Medya Malatya
Medya Malatya

“Hastane” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
ASAYİŞ

Malatya’da 2 Aylık Bebek Emzirildikten Sonra Hayatını Kaybetti

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde annesi tarafından emzirildikten sonra nefessiz kaldığı belirtilen 2 aylık bebek, hastanede yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.   Olay, bugün saat 08.50 sıralarında Yeşilyurt ilçesine bağlı Şahnahan Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, annesi tarafından emzirilen 2 aylık kız bebek bir süre sonra nefessiz kaldı. Durumun bildirilmesi üzerine sağlık ekipleri sevk edilirken, bebek Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne (MEAH) kaldırıldı. Hastanede sağlık ekiplerince yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayan bebek hayatını kaybetti. Bebeğin cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Burada yapılan otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edilen bebeğin cenazesi, Alibaba Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazının ardından Karababa Mezarlığı’nda toprağa verildi. Mezarlıkta polis ekiplerince yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı gözlemlenirken olayla ilgili inceleme sürüyor.

dün 26
SAĞLIK

Hepatit Sessizce İlerliyor: Yıllarca Belirti Vermeden Siroz ve Kansere Yol Açabiliyor

Hepatit B ve C virüslerinin yıllarca belirti vermeden karaciğere zarar verebildiğini belirten Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, hastalığın fark edilmediği durumlarda siroz ve karaciğer kanserine kadar ilerleyebileceği uyarısında bulundu. Mamçu, erken teşhis için kan testinin önemine dikkat çekti.   Hepatit virüsleri, belirgin bir şikâyete yol açmadan uzun yıllar vücutta kalabiliyor. Özellikle Hepatit B ve C enfeksiyonları, bazı hastalarda sessizce ilerleyerek ciddi karaciğer hastalıklarına neden olabiliyor. Uzmanlar, sarılık görülmemesinin hepatit bulunmadığı anlamına gelmediğini belirterek erken tanının hayati önem taşıdığını vurguluyor.   Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, hepatit virüslerinin bulaşma yolları, hastalığın belirtileri ve uzun vadede oluşturabileceği sağlık risklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.   Her sarılık bulaşıcı değil   Sarılığın, bilirubin adı verilen maddenin vücutta birikmesi sonucunda deri ve göz aklarının sararmasıyla ortaya çıktığını belirten Dr. Mamçu, her sarılığın aynı nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Sarılığın karaciğer hastalıklarının yanı sıra bilirubin metabolizmasındaki farklı sorunlardan da kaynaklanabileceğini ifade eden Mamçu, yalnızca bazı mikroorganizmaların neden olduğu sarılıkların bulaşıcı olduğunu kaydetti. Sarılığın nedeninin mutlaka hekim tarafından belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Mamçu, viral hepatitlerin karaciğerde iltihaplanmaya yol açan enfeksiyon hastalıkları olduğunu dile getirdi. Hastalık yıllarca fark edilmeyebilir   Hepatit enfeksiyonlarının her zaman belirgin belirtilerle ortaya çıkmadığını aktaran Dr. Mamçu, bazı kişilerin hastalığı geçirdiğini dahi fark etmediğini söyledi. Hastaların önemli bir bölümünde sarılığın hiç görülmeyebildiğini veya çok hafif seyrettiğini belirten Mamçu, özellikle çocuklarda belirtilerin daha silik olabildiğine dikkat çekti. Hastalığın bazı kişilerde halsizlik, iştahsızlık, mide bulantısı, karın sağ üst bölgesinde ağrı, idrar renginde koyulaşma ve göz aklarında sararma gibi belirtilerle ortaya çıkabildiğini ifade eden Mamçu, bu şikâyetlerin bulunmamasının enfeksiyon ihtimalini ortadan kaldırmadığını kaydetti.   Bulaşma yolları virüsün türüne göre değişiyor   Hepatit virüslerinin bulaşma yollarının farklılık gösterdiğini belirten Dr. Mamçu, Hepatit A ve E’nin çoğunlukla dışkıyla kirlenmiş su ve gıdalar aracılığıyla bulaştığını söyledi. Hepatit B ve C’nin ise enfekte kanla temas, steril olmayan tıbbi malzemeler, ortak enjektör kullanımı ve kişisel bakım eşyalarının paylaşılması yoluyla bulaşabildiğini belirten Mamçu, cinsel temas ve anneden bebeğe geçişin de mümkün olduğunu ifade etti. Hepatit C’nin başlıca bulaşma yolunun kan teması olduğunu, cinsel yolla bulaşma riskinin ise Hepatit B’ye göre daha düşük olduğunu hatırlatan uzmanlar, özellikle sterilizasyon ve kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.   Hepatit B karaciğeri sessizce tahrip edebiliyor   Hepatit B enfeksiyonunun bazı kişilerde kronikleşerek uzun yıllar devam edebildiğine dikkat çeken Dr. Mamçu, virüsü taşıyan herkesin belirgin bir hastalık tablosu yaşamadığını belirtti. Mamçu, “B ve C virüsü taşıyıcılarının mutlaka hasta olmaları gerekmez. Bu taşıyıcıların büyük çoğunluğu belirti vermez, fakat virüsü çevrelerine yayabilirler. Bazılarında, virüs karaciğeri sessizce hasara uğratır ve siroza giden yolu açar.” dedi. Kronik Hepatit B enfeksiyonunun zaman içerisinde karaciğer dokusunda hasara, siroza ve karaciğer kanserine neden olabildiğini belirten Mamçu, enfeksiyonun takip edilmesinin önemine işaret etti.   Hepatit C’de siroz ve kanser riski   Hepatit C enfeksiyonunun da kronikleşme eğiliminin yüksek olduğunu belirten Dr. Mamçu, tedavi edilmeyen hastalarda zamanla ciddi karaciğer hasarı gelişebileceğini söyledi. Özellikle hemodiyaliz tedavisi görenler ve geçmişte sık kan nakli yapılan hastalarda enfeksiyon riskinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Mamçu, Hepatit C’nin bireysel sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabildiğini kaydetti. Günümüzde Hepatit C’nin doğrudan etkili antiviral ilaçlarla hastaların büyük çoğunluğunda tedavi edilebildiği, Hepatit B’nin ise aşılama yoluyla önlenebildiği ve uygun hastalarda antiviral tedaviyle kontrol altına alınabildiği biliniyor.   Kesin tanı için kan testi şart   Hepatit B ve C enfeksiyonlarının herhangi bir belirti vermeden ilerleyebileceğini bir kez daha hatırlatan Dr. Mamçu, hastalığın erken dönemde tespit edilmesinin karaciğer sağlığının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Özellikle risk grubundaki kişilerin gerekli tarama testlerini yaptırması gerektiğini belirten Mamçu, “Kişinin B ve C virüsünü taşıyıp taşımadığını bilmesinin tek yolu kan testi yaptırmaktır.” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, erken tanı ve düzenli tıbbi takibin kronik hepatite bağlı siroz ve karaciğer kanseri riskinin azaltılmasında kritik rol oynadığını belirtiyor.

2 gün önce 25
ASAYİŞ

Akçadağ’da Koca Dehşeti: Çocuklarının Gözü Önünde Eşini Vurdu

Malatya’nın Akçadağ ilçesinde bir kişi, evde tartıştığı eşini 4 çocuğunun gözü önünde silahla ağır yaraladı. Yoğun bakımda tedavisi süren kadının hayati tehlikesi devam ederken, saldırgan koca çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.   Malatya’nın Akçadağ ilçesinde yaşanan aile içi şiddet olayında bir kadın, eşi tarafından silahla vurularak ağır yaralandı. İlçe merkezinde 3 gün önce meydana gelen olayda, M.G. ile eşi M.G. arasında evde henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine M.G., iddiaya göre 4 çocuğunun gözü önünde eşine silahla ateş açtı.   Ağır yaralı kadın hastaneye kaldırıldı   Silahla vurularak kanlar içerisinde kalan kadın için yapılan ihbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı kadın, ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede acil olarak ameliyata alınan M.G., operasyonun ardından yoğun bakım ünitesine alındı. Tedavisi devam eden kadının hayati tehlikesini henüz atlatamadığı öğrenildi.   Saldırgan koca tutuklandı   Olayın ardından harekete geçen polis ekipleri, eşini silahla ağır yaralayan M.G.’yi yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.  

3 gün önce 60
GENEL

Depremden Kurtuldu, Acı Kaza Hayattan Kopardı! Malatyalı Adliye Personelinden Acı Haber

6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’dan Amasya’ya yerleşerek yeni bir hayat kuran 38 yaşındaki adliye personeli Orhan Çelebi, bisikletiyle işe giderken geçirdiği kazanın ardından tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. İki gün süren yaşam mücadelesini kaybeden Çelebi’nin cenazesi, görev yaptığı Amasya Adliyesi önünde düzenlenen törenin ardından memleketi Malatya’ya uğurlandı.   6 Şubat 2023 depremlerinin ardından memleketi Malatya’dan Amasya’ya yerleşen ve Amasya Adliyesi'nde görev yapan 38 yaşındaki Orhan Çelebi, işe gitmek üzere bisikletiyle yola çıktığı sırada geçirdiği kazada ağır yaralandı. Hastanede iki gün boyunca yaşam mücadelesi veren Çelebi, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.   İşe giderken duvara çarptı   Kaza, Amasya'nın Savadiye Mahallesi'nde sabah saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Amasya Adliyesi'nde görev yapan Orhan Çelebi, bisikletiyle işe gittiği sırada dengesini kaybederek yol kenarındaki duvara çarptı. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan Çelebi için olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Çelebi'nin beyin kanaması geçirdiği belirlendi. Yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Çelebi, iki gün süren yaşam mücadelesini kaybetti.   Adliye önünde hüzünlü veda   Hayatını kaybeden Orhan Çelebi için görev yaptığı Amasya Adliyesi önünde uğurlama töreni düzenlendi. Törene Amasya Valisi Önder Bakan, Amasya Cumhuriyet Başsavcısı Faruk Kaynak, adliye personeli, mesai arkadaşları, ailesi ve yakınları katıldı. Törende Çelebi'nin mesai arkadaşları ve yakınları büyük üzüntü yaşarken, deprem felaketinin ardından Amasya'da yeni bir hayat kuran genç adliye personelinin ölümü adliye camiasını yasa boğdu.   İkiz kardeşinin sözleri yürek burktu   Orhan Çelebi'nin ikiz kardeşi Oktay Çelebi, törende yaptığı açıklamada kardeşinin 6 Şubat depremlerinin ardından Amasya'ya geldiğini belirterek yaşadıkları acıyı dile getirdi. Oktay Çelebi, "Kardeşime depremzede olarak Amasya Adliyesi kucak açtı. Kazayı araştırdık, tansiyonu nedeniyle dengesini kaybedip duvara çarpmış." dedi. Kardeşinin ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getiren Oktay Çelebi, acılı günlerinde kendilerini yalnız bırakmayanlara teşekkür etti.   Son yolculuğu memleketi Malatya'ya   6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'dan ayrılarak Amasya'ya yerleşen Orhan Çelebi'nin cenazesi, adliye önünde alınan helallik ve edilen duaların ardından memleketi Malatya'ya gönderildi. Henüz 38 yaşında hayatını kaybeden Çelebi'nin ölümü, ailesi ve yakınlarının yanı sıra Amasya Adliyesi'nde görev yapan mesai arkadaşları ile memleketi Malatya'da büyük üzüntüye neden oldu.  

3 gün önce 48
SAĞLIK

Yaşlılarda İçe Kapanma ve Unutkanlığı Hafife Almayın

Yaşlılık döneminde ortaya çıkan unutkanlık, içe kapanma ve ani davranış değişiklikleri, sanıldığı gibi her zaman yaşlanmanın doğal bir sonucu olmayabiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, bu belirtilerin depresyon, bilişsel bozukluklar veya farklı sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini belirterek, özellikle günlük yaşamı etkileyen değişikliklerde erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çekti.   İlerleyen yaşla birlikte bireylerin sosyal ilişkilerinde, davranışlarında ve hafıza işlevlerinde çeşitli değişiklikler yaşanabiliyor. Ancak uzmanlar, özellikle sonradan ortaya çıkan belirgin kişilik değişikliklerinin ve unutkanlık şikâyetlerinin yalnızca yaşlılığa bağlanmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen, yaşlı bireylerde görülen davranış değişiklikleri, unutkanlık ve depresyon belirtilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.   “Belirgin kişilik değişiklikleri normal kabul edilmemeli”   Yaşlı bireylerin zamanla daha sakin bir yaşamı tercih edebileceğini ve sosyal çevrelerinin daralabileceğini belirten Şen, ani ve belirgin davranış değişikliklerinin farklı sağlık sorunlarına işaret edebileceğini söyledi. Şen, “Yaş aldıkça insanın bazı alışkanlıklarının değişmesi gayet normal olabilir. Daha sakin olabilir, sosyal çevresi biraz daha azalabilir. Ancak belirgin ve yeni başlayan bir kişilik veya davranış değişikliğini sadece yaşlılığa bağlamak çok sağlıklı değildir. Çünkü bazen bunlar depresyonun, bilişsel sorunların, kullanılan ilaçların yan etkilerinin veya başka tıbbi problemlerin sonucu olabilir.” dedi. Ailelerin bu süreçte suçlayıcı bir yaklaşım yerine anlayışlı ve destekleyici davranması gerektiğini ifade eden Şen, yaşlı bireylerin davranışlarındaki değişikliklerin dile getiremedikleri sorunların ilk işareti olabileceğini kaydetti.   Her unutkanlık Alzheimer anlamına gelmiyor   Yaşlılarda görülen her unutkanlığın Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Şen, normal yaşlanmayla birlikte bazı bilgilerin hatırlanmasının zaman alabileceğini söyledi. Ancak unutkanlığın günlük yaşamı etkilemeye başlamasının önemli bir uyarı işareti olduğunu belirten Şen, “Bir ismi unutmak, anahtarı nereye koyduğunu hatırlayamamak hemen Alzheimer olduğu anlamına gelmez. Ancak kişi aynı soruyu kısa aralıklarla tekrar tekrar soruyorsa, yakın zamanda yaşanan olayları unutuyorsa, ilaçlarını veya parasını yönetmekte zorlanıyorsa, daha önce bildiği işleri yapamıyorsa ya da tanıdığı yerlerde yönünü kaybediyorsa bu durumlar göz ardı edilmemeli.” ifadelerini kullandı. Unutkanlık şikâyetlerinin erken dönemde değerlendirilmesinin hem hastaların hem de ailelerinin yaşam kalitesini artırabileceğine dikkat çekti.   “Bunu da mı unuttun?” demek kaygıyı artırıyor   Unutkanlık yaşayan yaşlı bireylere yönelik eleştirel ifadelerin psikolojik açıdan olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirten Şen, ailelerin iletişim diline dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Şen, “'Bunu da mı unuttun?', 'Yine unuttun', 'Bir türlü hatırlamıyorsun' gibi ifadeler, yaşlı bireylerde yoğun kaygıya neden olabilir. Bu durum unutkanlık şikâyetlerini artırabileceği gibi kişinin yaşadığı sorunları gizlemesine de yol açabilir. Bu nedenle değişiklikleri dikkatle gözlemlemek, kişiyi anlamaya çalışmak ve gerektiğinde uzman desteği almak daha sağlıklıdır.” dedi.   “İçe kapanma depresyonun habercisi olabilir”   Yaşlılık döneminde depresyonun genç bireylerden farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini ifade eden Şen, özellikle sosyal hayattan uzaklaşma, isteksizlik, uyku bozuklukları ve enerji kaybına dikkat çekti. Yaşlı bireylerin depresyonda olduklarını her zaman fark edemediklerini belirten Şen, “Kişi hiçbir şey yapmak istemediğini, insanlarla görüşmekten rahatsız olduğunu, çabuk yorulduğunu veya eskisi gibi düşünemediğini söyleyebilir. Uyku bozuklukları, iştah değişiklikleri, bedensel ağrılar ve unutkanlık da bu tabloya eşlik edebilir. Özellikle yeni başlayan içe kapanma ve unutkanlığın hızla ilerlemesi, yaşlılık depresyonu açısından değerlendirilmesi gereken önemli belirtilerdir.” diye konuştu.   Psikiyatrik yatış her zaman ağır hastalık anlamına gelmiyor   Yaşlı bireylerin psikiyatri servisinde tedavi altına alınmasının ailelerde endişeye yol açabildiğini belirten Şen, hastane yatışının bazı durumlarda güvenliğin sağlanması ve tedavinin düzenlenmesi amacıyla tercih edildiğini söyledi. Ağır depresyon, intihar riski, psikotik belirtiler veya temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekme gibi durumlarda hastanede yakın takip gerekebileceğini belirten Şen, “Psikiyatrik yatış her zaman hastalığın çok ağır olduğu anlamına gelmez. Bazen hastanın güvenliğini sağlamak, tedavisini düzenlemek ve yakından takip etmek amacıyla hastane yatışı öneriyoruz. Bu süreçte hastaya kaygısını artıracak ifadeler yerine, bir süre daha yakından takip edileceğinin anlatılması önemlidir.” dedi.   Erken tanı ve tedavi hayati önem taşıyor   Yaşlılık depresyonunun zamanında fark edilmemesi halinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Şen, özellikle intihar riskine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Yaşlı bireylerde depresyon tedavisine verilen yanıtın bazı durumlarda daha yavaş olabileceğini ifade eden Şen, erken tanının önemine dikkat çekerek, “Yaşlılık depresyonunda intihar riski daha ön planda olabilir. Tedaviye yanıt da zaman zaman daha yavaş gelişebilir. Bu nedenle belirtilerin erken fark edilmesi ve uygun tedaviye başlanması büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı. Şen, ailelerin yaşlı bireylerde ortaya çıkan yeni davranış değişikliklerini, unutkanlığı ve sosyal hayattan uzaklaşmayı dikkatle takip etmesi, bu belirtilerin günlük yaşamı etkilemesi halinde uzman desteğine başvurması gerektiğini belirtti.  

