Medya Malatya
Medya Malatya

SAĞLIK

Son dakika Sağlık haberleri, en son Sağlık haberler,, Sağlık haberleri burada, haber oku | Sağlık

Çocuklarda Diş Yaralanmalarına Dikkat: İlk Dakikalar Önemli
Öne Çıkan SAĞLIK

Çocuklarda Diş Yaralanmalarına Dikkat: İlk Dakikalar Önemli

Okulların açılmasıyla birlikte çocuklarda düşme ve çarpma sonucu yaşanabilecek diş yaralanmalarına karşı uyarıda bulunan Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, özellikle yerinden çıkan kalıcı dişlerde hızlı ve doğru müdahalenin dişin kurtarılmasında belirleyici olabileceğini söyledi.   Okul döneminin başlamasıyla birlikte çocukların oyun alanlarında ve kalabalık ortamlarda geçirdiği zaman artarken, düşme ve çarpışmaya bağlı diş yaralanmaları da önemli bir risk oluşturuyor. Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, diş kırıkları, dişlerin yerinden oynaması ve tamamen yerinden çıkması gibi durumlarda ailelerin doğru müdahale konusunda bilinçli olması gerektiğini belirtti. Diş travmalarında ilk dakikaların büyük önem taşıdığını ifade eden Demir, yanlış müdahalelerin kalıcı hasarlara yol açabileceğine dikkat çekti.   Diş Travmalarında Zaman Kaybetmeyin   Çocukların okulda ve oyun sırasında yaşayabilecekleri kazaların ciddi diş yaralanmalarına neden olabileceğini belirten Demir, "Çocukların düşme ve çarpışma sırasında yaşayabileceği kazalar; dişlerde kırılmaya, dişin yerinden oynamasına veya tamamen yerinden çıkmasına, ayrıca diş etleri ve ağız çevresindeki yumuşak dokularda yaralanmalara neden olabiliyor. Özellikle kalıcı dişlerin tamamen yerinden çıktığı durumlarda, doğru ilk yardım ve zaman kaybetmeden diş hekimine başvurulması büyük önem taşıyor" dedi. Ailelerin acil durumlarda doğru bilgiye ulaşmasının önemine değinen Demir, Uluslararası Dental Travmatoloji Derneği (IADT) tarafından desteklenen ToothSOS uygulamasının ebeveynlere yol gösterebileceğini söyledi. Demir, uygulamanın farklı diş yaralanmalarını tanımaya ve profesyonel yardım alınana kadar yapılması gerekenleri öğrenmeye yardımcı olduğunu ancak diş hekimi muayenesinin yerine geçmediğini vurguladı.   Süt Dişi İle Kalıcı Diş Ayrımına Dikkat   Diş yaralanmalarında uygulanacak ilk yardımın dişin türüne göre değiştiğini belirten Demir, özellikle tamamen yerinden çıkan dişlerde dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Yerinden çıkan süt dişinin yeniden yerine yerleştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Demir, bu tür bir müdahalenin alttan gelişmekte olan kalıcı dişe zarar verebileceğini söyledi. Kalıcı dişin tamamen yerinden çıkması durumunda ise zaman kaybedilmeden diş hekimine başvurulması gerektiğini belirten Demir, dişin köküne dokunulmamasının ve uygun koşullarda korunmasının tedavi başarısını etkileyebileceğini kaydetti.   Kırılan Diş Parçasını Atmayın   Diş kırıklarında kopan parçanın korunmasının tedavi açısından önemli olduğunu belirten Demir, bazı durumlarda kırılan parçanın yeniden dişe yapıştırılabildiğini söyledi. Demir, "Darbe sonucunda dişin bir bölümü kırıldığında, kopan parçanın bulunması ve uygun koşullarda muhafaza edilmesi, bazı vakalarda bu parçanın yeniden dişe yapıştırılmasına olanak tanıyabilir. Bulunan diş parçası süt veya serum fizyolojik içerisinde muhafaza edilerek en kısa sürede diş hekimine ulaştırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Dişin tamamen yerinden çıkmasının ise farklı bir müdahale gerektirdiğini hatırlatan Demir, ağız içi kanama, şiddetli ağrı, çene hareketlerinde güçlük veya baş travması şüphesinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti.   Şekerli Atıştırmalıklar Çürük Riskini Artırıyor   Okul döneminde çocukların beslenme alışkanlıklarına da dikkat edilmesi gerektiğini belirten Demir, şekerli yiyecek ve içeceklerin sık tüketilmesinin diş çürüklerine zemin hazırladığını ifade etti. Şeker tüketiminin dişlerin gün içerisinde tekrarlayan asit saldırılarına maruz kalmasına neden olduğunu kaydeden Demir, ebeveynlere çocukların beslenme çantalarında daha sağlıklı alternatiflere yer vermeleri çağrısında bulundu.   Günde İki Kez Diş Fırçalama Önerisi   Çocuklarda ağız ve diş sağlığının korunması için düzenli bakım alışkanlığının erken yaşta kazandırılması gerektiğini belirten Demir, günde iki kez florürlü diş macunuyla diş fırçalamanın önemine dikkat çekti. Diş yaralanmalarının hafif görünse bile ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Demir, olası travmalarda erken müdahalenin ve diş hekimi kontrolünün kalıcı hasarların önlenmesine yardımcı olabileceğini belirtti.  

