve kullanılan bazı ilaçların da benzer şikayetlere yol açabileceğini söyledi.   Tedavide Yeni Nesil Yöntemler Öne Çıkıyor   Tıp teknolojisindeki gelişmelerle birlikte iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde yeni yöntemler uygulanıyor. Bunlar arasında lazer teknolojisiyle gerçekleştirilen HoLEP ve su buharı enerjisinden yararlanılan Rezum yöntemleri bulunuyor. Her iki işlemin de idrar kanalından girilerek vücutta kesi oluşturulmadan gerçekleştirildiğini belirten Topuz, yöntemlerin çalışma prensipleri, etki süreleri ve uygun oldukları hasta grupları bakımından farklılık gösterdiğini ifade etti. Yeni nesil tedavilerin uygun hastalarda daha az kanama ve daha erken taburculuk gibi avantajlar sağlayabildiğini kaydeden Topuz, tedavi seçiminin prostatın büyüklüğü, hastanın genel sağlık durumu ve beklentileri doğrultusunda yapılması gerektiğini vurguladı.   Belirtileri Yaşlanmaya Bağlayıp İhmal Etmeyin İdrar alışkanlıklarında meydana gelen değişikliklerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Bahadır Topuz, erken tanı ve uygun tedavinin olası komplikasyonların önlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Topuz, en doğru tedavi yönteminin ayrıntılı ürolojik muayene ve gerekli tetkiklerin ardından hasta ile hekim tarafından ortaklaşa belirlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

dün 49
EKONOMİ

Sadıkoğlu’ndan Konteyner Esnafı İçin Yıl Sonuna Kadar Süre Talebi

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geçici ticaret alanlarında faaliyet gösteren işletmelere yönelik tahliye sürecinin mağduriyetlere yol açabileceğini belirterek, konteynerlerin boşaltılması için 2026 yılı sonuna kadar süre tanınmasını istedi.   Malatya’da 6 Şubat depremlerinin ardından kurulan geçici ticaret alanlarındaki konteynerlerin tahliyesi gündemdeki yerini koruyor. Kent merkezinde yeniden inşa edilen çarşılarda işyeri teslimlerinin başlamasıyla birlikte konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelere tahliye tebligatları gönderilirken, henüz kalıcı işyerine kavuşamayan esnafın durumu endişeye neden oluyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, depremden bu yana 21 metrekarelik konteynerlerde ticaretini sürdürmeye çalışan esnafın ekonomik açıdan zor bir süreçten geçtiğini belirtti.   Her Esnafın Şartları Aynı Değil   Yeni çarşıların tamamlanması ve işyerlerinin teslim edilmeye başlanmasının Malatya ekonomisi açısından önemli olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, tahliye sürecinde işletmelerin mevcut koşullarının dikkate alınması gerektiğini söyledi. Sadıkoğlu, “Depremin üzerinden üç yılı aşkın zaman geçti. Esnafımız bu süreçte 21 metrekarelik konteynerlerde ayakta kalmaya, ticaretini sürdürmeye, ailesinin geçimini sağlamaya çalıştı. Şimdi yeni işyerlerinin teslim edilmesiyle birlikte konteynerlerin boşaltılması isteniyor. Elbette şehrimizin yeniden ayağa kalkmasını, esnafımızın kalıcı işyerlerine taşınmasını hepimiz istiyoruz. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken ciddi mağduriyetler var. Her esnafımızın şartları aynı değil” dedi.   Hak Sahibi Olmayan Esnaf Nereye Gidecek?   Deprem öncesinde kiracı olan ve yeni işyerlerinde hak sahipliği bulunmayan işletmelerin durumuna dikkat çeken Sadıkoğlu, bazı işyerlerinin ise altyapı eksiklikleri nedeniyle henüz kullanıma uygun olmadığını belirtti. Sadıkoğlu, “Bir kısım esnafımız yeni işyerine taşındı. Ancak hâlâ hak sahipliği kapsamında işyeri teslim alamayan işletmelerimiz var. Deprem öncesinde kiracı olan, dolayısıyla yeni yapılan işyerlerinde hak sahibi olmayan esnafımız var. Bazı üyelerimize yeni işyerleri teslim edilmiş olsa da altyapı eksiklikleri nedeniyle buralar henüz ticari faaliyete uygun değil. Bir de ekonomik şartlar nedeniyle yeni bir işyeri kiralayabilecek durumda olmayan esnafımız var. Şimdi bu insanlara kısa süre içerisinde konteynerlerini boşaltmaları söyleniyor. Peki, bu işletmeler nereye gidecek? Ticaretini nerede sürdürecek?” ifadelerini kullandı.   Tahliyeler İçin Yıl Sonuna Kadar Süre İstedi   Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerin mağdur edilmemesi için tahliye sürecinin yeniden değerlendirilmesini isteyen Sadıkoğlu, 2026 yılı sonuna kadar ek süre verilmesi çağrısında bulundu. Sadıkoğlu, “Bizim talebimiz son derece açık ve makuldür. Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerimize 2026 yılı sonuna kadar süre tanınsın. Bu süre içerisinde yeni işyerlerinin eksiklikleri tamamlansın, hak sahipliği ve teslim süreçleri sonuçlandırılsın. Hak sahibi olmayan, kiracı durumundaki esnafımızın da yeni işyerlerine erişebilmesi için çözüm yolları geliştirilsin. Hiçbir esnafımız gidecek yeri olmadan konteynerinden çıkarılmasın” diye konuştu.   Esnafımızı Ticaretinden Koparmayalım Depremde işyerlerini, sermayelerini ve müşteri çevrelerini kaybeden esnafın tüm zorluklara rağmen kentte ticaretini sürdürmeye çalıştığını belirten Sadıkoğlu, işletmelerin kapanmasının çalışanları ve ailelerini de olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Sadıkoğlu, “Bu şehirde esnafımız çok ağır bedeller ödedi. İşyerini, sermayesini, müşterisini kaybetti. Buna rağmen Malatya’yı terk etmedi, konteynerde de olsa ticaretini sürdürmeye çalıştı. Bugün yapılması gereken, bu mücadeleye destek olmaktır. Depremde işyerini kaybeden esnafımızı şimdi de ticaretinden koparmayalım. Bir işletmenin kepenk kapatması sadece o işletmenin değil, yanında çalışan insanların ve ailelerinin de mağdur olması demektir” dedi.   Son Esnafa Kadar Takipçisi Olacağız Malatya’nın ekonomik olarak yeniden ayağa kalkmasının yalnızca yeni binaların yapılmasıyla mümkün olmayacağını ifade eden Sadıkoğlu, kalıcı işyerlerinde ticari hayatın canlanmasının da büyük önem taşıdığını kaydetti. Sadıkoğlu, “Esnafımızın sesine kulak verilmesini, tahliye sürecinde aceleci davranılmamasını ve yıl sonuna kadar süre tanınmasını talep ediyoruz. Üyelerimizin yaşadığı mağduriyetleri her platformda dile getirmeye, son esnafımız kalıcı ve güvenli işyerine kavuşana kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

dün 50
GENEL

Darende’de Badem Bereketi: Üreticinin Sorunu Pazar

Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nde 200 bini aşkın badem ağacında hasat başladı. Verimli bir sezon geçiren üreticiler, ürünlerini pazarlamakta güçlük çekerken, bölgede ortak badem kırma ve eleme tesisi kurulmasını istiyor.   Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nde badem hasadı başladı. Her yıl binlerce yeni fidanın toprakla buluşturulduğu mahallede, badem üretimi giderek yaygınlaşırken üreticilerin en büyük sorunu pazarlama olmaya devam ediyor. Bu yıl kilogramı 140 liradan alıcı bulan bademde üreticilerin fiyat beklentisi ise 150-160 lira arasında.   Her Yıl 20 Bin Yeni Fidan Dikiliyor   Badem hasadının bu yıl oldukça verimli geçtiğini belirten üretici Hamit Baş, kayısıya kıyasla daha bereketli bir sezon yaşadıklarını söyledi. Baş, “Badem hasadına başladık. Bu sene hasadımız bol ve bereketli geçiyor. Kayısıya oranla biraz daha bereketli bir yıl. Daha önce köylümüz Adnan Çomoğlu’nun bahçesinde hasada başladık. Bu yıl bereketli bir sene” dedi. Yeniköy’de badem yetiştiriciliğine ilginin her geçen yıl arttığını kaydeden Baş, mahallede yılda yaklaşık 15 ila 20 bin yeni badem fidanı dikildiğini, buna bağlı olarak üretim kapasitesinin de sürekli yükseldiğini ifade etti.   Üretici Pazar Bulmakta Zorlanıyor   Üretimdeki artışa rağmen pazarlama konusunda ciddi sıkıntılar yaşadıklarını dile getiren Baş, bademin kayısı gibi yaygın bir ticaret ağına sahip olmadığını söyledi. Baş, “Badem ticareti kayısı ticareti gibi yapılmıyor. Bademi Gaziantep’te, Adıyaman’da ve Şanlıurfa’da alanlar var. Malatya civarında badem alımı pek fazla yok. Bu konuda biraz sıkıntı yaşıyoruz. Devlet büyüklerimiz bu konuya el atıp bize yardımcı olurlarsa minnettar kalırız” ifadelerini kullandı. Yeniköy’ün iklim ve toprak yapısıyla badem yetiştiriciliğine oldukça elverişli olduğunu belirten Baş, kendi bahçesinde yaklaşık bin 100 ila bin 150 ağaç bulunduğunu, bu yıl 8 ila 10 ton arasında ürün beklediğini söyledi. Baş, ağaçların gelişimini sürdürdüğünü belirterek Yeniköy’ün gelecekte önemli bir badem üretim merkezi olabileceğini kaydetti.   Titreşimli Makinelerle Hasat Kolaylaştı   Badem üreticisi Turgut Doğan ise hasatta kullanılmaya başlanan titreşimli makinelerin hem işçilik maliyetini düşürdüğünü hem de üreticilere zaman kazandırdığını söyledi. Geçmişte bademlerin sırıklarla silkelenerek toplandığını anlatan Doğan, yeni sistemde ağaç dallarının titreşim yoluyla silkelenmesi sayesinde hasadın daha kısa sürede gerçekleştirildiğini belirtti. Makineli hasadın ağaçların korunması açısından da avantaj sağladığını ifade eden Doğan, üreticilerin ortak makine kullanımıyla maliyetlerini daha da azaltabileceklerini dile getirdi.    Hasat Kasım Başına Kadar Sürecek   Badem hasadının hava koşullarına bağlı olarak ekim ayı sonu ile kasım ayının ilk haftasında tamamlandığını belirten Doğan, yağışlı havaların hasat sürecini olumsuz etkileyebildiğini söyledi. Bademlerin yeterince olgunlaşmadan makineyle silkelenmesinin ürüne zarar verebileceğine dikkat çeken Doğan, hasat zamanlamasının büyük önem taşıdığını vurguladı.   Kayısıya Göre Daha Az Zahmetli   Bademin hasat sonrası işlemlerinin kayısıya kıyasla daha kolay olduğunu anlatan Doğan, ürünlerin toplandıktan sonra kabuk soyma makinelerine aktarıldığını, ardından kurutularak satışa hazır hale getirildiğini söyledi. Doğan, “Bademleri topluyor, römorka yüklüyor ve kabuk soyma makinesine aktarıyoruz. Makinede dış kabuğu ayrılıyor, ardından kuruması için sergiye seriyoruz. Güneşli havada yaklaşık iki günde kuruyor. Daha sonra çuvallama ve paketleme işlemlerini yapıyoruz. Kayısıda yedi-sekiz kez kaldırıp indirme işi bizi oldukça yoruyor. Bademde ise daldan indiriyoruz, makineye veriyoruz ve seriyoruz” diye konuştu.   Ortak Kırma Ve Eleme Tesisi Talebi   Üreticilerin en önemli beklentilerinden birinin ortak badem kırma ve eleme tesisi olduğunu belirten Doğan, böyle bir yatırımın ürünün katma değerini artıracağını ifade etti. Doğan, “Köylü olarak bir araya gelip ortak bir tesis kursak, iç bademi çıkarıp daha farklı şekilde pazara sunabiliriz. Kavurma da yapabiliriz. Böylece aracıları azaltarak ürünümüzü doğrudan kuruyemişçilere ulaştırabiliriz” dedi. Bademin yalnızca iç kısmının değil, kabuklarının da ekonomik değere dönüştürülebileceğini belirten Doğan, kabukların yakacak olarak kullanılabileceğini ve pelet üretiminde değerlendirilebileceğini söyledi.   Bademde Hedef 160 Lira   Badem fiyatlarının son iki yılda yükseldiğini belirten Doğan, üreticilerin mevcut fiyatların daha da artmasını beklediğini söyledi. Doğan, “İki yıl önce bademimizi toptan 80-85 liradan satıyorduk. Bu yıl kilogramı 140 liradan alıcı buluyor. Fiyatların 150-160 liraya yükselmesini umut ediyoruz” ifadelerini kullandı. Yeniköy’de her yıl artan badem üretimi bölge ekonomisine katkı sağlarken, üreticiler pazarlama ağının genişletilmesi, işleme tesislerinin kurulması ve ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştırılması konusunda destek bekliyor.

dün 57
GENEL

Yeşilyurt’a Yeni Kreş ve Gündüz Bakımevi Yapılacak

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde, Millet Bahçesi içerisinde yaklaşık 600 metrekarelik alana kreş ve gündüz bakımevi yapılacak. Yeşilyurt Belediyesi ile hayırsever iş insanı Adnan Aksoğan arasında projenin yapımına ilişkin protokol imzalanırken, tesisin 2027 yılının bahar aylarında hizmete açılması hedefleniyor.   Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde çocukların okul öncesi eğitimine katkı sağlamak ve ailelerin gündüz bakım ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yeni bir yatırım hayata geçiriliyor. Yeşilyurt Belediyesi ile hayırsever iş insanı Adnan Aksoğan arasında, Turgut Özal Mahallesi’ndeki Yeşilyurt Millet Bahçesi içerisinde yapılması planlanan Kreş ve Gündüz Bakımevi Projesi’nin iş birliği protokolü imzalandı. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit ile iş insanı Adnan Aksoğan tarafından imzalanan protokolle projenin yapım sürecine ilişkin görev ve sorumluluklar belirlendi.   600 Metrekarelik Alana İnşa Edilecek   Protokol kapsamında yaklaşık 600 metrekarelik alanda inşa edilecek kreş ve gündüz bakımevinin yapım ve iç tefrişat giderleri hayırsever iş insanı Adnan Aksoğan tarafından karşılanacak. Tesisin çevre düzenlemesi ve peyzaj çalışmaları ise Yeşilyurt Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek. Millet Bahçesi içerisinde yapılacak tesisin, özellikle okul öncesi dönemdeki çocukların gelişimine katkı sağlaması ve ailelerin çocuk bakımına yönelik ihtiyaçlarına cevap vermesi amaçlanıyor.   2027 Yılının Baharında Hizmete Açılması Hedefleniyor Protokol imza töreninde konuşan Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, çocukların gelişimini ve ailelerin ihtiyaçlarını önceleyen yatırımlara devam ettiklerini belirtti. Hayırseverlerin ilçeye kazandırılan sosyal yatırımlarda önemli katkılar sunduğunu ifade eden Geçit, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın aileyi ve çocuklarımızın geleceğini önceleyen vizyonu doğrultusunda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Şehrimizin köklü ailelerinden Aksoğan ailesi, hayırseverlik anlayışına yeni bir eser daha ekliyor. Bu kıymetli yatırımı 2027 yılının bahar aylarında hemşehrilerimizin hizmetine sunmayı hedefliyoruz. İlçemize hayırlı olsun” dedi.   Hayırsever İş İnsanından Eğitime Destek   Kreş ve gündüz bakımevi projesinin yapımını üstlenen hayırsever iş insanı Adnan Aksoğan da ilçeye böyle bir yatırım kazandırılmasına katkı sunmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek Belediye Başkanı İlhan Geçit’e teşekkür etti. Protokol törenine katılan Turgut Özal Mahalle Muhtarı Cebrail Yılmaz ise yatırımın mahalle sakinleri ve aileler açısından önemli olduğunu ifade ederek projenin hayırlı olması temennisinde bulundu. Yeşilyurt Millet Bahçesi içerisinde hayata geçirilecek kreş ve gündüz bakımevinin, tamamlanmasının ardından ilçedeki okul öncesi eğitim ve çocuk bakım hizmetlerine katkı sağlaması bekleniyor.

