Medya Malatya
Medya Malatya

“İsrail” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

27 sonuç
EKONOMİ

Malatya Kayısısında Yeni Dönem: Dona Dayanıklı Çeşitler Geliyor

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, Malatya kayısısının geleceği için bilimsel araştırmaların hızlandırılması gerektiğini belirterek, geç çiçeklenen ve zirai dona dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi, bodur anaç üretimi ve modern bahçeciliğe geçiş çağrısında bulundu. Türkiye Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, iklim değişikliği, zirai don ve uluslararası rekabetin Malatya kayısıcılığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen bilimsel çalışmaların desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, üreticiler, ihracatçılar, meslek odaları ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.   Zirai Don Kayısı Üretimini Ağır Etkiledi   Malatya’da Nisan 2025’te yaşanan zirai don, kayısı üretiminde büyük kayıplara neden oldu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında 690 bin 730 ton olan yaş kayısı üretimi, 2025 yılında 2 bin 558 tona geriledi. Malatya Valiliği verilerine göre, 11-12 Nisan 2025 tarihlerinde yaşanan zirai dondan etkilenen 39 bin 392 çiftçiye, 808 bin 946 dekar alan için yaklaşık 4 milyar 346 milyon lira ödeme gerçekleştirildi. 2026 yılı için ise Malatya Valiliği Hasat Komisyonu tarafından 341 bin 55 ton yaş kayısı rekoltesi tahmin edildi.   Dona Dayanıklı Kayısı İçin Bilimsel Çalışma Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelerin üretimin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Kılıç, özellikle geç çiçeklenen, ilkbahar donlarına ve hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Enstitüde TÜBİTAK 1004 programı kapsamında yürütülen ve 2027 yılında tamamlanması planlanan projeyle, geç çiçeklenen, dona ve Şarka hastalığına dayanıklı kayısı çeşitlerinin belirlenmesi hedefleniyor. Kılıç, bilimsel araştırmaların yalnızca laboratuvar ortamında kalmaması, elde edilen sonuçların üreticiye ve yeni kurulacak bahçelere aktarılması gerektiğini vurguladı.   “Kayısıda Bodur Anaç Üretimine Geçmeliyiz”   Geleneksel kayısı bahçelerinde ağaçların geniş alan kapladığını belirten Kılıç, bodur ve yarı bodur anaçlarla daha modern üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yeni yetiştiricilik sistemleriyle uygun koşullarda dekara 40 ağaca kadar dikim yapılmasının hedeflendiğini aktaran Kılıç, bu sistemlerin bakım, budama, ilaçlama ve hasat işlemlerini kolaylaştırabileceğini söyledi. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde 2022 yılında başlatılan bodur ve yarı bodur klonal anaç geliştirme çalışmalarının yanı sıra 2025-2029 dönemini kapsayan yeni araştırmaların da devam ettiği belirtildi.   Doku Kültürü Laboratuvarının Kapasitesi Artırılmalı Modern kayısı yetiştiriciliğinde sağlıklı fidan üretiminin önemine dikkat çeken Kılıç, Kayısı Araştırma Enstitüsü bünyesindeki doku kültürü laboratuvarının kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. Kılıç, geliştirilen yeni anaçların kontrollü koşullarda çoğaltılmasının, hastalıklardan ari fidan üretiminin yaygınlaştırılmasının ve üreticilerin güvenilir dikim materyaline ulaşmasının önem taşıdığını ifade etti.   Araştırma: Rakım ve Çeşit Seçimi Don Zararını Etkiliyor Akçadağ ilçesinde 6 bin 140 kayısı bahçesinin değerlendirildiği bilimsel araştırmada, rakımın ve kayısı çeşidinin zirai don zararında etkili olduğu ortaya konuldu. 2013-2023 yıllarına ait verilerin incelendiği çalışmada, düşük rakımlı bahçelerde don zararının daha yüksek olduğu, rakım arttıkça çiçeklenmenin gecikmesi nedeniyle zararın azalma eğilimi gösterdiği belirlendi. Araştırmada Şekerpare çeşidinin dona daha duyarlı, Çataloğlu çeşidinin ise incelenen koşullarda daha toleranslı olduğu tespit edildi.   “Dünya Pazarındaki Payımızı Yeniden Yükseltmeliyiz” Malatya kayısısının dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıç, üretim kalitesinin artırılması, yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve ihracat pazarlarının genişletilmesi çağrısında bulundu. BİLSAM’ın Şubat 2026’da yayımladığı Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu’na göre, Malatya’nın dünya kuru kayısı ihracatındaki payı son 15 yılda yüzde 75-80 seviyelerinden yüzde 50-55 düzeyine geriledi. Kılıç, Malatya’nın dünya pazarındaki payını yeniden yüzde 80-90 seviyelerine taşımanın ortak hedef olması gerektiğini ifade etti.   “Şahsi Gerekçelerle Muhalefet Etmek Yerine Birlikte Çalışmalıyız”   Kayısı sektöründeki görüş ayrılıklarına da değinen Kılıç, üreticilerin, ihracatçıların ve meslek kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi. Yazıhan Ziraat Odası Başkanı’nın sektöre yönelik eleştirilerine de değinen Kılıç, kişisel görüş ayrılıklarının Malatya kayısısının geleceğine yönelik çalışmaları olumsuz etkilememesi gerektiğini belirtti. Sorunların yalnızca eleştiriyle çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, sektörün bütün paydaşlarını Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelere destek vermeye davet etti.   Türkiye Tohumculukta 158 Milyon Dolar Dış Ticaret Fazlası Verdi Türkiye’nin tohumculuk alanında önemli bir üretim kapasitesine ulaştığını belirten Kılıç, TÜRKTOB’un 2025 yılı verilerine göre sektörün 540 milyon dolar ihracat ve 382 milyon dolar ithalat gerçekleştirdiğini söyledi. Sektörün 158 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini ifade eden Kılıç, sertifikalı tohum üretiminin 1 milyon 351 bin tona ulaştığını, Türkiye’nin 117 ülkeye sertifikalı tohum ihraç ettiğini kaydetti. İsrail ile doğrudan tohum ticaretinin de 2 Mayıs 2024 tarihinde tüm ürün gruplarında ticaretin durdurulması kapsamında sona erdiğini hatırlatan Kılıç, yerli çeşit geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.   “Malatya Kayısısının Geleceği Ortak Sorumluluğumuz”   Malatya kayısısının yalnızca bir tarım ürünü değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirten Kılıç, bilimsel araştırmaların üretim sahasına aktarılmasının zorunluluk haline geldiğini söyledi. Kılıç, üreticilerden ihracatçılara, araştırma kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar bütün paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak Malatya kayısısının dünya pazarındaki gücünü yeniden artırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

