Medya Malatya
Medya Malatya

“Ekonomik” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
GENEL

Sami Er: “Malatya’nın 100 Yıllık Su İhtiyacını Güvence Altına Alacağız”

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’da 35 milyar liralık altyapı, 4 milyar liralık spor yatırımı gerçekleştirdiklerini belirterek, 70 milyon avroluk kaynakla kentin 100 yıllık içme suyu ihtiyacını güvence altına almayı hedeflediklerini söyledi.   Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen 8. Geleneksel Malatya Tanıtım Günleri’nde yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da yürütülen yeniden inşa çalışmalarını ve hayata geçirilen yatırımları değerlendirdi. Malatya Dernekler Federasyonu (MADEF) tarafından Malatya Valiliği ve Malatya Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle gerçekleştirilen programa Malatya Valisi Seddar Yavuz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç, MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz, siyasi parti temsilcileri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları ile dernek ve oda başkanları katıldı.   “Sadece yaraları sarmadık, geleceğin Malatya’sını inşa ettik” Malatya’nın deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde önemli mesafe katettiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, çalışmaların yalnızca yıkılan binaların yerine yenilerinin yapılmasıyla sınırlı olmadığını söyledi. Er, “Biz sadece depremin yaralarını sarmadık. Biz geleceğin Malatya’sını inşa ettik. Malatya yeniden ayağa kalktı ve daha da güzelleşti.” dedi. Yeniden inşa sürecinde devlet-millet dayanışmasının belirleyici olduğunu vurgulayan Er, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın deprem bölgesindeki çalışmaları yakından takip ettiğini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un da Malatya’daki projelere önemli destek sağladığını ifade etti.   Tek merkezli şehir yapısı değişiyor Malatya’nın şehircilik anlayışını yeniden şekillendirdiklerini dile getiren Er, tek merkezli yerleşim modelinden çok merkezli bir şehir yapısına geçiş için çalıştıklarını belirtti. Kernek, Kışla, İnönü, Fuzuli ve Çarmuzu bölgelerinde yürütülen projelerle yeni yaşam ve ticaret alanları oluşturulduğunu aktaran Er, çevre yolları, kuşak yolları ve geniş ulaşım akslarıyla kentin ulaşım altyapısının güçlendirildiğini söyledi. Başkan Er, Malatya’nın ulaşım geleceği açısından önem taşıyan raylı sistem projesinin de onaylandığını açıkladı.   35 milyar liralık altyapı yatırımı Malatya’nın uzun yıllardır kullanılan altyapı sistemlerinin yenilendiğini belirten Er, yaklaşık 35 milyar liralık altyapı yatırımı gerçekleştirdiklerini ifade etti. Yatırımların önemli bölümünün yer altında yürütüldüğüne dikkati çeken Er, içme suyu, kanalizasyon ve çevre altyapısının modern standartlara kavuşturulması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Atık suların arıtılmadan doğaya bırakılmaması hedefiyle büyük ölçekli biyolojik arıtma tesisi yatırımını hayata geçirdiklerini belirten Er, çevre yatırımlarının gelecek nesiller açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.   70 milyon avroluk projeyle 100 yıllık su hedefi Malatya’nın gelecekte karşılaşabileceği su sıkıntısına karşı önemli bir projeyi başlattıklarını açıklayan Er, 70 milyon avroluk kaynak temin edildiğini söyledi. Proje kapsamında Fırat Havzası’ndan alınacak suyun arıtılarak kentin kullanımına sunulacağını belirten Er, bu yatırımla Malatya’nın 100 yıllık içme suyu ihtiyacını güvence altına almayı hedeflediklerini ifade etti.   Spor ve kültüre milyarlık yatırım Malatya’nın yalnızca fiziki olarak değil, sosyal ve kültürel açıdan da yeniden ayağa kaldırıldığını belirten Er, kent genelinde 4 milyar liralık spor yatırımı gerçekleştirdiklerini söyledi. Vatandaşların evlerinden beş dakika yürüme mesafesinde spor salonlarına, sosyal tesislere ve kütüphanelere ulaşabileceği bir şehir hedeflediklerini ifade eden Er, bölgenin en büyük yeni nesil akıllı kütüphanelerinden birini hizmete kazandırdıklarını ve 13 yeni kütüphane daha yaptıklarını kaydetti. Er, kitap fuarları, festivaller ve kültürel organizasyonlarla bu tesislerin yaşayan sosyal merkezlere dönüştürülmesini amaçladıklarını belirtti.   “Malatya’nın yeni yüzünü görmeye gelin”   İstanbul’da yaşayan Malatyalılara memleketlerini ziyaret etmeleri çağrısında bulunan Başkan Er, kentin her alanda değişim geçirdiğini söyledi. Er, “Artık şehrimizin hiçbir noktasını geride bırakmadan daha nezih ve yaşanabilir bir Malatya oluşturuyoruz. Her alanda farklı bir Malatya göreceksiniz. Ailelerinizi, dostlarınızı alın, bir hafta sonunuzu Malatya’da geçirin. Niyazi Mısri’nin Malatya’sının nasıl bir gülistana dönüştüğünü hep birlikte görün. Yıllardır özlediğiniz sokaklarda yeniden yürüyün. Malatya’nın dününü hatırlarken bugününe ve yarınına birlikte tanıklık edelim. Çünkü Malatya sadece bizim doğduğumuz şehir değil; hatıralarımızın, çocukluğumuzun, dostluklarımızın ve ortak kaderimizin adıdır. Bizim bu ortak hikâyeyi satır satır yeniden nasıl yazdığımıza siz de şahitlik edin. Malatya yeniden ayağa kalktı, yeniden güzelleşiyor, yeniden hayat buluyor. Malatya sizi özlemle, sevgiyle ve yepyeni yüzüyle bekliyor.” diye konuştu.   Vali Yavuz: “Geleceğin şehirlerini inşa ettik” Malatya Valisi Seddar Yavuz da deprem sonrası yürütülen çalışmaların kentin geleceği açısından önemli olduğunu belirterek, “Biz deprem konutları yapmadık, geleceğin şehirlerini inşa ettik. Çocuklarımıza ve torunlarımıza modern, güvenli ve afetlere dirençli bir Malatya bıraktık.” dedi. Malatya’nın yeniden inşa sürecinin ardından ekonomik ve ticari gelişimine odaklanılması gerektiğini ifade eden Yavuz, “Muhteşem bir Malatya inşa ettik. Şimdi bu şehrin tanıtımını yaparak yalnızca Malatyalı hemşehrilerimizi değil, bütün milletimizi Malatya’ya davet ediyoruz. Her birimizin Malatya markasını parlatmak için sorumluluk alması gerekiyor. Bundan sonraki önceliğimiz Malatya’nın ekonomisini büyütmek ve ticaretini geliştirmek.” ifadelerini kullandı. Bakan Yardımcısı Yılmaz’dan teşekkür   Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz ise Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un selamlarını ileterek, Malatya’nın tarihi ve kültürel değerleriyle Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Bakanlık olarak kentin kültürel mirasının korunması ve uluslararası alanda tanıtılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Yılmaz, yaklaşık altı ay önce gerçekleştirdiği ziyaretle son ziyaretindeki değişime dikkati çekti. Deprem sonrası yeniden yapılanma çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getiren Yılmaz, Malatya Valisi Seddar Yavuz ile Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e teşekkür etti.   Dalkılıç: “Malatya yaralarını sarıyor” AK Parti İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç da Malatya’nın deprem sonrası toparlanma sürecine değinerek, “Bugün yaraların bir bir sarıldığı, hüzün gözyaşlarının sevinç gözyaşlarına dönüştüğü bir Malatya’yı hep birlikte görüyoruz.” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Malatya’ya verdiği öneme değinen Dalkılıç, Malatyalıların da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güçlü destek verdiğini belirtti. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in çalışmalarını da değerlendiren Dalkılıç, kentin yeniden ayağa kaldırılması için ortaya konulan gayretin takdir edilmesi gerektiğini söyledi.   Stantların yüzde 60’ı Malatyalı esnaftan MADEF Genel Başkanı Yılmaz Durmuş ise organizasyonun Malatya’nın tanıtımı ve İstanbul’daki hemşehrilerin buluşturulması açısından önemli olduğunu ifade etti. Tanıtım günlerinde Malatyalı esnafa öncelik verdiklerini belirten Durmuş, etkinlik alanındaki esnafın yaklaşık yüzde 60’ının Malatyalılardan oluştuğunu söyledi. Durmuş, organizasyona destek veren kurumlara teşekkür ederek, Malatya Büyükşehir Belediyesinin yeniden yapılanma sürecindeki çalışmalarının önemli emek gerektirdiğini kaydetti. Programın ardından Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İstanbul Valisi Davut Gül ve Malatya Valisi Seddar Yavuz ile birlikte tanıtım alanında kurulan stantları ziyaret ederek esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.

dün 24
GENEL

Vali Yavuz: “Malatya’ya İkincilik Yakışmaz”

İstanbul’da düzenlenen 8. Geleneksel Malatya Tanıtım Günleri’nde konuşan Malatya Valisi Seddar Yavuz, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarına dikkat çekerek, “Biz sadece deprem konutları yapmadık, geleceğin şehirlerini inşa ettik. Malatya liderler şehridir. Malatya’ya ikincilik yakışmaz.” dedi.   Malatya’nın tarihî, kültürel ve turistik değerleri ile yöresel zenginliklerinin tanıtılması amacıyla İstanbul Atatürk Havalimanı etkinlik alanında düzenlenen 8. Geleneksel Malatya Tanıtım Günleri, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa Malatya Valisi Seddar Yavuz, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Coşkun Yılmaz, İstanbul Milletvekili Halis Dalkılıç, İstanbul Valisi Davut Gül, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya Dernekler Federasyonu (MADEF) Genel Başkanı Yılmaz Durmuş, ilçe belediye başkanları, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Malatya’nın köklü tarihinin, kültürel mirasının, yöresel lezzetlerinin ve turizm potansiyelinin tanıtıldığı etkinlikte, İstanbul’da yaşayan Malatyalılar da hemşehrileriyle bir araya gelme fırsatı buldu.   “Deprem sonrası geleceğin Malatya’sını inşa ettik”   Programda konuşan Malatya Valisi Seddar Yavuz, 6 Şubat 2023 depremlerinin Türkiye’nin karşılaştığı en büyük felaketlerden biri olduğunu belirterek, devlet ve millet dayanışmasıyla önemli bir yeniden inşa sürecinin yürütüldüğünü söyledi. Depremlerin milyonlarca insanı etkilediğini ifade eden Yavuz, “6 Şubat depremleri, aziz milletimizin ve devletimizin karşılaştığı en büyük sınamalardan biri olmuştur. Milyonlarca insanımızın etkilendiği, umutların sarsıldığı büyük bir felaket yaşadık. Ancak milletimiz, bir kez daha büyüklüğünü; devletimiz de gücünü ve kudretini ortaya koymuştur.” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Malatya’nın yeniden ayağa kaldırılması için kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü kaydeden Yavuz, “Valiliğimiz, milletvekillerimiz, belediyelerimiz, kamu kurumlarımız ve tüm Malatya ailesi olarak ellerimizi ve gönüllerimizi birleştirdik. Hemşehrilerimizin yaralarını sarmak için gece gündüz çalıştık.” ifadelerini kullandı.   “Üç ayda 400 hektarlık alanı boşalttık” Deprem sonrası gerçekleştirilen çalışmaların büyüklüğüne dikkat çeken Vali Yavuz, yalnızca konut ve iş yeri yapımına odaklanılmadığını, Malatya’nın geleceğini şekillendirecek bir şehircilik anlayışının benimsendiğini belirtti. Yavuz, “Üç ay gibi kısa bir sürede 400 hektarlık alanı boşalttık. Konutlarımızı, iş yerlerimizi ve kırsal yerleşimlerimizi yeniden inşa ettik. Ancak özellikle vurgulamak istiyorum: Biz sadece deprem konutları yapmadık, geleceğin şehirlerini inşa ettik. Çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakacağımız, modern, güvenli ve afete dirençli bir Malatya ortaya koyduk.” diye konuştu. Yeniden inşa sürecindeki başarının ortak bir çalışmanın ürünü olduğunu vurgulayan Yavuz, bu süreçte kamu kurumlarının, yerel yönetimlerin ve vatandaşların dayanışma içerisinde hareket ettiğini ifade etti.   “Artık Malatya’nın ekonomisini büyütme zamanı” Malatya’nın fiziksel olarak yeniden inşa edilmesinin ardından ekonomik, ticari ve kültürel kalkınmanın ön plana çıkarılması gerektiğini dile getiren Vali Yavuz, kentin sahip olduğu potansiyelin Türkiye genelinde daha güçlü şekilde tanıtılmasının önemine değindi. Yavuz, “Bu başarı aziz milletimizin, güçlü devletimizin ve dayanışma içerisinde çalışan tüm kurumlarımızın başarısıdır. Artık Malatya’nın ekonomisini büyütme, ticaretini geliştirme, kültürel ve turistik değerlerini daha geniş kitlelere tanıtma zamanıdır. Malatya Tanıtım Günleri’ne de bu anlayışla büyük önem veriyoruz. Amacımız, yeniden inşa ettiğimiz Malatya’nın tarihini, kültürünü, turizmini ve ekonomik potansiyelini bütün Türkiye’ye tanıtmaktır.” dedi.   “Savunma sanayisinde önemli yatırımları hedefliyoruz” Malatya’nın bölgesel kalkınmada daha güçlü bir konuma ulaşmasını hedeflediklerini belirten Yavuz, özellikle teknoloji ve sanayi yatırımlarına ağırlık verileceğini söyledi. Kentin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin önemli cazibe merkezlerinden biri hâline getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Yavuz, “Malatya’yı Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun cazibe merkezi hâline getirmek için kültür, sanat, spor, ticaret ve sanayi alanlarında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle orta ve yüksek teknoloji ile savunma sanayisinde önemli yatırımları hayata geçirmeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.   “Malatya liderler şehridir, ikincilik yakışmaz” Konuşmasında Malatya’nın Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve bilimsel hayatına önemli isimler kazandırdığını da vurgulayan Vali Yavuz, kentin geçmişten gelen birikimiyle daha büyük hedeflere ulaşabilecek güce sahip olduğunu belirtti. Yavuz, “Malatya liderler şehridir. Malatya’ya ikincilik yakışmaz. İki Cumhurbaşkanı, iki Başbakan yetiştirmiş; bilim insanlarıyla, iş insanlarıyla ve siyasetçileriyle ülkemize önemli katkılar sunmuş güçlü bir şehirden bahsediyoruz.” dedi. Malatya’nın geleceğine ilişkin umutlu olduğunu dile getiren Yavuz, birlik ve beraberlik mesajı vererek, “İnanıyorum ki birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde Malatya’mızı çok daha güzel yarınlara taşıyacağız. Bizim en büyük gücümüz, milletimizin dayanışması ve devletimize duyduğu güvendir.” diye konuştu. Vali Yavuz, konuşmasının sonunda Malatyalılara teşekkür ederek, “Şahsıma gösterdikleri teveccüh ve desteklerinden dolayı tüm Malatyalı hemşehrilerime şükranlarımı sunuyorum. Malatya Tanıtım Günleri’nin başarılı geçmesini gönülden diliyor, tüm vatandaşlarımızı Malatya’mızın güzelliklerini yerinde görmeye davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.   Malatya’nın yöresel zenginlikleri İstanbul’da tanıtıldı   Konuşmaların ardından Vali Seddar Yavuz, etkinlik alanında kurulan stantları ziyaret ederek Malatya’ya özgü yöresel ürünleri, el sanatlarını ve kültürel değerleri inceledi. Stant görevlileriyle sohbet eden Yavuz, yürütülen tanıtım faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Malatya’nın kültürel mirasının, geleneksel mutfağının ve turistik değerlerinin ziyaretçilerle buluşturulduğu 8. Geleneksel Malatya Tanıtım Günleri, İstanbul’da yaşayan Malatyalıların ve vatandaşların yoğun katılımıyla tamamlandı.

dün 413
EKONOMİ

ANESİAD Malatya’da Doğaner Güven Tazeledi

Anadolu Neferleri İşadamları Derneği (ANESİAD) Malatya Şubesi’nin 6. Olağan Genel Kurulu’nda mevcut başkan Mehmet Emin Doğaner, delegelerin oy birliğiyle yeniden başkanlığa seçildi. Doğaner, yeni dönemde Malatya’nın ekonomik toparlanmasına katkı sunacak projelere ağırlık vereceklerini belirterek, “Önce Ahlak, Sonra Ticaret” anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.   Anadolu Neferleri İşadamları Derneği (ANESİAD) Malatya Şubesi’nin 6. Olağan Genel Kurulu, dernek merkezinde gerçekleştirildi. İş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getiren genel kurulda mevcut başkan Mehmet Emin Doğaner, oy birliğiyle yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeledi. Genel kurula ANESİAD Genel Başkanı Ahmet Demir, Genel Başkan Yardımcısı Nihat Arkın, Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, MİAD Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Alçık, DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, ASKON Malatya Şube Başkanı Aydın Apak ve çok sayıda delege katıldı.   “Ticaret bizim için bir medeniyet hareketidir” Genel kurulda konuşan ANESİAD Malatya Şube Başkanı Mehmet Emin Doğaner, derneğin yalnızca iş insanlarını bir araya getiren bir yapı olmadığını, aynı zamanda ahlaki değerleri ve toplumsal sorumluluğu esas alan bir anlayışla faaliyet gösterdiğini söyledi. Ticaretin sadece ekonomik kazanç üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Doğaner, “ANESİAD, gücünü bu toprakların kadim ahlakından, ahilik kültüründen ve helal kazanç düsturundan alan bir medeniyet hareketidir. Bizim için ticaret; dürüstlüktür, adalettir, paylaşmaktır ve en önemlisi bu şehre hizmet etmektir.” dedi.   “Malatya’yı ekonomik olarak yeniden ayağa kaldıracağız”   6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın ekonomik ve ticari hayatında yaşanan zorluklara dikkat çeken Doğaner, kentin yeniden toparlanma sürecinde iş dünyasına önemli sorumluluklar düştüğünü ifade etti. Malatya’nın üretim, istihdam ve ticaret kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Doğaner, “Kayısı kokulu bu aziz şehir, tarih boyunca her zorluktan küllerinden yeniden doğarak çıkmayı başarmıştır. Genel kurulumuzun en büyük gayesi Malatya’mızı ekonomik olarak yeniden ayağa kaldırmak, esnafımızın kepengini daha güçlü açmasını sağlamak ve sanayicimizin üretim çarklarını eskisinden daha hızlı döndürmektir.” diye konuştu. Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinin yalnızca fiziki yatırımlarla sınırlı kalmaması gerektiğine işaret eden Doğaner, esnafın, sanayicinin ve girişimcilerin desteklenmesinin kent ekonomisinin geleceği açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.   Haksız kazanca karşı net mesaj   Son dönemde kamuoyunun gündemine gelen fon vurgunlarına da değinen Doğaner, ticari faaliyetlerde güven ve dürüstlük ilkelerinin vazgeçilmez olduğunu söyledi. Hile, usulsüzlük ve haksız kazanç üzerinden oluşturulan hiçbir yapının yanında olmayacaklarını vurgulayan Doğaner, ANESİAD’ın meşru ve helal kazancın savunucusu olmaya devam edeceğini belirtti. İş dünyasında güven ortamının korunmasının ekonomik istikrar açısından önemli olduğunu ifade eden Doğaner, ahilik kültüründen gelen ticaret anlayışını gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini dile getirdi.   İŞKUR ve KOSGEB iş birliğiyle eğitimler yeniden başlayacak Yeni döneme ilişkin hedeflerini de açıklayan Doğaner, Malatya’da esnaf, sanayici ve genç girişimciler arasında daha güçlü bir iş birliği ağı oluşturacaklarını söyledi. Özellikle gençlerin girişimcilik alanında desteklenmesine önem vereceklerini belirten Doğaner, “Önce Ahlak, Sonra Ticaret” ilkesi doğrultusunda genç girişimcilere rehberlik etmeyi sürdüreceklerini ifade etti. Doğaner, istihdamın artırılması ve nitelikli iş gücünün geliştirilmesi amacıyla İŞKUR ve KOSGEB iş birliğinde sertifikalı eğitim programlarını yeniden başlatmayı hedeflediklerini açıkladı. Kamu kurumları, meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütleriyle koordinasyon içerisinde hareket edeceklerini kaydeden Doğaner, Malatya’nın ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak her türlü ortak çalışmaya destek vermeye hazır olduklarını belirtti.   Doğaner oy birliğiyle yeniden başkan seçildi Konuşmaların ardından gerçekleştirilen genel kurulda mevcut başkan Mehmet Emin Doğaner, delegelerin tamamının oyunu alarak yeniden ANESİAD Malatya Şube Başkanlığına seçildi. Yeni dönemde de derneğin kurumsal yapısını güçlendirmeyi ve Malatya iş dünyasının sorunlarına çözüm üretmeyi hedefleyen Doğaner, kendisine duyulan güven dolayısıyla üyelere teşekkür etti. Genel kurul, plaket takdimi ve katılımcıların toplu fotoğraf çektirmesinin ardından sona erdi.

dün 22
POLİTİKA

Saadet Partisi Yeşilyurt Kongresi’nde Ekonomi ve “Fon” Eleştirileri

Saadet Partisi Yeşilyurt İlçe Kongresi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Nihat Şahin başkanlığında tek listeyle gidilen kongrede konuşan İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, kamuoyunda tartışılan fon işlemleri ile 2027 yılı bütçesini eleştirirken, Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan ise ekonomik kriz, belediyelerin borç yükü ve faiz politikaları üzerinden iktidara tepki gösterdi.   Saadet Partisi Yeşilyurt İlçe Kongresi, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde partililer ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Nihat Şahin başkanlığında tek listeyle gidilen kongreye Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan, parti yöneticileri, ilçe başkanları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve partililer katıldı. Kongrede gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bülent Kaya, Türkiye’nin uzun süredir ekonomik ve siyasi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, kamuoyunda tartışılan fon işlemlerinin yalnızca ekonomik değil siyasi boyutunun da bulunduğunu savundu.   Kaya: Fon meselesi münferit değil   Fonlarla ilgili yaşanan süreci “fon vurgunu” olarak nitelendiren Kaya, söz konusu olayın birkaç kişinin bireysel tercihiyle açıklanamayacağını ileri sürdü. Kaya, “Ülkemizin ana gündemlerinden bir tanesi bu fon meselesi. Keşke daha güzel gündemleri konuşabilseydik ancak uzun zamandır maalesef olumsuz gündemleri konuşmak durumunda kalıyoruz. Bu fon krizinin iki büyük boyutu var. Birinci boyutu ekonomik büyüklüğü, ikincisi ise siyasi boyutu ve siyasi büyüklüğü” dedi. Söz konusu ekonomik büyüklüğün yaklaşık 25 milyar dolar olduğunu öne süren Kaya, rakamın boyutunu Malatya’nın kayısı ihracatı üzerinden örneklendirdi. Kaya, “Malatya’mızın en önemli ekonomik kalemlerinden bir tanesi kayısı. Yaklaşık 250 milyon dolarlık yıllık ihracattan bahsediyoruz. 25 milyar doların ne kadar büyük bir rakam olduğunu buradan da anlamak mümkün” ifadelerini kullandı. Yaşanan sürecin sermaye piyasalarında güven kaybına neden olduğunu savunan Kaya, bunun Türkiye’nin gelecekteki borçlanma maliyetlerini de artırabileceğini söyledi. Kaya, “Borsalarımız bir güven aşınmasına uğradığı için önümüzdeki günlerde borcu çevirmek için daha az para geleceğini, gelen paranın da daha yüksek faizle geleceğini düşündüğümüzde ekonomik kayıpların daha ağır sonuçları olacağını görüyoruz” diye konuştu.   “Organize bir düzenle karşı karşıyayız”   İktidar temsilcilerinin yaşananları bireysel yatırım tercihleri üzerinden değerlendirdiğini savunan Kaya, buna katılmadığını belirterek şunları söyledi: “İktidar partili yetkililere sorarsanız birkaç muhterisin, birkaç para hırsı olan kişinin yaptığı münferit ve bireysel bir vaka olarak görmemiz arzu ediliyor. Oysa keşke birkaç münferit kişinin yaptığı bir olay olsaydı. Ne ekonomik büyüklüğü bu kadar olurdu ne de sonuçları bu kadar ağır olurdu. Biz bunun organize ve örgütlü bir yapının sonucu olduğunu düşünüyoruz.” Kaya, fonlara yatırım yaptığı belirtilen bazı siyasetçilerin isimlerini de gündeme getirerek, yaşananların yalnızca yatırımcıların “para hırsıyla” açıklanamayacağını savundu.   Kaya’dan savunma anlaşması eleştirisi   Konuşmasında İslam ülkeleri arasındaki savunma iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kaya, prensip olarak İslam ülkeleri arasındaki dayanışmayı desteklediklerini ancak Türkiye’yi doğrudan askeri yükümlülük altına sokabilecek düzenlemelerin TBMM’de ayrıntılı biçimde tartışılması gerektiğini söyledi. Kaya, “Biz sadece ambalajlanmış işlerin ambalajına bakamayız. İçeriğinde ne olduğunu da değerlendirmek zorundayız. Bir ülkeye saldırı olduğunda Türkiye otomatik olarak savaşa mı girecek? Bunların açık şekilde tartışılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Türk askerinin başka ülkelere gönderilmesini gerektirebilecek düzenlemelerde TBMM’nin devre dışı bırakılamayacağını belirten Kaya, Meclis iradesinin korunması gerektiğini kaydetti.   “Bütçe büyüyor, faiz artıyor”   2027 yılı bütçesine de değinen Kaya, bütçe büyüklüğünün artmasına rağmen emekli, çiftçi, memur ve sosyal yardım alan kesimlerin bütçeden aldığı payın azaldığını savundu. Kaya, “2025 bütçesinde gider yaklaşık 14 trilyon 700 milyar liraydı. 2026’da 19 trilyon lirayı aştı, 2027 bütçesinde ise 27 trilyon lirayı aşan bir büyüklükle karşı karşıyayız. Bütçe büyüyor ancak emeklinin payı azalıyor, tarım ve hayvancılığın payı azalıyor, sosyal yardımların payı azalıyor, devlet memurlarının aldığı pay azalıyor. Ne artıyor? Faiz” dedi. Faiz giderlerindeki artışı eleştiren Kaya, “2027 bütçesinde yaklaşık 3 trilyon 975 milyar liralık faiz giderinden bahsediliyor. Vergiler de artıyor. Önümüzdeki günlerde bütçe görüşmelerinde bunları gündeme getirecek ve muhalefet şerhimizi ortaya koyacağız” ifadelerini kullandı. Saadet Partisi’nin iktidar eleştirisini yalnızca siyasi polemik amacıyla yapmadığını belirten Kaya, partilerinin Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretmek amacıyla çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.   Paşahan: Çok kötü bir dönemden geçiyoruz   Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan ise kongrede yaptığı konuşmada ekonomik koşullar, gençlerin yaşadığı sorunlar ve toplumsal yapıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Paşahan, “Çok kötü bir dönemden geçiyoruz. Maalesef gençlerimiz bunalımda, aileler perişan. Büyük bir insanlık buhranının içerisindeyiz. Kime dokunsanız feryat ediyor. Öğrencisi, öğretmeni, asgari ücretlisi, emeklisi, esnafı, çiftçisi; herkesin ciddi sorunları var” dedi. Ekonomik sorunların yanı sıra toplumsal ve siyasi sorunların da arttığını savunan Paşahan, Saadet Partisi teşkilatlarının “yaşanabilir bir Türkiye ve Malatya” hedefiyle çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Paşahan, “Bir taraftan derin ekonomik krizler, bir taraftan ahlaki sorunlar, diğer taraftan siyasi krizler ve entrikalar var. Gerçekten ciddi bir tabloyla karşı karşıyayız. Biz de insanlığın kurtuluşu, yaşanabilir bir Malatya, yeniden büyük Türkiye ve yeni bir dünya hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.   Büyükşehir’in borçlarına dikkat çekti   Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin borçlarını da gündeme getiren Paşahan, belediyelerin yüksek faiz yükü altında bulunduğunu savundu. Paşahan, “Sadece vatandaş mı borçlu? Hayır. Belediyeler de borçlu, devlet de borçlu. Malatya Büyükşehir Belediyesi’nden bahsetmek gerekirse, 2 milyar liradan fazla faiz borcu olduğunu zaman zaman gündeme getiriyoruz. Belediye yüksek faizle borçlanıyor, bu borcu kapatmak için de vatandaşın üzerine yeni yükler geliyor” dedi. Kamu varlıklarının özelleştirilmesini de eleştiren Paşahan, geçmiş yıllarda liman, fabrika ve çeşitli kamu işletmelerinin satıldığını, buna rağmen borç ve faiz yükünün sona ermediğini savundu. Paşahan, şöyle devam etti: “Devlet bir taraftan kamu kurumlarındaki stratejik yerleri, limanları ve fabrikaları sattı. Buna rağmen borç kapanmadı. Bu sefer vergilerle ve cezalarla vatandaşın sırtına yeni yükler getiriliyor. Biz bu gidişe ve bu ekonomik sisteme itiraz ediyoruz.” “Faizsiz ekonomik model istiyoruz” Milli Görüş hareketinin faizsiz ekonomik model önerisini hatırlatan Paşahan, ekonomik sistemde köklü değişiklik gerektiğini söyledi. Paşahan, “Erbakan Hocamız ne diyordu? Faizsiz bir ekonomik modeli inşa edeceğiz diyordu. Adil bir ekonomik düzeni inşa etmek mecburiyetindeyiz. Çocuklarımız ve gençlerimiz için bu mücadeleyi yürütmek zorundayız” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişte de yüksek enflasyon ve ekonomik krizlerle mücadele ettiğini belirten Paşahan, AK Parti iktidarının yaklaşık çeyrek asırlık döneminin ardından ekonomik sorunların devam ettiğini savundu.   “Malatya’nın sesi olacağız”   Paşahan, ekonomik krizin önümüzdeki dönemde daha da derinleşebileceğini ileri sürerek, Saadet Partisi’nin Malatya’da saha çalışmalarını artıracağını söyledi. “Bizler Malatya’nın sesiyiz” diyen Paşahan, “Gündemi inşallah bizler belirleyeceğiz. Halkımız için gece gündüz demeden çalışacağız. Bu kongrenin en büyük hayırlara ve zaferlere vesile olmasını temenni ediyorum” dedi. Kongrede tek listeyle seçime gidilirken, Nihat Şahin başkanlığındaki liste delegelerin oyuna sunuldu.  

