Nevşehir’de düzenlenen Minikler Türkiye Masa Tenisi Şampiyonası’nda Malatyalı sporcu Zehranur Akcan, tüm rakiplerini geride bırakarak Türkiye şampiyonluğuna ulaştı. Geçen sezon Türkiye üçüncüsü olan genç sporcu, bu yıl altın madalyayı Malatya’ya kazandırdı. Türkiye Masa Tenisi Federasyonu tarafından 30 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında Nevşehir’de düzenlenen Minikler Türkiye Şampiyonası’nda Malatyalı sporcu Zehranur Akcan büyük bir başarıya imza attı. Şampiyona boyunca başarılı bir performans sergileyen Akcan, finale kadar karşılaştığı tüm rakiplerini mağlup etti. Büyük çekişmeye sahne olan final müsabakasında Konyalı rakibini de yenmeyi başaran minik sporcu, Türkiye şampiyonu olarak altın madalyanın sahibi oldu. Geçen yıl üçüncüydü, bu yıl zirveye çıktı Geçtiğimiz sezon Türkiye üçüncülüğü elde eden Zehranur Akcan, bir yıl içerisinde gösterdiği gelişimle dikkat çekti. Disiplinli çalışması ve azmiyle şampiyonluk hedefine ulaşan Akcan, elde ettiği başarıyla Malatya’ya büyük gurur yaşattı. Tuğtekin Çatı Türkiye 9’uncusu oldu Aynı organizasyonda Malatya’yı temsil eden bir diğer sporcu Tuğtekin Çatı da başarılı bir performans ortaya koyarak Türkiye 9’unculuğunu elde etti. Malatyalı sporcuların elde ettiği dereceler kentte masa tenisi branşında yürütülen çalışmaların meyvelerini ortaya koyarken, sporcuların yetişmesinde önemli katkıları bulunan antrenörler Miraç Kahraman ve Mehmet Kalkan’ın emekleri de başarıda önemli rol oynadı. Şampiyonadan bir altın madalya ve Türkiye 9’unculuğuyla dönen Malatyalı sporcular, gelecek organizasyonlar için de umut verdi.
Darende ilçesinde yaşayan Ali Yıldırım, ailesinden miras kalan geleneksel üretim kültürünü sürdürerek 50’den fazla çeşit ev yapımı sirke hazırlıyor. Alıçtan ananasa, kuşburnundan aronyaya kadar birbirinden farklı ürünlerden elde ettiği sirkeleri Somuncu Baba Külliyesi çevresinde ziyaretçilerin beğenisine sunan Yıldırım, Türkiye’nin dört bir yanına da sipariş gönderiyor. Malatya’nın Darende ilçesinde yaşayan Ali Yıldırım, ailesinden gelen bitkisel ürünlerle uğraşma geleneğini sirke üretimiyle sürdürüyor. Yıllardır farklı meyve ve bitkilerden geleneksel yöntemlerle sirke hazırlayan Yıldırım, 50’yi aşkın ürün çeşidiyle dikkat çekiyor. Darende’nin önemli inanç turizmi merkezlerinden Somuncu Baba Külliyesi çevresinde ürünlerini ziyaretçilere sunan Yıldırım, doğal üretime ve müşteri memnuniyetine önem verdiğini belirtiyor. Alıçtan Ananasa 50’den Fazla Çeşit Sirke üretiminde geniş bir ürün yelpazesine sahip olduğunu anlatan Ali Yıldırım, özellikle alıç meyvesinin farklı türlerini değerlendirdiklerini söyledi. Alıcın 20’den fazla çeşidini tanıdıklarını belirten Yıldırım, ananas, mandalina, ayva, kuşburnu, aronya, ceviz, zeytin yaprağı, incir, elma, muşmula, yabani erik ve böğürtlen gibi çok sayıda meyve ve bitkiden sirke ürettiklerini ifade etti. Ürünlerinin