Medya Malatya
Medya Malatya

“Kira” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
GENEL

Yazıhan Belediyesinden Dikkat Çeken Mali Performans: Gelirler Yüzde 57 Arttı!

Sayıştay Başkanlığının 2025 yılı denetim raporu, Malatya'nın Yazıhan Belediyesinin mali tablosundaki olumlu gelişmeleri ortaya koydu. Belediyenin bütçe gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 57,10 artarak 157,4 milyon liraya yükselirken, bütçe giderleri 154 milyon lirada kaldı. Yıl sonunda 61,6 milyon liralık olumlu faaliyet sonucu kaydedilirken, vergi gelirlerindeki yüzde 429'luk artış dikkat çekti.     Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Yazıhan Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin gelir performansındaki yükselişi ve mali yapısını ortaya koydu. Raporda yer alan veriler, belediyenin 2025 yılında bütçe gelirlerini önemli ölçüde artırdığını, gider artışının ise gelir artışının altında kaldığını gösterdi.   Gelirlerde 57 milyon liralık artış   Yazıhan Belediyesinin 2024 yılında 100 milyon 204 bin lira olan net bütçe gelirleri, 2025 yılında 157 milyon 428 bin liraya ulaştı. Böylece belediyenin yıllık gelirleri 57 milyon 223 bin lira artarak yüzde 57,10 büyüme gösterdi. Gelir kalemlerinde en dikkat çekici yükseliş vergi gelirlerinde gerçekleşti. 2024 yılında 8 milyon 976 bin lira olan vergi gelirleri, 2025 yılında 47 milyon 517 bin liraya yükseldi. Vergi gelirlerinde bir yılda yüzde 429,40 oranında artış kaydedildi. Belediyenin diğer gelirleri ise 67 milyon liradan 95 milyon 889 bin liraya çıktı. Sayıştay raporunda, bu kalemdeki artışın merkezi idareden alınan paylardaki yükselişten kaynaklandığı belirtildi.   Gelir artışı gider artışını geride bıraktı   2025 yılı mali verilerine göre Yazıhan Belediyesinin bütçe gelirlerindeki artış oranı yüzde 57,10 olurken, bütçe giderlerindeki artış yüzde 44,38 seviyesinde gerçekleşti. Belediyenin 2024 yılında 106 milyon 717 bin lira olan bütçe giderleri, 2025 yılında 154 milyon 88 bin liraya yükseldi. Bu sonuçlarla belediye, 2025 yılını yaklaşık 3 milyon 340 bin liralık pozitif bütçe gelir-gider farkıyla tamamladı.   61,6 milyon liralık olumlu faaliyet sonucu   Sayıştay denetim raporunda belediyenin faaliyet sonuçları tablosuna ilişkin veriler de yer aldı. Buna göre belediyenin 2025 yılı faaliyet gelirleri 155 milyon 767 bin lira, faaliyet giderleri ise 132 milyon 680 bin lira olarak gerçekleşti. 38 milyon 561 bin liralık enflasyon düzeltmesinin de hesaplamaya dahil edilmesiyle dönem olumlu faaliyet sonucu 61 milyon 648 bin lira olarak kaydedildi. Söz konusu tutar, belediyenin muhasebe esaslarına göre hesaplanan faaliyet sonucunu gösterirken doğrudan nakit fazlası anlamına gelmiyor.   Belediyenin varlıkları 360 milyon liraya ulaştı   Yazıhan Belediyesinin 2025 yılı bilançosunda toplam varlık büyüklüğü 360 milyon 450 bin lira olarak yer aldı. Belediyenin dönen varlıkları 48 milyon 681 bin lira, duran varlıkları ise 311 milyon 769 bin lira olarak kaydedildi. Bilanço verilerine göre belediyenin banka hesabında 15 milyon 999 bin lira bulunurken, öz kaynakları 340 milyon 839 bin lira seviyesinde gerçekleşti. Kısa vadeli yükümlülükler 18 milyon 808 bin lira, uzun vadeli yükümlülükler ise 803 bin lira olarak açıklandı. Bu veriler, belediyenin dönen varlıklarının kısa vadeli yükümlülüklerini karşılama düzeyinin üzerinde olduğunu gösterdi. Bununla birlikte dönen varlıkların önemli bir bölümünün devreden KDV'den oluşması, likidite değerlendirmesinde dikkate alınması gereken bir unsur olarak öne çıktı.   Personel giderlerinde azalma yaşandı   Sayıştay raporuna göre Yazıhan Belediyesinin personel giderleri 2024 yılında 23 milyon 539 bin lira iken 2025 yılında 22 milyon 375 bin liraya geriledi. Personel giderlerinde yüzde 4,95 oranında azalma yaşanırken, sermaye giderleri de yüzde 23,10 düşüşle 13 milyon 435 bin lira seviyesinde gerçekleşti. Buna karşılık mal ve hizmet alımı giderleri yüzde 82,67 artarak 110 milyon 266 bin liraya yükseldi. Rapordaki veriler, belediyenin harcama yapısında mal ve hizmet alımlarının ağırlığının arttığını gösterdi.   Sayıştay mali tabloları değerlendirdi   Sayıştay Başkanlığı, Yazıhan Belediyesinin 2025 yılı mali tablolarına ilişkin denetim görüşünde, belirlenen hesap alanları dışındaki mali bilgilerin tüm önemli yönleriyle doğru ve güvenilir olduğu kanaatine vardı. Denetim raporunda belediyenin mali tablolarını etkileyen 7 bulguya yer verilirken, diğer idari ve mali uygulamalara ilişkin 9 ayrı tespit yapıldı.   Denetimde bazı eksiklikler de belirlendi   Sayıştay raporunda, olumlu mali göstergelerin yanı sıra belediyenin bazı uygulamalarında mevzuata uyum ve kayıt düzeni açısından eksiklikler bulunduğu ifade edildi. Denetimde, doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulü kapsamındaki bazı alımlarda yüzde 10'luk yasal sınırın Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan aşıldığı belirlendi. Ayrıca yol bakım ve onarımı, inşaat malzemesi alımı ve taş duvar yapımı gibi bazı ihtiyaçların doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde kısımlara bölündüğü tespit edildi. Sosyal yardım ödemelerinde başvuru ve değerlendirme belgeleri ile komisyon kararlarına ilişkin eksiklikler bulunduğu, taşınmaz envanteri ile muhasebe kayıtlarının tam olarak ilişkilendirilemediği de raporda yer aldı. Belediye şirketinden kiralanan yabancı menşeli bir aracın bakım, sigorta ve lastik giderleri kapsamında belediye bütçesinden karşılanan 179 bin 333 liranın ise belediyenin açıklamasına göre 20 Mayıs 2026 tarihinde ilgili şirketten tahsil edildiği belirtildi. Denetimde katı atıkların depolanması, KDV kayıtları, kıdem tazminatı karşılıkları ve geçici görev yolluğu ödemeleriyle ilgili eksiklikler de tespit edildi.   Yazıhan Belediyesi, Sayıştayın çeşitli bulgularına verdiği cevaplarda gerekli çalışmaların başlatıldığını ve sonraki işlemlerde raporda belirtilen hususlara uygun hareket edileceğini bildirdi.  

4 gün önce 38
GENEL

Arapgir Belediyesinde Sayıştay Depremi: Kasada 102 Bin TL, 70 Milyon TL Kısa Vadeli Yükümlülük!

