Türkiye genelinde 58 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 348 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin sosyal medya ve iletişim platformları üzerinden tetikçi arayışında bulundukları, suç örgütlerinin propagandasını yaptıkları ve örgütlere yeni eleman kazandırmaya çalıştıkları tespit edildi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla, Türkiye genelinde yeni nesil suç örgütlerine yönelik geniş kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinesinde 58 ilde düzenlenen operasyonlarda 348 şüpheli yakalandı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının ortak çalışmaları sonucunda gerçekleştirilen operasyonlarda, suç örgütlerinin dijital platformlar üzerinden yürüttüğü faaliyetler mercek altına alındı. Sosyal Medya Üzerinden Tetikçi Arayışı Yapılan çalışmalarda şüphelilerin, iletişim platformlarında oluşturdukları gruplar aracılığıyla tetikçi temin etmeye veya tetikçilik yapmaya yönelik paylaşımlarda bulundukları belirlendi. Şüphelilerin ayrıca sosyal medya hesaplarından suç ve suçluyu öven, tehdit, hakaret ve örgüt propagandası içeren paylaşımlar yaptıkları tespit edildi. Suç Örgütleri Dijital Platformları Kullanmış Güvenlik güçlerinin çalışmalarında, şüphelilerin sosyal medya üzerinden örgütsel faaliyetlerini duyurmaya çalıştıkları, suç örgütleri arasındaki husumet ve rekabeti dijital platformlara taşıdıkları belirlendi. Şüphelilerin, suç faaliyetlerini toplum nezdinde normalleştirmeye yönelik paylaşımlar yaptıkları ve sosyal medya aracılığıyla örgütlere yeni eleman kazandırmayı amaçladıkları da tespitler arasında yer aldı. Gençleri Hedef Alan Yapılanmalara Takip İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, özellikle sosyal medya üzerinden suça özendiren ve gençleri hedef alan suç yapılanmalarıyla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. Operasyonlarda görev alan emniyet birimleri, MİT mensupları ve Cumhuriyet başsavcılıklarının çalışmalarına dikkat çekilerek, organize suç örgütlerine yönelik operasyonların devam edeceği belirtildi.
Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda düşme ve çarpma sonucu yaşanabilecek diş yaralanmalarına karşı uyarıda bulunan Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, özellikle yerinden çıkan kalıcı dişlerde hızlı ve doğru müdahalenin dişin kurtarılmasında belirleyici olabileceğini söyledi. Okul döneminin başlamasıyla birlikte çocukların oyun alanlarında ve kalabalık ortamlarda geçirdiği zaman artarken, düşme ve çarpışmaya bağlı diş yaralanmaları da önemli bir risk oluşturuyor. Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, diş kırıkları, dişlerin yerinden oynaması ve tamamen yerinden çıkması gibi durumlarda ailelerin doğru müdahale konusunda bilinçli olması gerektiğini belirtti. Diş travmalarında ilk dakikaların büyük önem taşıdığını ifade eden Demir, yanlış müdahalelerin kalıcı hasarlara yol açabileceğine dikkat çekti. Diş Travmalarında Zaman Kaybetmeyin Çocukların okulda ve oyun sırasında yaşayabilecekleri kazaların ciddi diş yaralanmalarına neden olabileceğini belirten Demir, "Çocukların düşme ve çarpışma sırasında yaşayabileceği kazalar; dişlerde kırılmaya, dişin yerinden oynamasına veya tamamen yerinden çıkmasına, ayrıca diş etleri ve ağız çevresindeki yumuşak dokularda yaralanmalara neden olabiliyor. Özellikle kalıcı dişlerin tamamen yerinden çıktığı durumlarda, doğru ilk yardım ve zaman kaybetmeden diş hekimine başvurulması büyük önem taşıyor" dedi. Ailelerin acil durumlarda doğru bilgiye ulaşmasının önemine değinen Demir, Uluslararası Dental Travmatoloji Derneği (IADT) tarafından desteklenen ToothSOS uygulamasının ebeveynlere yol gösterebileceğini söyledi. Demir, uygulamanın farklı diş yaralanmalarını tanımaya ve profesyonel yardım alınana kadar yapılması gerekenleri öğrenmeye yardımcı olduğunu ancak diş hekimi muayenesinin yerine geçmediğini vurguladı. Süt Dişi İle Kalıcı Diş Ayrımına Dikkat Diş yaralanmalarında uygulanacak ilk yardımın dişin türüne göre değiştiğini belirten Demir, özellikle tamamen yerinden çıkan dişlerde dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Yerinden çıkan süt dişinin yeniden yerine yerleştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Demir, bu tür bir müdahalenin alttan gelişmekte olan kalıcı dişe zarar verebileceğini söyledi. Kalıcı dişin tamamen yerinden çıkması durumunda ise zaman kaybedilmeden diş hekimine başvurulması gerektiğini belirten Demir, dişin köküne dokunulmamasının ve uygun koşullarda korunmasının tedavi başarısını etkileyebileceğini kaydetti. Kırılan Diş Parçasını Atmayın Diş kırıklarında kopan parçanın korunmasının tedavi açısından önemli olduğunu belirten Demir, bazı durumlarda kırılan parçanın yeniden dişe yapıştırılabildiğini söyledi. Demir, "Darbe sonucunda dişin bir bölümü kırıldığında, kopan parçanın bulunması ve uygun koşullarda muhafaza edilmesi, bazı vakalarda bu parçanın yeniden dişe yapıştırılmasına olanak tanıyabilir. Bulunan diş parçası süt veya serum fizyolojik içerisinde muhafaza edilerek en kısa sürede diş hekimine ulaştırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Dişin tamamen yerinden çıkmasının ise farklı bir müdahale gerektirdiğini hatırlatan Demir, ağız içi kanama, şiddetli ağrı, çene hareketlerinde güçlük veya baş travması şüphesinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. Şekerli Atıştırmalıklar Çürük Riskini Artırıyor Okul döneminde çocukların beslenme alışkanlıklarına da dikkat edilmesi gerektiğini belirten Demir, şekerli yiyecek ve içeceklerin sık tüketilmesinin diş çürüklerine zemin hazırladığını ifade etti. Şeker tüketiminin dişlerin gün içerisinde tekrarlayan asit saldırılarına maruz kalmasına neden olduğunu kaydeden Demir, ebeveynlere çocukların beslenme çantalarında daha sağlıklı alternatiflere yer vermeleri çağrısında bulundu. Günde İki Kez Diş Fırçalama Önerisi Çocuklarda ağız ve diş sağlığının korunması için düzenli bakım alışkanlığının erken yaşta kazandırılması gerektiğini belirten Demir, günde iki kez florürlü diş macunuyla diş fırçalamanın önemine dikkat çekti. Diş yaralanmalarının hafif görünse bile ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Demir, olası travmalarda erken müdahalenin ve diş hekimi kontrolünün kalıcı hasarların önlenmesine yardımcı olabileceğini belirtti.
Battalgazi ilçesi İzzetiye Mahallesi Atmalı Sokak’ta uzayan altyapı çalışmaları esnafın tepkisine neden oldu. Valilik binası arkasında bulunan sokakta yaklaşık 2 aydır yol sorunu yaşadıklarını ileri süren esnaf, çalışmaların bir an önce tamamlanarak asfaltlama yapılmasını istedi. Malatya’da 6 Şubat depremlerinin ardından rezerv alan olarak belirlenen bölgelerde yeniden inşa çalışmaları sürerken, altyapı çalışmaları nedeniyle bazı sokaklarda yaşanan ulaşım sorunları esnafın tepkisini çekiyor. Battalgazi ilçesine bağlı İzzetiye Mahallesi Atmalı Sokak’ta faaliyet gösteren esnaf, yaklaşık 2 aydır devam eden çalışmalar nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını iddia etti. İnşaat ve Altyapı Çalışmaları Bir Arada Sürüyor Rezerv alan kapsamında yeni yapıların inşasının devam ettiği bölgede, elektrik, içme suyu, kanalizasyon ve telekomünikasyon altyapısına yönelik çalışmalar da eş zamanlı yürütülüyor. Esnaf, farklı kurumlar tarafından sürdürülen altyapı çalışmalarının uzaması nedeniyle sokakta yol düzenlemesinin tamamlanamadığını, bu durumun hem ulaşımı hem de ticari faaliyetleri olumsuz etkilediğini öne sürdü. “2 Aydır Halimiz Bu, Usandık Artık” Valilik binasının arka kısmında bulunan Atmalı Sokak’taki yolun bir an önce asfaltlanmasını isteyen esnaf, yaşadıkları sıkıntıya tepki gösterdi. Yaklaşık 2 aydır aynı sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını belirten bir esnaf, “2 aydır halimiz bu. Usandık artık. Bir an önce asfalt yapılması gerekiyor. Çalışmaların tamamlanmasını ve yolumuzun düzeltilmesini istiyoruz” dedi. Esnaftan Yetkililere Çağrı Bölgedeki yeniden inşa ve altyapı çalışmalarının öneminin farkında olduklarını ancak sürecin uzamasından şikâyetçi olduklarını dile getiren esnaf, ilgili kurumların koordineli hareket ederek çalışmaların tamamlanmasını talep etti. Esnaf, altyapı çalışmalarının ardından Atmalı Sokak’ta yol düzenleme ve asfaltlama işlemlerinin gecikmeden gerçekleştirilmesini bekliyor.
Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Erol Karaaslan, yeni dönemde hasta memnuniyetini artırmak, sağlık hizmetlerini hızlandırmak ve hastanenin teknolojik altyapısını güçlendirmek amacıyla üç önemli projeyi hayata geçirmeyi hedeflediklerini açıkladı. Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Erol Karaaslan, ikinci görev döneminde hayata geçirmeyi planladıkları projelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Karaaslan, dijital hastane uygulamaları, sağlıkta akreditasyon ve robotik cerrahi alanlarında yürütülen çalışmalarla hastanenin hizmet kalitesini daha ileriye taşımayı amaçladıklarını söyledi. Özellikle hastaların hastanede geçirdiği süreyi azaltmayı ve sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirten Karaaslan, yeni dönemde dijital dönüşüm çalışmalarına ağırlık vereceklerini ifade etti. “Ben Geldim” Uygulamasıyla Sıra Bekleme Azalacak Hastaların randevularını WhatsApp, telefon ve internet üzerinden alabildiklerini ancak hastaneye geldiklerinde poliklinik sekreterliğine uğrayarak sıra numarası almak zorunda kaldıklarını belirten Karaaslan, bu süreci kolaylaştırmak amacıyla yeni bir uygulama geliştirdiklerini söyledi. “Ben Geldim” adı verilen mobil uygulamayla hastaların sekreterliğe uğramadan muayene sıralarını takip edebileceklerini ifade eden Karaaslan, “Hastamız, indirdiği mobil uygulamayla ‘Ben Geldim’ butonuna bastığı anda ilgili branşta kaçıncı sırada olduğunu telefon ekranında görebilecek. Böylece sekreterliğe uğramadan doğrudan doktorumuzun yanına ulaşabilecek” dedi. Hastanede Gereksiz İşlemler Azaltılacak Yeni uygulamanın yalın hastane modelinin önemli bir parçası olacağını belirten Karaaslan, hastaların zaman kaybetmesine neden olan gereksiz işlem basamaklarını ortadan kaldırmayı hedeflediklerini kaydetti. Sağlık hizmetlerinde hız ve verimliliği artıracak benzer dijital uygulamaların da önümüzdeki süreçte devreye alınmasının planlandığını ifade etti. Sağlıkta Akreditasyon Hedefi Turgut Özal Tıp Merkezi’nin öncelikli hedefleri arasında sağlıkta akreditasyonun da bulunduğunu açıklayan Karaaslan, ekim ayında başvuru yapılmasının planlandığını bildirdi. Akreditasyonun hasta güvenliği, çalışan sağlığı ve sağlık hizmetlerinin kalitesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Karaaslan, “Yalın hastanenin en önemli özelliklerinden biri akredite olmaktır. Gereksiz basamakları ortadan kaldıracak, gerekli basamaklarla hastalarımıza hizmet vereceğiz. Amacımız çalışanlarımızın iş sağlığını korumak, hasta haklarını maksimum düzeye çıkarmak ve hocalarımızın gereksiz işlerle uğraşmak yerine daha önemli işlere odaklanmasını sağlamaktır” ifadelerini kullandı. Akreditasyon sürecinin kapsamlı ve zorlu aşamalardan oluştuğunu belirten Karaaslan, ekip olarak bu hedefe ulaşacaklarına inandığını söyledi. Robotik Cerrahi İçin Çalışmalar Sürüyor Hastanenin teknolojik altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Karaaslan, robotik cerrahi sisteminin de Turgut Özal Tıp Merkezi’ne kazandırılmasının hedeflendiğini açıkladı. Robotik cerrahinin hassas operasyonlarda önemli avantajlar sağladığını ifade eden Karaaslan, bu teknolojinin damar ve sinir yapılarının korunmasına katkı sunduğunu, ameliyat sonrası gelişebilecek komplikasyon risklerinin azaltılmasına yardımcı olabildiğini söyledi. Karaaslan, “Bizim gibi nitelikli hizmet veren bir hastanenin robotik cerrahiye de sahip olması gerekiyor. İnşallah en kısa zamanda robotik cerrahiyle hastanemizi tanıştıracak ve Malatya halkımızı bu konfora ulaştıracağız” dedi.
