Medya Malatya
Medya Malatya

“Hukuk” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

31 sonuç
POLİTİKA

CHP'li Hakan Satılmış: “Partimizin İradesini Hiç Kimseye Teslim Etmeyeceğim”

CHP Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış, parti binasında düzenlediği basın toplantısında, parti içerisinde son 4,5 aydır yaşanan tartışmalara ilişkin sert açıklamalarda bulundu. 18 milyon liralık fatura, 471 bin liralık yemek organizasyonu ve eski bir personelin tazminat talebi üzerinden önceki yönetime yönelik eleştirilerde bulunan Satılmış, “Cumhuriyet Halk Partisi'nin iradesini hiçbir makam ve mevki uğruna teslim etmeyeceğim.” dedi.   CHP Malatya İl Başkanı Hakan Satılmış, parti binasında düzenlediği basın toplantısında, göreve geldikleri günden bu yana yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Parti binasının teslim sürecinden mali konulara, sosyal medyadaki tartışmalardan belediyelerin Sayıştay raporlarına kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Satılmış, parti örgütlerinin baskı altına alınmaya çalışıldığını ileri sürdü.   “Parti binamızı gece almak zorunda kaldık”   Yaklaşık 4,5 aydır CHP'nin Malatya'daki varlığını ve bağımsızlığını korumak için mücadele ettiklerini belirten Satılmış, göreve başladıkları süreçte parti binasının kendilerine teslim edilmediğini söyledi. Karşı tarafla görüşmeler gerçekleştirmelerine rağmen bir hafta boyunca binanın teslim edilmediğini öne süren Satılmış, “Göreve başladığımız ilk gün çok ağır bir saldırıyla karşılaştık. İl binamızı gece almak zorunda kaldık. Bütün kapıların kilitlerini değiştirdik. Buna rağmen sabah yoğun bir saldırıya maruz kaldık. İçeri giren birkaç kişi, Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik yakışıksız bir pankart açtı. Bu çok ağır bir konudur. Biz bütün bu süreçte sükûnetimizi koruduk.” ifadelerini kullandı.   “Bizim suçumuz CHP'de kalmak mı?”   Partiden ayrılmadıkları için hedef gösterildiklerini savunan Satılmış, kendilerine yönelik kullanılan işgalci söylemine tepki gösterdi. Satılmış, “Buradan soruyorum. Bizim suçumuz Cumhuriyet Halk Partisi'ne sahip çıkmak mıdır? Bizim suçumuz Cumhuriyet Halk Partisi'ni korumak mıdır? Cumhuriyet Halk Partisi'nde kalmak mıdır? Eline mikrofon alan bizi işgalci ilan ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin örgütleri işgalci midir? Daha düne kadar hepimiz birlikte mücadele etmiyor muyduk? Biz burada kaldık diye mi kötü olduk?” dedi.   “18 milyon liralık faturayı iptal ettirmek için mücadele ettik”   Partinin mali konular üzerinden zor durumda bırakılmaya çalışıldığını ileri süren Satılmış, kamuoyuna daha önce yansıyan 18 milyon liralık faturaya ilişkin de açıklamalarda bulundu. Söz konusu faturanın iptali için uzun süre girişimlerde bulunduklarını belirten Satılmış, “Dört buçuk aydır Cumhuriyet Halk Partisi mali konularda boğulmak isteniyor. Hatırlarsınız, 18 milyon liralık bir fatura vardı. Yirmi gün boyunca telefon açtık. Faturanın iptal edilmediğini söyledik. İlgili firmanın noterden borcu yoktur yazısını göndermesini istedik. Göndermediler. Konu kamuoyuna yansıdıktan sonra gönderdiler. Neticede o 18 milyonluk yükten partimizi kurtardık.” diye konuştu.   “Yemeği onlar yedi, 471 bin liralık faturayı bize bıraktılar”   Basın toplantısında en dikkat çekici açıklamalardan biri de 10 Mayıs Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen yemek organizasyonuna ilişkin oldu. Malatya Büyükşehir Belediyesi sosyal tesisleri bünyesindeki nikâh sarayında gerçekleştirilen organizasyon için 471 bin liralık fatura düzenlendiğini belirten Satılmış, söz konusu borcun kendi yönetimlerine bırakıldığını savundu. Satılmış, “10 Mayıs Anneler Günü'nde belediyenin sosyal tesislerinde bin kişilik bir yemek organizasyonu yapılıyor. Toplamda 471 bin liralık fatura kesiliyor. Görev bana 17 Haziran'da tebliğ edildi. Fatura ise 12 Haziran'da düzenlenmiş. Ödenmiş mi? Ödenmemiş. BELSOŞ'tan bizi arayıp bu parayı bizim ödememiz gerektiğini söylüyorlar. Yemeği yiyeceksiniz, şovunuzu yapacaksınız, sonra da faturayı bize ödeteceksiniz. Böyle bir şey olabilir mi? Organizasyonu yapanlara ödeme yapmaları için ulaştık ancak sonuç alamadık.” ifadelerini kullandı.   Eski personelden 1,5 milyon liraya varan talep iddiası   Partide uzun yıllar çalışan bir personelin işten çıkarılması sonrasında yaşanan hukuki sürece de değinen Satılmış, yaklaşık 1 ila 1,5 milyon liralık alacak talebiyle karşı karşıya kaldıklarını açıkladı. Söz konusu personelin kendilerinden önce işten çıkarıldığını belirten Satılmış, “Burada 9-10 yıl çalışan bir personel vardı. Haziran ayının başında işten çıkarılmış. Biz göreve geldiğimizde kendisinin işten çıkarıldığını öğrendik. İki aylık maaşının da ödenmediği belirtiliyor. Ardından Cumhuriyet Halk Partisi hakkında icra takibi başlatılmış. Yaklaşık 1-1,5 milyon liralık bir meblağ talep ediliyor. Biz kimsenin hakkını yemeyiz ancak bu şekilde bir süreç yürütülmesini de doğru bulmuyoruz.” dedi.   “Sayıştay raporlarını açın, Malatya'daki belediyeleri inceleyin”   Malatya'daki belediyelerin Sayıştay denetim raporlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Satılmış, belediyelerin mali işlemlerinin kamuoyu tarafından daha yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. Denetim raporlarında ciddi sorunlar bulunduğunu ileri süren Satılmış, “Malatya'daki belediyelerin Sayıştay raporları açıklandı. Açın, bütün belediyelerin raporlarını inceleyin. Belediye kasasına giren para vatandaşın parasıdır. Neden kimse sesini çıkarmıyor? Birileri aç gezerken birileri zenginleşiyorsa ortada ciddi bir problem vardır. Vatandaşın hakkını korumak zorundayız. Bunlarla mücadele etmeyecek miyiz?” ifadelerini kullandı. Yolsuzluk iddialarına karşı mücadele edeceklerini belirten Satılmış, siyasette ve kamu yönetiminde hesap verebilirliğin önemine dikkat çekti.   “Bizi tehdit edenlere boyun eğmeyiz”   Sosyal medya üzerinden şahsına ve parti yöneticilerine yönelik hakaret ve tehdit içerikli paylaşımlar yapıldığını söyleyen Satılmış, bazı mesajların kabul edilemez boyutlara ulaştığını kaydetti. Kendisine yönelik bir tehdit mesajını örnek gösteren Satılmış, “Sosyal medyada şahsıma yönelik çok ağır ifadeler kullanılıyor. Malatya'nın meydanında beni zor durumda bırakacaklarını söyleyenler var. Bizi korkutacaklarını sananlar yanılıyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin örgütlerini hiç kimse tehdit edemez. Biz mücadelemizden vazgeçmeyiz.” dedi.   “Örgütün iradesini kimseye teslim etmeyeceğim”   Konuşmasının sonunda parti örgütlerine ve CHP seçmenine seslenen Satılmış, görev ve makamların geçici olduğunu, esas olanın partinin kurumsal kimliği ve örgüt iradesi olduğunu vurguladı. Satılmış, “Benim yedi ceddim Cumhuriyet Halk Partili. Ben Cumhuriyet Halk Partili olarak doğdum, Cumhuriyet Halk Partili olarak da öleceğim. Dört buçuk aydır örgütlerimizi dağıtmak, sindirmek ve birilerine teslim etmek isteyenlere karşı mücadele ediyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin iradesini hiç kimseye teslim etmeyeceğim. Bu benim örgütümüze sözüm olsun. Hiç kimse bu iradeyi satın almaya kalkamaz. Hiçbir makam ve mevki uğruna örgütümüzün iradesinden vazgeçmeyeceğim.” diye konuştu. Toplantı, Satılmış'ın ilçe başkanlarına, kadın ve gençlik kolları yöneticilerine, parti üyelerine ve basın mensuplarına teşekkür etmesiyle sona erdi.  