marka tesciline sahip olduğunu ve gerekli üretim izin belgelerinin bulunduğunu söyleyen Yıldırım, geleneksel yöntemlerle hazırladıkları sirkeleri daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflediklerini kaydetti. Sirkeler Bir Yıl Boyunca Olgunlaşıyor Sirke üretiminin sabır ve emek gerektiren bir süreç olduğunu dile getiren Yıldırım, üretimde doğal bal, kaya tuzu ve yayla suyu kullandıklarını anlattı. Hazırladıkları karışımları yaklaşık iki ay boyunca her gün düzenli olarak karıştırdıklarını belirten Yıldırım, “İki aylık sürecin ardından sirkelerimizi süzüyoruz. Daha sonra yaklaşık bir yıl boyunca fermantasyona bırakıyoruz. Olgunlaşma sürecini tamamlayan ürünlerimizi ziyaretçilerimizin beğenisine sunuyoruz. Ayrıca daha uzun süre yıllandırdığımız özel sirkelerimiz de bulunuyor” dedi. Türkiye’nin Dört Bir Yanından Sipariş Alıyor Darende’de ürettiği sirkeleri Türkiye’nin farklı illerine gönderdiklerini belirten Yıldırım, ürünlerini deneyen müşterilerin yeniden sipariş vermesinin kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Farklı sirke çeşitlerini bir araya getirerek özel karışımlar da hazırladıklarını ifade eden Yıldırım, 12 çeşit sirkenin birleşiminden oluşan “Cane Probiyotik 12” isimli ürünlerinin bulunduğunu belirtti. Yıldırım, bu karışımda alıç, aronya, elma, armut ve muşmula başta olmak üzere farklı sirke çeşitlerini kullandıklarını kaydetti. “İnsanların Hayır Duasını Almak Her Şeyden Değerli” Bitkisel ürünlerle ilgilenmenin ailelerinden gelen bir gelenek olduğunu anlatan Ali Yıldırım, ticari kazancın yanında insanlarla kurdukları gönül bağını da önemsediklerini söyledi. Dedelerinin de insanlara yardımcı olmayı ilke edindiğini ifade eden Yıldırım, “Bizim ailemizde insanlara faydalı olmak önemli bir değer. Dedelerimizden gördüğümüz bu anlayışı devam ettirmeye çalışıyoruz. Elbette para kazanmak hayatın bir gerçeği ancak insanların memnuniyetini görmek, onların gönlüne dokunmak ve bir hayır duası almak bizim için çok daha kıymetli” diye konuştu. Somuncu Baba Ziyaretçilerine İkram Darende’nin manevi simgelerinden Somuncu Baba’da ziyaretçileri ağırlamaktan mutluluk duyduklarını belirten Yıldırım, misafirlere yaptıkları ikramların da ilgi gördüğünü söyledi. Ziyaretçilerin kendilerine gösterilen ilgiden memnun kaldığını ifade eden Yıldırım, “Buraya Türkiye’nin dört bir yanından insanlar geliyor. Biz de Somuncu Baba’nın manevi atmosferinde misafirlerimize ikramlarda bulunuyoruz. Bazıları ikramlarımızın fotoğraflarını çekiyor, bazıları böyle bir misafirperverlikle her yerde karşılaşmadıklarını söylüyor. Güler yüzümüz ve ikramlarımız karşılığında aldığımız hayır duaları bize büyük huzur veriyor” ifadelerini kullandı. Yıldırım, geleneksel sirke üretimini sürdürerek hem aile mesleğini gelecek nesillere aktarmayı hem de Darende’ye gelen ziyaretçilere farklı yöresel ürünler sunmayı amaçladığını sözlerine ekledi.