23.10.2026 100
GENEL

Malatya’dan Azerbaycan’daki Başörtüsü Kısıtlamalarına Tepki

Malatya’da sivil toplum platformları, Azerbaycan’da başörtülü öğretmen ve öğrencilerin okullara girişlerinin engellendiği iddialarına tepki göstererek uygulamaya ilişkin kararların iptal edilmesini istedi. Basın açıklamasında, “Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır” ifadeleri kullanıldı.   Malatya Ortak Değerler Platformu ve Malatya Sivil Toplum Platformu, Azerbaycan’da başörtülü öğretmen ve öğrencilerin eğitim kurumlarına girişlerinin engellendiği yönündeki uygulamalara tepki gösterdi. Bir alışveriş merkezi önünde düzenlenen basın açıklamasında, söz konusu kısıtlamaların din ve vicdan özgürlüğü ile eğitim hakkına aykırı olduğu savunularak kararların iptal edilmesi çağrısında bulunuldu. Platformlar adına basın açıklamasını okuyan İshak Güven, Azerbaycan yönetiminin İsrail ile ilişkilerini ve eğitim kurumlarında başörtüsüne yönelik kısıtlamaları eleştirdi. Azerbaycan halkının büyük bölümünün Müslüman olduğunu belirten Güven, “Halkının büyük bölümü Müslüman olan, dolayısıyla can kardeş diye bildiğimiz Azerbaycan Cumhuriyeti, uzun bir süredir işgalci, zalim, siyonist İsrail’in yörüngesinde hareket etmeye ve İslami olan her şeye karşı çıkmaya devam ediyor.” dedi. Güven, 21 Eylül 2026 tarihli ve 309 sayılı, 6 Ekim 2026 tarihli ve 325 sayılı Bakanlar Kurulu kararlarıyla eğitim kurumlarında öğrenci ve öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin yeni düzenlemeler getirildiğini belirtti. Bu düzenlemelerin başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin okullara girişlerini engellediğini öne süren Güven, Bakü ve Sumgayıt başta olmak üzere çeşitli kentlerde başörtülü öğretmenlere yönelik kısıtlamaların başladığını iddia etti.   “Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır” Bazı okul yönetimlerinin başörtülü öğretmenlerden başlarını açarak derslere girmelerini istediğini, aksi durumda istifaya zorladıklarını ileri süren Güven, Azerbaycan yönetiminin politikalarına tepki gösterdi. Güven, “İlham Aliyev liderliğindeki Azerbaycan yönetiminin devlet kurumlarında, özellikle de okullarda başörtüsünü veya İslami giyim kuşamı yasaklaması tam bir akıl tutulması, büyük bir gaflet ve ihanettir, Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktır.” ifadelerini kullandı. Azerbaycan’ın İsrail ile ilişkilerini de eleştiren Güven, bazı ülkelerin İsrail’e yönelik tutumunu ele alarak bunun İslam coğrafyası açısından kabul edilemez olduğunu savundu. Güven, konuşmasında dini referanslara da yer verdi. Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkelerde benzer uygulamaların gündeme geldiğini belirten Güven, kıyafet düzenlemelerinin din ve vicdan özgürlüğü, bireysel haklar, eğitim hakkı ve toplumun milli-manevi değerleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.   “Hiçbir gerekçe eğitim hakkından mahrum bırakmayı haklı gösteremez”   Eğitimin temel amacının insan yetiştirmek olduğunu vurgulayan Güven, öğrencilerin kişiliklerine, vicdanlarına ve temel haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Öğrenci ve öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin düzenlemelerin temel hak ve özgürlükler gözetilerek ele alınması gerektiğini belirten Güven, “Hiçbir değerlendirme eğitim hakkından mahrum edilmeyi haklı gösteremez.” dedi.   Kararların iptal edilmesi çağrısı   Basın açıklamasının sonunda Azerbaycanlı yetkililere çağrıda bulunan platform temsilcileri, dini inançları nedeniyle öğrencilerin eğitimden, öğretmenlerin ise mesleklerini icra etme imkânından mahrum kalmasına yol açacağını savundukları kararların derhal iptal edilmesini istedi.