Sayıştay Başkanlığının Arapgir Belediyesi 2025 Yılı Denetim Raporu, belediyenin ihale işlemleri, taşınmaz yönetimi, personel harcamaları ve mali kayıtlarındaki ciddi eksiklikleri ortaya çıkardı. Raporda 294 taşınmazın değerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmadığı, 131 taşınmazın pazarlık usulüyle kiraya verildiği ve kiralama işlemlerinde kesin teminat alınmadığı tespit edildi.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Malatya Arapgir Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin mali yapısı ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin çarpıcı bulguları gözler önüne serdi. 51 sayfalık raporda, mali tabloların güvenilirliğini etkileyen 5, mevzuata aykırılıklar ve idari işlemlerle ilgili 13 olmak üzere toplam 18 ayrı bulguya yer verildi. Denetimde özellikle doğrudan temin işlemleri, taşınmaz kiralamaları, belediye şirketlerine yapılan ödemeler ve tahsil edilemeyen kamu gelirleri öne çıktı.   İhalelerde 113 Milyon Lirayı Aşan Sınır İhlali   Sayıştay denetiminin en dikkat çekici bulgularından biri, belediyenin doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulü kapsamındaki harcamaları oldu. Rapora göre 2025 yılında bu kapsamda 28 milyon 603 bin liralık mal alımı, 82 milyon 672 bin liralık hizmet alımı ve 15 milyon 999 bin liralık yapım işi gerçekleştirildi. Söz konusu işlemlerin yıllık bütçede ilgili harcama kalemleri için ayrılan ödeneklerin yüzde 10'unu Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan aştığı tespit edildi. Mal alımlarında yüzde 10'luk sınırın 25 milyon 622 bin lira, hizmet alımlarında 73 milyon 636 bin lira, yapım işlerinde ise 14 milyon 122 bin lira aşıldığı belirlendi. Üç kalemdeki toplam sınır aşımı 113 milyon 381 bin 252 liraya ulaştı.   Sayıştay, Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan gerçekleştirilen sınır aşımı işlemlerinin mevzuata aykırı olduğunu belirterek belediyenin satın alma süreçlerini yasal sınırlara uygun yürütmesi gerektiğini vurguladı.   Akaryakıt Ve Yapım İşleri Parçalara Bölündü   Denetim raporunda belediyenin bazı ihtiyaçlarını ihale yapmak yerine doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde parçalara bölerek karşıladığı da tespit edildi.   Sayıştay, akaryakıt alımı, yol bakım ve onarım çalışmaları, inşaat malzemesi alımları ve taş duvar yapımı gibi işlerin aynı yüklenicilerden kısımlara bölünerek satın alındığını belirledi.   Raporda, aynı nitelikteki ihtiyaçların parasal sınırların altında kalmak amacıyla bölünmesinin Kamu İhale Kanunu'nun rekabet, saydamlık ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine aykırı olduğu ifade edildi.   Belediye yönetimi ise bundan sonraki süreçte alımların mevzuata uygun yürütülmesi konusunda gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi.   131 Taşınmaz Pazarlık Usulüyle Kiraya Verildi   Sayıştayın bir diğer önemli tespiti belediyeye ait taşınmazların kiralanmasıyla ilgili oldu. Denetçiler, Arapgir Belediyesine ait 131 taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51'inci maddesinin (g) bendi kapsamında pazarlık usulüyle kiraya verildiğini belirledi. Raporda, söz konusu pazarlık usulünün belediyenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar için uygulanamayacağına dikkat çekildi. Belediye, kiracıların büyük bölümünün 25-30 yıldır aynı taşınmazları kullandığını, yeni ihale süreçlerinin hizmetlerde aksamalara neden olabileceğini ve bazı kiracıların taşınmazlara yatırım yaptığını savundu.   Sayıştay ise belediyeye ait taşınmazların kiralanmasında rekabetin sağlanması ve mevzuatta öngörülen açık veya kapalı teklif usullerinin uygulanması gerektiğini bildirdi.   131 Kiralama İhalesinde Kesin Teminat Alınmadı   Sayıştay raporunda aynı 131 taşınmazın kiralanması sırasında bir başka eksikliğin daha bulunduğu ortaya çıktı. Denetimde, kiralama ihalelerinde ihale bedelinin yüzde 6'sı oranında alınması gereken kesin teminatların alınmadığı tespit edildi. Raporda, kesin teminat alınmamasının kiracıların yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda belediyenin uğrayabileceği zararların tahsilini güçleştirebileceği belirtildi. Belediye yönetimi, bundan sonraki kiralama işlemlerinde kesin teminat alınacağını açıkladı.   294 Taşınmazın Değeri Muhasebe Kayıtlarında Yok   Sayıştay denetçileri, Arapgir Belediyesi adına tapuda kayıtlı 671 taşınmazı da incelemeye aldı. Yapılan incelemede, söz konusu taşınmazlardan 294'ünün değer tespitinin yapılmadığı ve bu nedenle ilgili muhasebe hesaplarına kaydedilmediği belirlendi. Raporda, bu durumun belediyenin arazi, arsa, bina ve diğer taşınmaz varlıklarının gerçek değerlerinin mali tablolara yansıtılmasını engellediği vurgulandı.   Sayıştay, taşınmazların değerlerinin komisyon aracılığıyla belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmasını istedi.   Belediye Şirketine Hakedişler Eksik Ödendi   Raporda belediyenin kendi personel şirketine yaptığı ödemeler de denetim konusu oldu. Sayıştay, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında belediye şirketine yapılması gereken hakediş ödemelerinin SGK primi ve vergi tutarları düşüldükten sonra yalnızca net ücretler üzerinden gerçekleştirildiğini belirledi. SGK primleri ve vergilerin zamanında ödenmemesinin belediye şirketini gecikme zamları ve ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya bıraktığı ifade edildi. Raporda, bu durumun sonuçta belediye bütçesine ilave yük getirebileceği vurgulandı. Belediye yönetimi, eksik hakediş ödemelerinin genel ekonomik şartlar ve ödenek yetersizliğinden kaynaklandığını belirterek sonraki süreçte ödemelerin eksiksiz yapılacağını bildirdi.   Belediyeden Emekli Personele Doğrudan Hizmet Alımı   Sayıştay, belediyenin hizmet binası ve sulama kanalı temizliği gibi personel çalıştırılmasına dayalı işleri doğrudan temin yöntemiyle şahıslardan satın aldığını da tespit etti. Raporda, bu kişilerden bazılarının belediyeden emekli personel olduğu belirtildi. Sayıştay, söz konusu işlerin ilgili mevzuat kapsamında belediye şirketleri aracılığıyla yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak doğrudan teminle gerçekleştirilen uygulamaları mevzuata aykırı buldu. Belediye ise bundan sonraki süreçte personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerin ilgili mevzuata uygun şekilde belediye şirketleri üzerinden karşılanacağını bildirdi.   Çöpler Orman Vasıflı Araziye Döküldü   Denetim raporunda çevre ve halk sağlığı açısından dikkat çeken bir bulguya da yer verildi. Sayıştay, Arapgir Belediyesinin topladığı katı atıkları Malatya Büyükşehir Belediyesine ait aktarma istasyonuna götürmek yerine Şıhlar Mahallesi'ndeki orman vasıflı 959 ada 1 parselde vahşi depolama yöntemiyle biriktirdiğini tespit etti. Raporda, atıkların bu şekilde depolanmasının toprak, su ve hava kirliliğine yol açabileceği, çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturduğu vurgulandı. Sayıştay, katı atıkların mevzuata uygun şekilde toplanarak aktarma istasyonlarına taşınması gerektiğini belirtti.   Ruhsatsız İş Yerleri Ve Eksik Vergi Tahsilatı   Sayıştay denetiminde Arapgir'de iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan işletmelerin olduğu belirlendi. Belediyenin bazı gelir kalemlerinde tahsilat oranlarının düşük kaldığı da rapora yansıdı. 2025 yılı verilerine göre mülkiyet üzerinden alınan vergilerin yüzde 47,04'ü, ilan ve reklam vergisinin yüzde 42,07'si, iş yerlerine ilişkin çevre temizlik vergisinin yüzde 56,50'si ve kira gelirlerinin yüzde 68,97'si tahsil edilebildi. Sayıştay, belediye gelirlerinin zamanında takip edilmesi ve tahsilat süreçlerinin etkin yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan işletme hakkının devri niteliğindeki taşınmaz kiralamalarında KDV alınmadığı, kazı ruhsat harcı ve zemin tahrip bedellerinin tahsil edilmediği de tespit edildi.   Bankada 102 Bin Lira, Kısa Vadeli Yükümlülük 70,4 Milyon Lira   Arapgir Belediyesinin 2025 yılı bilançosunda yer alan rakamlar da dikkat çekti. Belediyenin yıl sonu banka hesabında yalnızca 102 bin 401 lira bulunurken, kısa vadeli yabancı kaynak toplamı 70 milyon 431 bin 347 lira olarak kaydedildi. Bu yükümlülükler içerisinde 52 milyon 495 bin liralık bütçe emaneti, 7 milyon 423 bin liralık ödenecek vergi ve fonlar ile 6 milyon 924 bin liralık sosyal güvenlik kesintileri yer aldı. Ayrıca 2 milyon 611 bin liralık vadesi geçmiş, ertelenmiş veya taksitlendirilmiş vergi ve diğer yükümlülükler bilançoya yansıdı. Belediyenin dönen varlık toplamı 32 milyon 941 bin lira olurken, kısa vadeli yabancı kaynakların bu tutarın iki katını aşması mali açıdan dikkat çekti. Söz konusu veriler, belediyenin yıl sonu itibarıyla kısa vadeli yükümlülüklerine karşılık likidite açısından önemli bir baskı altında bulunduğunu ortaya koydu.   168 Milyon Gelire Karşılık 176 Milyon Harcama   Sayıştay raporuna göre Arapgir Belediyesinin 2025 yılı başlangıç bütçesi 170 milyon lira olarak belirlendi. Yıl içerisinde 24 milyon liralık ek bütçe yapılmasıyla toplam ödenek 194 milyon liraya yükseldi. Yıl sonunda net bütçe gelirleri 168 milyon 56 bin 380 lira, bütçe giderleri ise 176 milyon 431 bin 701 lira olarak gerçekleşti. Böylece belediyenin bütçe giderleri, net bütçe gelirlerini yaklaşık 8 milyon 375 bin lira aştı. Mal ve hizmet alımı giderleri 2024 yılında 85 milyon 386 bin lira iken 2025 yılında 129 milyon 843 bin liraya yükseldi. Söz konusu kalemde yüzde 52,07 oranında artış yaşandı. Buna karşılık sermaye giderleri yüzde 42,98 azalarak 4 milyon 31 bin liraya geriledi.   Belediyenin faaliyet sonuçları tablosunda ise 159 milyon 912 bin lira faaliyet gideri ve 152 milyon 657 bin lira faaliyet geliri yer aldı. Enflasyon düzeltmesi sonrasında dönem olumlu faaliyet sonucu 37 milyon 904 bin lira olarak kaydedildi.   Sayıştaydan Mali Yönetim Ve Denetim Uyarısı   Sayıştay, Arapgir Belediyesinin muhasebe kayıtlarında kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmaması, taşınır kayıtlarındaki hatalar, maddi duran varlıkların değerini artıran harcamaların doğrudan giderleştirilmesi ve iktisadi faaliyet konusu olmayan giderlere ilişkin KDV'nin indirim konusu yapılması gibi eksiklikler de tespit etti. Belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan sosyal denge tazminatı sözleşmesinde, sözleşme konusu dışında kalan düzenlemelerin bulunduğu da raporda yer aldı. Belediye yönetimi, Sayıştayın çeşitli bulgularına verdiği cevaplarda mevzuata uygun işlem yapılması ve eksikliklerin giderilmesi yönünde gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi.  

