Medya Malatya
Medya Malatya

“Avm” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

30 sonuç
SAĞLIK

Çocuklarda Diş Yaralanmalarına Dikkat: İlk Dakikalar Önemli

Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda düşme ve çarpma sonucu yaşanabilecek diş yaralanmalarına karşı uyarıda bulunan Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, özellikle yerinden çıkan kalıcı dişlerde hızlı ve doğru müdahalenin dişin kurtarılmasında belirleyici olabileceğini söyledi.   Okul döneminin başlamasıyla birlikte çocukların oyun alanlarında ve kalabalık ortamlarda geçirdiği zaman artarken, düşme ve çarpışmaya bağlı diş yaralanmaları da önemli bir risk oluşturuyor. Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, diş kırıkları, dişlerin yerinden oynaması ve tamamen yerinden çıkması gibi durumlarda ailelerin doğru müdahale konusunda bilinçli olması gerektiğini belirtti. Diş travmalarında ilk dakikaların büyük önem taşıdığını ifade eden Demir, yanlış müdahalelerin kalıcı hasarlara yol açabileceğine dikkat çekti.   Diş Travmalarında Zaman Kaybetmeyin   Çocukların okulda ve oyun sırasında yaşayabilecekleri kazaların ciddi diş yaralanmalarına neden olabileceğini belirten Demir, "Çocukların düşme ve çarpışma sırasında yaşayabileceği kazalar; dişlerde kırılmaya, dişin yerinden oynamasına veya tamamen yerinden çıkmasına, ayrıca diş etleri ve ağız çevresindeki yumuşak dokularda yaralanmalara neden olabiliyor. Özellikle kalıcı dişlerin tamamen yerinden çıktığı durumlarda, doğru ilk yardım ve zaman kaybetmeden diş hekimine başvurulması büyük önem taşıyor" dedi. Ailelerin acil durumlarda doğru bilgiye ulaşmasının önemine değinen Demir, Uluslararası Dental Travmatoloji Derneği (IADT) tarafından desteklenen ToothSOS uygulamasının ebeveynlere yol gösterebileceğini söyledi. Demir, uygulamanın farklı diş yaralanmalarını tanımaya ve profesyonel yardım alınana kadar yapılması gerekenleri öğrenmeye yardımcı olduğunu ancak diş hekimi muayenesinin yerine geçmediğini vurguladı.   Süt Dişi İle Kalıcı Diş Ayrımına Dikkat   Diş yaralanmalarında uygulanacak ilk yardımın dişin türüne göre değiştiğini belirten Demir, özellikle tamamen yerinden çıkan dişlerde dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Yerinden çıkan süt dişinin yeniden yerine yerleştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Demir, bu tür bir müdahalenin alttan gelişmekte olan kalıcı dişe zarar verebileceğini söyledi. Kalıcı dişin tamamen yerinden çıkması durumunda ise zaman kaybedilmeden diş hekimine başvurulması gerektiğini belirten Demir, dişin köküne dokunulmamasının ve uygun koşullarda korunmasının tedavi başarısını etkileyebileceğini kaydetti.   Kırılan Diş Parçasını Atmayın   Diş kırıklarında kopan parçanın korunmasının tedavi açısından önemli olduğunu belirten Demir, bazı durumlarda kırılan parçanın yeniden dişe yapıştırılabildiğini söyledi. Demir, "Darbe sonucunda dişin bir bölümü kırıldığında, kopan parçanın bulunması ve uygun koşullarda muhafaza edilmesi, bazı vakalarda bu parçanın yeniden dişe yapıştırılmasına olanak tanıyabilir. Bulunan diş parçası süt veya serum fizyolojik içerisinde muhafaza edilerek en kısa sürede diş hekimine ulaştırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Dişin tamamen yerinden çıkmasının ise farklı bir müdahale gerektirdiğini hatırlatan Demir, ağız içi kanama, şiddetli ağrı, çene hareketlerinde güçlük veya baş travması şüphesinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti.   Şekerli Atıştırmalıklar Çürük Riskini Artırıyor   Okul döneminde çocukların beslenme alışkanlıklarına da dikkat edilmesi gerektiğini belirten Demir, şekerli yiyecek ve içeceklerin sık tüketilmesinin diş çürüklerine zemin hazırladığını ifade etti. Şeker tüketiminin dişlerin gün içerisinde tekrarlayan asit saldırılarına maruz kalmasına neden olduğunu kaydeden Demir, ebeveynlere çocukların beslenme çantalarında daha sağlıklı alternatiflere yer vermeleri çağrısında bulundu.   Günde İki Kez Diş Fırçalama Önerisi   Çocuklarda ağız ve diş sağlığının korunması için düzenli bakım alışkanlığının erken yaşta kazandırılması gerektiğini belirten Demir, günde iki kez florürlü diş macunuyla diş fırçalamanın önemine dikkat çekti. Diş yaralanmalarının hafif görünse bile ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Demir, olası travmalarda erken müdahalenin ve diş hekimi kontrolünün kalıcı hasarların önlenmesine yardımcı olabileceğini belirtti.  