15.10.2026 73
GENEL

Malatya’da Filistin İçin Yüzlerce Kişi Yürüdü

Malatya’da Kudüs Kardeşlik Platformu öncülüğünde, Aksa Tufanı’nın üçüncü yıl dönümü dolayısıyla “Büyük Filistin Yürüyüşü” düzenlendi. Yüzlerce vatandaşın katıldığı yürüyüşte, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına tepki gösterildi. Malatya’da sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla düzenlenen “Büyük Filistin Yürüyüşü”, yüzlerce vatandaşı bir araya getirdi. Kudüs Kardeşlik Platformu tarafından organize edilen etkinlikte, 7 Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanı’nın üçüncü yıl dönümü dolayısıyla Filistin halkıyla dayanışma mesajları verildi.   İnönü Caddesi’nde Filistin İçin Yürüdüler   İnönü Caddesi üzerinde bir araya gelen vatandaşlar, Filistin’e destek vermek ve Gazze’de yaşananlara dikkat çekmek amacıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Sivil toplum kuruluşlarının da destek verdiği yürüyüş boyunca kalabalık, İsrail aleyhine sloganlar atarak Gazze’de yaşanan can kayıplarına ve saldırılara tepki gösterdi.   Kur’an-ı Kerim Okundu, Dualar Edildi Yürüyüşün ardından bir alışveriş merkezi önünde toplanan vatandaşlar, Filistin’de hayatını kaybedenler için düzenlenen programa katıldı. Programda Kur’an-ı Kerim okunurken, yaşamını yitiren Filistinliler için dualar edildi. Kalabalık, zaman zaman “Kahrolsun İsrail” sloganları atarak tepkisini sürdürdü.   Yürüyüş Dualarla Sona Erdi Gazze’deki gelişmelere dikkat çekmek ve Filistin halkına destek vermek amacıyla gerçekleştirilen etkinlik, yapılan duaların ardından sona erdi. Programa katılan vatandaşlar, yürüyüşün tamamlanmasının ardından olaysız şekilde dağıldı.

10.10.2026 1.103
GENEL

Malatya’dan Gazze’ye Uçurtmalarla Mesaj: “Gökyüzü Çocuklara Kalsın”

Gazze’de devam eden İsrail zulmünde siviller ve özellikle çocuklar üzerindeki ağır etkilere dikkat çekmek amacıyla Malatya’da öğrenciler gökyüzüne uçurtmalar bıraktı. 100. Yıl Kent Parkı’nda düzenlenen programda konuşan Malatya Valisi Seddar Yavuz, “İnancı, etnik kökeni ne olursa olsun biz hep mazlumların yanında yer almaya devam edeceğiz” dedi.

17.09.2026 256