4 gün önce 37
GENEL

Sayıştay’dan Arguvan Belediyesi’ne 20 Kritik Tespit: İhaleler, Milyonluk Harcamalar Ve Kayıtsız Taşınmazlar!

Sayıştay Başkanlığının Arguvan Belediyesine ilişkin 2025 yılı denetim raporu, kamu kaynaklarının kullanımı ve belediyenin mali yönetimindeki ciddi eksiklikleri gün yüzüne çıkardı. Raporda, 486 taşınmazın değerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmadığı, 101 taşınmazın kiralama ihalesinde kesin teminat alınmadığı ve 1 milyon 875 bin liralık kamyonun ihale yapılmadan doğrudan temin yöntemiyle satın alındığı tespit edildi.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Arguvan Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin ihale süreçlerinden taşınmaz yönetimine, vergi tahsilatından kamu harcamalarına kadar birçok alandaki uygulamalarını mercek altına aldı. 51 sayfalık raporda, mali tabloların güvenilirliğini etkileyen 6, mevzuata aykırılıklar ve idari uygulamalara ilişkin 14 olmak üzere toplam 20 bulgu yer aldı.   486 Taşınmaz Muhasebe Kayıtlarına Alınmadı   Sayıştay denetiminde, Arguvan Belediyesi adına tapuda kayıtlı 511 taşınmazdan 486'sının değer tespitinin yapılmadığı ve muhasebe kayıtlarına alınmadığı belirlendi. Belediyenin önemli miktardaki taşınmaz varlığının mali tablolara doğru şekilde yansıtılmadığına dikkat çekilen raporda, söz konusu eksikliğin bilanço hesaplarının gerçek durumu göstermesini engellediği vurgulandı. Sayıştay, belediyeye ait taşınmazların değerlerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınması gerektiğini bildirdi.   101 Kiralama İhalesinde Kesin Teminat Alınmadı   Raporda dikkat çeken bir başka tespit ise belediyeye ait taşınmazların kiralanması sırasında ortaya çıktı. Sayıştay, 101 taşınmazın kiralama ihalesinde mevzuat gereği alınması gereken yüzde 6 oranındaki kesin teminatın alınmadığını belirledi. Denetim raporunda, kesin teminat uygulamasının sözleşmelerden doğabilecek yükümlülüklerin güvence altına alınması açısından zorunlu olduğu hatırlatıldı. Teminat alınmadan gerçekleştirilen kiralama işlemlerinin belediyeyi mali risklerle karşı karşıya bırakabileceğine işaret edildi.   1 Milyon 875 Bin Liralık Kamyon Doğrudan Teminle Alındı   Sayıştay raporunun en dikkat çekici bulgularından biri de belediyenin kamyon alımı oldu. Belediyenin 28 Mayıs 2025 tarihinde 1 milyon 875 bin lira artı KDV bedelle satın aldığı lowbed kamyon için ihale yapılmadığı, alımın doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirildiği tespit edildi. Söz konusu dönemde büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki idareler için doğrudan temin parasal sınırının 800 bin 366 lira olduğu belirtildi. Buna göre kamyonun KDV hariç bedelinin yasal doğrudan temin sınırını 1 milyon 74 bin 634 lira aştığı ortaya çıktı. Sayıştay, alımın temel ihale usulleri yerine doğrudan teminle gerçekleştirilmesini mevzuata aykırı buldu. Belediye ise savunmasında ilçedeki 49 mahalle ve 72 mezrada iş makinelerinin taşınmasında yaşanan güçlükleri gerekçe gösterdi. Alımın acil ihtiyaç kapsamında ve bir defaya mahsus yapıldığı ifade edildi.   Doğrudan Teminde 44 Milyon Lirayı Aşan Sınır İhlali   Sayıştay denetiminde belediyenin doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulü kapsamında gerçekleştirdiği alımlarda da önemli sınır aşımları belirlendi. Rapora göre mal alımlarında 35 milyon 840 bin lira, hizmet alımlarında 8 milyon 70 bin lira ve yapım işlerinde 6 milyon 530 bin lira civarında harcama gerçekleştirildi. Söz konusu alımların yıllık bütçede ilgili harcama kalemleri için ayrılan ödeneklerin yüzde 10'unu aştığı ve Kamu İhale Kurulunun uygun görüşünün alınmadığı tespit edildi. Üç harcama kaleminde yüzde 10'luk sınırın üzerindeki toplam tutarın yaklaşık 44,4 milyon liraya ulaştığı görüldü. Sayıştay, doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulüyle gerçekleştirilecek alımlarda yasal sınırların gözetilmesi ve sınır aşımı öngörülen durumlarda Kamu İhale Kurulundan önceden uygun görüş alınması gerektiğini vurguladı.   Akaryakıt Ve Yapım İşleri Parçalara Bölündü   Denetçilerin tespitleri yalnızca parasal sınırların aşılmasıyla sınırlı kalmadı. Raporda akaryakıt, yol bakım ve onarım, inşaat malzemesi ve taş duvar yapımı gibi bazı ihtiyaçların ihale yapılması gereken bütünlükte olmasına rağmen doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde kısımlara bölündüğü belirtildi. Bazı alımların aynı yüklenicilerden parça parça gerçekleştirildiği tespit edilirken, bu uygulamanın Kamu İhale Kanunu'nun temel ilkelerine aykırı olduğu kaydedildi. Belediye yönetimi, işlemlerin acil ihtiyaçlar ve teknik personel yetersizliği nedeniyle gerçekleştirildiğini bildirdi. Sayıştay ise aynı nitelikteki ihtiyaçların parçalara bölünmeden, ihale mevzuatında öngörülen yöntemlerle karşılanması gerektiğine dikkat çekti.   Belediye Şirketinin Hesaplarında 5,2 Milyon Liralık Fark   Arguvan Belediyesinin tamamına sahip olduğu Arbel Tarım Hayvancılık Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin sermaye kayıtları da Sayıştay denetimine takıldı. Belediyenin muhasebe kayıtlarında şirkete yapılan sermaye katılımı 18 milyon 219 bin 500 lira olarak görünürken, şirket kayıtlarında sermaye tutarının 13 milyon lira olduğu belirlendi. İki kayıt arasında 5 milyon 219 bin 500 liralık fark bulunduğu tespit edildi. Sayıştay, bu uyumsuzluğun belediyenin mali tablolarının doğruluğunu etkilediğini belirterek kayıtların düzeltilmesini istedi.   Vergi Ve Kira Gelirleri Tahsil Edilemedi   Denetim raporunda belediyenin gelir yönetimindeki eksiklikler de dikkat çekti. Mülkiyet üzerinden alınan vergilerde tahsilat oranının yüzde 15,67, kira gelirlerinde yüzde 45, iş yerlerine ilişkin çevre temizlik vergisinde ise yüzde 28,72 seviyesinde kaldığı belirtildi. Sayıştay, belediyenin tahakkuk ettirdiği gelirlerin tahsilatında yaşanan yetersizliklerin kamu kaynaklarının etkin yönetimini olumsuz etkilediğine işaret etti. Belediye ise düşük tahsilat oranlarında deprem felaketinin etkili olduğunu, bazı alacaklarla ilgili icra takiplerinin sürdüğünü bildirdi.   Kafeterya Ve Petrol İstasyonundan KDV Alınmadı   Raporda, belediyeye ait kafeterya, misafirhane ve petrol istasyonu gibi işletme hakkının devri niteliğindeki kiralamalarda KDV tahakkuk ettirilmediği tespit edildi. Sayıştay, söz konusu kiralama işlemlerinin KDV'ye tabi olduğunu belirterek tahakkuk ve tahsilat işlemlerinin mevzuata uygun gerçekleştirilmesini istedi. Ayrıca belediye adına düzenlenen bazı serbest meslek makbuzlarında gelir vergisi kesintisi yapılmadığı, kazı ruhsat harcı ve zemin tahrip bedellerinin tahsil edilmediği belirlendi.   Ruhsatsız İş Yerleri Ve Eksik Vergi Kayıtları   Sayıştay denetçileri, Arguvan'da iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösteren işletmeler bulunduğunu da tespit etti. Bazı iş yerlerine çevre temizlik vergisi tahakkuk ettirilmediği belirtilirken, belediyenin ruhsatlandırma, denetim ve vergi tahsilatına ilişkin yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi gerektiği ifade edildi.   Yetkisi Olmadan Hafriyat Sahası Belirledi   Arguvan Belediyesinin görev alanında bulunmamasına rağmen hafriyat döküm sahası belirlediği ve kaçak hafriyat dökümüne yönelik cezai işlemler uyguladığı da rapora yansıdı. Belediyenin Tepebağ Mahallesi Kayabaşı mevkisindeki 330 ada 2 ve 3 numaralı parselleri hafriyat döküm alanı olarak belirlediği tespit edildi. Sayıştay, büyükşehir belediyesinin yetki alanında bulunan işlemlerin ilgili yetki düzenlemelerine uyulmadan gerçekleştirilmesini mevzuata aykırı değerlendirdi.   Çöplerin Vahşi Depolandığı Belirlendi   Denetim raporunda çevre ve halk sağlığı açısından da önemli bir bulguya yer verildi. Arguvan Belediyesinin topladığı katı atıkları Malatya Büyükşehir Belediyesine ait aktarma istasyonuna göndermek yerine vahşi depolama yöntemiyle biriktirdiği tespit edildi. Sayıştay, atıkların mevzuata aykırı şekilde depolanmasının çevre kirliliği ve halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu vurguladı. Belediye, mevcut araç ve teknik imkânların yetersizliği nedeniyle atıkların uygun aktarma merkezlerine taşınamadığını bildirdi.   128,9 Milyon Lira Gelir, 98 Milyon Lira Gider   Sayıştay raporunda belediyenin 2025 yılı mali verilerine de yer verildi. 120 milyon lira olarak öngörülen bütçede net gelirler 128 milyon 890 bin 557 lira, bütçe giderleri ise 98 milyon 28 bin 968 lira olarak gerçekleşti. Belediyenin net bütçe gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 59,03 artarken, giderlerdeki artış yüzde 1,54 oldu. Mal ve hizmet alımı giderleri 70 milyon 638 bin liraya ulaşırken, sermaye giderleri bir önceki yıla göre yüzde 30,03 azalarak 9 milyon 809 bin liraya geriledi. Belediyenin faaliyet sonuçları tablosunda, enflasyon düzeltmesi dahil dönem olumlu faaliyet sonucu 68 milyon 275 bin 897 lira olarak kaydedildi.   Sayıştaydan Belediyeye Mevzuat Uyarısı   Sayıştay Başkanlığı, denetim sonucunda belediyenin ihale, taşınmaz, muhasebe, gelir tahsilatı ve çevre yönetimi süreçlerinde mevzuata uygun hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Belediye yönetimi ise bulgulara ilişkin verdiği cevaplarda eksikliklerin giderilmesi ve benzer uygulamaların tekrarlanmaması için gerekli çalışmaların yapılacağını bildirdi. 2025 yılına ilişkin toplam 20 denetim bulgusu, Arguvan Belediyesinin kamu kaynaklarının yönetimi ve mali kontrol mekanizmalarında önemli eksiklikler bulunduğunu ortaya koydu. Rapordaki tespitler denetim bulgusu niteliğinde olup kesinleşmiş yargı kararı anlamına gelmiyor.  