3 saat önce • 18

Son Gelişmeler

Canlı Güncelleniyor
SAĞLIK

Eklem Ağrılarını Hafife Almayın: Artrit Belirtisi Olabilir

Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen artrit, eklemlerde ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığına neden olabiliyor. Uzmanlar, özellikle tekrarlayan ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen eklem ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, erken tanı ve doğru tedavinin önemine dikkat çekiyor.   12 Ekim Dünya Artrit Günü dolayısıyla eklem sağlığına ilişkin uyarılarda bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Vugar Abilhasanov, uzun süren eklem ağrılarının yalnızca yaşlanmaya veya günlük yorgunluğa bağlanmaması gerektiğini söyledi. Dünya genelinde yaklaşık 528 milyon kişinin osteoartrit, 18 milyon kişinin ise romatoid artrit ile yaşadığı belirtilirken, eklem hastalıklarının bireylerin hareket kabiliyetini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebildiği ifade ediliyor.   Her Eklem Ağrısı Yorgunluktan Kaynaklanmıyor   Artritin, eklemlerde ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığına yol açabilen farklı hastalıkları kapsadığını belirten uzmanlar, hastalığın türüne göre belirtilerin değişebildiğine dikkat çekiyor. En yaygın türlerden biri olan osteoartrit, özellikle diz, kalça, el ve omurga eklemlerini etkilerken, romatoid artrit daha çok el, el bileği ve ayaklardaki küçük eklemlerde kendini gösterebiliyor. Eklem ağrısının her zaman basit bir zorlanmadan kaynaklanmadığını ifade eden Op. Dr. Abilhasanov, "Özellikle ağrı tekrarlıyorsa, eklemde şişlik veya sertlik eşlik ediyorsa ve hareket kabiliyetinde belirgin bir azalma varsa altta yatan nedenin araştırılması gerekir. Erken değerlendirme, doğru tedavi yaklaşımının belirlenmesi açısından önemli bir adımdır" dedi.   Bu Belirtiler Varsa Doktora Başvurun   Eklem ağrılarının uzun süre devam etmesi veya giderek şiddetlenmesinin dikkate alınması gerektiğini belirten Abilhasanov, özellikle günlük yaşamı etkileyen şikâyetlerde zaman kaybedilmemesi uyarısında bulundu. Açıklanamayan eklem ağrısı, şişlik veya sertliğin birkaç gün içerisinde geçmemesi, şikâyetlerin sık sık tekrarlaması ve gece uykusunu bozmasının tıbbi değerlendirme gerektirebileceğini ifade eden Abilhasanov, "Özellikle aniden başlayan şiddetli ağrı ve şişlik, eklemin kızarık veya sıcak olması ya da eklem şikâyetine ateş ve genel hastalık hissinin eşlik etmesi daha hızlı tıbbi değerlendirme gerektirebiliyor" diye konuştu. Uzmanlar, özellikle ateşle birlikte ortaya çıkan ani ve şiddetli eklem ağrısı ile şişliğin acil değerlendirme gerektirebileceğine dikkat çekiyor.   Hareketsiz Kalmak Ağrıları Artırabilir   Eklem ağrısı yaşayan birçok kişinin ağrının artacağı düşüncesiyle hareket etmekten kaçındığını belirten Abilhasanov, uzun süreli hareketsizliğin eklem çevresindeki kaslarda güç kaybına neden olabileceğini söyledi. Hareketsizliğin zamanla hareket kapasitesini azaltabileceğini ifade eden Abilhasanov, kişinin sağlık durumuna uygun fiziksel aktivitelerin eklem fonksiyonlarının korunmasında önemli rol oynadığını vurguladı. Abilhasanov, "Uzun süreli hareketsizlik eklem çevresindeki kasların güç kaybetmesine ve hareket kapasitesinin azalmasına neden olabilir. Kişinin durumuna uygun düzenli fiziksel aktivite ise ağrının yönetilmesine, fiziksel işlevlerin korunmasına ve yaşam kalitesinin desteklenmesine yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı.   Düzenli Egzersiz Eklem Sağlığını Destekliyor   Artrit hastalarının tamamen hareketsiz bir yaşam sürmelerinin doğru olmadığını belirten uzmanlar, uygun egzersizlerin kas gücünü ve eklem hareketliliğini korumaya yardımcı olabileceğini ifade ediyor. Yürüyüş gibi eklemleri aşırı zorlamayan aktiviteler, kişiye özel egzersiz programları ve gerektiğinde fizyoterapi uygulamaları, hastaların günlük yaşamlarını daha rahat sürdürmelerine katkı sağlayabiliyor. Ancak uygulanacak egzersiz programının hastalığın türüne, kişinin yaşına, genel sağlık durumuna ve fiziksel kapasitesine göre belirlenmesi gerekiyor.   Erken Tanı Yaşam Kalitesi İçin Önemli   Artritin farklı türlerinde tedavi yaklaşımlarının da değişebildiğine dikkat çeken uzmanlar, doğru tanı konulmadan kullanılan ilaçların veya bilinçsiz yapılan egzersizlerin uygun olmayabileceğini belirtiyor. Özellikle iltihaplı romatizmal hastalıklarda erken tanı ve uygun tedavi, kalıcı eklem hasarı riskinin azaltılması açısından önem taşıyor. Op. Dr. Vugar Abilhasanov, eklem sağlığını korumak için şikâyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, hastalığın türüne ve kişinin ihtiyaçlarına uygun bir tedavi ve hareket planı oluşturulmasının önemine işaret etti. Uzmanlar, tekrarlayan eklem ağrılarının “Nasıl olsa geçer” düşüncesiyle ertelenmemesi ve özellikle şişlik, sertlik ile hareket kısıtlılığının eşlik ettiği durumlarda hekime başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.  