Özellikle 50 yaşından sonra erkeklerde görülme sıklığı artan iyi huylu prostat büyümesi, yaşam kalitesini olumsuz etkilerken tedavi edilmediğinde mesane ve böbrek sağlığını da tehdit edebiliyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, idrar alışkanlıklarında yaşanan değişimlerin yaşlanmanın doğal sonucu olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, dikkat edilmesi gereken 5 önemli belirtiyi açıkladı. Erkeklerde ilerleyen yaşla birlikte sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan iyi huylu prostat büyümesi, erken dönemde fark edilmediğinde ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor. Türkiye’yi de kapsayan geniş ölçekli bir araştırmaya göre 50 yaş üzerindeki her 100 erkekten 14’ü prostat büyümesi sorunu yaşarken, uluslararası veriler bu yaş grubundaki erkeklerin yaklaşık yarısında prostat büyümesi görülebildiğini ortaya koyuyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, toplumun yaşlanması ve yaşam süresinin uzamasının yanı sıra bazı yaşam alışkanlıklarının da hastalıkla ilişkili olabileceğini belirtti. Yanlış Yaşam Alışkanlıkları Şikayetleri Artırıyor Obezite, hareketsiz yaşam, metabolik sendrom ve diyabetin iyi huylu prostat büyümesi ve buna bağlı idrar yolu şikayetleriyle ilişkili olabildiğini ifade eden Topuz, özellikle aşırı kafein ve alkol tüketiminin, akşam saatlerinde fazla sıvı alınmasının ve hareketsizliğin belirtileri artırabileceğini söyledi. Bu alışkanlıkların tek başına hastalığa neden olmadığını vurgulayan Topuz, sık idrara çıkma, ani sıkışma ve gece tuvalete kalkma gibi yakınmaların dikkate alınması gerektiğini kaydetti. Prostat Büyümesinin 5 Önemli Belirtisi 1. İdrar Akımında Zayıflama: İdrarın eskisine göre daha yavaş, ince veya düşük basınçla gelmesi, prostat büyümesinin en yaygın belirtileri arasında bulunuyor. İdrar yapma süresinin uzaması ve akımın damlama şeklinde sonlanması da önemli uyarı işaretleri arasında yer alıyor. 2. İdrara Başlamada Güçlük: Tuvalete gidildiğinde idrarın hemen başlayamaması, ıkınma ihtiyacı ve idrarın kesik kesik gelmesi, idrar kanalında tıkanıklık olabileceğine işaret ediyor. Hastalığın ilerlemesiyle mesane kaslarının yorulması, idrar yapmayı daha da zorlaştırabiliyor. 3. Sık İdrara Çıkma ve Ani Sıkışma: Gün içerisinde normalden daha sık tuvalete gitme, idrarı erteleyememe ve ani sıkışma hissi, prostat büyümesine bağlı gelişebiliyor. Bazı hastalarda bu duruma idrar kaçırma da eşlik edebiliyor. 4. Geceleri Sık Sık Tuvalete Kalkma: Gece boyunca birden fazla kez idrara çıkmak, uyku kalitesini düşürerek gündüz yorgunluğuna ve dikkat kaybına neden olabiliyor. İleri yaştaki bireylerde gece tuvalete giderken düşme ve yaralanma riski de artabiliyor. 5. Mesanenin Tam Boşalmadığı Hissi: İdrar yaptıktan kısa süre sonra yeniden tuvalete gitme ihtiyacı duyulması, mesanede artık idrar kaldığının belirtisi olabiliyor. Bu durum enfeksiyon, mesane taşı ve ani idrar yapamama riskini artırabiliyor. Böbrek Sağlığını da Tehdit Edebiliyor Prostat büyümesinin yalnızca günlük yaşamı etkileyen bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Topuz, uzun süre devam eden ciddi idrar yolu tıkanıklığının mesane fonksiyonlarını bozabileceğini, ileri vakalarda ise böbrekleri olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Gece sık idrara çıkmanın her zaman prostat büyümesinden kaynaklanmadığını da hatırlatan Topuz, diyabet, uyku apnesi, kalp hastalıkları ve kullanılan bazı ilaçların da benzer şikayetlere yol açabileceğini söyledi. Tedavide Yeni Nesil Yöntemler Öne Çıkıyor Tıp teknolojisindeki gelişmelerle birlikte iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde yeni yöntemler uygulanıyor. Bunlar arasında lazer teknolojisiyle gerçekleştirilen HoLEP ve su buharı enerjisinden yararlanılan Rezum yöntemleri bulunuyor. Her iki işlemin de idrar kanalından girilerek vücutta kesi oluşturulmadan gerçekleştirildiğini belirten Topuz, yöntemlerin çalışma prensipleri, etki süreleri ve uygun oldukları hasta grupları bakımından farklılık gösterdiğini ifade etti. Yeni nesil tedavilerin uygun hastalarda daha az kanama ve daha erken taburculuk gibi avantajlar sağlayabildiğini kaydeden Topuz, tedavi seçiminin prostatın büyüklüğü, hastanın genel sağlık durumu ve beklentileri doğrultusunda yapılması gerektiğini vurguladı. Belirtileri Yaşlanmaya Bağlayıp İhmal Etmeyin İdrar alışkanlıklarında meydana gelen değişikliklerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Bahadır Topuz, erken tanı ve uygun tedavinin olası komplikasyonların önlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Topuz, en doğru tedavi yönteminin ayrıntılı ürolojik muayene ve gerekli tetkiklerin ardından hasta ile hekim tarafından ortaklaşa belirlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geçici ticaret alanlarında faaliyet gösteren işletmelere yönelik tahliye sürecinin mağduriyetlere yol açabileceğini belirterek, konteynerlerin boşaltılması için 2026 yılı sonuna kadar süre tanınmasını istedi. Malatya’da 6 Şubat depremlerinin ardından kurulan geçici ticaret alanlarındaki konteynerlerin tahliyesi gündemdeki yerini koruyor. Kent merkezinde yeniden inşa edilen çarşılarda işyeri teslimlerinin başlamasıyla birlikte konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelere tahliye tebligatları gönderilirken, henüz kalıcı işyerine kavuşamayan esnafın durumu endişeye neden oluyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, depremden bu yana 21 metrekarelik konteynerlerde ticaretini sürdürmeye çalışan esnafın ekonomik açıdan zor bir süreçten geçtiğini belirtti. Her Esnafın Şartları Aynı Değil Yeni çarşıların tamamlanması ve işyerlerinin teslim edilmeye başlanmasının Malatya ekonomisi açısından önemli olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, tahliye sürecinde işletmelerin mevcut koşullarının dikkate alınması gerektiğini söyledi. Sadıkoğlu, “Depremin üzerinden üç yılı aşkın zaman geçti. Esnafımız bu süreçte 21 metrekarelik konteynerlerde ayakta kalmaya, ticaretini sürdürmeye, ailesinin geçimini sağlamaya çalıştı. Şimdi yeni işyerlerinin teslim edilmesiyle birlikte konteynerlerin boşaltılması isteniyor. Elbette şehrimizin yeniden ayağa kalkmasını, esnafımızın kalıcı işyerlerine taşınmasını hepimiz istiyoruz. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken ciddi mağduriyetler var. Her esnafımızın şartları aynı değil” dedi. Hak Sahibi Olmayan Esnaf Nereye Gidecek? Deprem öncesinde kiracı olan ve yeni işyerlerinde hak sahipliği bulunmayan işletmelerin durumuna dikkat çeken Sadıkoğlu, bazı işyerlerinin ise altyapı eksiklikleri nedeniyle henüz kullanıma uygun olmadığını belirtti. Sadıkoğlu, “Bir kısım esnafımız yeni işyerine taşındı. Ancak hâlâ hak sahipliği kapsamında işyeri teslim alamayan işletmelerimiz var. Deprem öncesinde kiracı olan, dolayısıyla yeni yapılan işyerlerinde hak sahibi olmayan esnafımız var. Bazı üyelerimize yeni işyerleri teslim edilmiş olsa da altyapı eksiklikleri nedeniyle buralar henüz ticari faaliyete uygun değil. Bir de ekonomik şartlar nedeniyle yeni bir işyeri kiralayabilecek durumda olmayan esnafımız var. Şimdi bu insanlara kısa süre içerisinde konteynerlerini boşaltmaları söyleniyor. Peki, bu işletmeler nereye gidecek? Ticaretini nerede sürdürecek?” ifadelerini kullandı. Tahliyeler İçin Yıl Sonuna Kadar Süre İstedi Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerin mağdur edilmemesi için tahliye sürecinin yeniden değerlendirilmesini isteyen Sadıkoğlu, 2026 yılı sonuna kadar ek süre verilmesi çağrısında bulundu. Sadıkoğlu, “Bizim talebimiz son derece açık ve makuldür. Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerimize 2026 yılı sonuna kadar süre tanınsın. Bu süre içerisinde yeni işyerlerinin eksiklikleri tamamlansın, hak sahipliği ve teslim süreçleri sonuçlandırılsın. Hak sahibi olmayan, kiracı durumundaki esnafımızın da yeni işyerlerine erişebilmesi için çözüm yolları geliştirilsin. Hiçbir esnafımız gidecek yeri olmadan konteynerinden çıkarılmasın” diye konuştu. Esnafımızı Ticaretinden Koparmayalım Depremde işyerlerini, sermayelerini ve müşteri çevrelerini kaybeden esnafın tüm zorluklara rağmen kentte ticaretini sürdürmeye çalıştığını belirten Sadıkoğlu, işletmelerin kapanmasının çalışanları ve ailelerini de olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Sadıkoğlu, “Bu şehirde esnafımız çok ağır bedeller ödedi. İşyerini, sermayesini, müşterisini kaybetti. Buna rağmen Malatya’yı terk etmedi, konteynerde de olsa ticaretini sürdürmeye çalıştı. Bugün yapılması gereken, bu mücadeleye destek olmaktır. Depremde işyerini kaybeden esnafımızı şimdi de ticaretinden koparmayalım. Bir işletmenin kepenk kapatması sadece o işletmenin değil, yanında çalışan insanların ve ailelerinin de mağdur olması demektir” dedi. Son Esnafa Kadar Takipçisi Olacağız Malatya’nın ekonomik olarak yeniden ayağa kalkmasının yalnızca yeni binaların yapılmasıyla mümkün olmayacağını ifade eden Sadıkoğlu, kalıcı işyerlerinde ticari hayatın canlanmasının da büyük önem taşıdığını kaydetti. Sadıkoğlu, “Esnafımızın sesine kulak verilmesini, tahliye sürecinde aceleci davranılmamasını ve yıl sonuna kadar süre tanınmasını talep ediyoruz. Üyelerimizin yaşadığı mağduriyetleri her platformda dile getirmeye, son esnafımız kalıcı ve güvenli işyerine kavuşana kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nde 200 bini aşkın badem ağacında hasat başladı. Verimli bir sezon geçiren üreticiler, ürünlerini pazarlamakta güçlük çekerken, bölgede ortak badem kırma ve eleme tesisi kurulmasını istiyor. Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nde badem hasadı başladı. Her yıl binlerce yeni fidanın toprakla buluşturulduğu mahallede, badem üretimi giderek yaygınlaşırken üreticilerin en büyük sorunu pazarlama olmaya devam ediyor. Bu yıl kilogramı 140 liradan alıcı bulan bademde üreticilerin fiyat beklentisi ise 150-160 lira arasında. Her Yıl 20 Bin Yeni Fidan Dikiliyor Badem hasadının bu yıl oldukça verimli geçtiğini belirten üretici Hamit Baş, kayısıya kıyasla daha bereketli bir sezon yaşadıklarını söyledi. Baş, “Badem hasadına başladık. Bu sene hasadımız bol ve bereketli geçiyor. Kayısıya oranla biraz daha bereketli bir yıl. Daha önce köylümüz Adnan Çomoğlu’nun bahçesinde hasada başladık. Bu yıl bereketli bir sene” dedi. Yeniköy’de badem yetiştiriciliğine ilginin her geçen yıl arttığını kaydeden Baş, mahallede yılda yaklaşık 15 ila 20 bin yeni badem fidanı dikildiğini, buna bağlı olarak üretim kapasitesinin de sürekli yükseldiğini ifade etti. Üretici Pazar Bulmakta Zorlanıyor Üretimdeki artışa rağmen pazarlama konusunda ciddi sıkıntılar yaşadıklarını dile getiren Baş, bademin kayısı gibi yaygın bir ticaret ağına sahip olmadığını söyledi. Baş, “Badem ticareti kayısı ticareti gibi yapılmıyor. Bademi Gaziantep’te, Adıyaman’da ve Şanlıurfa’da alanlar var. Malatya civarında badem alımı pek fazla yok. Bu konuda biraz sıkıntı yaşıyoruz. Devlet büyüklerimiz bu konuya el atıp bize yardımcı olurlarsa minnettar kalırız” ifadelerini kullandı. Yeniköy’ün iklim ve toprak yapısıyla badem yetiştiriciliğine oldukça elverişli olduğunu belirten Baş, kendi bahçesinde yaklaşık bin 100 ila bin 150 ağaç bulunduğunu, bu yıl 8 ila 10 ton arasında ürün beklediğini söyledi. Baş, ağaçların gelişimini sürdürdüğünü belirterek Yeniköy’ün gelecekte önemli bir badem üretim merkezi olabileceğini kaydetti. Titreşimli Makinelerle Hasat Kolaylaştı Badem üreticisi Turgut Doğan ise hasatta kullanılmaya başlanan titreşimli makinelerin hem işçilik maliyetini düşürdüğünü hem de üreticilere zaman kazandırdığını söyledi. Geçmişte bademlerin sırıklarla silkelenerek toplandığını anlatan Doğan, yeni sistemde ağaç dallarının titreşim yoluyla silkelenmesi sayesinde hasadın daha kısa sürede gerçekleştirildiğini belirtti. Makineli hasadın ağaçların korunması açısından da avantaj sağladığını ifade eden Doğan, üreticilerin ortak makine kullanımıyla maliyetlerini daha da azaltabileceklerini dile getirdi. Hasat Kasım Başına Kadar Sürecek Badem hasadının hava koşullarına bağlı olarak ekim ayı sonu ile kasım ayının ilk haftasında tamamlandığını belirten Doğan, yağışlı havaların hasat sürecini olumsuz etkileyebildiğini söyledi. Bademlerin yeterince olgunlaşmadan makineyle silkelenmesinin ürüne zarar verebileceğine dikkat çeken Doğan, hasat zamanlamasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Kayısıya Göre Daha Az Zahmetli Bademin hasat sonrası işlemlerinin kayısıya kıyasla daha kolay olduğunu anlatan Doğan, ürünlerin toplandıktan sonra kabuk soyma makinelerine aktarıldığını, ardından kurutularak satışa hazır hale getirildiğini söyledi. Doğan, “Bademleri topluyor, römorka yüklüyor ve kabuk soyma makinesine aktarıyoruz. Makinede dış kabuğu ayrılıyor, ardından kuruması için sergiye seriyoruz. Güneşli havada yaklaşık iki günde kuruyor. Daha sonra çuvallama ve paketleme işlemlerini yapıyoruz. Kayısıda yedi-sekiz kez kaldırıp indirme işi bizi oldukça yoruyor. Bademde ise daldan indiriyoruz, makineye veriyoruz ve seriyoruz” diye konuştu. Ortak Kırma Ve Eleme Tesisi Talebi Üreticilerin en önemli beklentilerinden birinin ortak badem kırma ve eleme tesisi olduğunu belirten Doğan, böyle bir yatırımın ürünün katma değerini artıracağını ifade etti. Doğan, “Köylü olarak bir araya gelip ortak bir tesis kursak, iç bademi çıkarıp daha farklı şekilde pazara sunabiliriz. Kavurma da yapabiliriz. Böylece aracıları azaltarak ürünümüzü doğrudan kuruyemişçilere ulaştırabiliriz” dedi. Bademin yalnızca iç kısmının değil, kabuklarının da ekonomik değere dönüştürülebileceğini belirten Doğan, kabukların yakacak olarak kullanılabileceğini ve pelet üretiminde değerlendirilebileceğini söyledi. Bademde Hedef 160 Lira Badem fiyatlarının son iki yılda yükseldiğini belirten Doğan, üreticilerin mevcut fiyatların daha da artmasını beklediğini söyledi. Doğan, “İki yıl önce bademimizi toptan 80-85 liradan satıyorduk. Bu yıl kilogramı 140 liradan alıcı buluyor. Fiyatların 150-160 liraya yükselmesini umut ediyoruz” ifadelerini kullandı. Yeniköy’de her yıl artan badem üretimi bölge ekonomisine katkı sağlarken, üreticiler pazarlama ağının genişletilmesi, işleme tesislerinin kurulması ve ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştırılması konusunda destek bekliyor.