3 gün önce 59
GENEL

Malatya Emniyetine 16 Yeni Araç: Vali Yavuz’dan Suçla Mücadelede Kararlılık Mesajı

Malatya İl Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinde düzenlenen törenle emniyet teşkilatının araç filosuna kazandırılan 16 yeni hizmet aracı göreve başladı. Törende konuşan Malatya Valisi Seddar Yavuz, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte suçla mücadelede önemli mesafe katettiklerini belirterek, “Hiç kimsenin işlediği suç yanına kâr kalmamıştır, bundan sonra da kalmayacaktır.” dedi.   Malatya İl Emniyet Müdürlüğünün hizmet kapasitesini artırmak ve güvenlik güçlerinin sahadaki etkinliğini güçlendirmek amacıyla temin edilen 16 yeni araç, düzenlenen törenle hizmete alındı. İl Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinde gerçekleştirilen törene Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ramazan Ayhan, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, İl Jandarma Komutanı Albay Tolunay Başer, İl Emniyet Müdürü Kayhan Ay, vali yardımcıları, emniyet müdür yardımcıları, şube müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve davetliler katıldı.   “Yeni araçlar sahadaki gücümüzü artıracak” Törende konuşan Malatya İl Emniyet Müdürü Kayhan Ay, vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamanın, kamu düzenini korumanın ve kentteki huzur ortamını sürdürmenin temel öncelikleri olduğunu söyledi. Emniyet teşkilatının görevlerini etkin şekilde yerine getirebilmesi için teknik donanım ve araç kapasitesinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Ay, “Bugün hizmete alacağımız 16 yeni aracımız sahadaki hareket kabiliyetimizi artıracak. Asayişten trafiğe, suç ve suçluyla mücadeleden önleyici hizmetlere kadar birçok alanda çalışmalarımıza önemli katkılar sağlayacaktır. Bu doğrultuda teknolojik imkânlarımızı geliştirmeye ve hizmet kapasitemizi artırmaya yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” dedi. Ay, araçların teşkilata kazandırılmasında desteklerini esirgemeyen Vali Seddar Yavuz’a, Güvenlik Hizmetleri Destekleme ve Geliştirme Derneğine ve katkı sunanlara teşekkür etti.   Vali Yavuz: “Deprem sadece binalarımızı yıkmadı” Malatya Valisi Seddar Yavuz ise konuşmasında 6 Şubat depremlerinin yalnızca fiziki yıkıma neden olmadığını, insanların psikolojisini, alışkanlıklarını ve geleceğe yönelik umutlarını da olumsuz etkilediğini belirtti. Depremin ardından toplumsal davranışlarda birtakım olumsuzluklar yaşandığına dikkat çeken Yavuz, “6 Şubat depremleriyle sadece binalarımızın zarar gördüğünü düşünürsek hata yapmış oluruz. Özellikle insanlarımızın psikolojisi, alışkanlıkları ve geleceğe dair umutları da büyük ölçüde zarar gördü. Bunun sonucunda insan davranışlarındaki olumsuzluklar giderek arttı.” ifadelerini kullandı.   “Suç oranlarını 2022 seviyesinin de altına çektik” Deprem sonrası dönemde bazı suç türlerinde artışlar yaşandığını belirten Yavuz, güvenlik birimleriyle yürütülen koordineli çalışmalar sayesinde önemli sonuçlar elde edildiğini söyledi. Yavuz, “2023 ve 2024 yıllarında bazı suç türlerinde artışlar meydana geldi. Göreve başladığımız andan itibaren emniyetimiz, jandarmamız ve istihbarat birimlerimizle belirli başlıkları öncelikli olarak ele aldık. Bu alanlarda yoğun çalışmalar gerçekleştirdik ve suç oranlarını 2022 yılının da altına çektik. 2020 ve 2021 yıllarıyla kıyasladığımızda bugün suçla mücadelede geçmişten daha iyi bir konumdayız. Ancak iyi durumdayız dediğimiz anda kaybetme riskimiz vardır. Bu nedenle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” diye konuştu.   “Hiç kimsenin işlediği suç yanına kâr kalmayacak” Kentte huzur ve güvenliğin sağlanması için emniyet ve jandarma teşkilatlarının araç ve ekipman ihtiyaçlarını karşılamaya devam ettiklerini ifade eden Vali Yavuz, güvenlik güçlerinin sahadaki etkinliğinin artırılmasının öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti. Vatandaşların huzurunu bozan ve başkalarının haklarını ihlal edenlere karşı mücadelenin tavizsiz sürdürüleceğini vurgulayan Yavuz, “Hemşehrilerimizin huzur ve güvenliğini tehdit eden, kendi hakkına razı olmayan, başkasının hakkını gasp edenlerle ilgili mücadelemiz dün olduğu gibi bugün de yarın da kararlılıkla ve hukuk çerçevesinde devam edecektir. Hiç kimsenin işlediği suç yanına kâr kalmamıştır, bundan sonra da kalmayacaktır.” dedi. Cumhuriyet’in 103. kuruluş yıl dönümüne de değinen Yavuz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, şehitler ve gazileri minnetle anarak birlik ve beraberlik mesajı verdi. Yavuz, “Hiç kimseyi ötekileştirmeden 86 milyon vatan evladını kucaklayarak, her bir kardeşimizin gece yatağında huzurla uyuyabileceği, sokaklarında güvenle dolaşabileceği tedbirleri birlikte planlayarak daha huzurlu bir Malatya, daha huzurlu bir Türkiye inşa etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.   Dualarla hizmete alındı Konuşmaların ardından Malatya İl Müftüsü Ramazan Dolu tarafından dua edildi. Daha sonra Vali Seddar Yavuz ve protokol üyelerinin katılımıyla kurdele kesimi gerçekleştirildi. Kurdele kesiminin ardından 16 yeni hizmet aracı Malatya İl Emniyet Müdürlüğünün araç filosuna katılarak göreve başladı. Yeni araçların kent genelinde asayiş, trafik ve önleyici güvenlik hizmetlerinde kullanılması hedefleniyor.

3 gün önce 55
EKONOMİ

Tapuda 1 Aralık’ta Yeni Dönem: Gayrimenkul Satışlarında Kurallar Değişiyor

Türkiye genelinde konut, arsa ve iş yeri satışlarında ödeme güvenliğini artıracak yeni düzenleme 1 Aralık 2026’da hayata geçirilecek. Tapu devri ile satış bedelinin eş zamanlı aktarılmasını sağlayacak Güvenli Ödeme Sistemi hakkında değerlendirmelerde bulunan Yaşar Doğan, uygulamanın alıcı ve satıcılar açısından önemli bir güvence oluşturacağını belirterek, “Gayrimenkul satışlarında güven, en az fiyat kadar önemli” dedi.   Gayrimenkul alım satım işlemlerinde köklü değişiklikler getirecek Güvenli Ödeme Sistemi için geri sayım başladı. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan düzenleme kapsamında, 1 Aralık 2026 itibarıyla taşınmaz satışlarında ödeme ile tapu devrinin eş zamanlı gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Yeni uygulamayla konut, arsa ve iş yeri satışlarında yaşanabilecek dolandırıcılık, sahtecilik ve ödeme anlaşmazlıklarının önüne geçilmesi amaçlanırken, gayrimenkul sektöründe daha güvenli ve şeffaf bir işlem sürecine geçilmesi öngörülüyor.   Tapu Devri Yapılmadan Ödeme Satıcıya Aktarılmayacak   Ticaret Bakanlığının 29 Nisan 2026 tarihinde yaptığı yönetmelik değişikliğiyle, taşınmaz satış bedelinin tamamının veya bir kısmının nakit, havale ya da elektronik fon transferi yoluyla ödenmesi durumunda Güvenli Ödeme Sistemi'nin kullanılması öngörüldü. Sistem sayesinde satış bedelinin aktarılması ile taşınmazın mülkiyet devri aynı işlem sürecinde gerçekleştirilecek. Böylece alıcıların ödeme yaptıktan sonra tapuyu alamama, satıcıların ise tapu devrinin ardından satış bedelini tahsil edememe risklerinin azaltılması hedefleniyor.   Doğan: “Gayrimenkul Satışlarında Güven, Fiyat Kadar Önemli”   Yeni düzenlemeyi değerlendiren Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, gayrimenkul yatırımlarında finansal güvenliğin önemine dikkat çekti. Doğan, “Gayrimenkul, insanların hayatları boyunca gerçekleştirdikleri en önemli yatırımlardan biri. Bu nedenle yalnızca doğru konutu bulmak veya uygun fiyat üzerinde anlaşmak yeterli değil. Satışın hukuki ve finansal açıdan güvenli şekilde tamamlanması da büyük önem taşıyor. Güvenli Ödeme Sistemi’nin, alıcı ve satıcıların işlem sırasında yaşadığı tereddütlerin azalmasına katkı sağlayacağını düşünüyorum.” dedi.   “Alıcı Ve Satıcı Arasındaki Ödeme Riski Azalacak”   Mevcut uygulamalarda tapu devri ile ödeme işleminin farklı zamanlarda gerçekleşmesinin taraflar açısından ciddi endişelere neden olabildiğini ifade eden Doğan, özellikle yüksek tutarlı gayrimenkul satışlarında güvenli işlem mekanizmasının önemli olduğunu belirtti. Doğan, “Bir tarafta ödeme yaptığı hâlde tapu devrinin gerçekleşmemesinden endişe eden alıcı, diğer tarafta mülkiyeti devrettikten sonra satış bedelini tahsil edememekten çekinen satıcı bulunabiliyor. Özellikle yüksek tutarlı gayrimenkul işlemlerinde bu endişeler daha belirgin hâle geliyor. Ödeme ile mülkiyet devrinin eş zamanlı ilerlemesi, işlem güvenliği açısından önemli bir gelişme olacaktır.” ifadelerini kullandı.   “Vatandaşların Doğru Bilgilendirilmesi Gerekiyor”   Yeni sistemin yalnızca ödeme yöntemlerini değil, gayrimenkul alım satım süreçlerindeki işleyişi de etkileyeceğini belirten Doğan, vatandaşların ve sektör temsilcilerinin uygulamaya hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Doğan, “Yeni düzenlemelerde en önemli konulardan biri, uygulamanın vatandaşlara doğru anlatılmasıdır. Gayrimenkul alım satımı yapacak kişilerin ödeme sürecinin nasıl işleyeceğini, hangi kanalların kullanılacağını ve işlem öncesinde nelere dikkat etmeleri gerektiğini bilmesi gerekiyor. Sistemin uygulama esasları netleştikçe sektör temsilcilerinin de müşterilerini doğru bilgilendirmesi büyük önem taşıyacak.” diye konuştu.   Bankalar Ve Tapu Sistemi Arasında Entegrasyon Sağlanacak   Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Güvenli Ödeme Sistemi'nin hayata geçirilmesi amacıyla Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile bankalar arasındaki teknik entegrasyon çalışmaları sürdürülüyor. Daha önce 1 Temmuz ve ardından 1 Ekim olarak belirlenen uygulama başlangıç tarihi, teknik hazırlıkların tamamlanabilmesi amacıyla 1 Aralık 2026 olarak yeniden planlandı. Bankaların gerekli altyapıyı tamamlamasının ardından pilot uygulama sürecine geçilmesi öngörülüyor.   Gayrimenkul satışlarında güvenli dönem hedefleniyor   Yeni düzenlemeyle birlikte özellikle yüksek bedelli taşınmaz satışlarında nakit taşıma zorunluluğundan kaynaklanan risklerin azaltılması, ödeme anlaşmazlıklarının önlenmesi ve kayıt dışı işlemlerle mücadele edilmesi hedefleniyor. Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, Güvenli Ödeme Sistemi'nin etkin şekilde uygulanmasının gayrimenkul piyasasında güven ortamını güçlendireceğini ve alım satım işlemlerinin daha sağlıklı yürütülmesine katkı sağlayacağını değerlendirdi. 1 Aralık 2026 tarihi, Ticaret Bakanlığının 28 Eylül 2026 tarihli resmi açıklamasıyla doğrulanmıştır.  

