Medya Malatya
Medya Malatya

“Çiftçi” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
POLİTİKA

Saadet Partisi Yeşilyurt Kongresi’nde Ekonomi ve “Fon” Eleştirileri

Saadet Partisi Yeşilyurt İlçe Kongresi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Nihat Şahin başkanlığında tek listeyle gidilen kongrede konuşan İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, kamuoyunda tartışılan fon işlemleri ile 2027 yılı bütçesini eleştirirken, Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan ise ekonomik kriz, belediyelerin borç yükü ve faiz politikaları üzerinden iktidara tepki gösterdi.   Saadet Partisi Yeşilyurt İlçe Kongresi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde partililer ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Nihat Şahin başkanlığında tek listeyle gidilen kongreye Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan, parti yöneticileri, ilçe başkanları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve partililer katıldı. Kongrede gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bülent Kaya, Türkiye’nin uzun süredir ekonomik ve siyasi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, kamuoyunda tartışılan fon işlemlerinin yalnızca ekonomik değil siyasi boyutunun da bulunduğunu savundu.   Kaya: Fon meselesi münferit değil   Fonlarla ilgili yaşanan süreci “fon vurgunu” olarak nitelendiren Kaya, söz konusu olayın birkaç kişinin bireysel tercihiyle açıklanamayacağını ileri sürdü. Kaya, “Ülkemizin ana gündemlerinden bir tanesi bu fon meselesi. Keşke daha güzel gündemleri konuşabilseydik ancak uzun zamandır maalesef olumsuz gündemleri konuşmak durumunda kalıyoruz. Bu fon krizinin iki büyük boyutu var. Birinci boyutu ekonomik büyüklüğü, ikincisi ise siyasi boyutu ve siyasi büyüklüğü” dedi. Söz konusu ekonomik büyüklüğün yaklaşık 25 milyar dolar olduğunu öne süren Kaya, rakamın boyutunu Malatya’nın kayısı ihracatı üzerinden örneklendirdi. Kaya, “Malatya’mızın en önemli ekonomik kalemlerinden bir tanesi kayısı. Yaklaşık 250 milyon dolarlık yıllık ihracattan bahsediyoruz. 25 milyar doların ne kadar büyük bir rakam olduğunu buradan da anlamak mümkün” ifadelerini kullandı. Yaşanan sürecin sermaye piyasalarında güven kaybına neden olduğunu savunan Kaya, bunun Türkiye’nin gelecekteki borçlanma maliyetlerini de artırabileceğini söyledi. Kaya, “Borsalarımız bir güven aşınmasına uğradığı için önümüzdeki günlerde borcu çevirmek için daha az para geleceğini, gelen paranın da daha yüksek faizle geleceğini düşündüğümüzde ekonomik kayıpların daha ağır sonuçları olacağını görüyoruz” diye konuştu.   “Organize bir düzenle karşı karşıyayız”   İktidar temsilcilerinin yaşananları bireysel yatırım tercihleri üzerinden değerlendirdiğini savunan Kaya, buna katılmadığını belirterek şunları söyledi: “İktidar partili yetkililere sorarsanız birkaç muhterisin, birkaç para hırsı olan kişinin yaptığı münferit ve bireysel bir vaka olarak görmemiz arzu ediliyor. Oysa keşke birkaç münferit kişinin yaptığı bir olay olsaydı. Ne ekonomik büyüklüğü bu kadar olurdu ne de sonuçları bu kadar ağır olurdu. Biz bunun organize ve örgütlü bir yapının sonucu olduğunu düşünüyoruz.” Kaya, fonlara yatırım yaptığı belirtilen bazı siyasetçilerin isimlerini de gündeme getirerek, yaşananların yalnızca yatırımcıların “para hırsıyla” açıklanamayacağını savundu.   Kaya’dan savunma anlaşması eleştirisi   Konuşmasında İslam ülkeleri arasındaki savunma iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kaya, prensip olarak İslam ülkeleri arasındaki dayanışmayı desteklediklerini ancak Türkiye’yi doğrudan askeri yükümlülük altına sokabilecek düzenlemelerin TBMM’de ayrıntılı biçimde tartışılması gerektiğini söyledi. Kaya, “Biz sadece ambalajlanmış işlerin ambalajına bakamayız. İçeriğinde ne olduğunu da değerlendirmek zorundayız. Bir ülkeye saldırı olduğunda Türkiye otomatik olarak savaşa mı girecek? Bunların açık şekilde tartışılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Türk askerinin başka ülkelere gönderilmesini gerektirebilecek düzenlemelerde TBMM’nin devre dışı bırakılamayacağını belirten Kaya, Meclis iradesinin korunması gerektiğini kaydetti.   “Bütçe büyüyor, faiz artıyor”   2027 yılı bütçesine de değinen Kaya, bütçe büyüklüğünün artmasına rağmen emekli, çiftçi, memur ve sosyal yardım alan kesimlerin bütçeden aldığı payın azaldığını savundu. Kaya, “2025 bütçesinde gider yaklaşık 14 trilyon 700 milyar liraydı. 2026’da 19 trilyon lirayı aştı, 2027 bütçesinde ise 27 trilyon lirayı aşan bir büyüklükle karşı karşıyayız. Bütçe büyüyor ancak emeklinin payı azalıyor, tarım ve hayvancılığın payı azalıyor, sosyal yardımların payı azalıyor, devlet memurlarının aldığı pay azalıyor. Ne artıyor? Faiz” dedi. Faiz giderlerindeki artışı eleştiren Kaya, “2027 bütçesinde yaklaşık 3 trilyon 975 milyar liralık faiz giderinden bahsediliyor. Vergiler de artıyor. Önümüzdeki günlerde bütçe görüşmelerinde bunları gündeme getirecek ve muhalefet şerhimizi ortaya koyacağız” ifadelerini kullandı. Saadet Partisi’nin iktidar eleştirisini yalnızca siyasi polemik amacıyla yapmadığını belirten Kaya, partilerinin Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretmek amacıyla çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.   Paşahan: Çok kötü bir dönemden geçiyoruz   Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan ise kongrede yaptığı konuşmada ekonomik koşullar, gençlerin yaşadığı sorunlar ve toplumsal yapıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Paşahan, “Çok kötü bir dönemden geçiyoruz. Maalesef gençlerimiz bunalımda, aileler perişan. Büyük bir insanlık buhranının içerisindeyiz. Kime dokunsanız feryat ediyor. Öğrencisi, öğretmeni, asgari ücretlisi, emeklisi, esnafı, çiftçisi; herkesin ciddi sorunları var” dedi. Ekonomik sorunların yanı sıra toplumsal ve siyasi sorunların da arttığını savunan Paşahan, Saadet Partisi teşkilatlarının “yaşanabilir bir Türkiye ve Malatya” hedefiyle çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Paşahan, “Bir taraftan derin ekonomik krizler, bir taraftan ahlaki sorunlar, diğer taraftan siyasi krizler ve entrikalar var. Gerçekten ciddi bir tabloyla karşı karşıyayız. Biz de insanlığın kurtuluşu, yaşanabilir bir Malatya, yeniden büyük Türkiye ve yeni bir dünya hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.   Büyükşehir’in borçlarına dikkat çekti   Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin borçlarını da gündeme getiren Paşahan, belediyelerin yüksek faiz yükü altında bulunduğunu savundu. Paşahan, “Sadece vatandaş mı borçlu? Hayır. Belediyeler de borçlu, devlet de borçlu. Malatya Büyükşehir Belediyesi’nden bahsetmek gerekirse, 2 milyar liradan fazla faiz borcu olduğunu zaman zaman gündeme getiriyoruz. Belediye yüksek faizle borçlanıyor, bu borcu kapatmak için de vatandaşın üzerine yeni yükler geliyor” dedi. Kamu varlıklarının özelleştirilmesini de eleştiren Paşahan, geçmiş yıllarda liman, fabrika ve çeşitli kamu işletmelerinin satıldığını, buna rağmen borç ve faiz yükünün sona ermediğini savundu. Paşahan, şöyle devam etti: “Devlet bir taraftan kamu kurumlarındaki stratejik yerleri, limanları ve fabrikaları sattı. Buna rağmen borç kapanmadı. Bu sefer vergilerle ve cezalarla vatandaşın sırtına yeni yükler getiriliyor. Biz bu gidişe ve bu ekonomik sisteme itiraz ediyoruz.” “Faizsiz ekonomik model istiyoruz” Milli Görüş hareketinin faizsiz ekonomik model önerisini hatırlatan Paşahan, ekonomik sistemde köklü değişiklik gerektiğini söyledi. Paşahan, “Erbakan Hocamız ne diyordu? Faizsiz bir ekonomik modeli inşa edeceğiz diyordu. Adil bir ekonomik düzeni inşa etmek mecburiyetindeyiz. Çocuklarımız ve gençlerimiz için bu mücadeleyi yürütmek zorundayız” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte de yüksek enflasyon ve ekonomik krizlerle mücadele ettiğini belirten Paşahan, AK Parti iktidarının yaklaşık çeyrek asırlık döneminin ardından ekonomik sorunların devam ettiğini savundu.   “Malatya’nın sesi olacağız”   Paşahan, ekonomik krizin önümüzdeki dönemde daha da derinleşebileceğini ileri sürerek, Saadet Partisi’nin Malatya’da saha çalışmalarını artıracağını söyledi. “Bizler Malatya’nın sesiyiz” diyen Paşahan, “Gündemi inşallah bizler belirleyeceğiz. Halkımız için gece gündüz demeden çalışacağız. Bu kongrenin en büyük hayırlara ve zaferlere vesile olmasını temenni ediyorum” dedi. Kongrede tek listeyle seçime gidilirken, Nihat Şahin başkanlığındaki liste delegelerin oyuna sunuldu.  

2 gün önce 23
POLİTİKA

Yeni Parti Malatya İl Başkanı İlhan Mazbatasını Aldı: “Sıkmadığımız El Kalmayacak”

Yeni Parti Malatya İl Başkanı Basri İlhan, gerçekleştirilen il kongresinin ardından mazbatasını alarak yeni dönem çalışmalarına başladı. Kent genelinde kapsamlı bir saha çalışması yürüteceklerini belirten İlhan, “Malatya’nın her mahallesinde, her köyünde, her ilçesinde olacağız. Sıkmadığımız el, uğramadığımız köy kalmayacak.” dedi.   Yeni Parti Malatya İl Örgütü’nde kongre sürecinin tamamlanmasının ardından mazbata töreni gerçekleştirildi. İl başkanlığına seçilen Basri İlhan, mazbatasını almasının ardından yaptığı açıklamada yeni dönemin yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Önümüzdeki süreçte teşkilat çalışmalarına hız vereceklerini belirten İlhan, vatandaşlarla doğrudan iletişim kuracaklarını, esnaf ve çiftçilerin sorunlarını yerinde dinleyeceklerini ifade etti.   “Malatya’nın her mahallesinde ve köyünde olacağız”   Yeni dönemde saha çalışmalarını ön planda tutacaklarını kaydeden İlhan, parti teşkilatlarıyla birlikte kentin tüm ilçelerinde aktif bir çalışma yürüteceklerini söyledi. İlhan, “Malatya’nın tüm mahallelerinde, köylerinde ve ilçelerinde vatandaşlarımızla bir araya geleceğiz. Partimizi daha geniş kesimlere tanıtacağız. Bundan sonra Malatya’nın her mahallesinde, her köyünde, her ilçesinde olacağız. Artık sıkmadığımız el kalmayacak, uğramadığımız köy kalmayacak, görüşmediğimiz esnafımız ve çiftçimiz kalmayacak.” ifadelerini kullandı.   “Hedefimiz Malatya’da iktidar olmak”   Vatandaşların talep ve beklentilerini doğrudan dinlemeyi hedeflediklerini belirten İlhan, siyasi çalışmalarını yerel ve genel iktidar hedefi doğrultusunda sürdüreceklerini dile getirdi. Yeni Parti teşkilatlarının Malatya genelinde daha aktif bir çalışma dönemine gireceğini ifade eden İlhan, Türkiye genelindeki iktidar hedefinin Malatya'da da karşılık bulması için çalışacaklarını kaydetti.   Teşkilat çalışmalarına ağırlık verilecek   Yeni dönemde mahalle, köy ve ilçe ziyaretlerinin yanı sıra esnaf, çiftçi ve vatandaş buluşmalarına öncelik vereceklerini belirten İlhan, saha çalışmalarının il genelinde sürdürüleceğini ifade etti. Mazbata törenine katılan partililere ve kendisine destek veren teşkilat mensuplarına teşekkür eden İlhan, yeni dönemin Malatya ve parti teşkilatı için hayırlı olmasını diledi.  