Malatya’da aile içi kavga ihbarına giden polis ekipleri, kendisini eve kilitleyen bir şahsı ikna etmek için yaklaşık 2 saat çaba harcadı. Müge Anlı’nın programından ekip ve avukat isteyen şahıs, özel harekât polislerinin müdahalesiyle gözaltına alındı. Malatya’nın Battalgazi ilçesinde akşam saatlerinde yaşanan olay, polis ekiplerini alarma geçirdi. Aile içi kavga ihbarı üzerine adrese giden ekipler, kendisini eve kilitleyen bir şahsı ikna etmek için uzun süre uğraştı. Yaklaşık 2 saat süren olay, özel harekât polislerinin müdahalesiyle sona erdi. Aile İçi Kavga İhbarına Giden Polisler Alarma Geçti Olay, Battalgazi ilçesine bağlı Hidayet Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, ailesiyle birlikte yaşayan bir erkek şahsın bulunduğu adresten aile içi kavga ihbarı yapıldı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen polis ekipleri olaya müdahale etmek istedi. Ancak şahıs, kendisini eve kilitleyerek kapıyı açmayı reddetti. Bunun üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, olası bir olumsuzluğa karşı itfaiye ve 112 Acil Sağlık ekipleri de adreste hazır bekletildi. “Müge Anlı Gelmeden Kapıyı Açmam” Polis ekiplerinin uzun süren ikna çabalarına rağmen kapıyı açmayan şahıs, zaman zaman balkona çıkarak tehditler savurdu. Müzakereci polislerin devreye girdiği olayda şahıs, avukat ve Müge Anlı’nın televizyon programından ekip istediğini belirterek, talepleri karşılanmadan kapıyı açmayacağını söyledi. Polis ekipleri, şahsı sakinleştirerek kapıyı açmasını sağlamak amacıyla uzun süre görüşmelerini sürdürdü. Ancak tüm girişimlere rağmen sonuç alınamadı. Özel Harekât Polisleri Binaya Girdi Yaklaşık 2 saat süren ikna çalışmalarından sonuç alınamaması üzerine olay yerine özel harekât polisleri çağrıldı. Bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, özel harekât timleri müdahale için hazırlık yaptı. Ardından binaya giren ekipler, kısa sürede şahsı etkisiz hale getirdi. Kelepçelenerek gözaltına alınan şahıs, işlemleri yapılmak üzere Battalgazi Polis Merkezi’ne götürüldü. Mahalleli Olan Biteni Merakla İzledi Akşam saatlerinde yaşanan olay nedeniyle Hidayet Mahallesi’nde hareketli anlar yaşandı. Çok sayıda polis aracının yanı sıra itfaiye ve sağlık ekiplerinin de bölgede bulunması mahalle sakinlerinde merak uyandırdı. Vatandaşlar, yaklaşık 2 saat boyunca devam eden çalışmaları meraklı gözlerle takip etti. Şahsın gözaltına alınmasıyla birlikte mahalledeki hareketlilik sona ererken, ekipler de bölgeden ayrıldı.
Malatya’da etkili olan sağanak yağışın ardından çevreyolundaki alt geçitlerin suyla dolması, bakım ve altyapı sorumluluğunu gündeme taşıdı. Yaşanan su baskınları sonrası belediyelere yönelik eleştiriler yapılırken, Karayollarının sorumluluğundaki güzergâhlarda mazgal temizliği, drenaj ve bakım çalışmalarının yeterliliği de sorgulanmaya başlandı. Malatya’da dün akşam saatlerinde etkili olan sağanak yağış, kent genelinde hayatı olumsuz etkilerken çevreyolundaki alt geçitlerde oluşan su birikintileri sürücülere zor anlar yaşattı. Bazı araçların yolda kaldığı yağış sonrası altyapı sistemlerinin durumu ve ilgili kurumların sorumlulukları yeniden tartışma konusu oldu. Sorumluluk Tartışması Gündemde Sağanak yağışın ardından çevreyolunda yaşanan su baskınları nedeniyle sosyal medyada Malatya Büyükşehir Belediyesine yönelik eleştiriler gündeme gelirken, çevreyolunun bakım ve onarımından hangi kurumun sorumlu olduğu sorusu öne çıktı. Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda bulunan devlet yollarında asfalt, bakım, onarım ve yol drenajına ilişkin çalışmalar kurumun görev alanında yer alıyor. Ancak yağmur suyu tahliye hatları ve bağlantılı altyapı sistemlerinde farklı kurumların da sorumlulukları bulunabiliyor. Karayolları Bakım Yapmıyor Mu? alt geçitlerde meydana gelen su baskınları, yağmur suyu tahliye sistemlerinin bakım ve temizliğinin ne sıklıkla yapıldığı sorusunu gündeme getirdi. Özellikle yoğun yağış öncesinde mazgalların temizlenip temizlenmediği, drenaj hatlarının kontrol edilip edilmediği ve su tahliye sistemlerinin kapasitesinin yeterli olup olmadığı merak konusu oldu. Ancak su baskınlarının yalnızca bakım eksikliğinden kaynaklandığına ilişkin henüz doğrulanmış bir teknik tespit bulunmuyor. Bakım Çalışmaları Yeterli Mi? Karayolları Genel Müdürlüğünün resmi görev tanımında, sorumluluğundaki yolların güvenli şekilde kullanılabilmesi için sürekli bakım altında tutulması gerektiği belirtiliyor. Bu bakım faaliyetleri, yol üstyapısının yanı sıra drenaj sistemlerini de kapsıyor. Bu çerçevede Malatya çevreyolunda su baskınlarının yaşandığı kesimlerde son bakımın ne zaman yapıldığı, yağmur suyu tahliye kanallarının hangi tarihte temizlendiği ve olası tıkanıklıklara karşı önlem alınıp alınmadığı soruları gündeme geliyor. Kurumlardan Açıklama Bekleniyor Kent genelindeki cadde ve sokaklarda belediyelerin görev ve sorumlulukları bulunurken, Karayolları yol ağına dahil güzergâhlarda bakım ve onarım yükümlülüğü ilgili mevzuat çerçevesinde Karayolları Genel Müdürlüğüne ait bulunuyor. Malatya’da yaşanan son su baskınlarının ardından vatandaşlar, alt geçitlerdeki drenaj sistemlerinin incelenmesini ve benzer sorunların tekrarlanmaması için kalıcı önlemler alınmasını bekliyor. Özellikle çevreyolundaki su baskınlarının yaşandığı noktaların hangi kurumun sorumluluğunda bulunduğu, son bakım tarihlerinin ne olduğu ve tahliye sistemlerinde herhangi bir aksaklık bulunup bulunmadığı konusunda ilgili kurumlardan açıklama yapılması bekleniyor.
Türk edebiyatının usta kalemi Sabahattin Ali’nin dünyaca ünlü başyapıtı “Kürk Mantolu Madonna”, tiyatro uyarlamasıyla Malatyalı sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. İnsanın iç dünyasındaki yalnızlığa, tutkulu bir aşka, kendini geç buluşa ve telafisi imkânsız vedalara odaklanan şiirsel yapım, yarın akşam (14 Ekim Çarşamba) sahnelenecek. Malatya Kültür MerkeziDaha fazla bilgi için yan paneli tıklayarak açın Kemal Sunal Salonu’nda perdelerini açacak olan 90 dakikalık tek perdelik dram, Raif Efendi’nin ruhundaki derin çalkantıları ve Maria Puder’e duyduğu unutulmaz tutkuyu sahneye taşıyor. Bir defterin sararmış sayfalarından insan ruhunun en gizli köşelerine yapılan bu etkileyici yolculuk, izleyicilere unutulmaz bir tiyatro akşamı vaat ediyor. Aşkın, Yalnızlığın ve Geç Kalınmışlıkların Hikâyesi Barış Özdoğan’ın tiyatroya uyarlayıp yönettiği oyunda; Şeyma Kıvanç ve Fırat Özsaruhan’ın performanslarıyla Raif Efendi ile Maria Puder arasındaki sarsıcı bağ yeniden canlanıyor. Eser, sıradan bir aşk hikâyesinin ötesine geçerek bireyin kendisiyle yüzleşmesini, bağışlamayı ve zamanın telafi edemediği pişmanlıkları vurucu bir dille aktarıyor. Önemli Sağlık Uyarısı: Epilepsi Hastaları İçin Risk Taşımaktadır Yapım ekibi tarafından oyun öncesinde önemli bir teknik uyarı paylaşıldı. Gösterim sırasında kullanılan özel ışık ve efekt sistemlerinin, epilepsi (sara) hastaları için nöbet riski taşıyabileceği belirtilerek izleyicilerin bu hususu dikkate almaları rica edildi. Etkinlik Künyesi ve Program Bilgileri Oyun Adı: Kürk Mantolu Madonna Tür: Dram / Tiyatro Uyarlaması (Tek Perde) Süre: 90 Dakika Yaş Sınırı: 12+ Yazar: Sabahattin Ali Uyarlayan & Yöneten: Barış Özdoğan Oyuncular: Şeyma Kıvanç, Fırat Özsaruhan Tarih & Saat: 14 Ekim Çarşamba (Yarın Akşam), Saat 20:30 Mekân: Malatya İl Kongre KM — Kemal Sunal Salonu
Yeni Parti Malatya İl Başkanlığı için aday adaylığını açıklayan Basri İlhan, göreve seçilmesi halinde ilk 100 gün içerisinde kapsamlı bir çalışma programı hazırlayacaklarını belirterek birlik, beraberlik ve ortak akıl vurgusu yaptı. Yeni Parti Malatya İl Başkanlığı ön seçim süreci devam ederken, iş insanı ve Malatya Ticaret ve Sanayi Odası eski Başkan Vekili Basri İlhan, düzenlenen programla il başkanlığına aday adaylığını açıkladı. Partililerin katıldığı programda konuşan İlhan, Malatya’nın deprem sonrası yaşadığı sorunlardan esnaf ve kayısı üreticilerinin beklentilerine, parti teşkilatının güçlendirilmesinden seçim hazırlıklarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Ön Seçim 18 Ekim’de Yapılacak Programda konuşan Yeni Parti Malatya İl Başkanı Barış Yıldız, il başkanlığı ön seçiminin 18 Ekim Pazar günü, kongrenin ise 24 Ekim’de gerçekleştirileceğini belirtti. Yıldız, gerekli imzaları toplayarak resmi başvurusunu yapan Basri İlhan’a başarılar diledi. Malatya’nın Sorunlarına Dikkat Çekti Adaylık açıklamasında iş dünyasındaki deneyimlerine değinen Basri İlhan, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekilliği döneminde üreticilerin, esnafın ve sanayicilerin sorunlarını yakından takip ettiğini söyledi. Adaylığının bir makam arayışı olmadığını ifade eden İlhan, sorumluluk üstlenmek, mücadele etmek ve ortak hedefler doğrultusunda çalışmak amacıyla yola çıktığını belirtti. 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getiren İlhan, kayısı üreticilerinin yaşadığı mağduriyetlere, esnafın ekonomik sıkıntılarına, sanayicilerin finansman ve üretim sorunlarına ve gençlerin gelecek kaygısına dikkat çekti. İlk 100 Gün İçin Yol Haritasını Açıkladı İl başkanlığına seçilmesi halinde ilk 100 gün içerisinde kapsamlı bir çalışma programı oluşturacaklarını belirten İlhan, ilçelerin önceliklerini belirleyeceklerini, teşkilattaki eksiklikleri gidermek ve seçim hazırlıklarını planlamak için çalışacaklarını söyledi. İlhan, “Çalışmalarımızda ilçelerin önceliklerinin belirlenmesi, örgütsel eksiklerin giderilmesi ve seçim çalışmalarının planlanması gibi temel başlıkları ele alacağız. Ayrıca çalışmalarımızı üyelerimizle düzenli şekilde paylaşacağız. İlçe başkanlarımızla düzenli toplantılar gerçekleştirecek, mahalle temsilcilerimizin, kadın ve gençlik kollarımızın karar süreçlerine etkin katılımını sağlayacağız” dedi. Görev dağılımında liyakat, emek ve sorumluluğun esas alınacağını kaydeden İlhan, hiçbir ilçenin geri planda kalmadığı, her üyenin görüşünün önemsendiği bir teşkilat yapısı oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Ağbaba Ve Yıldız’a Teşekkür Etti Konuşmasında Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın çalışmalarına da değinen İlhan, depremzedelerin, esnafın, çiftçilerin ve emekçilerin sorunlarını gündeme taşıdığı için Ağbaba’ya teşekkür etti. İlhan, yakın zamanda sağlık sorunu yaşayan Ağbaba’ya geçmiş olsun dileklerini iletti. Partinin Malatya’daki kuruluş sürecinde görev alan İl Başkanı Barış Yıldız’a da teşekkür eden İlhan, bugüne kadar teşkilata emek verenlerin çalışmalarına sahip çıkacaklarını belirtti. Birlik Ve Beraberlik Mesajı Verdi Parti içerisinde ayrışmaya değil, ortak hedefler etrafında birleşmeye ihtiyaç olduğunu vurgulayan İlhan, kişisel hesapların ve kırgınlıkların teşkilat çalışmalarının önüne geçmemesi gerektiğini söyledi. Yönetim anlayışının temelinde ortak akıl, istişare ve katılımcılığın bulunacağını belirten İlhan, “Üyelerin görüşlerine değer veren, farklı düşüncelerin saygıyla karşılandığı ve yöneticilerin hesap verdiği bir örgüt yapısı hedefliyoruz. Bütün sorunların kısa sürede çözüleceğine ilişkin bir vaat vermiyoruz ancak çok çalışacağımızı, birbirimizi dinleyeceğimizi ve sorunların takipçisi olacağımızı taahhüt ediyorum” ifadelerini kullandı. Basri İlhan, konuşmasını birlik ve dayanışma mesajlarıyla tamamlayarak ön seçimde üyelerin ortaya koyacağı demokratik iradeye saygı duyacağını ve Malatya’da parti teşkilatını güçlendirmek için sorumluluk almaya hazır olduğunu kaydetti.