6 gün önce 76
ASAYİŞ

Organize Suç Örgütlerine 1741 Operasyon: 8 Binden Fazla Tutuklama

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yıl içerisinde 625 organize suç örgütünün hedef alındığı 1741 operasyonda 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını açıkladı. Suç örgütlerinin faaliyet alanlarını daraltacaklarını belirten Çiftçi, özellikle vatandaşları tehdit ederek haraç isteyen yapılanmalara karşı mücadelenin sürdürüleceğini vurguladı.   İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, organize suç örgütleriyle mücadelede yıl içerisinde gerçekleştirilen operasyonların bilançosunu açıkladı. Güvenlik Toplantısı’nda kaçakçılık, organize suçlar ve mali suçlarla mücadele çalışmalarını değerlendiren Çiftçi, yeni nesil suç yapılanmalarına yönelik operasyonların devam ettiğini bildirdi.   625 suç örgütü hedef alındı Güvenlik birimlerinin yıl boyunca yürüttüğü çalışmalar kapsamında 625 organize suç örgütüne yönelik 1741 operasyon düzenlendiğini açıklayan Çiftçi, operasyonlarda yakalanan şüphelilerden 8 bini aşkının tutuklandığını belirtti. Organize suç örgütlerinin yalnızca yurt içindeki faaliyetlerinin değil, uluslararası bağlantılarının da takip edildiğini aktaran Çiftçi, yurt dışından gerçekleştirilen suçlu iadelerinde son beş yıllık ortalamanın 5 ila 6 katını aşan seviyelere ulaşıldığını ifade etti.   Haraç çetelerine karşı mücadele sürecek Vatandaşları tehdit ederek haraç talep eden suç örgütlerine yönelik çalışmalara ağırlık verildiğini belirten Bakan Çiftçi, hiçbir kişi ya da suç yapılanmasının kendisini hukukun üzerinde göremeyeceğini vurguladı. Suç örgütlerinin ekonomik kaynaklarının ve faaliyet alanlarının daraltılmasının hedeflendiğini kaydeden Çiftçi, güvenlik güçlerinin özellikle yeni nesil organize suç yapılanmalarına karşı çalışmalarını yoğunlaştıracağını bildirdi.   Yurt dışına kaçan suçlular da takipte Organize suçlarla mücadelenin uluslararası boyutuna da değinen Çiftçi, haklarında adli işlem bulunan ve yurt dışına kaçan kişilerin Türkiye’ye getirilmesine yönelik girişimlerin sürdüğünü belirtti. Yurt dışından gerçekleştirilen iadelerde önemli artış yaşandığını aktaran Çiftçi, suç işledikten sonra kaçan veya saklanan kişilerin yakalanarak adalete teslim edilmesi için ilgili birimlerin çalışmalarına devam ettiğini ifade etti.   Yeni dönemde operasyonlar yoğunlaşacak Kaçakçılık, mali suçlar ve organize suç örgütleriyle mücadelede yeni dönemin önceliklerini de değerlendiren Çiftçi, suç şebekelerinin hareket kabiliyetinin sınırlandırılacağını bildirdi. Vatandaşların huzur ve güvenliğini tehdit eden yapılanmalara karşı operasyonların sürdürüleceğini kaydeden Çiftçi, organize suç örgütlerine hareket alanı bırakılmaması konusunda kararlı olduklarını vurguladı.

6 gün önce 48
POLİTİKA

YENİ Parti Malatya İl Başkanlığında Devir Teslim: Basri İlhan Görevi Devraldı

YENİ Parti Malatya İl Başkanlığında düzenlenen devir teslim töreninde Barış Yıldız, görevini birinci olağan kongrede il başkanlığına seçilen Basri İlhan’a devretti. İlhan, Malatya’nın sorunlarının çözümü için sahada olacaklarını belirterek, “Malatya’da YENİ Parti’yi iktidar yapacağız” dedi.    YENİ Parti Malatya İl Başkanlığında devir teslim töreni gerçekleştirildi. Partinin birinci olağan kongresinin ardından düzenlenen törende, görevini Basri İlhan’a devreden Barış Yıldız, Malatya’da özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesi yürüttüklerini söyledi. Yeni İl Başkanı Basri İlhan ise kentte gençlerden emeklilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun bütün kesimlerinin sorunlarıyla yakından ilgileneceklerini ifade etti.   Barış Yıldız: “Malatya’nın En Zor Günlerinde Görev Yaptık”   Devir teslim töreninde konuşan Barış Yıldız, görev süresi boyunca Malatya’nın yaşadığı zorlu süreçlerde vatandaşların yanında olmaya çalıştıklarını belirtti. Yıldız, “Malatya’nın zor günlerinde, depremden beri Malatya’da demokrasi, hukuk ve adalet değerleri için çalışmaya çalıştık. Malatya’nın en zor günlerinde görev yaparken, bir taraftan da ülkemizde demokrasinin ve adaletin en zor olduğu dönemlerde görev yapmaya çalıştık” dedi. YENİ Parti’nin kuruluş sürecine de değinen Yıldız, partinin toplumdaki umutsuzluğa karşı yeni bir umut oluşturmak amacıyla kurulduğunu savundu. Yıldız, “Son olarak da hepinizin malumu, yeni partimizi kurmak zorunda bırakıldık. Evinde umutsuz olan vatandaşa umut olmak için, cesaretle yürüyen, hepimize cesaretiyle umudu aşılayan Özgür Özel’in liderliğinde YENİ Parti, Türkiye’de umutsuz vatandaşların umudunu örgütlemek için kuruldu” ifadelerini kullandı.   “Görevi Basri İlhan’a Devretmenin Mutluluğunu Yaşıyorum”   İl başkanlığı seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldız, Basri İlhan ile uzun yıllardır Malatya’nın sorunları üzerine istişarelerde bulunduklarını söyledi. Yıldız, “Geçtiğimiz günlerde yaptığımız il başkanlığı ön seçimlerinde tüm üyelerimizin onayıyla, ardından cumartesi günü yaptığımız kongremizde kongre delegelerimizin onayıyla, benim siyasi yaşamda, sosyal yaşamda da çok kıymet verdiğim, Malatya’nın sorunlarını geçmişte de sürekli istişare ettiğim çok kıymetli Basri İlhan abime görevi devretmenin mutluluğunu yaşıyorum” diye konuştu. Parti çalışmalarının yeni dönemde de devam edeceğini belirten Yıldız, “Bundan sonra da hep birlikte bu mücadeleyi Basri İlhan’ın Malatya’daki liderliğinde yürütmeye devam edeceğiz. Hayırlı olsun başkan” dedi.   Basri İlhan: “Malatya’nın Sorunlarına Neşter Vurmak İçin Buradayız”   Görevi devralan YENİ Parti Malatya İl Başkanı Basri İlhan ise kendisine destek veren parti üyelerine, delegelere ve teşkilat yöneticilerine teşekkür etti. Barış Yıldız ile uzun yıllardır birlikte siyaset yaptıklarını belirten İlhan, “Senelerdir siyasette onun emrinde çalışıyorduk zaten. Bize ne emrederse biz o işi yaptık. Ricalarını biz emir kabul ettik. Çünkü biz Malatya’yı seviyoruz. Malatya’yla ilgili sorunlara neşter vurmak için varız biz burada” ifadelerini kullandı. İl başkanlığı görevini büyük bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getiren İlhan, üyelerin ve delegelerin kendisine verdiği görevi hakkıyla yerine getirmek için çalışacağını söyledi.   “Gençlerin, Emeklilerin, Esnafın ve Sanayicilerin Sorunlarıyla İlgileneceğiz”   Yeni dönemde masa başında değil, sahada siyaset yapacaklarını vurgulayan İlhan, Malatya’nın bütün sorunlarına çözüm üretmek için çalışacaklarını belirtti. İlhan, “Sokaklarda, caddelerde Malatya’nın bütün sorunlarına el atacağız. Gençlerimizin sorunları, emeklilerimizin sorunları, esnafımızın sorunları, sanayicilerimizin sorunları… Hepsiyle teker teker ilgileneceğim ve çözüm de bulacağız. Çözümlerle birlikte gideceğiz” dedi.   “Malatya’da YENİ Parti’yi İktidar Yapacağız” Partisinin siyasi hedeflerine ilişkin de açıklamalarda bulunan İlhan, Malatya’da güçlü bir teşkilat yapısıyla çalışacaklarını ifade etti. İlhan, “Bizim Özgür Özel’in dediği gibi, iktidar yapacağız ülkede YENİ Parti’yi. Malatya’da da ben söz veriyorum, biz YENİ Parti’yi iktidar yapacağız” diye konuştu. Görevi devraldığı Barış Yıldız’ın partiye önemli emekler verdiğini belirten İlhan, “Barış Yıldız’ın şimdiye kadar çektiği emekleri, ne kadar acılar çektiğini, ne kadar yorulduğunu, ne kadar yoğun bir emek çektiğini ben biliyorum. Gecesini gündüzüne kattı. Bu anlamda yönetim kuruluna, ilçe yönetimlerine, ilçe başkanlarına hepsine tek tek teşekkür ediyorum. Barış Yıldız’dan bu onurlu görevi devralıyorum” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Barış Yıldız ile Basri İlhan tokalaşırken, törende çiçek takdimi gerçekleştirildi.