5 gün önce 51
ASAYİŞ

Organize Suç Örgütlerine 1741 Operasyon: 8 Binden Fazla Tutuklama

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yıl içerisinde 625 organize suç örgütünün hedef alındığı 1741 operasyonda 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını açıkladı. Suç örgütlerinin faaliyet alanlarını daraltacaklarını belirten Çiftçi, özellikle vatandaşları tehdit ederek haraç isteyen yapılanmalara karşı mücadelenin sürdürüleceğini vurguladı.   İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, organize suç örgütleriyle mücadelede yıl içerisinde gerçekleştirilen operasyonların bilançosunu açıkladı. Güvenlik Toplantısı’nda kaçakçılık, organize suçlar ve mali suçlarla mücadele çalışmalarını değerlendiren Çiftçi, yeni nesil suç yapılanmalarına yönelik operasyonların devam ettiğini bildirdi.   625 suç örgütü hedef alındı Güvenlik birimlerinin yıl boyunca yürüttüğü çalışmalar kapsamında 625 organize suç örgütüne yönelik 1741 operasyon düzenlendiğini açıklayan Çiftçi, operasyonlarda yakalanan şüphelilerden 8 bini aşkının tutuklandığını belirtti. Organize suç örgütlerinin yalnızca yurt içindeki faaliyetlerinin değil, uluslararası bağlantılarının da takip edildiğini aktaran Çiftçi, yurt dışından gerçekleştirilen suçlu iadelerinde son beş yıllık ortalamanın 5 ila 6 katını aşan seviyelere ulaşıldığını ifade etti.   Haraç çetelerine karşı mücadele sürecek Vatandaşları tehdit ederek haraç talep eden suç örgütlerine yönelik çalışmalara ağırlık verildiğini belirten Bakan Çiftçi, hiçbir kişi ya da suç yapılanmasının kendisini hukukun üzerinde göremeyeceğini vurguladı. Suç örgütlerinin ekonomik kaynaklarının ve faaliyet alanlarının daraltılmasının hedeflendiğini kaydeden Çiftçi, güvenlik güçlerinin özellikle yeni nesil organize suç yapılanmalarına karşı çalışmalarını yoğunlaştıracağını bildirdi.   Yurt dışına kaçan suçlular da takipte Organize suçlarla mücadelenin uluslararası boyutuna da değinen Çiftçi, haklarında adli işlem bulunan ve yurt dışına kaçan kişilerin Türkiye’ye getirilmesine yönelik girişimlerin sürdüğünü belirtti. Yurt dışından gerçekleştirilen iadelerde önemli artış yaşandığını aktaran Çiftçi, suç işledikten sonra kaçan veya saklanan kişilerin yakalanarak adalete teslim edilmesi için ilgili birimlerin çalışmalarına devam ettiğini ifade etti.   Yeni dönemde operasyonlar yoğunlaşacak Kaçakçılık, mali suçlar ve organize suç örgütleriyle mücadelede yeni dönemin önceliklerini de değerlendiren Çiftçi, suç şebekelerinin hareket kabiliyetinin sınırlandırılacağını bildirdi. Vatandaşların huzur ve güvenliğini tehdit eden yapılanmalara karşı operasyonların sürdürüleceğini kaydeden Çiftçi, organize suç örgütlerine hareket alanı bırakılmaması konusunda kararlı olduklarını vurguladı.

6 gün önce 48
POLİTİKA

YENİ Partili Zeynel Emre: “İktidara Hiç Olmadığımız Kadar Yakınız”

YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi’nde konuşan Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, iktidarın ekonomi, hukuk ve yerel yönetim politikalarını eleştirdi. Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin zedelendiğini savunan Emre, “Emin olun, hiç olmadık kadar iktidara yakınız. Önümüzdeki dönemde korkmadan, yılmadan ve pes etmeden mücadele edeceğiz” dedi.     YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi, Malatya Kongre Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Parti üyelerinin 18 Ekim'de katıldığı ön seçimde il başkanlığı adaylığı için onay alan Basri İlhan, kongreye tek aday olarak katıldı. Kongreye parti yöneticileri, milletvekilleri, delegeler ve çok sayıda davetli karılırken YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’da kongreye katılan isimler arasında yer aldı.   Kongrede gündemin ağırlıklı bölümünü Türkiye'deki siyasi gelişmeler, ekonomi, hukuk, yargı bağımsızlığı, yerel yönetimler ve Yeni Parti'nin kuruluş süreci oluşturdu. Konuşmasında iktidara yönelik eleştirilerini sıralayan Zeynel Emre, Türkiye'nin demokratik kazanımlarının korunması gerektiğini belirterek partilerinin iktidar hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.   “Yeni Parti’yi Keyfimizden Kurmadık”   Yeni Parti'nin kuruluş sürecine geniş yer ayıran Emre, partinin siyasi gelişmelerin ve yaşanan tartışmaların ardından ortaya çıktığını söyledi. Partinin kuruluşunun yalnızca yeni bir siyasi oluşum meydana getirmek amacı taşımadığını belirten Emre, demokrasi ve seçmen iradesinin korunmasını esas aldıklarını ifade etti. “Biz Yeni Parti'yi keyfimizden kurmadık” diyen Emre, siyasi süreçlerin belirli çevreler tarafından yönlendirilmesine karşı çıktıklarını savundu. Yerel seçim sonuçlarının ardından muhalefete yönelik baskıların arttığını ileri süren Emre, “31 ilde Türkiye'nin birinci partisi olduk. Halkımızın yaklaşık yüzde 70'inin yaşadığı yerlerde yerel yönetimleri kazandık. Bunun ardından daha önce görülmeyen tartışmalar başladı. Biz vatandaşlarımızdan aldığımız güçle bu sürece karşı mücadele ettik” ifadelerini kullandı.   “Butlan Tartışmaları Siyasi Bir Sürecin Parçası”   Konuşmasında siyasi parti kongrelerine ilişkin hukuki tartışmalara da değinen Emre, özellikle 'mutlak butlan' iddiaları üzerinden yürütülen süreçleri eleştirdi. Siyasi parti kongrelerinin seçim kurullarının gözetiminde gerçekleştirildiğini hatırlatan Emre, kongrelerin hukuki geçerliliğine ilişkin tartışmaların siyasi sonuçlar doğurduğunu savundu. Emre, kongre kararlarına yönelik itirazların belirli hukuki usullere tabi olduğunu belirterek bu süreçlerin siyasi müdahale aracı hâline getirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Partilerine yönelik tartışmalara rağmen vatandaşların desteğinin sürdüğünü öne süren Emre, kamuoyu araştırmalarında güçlü bir konumda bulunduklarını ifade etti.   “Oy Oranımız Yüzde 35’in Altına Düşmüyor”   Yeni Parti'nin kuruluşunun ardından vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştıklarını ileri süren Emre, partinin kısa sürede önemli bir örgütlenme kapasitesine ulaştığını söyledi. Partilerine ilişkin kamuoyu araştırmalarını değerlendiren Emre, “Bizim günahımız büyük. Oyumuz yüzde 35'in altına düşmüyor. Butlan kararının geldiği günden önceki ankette oyumuz yüzde 35'ti. Bu, tek başına neredeyse 300 milletvekili anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. Partinin kısa sürede teşkilatlanmasını tamamlamaya yönelik önemli adımlar attığını belirten Emre, üyelik, bağış ve kongre çalışmalarının hızlı ilerlediğini savundu. Emre, “Yeni Parti iyi yolda. Yeni Parti Türkiye'nin köklü sorunlarına çözüm bulacak. Bu iktidarın değişimini hep birlikte göreceğiz” dedi.   “Çeyrek Asırlık İktidarın Ekonomi Politikalarını Eleştiriyoruz”   Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeynel Emre, yaklaşık çeyrek asırdır ülkeyi yöneten iktidarın ekonomi ve sosyal politikalarda beklenen sonuçları ortaya koyamadığını savundu. Emeklilerin ve asgari ücretlilerin alım gücünün gerilediğini ileri süren Emre, gelir dağılımı, işsizlik ve hayat pahalılığının toplumun önemli bölümünü etkilediğini belirtti. Emre, “Bugün bu ülkenin emeklisi, bu ülkenin asgari ücretlisi geçmişle kıyaslandığında ciddi bir alım gücü kaybı yaşıyor. İnsanlarımızın refah seviyesinin yükselmesi gerekirken ekonomik sıkıntılar giderek derinleşiyor” diye konuştu. Genç işsizliğine de dikkat çeken Emre, eğitimine devam etmeyen ve herhangi bir işte çalışmayan gençlerin sayısının yüksek olduğunu savunarak bu durumun Türkiye'nin geleceği açısından önemli bir sorun oluşturduğunu söyledi. Emre, Türkiye'nin genç ve dinamik nüfusunun ekonomik kalkınmada daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.   “Okullarda Şiddet ve Yeni Nesil Suç Örgütleri Endişe Verici”   Konuşmasında toplumdaki güvenlik sorunlarını da gündeme taşıyan Emre, son yıllarda okullarda yaşanan şiddet olaylarına ve yeni nesil suç örgütlerine ilişkin haberlerin kaygı verici olduğunu söyledi. Kendi öğrencilik yıllarından örnekler veren Emre, geçmişte okullarda güvenlik sorunlarının bugünkü ölçüde gündeme gelmediğini belirterek çocukların güvenli eğitim ortamlarında yetişmesinin devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti. Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısındaki artışa da dikkat çeken Emre, suçla mücadelede yalnızca güvenlik tedbirlerinin değil, sosyal ve ekonomik politikaların da önem taşıdığını kaydetti.   “Sandıktan Çıkan İradeye Saygı Gösterilmeli”   Yerel yönetimlere yönelik uygulamaları da eleştiren Emre, seçilmiş belediye başkanlarına ilişkin yargısal ve idari süreçlerin hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savundu. Muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmalar ve kayyum uygulamaları üzerinden iktidara eleştiriler yönelten Emre, seçmen iradesinin korunması gerektiğini belirtti. Belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmalarında siyasi ayrım yapılmaması gerektiğini söyleyen Emre, iddiaların tüm yönleriyle ve tarafsız biçimde araştırılması çağrısında bulundu. Bazı belediyelerde yaşandığını ileri sürdüğü usulsüzlükleri örnek gösteren Emre, kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini vurguladı. Emre'nin bu kapsamda dile getirdiği yolsuzluk iddiaları, konuşmacının değerlendirmeleri olarak aktarıldı.   “Anayasa Mahkemesi Kararlarının Uygulanması Hukuk Devletinin Gereğidir”   Türkiye'de hukuk devleti ilkesine ilişkin tartışmalara değinen Emre, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının anayasal düzen açısından önem taşıdığını söyledi. Geçmiş dönemlerde yüksek mahkeme kararlarına gösterilen yaklaşım ile günümüzde yaşanan tartışmaları karşılaştıran Emre, hukuk kurumlarına güvenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Emre, demokratik hakların korunması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve vatandaşların adalete güveninin yeniden tesis edilmesinin öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu belirtti.   “Bir Sonraki Kongreye İktidar Partisinin Milletvekili Olarak Geleceğim”   Konuşmasının sonunda partililere seslenen Zeynel Emre, Yeni Parti'nin önümüzdeki seçimlerde iktidara geleceğine inandığını söyledi. Parti teşkilatlarından daha yoğun bir çalışma beklediğini ifade eden Emre, “Önümüzdeki dönem bize ne yaparlarsa yapsınlar, korkmadan, yılmadan, pes etmeden mücadele etmeye var mısınız? Emin olun hiç olmadık kadar iktidara yakınız” dedi. Emre, “Ben buraya bir dahaki kongre döneminde iktidar partisinin milletvekili ve genel başkan yardımcısı olarak geleceğim. Yüreğim inanıyor buna, sizler de inanın” ifadelerini kullandı.   Veli Ağbaba: “Ne Yaptıysam Malatya İçin Yaptım”   Kongrede konuşan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise partinin kuruluş sürecine, Malatya'nın sorunlarına ve Türkiye'deki siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni Parti'nin Malatya'da gerçekleştirdiği ilk olağan kongrenin önemli olduğunu belirten Ağbaba, parti teşkilatının kuruluş sürecinde görev yapan isimlere teşekkür etti. Özellikle kurucu İl Başkanı Barış Yıldız'ın çalışmalarına dikkat çeken Ağbaba, partinin kuruluşundan kongre aşamasına kadar emek veren tüm yöneticilerin katkılarının önemli olduğunu söyledi. Yeni dönemde il başkanlığı görevini üstlenecek Basri İlhan ve yönetimine başarılar dileyen Ağbaba, geniş katılımlı bir teşkilat yapılanması oluşturulmasının önemine değindi. Kendi siyasi yaşamına yönelik değerlendirmelerde de bulunan Ağbaba, “Ne bir partilinin ne bir Malatyalının yüzünü yere eğdirecek, yüzünü yere baktıracak, mahcup edecek bir işin içerisinde olmadık. Bir işin içerisinde olmayacağım. Ne yaptıysam Malatya için yaptım. Ne edersek de Malatya için ederiz. Ölene dek devam edeceğiz” dedi.   “Malatya’da Depremin Etkileri Sürüyor”   Malatya'nın 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çeken Ağbaba, yeniden yapılanma çalışmalarının yanı sıra vatandaşların günlük yaşamda karşılaştığı güçlüklerin de çözülmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle çiftçiler, esnaf, emekliler ve kiracıların yaşadığı sıkıntılara değinen Ağbaba, barınma sorununun önemini koruduğunu savundu. Ağbaba, “Depremin üzerinden neredeyse dört yıl geçmiş durumda. Çiftçi perişan, emekli perişan” ifadelerini kullanarak kentin ekonomik sorunlarının daha fazla gündeme alınması gerektiğini belirtti. Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin eleştirilerde de bulunan Ağbaba, vatandaşların yaşadığı gelir kaybına ve ekonomik belirsizliklere dikkat çekti. Sermaye piyasalarındaki gelişmeleri de değerlendiren Ağbaba, yatırımcıların yaşadığı kayıplara ilişkin iddiaların şeffaf biçimde araştırılması gerektiğini savundu.   “Yeni Parti’nin Kapıları Herkese Açık”   Yeni Parti'nin geniş bir toplumsal kesime hitap etmeyi amaçladığını belirten Ağbaba, farklı siyasi görüşlerden vatandaşların aynı çatı altında buluşabileceğini söyledi. Ağbaba, “Bu yeni partinin kapıları herkese açık. En çok mağdurlara açık, en çok emeklilere açık, en çok asgari ücretlilere açık, en çok gençlere açık. Kimsenin kılığı kıyafetinden, hayat tarzından sorgulanmadığı, herkesin eşit olduğu bir siyasi hareketi hep beraber başlatıyoruz” dedi. Siyasi görüşü ve yaşam tarzı ne olursa olsun vatandaşların eşit biçimde temsil edilmesini savunduklarını ifade eden Ağbaba, parti teşkilatlarının bu anlayışla hareket edeceğini belirtti. Ağbaba, “Bizim mücadelemiz yoksullar için, bizim mücadelemiz mağdurlar için, bizim mücadelemiz Malatya için” sözleriyle konuşmasını tamamladı.   Barış Yıldız: “Siyasi Hayatıma Nokta Değil, Virgül Koyuyorum”   Kongrenin açılış konuşmasını yapan Yeni Parti Kurucu İl Başkanı Barış Yıldız ise yaklaşık 20 yıllık siyasi geçmişini değerlendirerek görev yaptığı süre boyunca kendisine destek veren partililere teşekkür etti. Gençlik kollarından il başkanlığına uzanan siyasi yaşamında birçok farklı görev üstlendiğini belirten Yıldız, Malatya'da yaşanan depremler ile partisinin kuruluş süreci arasında benzerlik kurdu. Yıldız, “Bizler Türk siyasi hayatına yeni bir parti kazandıralım diye yola çıkmadık. Hadi bir parti kuralım diye bir araya gelmedik. Bizim parti kurma hikâyemizi en iyi Malatyalılar anlar. Çünkü babasından, atasından, dedesinden kalan evi depremde yıkılan ve yerine yenisini yapmak zorunda kalan Malatyalı bizi anlar” dedi. İl başkanlığı görevinden ayrılmasının siyasi mücadeleden çekilmek anlamına gelmediğini vurgulayan Yıldız, yeni yönetimin yanında çalışmaya devam edeceğini söyledi. Yıldız, “Bugün siyasi yaşamıma bir nokta değil, bir virgül koyuyorum. Yeni il başkanımızın emrinde, partimizin bir neferi olarak çalışmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.    