3 gün önce 36
SAĞLIK

Egzama Sosyal Hayatı da Etkileyebiliyor

Egzamanın yalnızca ciltte kaşıntı, kuruluk ve kızarıklığa neden olmadığını belirten uzmanlar, hastalığın kişinin psikolojik sağlığını ve sosyal ilişkilerini de etkileyebildiğine dikkat çekiyor. Klinik Psikolog İpek Erol, özellikle görünür bölgelerdeki egzama belirtilerinin sosyal kaygıyı artırabildiğini belirterek, psikolojik desteğin önemine işaret etti.   Egzama, ciltte oluşturduğu fiziksel belirtilerin yanı sıra bireylerin günlük yaşamında ve sosyal ilişkilerinde de çeşitli zorluklara yol açabiliyor. Özellikle yüz, boyun ve eller gibi kolay fark edilen bölgelerde ortaya çıkan belirtiler, bazı kişilerde dış görünüşleri nedeniyle yargılanma endişesine neden olabiliyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikoloğu İpek Erol, egzamanın psikolojik etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, hastalıkla mücadelede yalnızca dermatolojik tedavinin değil, kişinin duygusal durumunun da dikkate alınması gerektiğini belirtti.   Egzama Sosyal Kaygıyı Artırabiliyor   Egzamanın genellikle kaşıntı, kuruluk ve ciltte meydana gelen değişimlerle tanımlandığını ifade eden Erol, hastalığın etkilerinin fiziksel belirtilerle sınırlı kalmadığını söyledi. Özellikle görünür bölgelerdeki egzamanın bireylerin sosyal ortamlarda kendilerini nasıl hissettiklerini etkileyebildiğini belirten Erol, kişinin arkadaş buluşmalarında, iş toplantılarında veya yeni insanlarla tanışırken başkalarının dikkatinin sürekli cildinde olduğunu düşünebildiğini kaydetti. Bu düşüncelerin zamanla sosyal ilişkileri zorlaştıran bir kaygı döngüsüne dönüşebileceğini ifade eden Erol, bireylerin çevrelerindeki insanların bakışlarını ve davranışlarını yanlış yorumlayabildiğine dikkat çekti.   Cildini Gizlemek İçin Sosyal Ortamlardan Uzaklaşabiliyor   Egzama nedeniyle yaşanan kaygının bazı kişilerde kaçınma davranışlarına yol açabildiğini belirten Erol, şu ifadeleri kullandı: “Kaygı arttıkça cildi saklama, göz temasından kaçınma ya da ortamdan erken ayrılma isteği de artıyor. Kaçınma o an için rahatlama sağlasa da sonraki sosyal karşılaşmayı daha zor hale getirebiliyor.” Kişinin karşısındaki insanların kısa bir bakışını veya yüz ifadesindeki değişikliği kendisi hakkında olumsuz bir değerlendirme olarak algılayabildiğini anlatan Erol, bu durumun zaman içerisinde sosyal ilişkilerden uzaklaşmaya neden olabileceğini söyledi.   