26.10.2026 85
POLİTİKA

YENİ Partili Zeynel Emre: “İktidara Hiç Olmadığımız Kadar Yakınız”

YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi’nde konuşan Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, iktidarın ekonomi, hukuk ve yerel yönetim politikalarını eleştirdi. Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin zedelendiğini savunan Emre, “Emin olun, hiç olmadık kadar iktidara yakınız. Önümüzdeki dönemde korkmadan, yılmadan ve pes etmeden mücadele edeceğiz” dedi.     YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi, Malatya Kongre Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Parti üyelerinin 18 Ekim'de katıldığı ön seçimde il başkanlığı adaylığı için onay alan Basri İlhan, kongreye tek aday olarak katıldı. Kongreye parti yöneticileri, milletvekilleri, delegeler ve çok sayıda davetli karılırken YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’da kongreye katılan isimler arasında yer aldı.   Kongrede gündemin ağırlıklı bölümünü Türkiye'deki siyasi gelişmeler, ekonomi, hukuk, yargı bağımsızlığı, yerel yönetimler ve Yeni Parti'nin kuruluş süreci oluşturdu. Konuşmasında iktidara yönelik eleştirilerini sıralayan Zeynel Emre, Türkiye'nin demokratik kazanımlarının korunması gerektiğini belirterek partilerinin iktidar hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.   “Yeni Parti’yi Keyfimizden Kurmadık”   Yeni Parti'nin kuruluş sürecine geniş yer ayıran Emre, partinin siyasi gelişmelerin ve yaşanan tartışmaların ardından ortaya çıktığını söyledi. Partinin kuruluşunun yalnızca yeni bir siyasi oluşum meydana getirmek amacı taşımadığını belirten Emre, demokrasi ve seçmen iradesinin korunmasını esas aldıklarını ifade etti. “Biz Yeni Parti'yi keyfimizden kurmadık” diyen Emre, siyasi süreçlerin belirli çevreler tarafından yönlendirilmesine karşı çıktıklarını savundu. Yerel seçim sonuçlarının ardından muhalefete yönelik baskıların arttığını ileri süren Emre, “31 ilde Türkiye'nin birinci partisi olduk. Halkımızın yaklaşık yüzde 70'inin yaşadığı yerlerde yerel yönetimleri kazandık. Bunun ardından daha önce görülmeyen tartışmalar başladı. Biz vatandaşlarımızdan aldığımız güçle bu sürece karşı mücadele ettik” ifadelerini kullandı.   “Butlan Tartışmaları Siyasi Bir Sürecin Parçası”   Konuşmasında siyasi parti kongrelerine ilişkin hukuki tartışmalara da değinen Emre, özellikle 'mutlak butlan' iddiaları üzerinden yürütülen süreçleri eleştirdi. Siyasi parti kongrelerinin seçim kurullarının gözetiminde gerçekleştirildiğini hatırlatan Emre, kongrelerin hukuki geçerliliğine ilişkin tartışmaların siyasi sonuçlar doğurduğunu savundu. Emre, kongre kararlarına yönelik itirazların belirli hukuki usullere tabi olduğunu belirterek bu süreçlerin siyasi müdahale aracı hâline getirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Partilerine yönelik tartışmalara rağmen vatandaşların desteğinin sürdüğünü öne süren Emre, kamuoyu araştırmalarında güçlü bir konumda bulunduklarını ifade etti.   “Oy Oranımız Yüzde 35’in Altına Düşmüyor”   Yeni Parti'nin kuruluşunun ardından vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştıklarını ileri süren Emre, partinin kısa sürede önemli bir örgütlenme kapasitesine ulaştığını söyledi. Partilerine ilişkin kamuoyu araştırmalarını değerlendiren Emre, “Bizim günahımız büyük. Oyumuz yüzde 35'in altına düşmüyor. Butlan kararının geldiği günden önceki ankette oyumuz yüzde 35'ti. Bu, tek başına neredeyse 300 milletvekili anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. Partinin kısa sürede teşkilatlanmasını tamamlamaya yönelik önemli adımlar attığını belirten Emre, üyelik, bağış ve kongre çalışmalarının hızlı ilerlediğini savundu. Emre, “Yeni Parti iyi yolda. Yeni Parti Türkiye'nin köklü sorunlarına çözüm bulacak. Bu iktidarın değişimini hep birlikte göreceğiz” dedi.   “Çeyrek Asırlık İktidarın Ekonomi Politikalarını Eleştiriyoruz”   Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeynel Emre, yaklaşık çeyrek asırdır ülkeyi yöneten iktidarın ekonomi ve sosyal politikalarda beklenen sonuçları ortaya koyamadığını savundu. Emeklilerin ve asgari ücretlilerin alım gücünün gerilediğini ileri süren Emre, gelir dağılımı, işsizlik ve hayat pahalılığının toplumun önemli bölümünü etkilediğini belirtti. Emre, “Bugün bu ülkenin emeklisi, bu ülkenin asgari ücretlisi geçmişle kıyaslandığında ciddi bir alım gücü kaybı yaşıyor. İnsanlarımızın refah seviyesinin yükselmesi gerekirken ekonomik sıkıntılar giderek derinleşiyor” diye konuştu. Genç işsizliğine de dikkat çeken Emre, eğitimine devam etmeyen ve herhangi bir işte çalışmayan gençlerin sayısının yüksek olduğunu savunarak bu durumun Türkiye'nin geleceği açısından önemli bir sorun oluşturduğunu söyledi. Emre, Türkiye'nin genç ve dinamik nüfusunun ekonomik kalkınmada daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.   “Okullarda Şiddet ve Yeni Nesil Suç Örgütleri Endişe Verici”   Konuşmasında toplumdaki güvenlik sorunlarını da gündeme taşıyan Emre, son yıllarda okullarda yaşanan şiddet olaylarına ve yeni nesil suç örgütlerine ilişkin haberlerin kaygı verici olduğunu söyledi. Kendi öğrencilik yıllarından örnekler veren Emre, geçmişte okullarda güvenlik sorunlarının bugünkü ölçüde gündeme gelmediğini belirterek çocukların güvenli eğitim ortamlarında yetişmesinin devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti. Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısındaki artışa da dikkat çeken Emre, suçla mücadelede yalnızca güvenlik tedbirlerinin değil, sosyal ve ekonomik politikaların da önem taşıdığını kaydetti.   “Sandıktan Çıkan İradeye Saygı Gösterilmeli”   Yerel yönetimlere yönelik uygulamaları da eleştiren Emre, seçilmiş belediye başkanlarına ilişkin yargısal ve idari süreçlerin hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savundu. Muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmalar ve kayyum uygulamaları üzerinden iktidara eleştiriler yönelten Emre, seçmen iradesinin korunması gerektiğini belirtti. Belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmalarında siyasi ayrım yapılmaması gerektiğini söyleyen Emre, iddiaların tüm yönleriyle ve tarafsız biçimde araştırılması çağrısında bulundu. Bazı belediyelerde yaşandığını ileri sürdüğü usulsüzlükleri örnek gösteren Emre, kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini vurguladı. Emre'nin bu kapsamda dile getirdiği yolsuzluk iddiaları, konuşmacının değerlendirmeleri olarak aktarıldı.   “Anayasa Mahkemesi Kararlarının Uygulanması Hukuk Devletinin Gereğidir”   Türkiye'de hukuk devleti ilkesine ilişkin tartışmalara değinen Emre, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının anayasal düzen açısından önem taşıdığını söyledi. Geçmiş dönemlerde yüksek mahkeme kararlarına gösterilen yaklaşım ile günümüzde yaşanan tartışmaları karşılaştıran Emre, hukuk kurumlarına güvenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Emre, demokratik hakların korunması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve vatandaşların adalete güveninin yeniden tesis edilmesinin öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu belirtti.   “Bir Sonraki Kongreye İktidar Partisinin Milletvekili Olarak Geleceğim”   Konuşmasının sonunda partililere seslenen Zeynel Emre, Yeni Parti'nin önümüzdeki seçimlerde iktidara geleceğine inandığını söyledi. Parti teşkilatlarından daha yoğun bir çalışma beklediğini ifade eden Emre, “Önümüzdeki dönem bize ne yaparlarsa yapsınlar, korkmadan, yılmadan, pes etmeden mücadele etmeye var mısınız? Emin olun hiç olmadık kadar iktidara yakınız” dedi. Emre, “Ben buraya bir dahaki kongre döneminde iktidar partisinin milletvekili ve genel başkan yardımcısı olarak geleceğim. Yüreğim inanıyor buna, sizler de inanın” ifadelerini kullandı.   Veli Ağbaba: “Ne Yaptıysam Malatya İçin Yaptım”   Kongrede konuşan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise partinin kuruluş sürecine, Malatya'nın sorunlarına ve Türkiye'deki siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni Parti'nin Malatya'da gerçekleştirdiği ilk olağan kongrenin önemli olduğunu belirten Ağbaba, parti teşkilatının kuruluş sürecinde görev yapan isimlere teşekkür etti. Özellikle kurucu İl Başkanı Barış Yıldız'ın çalışmalarına dikkat çeken Ağbaba, partinin kuruluşundan kongre aşamasına kadar emek veren tüm yöneticilerin katkılarının önemli olduğunu söyledi. Yeni dönemde il başkanlığı görevini üstlenecek Basri İlhan ve yönetimine başarılar dileyen Ağbaba, geniş katılımlı bir teşkilat yapılanması oluşturulmasının önemine değindi. Kendi siyasi yaşamına yönelik değerlendirmelerde de bulunan Ağbaba, “Ne bir partilinin ne bir Malatyalının yüzünü yere eğdirecek, yüzünü yere baktıracak, mahcup edecek bir işin içerisinde olmadık. Bir işin içerisinde olmayacağım. Ne yaptıysam Malatya için yaptım. Ne edersek de Malatya için ederiz. Ölene dek devam edeceğiz” dedi.   “Malatya’da Depremin Etkileri Sürüyor”   Malatya'nın 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çeken Ağbaba, yeniden yapılanma çalışmalarının yanı sıra vatandaşların günlük yaşamda karşılaştığı güçlüklerin de çözülmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle çiftçiler, esnaf, emekliler ve kiracıların yaşadığı sıkıntılara değinen Ağbaba, barınma sorununun önemini koruduğunu savundu. Ağbaba, “Depremin üzerinden neredeyse dört yıl geçmiş durumda. Çiftçi perişan, emekli perişan” ifadelerini kullanarak kentin ekonomik sorunlarının daha fazla gündeme alınması gerektiğini belirtti. Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin eleştirilerde de bulunan Ağbaba, vatandaşların yaşadığı gelir kaybına ve ekonomik belirsizliklere dikkat çekti. Sermaye piyasalarındaki gelişmeleri de değerlendiren Ağbaba, yatırımcıların yaşadığı kayıplara ilişkin iddiaların şeffaf biçimde araştırılması gerektiğini savundu.   “Yeni Parti’nin Kapıları Herkese Açık”   Yeni Parti'nin geniş bir toplumsal kesime hitap etmeyi amaçladığını belirten Ağbaba, farklı siyasi görüşlerden vatandaşların aynı çatı altında buluşabileceğini söyledi. Ağbaba, “Bu yeni partinin kapıları herkese açık. En çok mağdurlara açık, en çok emeklilere açık, en çok asgari ücretlilere açık, en çok gençlere açık. Kimsenin kılığı kıyafetinden, hayat tarzından sorgulanmadığı, herkesin eşit olduğu bir siyasi hareketi hep beraber başlatıyoruz” dedi. Siyasi görüşü ve yaşam tarzı ne olursa olsun vatandaşların eşit biçimde temsil edilmesini savunduklarını ifade eden Ağbaba, parti teşkilatlarının bu anlayışla hareket edeceğini belirtti. Ağbaba, “Bizim mücadelemiz yoksullar için, bizim mücadelemiz mağdurlar için, bizim mücadelemiz Malatya için” sözleriyle konuşmasını tamamladı.   Barış Yıldız: “Siyasi Hayatıma Nokta Değil, Virgül Koyuyorum”   Kongrenin açılış konuşmasını yapan Yeni Parti Kurucu İl Başkanı Barış Yıldız ise yaklaşık 20 yıllık siyasi geçmişini değerlendirerek görev yaptığı süre boyunca kendisine destek veren partililere teşekkür etti. Gençlik kollarından il başkanlığına uzanan siyasi yaşamında birçok farklı görev üstlendiğini belirten Yıldız, Malatya'da yaşanan depremler ile partisinin kuruluş süreci arasında benzerlik kurdu. Yıldız, “Bizler Türk siyasi hayatına yeni bir parti kazandıralım diye yola çıkmadık. Hadi bir parti kuralım diye bir araya gelmedik. Bizim parti kurma hikâyemizi en iyi Malatyalılar anlar. Çünkü babasından, atasından, dedesinden kalan evi depremde yıkılan ve yerine yenisini yapmak zorunda kalan Malatyalı bizi anlar” dedi. İl başkanlığı görevinden ayrılmasının siyasi mücadeleden çekilmek anlamına gelmediğini vurgulayan Yıldız, yeni yönetimin yanında çalışmaya devam edeceğini söyledi. Yıldız, “Bugün siyasi yaşamıma bir nokta değil, bir virgül koyuyorum. Yeni il başkanımızın emrinde, partimizin bir neferi olarak çalışmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.    

24.10.2026 66
POLİTİKA

İYİ Partili Yücel: “Esnaf Ayağa Kalkmadan Malatya Ayağa Kalkamaz”