24.10.2026 66
EKONOMİ

Malatya Kayısısında Yeni Dönem: Dona Dayanıklı Çeşitler Geliyor

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, Malatya kayısısının geleceği için bilimsel araştırmaların hızlandırılması gerektiğini belirterek, geç çiçeklenen ve zirai dona dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi, bodur anaç üretimi ve modern bahçeciliğe geçiş çağrısında bulundu. Türkiye Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, iklim değişikliği, zirai don ve uluslararası rekabetin Malatya kayısıcılığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen bilimsel çalışmaların desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, üreticiler, ihracatçılar, meslek odaları ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.   Zirai Don Kayısı Üretimini Ağır Etkiledi   Malatya’da Nisan 2025’te yaşanan zirai don, kayısı üretiminde büyük kayıplara neden oldu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında 690 bin 730 ton olan yaş kayısı üretimi, 2025 yılında 2 bin 558 tona geriledi. Malatya Valiliği verilerine göre, 11-12 Nisan 2025 tarihlerinde yaşanan zirai dondan etkilenen 39 bin 392 çiftçiye, 808 bin 946 dekar alan için yaklaşık 4 milyar 346 milyon lira ödeme gerçekleştirildi. 2026 yılı için ise Malatya Valiliği Hasat Komisyonu tarafından 341 bin 55 ton yaş kayısı rekoltesi tahmin edildi.   Dona Dayanıklı Kayısı İçin Bilimsel Çalışma Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelerin üretimin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Kılıç, özellikle geç çiçeklenen, ilkbahar donlarına ve hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Enstitüde TÜBİTAK 1004 programı kapsamında yürütülen ve 2027 yılında tamamlanması planlanan projeyle, geç çiçeklenen, dona ve Şarka hastalığına dayanıklı kayısı çeşitlerinin belirlenmesi hedefleniyor. Kılıç, bilimsel araştırmaların yalnızca laboratuvar ortamında kalmaması, elde edilen sonuçların üreticiye ve yeni kurulacak bahçelere aktarılması gerektiğini vurguladı.   “Kayısıda Bodur Anaç Üretimine Geçmeliyiz”   Geleneksel kayısı bahçelerinde ağaçların geniş alan kapladığını belirten Kılıç, bodur ve yarı bodur anaçlarla daha modern üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yeni yetiştiricilik sistemleriyle uygun koşullarda dekara 40 ağaca kadar dikim yapılmasının hedeflendiğini aktaran Kılıç, bu sistemlerin bakım, budama, ilaçlama ve hasat işlemlerini kolaylaştırabileceğini söyledi. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde 2022 yılında başlatılan bodur ve yarı bodur klonal anaç geliştirme çalışmalarının yanı sıra 2025-2029 dönemini kapsayan yeni araştırmaların da devam ettiği belirtildi.   Doku Kültürü Laboratuvarının Kapasitesi Artırılmalı Modern kayısı yetiştiriciliğinde sağlıklı fidan üretiminin önemine dikkat çeken Kılıç, Kayısı Araştırma Enstitüsü bünyesindeki doku kültürü laboratuvarının kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. Kılıç, geliştirilen yeni anaçların kontrollü koşullarda çoğaltılmasının, hastalıklardan ari fidan üretiminin yaygınlaştırılmasının ve üreticilerin güvenilir dikim materyaline ulaşmasının önem taşıdığını ifade etti.   Araştırma: Rakım ve Çeşit Seçimi Don Zararını Etkiliyor Akçadağ ilçesinde 6 bin 140 kayısı bahçesinin değerlendirildiği bilimsel araştırmada, rakımın ve kayısı çeşidinin zirai don zararında etkili olduğu ortaya konuldu. 2013-2023 yıllarına ait verilerin incelendiği çalışmada, düşük rakımlı bahçelerde don zararının daha yüksek olduğu, rakım arttıkça çiçeklenmenin gecikmesi nedeniyle zararın azalma eğilimi gösterdiği belirlendi. Araştırmada Şekerpare çeşidinin dona daha duyarlı, Çataloğlu çeşidinin ise incelenen koşullarda daha toleranslı olduğu tespit edildi.   “Dünya Pazarındaki Payımızı Yeniden Yükseltmeliyiz” Malatya kayısısının dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıç, üretim kalitesinin artırılması, yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve ihracat pazarlarının genişletilmesi çağrısında bulundu. BİLSAM’ın Şubat 2026’da yayımladığı Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu’na göre, Malatya’nın dünya kuru kayısı ihracatındaki payı son 15 yılda yüzde 75-80 seviyelerinden yüzde 50-55 düzeyine geriledi. Kılıç, Malatya’nın dünya pazarındaki payını yeniden yüzde 80-90 seviyelerine taşımanın ortak hedef olması gerektiğini ifade etti.   “Şahsi Gerekçelerle Muhalefet Etmek Yerine Birlikte Çalışmalıyız”   Kayısı sektöründeki görüş ayrılıklarına da değinen Kılıç, üreticilerin, ihracatçıların ve meslek kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi. Yazıhan Ziraat Odası Başkanı’nın sektöre yönelik eleştirilerine de değinen Kılıç, kişisel görüş ayrılıklarının Malatya kayısısının geleceğine yönelik çalışmaları olumsuz etkilememesi gerektiğini belirtti. Sorunların yalnızca eleştiriyle çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, sektörün bütün paydaşlarını Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelere destek vermeye davet etti.   Türkiye Tohumculukta 158 Milyon Dolar Dış Ticaret Fazlası Verdi Türkiye’nin tohumculuk alanında önemli bir üretim kapasitesine ulaştığını belirten Kılıç, TÜRKTOB’un 2025 yılı verilerine göre sektörün 540 milyon dolar ihracat ve 382 milyon dolar ithalat gerçekleştirdiğini söyledi. Sektörün 158 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini ifade eden Kılıç, sertifikalı tohum üretiminin 1 milyon 351 bin tona ulaştığını, Türkiye’nin 117 ülkeye sertifikalı tohum ihraç ettiğini kaydetti. İsrail ile doğrudan tohum ticaretinin de 2 Mayıs 2024 tarihinde tüm ürün gruplarında ticaretin durdurulması kapsamında sona erdiğini hatırlatan Kılıç, yerli çeşit geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.   “Malatya Kayısısının Geleceği Ortak Sorumluluğumuz”   Malatya kayısısının yalnızca bir tarım ürünü değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirten Kılıç, bilimsel araştırmaların üretim sahasına aktarılmasının zorunluluk haline geldiğini söyledi. Kılıç, üreticilerden ihracatçılara, araştırma kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar bütün paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak Malatya kayısısının dünya pazarındaki gücünü yeniden artırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

23.10.2026 100
EKONOMİ

Darende’de Patates Bereketi: 20 Bin Ton Rekolte Bekleniyor

Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde yaklaşık 3 bin dönüm alanda yetiştirilen patateste hasat sürüyor. Bu yıl 15 ila 20 bin ton arasında rekolte beklenen bölgede, günlük 10-12 tır patates sevkiyatı gerçekleştiriliyor. Yerli tohumluk patatesler Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor.   Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde patates hasadı devam ediyor. Bölgenin iklimi ve verimli topraklarında yetiştirilen patatesler, hem yemeklik hem de tohumluk olarak değerlendiriliyor. Yaklaşık 3 bin dönüm alanda gerçekleştirilen üretimde bu yıl 20 bin tona yaklaşan rekolte bekleniyor.   Tohumluk Patatesler Türkiye’ye Dağıtılıyor Palanga Mahallesi Muhtarı ve çiftçi Hakan Gökçe, bölgede uzun yıllardır Niğde Patates Araştırma Enstitüsü ile iş birliği içerisinde çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Üretimin ağırlıklı olarak tohumluk patates üzerine yoğunlaştığını ifade eden Gökçe, “Burada yetiştirdiğimiz tohumluk patatesleri Türkiye’nin dört bir yanına ve Türk cumhuriyetlerine gönderiyoruz. Ürünlerimiz Niğde’deki depolarda ayrıştırılarak ekim dönemine kadar muhafaza ediliyor” dedi.   “İthal Tohumun Tonu Bin Avro” Yerli tohum üretiminin önemine dikkat çeken Gökçe, ithal patates tohumlarının ton fiyatının yaklaşık bin avro olduğunu belirterek, yüksek maliyetlerin üreticiyi zorladığını söyledi. Yurt dışından getirilen bazı tohumların bölge koşullarına uyum sağlayamadığını ifade eden Gökçe, yerli tohum üretiminin hem maliyetlerin azaltılması hem de tarımsal sürdürülebilirlik açısından önemli olduğunu vurguladı.   Günlük 10-12 Tır Patates Sevk Ediliyor Bu yıl yaklaşık 3 bin dönüm alanda patates üretimi yapıldığını belirten Gökçe, 15 ila 20 bin ton arasında rekolte beklediklerini söyledi. Hasadın mevsimlik tarım işçilerinin katılımıyla sürdüğünü kaydeden Gökçe, günlük 10-12 tır patatesin depolara sevk edildiğini ifade etti. Palanga Ovası’nda yaklaşık 20 bin dönüm sulanabilir tarım arazisi bulunduğunu belirten Gökçe, patatesin yanı sıra şeker pancarı, mısır ve ayçiçeği üretiminin de yapıldığını kaydetti.   “Bu Yıl Verim ve Kaliteden Memnunuz”   Selanik Tohumculuk yetkilisi İlhan Bengi ise Darende’de uzun yıllardır patates üretimi gerçekleştirdiklerini belirterek, bu yıl 3 bin dekar alandan yaklaşık 15 bin ton ürün beklediklerini söyledi. Hasat edilen patateslerin depolara sevkiyatının başladığını ifade eden Bengi, “Bu yıl ürünlerimizin veriminden ve kalitesinden memnunuz. Yemeklik patatesin depo çıkış fiyatı kalitesine göre kilogram başına 20 ile 22 lira arasında değişiyor. Tohumluk patates fiyatları ise henüz belirlenmedi” dedi. Yaklaşık 20 gün içerisinde tohumluk patates satışları ve ihracatına başlanacağını belirten Bengi, Darende’de üretilen patateslerin hem iç piyasaya hem de yurt dışına gönderileceğini kaydetti.