3 gün önce 51
SAĞLIK

Uzmanından Soğuk Havalarda Göz Sağlığını Korumak İçin 7 Öneri

Havaların soğumasıyla birlikte göz alerjisi ve göz kuruluğu şikâyetleri artabiliyor. Özellikle kapalı ortamlarda geçirilen sürenin uzaması, ev tozu, küf ve kuru havaya maruziyeti artırırken, uzmanlar gözleri ovuşturmanın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, soğuk havalarda göz sağlığını korumak için alınması gereken 7 önlemi açıkladı.   Sonbahar ve kış aylarında düşen hava sıcaklıkları, rüzgâr ve kapalı ortamlarda kullanılan ısıtma sistemleri göz sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Genellikle bahar aylarıyla ilişkilendirilen göz alerjileri, soğuk havalarda da ortaya çıkabiliyor. Özellikle ev içindeki alerjenler ile kuru hava, gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma, yanma ve batma gibi şikâyetlere neden olabiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, soğuk havalarda göz sağlığının korunması için hem alerjenlere karşı önlem alınması hem de göz kuruluğunun önlenmesi gerektiğini belirtti.   “Göz alerjisi sadece bahar aylarında görülmüyor”   Soğuk havalarda kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesinin ev içi alerjenlere maruziyeti artırabildiğini belirten Uslu, “Ev tozu akarları, küf ve evcil hayvan kaynaklı alerjenler, duyarlı kişilerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanmaya yol açabiliyor. Soğuk ve rüzgârlı havanın yanı sıra ısıtılan ortamların kuru havası da göz kuruluğuna neden olarak yanma ve batma gibi şikâyetleri bu tabloya ekleyebiliyor. Bu nedenle hem alerjiyi tetikleyen etkenlerden korunmak hem de göz kuruluğuna karşı önlem almak kıymetli. Devam eden şikâyetlerde ise göz hekimine başvurmak önemsenmeli.” dedi.   Gözleri ovuşturmak ciddi hastalıklara yol açabilir   Göz alerjisinin en yaygın belirtilerinden biri olan kaşıntının, kişileri gözlerini ovuşturmaya yönelttiğini ifade eden Uslu, bu alışkanlığın kornea sağlığı açısından önemli riskler taşıdığını söyledi. Özellikle sürekli ve şiddetli göz ovuşturmanın korneanın yapısını bozabileceğine dikkat çeken Uslu, “Gözleri ovuşturmak korneaya zarar verebilir ve enfeksiyon riskini artırabilir. Özellikle sürekli ve şiddetli ovuşturma, korneanın incelerek öne doğru sivrileştiği keratokonus hastalığının gelişme ve ilerleme riskini artırabilir. Şiddetli göz alerjileri de tedavi edilmediğinde korneada hasara ve leke oluşumuna yol açabilir. Bu nedenle kaşıntıyı ovuşturarak gidermeye çalışmak yerine, nedenini belirlemek ve uygun tedaviyi planlamak için göz hekiminden destek alınmalı.” ifadelerini kullandı.   Soğuk havalarda göz sağlığını korumanın 7 yolu   Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, sonbahar ve kış aylarında göz alerjisinden korunmak ve göz kuruluğuna bağlı şikâyetleri azaltmak için şu önerilerde bulundu: 1. Gözlerinizi rüzgârdan koruyun: Dışarı çıkarken göz çevresini saran ve rüzgârın doğrudan göze temasını azaltan güneş gözlükleri kullanın. 2. El ve yüz temizliğine dikkat edin: Dışarıdan eve geldiğinizde ellerinizi ve yüzünüzü yıkayın. Toz ve alerjenlerle yoğun temas sonrasında duş alın. 3. Ev içindeki alerjenleri azaltın: Ev tozu akarlarına karşı düzenli temizlik yapın. Tozları nemli bezle alın, yatak çarşaflarını ve yastık kılıflarını sık sık yıkayın. 4. Isıtıcı ve klimalara dikkat edin: Isıtıcı ve klimalardan gelen havanın doğrudan yüzünüze temas etmesini önleyin. Ortamı aşırı ısıtmaktan ve küf oluşumunu artırabilecek yüksek nemden kaçının. 5. Soğuk kompres uygulayın: Gözlerde oluşan kaşıntıyı hafifletmek için temiz bir bez yardımıyla kapalı göz kapaklarına soğuk kompres uygulayın. 6. Göz damlalarını bilinçsiz kullanmayın: Suni gözyaşı ve alerji tedavisinde kullanılan göz damlalarını hekim önerisi doğrultusunda kullanın. 7. Gözlerinizi ovuşturmayın: Kaşıntı ve tahriş durumunda gözlerinizi ovuşturmaktan kaçının. Şikâyetlerin devam etmesi halinde mutlaka göz hastalıkları uzmanına başvurun. Uzmandan erken müdahale uyarısı Gözlerde meydana gelen kaşıntı, kızarıklık ve kuruluk şikâyetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uslu, özellikle uzun süre devam eden alerjik reaksiyonların kornea sağlığını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Uslu, göz sağlığının korunmasında çevresel faktörlere karşı alınacak basit önlemlerin önemli olduğunu belirterek, şikâyetlerin devam etmesi halinde uzman değerlendirmesinin geciktirilmemesi gerektiğini kaydetti.  

3 gün önce 55
ASAYİŞ

Doğanşehir’de Otomobil Takla Attı: 2 Yaralı

Doğanşehir ilçesinde yağış nedeniyle kontrolden çıkarak takla atan otomobilde bulunan 2 kişi yaralandı. Yaralılar, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı. Malatya-Adıyaman kara yolunun Doğanşehir ilçesine bağlı Savaklı mevkiinde meydana gelen trafik kazasında 2 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre, Malatya’dan Adıyaman istikametine seyir halinde olan Y. K. yönetimindeki 46 AAN 837 plakalı otomobil, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak takla attı. Kazada otomobil sürücüsü Y. K. ile araçta yolcu olarak bulunan M.K. yaralandı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralılar, ambulanslarla Doğanşehir Şehit Esra Köse Başaran Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

5 gün önce 50
ASAYİŞ

Malatya’da 30 Metrelik Kuyuya Düşen Genç Kız Kurtarıldı

Malatya’da yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düşen 21 yaşındaki genç kız, itfaiye ekiplerinin yarım saat süren çalışması sonucu kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi.   Malatya’da Bahri Mahallesi Erenli Merkez Küme Evleri mevkiinde 21 yaşındaki K.D. isimli genç kız, henüz bilinmeyen bir nedenle yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düştü.   Edinilen bilgilere göre, K.D.’nin kuyuya düştüğü ihbarı üzerine bölgeye Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler, kuyuda mahsur kalan genç kızı kurtarmak için çalışma başlattı.   30 dakikalık çalışmayla kurtarıldı   İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 30 dakika süren çalışmasının ardından K.D., bulunduğu kuyudan çıkarıldı. Zihinsel engelli olduğu iddia edilen genç kız, sağlık kontrolünün ardından ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Genç kızın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

5 gün önce 49
ASAYİŞ

Malatya’da 30 Metrelik Kuyuya Düşen Genç Kız Kurtarıldı

Malatya’da yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düşen 21 yaşındaki genç kız, itfaiye ekiplerinin yarım saat süren çalışması sonucu kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi.   Malatya’da Akçadağ ilçesine bağlı Bahri Mahallesi Erenli Merkez Küme Evleri mevkiinde 21 yaşındaki K.D. isimli genç kız, henüz bilinmeyen bir nedenle yaklaşık 25-30 metre derinliğindeki kuyuya düştü.   Edinilen bilgilere göre, K.D.’nin kuyuya düştüğü ihbarı üzerine bölgeye Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler, kuyuda mahsur kalan genç kızı kurtarmak için çalışma başlattı.   30 dakikalık çalışmayla kurtarıldı   İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 30 dakika süren çalışmasının ardından K.D., bulunduğu kuyudan çıkarıldı. Zihinsel engelli olduğu iddia edilen genç kız, sağlık kontrolünün ardından ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Genç kızın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

5 gün önce 43
ASAYİŞ

Malatya-Elazığ yolunda 3 tır birbirine girdi: 1 ölü

Elazığ-Malatya kara yolunda 3 tırın karıştığı zincirleme trafik kazasında sürücülerden Mehmet Tuzcu hayatını kaybetti. Kazanın ardından hurdaya dönen araçta sıkışan Tuzcu’nun cansız bedeni AFAD ekiplerince çıkarıldı.   Kaza, Elazığ-Malatya kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.K. yönetimindeki 23 AEP 229 plakalı tır, Mehmet Tuzcu idaresindeki 78 ABN 235 plakalı tır ve R.C. yönetimindeki 27 AUZ 025 plakalı tır, henüz belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle tırlarda büyük çapta hasar meydana gelirken, Mehmet Tuzcu araç içerisinde sıkışarak olay yerinde hayatını kaybetti.   Cansız bedeni AFAD ekipleri çıkardı   Kazanın ardından yapılan ihbar üzerine bölgeye sağlık, jandarma, polis ve AFAD ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekiplerin yaptığı kontrollerde Mehmet Tuzcu'nun hayatını kaybettiği belirlendi. AFAD ekiplerinin çalışmasıyla sıkıştığı tırdan çıkarılan Tuzcu'nun cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