2 gün önce 37
ASAYİŞ

Yıkım İhaleleri Soruşturmasında 14 Tutuklama

Malatya merkezli 7 ilde, deprem sonrası gerçekleştirilen yıkım işlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 26 şüpheliden 3’ü kamu görevlisi olmak üzere 14’ü tutuklandı.   Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince deprem sonrası gerçekleştirilen yıkım işlerine ilişkin yürütülen soruşturmada 14 şüpheli tutuklandı. Mart 2023 ile Ocak 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilen yıkım işlerini üstlenen yüklenici firmalar hakkında hazırlanan 4 ayrı soruşturma dosyası kapsamında, 9 Ekim 2026 tarihinde Malatya merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. 7 İlde 31 Adrese Operasyon   Rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 31 adrese eş zamanlı baskın gerçekleştirildi. Operasyonlarda, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu toplam 26 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.   3’ü Kamu Görevlisi 14 Şüpheli Tutuklandı   Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 14’ü tutuklandı. Tutuklananlar arasında 3 kamu görevlisinin de bulunduğu bildirildi. Şüphelilerden kamu görevlisi olan 1 kişi hakkında ev hapsi kararı verilirken, 1’i kamu görevlisi olmak üzere 8 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Aralarında 2 kamu görevlisinin bulunduğu 3 şüpheli ise savcılık tarafından serbest bırakıldı.   6 Kamu Görevlisi Hakkında İşlem Soruşturma kapsamında haklarında işlem yapılan 26 şüpheliden 6’sının kamu görevlisi olduğu belirtildi. Deprem sonrası yürütülen yıkım işlerine ilişkin usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarını kapsayan soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

2 gün önce 56
GENEL

Yeşilyurt’ta Hasta Ve Yakınlarına Sıcak Çorba İkramı

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde belediye tarafından hayata geçirilen “Bir Tas Çorba, Bir Gönül” projesi kapsamında, Hasan Çalık Devlet Hastanesi önünde hasta, hasta yakınları ve vatandaşlara her sabah ücretsiz sıcak çorba ikram edilmeye başlandı. Yeşilyurt Belediyesi, sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında vatandaşlara yönelik yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Yeşilyurt Kent Konseyi iş birliğiyle başlatılan “Bir Tas Çorba, Bir Gönül” projesiyle hastaneye gelen vatandaşlara sabah saatlerinde sıcak çorba ikram ediliyor. Hasan Çalık Devlet Hastanesi önünde başlatılan uygulamayla özellikle sabahın erken saatlerinde muayene ve tedavi için hastaneye gelen vatandaşlar ile hasta yakınlarına destek olunması amaçlanıyor.   Her Sabah İki Saat Boyunca İkram Yapılacak   Proje kapsamında hastane önünde her gün saat 08.00 ile 10.00 arasında ücretsiz sıcak çorba dağıtımı gerçekleştirilecek. Sabahın erken saatlerinde hastaneye gelen vatandaşlar, kendilerine sunulan sıcak çorba ikramından faydalanabilecek. Uygulamayla hem hastanede tedavi gören vatandaşların yakınlarına hem de sağlık hizmeti almak için hastaneye başvuranlara küçük ancak anlamlı bir destek sunulması hedefleniyor.   Sosyal Dayanışmaya Katkı Sağlayacak Yeşilyurt Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, projenin toplumsal dayanışmayı güçlendirmek, paylaşma kültürünü yaşatmak ve vatandaşların yanında olmak amacıyla hayata geçirildiği belirtildi. Belediyenin sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda vatandaşların günlük yaşamlarına dokunan hizmetlere önem verdiği vurgulanan açıklamada, benzer projelerin ilçenin farklı kesimlerine ulaştırılmaya devam edileceği kaydedildi.   “Bir Tas Çorba, Bir Gönül” projesinin, özellikle hastanede uzun saatler geçirmek zorunda kalan hasta yakınları için dayanışmanın somut bir örneği olması amaçlanıyor.

2 gün önce 33
ÇEVRE

Türkiye’de 2,3 Milyon Yapının Dönüşümü Tamamlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2012 yılından bu yana Türkiye genelinde 2 milyon 378 bin bağımsız bölümün kentsel dönüşümünün tamamlandığını, 383 bin bağımsız bölümde ise çalışmaların sürdüğünü açıkladı.   Türkiye genelinde depreme dayanıklı yapı stokunun artırılması amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin son veriler açıklandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda dönüşüm çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini belirtti. Bakan Kurum, depreme karşı hazırlığın önemine dikkat çekerek, "Deprem beklemez, dönüşüm de beklememeli!" ifadelerini kullandı.   383 Bin Bağımsız Bölümde Çalışmalar Sürüyor   Bakanlığa bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından 2012 yılından bu yana yürütülen çalışmalar kapsamında, Türkiye genelinde toplam 2 milyon 761 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bu yapılardan 2 milyon 378 bininin dönüşümü tamamlanırken, 383 bin bağımsız bölümde çalışmalar devam ediyor. Açıklanan rakamlara göre, dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölümlerin yaklaşık yüzde 86'sında süreç tamamlandı.   İstanbul Kentsel Dönüşümde İlk Sırada   Deprem riski nedeniyle kentsel dönüşüm çalışmalarının yoğunlaştığı İstanbul'da bugüne kadar 1 milyon 298 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bunlardan 1 milyon 7 bininin dönüşümü tamamlanırken, 291 bin bağımsız bölümde çalışmalar sürüyor. İstanbul'da tamamlanan dönüşümler, Türkiye genelindeki toplam dönüşümün yaklaşık yüzde 42'sini oluşturdu. Bakan Kurum, ülke genelinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmalarının önemli bir bölümünün İstanbul'da yürütüldüğünü belirterek vatandaşlara dönüşüm sürecine katılma çağrısında bulundu.   Yarısı Bizden Kampanyası'na Yoğun Başvuru   İstanbul'da 22 Şubat 2024 tarihinde başlatılan "Yarısı Bizden Kampanyası" kapsamında da dönüşüm faaliyetleri devam ediyor. Kampanya çerçevesinde bugüne kadar 544 bin 564 bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alınırken, 117 bin 914 bağımsız bölümün dönüşümü tamamlandı. Riskli yapıların yenilenmesini teşvik etmek amacıyla yürütülen kampanyada hak sahiplerine finansman desteği sağlanıyor.   Konut Başına 1 Milyon 875 Bin TL Destek   Yarısı Bizden Kampanyası kapsamında her bir konut için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği sunuluyor. Böylece uygun şartları sağlayan hak sahiplerine konut başına toplam 1 milyon 875 bin TL'ye kadar destek imkânı sağlanıyor.   Depreme Hazırlıkta Dönüşüm Vurgusu   Türkiye'nin deprem riski taşıyan bölgelerinde güvenli yapılaşmanın sağlanması amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarında mevcut yapı stokunun yenilenmesi hedefleniyor. Bakan Kurum, deprem riskine karşı zaman kaybedilmemesi gerektiğini vurgulayarak kentsel dönüşümün ertelenmemesi çağrısında bulundu.  

2 gün önce 63
EKONOMİ

Türkiye’de Süt, Tavuk Eti Ve Yumurta Üretimi Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ağustos ayında süt, tavuk eti ve yumurta üretiminde yıllık bazda artış kaydedildi. Toplanan inek sütü miktarı yüzde 9,5, tavuk eti üretimi yüzde 3,7, yumurta üretimi ise yüzde 21,4 yükseldi.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Ağustos ayına ilişkin süt ve süt ürünleri ile kümes hayvancılığı üretim istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, Türkiye genelinde hayvansal üretimin önemli kalemleri arasında yer alan süt, tavuk eti ve yumurta üretiminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla artış yaşandı. Özellikle yumurta üretimindeki yükseliş dikkat çekti.   Süt Üretimi 1 Milyon Tonu Aştı   Ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı, ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,5 artarak 1 milyon 21 bin 399 tona ulaştı. Temmuz ayında 987 bin 644 ton olan toplanan süt miktarı, ağustosta aylık bazda yüzde 3,4 artış gösterdi. Aynı dönemde içme sütü üretimi de yüzde 6,3 yükselerek 130 bin 610 tondan 138 bin 885 tona çıktı.   Peynir Ve Tereyağı Üretimi Yükseldi   Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre inek peyniri üretimi yüzde 3,4, ayran ve kefir üretimi yüzde 0,8, içme sütü üretimi yüzde 4,8, tereyağı ve sadeyağ üretimi ise yüzde 7,5 arttı. Yoğurt üretiminde ise yüzde 0,9 oranında düşüş kaydedildi. Ağustos ayında 138 bin 885 ton içme sütü, 134 bin 781 ton yoğurt, 99 bin 433 ton ayran ve kefir, 71 bin 334 ton inek peyniri ile 8 bin 966 ton tereyağı ve sadeyağ üretildi.   Yumurta Üretiminde Yüzde 21,4'lük Artış   Kümes hayvancılığı verilerine göre, ağustos ayında tavuk yumurtası üretimi geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 21,4 artarak 2 milyar 40 milyon 54 bin adede ulaştı. Temmuz ayında 1 milyar 904 milyon 42 bin adet olan yumurta üretimi, ağustosta aylık bazda yüzde 7,1 yükseldi. Tavuk eti üretimi ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,7 artarak 237 bin 749 ton olarak gerçekleşti. Aynı dönemde kesilen tavuk sayısı yüzde 1,6 artışla 128 milyon 675 bine yükseldi.   Tavuk Eti Üretimi Aylık Bazda Geriledi   Tavuk eti üretiminde yıllık artışa rağmen aylık bazda düşüş yaşandı. Temmuz ayında 251 bin 861 ton olarak gerçekleşen tavuk eti üretimi, ağustosta yüzde 5,6 azalarak 237 bin 749 tona geriledi. Böylece ağustos ayında yumurta üretimi bir önceki aya göre artarken, tavuk eti üretiminde düşüş kaydedildi.   Sekiz Ayda 15 Milyarı Aşkın Yumurta Üretildi   Ocak-Ağustos döneminde tavuk yumurtası üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,8 artarak 15 milyar 128 milyon 692 bin adede ulaştı. Aynı dönemde tavuk eti üretimi yüzde 1,4 artışla 1 milyon 859 bin 144 ton, kesilen tavuk sayısı ise yüzde 1,4 yükselişle 997 milyon 668 bin oldu. Ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı da yılın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,8 arttı.   Süt Ürünlerinde Sekiz Aylık Tablo   Ocak-Ağustos döneminde süt ürünlerinin büyük bölümünde üretim artışı kaydedildi. Geçen yılın aynı dönemine göre içme sütü üretimi yüzde 8,2, ayran ve kefir üretimi yüzde 7,6, yoğurt üretimi yüzde 7, inek peyniri üretimi ise yüzde 3,6 arttı. Tereyağı ve sadeyağ üretimi ise aynı dönemde yüzde 1,1 azaldı.   Hayvansal Üretimde Artış Eğilimi   TÜİK'in açıkladığı veriler, ağustos ayında süt ve kümes hayvancılığı sektörlerinde yıllık bazda üretim artışının sürdüğünü ortaya koydu. Yıllık artış oranları karşılaştırıldığında yüzde 21,4 ile yumurta üretimi ilk sırada yer alırken, toplanan inek sütü miktarında yüzde 9,5, tavuk eti üretiminde ise yüzde 3,7 artış gerçekleşti. Bununla birlikte tavuk eti ve yoğurt üretiminde bazı dönemsel gerilemeler yaşanması, hayvansal üretim kalemlerinin farklı seyirler izlediğini gösterdi.  

2 gün önce 59
GENEL

Darende’de Alıçlar Kışlık Marmelata Dönüşüyor

Darende ilçesinde dağlardan toplanan alıçlar, geleneksel yöntemlerle marmelata dönüştürülerek kış ayları için hazırlanıyor. Saatlerce kazanlarda kaynatılan alıçlar, kavanozlanarak sofralardaki yerini alıyor.   Malatya’nın Darende ilçesinde vatandaşlar, doğada kendiliğinden yetişen alıçları değerlendirerek kış hazırlıklarını sürdürüyor. Dağlık alanlardan toplanan alıçlar, zahmetli işlemlerden geçirilerek geleneksel yöntemlerle marmelata dönüştürülüyor. İlçede sonbahar aylarında olgunlaşan alıçlar, vatandaşlar tarafından elle veya sırık yardımıyla toplanıyor. Kendine özgü ekşimsi tadıyla bilinen meyveler, özellikle kış aylarında tüketilmek üzere hazırlanıyor.   Alıçlar Saatlerce Kaynatılıyor   Dağlardan toplanan alıçlar, öncelikle ayıklanarak bol suyla yıkanıyor. Ardından büyük kazanlara alınan meyvelerin üzerini kapatacak kadar su eklenerek kaynatılıyor. Yumuşayan alıçlar blender yardımıyla ezilerek püre hâline getiriliyor. Süzgeçlerden geçirilen püre, çekirdek ve kabuklarından ayrıldıktan sonra yeniden kazanlara alınıyor. Az miktarda şeker ilave edilen karışım, yaklaşık üç saat boyunca kısık ateşte kaynatılıyor. Marmelatın istenilen kıvama ulaşması için pişirme işlemi sırasında belirli aralıklarla karıştırılması gerekiyor.   Kış Sofraları İçin Kavanozlanıyor   Saatler süren işlemlerin ardından kıvamını alan alıç marmelatı, kavanozlara doldurularak kış aylarında tüketilmek üzere muhafaza ediliyor. Darende’de geçmişten günümüze sürdürülen geleneksel kış hazırlıkları arasında yer alan alıç marmelatı, yöresel lezzetlerin yaşatılmasına da katkı sağlıyor.   Alıç Farklı Şekillerde Değerlendiriliyor Doğal ortamda yetişen alıç, marmelatın yanı sıra meyve suyu ve çay yapımında da kullanılıyor. Antioksidan bileşikler ve lif içeren meyve, besin değeriyle de dikkat çekiyor. Kalp ve damar sağlığı üzerindeki olası etkileri bilimsel araştırmalara konu olan alıç, Darende’de geleneksel yöntemlerle işlenerek kışlık gıda olarak değerlendiriliyor.   İlçede vatandaşların doğadan topladıkları ürünleri değerlendirmesi, hem aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de yöresel mutfak kültürünün gelecek nesillere aktarılmasına yardımcı oluyor.