23.10.2026 104
POLİTİKA

CHP İl Başkanı Satılmış: “Selden Zarar Gören Çiftçilerin Mağduriyeti Giderilmeli”

CHP Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış, Hekimhan ilçesine bağlı Kocaözü Mahallesi’nde meydana gelen sel felaketinde yaklaşık 195 çiftçinin etkilendiğini ve 400 tona yakın kayısının zarar gördüğünü belirterek, üreticilerin mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesi çağrısında bulundu.   Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış, Hekimhan ilçesine bağlı Kocaözü Mahallesi’nde geçtiğimiz aylarda yaşanan sel felaketinin ardından zarar gören kayısı üreticilerinin durumuna ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. Sel felaketinin bölgede ciddi tarımsal kayıplara yol açtığını belirten Satılmış, Tarım İl Müdürlüğünden edindikleri bilgilere göre yaklaşık 195 çiftçinin afetten etkilendiğini, 400 tona yakın kayısı ürününün ise zarar gördüğünü ifade etti.   “Üreticilerin Zararları Bir An Önce Karşılanmalı”   Afetin üzerinden zaman geçmesine rağmen çiftçilerin mağduriyetlerinin devam ettiğini öne süren Satılmış, ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Satılmış, açıklamasında, “Aradan geçen zamana rağmen, tarafımıza ulaşan bilgilere göre üreticilerimizin mağduriyetleri hâlâ giderilmemiştir. Alın teriyle üretim yapan çiftçilerimizin zararları bir an önce karşılanmalı, mağduriyetleri daha fazla geciktirilmeden giderilmelidir” ifadelerini kullandı.   “Konunun Takipçisi Olacağız”   Tarımsal üretimin bölge ekonomisi açısından önemine dikkat çeken Satılmış, selden etkilenen çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini belirtti. Hiçbir üreticinin bu süreçte yalnız bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Satılmış, “Hiçbir üreticimizin bu süreçte yalnız bırakılmasını kabul etmiyoruz. Çiftçilerimizin mağduriyetleri tamamen giderilene kadar konunun takipçisi olacağımızı ve yaşanan sorunları gündemde tutmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyorum” dedi.  

22.10.2026 67
EKONOMİ

Darende’de Buğday Ekimi Başladı: 40 Bin Dönüm Arazide Üretim Sürüyor

Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde çiftçiler, 2027 yılı hasadı için buğday ekimine başladı. Mahalle Muhtarı Hakan Gökçe, bölgede her yıl yaklaşık 40 bin dönüm alanda arpa ve buğday ekildiğini, artan maliyetler nedeniyle nohut ve mercimek üretiminin ise azaldığını söyledi.   Darende ilçesine bağlı Palanga Mahallesi’nde çiftçiler, yeni üretim sezonu için tarlalara indi. Yağışlar öncesinde ekim çalışmalarına başlayan üreticiler, 2027 yılında hasat edilecek buğdayın tohumlarını toprakla buluşturuyor.   40 Bin Dönüm Alanda Hububat Üretimi   Palanga Mahallesi Muhtarı Hakan Gökçe, bölgenin geniş ve sulanabilir tarım arazilerine sahip olduğunu belirterek, her yıl yaklaşık 40 bin dönüm alanda arpa ve buğday ekimi gerçekleştirildiğini söyledi. Bölgede hububat üretiminin yıllardır sürdürülen önemli bir tarımsal faaliyet olduğunu ifade eden Gökçe, çiftçilerin artan maliyetlere rağmen üretimden vazgeçmediğini kaydetti.   Nohut Ve Mercimek Ekimi Azaldı Geçmiş yıllarda nohut ve mercimek üretiminin de yapıldığını belirten Gökçe, yükselen işçilik ve üretim maliyetleri nedeniyle bu ürünlerin ekiminin azaldığını dile getirdi. Buğday üretiminin bölgede gelenek haline geldiğini vurgulayan Gökçe, “2027 yılında hasat edeceğimiz buğdayın ekimine başladık. Bölgemiz, sulanabilir en büyük ovalardan birine sahip. Mahallemizde her yıl yaklaşık 40 bin dönüm alanda arpa ve buğday ekiliyor. Önceden nohut ve mercimek gibi ürünler de ekilirdi ancak yüksek işçilik ve üretim maliyetleri nedeniyle bu ürünlerin ekimi azaldı. Buğday bizim geleneğimiz olduğu için ekiminden asla vazgeçmedik. Biz de yağmur öncesinde ekime başladık. İnşallah ekim çalışmalarını zamanında tamamlarız” dedi.

21.10.2026 78
EKONOMİ

Doğanşehir’de Elma Hasadı Başladı: 16 Bin 549 Ton Rekolte Bekleniyor

Doğanşehir ilçesinde elma hasadı başladı. Günedoğru Mahallesi’nde üreticilerle birlikte elma toplayan Kaymakam Ahmet Fatih Sungur, çiftçilerin hasat heyecanına ortak oldu. İlçede bu yıl yaklaşık 16 bin 549 ton elma rekoltesi bekleniyor. Malatya’nın önemli tarımsal üretim merkezlerinden Doğanşehir ilçesinde elma hasadı başladı. Doğanşehir Kaymakamı Ahmet Fatih Sungur, Günedoğru Mahallesi’nde elma bahçesini ziyaret ederek üreticilerle bir araya geldi. Çiftçilerle birlikte elma toplayan Sungur, hasat çalışmalarına katılarak üreticilerin heyecanını paylaştı. Kaymakam Sungur’a ziyaretinde İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsmet Çılğın ile Ziraat Odası Başkanı Burhan Tanışık eşlik etti. Bahçede üreticilerle sohbet eden Sungur, yürütülen hasat çalışmaları hakkında bilgi aldı.   İlçede 6 Bin 17 Dekar Alanda Elma Üretiliyor   Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerine göre, Doğanşehir genelinde 6 bin 17 dekar alanda elma yetiştiriciliği yapılıyor. İlçenin önemli üretim noktalarından Günedoğru Mahallesi’nde ise 597 dekar alanda elma üretimi gerçekleştiriliyor. Dekar başına ortalama 2 bin 750 kilogram verim üzerinden yapılan hesaplamalara göre, Doğanşehir genelinde yaklaşık 16 bin 549 ton, Günedoğru Mahallesi’nde ise 1.642 ton elma rekoltesi öngörülüyor.   Kaymakam Sungur Üreticilerle Birlikte Elma Topladı   Hasat çalışmalarına katılarak üreticilerle birlikte elma toplayan Kaymakam Ahmet Fatih Sungur, ilçede tarımsal üretimin ve elma yetiştiriciliğinin yerel ekonomi açısından önemine dikkat çekti.   Doğanşehir’de hasat sezonunun başlamasıyla birlikte üreticiler, yıl boyunca emek verdikleri bahçelerde ürünlerini toplamaya devam ediyor. İlçede beklenen rekoltenin tarımsal üretime ve bölge ekonomisine katkı sağlaması hedefleniyor.