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, Malatya’da düzenlenen “Sahadan Sandığa” eğitim programında kentin deprem sonrası ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekti. Yücel, esnafın borç yükünden sanayideki istihdam kaybına, kayısı üretiminden kalıcı iş yerlerine kadar birçok konuda çözüm çağrısında bulundu.   İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, partisinin teşkilat yapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Sahadan Sandığa” eğitim programı kapsamında Malatya’da partililerle bir araya geldi. İYİ Parti Malatya İl Binasında gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını İl Başkanı Serdar Yıldız yaptı. Daha sonra söz alan Yücel ise Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yücel, konuşmasının önemli bölümünü 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da yaşanan sorunlara ayırdı. Kentin yeniden ayağa kalkmasının yalnızca konut ve iş yeri inşaatlarının tamamlanmasıyla mümkün olmayacağını belirten Yücel, ticaretin canlandırılması, üretimin desteklenmesi ve nitelikli iş gücünün korunması gerektiğini söyledi.   “Malatya'nın Yeniden Ayağa Kalkması Binalarla Sınırlı Değil”   6 Şubat depremlerinin Malatya'da derin izler bıraktığını ifade eden Yücel, yeniden inşa sürecinin ekonomik ve sosyal kalkınmayla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yücel, “Depremin ardından yürütülen konut ve iş yeri inşaatları elbette önemlidir. Ancak bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların tamamlanmasıyla mümkün değildir. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması; esnafının dükkânını açması, sanayicisinin üretmesi, çiftçisinin emeğinin karşılığını alması ve gençlerinin kendi şehirlerinde gelecek kurabilmesiyle mümkündür” dedi. Yeni yapılan bazı binalarda kullanılan malzemelerin kalitesine ilişkin vatandaşlardan şikâyetler geldiğini öne süren Yücel, ilgili kurumların yapı kalitesi ve güvenliği konusunda etkin denetim yapması gerektiğini belirtti.   “Kalıcı İş Yerine Ulaşamayan Esnafın Sorunları Çözülmeli”   Deprem sonrasında Malatya'da ticari hayatın henüz istenilen düzeye ulaşamadığını savunan Yücel, özellikle geçici ticaret alanlarında faaliyetlerini sürdüren işletmelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının gündeme getirdiği talepleri hatırlatan Yücel, deprem öncesinde kiracı olan ve halen konteynerlerde faaliyet gösteren çok sayıda esnafın kalıcı iş yerine erişmekte zorlandığını söyledi. Yücel, “Bodrum katlarda faaliyet gösteren yaklaşık 150 esnafın iş yeri kura süreçlerinin dışında kalması da çözüm bekliyor. Kalıcı iş yerlerinin tahsisinde hak sahipliği sorunları giderilmeli, ihtiyaç fazlası iş yerleri depremden etkilenen esnafımızın kullanımına sunulmalıdır. Yeni çarşıların ulaşım, otopark ve altyapı sorunları da bir an önce çözülmelidir” ifadelerini kullandı.   “Esnaf Ayağa Kalkmadan Çarşı Canlanmaz”   Depremde sermayesini kaybeden işletmelerin vergi, sigorta primi ve kredi borçları nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Yücel, mücbir sebep kapsamındaki yükümlülüklerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin taleplerine de değinen Yücel, işletmelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman imkânları sağlanması gerektiğini kaydetti. Yücel, “Esnafımız, depremde kaybettiği sermayesini yeniden oluşturamadan biriken vergi, sigorta primi ve kredi borçlarıyla mücadele ediyor. Borçlar için gerçekçi kolaylıklar sağlanmalıdır. Esnaf ayağa kalkmadan çarşı, çarşı canlanmadan Malatya ayağa kalkamaz” diye konuştu.   Sanayi İçin Özel Teşvik Çağrısı   Malatya'daki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin yüksek enerji, finansman ve iş gücü maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Yücel, deprem kaynaklı ilave yüklerin de üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. Özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunması gerektiğini belirten Yücel, deprem bölgesine özel yatırım ve istihdam teşviklerinin uygulanmasını, uygun koşullu finansman sağlanmasını ve organize sanayi bölgelerinin altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi.   “Kayısı Üreticisinin Geleceği Korunmalı”   Malatya ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan kayısı üretimine de değinen Yücel, 2025 yılında yaşanan ağır zirai don felaketine rağmen kuru kayısı ihracatından 303 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini belirtti. Artan üretim maliyetleri, kuraklık ve zirai don risklerinin üreticileri zorladığını ifade eden Yücel, kayısıda sürdürülebilir üretimin sağlanması için yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yücel, “Kayısı üreticilerimiz için erken uyarı ve koruma sistemleri yaygınlaştırılmalı, TARSİM'in kapsamı ve etkinliği güçlendirilmelidir. Lisanslı depoculuk ve işleme tesisleri desteklenerek kayısının daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi sağlanmalıdır” dedi.   Gençlerin Malatya'dan Göç Etmesine Dikkat Çekti   Deprem sonrasında yaşanan nüfus ve nitelikli iş gücü kaybının Malatya'nın geleceği açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Yücel, barınma, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarındaki sorunların kalıcı göçe dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. İnönü Üniversitesi ile Malatya Turgut Özal Üniversitesinin bilimsel birikiminin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturulmasını isteyen Yücel, genç girişimcilerin desteklenmesi ve üniversite mezunlarının Malatya'da istihdam edilmesi için yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yücel, “Bir şehrin en değerli sermayesi insanıdır. Gençlerimizin kendi şehirlerinde gelecek kurabilecekleri ekonomik ve sosyal şartları oluşturmak zorundayız” diye konuştu.   “Malatya İçin Bütüncül Kalkınma Programı Hazırlanmalı”   Malatya'nın sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Yücel, deprem sonrası yeniden yapılanma, sanayi, tarım, ticaret, istihdam ve sosyal hayatı kapsayan bütüncül bir kalkınma programı hazırlanması gerektiğini söyledi. Bu programın üniversiteler, ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla oluşturulması gerektiğini belirten Yücel, somut ve ölçülebilir hedeflerin önemine dikkat çekti.   Ekonomi ve Hukuk Politikalarını Eleştirdi   Türkiye genelindeki ekonomik gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yücel, hayat pahalılığının emeklilerden çiftçilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini savunan Yücel, kamu kurumlarının denetim mekanizmalarını eleştirerek basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında da değerlendirmelerde bulundu. Millî birlik ve üniter devlet yapısına ilişkin partisinin yaklaşımını dile getiren Yücel, Cumhuriyetin kuruluş değerleri ile vatandaşların eşitliği ilkelerinden taviz vermeyeceklerini ifade etti.   “Sorunları Yerinde Tespit Ediyoruz”   “Sahadan Sandığa” eğitim programının teşkilatların kurumsal kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Yücel, program kapsamında saha çalışmaları, siyasi iletişim, sosyal medya kullanımı ve bilgi kirliliğiyle mücadele konularında eğitimler verildiğini söyledi. Parti politikalarının il ve ilçe teşkilatlarınca daha etkin biçimde vatandaşlara aktarılmasını hedeflediklerini kaydeden Yücel, siyasette vatandaşların sorunlarını yerinde tespit etmenin ve ortak akılla çözüm üretmenin önemine vurgu yaptı. İYİ Parti'nin sorunlara somut çözüm önerileri geliştiren bir muhalefet anlayışını benimsediğini ifade eden Yücel, “Bizim hedefimiz; üreten, ürettiğini adil paylaşan, refahı büyüten, hukukun üstünlüğünü ve adaleti yeniden tesis eden güçlü bir Türkiye'dir. Bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Kadrolarımızla, programlarımızla ve milletimize duyduğumuz güvenle hazırız. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması, Türkiye'nin yeniden güçlenmesinin de önemli bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.  

16.10.2026 74
EKONOMİ

Sadıkoğlu: “KOSGEB Borçları Silinmeli, Bu Mümkün Değilse En Az İki Yıl Ertelenmeli”

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinin ardından KOSGEB tarafından işletmelere sağlanan geri ödemeli desteklerin tahsilatında yaşanan sorunlara dikkati çekerek, borçlarını ödeyemeyen işletmeler hakkında hukuki süreçler başlatıldığını belirtti. Sadıkoğlu, “Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir” dedi.   Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından ekonomik hayatın yeniden canlandırılması amacıyla KOSGEB tarafından hayata geçirilen “Deprem Sonrası Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Canlanması Destek Programı” kapsamında sağlanan geri ödemeli kredilerin taksitleri, mart ayında ödenmeye başlandı. Ancak deprem sonrası ekonomik kayıplarını telafi edemeyen çok sayıda işletme, borçlarını ödemekte güçlük yaşadı. Bazı işletmeler hakkında ise hukuki süreçler başlatıldı. MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geri ödeme takvimi başlamadan önce depremzede işletmelerin mevcut ekonomik koşullarda borçlarını ödeyemeyeceği yönünde defalarca uyarıda bulunduklarını hatırlattı. Sadıkoğlu, borçların silinmesi veya en az iki yıl ertelenmesi yönündeki taleplerini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu'na da doğrudan ilettiklerini belirtti. Depremin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen işletmelerin sermaye kaybı, müşteri azalması, artan maliyetler ve finansmana erişim sorunlarıyla mücadele etmeyi sürdürdüğünü ifade eden Sadıkoğlu, şunları söyledi: “Bu destekler depremde ağır yara alan işletmelerimizin yeniden ayağa kalkması, üretime ve ticarete devam edebilmesi için verildi. Ancak bugün borcunu ödeyemeyen işletmelerimiz hakkında hukuki süreçler başlatılıyor. Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Biz daha ödemeler başlamadan işletmelerimizin durumunu anlattık. Bu borçları ödeyebilecek durumda olmadıklarını, en az iki yıl erteleme gerektiğini defalarca dile getirdik. Bugün yaşananlar, bu çağrımızın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.”   “İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz”   Borçların tahsilatına ilişkin yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayan Sadıkoğlu, işletmelerin karşı karşıya kaldığı hukuki süreçlerin ekonomik toparlanmayı daha da güçleştireceğini belirterek şöyle konuştu: “Deprem bölgesinde işletmelerin ayakta kalması, yalnızca işletme sahiplerinin meselesi değildir. Her işletme istihdam, üretim, ailelerin geçimi ve şehrin ekonomik geleceği demektir. Borcunu ödeyemediği için hukuki süreçle karşı karşıya kalan bir işletmenin yeniden ayağa kalkması daha da zorlaşacaktır. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir. İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz. Yetkililerden, daha fazla işletme kapanmadan ve daha fazla mağduriyet yaşanmadan acil çözüm bekliyoruz.” Sorunun yalnızca Malatya ile sınırlı olmadığını kaydeden Sadıkoğlu, Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve diğer deprem illerindeki işletmelerin de benzer ekonomik güçlüklerle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, KOSGEB desteklerinin geri ödeme koşullarının deprem bölgesinin ekonomik gerçekleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.