Egzama Bulaşıcı Değil   Toplumda görünür cilt hastalıklarına ilişkin yanlış inanışların bulunduğunu hatırlatan Erol, egzamanın bulaşıcı bir hastalık olmadığını ve kişisel bakım eksikliğinin göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Buna rağmen egzaması olan bireylerin başkaları tarafından yanlış anlaşılmaktan endişe duyabildiğini belirten Erol, özellikle geçmişte olumsuz yorumlarla karşılaşan kişilerde bu kaygının daha belirgin hale gelebildiğini ifade etti. Erol, başkaları tarafından yargılanma korkusunun zamanla kişinin kendi dış görünüşünden utanmasına yol açabileceğini, bunun da psikolojik yükü artırabileceğini kaydetti.   Sosyal Hayattan Uzaklaşmak Önemli Bir İşaret   Egzaması bulunan herkesin sosyal kaygı yaşamadığını belirten Erol, hastalığın görünürlüğünün tek başına psikolojik etkilerin düzeyini belirlemediğine dikkat çekti. Ancak kişinin cildinin görünmesinden çekindiği için arkadaş buluşmalarını sürekli iptal etmesi, iş ortamında geri planda kalması veya yakın ilişkiler kurmaktan kaçınmasının psikolojik destek ihtiyacına işaret edebileceğini söyledi. Erol, burada temel ölçütün kaygının kişinin günlük yaşamını ve sosyal ilişkilerini ne ölçüde sınırlandırdığı olduğunu vurguladı.   Psikolojik Destek Yaşam Kalitesini Artırabilir   Egzamanın yol açtığı sosyal kaygıyla başa çıkmada psikolojik desteğin önemli bir rol üstlenebileceğini belirten Erol, bilişsel davranışçı terapinin olumsuz düşünce ve kaçınma davranışları üzerinde çalışmak için yararlı bir yaklaşım sunduğunu ifade etti. Kabul ve kararlılık terapisinin de kişinin zorlayıcı düşüncelerine rağmen sosyal yaşamını sürdürmesine yardımcı olabileceğini belirten Erol, şöyle konuştu: “Egzama ile yaşarken sosyal hayatı sürdürmek, kişinin her zaman rahat hissetmesi gerektiği anlamına gelmez. Bazen ilerleme, kaygı varken de bir buluşmaya gitmek, toplantıda fikrini söylemek veya biriyle yakınlık kurmaya izin vermektir.”   Tedavide Psikolojik Etkiler de Dikkate Alınmalı   Egzamanın tedavisinde fiziksel belirtilerin kontrol altına alınmasının yanı sıra hastalığın oluşturduğu duygusal yükün de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Erol, toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti. Görünür cilt hastalıklarıyla yaşayan bireylere karşı önyargılı yaklaşımlardan kaçınılması gerektiğini ifade eden Erol, doğru bilgilendirme ve gerektiğinde alınacak psikolojik desteğin hastaların yaşam kalitesine katkı sağlayabileceğini kaydetti.  