6 gün önce 56
SAĞLIK

Kalp damarlarınızın yaşlandığını gösteren 5 kritik belirti

Kalp ve damar hastalıkları yalnızca ileri yaşlarda değil, genç yaşlarda da ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol, sigara ve hareketsiz yaşamın damarların biyolojik yaşını artırabildiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, özellikle efor sırasında nefes darlığı, göğüs sıkışması ve ani halsizlik gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.   Kalp ve damar hastalıklarının gelişiminde kişinin yaşı kadar yaşam tarzı ve risk faktörleri de belirleyici oluyor. Memorial Göztepe Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, damar sertliğinin yıllar içerisinde oluşan hasarın sonucu olduğunu belirterek, genç yaşlarda da kalp krizi riskinin ortaya çıkabileceği konusunda uyardı.   35 yaşındaki kişinin damarları 60 yaşında olabilir Kalbin biyolojik yaşının kimlikte yazan yaştan farklı olabileceğini belirten Prof. Dr. Ekmekçi, damarların zaman içerisinde maruz kaldığı hasarın kalp sağlığını doğrudan etkilediğini ifade etti. Damar sertliğinin bir anda ortaya çıkmadığını kaydeden Ekmekçi, kontrol altına alınmayan yüksek tansiyon, LDL kolesterol, insülin direnci ve sigara kullanımının damarların erken yaşlanmasına neden olabileceğini belirtti. Ekmekçi, bu risk faktörlerine uzun süre maruz kalan 35 yaşındaki bir kişinin damar sertliğinin, 60 yaşındaki bir kişinin seviyesine ulaşabileceğine dikkat çekti.   Kalp damarları daralırken ortaya çıkan 5 belirti Kalp krizinin her zaman şiddetli göğüs ağrısıyla başlamadığını vurgulayan Ekmekçi, damar daralmasının bazı erken belirtilerle kendisini gösterebileceğini söyledi. Dikkat edilmesi gereken 5 belirtiyi sıralayan Ekmekçi, şu bilgileri paylaştı: Daha önce rahatlıkla çıkılan merdivenlerde nefes darlığı yaşanması veya efor sırasında göğüste sıkışma hissedilmesi. Çeneye, boyna, sol kola veya mide bölgesine yayılan, dinlenmeyle hafifleyen baskı hissi. Aniden ortaya çıkan ve açıklanamayan aşırı halsizlik. Belirgin bir neden olmadan gelişen soğuk terleme. Özellikle diyabet hastalarında göğüs ağrısı olmadan nefes darlığı veya bulantıyla kendisini gösterebilen kalp krizi belirtileri. Bu şikâyetlerin farklı sağlık sorunlarından da kaynaklanabileceğini belirten Ekmekçi, özellikle yeni başlayan veya tekrarlayan belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.   Yüksek tansiyon ve hareketsizlik kalbi yoruyor Yüksek tansiyonun kalbin iş yükünü artırdığını belirten Ekmekçi, uzun süre kontrol altında tutulmayan tansiyonun kalp kasında kalınlaşmaya ve zamanla kalp yetmezliğine neden olabileceğini ifade etti. Hareketsiz yaşamın da damar sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Ekmekçi, düzenli fiziksel aktivitenin önemini vurguladı. Günlük 7-8 bin adım atmanın veya haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş yapmanın kalp ve damar sağlığının korunmasına önemli katkı sağlayabileceğini belirtti.   Elektronik sigara ve enerji içeceklerine dikkat Genç yaşlarda görülen kalp hastalıklarına da değinen Ekmekçi, işlenmiş gıda tüketimi, hareketsizlik, genetik yatkınlık ve nikotin kullanımının önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu söyledi. Özellikle elektronik sigara kullanımının damar sağlığı açısından tehlike oluşturduğunu belirten Ekmekçi, enerji içeceklerinin de kalp ritmi ve kan basıncı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini kaydetti. Enerji içeceklerinde bulunan yüksek miktardaki kafein ve diğer uyarıcı maddelerin kalp hızını artırabileceğini ifade eden Ekmekçi, özellikle ritim bozukluğu bulunan kişilerde ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.   Kronik stres kalp krizi riskini artırabiliyor Uzun süreli stresin yalnızca psikolojik değil, fiziksel sonuçlarının da bulunduğunu belirten Ekmekçi, stres hormonlarının kalp hızını ve tansiyonu artırabildiğini söyledi. Kronik stresin damarların iç yüzeyini olumsuz etkileyebileceğini ve pıhtılaşma eğilimini artırabileceğini ifade eden Ekmekçi, yoğun üzüntü veya travma sonrasında ortaya çıkabilen, halk arasında “kırık kalp sendromu” olarak bilinen Takotsubo kardiyomiyopatisine de dikkat çekti.   Şikâyet olmasa da kalp kontrolleri ihmal edilmemeli Damar sertliğinin uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Ekmekçi, kişilerin tansiyon, kan şekeri ve kolesterol değerlerini takip etmesinin önemini vurguladı. Risk durumuna göre açlık kan şekeri, HbA1c ve lipit profili gibi testlerin yapılabileceğini belirten Ekmekçi, genetik risklerin değerlendirilmesinde Lipoprotein(a) ve gerekli görülen hastalarda ApoB ölçümlerinden de yararlanılabileceğini ifade etti. Ailesinde erken yaşta kalp hastalığı bulunan kişilerde ise hekim değerlendirmesi doğrultusunda ileri tetkiklere ihtiyaç duyulabileceğini kaydetti.   Kalp hastalarının yaptığı iki büyük hata Kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde yapılan hatalara da değinen Ekmekçi, tansiyon veya kolesterol değerleri normale döndüğünde ilaçların doktor önerisi olmadan bırakılmasının ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Bir diğer önemli hatanın ise göğüs baskısı, nefes darlığı ve kola yayılan ağrı gibi belirtilerin geçmesini beklemek olduğunu belirten Ekmekçi, kalp krizinde erken müdahalenin hayati önem taşıdığını vurguladı. Ekmekçi, kalp krizi şüphesi durumunda zaman kaybedilmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nin aranması gerektiğini ifade etti.   Kalp sağlığını korumak genç yaşta başlıyor Kalp ve damar hastalıklarından korunmada sağlıklı yaşam alışkanlıklarının belirleyici olduğunu kaydeden Ekmekçi, Akdeniz tipi beslenme, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve sigaradan uzak durmanın önemine dikkat çekti. Tansiyon, kan şekeri, LDL kolesterol ve bel çevresi gibi sağlık göstergelerinin bilinmesi gerektiğini belirten Ekmekçi, damar tıkanıklığının çoğu zaman yıllar içerisinde geliştiğini ifade etti. Ekmekçi, modern kardiyolojide temel hedefin yalnızca tıkanan damarları tedavi etmek değil, risk faktörlerini erken dönemde kontrol altına alarak damar tıkanıklığını önlemek olduğunu vurguladı.

6 gün önce 47
ASAYİŞ

16 Yıllık Bebek Cinayetinde Kan Donduran İtiraf

Kahramanmaraş’ta 2010 yılında boş arazide cesedi bulunan kız bebeğin ölümüne ilişkin 16 yıllık faili meçhul dosya yeniden açıldı. Polis ekiplerinin 8 bin 369 kişiyi inceleyerek yürüttüğü soruşturmada, bebeğin annesi tarafından doğumdan hemen sonra boş araziye bırakıldığı ortaya çıktı. Gözaltına alınan anne tutuklandı.   Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 9 Aralık 2010 tarihinde boş arazide cesedi bulunan bebeğin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, 16 yıl sonra önemli bir gelişme yaşandı. Yıllardır faili meçhul olarak bekleyen dosya, polis ekiplerinin kapsamlı çalışması sonucu aydınlatıldı. Olay tarihinde boş arazide bulunan bebeğin cesedi üzerinde yapılan otopside, ağız ve burnunun kapatılması sonucu hayatını kaybettiği değerlendirilmişti. O dönem yürütülen soruşturmada olayın failleri tespit edilemezken, dosya yıllar sonra yeniden incelemeye alındı.   8 Bin 369 Kişilik Liste İncelendi   Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yeniden ele alınan dosya kapsamında geniş çaplı araştırma başlatıldı. Kahramanmaraş genelindeki hastanelerden elde edilen bilgiler doğrultusunda oluşturulan 8 bin 369 kişilik liste tek tek incelendi. Bebeğin bulunduğu bölgede yürütülen saha çalışmaları ve elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi sonucunda şüphelilerin kimlikleri belirlendi.   “Kız Olduğu İçin Bıraktım” İtirafı Soruşturma kapsamında bebeğin annesi olduğu belirtilen R.Ş., eşi İ.Ş. ve kayınvalidesi D.Ş. yakalanarak gözaltına alındı. İfadesinde suçunu itiraf ettiği belirtilen R.Ş., bebeğinin kız olması ve kayınvalidesinin baskısı nedeniyle doğumun hemen ardından bebeği bir bez parçasına sararak evinin yakınındaki boş araziye bıraktığını anlattı.   Anne Tutuklandı   Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şüphelilerden anne R.Ş. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Eşi İ.Ş. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Kayınvalide D.Ş.’nin adli durumuna ilişkin açıklamada bilgi paylaşılmadı. Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin 16 yıl sonra aydınlattığı olayla ilgili soruşturma sürüyor.

25.10.2026 59
ASAYİŞ

Malatya’da İnşaattan Düşen 66 Yaşındaki Adam Hayatını Kaybetti

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde inşaattan düşerek ağır yaralanan 66 yaşındaki İsfendi Özmen, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.   Olay, 21 Ekim’de Yeşilyurt ilçesine bağlı Bostanbaşı Mahallesi Çiftlik Caddesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede yapımı devam eden bir inşaatta bulunan 66 yaşındaki İsfendi Özmen, henüz bilinmeyen bir nedenle düşerek ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Özmen, ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Mahmut Çalık Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan Özmen, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.   Hayatını kaybeden Özmen’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edilen Özmen’in cenazesinin, 22 Ekim’de Malatya Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildiği öğrenildi.    Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

25.10.2026 67
ASAYİŞ

Malatya’da Otomobil ile Motosiklet Çarpıştı: 1 Yaralı

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü yaralandı.   Kaza, Yeşilyurt ilçesine bağlı Çilesiz Mahallesi Mıhlıtut Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, cadde üzerinde seyir halinde olan otomobil ile motosiklet henüz belirlenemeyen nedenle çarpıştı. Kazada motosikletin genç sürücüsü yaralandı.   Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

25.10.2026 60
GENEL

Malatya Valiliğinden Bıçaklanan Kadının İddialarına Açıklama

Malatya’da dini nikâhlı eşi tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan 3 çocuk annesi Tuğçe Pekcan’ın daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirterek yardım çağrısında bulunmasının ardından Malatya Valiliği yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, kadının geçmişteki başvuruları, alınan tedbir kararları ve olay sonrası yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi.   Yeşilyurt ilçesi Fatih Mahallesi’nde 20 Ekim’de dini nikâhlı eşi Furkan D. tarafından bıçaklanarak ağır yaralanan Tuğçe Pekcan’ın yaşadıklarına ilişkin açıklamalarının kamuoyuna yansımasının ardından Malatya Valiliğinden açıklama geldi. Dün basına yaptığı açıklamada daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirterek, “Devletime sığınıyorum” ifadelerini kullanan Pekcan’ın beyanları üzerine Valilik, olayla ilgili geçmişte yürütülen işlemlere ve alınan koruyucu tedbirlere ilişkin bilgi paylaştı.   Valilik: Daha önce de şiddet nedeniyle başvurmuş Valilik açıklamasında, Tuğçe Pekcan’ın dini nikâhlı eşi Furkan D. tarafından şiddete maruz kaldığı gerekçesiyle ilk olarak 15 Ekim 2022 tarihinde kolluk kuvvetlerine başvurduğu, 18 Şubat 2025 tarihine kadar da birkaç kez benzer gerekçelerle müracaatta bulunduğu belirtildi. Başvurular üzerine 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında tedbir kararları alındığı ifade edilen açıklamada, Pekcan’ın daha sonraki süreçlerde şiddet uygulanmadığını ve herhangi bir sorun bulunmadığını beyan ederek şikâyetlerinden vazgeçtiği kaydedildi.   ŞÖNİM tarafından destek sağlandığı belirtildi   Açıklamada, söz konusu süreçlerde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) tarafından kadına yönelik mesleki çalışmalar yürütüldüğü, rehberlik, danışmanlık ve psikososyal destek hizmetlerinin sağlandığı bildirildi. 20 Ekim’de yaşanan bıçaklama olayının ardından gözaltına alınan Furkan D.’nin çıkarıldığı adli makamlarca tutuklandığı hatırlatılan açıklamada, Tuğçe Pekcan’ın ise hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildiği ve genel sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.   Aileye yönelik rehabilitasyon çalışması yapılacak   Valilik, olayın ardından ŞÖNİM tarafından aile bireylerine yönelik rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin sürdürüldüğünü, Pekcan ve çocukları ile diğer aile bireylerine yönelik rehabilitasyon çalışmalarının planlanması amacıyla hane ziyareti için randevu oluşturulduğunu açıkladı. Açıklamanın sonunda, Malatya’da huzur ve güven ortamının korunması, şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının desteklenmesi ve çocukların güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

25.10.2026 59
ASAYİŞ

Malatya’da Dehşet Anları Güvenlik Kamerasında

Malatya’da geçtiğimiz günlerde dini nikâhla birlikte yaşadığı F. D. tarafından baba evinde bıçaklanarak ağır yaralanan 3 çocuk annesi Tuğçe Pekcan, hastane odasından yardım çağrısında bulundu. Daha önce defalarca şikâyetçi olduğunu belirten Pekcan, “Devletime sığınıyorum” dedi. Olay, geçtiğimiz salı günü sabah saatlerinde Yeşilyurt ilçesi Fatih Mahallesi’nde meydana gelmişti. Edinilen bilgilere göre, dini nikâhla birlikte yaşadığı F. D. ile tartışan Tuğçe Pekcan, 3 çocuğuyla birlikte baba evine dönmüştü. Sabah saatlerinde eve gizlice giren F. D., yatakta bulunan Tuğçe Pekcan’a bıçakla saldırmıştı. Bu sırada kızını korumak için araya giren annesi de bıçak darbeleriyle yaralanmıştı. İhbar üzerine adrese sevk edilen sağlık ekiplerince ilk müdahaleleri yapılan Tuğçe Pekcan ve annesi, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alınmıştı. Saldırının ardından çevredeki vatandaşlar tarafından darbedilen F. D. ise Battalgazi Devlet Hastanesi’ndeki tedavisinin ardından polis ekiplerince gözaltına alınmıştı.   Çocukların Yaşadığı Korku Kameraya Yansıdı Olay anına ilişkin ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, F.D.’nin belinde bıçakla eve sabah 07.30'da herkesin uykuda olduğu esnada gizlice girdiği görülürken yaşanan dehşet sırasında çocukların avluya kaçarak korkuyla saklandıkları anlar saniye saniye yansıdı. Görüntülerde şüphelinin saldırının ardından evden uzaklaştığı anlar yer aldı.    “Defalarca Şikâyetçi Oldum, Devletime Sığınıyorum”   Saldırıda ağır yaralanan ve hastanedeki tedavisi devam eden Tuğçe Pekcan, yaşadığı olayın ardından yetkililere seslendi. Daha önce F. D. hakkında defalarca şikâyetçi olduğunu belirten Pekcan, “Daha önce defalarca kez şikâyetçi oldum. Devletime sığınıyorum” ifadelerini kullandı. “Ablam Daha Önce de Bıçaklı Saldırıdan Kurtulmuş”   Tuğçe Pekcan’ın kardeşi Nihal Pekcan ise ablasının daha önce de şiddete maruz kaldığını ileri sürerek yaşananlara tepki gösterdi. Olaydan 3-4 gün önce F. D.’nin ablasına bıçakla saldırmaya çalıştığını iddia eden Nihal Pekcan, “Olaydan 3-4 gün önce F.D., evlerinde ablama bıçakla saldırmış ama araya girenlerin sayesinde saldırı engellenmiş ve ablam evden kaçmak zorunda kalmış. Bu şahıs hakkında defalarca kez şikâyette bulunulmasına rağmen neden gerekli önlemler alınmadı?” dedi.   “Bir Kadın Defalarca Yardım İstemesine Rağmen Neden Korunamadı?” Ablasının yaşadığı saldırının ardından yetkililere çağrıda bulunan Nihal Pekcan, geçmişte yapılan şikâyetlerin ve alınan tedbirlerin araştırılmasını istedi. Pekcan, “Bugün ablam kendi sesini duyuracak durumda değil. Ben onun sesi olmak için konuşuyorum. Bir kadın defalarca yardım istemesine rağmen neden korunamadı? Biz adalet istiyoruz. Yaşananların araştırılmasını ve varsa ihmallerin ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Lütfen sesimizi duyun. Başka kadınların canı alınmasın, kimsenin canı yanmasın. Adalet istiyoruz” ifadelerini kullandı.   Şüpheli Tutuklanmıştı   Olayın ardından polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alınan F. D., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanmıştı. Saldırıda ağır yaralanan Tuğçe Pekcan’ın Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki tedavisi devam ederken, kızını korumaya çalışırken yaralanan annesi ise tedavisinin ardından taburcu edilmişti.

24.10.2026 95
ASAYİŞ

Darende’de Motosiklet ile Otomobil Çarpıştı: 1 Ağır Yaralı

Malatya’nın Darende ilçesinde motosiklet ile otomobilin kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü ağır yaralandı. Kaza, Darende ilçesi D-300 kara yolu Somuncubaba Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.Y. idaresindeki 44 AFB 180 plakalı motosiklet, kavşakta 23 ABA 580 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle motosikletten savrularak yola düşen sürücü M.Y. ağır yaralandı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.   Sağlık ekiplerince olay yerinde ilk müdahalesi yapılan yaralı sürücü, ambulansla Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

24.10.2026 60
ASAYİŞ

Otomobilin Çarptığı Yaya Hayatını Kaybetti

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışırken otomobilin çarptığı 70 yaşındaki Abuzer Akbulut, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.   Kaza, saat 13.10 sıralarında Yeşilyurt ilçesi Tecde Mahallesi İsmetpaşa Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, M.C. yönetimindeki 34 SPT 46 plakalı otomobil, seyir halindeyken yolun karşısına geçmeye çalışan Abuzer Akbulut’a (70) çarptı.   Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan Akbulut, sağlık ekipleri tarafından kaldırıldığı Malatya Eğitim ve Araştırma hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.   Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

24.10.2026 55
ASAYİŞ

PHP'deki Kritik Güvenlik Açıkları Kişisel Verileri Tehdit Ediyor!