Hekimhan ilçesinde Boyalık Küme Evleri sakinleri, 30 yılı aşkın süredir devam ettiğini belirttikleri yol sorununun çözülmesini istiyor. Özellikle yağışlı havalarda ulaşımın güçleştiği bölgede vatandaşlar, kış şartları ağırlaşmadan kalıcı bir çalışma yapılmasını bekliyor. Malatya’nın Hekimhan ilçesinde Merkez Mahallesi Köprülü Mehmet Paşa Mahallesi Boyalık Küme Evleri bölgesinde yaşayan vatandaşlar, uzun yıllardır devam eden yol sorunu nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını belirtiyor. Yaklaşık 30 yılı aşkın süredir çözüm beklediği ifade edilen yol sorunu, sonbahar yağışlarının başlaması ve kış mevsiminin yaklaşmasıyla yeniden gündeme geldi. Yağışlarla birlikte yolun bazı bölümlerinde ulaşımın zorlaştığını belirten mahalle sakinleri, mevcut durumun günlük yaşamlarını olumsuz etkilediğini dile getiriyor. Yağışlı Havalarda Ulaşım Zorlaşıyor Bölgede özellikle yağmur ve kar yağışlarının etkili olduğu dönemlerde yol koşullarının daha da ağırlaştığı ifade ediliyor. Vatandaşlar, olumsuz hava şartlarında araçlarıyla ulaşım sağlamakta güçlük çektiklerini belirterek yolun güvenli hale getirilmesini talep ediyor. Yolun mevcut durumunun sürücüler açısından risk oluşturduğunu ifade eden mahalle sakinleri, her yıl aynı sorunlarla karşılaşmaktan şikâyet ediyor. Acil Durumlarda Ulaşım Endişesi Bölge sakinlerinin en önemli endişelerinden birini de olası acil durumlarda yaşanabilecek ulaşım aksaklıkları oluşturuyor. Özellikle kış aylarında kar ve yağmur nedeniyle yolun kullanılamaz hale gelmesinden endişe eden vatandaşlar, ambulans, itfaiye ve diğer acil müdahale araçlarının bölgeye zamanında ulaşabilmesinin önemine dikkat çekiyor. Vatandaşlar Kalıcı Çözüm İstiyor Yıllardır devam eden sorunun geçici müdahaleler yerine kapsamlı bir yol çalışmasıyla çözüme kavuşturulmasını isteyen Boyalık Küme Evleri sakinleri, ilgili kurumlardan çalışma bekliyor. Yağışlı dönemlerde ulaşımda yaşanan güçlüklerin ortadan kaldırılmasını isteyen vatandaşlar, yolun iyileştirilerek güvenli ve konforlu ulaşım imkânının sağlanmasını talep ediyor. Kış Gelmeden Çalışma Yapılması Bekleniyor Sonbahar yağışlarıyla birlikte yeniden gündeme gelen yol sorununun, kış mevsimi ağırlaşmadan çözüme kavuşturulması isteniyor. Bölge sakinleri, yaklaşık 30 yıldır devam ettiğini belirttikleri ulaşım sıkıntısının sona erdirilmesi için yetkililerin harekete geçmesini bekliyor.
Malatya merkezli 7 ilde, deprem sonrası gerçekleştirilen yıkım işlerine yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 26 şüpheliden 3’ü kamu görevlisi olmak üzere 14’ü tutuklandı. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince deprem sonrası gerçekleştirilen yıkım işlerine ilişkin yürütülen soruşturmada 14 şüpheli tutuklandı. Mart 2023 ile Ocak 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilen yıkım işlerini üstlenen yüklenici firmalar hakkında hazırlanan 4 ayrı soruşturma dosyası kapsamında, 9 Ekim 2026 tarihinde Malatya merkezli 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. 7 İlde 31 Adrese Operasyon Rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 31 adrese eş zamanlı baskın gerçekleştirildi. Operasyonlarda, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu toplam 26 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 3’ü Kamu Görevlisi 14 Şüpheli Tutuklandı Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 14’ü tutuklandı. Tutuklananlar arasında 3 kamu görevlisinin de bulunduğu bildirildi. Şüphelilerden kamu görevlisi olan 1 kişi hakkında ev hapsi kararı verilirken, 1’i kamu görevlisi olmak üzere 8 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Aralarında 2 kamu görevlisinin bulunduğu 3 şüpheli ise savcılık tarafından serbest bırakıldı. 6 Kamu Görevlisi Hakkında İşlem Soruşturma kapsamında haklarında işlem yapılan 26 şüpheliden 6’sının kamu görevlisi olduğu belirtildi. Deprem sonrası yürütülen yıkım işlerine ilişkin usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarını kapsayan soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 2012 yılından bu yana Türkiye genelinde 2 milyon 378 bin bağımsız bölümün kentsel dönüşümünün tamamlandığını, 383 bin bağımsız bölümde ise çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Türkiye genelinde depreme dayanıklı yapı stokunun artırılması amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin son veriler açıklandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda dönüşüm çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini belirtti. Bakan Kurum, depreme karşı hazırlığın önemine dikkat çekerek, "Deprem beklemez, dönüşüm de beklememeli!" ifadelerini kullandı. 383 Bin Bağımsız Bölümde Çalışmalar Sürüyor Bakanlığa bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından 2012 yılından bu yana yürütülen çalışmalar kapsamında, Türkiye genelinde toplam 2 milyon 761 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bu yapılardan 2 milyon 378 bininin dönüşümü tamamlanırken, 383 bin bağımsız bölümde çalışmalar devam ediyor. Açıklanan rakamlara göre, dönüşüm kapsamına alınan bağımsız bölümlerin yaklaşık yüzde 86'sında süreç tamamlandı. İstanbul Kentsel Dönüşümde İlk Sırada Deprem riski nedeniyle kentsel dönüşüm çalışmalarının yoğunlaştığı İstanbul'da bugüne kadar 1 milyon 298 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bunlardan 1 milyon 7 bininin dönüşümü tamamlanırken, 291 bin bağımsız bölümde çalışmalar sürüyor. İstanbul'da tamamlanan dönüşümler, Türkiye genelindeki toplam dönüşümün yaklaşık yüzde 42'sini oluşturdu. Bakan Kurum, ülke genelinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmalarının önemli bir bölümünün İstanbul'da yürütüldüğünü belirterek vatandaşlara dönüşüm sürecine katılma çağrısında bulundu. Yarısı Bizden Kampanyası'na Yoğun Başvuru İstanbul'da 22 Şubat 2024 tarihinde başlatılan "Yarısı Bizden Kampanyası" kapsamında da dönüşüm faaliyetleri devam ediyor. Kampanya çerçevesinde bugüne kadar 544 bin 564 bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alınırken, 117 bin 914 bağımsız bölümün dönüşümü tamamlandı. Riskli yapıların yenilenmesini teşvik etmek amacıyla yürütülen kampanyada hak sahiplerine finansman desteği sağlanıyor. Konut Başına 1 Milyon 875 Bin TL Destek Yarısı Bizden Kampanyası kapsamında her bir konut için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği sunuluyor. Böylece uygun şartları sağlayan hak sahiplerine konut başına toplam 1 milyon 875 bin TL'ye kadar destek imkânı sağlanıyor. Depreme Hazırlıkta Dönüşüm Vurgusu Türkiye'nin deprem riski taşıyan bölgelerinde güvenli yapılaşmanın sağlanması amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarında mevcut yapı stokunun yenilenmesi hedefleniyor. Bakan Kurum, deprem riskine karşı zaman kaybedilmemesi gerektiğini vurgulayarak kentsel dönüşümün ertelenmemesi çağrısında bulundu.
Malatya’da akşam saatlerinde etkisini artıran gök gürültülü sağanak yağış, kentte geceye damga vurdu. Peş peşe çakan şimşekler gecenin karanlığını aydınlatırken, gök gürültüsü kentin birçok noktasında duyuldu. Malatya’da akşam saatlerinde etkili olan gök gürültülü sağanak yağış, kent genelinde kendisini hissettirdi. Gökyüzünü kaplayan yoğun bulutların arasından peş peşe çakan şimşekler, gecenin karanlığını adeta gündüze çevirdi. Zaman zaman şiddetini artıran sağanak yağışa eşlik eden gök gürültüsü, kentin birçok noktasından duyuldu. Şimşekler Karanlığı Gündüze Çevirdi Akşam saatlerinde başlayan gök gürültülü sağanak, ilerleyen saatlerde de aralıklarla etkisini sürdürdü. Gökyüzünde art arda çakan şimşekler, Malatya semalarında dikkat çekici görüntüler oluşturdu. Saniyeler içinde gökyüzünü aydınlatan şimşeklerin ardından duyulan gök gürültüsü, yağışlı havanın etkisini gözler önüne serdi. Şehrin üzerini kaplayan kara bulutlar ve aralıklarla etkisini artıran sağanak, sonbaharın yüzünü iyiden iyiye hissettirdi. Gece boyunca zaman zaman çakan şimşekler, karanlığa bürünen kent siluetini kısa süreliğine aydınlattı. Yağışlı Hava Etkisini Sürdürecek Malatya’da etkili olan yağışlı hava dalgasının önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor. Güncel meteorolojik tahminlere göre kentte gök gürültülü sağanak yağışların özellikle 13, 14 ve 15 Ekim tarihlerinde aralıklarla görülmesi öngörülüyor. Yağışların bazı saatlerde kuvvetini artırabileceği değerlendirilirken, hava sıcaklıklarının gündüz 19 ila 20, gece ise 10 ila 12 derece civarında seyretmesi bekleniyor. Yağışlar Ne Zaman Sona Erecek? Hava tahminlerine göre Malatya’da 13 Ekim Salı günü gök gürültülü sağanak geçişleri beklenirken, 14 Ekim Çarşamba günü de özellikle öğleden sonra yağış ihtimali bulunuyor. 15 Ekim Perşembe günü sağanak ve gök gürültülü yağışların yeniden etkisini artırabileceği tahmin ediliyor. 16 Ekim Cuma günü ise yağışların önemli ölçüde azalması ve çok bulutlu havanın ağırlık kazanması bekleniyor. Bununla birlikte cuma günü de yerel ve kısa süreli yağış geçişleri görülebilecek. Vatandaşlara Sağanak Ve Yıldırım Uyarısı Yağışlı havanın etkisini sürdürmesi beklenirken, vatandaşların ani sağanak, yıldırım, su birikintileri ve ulaşımda yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli olmaları gerekiyor. Özellikle gök gürültüsünün etkili olduğu saatlerde açık alanlarda bulunulmaması, sürücülerin ise yağış nedeniyle kayganlaşabilecek yollarda hızlarını düşürmeleri önem taşıyor.
İYİ Parti Doğanşehir İlçe Başkanı Süheyla Kurnaz, 6 Şubat depremlerinin ardından ilçede imar sorunlarının ve enkaz atıklarına ilişkin sıkıntıların devam ettiğini belirterek Belediye Başkanı Mehmet Bayram'a çağrıda bulundu. Kurnaz, vatandaşların sorunlarına yönelik somut adımlar atılmasını ve çözüm takviminin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. İYİ Parti Doğanşehir İlçe Başkanı Süheyla Kurnaz, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde yaşandığını belirttiği sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu. İlçedeki imar belirsizlikleri ve enkaz atıklarının vatandaşların yaşamını olumsuz etkilediğini savunan Kurnaz, Doğanşehir Belediye Başkanı Mehmet Bayram'ı eleştirdi. "Üç Yıl Geçti, Sorunlar Hâlâ Gündemde" 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen ilçede bazı sorunların çözülemediğini öne süren Kurnaz, özellikle imar konusundaki belirsizliklerin depremzedelerin yeniden hayat kurma sürecini zorlaştırdığını ifade etti. İmar meselesinin yalnızca teknik bir planlama sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kurnaz, konunun vatandaşların mülkiyet haklarını ve gelecek planlarını doğrudan etkilediğini söyledi. İlçede bulunan enkaz atıklarının da önemli bir sorun olduğunu savunan Kurnaz, bu durumun çevre kirliliği ve sağlık endişelerinin yanı sıra depremzedeler üzerinde psikolojik baskı oluşturduğunu dile getirdi. Belediye Başkanı Bayram'a Üç Soru Doğanşehir Belediye Başkanı Mehmet Bayram'a seslenen Kurnaz, belediye yönetiminden ilçenin yeniden yapılanma sürecine ilişkin açıklama beklediklerini belirtti. Kurnaz, Başkan Bayram'a şu soruları yöneltti: Doğanşehir'de devam eden imar sorunlarının çözümü için bugüne kadar hangi somut adımlar atıldı? İlçedeki enkaz atıklarının kaldırılması konusunda hangi çalışmalar gerçekleştirildi? Çözüm bekleyen sorunlar ne zaman giderilecek ve vatandaşlara nasıl bir takvim sunulacak? "Vatandaş Belirsizlik İçinde Bırakılmamalı" Deprem sonrası yeniden yapılanma çalışmalarının açık ve şeffaf bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini ifade eden Kurnaz, vatandaşların sorunların ne zaman çözüleceğini bilmek istediğini kaydetti. İlçede yaşandığını belirttiği sıkıntıların giderilmesi için ilgili kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini savunan Kurnaz, çalışmaların belirli bir takvim doğrultusunda yürütülmesi çağrısında bulundu. "Doğanşehir Sahipsiz Değildir" İYİ Parti Doğanşehir İlçe Başkanlığı olarak vatandaşların taleplerini gündemde tutmaya devam edeceklerini belirten Kurnaz, açıklamasında belediye yönetimine yönelik eleştirilerini yineledi. Kurnaz, "Doğanşehir sahipsiz değildir! Depremzedenin sabrı, vatandaşın hakkı ve ilçemizin geleceği görmezden gelinemez. Halkımız artık vaat değil, hizmet beklemektedir" ifadelerini kullandı. İlçede imar ve enkaz sorunlarının çözümü için somut çalışmalar yapılmasını isteyen Kurnaz, sürecin takipçisi olacaklarını bildirdi.
Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen artrit, eklemlerde ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığına neden olabiliyor. Uzmanlar, özellikle tekrarlayan ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen eklem ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, erken tanı ve doğru tedavinin önemine dikkat çekiyor. 12 Ekim Dünya Artrit Günü dolayısıyla eklem sağlığına ilişkin uyarılarda bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Vugar Abilhasanov, uzun süren eklem ağrılarının yalnızca yaşlanmaya veya günlük yorgunluğa bağlanmaması gerektiğini söyledi. Dünya genelinde yaklaşık 528 milyon kişinin osteoartrit, 18 milyon kişinin ise romatoid artrit ile yaşadığı belirtilirken, eklem hastalıklarının bireylerin hareket kabiliyetini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebildiği ifade ediliyor. Her Eklem Ağrısı Yorgunluktan Kaynaklanmıyor Artritin, eklemlerde ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığına yol açabilen farklı hastalıkları kapsadığını belirten uzmanlar, hastalığın türüne göre belirtilerin değişebildiğine dikkat çekiyor. En yaygın türlerden biri olan osteoartrit, özellikle diz, kalça, el ve omurga eklemlerini etkilerken, romatoid artrit daha çok el, el bileği ve ayaklardaki küçük eklemlerde kendini gösterebiliyor. Eklem ağrısının her zaman basit bir zorlanmadan kaynaklanmadığını ifade eden Op. Dr. Abilhasanov, "Özellikle ağrı tekrarlıyorsa, eklemde şişlik veya sertlik eşlik ediyorsa ve hareket kabiliyetinde belirgin bir azalma varsa altta yatan nedenin araştırılması gerekir. Erken değerlendirme, doğru tedavi yaklaşımının belirlenmesi açısından önemli bir adımdır" dedi. Bu Belirtiler Varsa Doktora Başvurun Eklem ağrılarının uzun süre devam etmesi veya giderek şiddetlenmesinin dikkate alınması gerektiğini belirten Abilhasanov, özellikle günlük yaşamı etkileyen şikâyetlerde zaman kaybedilmemesi uyarısında bulundu. Açıklanamayan eklem ağrısı, şişlik veya sertliğin birkaç gün içerisinde geçmemesi, şikâyetlerin sık sık tekrarlaması ve gece uykusunu bozmasının tıbbi değerlendirme gerektirebileceğini ifade eden Abilhasanov, "Özellikle aniden başlayan şiddetli ağrı ve şişlik, eklemin kızarık veya sıcak olması ya da eklem şikâyetine ateş ve genel hastalık hissinin eşlik etmesi daha hızlı tıbbi değerlendirme gerektirebiliyor" diye konuştu. Uzmanlar, özellikle ateşle birlikte ortaya çıkan ani ve şiddetli eklem ağrısı ile şişliğin acil değerlendirme gerektirebileceğine dikkat çekiyor. Hareketsiz Kalmak Ağrıları Artırabilir Eklem ağrısı yaşayan birçok kişinin ağrının artacağı düşüncesiyle hareket etmekten kaçındığını belirten Abilhasanov, uzun süreli hareketsizliğin eklem çevresindeki kaslarda güç kaybına neden olabileceğini söyledi. Hareketsizliğin zamanla hareket kapasitesini azaltabileceğini ifade eden Abilhasanov, kişinin sağlık durumuna uygun fiziksel aktivitelerin eklem fonksiyonlarının korunmasında önemli rol oynadığını vurguladı. Abilhasanov, "Uzun süreli hareketsizlik eklem çevresindeki kasların güç kaybetmesine ve hareket kapasitesinin azalmasına neden olabilir. Kişinin durumuna uygun düzenli fiziksel aktivite ise ağrının yönetilmesine, fiziksel işlevlerin korunmasına ve yaşam kalitesinin desteklenmesine yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı. Düzenli Egzersiz Eklem Sağlığını Destekliyor Artrit hastalarının tamamen hareketsiz bir yaşam sürmelerinin doğru olmadığını belirten uzmanlar, uygun egzersizlerin kas gücünü ve eklem hareketliliğini korumaya yardımcı olabileceğini ifade ediyor. Yürüyüş gibi eklemleri aşırı zorlamayan aktiviteler, kişiye özel egzersiz programları ve gerektiğinde fizyoterapi uygulamaları, hastaların günlük yaşamlarını daha rahat sürdürmelerine katkı sağlayabiliyor. Ancak uygulanacak egzersiz programının hastalığın türüne, kişinin yaşına, genel sağlık durumuna ve fiziksel kapasitesine göre belirlenmesi gerekiyor. Erken Tanı Yaşam Kalitesi İçin Önemli Artritin farklı türlerinde tedavi yaklaşımlarının da değişebildiğine dikkat çeken uzmanlar, doğru tanı konulmadan kullanılan ilaçların veya bilinçsiz yapılan egzersizlerin uygun olmayabileceğini belirtiyor. Özellikle iltihaplı romatizmal hastalıklarda erken tanı ve uygun tedavi, kalıcı eklem hasarı riskinin azaltılması açısından önem taşıyor. Op. Dr. Vugar Abilhasanov, eklem sağlığını korumak için şikâyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, hastalığın türüne ve kişinin ihtiyaçlarına uygun bir tedavi ve hareket planı oluşturulmasının önemine işaret etti. Uzmanlar, tekrarlayan eklem ağrılarının “Nasıl olsa geçer” düşüncesiyle ertelenmemesi ve özellikle şişlik, sertlik ile hareket kısıtlılığının eşlik ettiği durumlarda hekime başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen çalışma kapsamında, Türk-İslam medeniyetinin izlerini taşıyan yaklaşık 7 bin mezar taşı ve kitabe belgelendi. 2025 yılında 4 ilde başlatılan saha çalışmaları 2026'da 18 ile genişletilirken, tarihi eserlerin dijital ortamda kayıt altına alınarak gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anadolu'nun yüzyıllara uzanan tarihî ve kültürel mirasını korumak amacıyla mezar taşları ve kitabeleri kayıt altına alıyor. 2024 yılında hayata geçirilen "Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi" kapsamında, geçmiş dönemlerin sosyal yaşamına, sanat anlayışına ve kültürel özelliklerine ışık tutan eserler bilimsel yöntemlerle belgeleniyor. Projenin ilk saha çalışmaları 2025 yılında Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da gerçekleştirilirken, 2026 yılında çalışma kapsamındaki il sayısı 18'e yükseldi. Yaklaşık 7 Bin Tarihî Eser Belgelendi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, projenin ulaştığı aşamaya ilişkin bilgiler paylaştı. Türk-İslam medeniyetinin asırlık izlerini taşıyan mezar taşları ve kitabelerin ülke genelinde kayıt altına alındığını belirten Ersoy, "2024 yılında hayata geçirdiğimiz Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi kapsamında; 2025'te Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da başlattığımız saha çalışmalarını bu yıl 18 ile taşıdık. Bugüne kadar yaklaşık 7 bin eserin belgeleme işlemlerini gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. İlk Yıl 859 Mezar Taşı Kayıt Altına Alındı Projenin 2025 yılındaki ilk saha uygulamalarında dört ilde önemli sayıda tarihî eser tespit edildi. Denizli'nin Acıpayam ilçesindeki Alaattin Mahallesi Mezarlık Alanı'nda 243 şahide, İstanbul'daki Şeyh Mustafa Devâtî Haziresi'nde 504, Tokat'taki Mahmutpaşa Camii Haziresi'nde 13 ve Diyarbakır'daki Fatih Paşa Camisi Haziresi'nde 99 mezar taşı belgelendi. Böylece ilk uygulama yılında toplam 859 eser kayıt altına alınırken, 2026 yılında genişletilen çalışmalarla belgelenen eser sayısı yaklaşık 7 bine ulaştı. Saha araştırmalarının yıl sonuna kadar devam etmesi planlanıyor. Her Mezar Taşı Geçmişten Bir İz Taşıyor Mezar taşları ve kitabelerin yalnızca hayatını kaybeden kişilerin isimlerini ve ölüm tarihlerini göstermediğini belirten uzmanlar, bu eserlerin ait oldukları dönemlerin toplumsal yapısını anlamada önemli tarihî kaynaklar olduğunu ifade ediyor. Taşlar üzerindeki yazılar, süslemeler, kullanılan semboller ve işçilik özellikleri; dönemin sanat anlayışı, kültürel birikimi ve sosyal yaşamına ilişkin bilgiler sunuyor. Bakan Ersoy da mezar taşlarının tarihî belge niteliği taşıdığına dikkat çekerek, "Her bir mezar taşı, her bir kitabe; bir ismin ötesinde yaşadığı dönemin dili, sanatı, inancı, estetik anlayışı ve toplumsal hayatından izler taşıyan tarihî bir belge niteliğinde" değerlendirmesinde bulundu. Tarihî Eserler Dijital Ortama Taşınıyor Projenin en önemli hedeflerinden birini, Türkiye'nin farklı bölgelerinde bulunan Türk-İslam dönemine ait mezar taşları ve kitabelerin ortak bir dijital veri tabanında bir araya getirilmesi oluşturuyor. Çalışmalar kapsamında belgelenen eserlerin dönemleri, bulundukları bölgeler, yapımında kullanılan malzemeler, yazı türleri, sanat üslupları ve kitabe özellikleri bilimsel açıdan değerlendirilebilecek. Oluşturulacak ulusal envanter sayesinde araştırmacıların tarihî eserler üzerinde karşılaştırmalı çalışmalar yapabilmesi ve farklı bölgelerin kültürel özelliklerini inceleyebilmesi amaçlanıyor. Kaybolma Riski Taşıyan Kültürel Miras Korunacak Yüzyıllardır açık alanlarda bulunan mezar taşları ve kitabeler, doğal aşınma, çevresel etkiler ve insan kaynaklı tahribat nedeniyle zaman içerisinde zarar görebiliyor. Eserlerin dijital ortamda belgelenmesi, üzerlerindeki yazı ve süslemelerin mevcut durumlarının kayıt altına alınması açısından da önem taşıyor. Projenin ülke geneline yayılmasıyla birlikte özellikle eski mezarlıklarda, cami hazirelerinde ve tarihî yerleşim alanlarında bulunan eserlerin bilimsel envanterinin oluşturulması hedefleniyor. Hedef Türkiye Genelinde Kapsamlı Bir Envanter Kültür ve Turizm Bakanlığı, çalışmaların ilerleyen yıllarda Türkiye'nin tamamını kapsayacak şekilde genişletilmesini planlıyor. Bakan Ersoy, projenin uzun vadeli hedefini açıklayarak, "Hedefimiz, ülkemizin dört bir yanındaki bu eşsiz mirası ortak bir dijital veri tabanında buluşturmak ve zaman içerisinde kapsamlı bir bilimsel külliyata dönüştürmek. Anadolu'nun taş üzerindeki hafızasını bilimsel yöntemlerle kayıt altına alıyor, koruyor ve gelecek kuşaklara aktarıyoruz" ifadelerini kullandı. Projenin tamamlanmasıyla Türk-İslam döneminden günümüze ulaşan mezar taşları ve kitabelere ilişkin ülke çapında önemli bir bilimsel arşiv oluşturulması amaçlanıyor.