3 gün önce 34
SAĞLIK

Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan Personel Alımı Açıklaması: Birkaç Hafta İçinde Duyurulacak

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, sağlık personeli alımına ilişkin beklenen açıklamayı yaptı. 2026 KPSS sonuçlarının açıklanmasının ardından atama çalışmalarının sürdüğünü belirten Memişoğlu, yeni personel alımına ilişkin duyurunun birkaç hafta içerisinde yapılacağını söyledi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, sağlık sektöründeki personel ihtiyacı ve yeni atamalara ilişkin İzmir'de açıklamalarda bulundu. Kamu ve özel sektörde görev yapan sağlık çalışanlarının büyük bir özveriyle hizmet verdiğini belirten Memişoğlu, yeni hastanelerin hizmete açılmasıyla birlikte personel ihtiyacının da arttığını ifade etti.   “Birkaç Hafta İçinde Alımları Duyuracağız” Sağlık personeli atamalarına ilişkin çalışmaların ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde yürütüldüğünü belirten Bakan Memişoğlu, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığıyla görüşmelerin sürdüğünü söyledi. 2026 KPSS sonuçlarının açıklanmasının ardından atama bekleyen sağlık bölümü mezunlarına seslenen Memişoğlu, “Çok yakın zamanda ilan edeceğiz, hiç merak etmesinler. 2026 KPSS’si de yapıldı, sonuçları da ilan edildi. Birkaç hafta içinde inşallah alım konusunda insanlarımıza duyuru yapacağız” dedi.   “Yeni Hastaneler Açıyoruz, Personel İhtiyacımız Var” Yeni personel alımının daha önce planlandığını belirten Memişoğlu, yapılacak duyurunun bir müjde olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Bakan Memişoğlu, “Bunu bir müjde olarak kabul etmiyoruz. Çünkü biz zaten alacağız dedik. O konuda mezun olan arkadaşlarımız merak etmesinler. Zaten yeni hastaneler açıyoruz, personel ihtiyacımız da oluyor. Onları inşallah çok yakın zamanda kendi ordumuza dahil edeceğiz” ifadelerini kullandı.   Sağlık Çalışanlarına Teşekkür Etti Türkiye’nin geniş bir sağlık çalışanı kadrosuna sahip olduğunu vurgulayan Memişoğlu, kamuda yaklaşık 950 bin, özel sektör ve diğer alanlarda ise yaklaşık 600 bin kişinin sağlık hizmetlerinde görev yaptığını belirtti. Sağlık çalışanlarının fedakârlığına dikkat çeken Memişoğlu, hayatını insan sağlığına adayan tüm personele teşekkür etti.   Gözler Personel Alımı İlanına Çevrildi Bakan Memişoğlu’nun açıklamasıyla birlikte sağlık alanında mezun olup atama bekleyen adayların dikkati yapılacak resmî duyuruya çevrildi. Yeni alım kapsamında istihdam edilecek personel sayısı, branşlara göre kontenjan dağılımı ve başvuru takvimine ilişkin henüz ayrıntı paylaşılmadı. Söz konusu bilgilerin Sağlık Bakanlığının yapacağı duyuruyla netleşmesi bekleniyor.