2 gün önce 74
ÇEVRE

Malatya’da Sağanak Yağış Hayatı Felç Etti

Malatya’da akşam saatlerinde etkili olan sağanak yağış, kent genelinde hayatı olumsuz etkiledi. Cadde ve sokaklar göle dönerken, çevreyolundaki alt geçitler suyla doldu. Çok sayıda araç yolda kalırken, bazı güzergâhlar çift yönlü trafiğe kapatıldı.   Malatya’da akşam saatlerinde etkisini artıran gök gürültülü sağanak yağış, kent merkezinde ulaşımı olumsuz etkiledi. Kısa sürede etkili olan yağış nedeniyle birçok cadde ve sokakta su birikintileri oluşurken, altyapının yetersiz kaldığı noktalarda yollar adeta göle döndü. Özellikle çevreyolu üzerindeki alt geçitlerde biriken yağmur suları, sürücülere zor anlar yaşattı.   Alt Geçitler Suyla Doldu, Trafik Durdu Sağanak yağışın en fazla etkili olduğu noktalardan biri Turgut Temelli Caddesi üzerindeki Emeksiz Kavşağı oldu. Yoğun yağışın ardından kavşakta biriken sular nedeniyle güzergâh çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı. Çevreyolu üzerindeki Emeksiz Alt Geçidi de yağmur sularıyla doldu. Araçların geçişine izin verilmeyen alt geçitte ulaşım bir süre sağlanamazken, bölgede trafik aksadı.   Güney Çevreyolunda Araçlar İlerlemekte Güçlük Çekti   Güney Çevreyolu’nun Başharık Mahallesi mevkiinde de sağanak yağışın ardından büyük su birikintileri oluştu. Yolun bazı bölümlerinin suyla kaplanması nedeniyle sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Özellikle su seviyesinin yükseldiği noktalarda araçlar kontrollü şekilde ilerlemeye çalışırken, bazı araçlar yolda kaldı. Yağışın etkisiyle trafik akışında aksamalar yaşandı.   Çöşnük Ve Mişmiş Park Arasında Yollar Göle Döndü   Sağanak yağış, çevreyolunun Çöşnük Kavşağı ile Mişmiş Park Kavşağı arasındaki bölümünde de etkili oldu. Yağmur sularının yol üzerinde birikmesiyle güzergâhın bazı noktaları adeta göle döndü. Kent merkezinin farklı bölgelerinde de benzer görüntüler yaşanırken, sürücüler su birikintileri nedeniyle zor anlar yaşadı. Yayalar ise suyla kaplanan cadde ve kaldırımlarda ilerlemekte güçlük çekti.   Ekipler Seferber Oldu, Yollar Yeniden Açıldı   Yağışın ardından ulaşımda yaşanan aksaklıkların giderilmesi için belediye ve Karayolları ekipleri harekete geçti. Su birikintilerinin oluştuğu noktalarda tahliye çalışmaları yürütülürken, trafiğe kapatılan alt geçitlerde de yoğun çalışma gerçekleştirildi. Ekiplerin müdahalesiyle suyun tahliye edildiği alt geçitler yeniden araç trafiğine açıldı. Kent genelinde yağışın olumsuz etkilerini gidermek amacıyla çalışmalar sürdürüldü.   Yağışların Hafta Boyunca Sürmesi Bekleniyor   Malatya’da sağanak yağışların hafta içerisinde de aralıklarla etkili olması beklenirken, özellikle alt geçitleri ve su birikintilerinin oluşabileceği güzergâhları kullanacak sürücülerin dikkatli olması önem taşıyor.  

2 gün önce 35
ÇEVRE

Malatya’da Şimşekler Geceyi Aydınlattı

Malatya’da akşam saatlerinde etkisini artıran gök gürültülü sağanak yağış, kentte geceye damga vurdu. Peş peşe çakan şimşekler gecenin karanlığını aydınlatırken, gök gürültüsü kentin birçok noktasında duyuldu. Malatya’da akşam saatlerinde etkili olan gök gürültülü sağanak yağış, kent genelinde kendisini hissettirdi. Gökyüzünü kaplayan yoğun bulutların arasından peş peşe çakan şimşekler, gecenin karanlığını adeta gündüze çevirdi. Zaman zaman şiddetini artıran sağanak yağışa eşlik eden gök gürültüsü, kentin birçok noktasından duyuldu.   Şimşekler Karanlığı Gündüze Çevirdi Akşam saatlerinde başlayan gök gürültülü sağanak, ilerleyen saatlerde de aralıklarla etkisini sürdürdü. Gökyüzünde art arda çakan şimşekler, Malatya semalarında dikkat çekici görüntüler oluşturdu. Saniyeler içinde gökyüzünü aydınlatan şimşeklerin ardından duyulan gök gürültüsü, yağışlı havanın etkisini gözler önüne serdi. Şehrin üzerini kaplayan kara bulutlar ve aralıklarla etkisini artıran sağanak, sonbaharın yüzünü iyiden iyiye hissettirdi. Gece boyunca zaman zaman çakan şimşekler, karanlığa bürünen kent siluetini kısa süreliğine aydınlattı. Yağışlı Hava Etkisini Sürdürecek   Malatya’da etkili olan yağışlı hava dalgasının önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor. Güncel meteorolojik tahminlere göre kentte gök gürültülü sağanak yağışların özellikle 13, 14 ve 15 Ekim tarihlerinde aralıklarla görülmesi öngörülüyor. Yağışların bazı saatlerde kuvvetini artırabileceği değerlendirilirken, hava sıcaklıklarının gündüz 19 ila 20, gece ise 10 ila 12 derece civarında seyretmesi bekleniyor. Yağışlar Ne Zaman Sona Erecek?   Hava tahminlerine göre Malatya’da 13 Ekim Salı günü gök gürültülü sağanak geçişleri beklenirken, 14 Ekim Çarşamba günü de özellikle öğleden sonra yağış ihtimali bulunuyor. 15 Ekim Perşembe günü sağanak ve gök gürültülü yağışların yeniden etkisini artırabileceği tahmin ediliyor. 16 Ekim Cuma günü ise yağışların önemli ölçüde azalması ve çok bulutlu havanın ağırlık kazanması bekleniyor. Bununla birlikte cuma günü de yerel ve kısa süreli yağış geçişleri görülebilecek.   Vatandaşlara Sağanak Ve Yıldırım Uyarısı Yağışlı havanın etkisini sürdürmesi beklenirken, vatandaşların ani sağanak, yıldırım, su birikintileri ve ulaşımda yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli olmaları gerekiyor. Özellikle gök gürültüsünün etkili olduğu saatlerde açık alanlarda bulunulmaması, sürücülerin ise yağış nedeniyle kayganlaşabilecek yollarda hızlarını düşürmeleri önem taşıyor.  

2 gün önce 31
ASAYİŞ

Malatya’da Arı Yüklü Kamyon Devrildi: 3 Yaralı

Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde bal ve 50 arı kovanı taşıyan kamyonun devrilmesi sonucu 3 kişi yaralandı. Kazada kovanlardan çevreye yayılan arılar, ekiplerin müdahalesini güçleştirdi. Kaza, Malatya-Adıyaman karayolu üzerinde, Doğanşehir ilçesine bağlı Sürgü mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Malatya’dan Adıyaman istikametine seyir halinde olan 45 yaşındaki sürücünün yönetimindeki, içerisinde bal ve 50 arı kovanı bulunan kamyon, sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi.   Arılar Ekiplerin Müdahalesini Zorlaştırdı   Kazada kamyonda bulunan arı kovanları yola ve çevreye saçıldı. Kovanlardan çıkan çok sayıda arının etrafa yayılması nedeniyle olay yerine sevk edilen ekipler zor anlar yaşadı. Jandarma ekipleri bölgede güvenlik önlemleri alarak müdahale çalışmalarını yürüttü.   3 Yaralı Hastaneye Kaldırıldı   Kazada 45 yaşındaki kamyon sürücüsü ile araçta yolcu olarak bulunan 55 yaşındaki kadın ve 50 yaşındaki erkek yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen 112 Acil Sağlık ekipleri, yaralılara ilk müdahaleyi yaptı.   Ambulanslarla Doğanşehir Şehit Esra Köse Başaran Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 3 yaralının hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

2 gün önce 32
GENEL

Minik Öğrencilerden 7’nci Ana Üs Komutanlığına Ziyaret

Malatya’da Şehit Konuk İlkokulu öğrencileri, öğretmenleriyle birlikte 7’nci Ana Üs Komutanlığını ziyaret ederek unutulmaz bir gün yaşadı. Malatya’da eğitim gören Şehit Konuk İlkokulu öğrencileri, Millî Savunma Bakanlığı tarafından Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı 7’nci Ana Üs Komutanlığında misafir edildi.   Öğretmenleri eşliğinde gerçekleştirilen ziyarette öğrenciler, askerî havacılık atmosferini yakından tanıma fırsatı buldu. Minik öğrenciler için hem eğitici hem de heyecan verici bir gün yaşandı.   Minik Öğrencilerin Havacılık Heyecanı Öğrencilerin havacılığa olan ilgisini artırmayı ve millî değerlerle bağlarını güçlendirmeyi amaçlayan ziyaret, çocuklar için farklı bir deneyim oldu. Millî Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, gökyüzü sevgisinin bayrak sevgisiyle buluştuğu ziyarette öğrencilerin unutulmaz bir gün geçirdiği belirtilerek, “Vatan sevgisinin en saf hâlini gözlerinde gördüğümüz tüm evlatlarımıza yürekten sevgiler” ifadelerine yer verildi.

2 gün önce 29
EĞİTİM

Okul Güvenliğinde Yeni Dönem: Polis ve Jandarma Öğrencilerden Önce Görevde Olacak

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, okul güvenliğine yönelik yeni tedbirleri açıkladı. İhtiyaç duyulan okullarda polis ve jandarma ekipleri, öğrenciler gelmeden en az 30 dakika önce görev yerlerinde hazır bulunacak. Okul çevreleri, servisler, parklar ve metruk yapılarda denetimler artırılacak.   İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, gerçekleştirilen Asayiş Toplantısı'nda okul güvenliğine ilişkin mevcut uygulamaların ve önümüzdeki dönemde alınacak yeni tedbirlerin değerlendirildiğini açıkladı. Çocukların güvenli bir ortamda eğitim görmesinin öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Çiftçi, emniyet ve jandarma birimlerine denetimlerin artırılması yönünde yeni talimatlar verdi.   Güvenlik Ekipleri Okullara 30 Dakika Önce Gelecek   Okul güvenliğinde önleyici tedbirlerin önemine dikkat çeken Bakan Çiftçi, ihtiyaç duyulan eğitim kurumlarında kolluk kuvvetlerinin öğrencilerden en az yarım saat önce görev yerlerinde bulunacağını bildirdi. Çiftçi, “Güvenlik tedbirlerimiz, çocuklarımız okula gelmeden önce alınmış olmalıdır. İhtiyaç duyulan okullarda kolluk birimlerimiz, öğrencilerimizden en az yarım saat önce görev yerlerinde hazır bulunacak” ifadelerini kullandı.   Okul Çevreleri ve Servisler Daha Sık Denetlenecek   Yeni güvenlik tedbirleri kapsamında okul giriş ve çıkış saatleri ile öğle aralarında denetimlerin yoğunlaştırılması planlanıyor. Okul çevrelerinin yanı sıra öğrencilerin kullandığı ulaşım güzergâhları, okul servisleri, metruk yapılar, parklar ve sosyal alanlar da güvenlik uygulamalarının kapsamına alınacak. Bakan Çiftçi, güvenlik tedbirlerinin yalnızca okul binalarıyla sınırlı kalmayacağını, öğrencilerin günlük yaşamlarında karşılaşabilecekleri risklerin de bütüncül bir yaklaşımla değerlendirileceğini belirtti.   Akran Zorbalığı ve Uyuşturucuya Karşı Ortak Mücadele   Okullarda ve çevrelerinde yaşanabilecek akran zorbalığı, şiddet olayları ve uyuşturucu tehdidine karşı güvenlik birimlerinin koordinasyon içerisinde çalışacağını açıklayan Çiftçi, çocukları tehlikeye atabilecek risklere yönelik önleyici çalışmaların güçlendirileceğini ifade etti. Emniyet ve jandarmanın ilgili birimlerinin koordineli hareket edeceğini kaydeden Çiftçi, özellikle riskli alanlarda denetimlerin artırılacağını bildirdi.   “Tek Bir Evladımızın Güvenliği İhmale Gelmez”   Çocukların huzur ve güven içinde eğitim görmesinin temel öncelikleri olduğunu vurgulayan Bakan Çiftçi, “Çünkü tek bir evladımızın dahi güvenliği ihmale gelmez” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin huzuru ve çocukların güvenliği için çalışmaların sürdürüleceğini belirten Çiftçi, önleyici güvenlik tedbirlerinin kararlılıkla uygulanacağını ifade etti. Yeni talimatlarla birlikte okul çevrelerinde kolluk kuvvetlerinin daha etkin görev yapması, risklerin önceden belirlenmesi ve öğrencilerin güvenliğinin artırılması hedefleniyor.  

3 gün önce 31
GENEL

Malatya’da 80 Engelli Bireye Akülü Tekerlekli Sandalye Desteği

Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Hollanda merkezli KATRE Vakfı iş birliğinde, yaklaşık 10 milyon lira değerindeki 80 akülü tekerlekli sandalye ihtiyaç sahibi engelli bireylere teslim edildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, engelsiz bir Malatya hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.   Malatya Büyükşehir Belediyesi, engelli bireylerin günlük yaşamlarını kolaylaştırmak ve sosyal hayata katılımlarını artırmak amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında önemli bir destek programına imza attı. Büyükşehir Belediyesi ile Hollanda merkezli KATRE Vakfı iş birliğinde temin edilen 80 akülü tekerlekli sandalye, Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi fuaye alanında düzenlenen törenle hak sahiplerine teslim edildi. Yaklaşık 10 milyon lira değerindeki destekle engelli bireylerin ulaşım imkânlarının ve hareket özgürlüklerinin artırılması hedefleniyor.   “Engelsiz Bir Malatya Hedefimiz Var”   Törende konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, kentin yeniden inşa sürecinde fiziksel yatırımların yanı sıra sosyal belediyecilik çalışmalarına da öncelik verdiklerini belirtti. Engelli ve dezavantajlı vatandaşların yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik projelerin devam ettiğini ifade eden Er, “Engelsiz bir ulaşım, engelsiz bir Malatya hedefimiz var. Şehrimizi yeniden inşa ederken engelli ve dezavantajlı vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak çalışmalara da büyük önem veriyoruz” dedi.   Engelsiz Kütüphane Geliyor   Kent genelinde erişilebilirliğin artırılması amacıyla yeni düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını aktaran Başkan Er, cadde, sokak, park ve sosyal yaşam alanlarının engelli bireylerin ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Engelsiz Yaşam Merkezi'nin ikinci etap çalışmalarında sona yaklaşıldığını açıklayan Er, Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren kütüphanenin bir bölümünün de engelsiz kütüphaneye dönüştürüleceğini bildirdi.   Hollanda'dan Malatya'ya Dayanışma Köprüsü   KATRE Vakfı Genel Sekreteri Ömer Kınık, vakıf olarak dünyanın farklı bölgelerinde ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya çalıştıklarını belirterek, Malatya'da gerçekleştirilen projeye katkı sunmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Kınık, engelli bireylerin günlük yaşamda daha bağımsız hareket edebilmelerine destek olmayı amaçladıklarını belirterek iş birliğinden dolayı Malatya Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. KATRE Vakfı Koordinatörü Önder Erdoğan ise 6 Şubat depremlerinden etkilenen Malatya'da böyle bir projeyi hayata geçirmenin önemine değindi. Erdoğan, 80 akülü tekerlekli sandalyenin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının engelli bireylerin sosyal yaşama katılımına katkı sağlayacağını kaydetti.   “Bize Sadece Sandalye Değil, Umut Verdiniz”   Programda engelli bireyler adına konuşan Nisanur Kaya'nın sözleri de dikkat çekti. Yapılan desteğin kendileri için yalnızca bir ulaşım aracı anlamına gelmediğini belirten Kaya, “Bugün bize verilen yalnızca bir akülü tekerlekli sandalye değil; özgürlüğümüze, hayallerimize ve hayata uzanan bir umut elidir. Bazen bizler için küçük görünen bir destek, hayatımızda çok büyük mutluluklara vesile olabiliyor” dedi. Kaya, desteklerinden dolayı emeği geçenlere teşekkür ederek, “Çünkü iyilik, sınırları aşar; bir gönüle dokunur ve bir hayatı güzelleştirir” ifadelerini kullandı.   10 Milyon Liralık Destek Hak Sahiplerine Ulaştı   Engelli bireylerin ulaşımda karşılaştıkları güçlüklerin azaltılması ve günlük yaşamlarını daha bağımsız sürdürebilmeleri amacıyla gerçekleştirilen program, toplam 80 akülü tekerlekli sandalyenin hak sahiplerine teslim edilmesiyle sona erdi.    