19.10.2026 65
EKONOMİ

Malatya Tarımına 65 Milyon Liralık Proje: Akın’dan Destek Çağrısı

Malatya Tarım Platformu Başkanı İhsan Akın, kentte tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve çiftçilerin modern makine ve ekipmanlara erişiminin kolaylaştırılması amacıyla yaklaşık 65 milyon liralık proje üzerinde çalıştıklarını açıkladı.   Malatya Tarım Platformu Başkanı İhsan Akın, kentte tarım ve hayvancılık sektörünün mevcut durumu, üreticilerin karşılaştığı sorunlar ve hayata geçirilmesi planlanan projelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özellikle deprem sonrası üretimin devamlılığının büyük önem taşıdığını belirten Akın, çiftçilerin ekonomik ve teknik imkânlarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.   Malatya'da tarımsal mekanizasyonun geliştirilmesi amacıyla kapsamlı bir makine ve ekipman parkı oluşturmayı hedeflediklerini açıklayan Akın, Dünya Bankası destekleri kapsamında değerlendirilen yaklaşık 65 milyon liralık projenin üreticiler için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Projenin hayata geçirilmesi için ilgili bakanlıklar, yerel yönetimler ve kamu kurumlarıyla görüşmeler yaptıklarını aktaran Akın, özellikle Malatya Büyükşehir Belediyesinin sağlayacağı katkının önemine dikkat çekti.  “65 Milyon Liralık Yatırımın 58,5 Milyonu Hibe”   Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için makineleşmenin önemine değinen Akın, hazırladıkları projenin finansman yapısı hakkında bilgi verdi. Toplam yatırım tutarının yaklaşık 65 milyon lira olduğunu ifade eden Akın, bunun yüzde 90'ına karşılık gelen 58,5 milyon liralık bölümünün hibe kapsamında değerlendirildiğini belirtti. Akın, “Yüzde 90'ı hibe olan bir projeden bahsediyoruz. Yaklaşık 65 milyon liranın 58,5 milyon lirası hibe. Biz bu projeyi Malatya'ya kazandırmak için mücadele ediyoruz. Bu konuda ilgili kurumlarımızın ve yerel yönetimlerimizin bize yardımcı olmasını istiyoruz. Çünkü burada söz konusu olan yalnızca bir yatırım değil, üreticilerimizin geleceğidir. Bu desteğin kazandırılmasında başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Tarık ve Orman Bakanlığımız ile Dünya Bankasına teşekkür ediyoruz"  dedi. Destek programlarında bütçe imkânlarının sınırlı olduğunu belirten Akın, projelerin gerekli hazırlıkları tamamlanarak ilgili kurumlara sunulmasının önem taşıdığını kaydetti. “Malatya'nın Makine ve Ekipman Parkı Olsun” Proje kapsamında kurulması planlanan makine parkının birçok farklı tarımsal faaliyete hizmet vereceğini belirten Akın, çiftçilerin ihtiyaç duyduğu ekipmanların ortak bir yapı altında değerlendirilmesini amaçladıklarını söyledi. Mısır silaj ve biçme makineleri, nohut hasadında kullanılan ekipmanlar, taş toplama makineleri, yem karma ve yem kırma makineleri ile gübre serpme ekipmanlarının proje kapsamında yer almasının planlandığını aktaran Akın, şöyle konuştu: “Biz Malatya'da bir makine ve ekipman parkımız olsun istiyoruz. Mısır silajından mısır biçmesine, nohut hasadından taş toplamasına, yem karma ve yem kırma makinelerinden gübre serpme ekipmanlarına kadar üreticilerimizin ihtiyaç duyduğu makineleri bir araya getirmek istiyoruz. Çünkü bizim üretmemiz lazım. Üreticinin işini kolaylaştırmamız, üretimin devamlılığını sağlamamız gerekiyor.” Akın, makine ve ekipman desteğinin özellikle teknik imkânları sınırlı üreticiler açısından önemli olduğunu ifade ederek, tarımsal desteklerin sahadaki ihtiyaçlara göre şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı. Büyükşehir Belediyesinden Yer Tahsisi ve Finansman Desteği Bekleniyor   Projenin uygulanabilmesi için yerel yönetimlerle temasların sürdüğünü belirten Akın, Malatya Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini açıkladı. Büyükşehir Belediyesinin ilgili daire başkanlığı, genel sekreter yardımcılığı ve diğer birimleriyle proje hakkında değerlendirmelerde bulunduklarını ifade eden Akın, konunun belediye meclisi gündemine taşınmasını beklediklerini söyledi. Akın, “Büyükşehir Belediyemizde daire başkanımız, genel sekreter yardımcımız ve ilgili arkadaşlarımızla görüştük. İnşallah önümüzdeki süreçte bir an önce belediye meclisine getirirler. Yüzde 10'luk destek ve yaklaşık 5 dekarlık bir alanla bu projeyi birlikte hayata geçirebilirsek Malatya'mız için önemli bir kazanım olur” ifadelerini kullandı. Projeye ilişkin çeşitli kurum ve kuruluşlara resmi yazılar gönderdiklerini de aktaran Akın, Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere merkez ilçe belediyeleri, üniversiteler ve ilgili kamu kurumlarıyla iş birliği yapılmasını istediklerini belirtti.  “Desteklerden Yararlanmak İçin Hazırlıklarımızı Tamamlamalıyız” Tarımsal destek programlarına yönelik yoğun talep bulunduğuna dikkat çeken Akın, Malatya'nın bu süreçte hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. İlgili bakanlıklarla yaptıkları görüşmelerde projenin hayata geçirilmesi yönünde çalışmalar yürüttüklerini anlatan Akın, bütçe imkânlarının sınırlı olması nedeniyle başvuruların titizlikle hazırlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Akın, “Bu bütçeler sınırlı. Farklı illerden de çok sayıda talep geliyor. Bizim öncelikle projemizi olgunlaştırmamız gerekiyor. Yer tahsisi ve ek bütçe konularını bir an önce çözmeliyiz. Aksi halde hazırlıklarımızı tamamlamadan bu imkânlardan yararlanmamız zorlaşabilir” diye konuştu. Başvuru sayısının yüksek olabileceğine işaret eden Akın, destek almaya hak kazanacak projelerin sınırlı kalabileceğini belirterek, Malatya adına gerekli girişimlerin geciktirilmemesini istedi. “Deprem Sonrası Üreticiler Büyük Mücadele Verdi”   6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da tarım ve hayvancılık sektörünün ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Akın, üreticilerin tüm olumsuz şartlara rağmen faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını söyledi. Esnaf, çiftçi ve yetiştiricilerin hem geçimlerini sağlamak hem de bölge ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla mücadele verdiğini ifade eden Akın, üretimin kesintiye uğramaması için destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Akın, “Üreticilerimiz ve yetiştiricilerimiz çok zor bir süreçten geçti. Hâlâ da bazı sıkıntılar devam ediyor. Herkes hem ekmeğinin hem de yaptığı işin devamlılığının mücadelesini verdi. Elbette yaralarımızın önemli bir bölümünü sardık ancak yapmamız gereken daha çok iş var. Bizim gündemimiz üretim olmalı. Çiftçiye, yetiştiriciye nasıl destek olabiliriz, buna odaklanmalıyız” dedi.   "Kırsalda Üretici Yaş Ortalaması 55-58 Seviyesinde”   Malatya tarımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Akın, kırsal kesimde üretim yapan nüfusun giderek yaşlandığına dikkat çekti. Kendi değerlendirmelerine göre üretici yaş ortalamasının 55-58 seviyelerinde olduğunu ifade eden Akın, gençlerin tarım ve hayvancılık sektörüne kazandırılması gerektiğini söyledi. Akın, “Biz bu yaş ortalamasını 40'lara, 30'lara, hatta 20-25 yaş seviyelerine çekmek zorundayız. Bunun için gençlerimizi teşvik etmemiz gerekiyor. Bakanlığımızın bu konuda çalışmaları var. Ancak sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların da gençlerimize destek olması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Genç girişimcilere yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Akın, gençlerin tarımsal faaliyetlere yönelmesinin yalnızca ekonomik teşviklerle değil, kırsaldaki yaşam koşullarının iyileştirilmesiyle mümkün olacağını dile getirdi.  “Yaylaya Fotoğraf Çektirmeye Değil, Sorun Çözmeye Gidilmeli” Kırsal kesimdeki altyapı eksikliklerine de değinen Akın, üreticilerin yol, su, elektrik ve barınma gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini söyledi. Yaylalarda ve meralarda faaliyet gösteren yetiştiricilerin günlük yaşamda ciddi zorluklarla karşılaştıklarını ifade eden Akın, sorunların yerinde görülmesi gerektiğini belirtti. Akın, “Yaylaya gidip beş dakika oturmak, bir ayran içmek ya da fotoğraf çektirmekle bu sorunlar çözülmez. Orada bir gün kalmak lazım. Suyu nereden getiriyorlar, elektrik var mı, mutfakları, tuvaletleri var mı? Bunları görmek gerekiyor. Üreticinin şartlarını anlamadan kalıcı çözüm üretemeyiz” diye konuştu. Doğanşehir'deki Yayla Yolları İçin Çağrı   Doğanşehir ilçesinde bazı yayla yollarının uzun süredir iyileştirilmediğini ileri süren Akın, bölgede hayvancılıkla uğraşan genç yetiştiricilerin ulaşım sorunu yaşadığını belirtti. Konuyu ilgili kurumlara ve yerel yöneticilere ilettiklerini söyleyen Akın, bazı üreticilerin malzemelerini hâlâ hayvanlarla taşımak zorunda kaldığını ifade etti. Akın, “Orada dört-beş genç kardeşimiz üretim yapıyor. Yaylada ot var, hayvanlarını oraya götürmeleri gerekiyor. Ancak yolları uygun değil. Biz asfalt istemiyoruz. Zemini düzeltin, birkaç yerdeki taşları kırın, insanlar o yolu kullansın. Genç girişimcileri destekleyeceğiz diyorsak bunu sahada göstermemiz gerekiyor” dedi. “Malatya'nın Önceliği Üretim Olmalı”   Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının tarımsal üretimin geliştirilmesi noktasında ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Akın, mevcut desteklerin doğru projelerle değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Makine ve ekipman parkı projesinin Malatya'nın tarımsal altyapısına katkı sunmasını hedeflediklerini belirten Akın, yatırımın hayata geçirilmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. Akın, üretici ve yetiştiricilerin sorunlarının çözümünün öncelikli gündem maddesi olması gerektiğini ifade ederek, “Biz hibeleri, destekleri ve projeleri konuşalım. Yetiştiriciye, çiftçiye, üreticiye ne yapabiliriz, buna bakalım. Malatya'nın üretime ihtiyacı var. Elimizdeki imkânları doğru değerlendirerek hem mevcut üreticilerimizi desteklemeli hem de gençlerimizi yeniden tarıma kazandırmalıyız” diye konuştu.

19.10.2026 65
POLİTİKA

Yeni Parti Malatya İl Başkanlığı Açıldı: İktidar Hedefi Malatya’dan İlan Edildi

YENİParti’nin Malatya İl Başkanlığı binası, partinin üst düzey yöneticileri, milletvekilleri ve teşkilat mensuplarının katılımıyla açıldı. Açılışta konuşan Veli Ağbaba, Murat Emir ve Yunus Emre, iktidara yönelik eleştirilerde bulunurken, ekonomik sorunlar, kayısı üreticilerinin yaşadığı sıkıntılar ve demokrasi vurgusu öne çıktı.    YENİ Parti Malatya İl Başkanlığı binası düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış programına Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Genel Sekreter ve İstanbul Milletvekili Yunus Emre, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Kurucu İl Başkanı Barış Yıldız, İl Başkan Adayı Basri İlhan, belediye başkanları, ilçe başkanları, parti yöneticileri ve çok sayıda partili katıldı.   Barış Yıldız: “Yeni Parti’yi Kurmak Zorunda Kaldık”   Programın açılış konuşmasını yapan YENİ Parti Malatya Kurucu İl Başkanı Barış Yıldız, partinin kuruluş sürecinin siyasi bir zorunluluktan kaynaklandığını söyledi. Yeni bir siyasi parti kurmanın başlangıçtaki hedefleri olmadığını belirten Yıldız, "Bizler yola çıkarken Türk siyasi partilerine yeni bir parti daha ekleyelim diye yola çıkmadık. Bizler Türk demokrasisinde yeni bir parti kurmak zorunda kaldık. Bu partinin adını millet verdi" dedi. Yeni Parti’nin kuruluş sürecini Malatyalıların ve özellikle depremzedelerin daha iyi anlayabileceğini savunan Yıldız, depremde evleri yıkılan vatandaşların yeniden bir yaşam kurma mücadelesi ile partilerinin kuruluş süreci arasında benzerlik kurdu.   Ağbaba: “Ben Malatya Milliyetçisiyim”   Açılışta konuşan YENİ Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, yeni parti binasının siyasi görüşü ne olursa olsun bütün Malatyalılara açık olduğunu belirtti. Parti içerisinde kimsenin ayrıcalıklı olmayacağını ifade eden Ağbaba, "Bu kapı sadece geçmişte eski partimize oy verenlerin kapısı değil. Bu kapı tüm Malatyalıların kapısı. Bu kapıda ayrım yok. Bu kapıda herkes eşit" ifadelerini kullandı. Malatya kimliğini her zaman ön planda tuttuğunu vurgulayan Ağbaba, "Benim en öne çıkan kimliğimi soracak olursanız, bunu Meclis'te de söyledim, İstanbul'da da söyledim. Gittiğim her yerde söylüyorum. Ben Malatya milliyetçisiyim" diye konuştu.   “Kayısı Üreticisinin Derdi Çok”   Konuşmasında ekonomik sorunlara geniş yer ayıran Ağbaba, emeklilerin geçim sıkıntısı yaşadığını, gençlerin iş bulmakta zorlandığını ve Malatya'nın en önemli geçim kaynaklarından kayısıda üreticilerin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Kayısı sektöründeki ekonomik sıkıntılara dikkati çeken Ağbaba, "Kayısı üreticisinin derdi çok. Kayısı üreticisi maalesef geçen yıl ürün alamadı, bu yıl da para etmiyor. Ne tüccar memnun, ne üreten memnun, ne fabrika sahibi memnun. Kimse memnun değil" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'de gelir dağılımının giderek bozulduğunu savunan Ağbaba, emeklilerin, asgari ücretlilerin, çiftçilerin ve esnafın ekonomik şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini ifade etti. Genç işsizliğinin de önemli bir sorun olduğunu dile getiren Ağbaba, gençlerin geleceğe güvenle bakabilecekleri ekonomik ve sosyal koşulların oluşturulması gerektiğini belirtti.   Ağbaba’dan Fon İşlemleri Üzerinden İktidara Eleştiri   Ağbaba, konuşmasının devamında kamuoyunda tartışılan fon işlemleri ve borsadaki gelişmeler üzerinden iktidarı eleştirdi. Eski bir bakanın fon işlemlerinden milyarlarca liralık kazanç elde ettiğini öne süren Ağbaba, bu tür işlemlerin toplumdaki gelir adaletsizliğini derinleştirdiğini savundu. Gazetecilere yönelik adli süreçleri de eleştiren Ağbaba, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün demokratik bir toplum açısından vazgeçilmez olduğunu dile getirdi.   Yunus Emre: “750 Bin Üyeyle Büyük Bir Başlangıç Yaptık”   YENİ Parti Genel Sekreteri ve İstanbul Milletvekili Yunus Emre ise partinin kuruluş sürecinde vatandaşlardan önemli destek gördüklerini söyledi. YENİ Parti'nin kuruluşunun yalnızca siyasi bir tercih olmadığını, demokrasi mücadelesinin bir parçası olduğunu savunan Emre, partilerinin kısa sürede geniş bir üye kitlesine ulaştığını belirtti. Emre, "Daha partinin binası yokken yarım milyondan fazla vatandaşımız cep telefonlarından aidatlarını yatırdı, bağışlarını yaptı. Şu anda 750 bin üyesiyle vatandaşın kurduğu, parasını vatandaşın verdiği, adını vatandaşın verdiği bir partiyiz" dedi. YENİ Parti'nin Avrupa'nın en büyük sosyal demokrat partilerinden biri hâline geldiğini ileri süren Emre, vatandaş desteğinin kendilerine önemli bir sorumluluk yüklediğini ifade etti.   “Malatya’da Birinci Parti Olacağız”   Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın kent sorunlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdığını belirten Yunus Emre, Malatya'da siyasi hedeflerinin birinci parti olmak olduğunu söyledi. Emre, "Malatya'da Yeni Parti'nin birinci parti olduğu bir seçim sonucunu sizlerin desteğiyle gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. Emre ayrıca, deprem sonrası Malatya'da yaşanan sorunların çözümü için çalışmaların sürdürüleceğini ve kentteki siyasi örgütlenmenin güçlendirileceğini kaydetti.   Murat Emir: “Siyasetin Yeri Meydanlar ve Sokaklardır”   YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir de konuşmasında partinin kuruluş sürecini değerlendirerek iktidarın politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu. 31 Mart yerel seçimlerinin Türkiye siyasetinde önemli bir dönüm noktası olduğunu savunan Emir, Yeni Parti'nin kuruluşunun ardından siyasi mücadeleyi daha geniş bir tabana yaymayı hedeflediklerini söyledi. Parti yönetiminde üyelerin ve teşkilatların söz sahibi olması gerektiğini belirten Emir, "Artık genel başkanın gölgesinde, genel merkezin gölgesinde siyaset devri bitmiştir. Siyasetin yeri meydanlardır, tarlalardır, sokaklardır, üyelerdir, örgütlerdir. İşte emek verenler bu partiyi yönetecek" dedi.   “Yarın İl Başkanını Seçeceksiniz”   Malatya'da 18 Ekim Pazar günü yapılacak il başkanlığı ön seçimine de değinen Murat Emir, teşkilat seçimlerinin parti içi demokrasi açısından önemli olduğunu söyledi. İlçe başkanlarının belirlendiğini hatırlatan Emir, "Yarın il başkanını seçeceksiniz. Ben şimdiden seçilecek il başkanımıza ve yönetimine başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Emir, parti genel merkezinin gücü ile yerel teşkilatların çalışmalarını birleştirerek siyasi hedeflerine ulaşacaklarını kaydetti.   Basın Özgürlüğü ve Yargı Süreçleri Gündeme Geldi   Konuşmasında yargı süreçleri ve basın özgürlüğü konularına da değinen Emir, bazı siyasetçi ve gazetecilere yönelik soruşturma ve tutuklamaları eleştirdi. Ekrem İmamoğlu'na yönelik yargı süreçleri ile Halk TV'ye ilişkin gelişmeleri siyasi baskı olarak nitelendiren Emir, bu konulardaki mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. Malatya'nın siyasi mücadelede önemli bir yere sahip olduğunu belirten Emir, kentteki parti teşkilatına ve destek veren vatandaşlara teşekkür etti.   Konuşmaların ardından vatandaşların ve milletvekillerinin birlikte kurdele kesmesi ile il binası resmi olarak hizmete açılmış oldu.    