Son yıllarda giderek daha fazla gündeme gelen ve unutkanlık, dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü gibi belirtilerle kendini gösteren “beyin sisi”, günlük yaşamı olumsuz etkileyebiliyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı, özellikle sonbahar aylarında artabilen şikayetlere karşı alınabilecek 6 etkili önlemi sıraladı. Yoğun iş temposu, stres, düzensiz uyku ve hareketsiz yaşam tarzı, zihinsel performansı olumsuz etkileyebiliyor. Son yıllarda özellikle Covid-19 gibi enfeksiyonların ardından daha fazla gündeme gelen beyin sisi, düşünceleri toparlamada güçlük, dikkat eksikliği, unutkanlık ve yeni bilgileri işlemekte zorlanma gibi şikayetlerle ortaya çıkabiliyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı, beyin sisinin tek başına bir hastalık olmadığını, farklı nedenlere bağlı gelişebilen belirtiler bütünü olduğunu belirtti. Hastaların sıklıkla kelime bulmakta zorlanma, okuduklarını anlamak için aynı metni tekrar tekrar okuma ve günlük işlerini eskisine göre daha yavaş yapma gibi yakınmalarla başvurduğunu ifade eden Tavşanlı, yaşam alışkanlıklarında yapılacak bazı değişikliklerin şikayetlerin azaltılmasına yardımcı olabileceğini söyledi. Sonbaharda Şikayetler Artabiliyor Günlerin kısalması, gün ışığından daha az yararlanılması, fiziksel aktivitenin azalması ve uyku düzenindeki değişiklikler, sonbahar aylarında beyin sisi şikayetlerini artırabiliyor. Doç. Dr. Tavşanlı, zihinsel performansı korumak ve beyin sisi belirtilerini azaltmak için günlük yaşamda uygulanabilecek 6 önemli öneride bulundu. 1. Uyku Düzeninizi Koruyun Uyku süresi ve uyku ihtiyacının kişiden kişiye değiştiğini belirten Tavşanlı, düzenli uyku saatlerinin korunması gerektiğini vurguladı. Horlama, uykuda nefes durması ve gün içerisinde aşırı uyku hali gibi belirtilerin ise uyku bozukluklarına işaret edebileceğini belirterek, bu tür şikayetlerde uzman değerlendirmesinin önemine dikkat çekti. 2. Sağlıklı ve Dengeli Beslenin Beyin sağlığının korunmasında Akdeniz tipi beslenmenin önemli olduğunu ifade eden Tavşanlı, sebze, meyve, tam tahıllar, balık, kuruyemiş ve zeytinyağı gibi besinlerin tüketilmesini önerdi. Aşırı şeker tüketimi ve düzensiz öğünlerin ise beyin sağlığını olumsuz etkileyebileceğini kaydetti. 3. Haftada En Az 150 Dakika Hareket Edin Düzenli fiziksel aktivitenin yalnızca kalp ve kas sağlığı açısından değil, beyin fonksiyonlarının korunması bakımından da önemli olduğunu belirten Tavşanlı, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz yapılmasını önerdi. Tempolu yürüyüş gibi günlük hayata kolaylıkla dahil edilebilecek aktivitelerin zihinsel sağlığa katkı sağlayabileceğini söyledi. 4. Stresle Başa Çıkmayı Öğrenin Uzun süreli stresin bilişsel işlevleri olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Tavşanlı, hobi edinmenin, çalışma sırasında kısa molalar vermenin ve nefes egzersizleri yapmanın stres yönetiminde faydalı olabileceğini belirtti. Kişinin kendisini sürekli tükenmiş hissetmesi ve uyguladığı yöntemlerden sonuç alamaması durumunda ise profesyonel destek alması gerektiğini vurguladı. 5. Gün Işığından Daha Fazla Yararlanın Doğal gün ışığının biyolojik saatin düzenlenmesinde önemli rol oynadığını belirten Tavşanlı, özellikle sonbahar ve kış aylarında sabah saatlerinde açık havada zaman geçirilmesini önerdi. Gün içerisinde uzun süre kapalı ortamlarda kalmamanın uyku ve uyanıklık döngüsünün korunmasına yardımcı olabileceğini ifade etti. 6. Zihninizi Aktif Tutun Kitap okumak, yeni bir dil öğrenmek, farklı hobiler edinmek ve yeni beceriler kazanmak gibi faaliyetlerin bilişsel işlevleri desteklediğini belirten Tavşanlı, sosyal ilişkilerin sürdürülmesinin de zihinsel ve duygusal sağlık açısından önemli olduğunu söyledi. Bu tür aktivitelerin beynin sağlıklı yaşlanma sürecine de olumlu katkılar sağlayabileceğini kaydetti. Beyin Sisi Başka Hastalıkların Belirtisi Olabilir Beyin sisi şikayetlerinin her zaman stres veya yoğun yaşam temposundan kaynaklanmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı, bazı sağlık sorunlarının da benzer belirtilerle ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. Tavşanlı, “Örneğin; kansızlık, tiroit hastalıkları, vitamin eksiklikleri, depresyon, uyku bozuklukları ve bazı ilaçların yan etkileri de benzer belirtilere neden olabilir. Bu sebeple beyin sisi yakınmaları ile başvuran hastalarda bu tabloların da araştırılması önemlidir” dedi. Uzmanlar, özellikle uzun süre devam eden, giderek artan veya günlük yaşamı olumsuz etkileyen unutkanlık ve dikkat sorunlarında tıbbi değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekiyor.