2 gün önce 21
GENEL

Arapgir Belediyesinde Sayıştay Depremi: Kasada 102 Bin TL, 70 Milyon TL Kısa Vadeli Yükümlülük!

Sayıştay Başkanlığının Arapgir Belediyesi 2025 Yılı Denetim Raporu, belediyenin ihale işlemleri, taşınmaz yönetimi, personel harcamaları ve mali kayıtlarındaki ciddi eksiklikleri ortaya çıkardı. Raporda 294 taşınmazın değerinin belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmadığı, 131 taşınmazın pazarlık usulüyle kiraya verildiği ve kiralama işlemlerinde kesin teminat alınmadığı tespit edildi.   Sayıştay Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Ekim 2026'da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Malatya Arapgir Belediyesi 2025 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu, belediyenin mali yapısı ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin çarpıcı bulguları gözler önüne serdi. 51 sayfalık raporda, mali tabloların güvenilirliğini etkileyen 5, mevzuata aykırılıklar ve idari işlemlerle ilgili 13 olmak üzere toplam 18 ayrı bulguya yer verildi. Denetimde özellikle doğrudan temin işlemleri, taşınmaz kiralamaları, belediye şirketlerine yapılan ödemeler ve tahsil edilemeyen kamu gelirleri öne çıktı.   İhalelerde 113 Milyon Lirayı Aşan Sınır İhlali   Sayıştay denetiminin en dikkat çekici bulgularından biri, belediyenin doğrudan temin ve ilgili pazarlık usulü kapsamındaki harcamaları oldu. Rapora göre 2025 yılında bu kapsamda 28 milyon 603 bin liralık mal alımı, 82 milyon 672 bin liralık hizmet alımı ve 15 milyon 999 bin liralık yapım işi gerçekleştirildi. Söz konusu işlemlerin yıllık bütçede ilgili harcama kalemleri için ayrılan ödeneklerin yüzde 10'unu Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan aştığı tespit edildi. Mal alımlarında yüzde 10'luk sınırın 25 milyon 622 bin lira, hizmet alımlarında 73 milyon 636 bin lira, yapım işlerinde ise 14 milyon 122 bin lira aşıldığı belirlendi. Üç kalemdeki toplam sınır aşımı 113 milyon 381 bin 252 liraya ulaştı.   Sayıştay, Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü alınmadan gerçekleştirilen sınır aşımı işlemlerinin mevzuata aykırı olduğunu belirterek belediyenin satın alma süreçlerini yasal sınırlara uygun yürütmesi gerektiğini vurguladı.   Akaryakıt Ve Yapım İşleri Parçalara Bölündü   Denetim raporunda belediyenin bazı ihtiyaçlarını ihale yapmak yerine doğrudan temin sınırlarının altında kalacak şekilde parçalara bölerek karşıladığı da tespit edildi.   Sayıştay, akaryakıt alımı, yol bakım ve onarım çalışmaları, inşaat malzemesi alımları ve taş duvar yapımı gibi işlerin aynı yüklenicilerden kısımlara bölünerek satın alındığını belirledi.   Raporda, aynı nitelikteki ihtiyaçların parasal sınırların altında kalmak amacıyla bölünmesinin Kamu İhale Kanunu'nun rekabet, saydamlık ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerine aykırı olduğu ifade edildi.   Belediye yönetimi ise bundan sonraki süreçte alımların mevzuata uygun yürütülmesi konusunda gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi.   131 Taşınmaz Pazarlık Usulüyle Kiraya Verildi   Sayıştayın bir diğer önemli tespiti belediyeye ait taşınmazların kiralanmasıyla ilgili oldu. Denetçiler, Arapgir Belediyesine ait 131 taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51'inci maddesinin (g) bendi kapsamında pazarlık usulüyle kiraya verildiğini belirledi. Raporda, söz konusu pazarlık usulünün belediyenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar için uygulanamayacağına dikkat çekildi. Belediye, kiracıların büyük bölümünün 25-30 yıldır aynı taşınmazları kullandığını, yeni ihale süreçlerinin hizmetlerde aksamalara neden olabileceğini ve bazı kiracıların taşınmazlara yatırım yaptığını savundu.   Sayıştay ise belediyeye ait taşınmazların kiralanmasında rekabetin sağlanması ve mevzuatta öngörülen açık veya kapalı teklif usullerinin uygulanması gerektiğini bildirdi.   131 Kiralama İhalesinde Kesin Teminat Alınmadı   Sayıştay raporunda aynı 131 taşınmazın kiralanması sırasında bir başka eksikliğin daha bulunduğu ortaya çıktı. Denetimde, kiralama ihalelerinde ihale bedelinin yüzde 6'sı oranında alınması gereken kesin teminatların alınmadığı tespit edildi. Raporda, kesin teminat alınmamasının kiracıların yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda belediyenin uğrayabileceği zararların tahsilini güçleştirebileceği belirtildi. Belediye yönetimi, bundan sonraki kiralama işlemlerinde kesin teminat alınacağını açıkladı.   294 Taşınmazın Değeri Muhasebe Kayıtlarında Yok   Sayıştay denetçileri, Arapgir Belediyesi adına tapuda kayıtlı 671 taşınmazı da incelemeye aldı. Yapılan incelemede, söz konusu taşınmazlardan 294'ünün değer tespitinin yapılmadığı ve bu nedenle ilgili muhasebe hesaplarına kaydedilmediği belirlendi. Raporda, bu durumun belediyenin arazi, arsa, bina ve diğer taşınmaz varlıklarının gerçek değerlerinin mali tablolara yansıtılmasını engellediği vurgulandı.   Sayıştay, taşınmazların değerlerinin komisyon aracılığıyla belirlenerek muhasebe kayıtlarına alınmasını istedi.   Belediye Şirketine Hakedişler Eksik Ödendi   Raporda belediyenin kendi personel şirketine yaptığı ödemeler de denetim konusu oldu. Sayıştay, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında belediye şirketine yapılması gereken hakediş ödemelerinin SGK primi ve vergi tutarları düşüldükten sonra yalnızca net ücretler üzerinden gerçekleştirildiğini belirledi. SGK primleri ve vergilerin zamanında ödenmemesinin belediye şirketini gecikme zamları ve ek mali yükümlülüklerle karşı karşıya bıraktığı ifade edildi. Raporda, bu durumun sonuçta belediye bütçesine ilave yük getirebileceği vurgulandı. Belediye yönetimi, eksik hakediş ödemelerinin genel ekonomik şartlar ve ödenek yetersizliğinden kaynaklandığını belirterek sonraki süreçte ödemelerin eksiksiz yapılacağını bildirdi.   Belediyeden Emekli Personele Doğrudan Hizmet Alımı   Sayıştay, belediyenin hizmet binası ve sulama kanalı temizliği gibi personel çalıştırılmasına dayalı işleri doğrudan temin yöntemiyle şahıslardan satın aldığını da tespit etti. Raporda, bu kişilerden bazılarının belediyeden emekli personel olduğu belirtildi. Sayıştay, söz konusu işlerin ilgili mevzuat kapsamında belediye şirketleri aracılığıyla yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak doğrudan teminle gerçekleştirilen uygulamaları mevzuata aykırı buldu. Belediye ise bundan sonraki süreçte personel çalıştırılmasına dayalı hizmetlerin ilgili mevzuata uygun şekilde belediye şirketleri üzerinden karşılanacağını bildirdi.   Çöpler Orman Vasıflı Araziye Döküldü   Denetim raporunda çevre ve halk sağlığı açısından dikkat çeken bir bulguya da yer verildi. Sayıştay, Arapgir Belediyesinin topladığı katı atıkları Malatya Büyükşehir Belediyesine ait aktarma istasyonuna götürmek yerine Şıhlar Mahallesi'ndeki orman vasıflı 959 ada 1 parselde vahşi depolama yöntemiyle biriktirdiğini tespit etti. Raporda, atıkların bu şekilde depolanmasının toprak, su ve hava kirliliğine yol açabileceği, çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturduğu vurgulandı. Sayıştay, katı atıkların mevzuata uygun şekilde toplanarak aktarma istasyonlarına taşınması gerektiğini belirtti.   Ruhsatsız İş Yerleri Ve Eksik Vergi Tahsilatı   Sayıştay denetiminde Arapgir'de iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan işletmelerin olduğu belirlendi. Belediyenin bazı gelir kalemlerinde tahsilat oranlarının düşük kaldığı da rapora yansıdı. 2025 yılı verilerine göre mülkiyet üzerinden alınan vergilerin yüzde 47,04'ü, ilan ve reklam vergisinin yüzde 42,07'si, iş yerlerine ilişkin çevre temizlik vergisinin yüzde 56,50'si ve kira gelirlerinin yüzde 68,97'si tahsil edilebildi. Sayıştay, belediye gelirlerinin zamanında takip edilmesi ve tahsilat süreçlerinin etkin yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan işletme hakkının devri niteliğindeki taşınmaz kiralamalarında KDV alınmadığı, kazı ruhsat harcı ve zemin tahrip bedellerinin tahsil edilmediği de tespit edildi.   Bankada 102 Bin Lira, Kısa Vadeli Yükümlülük 70,4 Milyon Lira   Arapgir Belediyesinin 2025 yılı bilançosunda yer alan rakamlar da dikkat çekti. Belediyenin yıl sonu banka hesabında yalnızca 102 bin 401 lira bulunurken, kısa vadeli yabancı kaynak toplamı 70 milyon 431 bin 347 lira olarak kaydedildi. Bu yükümlülükler içerisinde 52 milyon 495 bin liralık bütçe emaneti, 7 milyon 423 bin liralık ödenecek vergi ve fonlar ile 6 milyon 924 bin liralık sosyal güvenlik kesintileri yer aldı. Ayrıca 2 milyon 611 bin liralık vadesi geçmiş, ertelenmiş veya taksitlendirilmiş vergi ve diğer yükümlülükler bilançoya yansıdı. Belediyenin dönen varlık toplamı 32 milyon 941 bin lira olurken, kısa vadeli yabancı kaynakların bu tutarın iki katını aşması mali açıdan dikkat çekti. Söz konusu veriler, belediyenin yıl sonu itibarıyla kısa vadeli yükümlülüklerine karşılık likidite açısından önemli bir baskı altında bulunduğunu ortaya koydu.   168 Milyon Gelire Karşılık 176 Milyon Harcama   Sayıştay raporuna göre Arapgir Belediyesinin 2025 yılı başlangıç bütçesi 170 milyon lira olarak belirlendi. Yıl içerisinde 24 milyon liralık ek bütçe yapılmasıyla toplam ödenek 194 milyon liraya yükseldi. Yıl sonunda net bütçe gelirleri 168 milyon 56 bin 380 lira, bütçe giderleri ise 176 milyon 431 bin 701 lira olarak gerçekleşti. Böylece belediyenin bütçe giderleri, net bütçe gelirlerini yaklaşık 8 milyon 375 bin lira aştı. Mal ve hizmet alımı giderleri 2024 yılında 85 milyon 386 bin lira iken 2025 yılında 129 milyon 843 bin liraya yükseldi. Söz konusu kalemde yüzde 52,07 oranında artış yaşandı. Buna karşılık sermaye giderleri yüzde 42,98 azalarak 4 milyon 31 bin liraya geriledi.   Belediyenin faaliyet sonuçları tablosunda ise 159 milyon 912 bin lira faaliyet gideri ve 152 milyon 657 bin lira faaliyet geliri yer aldı. Enflasyon düzeltmesi sonrasında dönem olumlu faaliyet sonucu 37 milyon 904 bin lira olarak kaydedildi.   Sayıştaydan Mali Yönetim Ve Denetim Uyarısı   Sayıştay, Arapgir Belediyesinin muhasebe kayıtlarında kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmaması, taşınır kayıtlarındaki hatalar, maddi duran varlıkların değerini artıran harcamaların doğrudan giderleştirilmesi ve iktisadi faaliyet konusu olmayan giderlere ilişkin KDV'nin indirim konusu yapılması gibi eksiklikler de tespit etti. Belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan sosyal denge tazminatı sözleşmesinde, sözleşme konusu dışında kalan düzenlemelerin bulunduğu da raporda yer aldı. Belediye yönetimi, Sayıştayın çeşitli bulgularına verdiği cevaplarda mevzuata uygun işlem yapılması ve eksikliklerin giderilmesi yönünde gerekli hassasiyetin gösterileceğini bildirdi.  

4 gün önce 37
EKONOMİ

İhracatta Yüzde 15,3’lük Artış: Dış Ticaret Açığı 5,1 Milyar Dolara Geriledi

Türkiye’nin ihracatı eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,3 artarak 25 milyar 967 milyon dolara ulaştı. İthalatın yüzde 5,6 arttığı dönemde dış ticaret açığı yüzde 25,8 azalarak 5 milyar 163 milyon dolara geriledi. Yılın ilk 9 ayında ise dış ticaret açığı 70 milyar 967 milyon dolara yükseldi.   Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan 2026 yılı eylül ayı dış ticaret istatistiklerine göre, Türkiye'nin ihracatında artış yaşanırken aylık dış ticaret açığında gerileme kaydedildi. Genel ticaret sistemi kapsamında eylül ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,3 artışla 25 milyar 967 milyon dolara, ithalat ise yüzde 5,6 yükselişle 31 milyar 130 milyon dolara ulaştı.   Dış ticaret açığı yüzde 25,8 azaldı   Eylül ayında dış ticaret açığı, 2025 yılının aynı dönemindeki 6 milyar 957 milyon dolardan 5 milyar 163 milyon dolara geriledi. Böylece dış ticaret açığında yıllık bazda yüzde 25,8 oranında azalma gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise geçen yılın eylül ayında yüzde 76,4 seviyesindeyken bu yıl yüzde 83,4'e yükseldi.   Dokuz aylık açık 71 milyar dolara yaklaştı   2026 yılının ocak-eylül döneminde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 artarak 210 milyar 952 milyon dolara çıktı. İthalat ise yüzde 5,3 artışla 281 milyar 919 milyon dolar olarak kaydedildi. Yılın ilk dokuz ayında dış ticaret açığı yüzde 5,7 artarak 70 milyar 967 milyon dolara ulaşırken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,9'dan yüzde 74,8'e geriledi.   İhracatın yüzde 93,4'ü imalat sanayinden   Ekonomik faaliyetlere göre eylül ayında toplam ihracatın yüzde 93,4'ünü imalat sanayi oluşturdu. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3,5, madencilik ve taş ocakçılığının payı ise yüzde 2,2 olarak gerçekleşti. İthalatta ise ara malları yüzde 69,9 ile ilk sırada yer aldı. Sermaye mallarının payı yüzde 15,4, tüketim mallarının payı yüzde 14,6 oldu.   En fazla ihracat Almanya'ya yapıldı   Eylül ayında Türkiye'nin en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke 2 milyar 46 milyon dolarla Almanya oldu. Almanya'yı 1 milyar 913 milyon dolarla ABD, 1 milyar 442 milyon dolarla Birleşik Krallık, 1 milyar 186 milyon dolarla Irak ve 1 milyar 128 milyon dolarla İtalya izledi. İthalatta ise 5 milyar 264 milyon dolarla Çin ilk sırada yer aldı. Çin'i Almanya, Rusya, ABD ve İtalya takip etti.   Yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 4,1   İmalat sanayi ihracatında yüksek teknolojili ürünlerin payı eylül ayında yüzde 4,1 olurken, ocak-eylül döneminde yüzde 3,7 seviyesinde gerçekleşti. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatı içerisindeki payı ise eylülde yüzde 12,7, dokuz aylık dönemde yüzde 12,1 olarak hesaplandı.   Enerji ve altın hariç dış ticaret açığı 541 milyon dolar   Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda eylül ayında ihracat yüzde 10,5 artarak 23 milyar 385 milyon dolara, ithalat ise yüzde 6,7 yükselerek 23 milyar 926 milyon dolara ulaştı. Bu kapsamda dış ticaret açığı 541 milyon dolar olarak gerçekleşirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 97,7 oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise eylül ayında bir önceki aya kıyasla ihracat yüzde 2,1, ithalat yüzde 2,8 arttı. Özel ticaret sistemine göre ise eylül ayında ihracat yüzde 14,8 artışla 23 milyar 506 milyon dolara yükselirken, ithalat yüzde 3 artarak 28 milyar 852 milyon dolar oldu. Bu kapsamda dış ticaret açığı yüzde 29,2 azalarak 5 milyar 347 milyon dolara geriledi.    

5 gün önce 48
ASAYİŞ

Organize Suç Örgütlerine 1741 Operasyon: 8 Binden Fazla Tutuklama

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yıl içerisinde 625 organize suç örgütünün hedef alındığı 1741 operasyonda 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını açıkladı. Suç örgütlerinin faaliyet alanlarını daraltacaklarını belirten Çiftçi, özellikle vatandaşları tehdit ederek haraç isteyen yapılanmalara karşı mücadelenin sürdürüleceğini vurguladı.   İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, organize suç örgütleriyle mücadelede yıl içerisinde gerçekleştirilen operasyonların bilançosunu açıkladı. Güvenlik Toplantısı’nda kaçakçılık, organize suçlar ve mali suçlarla mücadele çalışmalarını değerlendiren Çiftçi, yeni nesil suç yapılanmalarına yönelik operasyonların devam ettiğini bildirdi.   625 suç örgütü hedef alındı Güvenlik birimlerinin yıl boyunca yürüttüğü çalışmalar kapsamında 625 organize suç örgütüne yönelik 1741 operasyon düzenlendiğini açıklayan Çiftçi, operasyonlarda yakalanan şüphelilerden 8 bini aşkının tutuklandığını belirtti. Organize suç örgütlerinin yalnızca yurt içindeki faaliyetlerinin değil, uluslararası bağlantılarının da takip edildiğini aktaran Çiftçi, yurt dışından gerçekleştirilen suçlu iadelerinde son beş yıllık ortalamanın 5 ila 6 katını aşan seviyelere ulaşıldığını ifade etti.   Haraç çetelerine karşı mücadele sürecek Vatandaşları tehdit ederek haraç talep eden suç örgütlerine yönelik çalışmalara ağırlık verildiğini belirten Bakan Çiftçi, hiçbir kişi ya da suç yapılanmasının kendisini hukukun üzerinde göremeyeceğini vurguladı. Suç örgütlerinin ekonomik kaynaklarının ve faaliyet alanlarının daraltılmasının hedeflendiğini kaydeden Çiftçi, güvenlik güçlerinin özellikle yeni nesil organize suç yapılanmalarına karşı çalışmalarını yoğunlaştıracağını bildirdi.   Yurt dışına kaçan suçlular da takipte Organize suçlarla mücadelenin uluslararası boyutuna da değinen Çiftçi, haklarında adli işlem bulunan ve yurt dışına kaçan kişilerin Türkiye’ye getirilmesine yönelik girişimlerin sürdüğünü belirtti. Yurt dışından gerçekleştirilen iadelerde önemli artış yaşandığını aktaran Çiftçi, suç işledikten sonra kaçan veya saklanan kişilerin yakalanarak adalete teslim edilmesi için ilgili birimlerin çalışmalarına devam ettiğini ifade etti.   Yeni dönemde operasyonlar yoğunlaşacak Kaçakçılık, mali suçlar ve organize suç örgütleriyle mücadelede yeni dönemin önceliklerini de değerlendiren Çiftçi, suç şebekelerinin hareket kabiliyetinin sınırlandırılacağını bildirdi. Vatandaşların huzur ve güvenliğini tehdit eden yapılanmalara karşı operasyonların sürdürüleceğini kaydeden Çiftçi, organize suç örgütlerine hareket alanı bırakılmaması konusunda kararlı olduklarını vurguladı.

6 gün önce 48
GENEL

MİAD Malatya Şubesi’nde İki Yeni Atama

Malatyalı İş İnsanları Derneği (MİAD) Malatya Şube Başkanı Rıdvan Budak, teşkilatlanma çalışmaları kapsamında Gençlik Kolları Başkanlığına Salih Erşahin, Kadın Kolları Başkanlığına ise Nida Gezek’in getirildiğini açıkladı. Malatyalı İş İnsanları Derneği (MİAD) Malatya Şubesi’nde teşkilatlanma çalışmaları kapsamında iki yeni görevlendirme gerçekleştirildi. Şube Başkanı Rıdvan Budak, derneğin gençlik ve kadın yapılanmasını güçlendirmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Yapılan görevlendirmeler kapsamında MİAD Malatya Şubesi Gençlik Kolları Başkanlığına Salih Erşahin, Kadın Kolları Başkanlığına ise Nida Gezek getirildi.   Budak: “Malatya’nın Gelişimine Katkı Sunacaklar”   Yeni görevlendirmelere ilişkin açıklamada bulunan MİAD Malatya Şube Başkanı Rıdvan Budak, birlik, beraberlik ve dayanışma anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. Budak, “Yeni görevlerine başlayan başkanlarımızı tebrik ediyor; birlik, beraberlik ve dayanışma anlayışı içerisinde Malatya’mızın sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine katkı sunacak başarılı çalışmalara imza atmalarını temenni ediyoruz” dedi. Görevlendirmelerin derneğin teşkilat yapısının güçlendirilmesi açısından önem taşıdığını belirten Budak, yeni başkanlara görevlerinde başarılar dileyerek, atamaların MİAD ailesine, Malatya’ya ve tüm dernek üyelerine hayırlı olmasını temenni etti.