16.10.2026 68
EKONOMİ

Sarı: “Bir Şehri Yeniden İnşa Etmek Sadece Bina Yapmak Değildir”

DAİMFED’in Malatya’da düzenlediği toplantıda konuşan Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Fatma Güldemet Sarı, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine dikkat çekerek, “Bir şehri yeniden inşa etmek, eski binaların yerine yenilerini koymaktan ibaret değildir. Asıl mesele o şehrin ruhunu ve hafızasını koruyarak geleceğe taşımaktır” dedi.   DAİMFED Malatya Şubesi tarafından düzenlenen istişare toplantısında inşaat sektörünün temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve iş insanları bir araya geldi. Toplantıya eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve DAİMFED Genel Koordinatörü Fatma Güldemet Sarı, DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, STK temsilcileri ve iş dünyası katıldı. Toplantıda 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmaları değerlendirilirken, yapı sektöründe denetim, mesleki yeterlilik ve güvenli şehirleşmenin önemi üzerinde duruldu.   Esen: “Depremle Mücadelenin Yolu Denetim Ve Dönüşümden Geçiyor” DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, federasyonun Malatya yapılanmasını yaklaşık 2,5 yıl önce zorlu bir süreçte oluşturduklarını belirterek, depremlerin yalnızca kentteki yapıları değil, inşaat sektörünün toplumdaki imajını da olumsuz etkilediğini söyledi. Deprem sonrasında hasar tespit süreçlerinde yaşanan sorunlara dikkat çeken Esen, bazı binaların yıkılması gerekirken yıkılmadığını, bazı yapıların ise gereksiz yere yıkılarak milli servetin zarar gördüğünü savundu. Federasyon olarak hasar tespit mevzuatının yeniden düzenlenmesine katkı sunduklarını ifade eden Esen, şunları kaydetti: “Şehrimiz enkazların arasındayken müteahhit ve mühendis olduğunu söyleyen insanların kendilerini ifade etmekte güçlük yaşadığı bir dönemden geçtik. Bugün ise proje üreten, fikirlerini ortaya koyan ve gerektiğinde mesleği ile şehri adına söz söyleyen güçlü bir yapıya dönüştük.”   “30-40 Yıllık Binaların Sorumluluğu Tek Bir İmzaya Yüklenmemeli” Deprem davalarında meslektaşlarının yaşadığı hukuki sorunlara da değinen Esen, yapı güvenliğinin yalnızca inşaat aşamasıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini vurguladı. Esen, “30-40 yıllık binaların bütün sorumluluğunun yıllar önce atılmış ve arşiv raflarına kaldırılmış imzaların üzerine bırakılmaması gerektiğini her platformda söylüyoruz. Binaların belirli periyotlarda denetlenmesi ve muayene edilmesi gerektiğini savunuyoruz. Çünkü bu ülkede depremle gerçek mücadelenin yolu denetim ve dönüşümden geçmektedir” dedi. Sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini de belirten Esen, Malatya’nın geleceğinin yalnızca yeni binalarla değil, ticari, sosyal ve kültürel hayatın yeniden güçlenmesiyle şekilleneceğini ifade etti. Somut proje üretmeden yalnızca sosyal medya üzerinden yapılan eleştirilere tepki gösteren Esen, “Bizim için kıstas kimin hangi masada oturduğu değil, şehrimiz ve sektörümüz adına o masaya ne koyabildiğidir. Söylemden çok proje üretmenin, görüntüden çok ortaya eser koymanın kıymetli olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.   Karslıoğlu: “Malatya’da Müteahhit Sayısı 2 Binden 150’ye Düştü”   DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ise müteahhitlik sektöründe mesleki yeterlilik ve kayıt sisteminin önemine dikkat çekti. Geçmişte farklı meslek gruplarından çok sayıda kişinin müteahhitlik yapabildiğini belirten Karslıoğlu, sektörde uygulamaya alınan sınıflandırma ve kayıt düzenlemelerinin önemli bir dönüşüm sağladığını söyledi. Karslıoğlu, “Malatya’da daha önce 2 bin olan müteahhit sayısı, A grubundan E1 grubuna kadar olan sınıflandırmada 150’ye düştü. Adana’da ise 3 bin 200 olan sayı 241’e geriledi. Bu durum mesleğimizin artık belirli kriterler çerçevesinde kayıt altına alındığını gösteriyor” diye konuştu. İnşaat sektörünün ekonomik zorluklara rağmen üretim faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade eden Karslıoğlu, deprem bölgesinde yürütülen konut çalışmalarında emeği geçen müteahhitlere, mühendislere, teknik personele ve işçilere teşekkür etti.   “Türkiye İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu’nu Kuracağız”   Sektör temsilcilerinin daha güçlü bir organizasyon yapısına kavuşması gerektiğini vurgulayan Karslıoğlu, yeni bir konfederasyon kurulması için hazırlık yaptıklarını açıkladı. Karslıoğlu, “Türkiye İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu adı altında isim patentimizi aldık. Türkiye’nin ikinci inşaat müteahhitleri konfederasyonunu kuracağız. Malatya’dan başlayarak diğer 14 ilimizle birlikte güç birliği içerisinde yolumuza devam edeceğiz” dedi. Malatya Şubesinin federasyon yapılanmasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Karslıoğlu, Şube Başkanı Kadircan Esen ve yönetim kurulunun çalışmalarını takdir ettiğini söyledi.   Sarı: “Malatya’da 79 Bin 660 Bağımsız Bölüm Tamamlandı” Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve DAİMFED Genel Koordinatörü Fatma Güldemet Sarı da konuşmasında 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarına ilişkin verileri paylaştı. Deprem bölgesinde büyük bir yeniden yapılanma sürecinin yürütüldüğünü ifade eden Sarı, Türkiye genelinde 455 bin 357 bağımsız bölümün tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini belirtti. Malatya’daki çalışmalara ilişkin rakamları da açıklayan Sarı, “Malatya’da 62 bin 540 konut, 13 bin 32 köy evi ve 4 bin 88 iş yeri olmak üzere toplam 79 bin 660 bağımsız bölüm tamamlandı. Türkiye’nin en büyük şantiyesi ise 28 bin 289 bağımsız bölümün inşa edildiği Malatya İkizce TOKİ şantiyesi oldu” ifadelerini kullandı.   “Bir Şehri Yeniden İnşa Etmek Sadece Bina Yapmak Değildir” Deprem sonrası şehirlerin sosyal ve kültürel dokusunun korunmasının önemine değinen Sarı, yeniden yapılanma çalışmalarının yalnızca fiziksel dönüşüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Sarı, “Bir şehir hafızasıyla, çarşısıyla, mahallesiyle, sokağıyla, komşuluğuyla ve insanıyla bir bütündür. Bu nedenle 6 Şubat’tan sonra önümüzde yalnızca bir inşa görevi yoktur. Şehirlerimizi yeniden yaşanabilir hale getirmenin sorumluluğu vardır” dedi. İnşaat sektörünün insan hayatıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Sarı, yapı kalitesinin ve meslek ahlakının her şeyin önünde tutulması gerektiğini belirtti.   “Deprem Yönetmeliğine Uymak Vicdani Bir Sorumluluktur”   Güvenli yapılaşmanın ancak bilimsel veriler, doğru mühendislik uygulamaları ve etkin denetimle mümkün olacağını vurgulayan Sarı, şöyle konuştu: “Daha iyi mühendislik göstermeliyiz. Daha doğru zemin etütleri yapmalıyız. Daha nitelikli malzeme kullanmalıyız. Daha güçlü denetim mekanizmaları kurmalıyız. Daha kapsamlı ve kalıcı şehir planları yapmalıyız. Bütün bunların üzerine daha güçlü bir meslek ahlakını getirmemiz gerekiyor. Çünkü deprem yönetmeliğine uymak yalnızca teknik bir mesele ve zorunluluk değildir. İnsan hayatına karşı vicdani ve ahlaki bir sorumluluktur.” DAİMFED’in kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm, yapı güvenliği ve mesleki eğitim alanındaki çalışmalarını önemsediklerini belirten Sarı, sektörün nitelikli teknik personel ihtiyacının karşılanmasına yönelik faaliyetlerin de sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.   “6 Şubat’ı Unutmayacağız” Konuşmasının sonunda 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri anan Sarı, yaşanan felaketin daha güvenli şehirler oluşturulması için önemli dersler içerdiğini söyledi. Sarı, “6 Şubat’ı unutmayacağız. Ancak bu büyük felaketi daha güvenli yapıların, daha bilinçli bir şehirleşmenin ve daha güçlü bir yapı sektörünün başlangıç noktası haline getireceğiz. Malatya’nın yeniden yükselen her binasında, yeniden açılan her dükkânında ve yeniden hayat bulan her sokağında büyük bir emeğin, mücadelenin ve umudun izini görüyoruz” ifadelerini kullandı. Toplantı, sektör temsilcilerinin Malatya’nın yeniden yapılanma süreci ve inşaat sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmeleriyle devam etti.