İnternet sitelerinin ve web uygulamalarının altyapısında yaygın olarak kullanılan PHP yazılımında tespit edilen kritik güvenlik açıkları, kişisel verilerin güvenliği ve dijital hizmetlerin sürekliliği açısından endişeye neden oldu.  PHP tabanlı uygulamaların bankacılıktan e-ticarete, sağlık hizmetlerinden üniversitelere ve kamu kurumlarına kadar pek çok alanda kullanıldığını belirten Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Bir sunucunun ele geçirilmesi, saldırganın elde ettiği yetkilere bağlı olarak kişisel verilere erişmesine, web sitesinin içeriğini değiştirmesine veya hizmetleri kesintiye uğratmasına yol açabilir.” dedi. Bireysel kullanıcıların da dijital güvenlik konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Burhan Pektaş, özellikle hesap hareketlerinin düzenli kontrol edilmesini ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın kullanılmasını önerdi. İnternet altyapısında yaygın olarak kullanılan PHP yazılımında 21 Ekim 2026'da duyurulan ve PHP2Shell olarak anılan kritik güvenlik açıkları, kurumların siber güvenlik önlemlerini yeniden gündeme getirdi. Belirli koşullarda saldırganların kimlik doğrulaması yapmadan sunucularda uzaktan kod çalıştırmasına olanak tanıyabilen açıklar, özellikle kişisel verilerin işlendiği sistemler açısından risk oluşturuyor. Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans Programı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, PHP yazılımında tespit edilen güvenlik açıklarının olası etkilerini ve kurumlarla bireysel kullanıcıların alması gereken önlemleri değerlendirdi. “Aynı teknolojiyi kullanan çok sayıda uygulama etkilenebilir” Kritik yazılım açıklarının yalnızca tek bir internet sitesini değil, aynı altyapıyı kullanan çok sayıda uygulamayı etkileyebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Bu tür açıkların en önemli özelliği, yalnızca tek bir internet sitesini değil, aynı teknolojiyi kullanan çok sayıda uygulamayı potansiyel olarak etkileyebilmesidir. Bununla birlikte, PHP kullanan bütün sitelerin savunmasız veya ele geçirilmiş olduğunu söylemek doğru değildir. Risk; kullanılan yazılım sürümüne, sunucu yapılandırmasına ve güvenlik güncellemelerinin uygulanıp uygulanmadığına bağlıdır.” dedi. “Hasta bilgileri ve öğrenci kayıtları gibi hassas veriler risk altında olabilir” PHP tabanlı uygulamaların bankacılıktan e-ticarete, sağlık hizmetlerinden üniversitelere ve kamu kurumlarına kadar pek çok alanda kullanıldığını belirten Prof. Dr. Pektaş, kurumların yalnızca kendi yazılımlarını değil, dışarıdan hizmet aldıkları sistemleri de kontrol etmeleri gerektiğini söyledi. Olası bir saldırının sonuçlarına değinen Prof. Dr. Pektaş, “Bir sunucunun ele geçirilmesi, saldırganın elde ettiği yetkilere bağlı olarak kişisel verilere erişmesine, web sitesinin içeriğini değiştirmesine veya hizmetleri kesintiye uğratmasına yol açabilir. Özellikle hasta bilgileri, öğrenci kayıtları, müşteri hesapları ve sipariş bilgileri gibi hassas verileri işleyen sistemlerde güvenlik önlemleri büyük önem taşıyor.” diye konuştu. Güvenlik açığı tespit edilmesinin mutlaka veri hırsızlığı yaşandığı anlamına gelmediğini de vurgulayan Prof. Dr. Pektaş, “Bir güvenlik açığının bulunması, ilgili kurumun saldırıya uğradığı ya da bütün kullanıcı verilerinin çalındığı anlamına gelmiyor. Böyle bir sonuca ulaşmak için sistem kayıtlarının incelenmesi ve olası saldırıların teknik olarak doğrulanması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. “Saldırganın kullanıcı hesabını ele geçirmesi gerekmeyebilir” Kullanıcı adı ve şifreye ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilebilen saldırıların özellikle tehlikeli olduğuna işaret eden Prof. Dr. Pektaş, bu tür açıkların kimlik doğrulama mekanizmalarını aşarak sistemlere müdahale edilmesine imkân verebildiğini anlattı. Prof. Dr. Pektaş, “Saldırganların kullanıcı adı ve şifreye ihtiyaç duymadan bir sistemde kod çalıştırabilmesi, güvenlik açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Çünkü saldırganın önce bir kullanıcı hesabını ele geçirmesi gerekmeyebilir; savunmasız sisteme gönderilen özel hazırlanmış bir istek saldırıyı başlatabilir.” dedi. Başarılı bir saldırının farklı güvenlik sorunlarını beraberinde getirebileceğini ifade eden Pektaş, “Saldırı başarılı olduğunda, sistemin yapılandırmasına bağlı olarak veri tabanlarına erişim, dosyaların değiştirilmesi, yetkisiz erişimin sürdürülmesi veya başka sistemlere geçiş yapılması gibi sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu durum, yalnızca kurumları değil, o kurumların sunduğu hizmetleri kullanan vatandaşları da dolaylı olarak etkileyebilir. Kredi kartı bilgilerinin, şifrelerin veya kişisel verilerin çalınıp çalınmayacağı ise uygulamanın nasıl tasarlandığına, verilerin nerede saklandığına ve saldırganın hangi erişim yetkilerini elde ettiğine bağlıdır.” değerlendirmesinde bulundu. “Güncelleme yapılması, sistemin daha önce saldırıya uğramadığı anlamına gelmez” Güvenlik açıklarının kapatılması için yayımlanan yazılım güncellemelerinin geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Pektaş, özellikle internete açık uygulamaların ve üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarının altyapılarının kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Küçük işletmeler, hastaneler ve üniversiteler açısından düzenli güncellemelerin önemine değinen Prof. Dr. Pektaş, “Düzenli yazılım güncellemeleri, erişim yetkilerinin sınırlandırılması, güvenli yedekleme ve sunucu kayıtlarının izlenmesi temel önlemler arasında yer alıyor. Güncellemenin hemen yapılamadığı durumlarda savunmasız sistemlerin internete açık kalmasını önleyecek geçici tedbirler alınmalı.” dedi. Yalnızca yazılım güncellemesi yapmanın yeterli olmayabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Pektaş, “Güncelleme yapılması, sistemin daha önce saldırıya uğramadığı anlamına gelmez. Bu nedenle şüpheli bir durum tespit edilirse teknik inceleme yapılmalı, gerekli erişim bilgileri yenilenmeli ve olayın kapsamı belirlenmelidir.” uyarısında bulundu. “İnternet kullanıcıları paniğe kapılmamalı, hesap güvenliğini artırmalı” Bireysel kullanıcıların da dijital güvenlik konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Burhan Pektaş, özellikle hesap hareketlerinin düzenli kontrol edilmesini ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın kullanılmasını önerdi. Prof. Dr. Pektaş, “İnternet kullanıcılarının bu tür haberler karşısında paniğe kapılmasına gerek yok. Bununla birlikte, kullandıkları kurumların güvenlik duyurularını takip etmeleri, hesap hareketlerini kontrol etmeleri, farklı platformlarda farklı şifreler kullanmaları ve mümkün olan yerlerde çok faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirmeleri yararlı olacaktır.” ifadelerini kullandı. Dijital güvenliğin ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Pektaş, “Güvenlik güncellemelerinin zamanında uygulanması, olası saldırıların araştırılması ve kişisel verilerin korunması, dijital hizmetlerin güvenilir biçimde sürdürülebilmesinin temel koşulları arasında yer alıyor.” diyerek sözlerini tamamladı.

23.10.2026 137
ASAYİŞ

Malatya’da Eşini Öldüren Koca, Yakalanınca İntihar Etti

Malatya’da 5 çocuk annesi Perihan Akbulut’u (61) bıçaklayarak öldüren Hasan Akbulut (63), polis takibi sonucu yakalanınca intihar etti. Hastaneye kaldırılan Akbulut, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.   Yeşilyurt ilçesine bağlı Yavuzselim mahallesinde hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Hasan Akbulut (63), eşi Perihan Akbulut’u (61) sokak ortasında bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından araçla kaçan şüpheli, yaklaşık 1,5 saat sonra polis takibi sonucu yakalanınca intihar etti.   Edinilen bilgilere göre, aralarında daha önce yaşanan tartışmalar nedeniyle hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Hasan Akbulut, eşi Perihan Akbulut’a sokak ortasında bıçakla saldırdı. Vücuduna 8 bıçak darbesi alan kadın ağır yaralanırken, Hasan Akbulut olayın ardından araçla kaçtı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Perihan Akbulut, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.   Polis Takibi Sonrası Yakalanınca İntihar Etti   Cinayetin ardından kaçan Hasan Akbulut’un yakalanması için polis ekipleri çalışma başlattı. Yaklaşık 1,5 saat süren çalışmaların ardından polis takibi sonucu yakalanan Akbulut, Güney Kuşak yolunda eşini öldürmekte kullandığı belirtilen bıçakla kendi boğazını keserek intihar girişiminde bulundu.   Ağır yaralanan Hasan Akbulut, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Akbulut, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.   Kaçtığı Araçta İnceleme Yapıldı   Öte yandan polis ekipleri, Hasan Akbulut’un cinayetin ardından kaçmak için kullandığı araçta detaylı inceleme yaptı. Olay yeri inceleme ekipleri tarafından araçta delil araştırması gerçekleştirildi.   İki kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

22.10.2026 61
ASAYİŞ

Kadın Cinayeti: Uzaklaştırma Kararı Bulunan Eşi Tarafından Öldürüldü

Malatya’da 61 yaşındaki 5 çocuk annesi Perihan Akbulut, hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen 63 yaşındaki eşi Hasan A. tarafından sokak ortasında bıçaklandı. Vücuduna 8 bıçak darbesi alan kadın, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, olay yerinden kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.   Malatya’da meydana gelen olayda, 61 yaşındaki 5 çocuk annesi Perihan Akbulut, 63 yaşındaki eşi Hasan A.nın bıçaklı saldırısı sonucu yaşamını yitirdi. Edinilen bilgilere göre, aralarında daha önce yaşanan tartışmalar nedeniyle hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu öğrenilen Hasan A.., eşi Perihan Akbulut’a cami yakınındaki sokakta bıçakla saldırdı. Vücuduna 8 bıçak darbesi aldığı belirtilen kadın ağır yaralanırken, şüpheli olay yerinden kaçtı.   Hastanede Hayatını Kaybetti   İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince olay yerinde ilk müdahalesi yapılan ağır yaralı kadın, ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan Perihan Akbulut, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.   Daha Önce de Tehdit Edildiği İddiası   Öte yandan, 5 çocuk annesi Perihan Akbulut’un eşiyle yaşadığı son tartışmanın ardından uzaklaştırma kararı aldırdığı öğrenildi. İddiaya göre, 63 yaşındaki Hasan A.’nın yaklaşık 1,5-2 ay önce de eşini tehdit ettiği, Bingöl’den Malatya’ya geldiği sırada silahla yakalandığı öne sürüldü.   Kaçan Şüpheli Aranıyor   Olayın ardından kaçan Hasan A.’nin yakalanması için polis ekiplerince çalışma başlatıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

22.10.2026 107
SAĞLIK

Grip Aşısıyla İlgili Doğru Bilinen 4 Yanlış

Grip aşısına ilişkin toplumda yaygın olan yanlış inanışların özellikle risk grubundaki kişiler için ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, aşının ağır hastalık ve komplikasyon riskini azaltmada önemli rol oynadığını söyledi. Mevsim geçişleriyle birlikte grip vakaları yeniden gündeme gelirken, grip aşısına yönelik yanlış bilgiler de aşılanma konusunda tereddütlere yol açıyor. Uzmanlar, özellikle yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar, gebeler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerin gribe karşı korunmasının önemine dikkat çekiyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, grip aşısının yalnızca bireysel korunma açısından değil, toplum sağlığı bakımından da önemli olduğunu belirtti. Grip virüsünün dünya genelinde her yıl yaklaşık 1 milyar kişiyi etkilediğini ifade eden Evrenkaya, hastalığın özellikle risk grubundaki kişilerde ağır seyredebildiğini söyledi.   Grip Aşısı Ağır Hastalık Riskini Azaltıyor   Grip aşısının hastalığa bağlı ciddi komplikasyonların önlenmesinde etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Evrenkaya, “Grip aşısı yalnızca bireysel korunma açısından değil, toplumdaki bulaşın ve hastalığın ağır seyretme riskinin azaltılması açısından da önem taşıyor. Grip aşısının, influenza virüsünün neden olduğu bronşit, zatürre ve kalp yetmezliğini önlemede etkinliği kanıtlanmış etkili bir araçtır. Risk gruplarında hastalık ve ölüm oranlarını azalttığı gösterilmiştir” dedi. Kanser tedavisi gören hastalarda grip enfeksiyonunun tedavi süreçlerini olumsuz etkileyebileceğine de dikkat çeken Evrenkaya, bu hastalarda aşının türü ve uygulanma zamanının hekim tarafından belirlenmesi gerektiğini kaydetti.   “Aşı Oldum, Hasta Oldum” Düşüncesi Yanlış Grip aşısının hastalığa neden olduğu yönündeki inanışın gerçeği yansıtmadığını belirten Evrenkaya, aşı sonrasında görülebilen hafif ateş, kas ağrısı ve halsizlik gibi belirtilerin kısa süreli yan etkiler olduğunu ifade etti. İnaktif grip aşılarının gribe yol açmadığını vurgulayan Evrenkaya, aşı sonrasında başka solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmanın mümkün olduğunu, bunun aşının etkisiz olduğu anlamına gelmediğini söyledi.   Aşı Olanlar da Grip Geçirebilir Grip aşısının yüzde 100 koruma sağlamadığını hatırlatan Evrenkaya, aşının etkinliğinin kişinin yaşına, sağlık durumuna ve dolaşımdaki virüs türlerine göre değişebildiğini belirtti. Grip virüslerinin sürekli değişime uğradığını ifade eden Evrenkaya, aşılanan kişilerin de hastalığa yakalanabileceğini ancak aşının özellikle ağır hastalık ve komplikasyon riskini azaltmada önemli bir koruma sağladığını kaydetti.   Gebelikte Grip Aşısı Yapılabilir Hamilelik döneminde grip aşısı yapılamayacağı yönündeki inanışın da doğru olmadığını belirten uzmanlar, gebelikte geçirilen grip enfeksiyonunun anne ve bebek açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Gebelikte grip daha ağır seyredebilirken, inaktif grip aşısı gebeliğin herhangi bir döneminde uygulanabiliyor. Aşılanma konusunda gebelerin kendi hekimleriyle görüşmesi öneriliyor.   Aşıların İçeriği Hakkındaki İddialara Dikkat Grip aşılarının zararlı metaller içerdiği yönündeki iddialara da değinen Evrenkaya, aşı içeriklerinin ürün ve formülasyona göre farklılık gösterebildiğini belirtti. Aşıların içeriğine ilişkin genellemelerden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Evrenkaya, vatandaşların uygulanacak aşının içeriği hakkında sağlık profesyonellerinden bilgi almasının önemine işaret etti.   Risk Grubundakilere Aşı Uyarısı Prof. Dr. Evrenkaya, grip aşısının özellikle 65 yaş ve üzerindeki kişiler, kalp yetmezliği, KOAH, diyabet ve böbrek yetmezliği gibi kronik hastalıkları bulunanlar, sağlık çalışanları, küçük çocuklar ve bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar açısından önem taşıdığını belirtti. Organ nakli yapılanlar, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar ve kanser hastalarının da yüksek risk grubunda yer aldığını ifade eden Evrenkaya, bu kişilerin aşılanma süreçlerini hekimleriyle planlamaları gerektiğini kaydetti.