26.10.2026 70
POLİTİKA

Milletvekili Yazmacı’dan Darende’de Kadın Girişimcilere Destek

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Malatya’nın Darende ilçesinde tarihi Yusuf Paşa Bedesteni’nde faaliyet gösteren kadın girişimcileri ziyaret etti.   AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, Türkiye Yüzyılı Şehir Buluşmaları programı kapsamında geldiği Malatya’nın Darende ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. İlçe teşkilatı, belediye, esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Yazmacı, programının son bölümünde tarihi Yusuf Paşa Bedesteni’ni ziyaret ederek kadın girişimcilerin çalışmalarını yerinde inceledi. Bedestende kendilerine ayrılan alanlarda üretim ve ticaret faaliyetlerini sürdüren kadınlarla tek tek sohbet eden Yazmacı, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarına yönelik girişimleri takdirle karşıladı.   “Kadınlarımız Cesaretlendirilirse Başaramayacakları İş Yok”   Kadın girişimcilerin heyecanından ve çalışma azminden etkilendiğini belirten Milletvekili Yazmacı, kadınların desteklenmesi halinde önemli başarılara imza atabileceklerini söyledi. Yazmacı, “Kadınlarımız cesaretlendirilirse yapamayacakları Allah’ın izniyle hiçbir iş yok. Burada bu cesaretin verildiğini görmek, beni bir kadın, bir kadın milletvekili ve bir kadın girişimci olarak çok gururlandırdı, onurlandırdı ve heyecanlandırdı. Çünkü inandıkları bir hedefleri var, inançları gözlerinden okunuyor. Başarılarının daim olmasını temenni ediyorum.” dedi.   Kadın Girişimciliğinde Kendi Deneyimlerini Paylaştı Milletvekilliği öncesinde kendisinin de girişimcilik faaliyetlerinde bulunduğunu anlatan Yazmacı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) bünyesindeki Kadın Girişimciler Kurulunun kuruluşunda görev aldığını ve genel başkan yardımcılığı yaptığını ifade etti. Kadınların üretim, istihdam ve ticaret hayatına katılımının toplumsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Yazmacı, Darende’de kadın girişimcilere sunulan imkânların diğer kadınlara da örnek olmasını temenni etti.   Başkan Bozkurt ve Hançerigüzel’e Teşekkür Tarihi Yusuf Paşa Bedesteni’nde kadın girişimcilere özel alan ayrılmasını memnuniyetle karşıladığını ifade eden Yazmacı, kadınların üretimlerini ekonomik değere dönüştürmelerine katkı sunan Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt ile Belediye Koordinatörü Ayten Hançerigüzel’e teşekkür etti. Kadın girişimcilerin ortaya koyduğu emeğin ve kararlılığın son derece kıymetli olduğunu belirten Yazmacı, ilçede kadınların desteklenmesine yönelik çalışmaların devam etmesinin önemine işaret etti.   “Darende Bizde Güzel Bir İz Bıraktı” Darende’nin tarihi ve manevi değerlerinden de övgüyle söz eden Yazmacı, ilçenin misafirperver insanlarıyla kendilerinde güzel bir iz bıraktığını dile getirdi. Somuncu Baba’nın manevi mirasına ev sahipliği yapan Darende’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Yazmacı, ziyaret boyunca gösterilen ilgi ve misafirperverlik dolayısıyla AK Parti il ve ilçe teşkilatlarına, kadın ve gençlik kollarına teşekkür etti.   İlçe Başkanı Bozkurt: “Ziyaretten Memnuniyet Duyduk” AK Parti Darende İlçe Başkanı Zeki Bozkurt da Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı’nın ilçeye gerçekleştirdiği ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Kadın girişimcilerin desteklenmesinin Darende açısından önemli olduğunu belirten Bozkurt, ilçede kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımına yönelik çalışmaları önemsediklerini ifade etti. Tarihi Yusuf Paşa Bedesteni’nde gerçekleştirilen ziyarete AK Parti Darende İlçe Başkanı Zeki Bozkurt, kadın kolları başkanı ve parti yönetim kurulu üyeleri de katıldı.

24.10.2026 95
POLİTİKA

YENİ Partili Zeynel Emre: “İktidara Hiç Olmadığımız Kadar Yakınız”

YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi’nde konuşan Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, iktidarın ekonomi, hukuk ve yerel yönetim politikalarını eleştirdi. Türkiye’de demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin zedelendiğini savunan Emre, “Emin olun, hiç olmadık kadar iktidara yakınız. Önümüzdeki dönemde korkmadan, yılmadan ve pes etmeden mücadele edeceğiz” dedi.     YENİ Parti Malatya 1. Olağan İl Kongresi, Malatya Kongre Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Parti üyelerinin 18 Ekim'de katıldığı ön seçimde il başkanlığı adaylığı için onay alan Basri İlhan, kongreye tek aday olarak katıldı. Kongreye parti yöneticileri, milletvekilleri, delegeler ve çok sayıda davetli karılırken YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’da kongreye katılan isimler arasında yer aldı.   Kongrede gündemin ağırlıklı bölümünü Türkiye'deki siyasi gelişmeler, ekonomi, hukuk, yargı bağımsızlığı, yerel yönetimler ve Yeni Parti'nin kuruluş süreci oluşturdu. Konuşmasında iktidara yönelik eleştirilerini sıralayan Zeynel Emre, Türkiye'nin demokratik kazanımlarının korunması gerektiğini belirterek partilerinin iktidar hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.   “Yeni Parti’yi Keyfimizden Kurmadık”   Yeni Parti'nin kuruluş sürecine geniş yer ayıran Emre, partinin siyasi gelişmelerin ve yaşanan tartışmaların ardından ortaya çıktığını söyledi. Partinin kuruluşunun yalnızca yeni bir siyasi oluşum meydana getirmek amacı taşımadığını belirten Emre, demokrasi ve seçmen iradesinin korunmasını esas aldıklarını ifade etti. “Biz Yeni Parti'yi keyfimizden kurmadık” diyen Emre, siyasi süreçlerin belirli çevreler tarafından yönlendirilmesine karşı çıktıklarını savundu. Yerel seçim sonuçlarının ardından muhalefete yönelik baskıların arttığını ileri süren Emre, “31 ilde Türkiye'nin birinci partisi olduk. Halkımızın yaklaşık yüzde 70'inin yaşadığı yerlerde yerel yönetimleri kazandık. Bunun ardından daha önce görülmeyen tartışmalar başladı. Biz vatandaşlarımızdan aldığımız güçle bu sürece karşı mücadele ettik” ifadelerini kullandı.   “Butlan Tartışmaları Siyasi Bir Sürecin Parçası”   Konuşmasında siyasi parti kongrelerine ilişkin hukuki tartışmalara da değinen Emre, özellikle 'mutlak butlan' iddiaları üzerinden yürütülen süreçleri eleştirdi. Siyasi parti kongrelerinin seçim kurullarının gözetiminde gerçekleştirildiğini hatırlatan Emre, kongrelerin hukuki geçerliliğine ilişkin tartışmaların siyasi sonuçlar doğurduğunu savundu. Emre, kongre kararlarına yönelik itirazların belirli hukuki usullere tabi olduğunu belirterek bu süreçlerin siyasi müdahale aracı hâline getirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Partilerine yönelik tartışmalara rağmen vatandaşların desteğinin sürdüğünü öne süren Emre, kamuoyu araştırmalarında güçlü bir konumda bulunduklarını ifade etti.   “Oy Oranımız Yüzde 35’in Altına Düşmüyor”   Yeni Parti'nin kuruluşunun ardından vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştıklarını ileri süren Emre, partinin kısa sürede önemli bir örgütlenme kapasitesine ulaştığını söyledi. Partilerine ilişkin kamuoyu araştırmalarını değerlendiren Emre, “Bizim günahımız büyük. Oyumuz yüzde 35'in altına düşmüyor. Butlan kararının geldiği günden önceki ankette oyumuz yüzde 35'ti. Bu, tek başına neredeyse 300 milletvekili anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. Partinin kısa sürede teşkilatlanmasını tamamlamaya yönelik önemli adımlar attığını belirten Emre, üyelik, bağış ve kongre çalışmalarının hızlı ilerlediğini savundu. Emre, “Yeni Parti iyi yolda. Yeni Parti Türkiye'nin köklü sorunlarına çözüm bulacak. Bu iktidarın değişimini hep birlikte göreceğiz” dedi.   “Çeyrek Asırlık İktidarın Ekonomi Politikalarını Eleştiriyoruz”   Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeynel Emre, yaklaşık çeyrek asırdır ülkeyi yöneten iktidarın ekonomi ve sosyal politikalarda beklenen sonuçları ortaya koyamadığını savundu. Emeklilerin ve asgari ücretlilerin alım gücünün gerilediğini ileri süren Emre, gelir dağılımı, işsizlik ve hayat pahalılığının toplumun önemli bölümünü etkilediğini belirtti. Emre, “Bugün bu ülkenin emeklisi, bu ülkenin asgari ücretlisi geçmişle kıyaslandığında ciddi bir alım gücü kaybı yaşıyor. İnsanlarımızın refah seviyesinin yükselmesi gerekirken ekonomik sıkıntılar giderek derinleşiyor” diye konuştu. Genç işsizliğine de dikkat çeken Emre, eğitimine devam etmeyen ve herhangi bir işte çalışmayan gençlerin sayısının yüksek olduğunu savunarak bu durumun Türkiye'nin geleceği açısından önemli bir sorun oluşturduğunu söyledi. Emre, Türkiye'nin genç ve dinamik nüfusunun ekonomik kalkınmada daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.   “Okullarda Şiddet ve Yeni Nesil Suç Örgütleri Endişe Verici”   Konuşmasında toplumdaki güvenlik sorunlarını da gündeme taşıyan Emre, son yıllarda okullarda yaşanan şiddet olaylarına ve yeni nesil suç örgütlerine ilişkin haberlerin kaygı verici olduğunu söyledi. Kendi öğrencilik yıllarından örnekler veren Emre, geçmişte okullarda güvenlik sorunlarının bugünkü ölçüde gündeme gelmediğini belirterek çocukların güvenli eğitim ortamlarında yetişmesinin devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti. Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısındaki artışa da dikkat çeken Emre, suçla mücadelede yalnızca güvenlik tedbirlerinin değil, sosyal ve ekonomik politikaların da önem taşıdığını kaydetti.   “Sandıktan Çıkan İradeye Saygı Gösterilmeli”   Yerel yönetimlere yönelik uygulamaları da eleştiren Emre, seçilmiş belediye başkanlarına ilişkin yargısal ve idari süreçlerin hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savundu. Muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmalar ve kayyum uygulamaları üzerinden iktidara eleştiriler yönelten Emre, seçmen iradesinin korunması gerektiğini belirtti. Belediyelere yönelik yolsuzluk soruşturmalarında siyasi ayrım yapılmaması gerektiğini söyleyen Emre, iddiaların tüm yönleriyle ve tarafsız biçimde araştırılması çağrısında bulundu. Bazı belediyelerde yaşandığını ileri sürdüğü usulsüzlükleri örnek gösteren Emre, kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini vurguladı. Emre'nin bu kapsamda dile getirdiği yolsuzluk iddiaları, konuşmacının değerlendirmeleri olarak aktarıldı.   “Anayasa Mahkemesi Kararlarının Uygulanması Hukuk Devletinin Gereğidir”   Türkiye'de hukuk devleti ilkesine ilişkin tartışmalara değinen Emre, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasının anayasal düzen açısından önem taşıdığını söyledi. Geçmiş dönemlerde yüksek mahkeme kararlarına gösterilen yaklaşım ile günümüzde yaşanan tartışmaları karşılaştıran Emre, hukuk kurumlarına güvenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Emre, demokratik hakların korunması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve vatandaşların adalete güveninin yeniden tesis edilmesinin öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu belirtti.   “Bir Sonraki Kongreye İktidar Partisinin Milletvekili Olarak Geleceğim”   Konuşmasının sonunda partililere seslenen Zeynel Emre, Yeni Parti'nin önümüzdeki seçimlerde iktidara geleceğine inandığını söyledi. Parti teşkilatlarından daha yoğun bir çalışma beklediğini ifade eden Emre, “Önümüzdeki dönem bize ne yaparlarsa yapsınlar, korkmadan, yılmadan, pes etmeden mücadele etmeye var mısınız? Emin olun hiç olmadık kadar iktidara yakınız” dedi. Emre, “Ben buraya bir dahaki kongre döneminde iktidar partisinin milletvekili ve genel başkan yardımcısı olarak geleceğim. Yüreğim inanıyor buna, sizler de inanın” ifadelerini kullandı.   Veli Ağbaba: “Ne Yaptıysam Malatya İçin Yaptım”   Kongrede konuşan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise partinin kuruluş sürecine, Malatya'nın sorunlarına ve Türkiye'deki siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeni Parti'nin Malatya'da gerçekleştirdiği ilk olağan kongrenin önemli olduğunu belirten Ağbaba, parti teşkilatının kuruluş sürecinde görev yapan isimlere teşekkür etti. Özellikle kurucu İl Başkanı Barış Yıldız'ın çalışmalarına dikkat çeken Ağbaba, partinin kuruluşundan kongre aşamasına kadar emek veren tüm yöneticilerin katkılarının önemli olduğunu söyledi. Yeni dönemde il başkanlığı görevini üstlenecek Basri İlhan ve yönetimine başarılar dileyen Ağbaba, geniş katılımlı bir teşkilat yapılanması oluşturulmasının önemine değindi. Kendi siyasi yaşamına yönelik değerlendirmelerde de bulunan Ağbaba, “Ne bir partilinin ne bir Malatyalının yüzünü yere eğdirecek, yüzünü yere baktıracak, mahcup edecek bir işin içerisinde olmadık. Bir işin içerisinde olmayacağım. Ne yaptıysam Malatya için yaptım. Ne edersek de Malatya için ederiz. Ölene dek devam edeceğiz” dedi.   “Malatya’da Depremin Etkileri Sürüyor”   Malatya'nın 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çeken Ağbaba, yeniden yapılanma çalışmalarının yanı sıra vatandaşların günlük yaşamda karşılaştığı güçlüklerin de çözülmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle çiftçiler, esnaf, emekliler ve kiracıların yaşadığı sıkıntılara değinen Ağbaba, barınma sorununun önemini koruduğunu savundu. Ağbaba, “Depremin üzerinden neredeyse dört yıl geçmiş durumda. Çiftçi perişan, emekli perişan” ifadelerini kullanarak kentin ekonomik sorunlarının daha fazla gündeme alınması gerektiğini belirtti. Türkiye'deki ekonomik gelişmelere ilişkin eleştirilerde de bulunan Ağbaba, vatandaşların yaşadığı gelir kaybına ve ekonomik belirsizliklere dikkat çekti. Sermaye piyasalarındaki gelişmeleri de değerlendiren Ağbaba, yatırımcıların yaşadığı kayıplara ilişkin iddiaların şeffaf biçimde araştırılması gerektiğini savundu.   “Yeni Parti’nin Kapıları Herkese Açık”   Yeni Parti'nin geniş bir toplumsal kesime hitap etmeyi amaçladığını belirten Ağbaba, farklı siyasi görüşlerden vatandaşların aynı çatı altında buluşabileceğini söyledi. Ağbaba, “Bu yeni partinin kapıları herkese açık. En çok mağdurlara açık, en çok emeklilere açık, en çok asgari ücretlilere açık, en çok gençlere açık. Kimsenin kılığı kıyafetinden, hayat tarzından sorgulanmadığı, herkesin eşit olduğu bir siyasi hareketi hep beraber başlatıyoruz” dedi. Siyasi görüşü ve yaşam tarzı ne olursa olsun vatandaşların eşit biçimde temsil edilmesini savunduklarını ifade eden Ağbaba, parti teşkilatlarının bu anlayışla hareket edeceğini belirtti. Ağbaba, “Bizim mücadelemiz yoksullar için, bizim mücadelemiz mağdurlar için, bizim mücadelemiz Malatya için” sözleriyle konuşmasını tamamladı.   Barış Yıldız: “Siyasi Hayatıma Nokta Değil, Virgül Koyuyorum”   Kongrenin açılış konuşmasını yapan Yeni Parti Kurucu İl Başkanı Barış Yıldız ise yaklaşık 20 yıllık siyasi geçmişini değerlendirerek görev yaptığı süre boyunca kendisine destek veren partililere teşekkür etti. Gençlik kollarından il başkanlığına uzanan siyasi yaşamında birçok farklı görev üstlendiğini belirten Yıldız, Malatya'da yaşanan depremler ile partisinin kuruluş süreci arasında benzerlik kurdu. Yıldız, “Bizler Türk siyasi hayatına yeni bir parti kazandıralım diye yola çıkmadık. Hadi bir parti kuralım diye bir araya gelmedik. Bizim parti kurma hikâyemizi en iyi Malatyalılar anlar. Çünkü babasından, atasından, dedesinden kalan evi depremde yıkılan ve yerine yenisini yapmak zorunda kalan Malatyalı bizi anlar” dedi. İl başkanlığı görevinden ayrılmasının siyasi mücadeleden çekilmek anlamına gelmediğini vurgulayan Yıldız, yeni yönetimin yanında çalışmaya devam edeceğini söyledi. Yıldız, “Bugün siyasi yaşamıma bir nokta değil, bir virgül koyuyorum. Yeni il başkanımızın emrinde, partimizin bir neferi olarak çalışmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.    

24.10.2026 66
EKONOMİ

Malatya Kayısısında Yeni Dönem: Dona Dayanıklı Çeşitler Geliyor

Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, Malatya kayısısının geleceği için bilimsel araştırmaların hızlandırılması gerektiğini belirterek, geç çiçeklenen ve zirai dona dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi, bodur anaç üretimi ve modern bahçeciliğe geçiş çağrısında bulundu. Türkiye Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kasım Kılıç, iklim değişikliği, zirai don ve uluslararası rekabetin Malatya kayısıcılığı üzerindeki etkilerini değerlendirerek sektörün geleceğine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen bilimsel çalışmaların desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kılıç, üreticiler, ihracatçılar, meslek odaları ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekti.   Zirai Don Kayısı Üretimini Ağır Etkiledi   Malatya’da Nisan 2025’te yaşanan zirai don, kayısı üretiminde büyük kayıplara neden oldu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında 690 bin 730 ton olan yaş kayısı üretimi, 2025 yılında 2 bin 558 tona geriledi. Malatya Valiliği verilerine göre, 11-12 Nisan 2025 tarihlerinde yaşanan zirai dondan etkilenen 39 bin 392 çiftçiye, 808 bin 946 dekar alan için yaklaşık 4 milyar 346 milyon lira ödeme gerçekleştirildi. 2026 yılı için ise Malatya Valiliği Hasat Komisyonu tarafından 341 bin 55 ton yaş kayısı rekoltesi tahmin edildi.   Dona Dayanıklı Kayısı İçin Bilimsel Çalışma Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelerin üretimin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirten Kılıç, özellikle geç çiçeklenen, ilkbahar donlarına ve hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Enstitüde TÜBİTAK 1004 programı kapsamında yürütülen ve 2027 yılında tamamlanması planlanan projeyle, geç çiçeklenen, dona ve Şarka hastalığına dayanıklı kayısı çeşitlerinin belirlenmesi hedefleniyor. Kılıç, bilimsel araştırmaların yalnızca laboratuvar ortamında kalmaması, elde edilen sonuçların üreticiye ve yeni kurulacak bahçelere aktarılması gerektiğini vurguladı.   “Kayısıda Bodur Anaç Üretimine Geçmeliyiz”   Geleneksel kayısı bahçelerinde ağaçların geniş alan kapladığını belirten Kılıç, bodur ve yarı bodur anaçlarla daha modern üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yeni yetiştiricilik sistemleriyle uygun koşullarda dekara 40 ağaca kadar dikim yapılmasının hedeflendiğini aktaran Kılıç, bu sistemlerin bakım, budama, ilaçlama ve hasat işlemlerini kolaylaştırabileceğini söyledi. Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde 2022 yılında başlatılan bodur ve yarı bodur klonal anaç geliştirme çalışmalarının yanı sıra 2025-2029 dönemini kapsayan yeni araştırmaların da devam ettiği belirtildi.   Doku Kültürü Laboratuvarının Kapasitesi Artırılmalı Modern kayısı yetiştiriciliğinde sağlıklı fidan üretiminin önemine dikkat çeken Kılıç, Kayısı Araştırma Enstitüsü bünyesindeki doku kültürü laboratuvarının kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. Kılıç, geliştirilen yeni anaçların kontrollü koşullarda çoğaltılmasının, hastalıklardan ari fidan üretiminin yaygınlaştırılmasının ve üreticilerin güvenilir dikim materyaline ulaşmasının önem taşıdığını ifade etti.   Araştırma: Rakım ve Çeşit Seçimi Don Zararını Etkiliyor Akçadağ ilçesinde 6 bin 140 kayısı bahçesinin değerlendirildiği bilimsel araştırmada, rakımın ve kayısı çeşidinin zirai don zararında etkili olduğu ortaya konuldu. 2013-2023 yıllarına ait verilerin incelendiği çalışmada, düşük rakımlı bahçelerde don zararının daha yüksek olduğu, rakım arttıkça çiçeklenmenin gecikmesi nedeniyle zararın azalma eğilimi gösterdiği belirlendi. Araştırmada Şekerpare çeşidinin dona daha duyarlı, Çataloğlu çeşidinin ise incelenen koşullarda daha toleranslı olduğu tespit edildi.   “Dünya Pazarındaki Payımızı Yeniden Yükseltmeliyiz” Malatya kayısısının dünya pazarındaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kılıç, üretim kalitesinin artırılması, yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve ihracat pazarlarının genişletilmesi çağrısında bulundu. BİLSAM’ın Şubat 2026’da yayımladığı Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri Raporu’na göre, Malatya’nın dünya kuru kayısı ihracatındaki payı son 15 yılda yüzde 75-80 seviyelerinden yüzde 50-55 düzeyine geriledi. Kılıç, Malatya’nın dünya pazarındaki payını yeniden yüzde 80-90 seviyelerine taşımanın ortak hedef olması gerektiğini ifade etti.   “Şahsi Gerekçelerle Muhalefet Etmek Yerine Birlikte Çalışmalıyız”   Kayısı sektöründeki görüş ayrılıklarına da değinen Kılıç, üreticilerin, ihracatçıların ve meslek kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söyledi. Yazıhan Ziraat Odası Başkanı’nın sektöre yönelik eleştirilerine de değinen Kılıç, kişisel görüş ayrılıklarının Malatya kayısısının geleceğine yönelik çalışmaları olumsuz etkilememesi gerektiğini belirtti. Sorunların yalnızca eleştiriyle çözülemeyeceğini ifade eden Kılıç, sektörün bütün paydaşlarını Kayısı Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen projelere destek vermeye davet etti.   Türkiye Tohumculukta 158 Milyon Dolar Dış Ticaret Fazlası Verdi Türkiye’nin tohumculuk alanında önemli bir üretim kapasitesine ulaştığını belirten Kılıç, TÜRKTOB’un 2025 yılı verilerine göre sektörün 540 milyon dolar ihracat ve 382 milyon dolar ithalat gerçekleştirdiğini söyledi. Sektörün 158 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini ifade eden Kılıç, sertifikalı tohum üretiminin 1 milyon 351 bin tona ulaştığını, Türkiye’nin 117 ülkeye sertifikalı tohum ihraç ettiğini kaydetti. İsrail ile doğrudan tohum ticaretinin de 2 Mayıs 2024 tarihinde tüm ürün gruplarında ticaretin durdurulması kapsamında sona erdiğini hatırlatan Kılıç, yerli çeşit geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.   “Malatya Kayısısının Geleceği Ortak Sorumluluğumuz”   Malatya kayısısının yalnızca bir tarım ürünü değil, kentin ekonomik ve kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirten Kılıç, bilimsel araştırmaların üretim sahasına aktarılmasının zorunluluk haline geldiğini söyledi. Kılıç, üreticilerden ihracatçılara, araştırma kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar bütün paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak Malatya kayısısının dünya pazarındaki gücünü yeniden artırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti.

23.10.2026 100
GENEL

Malatya’da Müteahhidin Ölümü Sonrası Milyonluk Alacak Krizi: Esnaflar Ayakta!

Malatya’da ihale ile alt yapı işleri yapan bir müteahhidin yaşamına son vermesinin ardından alacaklarını tahsil edemediklerini belirten esnaf ve taşeronlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Piyasada yaklaşık 200 ila 250 milyon liralık çek bulunduğunu iddia eden esnaflar, yüzlerce kişinin mağdur olduğunu belirterek yetkililerden destek istedi.   Malatya’da içme suyu, kanalizasyon ve altyapı projelerinde faaliyet gösteren müteahhidin yaklaşık 20 gün önce yaşamına son vermesinin ardından, firmadan alacaklı olduklarını belirten esnaf, taşeron ve tedarikçiler ödeme sıkıntısı yaşadıklarını açıkladı.   Malatya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde bir araya gelen esnaflar, alacaklarını tahsil edemedikleri gerekçesiyle basın açıklaması yaptı. Nakliye, yemek ve altyapı sektörlerinde faaliyet gösteren işletme sahipleri, yaşanan durumun çok sayıda işçiyi de etkilediğini belirterek mağduriyetlerinin giderilmesini istedi.   “İcra Takiplerini Başlattık, Alacaklarımızı Tahsil Edemiyoruz”   Basın açıklamasında konuşan bir taşeron firma yetkilisi, köylerde yürütülen içme suyu ve kanalizasyon altyapı çalışmalarında görev aldıklarını belirterek, firma sahibinin ölümünün ardından ödemelerin yapılamadığını söyledi.   Çok sayıda esnaf ve işçinin mağdur olduğunu ifade eden taşeron yetkilisi, “Biz köylerde altyapı, içme suyu ve kanalizasyon işleri yapıyoruz. Firma sahibinin yaklaşık 20 gün önce hayatını kaybetmesinin ardından paramızı alamadık. Burada bulunmayan çok sayıda işçi arkadaşımız da mağdur. İcra takiplerimizi başlattık ancak elimizde ileri tarihli çekler var. Hak edişe bağlanmamış alacaklarımız bulunuyor. Devletimizin ve ilgili kurumların bize destek olmasını bekliyoruz” dedi.   “Üç Yıldır Yemek Hizmeti Veriyoruz, Beş Aylık Alacağımız Var”   Firmaya yaklaşık üç yıldır yemek hizmeti sağladığını belirten bir işletmeci ise geriye dönük beş aylık alacaklarının bulunduğunu ileri sürdü. İşletmeci, “Üç yıldır bu firmanın yemek tedarikçisiyiz. Çalışma yapılan köylere yemek hizmeti verdik. Geriye dönük beş aylık alacaklarımız ve ileri tarihli çeklerimiz var. Bizim de piyasaya borçlarımız bulunuyor. Bu çekleri ödemekte zorlanacağız. Malatya esnafı ciddi bir ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya. Devletimizden yardım bekliyoruz” diye konuştu.   “Piyasada 200-250 Milyon Liralık Çek Var”   Firmadan alacaklı olduğunu belirten bir başka esnaf da Malatya piyasasında yaklaşık 200 ila 250 milyon lira tutarında çek bulunduğunu iddia etti.   Mağduriyetin yalnızca birkaç işletmeyle sınırlı olmadığını savunan esnaf, “Şu anda Malatya piyasasında yaklaşık 200-250 milyon liralık çek olduğu konuşuluyor. Çok sayıda esnaf ve işçi mağdur. Doğrudan ve dolaylı etkilenenlerin sayısı bine kadar ulaşabilir. Biz yetkililere sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızdan destek bekliyoruz” ifadelerini kullandı.   “Kış Gelmeden Yarım Kalan İşler İçin Tedbir Alınmalı”   Açıklamada, bazı projelerde çalışmaların tamamlanmadığı da öne sürüldü. Özellikle çatı ve çeşitli yapı imalatlarının eksik kaldığını belirten esnaflar, kış şartlarının başlamasıyla birlikte tamamlanmayan yapıların zarar görebileceğini ifade etti.   Bir esnaf, “Bazı yerlerde çatılar ve imalatlar eksik. Kış gelirse bu yapılar zarar görecek. Yapılan sıvalar ve alçılar dökülebilir. Bu durum devletimize de ek maliyet oluşturabilir. Bir an önce tedbir alınmasını istiyoruz” dedi.   Esnaflardan Bakanlığa Destek Çağrısı   Alacaklarının tahsil edilememesi nedeniyle işletmelerini ayakta tutmakta zorlandıklarını belirten esnaflar, yaşanan sorunun Malatya’daki ticari hayatı da olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.   Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarına çağrıda bulunan esnaflar, hak edişlerin ve alacakların durumunun incelenmesini, mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli girişimlerin başlatılmasını talep etti.   Basın açıklaması, esnafların yetkililerden çözüm beklediklerini yinelemesinin ardından sona erdi.