4 gün önce 40
POLİTİKA

YENİ Partili Zeynel Emre: “İktidara Hiç Olmadığımız Kadar Yakınız”

YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi’nde konuşan Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, iktidarın ekonomi, hukuk ve yerel yönetim politikalarını eleştirdi. Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin zedelendiğini savunan Emre, “Emin olun, hiç olmadık kadar iktidara yakınız. Önümüzdeki dönemde korkmadan, yılmadan ve pes etmeden mücadele edeceğiz” dedi.     YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi, Malatya Kongre Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Parti üyelerinin 18 Ekim'de katıldığı ön seçimde il başkanlığı adaylığı için onay alan Basri İlhan, kongreye tek aday olarak katıldı. Kongreye parti yöneticileri, milletvekilleri, delegeler ve çok sayıda davetli karılırken YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’da kongreye katılan isimler arasında yer aldı.   Kongrede gündemin ağırlıklı bölümünü Türkiye'deki siyasi gelişmeler, ekonomi, hukuk, yargı bağımsızlığı, yerel yönetimler ve Yeni Parti'nin kuruluş süreci oluşturdu. Konuşmasında iktidara yönelik eleştirilerini sıralayan Zeynel Emre, Türkiye'nin demokratik kazanımlarının korunması gerektiğini belirterek partilerinin iktidar hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.   “Yeni Parti’yi Keyfimizden Kurmadık”   Yeni Parti'nin kuruluş sürecine geniş yer ayıran Emre, partinin siyasi gelişmelerin ve yaşanan tartışmaların ardından ortaya çıktığını söyledi. Partinin kuruluşunun yalnızca yeni bir siyasi oluşum meydana getirmek amacı taşımadığını belirten Emre, demokrasi ve seçmen iradesinin korunmasını esas aldıklarını ifade etti. “Biz Yeni Parti'yi keyfimizden kurmadık” diyen Emre, siyasi süreçlerin belirli çevreler tarafından yönlendirilmesine karşı çıktıklarını savundu. Yerel seçim sonuçlarının ardından muhalefete yönelik baskıların arttığını ileri süren Emre, “31 ilde Türkiye'nin birinci partisi olduk. Halkımızın yaklaşık yüzde 70'inin yaşadığı yerlerde yerel yönetimleri kazandık. Bunun ardından daha önce görülmeyen tartışmalar başladı. Biz vatandaşlarımızdan aldığımız güçle bu sürece karşı mücadele ettik” ifadelerini kullandı.   “Butlan Tartışmaları Siyasi Bir Sürecin Parçası”   Konuşmasında siyasi parti kongrelerine ilişkin hukuki tartışmalara da değinen Emre, özellikle 'mutlak butlan' iddiaları üzerinden yürütülen süreçleri eleştirdi. Siyasi parti kongrelerinin seçim kurullarının gözetiminde gerçekleştirildiğini hatırlatan Emre, kongrelerin hukuki geçerliliğine ilişkin tartışmaların siyasi sonuçlar doğurduğunu savundu. Emre, kongre kararlarına yönelik itirazların belirli hukuki usullere tabi olduğunu belirterek bu süreçlerin siyasi müdahale aracı hâline getirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Partilerine yönelik tartışmalara rağmen vatandaşların desteğinin sürdüğünü öne süren Emre, kamuoyu araştırmalarında güçlü bir konumda bulunduklarını ifade etti.   “Oy Oranımız Yüzde 35’in Altına Düşmüyor”   Yeni Parti'nin kuruluşunun ardından vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştıklarını ileri süren Emre, partinin kısa sürede önemli bir örgütlenme kapasitesine ulaştığını söyledi. Partilerine ilişkin kamuoyu araştırmalarını değerlendiren Emre, “Bizim günahımız büyük. Oyumuz yüzde 35'in altına düşmüyor. Butlan kararının geldiği günden önceki ankette oyumuz yüzde 35'ti. Bu, tek başına neredeyse 300 milletvekili anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. Partinin kısa sürede teşkilatlanmasını tamamlamaya yönelik önemli adımlar attığını belirten Emre, üyelik, bağış ve kongre çalışmalarının hızlı ilerlediğini savundu. Emre, “Yeni Parti iyi yolda. Yeni Parti Türkiye'nin köklü sorunlarına çözüm bulacak. Bu iktidarın değişimini hep birlikte göreceğiz” dedi.   “Çeyrek Asırlık İktidarın Ekonomi Politikalarını Eleştiriyoruz”   Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeynel Emre, yaklaşık çeyrek asırdır ülkeyi yöneten iktidarın ekonomi ve sosyal politikalarda beklenen sonuçları ortaya koyamadığını savundu. Emeklilerin ve asgari ücretlilerin alım gücünün gerilediğini ileri süren Emre, gelir dağılımı, işsizlik ve hayat pahalılığının toplumun önemli bölümünü etkilediğini belirtti. Emre, “Bugün bu ülkenin emeklisi, bu ülkenin asgari ücretlisi geçmişle kıyaslandığında ciddi bir alım gücü kaybı yaşıyor. İnsanlarımızın refah seviyesinin yükselmesi gerekirken ekonomik sıkıntılar giderek derinleşiyor” diye konuştu. Genç işsizliğine de dikkat çeken Emre, eğitimine devam etmeyen ve herhangi bir işte çalışmayan gençlerin sayısının yüksek olduğunu savunarak bu durumun Türkiye'nin geleceği açısından önemli bir sorun oluşturduğunu söyledi. Emre, Türkiye'nin genç ve dinamik nüfusunun ekonomik kalkınmada daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.   “Okullarda Şiddet ve Yeni Nesil Suç Örgütleri Endişe Verici”   Konuşmasında toplumdaki güvenlik sorunlarını da gündeme taşıyan Emre, son yıllarda okullarda yaşanan şiddet olaylarına ve yeni nesil suç örgütlerine ilişkin haberlerin kaygı verici olduğunu söyledi. Kendi öğrencilik yıllarından örnekler veren Emre, geçmişte okullarda güvenlik sorunlarının bugünkü ölçüde gündeme gelmediğini belirterek çocukların güvenli eğitim ortamlarında yetişmesinin devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti. Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısındaki artışa da dikkat çeken Emre, suçla mücadelede yalnızca güvenlik tedbirlerinin değil, sosyal ve ekonomik politikaların da önem taşıdığını kaydetti.   “Sandıktan Çıkan İradeye Saygı Gösterilmeli”   Yerel yönetimlere yönelik uygulamaları da eleştiren Emre, seçilmiş belediye başkanlarına ilişkin yargısal ve idari süreçlerin hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savundu. Muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmalar ve kayyum uygulamaları üzerinden iktidara eleştiriler yönelten Emre, seçmen iradesinin korunması gerektiğini belirtti. Belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmalarında siyasi ayrım yapılmaması gerektiğini söyleyen Emre, iddiaların tüm yönleriyle ve tarafsız biçimde araştırılması çağrısında bulundu. Bazı belediyelerde yaşandığını ileri sürdüğü usulsüzlükleri örnek gösteren Emre, kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini vurguladı. Emre'nin bu kapsamda dile getirdiği yolsuzluk iddiaları, konuşmacının değerlendirmeleri olarak aktarıldı.   “Anayasa Mahkemesi Kararlarının Uygulanması Hukuk Devletinin Gereğidir”   Türkiye'de hukuk devleti ilkesine ilişkin tartışmalara değinen Emre, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının anayasal düzen açısından önem taşıdığını söyledi. Geçmiş dönemlerde yüksek mahkeme kararlarına gösterilen yaklaşım ile günümüzde yaşanan tartışmaları karşılaştıran Emre, hukuk kurumlarına güvenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Emre, demokratik hakların korunması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve vatandaşların adalete güveninin yeniden tesis edilmesinin öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu belirtti.   “Bir Sonraki Kongreye İktidar Partisinin Milletvekili Olarak Geleceğim”   Konuşmasının sonunda partililere seslenen Zeynel Emre, Yeni Parti'nin önümüzdeki seçimlerde iktidara geleceğine inandığını söyledi. Parti teşkilatlarından daha yoğun bir çalışma beklediğini ifade eden Emre, “Önümüzdeki dönem bize ne yaparlarsa yapsınlar, korkmadan, yılmadan, pes etmeden mücadele etmeye var mısınız? Emin olun hiç olmadık kadar iktidara yakınız” dedi. Emre, “Ben buraya bir dahaki kongre döneminde iktidar partisinin milletvekili ve genel başkan yardımcısı olarak geleceğim. Yüreğim inanıyor buna, sizler de inanın” ifadelerini kullandı.   Veli Ağbaba: “Ne Yaptıysam Malatya İçin Yaptım”   Kongrede konuşan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise partinin kuruluş sürecine, Malatya'nın sorunlarına ve Türkiye'deki siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni Parti'nin Malatya'da gerçekleştirdiği ilk olağan kongrenin önemli olduğunu belirten Ağbaba, parti teşkilatının kuruluş sürecinde görev yapan isimlere teşekkür etti. Özellikle kurucu İl Başkanı Barış Yıldız'ın çalışmalarına dikkat çeken Ağbaba, partinin kuruluşundan kongre aşamasına kadar emek veren tüm yöneticilerin katkılarının önemli olduğunu söyledi. Yeni dönemde il başkanlığı görevini üstlenecek Basri İlhan ve yönetimine başarılar dileyen Ağbaba, geniş katılımlı bir teşkilat yapılanması oluşturulmasının önemine değindi. Kendi siyasi yaşamına yönelik değerlendirmelerde de bulunan Ağbaba, “Ne bir partilinin ne bir Malatyalının yüzünü yere eğdirecek, yüzünü yere baktıracak, mahcup edecek bir işin içerisinde olmadık. Bir işin içerisinde olmayacağım. Ne yaptıysam Malatya için yaptım. Ne edersek de Malatya için ederiz. Ölene dek devam edeceğiz” dedi.   “Malatya’da Depremin Etkileri Sürüyor”   Malatya'nın 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çeken Ağbaba, yeniden yapılanma çalışmalarının yanı sıra vatandaşların günlük yaşamda karşılaştığı güçlüklerin de çözülmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle çiftçiler, esnaf, emekliler ve kiracıların yaşadığı sıkıntılara değinen Ağbaba, barınma sorununun önemini koruduğunu savundu. Ağbaba, “Depremin üzerinden neredeyse dört yıl geçmiş durumda. Çiftçi perişan, emekli perişan” ifadelerini kullanarak kentin ekonomik sorunlarının daha fazla gündeme alınması gerektiğini belirtti. Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin eleştirilerde de bulunan Ağbaba, vatandaşların yaşadığı gelir kaybına ve ekonomik belirsizliklere dikkat çekti. Sermaye piyasalarındaki gelişmeleri de değerlendiren Ağbaba, yatırımcıların yaşadığı kayıplara ilişkin iddiaların şeffaf biçimde araştırılması gerektiğini savundu.   “Yeni Parti’nin Kapıları Herkese Açık”   Yeni Parti'nin geniş bir toplumsal kesime hitap etmeyi amaçladığını belirten Ağbaba, farklı siyasi görüşlerden vatandaşların aynı çatı altında buluşabileceğini söyledi. Ağbaba, “Bu yeni partinin kapıları herkese açık. En çok mağdurlara açık, en çok emeklilere açık, en çok asgari ücretlilere açık, en çok gençlere açık. Kimsenin kılığı kıyafetinden, hayat tarzından sorgulanmadığı, herkesin eşit olduğu bir siyasi hareketi hep beraber başlatıyoruz” dedi. Siyasi görüşü ve yaşam tarzı ne olursa olsun vatandaşların eşit biçimde temsil edilmesini savunduklarını ifade eden Ağbaba, parti teşkilatlarının bu anlayışla hareket edeceğini belirtti. Ağbaba, “Bizim mücadelemiz yoksullar için, bizim mücadelemiz mağdurlar için, bizim mücadelemiz Malatya için” sözleriyle konuşmasını tamamladı.   Barış Yıldız: “Siyasi Hayatıma Nokta Değil, Virgül Koyuyorum”   Kongrenin açılış konuşmasını yapan Yeni Parti Kurucu İl Başkanı Barış Yıldız ise yaklaşık 20 yıllık siyasi geçmişini değerlendirerek görev yaptığı süre boyunca kendisine destek veren partililere teşekkür etti. Gençlik kollarından il başkanlığına uzanan siyasi yaşamında birçok farklı görev üstlendiğini belirten Yıldız, Malatya'da yaşanan depremler ile partisinin kuruluş süreci arasında benzerlik kurdu. Yıldız, “Bizler Türk siyasi hayatına yeni bir parti kazandıralım diye yola çıkmadık. Hadi bir parti kuralım diye bir araya gelmedik. Bizim parti kurma hikâyemizi en iyi Malatyalılar anlar. Çünkü babasından, atasından, dedesinden kalan evi depremde yıkılan ve yerine yenisini yapmak zorunda kalan Malatyalı bizi anlar” dedi. İl başkanlığı görevinden ayrılmasının siyasi mücadeleden çekilmek anlamına gelmediğini vurgulayan Yıldız, yeni yönetimin yanında çalışmaya devam edeceğini söyledi. Yıldız, “Bugün siyasi yaşamıma bir nokta değil, bir virgül koyuyorum. Yeni il başkanımızın emrinde, partimizin bir neferi olarak çalışmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.    