21.10.2026 88
ASAYİŞ

Malatya’da Trambüs İle Otomobil Çarpıştı: 5 Yaralı

Malatya’da çevreyolu üzerinde trambüs ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 5 kişi hafif yaralandı. Kaza nedeniyle yan yol bir süre trafiğe kapandı. Malatya’da trambüs ile otomobilin çarpıştığı trafik kazasında 5 kişi yaralandı. Kaza, çevreyolu Buhara Bulvarı üzerinde, Malatya Büyükşehir Belediyesi hizmet binasının arka kısmında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, MOTAŞ’a ait trambüs ile bir otomobil henüz belirlenemeyen nedenle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle 5 kişi hafif yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kazada her iki araçta maddi hasar meydana gelirken, çevreyolu yan yolunda trafik akışı bir süre durdu. Araçların kaldırılmasının ardından yol yeniden ulaşıma açıldı. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

21.10.2026 87
ASAYİŞ

Malatya-Kayseri Yolunda Trafik Kazası: 6 Yaralı

Malatya-Kayseri karayolunun Akçadağ yol ayrımı mevkiinde meydana gelen trafik kazasında 6 kişi yaralandı. Malatya-Kayseri karayolunun Akçadağ yol ayrımı mevkiinde meydana gelen trafik kazasında 6 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre, Akçadağ yol ayrımı yakınlarında henüz belirlenemeyen bir nedenle trafik kazası meydana geldi. İhbar üzerine bölgeye Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri ile sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan ekipler kazaya müdahale ederken, yaralanan 6 kişiye sağlık ekiplerince ilk müdahale yapıldı. Yaralılar hastaneye kaldırılırken Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

21.10.2026 91
ASAYİŞ

Malatya’da Dini Nikahlı Eşini Bıçaklayan Şüpheli Tutuklandı

Malatya’da dini nikahlı eşini yatağında bıçaklayarak ağır yaraladığı iddiasıyla gözaltına alınan F.D., sevk edildiği adliyede tutuklandı. Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Fatih Mahallesi Çamlık Caddesi’nde sabah saatlerinde meydana gelen olayda, 3 çocuk annesi T.P.’yi bıçakla ağır yaraladığı öne sürülen dini nikahlı eşi F.D., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Edinilen bilgilere göre, dini nikahlı eşi F.D. ile yaşadığı tartışmanın ardından 3 çocuğuyla birlikte babasının evine giden T.P., burada kalmaya başladı. Sabah erken saatlerde eve gelen F.D.’nin, binanın arka kısmından tırmanarak içeri girdiği ve yatakta bulunan T.P.’yi bıçakladığı iddia edildi.   Kızını Kurtarmak İsteyen Anne de Yaralandı Saldırı sırasında ev halkı ve komşular durumu fark ederek müdahale etti. Yaşanan arbede sırasında saldırıya engel olmaya çalışan T.P.’nin annesi Z.I. da kolundan yaralandı. Z.I.’nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Olay sırasında ev halkı ve komşular tarafından darbedilen şüpheli F.D. ise yaralandı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan T.P., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan 3 çocuk annesi kadının hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.   Şüpheli Çıkarıldığı Mahkemece Tutuklandı Olayın ardından Battalgazi Devlet Hastanesi’ne kaldırılan F.D., tedavisinin tamamlanmasının ardından polis ekiplerince gözaltına alındı. Malatya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.  

20.10.2026 62
SAĞLIK

Uzmanından İyot Eksikliği Uyarısı: Yorgunluk ve Halsizliğe Dikkat

Günlük yaşamda sık karşılaşılan yorgunluk, halsizlik, üşüme ve kilo değişikliklerinin tiroit fonksiyonlarıyla ilişkili olabileceğini belirten Endokrinoloji Uzmanı Dr. Nubar Rasulova, iyot eksikliğinin yetişkinlerde de önemli sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.   21 Ekim Küresel İyot Eksikliği Bozukluklarını Önleme Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Erdem Hastanesi Çakmak Şubesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Nubar Rasulova, iyot eksikliğinin yalnızca çocukları değil, yetişkinleri de etkileyebildiğini söyledi. Tiroit hormonlarının üretiminde önemli rol oynayan iyodun, metabolizmanın düzenli çalışması açısından gerekli olduğunu belirten Rasulova, yetersiz iyot alımının guatr ve hipotiroidi gibi sağlık sorunlarına neden olabileceğine dikkat çekti.   Yorgunluk ve Üşüme Belirtilerine Dikkat İyot eksikliğinin yetişkinlerde zaman zaman fark edilmediğini ifade eden Uzm. Dr. Rasulova, “İyot eksikliği yalnızca çocukluk döneminde görülen bir sorun değil; yetişkinlerde de yetersiz iyot alımı gözden kaçabiliyor. Yorgunluk, üşüme, kilo değişiklikleri ve halsizlik gibi belirtiler tiroit fonksiyonlarındaki değişimlerle ilişkili olabilir. Ancak bu belirtiler tek başına iyot eksikliğini göstermez. Bu nedenle gerekli durumlarda hekim değerlendirmesi yapılması önem taşıyor” dedi.   Gebelik Döneminde Risk Daha Büyük Özellikle gebelik döneminde iyot ihtiyacının önem kazandığını vurgulayan Rasulova, ciddi iyot eksikliğinin anne karnındaki bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişimini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Gebeler, emziren kadınlar ve iyot bakımından zengin besinleri yeterince tüketmeyen kişilerin risk grubunda yer alabileceğini kaydeden Rasulova, dengeli beslenmenin önemine işaret etti.   Bilinçsiz İyot Takviyesi Tiroit Sağlığını Etkileyebilir   İyot eksikliğinin yanı sıra kontrolsüz takviye kullanımının da sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirten Rasulova, “Yeterli iyot alımı için iyotlu tuzun tercih edilmesi; balık ve diğer deniz ürünleri, süt ürünleri ve yumurta gibi besinlerin dengeli beslenme düzeninde yer alması önem taşıyor. Ancak iyotlu tuz kullanmak, günlük tuz tüketimini artırmak gerektiği anlamına gelmiyor. Ayrıca iyot takviyelerinin bilinçsiz kullanımı da tiroit sağlığını olumsuz etkileyebiliyor” ifadelerini kullandı. İyot eksikliğinin önlenmesinde sağlıklı ve dengeli beslenmenin temel unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Rasulova, şüpheli belirtiler yaşayan kişilerin kendi kendilerine takviye kullanmak yerine uzman hekime başvurmaları gerektiğini belirtti.

20.10.2026 56
GENEL

Hüseyin Kayış’ın Öldürüldüğü Olayda Yargılama Sürüyor

Malatya’da 18 Haziran 2025 tarihinde çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 39 yaşındaki Hüseyin Kayış’ın ölümüne ilişkin 2 sanığın yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, dosyadaki görüntülerin bir sonraki duruşmada izlenmesine karar verdi. Malatya’da Hüseyin Kayış’ın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin açılan davanın görülmesine Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık D. K., tutuksuz sanık O.G. ile taraf avukatları katıldı.   Savcı Tutukluluğun Devamını Talep Etti Duruşmada Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanık D. K.'nın tutukluluk halinin devamını talep etti. Müşteki avukatı da sanığın tutukluluğunun devamını isteyerek esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre istedi. Sanık tahliyesini talep ederken, tutuksuz yargılanan O.G. ise beraatini istedi. Sanığın avukatı, müvekkilinin tahliyesine ilişkin kararı mahkemenin takdirine bıraktı.   Dosyadaki Görüntüler İzlenecek   Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, esas hakkındaki savunmaların hazırlanması için taraflara süre verilmesine ve dosyada bulunan görüntülerin bir sonraki duruşmada izlenmesine karar verdi. Duruşma 2 Kasım 2026 tarihine ertelendi. Olay 18 Haziran 2025’te Yaşanmıştı Olay, 18 Haziran 2025 tarihinde Malatya’nın Battalgazi ilçesine bağlı Hacıabdi Mahallesi Hasanbey Caddesi Nakkaş Sokak’ta meydana gelmişti. İddiaya göre, taraflar arasında çıkan kavga sırasında 39 yaşındaki Hüseyin Kayış, sağ bacağından aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanmıştı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Kayış, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamamıştı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında D. K. tutuklanırken, O.G. hakkında da adli süreç başlatılmıştı.   Sanık Suçlamaları Kabul Etmemişti İddianameye yansıyan ifadesinde D.K., Hüseyin Kayış ile erkek arkadaşı O. G. arasında kavga çıktığını, Kayış’ın aracından aldığı bıçağı korkutmak amacıyla salladığını ve bıçağın Kayış’a isabet ettiğini fark etmediğini öne sürmüştü.   Soruşturmanın tamamlanmasının ardından D. K.hakkında “kasten öldürme”, O.G. hakkında ise “suç delillerini gizleme” suçlamasıyla dava açılmıştı. İki sanığın yargılandığı davanın 2 Kasım’da görülecek duruşmasında, dosyadaki görüntülerin incelenmesi ve tarafların esas hakkındaki savunmalarının alınması bekleniyor.

20.10.2026 140
ASAYİŞ

Malatya’da 6 Araç Birbirine Girdi: 3 Yaralı

Çöşnük kavşağında aralarında servis aracının da bulunduğu 6 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 3 kişi yaralandı. Kazada araçlarda büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Kaza, saat 08.30 sıralarında Malatya-Elazığ karayolu Çöşnük Kavşağı mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Elazığ istikametinden gelen bir aracın aniden durması üzerine aynı yönde seyir halinde olan, aralarında bir servis aracının da bulunduğu toplam 6 araç zincirleme kazaya karıştı.   Araçlarda Büyük Hasar Oluştu   Çarpışmanın etkisiyle araçlarda büyük çapta maddi hasar meydana gelirken, kazada 3 kişi yaralandı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda ambulans ile polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine ulaşan sağlık ekipleri, yaralılara ilk müdahaleyi kaza yerinde yaptı. Yaralılar, daha sonra ambulanslarla kentteki çeşitli hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaza nedeniyle Malatya-Elazığ karayolunda trafik akışı bir süre kontrollü olarak sağlandı. Polis ekipleri bölgede güvenlik önlemi alırken, hasar gören araçların kaldırılması için çalışma başlatıldı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

20.10.2026 98
ASAYİŞ

Malatya’da Dehşet: İmam Nikahlı Eşini Yatağında Bıçakladı

Malatya’da tartıştığı imam nikahlı eşinin evine arka taraftan tırmanarak girdiği öne sürülen şahıs, 3 çocuk annesi kadını yatağında bıçakla ağır yaraladı. Olay sırasında araya giren kadının annesi de yaralanırken, çevredekiler tarafından darbedilen şüpheli tedavisinin ardından gözaltına alındı. Malatya’nın merkez Fatih Mahallesi Çamlık Caddesi’nde sabah erken saatlerde meydana gelen olayda, imam nikahlı eşi tarafından bıçaklanan 3 çocuk annesi T.P., ağır yaralandı. Edinilen bilgilere göre, imam nikahlı eşi F.D. ile yaşadığı tartışmanın ardından 3 çocuğuyla birlikte babasının evine giden T.P., burada kalmaya başladı. Sabah erken saatlerde eve gelen F.D.’nin, evin arka kısmından tırmanarak içeri girdiği ve yatakta bulunan T.P.’yi bıçakladığı iddia edildi.   Kadının Annesi de Yaralandı   Olay sırasında ev halkı ve komşular durumu fark ederek müdahale etti. Yaşanan arbede sırasında F.D., çevredekiler tarafından darbedilirken, saldırıya engel olmaya çalışan T.P.’nin annesi de kolundan yaralandı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan T.P., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan kadının hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi.   Şüpheli Tedavisinin Ardından Gözaltına Alındı   Olayın ardından darbedilerek yaralanan şüpheli F.D. ise Battalgazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Buradaki tedavisinin tamamlanmasının ardından şüpheli polis ekiplerince gözaltına alındı.   Olayda Kullanılan Bıçak Evin Yanında Bulundu   Polis olay yeri inceleme ekipleri, saldırının yaşandığı evde ve çevresinde detaylı çalışma gerçekleştirdi. Yapılan incelemelerde olayda kullanıldığı değerlendirilen bıçak, evin yanında bulundu. Bıçağa incelenmek üzere el konuldu. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

20.10.2026 110
SAĞLIK

Meme Kanserinde Erken Tanının Önemi Sempozyumda Ele Alındı

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen sempozyuma Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Malatya İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Halime Akyüz, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Şemsettin Çitil, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Selim Özkan, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Fatih Gönültaş ve Kanser ve Obezite Derneği Başkanı Prof. Dr. Aziz Sümer katıldı. Genel Cerrahi ve Aile Hekimliği Anabilim Dallarının organizasyonunda gerçekleştirilen sempozyuma çevre illerden de sağlık profesyonelleri katıldı. Aile hekimleri, genel cerrahi uzmanları ve birinci basamak sağlık hizmetlerinde görev yapan sağlık çalışanlarına yönelik programda, meme kanserinde erken tanı, tarama yöntemleri ve toplumda farkındalığın artırılması konuları ele alındı. Sempozyumun sekretarya faaliyetleri Dr. Öğr. Üyesi Bahadır Öndeş ve Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Korkmaz tarafından yürütüldü. Erken tanı konusunda farkındalığın artırılması hedefleniyor Malatya Turgut Özal Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde görev yapan Prof. Dr. Burhan Hakan Kanat, sempozyumun aile hekimleri, genel cerrahi uzmanları ve birinci basamak sağlık hizmeti sunan sağlık çalışanlarına yönelik olarak düzenlendiğini belirtti. Kanat, organizasyona katkılarından dolayı Kanser ve Obezite Derneği Başkanı Prof. Dr. Aziz Sümer'e teşekkür ett Prof. Dr. Aziz Sümer'den tarama çağrısı Kanser ve Obezite Derneği Başkanı ve Acıbadem Bakırköy Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde görev yapan Prof. Dr. Aziz Sümer, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirtti. Dünya genelinde yaklaşık her 8 kadından 1'inin yaşamı boyunca meme kanserine yakalandığını ifade eden Sümer, Türkiye'de yılda yaklaşık 30 bin yeni meme kanseri vakasının tespit edildiğini kaydetti. Meme kanserinde erken tanının tedavi başarısı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Sümer, tarama programlarına katılımın, kadınların kendi kendine meme muayenesi konusunda bilinçlenmesinin ve uzman hekim muayenelerinin önemine dikkat çekti. Sümer, özellikle 40 yaşından itibaren kadınların iki yılda bir mamografi çektirmek üzere Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerine (KETEM), aile sağlığı merkezlerine ve eğitim ve araştırma hastanelerine başvurmalarını önerdi.  