3 gün önce 32
ÇEVRE

Yeşilyurt’ta 23 Etaplık İmar Çalışması Tamamlandı

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde 8 mahalleyi kapsayan 23 etaplık imar uygulaması tamamlandı. İlçenin 13 mahallesinde toplam 1.084 hektarlık alanda 34 etaplık imar çalışması ise devam ediyor. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, devam eden çalışmaların 2027 yılında tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı.   Yeşilyurt Belediyesi, 6 Şubat depremlerinin ardından ilçenin planlı gelişimini sağlamak, yapılaşma süreçlerini hızlandırmak ve imar sorunlarına çözüm üretmek amacıyla yürüttüğü çalışmalarını sürdürüyor. Belediye Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 8 mahallede toplam 23 etaplık imar uygulaması tamamlanırken, 13 mahallede 34 etaplık çalışmanın devam ettiği bildirildi.   8 Mahallede İmar Uygulamaları Tamamlandı   Yeşilyurt Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Mollakasım, Topsöğüt, Dilek, Hıroğlu, Gedik, Bostanbaşı, Tecde ve Çilesiz mahallelerinde toplam 23 etaplık imar uygulaması tamamlandı. Tamamlanan uygulamalarla birlikte ilçenin farklı bölgelerinde planlı yapılaşmanın önünün açılması, mülkiyet ve parsel düzenlemelerine ilişkin süreçlerin ilerletilmesi amaçlanıyor. Belediye yetkilileri, yürütülen çalışmaların ilçenin mevcut yerleşim alanlarının düzenlenmesi ve yeni yapılaşma süreçlerinin sağlıklı şekilde ilerlemesi açısından önem taşıdığını belirtti.   13 Mahallede 34 Etaplık Çalışma Sürüyor   İlçede tamamlanan uygulamaların yanı sıra geniş bir alanda yeni imar düzenlemeleri de devam ediyor. Dilek, Gedik, Tecde, Karakavak, Topsöğüt, Yeşiltepe, Aşağıbağlar, Cemal Gürsel, Kaynarca, Yakınca, Koyunoğlu, Mollakasım ve Yaka mahallelerinde toplam 34 etaplık imar çalışması yürütülüyor. Devam eden çalışmaların 1.084 hektarlık alanı kapsadığı belirtilirken, uygulamaların tamamlanmasıyla ilçede planlı gelişimin desteklenmesi ve yapılaşma süreçlerine ilişkin belirsizliklerin azaltılması hedefleniyor.   Hedef 2027 Yılında Tamamlamak   Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, ilçenin imar sorunlarının çözümünü öncelikli çalışma alanları arasında gördüklerini belirterek, devam eden uygulamaların tamamlanması için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Göreve geldikleri günden bu yana ilçenin planlı gelişimine önem verdiklerini ifade eden Başkan Geçit, "Göreve geldiğimiz günden bu yana ilçemizin imar sorunlarının çözümüne öncelik verdik. Bugün 8 mahallemizde 23 etaplık imar uygulamasını tamamlamış bulunuyoruz. Devam eden 34 etaplık çalışmalarımızı da 2027 yılında tamamlamayı hedefliyoruz" dedi.   "Planlı ve Düzenli Bir Yeşilyurt İçin Çalışıyoruz"   Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde imar çalışmalarının önemine dikkat çeken Başkan Geçit, ilçenin gelecekteki yerleşim ihtiyaçlarını dikkate alan bir planlama anlayışıyla hareket ettiklerini belirtti. Geçit, "Amacımız, hemşehrilerimizin ihtiyaçlarına cevap veren, planlı ve düzenli bir Yeşilyurt'u geleceğe taşımaktır. Tamamlanan çalışmalarımız ilçemize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.   İmar Çalışmaları Yapılaşma Sürecine Katkı Sağlayacak   İmar uygulamalarının tamamlanması, özellikle parsel düzenlemeleri ve yeni yapılaşma süreçlerinin ilerletilmesi açısından önem taşıyor. Yeşilyurt Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalarla ilçenin farklı mahallelerinde imar uygulamalarının tamamlanması, yerleşim alanlarının planlı şekilde gelişmesi ve vatandaşların taşınmazlarına ilişkin işlemlerinin kolaylaştırılması amaçlanıyor. Belediyenin 2027 yılı hedefi doğrultusunda devam eden 34 etaplık çalışmayı sonuçlandırmasıyla birlikte Yeşilyurt'un imar planlamasında önemli bir aşamanın daha tamamlanması bekleniyor.  

3 gün önce 37
POLİTİKA

İYİ Parti'den Doğanşehir Belediyesine İmar ve Enkaz Eleştirisi

İYİ Parti Doğanşehir İlçe Başkanı Süheyla Kurnaz, 6 Şubat depremlerinin ardından ilçede imar sorunlarının ve enkaz atıklarına ilişkin sıkıntıların devam ettiğini belirterek Belediye Başkanı Mehmet Bayram'a çağrıda bulundu. Kurnaz, vatandaşların sorunlarına yönelik somut adımlar atılmasını ve çözüm takviminin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.   İYİ Parti Doğanşehir İlçe Başkanı Süheyla Kurnaz, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde yaşandığını belirttiği sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu. İlçedeki imar belirsizlikleri ve enkaz atıklarının vatandaşların yaşamını olumsuz etkilediğini savunan Kurnaz, Doğanşehir Belediye Başkanı Mehmet Bayram'ı eleştirdi.   "Üç Yıl Geçti, Sorunlar Hâlâ Gündemde"   6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen ilçede bazı sorunların çözülemediğini öne süren Kurnaz, özellikle imar konusundaki belirsizliklerin depremzedelerin yeniden hayat kurma sürecini zorlaştırdığını ifade etti. İmar meselesinin yalnızca teknik bir planlama sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kurnaz, konunun vatandaşların mülkiyet haklarını ve gelecek planlarını doğrudan etkilediğini söyledi. İlçede bulunan enkaz atıklarının da önemli bir sorun olduğunu savunan Kurnaz, bu durumun çevre kirliliği ve sağlık endişelerinin yanı sıra depremzedeler üzerinde psikolojik baskı oluşturduğunu dile getirdi.   Belediye Başkanı Bayram'a Üç Soru   Doğanşehir Belediye Başkanı Mehmet Bayram'a seslenen Kurnaz, belediye yönetiminden ilçenin yeniden yapılanma sürecine ilişkin açıklama beklediklerini belirtti. Kurnaz, Başkan Bayram'a şu soruları yöneltti: Doğanşehir'de devam eden imar sorunlarının çözümü için bugüne kadar hangi somut adımlar atıldı? İlçedeki enkaz atıklarının kaldırılması konusunda hangi çalışmalar gerçekleştirildi? Çözüm bekleyen sorunlar ne zaman giderilecek ve vatandaşlara nasıl bir takvim sunulacak?   "Vatandaş Belirsizlik İçinde Bırakılmamalı"   Deprem sonrası yeniden yapılanma çalışmalarının açık ve şeffaf bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini ifade eden Kurnaz, vatandaşların sorunların ne zaman çözüleceğini bilmek istediğini kaydetti. İlçede yaşandığını belirttiği sıkıntıların giderilmesi için ilgili kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini savunan Kurnaz, çalışmaların belirli bir takvim doğrultusunda yürütülmesi çağrısında bulundu.   "Doğanşehir Sahipsiz Değildir"   İYİ Parti Doğanşehir İlçe Başkanlığı olarak vatandaşların taleplerini gündemde tutmaya devam edeceklerini belirten Kurnaz, açıklamasında belediye yönetimine yönelik eleştirilerini yineledi. Kurnaz, "Doğanşehir sahipsiz değildir! Depremzedenin sabrı, vatandaşın hakkı ve ilçemizin geleceği görmezden gelinemez. Halkımız artık vaat değil, hizmet beklemektedir" ifadelerini kullandı. İlçede imar ve enkaz sorunlarının çözümü için somut çalışmalar yapılmasını isteyen Kurnaz, sürecin takipçisi olacaklarını bildirdi.  

3 gün önce 33
SAĞLIK

Eklem Ağrılarını Hafife Almayın: Artrit Belirtisi Olabilir

Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen artrit, eklemlerde ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığına neden olabiliyor. Uzmanlar, özellikle tekrarlayan ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen eklem ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, erken tanı ve doğru tedavinin önemine dikkat çekiyor.   12 Ekim Dünya Artrit Günü dolayısıyla eklem sağlığına ilişkin uyarılarda bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Vugar Abilhasanov, uzun süren eklem ağrılarının yalnızca yaşlanmaya veya günlük yorgunluğa bağlanmaması gerektiğini söyledi. Dünya genelinde yaklaşık 528 milyon kişinin osteoartrit, 18 milyon kişinin ise romatoid artrit ile yaşadığı belirtilirken, eklem hastalıklarının bireylerin hareket kabiliyetini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebildiği ifade ediliyor.   Her Eklem Ağrısı Yorgunluktan Kaynaklanmıyor   Artritin, eklemlerde ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığına yol açabilen farklı hastalıkları kapsadığını belirten uzmanlar, hastalığın türüne göre belirtilerin değişebildiğine dikkat çekiyor. En yaygın türlerden biri olan osteoartrit, özellikle diz, kalça, el ve omurga eklemlerini etkilerken, romatoid artrit daha çok el, el bileği ve ayaklardaki küçük eklemlerde kendini gösterebiliyor. Eklem ağrısının her zaman basit bir zorlanmadan kaynaklanmadığını ifade eden Op. Dr. Abilhasanov, "Özellikle ağrı tekrarlıyorsa, eklemde şişlik veya sertlik eşlik ediyorsa ve hareket kabiliyetinde belirgin bir azalma varsa altta yatan nedenin araştırılması gerekir. Erken değerlendirme, doğru tedavi yaklaşımının belirlenmesi açısından önemli bir adımdır" dedi.   Bu Belirtiler Varsa Doktora Başvurun   Eklem ağrılarının uzun süre devam etmesi veya giderek şiddetlenmesinin dikkate alınması gerektiğini belirten Abilhasanov, özellikle günlük yaşamı etkileyen şikâyetlerde zaman kaybedilmemesi uyarısında bulundu. Açıklanamayan eklem ağrısı, şişlik veya sertliğin birkaç gün içerisinde geçmemesi, şikâyetlerin sık sık tekrarlaması ve gece uykusunu bozmasının tıbbi değerlendirme gerektirebileceğini ifade eden Abilhasanov, "Özellikle aniden başlayan şiddetli ağrı ve şişlik, eklemin kızarık veya sıcak olması ya da eklem şikâyetine ateş ve genel hastalık hissinin eşlik etmesi daha hızlı tıbbi değerlendirme gerektirebiliyor" diye konuştu. Uzmanlar, özellikle ateşle birlikte ortaya çıkan ani ve şiddetli eklem ağrısı ile şişliğin acil değerlendirme gerektirebileceğine dikkat çekiyor.   Hareketsiz Kalmak Ağrıları Artırabilir   Eklem ağrısı yaşayan birçok kişinin ağrının artacağı düşüncesiyle hareket etmekten kaçındığını belirten Abilhasanov, uzun süreli hareketsizliğin eklem çevresindeki kaslarda güç kaybına neden olabileceğini söyledi. Hareketsizliğin zamanla hareket kapasitesini azaltabileceğini ifade eden Abilhasanov, kişinin sağlık durumuna uygun fiziksel aktivitelerin eklem fonksiyonlarının korunmasında önemli rol oynadığını vurguladı. Abilhasanov, "Uzun süreli hareketsizlik eklem çevresindeki kasların güç kaybetmesine ve hareket kapasitesinin azalmasına neden olabilir. Kişinin durumuna uygun düzenli fiziksel aktivite ise ağrının yönetilmesine, fiziksel işlevlerin korunmasına ve yaşam kalitesinin desteklenmesine yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı.   Düzenli Egzersiz Eklem Sağlığını Destekliyor   Artrit hastalarının tamamen hareketsiz bir yaşam sürmelerinin doğru olmadığını belirten uzmanlar, uygun egzersizlerin kas gücünü ve eklem hareketliliğini korumaya yardımcı olabileceğini ifade ediyor. Yürüyüş gibi eklemleri aşırı zorlamayan aktiviteler, kişiye özel egzersiz programları ve gerektiğinde fizyoterapi uygulamaları, hastaların günlük yaşamlarını daha rahat sürdürmelerine katkı sağlayabiliyor. Ancak uygulanacak egzersiz programının hastalığın türüne, kişinin yaşına, genel sağlık durumuna ve fiziksel kapasitesine göre belirlenmesi gerekiyor.   Erken Tanı Yaşam Kalitesi İçin Önemli   Artritin farklı türlerinde tedavi yaklaşımlarının da değişebildiğine dikkat çeken uzmanlar, doğru tanı konulmadan kullanılan ilaçların veya bilinçsiz yapılan egzersizlerin uygun olmayabileceğini belirtiyor. Özellikle iltihaplı romatizmal hastalıklarda erken tanı ve uygun tedavi, kalıcı eklem hasarı riskinin azaltılması açısından önem taşıyor. Op. Dr. Vugar Abilhasanov, eklem sağlığını korumak için şikâyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, hastalığın türüne ve kişinin ihtiyaçlarına uygun bir tedavi ve hareket planı oluşturulmasının önemine işaret etti. Uzmanlar, tekrarlayan eklem ağrılarının “Nasıl olsa geçer” düşüncesiyle ertelenmemesi ve özellikle şişlik, sertlik ile hareket kısıtlılığının eşlik ettiği durumlarda hekime başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.  

3 gün önce 36
ÇEVRE

Anadolu’nun Taşlara Kazınan Hafızası Kayıt Altına Alınıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma kapsamında, Türk-İslam medeniyetinin izlerini taşıyan yaklaşık 7 bin mezar taşı ve kitabe belgelendi. 2025 yılında 4 ilde başlatılan saha çalışmaları 2026'da 18 ile genişletilirken, tarihi eserlerin dijital ortamda kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.   Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anadolu'nun yüzyıllara uzanan tarihî ve kültürel mirasını korumak amacıyla mezar taşları ve kitabeleri kayıt altına alıyor. 2024 yılında hayata geçirilen "Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi" kapsamında, geçmiş dönemlerin sosyal yaşamına, sanat anlayışına ve kültürel özelliklerine ışık tutan eserler bilimsel yöntemlerle belgeleniyor. Projenin ilk saha çalışmaları 2025 yılında Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da gerçekleştirilirken, 2026 yılında çalışma kapsamındaki il sayısı 18'e yükseldi.   Yaklaşık 7 Bin Tarihî Eser Belgelendi   Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, projenin ulaştığı aşamaya ilişkin bilgiler paylaştı. Türk-İslam medeniyetinin asırlık izlerini taşıyan mezar taşları ve kitabelerin ülke genelinde kayıt altına alındığını belirten Ersoy, "2024 yılında hayata geçirdiğimiz Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi kapsamında; 2025'te Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da başlattığımız saha çalışmalarını bu yıl 18 ile taşıdık. Bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemlerini gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı.   İlk Yıl 859 Mezar Taşı Kayıt Altına Alındı   Projenin 2025 yılındaki ilk saha uygulamalarında dört ilde önemli sayıda tarihî eser tespit edildi. Denizli'nin Acıpayam ilçesindeki Alaattin Mahallesi Mezarlık Alanı'nda 243 şahide, İstanbul'daki Şeyh Mustafa Devâtî Haziresi'nde 504, Tokat'taki Mahmutpaşa Camii Haziresi'nde 13 ve Diyarbakır'daki Fatih Paşa Camisi Haziresi'nde 99 mezar taşı belgelendi. Böylece ilk uygulama yılında toplam 859 eser kayıt altına alınırken, 2026 yılında genişletilen çalışmalarla belgelenen eser sayısı yaklaşık 7 bine ulaştı. Saha araştırmalarının yıl sonuna kadar devam etmesi planlanıyor.   Her Mezar Taşı Geçmişten Bir İz Taşıyor   Mezar taşları ve kitabelerin yalnızca hayatını kaybeden kişilerin isimlerini ve ölüm tarihlerini göstermediğini belirten uzmanlar, bu eserlerin ait oldukları dönemlerin toplumsal yapısını anlamada önemli tarihî kaynaklar olduğunu ifade ediyor. Taşlar üzerindeki yazılar, süslemeler, kullanılan semboller ve işçilik özellikleri; dönemin sanat anlayışı, kültürel birikimi ve sosyal yaşamına ilişkin bilgiler sunuyor. Bakan Ersoy da mezar taşlarının tarihî belge niteliği taşıdığına dikkat çekerek, "Her bir mezar taşı, her bir kitabe; bir ismin ötesinde yaşadığı dönemin dili, sanatı, inancı, estetik anlayışı ve toplumsal hayatından izler taşıyan tarihî bir belge niteliğinde" değerlendirmesinde bulundu.   Tarihî Eserler Dijital Ortama Taşınıyor   Projenin en önemli hedeflerinden birini, Türkiye'nin farklı bölgelerinde bulunan Türk-İslam dönemine ait mezar taşları ve kitabelerin ortak bir dijital veri tabanında bir araya getirilmesi oluşturuyor. Çalışmalar kapsamında belgelenen eserlerin dönemleri, bulundukları bölgeler, yapımında kullanılan malzemeler, yazı türleri, sanat üslupları ve kitabe özellikleri bilimsel açıdan değerlendirilebilecek. Oluşturulacak ulusal envanter sayesinde araştırmacıların tarihî eserler üzerinde karşılaştırmalı çalışmalar yapabilmesi ve farklı bölgelerin kültürel özelliklerini inceleyebilmesi amaçlanıyor.   Kaybolma Riski Taşıyan Kültürel Miras Korunacak   Yüzyıllardır açık alanlarda bulunan mezar taşları ve kitabeler, doğal aşınma, çevresel etkiler ve insan kaynaklı tahribat nedeniyle zaman içerisinde zarar görebiliyor. Eserlerin dijital ortamda belgelenmesi, üzerlerindeki yazı ve süslemelerin mevcut durumlarının kayıt altına alınması açısından da önem taşıyor. Projenin ülke geneline yayılmasıyla birlikte özellikle eski mezarlıklarda, cami hazirelerinde ve tarihî yerleşim alanlarında bulunan eserlerin bilimsel envanterinin oluşturulması hedefleniyor.   Hedef Türkiye Genelinde Kapsamlı Bir Envanter   Kültür ve Turizm Bakanlığı, çalışmaların ilerleyen yıllarda Türkiye'nin tamamını kapsayacak şekilde genişletilmesini planlıyor. Bakan Ersoy, projenin uzun vadeli hedefini açıklayarak, "Hedefimiz, ülkemizin dört bir yanındaki bu eşsiz mirası ortak bir dijital veri tabanında buluşturmak ve zaman içerisinde kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürmek. Anadolu'nun taş üzerindeki hafızasını bilimsel yöntemlerle kayıt altına alıyor, koruyor ve gelecek kuşaklara aktarıyoruz" ifadelerini kullandı. Projenin tamamlanmasıyla Türk-İslam döneminden günümüze ulaşan mezar taşları ve kitabelere ilişkin ülke çapında önemli bir bilimsel arşiv oluşturulması amaçlanıyor.  