İnternet alışverişlerinde tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyen sahte yorum, beğeni ve yıldız değerlendirmelerine yönelik denetimler artırıldı. Ticaret Bakanlığı, ücret karşılığında ürünlerin popülerliğini artıran dijital hizmetleri mercek altına alırken, yanıltıcı değerlendirmeler ve gerçek müşteri yorumlarının gizlenmesi de yaptırımlara konu oldu. E-ticaret platformlarında ürünleri olduğundan daha fazla ilgi görüyormuş gibi göstermek amacıyla kullanılan sahte yorum ve beğeni uygulamalarına karşı yeni adımlar atılıyor. Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, tüketicilerin alışveriş tercihlerini yanıltabilecek yapay etkileşim hizmetlerine yönelik incelemeleri kapsamında çok sayıda internet adresi hakkında erişim engeli kararı aldı. Özellikle yüksek yıldız puanları, olumlu kullanıcı değerlendirmeleri ve beğeni sayıları üzerinden oluşturulan yapay güven algısının tüketicilerin satın alma kararlarını doğrudan etkileyebildiği belirtiliyor. Beğeni ve Yıldızlar Parayla Satılıyor TOBB E-ticaret Meclis Üyesi ve Ticimax Kurucu CEO'su Cenk Çiğdemli, Reklam Kurulunun Eylül ayı sonunda kamuoyuna yansıyan kararlarının, dijital ticaretteki sahte etkileşim piyasasının ulaştığı boyutu ortaya koyduğunu söyledi. İncelemelerde bazı işletmelerin dijital görünürlüklerini artırmak amacıyla ücret karşılığında beğeni, takipçi, yorum ve yıldız değerlendirmesi satın aldıklarının belirlendiğini aktaran Çiğdemli, söz konusu uygulamaların yalnızca olumlu yorumlarla sınırlı kalmadığını ifade etti. Bazı internet sitelerinin ürünleri ücret karşılığında favorilere eklediğini ve alışveriş sepetlerine attığını belirten Çiğdemli, bu yöntemlerle gerçekte yoğun talep görmeyen ürünlerin popülermiş gibi gösterilebildiğine dikkat çekti. Sepete Ekleme Sayısı Bile Manipüle Ediliyor Sahte etkileşim piyasasında ürünlerin yalnızca yıldız puanlarının değil, kullanıcı davranışlarını yansıtan göstergelerinin de manipüle edildiği ortaya çıktı. Ücret karşılığında gerçekleştirilen favorilere ekleme, sepete atma ve görüntüleme işlemleriyle ürünlerin yoğun ilgi gördüğü izlenimi oluşturuluyor. Bu durum, özellikle alışveriş yaparken diğer kullanıcıların tercihlerine önem veren tüketicilerin yanıltılmasına neden olabiliyor. Çiğdemli, Reklam Kurulunun aldığı erişim engeli kararlarının e-ticaret platformlarının tamamını değil, mevzuata aykırı faaliyet yürüttüğü değerlendirilen belirli internet adreslerini ve içerikleri kapsadığını bildirdi. Olumsuz Yorumları Gizlemek de Yasak Denetimlerde ortaya çıkan bir diğer uygulama ise tüketicilerin ürün veya işletmeler hakkında yaptığı olumsuz değerlendirmelerin görünürlüğünün engellenmesi oldu. Bazı hizmet sağlayıcıların, işletmelere yönelik eleştirel yorumların yayımlanmasını önlemek veya kullanıcıların bu değerlendirmelere ulaşmasını zorlaştırmak amacıyla hizmet sunduğu belirtildi. Çiğdemli, 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemeyle tüketici değerlendirmelerine ilişkin kuralların sıkılaştırıldığını belirterek, gerçeği yansıtmayan yorumların yaptırılmasının ve olumlu değerlendirme satın alınmasının yasak olduğunu hatırlattı. Satın alma süreci doğrulanamayan farklı mecralardaki yorumların kullanılmasına da sınırlamalar getirildiğini kaydetti. Olumsuz Yorumu Yayımlamayana 2,1 Milyon TL Ceza Reklam Kurulunun ağustos ayında aldığı bir karar da tüketici değerlendirmelerinin önemini ortaya koydu. Satın aldığı ürüne ilişkin yorum yapan bir tüketicinin değerlendirmesini yeterli gerekçe göstermeden yayımlamayan şirkete 2 milyon 167 bin 412 TL idari para cezası uygulandı. Karar, e-ticarette yalnızca sahte olumlu değerlendirmelerin değil, gerçek kullanıcıların olumsuz yorumlarının haksız şekilde gizlenmesinin de yaptırıma konu olabileceğini gösterdi. Sahte Yorumlar Nasıl Anlaşılır? Uzmanlar, internet alışverişlerinde yalnızca ürünün yıldız ortalamasına veya beğeni sayısına bakılarak karar verilmemesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle kısa zaman aralıklarında yapılan, birbirine benzeyen ve ürünün gerçek kullanımına ilişkin ayrıntı içermeyen yorumların dikkatle incelenmesi öneriliyor. Tüketicilerin ürün değerlendirmelerinde şu ayrıntılara dikkat etmesi gerektiği belirtiliyor: - Yorumların doğrulanmış satın alma işlemlerine dayanıp dayanmadığı kontrol edilmeli. - Aynı ifadelerin tekrarlandığı ve kısa sürede yoğunlaşan değerlendirmelere temkinli yaklaşılmalı. - Fotoğraflı kullanıcı deneyimleri ile düşük puanlı yorumlar birlikte incelenmeli. - Satıcının geçmişi ve farklı platformlardaki müşteri şikâyetleri araştırılmalı. - Ürün hakkında yalnızca övgü içeren, somut bilgi vermeyen yorumlara dikkat edilmeli. Şüpheli Yorumlar Bakanlığa Bildirilebiliyor Sahte değerlendirme veya yanıltıcı kullanıcı yorumlarıyla karşılaşan tüketiciler, ilgili internet bağlantıları ve ekran görüntüleriyle Ticaret Bakanlığı Reklam Kuruluna şikâyette bulunabiliyor. Çiğdemli, dijital alışverişlerde asıl önemli unsurun bir ürünün aldığı yıldız sayısı değil, bu değerlendirmelerin ne kadarının gerçek müşteri deneyimine dayandığı olduğunu vurguladı. E-ticaret sektöründe sahte etkileşim uygulamalarına yönelik denetimlerin, tüketici güveninin korunması ve işletmeler arasında adil rekabet ortamının sağlanması açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.
Egzamanın yalnızca ciltte kaşıntı, kuruluk ve kızarıklığa neden olmadığını belirten uzmanlar, hastalığın kişinin psikolojik sağlığını ve sosyal ilişkilerini de etkileyebildiğine dikkat çekiyor. Klinik Psikolog İpek Erol, özellikle görünür bölgelerdeki egzama belirtilerinin sosyal kaygıyı artırabildiğini belirterek, psikolojik desteğin önemine işaret etti. Egzama, ciltte oluşturduğu fiziksel belirtilerin yanı sıra bireylerin günlük yaşamında ve sosyal ilişkilerinde de çeşitli zorluklara yol açabiliyor. Özellikle yüz, boyun ve eller gibi kolay fark edilen bölgelerde ortaya çıkan belirtiler, bazı kişilerde dış görünüşleri nedeniyle yargılanma endişesine neden olabiliyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikoloğu İpek Erol, egzamanın psikolojik etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, hastalıkla mücadelede yalnızca dermatolojik tedavinin değil, kişinin duygusal durumunun da dikkate alınması gerektiğini belirtti. Egzama Sosyal Kaygıyı Artırabiliyor Egzamanın genellikle kaşıntı, kuruluk ve ciltte meydana gelen değişimlerle tanımlandığını ifade eden Erol, hastalığın etkilerinin fiziksel belirtilerle sınırlı kalmadığını söyledi. Özellikle görünür bölgelerdeki egzamanın bireylerin sosyal ortamlarda kendilerini nasıl hissettiklerini etkileyebildiğini belirten Erol, kişinin arkadaş buluşmalarında, iş toplantılarında veya yeni insanlarla tanışırken başkalarının dikkatinin sürekli cildinde olduğunu düşünebildiğini kaydetti. Bu düşüncelerin zamanla sosyal ilişkileri zorlaştıran bir kaygı döngüsüne dönüşebileceğini ifade eden Erol, bireylerin çevrelerindeki insanların bakışlarını ve davranışlarını yanlış yorumlayabildiğine dikkat çekti. Cildini Gizlemek İçin Sosyal Ortamlardan Uzaklaşabiliyor Egzama nedeniyle yaşanan kaygının bazı kişilerde kaçınma davranışlarına yol açabildiğini belirten Erol, şu ifadeleri kullandı: “Kaygı arttıkça cildi saklama, göz temasından kaçınma ya da ortamdan erken ayrılma isteği de artıyor. Kaçınma o an için rahatlama sağlasa da sonraki sosyal karşılaşmayı daha zor hale getirebiliyor.” Kişinin karşısındaki insanların kısa bir bakışını veya yüz ifadesindeki değişikliği kendisi hakkında olumsuz bir değerlendirme olarak algılayabildiğini anlatan Erol, bu durumun zaman içerisinde sosyal ilişkilerden uzaklaşmaya neden olabileceğini söyledi. Egzama Bulaşıcı Değil Toplumda görünür cilt hastalıklarına ilişkin yanlış inanışların bulunduğunu hatırlatan Erol, egzamanın bulaşıcı bir hastalık olmadığını ve kişisel bakım eksikliğinin göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Buna rağmen egzaması olan bireylerin başkaları tarafından yanlış anlaşılmaktan endişe duyabildiğini belirten Erol, özellikle geçmişte olumsuz yorumlarla karşılaşan kişilerde bu kaygının daha belirgin hale gelebildiğini ifade etti. Erol, başkaları tarafından yargılanma korkusunun zamanla kişinin kendi dış görünüşünden utanmasına yol açabileceğini, bunun da psikolojik yükü artırabileceğini kaydetti. Sosyal Hayattan Uzaklaşmak Önemli Bir İşaret Egzaması bulunan herkesin sosyal kaygı yaşamadığını belirten Erol, hastalığın görünürlüğünün tek başına psikolojik etkilerin düzeyini belirlemediğine dikkat çekti. Ancak kişinin cildinin görünmesinden çekindiği için arkadaş buluşmalarını sürekli iptal etmesi, iş ortamında geri planda kalması veya yakın ilişkiler kurmaktan kaçınmasının psikolojik destek ihtiyacına işaret edebileceğini söyledi. Erol, burada temel ölçütün kaygının kişinin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ne ölçüde sınırlandırdığı olduğunu vurguladı. Psikolojik Destek Yaşam Kalitesini Artırabilir Egzamanın yol açtığı sosyal kaygıyla başa çıkmada psikolojik desteğin önemli bir rol üstlenebileceğini belirten Erol, bilişsel davranışçı terapinin olumsuz düşünce ve kaçınma davranışları üzerinde çalışmak için yararlı bir yaklaşım sunduğunu ifade etti. Kabul ve kararlılık terapisinin de kişinin zorlayıcı düşüncelerine rağmen sosyal yaşamını sürdürmesine yardımcı olabileceğini belirten Erol, şöyle konuştu: “Egzama ile yaşarken sosyal hayatı sürdürmek, kişinin her zaman rahat hissetmesi gerektiği anlamına gelmez. Bazen ilerleme, kaygı varken de bir buluşmaya gitmek, toplantıda fikrini söylemek veya biriyle yakınlık kurmaya izin vermektir.” Tedavide Psikolojik Etkiler de Dikkate Alınmalı Egzamanın tedavisinde fiziksel belirtilerin kontrol altına alınmasının yanı sıra hastalığın oluşturduğu duygusal yükün de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Erol, toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti. Görünür cilt hastalıklarıyla yaşayan bireylere karşı önyargılı yaklaşımlardan kaçınılması gerektiğini ifade eden Erol, doğru bilgilendirme ve gerektiğinde alınacak psikolojik desteğin hastaların yaşam kalitesine katkı sağlayabileceğini kaydetti.
Malatya’nın Darende ilçesinde babasından kalan ceviz ağaçlarına gözü gibi bakan 54 yaşındaki İsmail Ateş, bu yıl yaklaşık 2 ton ürün almayı hedefliyor. Emekliliğinin ardından kendisini ceviz yetiştiriciliğine adayan Ateş, hem baba mirasını yaşatıyor hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor. Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Zaviye Mahallesi’nde ceviz hasadı heyecanı yaşanıyor. İlçede uzun yıllardır yetiştirilen ve bölge ekonomisine katkı sağlayan ceviz, üreticilerin geçim kaynakları arasında yer alıyor. Zaviye Mahallesi’nde yaşayan 54 yaşındaki İsmail Ateş de babasının yıllar önce diktiği ceviz ağaçlarına sahip çıkarak üretimi sürdürüyor. Emekli olduktan sonra zamanının büyük bölümünü bahçesinde geçiren Ateş, ceviz yetiştiriciliğini yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil, babasından kalan hatıraları yaşatmanın bir yolu olarak görüyor. Babasının Emeğini Gelecek Nesillere Taşıyor Ceviz ağaçlarının yıllar önce hayatını kaybeden babası tarafından dikildiğini anlatan Ateş, ağaçların bakımını büyük bir özenle yaptığını söyledi. Ateş, “Bu ağaçları rahmetli babam dikmişti. Babam vefat edince onun diktiği ağaçları yaşatmak ve emeğini devam ettirmek istedik. Emekli olduktan sonra biz de bu işe daha fazla zaman ayırmaya başladık. Güzel bir uğraş. Çiftçilik yapmak, ağaç yetiştirmek, meyve üretmek gerçekten insana mutluluk veriyor” dedi. Ceviz Yetiştiriciliğinde Sulamanın Önemine Dikkat Çekti Darende’de ceviz yetiştiriciliğine ilişkin bazı yanlış bilinen uygulamalar bulunduğunu ifade eden Ateş, özellikle sulamanın verim üzerindeki etkisine dikkat çekti. Bölgede ceviz ağaçlarının sulanmaması gerektiğine yönelik yaygın bir inanış olduğunu belirten Ateş, kendi tecrübelerinin bunun aksini gösterdiğini söyledi. Ateş, “Bizim memlekette ceviz ağacına su verilmez derler. Hâlbuki tam tersi, ceviz suyu seven ve su isteyen bir ağaç. Sulama ve gerekli bakım yapıldığı takdirde daha güzel verimler alınabiliyor. Taban gübresi ve yaprak gübresi gibi uygulamalar da önemli. Ceviz mutlaka su istiyor. Susuz ceviz olmuyor” ifadelerini kullandı. Bu Yıl Hedef 2 Ton Ceviz Bu sezon bahçesinden yaklaşık 1,5 ila 2 ton arasında ceviz elde etmeyi beklediğini belirten Ateş, hasat edilen ürünlerin büyük bölümünü Darende’de satışa sunacaklarını söyledi. Önceki yıllarda ilçe dışından da ceviz getirerek satış yaptıklarını anlatan Ateş, bu yıl kendi bahçelerinden elde edecekleri ürünlerle müşterilerinin taleplerini karşılamayı hedeflediklerini kaydetti. Soğuk Hava Verimi Etkiledi Sezon içerisinde yaşanan soğuk havaların ceviz verimini bir miktar olumsuz etkilediğini belirten Ateş, buna rağmen elde edilmesi beklenen ürün miktarından memnun olduklarını dile getirdi. Geçtiğimiz yıl cevizin kilogramını 250 liradan sattıklarını hatırlatan Ateş, bu sezonun satış fiyatlarının ise henüz netleşmediğini söyledi. Üretimin emek ve sabır gerektirdiğini vurgulayan Ateş, babasından kalan ağaçları yaşatmaya devam edeceğini belirterek yeni hasat sezonunun tüm üreticiler için bereketli geçmesini temenni etti.