16 saat önce 54
SAĞLIK

Eklem Ağrılarını Hafife Almayın: Artrit Belirtisi Olabilir

Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen artrit, eklemlerde ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığına neden olabiliyor. Uzmanlar, özellikle tekrarlayan ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen eklem ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, erken tanı ve doğru tedavinin önemine dikkat çekiyor.   12 Ekim Dünya Artrit Günü dolayısıyla eklem sağlığına ilişkin uyarılarda bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Vugar Abilhasanov, uzun süren eklem ağrılarının yalnızca yaşlanmaya veya günlük yorgunluğa bağlanmaması gerektiğini söyledi. Dünya genelinde yaklaşık 528 milyon kişinin osteoartrit, 18 milyon kişinin ise romatoid artrit ile yaşadığı belirtilirken, eklem hastalıklarının bireylerin hareket kabiliyetini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebildiği ifade ediliyor.   Her Eklem Ağrısı Yorgunluktan Kaynaklanmıyor   Artritin, eklemlerde ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığına yol açabilen farklı hastalıkları kapsadığını belirten uzmanlar, hastalığın türüne göre belirtilerin değişebildiğine dikkat çekiyor. En yaygın türlerden biri olan osteoartrit, özellikle diz, kalça, el ve omurga eklemlerini etkilerken, romatoid artrit daha çok el, el bileği ve ayaklardaki küçük eklemlerde kendini gösterebiliyor. Eklem ağrısının her zaman basit bir zorlanmadan kaynaklanmadığını ifade eden Op. Dr. Abilhasanov, "Özellikle ağrı tekrarlıyorsa, eklemde şişlik veya sertlik eşlik ediyorsa ve hareket kabiliyetinde belirgin bir azalma varsa altta yatan nedenin araştırılması gerekir. Erken değerlendirme, doğru tedavi yaklaşımının belirlenmesi açısından önemli bir adımdır" dedi.   Bu Belirtiler Varsa Doktora Başvurun   Eklem ağrılarının uzun süre devam etmesi veya giderek şiddetlenmesinin dikkate alınması gerektiğini belirten Abilhasanov, özellikle günlük yaşamı etkileyen şikâyetlerde zaman kaybedilmemesi uyarısında bulundu. Açıklanamayan eklem ağrısı, şişlik veya sertliğin birkaç gün içerisinde geçmemesi, şikâyetlerin sık sık tekrarlaması ve gece uykusunu bozmasının tıbbi değerlendirme gerektirebileceğini ifade eden Abilhasanov, "Özellikle aniden başlayan şiddetli ağrı ve şişlik, eklemin kızarık veya sıcak olması ya da eklem şikâyetine ateş ve genel hastalık hissinin eşlik etmesi daha hızlı tıbbi değerlendirme gerektirebiliyor" diye konuştu. Uzmanlar, özellikle ateşle birlikte ortaya çıkan ani ve şiddetli eklem ağrısı ile şişliğin acil değerlendirme gerektirebileceğine dikkat çekiyor.   Hareketsiz Kalmak Ağrıları Artırabilir   Eklem ağrısı yaşayan birçok kişinin ağrının artacağı düşüncesiyle hareket etmekten kaçındığını belirten Abilhasanov, uzun süreli hareketsizliğin eklem çevresindeki kaslarda güç kaybına neden olabileceğini söyledi. Hareketsizliğin zamanla hareket kapasitesini azaltabileceğini ifade eden Abilhasanov, kişinin sağlık durumuna uygun fiziksel aktivitelerin eklem fonksiyonlarının korunmasında önemli rol oynadığını vurguladı. Abilhasanov, "Uzun süreli hareketsizlik eklem çevresindeki kasların güç kaybetmesine ve hareket kapasitesinin azalmasına neden olabilir. Kişinin durumuna uygun düzenli fiziksel aktivite ise ağrının yönetilmesine, fiziksel işlevlerin korunmasına ve yaşam kalitesinin desteklenmesine yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı.   Düzenli Egzersiz Eklem Sağlığını Destekliyor   Artrit hastalarının tamamen hareketsiz bir yaşam sürmelerinin doğru olmadığını belirten uzmanlar, uygun egzersizlerin kas gücünü ve eklem hareketliliğini korumaya yardımcı olabileceğini ifade ediyor. Yürüyüş gibi eklemleri aşırı zorlamayan aktiviteler, kişiye özel egzersiz programları ve gerektiğinde fizyoterapi uygulamaları, hastaların günlük yaşamlarını daha rahat sürdürmelerine katkı sağlayabiliyor. Ancak uygulanacak egzersiz programının hastalığın türüne, kişinin yaşına, genel sağlık durumuna ve fiziksel kapasitesine göre belirlenmesi gerekiyor.   Erken Tanı Yaşam Kalitesi İçin Önemli   Artritin farklı türlerinde tedavi yaklaşımlarının da değişebildiğine dikkat çeken uzmanlar, doğru tanı konulmadan kullanılan ilaçların veya bilinçsiz yapılan egzersizlerin uygun olmayabileceğini belirtiyor. Özellikle iltihaplı romatizmal hastalıklarda erken tanı ve uygun tedavi, kalıcı eklem hasarı riskinin azaltılması açısından önem taşıyor. Op. Dr. Vugar Abilhasanov, eklem sağlığını korumak için şikâyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, hastalığın türüne ve kişinin ihtiyaçlarına uygun bir tedavi ve hareket planı oluşturulmasının önemine işaret etti. Uzmanlar, tekrarlayan eklem ağrılarının “Nasıl olsa geçer” düşüncesiyle ertelenmemesi ve özellikle şişlik, sertlik ile hareket kısıtlılığının eşlik ettiği durumlarda hekime başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.  

3 gün önce 39
SAĞLIK

Basit Düşmelerde Oluşan Kırıklar Kemik Erimesinin Habercisi Olabilir

Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reşit Sevimli, basit düşme ve zorlanmalarla oluşan kırıkların osteoporoz belirtisi olabileceğini belirterek, kemik sağlığının çocukluk döneminden itibaren korunması gerektiğini söyledi.

24.09.2026 107