Malatya’da yaklaşık 4 yıldır Tip 1 diyabetle yaşayan 9 yaşındaki Mehmet Kerem Karakuş, kick boksta elde ettiği başarılarla dikkat çekiyor. Üç Malatya birinciliği ve Türkiye ikinciliği bulunan küçük sporcu, antrenörü Yakup Yiğit yönetiminde Avrupa Şampiyonası’na hazırlanıyor. Malatya’da yaşayan 9 yaşındaki Mehmet Kerem Karakuş, bir yandan Tip 1 diyabetle mücadele ederken diğer yandan kick boks ringlerinde rakiplerine karşı verdiği mücadeleyle örnek oluyor. Henüz küçük yaşına rağmen elde ettiği üç Malatya birinciliği ve Türkiye ikinciliğiyle adından söz ettiren Mehmet Kerem, azmi ve disipliniyle dikkat çekiyor. Yaklaşık 4 yıldır Tip 1 diyabetle yaşayan Mehmet Kerem, hastalığını kontrol altında tutarak spor hayatını sürdürüyor. Antrenmanlarda ve müsabakalarda kan şekeri seviyesini sürekli glikoz izleme sistemiyle takip eden küçük sporcu, vücudundaki sensörden gelen verileri cep telefonundaki mobil uygulama üzerinden anlık olarak kontrol ediyor. Bir Gözü Ringde, Bir Gözü Kan Şekerinde Yaşıtları gibi çocukluğunu yaşarken aynı zamanda zorlu bir spor dalında başarı elde etmeye çalışan Mehmet Kerem, antrenman öncesinde ve sırasında kan şekeri değerlerini kontrol etmeyi ihmal etmiyor. Vücudunda bulunan insülin pompası ve glikoz sensörü sayesinde sağlık durumunu takip eden küçük sporcu, kan şekerinin düşmesi halinde antrenmanına ara vererek gerekli önlemleri alıyor. Diyabetin kendisi için bir engel olmadığını belirten Mehmet Kerem, “Ben Tip 1 diyabetliyim. Spora başlamadan önce kan şekerimi kontrol ediyorum. Eğer şekerim düşerse meyve suyu içiyorum ve 15 dakika dinleniyorum. Daha sonra kaldığım yerden devam ediyorum. Üzerimde pompam ve sensörüm var. Bildirimler telefonuma geliyor ve kan şekerimi kontrol edebiliyorum” dedi. Türkiye İkinciliğinden Avrupa Hedefine Yeşilyurt Belediyespor bünyesinde çalışmalarını sürdüren Mehmet Kerem, antrenörü Yakup Yiğit yönetiminde Avrupa Şampiyonası hedefi doğrultusunda hazırlıklarına devam ediyor. Haftanın üç günü antrenmanlara katılan küçük sporcu, teknik çalışmaların yanı sıra kondisyon ve dayanıklılık antrenmanlarıyla da kendisini geliştiriyor. Başarılarının arkasında disiplinli çalışmanın bulunduğunu anlatan Mehmet Kerem, “Yaklaşık 4 yıldır bu sporu yapıyorum. Üç Malatya birinciliğim ve bir Türkiye ikinciliğim var. Haftada üç gün antrenmanlara geldim, disiplinli çalıştım ve emeğimin karşılığını aldım. Bundan sonrası için de disiplinimi bozmadan çalışıyorum. Önce ısınıyoruz, ardından el, ayak ve el-ayak teknikleri üzerinde çalışıyoruz” diye konuştu. “Hedefim Bayrağımızı Dalgalandırıp İstiklal Marşı’mızı Okutmak” Küçük yaşına rağmen büyük hedefler belirleyen Mehmet Kerem, en büyük hayalinin uluslararası organizasyonlarda Türkiye’yi temsil etmek olduğunu söyledi. Spora başlamasında anne ve babasının önemli rol oynadığını ifade eden Mehmet Kerem, “Bu spora annem ve babam sayesinde başladım. Diyabet benim için bir engel değil. Herkes başarabilir. Önemli olan disiplinli çalışmak. Benim hedefim dünyada bayrağımızı dalgalandırmak ve İstiklal Marşı’mızı okutmak” ifadelerini kullandı. Antrenörü Yakup Yiğit Yönetiminde Avrupa’ya Hazırlanıyor Yeşilyurt Belediyespor çatısı altında çalışmalarını sürdüren Mehmet Kerem’in spor hayatındaki en büyük destekçileri arasında ailesi ve antrenörü Yakup Yiğit yer alıyor. Antrenörü Yiğit yönetiminde haftanın üç günü düzenli olarak