Malatya Büyükşehir Belediyesi, Hekimhan ilçesinde 7 mahalleyi birbirine bağlayan Kurşunlu-Güzelyurt grup yolunda 22 kilometrelik yol çalışmasını tamamladı. Ağır tonajlı araçların kullanımı nedeniyle zamanla bozulan güzergâh, yama ve ikinci kat sathi kaplama çalışmalarıyla yenilendi. Malatya Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahallelerde ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından 2026 yılı yatırım programı kapsamında Hekimhan ilçesinde gerçekleştirilen 22 kilometrelik yol yenileme çalışması tamamlanarak güzergâh yeniden vatandaşların kullanımına sunuldu. Kurşunlu-Güzelyurt grup yolunda yürütülen çalışmalar kapsamında yolun bozulan bölümlerinde yama işlemleri gerçekleştirilirken, güzergâhın tamamında ikinci kat sathi kaplama uygulandı. 7 Mahallenin Ulaşımını Sağlayan Yol Yenilendi Hekimhan ilçesinde Kurşunlu, Güzelyurt, Güzelyayla, Söğüt, Delihasanyurdu, Güçlü ve Yeşilköy mahallelerini birbirine bağlayan grup yolu, bölge ulaşımında önemli bir güzergâh olarak kullanılıyor. Özellikle ağır tonajlı araçların geçişleri nedeniyle zaman içerisinde yol yüzeyinde oluşan çukur ve bozulmalar, sürücülere zor anlar yaşatıyordu. Yaz ve kış aylarında ulaşımın güçleştiği güzergâhta yapılan çalışmalarla yolun fiziki koşulları iyileştirildi. Muhtar Özdemir: “Bir Çukurdan Kaçarken Diğerine Giriyorduk” Güzelyayla Mahallesi Muhtarı Hakan Özdemir, yolun önceki durumunun vatandaşlar açısından ciddi sorunlara neden olduğunu belirtti. Ağır tonajlı araçların geçişi nedeniyle yolun büyük bölümünde çukurlar oluştuğunu ifade eden Özdemir, “Eski yolumuzun vaziyeti kötüydü. Bir çukura girmeyeyim deseniz diğer çukura muhakkak giriyordunuz. Yazın ayrı, kışın ayrı zorluklar çekiyorduk. Araçlarımız yokuşlarda çıkamıyor, tümseklere çarpmamak neredeyse imkânsız oluyordu. Sorunumuzu Büyükşehir Belediyesine ilettik. Yaklaşık 22 kilometrelik yol çalışması gerçekleştirildi. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi. “Kuzeyi Batıya, Batıyı Güneye Bağlayan İşlek Bir Yol” Mahalle sakinlerinden Ali Seydi Turan da yenilenen yolun yalnızca mahalle sakinleri için değil, bölgedeki ulaşım bağlantıları açısından da önem taşıdığını söyledi. Güzergâhın yoğun şekilde kullanıldığını belirten Turan, “Burası hem çok işlevsel hem de araçların sıklıkla geçtiği bir yol. Kuzeyi batıya, batıyı güneye bağlayan işlek bir güzergâh. Malatya Büyükşehir Belediyesi gerekeni yaptı ve yollarımızı yeniledi. Yapılan çalışmadan memnunuz” ifadelerini kullandı. 2 Bin Metre Rakımda Yol Çalışması Hekimhan Belediye Meclis Üyesi ve mahalle sakini Hacı Bozkurt ise bölgenin coğrafi koşullarına dikkat çekerek yol çalışmalarının özellikle kış aylarında büyük önem taşıdığını ifade etti. Bölgenin yaklaşık 2 bin metre rakımda bulunduğunu belirten Bozkurt, “Vatandaş bu yolları her kullandığında aracında arıza oluşuyordu. 22 kilometrelik grup yolumuz yenilendi. Geçen yıl kış şartları oldukça ağırdı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri yoğun yağışlara rağmen gece gündüz çalışarak 8 köy yolumuzu sürekli açık tuttu. Bugün de bu rakımda yol çalışmaları gerçekleştiriliyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu. Kırsal Mahallelerde Yol Çalışmaları Sürüyor Malatya Büyükşehir Belediyesi, 2026 yılı yatırım ve çalışma programı doğrultusunda kırsal mahallelerde yol bakım, onarım ve yenileme faaliyetlerine devam ediyor. Hekimhan’da tamamlanan 22 kilometrelik çalışmayla birlikte, özellikle mahalleler arası ulaşımda kullanılan grup yolunun standartları yükseltilirken, sürücülerin yol yüzeyindeki bozulmalardan kaynaklanan sorunlarının azaltılması hedefleniyor.
Malatya Keklik Sevenler ve Doğa Koruma Derneği Başkanı Medet Kılınç, keklik kültürünün yaşatılması ve doğa koruma çalışmalarının güçlendirilmesi amacıyla 8 ili kapsayan federasyon kurulması için çalışmalara başladıklarını açıkladı. Elazığ merkezli kurulması planlanan federasyonun, farklı illerdeki keklik severleri tek çatı altında buluşturması hedefleniyor. Malatya Keklik Sevenler ve Doğa Koruma Derneği, keklik kültürünün korunması, gelecek nesillere aktarılması ve iller arasındaki dayanışmanın artırılması amacıyla federasyon yapılanması için harekete geçti. Dernek Başkanı Medet Kılınç, üyelerle gerçekleştirilen toplantıda yeni yapılanmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Keklik kültürüne ilgi duyan vatandaşların ortak bir organizasyon çatısı altında buluşmasının önemine değinen Kılınç, federasyonun hem dernekler arasındaki koordinasyonu güçlendireceğini hem de yürütülecek faaliyetlere katkı sağlayacağını belirtti. 8 İlden Keklik Severler Aynı Çatıda Buluşacak Federasyon çalışmaları kapsamında Malatya, Elazığ, Mardin, Adana, Şırnak, Van, Tunceli ve Diyarbakır’daki keklik severlerin ortak bir yapılanmada buluşturulması planlanıyor. Merkezi Elazığ’da olması öngörülen federasyonun, “Türkiye Keklik Koruma ve Yaşatma Federasyonu” adıyla faaliyet göstermesi hedefleniyor. Kuruluş çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte iller arasındaki iletişimin artırılması, ortak etkinliklerin düzenlenmesi ve keklik kültürünün korunmasına yönelik faaliyetlerin daha koordineli yürütülmesi amaçlanıyor. Kılınç: “Biriz, Beraberiz” Toplantıda konuşan Dernek Başkanı Medet Kılınç, federasyon girişiminin birlik ve beraberlik anlayışıyla başlatıldığını belirterek şunları söyledi: “Keklik kültürüne sahip kıymetli dostlarımızla birlik ve beraberliğimizi pekiştirmek amacıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz. Toplantımızın temel amacı, üyelerimize daha iyi hizmet verebilmek ve daha güçlü bir yapılanma oluşturmaktır. Bu doğrultuda federasyon kurma çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biz biriz, beraberiz ve ortak değerlerimizi yaşatmak için birlikte hareket ediyoruz.” Doğa Koruma Çalışmalarına da Ağırlık Verilecek Kurulması planlanan federasyonun yalnızca keklik kültürüne yönelik faaliyetlerle sınırlı kalmaması, aynı zamanda doğa koruma bilincinin geliştirilmesine katkı sunması hedefleniyor. Yeni yapılanma kapsamında kekliklerin doğal yaşam alanlarının korunmasına yönelik farkındalık çalışmalarının desteklenmesi, kültürel etkinliklerin yaygınlaştırılması ve farklı illerde faaliyet gösteren dernekler arasında iş birliğinin artırılması amaçlanıyor. Federasyon İçin Çalışmalar Sürüyor Federasyonun kuruluş sürecine ilişkin çalışmaların devam ettiğini belirten Kılınç, ortak hedefler doğrultusunda hareket ederek daha güçlü bir organizasyon oluşturmak istediklerini ifade etti. Sekiz ili kapsaması planlanan federasyonun kuruluş sürecinin tamamlanmasının ardından keklik kültürünün yaşatılması ve doğanın korunmasına yönelik çalışmaların ortak bir çatı altında yürütülmesi hedefleniyor.
Malatya’nın Kuluncak ilçesinde kız öğrencilere yönelik düzenlenen “Mescid-i Aksa ve Umut” adlı tiyatro gösterisinde, Kudüs’ün manevi önemi ve Mescid-i Aksa’nın İslam dünyasındaki yeri sahneye taşındı. Malatya İl Müftülüğü Gençlik Koordinatörlüğü ile Kuluncak İlçe Müftülüğü Gençlik Koordinatörlüğü iş birliğinde, öğrencilere yönelik kültürel ve manevi içerikli bir etkinlik gerçekleştirildi. Kuluncak Belediye Konferans Salonu’nda düzenlenen programda, “Mescid-i Aksa ve Umut” adlı tiyatro gösterisi kız öğrencilerle buluşturuldu. Kudüs’ün tarihi ve manevi değerlerini konu alan gösteri, öğrenciler tarafından ilgiyle takip edildi. Kudüs’ün Manevi Önemi Sahneye Taşındı Tiyatro gösterisinde Mescid-i Aksa’nın Müslümanlar açısından taşıdığı manevi değer ile Kudüs’ün kültürel ve dini mirasına dikkat çekildi. Sahne performansıyla öğrencilere Kudüs bilincinin kazandırılması ve tarihi değerler konusunda farkındalık oluşturulması hedeflendi. Öğrencilerin milli ve manevi değerlerle bağlarını güçlendirmeyi amaçlayan etkinlik, aynı zamanda gençlerin kültürel ve sosyal gelişimlerine katkı sunmayı hedefledi. Müftülükten Manevi Eğitim Vurgusu Programın ardından Malatya İl Müftülüğü tarafından yapılan açıklamada, gençlere yönelik kültürel ve eğitici faaliyetlerin sürdürüleceği belirtildi. Açıklamada, “Malatya İl Müftülüğü olarak gençlerimizin manevi gelişimlerine katkı sunan, millî ve manevi değerlerimizi yaşatan kültürel ve eğitici faaliyetleri desteklemeye devam ediyoruz” ifadelerine yer verildi. Kuluncak’ta gerçekleştirilen program, öğrencilerin Kudüs ve Mescid-i Aksa konusunda bilinçlendirilmesine yönelik etkinliklerden biri olarak tamamlandı.
İYİ Parti’nin çeşitli kademelerinde görev alan Malatyalı Kamil Göksu, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. Göksu, yeni görevinde yerel yönetim politikaları ve teşkilat çalışmalarına yönelik faaliyetlerini sürdürecek. Ankara’da yaşayan ve uzun yıllardır İYİ Parti bünyesinde siyasi çalışmalarını sürdüren Malatyalı Kamil Göksu’ya parti yönetiminde yeni bir görev verildi. Daha önce il teşkilatı ve genel merkez düzeyinde çeşitli sorumluluklar üstlenen Göksu, İYİ Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. Partinin kuruluş sürecinden itibaren Ankara teşkilatında aktif görevler üstlenen Göksu, yeni dönemde yerel yönetimlere ilişkin politikaların geliştirilmesi ve bu alandaki çalışmaların yürütülmesinde görev alacak. “Ülkeme Ve Milletime Hizmet Etmeye Devam Edeceğim” Yeni görevlendirmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kamil Göksu, siyasi çalışmalarını aynı sorumluluk anlayışıyla sürdüreceğini belirtti. Göksu, “Her zaman siyasetin içinde oldum. İYİ Parti’nin çeşitli kademelerinde görev alarak ülkeme ve milletime hizmet etmeye çalışıyorum. Yeni görevimde de yerel yönetimler alanında çalışmalarımı sürdüreceğim. Şahsıma duyulan güven için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Yerel Yönetimler Alanında Sorumluluk Üstlenece Yeni görevi kapsamında Göksu’nun, yerel yönetim politikaları, belediyecilik hizmetleri ve kentlerin ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar içerisinde yer alması bekleniyor. Yerel yönetimlerin vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen hizmet alanlarından biri olması nedeniyle, bu alanda geliştirilecek politikalar siyasi partilerin çalışma programlarında önemli yer tutuyor. İYİ Parti’de Birçok Görevde Bulundu Siyasi çalışmalarını uzun süredir Ankara’da sürdüren Kamil Göksu, İYİ Parti’nin kuruluşundan itibaren farklı kademelerde görev aldı. Göksu, siyasi kariyeri boyunca Ankara İl Kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği, Ankara İl Saymanlığı, Ankara İl Başkan Yardımcılığı ve Ankara İl Danışma Meclisi Başkanlığı görevlerinde bulundu. Genel merkez düzeyinde de sorumluluk üstlenen Göksu, İYİ Parti Genel Merkez STK İlişkileri Koordinatörlüğü görevini yürüttü. Teşkilat ve sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkiler alanındaki görevlerinin ardından yerel yönetimlerden sorumlu başkan yardımcılığına getirilen Göksu, siyasi çalışmalarına yeni görevinde devam edecek.
Malatya’da Kudüs Kardeşlik Platformu öncülüğünde, Aksa Tufanı’nın üçüncü yıl dönümü dolayısıyla “Büyük Filistin Yürüyüşü” düzenlendi. Yüzlerce vatandaşın katıldığı yürüyüşte, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına tepki gösterildi. Malatya’da sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla düzenlenen “Büyük Filistin Yürüyüşü”, yüzlerce vatandaşı bir araya getirdi. Kudüs Kardeşlik Platformu tarafından organize edilen etkinlikte, 7 Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanı’nın üçüncü yıl dönümü dolayısıyla Filistin halkıyla dayanışma mesajları verildi. İnönü Caddesi’nde Filistin İçin Yürüdüler İnönü Caddesi üzerinde bir araya gelen vatandaşlar, Filistin’e destek vermek ve Gazze’de yaşananlara dikkat çekmek amacıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Sivil toplum kuruluşlarının da destek verdiği yürüyüş boyunca kalabalık, İsrail aleyhine sloganlar atarak Gazze’de yaşanan can kayıplarına ve saldırılara tepki gösterdi. Kur’an-ı Kerim Okundu, Dualar Edildi Yürüyüşün ardından bir alışveriş merkezi önünde toplanan vatandaşlar, Filistin’de hayatını kaybedenler için düzenlenen programa katıldı. Programda Kur’an-ı Kerim okunurken, yaşamını yitiren Filistinliler için dualar edildi. Kalabalık, zaman zaman “Kahrolsun İsrail” sloganları atarak tepkisini sürdürdü. Yürüyüş Dualarla Sona Erdi Gazze’deki gelişmelere dikkat çekmek ve Filistin halkına destek vermek amacıyla gerçekleştirilen etkinlik, yapılan duaların ardından sona erdi. Programa katılan vatandaşlar, yürüyüşün tamamlanmasının ardından olaysız şekilde dağıldı.
İçişleri Bakanlığı, Malatya’nın da aralarında bulunduğu 14 ilde organize suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlarda 195 şüpheli hakkında adli işlem yapıldığını açıkladı. Operasyonlarda çok sayıda silah, mühimmat ve silah parçası ele geçirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda, organize suç örgütlerine yönelik geniş kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi. İl emniyet müdürlükleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Malatya, Adana, Ankara, Balıkesir, Elazığ, Gaziantep, İstanbul, Kocaeli, Konya, Muğla, Nevşehir, Rize, Şanlıurfa ve Van’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Suç Örgütlerinin Faaliyetleri Deşifre Edildi Emniyet birimlerinin yürüttüğü çalışmalarda şüphelilerin, suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurdukları ve bu örgütlere üye oldukları tespit edildi. Şüphelilerin ayrıca tehdit ve cebir yoluyla vatandaşlardan haksız kazanç sağladıkları, silah ve mühimmat ticareti yaparak suç örgütlerine lojistik destek verdikleri belirlendi. Operasyonlarda Çok Sayıda Silah Ele Geçirildi 14 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda toplam 195 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Operasyonlar sonucunda 41 tabanca, 16 av tüfeği, 5 kurusıkı tabanca, 2 uzun namlulu silah ile çok sayıda fişek, şarjör ve silah parçası ele geçirildi. Malatya da Operasyon Kapsamında Operasyon düzenlenen iller arasında Malatya da yer alırken, kentte kaç şüpheli hakkında işlem yapıldığına ve ele geçirilen malzemelerin illere göre dağılımına ilişkin ayrı bir bilgi paylaşılmadı. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, operasyonlarda görev alan emniyet personeli, KOM Başkanlığı ve Cumhuriyet başsavcılıklarının çalışmalarına dikkat çekildi.