3 gün önce 32
EKONOMİ

E-Ticarette Sahte Yorum ve Beğenilere Sıkı Denetim

İnternet alışverişlerinde tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen sahte yorum, beğeni ve yıldız değerlendirmelerine yönelik denetimler artırıldı. Ticaret Bakanlığı, ücret karşılığında ürünlerin popülerliğini artıran dijital hizmetleri mercek altına alırken, yanıltıcı değerlendirmeler ve gerçek müşteri yorumlarının gizlenmesi de yaptırımlara konu oldu.   E-ticaret platformlarında ürünleri olduğundan daha fazla ilgi görüyormuş gibi göstermek amacıyla kullanılan sahte yorum ve beğeni uygulamalarına karşı yeni adımlar atılıyor. Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, tüketicilerin alışveriş tercihlerini yanıltabilecek yapay etkileşim hizmetlerine yönelik incelemeleri kapsamında çok sayıda internet adresi hakkında erişim engeli kararı aldı. Özellikle yüksek yıldız puanları, olumlu kullanıcı değerlendirmeleri ve beğeni sayıları üzerinden oluşturulan yapay güven algısının tüketicilerin satın alma kararlarını doğrudan etkileyebildiği belirtiliyor.   Beğeni ve Yıldızlar Parayla Satılıyor   TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO'su Cenk Çiğdemli, Reklam Kurulunun Eylül ayı sonunda kamuoyuna yansıyan kararlarının, dijital ticaretteki sahte etkileşim piyasasının ulaştığı boyutu ortaya koyduğunu söyledi. İncelemelerde bazı işletmelerin dijital görünürlüklerini artırmak amacıyla ücret karşılığında beğeni, takipçi, yorum ve yıldız değerlendirmesi satın aldıklarının belirlendiğini aktaran Çiğdemli, söz konusu uygulamaların yalnızca olumlu yorumlarla sınırlı kalmadığını ifade etti. Bazı internet sitelerinin ürünleri ücret karşılığında favorilere eklediğini ve alışveriş sepetlerine attığını belirten Çiğdemli, bu yöntemlerle gerçekte yoğun talep görmeyen ürünlerin popülermiş gibi gösterilebildiğine dikkat çekti.   Sepete Ekleme Sayısı Bile Manipüle Ediliyor   Sahte etkileşim piyasasında ürünlerin yalnızca yıldız puanlarının değil, kullanıcı davranışlarını yansıtan göstergelerinin de manipüle edildiği ortaya çıktı. Ücret karşılığında gerçekleştirilen favorilere ekleme, sepete atma ve görüntüleme işlemleriyle ürünlerin yoğun ilgi gördüğü izlenimi oluşturuluyor. Bu durum, özellikle alışveriş yaparken diğer kullanıcıların tercihlerine önem veren tüketicilerin yanıltılmasına neden olabiliyor. Çiğdemli, Reklam Kurulunun aldığı erişim engeli kararlarının e-ticaret platformlarının tamamını değil, mevzuata aykırı faaliyet yürüttüğü değerlendirilen belirli internet adreslerini ve içerikleri kapsadığını bildirdi.   Olumsuz Yorumları Gizlemek de Yasak   Denetimlerde ortaya çıkan bir diğer uygulama ise tüketicilerin ürün veya işletmeler hakkında yaptığı olumsuz değerlendirmelerin görünürlüğünün engellenmesi oldu. Bazı hizmet sağlayıcıların, işletmelere yönelik eleştirel yorumların yayımlanmasını önlemek veya kullanıcıların bu değerlendirmelere ulaşmasını zorlaştırmak amacıyla hizmet sunduğu belirtildi. Çiğdemli, 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle tüketici değerlendirmelerine ilişkin kuralların sıkılaştırıldığını belirterek, gerçeği yansıtmayan yorumların yaptırılmasının ve olumlu değerlendirme satın alınmasının yasak olduğunu hatırlattı. Satın alma süreci doğrulanamayan farklı mecralardaki yorumların kullanılmasına da sınırlamalar getirildiğini kaydetti.   Olumsuz Yorumu Yayımlamayana 2,1 Milyon TL Ceza   Reklam Kurulunun ağustos ayında aldığı bir karar da tüketici değerlendirmelerinin önemini ortaya koydu. Satın aldığı ürüne ilişkin yorum yapan bir tüketicinin değerlendirmesini yeterli gerekçe göstermeden yayımlamayan şirkete 2 milyon 167 bin 412 TL idari para cezası uygulandı. Karar, e-ticarette yalnızca sahte olumlu değerlendirmelerin değil, gerçek kullanıcıların olumsuz yorumlarının haksız şekilde gizlenmesinin de yaptırıma konu olabileceğini gösterdi.   Sahte Yorumlar Nasıl Anlaşılır?   Uzmanlar, internet alışverişlerinde yalnızca ürünün yıldız ortalamasına veya beğeni sayısına bakılarak karar verilmemesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle kısa zaman aralıklarında yapılan, birbirine benzeyen ve ürünün gerçek kullanımına ilişkin ayrıntı içermeyen yorumların dikkatle incelenmesi öneriliyor. Tüketicilerin ürün değerlendirmelerinde şu ayrıntılara dikkat etmesi gerektiği belirtiliyor: - Yorumların doğrulanmış satın alma işlemlerine dayanıp dayanmadığı kontrol edilmeli. - Aynı ifadelerin tekrarlandığı ve kısa sürede yoğunlaşan değerlendirmelere temkinli yaklaşılmalı. - Fotoğraflı kullanıcı deneyimleri ile düşük puanlı yorumlar birlikte incelenmeli. - Satıcının geçmişi ve farklı platformlardaki müşteri şikâyetleri araştırılmalı. - Ürün hakkında yalnızca övgü içeren, somut bilgi vermeyen yorumlara dikkat edilmeli.   Şüpheli Yorumlar Bakanlığa Bildirilebiliyor   Sahte değerlendirme veya yanıltıcı kullanıcı yorumlarıyla karşılaşan tüketiciler, ilgili internet bağlantıları ve ekran görüntüleriyle Ticaret Bakanlığı Reklam Kuruluna şikâyette bulunabiliyor. Çiğdemli, dijital alışverişlerde asıl önemli unsurun bir ürünün aldığı yıldız sayısı değil, bu değerlendirmelerin ne kadarının gerçek müşteri deneyimine dayandığı olduğunu vurguladı. E-ticaret sektöründe sahte etkileşim uygulamalarına yönelik denetimlerin, tüketici güveninin korunması ve işletmeler arasında adil rekabet ortamının sağlanması açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.

3 gün önce 32
SAĞLIK

Egzama Sosyal Hayatı da Etkileyebiliyor

Egzamanın yalnızca ciltte kaşıntı, kuruluk ve kızarıklığa neden olmadığını belirten uzmanlar, hastalığın kişinin psikolojik sağlığını ve sosyal ilişkilerini de etkileyebildiğine dikkat çekiyor. Klinik Psikolog İpek Erol, özellikle görünür bölgelerdeki egzama belirtilerinin sosyal kaygıyı artırabildiğini belirterek, psikolojik desteğin önemine işaret etti.   Egzama, ciltte oluşturduğu fiziksel belirtilerin yanı sıra bireylerin günlük yaşamında ve sosyal ilişkilerinde de çeşitli zorluklara yol açabiliyor. Özellikle yüz, boyun ve eller gibi kolay fark edilen bölgelerde ortaya çıkan belirtiler, bazı kişilerde dış görünüşleri nedeniyle yargılanma endişesine neden olabiliyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikoloğu İpek Erol, egzamanın psikolojik etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, hastalıkla mücadelede yalnızca dermatolojik tedavinin değil, kişinin duygusal durumunun da dikkate alınması gerektiğini belirtti.   Egzama Sosyal Kaygıyı Artırabiliyor   Egzamanın genellikle kaşıntı, kuruluk ve ciltte meydana gelen değişimlerle tanımlandığını ifade eden Erol, hastalığın etkilerinin fiziksel belirtilerle sınırlı kalmadığını söyledi. Özellikle görünür bölgelerdeki egzamanın bireylerin sosyal ortamlarda kendilerini nasıl hissettiklerini etkileyebildiğini belirten Erol, kişinin arkadaş buluşmalarında, iş toplantılarında veya yeni insanlarla tanışırken başkalarının dikkatinin sürekli cildinde olduğunu düşünebildiğini kaydetti. Bu düşüncelerin zamanla sosyal ilişkileri zorlaştıran bir kaygı döngüsüne dönüşebileceğini ifade eden Erol, bireylerin çevrelerindeki insanların bakışlarını ve davranışlarını yanlış yorumlayabildiğine dikkat çekti.   Cildini Gizlemek İçin Sosyal Ortamlardan Uzaklaşabiliyor   Egzama nedeniyle yaşanan kaygının bazı kişilerde kaçınma davranışlarına yol açabildiğini belirten Erol, şu ifadeleri kullandı: “Kaygı arttıkça cildi saklama, göz temasından kaçınma ya da ortamdan erken ayrılma isteği de artıyor. Kaçınma o an için rahatlama sağlasa da sonraki sosyal karşılaşmayı daha zor hale getirebiliyor.” Kişinin karşısındaki insanların kısa bir bakışını veya yüz ifadesindeki değişikliği kendisi hakkında olumsuz bir değerlendirme olarak algılayabildiğini anlatan Erol, bu durumun zaman içerisinde sosyal ilişkilerden uzaklaşmaya neden olabileceğini söyledi.   Egzama Bulaşıcı Değil   Toplumda görünür cilt hastalıklarına ilişkin yanlış inanışların bulunduğunu hatırlatan Erol, egzamanın bulaşıcı bir hastalık olmadığını ve kişisel bakım eksikliğinin göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Buna rağmen egzaması olan bireylerin başkaları tarafından yanlış anlaşılmaktan endişe duyabildiğini belirten Erol, özellikle geçmişte olumsuz yorumlarla karşılaşan kişilerde bu kaygının daha belirgin hale gelebildiğini ifade etti. Erol, başkaları tarafından yargılanma korkusunun zamanla kişinin kendi dış görünüşünden utanmasına yol açabileceğini, bunun da psikolojik yükü artırabileceğini kaydetti.   Sosyal Hayattan Uzaklaşmak Önemli Bir İşaret   Egzaması bulunan herkesin sosyal kaygı yaşamadığını belirten Erol, hastalığın görünürlüğünün tek başına psikolojik etkilerin düzeyini belirlemediğine dikkat çekti. Ancak kişinin cildinin görünmesinden çekindiği için arkadaş buluşmalarını sürekli iptal etmesi, iş ortamında geri planda kalması veya yakın ilişkiler kurmaktan kaçınmasının psikolojik destek ihtiyacına işaret edebileceğini söyledi. Erol, burada temel ölçütün kaygının kişinin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ne ölçüde sınırlandırdığı olduğunu vurguladı.   Psikolojik Destek Yaşam Kalitesini Artırabilir   Egzamanın yol açtığı sosyal kaygıyla başa çıkmada psikolojik desteğin önemli bir rol üstlenebileceğini belirten Erol, bilişsel davranışçı terapinin olumsuz düşünce ve kaçınma davranışları üzerinde çalışmak için yararlı bir yaklaşım sunduğunu ifade etti. Kabul ve kararlılık terapisinin de kişinin zorlayıcı düşüncelerine rağmen sosyal yaşamını sürdürmesine yardımcı olabileceğini belirten Erol, şöyle konuştu: “Egzama ile yaşarken sosyal hayatı sürdürmek, kişinin her zaman rahat hissetmesi gerektiği anlamına gelmez. Bazen ilerleme, kaygı varken de bir buluşmaya gitmek, toplantıda fikrini söylemek veya biriyle yakınlık kurmaya izin vermektir.”   Tedavide Psikolojik Etkiler de Dikkate Alınmalı   Egzamanın tedavisinde fiziksel belirtilerin kontrol altına alınmasının yanı sıra hastalığın oluşturduğu duygusal yükün de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Erol, toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti. Görünür cilt hastalıklarıyla yaşayan bireylere karşı önyargılı yaklaşımlardan kaçınılması gerektiğini ifade eden Erol, doğru bilgilendirme ve gerektiğinde alınacak psikolojik desteğin hastaların yaşam kalitesine katkı sağlayabileceğini kaydetti.  