22.10.2026 66
ÇEVRE

Başkan Er “Şehrimizin Geleceğini Sanayi, Turizm ve Alt Yapısıyla Daha Da Güçlendiriyoruz”

Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Turkuvaz Medya Grubu ev sahipliğinde düzenlenen 'Türkiye Yüzyılında Marka Şehirler' konulu zirveye katıldı. Başkan Er, deprem sonrası şehrin yeniden inşa sürecinde gençlere yönelik yatırımlara öncelik verdiklerini belirterek, Malatya’yı sporun, kültürün ve eğitimin öne çıktığı bir şehir haline getirmeyi amaçladıklarını söyledi. İstanbul’da, A Haber tarafından düzenlenen zirvede, 'Şehirlerde Gençlik ve Spor' konulu panelde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Malatya’nın yalnızca yeniden inşa edilmediğini, geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek modern ve çok merkezli bir şehir olarak planlandığını belirtti. Başkan Er, Malatya’nın yeniden ayağa kaldırılmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve bakanlıkların yoğun gayretlerinin önemli rol oynadığını ifade etti. Yerel yönetimlerle merkezi idare arasında güçlü bir koordinasyon bulunduğunu vurgulayan Başkan Er, yürütülen çalışmalarla şehrin geleceğinin yeniden şekillendirildiğini kaydetti. “MALATYA’DA 125 BİN BAĞIMSIZ BÖLÜM İNŞA EDİLDİ” 6 Şubat depremlerinde Malatya’nın ağır hasar alan şehirlerden biri olduğunu hatırlatan Başkan Sami Er, kentte yürütülen çalışmaların büyüklüğüne dikkat çekti. Malatya’da yaklaşık 125 bin bağımsız bölümün, konut ve iş yerleriyle birlikte hayata geçirildiğini belirten Başkan Er, bu sürecin yalnızca yapıların yeniden yapılmasından ibaret olmadığını ifade etti. Yeni yerleşim alanları planlanırken Malatya’nın demografik yapısının korunmasına önem verdiklerini belirten Başkan Er, vatandaşların komşularından ve akrabalarından kopmadan, alıştıkları sosyal çevrelerde yaşamlarını sürdürebilmeleri için planlamalar yapıldığını dile getirdi. “MALATYA’YI ÇOK MERKEZLİ BİR ŞEHİR HALİNE GETİRİYORUZ” Malatya’nın geçmişte tek merkezli bir şehir yapısına sahip olduğunu belirten Başkan Er, eski çarşı merkezinin büyük ölçüde zarar görmesinin şehrin sosyal ve ekonomik hayatını da etkilediğini ifade etti. Yeni planlamayla bu yapının değiştirildiğini kaydeden Er, farklı bölgelerde yeni yaşam ve ticaret merkezleri oluşturulduğunu söyledi. Şehircilik çalışmalarında sosyal ve ekonomik ayrışmayı azaltmayı hedeflediklerini vurgulayan Başkan Sami Er, özellikle çevre yolunun alt ve üst kesimleri arasındaki farklılıkları ortadan kaldıracak modern yerleşim alanlarının oluşturulmasına önem verdiklerini belirtti. ASELSAN'IN İLK YERLİ VE MİLLİ TELEFONU MALATYA'DA ÜRETİLECEK Malatya’nın yeniden yapılanma sürecinde sanayi alanlarının da kapsamlı biçimde ele alındığını ifade eden Başkan Er, şehir merkezinde hasar gören ve zamanla çöküntü alanlarına dönüşen sanayi bölgelerinin şehir dışına taşınması yönünde çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti. Sanayide verimliliği ve ekonomik hareketliliği artırmak amacıyla sektörel kümelenmeyi esas aldıklarını belirten Er; mobilya, tekstil, metal ve döküm gibi farklı sektörlerin belirli alanlarda bir araya getirilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Gıda toptancılarından depolama alanlarına kadar farklı sektörlerin ihtiyaçlarının da planlamaya dahil edildiğini aktaran Er, bu çalışmaların Malatya’nın üretim kapasitesini güçlendireceğini vurguladı. Başkan Er, kentte geleceğin sanayisini oluşturmak için çalıştıklarını belirterek, ASELSAN'ın ilk yerli ve milli telefonu Malatya'da üreteceğini de müjdeledi. “MALATYA’NIN GELECEĞİNİ BÜTÜNCÜL BİR ANLAYIŞLA PLANLIYORUZ” Yaklaşık 30 yıllık belediyecilik tecrübesini Malatya’nın yeniden yapılanma sürecine yansıttıklarını belirten Başkan Er, şehircilik, ulaşım, sanayi, turizm ve ekonomik gelişimin birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini ifade etti. Malatya'da 35 milyar liralık altyapı çalışması yaptıklarını aktaran Başkan Er, bunun yanında ulaşım konusunda ciddi bir çalışma yürüttüklerini de söyledi.  MALATYA SANAYİSİNE VE TURİZMİNE BÜYÜK ÖNEM Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, şehrin geleceğini sanayi, turizm ve altyapı yatırımlarıyla güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. Malatya’nın tarihi ve kültürel değerlerini turizmle buluşturmak için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Başkan Sami Er, gastronomiden kültür ve sanata, spordan uluslararası organizasyonlara kadar farklı alanlarda şehrin tanıtımına katkı sunan etkinlikler gerçekleştirdiklerini kaydetti. Arslantepe’nin tarihi ve kültürel mirasını ön plana çıkardıklarını belirten Başkan Er, Arslantepe Yarı Maratonu, dağ bisikleti organizasyonları, Kültür Yolu Festivali ve satranç turnuvaları gibi etkinliklerle Malatya’nın turizm potansiyelini geliştirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Er, şehrin sahip olduğu değerleri daha geniş kitlelere tanıtarak Malatya’yı önemli bir turizm destinasyonu haline getirmek istediklerini vurguladı. “MALATYA’NIN ALTYAPISINI BAŞTAN YENİLİYORUZ” Şehrin gelişimi için altyapı yatırımlarına da büyük önem verdiklerini belirten Başkan Er, Malatya’da kapsamlı bir altyapı yenileme çalışması yürüttüklerini söyledi. Kanalizasyon ve yağmur suyu hatları başta olmak üzere altyapı sistemlerinin yenilendiğini kaydeden Başkan Er, “Malatya’da yalnızca üstyapıyı değil, şehrin geleceğini doğrudan ilgilendiren altyapıyı da yeniliyoruz. Yürüttüğümüz çalışmalarla mevcut altyapı sistemlerini modernize ediyor, şehrimizi uzun yıllar hizmet verecek bir yapıya kavuşturuyoruz” ifadelerini kullandı. “GENÇLERE SPOR VE KÜTÜPHANELER İNŞA EDİYORUZ” Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, “Malatya’yı yeniden imar ve inşa ederken yalnızca binalarımızı değil, geleceğimizi de inşa ediyoruz. Bu geleceğin en önemli unsuru ise gençlerimiz. Bir taraftan deprem sonrası şehrimizi ayağa kaldırırken diğer taraftan çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitim, spor, kültür ve sosyal yaşam ihtiyaçlarını karşılayacak yatırımları hayata geçiriyoruz” dedi. 43 SPOR TESİSİMİZ YÜKSELİYOR Malatya'da toplam 63 spor tesisini planlamaya aldıklarını kaydeden Başkan Er, şunları kaydetti; “Gençlerimizin kendilerini geliştirebilecekleri, vakitlerini verimli değerlendirebilecekleri ve geleceğe daha güçlü hazırlanabilecekleri alanlar oluşturmayı önemsiyoruz. Bu kapsamda şu anda 43 spor yatırımımız bulunuyor. Bu yatırımlarımızın bir kısmı tamamlandı, bir kısmında çalışmalarımız devam ediyor, diğer projelerimizi de hayata geçirmek için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Kaynarca-Melekbaba bölgemizde tamamladığımız spor kompleksimiz de bu anlayışımızın önemli örneklerinden biri. Sosyoekonomik açıdan desteğe ihtiyaç duyan bölgelerimizdeki çocuklarımızın ve gençlerimizin spor olanaklarına daha kolay ulaşmasını istiyoruz. Kompleksimizde 1500 seyirci kapasiteli stadyum, 1000 kişilik kapalı spor salonu, kapalı halı saha ve farklı spor branşlarına yönelik alanlar bulunuyor. İnşallah Gençlik ve Spor Bakanımızın Malatya ziyaretinde bu tesisimizin açılışını gerçekleştireceğiz.” 7/24 AÇIK KÜTÜPHANEMİZ GENÇLERİMİZİN HİZMETİNDE 'Malatya’yı kütüphaneler şehri yapacağız' anlayışıyla bölgenin en kapsamlı kütüphanesinin yanı sıra kentin her noktasına kütüphane inşa ettiklerini dile getiren Başkan Er, “Gençlerimize yönelik çalışmalarımızın önemli bir ayağını da kütüphanelerimiz oluşturuyor. Şehir Kütüphanemizi yaklaşık 3 bin 200 metrekarelik alanda, 7 gün 24 saat hizmet verecek şekilde düzenledik. Özellikle üniversite öğrencilerimizin, üniversiteye hazırlanan gençlerimizin ve KPSS ile ALES gibi sınavlara çalışan vatandaşlarımızın rahat bir ortamda ders çalışabilmelerini istedik” diye konuştu. Başkan Er, gençlik ve spor yatırımları noktasında büyük destekleri olan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak'a da teşekkür etti. Türkiye'nin farklı bölgelerinden belediye başkanlarını bir araya getiren zirvede, beş panel ve bir özel oturumdan oluştu. Zirvede afetlere hazırlık, kentsel dönüşüm, altyapı, ulaşım, turizm, gastronomi, dijitalleşme, gençlik ve spor alanındaki çalışmalar değerlendirildi.

22.10.2026 61
EKONOMİ

BES Malatya Şubesinden 2027 Yılı Bütçesine Eleştiri

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Malatya Şube Başkanı Kazım Hazar, 2027 yılı bütçe kanun teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, vergi politikaları, kamu çalışanlarının alım gücü ve sosyal harcamalara ayrılan kaynaklar konusunda düzenleme yapılması gerektiğini belirtti.   Büro Emekçileri Sendikası (BES) Malatya Şubesi tarafından Emeksiz Üst Kavşağı’nda 2027 yılı bütçe kanun teklifine ilişkin basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada konuşan BES Malatya Şube Başkanı Kazım Hazar, bütçenin kamu çalışanları, emekliler ve dar gelirli vatandaşlar üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti.   “Çalışanların Alım Gücü Korunmalı” 2027 yılı için hazırlanan 27,3 trilyon liralık bütçe teklifini değerlendiren Hazar, ekonomik politikaların çalışanların yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik olması gerektiğini ifade etti. Bütçede faiz giderlerine ayrılan kaynak ile sosyal güvenlik ve sosyal yardım harcamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hazar, kamu kaynaklarının dağılımında sosyal politikaların daha fazla ön plana çıkarılmasının önemine değindi. Hazar, özellikle kamu çalışanları ve emeklilerin ekonomik koşullarının iyileştirilmesi, ücretlerin alım gücünün korunması ve sosyal desteklerin artırılması gerektiğini dile getirdi.   Vergi Politikalarına İlişkin Değerlendirme   Bütçede öngörülen vergi gelirlerine de değinen Hazar, dolaylı vergilerin ve ücretlerden yapılan gelir vergisi kesintilerinin çalışanlar üzerindeki etkilerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. 2027 yılı için yaklaşık 19,9 trilyon liralık vergi geliri hedeflendiğini belirten Hazar, vergi sisteminde gelir düzeyine göre daha dengeli bir yapı oluşturulmasının önemine işaret etti. Özellikle sabit gelirli vatandaşların ekonomik koşullarının göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade eden Hazar, vergi politikalarının sosyal adalet ilkesi doğrultusunda değerlendirilmesini istedi.   “Sosyal Harcamalara Daha Fazla Kaynak Ayrılmalı”   Bütçe harcamalarının toplumun farklı kesimleri üzerindeki etkilerine dikkat çeken Hazar, kamu çalışanlarının ücretleri, emekli aylıkları ve sosyal yardım programlarının öncelikli alanlar arasında yer alması gerektiğini kaydetti. Ekonomik koşulların dar ve sabit gelirli vatandaşlar üzerindeki etkilerinin azaltılmasının önemine değinen Hazar, bütçe planlamasında sosyal refahı artıracak uygulamalara ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti.   Kamu Kaynaklarının Kullanımında Şeffaflık Vurgusu Kamu kaynaklarının kullanımı ve mali denetim süreçlerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Hazar, kaynakların etkin, verimli ve şeffaf şekilde yönetilmesinin önemini vurguladı. Hazar, kamu harcamalarında denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kaynakların toplumun genel ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

22.10.2026 101
GENEL

Aile ve Gençlik Fonu’ndan Genç Çiftlere 22,8 Milyar Liralık Destek

Aile ve Gençlik Fonu kapsamında evlilik hazırlığı yapan gençlere sağlanan sıfır faizli kredi desteği sürüyor. Ekim ayında 15 bin 468 gence 1,7 milyar liranın üzerinde ödeme yapılırken, bugüne kadar sağlanan toplam destek 22,8 milyar lirayı aştı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gençlerin evlilik süreçlerini kolaylaştırmak ve aile kurumunu güçlendirmek amacıyla uygulanan Aile ve Gençlik Fonu’na ilişkin güncel verileri paylaştı. Bakan Göktaş, ekim ayında 15 bin 468 gence toplam 1 milyar 756 milyon 600 bin lira ödeme gerçekleştirildiğini, fonun hayata geçirilmesinden bu yana ise 238 bin 448 gence toplam 22 milyar 804 milyon 100 bin lira sıfır faizli kredi desteği sağlandığını açıkladı.   Evlenecek Gençlere 250 Bin Liraya Kadar Kredi Türkiye genelinde 81 ilde uygulanan proje kapsamında, Malatya’daki genç çiftler de belirlenen şartları karşılamaları halinde destekten yararlanabiliyor. Ocak ayında yapılan düzenlemeyle kredi tutarları artırıldı. Buna göre her iki eş adayının da 18-25 yaş aralığında olması halinde 250 bin lira, 26-29 yaş aralığında olması halinde ise 200 bin lira sıfır faizli kredi veriliyor. Başvurusu kabul edilen çiftlere kredi, 48 ay vadeli ve ilk 2 yılı geri ödemesiz olarak sunuluyor. Gelir Şartında Düzenleme Yapıldı   Daha fazla gencin destekten yararlanabilmesi amacıyla gelir kriterinde de değişikliğe gidildi. Başvuru değerlendirmesinde esas alınan son 6 aylık gelir sınırı, asgari ücretin 2,3 katından 2,5 katına yükseltildi.   Çocuk Sahibi Olan Çiftlere Borç Kolaylığı Fon kapsamında kredi kullanan çiftlere çocuk sahibi olmaları halinde önemli ödeme kolaylıkları da sağlanıyor. Kredi kullanımından itibaren 48 ay içerisinde ilk çocuklarını dünyaya getiren çiftlerin 12 aylık taksitleri hibe edilirken, kalan borçları 12 ay erteleniyor. Uzatılan 60 aylık vade içerisinde ikinci çocuklarını kucaklarına alan çiftlerin ise kalan kredi borçlarının tamamı hibe ediliyor. Bakan Göktaş, bugüne kadar 23 bin 110 çiftin ilk çocuk nedeniyle sağlanan ödeme kolaylığından yararlandığını, 528 çiftin ise ikinci çocuk sonrasında kalan borçlarının silindiğini bildirdi. Fon kapsamında desteklenen 23 bin 638 çiftin toplam 24 bin 176 çocuğunun dünyaya geldiği açıklandı.   Başvuru Sayısı 315 Bini Geçti   2024 yılında pilot illerde başlatılan ve 2025 yılında Türkiye geneline yayılan Aile ve Gençlik Fonu’na bugüne kadar 315 bin 696 başvuru yapıldı. Bakan Göktaş, ekonomik desteğin yanı sıra gençlere evlilik öncesi eğitim ve danışmanlık hizmetleri de sunulduğunu, bu hizmetlerden yararlanan genç sayısının 271 bin 118’e ulaştığını belirtti. Gençlerin aile kurma süreçlerini desteklemeye devam edeceklerini vurgulayan Göktaş, projenin aile kurumunun güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

21.10.2026 85
EKONOMİ

Sadıkoğlu’ndan 6. Bölge Teşvikleri İçin 2030 Çağrısı

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 31 Aralık 2026’da sona erecek 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar uzatılmasını istedi. Sadıkoğlu, deprem sonrası toparlanma sürecindeki Malatya’da üretim, yatırım ve istihdamın desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Cazibe Merkezleri Programı kapsamında Malatya’ya sağlanan 6. Bölge yatırım teşviklerinin süresinin uzatılması için çağrıda bulundu. Malatya’nın 2018 yılından bu yana yararlandığı teşviklerin mevcut düzenlemeye göre 31 Aralık 2026 tarihinde sona ereceğini hatırlatan Sadıkoğlu, desteklerin her yıl kısa süreli uzatılmasının yatırımcılar açısından belirsizlik oluşturduğunu belirtti.   “İş Dünyası Önünü Görebilmeli”   Yatırım kararlarının uzun vadeli planlama gerektirdiğine dikkat çeken Sadıkoğlu, teşviklerin birer yıllık sürelerle uzatılması yerine kalıcı bir takvime bağlanması gerektiğini ifade etti. Sadıkoğlu, “İş dünyamızın önünü görebilmesi, yatırım kararlarını güvenle alabilmesi ve istihdamını sürdürülebilir şekilde planlayabilmesi gerekiyor. Her yıl teşviklerin uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin bir belirsizlik yaşanması, yatırımcıların uzun vadeli kararlarını güçleştiriyor. Talebimiz, 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar uzatılmasıdır” dedi.   “Deprem Sonrası Teşvike İhtiyacımız Arttı”   6 Şubat depremlerinin Malatya ekonomisinde ciddi kayıplara neden olduğunu belirten Sadıkoğlu, yeniden yapılanma sürecinin yalnızca konut ve iş yerlerinin inşasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. İşletmelerin deprem sonrası kayıplarını telafi etmeye çalışırken üretim faaliyetlerini de sürdürmek zorunda kaldığını kaydeden Sadıkoğlu, yatırım teşviklerinin ekonomik toparlanma açısından önem taşıdığını dile getirdi. Sadıkoğlu, “Malatya’nın deprem öncesindeki ekonomik gücüne yeniden ulaşabilmesi için üretim çarklarının daha güçlü dönmesi, mevcut işletmelerin kapasitesini artırması ve yeni yatırımların şehrimize kazandırılması gerekiyor. Bunun yolu, yatırımcıya güven veren, uzun vadeli ve öngörülebilir bir destek politikasından geçiyor. Deprem sonrası ihya ve yeniden yapılanma ihtiyacımız devam ediyor. Bu nedenle teşviklerin önemi azalmadı, aksine daha da arttı” ifadelerini kullandı.   Talep Cumhurbaşkanlığı Ve Bakanlıklara İletildi   6. Bölge teşviklerinin 2030 yılı sonuna kadar devam etmesi yönündeki taleplerini resmî kanallardan ilgili kurumlara ilettiklerini açıklayan Sadıkoğlu, Cumhurbaşkanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduklarını bildirdi. Teşviklerin uzatılmasının mevcut işletmelerin üretim kapasitesini artırmasının yanı sıra yeni yatırımların Malatya’ya kazandırılması açısından da önemli olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, sürecin takipçisi olacaklarını kaydetti.   Milletvekillerine Ortak Hareket Çağrısı Sadıkoğlu, Malatya’nın ekonomik geleceğini ilgilendiren teşvik düzenlemesi konusunda siyasi parti ayrımı gözetilmeksizin tüm milletvekillerinin girişimde bulunmasını istedi. İktidar ve muhalefet milletvekillerine seslenen Sadıkoğlu, konunun ilgili bakanlıklar ve Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde takip edilmesi gerektiğini belirterek, 6. Bölge teşviklerinin 2030 yılına kadar uzatılması yönündeki taleplerini yineledi.