24.10.2026 66
ASAYİŞ

Malatya Dahil 27 İlde Siber Suç Operasyonu: 643 Gözaltı

Malatya'nın da aralarında bulunduğu 27 ilde siber suçlara yönelik son 6 günde düzenlenen operasyonlarda 643 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 303'ü tutuklanırken, 151'i hakkında adli kontrol kararı verildi.   İçişleri Bakanlığı koordinesinde, Malatya dahil 27 ilde yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve çevrim içi çocuk istismarı suçlarına yönelik geniş kapsamlı operasyonlar gerçekleştirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen operasyonlarda toplam 643 şüpheli yakalandı. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 303'ü tutuklanırken, 151'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü bildirildi.   Malatya da Operasyon Kapsamında   Operasyonların gerçekleştirildiği iller arasında Malatya da yer aldı. Afyonkarahisar, Ankara, Bartın, Bitlis, Bolu, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, Iğdır, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kırıkkale, Konya, Kocaeli, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Ordu, Sivas, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ ve Trabzon'da eş zamanlı ve koordineli çalışmalar yürütüldü. Malatya'daki operasyon kapsamında yakalanan şüpheli sayısına ilişkin ise ayrı bir bilgi paylaşılmadı. Sahte Yatırım ve Kredi Vaadiyle Dolandırmışlar Yürütülen soruşturmalarda şüphelilerin yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, bahis sitelerinde para transferlerine aracılık ettikleri ve bu sitelerin reklamını yaptıkları belirlendi. Şüphelilerin ayrıca sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri aracılığıyla yatırım ortaklığı, kiralama ücreti ve düşük faizli kredi gibi vaatlerle vatandaşları dolandırdıkları tespit edildi. Bazı şüphelilerin çocuklara ait müstehcen görüntüler barındırdıkları, vatandaşların mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları bildirildi.   3 Bin 574 Hesap ve Şahıs Tespit Edildi   Yapay zekâ destekli siber açık kaynak izleme ve kontrol faaliyetleri kapsamında yasa dışı silah satışı ve teşhirine yönelik 668, organize suç örgütleri ve tetikçilik suçlarına yönelik 32, uyuşturucu satışı ve özendirici içeriklere yönelik 81, müstehcenlik ve fuhuş suçlarına yönelik 60, siber trafik suçlarına yönelik 196 hesap ve şahıs tespit edildi.   Terör örgütlerine yönelik yürütülen çalışmalarda ise 538 hesap ve şahıs belirlendi.   Sosyal medya platformları ve internet sitelerinde suç içerikli paylaşımlarla bağlantılı toplam 3 bin 574 hesap ve şahıs tespit edilirken, 511 URL adresi hakkında erişimin engellenmesi ve içeriklerin kaldırılması kararı alındı. İçişleri Bakanlığı, operasyonlarda görev alan emniyet personeli, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıklarını tebrik ederek siber suçlarla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.  

19.10.2026 64
POLİTİKA

İYİ Partili Yücel: “Esnaf Ayağa Kalkmadan Malatya Ayağa Kalkamaz”

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, Malatya’da düzenlenen “Sahadan Sandığa” eğitim programında kentin deprem sonrası ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekti. Yücel, esnafın borç yükünden sanayideki istihdam kaybına, kayısı üretiminden kalıcı iş yerlerine kadar birçok konuda çözüm çağrısında bulundu.   İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, partisinin teşkilat yapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Sahadan Sandığa” eğitim programı kapsamında Malatya’da partililerle bir araya geldi. İYİ Parti Malatya İl Binasında gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını İl Başkanı Serdar Yıldız yaptı. Daha sonra söz alan Yücel ise Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yücel, konuşmasının önemli bölümünü 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da yaşanan sorunlara ayırdı. Kentin yeniden ayağa kalkmasının yalnızca konut ve iş yeri inşaatlarının tamamlanmasıyla mümkün olmayacağını belirten Yücel, ticaretin canlandırılması, üretimin desteklenmesi ve nitelikli iş gücünün korunması gerektiğini söyledi.   “Malatya'nın Yeniden Ayağa Kalkması Binalarla Sınırlı Değil”   6 Şubat depremlerinin Malatya'da derin izler bıraktığını ifade eden Yücel, yeniden inşa sürecinin ekonomik ve sosyal kalkınmayla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yücel, “Depremin ardından yürütülen konut ve iş yeri inşaatları elbette önemlidir. Ancak bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların tamamlanmasıyla mümkün değildir. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması; esnafının dükkânını açması, sanayicisinin üretmesi, çiftçisinin emeğinin karşılığını alması ve gençlerinin kendi şehirlerinde gelecek kurabilmesiyle mümkündür” dedi. Yeni yapılan bazı binalarda kullanılan malzemelerin kalitesine ilişkin vatandaşlardan şikâyetler geldiğini öne süren Yücel, ilgili kurumların yapı kalitesi ve güvenliği konusunda etkin denetim yapması gerektiğini belirtti.   “Kalıcı İş Yerine Ulaşamayan Esnafın Sorunları Çözülmeli”   Deprem sonrasında Malatya'da ticari hayatın henüz istenilen düzeye ulaşamadığını savunan Yücel, özellikle geçici ticaret alanlarında faaliyetlerini sürdüren işletmelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının gündeme getirdiği talepleri hatırlatan Yücel, deprem öncesinde kiracı olan ve halen konteynerlerde faaliyet gösteren çok sayıda esnafın kalıcı iş yerine erişmekte zorlandığını söyledi. Yücel, “Bodrum katlarda faaliyet gösteren yaklaşık 150 esnafın iş yeri kura süreçlerinin dışında kalması da çözüm bekliyor. Kalıcı iş yerlerinin tahsisinde hak sahipliği sorunları giderilmeli, ihtiyaç fazlası iş yerleri depremden etkilenen esnafımızın kullanımına sunulmalıdır. Yeni çarşıların ulaşım, otopark ve altyapı sorunları da bir an önce çözülmelidir” ifadelerini kullandı.   “Esnaf Ayağa Kalkmadan Çarşı Canlanmaz”   Depremde sermayesini kaybeden işletmelerin vergi, sigorta primi ve kredi borçları nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Yücel, mücbir sebep kapsamındaki yükümlülüklerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin taleplerine de değinen Yücel, işletmelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman imkânları sağlanması gerektiğini kaydetti. Yücel, “Esnafımız, depremde kaybettiği sermayesini yeniden oluşturamadan biriken vergi, sigorta primi ve kredi borçlarıyla mücadele ediyor. Borçlar için gerçekçi kolaylıklar sağlanmalıdır. Esnaf ayağa kalkmadan çarşı, çarşı canlanmadan Malatya ayağa kalkamaz” diye konuştu.   Sanayi İçin Özel Teşvik Çağrısı   Malatya'daki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin yüksek enerji, finansman ve iş gücü maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Yücel, deprem kaynaklı ilave yüklerin de üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. Özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunması gerektiğini belirten Yücel, deprem bölgesine özel yatırım ve istihdam teşviklerinin uygulanmasını, uygun koşullu finansman sağlanmasını ve organize sanayi bölgelerinin altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi.   “Kayısı Üreticisinin Geleceği Korunmalı”   Malatya ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan kayısı üretimine de değinen Yücel, 2025 yılında yaşanan ağır zirai don felaketine rağmen kuru kayısı ihracatından 303 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini belirtti. Artan üretim maliyetleri, kuraklık ve zirai don risklerinin üreticileri zorladığını ifade eden Yücel, kayısıda sürdürülebilir üretimin sağlanması için yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yücel, “Kayısı üreticilerimiz için erken uyarı ve koruma sistemleri yaygınlaştırılmalı, TARSİM'in kapsamı ve etkinliği güçlendirilmelidir. Lisanslı depoculuk ve işleme tesisleri desteklenerek kayısının daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi sağlanmalıdır” dedi.   Gençlerin Malatya'dan Göç Etmesine Dikkat Çekti   Deprem sonrasında yaşanan nüfus ve nitelikli iş gücü kaybının Malatya'nın geleceği açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Yücel, barınma, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarındaki sorunların kalıcı göçe dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. İnönü Üniversitesi ile Malatya Turgut Özal Üniversitesinin bilimsel birikiminin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturulmasını isteyen Yücel, genç girişimcilerin desteklenmesi ve üniversite mezunlarının Malatya'da istihdam edilmesi için yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yücel, “Bir şehrin en değerli sermayesi insanıdır. Gençlerimizin kendi şehirlerinde gelecek kurabilecekleri ekonomik ve sosyal şartları oluşturmak zorundayız” diye konuştu.   “Malatya İçin Bütüncül Kalkınma Programı Hazırlanmalı”   Malatya'nın sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Yücel, deprem sonrası yeniden yapılanma, sanayi, tarım, ticaret, istihdam ve sosyal hayatı kapsayan bütüncül bir kalkınma programı hazırlanması gerektiğini söyledi. Bu programın üniversiteler, ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla oluşturulması gerektiğini belirten Yücel, somut ve ölçülebilir hedeflerin önemine dikkat çekti.   Ekonomi ve Hukuk Politikalarını Eleştirdi   Türkiye genelindeki ekonomik gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yücel, hayat pahalılığının emeklilerden çiftçilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini savunan Yücel, kamu kurumlarının denetim mekanizmalarını eleştirerek basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında da değerlendirmelerde bulundu. Millî birlik ve üniter devlet yapısına ilişkin partisinin yaklaşımını dile getiren Yücel, Cumhuriyetin kuruluş değerleri ile vatandaşların eşitliği ilkelerinden taviz vermeyeceklerini ifade etti.   “Sorunları Yerinde Tespit Ediyoruz”   “Sahadan Sandığa” eğitim programının teşkilatların kurumsal kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Yücel, program kapsamında saha çalışmaları, siyasi iletişim, sosyal medya kullanımı ve bilgi kirliliğiyle mücadele konularında eğitimler verildiğini söyledi. Parti politikalarının il ve ilçe teşkilatlarınca daha etkin biçimde vatandaşlara aktarılmasını hedeflediklerini kaydeden Yücel, siyasette vatandaşların sorunlarını yerinde tespit etmenin ve ortak akılla çözüm üretmenin önemine vurgu yaptı. İYİ Parti'nin sorunlara somut çözüm önerileri geliştiren bir muhalefet anlayışını benimsediğini ifade eden Yücel, “Bizim hedefimiz; üreten, ürettiğini adil paylaşan, refahı büyüten, hukukun üstünlüğünü ve adaleti yeniden tesis eden güçlü bir Türkiye'dir. Bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Kadrolarımızla, programlarımızla ve milletimize duyduğumuz güvenle hazırız. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması, Türkiye'nin yeniden güçlenmesinin de önemli bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.  