antrenman yapan küçük sporcu, Avrupa Şampiyonası’nda mücadele edebilmek için hazırlıklarını sürdürüyor. Ringdeki performansının yanı sıra diyabet yönetimindeki dikkati ve disiplinli çalışmasıyla da öne çıkan Mehmet Kerem, benzer sağlık sorunları yaşayan çocuklara örnek oluyor. Henüz 9 yaşında olmasına rağmen hem diyabetini yönetmeye hem de spor kariyerinde ilerlemeye çalışan Mehmet Kerem Karakuş, şimdi Avrupa arenasında ay-yıldızlı bayrağı dalgalandırarak yeni başarılara imza atmayı hedefliyor.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı kapsamında 95 projenin toplam 1,2 milyar TL hibe desteği almaya hak kazandığını açıkladı. Desteklenen projelerle yaklaşık 1,9 milyar TL tutarında yeni yatırımın ülke ekonomisine kazandırılması hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve tarım-gıda sektörünün modernizasyonu amacıyla yürütülen IPARD III Programı'nın 11. Başvuru Çağrı İlanı kapsamında değerlendirme sonuçları açıklandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yapılan değerlendirmeler sonucunda 95 projenin hibe desteği almaya hak kazandığını bildirdi. 95 Projeye 1,2 Milyar TL Destek Program kapsamında tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik yatırımlar desteklenecek. Hibe desteği almaya hak kazanan projeler arasında et, süt, yumurta ve su ürünlerinin işlenmesine yönelik tesisler ile meyve-sebze işleme ve soğuk hava deposu yatırımları yer alıyor. Bakan Yumaklı, söz konusu 95 proje için toplam 1,2 milyar TL hibe desteği sağlanacağını belirtti. Ekonomiye 1,9 Milyar TL'lik Yatırım Hedefi Destek almaya hak kazanan projelerin tamamlanmasıyla Türkiye genelinde yaklaşık 1,9 milyar TL tutarında yeni yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Yatırımlarla tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve pazarlanmasına yönelik altyapının güçlendirilmesi, kırsal bölgelerde üretim kapasitesinin artırılması ve tarım-gıda sektörünün modernizasyonuna katkı sağlanması amaçlanıyor. Malatya'nın Tarımsal Üretimi Açısından Önemli Türkiye genelinde açıklanan destek programı, kayısı başta olmak üzere meyve üretimi ve tarıma dayalı sanayinin önemli merkezlerinden Malatya açısından da dikkat çekiyor. Özellikle kayısı işleme, paketleme, soğuk hava deposu ve katma değerli tarımsal ürün yatırımları, kentteki üreticiler ve tarımsal işletmeler açısından önem taşıyor. IPARD III Programı kapsamında desteklenen yatırım alanları, Malatya'nın tarımsal ürünlerini işleyerek daha yüksek ekonomik değer oluşturmasına yönelik yatırım ihtiyaçlarıyla da örtüşüyor. Kırsal Kalkınma Destekleri Sürecek Bakan Yumaklı, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi, üretimin artırılması ve tarım-gıda sektörünün modernizasyonuna yönelik desteklerin sürdürüleceğini belirterek IPARD III Programı kapsamında hibe almaya hak kazanan projelerin ülkeye ve yatırımcılara hayırlı olmasını diledi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,99 azalırken, yıllık bazda yüzde 12,93 arttı. Yıllık fiyat artışında yüzde 61,07 ile sebze grubu ilk sırada yer aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı eylül ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Verilere göre, tarım ürünleri üretici fiyatlarında aylık bazda düşüş yaşanırken, yıllık artış devam etti. Tarım-ÜFE, eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,99 