Malatya’da polis ekiplerinin sokak satıcılarına yönelik düzenlediği operasyonda 44 bin 616 adet sentetik ecza hap ele geçirildi. Fiziki takip sonucu gerçekleştirilen operasyonda 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Malatya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uyuşturucu madde ticareti yapan sokak satıcılarına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda 11 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen fiziki takipli çalışmalar sonucunda belirlenen adreslere operasyon düzenlendi. 3 Adrese Eş Zamanlı Operasyon Narkotik ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında 3 ikamet ile 3 şüphelinin üzerinde arama yapıldı. Gerçekleştirilen aramalarda toplam 44 bin 616 adet sentetik ecza hap ele geçirildi. Operasyon kapsamında hedef konumunda bulunan 3 şüpheli polis ekiplerince yakalandı. Şüpheliler, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda gözaltına alındı. Uyuşturucu Satıcılarına Yönelik Mücadele Sürüyor Malatya İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, özellikle gençleri hedef alan uyuşturucu satıcılarına yönelik mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. Açıklamada, sokak satıcıları ve uyuşturucu ticareti yapan şahıslara yönelik operasyonların aralıksız devam edeceği belirtildi. Olayla ilgili başlatılan adli işlemler sürüyor.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, sağlık personeli alımına ilişkin beklenen açıklamayı yaptı. 2026 KPSS sonuçlarının açıklanmasının ardından atama çalışmalarının sürdüğünü belirten Memişoğlu, yeni personel alımına ilişkin duyurunun birkaç hafta içerisinde yapılacağını söyledi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, sağlık sektöründeki personel ihtiyacı ve yeni atamalara ilişkin İzmir'de açıklamalarda bulundu. Kamu ve özel sektörde görev yapan sağlık çalışanlarının büyük bir özveriyle hizmet verdiğini belirten Memişoğlu, yeni hastanelerin hizmete açılmasıyla birlikte personel ihtiyacının da arttığını ifade etti. “Birkaç Hafta İçinde Alımları Duyuracağız” Sağlık personeli atamalarına ilişkin çalışmaların ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde yürütüldüğünü belirten Bakan Memişoğlu, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığıyla görüşmelerin sürdüğünü söyledi. 2026 KPSS sonuçlarının açıklanmasının ardından atama bekleyen sağlık bölümü mezunlarına seslenen Memişoğlu, “Çok yakın zamanda ilan edeceğiz, hiç merak etmesinler. 2026 KPSS’si de yapıldı, sonuçları da ilan edildi. Birkaç hafta içinde inşallah alım konusunda insanlarımıza duyuru yapacağız” dedi. “Yeni Hastaneler Açıyoruz, Personel İhtiyacımız Var” Yeni personel alımının daha önce planlandığını belirten Memişoğlu, yapılacak duyurunun bir müjde olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Bakan Memişoğlu, “Bunu bir müjde olarak kabul etmiyoruz. Çünkü biz zaten alacağız dedik. O konuda mezun olan arkadaşlarımız merak etmesinler. Zaten yeni hastaneler açıyoruz, personel ihtiyacımız da oluyor. Onları inşallah çok yakın zamanda kendi ordumuza dahil edeceğiz” ifadelerini kullandı. Sağlık Çalışanlarına Teşekkür Etti Türkiye’nin geniş bir sağlık çalışanı kadrosuna sahip olduğunu vurgulayan Memişoğlu, kamuda yaklaşık 950 bin, özel sektör ve diğer alanlarda ise yaklaşık 600 bin kişinin sağlık hizmetlerinde görev yaptığını belirtti. Sağlık çalışanlarının fedakârlığına dikkat çeken Memişoğlu, hayatını insan sağlığına adayan tüm personele teşekkür etti. Gözler Personel Alımı İlanına Çevrildi Bakan Memişoğlu’nun açıklamasıyla birlikte sağlık alanında mezun olup atama bekleyen adayların dikkati yapılacak resmî duyuruya çevrildi. Yeni alım kapsamında istihdam edilecek personel sayısı, branşlara göre kontenjan dağılımı ve başvuru takvimine ilişkin henüz ayrıntı paylaşılmadı. Söz konusu bilgilerin Sağlık Bakanlığının yapacağı duyuruyla netleşmesi bekleniyor.
Türkiye genelinde etkili olan serin ve yağışlı havanın ardından sıcaklıklar yeniden yükselişe geçiyor. Hafta sonunda bazı illerde termometrelerin 33 dereceye kadar çıkması beklenirken, Malatya'da da gündüz sıcaklıklarının 23 dereceye ulaşacağı tahmin ediliyor. Ancak sıcak hava uzun sürmeyecek. 12 Ekim Pazartesi gününden itibaren batı bölgelerinden başlayarak hava sıcaklıklarının yeniden düşmesi bekleniyor. Ekim ayıyla birlikte etkisini hissettiren sonbahar havası, hafta sonunda yerini daha ılık günlere bırakıyor. Meteorolojik tahminlere göre Türkiye'nin özellikle batı, kuzey ve iç kesimlerinde sıcaklıklar yükselirken, bazı bölgelerde yaz aylarını aratmayan hava koşulları görülecek. Halk arasında “pastırma yazı” olarak bilinen kısa süreli sıcak hava dönemini hatırlatan gelişmeyle birlikte, birçok ilde yağışların yerini açık ve az bulutlu havaya bırakması bekleniyor. Malatya'da Termometreler 23 Dereceyi Gösterecek Meteoroloji Genel Müdürlüğünün Malatya için yayımladığı 10 Ekim Cumartesi gününe ilişkin saatlik tahminlerde, sabah saatlerinde 11 dereceye kadar düşen sıcaklığın öğleden sonra 23 dereceye ulaşacağı öngörülüyor. Kentte saat 18.00 sıralarında sıcaklığın 19 dereceye, gece saatlerinde ise 13 dereceye kadar gerilemesi bekleniyor. Gündüz ve gece sıcaklıkları arasındaki farkın belirgin olması nedeniyle özellikle sabah erken saatlerde ve akşam saatlerinde serin havanın hissedilmesi öngörülüyor. Bazı İllerde Sıcaklık 33 Dereceye Çıkacak Hafta sonundaki sıcaklık artışının en fazla hissedileceği bölgeler arasında Akdeniz, Ege, Marmara ve İç Anadolu bulunuyor. Antalya ve Adana'da sıcaklıkların 33 dereceye kadar yükselmesi beklenirken, Hatay'da 30, İzmir ve Bursa'da 28, Ankara ve Konya'da ise 25 derece civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde de ılık hava etkisini gösterecek. Şanlıurfa'da 29, Diyarbakır'da 27 ve Gaziantep'te 26 dereceye ulaşan sıcaklıklar bekleniyor. Pazartesi Günü Hava Yeniden Değişecek Hafta sonu beklenen sıcaklık artışının kalıcı olmayacağı değerlendiriliyor. 12 Ekim Pazartesi gününden itibaren Türkiye'nin batı kesimlerinden başlayarak sıcaklıkların yeniden düşmesi ve yağışlı hava sisteminin etkisini artırması bekleniyor. Doğu Karadeniz'in doğusu ile Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusunda ise hafta sonunda yerel gök gürültülü sağanak yağışların görülebileceği tahmin ediliyor. Pastırma Yazı Ne Zaman Yaşanıyor? Genellikle sonbaharın son dönemlerinde görülen pastırma yazı, serin ve yağışlı günlerin ardından kısa süreli sıcak ve sakin hava koşullarının yaşanması olarak biliniyor. Türkiye'de çoğunlukla ekim ayının son günleri ile kasım ayının ilk yarısında görülen bu hava olayı her yıl aynı tarihlerde gerçekleşmiyor. Meteorolojik koşullara bağlı olarak değişiklik gösteren sıcaklık artışları, birkaç gün içerisinde yerini yeniden mevsim normallerine uygun hava koşullarına bırakabiliyor. Hafta sonu beklenen ılık havaya rağmen, özellikle Malatya ve çevresinde gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının devam edeceği öngörülüyor.
TÜİK’in Eylül ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Ocak 2027 zammında ilk üç aylık tablo ortaya çıktı. Temmuz-eylül dönemindeki kümülatif enflasyon yüzde 5,56 olarak hesaplandı.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiracı ve ev sahiplerini yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Uzun süredir devam eden kira ilişkisinde sonradan yeni sözleşme yapılmasının, kira tespitinde 5 yıllık süreyi her durumda yeniden başlatmayacağına hükmedildi.
LPG’ye peş peşe gelen zamlar mutfak tüpü fiyatlarına da yansıdı. Malatya’da 12 kilogramlık ev tüpünün fiyatı firmaya göre 1.540 TL ile 1.680 TL arasında değişirken, küçük tüp fiyatları da 378 TL’ye kadar yükseldi.
Tüm Emeklilerin Sendikası Malatya Şube Başkanı Bekir Erdem, emeklilerin geçim sıkıntısına dikkat çekerek, “Biz sadaka istemiyoruz. Bir ömür verdiğimiz emeğin ve ödediğimiz primlerin karşılığını istiyoruz” dedi.
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (MTSO) 1 Ekim Perşembe günü gerçekleştirilecek Meslek Komitesi ve Meclis Üyesi seçimleri öncesinde mevcut Yönetim Kurulu Başkanı ve başkan adayı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, oda üyelerine sandığa katılım çağrısında bulundu. Sadıkoğlu, “Odamızın gücünü şahsi ve siyasi menfaatleri için kullanmak isteyenlere fırsat vermeyelim” dedi.
Havaların serinlemesiyle birlikte gözler elektrik ve doğal gaz faturalarına çevrildi. Enerji sektöründe, 1 Ekim’den itibaren konut aboneleri için mevcut tarifelerin korunacağı beklentisi öne çıkarken, 2027’de elektrik desteğinden yararlanacak aboneler için tüketim sınırının düşürülmesi gündemde.
Tüm Emeklilerin Sendikası Malatya Şube Başkanı Bekir Erdem, kamu çalışanlarına verilen seyyanen ödemenin tüm emeklilere de verilmesini isteyerek, Anayasa Mahkemesi’ne taşınan davanın bir an önce esastan görüşülmesi çağrısında bulundu.
Akaryakıtta eşel mobil uygulamasının benzinde 1 Ekim itibarıyla sona ermesi beklenirken, sektör kaynaklarının hesabına göre litre fiyatına ÖTV ve KDV etkisiyle 12,48 TL’ye varan zam yansıyabilir.
Çocukların okula başlarken yaşadığı uyum sorunlarının çoğu zaman doğal bir süreç olduğunu belirten uzmanlar, özellikle bir aydan uzun süren isteksizlik ve ayrılık kaygısının yakından takip edilmesi gerektiğini söylüyor.
Hayatının henüz çok başındayken en ağır ve zorlu hastalıklardan biriyle sınanan 3,5 aylık Duru Babacan, sağlığına kavuşabilmek için hayırseverlerin uzatacağı yardım elini bekliyor. Harun ve Cansu Babacan çiftinin bebeği olan minik Duru’ya, henüz 5 günlükken yapılan topuk taraması sonucunda SMA Tip-1 teşhisi konuldu. O günden bu yana ailesiyle birlikte büyük bir hukuk, sabır ve yaşam mücadelesi veren Duru bebek, yurt dışında uygulanan ve hayat kurtarıcı nitelikteki gen tedavisine ulaşmayı bekliyor.
Anadolu Sektör Buluşmaları-Malatya programında konuşan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, “Depremin etkisinde artık çıkıyoruz. Şimdi sıçrama zamanı. İhracatçı üyelerimizin yeni pazarlara ulaşması için URGE projelerine ağırlık vereceğiz” dedi.
Malatya’da yasa dışı silah ticaretine yönelik 8 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 8 ruhsatsız silah ve 515 fişek ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.
Malatya’da rezerv alan konutlarının teslim edilmediğini belirten hak sahipleri, kira desteğinin de kesilmesiyle mağduriyetlerinin arttığını söyledi. Mahallede bir araya gelen vatandaşlar, kış gelmeden evlerine kavuşmak istediklerini dile getirdi.
Yaş sebze ve meyve fiyatlarını manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları iddiasıyla 41 dağıtıcı firmanın 41 yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturma kapsamında 22 ilde 109 adrese eş zamanlı arama başlatıldı.
Motorinin litre fiyatına yapılan 7,76 liralık rekor zammın ardından Malatya’da fiyatlar 91,20 liraya yükseldi. Yeni tarifeyle 50 litrelik bir deponun dolum maliyeti 4 bin 560 liraya ulaştı. Sektör temsilcileri, önümüzdeki aylarda planlanan ÖTV artışlarının pompaya yeni zamlar olarak yansıyacağına dikkat çekti.
Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Malatya Şubesi, Suriye’de oluşan yeni ticaret ve yatırım imkânlarını yerinde incelemek amacıyla yakın zamanda ülkeye ziyaret gerçekleştirmeye hazırlanıyor.
03.09.2026
232
Çerez Tercihleriniz
Sitemizin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. İzin verirseniz
ziyaret istatistikleri ve ilgi alanınıza uygun reklam gösterimi için de
çerez kullanmak istiyoruz. Tercihinizi dilediğiniz zaman
Çerez Ayarları'ndan değiştirebilirsiniz.
Ayrıntı için Çerez Politikası ve Aydınlatma Metni.
Zorunlu Çerezler
Oturum, güvenlik ve tercihlerinizin hatırlanması için gereklidir. Bu çerezler olmadan site çalışmaz, bu yüzden kapatılamaz.
Analitik Çerezler
Hangi haberlerin okunduğunu ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamamızı sağlar. Toplu istatistik üretilir, kimliğiniz tespit edilmez.
Reklam Çerezleri
Reklamların ilgi alanınıza uygun seçilmesi ve aynı reklamın tekrar tekrar gösterilmemesi için kullanılır.