16.10.2026 74
GENEL

Vali Yavuz: “Konteynerlerde Kalanların Sayısı 10 Binin Altına Düştü”

Malatya Valisi Seddar Yavuz, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte yürütülen çalışmaların büyük ölçüde tamamlanma aşamasına geldiğini belirterek, konteynerlerde kalan kişi sayısının 10 binin altına düştüğünü açıkladı. Yavuz, son dönemde 1.100’ü aşkın aileye kira ve eşya desteği sağlandığını bildirdi.   Malatya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde (AFAD), Vali Seddar Yavuz başkanlığında “İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Toplantısı” gerçekleştirildi. Toplantıda, kentin afetlere hazırlık durumu, kurumlar arası koordinasyon, risk azaltma çalışmaları ve 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen normalleşme süreci değerlendirildi. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Vali Yavuz, Malatya’nın afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine ilişkin önemli veriler paylaştı.   “Konteynerlerde Kalanların Sayısı 10 Binin Altına Düştü” Malatya’da deprem sonrası yürütülen çalışmaların son aşamaya geldiğini ifade eden Vali Yavuz, geçici barınma alanlarında yaşayan vatandaşların kalıcı konutlara geçiş sürecinin devam ettiğini söyledi. Yavuz, “Artık Malatya’mızda işlerimizin sonuna geldik. Konteynerlerde bugün itibarıyla kalan hemşehrilerimizin sayısı 10 binin altına düşmüştür. Ekonomik yoksulluk içinde bulunan hiçbir kimseyi çaresiz bırakmadık, bırakmayacağız. Onlara ev kiralamaları ve eşyaları konusunda yardımda bulunuyoruz, bulunmaya devam ediyoruz” dedi.   “1.100’ü Aşkın Aileye Destek Sağladık” Deprem sonrası ekonomik ve sosyal açıdan dezavantajlı durumda bulunan vatandaşlara yönelik desteklerin sürdüğünü kaydeden Yavuz, özellikle konteynerlerden ayrılarak yeni yaşam alanlarına geçen ailelerin yalnız bırakılmadığını vurguladı. Son dönemde sağlanan yardımlara ilişkin bilgi veren Yavuz, “Bugün itibarıyla bu tür yardımları yaptığımız aile sayısı, son dönem için söylüyorum, 1.100’ü geçmiştir. Dolayısıyla devletimiz hem sosyal hem ekonomik anlamda dezavantajlı bulunan hemşehrilerimizin yanında dimdik duruyor. Onları şefkatle sarıyor” ifadelerini kullandı.   “Malatya’da 125 Bin 239 Bağımsız Bölüm Gerçekleştirildi” Malatya’nın deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde önemli bir aşamaya ulaştığını belirten Vali Yavuz, kentte 125 bin 239 bağımsız bölümün gerçekleştirildiğini söyledi. Yavuz, “Afetten çıkmış bir şehirde geleceğe umutla bakan, yaralarını sarmış, 125 bin 239 bağımsız bölümü gerçekleştirmiş bir şehrin valisi olarak bu onuru, gururu ve sevinci sizlerle paylaşıyorum. Bu şehir sadece bizim değil, Malatyalı hemşehrilerimizin, 86 milyon vatan evladının onuru ve gururudur” diye konuştu. Yürütülen çalışmaların devletin kurumsal kapasitesini ve milletin dayanışma gücünü ortaya koyduğunu ifade eden Yavuz, yeniden yapılanma sürecinde emeği geçen kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.   “Sürekli Mağduriyet Algısıyla Şehri Normalleştiremeyiz”   Deprem sonrası fiziksel yeniden yapılanmanın yanı sıra sosyal ve psikolojik normalleşmenin de önem taşıdığına dikkat çeken Yavuz, yeni konutların ve iş yerlerinin aktif kullanıma geçmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Vali Yavuz, “Şehrimizin normalleşmesi için iş yerlerine taşınılması, yeni konutların aktif olarak kullanılması için iş birliğiyle çalışıyoruz. Siz değerli basın mensuplarımızdan ve Malatyalı hemşehrilerimizden Malatya’nın normalleşmesi konusunda verdiğiniz desteğe devam etmenizi çok önemli görüyorum. Sürekli mağduriyet algısı üzerinden şehri normalleştiremeyeceğimizi, psikolojiyi düzeltemeyeceğimizi hatırlatmak istiyorum” dedi.   “Temel Amacımız Vatandaşlarımızın Hayatını Kurtarmak” İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Toplantısı’nın içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavuz, kurul üyeleri ve çalışma gruplarıyla afet müdahale planlarının ayrıntılı şekilde ele alındığını söyledi. Afetlere müdahalede öncelikli hedefin can kayıplarını önlemek olduğunu belirten Yavuz, şöyle konuştu: “Temel amacımız vatandaşlarımızın hayatını kurtarmak. Bir afet sırasında kesintiye uğrayan hayatı ve faaliyetleri en kısa sürede normale döndürmek. Müdahale çalışmalarını hızlı ve planlı bir şekilde gerçekleştirmek, afet bölgesinin ve çevresinin güvenliğini sağlamak, halk sağlığını korumak, ekonomik ve sosyal kayıpları azaltmak, ikincil afetleri önlemek ve kaynakların etkin kullanılmasını sağlamak hedefleri doğrultusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz.” Afet anında kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin de önem taşıdığını kaydeden Yavuz, kurumlar arasındaki iletişim ve koordinasyonun kesintisiz sürdürülmesinin hedeflendiğini ifade etti.   “Deprem Dışında İklim Değişikliğinin Getirdiği Risklerle de Karşı Karşıyayız” Türkiye’nin deprem kuşağında bulunduğunu hatırlatan Yavuz, afet risklerinin yalnızca depremlerle sınırlı olmadığını, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın da yeni tehditleri beraberinde getirdiğini söyledi. Yavuz, “6 Şubat depremleri göstermiştir ki maalesef ülkemiz bir deprem kuşağı üzerinde bulunuyor. Bunun dışında iklim değişikliği, küresel ısınma gibi yağış rejimini doğrudan etkileyen diğer tehdit ve tehlikelerle de yüzleşiyoruz” ifadelerini kullandı. Toplumun afetlere dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Yavuz, mevcut risklerin analiz edilmesi, altyapının güçlendirilmesi ve yapıların afet güvenliği esas alınarak inşa edilmesinin öncelikli çalışma alanları arasında bulunduğunu belirtti.   Dere Yatakları ve Zemin Etütlerine Dikkat Çekti Malatya’da afet risklerini azaltmaya yönelik çalışmaların Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, Devlet Su İşleri (DSİ), Karayolları ve diğer kamu kurumlarıyla koordineli şekilde sürdürüldüğünü belirten Yavuz, özellikle yapı güvenliği ve riskli alanların değerlendirilmesine dikkat çekti. Yavuz, “İnşallah riskleri azaltarak, daha çok çalışarak, binalarımızı sağlam yaparak, zemin etütlerini gerçekleştirerek ve dere yatakları başta olmak üzere diğer afete konu olabilecek alanlara dikkatli bir şekilde yoğunlaşarak Malatya’mızı ve ülkemizi çok daha güvenli hale getiririz” dedi. Kentte askeri birliklerin bulunmasının da afetlere müdahale kapasitesine önemli katkı sunduğunu ifade eden Yavuz, olası afetlere karşı bütün kurumların hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.   “Malatya Yaralarını Sararak Ayağa Kalktı” Malatya’nın deprem sonrası yeniden ayağa kalkma sürecinde önemli mesafe katettiğini belirten Vali Yavuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a, İçişleri Bakanlığına, AFAD’a, yerel yönetimlere ve kamu kurumlarına teşekkür etti. Yavuz, “Malatya afetten sonra yaralarını saran, dimdik ayağa kalkan, geleceğe umutla bakan bir konuma ulaşmıştır. Hepimiz onurluyuz, gururluyuz, sevinçliyiz. İnşallah birlikte daha çok çalışarak, riskleri azaltarak bir daha böyle afetlerle yüzleşmek zorunda kalmayız” ifadelerini kullandı. Toplantı, Malatya’nın afetlere hazırlık kapasitesinin artırılması, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve olası afetlerde müdahale süreçlerinin daha etkin yürütülmesine yönelik değerlendirmelerle tamamlandı.