azalırken, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 7,03, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,93 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 30,64 artış gösterdi. Tarımın Üç Sektöründe Düşüş Sektörel bazda değerlendirildiğinde, eylül ayında bir önceki aya göre tarım ve avcılık ürünleri ile ilgili hizmetlerde yüzde 1,66, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 2,75, balıkçılık ve su ürünleri ile ilgili hizmetlerde ise yüzde 9,93 oranında düşüş kaydedildi. Çok Yıllık Bitkisel Ürünlerde Yüzde 8,37 Azalış Ana ürün grupları incelendiğinde, tek yıllık bitkisel ürünlerde aylık yüzde 0,03, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 1 artış yaşandı. Buna karşılık, meyve üretimini de kapsayan çok yıllık bitkisel ürünler grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 8,37 geriledi. Sebze Fiyatları Bir Yılda Yüzde 61 Arttı Yıllık bazda en yüksek fiyat artışı sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti. Söz konusu ürün grubunda üretici fiyatları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 61,07 yükseldi. Aylık bazda en sert düşüş ise tropikal ve subtropikal meyvelerde görüldü. Bu grupta üretici fiyatları eylül ayında yüzde 14,69 azaldı.
Darende ilçesinde dağlardan toplanan alıçlar, geleneksel yöntemlerle marmelata dönüştürülerek kış ayları için hazırlanıyor. Saatlerce kazanlarda kaynatılan alıçlar, kavanozlanarak sofralardaki yerini alıyor. Malatya’nın Darende ilçesinde vatandaşlar, doğada kendiliğinden yetişen alıçları değerlendirerek kış hazırlıklarını sürdürüyor. Dağlık alanlardan toplanan alıçlar, zahmetli işlemlerden geçirilerek geleneksel yöntemlerle marmelata dönüştürülüyor. İlçede sonbahar aylarında olgunlaşan alıçlar, vatandaşlar tarafından elle veya sırık yardımıyla toplanıyor. Kendine özgü ekşimsi tadıyla bilinen meyveler, özellikle kış aylarında tüketilmek üzere hazırlanıyor. Alıçlar Saatlerce Kaynatılıyor Dağlardan toplanan alıçlar, öncelikle ayıklanarak bol suyla yıkanıyor. Ardından büyük kazanlara alınan meyvelerin üzerini kapatacak kadar su eklenerek kaynatılıyor. Yumuşayan alıçlar blender yardımıyla ezilerek püre hâline getiriliyor. Süzgeçlerden geçirilen püre, çekirdek ve kabuklarından ayrıldıktan sonra yeniden kazanlara alınıyor. Az miktarda şeker ilave edilen karışım, yaklaşık üç saat boyunca kısık ateşte kaynatılıyor. Marmelatın istenilen kıvama ulaşması için pişirme işlemi sırasında belirli aralıklarla karıştırılması gerekiyor. Kış Sofraları İçin Kavanozlanıyor Saatler süren işlemlerin ardından kıvamını alan alıç marmelatı, kavanozlara doldurularak kış aylarında tüketilmek üzere muhafaza ediliyor. Darende’de geçmişten günümüze sürdürülen geleneksel kış hazırlıkları arasında yer alan alıç marmelatı, yöresel lezzetlerin yaşatılmasına da katkı sağlıyor. Alıç Farklı Şekillerde Değerlendiriliyor Doğal ortamda yetişen alıç, marmelatın yanı sıra meyve suyu ve çay yapımında da kullanılıyor. Antioksidan bileşikler ve lif içeren meyve, besin değeriyle de dikkat çekiyor. Kalp ve damar sağlığı üzerindeki olası etkileri bilimsel araştırmalara konu olan alıç, Darende’de geleneksel yöntemlerle işlenerek kışlık gıda olarak değerlendiriliyor. İlçede vatandaşların doğadan topladıkları ürünleri değerlendirmesi, hem aile ekonomisine katkı sağlıyor hem de yöresel mutfak kültürünün gelecek nesillere aktarılmasına yardımcı oluyor.