5 gün önce 61
SAĞLIK

İleri Yaşta Hareket Hayat Kurtarıyor

İstanbul Rumeli Üniversitesi Egzersiz ve Spor Bilimleri Fakültesi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Eda A. Ağaşcıoğlu, ileri yaşlarda düzenli egzersizin hem fiziksel hem de zihinsel sağlık açısından büyük önem taşıdığını belirterek, “Yaş almak hareket etmeyi bırakmak için bir neden değildir. Tam tersine sağlıklı yaşlanmanın en etkili yollarından biri düzenli egzersizdir” dedi.

06.10.2026 130
SAĞLIK

SES Malatya’dan İnönü Üniversitesi’nin Mali Verilerine Şeffaflık Çağrısı

SES Malatya Şube Başkanı Cansu Can, İnönü Üniversitesi’nin 2025 yılı Sayıştay denetim raporunda yer alan mali verilere dikkat çekerek kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin açıklama istedi. Can, “Bize gelince kuruş kuruş hesap yapanlar, yüz milyonlarca liralık zararların hesabını neden vermiyor?” dedi.

02.10.2026 124
SAĞLIK

Kalbin Sessiz Tehlikesi: Hayat Kurtaran Kalp Pilleri

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nden Prof. Dr. Ertuğrul Kurtoğlu, kalp hastalıklarında erken tanının önemine dikkat çekerek, kalp pilleri ve enfekte pil sistemlerinin çıkarılmasına ilişkin bilgi verdi. Kurtoğlu, uzun yıllardır vücutta bulunan elektrotların çıkarılmasının deneyimli ekip ve uygun merkez koşulları gerektirdiğini söyledi.

30.09.2026 117
SAĞLIK

Malatya’da Ani Kalp Durmalarına Karşı 3 Noktaya Otomatik Şok Cihazı Yerleştirildi

Malatya’da ani kalp durması vakalarında erken müdahale imkanını artırmak amacıyla kentin üç farklı noktasına otomatik şok cihazı (AED) yerleştirildi. Sağlık görevlisi Sunay Erdoğan, cihazların ambulans ulaşana kadar kritik müdahalenin yapılmasına imkan sağladığını belirterek, “Kalp durduğunda siz durmayın” dedi.

30.09.2026 118
SAĞLIK

MEAH Tüp Bebek Ünitesi’nin İlk Bebekleri Dünyaya Geldi

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tüp Bebek Ünitesi’nde tedavi gören 37 yaşındaki Nihal Kalkan’ın ilk tüp bebek denemesinde ikiz gebelik elde edildi. Gebelik süreci merkezde takip edilen Kalkan, biri kız biri erkek ikiz bebeklerini sağlıkla dünyaya getirdi.

28.09.2026 177
SAĞLIK

Basit Düşmelerde Oluşan Kırıklar Kemik Erimesinin Habercisi Olabilir

Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reşit Sevimli, basit düşme ve zorlanmalarla oluşan kırıkların osteoporoz belirtisi olabileceğini belirterek, kemik sağlığının çocukluk döneminden itibaren korunması gerektiğini söyledi.

24.09.2026 106
SAĞLIK

Alzheimer Hastalığına İlişkin Uzmanından Önemli Değerlendirmeler

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniğinde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Yusuf Ziya Deniz, Alzheimer hastalığının belirtileri, risk faktörleri ve tedavi seçeneklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

22.09.2026 351
SAĞLIK

Okul Reddi Bir Aydan Uzun Sürerse Dikkat!

Çocukların okula başlarken yaşadığı uyum sorunlarının çoğu zaman doğal bir süreç olduğunu belirten uzmanlar, özellikle bir aydan uzun süren isteksizlik ve ayrılık kaygısının yakından takip edilmesi gerektiğini söylüyor. 

22.09.2026 205
Daha Fazla Haber Yükle Bu kategorideki tüm haberler listelendi.