16.10.2026 71
EKONOMİ

Sadıkoğlu’ndan Konteyner Esnafı İçin Yıl Sonuna Kadar Süre Talebi

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geçici ticaret alanlarında faaliyet gösteren işletmelere yönelik tahliye sürecinin mağduriyetlere yol açabileceğini belirterek, konteynerlerin boşaltılması için 2026 yılı sonuna kadar süre tanınmasını istedi.   Malatya’da 6 Şubat depremlerinin ardından kurulan geçici ticaret alanlarındaki konteynerlerin tahliyesi gündemdeki yerini koruyor. Kent merkezinde yeniden inşa edilen çarşılarda işyeri teslimlerinin başlamasıyla birlikte konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelere tahliye tebligatları gönderilirken, henüz kalıcı işyerine kavuşamayan esnafın durumu endişeye neden oluyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, depremden bu yana 21 metrekarelik konteynerlerde ticaretini sürdürmeye çalışan esnafın ekonomik açıdan zor bir süreçten geçtiğini belirtti.   Her Esnafın Şartları Aynı Değil   Yeni çarşıların tamamlanması ve işyerlerinin teslim edilmeye başlanmasının Malatya ekonomisi açısından önemli olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, tahliye sürecinde işletmelerin mevcut koşullarının dikkate alınması gerektiğini söyledi. Sadıkoğlu, “Depremin üzerinden üç yılı aşkın zaman geçti. Esnafımız bu süreçte 21 metrekarelik konteynerlerde ayakta kalmaya, ticaretini sürdürmeye, ailesinin geçimini sağlamaya çalıştı. Şimdi yeni işyerlerinin teslim edilmesiyle birlikte konteynerlerin boşaltılması isteniyor. Elbette şehrimizin yeniden ayağa kalkmasını, esnafımızın kalıcı işyerlerine taşınmasını hepimiz istiyoruz. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken ciddi mağduriyetler var. Her esnafımızın şartları aynı değil” dedi.   Hak Sahibi Olmayan Esnaf Nereye Gidecek?   Deprem öncesinde kiracı olan ve yeni işyerlerinde hak sahipliği bulunmayan işletmelerin durumuna dikkat çeken Sadıkoğlu, bazı işyerlerinin ise altyapı eksiklikleri nedeniyle henüz kullanıma uygun olmadığını belirtti. Sadıkoğlu, “Bir kısım esnafımız yeni işyerine taşındı. Ancak hâlâ hak sahipliği kapsamında işyeri teslim alamayan işletmelerimiz var. Deprem öncesinde kiracı olan, dolayısıyla yeni yapılan işyerlerinde hak sahibi olmayan esnafımız var. Bazı üyelerimize yeni işyerleri teslim edilmiş olsa da altyapı eksiklikleri nedeniyle buralar henüz ticari faaliyete uygun değil. Bir de ekonomik şartlar nedeniyle yeni bir işyeri kiralayabilecek durumda olmayan esnafımız var. Şimdi bu insanlara kısa süre içerisinde konteynerlerini boşaltmaları söyleniyor. Peki, bu işletmeler nereye gidecek? Ticaretini nerede sürdürecek?” ifadelerini kullandı.   Tahliyeler İçin Yıl Sonuna Kadar Süre İstedi   Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerin mağdur edilmemesi için tahliye sürecinin yeniden değerlendirilmesini isteyen Sadıkoğlu, 2026 yılı sonuna kadar ek süre verilmesi çağrısında bulundu. Sadıkoğlu, “Bizim talebimiz son derece açık ve makuldür. Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerimize 2026 yılı sonuna kadar süre tanınsın. Bu süre içerisinde yeni işyerlerinin eksiklikleri tamamlansın, hak sahipliği ve teslim süreçleri sonuçlandırılsın. Hak sahibi olmayan, kiracı durumundaki esnafımızın da yeni işyerlerine erişebilmesi için çözüm yolları geliştirilsin. Hiçbir esnafımız gidecek yeri olmadan konteynerinden çıkarılmasın” diye konuştu.   Esnafımızı Ticaretinden Koparmayalım Depremde işyerlerini, sermayelerini ve müşteri çevrelerini kaybeden esnafın tüm zorluklara rağmen kentte ticaretini sürdürmeye çalıştığını belirten Sadıkoğlu, işletmelerin kapanmasının çalışanları ve ailelerini de olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Sadıkoğlu, “Bu şehirde esnafımız çok ağır bedeller ödedi. İşyerini, sermayesini, müşterisini kaybetti. Buna rağmen Malatya’yı terk etmedi, konteynerde de olsa ticaretini sürdürmeye çalıştı. Bugün yapılması gereken, bu mücadeleye destek olmaktır. Depremde işyerini kaybeden esnafımızı şimdi de ticaretinden koparmayalım. Bir işletmenin kepenk kapatması sadece o işletmenin değil, yanında çalışan insanların ve ailelerinin de mağdur olması demektir” dedi.   Son Esnafa Kadar Takipçisi Olacağız Malatya’nın ekonomik olarak yeniden ayağa kalkmasının yalnızca yeni binaların yapılmasıyla mümkün olmayacağını ifade eden Sadıkoğlu, kalıcı işyerlerinde ticari hayatın canlanmasının da büyük önem taşıdığını kaydetti. Sadıkoğlu, “Esnafımızın sesine kulak verilmesini, tahliye sürecinde aceleci davranılmamasını ve yıl sonuna kadar süre tanınmasını talep ediyoruz. Üyelerimizin yaşadığı mağduriyetleri her platformda dile getirmeye, son esnafımız kalıcı ve güvenli işyerine kavuşana kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

14.10.2026 106
EKONOMİ

Özgül: ″Malatya Çarşısında Kiralar 15 Bin Lirayı Geçmemeli”

Malatya’da yeniden inşa edilen çarşı merkezinde çok sayıda işyerinin boş kalması dikkat çekerken, Malatya Emlakçılar Odası Başkanı Ali Özgül, yüksek kiralar ile yıllık peşin kira taleplerinin esnafın çarşıya dönüşünü zorlaştırdığını söyledi. Özgül, yeni yapılardaki kiraların 15 bin lira bandını geçmemesi gerektiğini belirterek, kira bedellerinin yıllık peşin yerine aylık talep edilmesi çağrısında bulundu.

25.09.2026 172
ÇEVRE

"Zamanında Teslim Edilmeyen Konutlar, Depremzedeleri Mağdur Ediyor"

Malatya’da rezerv alan konutlarının teslim edilmediğini belirten hak sahipleri, kira desteğinin de kesilmesiyle mağduriyetlerinin arttığını söyledi. Mahallede bir araya gelen vatandaşlar, kış gelmeden evlerine kavuşmak istediklerini dile getirdi.

15.09.2026 406
ÇEVRE

TSO Seçimleri Öncesi Ortak Mesaj: “Şehrimizin Geleceği İçin Birlikte Çalışmalıyız”

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve ekibi, Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği’ni (MAGİNDER) ziyaret etti. Ziyarette Malatya’nın ekonomik geleceği, esnafın kira sorunu, kayısı fiyatları, taziye evleri ve kreş ihtiyacı ile yaklaşan Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri ele alındı. MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, “Biz tarafsızız. Ancak Malatya için proje üreten, şehrin geleceğini ve menfaatlerini düşünen herkesin yanında olacağız” mesajı verdi.

04.09.2026 279
EKONOMİ

Sadıkoğlu’ndan Kura Fazlası İşyerleri İçin Çağrı

MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, deprem sonrası yapılan ticaret alanlarında hak sahiplerine yönelik kuraların ardından fazla kalan işyerlerinin, deprem öncesinde kiracı olup halen konteyner ve geçici alanlarda faaliyet gösteren işletmelere satılmasını istedi.

07.08.2026 227
EKONOMİ

Yeni Çarşıda Esnaf Yıllık Peşin ve Yüksek Fiyatlardan Şikâyetçi

Malatya’da deprem sonrası yeniden inşa edilen şehir merkezinde iş yerleri hizmete açılırken, yüksek kira bedelleri ve yıllık peşin ödeme uygulaması esnafın en büyük sorunu haline geldi. Emlakçılar ve esnaf, kira fiyatlarının çarşının doluluk oranını olumsuz etkilediğini belirterek yetkililerden çözüm istedi.

03.08.2026 220
EKONOMİ

Sadıkoğlu: Yüksek Kiralar Ve Tahliye Baskısı Esnafı Zorluyor

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, şehir merkezindeki iş yeri teslimlerinin hızlandırılması, konteyner esnafının tahliye edilmemesi ve işletmelere özel finansman desteği sağlanması gerektiğini belirterek, yüksek kira bedellerinin esnafı çıkmaza sürüklediğini söyledi.

07.07.2026 207