17.10.2026 115
POLİTİKA

İYİ Partili Yücel: “Esnaf Ayağa Kalkmadan Malatya Ayağa Kalkamaz”

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, Malatya’da düzenlenen “Sahadan Sandığa” eğitim programında kentin deprem sonrası ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekti. Yücel, esnafın borç yükünden sanayideki istihdam kaybına, kayısı üretiminden kalıcı iş yerlerine kadar birçok konuda çözüm çağrısında bulundu.   İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, partisinin teşkilat yapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Sahadan Sandığa” eğitim programı kapsamında Malatya’da partililerle bir araya geldi. İYİ Parti Malatya İl Binasında gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını İl Başkanı Serdar Yıldız yaptı. Daha sonra söz alan Yücel ise Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yücel, konuşmasının önemli bölümünü 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da yaşanan sorunlara ayırdı. Kentin yeniden ayağa kalkmasının yalnızca konut ve iş yeri inşaatlarının tamamlanmasıyla mümkün olmayacağını belirten Yücel, ticaretin canlandırılması, üretimin desteklenmesi ve nitelikli iş gücünün korunması gerektiğini söyledi.   “Malatya'nın Yeniden Ayağa Kalkması Binalarla Sınırlı Değil”   6 Şubat depremlerinin Malatya'da derin izler bıraktığını ifade eden Yücel, yeniden inşa sürecinin ekonomik ve sosyal kalkınmayla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yücel, “Depremin ardından yürütülen konut ve iş yeri inşaatları elbette önemlidir. Ancak bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların tamamlanmasıyla mümkün değildir. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması; esnafının dükkânını açması, sanayicisinin üretmesi, çiftçisinin emeğinin karşılığını alması ve gençlerinin kendi şehirlerinde gelecek kurabilmesiyle mümkündür” dedi. Yeni yapılan bazı binalarda kullanılan malzemelerin kalitesine ilişkin vatandaşlardan şikâyetler geldiğini öne süren Yücel, ilgili kurumların yapı kalitesi ve güvenliği konusunda etkin denetim yapması gerektiğini belirtti.   “Kalıcı İş Yerine Ulaşamayan Esnafın Sorunları Çözülmeli”   Deprem sonrasında Malatya'da ticari hayatın henüz istenilen düzeye ulaşamadığını savunan Yücel, özellikle geçici ticaret alanlarında faaliyetlerini sürdüren işletmelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının gündeme getirdiği talepleri hatırlatan Yücel, deprem öncesinde kiracı olan ve halen konteynerlerde faaliyet gösteren çok sayıda esnafın kalıcı iş yerine erişmekte zorlandığını söyledi. Yücel, “Bodrum katlarda faaliyet gösteren yaklaşık 150 esnafın iş yeri kura süreçlerinin dışında kalması da çözüm bekliyor. Kalıcı iş yerlerinin tahsisinde hak sahipliği sorunları giderilmeli, ihtiyaç fazlası iş yerleri depremden etkilenen esnafımızın kullanımına sunulmalıdır. Yeni çarşıların ulaşım, otopark ve altyapı sorunları da bir an önce çözülmelidir” ifadelerini kullandı.   “Esnaf Ayağa Kalkmadan Çarşı Canlanmaz”   Depremde sermayesini kaybeden işletmelerin vergi, sigorta primi ve kredi borçları nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Yücel, mücbir sebep kapsamındaki yükümlülüklerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin taleplerine de değinen Yücel, işletmelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman imkânları sağlanması gerektiğini kaydetti. Yücel, “Esnafımız, depremde kaybettiği sermayesini yeniden oluşturamadan biriken vergi, sigorta primi ve kredi borçlarıyla mücadele ediyor. Borçlar için gerçekçi kolaylıklar sağlanmalıdır. Esnaf ayağa kalkmadan çarşı, çarşı canlanmadan Malatya ayağa kalkamaz” diye konuştu.   Sanayi İçin Özel Teşvik Çağrısı   Malatya'daki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin yüksek enerji, finansman ve iş gücü maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Yücel, deprem kaynaklı ilave yüklerin de üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. Özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunması gerektiğini belirten Yücel, deprem bölgesine özel yatırım ve istihdam teşviklerinin uygulanmasını, uygun koşullu finansman sağlanmasını ve organize sanayi bölgelerinin altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi.   “Kayısı Üreticisinin Geleceği Korunmalı”   Malatya ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan kayısı üretimine de değinen Yücel, 2025 yılında yaşanan ağır zirai don felaketine rağmen kuru kayısı ihracatından 303 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini belirtti. Artan üretim maliyetleri, kuraklık ve zirai don risklerinin üreticileri zorladığını ifade eden Yücel, kayısıda sürdürülebilir üretimin sağlanması için yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yücel, “Kayısı üreticilerimiz için erken uyarı ve koruma sistemleri yaygınlaştırılmalı, TARSİM'in kapsamı ve etkinliği güçlendirilmelidir. Lisanslı depoculuk ve işleme tesisleri desteklenerek kayısının daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi sağlanmalıdır” dedi.   Gençlerin Malatya'dan Göç Etmesine Dikkat Çekti   Deprem sonrasında yaşanan nüfus ve nitelikli iş gücü kaybının Malatya'nın geleceği açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Yücel, barınma, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarındaki sorunların kalıcı göçe dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. İnönü Üniversitesi ile Malatya Turgut Özal Üniversitesinin bilimsel birikiminin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturulmasını isteyen Yücel, genç girişimcilerin desteklenmesi ve üniversite mezunlarının Malatya'da istihdam edilmesi için yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yücel, “Bir şehrin en değerli sermayesi insanıdır. Gençlerimizin kendi şehirlerinde gelecek kurabilecekleri ekonomik ve sosyal şartları oluşturmak zorundayız” diye konuştu.   “Malatya İçin Bütüncül Kalkınma Programı Hazırlanmalı”   Malatya'nın sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Yücel, deprem sonrası yeniden yapılanma, sanayi, tarım, ticaret, istihdam ve sosyal hayatı kapsayan bütüncül bir kalkınma programı hazırlanması gerektiğini söyledi. Bu programın üniversiteler, ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla oluşturulması gerektiğini belirten Yücel, somut ve ölçülebilir hedeflerin önemine dikkat çekti.   Ekonomi ve Hukuk Politikalarını Eleştirdi   Türkiye genelindeki ekonomik gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yücel, hayat pahalılığının emeklilerden çiftçilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini savunan Yücel, kamu kurumlarının denetim mekanizmalarını eleştirerek basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında da değerlendirmelerde bulundu. Millî birlik ve üniter devlet yapısına ilişkin partisinin yaklaşımını dile getiren Yücel, Cumhuriyetin kuruluş değerleri ile vatandaşların eşitliği ilkelerinden taviz vermeyeceklerini ifade etti.   “Sorunları Yerinde Tespit Ediyoruz”   “Sahadan Sandığa” eğitim programının teşkilatların kurumsal kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Yücel, program kapsamında saha çalışmaları, siyasi iletişim, sosyal medya kullanımı ve bilgi kirliliğiyle mücadele konularında eğitimler verildiğini söyledi. Parti politikalarının il ve ilçe teşkilatlarınca daha etkin biçimde vatandaşlara aktarılmasını hedeflediklerini kaydeden Yücel, siyasette vatandaşların sorunlarını yerinde tespit etmenin ve ortak akılla çözüm üretmenin önemine vurgu yaptı. İYİ Parti'nin sorunlara somut çözüm önerileri geliştiren bir muhalefet anlayışını benimsediğini ifade eden Yücel, “Bizim hedefimiz; üreten, ürettiğini adil paylaşan, refahı büyüten, hukukun üstünlüğünü ve adaleti yeniden tesis eden güçlü bir Türkiye'dir. Bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Kadrolarımızla, programlarımızla ve milletimize duyduğumuz güvenle hazırız. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması, Türkiye'nin yeniden güçlenmesinin de önemli bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.  

16.10.2026 74
ÇEVRE

Karademir’den Çiftçinin Sorunlarına Dikkat Çeken Çağrı: “Üreticiyi Kaybedersek Üretimi De Kaybederiz”

Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir, Doğanşehirli muhtarlar ve vatandaşlarla Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde bir araya geldi. Bölgenin sorunları ve vatandaşların taleplerinin istişare edildiği buluşmada, özellikle tarımsal üretim, kayısı ve elma fiyatları, artan maliyetler, altyapı eksiklikleri ve köy evlerinin teslim sürecine ilişkin beklentiler gündeme geldi. Karademir, üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) bir an önce alım yapması ve çiftçilere yönelik desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı. “KÖYLÜMÜZ DEPREMDEN SONRA TOPRAĞINI TERK ETMEDİ” Doğanşehir’in 6 Şubat depremlerinden en ağır etkilenen bölgeler arasında yer aldığını belirten MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, yaşanan tüm zorluklara rağmen üreticilerin topraklarına sahip çıktığını ifade etti. Karademir, “Biz her zaman söylüyoruz; köylü milletin efendisidir. Köylümüzden, üreticimizden ve çiftçimizden razıyız. 6 Şubat depremlerinden sonra vatandaşlarımız köylerini terk etmedi, üretmeye devam etti. Özellikle muhtarlarımız, devletimizle vatandaşlarımız arasında köprü görevi üstlendi. Depremden bu yana büyük fedakârlık gösteren muhtarlarımız, bugün de canla başla çalışmaya devam ediyor.” dedi. Bölgedeki sorunların çözümü için vatandaşların taleplerini dinlediklerini belirten Karademir, istişarelerde gündeme gelen konuları ilgili kurumlara ileteceklerini ve çözüm süreçlerini takip edeceklerini kaydetti. “DEVLETİMİZDEN ALLAH RAZI OLSUN” Karademir, devletin deprem sonrası bölgede yürüttüğü çalışmalara da dikkat çekerek, “6 Şubat depremlerinin ardından devletimiz bütün imkânlarıyla vatandaşlarımızın yanında oldu. Evlerimizin yeniden yapılmasından altyapı çalışmalarına kadar birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Elbette eksiklerimiz ve çözüm bekleyen sorunlarımız var. Bunları dile getirirken devletimizin bugüne kadar yaptığı hizmetleri de unutmamamız gerekiyor. Allah devletimizden razı olsun, devletimizi başımızdan eksik etmesin. Bizim beklentimiz, devam eden çalışmaların hızla tamamlanması ve vatandaşlarımızın kalan sorunlarının da çözüme kavuşturulmasıdır. Biz de hemşehrilerimizin sesi olmaya ve çözüm için katkı sunmaya devam edeceğiz.” dedi. ALTYAPI SORUNLARI VE KÖY EVLERİNİN TESLİMİ GÜNDEMDE Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde gerçekleştirilen buluşmada; kanalizasyon, su, elektrik ve doğal gaz gibi altyapı ihtiyaçlarının yanı sıra yapımı tamamlanan köy evlerinin tesliminde yaşanan gecikmeler de gündeme geldi. Muhtarların ve vatandaşların beklentilerini dinleyen Karademir, kırsal mahallelerdeki sorunların çözülmesinin ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti. “KAYISI VE ELMA DOĞANŞEHİR’İN EKONOMİK BEL KEMİĞİ” Doğanşehir’de tarımın başlıca geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Karademir, kayısı ve elma üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti Geçtiğimiz yıl 12 Nisan’da yaşanan don felaketinin ardından bu yıl ürün miktarında artış yaşandığını belirten Karademir, buna rağmen üreticilerin ürünlerini değerinde satmakta zorlandığını ifade etti. Bölgede birkaç gün önce yaşanan dolu olayının elma bahçelerinde zarara yol açtığını belirten Karademir, üreticilerin zararlarının dikkate alınmasını ve gerekli desteklerin sağlanmasını istedi. “MALİYETLER ARTIYOR, ÜRETİCİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR” Mazot, tarımsal ilaç ve işçilik maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirten Karademir, kayısı fiyatlarının geçen yıla göre gerilediğini söyledi. Geçen yıl kayısının kilogram fiyatının 350 TL seviyelerini gördüğünü hatırlatan Karademir, bu yıl fiyatların yaklaşık 200-250 TL aralığında seyrettiğini, üreticilerin ise ürünlerini istedikleri fiyatlardan satmakta zorlandığını dile getirdi. Karademir, “Üreticimizin maliyetleri her geçen gün artıyor. Mazot, ilaç ve işçilik giderleri ortada. Ancak çiftçimiz ürettiği kayısıdan ve elmadan beklediği kazancı elde edemiyor. Devletimizin üreticimize destek vermesi, çiftçimizin emeğinin karşılığını alması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. TMO’YA ÇAĞRI: “ÇİFTÇİMİZİN EMEĞİ KORUNMALI” Üreticilerin yaşadığı sorunların gelecek yıllardaki tarımsal üretimi de tehdit ettiğini belirten Karademir, TMO’nun alım yapmasının ve çiftçilere yönelik desteklerin güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Bölgedeki bazı üreticilerin mevcut ekonomik koşullar nedeniyle gelecek yıl hangi ürünleri ekecekleri konusunda endişe duyduklarını aktaran Karademir, üretimin sürdürülebilirliği için çiftçinin korunması gerektiğini söyledi. Karademir, “TMO’nun bir an önce alım yapması gerekiyor. Devletimiz üreticimize destek verirse çiftçimiz korunur, fiyatların dengelenmesine katkı sağlanır. Üreticimiz önümüzdeki yıllarda da üretmeye devam edebilir. Çiftçimizi bugün desteklemezsek yarın üretimin devamlılığı konusunda daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz.” dedi. MUHTARLARDAN SALİH KARADEMİR’E TEŞEKKÜR Buluşmada söz alan Güroba Mahalle Muhtarı Turabi Aybek, Kelhalil Mahalle Muhtarı Ekrem Doğan, Şatıroba Mahalle Muhtarı Gaffar İlhan ve Çığlık Mahalle Muhtarı Mustafa İnan, sorunlarını dinleyen ve taleplerini gündeme taşıyan MAGİNDER Başkanı Salih Karademir’e teşekkür etti. Muhtarlar, vatandaşların beklentilerinin ele alınmasından ve bölgenin sorunlarının istişare edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Buluşmanın sonunda muhtarlara ve vatandaşlara teşekkür eden Karademir, Doğanşehir’den tüm Malatyalılara selam ve saygılarını ileterek bölgenin sorunlarının çözümü ve üreticilerin desteklenmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

16.10.2026 66
ASAYİŞ

58 İlde Suç Örgütlerine Operasyon: 348 Gözaltı

Türkiye genelinde 58 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 348 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin sosyal medya ve iletişim platformları üzerinden tetikçi arayışında bulundukları, suç örgütlerinin propagandasını yaptıkları ve örgütlere yeni eleman kazandırmaya çalıştıkları tespit edildi.   İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla, Türkiye genelinde yeni nesil suç örgütlerine yönelik geniş kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinesinde 58 ilde düzenlenen operasyonlarda 348 şüpheli yakalandı. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının ortak çalışmaları sonucunda gerçekleştirilen operasyonlarda, suç örgütlerinin dijital platformlar üzerinden yürüttüğü faaliyetler mercek altına alındı.   Sosyal Medya Üzerinden Tetikçi Arayışı   Yapılan çalışmalarda şüphelilerin, iletişim platformlarında oluşturdukları gruplar aracılığıyla tetikçi temin etmeye veya tetikçilik yapmaya yönelik paylaşımlarda bulundukları belirlendi. Şüphelilerin ayrıca sosyal medya hesaplarından suç ve suçluyu öven, tehdit, hakaret ve örgüt propagandası içeren paylaşımlar yaptıkları tespit edildi.   Suç Örgütleri Dijital Platformları Kullanmış   Güvenlik güçlerinin çalışmalarında, şüphelilerin sosyal medya üzerinden örgütsel faaliyetlerini duyurmaya çalıştıkları, suç örgütleri arasındaki husumet ve rekabeti dijital platformlara taşıdıkları belirlendi. Şüphelilerin, suç faaliyetlerini toplum nezdinde normalleştirmeye yönelik paylaşımlar yaptıkları ve sosyal medya aracılığıyla örgütlere yeni eleman kazandırmayı amaçladıkları da tespitler arasında yer aldı.   Gençleri Hedef Alan Yapılanmalara Takip   İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, özellikle sosyal medya üzerinden suça özendiren ve gençleri hedef alan suç yapılanmalarıyla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. Operasyonlarda görev alan emniyet birimleri, MİT mensupları ve Cumhuriyet başsavcılıklarının çalışmalarına dikkat çekilerek, organize suç örgütlerine yönelik operasyonların devam edeceği belirtildi.

15.10.2026 96
EKONOMİ

Şeker Pancarı Alım Fiyatı 3 Bin 720 TL Oldu

Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER), 2026-2027 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatını açıkladı. Kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 TL olarak belirlenen fiyat, üreticilere duyuruldu.   Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026-2027 üretim yılına ilişkin şeker pancarı alım fiyatının belirlendiğini bildirdi. Yapılan açıklamaya göre, TÜRKŞEKER tarafından uygulanacak alım fiyatı, kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 TL oldu.   Üreticiye Alım Güvencesi   Bakanlık açıklamasında, şeker pancarı üretiminin tarımsal üretim ve sanayi açısından stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı. Sözleşmeli üretim modeli sayesinde çiftçilere alım güvencesi sağlandığı belirtilirken, bu sistemin üretimde sürdürülebilirliğe ve üreticilerin gelecek dönem planlamalarına katkı sunduğu ifade edildi.   Şeker Sanayisi İçin Stratejik Ürün Şeker pancarının yalnızca şeker üretiminde değil, tarıma dayalı sanayinin gelişiminde de önemli rol oynadığına dikkat çekildi. Tarladan fabrikaya uzanan üretim zincirinin Türkiye’nin şeker sanayisinin geleceği açısından büyük önem taşıdığı belirtilerek, alınan kararın üreticilere ve ülke ekonomisine hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulunuldu.   Malatya’da Hedef 60 Bin Ton Şeker Öte yandan, Malatya Şeker Fabrikası’nda 2026-2027 üretim sezonunun 71’inci pancar alım kampanyası 3 Eylül 2026 tarihinde başladı. Günlük 3 bin 800 ton pancar işleme kapasitesine sahip fabrikada, kampanya döneminin 2027 yılı ocak ayının ilk haftasında tamamlanması planlanıyor. Şeker-İş Sendikası Malatya Şube Başkanı Nuri Murat’ın daha önce yaptığı açıklamaya göre, fabrikada bu sezon yaklaşık 500 bin ton şeker pancarının işlenerek 60 bin ton kristal şeker, 150 bin ton küspe ve 20 bin ton melas üretilmesi hedefleniyor.   Malatya’nın yanı sıra çevre illerdeki üreticilerden de pancar alımı gerçekleştiren fabrika, bölge tarımı ve ekonomisine katkı sağlamayı sürdürüyor. 1956 yılında faaliyete başlayan Malatya Şeker Fabrikası, şeker üretiminin yanı sıra sağladığı istihdamla da kent ekonomisinde önemli bir yer tutuyor.

14.10.2026 110
POLİTİKA

Basri İlhan, Yeni Parti Malatya İl Başkanlığına Adaylığını Açıkladı

Yeni Parti Malatya İl Başkanlığı için aday adaylığını açıklayan Basri İlhan, göreve seçilmesi halinde ilk 100 gün içerisinde kapsamlı bir çalışma programı hazırlayacaklarını belirterek birlik, beraberlik ve ortak akıl vurgusu yaptı. Yeni Parti Malatya İl Başkanlığı ön seçim süreci devam ederken, iş insanı ve Malatya Ticaret ve Sanayi Odası eski Başkan Vekili Basri İlhan, düzenlenen programla il başkanlığına aday adaylığını açıkladı. Partililerin katıldığı programda konuşan İlhan, Malatya’nın deprem sonrası yaşadığı sorunlardan esnaf ve kayısı üreticilerinin beklentilerine, parti teşkilatının güçlendirilmesinden seçim hazırlıklarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.   Ön Seçim 18 Ekim’de Yapılacak Programda konuşan Yeni Parti Malatya İl Başkanı Barış Yıldız, il başkanlığı ön seçiminin 18 Ekim Pazar günü, kongrenin ise 24 Ekim’de gerçekleştirileceğini belirtti. Yıldız, gerekli imzaları toplayarak resmi başvurusunu yapan Basri İlhan’a başarılar diledi.   Malatya’nın Sorunlarına Dikkat Çekti Adaylık açıklamasında iş dünyasındaki deneyimlerine değinen Basri İlhan, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekilliği döneminde üreticilerin, esnafın ve sanayicilerin sorunlarını yakından takip ettiğini söyledi. Adaylığının bir makam arayışı olmadığını ifade eden İlhan, sorumluluk üstlenmek, mücadele etmek ve ortak hedefler doğrultusunda çalışmak amacıyla yola çıktığını belirtti. 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getiren İlhan, kayısı üreticilerinin yaşadığı mağduriyetlere, esnafın ekonomik sıkıntılarına, sanayicilerin finansman ve üretim sorunlarına ve gençlerin gelecek kaygısına dikkat çekti.   İlk 100 Gün İçin Yol Haritasını Açıkladı   İl başkanlığına seçilmesi halinde ilk 100 gün içerisinde kapsamlı bir çalışma programı oluşturacaklarını belirten İlhan, ilçelerin önceliklerini belirleyeceklerini, teşkilattaki eksiklikleri gidermek ve seçim hazırlıklarını planlamak için çalışacaklarını söyledi. İlhan, “Çalışmalarımızda ilçelerin önceliklerinin belirlenmesi, örgütsel eksiklerin giderilmesi ve seçim çalışmalarının planlanması gibi temel başlıkları ele alacağız. Ayrıca çalışmalarımızı üyelerimizle düzenli şekilde paylaşacağız. İlçe başkanlarımızla düzenli toplantılar gerçekleştirecek, mahalle temsilcilerimizin, kadın ve gençlik kollarımızın karar süreçlerine etkin katılımını sağlayacağız” dedi. Görev dağılımında liyakat, emek ve sorumluluğun esas alınacağını kaydeden İlhan, hiçbir ilçenin geri planda kalmadığı, her üyenin görüşünün önemsendiği bir teşkilat yapısı oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.   Ağbaba Ve Yıldız’a Teşekkür Etti Konuşmasında Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın çalışmalarına da değinen İlhan, depremzedelerin, esnafın, çiftçilerin ve emekçilerin sorunlarını gündeme taşıdığı için Ağbaba’ya teşekkür etti. İlhan, yakın zamanda sağlık sorunu yaşayan Ağbaba’ya geçmiş olsun dileklerini iletti. Partinin Malatya’daki kuruluş sürecinde görev alan İl Başkanı Barış Yıldız’a da teşekkür eden İlhan, bugüne kadar teşkilata emek verenlerin çalışmalarına sahip çıkacaklarını belirtti.   Birlik Ve Beraberlik Mesajı Verdi Parti içerisinde ayrışmaya değil, ortak hedefler etrafında birleşmeye ihtiyaç olduğunu vurgulayan İlhan, kişisel hesapların ve kırgınlıkların teşkilat çalışmalarının önüne geçmemesi gerektiğini söyledi. Yönetim anlayışının temelinde ortak akıl, istişare ve katılımcılığın bulunacağını belirten İlhan, “Üyelerin görüşlerine değer veren, farklı düşüncelerin saygıyla karşılandığı ve yöneticilerin hesap verdiği bir örgüt yapısı hedefliyoruz. Bütün sorunların kısa sürede çözüleceğine ilişkin bir vaat vermiyoruz ancak çok çalışacağımızı, birbirimizi dinleyeceğimizi ve sorunların takipçisi olacağımızı taahhüt ediyorum” ifadelerini kullandı. Basri İlhan, konuşmasını birlik ve dayanışma mesajlarıyla tamamlayarak ön seçimde üyelerin ortaya koyacağı demokratik iradeye saygı duyacağını ve Malatya’da parti teşkilatını güçlendirmek için sorumluluk almaya hazır olduğunu kaydetti.