3 gün önce 34
GENEL

Bir Ömürlük Birikimini Kur'an Kursuna Bağışladı

Malatya'da yıllarca zorlu şartlarda çalışarak birikim yapan hayırsever Mehmet Malçok, alın teriyle satın aldığı dairesini Kur'an kursu hizmetlerinde kullanılmak üzere bağışladı. Malçok'un örnek davranışı takdir topladı.   Battalgazi ilçesinde yaşayan hayırsever Mehmet Malçok, yılların emeğiyle sahip olduğu dairesini dinî eğitim hizmetlerine bağışlayarak anlamlı bir hayra imza attı. Hayatı boyunca çalışıp tasarruf ederek edindiği taşınmazı Kur'an kursu hizmetlerine tahsis eden Malçok, örnek bir dayanışma sergiledi.   Yılların Emeğini Eğitime Bağışladı   Zorlu çalışma şartları altında elde ettiği kazancını biriktirerek daire sahibi olan Mehmet Malçok, mülkünü Kur'an eğitimi alanında değerlendirilmesi amacıyla bağışladı. Malçok'un bu kararı, bireysel birikimlerin toplum yararına değerlendirilmesi açısından dikkat çekti.   İlçe Müftülüğünden Teşekkür Ziyareti   Battalgazi İlçe Müftüsü Dr. Hüseyin Vuruşkan ile Şube Müdürü Kadir Saylan, yaptığı bağış dolayısıyla Mehmet Malçok'u ziyaret etti. Ziyarette hayırsever Malçok'a teşekkür eden Müftü Vuruşkan, bağışın dinî eğitim hizmetlerine önemli bir katkı sağlayacağını belirterek yapılan hayrın sadaka-i cariye olmasını temenni etti.   “Hayrını Allah Kabul Etsin”   Ziyaret sırasında Kur'an-ı Kerim'in Bakara Suresi'nin 261'inci ayetini hatırlatan Vuruşkan, Allah yolunda yapılan yardımların manevi önemine dikkat çekti. Vuruşkan, Malçok'un bağışına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Rabbimiz, Mehmet amcamızın bu kıymetli bağışını kabul buyursun; hayrını bereketlendirsin, kendisine sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler nasip eylesin. Dinî ve hayrî hizmetlerin yürütülmesine az çok demeden katkı sunan bütün hayırseverlerimizin hayırlarını kabul ve makbul eylesin” ifadelerini kullandı.   Daire Kur'an Kursu Hizmetlerinde Kullanılacak   Mehmet Malçok tarafından bağışlanan dairenin Kur'an kursu hizmetlerinde değerlendirilmesi planlanırken, hayırseverin yıllarca çalışarak edindiği mülkünü toplumsal faydaya sunması dikkat çekti. Gerçekleştirilen ziyaret, Malçok'a yönelik teşekkür ve iyi dileklerin iletilmesiyle sona erdi.  

3 gün önce 31
EKONOMİ

Darende’de Baba Mirası Ceviz Ağaçlarından 2 Ton Hasat Beklentisi

Malatya’nın Darende ilçesinde babasından kalan ceviz ağaçlarına gözü gibi bakan 54 yaşındaki İsmail Ateş, bu yıl yaklaşık 2 ton ürün almayı hedefliyor. Emekliliğinin ardından kendisini ceviz yetiştiriciliğine adayan Ateş, hem baba mirasını yaşatıyor hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor.   Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Zaviye Mahallesi’nde ceviz hasadı heyecanı yaşanıyor. İlçede uzun yıllardır yetiştirilen ve bölge ekonomisine katkı sağlayan ceviz, üreticilerin geçim kaynakları arasında yer alıyor. Zaviye Mahallesi’nde yaşayan 54 yaşındaki İsmail Ateş de babasının yıllar önce diktiği ceviz ağaçlarına sahip çıkarak üretimi sürdürüyor. Emekli olduktan sonra zamanının büyük bölümünü bahçesinde geçiren Ateş, ceviz yetiştiriciliğini yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil, babasından kalan hatıraları yaşatmanın bir yolu olarak görüyor.   Babasının Emeğini Gelecek Nesillere Taşıyor   Ceviz ağaçlarının yıllar önce hayatını kaybeden babası tarafından dikildiğini anlatan Ateş, ağaçların bakımını büyük bir özenle yaptığını söyledi. Ateş, “Bu ağaçları rahmetli babam dikmişti. Babam vefat edince onun diktiği ağaçları yaşatmak ve emeğini devam ettirmek istedik. Emekli olduktan sonra biz de bu işe daha fazla zaman ayırmaya başladık. Güzel bir uğraş. Çiftçilik yapmak, ağaç yetiştirmek, meyve üretmek gerçekten insana mutluluk veriyor” dedi.   Ceviz Yetiştiriciliğinde Sulamanın Önemine Dikkat Çekti Darende’de ceviz yetiştiriciliğine ilişkin bazı yanlış bilinen uygulamalar bulunduğunu ifade eden Ateş, özellikle sulamanın verim üzerindeki etkisine dikkat çekti. Bölgede ceviz ağaçlarının sulanmaması gerektiğine yönelik yaygın bir inanış olduğunu belirten Ateş, kendi tecrübelerinin bunun aksini gösterdiğini söyledi. Ateş, “Bizim memlekette ceviz ağacına su verilmez derler. Hâlbuki tam tersi, ceviz suyu seven ve su isteyen bir ağaç. Sulama ve gerekli bakım yapıldığı takdirde daha güzel verimler alınabiliyor. Taban gübresi ve yaprak gübresi gibi uygulamalar da önemli. Ceviz mutlaka su istiyor. Susuz ceviz olmuyor” ifadelerini kullandı.   Bu Yıl Hedef 2 Ton Ceviz Bu sezon bahçesinden yaklaşık 1,5 ila 2 ton arasında ceviz elde etmeyi beklediğini belirten Ateş, hasat edilen ürünlerin büyük bölümünü Darende’de satışa sunacaklarını söyledi. Önceki yıllarda ilçe dışından da ceviz getirerek satış yaptıklarını anlatan Ateş, bu yıl kendi bahçelerinden elde edecekleri ürünlerle müşterilerinin taleplerini karşılamayı hedeflediklerini kaydetti.   Soğuk Hava Verimi Etkiledi Sezon içerisinde yaşanan soğuk havaların ceviz verimini bir miktar olumsuz etkilediğini belirten Ateş, buna rağmen elde edilmesi beklenen ürün miktarından memnun olduklarını dile getirdi. Geçtiğimiz yıl cevizin kilogramını 250 liradan sattıklarını hatırlatan Ateş, bu sezonun satış fiyatlarının ise henüz netleşmediğini söyledi. Üretimin emek ve sabır gerektirdiğini vurgulayan Ateş, babasından kalan ağaçları yaşatmaya devam edeceğini belirterek yeni hasat sezonunun tüm üreticiler için bereketli geçmesini temenni etti.  

3 gün önce 40
SPOR

Malatya’da Genç Hokeyciler Sahada Buluştu

Malatya’da Amatör Spor Haftası etkinlikleri kapsamında düzenlenen 5S Hokey Turnuvası tamamlandı. İki gün süren organizasyonda genç sporcular mücadele ederken, turnuva sonunda katılımcılara kupa ve madalyaları verildi. Malatya’da amatör sporun gelişimini desteklemek ve gençleri farklı spor branşlarıyla buluşturmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikler devam ediyor. Bu kapsamda Malatya Hokey İl Temsilciliği tarafından düzenlenen 5S Hokey Turnuvası, 10-11 Ekim tarihlerinde Yeşiltepe Spor Kompleksi Ampute Futbol Sahası’nda gerçekleştirildi. 2025-2026 faaliyet programı kapsamında düzenlenen organizasyonda genç hokeyciler, iki gün boyunca sahada mücadele ederek müsabaka deneyimi kazandı.   Genç Sporculara Önemli Deneyim Turnuvayla birlikte Malatya’da hokey branşının daha geniş kitlelere tanıtılması, sporcuların gelişimlerinin desteklenmesi ve kulüplerin ulusal organizasyonlara hazırlanması hedeflendi. Malatya Hokey İl Temsilcisi Gökhan Gökmen, yerel turnuvaların sporcuların gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek bu tür organizasyonların hem müsabaka tecrübesini artırdığını hem de hokey sporunun yaygınlaşmasına katkı sunduğunu ifade etti. Fırat: “Benim İçin Hepiniz Birincisiniz”   Müsabakaların tamamlanmasının ardından düzenlenen ödül törenine Malatya Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) Başkanı Kahraman Fırat da katıldı. Genç sporculara seslenen Fırat, turnuvada elde edilen derecelerden daha önemli olanın gençlerin spor yapması olduğunu vurgulayarak, “Benim için hepiniz birincisiniz” dedi. Sporcuları tebrik eden Fırat, gençlerden arkadaşlarını da spor yapmaya teşvik etmelerini istedi.   Turnuva Ödül Töreniyle Sona Erdi   Organizasyonun sonunda sporculara kupa ve madalyaları, ASKF Başkanı Kahraman Fırat ile Doksanartı Spor Haber Sitesi İmtiyaz Sahibi Ali Albay tarafından takdim edildi. Genç sporcuların sportif gelişimlerine katkı sağlayan turnuva, kulüpler arasındaki dayanışma ve dostluk ortamıyla tamamlandı.   Malatya’da son yıllarda ulusal organizasyonlarda da dereceler elde eden hokey branşının, benzer yerel faaliyetlerle altyapısını güçlendirmesi hedefleniyor.

3 gün önce 32
ÇEVRE

Hekimhan’da 22 Kilometrelik Grup Yolu Yenilendi

Malatya Büyükşehir Belediyesi, Hekimhan ilçesinde 7 mahalleyi birbirine bağlayan Kurşunlu-Güzelyurt grup yolunda 22 kilometrelik yol çalışmasını tamamladı. Ağır tonajlı araçların kullanımı nedeniyle zamanla bozulan güzergâh, yama ve ikinci kat sathi kaplama çalışmalarıyla yenilendi.   Malatya Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahallelerde ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından 2026 yılı yatırım programı kapsamında Hekimhan ilçesinde gerçekleştirilen 22 kilometrelik yol yenileme çalışması tamamlanarak güzergâh yeniden vatandaşların kullanımına sunuldu. Kurşunlu-Güzelyurt grup yolunda yürütülen çalışmalar kapsamında yolun bozulan bölümlerinde yama işlemleri gerçekleştirilirken, güzergâhın tamamında ikinci kat sathi kaplama uygulandı.   7 Mahallenin Ulaşımını Sağlayan Yol Yenilendi   Hekimhan ilçesinde Kurşunlu, Güzelyurt, Güzelyayla, Söğüt, Delihasanyurdu, Güçlü ve Yeşilköy mahallelerini birbirine bağlayan grup yolu, bölge ulaşımında önemli bir güzergâh olarak kullanılıyor. Özellikle ağır tonajlı araçların geçişleri nedeniyle zaman içerisinde yol yüzeyinde oluşan çukur ve bozulmalar, sürücülere zor anlar yaşatıyordu. Yaz ve kış aylarında ulaşımın güçleştiği güzergâhta yapılan çalışmalarla yolun fiziki koşulları iyileştirildi.   Muhtar Özdemir: “Bir Çukurdan Kaçarken Diğerine Giriyorduk”   Güzelyayla Mahallesi Muhtarı Hakan Özdemir, yolun önceki durumunun vatandaşlar açısından ciddi sorunlara neden olduğunu belirtti. Ağır tonajlı araçların geçişi nedeniyle yolun büyük bölümünde çukurlar oluştuğunu ifade eden Özdemir, “Eski yolumuzun vaziyeti kötüydü. Bir çukura girmeyeyim deseniz diğer çukura muhakkak giriyordunuz. Yazın ayrı, kışın ayrı zorluklar çekiyorduk. Araçlarımız yokuşlarda çıkamıyor, tümseklere çarpmamak neredeyse imkânsız oluyordu. Sorunumuzu Büyükşehir Belediyesine ilettik. Yaklaşık 22 kilometrelik yol çalışması gerçekleştirildi. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.   “Kuzeyi Batıya, Batıyı Güneye Bağlayan İşlek Bir Yol”   Mahalle sakinlerinden Ali Seydi Turan da yenilenen yolun yalnızca mahalle sakinleri için değil, bölgedeki ulaşım bağlantıları açısından da önem taşıdığını söyledi. Güzergâhın yoğun şekilde kullanıldığını belirten Turan, “Burası hem çok işlevsel hem de araçların sıklıkla geçtiği bir yol. Kuzeyi batıya, batıyı güneye bağlayan işlek bir güzergâh. Malatya Büyükşehir Belediyesi gerekeni yaptı ve yollarımızı yeniledi. Yapılan çalışmadan memnunuz” ifadelerini kullandı.   2 Bin Metre Rakımda Yol Çalışması   Hekimhan Belediye Meclis Üyesi ve mahalle sakini Hacı Bozkurt ise bölgenin coğrafi koşullarına dikkat çekerek yol çalışmalarının özellikle kış aylarında büyük önem taşıdığını ifade etti. Bölgenin yaklaşık 2 bin metre rakımda bulunduğunu belirten Bozkurt, “Vatandaş bu yolları her kullandığında aracında arıza oluşuyordu. 22 kilometrelik grup yolumuz yenilendi. Geçen yıl kış şartları oldukça ağırdı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri yoğun yağışlara rağmen gece gündüz çalışarak 8 köy yolumuzu sürekli açık tuttu. Bugün de bu rakımda yol çalışmaları gerçekleştiriliyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.   Kırsal Mahallelerde Yol Çalışmaları Sürüyor   Malatya Büyükşehir Belediyesi, 2026 yılı yatırım ve çalışma programı doğrultusunda kırsal mahallelerde yol bakım, onarım ve yenileme faaliyetlerine devam ediyor. Hekimhan’da tamamlanan 22 kilometrelik çalışmayla birlikte, özellikle mahalleler arası ulaşımda kullanılan grup yolunun standartları yükseltilirken, sürücülerin yol yüzeyindeki bozulmalardan kaynaklanan sorunlarının azaltılması hedefleniyor.

4 gün önce 28
SPOR

Hekimhan Futbol Spor Kulübü’nde Ahmet Turan Özbey Dönemi Başladı

Bölgesel Amatör Lig’de (BAL) mücadele eden Hekimhan Futbol Spor Kulübü’nde gerçekleştirilen olağanüstü kongrede, Hekimhanlı iş insanı ve Ankara MİAD Başkanı Ahmet Turan Özbey kulüp başkanlığına seçildi. Yeni yönetim, 2026-2027 sezonunda Hekimhan’ı en iyi şekilde temsil etmek için çalışmalara başladı.   Hekimhan Futbol Spor Kulübü’nde olağanüstü kongre heyecanı yaşandı. Kulübün geleceğine yönelik kararların alındığı kongrede, Ankara MİAD Başkanı ve Hekimhanlı iş insanı Ahmet Turan Özbey başkanlık görevine getirildi. Yeni yönetimin belirlenmesiyle birlikte kulüpte 2026-2027 futbol sezonuna yönelik çalışmalar hız kazandı. Bölgesel Amatör Lig’de mücadele edecek takımın sportif başarısının artırılması ve ilçede futbolun gelişimine katkı sağlanması yeni dönemin öncelikli hedefleri arasında yer aldı.   Yeni Başkan Futbolcularla Bir Araya Geldi Kongrenin ardından Kulüp Başkanı Ahmet Turan Özbey ve yeni yönetim kurulu üyeleri, takımın futbolcularıyla düzenlenen akşam yemeğinde buluştu. Yeni sezon öncesinde gerçekleştirilen toplantıda takımın hedefleri, kulübün geleceği ve sportif yapılanmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Futbolcularla yakından ilgilenen Başkan Özbey, kulüp yönetimi ile sporcular arasında güçlü bir iletişim ve dayanışma ortamı oluşturulmasının önemine dikkat çekti.   Özbey: “Hekimhan’ı En İyi Şekilde Temsil Edeceğiz” Futbolculara hitap eden Kulüp Başkanı Ahmet Turan Özbey, yeni dönemde birlik ve beraberlik içerisinde hareket edeceklerini belirtti. Malatyalı iş insanları ile Hekimhanlı hemşehrilerinin desteğinin kulübün hedeflerine ulaşmasında önemli rol oynayacağını ifade eden Özbey, Hekimhan Futbol Spor Kulübü’nün Bölgesel Amatör Lig’de ilçeyi en iyi şekilde temsil edeceğini söyledi. Takımın başarısı için yönetim, teknik ekip, futbolcular ve taraftarların ortak hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğine işaret eden Özbey, 2026-2027 sezonunun tüm kulüpler için hayırlı olmasını diledi.   Koçak: “Hekimhan Futbolunu Daha İleriye Taşıyacağız” Hekimhan Futbol Spor Kulübü Sportif Direktörü Ramazan Koçak da yeni sezon hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kulübün sportif başarısını artırmak amacıyla çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Koçak, Hekimhan futbolunu daha üst seviyelere taşımak istediklerini ifade etti. Koçak, takımın Bölgesel Amatör Lig’de başarılı sonuçlar alabilmesi için gerekli çalışmaların kararlılıkla yürütüleceğini kaydetti.   Yeni Sezonda Hedef Başarı Yeni başkan ve yönetim kuruluyla birlikte 2026-2027 sezonuna hazırlanan Hekimhan Futbol Spor Kulübü, Bölgesel Amatör Lig’de istikrarlı bir performans sergilemeyi hedefliyor. Kulüp yönetimi, Hekimhanlı futbolseverlerin ve iş dünyasının desteğiyle takımın sportif hedeflerine ulaşmasını amaçlıyor. Hekimhan Futbol Spor Kulübü Basın Sözcüsü Alirıza Özer ise yeni yönetimin kulübe hayırlı olmasını dileyerek, takımın 2026-2027 sezonunda başarılı bir dönem geçirmesi temennisinde bulundu.