19.10.2026 107
ASAYİŞ

Hekimhan-Malatya Yolunda Cip Beton Mikserine Çarptı: 3 Yaralı

Malatya’da Hekimhan-Malatya karayolunda cipin beton mikserine çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, beton mikseri sürücüsünün de aralarında bulunduğu 3 kişi yaralandı. Çarpışmanın etkisiyle cip karşı şeride savruldu.   Kaza, saat 19.00 sıralarında Hekimhan-Malatya karayolunun 25’inci kilometresindeki Dostal mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, aynı yönde seyir halinde olan cipin sürücüsü, henüz bilinmeyen bir nedenle direksiyon hâkimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan cip, önünde ilerleyen beton mikserine çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan cip, karşı şeride geçti.   Beton Mikseri Sürücüsü de Yaralandı Kazada cipte bulunan 2 kişi ile beton mikserinin sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.   Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

18.10.2026 74
ASAYİŞ

Elazığ-Malatya Yolunda Minibüs Traktöre Çarptı: 1 Yaralı

Elazığ-Malatya karayolunda minibüsün gübre yüklü traktöre çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında 1 kişi yaralandı. Elazığ-Malatya karayolunun Karaali köyü mevkiinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre, M.E.K. yönetimindeki minibüs, aynı güzergahta seyreden V.B. idaresindeki 23 ADM 235 plakalı gübre yüklü traktöre çarptı. Çarpışmanın etkisiyle meydana gelen kazada 1 kişi yaralandı.   Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sağlık, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralı, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.   Kaza nedeniyle bölgede güvenlik önlemleri alınırken, ekipler olay yerinde inceleme başlattı.

18.10.2026 66
SAĞLIK

2 Yaşındaki Bebeğin Organları Malatya’da İki Hastaya Umut Oldu

Şanlıurfa’da elektrik çarpması sonucu beyin ölümü gerçekleşen 2 yaşındaki bebeğin ailesi, organ bağışı kararı aldı. Minik bebeğin karaciğeri ve bir böbreği Malatya’ya, diğer böbreği ise Diyarbakır’a gönderildi.   Şanlıurfa’da elektrik çarpması sonucu ağır yaralanarak hastaneye kaldırılan 2 yaşındaki Emine bebeğin beyin ölümü gerçekleşti. Acılı ailesinin aldığı organ bağışı kararıyla minik bebeğin organları, Malatya ve Diyarbakır’da nakil bekleyen üç hastaya umut oldu. Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alınan bebeğin, doktorların tüm müdahalelerine rağmen beyin ölümü gerçekleşti. Evlatlarını kaybetmenin acısını yaşayan aile, başka hayatların kurtarılmasına vesile olmak amacıyla organ bağışında bulunma kararı aldı.   Karaciğeri ve Bir Böbreği Malatya’ya Gönderildi   Ailenin onayının ardından hastanenin Organ ve Doku Nakli Koordinatörlüğü tarafından organ bağışı süreci başlatıldı. Sağlık ekiplerinin koordinasyonunda gerçekleştirilen işlemler sonucunda bebeğin karaciğeri ve bir böbreği Malatya’ya, diğer böbreği ise Diyarbakır’a gönderildi. Malatya’ya ulaştırılan organlar, kentte nakil bekleyen iki hasta için yeni bir yaşam umudu olurken, Diyarbakır’a gönderilen böbrek de bir başka hastaya umut oldu.   İl Sağlık Müdürü Berk’ten Aileye Teşekkür Şanlıurfa İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Erhan Berk, büyük acılarına rağmen organ bağışı kararı alan aileye başsağlığı dileyerek örnek davranışlarından dolayı teşekkür etti. Berk, “Evlatlarını kaybetmenin derin acısını yaşayan ailemizin, bu zor süreçte başka hastalarımıza umut olmayı tercih etmesi son derece anlamlı ve kıymetlidir. E. bebeğimizin bağışlanan organları, nakil bekleyen hastalarımıza yeni bir yaşam şansı sunacaktır. Bu duyarlı ve örnek davranışlarından dolayı acılı ailemize teşekkür ediyor, bebeğimize Allah’tan rahmet, ailesine sabır ve başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.   Organ Bağışının Önemi Bir Kez Daha Ortaya Çıktı   Organ bağışı sürecinde görev alan hastane yönetimine, hekimlere, sağlık çalışanlarına ve Organ ve Doku Nakli Koordinatörlüğü personeline teşekkür eden Berk, organ bağışının hayat kurtaran önemine dikkat çekti. Şanlıurfa’da yaşanan acı olayın ardından alınan bağış kararı, organ nakli bekleyen hastalar açısından dayanışmanın önemini bir kez daha ortaya koydu.  

17.10.2026 96
SAĞLIK

31 Bin 54 Sağlık Personeli İstihdam Edilecek: Karar Resmî Gazete'de

Sağlık Bakanlığı bünyesinde 2027 yılında 31 bin 54 sözleşmeli sağlık personeli istihdam edilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı Resmî Gazete'de yayımlandı. Personelin 25 bin 955'i uzman tabip, 5 bin 61'i tabip olacak. Kararın Malatya'daki sağlık kuruluşlarını da ilgilendiren personel ihtiyacı açısından önem taşıdığı değerlendirilirken, illere göre dağılım henüz açıklanmadı.   Sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve personel temininde güçlük yaşanan bölgelerdeki ihtiyaçların karşılanması amacıyla 2027 yılında uygulanacak sözleşmeli sağlık personeli istihdamına ilişkin karar Resmî Gazete'de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararla, Sağlık Bakanlığı bünyesinde 31 bin 54 sözleşmeli sağlık personelinin istihdam edileceği hizmet birimleri belirlendi. 17 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2026/339 sayılı karar, eleman temininde güçlük çekilen yerlerde ve hizmet dallarında sağlık hizmetlerinin daha etkin ve verimli yürütülmesini amaçlıyor.   En Fazla Kontenjan Uzman Doktorlara   Karara göre istihdam edilecek personelin büyük bölümünü doktorlar oluşturacak. Toplam 31 bin 54 kişilik personel dağılımında 25 bin 955 uzman tabip ve 5 bin 61 tabip yer alacak. Diğer kadrolar ise 25 sağlık memuru, 9 ebe, 2 hemşire, 1 diyetisyen ve 1 sağlık teknikeri olarak belirlendi.   31 Bin 40 Personel Yataklı Tedavi Kurumlarında   Personelin görev yapacağı hizmet birimleri de kararda ayrıntılı olarak açıklandı. Buna göre 31 bin 40 personel yataklı tedavi kurumlarında, 7 personel ilçe sağlık müdürlükleri ve toplum sağlığı merkezlerinde, 6 personel sağlık evlerinde, 1 personel ise acil sağlık hizmetlerinde istihdam edilecek. Yeni düzenlemenin özellikle sağlık personeli temininde güçlük yaşanan bölgelerde hizmet kapasitesinin desteklenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.   Malatya'ya Kaç Personel Ayrılacak?   Türkiye genelinde uygulanacak karar, 6 Şubat depremlerinin ardından sağlık altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü Malatya açısından da önem taşıyor. Malatya'daki kamu hastaneleri, ilçe sağlık kuruluşları ve diğer sağlık birimlerindeki personel ihtiyaçlarının karşılanması açısından yeni istihdam düzenlemesinin nasıl uygulanacağı merak ediliyor. Ancak yayımlanan kararda Malatya'ya özel personel kontenjanı açıklanmadı. Bu nedenle kentte kaç doktor ve diğer sağlık personelinin istihdam edileceği henüz belli değil.   Başvuru Tarihleri Açıklanmadı   2027 yılında uygulanacak düzenleme kapsamında sözleşmeli personel istihdam edilecek hizmet birimleri ve personel sayıları belirlenirken, başvuru takvimi ve başvuru şartlarına ilişkin ayrı bir duyuru yapılmadı. Personel alımına ilişkin sonraki aşamalarda Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacak açıklamaların takip edilmesi gerekiyor.    

17.10.2026 96
ASAYİŞ

Malatya’da 16 Yaşındaki Genç Alt Geçide Atladı

Malatya’da sabah saatlerinde Çevreyolu Alt Geçidi’nde 16 yaşındaki bir genç, görgü tanıklarının ifadelerine göre kendisini aşağı bıraktı. Malatya’da sabah saatlerinde meydana gelen olayda, 16 yaşındaki bir genç alt geçitten atlayarak yaralandı. Olayı gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Edinilen bilgilere göre, saat 08.58 sıralarında Çevreyolu Milli Egemenlik Alt Geçidi’nde meydana gelen olayda, kimliği henüz öğrenilemeyen 16 yaşındaki genç, bilinmeyen bir nedenle kendisini alt geçitten aşağı bıraktı. Bu sırada bölgeden geçen bir polisin durumu bildirmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemleri alırken, sağlık görevlileri yaralanan gence olay yerinde ilk müdahaleyi gerçekleştirdi.   Bilinci Açık Şekilde Hastaneye Kaldırıldı Sağlık ekiplerinin ilk kontrollerinde bilincinin açık olduğu öğrenilen 16 yaşındaki genç, ambulansla Battalgazi Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayın ardından polis ekipleri bölgede inceleme yaparken, gencin alt geçitten atlama nedeninin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatıldı.

17.10.2026 92
GENEL

61 Faili Meçhul Dosyada 68 Cinayet Aydınlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye genelinde 61 faili meçhul dosyada 68 maktul ve 7 yaralıya ilişkin olayların aydınlatıldığını açıkladı. Aydınlatılan olaylar arasında Malatya'da 19 yaşındaki Aysel Yıldırım'ın öldürülmesine ilişkin dosya da yer alıyor.   Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek, yıllar önce işlenen cinayetlerin de yeniden incelemeye alındığını bildirdi. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda Cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet ve jandarma ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında bugüne kadar 61 dosyada 68 maktul ve 7 yaralıya ilişkin olayların aydınlatıldığını açıklayan Gürlek, hiçbir dosyanın peşinin bırakılmayacağını vurguladı.   Malatya'daki Aysel Yıldırım Cinayeti de Aydınlatılan Dosyalar Arasında   Aydınlatılan dosyalar arasında Malatya'da 19 Mart 2026 tarihinde kaybolan ve yaklaşık üç ay sonra cinayete kurban gittiği belirlenen 19 yaşındaki Aysel Yıldırım'a ilişkin soruşturma da bulunuyor. Battalgazi ilçesindeki evinden ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Yıldırım'ın kaybolması üzerine başlatılan soruşturma, Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonuyla derinleştirilmişti. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada güvenlik kamerası kayıtları, telefon görüşmeleri, dijital veriler ve tanık ifadeleri incelenmiş, genç kızın cinayete kurban gittiği belirlenmişti. Adalet Bakanı Gürlek de 21 Haziran'da yaptığı açıklamayla cinayetin ortaya çıkarıldığını kamuoyuna duyurmuştu.   Cinayet Aydınlatıldı, Cansız Bedenine Ulaşılamadı   Aysel Yıldırım cinayetine ilişkin soruşturmada gözaltına alınan 5 şüpheliden 4'ü tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Genç kızın cansız bedeninin bulunması amacıyla Akçadağ ilçesindeki yaklaşık bin 600 rakımlı dağlık bölgede geniş çaplı arama çalışmaları gerçekleştirilmişti. Tohma Kanyonu'na kadar uzanan sarp ve kayalık arazide yapılan aramalarda sonuç alınamamıştı. 23 Temmuz 2026 tarihli son erişilebilir haberlerde Yıldırım'ın cansız bedenine henüz ulaşılamadığı belirtilirken, arama çalışmalarının devam ettiği bildirilmişti.   İzmir'de 3 Yıllık Cinayet Dosyası Çözüldü   Bakan Gürlek'in son açıklamasında yer verdiği dosyalardan biri de İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde 19 Eylül 2023 tarihinde işlenen Ömer Şenol cinayeti oldu. Ormanlık alanda ağır yaralı halde bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Şenol'un ölümüne ilişkin dosya yeniden incelendi. Mevcut deliller ve iletişim kayıtlarının değerlendirilmesinin ardından 15 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 9 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmanın genişletilmesiyle 4 şüpheli daha dosyaya dahil edildi. Toplam 13 şüpheliden 4'ü tutuklanırken, 9'u hakkında adli kontrol kararı verildi.   “Hiçbir Faili Meçhul Dosyanın Peşini Bırakmayacağız”   Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için çalışmaların devam edeceğini vurgulayan Bakan Gürlek, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve mağdur ailelerin adalet beklentilerinin karşılanması için bütün delillerin titizlikle incelendiğini belirtti. Bakan Gürlek, “Hiçbir cinayeti unutmayacak, hiçbir faili meçhul dosyanın peşini bırakmayacağız!” ifadelerini kullandı.    

16.10.2026 67
ASAYİŞ

Malatya’da Ağustos ve Eylül Aylarında 84 Bin 850 Sentetik Hap Ele Geçirildi

Malatya’da bağımlılıkla mücadele kapsamında ağustos ve eylül aylarında 19 bin 593 işletmede tütün denetimi yapıldı. Uyuşturucuyla mücadele çalışmalarında 84 bin 850 sentetik hap ile 7 kilo 282 gram metamfetamin ele geçirilirken, 9 işletmeye toplam 268 bin 480 lira ceza uygulandı.   Malatya Valisi Seddar Yavuz başkanlığında Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu’nun 3. toplantısı gerçekleştirildi. Valilik Danişment Gazi Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda, 2026 yılı ağustos ve eylül aylarında kent genelinde bağımlılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Tütün ürünleriyle mücadele kapsamında il merkezi ve ilçelerde 4207 ve 4733 sayılı kanunlar çerçevesinde gerçekleştirilen denetimlerde 19 bin 593 işletme kontrol edildi. Kapalı alanlarda sigara içilmesi nedeniyle 9 işletmeye toplam 268 bin 480 lira idari para cezası uygulandı. Kanuna aykırılıkta dördüncü ihlali gerçekleştirdiği belirtilen 2 işletme hakkında ise 10 gün kapatma kararı alındı.   Uyuşturucu madde kullanımı ve ticaretiyle mücadele kapsamında güvenlik güçleri tarafından ağustos ve eylül aylarında 221 önleyici kolluk devriyesi gerçekleştirildi. İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen 118 yol kontrol devriyesinde de uyuşturucu madde tespit çalışmalarına ağırlık verildi. Çalışmalar kapsamında 23 gram toz esrar, 84 bin 850 adet sentetik hap ve 7 kilo 282,35 gram metamfetamin ele geçirildi. Tütün bağımlılığıyla mücadele kapsamında Malatya Büyükşehir Belediyesi’nde her çarşamba günü sigara bırakma polikliniği hizmeti sunuldu. Vatandaşların sigarayı bırakmalarını desteklemek amacıyla yürütülen hizmete 33 kişi başvurdu.   Madde bağımlılığına yönelik tedavi hizmetleri kapsamında Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 1.758 kişinin ayakta tedavi gördüğü bildirildi. Hastanede ayrıca 2 kişinin yatarak, 66 kişinin ayakta tedavi aldığı belirtildi. İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi AMATEM biriminde ise 1 kişi yatarak, 15 kişi ayakta tedavi gördü.   İl Müftülüğü tarafından üniversite öğrencileri ve gençlere yönelik bağımlılıkla mücadele çalışmaları yürütüldü. Cami cemaatine yönelik hutbe ve sohbetlerin yanı sıra gençlik buluşmaları ve ziyaretlerle farkındalık faaliyetleri gerçekleştirildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün çalışmaları kapsamında ise 68 bin 456 paket sigara, 175 bin adet filtre, 1.488 paket sigara kâğıdı ve 22,4 litre kaçak alkollü içkiye el konuldu.   Bağımlılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmaların, Vali Seddar Yavuz’un talimatları doğrultusunda ilgili kurum ve kuruluşların iş birliğiyle kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.