13.10.2026 119
EĞİTİM

Okul Güvenliğinde Yeni Dönem: Polis ve Jandarma Öğrencilerden Önce Görevde Olacak

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, okul güvenliğine yönelik yeni tedbirleri açıkladı. İhtiyaç duyulan okullarda polis ve jandarma ekipleri, öğrenciler gelmeden en az 30 dakika önce görev yerlerinde hazır bulunacak. Okul çevreleri, servisler, parklar ve metruk yapılarda denetimler artırılacak.   İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, gerçekleştirilen Asayiş Toplantısı'nda okul güvenliğine ilişkin mevcut uygulamaların ve önümüzdeki dönemde alınacak yeni tedbirlerin değerlendirildiğini açıkladı. Çocukların güvenli bir ortamda eğitim görmesinin öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Çiftçi, emniyet ve jandarma birimlerine denetimlerin artırılması yönünde yeni talimatlar verdi.   Güvenlik Ekipleri Okullara 30 Dakika Önce Gelecek   Okul güvenliğinde önleyici tedbirlerin önemine dikkat çeken Bakan Çiftçi, ihtiyaç duyulan eğitim kurumlarında kolluk kuvvetlerinin öğrencilerden en az yarım saat önce görev yerlerinde bulunacağını bildirdi. Çiftçi, “Güvenlik tedbirlerimiz, çocuklarımız okula gelmeden önce alınmış olmalıdır. İhtiyaç duyulan okullarda kolluk birimlerimiz, öğrencilerimizden en az yarım saat önce görev yerlerinde hazır bulunacak” ifadelerini kullandı.   Okul Çevreleri ve Servisler Daha Sık Denetlenecek   Yeni güvenlik tedbirleri kapsamında okul giriş ve çıkış saatleri ile öğle aralarında denetimlerin yoğunlaştırılması planlanıyor. Okul çevrelerinin yanı sıra öğrencilerin kullandığı ulaşım güzergâhları, okul servisleri, metruk yapılar, parklar ve sosyal alanlar da güvenlik uygulamalarının kapsamına alınacak. Bakan Çiftçi, güvenlik tedbirlerinin yalnızca okul binalarıyla sınırlı kalmayacağını, öğrencilerin günlük yaşamlarında karşılaşabilecekleri risklerin de bütüncül bir yaklaşımla değerlendirileceğini belirtti.   Akran Zorbalığı ve Uyuşturucuya Karşı Ortak Mücadele   Okullarda ve çevrelerinde yaşanabilecek akran zorbalığı, şiddet olayları ve uyuşturucu tehdidine karşı güvenlik birimlerinin koordinasyon içerisinde çalışacağını açıklayan Çiftçi, çocukları tehlikeye atabilecek risklere yönelik önleyici çalışmaların güçlendirileceğini ifade etti. Emniyet ve jandarmanın ilgili birimlerinin koordineli hareket edeceğini kaydeden Çiftçi, özellikle riskli alanlarda denetimlerin artırılacağını bildirdi.   “Tek Bir Evladımızın Güvenliği İhmale Gelmez”   Çocukların huzur ve güven içinde eğitim görmesinin temel öncelikleri olduğunu vurgulayan Bakan Çiftçi, “Çünkü tek bir evladımızın dahi güvenliği ihmale gelmez” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin huzuru ve çocukların güvenliği için çalışmaların sürdürüleceğini belirten Çiftçi, önleyici güvenlik tedbirlerinin kararlılıkla uygulanacağını ifade etti. Yeni talimatlarla birlikte okul çevrelerinde kolluk kuvvetlerinin daha etkin görev yapması, risklerin önceden belirlenmesi ve öğrencilerin güvenliğinin artırılması hedefleniyor.  

12.10.2026 72
EKONOMİ

Darende’de Baba Mirası Ceviz Ağaçlarından 2 Ton Hasat Beklentisi

Malatya’nın Darende ilçesinde babasından kalan ceviz ağaçlarına gözü gibi bakan 54 yaşındaki İsmail Ateş, bu yıl yaklaşık 2 ton ürün almayı hedefliyor. Emekliliğinin ardından kendisini ceviz yetiştiriciliğine adayan Ateş, hem baba mirasını yaşatıyor hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor.   Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Zaviye Mahallesi’nde ceviz hasadı heyecanı yaşanıyor. İlçede uzun yıllardır yetiştirilen ve bölge ekonomisine katkı sağlayan ceviz, üreticilerin geçim kaynakları arasında yer alıyor. Zaviye Mahallesi’nde yaşayan 54 yaşındaki İsmail Ateş de babasının yıllar önce diktiği ceviz ağaçlarına sahip çıkarak üretimi sürdürüyor. Emekli olduktan sonra zamanının büyük bölümünü bahçesinde geçiren Ateş, ceviz yetiştiriciliğini yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil, babasından kalan hatıraları yaşatmanın bir yolu olarak görüyor.   Babasının Emeğini Gelecek Nesillere Taşıyor   Ceviz ağaçlarının yıllar önce hayatını kaybeden babası tarafından dikildiğini anlatan Ateş, ağaçların bakımını büyük bir özenle yaptığını söyledi. Ateş, “Bu ağaçları rahmetli babam dikmişti. Babam vefat edince onun diktiği ağaçları yaşatmak ve emeğini devam ettirmek istedik. Emekli olduktan sonra biz de bu işe daha fazla zaman ayırmaya başladık. Güzel bir uğraş. Çiftçilik yapmak, ağaç yetiştirmek, meyve üretmek gerçekten insana mutluluk veriyor” dedi.   Ceviz Yetiştiriciliğinde Sulamanın Önemine Dikkat Çekti Darende’de ceviz yetiştiriciliğine ilişkin bazı yanlış bilinen uygulamalar bulunduğunu ifade eden Ateş, özellikle sulamanın verim üzerindeki etkisine dikkat çekti. Bölgede ceviz ağaçlarının sulanmaması gerektiğine yönelik yaygın bir inanış olduğunu belirten Ateş, kendi tecrübelerinin bunun aksini gösterdiğini söyledi. Ateş, “Bizim memlekette ceviz ağacına su verilmez derler. Hâlbuki tam tersi, ceviz suyu seven ve su isteyen bir ağaç. Sulama ve gerekli bakım yapıldığı takdirde daha güzel verimler alınabiliyor. Taban gübresi ve yaprak gübresi gibi uygulamalar da önemli. Ceviz mutlaka su istiyor. Susuz ceviz olmuyor” ifadelerini kullandı.   Bu Yıl Hedef 2 Ton Ceviz Bu sezon bahçesinden yaklaşık 1,5 ila 2 ton arasında ceviz elde etmeyi beklediğini belirten Ateş, hasat edilen ürünlerin büyük bölümünü Darende’de satışa sunacaklarını söyledi. Önceki yıllarda ilçe dışından da ceviz getirerek satış yaptıklarını anlatan Ateş, bu yıl kendi bahçelerinden elde edecekleri ürünlerle müşterilerinin taleplerini karşılamayı hedeflediklerini kaydetti.   Soğuk Hava Verimi Etkiledi Sezon içerisinde yaşanan soğuk havaların ceviz verimini bir miktar olumsuz etkilediğini belirten Ateş, buna rağmen elde edilmesi beklenen ürün miktarından memnun olduklarını dile getirdi. Geçtiğimiz yıl cevizin kilogramını 250 liradan sattıklarını hatırlatan Ateş, bu sezonun satış fiyatlarının ise henüz netleşmediğini söyledi. Üretimin emek ve sabır gerektirdiğini vurgulayan Ateş, babasından kalan ağaçları yaşatmaya devam edeceğini belirterek yeni hasat sezonunun tüm üreticiler için bereketli geçmesini temenni etti.  

12.10.2026 64
ÇEVRE

MAGİNDER Başkanı Salih Karademir Akçadağ’da: “Malatya Kayısısına Sahip Çıkın”

Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, Akçadağ’da esnaf, çiftçi ve hemşehrilerle bir araya gelerek kayısı fiyatları başta olmak üzere ilçede yaşanan ekonomik sorunlar üzerine istişarelerde bulundu. Karademir, kayısı fiyatlarının yalnızca çiftçiyi değil, esnafı ve Malatya ekonomisinin tamamını etkilediğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu.

16.09.2026 170
EKONOMİ

Çiftçilere 4,1 Milyar Liralık Destek Ödemesi

Tarım ve Orman Bakanlığı, üreticilere yönelik toplam 4 milyar 108 milyon 5 bin 938 liralık tarımsal destekleme ödemesinin bugün hesaplara aktarılacağını duyurdu.

11.09.2026 106
ÇEVRE

Malatya’da Tarla Okulu Eğitimleri Başladı

Malatya’da çiftçilerin üretim süreçlerindeki bilgi ve uygulama kapasitesini artırmayı amaçlayan Tarla Okulu eğitimleri, Kuluncak ve Darende ilçelerinde başlatıldı.

09.09.2026 193
EKONOMİ

Domates Tarlada Kaldı, Üretici Ücretsiz Dağıttı

Malatya’da yaklaşık 40 dönüm araziye domates eken çiftçi, ürününü satamayınca hasattan vazgeçti. Yaklaşık 1 milyon 200 bin lira harcama yapan üretici, tarlada kalan 150 ton domatesi vatandaşlara ücretsiz dağıtma kararı aldı.

30.08.2026 212
EKONOMİ

Çiftçinin Girdi Maliyeti Bir Yılda Yüzde 32 Arttı

Tarımsal üretimde maliyet baskısı sürüyor. Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) haziranda aylık bazda yüzde 0,92 gerilerken, yıllık bazda yüzde 32,06 yükseldi. Gübre ve toprak geliştiricilerdeki yıllık yüzde 50,99’luk artış ise dikkat çekti.

20.08.2026 267
GENEL

Salih Karademir Kocaözü’nde: “Çiftçimizin Yanındayız”

Malatya’nın Hekimhan ilçesine bağlı Kocaözü Mahallesi’nde iki gündür etkili olan yoğun yağışların ardından meydana gelen sel ve taşkın, mahallede tarım arazileri, evler, ahırlar ve özellikle kayısı ürünlerinde büyük zarara yol açtı. Bölgedeki üreticiler, yaşanan afetin ardından devletin zararların karşılanması ve Kocaözü’nün afet bölgesi ilan edilmesi yönünde destek bekliyor.

17.08.2026 210
EKONOMİ

Pütürge’de Çilek ve Salep Üretimine Yakın Takip

Malatya İl Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, Pütürge’de çilek, salep ve kayısı üretimi yapan çiftçi Sadık Taştan’ın üretim alanlarını ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Ziyarette üreticilerin talep ve önerileri de dinlendi.

07.08.2026 240
EKONOMİ

Karademir ″Kayısı Malatya'nın Can Damarıdır″

Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, son günlerde kayısı fiyatlarında yaşanan düşüş nedeniyle kamuoyuna önemli açıklamalarda bulundu. Üreticilerden yoğun şekilde telefon ve sosyal medya üzerinden mesaj aldıklarını belirten Karademir, mevcut fiyatların çiftçinin emeğini karşılamadığını söyledi.

21.07.2026 357
ÇEVRE

“Tarladan Geleceğe” Projesi Yeşilyurt’ta Hayata Geçti

Yeşilyurt Belediyesi, Yeşilyurt Kent Konseyi ve TOBB Malatya Genç Girişimciler Kurulu iş birliğiyle düzenlenen 'Fikir Kumbarası' proje yarışmasında sosyal projeler kategorisinde birincilik ödülüne layık görülen “Tarladan Geleceğe – Gezici Eğitim ve Genç-Çiftçi Dayanışma Projesi”, Yeşilyurt'ta uygulanmaya başlandı.

14.07.2026 457
ASAYİŞ

81 İlde FETÖ Operasyonu: 968 Şüpheli Hakkında İşlem

FETÖ/PDY’nin mahrem yapılanmasına yönelik Malatya’nın da aralarında bulunduğu 81 ilde geniş çaplı operasyon başlatıldı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 968 şüpheliyi kapsayan operasyonun eş zamanlı yürütüldüğünü açıkladı.

13.07.2026 301