21.10.2026 80
EKONOMİ

Malatya Tarımına 65 Milyon Liralık Proje: Akın’dan Destek Çağrısı

Malatya Tarım Platformu Başkanı İhsan Akın, kentte tarımsal üretimin güçlendirilmesi ve çiftçilerin modern makine ve ekipmanlara erişiminin kolaylaştırılması amacıyla yaklaşık 65 milyon liralık proje üzerinde çalıştıklarını açıkladı.   Malatya Tarım Platformu Başkanı İhsan Akın, kentte tarım ve hayvancılık sektörünün mevcut durumu, üreticilerin karşılaştığı sorunlar ve hayata geçirilmesi planlanan projelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özellikle deprem sonrası üretimin devamlılığının büyük önem taşıdığını belirten Akın, çiftçilerin ekonomik ve teknik imkânlarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.   Malatya'da tarımsal mekanizasyonun geliştirilmesi amacıyla kapsamlı bir makine ve ekipman parkı oluşturmayı hedeflediklerini açıklayan Akın, Dünya Bankası destekleri kapsamında değerlendirilen yaklaşık 65 milyon liralık projenin üreticiler için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Projenin hayata geçirilmesi için ilgili bakanlıklar, yerel yönetimler ve kamu kurumlarıyla görüşmeler yaptıklarını aktaran Akın, özellikle Malatya Büyükşehir Belediyesinin sağlayacağı katkının önemine dikkat çekti.  “65 Milyon Liralık Yatırımın 58,5 Milyonu Hibe”   Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için makineleşmenin önemine değinen Akın, hazırladıkları projenin finansman yapısı hakkında bilgi verdi. Toplam yatırım tutarının yaklaşık 65 milyon lira olduğunu ifade eden Akın, bunun yüzde 90'ına karşılık gelen 58,5 milyon liralık bölümünün hibe kapsamında değerlendirildiğini belirtti. Akın, “Yüzde 90'ı hibe olan bir projeden bahsediyoruz. Yaklaşık 65 milyon liranın 58,5 milyon lirası hibe. Biz bu projeyi Malatya'ya kazandırmak için mücadele ediyoruz. Bu konuda ilgili kurumlarımızın ve yerel yönetimlerimizin bize yardımcı olmasını istiyoruz. Çünkü burada söz konusu olan yalnızca bir yatırım değil, üreticilerimizin geleceğidir. Bu desteğin kazandırılmasında başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Tarık ve Orman Bakanlığımız ile Dünya Bankasına teşekkür ediyoruz"  dedi. Destek programlarında bütçe imkânlarının sınırlı olduğunu belirten Akın, projelerin gerekli hazırlıkları tamamlanarak ilgili kurumlara sunulmasının önem taşıdığını kaydetti. “Malatya'nın Makine ve Ekipman Parkı Olsun” Proje kapsamında kurulması planlanan makine parkının birçok farklı tarımsal faaliyete hizmet vereceğini belirten Akın, çiftçilerin ihtiyaç duyduğu ekipmanların ortak bir yapı altında değerlendirilmesini amaçladıklarını söyledi. Mısır silaj ve biçme makineleri, nohut hasadında kullanılan ekipmanlar, taş toplama makineleri, yem karma ve yem kırma makineleri ile gübre serpme ekipmanlarının proje kapsamında yer almasının planlandığını aktaran Akın, şöyle konuştu: “Biz Malatya'da bir makine ve ekipman parkımız olsun istiyoruz. Mısır silajından mısır biçmesine, nohut hasadından taş toplamasına, yem karma ve yem kırma makinelerinden gübre serpme ekipmanlarına kadar üreticilerimizin ihtiyaç duyduğu makineleri bir araya getirmek istiyoruz. Çünkü bizim üretmemiz lazım. Üreticinin işini kolaylaştırmamız, üretimin devamlılığını sağlamamız gerekiyor.” Akın, makine ve ekipman desteğinin özellikle teknik imkânları sınırlı üreticiler açısından önemli olduğunu ifade ederek, tarımsal desteklerin sahadaki ihtiyaçlara göre şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı. Büyükşehir Belediyesinden Yer Tahsisi ve Finansman Desteği Bekleniyor   Projenin uygulanabilmesi için yerel yönetimlerle temasların sürdüğünü belirten Akın, Malatya Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini açıkladı. Büyükşehir Belediyesinin ilgili daire başkanlığı, genel sekreter yardımcılığı ve diğer birimleriyle proje hakkında değerlendirmelerde bulunduklarını ifade eden Akın, konunun belediye meclisi gündemine taşınmasını beklediklerini söyledi. Akın, “Büyükşehir Belediyemizde daire başkanımız, genel sekreter yardımcımız ve ilgili arkadaşlarımızla görüştük. İnşallah önümüzdeki süreçte bir an önce belediye meclisine getirirler. Yüzde 10'luk destek ve yaklaşık 5 dekarlık bir alanla bu projeyi birlikte hayata geçirebilirsek Malatya'mız için önemli bir kazanım olur” ifadelerini kullandı. Projeye ilişkin çeşitli kurum ve kuruluşlara resmi yazılar gönderdiklerini de aktaran Akın, Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere merkez ilçe belediyeleri, üniversiteler ve ilgili kamu kurumlarıyla iş birliği yapılmasını istediklerini belirtti.  “Desteklerden Yararlanmak İçin Hazırlıklarımızı Tamamlamalıyız” Tarımsal destek programlarına yönelik yoğun talep bulunduğuna dikkat çeken Akın, Malatya'nın bu süreçte hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. İlgili bakanlıklarla yaptıkları görüşmelerde projenin hayata geçirilmesi yönünde çalışmalar yürüttüklerini anlatan Akın, bütçe imkânlarının sınırlı olması nedeniyle başvuruların titizlikle hazırlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Akın, “Bu bütçeler sınırlı. Farklı illerden de çok sayıda talep geliyor. Bizim öncelikle projemizi olgunlaştırmamız gerekiyor. Yer tahsisi ve ek bütçe konularını bir an önce çözmeliyiz. Aksi halde hazırlıklarımızı tamamlamadan bu imkânlardan yararlanmamız zorlaşabilir” diye konuştu. Başvuru sayısının yüksek olabileceğine işaret eden Akın, destek almaya hak kazanacak projelerin sınırlı kalabileceğini belirterek, Malatya adına gerekli girişimlerin geciktirilmemesini istedi. “Deprem Sonrası Üreticiler Büyük Mücadele Verdi”   6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da tarım ve hayvancılık sektörünün ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Akın, üreticilerin tüm olumsuz şartlara rağmen faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını söyledi. Esnaf, çiftçi ve yetiştiricilerin hem geçimlerini sağlamak hem de bölge ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla mücadele verdiğini ifade eden Akın, üretimin kesintiye uğramaması için destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Akın, “Üreticilerimiz ve yetiştiricilerimiz çok zor bir süreçten geçti. Hâlâ da bazı sıkıntılar devam ediyor. Herkes hem ekmeğinin hem de yaptığı işin devamlılığının mücadelesini verdi. Elbette yaralarımızın önemli bir bölümünü sardık ancak yapmamız gereken daha çok iş var. Bizim gündemimiz üretim olmalı. Çiftçiye, yetiştiriciye nasıl destek olabiliriz, buna odaklanmalıyız” dedi.   "Kırsalda Üretici Yaş Ortalaması 55-58 Seviyesinde”   Malatya tarımının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Akın, kırsal kesimde üretim yapan nüfusun giderek yaşlandığına dikkat çekti. Kendi değerlendirmelerine göre üretici yaş ortalamasının 55-58 seviyelerinde olduğunu ifade eden Akın, gençlerin tarım ve hayvancılık sektörüne kazandırılması gerektiğini söyledi. Akın, “Biz bu yaş ortalamasını 40'lara, 30'lara, hatta 20-25 yaş seviyelerine çekmek zorundayız. Bunun için gençlerimizi teşvik etmemiz gerekiyor. Bakanlığımızın bu konuda çalışmaları var. Ancak sivil toplum kuruluşlarının, yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların da gençlerimize destek olması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Genç girişimcilere yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Akın, gençlerin tarımsal faaliyetlere yönelmesinin yalnızca ekonomik teşviklerle değil, kırsaldaki yaşam koşullarının iyileştirilmesiyle mümkün olacağını dile getirdi.  “Yaylaya Fotoğraf Çektirmeye Değil, Sorun Çözmeye Gidilmeli” Kırsal kesimdeki altyapı eksikliklerine de değinen Akın, üreticilerin yol, su, elektrik ve barınma gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini söyledi. Yaylalarda ve meralarda faaliyet gösteren yetiştiricilerin günlük yaşamda ciddi zorluklarla karşılaştıklarını ifade eden Akın, sorunların yerinde görülmesi gerektiğini belirtti. Akın, “Yaylaya gidip beş dakika oturmak, bir ayran içmek ya da fotoğraf çektirmekle bu sorunlar çözülmez. Orada bir gün kalmak lazım. Suyu nereden getiriyorlar, elektrik var mı, mutfakları, tuvaletleri var mı? Bunları görmek gerekiyor. Üreticinin şartlarını anlamadan kalıcı çözüm üretemeyiz” diye konuştu. Doğanşehir'deki Yayla Yolları İçin Çağrı   Doğanşehir ilçesinde bazı yayla yollarının uzun süredir iyileştirilmediğini ileri süren Akın, bölgede hayvancılıkla uğraşan genç yetiştiricilerin ulaşım sorunu yaşadığını belirtti. Konuyu ilgili kurumlara ve yerel yöneticilere ilettiklerini söyleyen Akın, bazı üreticilerin malzemelerini hâlâ hayvanlarla taşımak zorunda kaldığını ifade etti. Akın, “Orada dört-beş genç kardeşimiz üretim yapıyor. Yaylada ot var, hayvanlarını oraya götürmeleri gerekiyor. Ancak yolları uygun değil. Biz asfalt istemiyoruz. Zemini düzeltin, birkaç yerdeki taşları kırın, insanlar o yolu kullansın. Genç girişimcileri destekleyeceğiz diyorsak bunu sahada göstermemiz gerekiyor” dedi. “Malatya'nın Önceliği Üretim Olmalı”   Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının tarımsal üretimin geliştirilmesi noktasında ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Akın, mevcut desteklerin doğru projelerle değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Makine ve ekipman parkı projesinin Malatya'nın tarımsal altyapısına katkı sunmasını hedeflediklerini belirten Akın, yatırımın hayata geçirilmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. Akın, üretici ve yetiştiricilerin sorunlarının çözümünün öncelikli gündem maddesi olması gerektiğini ifade ederek, “Biz hibeleri, destekleri ve projeleri konuşalım. Yetiştiriciye, çiftçiye, üreticiye ne yapabiliriz, buna bakalım. Malatya'nın üretime ihtiyacı var. Elimizdeki imkânları doğru değerlendirerek hem mevcut üreticilerimizi desteklemeli hem de gençlerimizi yeniden tarıma kazandırmalıyız” diye konuştu.

19.10.2026 65
KÜLTÜR-TURİZM

Malatya’da Kitap Fuarı İçin Geri Sayım

Malatya’da 23 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 12. Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı’nın tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 100 bin öğrencinin fuara ücretsiz taşınacağını ve öğrencilere kitap alışveriş çekleri dağıtılacağını açıklarken, Vali Seddar Yavuz ise “Malatya’nın gündemi artık ticaret, sanayi, kültür, eğitim ve sağlık olmalı” dedi.   Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenecek Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı’nın basın lansman toplantısı, Büyükşehir Belediyesi Nikah Sarayı’nda gerçekleştirildi. Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, rektörler, belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile basın mensuplarının katıldığı toplantıda fuarın programı ve hedefleri kamuoyuyla paylaşıldı. “Kitapla Güçlenen Şehir” temasıyla 23 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında Mişmiş Park Fuar Alanı’nda gerçekleştirilecek organizasyonda yaklaşık 300 yayınevi ve 300’ün üzerinde yazar kitapseverlerle buluşacak.   Başkan Er: “100 Bin Öğrencimizi Fuar Alanına Taşıyacağız”   Toplantıda konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, kitap fuarının 2012 yılında 5 bin 200 metrekarelik alanda başlayan yolculuğunun her geçen yıl büyüyerek devam ettiğini söyledi. Bu yıl fuarın yaklaşık 9 bin metrekarelik kapalı alanda gerçekleştirileceğini belirten Er, organizasyon kapsamında 350 imza etkinliği ile 75 konferans, söyleşi ve panel düzenleneceğini açıkladı. Yazarların ilçeler dahil 120 okulda öğrencilerle bir araya geleceğini kaydeden Er, fuarın onur konuğunun yazar Beşir Ayvazoğlu olacağını ifade etti. Çocukların ve gençlerin kitaplarla buluşmasına büyük önem verdiklerini vurgulayan Başkan Er, “Bizim hedefimiz kitabı günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmek, çocuklarımıza ve gençlerimize okuma sevgisini kazandırmak ve kültürle iç içe yaşayan bir şehir oluşturmaktır. Bu nedenle 100 bin öğrencimizi belediyemizin imkânlarıyla fuar alanına taşımayı planladık” dedi.   Öğrencilere Alışveriş Çeki, Vatandaşlara Ücretsiz Ulaşım   Fuarın her gün 09.00-20.00 saatleri arasında açık olacağını belirten Başkan Er, vatandaşların ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla şehir merkezinden yarım saatte bir ücretsiz otobüs seferleri düzenleneceğini söyledi. Öğrencilerin kitap alışverişlerine destek olmak amacıyla alışveriş çekleri de dağıtacaklarını açıklayan Er, tüm Malatyalıları fuara davet etti.   “Bir Şehrin Büyüklüğü Yalnızca Binalarıyla Ölçülemez” Malatya’nın yeniden yapılanma sürecinde kültürel yatırımların da büyük önem taşıdığını dile getiren Başkan Er, şunları söyledi: “Bir şehrin büyüklüğü yalnızca yollarıyla, binalarıyla ve ekonomik gücüyle ölçülemez. O şehrin kütüphaneleri, kültür hayatı, yetiştirdiği insanlar ve gençlerine sunduğu imkânlar da en az fiziki yatırımları kadar önemlidir. Kitap, insanın kendini tanımasının, dünyayı anlamasının, düşüncesini geliştirmesinin ve geleceğini şekillendirmesinin en önemli araçlarından biridir. Biz Malatyamızı yeniden inşa ederken aynı zamanda okuyan, düşünen, araştıran ve üreten bir şehir olarak geleceğe hazırlamak istiyoruz.”   Başkan Er: “Malatya’yı Fuarlar Şehri Yapacağız”   Malatya’nın kültür, sanat ve ticaret alanında bölgesel bir merkez haline gelmesini hedeflediklerini belirten Er, “Daha önce de ifade ettiğimiz gibi Malatya’yı fuarlar şehri yapacağız. Bu hedefi yalnızca sözde bırakmak istemiyoruz. Tarımdan gastronomiye, kitap, kültür ve sanata kadar farklı alanlarda düzenlediğimiz organizasyonlarla Malatya’yı bölgenin önemli buluşma merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçladık” ifadelerini kullandı.   Vali Yavuz: “105 Bin 239 Bağımsız Bölümü Hayata Geçirdik” Malatya Valisi Seddar Yavuz ise konuşmasında 6 Şubat depremlerinin ardından kentte yürütülen yeniden yapılanma çalışmalarına değindi. Deprem sonrası devletin tüm kurumlarıyla büyük bir çalışma yürüttüğünü belirten Yavuz, “Şehrimizi imar, inşa ve ihya ettik. 105 bin 239 bağımsız bölümü hayata geçirdik ve efsanevi bir başarıyı ortaya koyduk. Bu, devletimizin ve milletimizin hem kurumsal kapasitesini hem de dayanışmasını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, yerel yönetimler ve kamu kurumlarının iş birliğiyle Malatya’nın geleceğe hazırlandığını ifade eden Yavuz, “Bugünün değil, geleceğin Malatya’sını inşa ettik” diye konuştu.   “Malatya’nın Gündemi Artık Kapı Kolu, Pisuar Olmamalı” Malatya’nın bundan sonraki süreçte farklı konularla gündeme gelmesi gerektiğini vurgulayan Vali Yavuz, dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yavuz, “Bizim amacımız valisiyle, Büyükşehir Belediye Başkanıyla, rektörleriyle Malatya ailesi olarak Malatya markasını parlatmak. İmar ve inşa faaliyetlerini bitiren bir şehirde bundan sonra gündemimiz artık değişmeli. Gündemimiz kapı kolu olmamalı. Gündemimiz pisuar olmamalı. Gündemimiz artık ticaret, sanayi, kültür, eğitim, sağlık, kısacası şehrin diğer göstergeleri olmalı” ifadelerini kullandı. Malatya’nın ayrıntılarda boğulmadan geleceğe umutla ve güvenle bakan bir şehir olması gerektiğini belirten Yavuz, yeniden yapılanma sürecinin ardından kültürel ve ekonomik gelişime odaklanılması gerektiğini söyledi. “Yeni Bir Eğitim ve Kültür Ekosistemi Oluşturmalıyız” Kitap fuarının Malatya açısından önemli bir organizasyon olduğunu ifade eden Vali Yavuz, fuarın yalnızca kitap satışları ve yazar buluşmalarıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Yavuz, “Sıra artık kültür, sanat, ticaret, sanayi ve teknolojide. Kısacası yeni bir gündemle yola devam etmek istiyoruz. Kitap fuarının en önemli konularından biri yeni bir gündem, yeni bir ekosistem oluşturmak. Bu ekosistemin adı eğitim ve kültür ekosistemi” dedi. Malatya’nın kültür ve eğitimle güçlenen bir şehir kimliği kazanmasını hedeflediklerini belirten Yavuz, “Geleceğe umutla bakan ve kültürle, eğitimle, kitapla şifalanan, iyileşen bir şehir algısını hepimiz oturtmalıyız” ifadelerini kullandı.   Vali Yavuz’dan Başkan Er’e Teşekkür Kitap fuarının hazırlanmasında emeği geçen Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve ekibini tebrik eden Vali Yavuz, organizasyonun bu yıl geçen yıla oranla daha güçlü bir katılımla gerçekleştirileceğine inandığını söyledi. Basın mensuplarının deprem sonrası yeniden yapılanma sürecindeki bilgilendirme çalışmalarına da teşekkür eden Yavuz, kamu kurumları, belediyeler ve üniversitelerin iş birliğiyle Malatya’nın kültürel gelişiminin sürdürüleceğini ifade etti. Toplantı, fuar programına ilişkin değerlendirmelerin ardından sona erdi.

19.10.2026 108
POLİTİKA

Yeni Parti Malatya İl Başkanlığı Açıldı: İktidar Hedefi Malatya’dan İlan Edildi

YENİParti’nin Malatya İl Başkanlığı binası, partinin üst düzey yöneticileri, milletvekilleri ve teşkilat mensuplarının katılımıyla açıldı. Açılışta konuşan Veli Ağbaba, Murat Emir ve Yunus Emre, iktidara yönelik eleştirilerde bulunurken, ekonomik sorunlar, kayısı üreticilerinin yaşadığı sıkıntılar ve demokrasi vurgusu öne çıktı.    YENİ Parti Malatya İl Başkanlığı binası düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılış programına Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Genel Sekreter ve İstanbul Milletvekili Yunus Emre, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Kurucu İl Başkanı Barış Yıldız, İl Başkan Adayı Basri İlhan, belediye başkanları, ilçe başkanları, parti yöneticileri ve çok sayıda partili katıldı.   Barış Yıldız: “Yeni Parti’yi Kurmak Zorunda Kaldık”   Programın açılış konuşmasını yapan YENİ Parti Malatya Kurucu İl Başkanı Barış Yıldız, partinin kuruluş sürecinin siyasi bir zorunluluktan kaynaklandığını söyledi. Yeni bir siyasi parti kurmanın başlangıçtaki hedefleri olmadığını belirten Yıldız, "Bizler yola çıkarken Türk siyasi partilerine yeni bir parti daha ekleyelim diye yola çıkmadık. Bizler Türk demokrasisinde yeni bir parti kurmak zorunda kaldık. Bu partinin adını millet verdi" dedi. Yeni Parti’nin kuruluş sürecini Malatyalıların ve özellikle depremzedelerin daha iyi anlayabileceğini savunan Yıldız, depremde evleri yıkılan vatandaşların yeniden bir yaşam kurma mücadelesi ile partilerinin kuruluş süreci arasında benzerlik kurdu.   Ağbaba: “Ben Malatya Milliyetçisiyim”   Açılışta konuşan YENİ Parti Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, yeni parti binasının siyasi görüşü ne olursa olsun bütün Malatyalılara açık olduğunu belirtti. Parti içerisinde kimsenin ayrıcalıklı olmayacağını ifade eden Ağbaba, "Bu kapı sadece geçmişte eski partimize oy verenlerin kapısı değil. Bu kapı tüm Malatyalıların kapısı. Bu kapıda ayrım yok. Bu kapıda herkes eşit" ifadelerini kullandı. Malatya kimliğini her zaman ön planda tuttuğunu vurgulayan Ağbaba, "Benim en öne çıkan kimliğimi soracak olursanız, bunu Meclis'te de söyledim, İstanbul'da da söyledim. Gittiğim her yerde söylüyorum. Ben Malatya milliyetçisiyim" diye konuştu.   “Kayısı Üreticisinin Derdi Çok”   Konuşmasında ekonomik sorunlara geniş yer ayıran Ağbaba, emeklilerin geçim sıkıntısı yaşadığını, gençlerin iş bulmakta zorlandığını ve Malatya'nın en önemli geçim kaynaklarından kayısıda üreticilerin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Kayısı sektöründeki ekonomik sıkıntılara dikkati çeken Ağbaba, "Kayısı üreticisinin derdi çok. Kayısı üreticisi maalesef geçen yıl ürün alamadı, bu yıl da para etmiyor. Ne tüccar memnun, ne üreten memnun, ne fabrika sahibi memnun. Kimse memnun değil" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'de gelir dağılımının giderek bozulduğunu savunan Ağbaba, emeklilerin, asgari ücretlilerin, çiftçilerin ve esnafın ekonomik şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini ifade etti. Genç işsizliğinin de önemli bir sorun olduğunu dile getiren Ağbaba, gençlerin geleceğe güvenle bakabilecekleri ekonomik ve sosyal koşulların oluşturulması gerektiğini belirtti.   Ağbaba’dan Fon İşlemleri Üzerinden İktidara Eleştiri   Ağbaba, konuşmasının devamında kamuoyunda tartışılan fon işlemleri ve borsadaki gelişmeler üzerinden iktidarı eleştirdi. Eski bir bakanın fon işlemlerinden milyarlarca liralık kazanç elde ettiğini öne süren Ağbaba, bu tür işlemlerin toplumdaki gelir adaletsizliğini derinleştirdiğini savundu. Gazetecilere yönelik adli süreçleri de eleştiren Ağbaba, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün demokratik bir toplum açısından vazgeçilmez olduğunu dile getirdi.   Yunus Emre: “750 Bin Üyeyle Büyük Bir Başlangıç Yaptık”   YENİ Parti Genel Sekreteri ve İstanbul Milletvekili Yunus Emre ise partinin kuruluş sürecinde vatandaşlardan önemli destek gördüklerini söyledi. YENİ Parti'nin kuruluşunun yalnızca siyasi bir tercih olmadığını, demokrasi mücadelesinin bir parçası olduğunu savunan Emre, partilerinin kısa sürede geniş bir üye kitlesine ulaştığını belirtti. Emre, "Daha partinin binası yokken yarım milyondan fazla vatandaşımız cep telefonlarından aidatlarını yatırdı, bağışlarını yaptı. Şu anda 750 bin üyesiyle vatandaşın kurduğu, parasını vatandaşın verdiği, adını vatandaşın verdiği bir partiyiz" dedi. YENİ Parti'nin Avrupa'nın en büyük sosyal demokrat partilerinden biri hâline geldiğini ileri süren Emre, vatandaş desteğinin kendilerine önemli bir sorumluluk yüklediğini ifade etti.   “Malatya’da Birinci Parti Olacağız”   Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın kent sorunlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdığını belirten Yunus Emre, Malatya'da siyasi hedeflerinin birinci parti olmak olduğunu söyledi. Emre, "Malatya'da Yeni Parti'nin birinci parti olduğu bir seçim sonucunu sizlerin desteğiyle gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. Emre ayrıca, deprem sonrası Malatya'da yaşanan sorunların çözümü için çalışmaların sürdürüleceğini ve kentteki siyasi örgütlenmenin güçlendirileceğini kaydetti.   Murat Emir: “Siyasetin Yeri Meydanlar ve Sokaklardır”   YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir de konuşmasında partinin kuruluş sürecini değerlendirerek iktidarın politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu. 31 Mart yerel seçimlerinin Türkiye siyasetinde önemli bir dönüm noktası olduğunu savunan Emir, Yeni Parti'nin kuruluşunun ardından siyasi mücadeleyi daha geniş bir tabana yaymayı hedeflediklerini söyledi. Parti yönetiminde üyelerin ve teşkilatların söz sahibi olması gerektiğini belirten Emir, "Artık genel başkanın gölgesinde, genel merkezin gölgesinde siyaset devri bitmiştir. Siyasetin yeri meydanlardır, tarlalardır, sokaklardır, üyelerdir, örgütlerdir. İşte emek verenler bu partiyi yönetecek" dedi.   “Yarın İl Başkanını Seçeceksiniz”   Malatya'da 18 Ekim Pazar günü yapılacak il başkanlığı ön seçimine de değinen Murat Emir, teşkilat seçimlerinin parti içi demokrasi açısından önemli olduğunu söyledi. İlçe başkanlarının belirlendiğini hatırlatan Emir, "Yarın il başkanını seçeceksiniz. Ben şimdiden seçilecek il başkanımıza ve yönetimine başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Emir, parti genel merkezinin gücü ile yerel teşkilatların çalışmalarını birleştirerek siyasi hedeflerine ulaşacaklarını kaydetti.   Basın Özgürlüğü ve Yargı Süreçleri Gündeme Geldi   Konuşmasında yargı süreçleri ve basın özgürlüğü konularına da değinen Emir, bazı siyasetçi ve gazetecilere yönelik soruşturma ve tutuklamaları eleştirdi. Ekrem İmamoğlu'na yönelik yargı süreçleri ile Halk TV'ye ilişkin gelişmeleri siyasi baskı olarak nitelendiren Emir, bu konulardaki mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. Malatya'nın siyasi mücadelede önemli bir yere sahip olduğunu belirten Emir, kentteki parti teşkilatına ve destek veren vatandaşlara teşekkür etti.   Konuşmaların ardından vatandaşların ve milletvekillerinin birlikte kurdele kesmesi ile il binası resmi olarak hizmete açılmış oldu.    

17.10.2026 115
GENEL

Ramazan Özcan: “Yeni Yerleşim Alanlarında Yerel Esnafın Güçlenmesi Önemli”

Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte oluşan yeni yerleşim alanlarının ticari yatırımlarla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti. Battalgazi ilçesindeki Bahçebaşı TOKİ 5. Etap bölgesinde hizmete açılan Bahçebaşı Market'in açılışına katılan Özcan, yeni konut bölgelerinde sosyal ve ekonomik hayatın yeniden canlanmasının önemini vurgulayarak yerel esnafa sahip çıkılması çağrısında bulundu.   6 Şubat depremlerinin ardından yeniden yapılanma sürecinin devam ettiği Malatya'da, yeni yerleşim alanları ticari yatırımlarla da gelişmeye devam ediyor. Battalgazi ilçesine bağlı Bahçebaşı TOKİ 5. Etap bölgesinde hizmete giren Bahçebaşı Market, düzenlenen törenle kapılarını açtı. Ferhat Avcı ve Habip Hakverdi tarafından hayata geçirilen işletmenin açılış törenine Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, Pütürge Beyleri Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Emin Ayten, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bahçebaşı TOKİ Camii'nin üst kısmındaki ticaret alanında hizmet vermeye başlayan marketin, bölgede yaşayan vatandaşların günlük alışveriş ihtiyaçlarını karşılaması ve yeni yerleşim alanındaki ticari hareketliliğe katkı sunması hedefleniyor.   Özcan: “yeni yerleşim alanları ticari yatırımlarla gelişiyor”   Açılış töreninde konuşan Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, depremlerin ardından Malatya'da yürütülen yeniden inşa çalışmalarının yalnızca konut yapımıyla sınırlı olmadığını, sosyal ve ekonomik hayatın da yeniden şekillendiğini belirtti. Kentte yeni yaşam alanlarının oluşmasıyla birlikte vatandaşların günlük ihtiyaçlarına cevap verecek ticari işletmelerin önem kazandığını ifade eden Özcan, Bahçebaşı TOKİ bölgesinin bu anlamda gelişme potansiyeli taşıdığına dikkat çekti. Yeni yerleşim alanlarında açılan her işletmenin ekonomik hareketliliğe katkı sağladığını belirten Özcan, konut projeleriyle birlikte ticari alanların da faaliyete geçmesinin mahalle yaşamının gelişmesi açısından önemli olduğunu kaydetti. Bahçebaşı Market'in bölgeye kazandırılmasından memnuniyet duyduğunu dile getiren Özcan, yatırımcıları girişimlerinden dolayı tebrik etti.   “Yerel esnafa sahip çıkılması gerekiyor”   Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, konuşmasında yerel esnafın kent ekonomisindeki önemine de dikkat çekti. Özellikle deprem sonrası ekonomik toparlanma sürecinde küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesinin önem taşıdığını belirten Özcan, mahalle esnafının yalnızca ticari faaliyet yürütmediğini, aynı zamanda sosyal yaşamın bir parçası olduğunu ifade etti. Ulusal zincir marketler karşısında yerel işletmelerin rekabet gücünün korunması gerektiğini vurgulayan Özcan, vatandaşların alışveriş tercihlerinde mahalle esnafına da yer vermesinin kent ekonomisine katkı sağlayacağını belirtti. Malatya'nın yeniden ayağa kalkma sürecinde yerel girişimcilerin önemli sorumluluk üstlendiğine işaret eden Özcan, yeni yerleşim alanlarında yapılan yatırımların desteklenmesi gerektiğini kaydetti.   “Bahçebaşı önemli bir yerleşim ve ticaret merkezi olabilir”   Bahçebaşı TOKİ bölgesinin gelişimine de değinen Özcan, yeni konutlarla birlikte bölgede nüfusun ve ticari ihtiyaçların artmasının beklendiğini belirtti. Deprem sonrası oluşturulan yerleşim alanlarında sosyal donatıların ve ticari işletmelerin birlikte gelişmesinin önemine işaret eden Özcan, Bahçebaşı'nın önümüzdeki dönemde Malatya'nın önemli yaşam ve ticaret merkezlerinden biri olabileceğini ifade etti. Yeniden yapılanma sürecinin mahalle kültürünü de kapsaması gerektiğini vurgulayan Özcan, vatandaşların günlük ihtiyaçlarını yaşadıkları bölgelerde karşılayabilmelerinin yaşam kalitesine katkı sağlayacağını kaydetti. Özcan, Bahçebaşı Market'in işletmecileri Ferhat Avcı ve Habip Hakverdi'yi tebrik ederek yatırımın bölge halkına hayırlı olmasını, işletmenin bol ve bereketli kazançlar elde etmesini temenni etti.   Ayten: “Yeni yatırımlar bölgemizin gelişimine katkı sunuyor”   Pütürge Beyleri Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Emin Ayten de açılış töreninde yaptığı konuşmada, Bahçebaşı TOKİ bölgesinde hayata geçirilen yeni işletmenin mahalle sakinleri açısından önemli olduğunu belirtti. Yeni yerleşim alanlarında vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayabilecek işletmelerin açılmasının bölgenin gelişimine katkı sağladığını ifade eden Ayten, yerel girişimcilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi.   Bahçebaşı Market Dualarla Hizmete Açıldı   Konuşmaların ardından açılış programında dualar edildi. Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan ve beraberindeki davetliler, işletme sahipleri Ferhat Avcı ve Habip Hakverdi ile birlikte "Ya Allah, Bismillah" sözleri eşliğinde açılış kurdelesini kesti. Açılışın ardından protokol üyeleri ve davetliler marketi gezerek işletme hakkında bilgi aldı. Katılımcılar, işletme sahiplerine hayırlı olsun dileklerini iletti.   Deprem Sonrası Yeni Yaşam Alanlarında Ticari Hareketlilik   6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da hayata geçirilen toplu konut projeleri, kentin yerleşim yapısını da yeniden şekillendiriyor. Yeni konut bölgelerinde yaşamın başlamasıyla birlikte market, fırın ve diğer günlük ihtiyaçlara yönelik ticari işletmelere duyulan ihtiyaç da artıyor. Battalgazi ilçesindeki Bahçebaşı TOKİ 5. Etap bölgesinde açılan Bahçebaşı Market de bu kapsamda bölge sakinlerine hizmet vermeye başladı. Yeni yerleşim alanlarında ticari faaliyetlerin gelişmesinin hem vatandaşların ihtiyaçlarına daha kolay ulaşmasına hem de yerel ekonomik hareketliliğin artmasına katkı sağlaması bekleniyor.