Malatya’nın Darende ilçesinde babasından kalan ceviz ağaçlarına gözü gibi bakan 54 yaşındaki İsmail Ateş, bu yıl yaklaşık 2 ton ürün almayı hedefliyor. Emekliliğinin ardından kendisini ceviz yetiştiriciliğine adayan Ateş, hem baba mirasını yaşatıyor hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor. Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Zaviye Mahallesi’nde ceviz hasadı heyecanı yaşanıyor. İlçede uzun yıllardır yetiştirilen ve bölge ekonomisine katkı sağlayan ceviz, üreticilerin geçim kaynakları arasında yer alıyor. Zaviye Mahallesi’nde yaşayan 54 yaşındaki İsmail Ateş de babasının yıllar önce diktiği ceviz ağaçlarına sahip çıkarak üretimi sürdürüyor. Emekli olduktan sonra zamanının büyük bölümünü bahçesinde geçiren Ateş, ceviz yetiştiriciliğini yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil, babasından kalan hatıraları yaşatmanın bir yolu olarak görüyor. Babasının Emeğini Gelecek Nesillere Taşıyor Ceviz ağaçlarının yıllar önce hayatını kaybeden babası tarafından dikildiğini anlatan Ateş, ağaçların bakımını büyük bir özenle yaptığını söyledi. Ateş, “Bu ağaçları rahmetli babam dikmişti. Babam vefat edince onun diktiği ağaçları yaşatmak ve emeğini devam ettirmek istedik. Emekli olduktan sonra biz de bu işe daha fazla zaman ayırmaya başladık. Güzel bir uğraş. Çiftçilik yapmak, ağaç yetiştirmek, meyve üretmek gerçekten insana mutluluk veriyor” dedi. Ceviz Yetiştiriciliğinde Sulamanın Önemine Dikkat Çekti Darende’de ceviz yetiştiriciliğine ilişkin bazı yanlış bilinen uygulamalar bulunduğunu ifade eden Ateş, özellikle sulamanın verim üzerindeki etkisine dikkat çekti. Bölgede ceviz ağaçlarının sulanmaması gerektiğine yönelik yaygın bir inanış olduğunu belirten Ateş, kendi tecrübelerinin bunun aksini gösterdiğini söyledi. Ateş, “Bizim memlekette ceviz ağacına su verilmez derler. Hâlbuki tam tersi, ceviz suyu seven ve su isteyen bir ağaç. Sulama ve gerekli bakım yapıldığı takdirde daha güzel verimler alınabiliyor. Taban gübresi ve yaprak gübresi gibi uygulamalar da önemli. Ceviz mutlaka su istiyor. Susuz ceviz olmuyor” ifadelerini kullandı. Bu Yıl Hedef 2 Ton Ceviz Bu sezon bahçesinden yaklaşık 1,5 ila 2 ton arasında ceviz elde etmeyi beklediğini belirten Ateş, hasat edilen ürünlerin büyük bölümünü Darende’de satışa sunacaklarını söyledi. Önceki yıllarda ilçe dışından da ceviz getirerek satış yaptıklarını anlatan Ateş, bu yıl kendi bahçelerinden elde edecekleri ürünlerle müşterilerinin taleplerini karşılamayı hedeflediklerini kaydetti. Soğuk Hava Verimi Etkiledi Sezon içerisinde yaşanan soğuk havaların ceviz verimini bir miktar olumsuz etkilediğini belirten Ateş, buna rağmen elde edilmesi beklenen ürün miktarından memnun olduklarını dile getirdi. Geçtiğimiz yıl cevizin kilogramını 250 liradan sattıklarını hatırlatan Ateş, bu sezonun satış fiyatlarının ise henüz netleşmediğini söyledi. Üretimin emek ve sabır gerektirdiğini vurgulayan Ateş, babasından kalan ağaçları yaşatmaya devam edeceğini belirterek yeni hasat sezonunun tüm üreticiler için bereketli geçmesini temenni etti.