15.10.2026 76
GENEL

Arıların Saldırısına Uğradı, Ölümden Döndü

Elazığ’ın Baskil ilçesinde kovanlarının bakımını yaptığı sırada yüzlerce arının saldırısına uğrayan arıcı Nuri Toğantemur, vücudunun çeşitli yerlerinden sokuldu. Bilincini kaybeden ve hastaneye kaldırılan Toğantemur, Malatya’da gördüğü tedavinin ardından taburcu edildi. Arıcının saldırgan arılardan kurtulmaya çalıştığı anlar kameraya yansıdı.   Elazığ’ın Baskil ilçesinde arıcılık yapan Nuri Toğantemur, kovanlarına bakım yapmak istediği sırada arıların saldırısına uğradı. Arılara şerbet ve kek vermek amacıyla kovanın kapağını açan Toğantemur, bir anda yüzlerce arının hedefi oldu. Koruyucu kıyafetindeki yırtıklardan içeri giren arılar, Toğantemur’u vücudunun çeşitli yerlerinden soktu.   Arılardan Kaçmaya Çalıştı, Kurtulamadı   Arıların saldırısı karşısında büyük panik yaşayan Toğantemur, önce bir kayısı ağacının dibine sığındı. Ancak arıların saldırısının devam etmesi üzerine kaçmaya başladı. Özellikle ayak ve bacaklarından çok sayıda arının soktuğu Toğantemur, son çare olarak üzerindeki koruyucu kıyafeti çıkararak arılardan uzaklaşmaya çalıştı. Yaşanan korku dolu anlar ise kameraya saniye saniye yansıdı.   Bilincini Kaybetti, Malatya’ya Sevk Edildi Çok sayıda arının sokması sonucu fenalaşan Toğantemur, yeğeni tarafından Malatya’nın Kale ilçesindeki Kale Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Hastaneye ulaştığında bilincinin kapandığını ve gözlerinin karardığını belirten Toğantemur’a acil serviste ilk müdahale yapıldı. Buradaki müdahalenin ardından ambulansla Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edilen Toğantemur, tedavi altına alındı. Tedavisi tamamlanan arıcı, sağlık durumunun düzelmesi üzerine taburcu edildi.   “Kovanı Açtım, Bir Anda Üzerime Saldırdılar”   Yaşadığı korku dolu anları anlatan Nuri Toğantemur, arıların bir anda saldırıya geçtiğini belirterek, “Arılara şerbet ve kek verecektim. Kovanın kapağını açtım, birden bana saldırdılar. Üzerimdeki kıyafet biraz delinmiş ve yırtılmıştı. Arılar oradan içeri girince her tarafımı sokmaya başladılar. Ayaklarıma ve bacaklarıma doluştular” dedi.   “Gözlerim Karardı, Hiçbir Şey Göremedim” Arılardan kurtulmak için büyük mücadele verdiğini söyleyen Toğantemur, “Bir kayısı ağacının dibine oturdum. Baktım olmuyor, kaçmaya başladım. Kaçtıkça daha fazla saldırdılar. Yapacak bir şey kalmayınca en son kıyafeti çıkarıp attım. Yeğenim beni hastaneye götürdü. Hastaneye geldiğimde bilincim kapalıydı, gözlerim kararmıştı, hiçbir şey göremiyordum. Acilde yapılan müdahale, iğne ve serum tedavisinden sonra biraz kendime geldim. Kale’den ambulansla Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edildim. Allah’a çok şükür şimdi iyiyim” ifadelerini kullandı. Yaşadığı olayın ardından sağlığına kavuşan Toğantemur’un arılardan kurtulmak için verdiği mücadele, kameralara yansıyan görüntülerle ortaya çıktı.

14.10.2026 109
SAĞLIK

Turgut Özal Tıp Merkezi’nde Sağlıkta Yeni Dönem Başlıyor

Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Erol Karaaslan, yeni dönemde hasta memnuniyetini artırmak, sağlık hizmetlerini hızlandırmak ve hastanenin teknolojik altyapısını güçlendirmek amacıyla üç önemli projeyi hayata geçirmeyi hedeflediklerini açıkladı.   Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Erol Karaaslan, ikinci görev döneminde hayata geçirmeyi planladıkları projelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Karaaslan, dijital hastane uygulamaları, sağlıkta akreditasyon ve robotik cerrahi alanlarında yürütülen çalışmalarla hastanenin hizmet kalitesini daha ileriye taşımayı amaçladıklarını söyledi. Özellikle hastaların hastanede geçirdiği süreyi azaltmayı ve sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirten Karaaslan, yeni dönemde dijital dönüşüm çalışmalarına ağırlık vereceklerini ifade etti.   “Ben Geldim” Uygulamasıyla Sıra Bekleme Azalacak   Hastaların randevularını WhatsApp, telefon ve internet üzerinden alabildiklerini ancak hastaneye geldiklerinde poliklinik sekreterliğine uğrayarak sıra numarası almak zorunda kaldıklarını belirten Karaaslan, bu süreci kolaylaştırmak amacıyla yeni bir uygulama geliştirdiklerini söyledi. “Ben Geldim” adı verilen mobil uygulamayla hastaların sekreterliğe uğramadan muayene sıralarını takip edebileceklerini ifade eden Karaaslan, “Hastamız, indirdiği mobil uygulamayla ‘Ben Geldim’ butonuna bastığı anda ilgili branşta kaçıncı sırada olduğunu telefon ekranında görebilecek. Böylece sekreterliğe uğramadan doğrudan doktorumuzun yanına ulaşabilecek” dedi.   Hastanede Gereksiz İşlemler Azaltılacak Yeni uygulamanın yalın hastane modelinin önemli bir parçası olacağını belirten Karaaslan, hastaların zaman kaybetmesine neden olan gereksiz işlem basamaklarını ortadan kaldırmayı hedeflediklerini kaydetti. Sağlık hizmetlerinde hız ve verimliliği artıracak benzer dijital uygulamaların da önümüzdeki süreçte devreye alınmasının planlandığını ifade etti.   Sağlıkta Akreditasyon Hedefi Turgut Özal Tıp Merkezi’nin öncelikli hedefleri arasında sağlıkta akreditasyonun da bulunduğunu açıklayan Karaaslan, ekim ayında başvuru yapılmasının planlandığını bildirdi. Akreditasyonun hasta güvenliği, çalışan sağlığı ve sağlık hizmetlerinin kalitesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Karaaslan, “Yalın hastanenin en önemli özelliklerinden biri akredite olmaktır. Gereksiz basamakları ortadan kaldıracak, gerekli basamaklarla hastalarımıza hizmet vereceğiz. Amacımız çalışanlarımızın iş sağlığını korumak, hasta haklarını maksimum düzeye çıkarmak ve hocalarımızın gereksiz işlerle uğraşmak yerine daha önemli işlere odaklanmasını sağlamaktır” ifadelerini kullandı. Akreditasyon sürecinin kapsamlı ve zorlu aşamalardan oluştuğunu belirten Karaaslan, ekip olarak bu hedefe ulaşacaklarına inandığını söyledi.   Robotik Cerrahi İçin Çalışmalar Sürüyor   Hastanenin teknolojik altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Karaaslan, robotik cerrahi sisteminin de Turgut Özal Tıp Merkezi’ne kazandırılmasının hedeflendiğini açıkladı. Robotik cerrahinin hassas operasyonlarda önemli avantajlar sağladığını ifade eden Karaaslan, bu teknolojinin damar ve sinir yapılarının korunmasına katkı sunduğunu, ameliyat sonrası gelişebilecek komplikasyon risklerinin azaltılmasına yardımcı olabildiğini söyledi. Karaaslan, “Bizim gibi nitelikli hizmet veren bir hastanenin robotik cerrahiye de sahip olması gerekiyor. İnşallah en kısa zamanda robotik cerrahiyle hastanemizi tanıştıracak ve Malatya halkımızı bu konfora ulaştıracağız” dedi.  

14.10.2026 113
SAĞLIK

Prostat Büyümesinde Bu 5 Belirtiye Dikkat!

Özellikle 50 yaşından sonra erkeklerde görülme sıklığı artan iyi huylu prostat büyümesi, yaşam kalitesini olumsuz etkilerken tedavi edilmediğinde mesane ve böbrek sağlığını da tehdit edebiliyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, idrar alışkanlıklarında yaşanan değişimlerin yaşlanmanın doğal sonucu olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, dikkat edilmesi gereken 5 önemli belirtiyi açıkladı.   Erkeklerde ilerleyen yaşla birlikte sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan iyi huylu prostat büyümesi, erken dönemde fark edilmediğinde ciddi sağlık problemlerine neden olabiliyor. Türkiye’yi de kapsayan geniş ölçekli bir araştırmaya göre 50 yaş üzerindeki her 100 erkekten 14’ü prostat büyümesi sorunu yaşarken, uluslararası veriler bu yaş grubundaki erkeklerin yaklaşık yarısında prostat büyümesi görülebildiğini ortaya koyuyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Topuz, toplumun yaşlanması ve yaşam süresinin uzamasının yanı sıra bazı yaşam alışkanlıklarının da hastalıkla ilişkili olabileceğini belirtti.   Yanlış Yaşam Alışkanlıkları Şikayetleri Artırıyor   Obezite, hareketsiz yaşam, metabolik sendrom ve diyabetin iyi huylu prostat büyümesi ve buna bağlı idrar yolu şikayetleriyle ilişkili olabildiğini ifade eden Topuz, özellikle aşırı kafein ve alkol tüketiminin, akşam saatlerinde fazla sıvı alınmasının ve hareketsizliğin belirtileri artırabileceğini söyledi. Bu alışkanlıkların tek başına hastalığa neden olmadığını vurgulayan Topuz, sık idrara çıkma, ani sıkışma ve gece tuvalete kalkma gibi yakınmaların dikkate alınması gerektiğini kaydetti.   Prostat Büyümesinin 5 Önemli Belirtisi   1. İdrar Akımında Zayıflama: İdrarın eskisine göre daha yavaş, ince veya düşük basınçla gelmesi, prostat büyümesinin en yaygın belirtileri arasında bulunuyor. İdrar yapma süresinin uzaması ve akımın damlama şeklinde sonlanması da önemli uyarı işaretleri arasında yer alıyor. 2. İdrara Başlamada Güçlük: Tuvalete gidildiğinde idrarın hemen başlayamaması, ıkınma ihtiyacı ve idrarın kesik kesik gelmesi, idrar kanalında tıkanıklık olabileceğine işaret ediyor. Hastalığın ilerlemesiyle mesane kaslarının yorulması, idrar yapmayı daha da zorlaştırabiliyor. 3. Sık İdrara Çıkma ve Ani Sıkışma: Gün içerisinde normalden daha sık tuvalete gitme, idrarı erteleyememe ve ani sıkışma hissi, prostat büyümesine bağlı gelişebiliyor. Bazı hastalarda bu duruma idrar kaçırma da eşlik edebiliyor. 4. Geceleri Sık Sık Tuvalete Kalkma: Gece boyunca birden fazla kez idrara çıkmak, uyku kalitesini düşürerek gündüz yorgunluğuna ve dikkat kaybına neden olabiliyor. İleri yaştaki bireylerde gece tuvalete giderken düşme ve yaralanma riski de artabiliyor. 5. Mesanenin Tam Boşalmadığı Hissi: İdrar yaptıktan kısa süre sonra yeniden tuvalete gitme ihtiyacı duyulması, mesanede artık idrar kaldığının belirtisi olabiliyor. Bu durum enfeksiyon, mesane taşı ve ani idrar yapamama riskini artırabiliyor.   Böbrek Sağlığını da Tehdit Edebiliyor Prostat büyümesinin yalnızca günlük yaşamı etkileyen bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Topuz, uzun süre devam eden ciddi idrar yolu tıkanıklığının mesane fonksiyonlarını bozabileceğini, ileri vakalarda ise böbrekleri olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Gece sık idrara çıkmanın her zaman prostat büyümesinden kaynaklanmadığını da hatırlatan Topuz, diyabet, uyku apnesi, kalp hastalıkları ve kullanılan bazı ilaçların da benzer şikayetlere yol açabileceğini söyledi.   Tedavide Yeni Nesil Yöntemler Öne Çıkıyor   Tıp teknolojisindeki gelişmelerle birlikte iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde yeni yöntemler uygulanıyor. Bunlar arasında lazer teknolojisiyle gerçekleştirilen HoLEP ve su buharı enerjisinden yararlanılan Rezum yöntemleri bulunuyor. Her iki işlemin de idrar kanalından girilerek vücutta kesi oluşturulmadan gerçekleştirildiğini belirten Topuz, yöntemlerin çalışma prensipleri, etki süreleri ve uygun oldukları hasta grupları bakımından farklılık gösterdiğini ifade etti. Yeni nesil tedavilerin uygun hastalarda daha az kanama ve daha erken taburculuk gibi avantajlar sağlayabildiğini kaydeden Topuz, tedavi seçiminin prostatın büyüklüğü, hastanın genel sağlık durumu ve beklentileri doğrultusunda yapılması gerektiğini vurguladı.   Belirtileri Yaşlanmaya Bağlayıp İhmal Etmeyin İdrar alışkanlıklarında meydana gelen değişikliklerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Bahadır Topuz, erken tanı ve uygun tedavinin olası komplikasyonların önlenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Topuz, en doğru tedavi yönteminin ayrıntılı ürolojik muayene ve gerekli tetkiklerin ardından hasta ile hekim tarafından ortaklaşa belirlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

14.10.2026 102
GENEL

Yeşilyurt’ta Hasta Ve Yakınlarına Sıcak Çorba İkramı

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde belediye tarafından hayata geçirilen “Bir Tas Çorba, Bir Gönül” projesi kapsamında, Hasan Çalık Devlet Hastanesi önünde hasta, hasta yakınları ve vatandaşlara her sabah ücretsiz sıcak çorba ikram edilmeye başlandı. Yeşilyurt Belediyesi, sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında vatandaşlara yönelik yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Yeşilyurt Kent Konseyi iş birliğiyle başlatılan “Bir Tas Çorba, Bir Gönül” projesiyle hastaneye gelen vatandaşlara sabah saatlerinde sıcak çorba ikram ediliyor. Hasan Çalık Devlet Hastanesi önünde başlatılan uygulamayla özellikle sabahın erken saatlerinde muayene ve tedavi için hastaneye gelen vatandaşlar ile hasta yakınlarına destek olunması amaçlanıyor.   Her Sabah İki Saat Boyunca İkram Yapılacak   Proje kapsamında hastane önünde her gün saat 08.00 ile 10.00 arasında ücretsiz sıcak çorba dağıtımı gerçekleştirilecek. Sabahın erken saatlerinde hastaneye gelen vatandaşlar, kendilerine sunulan sıcak çorba ikramından faydalanabilecek. Uygulamayla hem hastanede tedavi gören vatandaşların yakınlarına hem de sağlık hizmeti almak için hastaneye başvuranlara küçük ancak anlamlı bir destek sunulması hedefleniyor.   Sosyal Dayanışmaya Katkı Sağlayacak Yeşilyurt Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, projenin toplumsal dayanışmayı güçlendirmek, paylaşma kültürünü yaşatmak ve vatandaşların yanında olmak amacıyla hayata geçirildiği belirtildi. Belediyenin sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda vatandaşların günlük yaşamlarına dokunan hizmetlere önem verdiği vurgulanan açıklamada, benzer projelerin ilçenin farklı kesimlerine ulaştırılmaya devam edileceği kaydedildi.   “Bir Tas Çorba, Bir Gönül” projesinin, özellikle hastanede uzun saatler geçirmek zorunda kalan hasta yakınları için dayanışmanın somut bir örneği olması amaçlanıyor.