17.10.2026 90
EKONOMİ

Tarım ve Gıda Sektörüne 1,2 Milyar TL Hibe Desteği

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı kapsamında 95 projenin toplam 1,2 milyar TL hibe desteği almaya hak kazandığını açıkladı. Desteklenen projelerle yaklaşık 1,9 milyar TL tutarında yeni yatırımın ülke ekonomisine kazandırılması hedefleniyor.   Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve tarım-gıda sektörünün modernizasyonu amacıyla yürütülen IPARD III Programı'nın 11. Başvuru Çağrı İlanı kapsamında değerlendirme sonuçları açıklandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yapılan değerlendirmeler sonucunda 95 projenin hibe desteği almaya hak kazandığını bildirdi.   95 Projeye 1,2 Milyar TL Destek   Program kapsamında tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik yatırımlar desteklenecek. Hibe desteği almaya hak kazanan projeler arasında et, süt, yumurta ve su ürünlerinin işlenmesine yönelik tesisler ile meyve-sebze işleme ve soğuk hava deposu yatırımları yer alıyor. Bakan Yumaklı, söz konusu 95 proje için toplam 1,2 milyar TL hibe desteği sağlanacağını belirtti.   Ekonomiye 1,9 Milyar TL'lik Yatırım Hedefi   Destek almaya hak kazanan projelerin tamamlanmasıyla Türkiye genelinde yaklaşık 1,9 milyar TL tutarında yeni yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Yatırımlarla tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve pazarlanmasına yönelik altyapının güçlendirilmesi, kırsal bölgelerde üretim kapasitesinin artırılması ve tarım-gıda sektörünün modernizasyonuna katkı sağlanması amaçlanıyor.   Malatya'nın Tarımsal Üretimi Açısından Önemli   Türkiye genelinde açıklanan destek programı, kayısı başta olmak üzere meyve üretimi ve tarıma dayalı sanayinin önemli merkezlerinden Malatya açısından da dikkat çekiyor. Özellikle kayısı işleme, paketleme, soğuk hava deposu ve katma değerli tarımsal ürün yatırımları, kentteki üreticiler ve tarımsal işletmeler açısından önem taşıyor. IPARD III Programı kapsamında desteklenen yatırım alanları, Malatya'nın tarımsal ürünlerini işleyerek daha yüksek ekonomik değer oluşturmasına yönelik yatırım ihtiyaçlarıyla da örtüşüyor.   Kırsal Kalkınma Destekleri Sürecek   Bakan Yumaklı, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi, üretimin artırılması ve tarım-gıda sektörünün modernizasyonuna yönelik desteklerin sürdürüleceğini belirterek IPARD III Programı kapsamında hibe almaya hak kazanan projelerin ülkeye ve yatırımcılara hayırlı olmasını diledi.  

17.10.2026 100
EKONOMİ

Türkiye'de 488 Bin Kişi İş İçin Şehir Değiştirdi

Türkiye'de 2025 yılında 488 bin 643 kişi iş bulmak, işe başlamak veya tayin nedeniyle başka bir şehre göç etti. İş kaynaklı göçün büyükşehirlerde yoğunlaşması dikkat çekerken, NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, gençlerin iş bulabilmek için yaşadıkları şehirleri terk etmek zorunda kalmaması gerektiğini söyledi.   Türkiye'de istihdam olanaklarının iller arasındaki dağılımı, iç göç hareketliliğini etkilemeye devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 yılı İç Göç İstatistikleri'ne göre, geçen yıl 2 milyon 475 bin 19 kişi iller arasında göç ederken, bunların 488 bin 643'ü iş ve tayin gerekçesiyle yer değiştirdi. İş nedeniyle en fazla göç alan il 72 bin 141 kişiyle İstanbul oldu. İstanbul'u 41 bin 313 kişiyle Ankara, 24 bin 665 kişiyle İzmir takip etti. Veriler, iş gücü hareketliliğinde büyükşehirlerin önemli bir merkez olmayı sürdürdüğünü ortaya koydu.   “Gençler İş Bulmak İçin Şehir Değiştirmek Zorunda Kalmamalı”   İş kaynaklı göç hareketliliğini değerlendiren NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu ve Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, istihdam fırsatlarının belirli şehirlerde yoğunlaşmasının gençlerin kariyer tercihlerini doğrudan etkilediğini belirtti. Gençlerin eğitim aldıkları veya yaşadıkları şehirlerde yeterli iş imkânına ulaşamamalarının göçü beraberinde getirdiğini ifade eden Yılmaz, “Bugün pek çok genç, eğitim aldığı veya yaşadığı şehirde kendisine uygun bir iş fırsatı bulamadığında başka bir şehre yöneliyor. Elbette şehir değiştirmek yeni deneyimler ve fırsatlar kazandırabilir. Ancak burada önemli olan, gençlerin yalnızca iş bulabilmek için yaşadıkları şehirden ayrılmak zorunda hissetmemesi” dedi. Türkiye'nin farklı bölgelerinde önemli bir genç nüfus ve girişimcilik potansiyeli bulunduğunu dile getiren Yılmaz, bu potansiyelin iş dünyasıyla daha güçlü şekilde buluşturulması gerektiğini söyledi.   “Doğru Bağlantılar Yeni Kariyer Fırsatları Oluşturabilir”   Gençlerin iş hayatına hazırlanırken yalnızca akademik bilgiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Yılmaz, profesyonel çevre oluşturmanın kariyer planlamasında önemli bir rol oynadığını kaydetti. Yılmaz, “Bir gencin kariyerini şekillendiren unsurlardan biri de doğru insanlarla doğru zamanda tanışabilmesi. Bazen farklı bir sektörden iş insanıyla yapılan sohbet, hiç düşünülmeyen bir kariyer alanının kapısını açabiliyor. Ancak her gencin bu bağlantılara ulaşma imkânı aynı değil” ifadelerini kullandı. İş dünyasının deneyimlerini gençlerle paylaşmasının önemine dikkat çeken Yılmaz, farklı sektörleri tanıma fırsatının gençlerin daha bilinçli kariyer kararları almasına katkı sağlayacağını belirtti.   NEFA Gençlerle İş Dünyasını Buluşturuyor   Gençlerin profesyonel hayata daha donanımlı hazırlanmasını amaçlayan NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu, farklı sektörlerden girişimci, yönetici ve iş insanlarını gençlerle bir araya getiriyor. Platform tarafından düzenlenen buluşmalar, profesyonel ağ oluşturma etkinlikleri ve deneyim paylaşımına yönelik organizasyonlarla gençlerin iş dünyasını yakından tanıması ve kariyer fırsatlarına erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor. Yılmaz, gençlerle iş dünyası arasında kurulacak güçlü iletişimin uzun vadede önemli kazanımlar sağlayacağını ifade ederek, “Amacımız yalnızca yeni tanışıklıklar oluşturmak değil, gençlerin kariyer yolculuklarında yararlanabilecekleri kalıcı bir iletişim ağına katkı sağlamak. Çünkü fırsatlara erişimin ilk adımı çoğu zaman doğru bağlantıları kurabilmekten geçiyor” diye konuştu.   Malatya İçin de Önemli Bir Gündem   Türkiye genelinde iş kaynaklı göç hareketliliği, 6 Şubat depremlerinin ardından ekonomik ve sosyal toparlanma süreci devam eden Malatya açısından da önem taşıyor. Kentte yeniden yapılanma çalışmaları sürerken genç nüfusun istihdama katılması, nitelikli iş gücünün korunması ve yeni yatırım alanlarının oluşturulması, Malatya'nın ekonomik geleceği açısından öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor. Özellikle organize sanayi bölgeleri, tarıma dayalı sanayi, ticaret ve girişimcilik alanlarında oluşturulacak yeni istihdam imkânları, gençlerin kendi şehirlerinde kariyer planlaması yapabilmesi açısından önem taşıyor. NEFA Gençlik ve Ticaret Platformunun gençlerle iş dünyası arasında profesyonel bağlantılar kurulmasına yönelik yaklaşımı, Malatya gibi deprem sonrası ekonomik toparlanma sürecindeki şehirler için de değerlendirilebilecek modeller arasında yer alıyor.    

17.10.2026 84
POLİTİKA

İYİ Partili Yücel: “Esnaf Ayağa Kalkmadan Malatya Ayağa Kalkamaz”

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, Malatya’da düzenlenen “Sahadan Sandığa” eğitim programında kentin deprem sonrası ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekti. Yücel, esnafın borç yükünden sanayideki istihdam kaybına, kayısı üretiminden kalıcı iş yerlerine kadar birçok konuda çözüm çağrısında bulundu.   İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi ve Genel Başkan Başdanışmanı İsmail Yücel, partisinin teşkilat yapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği “Sahadan Sandığa” eğitim programı kapsamında Malatya’da partililerle bir araya geldi. İYİ Parti Malatya İl Binasında gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını İl Başkanı Serdar Yıldız yaptı. Daha sonra söz alan Yücel ise Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yücel, konuşmasının önemli bölümünü 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya'da yaşanan sorunlara ayırdı. Kentin yeniden ayağa kalkmasının yalnızca konut ve iş yeri inşaatlarının tamamlanmasıyla mümkün olmayacağını belirten Yücel, ticaretin canlandırılması, üretimin desteklenmesi ve nitelikli iş gücünün korunması gerektiğini söyledi.   “Malatya'nın Yeniden Ayağa Kalkması Binalarla Sınırlı Değil”   6 Şubat depremlerinin Malatya'da derin izler bıraktığını ifade eden Yücel, yeniden inşa sürecinin ekonomik ve sosyal kalkınmayla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yücel, “Depremin ardından yürütülen konut ve iş yeri inşaatları elbette önemlidir. Ancak bir şehrin yeniden ayağa kalkması yalnızca binaların tamamlanmasıyla mümkün değildir. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması; esnafının dükkânını açması, sanayicisinin üretmesi, çiftçisinin emeğinin karşılığını alması ve gençlerinin kendi şehirlerinde gelecek kurabilmesiyle mümkündür” dedi. Yeni yapılan bazı binalarda kullanılan malzemelerin kalitesine ilişkin vatandaşlardan şikâyetler geldiğini öne süren Yücel, ilgili kurumların yapı kalitesi ve güvenliği konusunda etkin denetim yapması gerektiğini belirtti.   “Kalıcı İş Yerine Ulaşamayan Esnafın Sorunları Çözülmeli”   Deprem sonrasında Malatya'da ticari hayatın henüz istenilen düzeye ulaşamadığını savunan Yücel, özellikle geçici ticaret alanlarında faaliyetlerini sürdüren işletmelerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Malatya Ticaret ve Sanayi Odasının gündeme getirdiği talepleri hatırlatan Yücel, deprem öncesinde kiracı olan ve halen konteynerlerde faaliyet gösteren çok sayıda esnafın kalıcı iş yerine erişmekte zorlandığını söyledi. Yücel, “Bodrum katlarda faaliyet gösteren yaklaşık 150 esnafın iş yeri kura süreçlerinin dışında kalması da çözüm bekliyor. Kalıcı iş yerlerinin tahsisinde hak sahipliği sorunları giderilmeli, ihtiyaç fazlası iş yerleri depremden etkilenen esnafımızın kullanımına sunulmalıdır. Yeni çarşıların ulaşım, otopark ve altyapı sorunları da bir an önce çözülmelidir” ifadelerini kullandı.   “Esnaf Ayağa Kalkmadan Çarşı Canlanmaz”   Depremde sermayesini kaybeden işletmelerin vergi, sigorta primi ve kredi borçları nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten Yücel, mücbir sebep kapsamındaki yükümlülüklerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin taleplerine de değinen Yücel, işletmelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman imkânları sağlanması gerektiğini kaydetti. Yücel, “Esnafımız, depremde kaybettiği sermayesini yeniden oluşturamadan biriken vergi, sigorta primi ve kredi borçlarıyla mücadele ediyor. Borçlar için gerçekçi kolaylıklar sağlanmalıdır. Esnaf ayağa kalkmadan çarşı, çarşı canlanmadan Malatya ayağa kalkamaz” diye konuştu.   Sanayi İçin Özel Teşvik Çağrısı   Malatya'daki organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin yüksek enerji, finansman ve iş gücü maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Yücel, deprem kaynaklı ilave yüklerin de üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. Özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunması gerektiğini belirten Yücel, deprem bölgesine özel yatırım ve istihdam teşviklerinin uygulanmasını, uygun koşullu finansman sağlanmasını ve organize sanayi bölgelerinin altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi.   “Kayısı Üreticisinin Geleceği Korunmalı”   Malatya ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan kayısı üretimine de değinen Yücel, 2025 yılında yaşanan ağır zirai don felaketine rağmen kuru kayısı ihracatından 303 milyon doların üzerinde gelir elde edildiğini belirtti. Artan üretim maliyetleri, kuraklık ve zirai don risklerinin üreticileri zorladığını ifade eden Yücel, kayısıda sürdürülebilir üretimin sağlanması için yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Yücel, “Kayısı üreticilerimiz için erken uyarı ve koruma sistemleri yaygınlaştırılmalı, TARSİM'in kapsamı ve etkinliği güçlendirilmelidir. Lisanslı depoculuk ve işleme tesisleri desteklenerek kayısının daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi sağlanmalıdır” dedi.   Gençlerin Malatya'dan Göç Etmesine Dikkat Çekti   Deprem sonrasında yaşanan nüfus ve nitelikli iş gücü kaybının Malatya'nın geleceği açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Yücel, barınma, eğitim, sağlık ve istihdam alanlarındaki sorunların kalıcı göçe dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. İnönü Üniversitesi ile Malatya Turgut Özal Üniversitesinin bilimsel birikiminin sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturulmasını isteyen Yücel, genç girişimcilerin desteklenmesi ve üniversite mezunlarının Malatya'da istihdam edilmesi için yeni imkânlar geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yücel, “Bir şehrin en değerli sermayesi insanıdır. Gençlerimizin kendi şehirlerinde gelecek kurabilecekleri ekonomik ve sosyal şartları oluşturmak zorundayız” diye konuştu.   “Malatya İçin Bütüncül Kalkınma Programı Hazırlanmalı”   Malatya'nın sorunlarının birbirinden bağımsız ele alınamayacağını kaydeden Yücel, deprem sonrası yeniden yapılanma, sanayi, tarım, ticaret, istihdam ve sosyal hayatı kapsayan bütüncül bir kalkınma programı hazırlanması gerektiğini söyledi. Bu programın üniversiteler, ticaret ve sanayi odası, ticaret borsası, esnaf kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla oluşturulması gerektiğini belirten Yücel, somut ve ölçülebilir hedeflerin önemine dikkat çekti.   Ekonomi ve Hukuk Politikalarını Eleştirdi   Türkiye genelindeki ekonomik gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yücel, hayat pahalılığının emeklilerden çiftçilere, esnaftan sanayicilere kadar toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini savunan Yücel, kamu kurumlarının denetim mekanizmalarını eleştirerek basın özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü konularında da değerlendirmelerde bulundu. Millî birlik ve üniter devlet yapısına ilişkin partisinin yaklaşımını dile getiren Yücel, Cumhuriyetin kuruluş değerleri ile vatandaşların eşitliği ilkelerinden taviz vermeyeceklerini ifade etti.   “Sorunları Yerinde Tespit Ediyoruz”   “Sahadan Sandığa” eğitim programının teşkilatların kurumsal kapasitesini artırmayı amaçladığını belirten Yücel, program kapsamında saha çalışmaları, siyasi iletişim, sosyal medya kullanımı ve bilgi kirliliğiyle mücadele konularında eğitimler verildiğini söyledi. Parti politikalarının il ve ilçe teşkilatlarınca daha etkin biçimde vatandaşlara aktarılmasını hedeflediklerini kaydeden Yücel, siyasette vatandaşların sorunlarını yerinde tespit etmenin ve ortak akılla çözüm üretmenin önemine vurgu yaptı. İYİ Parti'nin sorunlara somut çözüm önerileri geliştiren bir muhalefet anlayışını benimsediğini ifade eden Yücel, “Bizim hedefimiz; üreten, ürettiğini adil paylaşan, refahı büyüten, hukukun üstünlüğünü ve adaleti yeniden tesis eden güçlü bir Türkiye'dir. Bu ülkeyi yönetmeye talibiz. Kadrolarımızla, programlarımızla ve milletimize duyduğumuz güvenle hazırız. Malatya'nın yeniden ayağa kalkması, Türkiye'nin yeniden güçlenmesinin de önemli bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.  

16.10.2026 74
GENEL

Vali Yavuz: “Konteynerlerde Kalanların Sayısı 10 Binin Altına Düştü”

Malatya Valisi Seddar Yavuz, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte yürütülen çalışmaların büyük ölçüde tamamlanma aşamasına geldiğini belirterek, konteynerlerde kalan kişi sayısının 10 binin altına düştüğünü açıkladı. Yavuz, son dönemde 1.100’ü aşkın aileye kira ve eşya desteği sağlandığını bildirdi.   Malatya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde (AFAD), Vali Seddar Yavuz başkanlığında “İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Toplantısı” gerçekleştirildi. Toplantıda, kentin afetlere hazırlık durumu, kurumlar arası koordinasyon, risk azaltma çalışmaları ve 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen normalleşme süreci değerlendirildi. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Vali Yavuz, Malatya’nın afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine ilişkin önemli veriler paylaştı.   “Konteynerlerde Kalanların Sayısı 10 Binin Altına Düştü” Malatya’da deprem sonrası yürütülen çalışmaların son aşamaya geldiğini ifade eden Vali Yavuz, geçici barınma alanlarında yaşayan vatandaşların kalıcı konutlara geçiş sürecinin devam ettiğini söyledi. Yavuz, “Artık Malatya’mızda işlerimizin sonuna geldik. Konteynerlerde bugün itibarıyla kalan hemşehrilerimizin sayısı 10 binin altına düşmüştür. Ekonomik yoksulluk içinde bulunan hiçbir kimseyi çaresiz bırakmadık, bırakmayacağız. Onlara ev kiralamaları ve eşyaları konusunda yardımda bulunuyoruz, bulunmaya devam ediyoruz” dedi.   “1.100’ü Aşkın Aileye Destek Sağladık” Deprem sonrası ekonomik ve sosyal açıdan dezavantajlı durumda bulunan vatandaşlara yönelik desteklerin sürdüğünü kaydeden Yavuz, özellikle konteynerlerden ayrılarak yeni yaşam alanlarına geçen ailelerin yalnız bırakılmadığını vurguladı. Son dönemde sağlanan yardımlara ilişkin bilgi veren Yavuz, “Bugün itibarıyla bu tür yardımları yaptığımız aile sayısı, son dönem için söylüyorum, 1.100’ü geçmiştir. Dolayısıyla devletimiz hem sosyal hem ekonomik anlamda dezavantajlı bulunan hemşehrilerimizin yanında dimdik duruyor. Onları şefkatle sarıyor” ifadelerini kullandı.   “Malatya’da 125 Bin 239 Bağımsız Bölüm Gerçekleştirildi” Malatya’nın deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde önemli bir aşamaya ulaştığını belirten Vali Yavuz, kentte 125 bin 239 bağımsız bölümün gerçekleştirildiğini söyledi. Yavuz, “Afetten çıkmış bir şehirde geleceğe umutla bakan, yaralarını sarmış, 125 bin 239 bağımsız bölümü gerçekleştirmiş bir şehrin valisi olarak bu onuru, gururu ve sevinci sizlerle paylaşıyorum. Bu şehir sadece bizim değil, Malatyalı hemşehrilerimizin, 86 milyon vatan evladının onuru ve gururudur” diye konuştu. Yürütülen çalışmaların devletin kurumsal kapasitesini ve milletin dayanışma gücünü ortaya koyduğunu ifade eden Yavuz, yeniden yapılanma sürecinde emeği geçen kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.   “Sürekli Mağduriyet Algısıyla Şehri Normalleştiremeyiz”   Deprem sonrası fiziksel yeniden yapılanmanın yanı sıra sosyal ve psikolojik normalleşmenin de önem taşıdığına dikkat çeken Yavuz, yeni konutların ve iş yerlerinin aktif kullanıma geçmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Vali Yavuz, “Şehrimizin normalleşmesi için iş yerlerine taşınılması, yeni konutların aktif olarak kullanılması için iş birliğiyle çalışıyoruz. Siz değerli basın mensuplarımızdan ve Malatyalı hemşehrilerimizden Malatya’nın normalleşmesi konusunda verdiğiniz desteğe devam etmenizi çok önemli görüyorum. Sürekli mağduriyet algısı üzerinden şehri normalleştiremeyeceğimizi, psikolojiyi düzeltemeyeceğimizi hatırlatmak istiyorum” dedi.   “Temel Amacımız Vatandaşlarımızın Hayatını Kurtarmak” İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Toplantısı’nın içeriğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavuz, kurul üyeleri ve çalışma gruplarıyla afet müdahale planlarının ayrıntılı şekilde ele alındığını söyledi. Afetlere müdahalede öncelikli hedefin can kayıplarını önlemek olduğunu belirten Yavuz, şöyle konuştu: “Temel amacımız vatandaşlarımızın hayatını kurtarmak. Bir afet sırasında kesintiye uğrayan hayatı ve faaliyetleri en kısa sürede normale döndürmek. Müdahale çalışmalarını hızlı ve planlı bir şekilde gerçekleştirmek, afet bölgesinin ve çevresinin güvenliğini sağlamak, halk sağlığını korumak, ekonomik ve sosyal kayıpları azaltmak, ikincil afetleri önlemek ve kaynakların etkin kullanılmasını sağlamak hedefleri doğrultusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz.” Afet anında kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin de önem taşıdığını kaydeden Yavuz, kurumlar arasındaki iletişim ve koordinasyonun kesintisiz sürdürülmesinin hedeflendiğini ifade etti.   “Deprem Dışında İklim Değişikliğinin Getirdiği Risklerle de Karşı Karşıyayız” Türkiye’nin deprem kuşağında bulunduğunu hatırlatan Yavuz, afet risklerinin yalnızca depremlerle sınırlı olmadığını, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın da yeni tehditleri beraberinde getirdiğini söyledi. Yavuz, “6 Şubat depremleri göstermiştir ki maalesef ülkemiz bir deprem kuşağı üzerinde bulunuyor. Bunun dışında iklim değişikliği, küresel ısınma gibi yağış rejimini doğrudan etkileyen diğer tehdit ve tehlikelerle de yüzleşiyoruz” ifadelerini kullandı. Toplumun afetlere dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Yavuz, mevcut risklerin analiz edilmesi, altyapının güçlendirilmesi ve yapıların afet güvenliği esas alınarak inşa edilmesinin öncelikli çalışma alanları arasında bulunduğunu belirtti.   Dere Yatakları ve Zemin Etütlerine Dikkat Çekti Malatya’da afet risklerini azaltmaya yönelik çalışmaların Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, Devlet Su İşleri (DSİ), Karayolları ve diğer kamu kurumlarıyla koordineli şekilde sürdürüldüğünü belirten Yavuz, özellikle yapı güvenliği ve riskli alanların değerlendirilmesine dikkat çekti. Yavuz, “İnşallah riskleri azaltarak, daha çok çalışarak, binalarımızı sağlam yaparak, zemin etütlerini gerçekleştirerek ve dere yatakları başta olmak üzere diğer afete konu olabilecek alanlara dikkatli bir şekilde yoğunlaşarak Malatya’mızı ve ülkemizi çok daha güvenli hale getiririz” dedi. Kentte askeri birliklerin bulunmasının da afetlere müdahale kapasitesine önemli katkı sunduğunu ifade eden Yavuz, olası afetlere karşı bütün kurumların hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.   “Malatya Yaralarını Sararak Ayağa Kalktı” Malatya’nın deprem sonrası yeniden ayağa kalkma sürecinde önemli mesafe katettiğini belirten Vali Yavuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a, İçişleri Bakanlığına, AFAD’a, yerel yönetimlere ve kamu kurumlarına teşekkür etti. Yavuz, “Malatya afetten sonra yaralarını saran, dimdik ayağa kalkan, geleceğe umutla bakan bir konuma ulaşmıştır. Hepimiz onurluyuz, gururluyuz, sevinçliyiz. İnşallah birlikte daha çok çalışarak, riskleri azaltarak bir daha böyle afetlerle yüzleşmek zorunda kalmayız” ifadelerini kullandı. Toplantı, Malatya’nın afetlere hazırlık kapasitesinin artırılması, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve olası afetlerde müdahale süreçlerinin daha etkin yürütülmesine yönelik değerlendirmelerle tamamlandı.