4 gün önce 28
GENEL

Keklik Severler 8 İli Kapsayan Federasyon İçin Harekete Geçti

Malatya Keklik Sevenler ve Doğa Koruma Derneği Başkanı Medet Kılınç, keklik kültürünün yaşatılması ve doğa koruma çalışmalarının güçlendirilmesi amacıyla 8 ili kapsayan federasyon kurulması için çalışmalara başladıklarını açıkladı. Elazığ merkezli kurulması planlanan federasyonun, farklı illerdeki keklik severleri tek çatı altında buluşturması hedefleniyor. Malatya Keklik Sevenler ve Doğa Koruma Derneği, keklik kültürünün korunması, gelecek nesillere aktarılması ve iller arasındaki dayanışmanın artırılması amacıyla federasyon yapılanması için harekete geçti. Dernek Başkanı Medet Kılınç, üyelerle gerçekleştirilen toplantıda yeni yapılanmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Keklik kültürüne ilgi duyan vatandaşların ortak bir organizasyon çatısı altında buluşmasının önemine değinen Kılınç, federasyonun hem dernekler arasındaki koordinasyonu güçlendireceğini hem de yürütülecek faaliyetlere katkı sağlayacağını belirtti.   8 İlden Keklik Severler Aynı Çatıda Buluşacak Federasyon çalışmaları kapsamında Malatya, Elazığ, Mardin, Adana, Şırnak, Van, Tunceli ve Diyarbakır’daki keklik severlerin ortak bir yapılanmada buluşturulması planlanıyor. Merkezi Elazığ’da olması öngörülen federasyonun, “Türkiye Keklik Koruma ve Yaşatma Federasyonu” adıyla faaliyet göstermesi hedefleniyor. Kuruluş çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte iller arasındaki iletişimin artırılması, ortak etkinliklerin düzenlenmesi ve keklik kültürünün korunmasına yönelik faaliyetlerin daha koordineli yürütülmesi amaçlanıyor.   Kılınç: “Biriz, Beraberiz” Toplantıda konuşan Dernek Başkanı Medet Kılınç, federasyon girişiminin birlik ve beraberlik anlayışıyla başlatıldığını belirterek şunları söyledi: “Keklik kültürüne sahip kıymetli dostlarımızla birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek amacıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz. Toplantımızın temel amacı, üyelerimize daha iyi hizmet verebilmek ve daha güçlü bir yapılanma oluşturmaktır. Bu doğrultuda federasyon kurma çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biz biriz, beraberiz ve ortak değerlerimizi yaşatmak için birlikte hareket ediyoruz.”   Doğa Koruma Çalışmalarına da Ağırlık Verilecek Kurulması planlanan federasyonun yalnızca keklik kültürüne yönelik faaliyetlerle sınırlı kalmaması, aynı zamanda doğa koruma bilincinin geliştirilmesine katkı sunması hedefleniyor. Yeni yapılanma kapsamında kekliklerin doğal yaşam alanlarının korunmasına yönelik farkındalık çalışmalarının desteklenmesi, kültürel etkinliklerin yaygınlaştırılması ve farklı illerde faaliyet gösteren dernekler arasında iş birliğinin artırılması amaçlanıyor.   Federasyon İçin Çalışmalar Sürüyor Federasyonun kuruluş sürecine ilişkin çalışmaların devam ettiğini belirten Kılınç, ortak hedefler doğrultusunda hareket ederek daha güçlü bir organizasyon oluşturmak istediklerini ifade etti. Sekiz ili kapsaması planlanan federasyonun kuruluş sürecinin tamamlanmasının ardından keklik kültürünün yaşatılması ve doğanın korunmasına yönelik çalışmaların ortak bir çatı altında yürütülmesi hedefleniyor.

4 gün önce 66
GENEL

Ali Cengiz: “Nemrut Dağı’nın Yeri Ayrı”

Malatya’nın eski turizm müdürlerinden Ali Cengiz, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın Yıldıztepe’de hayata geçirilecek projeyi tanıtırken Nemrut Dağı ile yaptığı kıyaslamaya tepki gösterdi. Projeyi desteklediğini ancak kullanılan benzetmeyi doğru bulmadığını belirten Cengiz, “O güneş bu güneş değil. Nemrut Dağı olmadan yabancı turisti bölgeye çekemezsiniz” dedi. Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın Yıldıztepe’de hayata geçirilmesi planlanan projeye ilişkin açıklamaları, Malatya’nın turizm potansiyeli ve Nemrut Dağı’nın bölge turizmindeki yeri üzerinden tartışma konusu oldu.   Malatya’da uzun yıllar turizm alanında görev yapan Emekli Turizm Müdürü Ali Cengiz, Başkan Taşkın’ın Yıldıztepe’de yapılacak seyir kulesinin manzarasını Nemrut Dağı ile kıyaslamasını eleştirdi. Yıldıztepe projesini olumlu bulduğunu ve kente kazandırılacak yatırımları desteklediğini belirten Cengiz, Nemrut Dağı’nın tarihi ve kültürel değerinin herhangi bir seyir noktasıyla karşılaştırılamayacağını ifade etti.   “O Güneş Bu Güneş Değil” Başkan Taşkın’ın açıklamalarını değerlendiren Ali Cengiz, Yıldıztepe projesine karşı olmadığını ancak Nemrut Dağı üzerinden yapılan benzetmenin talihsiz olduğunu söyledi. Cengiz, “Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın Yıldıztepe’deki projesini anlatırken kullandığı ifadeler talihsizlik içeriyor. Öncelikle belirtelim, Yıldıztepe’de uygulanacak projeyi olumsuz bulmuyor, hatta takdir ediyorum. Ama burada yapılacak kule manzarasını Nemrut Dağı’yla kıyaslaması tasvip edilemez” ifadelerini kullandı.   “Nemrut Dağı Malatya Turizminin Olmazsa Olmazıdır”   Yıllarca Malatya turizminin gelişmesi için çalıştığını hatırlatan Cengiz, Nemrut Dağı’nın bölgenin uluslararası turizmde tanıtılması açısından vazgeçilmez bir değer olduğunu vurguladı. Nemrut Dağı’nın son yıllarda Malatya’nın turizm gündeminde yeterince yer bulmadığını savunan Cengiz, şöyle konuştu: “Yıllarca Malatya turizmine emek veren bir bürokrat olarak Nemrut Dağı’nın Malatya turizminin olmazsa olmazı olduğunu hep vurguladık. Son yıllarda bu sözümüze kulak verilmezken adeta Nemrut unutturuldu. Malatya’dan Nemrut Dağı’na ulaşım yokmuş gibi bir hava yaratıldı. Ne yaparsanız yapın, ne kadar tesis kazandırırsanız kazandırın, Nemrut Dağı olmadan yabancı turisti bölgeye çekemezsiniz.”   “Nemrut Sadece Güneşin Doğuşundan İbaret Değil”   Nemrut Dağı’nın yalnızca gün doğumu ve gün batımı manzaralarıyla değerlendirilmesinin yanlış olduğunu belirten Cengiz, bölgenin binlerce yıllık tarihi ve arkeolojik mirasına dikkat çekti. Nemrut Dağı’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer aldığını hatırlatan Cengiz, “Nemrut Dağı’ndaki güneşin doğuşu ve batışı sıradan bir seyir değildir. Türkiye’nin ilk UNESCO dünya mirası varlıkları arasında yer alan Nemrut, size sadece güneşin doğuşunu ve batışını izlettirmez. Binlerce yıllık eşsiz arkeolojiyi, tarihi ve kültürü önünüze serer” dedi.   “İnsanlar Oraya Eşsiz Tarihi Eserleri Görmeye Gidiyor”   Nemrut Dağı’nın uluslararası turizm açısından taşıdığı önemin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Cengiz, ziyaretçilerin bölgeye yalnızca manzara izlemek amacıyla gelmediğini belirtti. Cengiz, “İnsanlar oraya sadece güneşin doğuşunu ve batışını izlemeye gitmiyorlar. Bu sadece ziyaretin hoş bir parçasıdır. İnsanlar oraya başka hiçbir yerde göremeyecekleri eserleri görmeye gidiyorlar. Sayın Başkan’ın bu benzetmesi yerinde olmamıştır” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.  

4 gün önce 976
ASAYİŞ

Malatya’da Akşam Saatlerinde İki Ayrı Kaza

Malatya’da akşam saatlerinde iki farklı noktada meydana gelen trafik kazalarında yaralananlar olurken araçlarda büyük çapta hasar meydana geldi.   Malatya’da akşam saatlerinde peş peşe meydana gelen iki ayrı trafik kazası, ekipleri harekete geçirdi. Kuzey Kuşak Yolu ile Koşu Mahallesi’nde yaşanan kazalarda otomobillerle minibüsler çarpıştı. Kazalarda yaralanan vatandaşlara sağlık ekipleri müdahale ederken, araçlarda ciddi hasar meydana geldi.   İlk Kazada Minibüs Yan Yattı: 4 Yaralı İlk kaza, Kuzey Kuşak Yolu üzerinde bulunan Çarmuzu Sanayi Sitesi girişinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürücülerinin isimleri henüz öğrenilemeyen otomobil ile minibüs, henüz belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle kontrolden çıkan minibüs yan yatarken, her iki araçta da büyük çapta maddi hasar oluştu. Kazayı gören diğer sürücüler araçlarını durdurarak yaralıların yardımına koştu. Kazada minibüsün sürücüsü ile yolcu koltuğunda bulunan 2 kişi ve otomobil sürücüsü olmak üzere toplam 4 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.   İkinci Kaza Koşu Mahallesi’nde Meydana Geldi Akşam saatlerinde yaşanan bir diğer trafik kazasının adresi ise Koşu Mahallesi Gazi Caddesi oldu. Burada da bir otomobil ile minibüs henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle her iki araçta maddi hasar meydana gelirken, kazada yaralananlar oldu. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, kazanın ardından bölgede gerekli incelemeler gerçekleştirildi.   Her İki Kazayla İlgili İnceleme Başlatıldı Malatya’da aynı akşam saatlerinde meydana gelen iki ayrı kazada araçlarda önemli ölçüde maddi hasar oluşurken, kazaların kesin nedenlerinin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatıldı.

4 gün önce 1.422
GENEL

Türk Atçılığının Şampiyonu Özgünhan’a Veda: 38 Yarışta 26 Zafer

Malatya’nın Akçadağ ilçesindeki Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde damızlık olarak Türk atçılığına önemli katkılar sağlayan şampiyon Arap aygırı Özgünhan, 28 yaşında hayatını kaybetti. Yarış kariyerinde 38 koşunun 26’sını kazanan, Türkiye’nin önemli kupalarında birincilikler elde eden Özgünhan’ın yetiştiricilikteki başarısı ise pistlerdeki performansını geride bıraktı. Türkiye’de safkan Arap atı yetiştiriciliğinin önemli merkezlerinden Malatya Sultansuyu Tarım İşletmesi, uzun yıllardır damızlık kadrosunda bulunan şampiyon aygır Özgünhan’ı kaybetti. 7 Eylül 2026 tarihinde hayatını kaybeden Özgünhan, hem yarış pistlerindeki başarıları hem de yetiştiricilik alanında bıraktığı izlerle Türk atçılık tarihinde önemli bir yer edindi. Özgünhan’ın ölümü, yalnızca başarılı bir yarış atının kaybı olarak değil, Türkiye’deki safkan Arap atı yetiştiriciliği açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Çünkü Özgünhan, aktif yarış hayatı sona erdikten sonra da genetik özelliklerini yeni nesillere aktararak sektördeki etkisini sürdürdü.   Yarış Kariyerinde Yüzde 68’in Üzerinde Başarı   Türkiye Jokey Kulübü’nün (TJK) resmi kayıtlarına göre 24 Şubat 1998 tarihinde dünyaya gelen Özgünhan’ın babası Özgün, annesi ise Neame.39’du. Anadolu Tarım İşletmesi tarafından yetiştirilen safkan, yarış kariyerinde toplam 38 kez start aldı. Bu yarışların 26’sını kazanmayı başaran Özgünhan, 8 ikincilik ve 2 üçüncülük elde etti. Böylece katıldığı yarışların yaklaşık yüzde 68,4’ünü birincilikle tamamlarken, 38 koşunun 36’sında ilk üç içerisinde yer aldı. Şampiyon aygırın yarış kariyeri boyunca elde ettiği toplam ikramiye ise dönemin parasal değeriyle 2 milyon 881 bin 340 lira olarak kayıtlara geçti.   Türkiye’nin En Önemli Kupalarında Zirveye Çıktı   Özgünhan’ın kariyerindeki başarılar yalnızca kazandığı yarış sayısıyla sınırlı kalmadı. Safkan, Türk yarışçılığının prestijli organizasyonları arasında bulunan Hatay, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhuriyet, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Tarım Bakanlığı koşularında birincilikler elde etti. Ayrıca Satvet, Ali Rıza Bey, Dumlupınar, Anadolu Tarım İşletmesi, Kosova ve Kazım Karabekir koşularındaki başarılarıyla farklı yarış organizasyonlarında da adından söz ettirdi. Özellikle Grup 1 düzeyindeki zaferleri, Özgünhan’ın dönemin başarılı Arap yarış atları arasındaki konumunu güçlendirdi.   Asıl Etkisini Yarışlardan Sonra Gösterdi   Yarış kariyerini tamamlamasının ardından damızlık olarak değerlendirilen Özgünhan, Malatya’nın Akçadağ ilçesindeki Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde yetiştiricilik faaliyetlerine katkı sağladı. Damızlık aygırların yetiştiricilikteki değeri, yalnızca kendi yarış dereceleriyle değil, yavrularının pistlerde gösterdiği performansla da ölçülüyor. Bu açıdan Özgünhan, kendi başarılarını sonraki nesillere aktarabilen önemli safkanlardan biri oldu. Özgünhan’ın farklı kısraklarla eşleştirilmesinden dünyaya gelen yavrular, Türkiye’nin çeşitli hipodromlarında yarışırken, bunların bir bölümü ilerleyen yıllarda damızlık olarak da değerlendirildi.   2024 Yılında Yavrusu 2 Milyon Liraya Satıldı Özgünhan’ın yetiştiricilik alanındaki ekonomik değerini ortaya koyan örneklerden biri de 2024 yılında düzenlenen safkan Arap koşu tayı satışları oldu. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) tarafından Bursa’nın Karacabey ilçesinde gerçekleştirilen açık artırmada, Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen 59 tay toplam 21 milyon 655 bin liraya satıldı. Müzayedenin en yüksek bedelle satılan safkanı, Özgünhan ile Özgürnaz’ın yavrusu İnzibat oldu. İnzibat, 2 milyon lira karşılığında yeni sahibine kavuştu. Böylece Özgünhan’ın damızlık olarak taşıdığı değer, tay satışlarına da yansıdı.   Aynı Yıl Bir Başka Yavrusu 1,7 Milyon Liraya Alıcı Buldu   Özgünhan’ın yavrularına yönelik talep, 2024 yılındaki diğer satışlarda da devam etti. Ağustos ayında düzenlenen TİGEM ortak tay satışında Özgünhan’ın yavrusu Tozyutturan, 1 milyon 700 bin lirayla organizasyonun en yüksek bedelli safkanı oldu. Aynı satışta yine Özgünhan’ın yavrusu olan Özgünalp ise 1 milyon 200 bin liraya satıldı. Böylece yalnızca bu üç yavrunun 2024 yılındaki satış bedeli toplam 4 milyon 900 bin liraya ulaştı. Bu rakam, Özgünhan’ın yetiştiricilikteki ticari etkisini gösteren somut örneklerden biri olarak kayıtlara geçti.   Şampiyonun Yavruları 2026’da da Pistlerde Özgünhan’ın ölümünün ardından dikkat çeken bir başka ayrıntı ise soyundan gelen safkanların 2026 yılında da yarış faaliyetlerini sürdürmesi oldu. TJK kayıtlarında Özgünhan’ın yavruları arasında Seçerhan, Cevahirkan, Eflah, Bozarslan, Gökmete, Balaşir ve Alaca Höyük gibi isimler bulunuyor. Bu safkanların önemli bir bölümünün yetiştiricisi de Sultansuyu Tarım İşletmesi olarak kayıtlarda yer alıyor. Bu durum, Özgünhan’ın Malatya’daki yetiştiricilik faaliyetleri üzerindeki etkisinin tek bir kuşakla sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor.   Halis Karataş ve Selim Kaya ile Önemli Zaferler Kazandı   Özgünhan’ın yarış geçmişine ilişkin resmi kayıtlar, Türk yarışçılığının tanınmış jokeyleriyle elde ettiği önemli dereceleri de ortaya koyuyor. Şampiyon safkan, 28 Temmuz 2002 tarihinde İstanbul’da düzenlenen 2 bin metrelik Niğbolu Koşusu’nu jokey Selim Kaya ile kazandı. Aynı yıl 25 Ağustos’ta Ankara’daki 2 bin 200 metrelik Türk Silahlı Kuvvetleri Koşusu’nda da Selim Kaya ile birinciliğe ulaştı. 26 Ekim 2003 tarihinde Ankara’da düzenlenen Cumhuriyet Koşusu’nu ise jokey Halis Karataş idaresinde kazanan Özgünhan, 16 Kasım 2003’te İstanbul’daki Kanuni Sultan Süleyman Koşusu’nda da aynı jokeyle birincilik elde etti. Bu yarışlar, safkanın kariyerindeki önemli başarılar arasında yer aldı.   Sultansuyu İçin Yetiştiricilik Mirası Bıraktı Malatya’nın Akçadağ ilçesinde faaliyet gösteren Sultansuyu Tarım İşletmesi, safkan Arap atı yetiştiriciliğiyle Türkiye’nin önemli üretim merkezleri arasında bulunuyor. İşletmede yetiştirilen tayların her yıl düzenlenen açık artırmalarda satışa sunulması, Malatya’nın atçılık sektöründeki ekonomik rolünü de ortaya koyuyor. Özgünhan, yıllar boyunca bu üretim sürecinin önemli damızlıklarından biri olarak görev yaptı. Kendi yarış kariyerinde elde ettiği derecelerin yanı sıra başarılı yavrularıyla da Sultansuyu’nun yetiştiricilik faaliyetlerine katkıda bulundu. 28 yıllık yaşamı sona eren şampiyon aygırın adı, kazandığı kupalar, yetiştirdiği başarılı safkanlar ve Türkiye’nin farklı hipodromlarında yarışmayı sürdüren yavrularıyla Türk atçılığında yaşamaya devam edecek.