15.10.2026 70
GENEL

Başkan Taşkın'dan Genç Avukatlara Meslek Tavsiyeleri

Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Malatya Barosu Staj Komisyonu tarafından düzenlenen söyleşide genç avukatlarla buluştu. Avukatlık mesleğinde edindiği deneyimleri paylaşan Taşkın, meslek hayatının ilk yıllarında yaşadıklarını anlatarak, “Davayı şahsileştirmeyelim, karşı tarafı düşman olarak görmeyelim” dedi.   Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Malatya Barosu Staj Komisyonu tarafından düzenlenen söyleşi programına katılarak mesleğe hazırlanan genç hukukçularla bir araya geldi. Belediye başkanlığı görevinden önce uzun yıllar avukatlık yapan Taşkın, meslek hayatında karşılaştığı zorlukları, üstlendiği davaları ve hukuk alanındaki tecrübelerini genç meslektaşlarıyla paylaştı. Avukatlık mesleğinin yalnızca dava takibinden ibaret olmadığını belirten Taşkın, mesleki etik, dürüstlük, sorumluluk ve müvekkil haklarının korunmasının önemine dikkat çekti.   "İlk Cübbemi Öğrencilerin Hakkını Savunurken Giydim"   Avukatlık mesleğine 1998 yılında başladığını belirten Başkan Taşkın, 28 Şubat sürecinde yaşadığı olayları anlattı. Mesleğinin ilk yıllarında başörtüsü yasağını protesto ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınan öğrencilerin hukuki süreçlerinde görev aldığını ifade eden Taşkın, ilk kez avukatlık cübbesi giydiği günü unutamadığını söyledi. Taşkın, "1998 yılında ofisimizi açtık, tabelamızı astık ve mesleğe başladık. Türkiye'nin zor dönemlerden geçtiği yıllardı. İnsanların başının açık ya da kapalı olması üzerinden eğitim haklarının tartışıldığı günler yaşadık. İlk cübbemi, başörtüsü yasağını protesto ettikleri için gözaltına alınan öğrencilerin sorgusunda giydim. Tecrübeli avukat ağabeylerimizle birlikte onların haklarını savunmaya çalıştık" dedi. İlk duruşma ve sorgu tecrübelerinin genç avukatlar açısından önemli olduğunu belirten Taşkın, "İlk kez cübbe giymenin heyecanıyla bildiklerinizi bile unutabiliyorsunuz. Ancak ortada bir hukuksuzluk vardı ve bizim görevimiz de bu insanların hakkını savunmaktı. Allah bu memlekete bir daha o günleri yaşatmasın" ifadelerini kullandı.   "Avukatlık Yaparken Kendim de Yargılandım"   Mesleğinin ilk dönemlerinde yalnızca müvekkillerini savunmadığını, kendisinin de bir dava kapsamında yargılandığını anlatan Taşkın, yaşadığı sürecin hukuk hayatında önemli bir tecrübe olduğunu belirtti. Düzenlenmesinde görev aldığı bir konferans nedeniyle Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılandığını aktaran Taşkın, "Mesleğimin henüz ilk aylarında, bir konferansın tertip komitesinde yer aldığım için Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılandım. Üç yıl süren yargılamanın sonunda beraat ettim. Bir yandan avukatlık yapıyor, diğer yandan kendi davamda sanık olarak mahkemeye çıkıyordum. Mesleğimin ilk yıllarında böyle tecrübeler de yaşadım" diye konuştu.   "Müvekkile ve Mahkemeye Karşı Dürüst Olunmalı"   Avukatlık hayatı boyunca siyasi, ticari, aile hukuku, ceza ve icra davaları başta olmak üzere farklı alanlarda çalıştığını belirten Taşkın, meslekte güvenilirliğin önemini vurguladı. Genç avukatlara üstlendikleri her dosyaya aynı ciddiyetle yaklaşmaları tavsiyesinde bulunan Taşkın, meslek hayatında dürüstlükten ve hukuki sorumluluktan ödün verilmemesi gerektiğini ifade etti. Taşkın, "Önemli olan, aldığımız işte kendimize güvenmek, müvekkilimize ve mahkemeye karşı doğru konuşmak, adaletin tecellisi için gayret göstermektir. Biz, bize başvuran kişinin haklarını hukuk çerçevesinde korumakla görevliyiz. Avukatlık bir kamu görevidir. Mesleğimizin amacı, hukuki savunmayı en iyi şekilde yapmak ve hakkın korunması için mücadele etmektir" dedi.   "Karşı Tarafı Düşman Olarak Görmeyin"   Özellikle aile ve ceza davalarında taraflar arasında yaşanabilen gerginliklere dikkat çeken Taşkın, avukatların mesleki ilişkilerinde kullandıkları dilin önemine değindi. Hukuki mücadelenin kişisel tartışmalara dönüştürülmemesi gerektiğini belirten Taşkın, genç hukukçulara davaların tarafı haline gelmemeleri yönünde tavsiyelerde bulundu. Taşkın, "Davayı şahsileştirmeyelim, karşı tarafı düşman olarak görmeyelim. Dosyamızı çalışalım, müvekkilimizin haklarını hukuk çerçevesinde savunalım. Karşı tarafı incitecek veya tahrik edecek cümleler kurmayalım. Tanıklara yönelttiğimiz sorularda da kişinin onurunu zedeleyecek ifadelerden kaçınalım. Özellikle aile davalarında bu ölçüyü korumak çok önemlidir" ifadelerini kullandı.   "Hukuki Mücadele Dosya ve Deliller Üzerinden Yürütülmeli"   Ceza yargılamalarında avukatların kişisel düşüncelerinden ziyade dosya kapsamına ve delillere odaklanması gerektiğini ifade eden Taşkın, meslektaşlar arasındaki ilişkilerde de karşılıklı saygının korunmasının önemli olduğunu söyledi. Duruşma salonunda yaşanan görüş ayrılıklarının kişisel husumete dönüşmemesi gerektiğini vurgulayan Taşkın, şöyle konuştu: "Ceza yargılamasında da dosya ve deliller üzerinden konuşmalı, kendimizi davanın tarafı haline getirmemeliyiz. Duruşma dışında ve karşı tarafın avukatıyla iletişimimizde de aynı özeni göstermeliyiz. Bizim görevimiz, müvekkilimizin haklarını korumak için hukuki mücadele yürütmektir. Hukuken yapılması gerekeni en iyi şekilde yaparız. Kararın yanlış olduğunu düşünüyorsak da hukuki yollara başvurarak mücadelemizi sürdürürüz." Malatya Barosu Staj Komisyonu tarafından düzenlenen programda Taşkın, mesleki birikimini genç avukatlarla paylaşarak hukuk mesleğinde etik değerlerin ve mesleki sorumluluğun önemine dikkat çekti.  

12.10.2026 62
SAĞLIK

SMA Hastası Minik Duru İçin Zaman Daralıyor: ″Duru Yaşasın, Umut Büyüsün″

Hayatının henüz çok başındayken en ağır ve zorlu hastalıklardan biriyle sınanan 3,5 aylık Duru Babacan, sağlığına kavuşabilmek için hayırseverlerin uzatacağı yardım elini bekliyor. Harun ve Cansu Babacan çiftinin bebeği olan minik Duru’ya, henüz 5 günlükken yapılan topuk taraması sonucunda SMA Tip-1 teşhisi konuldu. O günden bu yana ailesiyle birlikte büyük bir hukuk, sabır ve yaşam mücadelesi veren Duru bebek, yurt dışında uygulanan ve hayat kurtarıcı nitelikteki gen tedavisine ulaşmayı bekliyor.

20.09.2026 244
EĞİTİM

Türk Eğitim-Sen Malatya Şube Başkanı Fevzi Şahin’den Sert Tepki

Türk Eğitim-Sen Malatya Şube Başkanı Fevzi Şahin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) resen atama uygulamalarına ve yargı kararlarına tepki gösterdi. Şahin, 8 aylık hukuk mücadelesi sonucunda mahkemeyi kazanarak merkez göreve iade edilen bir öğretmenin, karar üzerinden yalnızca 2 ay geçtikten sonra aynı yöntemle yeniden farklı bir ilçeye atandığını belirterek, bu durumun "mahkeme kararını dolanmak" anlamına geldiğini söyledi.

10.09.2026 290
ÇEVRE

Başkan Geçit, “Mali Disiplinimiz ve İdari İşleyişimizin Hukuki Çerçeveye Uygunluğu Bir Kez Daha Tescil Edildi”

Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Yeşilyurt Belediye Meclisi Eylül Ayı Toplantısı’nda, 8-21 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen ve son beş yılı kapsayan genel iş ve yürütüm teftişinin başarıyla tamamlandığını belirtti. Başkan Geçit, mali yapıdan bütçe kullanımına, imar ve personel işlemlerinden ihale ve satın alma süreçlerine kadar tüm iş ve işlemlerin detaylı şekilde incelendiğini, yapılan teftişin belediyenin mali disiplini ve idari işleyişinin mevzuata uygunluğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.

02.09.2026 247
GENEL

SANKON’dan Terörsüz Türkiye Mesajı: Birlikte Türkiye’yiz

Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (SANKON) Genel Başkanı Ferudun Cevahiroğlu, Türkiye’nin birlik ve beraberliğini güçlendirecek demokratik ve hukuki süreçleri desteklediklerini belirterek, “Terörsüz Türkiye” vizyonunun ülkenin geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olacağına inandıklarını söyledi.

12.08.2026 168
SPOR

Yeni Malatyaspor’dan Tesis Hamlesi! Mahkemeye Başvuruldu

Yeni Malatyaspor Kulübü, tesislerini geri almak için hukuki süreci başlattı. Kulüp Başkanı Abdullah Aksoğan, davaların hızlandırılması için Adalet Bakanı’ndan randevu talep ettiklerini, yönetimin ise davalar sonuçlanıncaya kadar görevine devam edeceğini açıkladı.

28.07.2026 248