13.10.2026 69
ASAYİŞ

Malatya’da Arı Yüklü Kamyon Devrildi: 3 Yaralı

Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde bal ve 50 arı kovanı taşıyan kamyonun devrilmesi sonucu 3 kişi yaralandı. Kazada kovanlardan çevreye yayılan arılar, ekiplerin müdahalesini güçleştirdi. Kaza, Malatya-Adıyaman karayolu üzerinde, Doğanşehir ilçesine bağlı Sürgü mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Malatya’dan Adıyaman istikametine seyir halinde olan 45 yaşındaki sürücünün yönetimindeki, içerisinde bal ve 50 arı kovanı bulunan kamyon, sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi.   Arılar Ekiplerin Müdahalesini Zorlaştırdı   Kazada kamyonda bulunan arı kovanları yola ve çevreye saçıldı. Kovanlardan çıkan çok sayıda arının etrafa yayılması nedeniyle olay yerine sevk edilen ekipler zor anlar yaşadı. Jandarma ekipleri bölgede güvenlik önlemleri alarak müdahale çalışmalarını yürüttü.   3 Yaralı Hastaneye Kaldırıldı   Kazada 45 yaşındaki kamyon sürücüsü ile araçta yolcu olarak bulunan 55 yaşındaki kadın ve 50 yaşındaki erkek yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen 112 Acil Sağlık ekipleri, yaralılara ilk müdahaleyi yaptı.   Ambulanslarla Doğanşehir Şehit Esra Köse Başaran Devlet Hastanesi’ne kaldırılan 3 yaralının hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

12.10.2026 59
SAĞLIK

Egzama Sosyal Hayatı da Etkileyebiliyor

Egzamanın yalnızca ciltte kaşıntı, kuruluk ve kızarıklığa neden olmadığını belirten uzmanlar, hastalığın kişinin psikolojik sağlığını ve sosyal ilişkilerini de etkileyebildiğine dikkat çekiyor. Klinik Psikolog İpek Erol, özellikle görünür bölgelerdeki egzama belirtilerinin sosyal kaygıyı artırabildiğini belirterek, psikolojik desteğin önemine işaret etti.   Egzama, ciltte oluşturduğu fiziksel belirtilerin yanı sıra bireylerin günlük yaşamında ve sosyal ilişkilerinde de çeşitli zorluklara yol açabiliyor. Özellikle yüz, boyun ve eller gibi kolay fark edilen bölgelerde ortaya çıkan belirtiler, bazı kişilerde dış görünüşleri nedeniyle yargılanma endişesine neden olabiliyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikoloğu İpek Erol, egzamanın psikolojik etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, hastalıkla mücadelede yalnızca dermatolojik tedavinin değil, kişinin duygusal durumunun da dikkate alınması gerektiğini belirtti.   Egzama Sosyal Kaygıyı Artırabiliyor   Egzamanın genellikle kaşıntı, kuruluk ve ciltte meydana gelen değişimlerle tanımlandığını ifade eden Erol, hastalığın etkilerinin fiziksel belirtilerle sınırlı kalmadığını söyledi. Özellikle görünür bölgelerdeki egzamanın bireylerin sosyal ortamlarda kendilerini nasıl hissettiklerini etkileyebildiğini belirten Erol, kişinin arkadaş buluşmalarında, iş toplantılarında veya yeni insanlarla tanışırken başkalarının dikkatinin sürekli cildinde olduğunu düşünebildiğini kaydetti. Bu düşüncelerin zamanla sosyal ilişkileri zorlaştıran bir kaygı döngüsüne dönüşebileceğini ifade eden Erol, bireylerin çevrelerindeki insanların bakışlarını ve davranışlarını yanlış yorumlayabildiğine dikkat çekti.   Cildini Gizlemek İçin Sosyal Ortamlardan Uzaklaşabiliyor   Egzama nedeniyle yaşanan kaygının bazı kişilerde kaçınma davranışlarına yol açabildiğini belirten Erol, şu ifadeleri kullandı: “Kaygı arttıkça cildi saklama, göz temasından kaçınma ya da ortamdan erken ayrılma isteği de artıyor. Kaçınma o an için rahatlama sağlasa da sonraki sosyal karşılaşmayı daha zor hale getirebiliyor.” Kişinin karşısındaki insanların kısa bir bakışını veya yüz ifadesindeki değişikliği kendisi hakkında olumsuz bir değerlendirme olarak algılayabildiğini anlatan Erol, bu durumun zaman içerisinde sosyal ilişkilerden uzaklaşmaya neden olabileceğini söyledi.   Egzama Bulaşıcı Değil   Toplumda görünür cilt hastalıklarına ilişkin yanlış inanışların bulunduğunu hatırlatan Erol, egzamanın bulaşıcı bir hastalık olmadığını ve kişisel bakım eksikliğinin göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Buna rağmen egzaması olan bireylerin başkaları tarafından yanlış anlaşılmaktan endişe duyabildiğini belirten Erol, özellikle geçmişte olumsuz yorumlarla karşılaşan kişilerde bu kaygının daha belirgin hale gelebildiğini ifade etti. Erol, başkaları tarafından yargılanma korkusunun zamanla kişinin kendi dış görünüşünden utanmasına yol açabileceğini, bunun da psikolojik yükü artırabileceğini kaydetti.   Sosyal Hayattan Uzaklaşmak Önemli Bir İşaret   Egzaması bulunan herkesin sosyal kaygı yaşamadığını belirten Erol, hastalığın görünürlüğünün tek başına psikolojik etkilerin düzeyini belirlemediğine dikkat çekti. Ancak kişinin cildinin görünmesinden çekindiği için arkadaş buluşmalarını sürekli iptal etmesi, iş ortamında geri planda kalması veya yakın ilişkiler kurmaktan kaçınmasının psikolojik destek ihtiyacına işaret edebileceğini söyledi. Erol, burada temel ölçütün kaygının kişinin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ne ölçüde sınırlandırdığı olduğunu vurguladı.   Psikolojik Destek Yaşam Kalitesini Artırabilir   Egzamanın yol açtığı sosyal kaygıyla başa çıkmada psikolojik desteğin önemli bir rol üstlenebileceğini belirten Erol, bilişsel davranışçı terapinin olumsuz düşünce ve kaçınma davranışları üzerinde çalışmak için yararlı bir yaklaşım sunduğunu ifade etti. Kabul ve kararlılık terapisinin de kişinin zorlayıcı düşüncelerine rağmen sosyal yaşamını sürdürmesine yardımcı olabileceğini belirten Erol, şöyle konuştu: “Egzama ile yaşarken sosyal hayatı sürdürmek, kişinin her zaman rahat hissetmesi gerektiği anlamına gelmez. Bazen ilerleme, kaygı varken de bir buluşmaya gitmek, toplantıda fikrini söylemek veya biriyle yakınlık kurmaya izin vermektir.”   Tedavide Psikolojik Etkiler de Dikkate Alınmalı   Egzamanın tedavisinde fiziksel belirtilerin kontrol altına alınmasının yanı sıra hastalığın oluşturduğu duygusal yükün de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Erol, toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti. Görünür cilt hastalıklarıyla yaşayan bireylere karşı önyargılı yaklaşımlardan kaçınılması gerektiğini ifade eden Erol, doğru bilgilendirme ve gerektiğinde alınacak psikolojik desteğin hastaların yaşam kalitesine katkı sağlayabileceğini kaydetti.  

12.10.2026 71
ASAYİŞ

Malatya’da Akşam Saatlerinde İki Ayrı Kaza

Malatya’da akşam saatlerinde iki farklı noktada meydana gelen trafik kazalarında yaralananlar olurken araçlarda büyük çapta hasar meydana geldi.   Malatya’da akşam saatlerinde peş peşe meydana gelen iki ayrı trafik kazası, ekipleri harekete geçirdi. Kuzey Kuşak Yolu ile Koşu Mahallesi’nde yaşanan kazalarda otomobillerle minibüsler çarpıştı. Kazalarda yaralanan vatandaşlara sağlık ekipleri müdahale ederken, araçlarda ciddi hasar meydana geldi.   İlk Kazada Minibüs Yan Yattı: 4 Yaralı İlk kaza, Kuzey Kuşak Yolu üzerinde bulunan Çarmuzu Sanayi Sitesi girişinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürücülerinin isimleri henüz öğrenilemeyen otomobil ile minibüs, henüz belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle kontrolden çıkan minibüs yan yatarken, her iki araçta da büyük çapta maddi hasar oluştu. Kazayı gören diğer sürücüler araçlarını durdurarak yaralıların yardımına koştu. Kazada minibüsün sürücüsü ile yolcu koltuğunda bulunan 2 kişi ve otomobil sürücüsü olmak üzere toplam 4 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.   İkinci Kaza Koşu Mahallesi’nde Meydana Geldi Akşam saatlerinde yaşanan bir diğer trafik kazasının adresi ise Koşu Mahallesi Gazi Caddesi oldu. Burada da bir otomobil ile minibüs henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle her iki araçta maddi hasar meydana gelirken, kazada yaralananlar oldu. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, kazanın ardından bölgede gerekli incelemeler gerçekleştirildi.   Her İki Kazayla İlgili İnceleme Başlatıldı Malatya’da aynı akşam saatlerinde meydana gelen iki ayrı kazada araçlarda önemli ölçüde maddi hasar oluşurken, kazaların kesin nedenlerinin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatıldı.

10.10.2026 2.321
SAĞLIK

Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan Personel Alımı Açıklaması: Birkaç Hafta İçinde Duyurulacak

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, sağlık personeli alımına ilişkin beklenen açıklamayı yaptı. 2026 KPSS sonuçlarının açıklanmasının ardından atama çalışmalarının sürdüğünü belirten Memişoğlu, yeni personel alımına ilişkin duyurunun birkaç hafta içerisinde yapılacağını söyledi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, sağlık sektöründeki personel ihtiyacı ve yeni atamalara ilişkin İzmir'de açıklamalarda bulundu. Kamu ve özel sektörde görev yapan sağlık çalışanlarının büyük bir özveriyle hizmet verdiğini belirten Memişoğlu, yeni hastanelerin hizmete açılmasıyla birlikte personel ihtiyacının da arttığını ifade etti.   “Birkaç Hafta İçinde Alımları Duyuracağız” Sağlık personeli atamalarına ilişkin çalışmaların ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde yürütüldüğünü belirten Bakan Memişoğlu, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığıyla görüşmelerin sürdüğünü söyledi. 2026 KPSS sonuçlarının açıklanmasının ardından atama bekleyen sağlık bölümü mezunlarına seslenen Memişoğlu, “Çok yakın zamanda ilan edeceğiz, hiç merak etmesinler. 2026 KPSS’si de yapıldı, sonuçları da ilan edildi. Birkaç hafta içinde inşallah alım konusunda insanlarımıza duyuru yapacağız” dedi.   “Yeni Hastaneler Açıyoruz, Personel İhtiyacımız Var” Yeni personel alımının daha önce planlandığını belirten Memişoğlu, yapılacak duyurunun bir müjde olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Bakan Memişoğlu, “Bunu bir müjde olarak kabul etmiyoruz. Çünkü biz zaten alacağız dedik. O konuda mezun olan arkadaşlarımız merak etmesinler. Zaten yeni hastaneler açıyoruz, personel ihtiyacımız da oluyor. Onları inşallah çok yakın zamanda kendi ordumuza dahil edeceğiz” ifadelerini kullandı.   Sağlık Çalışanlarına Teşekkür Etti Türkiye’nin geniş bir sağlık çalışanı kadrosuna sahip olduğunu vurgulayan Memişoğlu, kamuda yaklaşık 950 bin, özel sektör ve diğer alanlarda ise yaklaşık 600 bin kişinin sağlık hizmetlerinde görev yaptığını belirtti. Sağlık çalışanlarının fedakârlığına dikkat çeken Memişoğlu, hayatını insan sağlığına adayan tüm personele teşekkür etti.   Gözler Personel Alımı İlanına Çevrildi Bakan Memişoğlu’nun açıklamasıyla birlikte sağlık alanında mezun olup atama bekleyen adayların dikkati yapılacak resmî duyuruya çevrildi. Yeni alım kapsamında istihdam edilecek personel sayısı, branşlara göre kontenjan dağılımı ve başvuru takvimine ilişkin henüz ayrıntı paylaşılmadı. Söz konusu bilgilerin Sağlık Bakanlığının yapacağı duyuruyla netleşmesi bekleniyor.

10.10.2026 122
POLİTİKA

Ağbaba’nın Tedavisi Tamamlandı, Hastaneden Uğurlandı

YENİ Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Turgut Özal Tıp Merkezi’ndeki tedavisinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi. Hastaneden ayrılışına ilişkin fotoğrafları paylaşan YENİ Parti Malatya İl Başkanı Barış Yıldız, “Bugün Sayın Vekilimizi taburcu ederek yolcu ettik” dedi.

02.10.2026 174
SAĞLIK

Kalbin Sessiz Tehlikesi: Hayat Kurtaran Kalp Pilleri

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nden Prof. Dr. Ertuğrul Kurtoğlu, kalp hastalıklarında erken tanının önemine dikkat çekerek, kalp pilleri ve enfekte pil sistemlerinin çıkarılmasına ilişkin bilgi verdi. Kurtoğlu, uzun yıllardır vücutta bulunan elektrotların çıkarılmasının deneyimli ekip ve uygun merkez koşulları gerektirdiğini söyledi.

30.09.2026 132