Malatya’nın Kuluncak ilçesinde geç çiçek açan kayısı ağaçları, Eylül ayının son günlerinde meyve vermeye devam ediyor. Nisan ayında yaşanan zirai dondan etkilenmediği belirtilen ağaçların yaygınlaştırılması için çalışma yapılması isteniyor.
Yaş sebze ve meyve fiyatlarını manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları iddiasıyla 41 dağıtıcı firmanın 41 yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturma kapsamında 22 ilde 109 adrese eş zamanlı arama başlatıldı.
Malatya’nın Darende ilçesinde 1990’lı yıllarda başlayan bilimsel çalışmalar sonucu keşfedilen ve 2019 yılında tescil edilerek Millî Çeşit Listesi’ne giren Zengibar Cevizi; 23,45 gram meyve ağırlığı, yüzde 52 iç randımanı ve yüzde 68,1’e ulaşan yağ oranıyla dikkat çekiyor. Yüksek kalite değerleriyle öne çıkan yerli çeşit için fidan üretimi ve markalaşma çalışmalarının artırılması hedefleniyor.
Malatya’nın Darende ilçesinde meyve veren elma ağaçlarının Ağustos ayında yeniden çiçek açması şaşkınlığa neden oldu. Bahçe sahibi, yıllardır üretim yaptığını ancak ilk kez böyle bir durumla karşılaştığını söyledi.
Malatya’nın Battalgazi ve Kale ilçelerinde çıkan anız yangınları itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı. Kale ilçesindeki yangında yaklaşık 50 dekar alan ile çok sayıda kayısı ve meyve ağacı zarar gördü.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, zirai donun ardından yeniden verime kavuşan Malatya’da kayısı hasadına katıldı. Geçen yıl ürün alınamayan bahçede bu yıl üreticilerle birlikte kayısı toplayan Yumaklı, “Devlet olarak üreticimizin yanında durduk, bugün bunun karşılığını görüyoruz.” dedi.
Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu, yeni dönem ilk toplantısını Malatya’da gerçekleştirdi. Toplantıda kayısı ihracatının geleceği, yeni sezon hedefleri, lisanslı depoculuk ve ihracatta yaşanan sorunlar masaya yatırıldı.
Pütürge ilçesinde çıkan yangında 2 ev ile yaklaşık 20 dönümlük meyve bahçesi ve ormanlık alan zarar gördü. Ekiplerin yoğun müdahalesiyle alevlerin çevredeki evler ile geniş ormanlık alana sıçraması önlendi.
Darende’nin Kaldırım Mahallesi’nde aynı elma ağacında olgunlaşan meyvelerin yanı sıra yeniden açan çiçekler görenleri şaşırttı. Nadir görülen doğa olayı vatandaşların ilgisini çekti.
Başta kuru kayısı olmak üzere kuru meyve ve bitkisel ürünlerde prestij marka olan The Luvian, yurtiçi piyasası olmak üzere yurtdışı pazarında da beğeniyle adından söz ettiriyor.
Sitemizin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. İzin verirseniz
ziyaret istatistikleri ve ilgi alanınıza uygun reklam gösterimi için de
çerez kullanmak istiyoruz. Tercihinizi dilediğiniz zaman
Çerez Ayarları'ndan değiştirebilirsiniz.
Ayrıntı için Çerez Politikası ve Aydınlatma Metni.
Zorunlu Çerezler
Oturum, güvenlik ve tercihlerinizin hatırlanması için gereklidir. Bu çerezler olmadan site çalışmaz, bu yüzden kapatılamaz.
Analitik Çerezler
Hangi haberlerin okunduğunu ve sitenin nasıl kullanıldığını anlamamızı sağlar. Toplu istatistik üretilir, kimliğiniz tespit edilmez.
Reklam Çerezleri
Reklamların ilgi alanınıza uygun seçilmesi ve aynı reklamın tekrar tekrar gösterilmemesi için kullanılır.