5 gün önce 688
ÇEVRE

Kadiruşağı’ndaki İki Köprü 2027 Baharında Tamamlanacak

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Kadiruşağı Mahallesi’nde, özellikle yağışlı dönemlerde yaşanan ulaşım sorunlarını gidermek ve sel riskini azaltmak amacıyla yapımına başlanan iki kemer köprünün 2027 yılının bahar aylarında tamamlanması hedefleniyor.   Yeşilyurt Belediyesi tarafından Kadiruşağı Mahallesi’nde yapımı sürdürülen iki kemer köprüde çalışmalar devam ediyor. Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, inşaat alanında incelemelerde bulunarak yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Yaklaşık 50 yıldır yerleşimin bulunduğu mahallede, özellikle yoğun yağışların ardından iki yaka arasındaki ulaşımda aksaklıklar yaşandığı belirtildi. Bölgede bulunan konutlar ile bağ ve bahçelere ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla başlatılan köprü çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte ulaşımın daha güvenli hale getirilmesi hedefleniyor.   Yoğun Yağışlarda Ulaşım Kesiliyor   Kadiruşağı Mahallesi’nde uzun yıllardır devam eden ulaşım sorununa kalıcı çözüm üretmek amacıyla iki ayrı köprü projesinin hayata geçirildiğini belirten Başkan Geçit, bölgede özellikle yağışlı havalarda ciddi sıkıntılar yaşandığını söyledi. Mahallede yaklaşık yarım asırdır yerleşimin bulunduğunu ifade eden Geçit, vatandaşların günlük yaşamlarını olumsuz etkileyen ulaşım sorunlarının giderilmesi için çalışmaların başlatıldığını kaydetti.   “İki Köprümüzün İnşaatına Başladık”   Köprülerin tamamlanmasıyla birlikte mahallede ulaşımın kesintisiz hale getirilmesinin amaçlandığını belirten Başkan Geçit, şu ifadeleri kullandı: “Burada yaklaşık 50 yıldır yerleşim söz konusu. Bağ ve bahçeler var, vatandaşlarımız burada yaşıyor, evler var. Ancak yağışın çok olduğu dönemlerde iki yaka arasındaki iletişim kesiliyor ve ciddi bir sel tehlikesi yaşanıyordu. Yeşilyurt Belediyesi olarak burada kalıcı ve vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak önemli bir eseri ilçemize kazandırıyoruz. İki köprümüzün ihalesini tamamladık ve inşaat çalışmalarına başladık. İnşallah 2027 yılının bahar aylarında köprülerimizi tamamlayarak vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Kadiruşağı’nda ulaşımı daha güvenli, konforlu ve kesintisiz hale getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”   Hedef 2027 Yılının Bahar Ayları   Yapımı devam eden iki kemer köprünün 2027 yılının bahar aylarında tamamlanarak hizmete açılması planlanıyor. Projelerin tamamlanmasıyla birlikte özellikle yağışlı dönemlerde iki yaka arasında yaşanan ulaşım kesintilerinin önüne geçilmesi, mahalle sakinlerinin konutlarına, bağlarına ve bahçelerine daha güvenli şekilde ulaşabilmesi amaçlanıyor.  

5 gün önce 86
EĞİTİM

İstanbul’dan Malatya’ya Kültür Ve Kardeşlik Yolculuğu

“Bizim Gök Kubbemiz” projesi kapsamında İstanbul’un Silivri ve Zeytinburnu ilçelerinden Malatya’ya gelen öğrenciler, kentin tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerini yakından tanıma fırsatı buldu.   “Bizim Gök Kubbemiz” projesi kapsamında İstanbul’un Silivri ve Zeytinburnu ilçelerinden Malatya’ya gelen öğrenciler için kültür ve tanıtım gezisi düzenlendi. Program kapsamında öğrenciler, Malatya’nın tarihi mirasını, kültürel değerlerini ve doğal güzelliklerini yerinde görme imkânı buldu.   Öğrenciler Arslantepe’de Tarihe Yolculuk Yaptı Gezi programının ilk duraklarından biri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyüğü oldu. Binlerce yıllık geçmişiyle Anadolu’nun önemli arkeolojik alanları arasında bulunan Arslantepe’yi ziyaret eden öğrenciler, bölgenin tarihi hakkında bilgi edinme fırsatı yakaladı. Öğrenciler daha sonra Eski Malatya’da bulunan Poyraz Konağı’nı ziyaret ederek geleneksel mimarinin izlerini yakından inceledi.   Sultansuyu Ve Levent Vadisi’ne Ziyaret Program kapsamında Sultansuyu At Çiftliği’ni de gezen öğrenciler, burada atları yakından görerek doğayla iç içe vakit geçirdi. Gezinin bir diğer durağı ise Akçadağ ilçesinde bulunan Levent Vadisi oldu. Vadinin seyir terasına çıkan öğrenciler, bölgenin doğal güzelliklerini izleyerek hatıra fotoğrafları çektirdi.   Kültürel Bağların Güçlendirilmesi Hedefleniyor Farklı şehirlerden gelen öğrencilerin bir araya gelmesini sağlayan “Bizim Gök Kubbemiz” projesiyle, gençler arasındaki kardeşlik ve dayanışma duygularının pekiştirilmesi, Türkiye’nin tarihi ve kültürel zenginliklerinin yeni nesillere tanıtılması amaçlanıyor.   Malatya’nın farklı noktalarını ziyaret eden öğrenciler, program boyunca kentin tarihi ve doğal güzelliklerini keşfetme fırsatı buldu.

5 gün önce 77
ÇEVRE

Pastırma Sıcakları Geri Dönüyor: Türkiye'de Hava Yeniden Değişiyor

Türkiye genelinde etkili olan serin ve yağışlı havanın ardından sıcaklıklar yeniden yükselişe geçiyor. Hafta sonunda bazı illerde termometrelerin 33 dereceye kadar çıkması beklenirken, Malatya'da da gündüz sıcaklıklarının 23 dereceye ulaşacağı tahmin ediliyor. Ancak sıcak hava uzun sürmeyecek. 12 Ekim Pazartesi gününden itibaren batı bölgelerinden başlayarak hava sıcaklıklarının yeniden düşmesi bekleniyor.   Ekim ayıyla birlikte etkisini hissettiren sonbahar havası, hafta sonunda yerini daha ılık günlere bırakıyor. Meteorolojik tahminlere göre Türkiye'nin özellikle batı, kuzey ve iç kesimlerinde sıcaklıklar yükselirken, bazı bölgelerde yaz aylarını aratmayan hava koşulları görülecek. Halk arasında “pastırma yazı” olarak bilinen kısa süreli sıcak hava dönemini hatırlatan gelişmeyle birlikte, birçok ilde yağışların yerini açık ve az bulutlu havaya bırakması bekleniyor.   Malatya'da Termometreler 23 Dereceyi Gösterecek   Meteoroloji Genel Müdürlüğünün Malatya için yayımladığı 10 Ekim Cumartesi gününe ilişkin saatlik tahminlerde, sabah saatlerinde 11 dereceye kadar düşen sıcaklığın öğleden sonra 23 dereceye ulaşacağı öngörülüyor. Kentte saat 18.00 sıralarında sıcaklığın 19 dereceye, gece saatlerinde ise 13 dereceye kadar gerilemesi bekleniyor. Gündüz ve gece sıcaklıkları arasındaki farkın belirgin olması nedeniyle özellikle sabah erken saatlerde ve akşam saatlerinde serin havanın hissedilmesi öngörülüyor.   Bazı İllerde Sıcaklık 33 Dereceye Çıkacak   Hafta sonundaki sıcaklık artışının en fazla hissedileceği bölgeler arasında Akdeniz, Ege, Marmara ve İç Anadolu bulunuyor. Antalya ve Adana'da sıcaklıkların 33 dereceye kadar yükselmesi beklenirken, Hatay'da 30, İzmir ve Bursa'da 28, Ankara ve Konya'da ise 25 derece civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde de ılık hava etkisini gösterecek. Şanlıurfa'da 29, Diyarbakır'da 27 ve Gaziantep'te 26 dereceye ulaşan sıcaklıklar bekleniyor.   Pazartesi Günü Hava Yeniden Değişecek   Hafta sonu beklenen sıcaklık artışının kalıcı olmayacağı değerlendiriliyor. 12 Ekim Pazartesi gününden itibaren Türkiye'nin batı kesimlerinden başlayarak sıcaklıkların yeniden düşmesi ve yağışlı hava sisteminin etkisini artırması bekleniyor. Doğu Karadeniz'in doğusu ile Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusunda ise hafta sonunda yerel gök gürültülü sağanak yağışların görülebileceği tahmin ediliyor.   Pastırma Yazı Ne Zaman Yaşanıyor?   Genellikle sonbaharın son dönemlerinde görülen pastırma yazı, serin ve yağışlı günlerin ardından kısa süreli sıcak ve sakin hava koşullarının yaşanması olarak biliniyor. Türkiye'de çoğunlukla ekim ayının son günleri ile kasım ayının ilk yarısında görülen bu hava olayı her yıl aynı tarihlerde gerçekleşmiyor. Meteorolojik koşullara bağlı olarak değişiklik gösteren sıcaklık artışları, birkaç gün içerisinde yerini yeniden mevsim normallerine uygun hava koşullarına bırakabiliyor. Hafta sonu beklenen ılık havaya rağmen, özellikle Malatya ve çevresinde gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının devam edeceği öngörülüyor.  

5 gün önce 61
EĞİTİM

Okullarda Güvenlik Seferberliği: Vali Yavuz’dan Ailelere Ve Eğitimcilere Çağrı

Malatya’da 2026-2027 eğitim öğretim yılı okul sporları sezonu ile okul güvenliği konularının değerlendirildiği toplantıda konuşan Malatya Valisi Seddar Yavuz, çocuk ve gençlerin spora yönlendirilmesi, okul çevrelerinin güvenliği, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve risk altındaki öğrencilerin erken dönemde tespit edilmesine yönelik çalışmaların artırılacağını söyledi. Yavuz, okul sporlarına verilen desteğin eğitim yöneticilerinin performans değerlendirmelerinde kriter olacağını açıkladı.

06.10.2026 124
SAĞLIK

Kalbin Sessiz Tehlikesi: Hayat Kurtaran Kalp Pilleri

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nden Prof. Dr. Ertuğrul Kurtoğlu, kalp hastalıklarında erken tanının önemine dikkat çekerek, kalp pilleri ve enfekte pil sistemlerinin çıkarılmasına ilişkin bilgi verdi. Kurtoğlu, uzun yıllardır vücutta bulunan elektrotların çıkarılmasının deneyimli ekip ve uygun merkez koşulları gerektirdiğini söyledi.

30.09.2026 117
EKONOMİ

Tarım Fuarı 7 Yıl Sonra Yeniden Kapılarını Açtı

Malatya’da 7 yıl aradan sonra yeniden düzenlenen 14. Malatya Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı, 160 markanın katılımıyla açıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, tarımsal sulama, kırsal yollar, hayvancılık ve enerji alanlarında yürütülen çalışmaları anlatırken, fuar kapsamında “En Güzel Buzağı Yarışması” da gerçekleştirildi.

30.09.2026 206
SAĞLIK

Malatya’da Ani Kalp Durmalarına Karşı 3 Noktaya Otomatik Şok Cihazı Yerleştirildi

Malatya’da ani kalp durması vakalarında erken müdahale imkanını artırmak amacıyla kentin üç farklı noktasına otomatik şok cihazı (AED) yerleştirildi. Sağlık görevlisi Sunay Erdoğan, cihazların ambulans ulaşana kadar kritik müdahalenin yapılmasına imkan sağladığını belirterek, “Kalp durduğunda siz durmayın” dedi.

30.09.2026 118
EKONOMİ

Malatya’da Küçükbaş Yetiştiricisinin Gündemi: Mera Ve Çoban Sorunu

Malatya’nın Yazıhan ilçesinde gerçekleştirilen koç katımı programında küçükbaş hayvancılığın sorunları gündeme geldi. Yetiştiriciler, özellikle mera yetersizliği ile aylık 45-50 bin liraya ulaşan çoban maliyetlerinin üretimi zorlaştırdığını belirterek destek istedi.

29.09.2026 333
EKONOMİ

Malatyalı Üreticiden Sert Kayısı Çıkışı: “TMO Müdahale Alımı Yapsın”

Malatya Ziraat Odaları İl Koordinatörü ve Bölge Sorumlusu Yunus Kılınç, ziraat odaları başkanlarıyla birlikte yaptığı açıklamada kayısı üreticisinin ürününü satmakta zorlandığını belirterek TMO’ya müdahale alımı çağrısında bulundu. Kılınç, Ticaret Bakanlığı’ndan da kayısı piyasası, ithalat ve aracılık faaliyetlerine yönelik denetimlerin artırılmasını istedi.

29.09.2026 198