16.10.2026 71
ÇEVRE

Karademir’den Çiftçinin Sorunlarına Dikkat Çeken Çağrı: “Üreticiyi Kaybedersek Üretimi De Kaybederiz”

Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir, Doğanşehirli muhtarlar ve vatandaşlarla Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde bir araya geldi. Bölgenin sorunları ve vatandaşların taleplerinin istişare edildiği buluşmada, özellikle tarımsal üretim, kayısı ve elma fiyatları, artan maliyetler, altyapı eksiklikleri ve köy evlerinin teslim sürecine ilişkin beklentiler gündeme geldi. Karademir, üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) bir an önce alım yapması ve çiftçilere yönelik desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı. “KÖYLÜMÜZ DEPREMDEN SONRA TOPRAĞINI TERK ETMEDİ” Doğanşehir’in 6 Şubat depremlerinden en ağır etkilenen bölgeler arasında yer aldığını belirten MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, yaşanan tüm zorluklara rağmen üreticilerin topraklarına sahip çıktığını ifade etti. Karademir, “Biz her zaman söylüyoruz; köylü milletin efendisidir. Köylümüzden, üreticimizden ve çiftçimizden razıyız. 6 Şubat depremlerinden sonra vatandaşlarımız köylerini terk etmedi, üretmeye devam etti. Özellikle muhtarlarımız, devletimizle vatandaşlarımız arasında köprü görevi üstlendi. Depremden bu yana büyük fedakârlık gösteren muhtarlarımız, bugün de canla başla çalışmaya devam ediyor.” dedi. Bölgedeki sorunların çözümü için vatandaşların taleplerini dinlediklerini belirten Karademir, istişarelerde gündeme gelen konuları ilgili kurumlara ileteceklerini ve çözüm süreçlerini takip edeceklerini kaydetti. “DEVLETİMİZDEN ALLAH RAZI OLSUN” Karademir, devletin deprem sonrası bölgede yürüttüğü çalışmalara da dikkat çekerek, “6 Şubat depremlerinin ardından devletimiz bütün imkânlarıyla vatandaşlarımızın yanında oldu. Evlerimizin yeniden yapılmasından altyapı çalışmalarına kadar birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Elbette eksiklerimiz ve çözüm bekleyen sorunlarımız var. Bunları dile getirirken devletimizin bugüne kadar yaptığı hizmetleri de unutmamamız gerekiyor. Allah devletimizden razı olsun, devletimizi başımızdan eksik etmesin. Bizim beklentimiz, devam eden çalışmaların hızla tamamlanması ve vatandaşlarımızın kalan sorunlarının da çözüme kavuşturulmasıdır. Biz de hemşehrilerimizin sesi olmaya ve çözüm için katkı sunmaya devam edeceğiz.” dedi. ALTYAPI SORUNLARI VE KÖY EVLERİNİN TESLİMİ GÜNDEMDE Şatıroba Köyü Muhtarlığı Hasan Can Köyevi’nde gerçekleştirilen buluşmada; kanalizasyon, su, elektrik ve doğal gaz gibi altyapı ihtiyaçlarının yanı sıra yapımı tamamlanan köy evlerinin tesliminde yaşanan gecikmeler de gündeme geldi. Muhtarların ve vatandaşların beklentilerini dinleyen Karademir, kırsal mahallelerdeki sorunların çözülmesinin ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti. “KAYISI VE ELMA DOĞANŞEHİR’İN EKONOMİK BEL KEMİĞİ” Doğanşehir’de tarımın başlıca geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Karademir, kayısı ve elma üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti Geçtiğimiz yıl 12 Nisan’da yaşanan don felaketinin ardından bu yıl ürün miktarında artış yaşandığını belirten Karademir, buna rağmen üreticilerin ürünlerini değerinde satmakta zorlandığını ifade etti. Bölgede birkaç gün önce yaşanan dolu olayının elma bahçelerinde zarara yol açtığını belirten Karademir, üreticilerin zararlarının dikkate alınmasını ve gerekli desteklerin sağlanmasını istedi. “MALİYETLER ARTIYOR, ÜRETİCİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR” Mazot, tarımsal ilaç ve işçilik maliyetlerindeki artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirten Karademir, kayısı fiyatlarının geçen yıla göre gerilediğini söyledi. Geçen yıl kayısının kilogram fiyatının 350 TL seviyelerini gördüğünü hatırlatan Karademir, bu yıl fiyatların yaklaşık 200-250 TL aralığında seyrettiğini, üreticilerin ise ürünlerini istedikleri fiyatlardan satmakta zorlandığını dile getirdi. Karademir, “Üreticimizin maliyetleri her geçen gün artıyor. Mazot, ilaç ve işçilik giderleri ortada. Ancak çiftçimiz ürettiği kayısıdan ve elmadan beklediği kazancı elde edemiyor. Devletimizin üreticimize destek vermesi, çiftçimizin emeğinin karşılığını alması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. TMO’YA ÇAĞRI: “ÇİFTÇİMİZİN EMEĞİ KORUNMALI” Üreticilerin yaşadığı sorunların gelecek yıllardaki tarımsal üretimi de tehdit ettiğini belirten Karademir, TMO’nun alım yapmasının ve çiftçilere yönelik desteklerin güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Bölgedeki bazı üreticilerin mevcut ekonomik koşullar nedeniyle gelecek yıl hangi ürünleri ekecekleri konusunda endişe duyduklarını aktaran Karademir, üretimin sürdürülebilirliği için çiftçinin korunması gerektiğini söyledi. Karademir, “TMO’nun bir an önce alım yapması gerekiyor. Devletimiz üreticimize destek verirse çiftçimiz korunur, fiyatların dengelenmesine katkı sağlanır. Üreticimiz önümüzdeki yıllarda da üretmeye devam edebilir. Çiftçimizi bugün desteklemezsek yarın üretimin devamlılığı konusunda daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz.” dedi. MUHTARLARDAN SALİH KARADEMİR’E TEŞEKKÜR Buluşmada söz alan Güroba Mahalle Muhtarı Turabi Aybek, Kelhalil Mahalle Muhtarı Ekrem Doğan, Şatıroba Mahalle Muhtarı Gaffar İlhan ve Çığlık Mahalle Muhtarı Mustafa İnan, sorunlarını dinleyen ve taleplerini gündeme taşıyan MAGİNDER Başkanı Salih Karademir’e teşekkür etti. Muhtarlar, vatandaşların beklentilerinin ele alınmasından ve bölgenin sorunlarının istişare edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Buluşmanın sonunda muhtarlara ve vatandaşlara teşekkür eden Karademir, Doğanşehir’den tüm Malatyalılara selam ve saygılarını ileterek bölgenin sorunlarının çözümü ve üreticilerin desteklenmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

16.10.2026 66
EKONOMİ

Sadıkoğlu: “KOSGEB Borçları Silinmeli, Bu Mümkün Değilse En Az İki Yıl Ertelenmeli”

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 6 Şubat depremlerinin ardından KOSGEB tarafından işletmelere sağlanan geri ödemeli desteklerin tahsilatında yaşanan sorunlara dikkati çekerek, borçlarını ödeyemeyen işletmeler hakkında hukuki süreçler başlatıldığını belirtti. Sadıkoğlu, “Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir” dedi.   Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından ekonomik hayatın yeniden canlandırılması amacıyla KOSGEB tarafından hayata geçirilen “Deprem Sonrası Mikro, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin Canlanması Destek Programı” kapsamında sağlanan geri ödemeli kredilerin taksitleri, mart ayında ödenmeye başlandı. Ancak deprem sonrası ekonomik kayıplarını telafi edemeyen çok sayıda işletme, borçlarını ödemekte güçlük yaşadı. Bazı işletmeler hakkında ise hukuki süreçler başlatıldı. MTSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geri ödeme takvimi başlamadan önce depremzede işletmelerin mevcut ekonomik koşullarda borçlarını ödeyemeyeceği yönünde defalarca uyarıda bulunduklarını hatırlattı. Sadıkoğlu, borçların silinmesi veya en az iki yıl ertelenmesi yönündeki taleplerini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu'na da doğrudan ilettiklerini belirtti. Depremin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen işletmelerin sermaye kaybı, müşteri azalması, artan maliyetler ve finansmana erişim sorunlarıyla mücadele etmeyi sürdürdüğünü ifade eden Sadıkoğlu, şunları söyledi: “Bu destekler depremde ağır yara alan işletmelerimizin yeniden ayağa kalkması, üretime ve ticarete devam edebilmesi için verildi. Ancak bugün borcunu ödeyemeyen işletmelerimiz hakkında hukuki süreçler başlatılıyor. Yaraları sarmak için verilen desteğin yeni yaralar açtığı bir noktaya geldik. Biz daha ödemeler başlamadan işletmelerimizin durumunu anlattık. Bu borçları ödeyebilecek durumda olmadıklarını, en az iki yıl erteleme gerektiğini defalarca dile getirdik. Bugün yaşananlar, bu çağrımızın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.”   “İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz”   Borçların tahsilatına ilişkin yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini vurgulayan Sadıkoğlu, işletmelerin karşı karşıya kaldığı hukuki süreçlerin ekonomik toparlanmayı daha da güçleştireceğini belirterek şöyle konuştu: “Deprem bölgesinde işletmelerin ayakta kalması, yalnızca işletme sahiplerinin meselesi değildir. Her işletme istihdam, üretim, ailelerin geçimi ve şehrin ekonomik geleceği demektir. Borcunu ödeyemediği için hukuki süreçle karşı karşıya kalan bir işletmenin yeniden ayağa kalkması daha da zorlaşacaktır. Talebimiz açıktır. Bu borçlar silinmeli, bu mümkün değilse en az iki yıl ertelenmelidir. İşletmeler nefes almadan bölge ekonomisi ayağa kalkamaz. Yetkililerden, daha fazla işletme kapanmadan ve daha fazla mağduriyet yaşanmadan acil çözüm bekliyoruz.” Sorunun yalnızca Malatya ile sınırlı olmadığını kaydeden Sadıkoğlu, Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve diğer deprem illerindeki işletmelerin de benzer ekonomik güçlüklerle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, KOSGEB desteklerinin geri ödeme koşullarının deprem bölgesinin ekonomik gerçekleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.

16.10.2026 68
EKONOMİ

Sarı: “Bir Şehri Yeniden İnşa Etmek Sadece Bina Yapmak Değildir”

DAİMFED’in Malatya’da düzenlediği toplantıda konuşan Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Fatma Güldemet Sarı, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecine dikkat çekerek, “Bir şehri yeniden inşa etmek, eski binaların yerine yenilerini koymaktan ibaret değildir. Asıl mesele o şehrin ruhunu ve hafızasını koruyarak geleceğe taşımaktır” dedi.   DAİMFED Malatya Şubesi tarafından düzenlenen istişare toplantısında inşaat sektörünün temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve iş insanları bir araya geldi. Toplantıya eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve DAİMFED Genel Koordinatörü Fatma Güldemet Sarı, DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, STK temsilcileri ve iş dünyası katıldı. Toplantıda 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmaları değerlendirilirken, yapı sektöründe denetim, mesleki yeterlilik ve güvenli şehirleşmenin önemi üzerinde duruldu.   Esen: “Depremle Mücadelenin Yolu Denetim Ve Dönüşümden Geçiyor” DAİMFED Malatya Şube Başkanı Kadircan Esen, federasyonun Malatya yapılanmasını yaklaşık 2,5 yıl önce zorlu bir süreçte oluşturduklarını belirterek, depremlerin yalnızca kentteki yapıları değil, inşaat sektörünün toplumdaki imajını da olumsuz etkilediğini söyledi. Deprem sonrasında hasar tespit süreçlerinde yaşanan sorunlara dikkat çeken Esen, bazı binaların yıkılması gerekirken yıkılmadığını, bazı yapıların ise gereksiz yere yıkılarak milli servetin zarar gördüğünü savundu. Federasyon olarak hasar tespit mevzuatının yeniden düzenlenmesine katkı sunduklarını ifade eden Esen, şunları kaydetti: “Şehrimiz enkazların arasındayken müteahhit ve mühendis olduğunu söyleyen insanların kendilerini ifade etmekte güçlük yaşadığı bir dönemden geçtik. Bugün ise proje üreten, fikirlerini ortaya koyan ve gerektiğinde mesleği ile şehri adına söz söyleyen güçlü bir yapıya dönüştük.”   “30-40 Yıllık Binaların Sorumluluğu Tek Bir İmzaya Yüklenmemeli” Deprem davalarında meslektaşlarının yaşadığı hukuki sorunlara da değinen Esen, yapı güvenliğinin yalnızca inşaat aşamasıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini vurguladı. Esen, “30-40 yıllık binaların bütün sorumluluğunun yıllar önce atılmış ve arşiv raflarına kaldırılmış imzaların üzerine bırakılmaması gerektiğini her platformda söylüyoruz. Binaların belirli periyotlarda denetlenmesi ve muayene edilmesi gerektiğini savunuyoruz. Çünkü bu ülkede depremle gerçek mücadelenin yolu denetim ve dönüşümden geçmektedir” dedi. Sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini de belirten Esen, Malatya’nın geleceğinin yalnızca yeni binalarla değil, ticari, sosyal ve kültürel hayatın yeniden güçlenmesiyle şekilleneceğini ifade etti. Somut proje üretmeden yalnızca sosyal medya üzerinden yapılan eleştirilere tepki gösteren Esen, “Bizim için kıstas kimin hangi masada oturduğu değil, şehrimiz ve sektörümüz adına o masaya ne koyabildiğidir. Söylemden çok proje üretmenin, görüntüden çok ortaya eser koymanın kıymetli olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.   Karslıoğlu: “Malatya’da Müteahhit Sayısı 2 Binden 150’ye Düştü”   DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ise müteahhitlik sektöründe mesleki yeterlilik ve kayıt sisteminin önemine dikkat çekti. Geçmişte farklı meslek gruplarından çok sayıda kişinin müteahhitlik yapabildiğini belirten Karslıoğlu, sektörde uygulamaya alınan sınıflandırma ve kayıt düzenlemelerinin önemli bir dönüşüm sağladığını söyledi. Karslıoğlu, “Malatya’da daha önce 2 bin olan müteahhit sayısı, A grubundan E1 grubuna kadar olan sınıflandırmada 150’ye düştü. Adana’da ise 3 bin 200 olan sayı 241’e geriledi. Bu durum mesleğimizin artık belirli kriterler çerçevesinde kayıt altına alındığını gösteriyor” diye konuştu. İnşaat sektörünün ekonomik zorluklara rağmen üretim faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade eden Karslıoğlu, deprem bölgesinde yürütülen konut çalışmalarında emeği geçen müteahhitlere, mühendislere, teknik personele ve işçilere teşekkür etti.   “Türkiye İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu’nu Kuracağız”   Sektör temsilcilerinin daha güçlü bir organizasyon yapısına kavuşması gerektiğini vurgulayan Karslıoğlu, yeni bir konfederasyon kurulması için hazırlık yaptıklarını açıkladı. Karslıoğlu, “Türkiye İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu adı altında isim patentimizi aldık. Türkiye’nin ikinci inşaat müteahhitleri konfederasyonunu kuracağız. Malatya’dan başlayarak diğer 14 ilimizle birlikte güç birliği içerisinde yolumuza devam edeceğiz” dedi. Malatya Şubesinin federasyon yapılanmasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Karslıoğlu, Şube Başkanı Kadircan Esen ve yönetim kurulunun çalışmalarını takdir ettiğini söyledi.   Sarı: “Malatya’da 79 Bin 660 Bağımsız Bölüm Tamamlandı” Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve DAİMFED Genel Koordinatörü Fatma Güldemet Sarı da konuşmasında 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarına ilişkin verileri paylaştı. Deprem bölgesinde büyük bir yeniden yapılanma sürecinin yürütüldüğünü ifade eden Sarı, Türkiye genelinde 455 bin 357 bağımsız bölümün tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini belirtti. Malatya’daki çalışmalara ilişkin rakamları da açıklayan Sarı, “Malatya’da 62 bin 540 konut, 13 bin 32 köy evi ve 4 bin 88 iş yeri olmak üzere toplam 79 bin 660 bağımsız bölüm tamamlandı. Türkiye’nin en büyük şantiyesi ise 28 bin 289 bağımsız bölümün inşa edildiği Malatya İkizce TOKİ şantiyesi oldu” ifadelerini kullandı.   “Bir Şehri Yeniden İnşa Etmek Sadece Bina Yapmak Değildir” Deprem sonrası şehirlerin sosyal ve kültürel dokusunun korunmasının önemine değinen Sarı, yeniden yapılanma çalışmalarının yalnızca fiziksel dönüşüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Sarı, “Bir şehir hafızasıyla, çarşısıyla, mahallesiyle, sokağıyla, komşuluğuyla ve insanıyla bir bütündür. Bu nedenle 6 Şubat’tan sonra önümüzde yalnızca bir inşa görevi yoktur. Şehirlerimizi yeniden yaşanabilir hale getirmenin sorumluluğu vardır” dedi. İnşaat sektörünün insan hayatıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Sarı, yapı kalitesinin ve meslek ahlakının her şeyin önünde tutulması gerektiğini belirtti.   “Deprem Yönetmeliğine Uymak Vicdani Bir Sorumluluktur”   Güvenli yapılaşmanın ancak bilimsel veriler, doğru mühendislik uygulamaları ve etkin denetimle mümkün olacağını vurgulayan Sarı, şöyle konuştu: “Daha iyi mühendislik göstermeliyiz. Daha doğru zemin etütleri yapmalıyız. Daha nitelikli malzeme kullanmalıyız. Daha güçlü denetim mekanizmaları kurmalıyız. Daha kapsamlı ve kalıcı şehir planları yapmalıyız. Bütün bunların üzerine daha güçlü bir meslek ahlakını getirmemiz gerekiyor. Çünkü deprem yönetmeliğine uymak yalnızca teknik bir mesele ve zorunluluk değildir. İnsan hayatına karşı vicdani ve ahlaki bir sorumluluktur.” DAİMFED’in kentsel dönüşüm, yerinde dönüşüm, yapı güvenliği ve mesleki eğitim alanındaki çalışmalarını önemsediklerini belirten Sarı, sektörün nitelikli teknik personel ihtiyacının karşılanmasına yönelik faaliyetlerin de sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.   “6 Şubat’ı Unutmayacağız” Konuşmasının sonunda 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri anan Sarı, yaşanan felaketin daha güvenli şehirler oluşturulması için önemli dersler içerdiğini söyledi. Sarı, “6 Şubat’ı unutmayacağız. Ancak bu büyük felaketi daha güvenli yapıların, daha bilinçli bir şehirleşmenin ve daha güçlü bir yapı sektörünün başlangıç noktası haline getireceğiz. Malatya’nın yeniden yükselen her binasında, yeniden açılan her dükkânında ve yeniden hayat bulan her sokağında büyük bir emeğin, mücadelenin ve umudun izini görüyoruz” ifadelerini kullandı. Toplantı, sektör temsilcilerinin Malatya’nın yeniden yapılanma süreci ve inşaat sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmeleriyle devam etti.

15.10.2026 70
EKONOMİ

Sadıkoğlu’ndan Konteyner Esnafı İçin Yıl Sonuna Kadar Süre Talebi

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, geçici ticaret alanlarında faaliyet gösteren işletmelere yönelik tahliye sürecinin mağduriyetlere yol açabileceğini belirterek, konteynerlerin boşaltılması için 2026 yılı sonuna kadar süre tanınmasını istedi.   Malatya’da 6 Şubat depremlerinin ardından kurulan geçici ticaret alanlarındaki konteynerlerin tahliyesi gündemdeki yerini koruyor. Kent merkezinde yeniden inşa edilen çarşılarda işyeri teslimlerinin başlamasıyla birlikte konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelere tahliye tebligatları gönderilirken, henüz kalıcı işyerine kavuşamayan esnafın durumu endişeye neden oluyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, depremden bu yana 21 metrekarelik konteynerlerde ticaretini sürdürmeye çalışan esnafın ekonomik açıdan zor bir süreçten geçtiğini belirtti.   Her Esnafın Şartları Aynı Değil   Yeni çarşıların tamamlanması ve işyerlerinin teslim edilmeye başlanmasının Malatya ekonomisi açısından önemli olduğunu ifade eden Sadıkoğlu, tahliye sürecinde işletmelerin mevcut koşullarının dikkate alınması gerektiğini söyledi. Sadıkoğlu, “Depremin üzerinden üç yılı aşkın zaman geçti. Esnafımız bu süreçte 21 metrekarelik konteynerlerde ayakta kalmaya, ticaretini sürdürmeye, ailesinin geçimini sağlamaya çalıştı. Şimdi yeni işyerlerinin teslim edilmesiyle birlikte konteynerlerin boşaltılması isteniyor. Elbette şehrimizin yeniden ayağa kalkmasını, esnafımızın kalıcı işyerlerine taşınmasını hepimiz istiyoruz. Ancak burada göz ardı edilmemesi gereken ciddi mağduriyetler var. Her esnafımızın şartları aynı değil” dedi.   Hak Sahibi Olmayan Esnaf Nereye Gidecek?   Deprem öncesinde kiracı olan ve yeni işyerlerinde hak sahipliği bulunmayan işletmelerin durumuna dikkat çeken Sadıkoğlu, bazı işyerlerinin ise altyapı eksiklikleri nedeniyle henüz kullanıma uygun olmadığını belirtti. Sadıkoğlu, “Bir kısım esnafımız yeni işyerine taşındı. Ancak hâlâ hak sahipliği kapsamında işyeri teslim alamayan işletmelerimiz var. Deprem öncesinde kiracı olan, dolayısıyla yeni yapılan işyerlerinde hak sahibi olmayan esnafımız var. Bazı üyelerimize yeni işyerleri teslim edilmiş olsa da altyapı eksiklikleri nedeniyle buralar henüz ticari faaliyete uygun değil. Bir de ekonomik şartlar nedeniyle yeni bir işyeri kiralayabilecek durumda olmayan esnafımız var. Şimdi bu insanlara kısa süre içerisinde konteynerlerini boşaltmaları söyleniyor. Peki, bu işletmeler nereye gidecek? Ticaretini nerede sürdürecek?” ifadelerini kullandı.   Tahliyeler İçin Yıl Sonuna Kadar Süre İstedi   Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerin mağdur edilmemesi için tahliye sürecinin yeniden değerlendirilmesini isteyen Sadıkoğlu, 2026 yılı sonuna kadar ek süre verilmesi çağrısında bulundu. Sadıkoğlu, “Bizim talebimiz son derece açık ve makuldür. Konteynerlerde faaliyet gösteren işletmelerimize 2026 yılı sonuna kadar süre tanınsın. Bu süre içerisinde yeni işyerlerinin eksiklikleri tamamlansın, hak sahipliği ve teslim süreçleri sonuçlandırılsın. Hak sahibi olmayan, kiracı durumundaki esnafımızın da yeni işyerlerine erişebilmesi için çözüm yolları geliştirilsin. Hiçbir esnafımız gidecek yeri olmadan konteynerinden çıkarılmasın” diye konuştu.   Esnafımızı Ticaretinden Koparmayalım Depremde işyerlerini, sermayelerini ve müşteri çevrelerini kaybeden esnafın tüm zorluklara rağmen kentte ticaretini sürdürmeye çalıştığını belirten Sadıkoğlu, işletmelerin kapanmasının çalışanları ve ailelerini de olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Sadıkoğlu, “Bu şehirde esnafımız çok ağır bedeller ödedi. İşyerini, sermayesini, müşterisini kaybetti. Buna rağmen Malatya’yı terk etmedi, konteynerde de olsa ticaretini sürdürmeye çalıştı. Bugün yapılması gereken, bu mücadeleye destek olmaktır. Depremde işyerini kaybeden esnafımızı şimdi de ticaretinden koparmayalım. Bir işletmenin kepenk kapatması sadece o işletmenin değil, yanında çalışan insanların ve ailelerinin de mağdur olması demektir” dedi.   Son Esnafa Kadar Takipçisi Olacağız Malatya’nın ekonomik olarak yeniden ayağa kalkmasının yalnızca yeni binaların yapılmasıyla mümkün olmayacağını ifade eden Sadıkoğlu, kalıcı işyerlerinde ticari hayatın canlanmasının da büyük önem taşıdığını kaydetti. Sadıkoğlu, “Esnafımızın sesine kulak verilmesini, tahliye sürecinde aceleci davranılmamasını ve yıl sonuna kadar süre tanınmasını talep ediyoruz. Üyelerimizin yaşadığı mağduriyetleri her platformda dile getirmeye, son esnafımız kalıcı ve güvenli işyerine kavuşana kadar mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

14.10.2026 106
GENEL

Darende’de Badem Bereketi: Üreticinin Sorunu Pazar

Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nde 200 bini aşkın badem ağacında hasat başladı. Verimli bir sezon geçiren üreticiler, ürünlerini pazarlamakta güçlük çekerken, bölgede ortak badem kırma ve eleme tesisi kurulmasını istiyor.   Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’nde badem hasadı başladı. Her yıl binlerce yeni fidanın toprakla buluşturulduğu mahallede, badem üretimi giderek yaygınlaşırken üreticilerin en büyük sorunu pazarlama olmaya devam ediyor. Bu yıl kilogramı 140 liradan alıcı bulan bademde üreticilerin fiyat beklentisi ise 150-160 lira arasında.   Her Yıl 20 Bin Yeni Fidan Dikiliyor   Badem hasadının bu yıl oldukça verimli geçtiğini belirten üretici Hamit Baş, kayısıya kıyasla daha bereketli bir sezon yaşadıklarını söyledi. Baş, “Badem hasadına başladık. Bu sene hasadımız bol ve bereketli geçiyor. Kayısıya oranla biraz daha bereketli bir yıl. Daha önce köylümüz Adnan Çomoğlu’nun bahçesinde hasada başladık. Bu yıl bereketli bir sene” dedi. Yeniköy’de badem yetiştiriciliğine ilginin her geçen yıl arttığını kaydeden Baş, mahallede yılda yaklaşık 15 ila 20 bin yeni badem fidanı dikildiğini, buna bağlı olarak üretim kapasitesinin de sürekli yükseldiğini ifade etti.   Üretici Pazar Bulmakta Zorlanıyor   Üretimdeki artışa rağmen pazarlama konusunda ciddi sıkıntılar yaşadıklarını dile getiren Baş, bademin kayısı gibi yaygın bir ticaret ağına sahip olmadığını söyledi. Baş, “Badem ticareti kayısı ticareti gibi yapılmıyor. Bademi Gaziantep’te, Adıyaman’da ve Şanlıurfa’da alanlar var. Malatya civarında badem alımı pek fazla yok. Bu konuda biraz sıkıntı yaşıyoruz. Devlet büyüklerimiz bu konuya el atıp bize yardımcı olurlarsa minnettar kalırız” ifadelerini kullandı. Yeniköy’ün iklim ve toprak yapısıyla badem yetiştiriciliğine oldukça elverişli olduğunu belirten Baş, kendi bahçesinde yaklaşık bin 100 ila bin 150 ağaç bulunduğunu, bu yıl 8 ila 10 ton arasında ürün beklediğini söyledi. Baş, ağaçların gelişimini sürdürdüğünü belirterek Yeniköy’ün gelecekte önemli bir badem üretim merkezi olabileceğini kaydetti.   Titreşimli Makinelerle Hasat Kolaylaştı   Badem üreticisi Turgut Doğan ise hasatta kullanılmaya başlanan titreşimli makinelerin hem işçilik maliyetini düşürdüğünü hem de üreticilere zaman kazandırdığını söyledi. Geçmişte bademlerin sırıklarla silkelenerek toplandığını anlatan Doğan, yeni sistemde ağaç dallarının titreşim yoluyla silkelenmesi sayesinde hasadın daha kısa sürede gerçekleştirildiğini belirtti. Makineli hasadın ağaçların korunması açısından da avantaj sağladığını ifade eden Doğan, üreticilerin ortak makine kullanımıyla maliyetlerini daha da azaltabileceklerini dile getirdi.    Hasat Kasım Başına Kadar Sürecek   Badem hasadının hava koşullarına bağlı olarak ekim ayı sonu ile kasım ayının ilk haftasında tamamlandığını belirten Doğan, yağışlı havaların hasat sürecini olumsuz etkileyebildiğini söyledi. Bademlerin yeterince olgunlaşmadan makineyle silkelenmesinin ürüne zarar verebileceğine dikkat çeken Doğan, hasat zamanlamasının büyük önem taşıdığını vurguladı.   Kayısıya Göre Daha Az Zahmetli   Bademin hasat sonrası işlemlerinin kayısıya kıyasla daha kolay olduğunu anlatan Doğan, ürünlerin toplandıktan sonra kabuk soyma makinelerine aktarıldığını, ardından kurutularak satışa hazır hale getirildiğini söyledi. Doğan, “Bademleri topluyor, römorka yüklüyor ve kabuk soyma makinesine aktarıyoruz. Makinede dış kabuğu ayrılıyor, ardından kuruması için sergiye seriyoruz. Güneşli havada yaklaşık iki günde kuruyor. Daha sonra çuvallama ve paketleme işlemlerini yapıyoruz. Kayısıda yedi-sekiz kez kaldırıp indirme işi bizi oldukça yoruyor. Bademde ise daldan indiriyoruz, makineye veriyoruz ve seriyoruz” diye konuştu.   Ortak Kırma Ve Eleme Tesisi Talebi   Üreticilerin en önemli beklentilerinden birinin ortak badem kırma ve eleme tesisi olduğunu belirten Doğan, böyle bir yatırımın ürünün katma değerini artıracağını ifade etti. Doğan, “Köylü olarak bir araya gelip ortak bir tesis kursak, iç bademi çıkarıp daha farklı şekilde pazara sunabiliriz. Kavurma da yapabiliriz. Böylece aracıları azaltarak ürünümüzü doğrudan kuruyemişçilere ulaştırabiliriz” dedi. Bademin yalnızca iç kısmının değil, kabuklarının da ekonomik değere dönüştürülebileceğini belirten Doğan, kabukların yakacak olarak kullanılabileceğini ve pelet üretiminde değerlendirilebileceğini söyledi.   Bademde Hedef 160 Lira   Badem fiyatlarının son iki yılda yükseldiğini belirten Doğan, üreticilerin mevcut fiyatların daha da artmasını beklediğini söyledi. Doğan, “İki yıl önce bademimizi toptan 80-85 liradan satıyorduk. Bu yıl kilogramı 140 liradan alıcı buluyor. Fiyatların 150-160 liraya yükselmesini umut ediyoruz” ifadelerini kullandı. Yeniköy’de her yıl artan badem üretimi bölge ekonomisine katkı sağlarken, üreticiler pazarlama ağının genişletilmesi, işleme tesislerinin kurulması ve ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştırılması konusunda destek bekliyor.

14.10.2026 100
GENEL

Ücretsiz Kursla Üniversite Hayaline Kavuştu

Malatya Büyükşehir Belediyesinin Kernek Külliyesi’nde düzenlediği ücretsiz YKS hazırlık kurslarına katılan Rabia Kolak, İnönü Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Halk Müziği Bölümünü kazandı. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle özel kursa gidemeyen Kolak, şimdi müzik öğretmeni olmayı hedefliyor.   Malatya Büyükşehir Belediyesinin üniversiteye hazırlanan gençlere yönelik sunduğu ücretsiz eğitim desteği, bir öğrencinin daha hayaline ulaşmasına katkı sağladı. Kernek Külliyesi’nde düzenlenen YKS hazırlık kurslarına katılan Rabia Kolak, yoğun çalışma sürecinin ardından İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Devlet Konservatuvarı Türk Halk Müziği Bölümüne yerleşti.   Maddi İmkânsızlıklar Engel Olmadı   Üniversiteye hazırlık sürecinde ekonomik nedenlerle özel bir kursa katılma imkânı bulamadığını belirten Kolak, Malatya Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz eğitim hizmetinden yararlanarak sınava hazırlandı. Kernek Külliyesi’nde öğretmenlerin desteğiyle çalışmalarını sürdüren Kolak, kurs süresince kardeşiyle birlikte evlerinden alınarak eğitim merkezine ulaşımlarının da sağlandığını söyledi.   Başkan Sami Er’e Verdiği Sözü Tuttu   Üniversiteye hazırlık döneminde Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in kendisini evinde ziyaret ettiğini anlatan Kolak, bu ziyarette üniversiteyi kazanacağına dair söz verdiğini ifade etti. Yoğun bir hazırlık döneminin ardından hedeflediği bölüme yerleşmenin mutluluğunu yaşayan Kolak, kendisine sağlanan desteklerden dolayı Başkan Er’e ve öğretmenlerine teşekkür etti. Kolak, “Yoğun bir çalışma süreci geçirdim. Bu süreçte Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er’in ve diğer yetkililerin de emeği var. Burada olmaktan çok mutluyum. Sami amcama ince düşüncesi ve desteği için çok teşekkür ediyorum. Ücretsiz kurslar sayesinde sınava hazırlanma imkânı buldum. Eğitim sürecinde bizimle yakından ilgilenen öğretmenlerimize de ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.   Şimdiki Hedefi Müzik Öğretmenliği Türk Halk Müziği Bölümünü kazanarak müzik alanında eğitim alma fırsatı yakalayan Kolak, üniversite eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra müzik öğretmeni olmak istediğini belirtti.   Kernek Külliyesi’nde Gençlere Eğitim Desteği Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kernek Külliyesi’nde sürdürülen ücretsiz YKS hazırlık kurslarıyla üniversite adaylarına sınava hazırlık sürecinde eğitim desteği sağlanıyor. Özellikle ekonomik nedenlerle özel kurslara katılamayan öğrencilerin yararlandığı eğitim programı, gençlerin üniversiteye hazırlık sürecine katkı sunmayı amaçlıyor. Rabia Kolak’ın başarısı da belediyenin sunduğu eğitim desteğinden yararlanan öğrencilerin elde ettiği sonuçlardan biri oldu.

13.10.2026 75
POLİTİKA

Basri İlhan, Yeni Parti Malatya İl Başkanlığına Adaylığını Açıkladı

Yeni Parti Malatya İl Başkanlığı için aday adaylığını açıklayan Basri İlhan, göreve seçilmesi halinde ilk 100 gün içerisinde kapsamlı bir çalışma programı hazırlayacaklarını belirterek birlik, beraberlik ve ortak akıl vurgusu yaptı. Yeni Parti Malatya İl Başkanlığı ön seçim süreci devam ederken, iş insanı ve Malatya Ticaret ve Sanayi Odası eski Başkan Vekili Basri İlhan, düzenlenen programla il başkanlığına aday adaylığını açıkladı. Partililerin katıldığı programda konuşan İlhan, Malatya’nın deprem sonrası yaşadığı sorunlardan esnaf ve kayısı üreticilerinin beklentilerine, parti teşkilatının güçlendirilmesinden seçim hazırlıklarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.   Ön Seçim 18 Ekim’de Yapılacak Programda konuşan Yeni Parti Malatya İl Başkanı Barış Yıldız, il başkanlığı ön seçiminin 18 Ekim Pazar günü, kongrenin ise 24 Ekim’de gerçekleştirileceğini belirtti. Yıldız, gerekli imzaları toplayarak resmi başvurusunu yapan Basri İlhan’a başarılar diledi.   Malatya’nın Sorunlarına Dikkat Çekti Adaylık açıklamasında iş dünyasındaki deneyimlerine değinen Basri İlhan, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekilliği döneminde üreticilerin, esnafın ve sanayicilerin sorunlarını yakından takip ettiğini söyledi. Adaylığının bir makam arayışı olmadığını ifade eden İlhan, sorumluluk üstlenmek, mücadele etmek ve ortak hedefler doğrultusunda çalışmak amacıyla yola çıktığını belirtti. 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’nın ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya kaldığını dile getiren İlhan, kayısı üreticilerinin yaşadığı mağduriyetlere, esnafın ekonomik sıkıntılarına, sanayicilerin finansman ve üretim sorunlarına ve gençlerin gelecek kaygısına dikkat çekti.   İlk 100 Gün İçin Yol Haritasını Açıkladı   İl başkanlığına seçilmesi halinde ilk 100 gün içerisinde kapsamlı bir çalışma programı oluşturacaklarını belirten İlhan, ilçelerin önceliklerini belirleyeceklerini, teşkilattaki eksiklikleri gidermek ve seçim hazırlıklarını planlamak için çalışacaklarını söyledi. İlhan, “Çalışmalarımızda ilçelerin önceliklerinin belirlenmesi, örgütsel eksiklerin giderilmesi ve seçim çalışmalarının planlanması gibi temel başlıkları ele alacağız. Ayrıca çalışmalarımızı üyelerimizle düzenli şekilde paylaşacağız. İlçe başkanlarımızla düzenli toplantılar gerçekleştirecek, mahalle temsilcilerimizin, kadın ve gençlik kollarımızın karar süreçlerine etkin katılımını sağlayacağız” dedi. Görev dağılımında liyakat, emek ve sorumluluğun esas alınacağını kaydeden İlhan, hiçbir ilçenin geri planda kalmadığı, her üyenin görüşünün önemsendiği bir teşkilat yapısı oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti.   Ağbaba Ve Yıldız’a Teşekkür Etti Konuşmasında Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın çalışmalarına da değinen İlhan, depremzedelerin, esnafın, çiftçilerin ve emekçilerin sorunlarını gündeme taşıdığı için Ağbaba’ya teşekkür etti. İlhan, yakın zamanda sağlık sorunu yaşayan Ağbaba’ya geçmiş olsun dileklerini iletti. Partinin Malatya’daki kuruluş sürecinde görev alan İl Başkanı Barış Yıldız’a da teşekkür eden İlhan, bugüne kadar teşkilata emek verenlerin çalışmalarına sahip çıkacaklarını belirtti.   Birlik Ve Beraberlik Mesajı Verdi Parti içerisinde ayrışmaya değil, ortak hedefler etrafında birleşmeye ihtiyaç olduğunu vurgulayan İlhan, kişisel hesapların ve kırgınlıkların teşkilat çalışmalarının önüne geçmemesi gerektiğini söyledi. Yönetim anlayışının temelinde ortak akıl, istişare ve katılımcılığın bulunacağını belirten İlhan, “Üyelerin görüşlerine değer veren, farklı düşüncelerin saygıyla karşılandığı ve yöneticilerin hesap verdiği bir örgüt yapısı hedefliyoruz. Bütün sorunların kısa sürede çözüleceğine ilişkin bir vaat vermiyoruz ancak çok çalışacağımızı, birbirimizi dinleyeceğimizi ve sorunların takipçisi olacağımızı taahhüt ediyorum” ifadelerini kullandı. Basri İlhan, konuşmasını birlik ve dayanışma mesajlarıyla tamamlayarak ön seçimde üyelerin ortaya koyacağı demokratik iradeye saygı duyacağını ve Malatya’da parti teşkilatını güçlendirmek için sorumluluk almaya hazır olduğunu kaydetti.

13.10.2026 119
EKONOMİ

Darende’de Baba Mirası Ceviz Ağaçlarından 2 Ton Hasat Beklentisi

Malatya’nın Darende ilçesinde babasından kalan ceviz ağaçlarına gözü gibi bakan 54 yaşındaki İsmail Ateş, bu yıl yaklaşık 2 ton ürün almayı hedefliyor. Emekliliğinin ardından kendisini ceviz yetiştiriciliğine adayan Ateş, hem baba mirasını yaşatıyor hem de aile ekonomisine katkı sağlıyor.   Malatya’nın Darende ilçesine bağlı Zaviye Mahallesi’nde ceviz hasadı heyecanı yaşanıyor. İlçede uzun yıllardır yetiştirilen ve bölge ekonomisine katkı sağlayan ceviz, üreticilerin geçim kaynakları arasında yer alıyor. Zaviye Mahallesi’nde yaşayan 54 yaşındaki İsmail Ateş de babasının yıllar önce diktiği ceviz ağaçlarına sahip çıkarak üretimi sürdürüyor. Emekli olduktan sonra zamanının büyük bölümünü bahçesinde geçiren Ateş, ceviz yetiştiriciliğini yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değil, babasından kalan hatıraları yaşatmanın bir yolu olarak görüyor.   Babasının Emeğini Gelecek Nesillere Taşıyor   Ceviz ağaçlarının yıllar önce hayatını kaybeden babası tarafından dikildiğini anlatan Ateş, ağaçların bakımını büyük bir özenle yaptığını söyledi. Ateş, “Bu ağaçları rahmetli babam dikmişti. Babam vefat edince onun diktiği ağaçları yaşatmak ve emeğini devam ettirmek istedik. Emekli olduktan sonra biz de bu işe daha fazla zaman ayırmaya başladık. Güzel bir uğraş. Çiftçilik yapmak, ağaç yetiştirmek, meyve üretmek gerçekten insana mutluluk veriyor” dedi.   Ceviz Yetiştiriciliğinde Sulamanın Önemine Dikkat Çekti Darende’de ceviz yetiştiriciliğine ilişkin bazı yanlış bilinen uygulamalar bulunduğunu ifade eden Ateş, özellikle sulamanın verim üzerindeki etkisine dikkat çekti. Bölgede ceviz ağaçlarının sulanmaması gerektiğine yönelik yaygın bir inanış olduğunu belirten Ateş, kendi tecrübelerinin bunun aksini gösterdiğini söyledi. Ateş, “Bizim memlekette ceviz ağacına su verilmez derler. Hâlbuki tam tersi, ceviz suyu seven ve su isteyen bir ağaç. Sulama ve gerekli bakım yapıldığı takdirde daha güzel verimler alınabiliyor. Taban gübresi ve yaprak gübresi gibi uygulamalar da önemli. Ceviz mutlaka su istiyor. Susuz ceviz olmuyor” ifadelerini kullandı.   Bu Yıl Hedef 2 Ton Ceviz Bu sezon bahçesinden yaklaşık 1,5 ila 2 ton arasında ceviz elde etmeyi beklediğini belirten Ateş, hasat edilen ürünlerin büyük bölümünü Darende’de satışa sunacaklarını söyledi. Önceki yıllarda ilçe dışından da ceviz getirerek satış yaptıklarını anlatan Ateş, bu yıl kendi bahçelerinden elde edecekleri ürünlerle müşterilerinin taleplerini karşılamayı hedeflediklerini kaydetti.   Soğuk Hava Verimi Etkiledi Sezon içerisinde yaşanan soğuk havaların ceviz verimini bir miktar olumsuz etkilediğini belirten Ateş, buna rağmen elde edilmesi beklenen ürün miktarından memnun olduklarını dile getirdi. Geçtiğimiz yıl cevizin kilogramını 250 liradan sattıklarını hatırlatan Ateş, bu sezonun satış fiyatlarının ise henüz netleşmediğini söyledi. Üretimin emek ve sabır gerektirdiğini vurgulayan Ateş, babasından kalan ağaçları yaşatmaya devam edeceğini belirterek yeni hasat sezonunun tüm üreticiler için bereketli geçmesini temenni etti.  

12.10.2026 64
GENEL

Türk Atçılığının Şampiyonu Özgünhan’a Veda: 38 Yarışta 26 Zafer

Malatya’nın Akçadağ ilçesindeki Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde damızlık olarak Türk atçılığına önemli katkılar sağlayan şampiyon Arap aygırı Özgünhan, 28 yaşında hayatını kaybetti. Yarış kariyerinde 38 koşunun 26’sını kazanan, Türkiye’nin önemli kupalarında birincilikler elde eden Özgünhan’ın yetiştiricilikteki başarısı ise pistlerdeki performansını geride bıraktı. Türkiye’de safkan Arap atı yetiştiriciliğinin önemli merkezlerinden Malatya Sultansuyu Tarım İşletmesi, uzun yıllardır damızlık kadrosunda bulunan şampiyon aygır Özgünhan’ı kaybetti. 7 Eylül 2026 tarihinde hayatını kaybeden Özgünhan, hem yarış pistlerindeki başarıları hem de yetiştiricilik alanında bıraktığı izlerle Türk atçılık tarihinde önemli bir yer edindi. Özgünhan’ın ölümü, yalnızca başarılı bir yarış atının kaybı olarak değil, Türkiye’deki safkan Arap atı yetiştiriciliği açısından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Çünkü Özgünhan, aktif yarış hayatı sona erdikten sonra da genetik özelliklerini yeni nesillere aktararak sektördeki etkisini sürdürdü.   Yarış Kariyerinde Yüzde 68’in Üzerinde Başarı   Türkiye Jokey Kulübü’nün (TJK) resmi kayıtlarına göre 24 Şubat 1998 tarihinde dünyaya gelen Özgünhan’ın babası Özgün, annesi ise Neame.39’du. Anadolu Tarım İşletmesi tarafından yetiştirilen safkan, yarış kariyerinde toplam 38 kez start aldı. Bu yarışların 26’sını kazanmayı başaran Özgünhan, 8 ikincilik ve 2 üçüncülük elde etti. Böylece katıldığı yarışların yaklaşık yüzde 68,4’ünü birincilikle tamamlarken, 38 koşunun 36’sında ilk üç içerisinde yer aldı. Şampiyon aygırın yarış kariyeri boyunca elde ettiği toplam ikramiye ise dönemin parasal değeriyle 2 milyon 881 bin 340 lira olarak kayıtlara geçti.   Türkiye’nin En Önemli Kupalarında Zirveye Çıktı   Özgünhan’ın kariyerindeki başarılar yalnızca kazandığı yarış sayısıyla sınırlı kalmadı. Safkan, Türk yarışçılığının prestijli organizasyonları arasında bulunan Hatay, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhuriyet, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Tarım Bakanlığı koşularında birincilikler elde etti. Ayrıca Satvet, Ali Rıza Bey, Dumlupınar, Anadolu Tarım İşletmesi, Kosova ve Kazım Karabekir koşularındaki başarılarıyla farklı yarış organizasyonlarında da adından söz ettirdi. Özellikle Grup 1 düzeyindeki zaferleri, Özgünhan’ın dönemin başarılı Arap yarış atları arasındaki konumunu güçlendirdi.   Asıl Etkisini Yarışlardan Sonra Gösterdi   Yarış kariyerini tamamlamasının ardından damızlık olarak değerlendirilen Özgünhan, Malatya’nın Akçadağ ilçesindeki Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde yetiştiricilik faaliyetlerine katkı sağladı. Damızlık aygırların yetiştiricilikteki değeri, yalnızca kendi yarış dereceleriyle değil, yavrularının pistlerde gösterdiği performansla da ölçülüyor. Bu açıdan Özgünhan, kendi başarılarını sonraki nesillere aktarabilen önemli safkanlardan biri oldu. Özgünhan’ın farklı kısraklarla eşleştirilmesinden dünyaya gelen yavrular, Türkiye’nin çeşitli hipodromlarında yarışırken, bunların bir bölümü ilerleyen yıllarda damızlık olarak da değerlendirildi.   2024 Yılında Yavrusu 2 Milyon Liraya Satıldı Özgünhan’ın yetiştiricilik alanındaki ekonomik değerini ortaya koyan örneklerden biri de 2024 yılında düzenlenen safkan Arap koşu tayı satışları oldu. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) tarafından Bursa’nın Karacabey ilçesinde gerçekleştirilen açık artırmada, Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen 59 tay toplam 21 milyon 655 bin liraya satıldı. Müzayedenin en yüksek bedelle satılan safkanı, Özgünhan ile Özgürnaz’ın yavrusu İnzibat oldu. İnzibat, 2 milyon lira karşılığında yeni sahibine kavuştu. Böylece Özgünhan’ın damızlık olarak taşıdığı değer, tay satışlarına da yansıdı.   Aynı Yıl Bir Başka Yavrusu 1,7 Milyon Liraya Alıcı Buldu   Özgünhan’ın yavrularına yönelik talep, 2024 yılındaki diğer satışlarda da devam etti. Ağustos ayında düzenlenen TİGEM ortak tay satışında Özgünhan’ın yavrusu Tozyutturan, 1 milyon 700 bin lirayla organizasyonun en yüksek bedelli safkanı oldu. Aynı satışta yine Özgünhan’ın yavrusu olan Özgünalp ise 1 milyon 200 bin liraya satıldı. Böylece yalnızca bu üç yavrunun 2024 yılındaki satış bedeli toplam 4 milyon 900 bin liraya ulaştı. Bu rakam, Özgünhan’ın yetiştiricilikteki ticari etkisini gösteren somut örneklerden biri olarak kayıtlara geçti.   Şampiyonun Yavruları 2026’da da Pistlerde Özgünhan’ın ölümünün ardından dikkat çeken bir başka ayrıntı ise soyundan gelen safkanların 2026 yılında da yarış faaliyetlerini sürdürmesi oldu. TJK kayıtlarında Özgünhan’ın yavruları arasında Seçerhan, Cevahirkan, Eflah, Bozarslan, Gökmete, Balaşir ve Alaca Höyük gibi isimler bulunuyor. Bu safkanların önemli bir bölümünün yetiştiricisi de Sultansuyu Tarım İşletmesi olarak kayıtlarda yer alıyor. Bu durum, Özgünhan’ın Malatya’daki yetiştiricilik faaliyetleri üzerindeki etkisinin tek bir kuşakla sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor.   Halis Karataş ve Selim Kaya ile Önemli Zaferler Kazandı   Özgünhan’ın yarış geçmişine ilişkin resmi kayıtlar, Türk yarışçılığının tanınmış jokeyleriyle elde ettiği önemli dereceleri de ortaya koyuyor. Şampiyon safkan, 28 Temmuz 2002 tarihinde İstanbul’da düzenlenen 2 bin metrelik Niğbolu Koşusu’nu jokey Selim Kaya ile kazandı. Aynı yıl 25 Ağustos’ta Ankara’daki 2 bin 200 metrelik Türk Silahlı Kuvvetleri Koşusu’nda da Selim Kaya ile birinciliğe ulaştı. 26 Ekim 2003 tarihinde Ankara’da düzenlenen Cumhuriyet Koşusu’nu ise jokey Halis Karataş idaresinde kazanan Özgünhan, 16 Kasım 2003’te İstanbul’daki Kanuni Sultan Süleyman Koşusu’nda da aynı jokeyle birincilik elde etti. Bu yarışlar, safkanın kariyerindeki önemli başarılar arasında yer aldı.   Sultansuyu İçin Yetiştiricilik Mirası Bıraktı Malatya’nın Akçadağ ilçesinde faaliyet gösteren Sultansuyu Tarım İşletmesi, safkan Arap atı yetiştiriciliğiyle Türkiye’nin önemli üretim merkezleri arasında bulunuyor. İşletmede yetiştirilen tayların her yıl düzenlenen açık artırmalarda satışa sunulması, Malatya’nın atçılık sektöründeki ekonomik rolünü de ortaya koyuyor. Özgünhan, yıllar boyunca bu üretim sürecinin önemli damızlıklarından biri olarak görev yaptı. Kendi yarış kariyerinde elde ettiği derecelerin yanı sıra başarılı yavrularıyla da Sultansuyu’nun yetiştiricilik faaliyetlerine katkıda bulundu. 28 yıllık yaşamı sona eren şampiyon aygırın adı, kazandığı kupalar, yetiştirdiği başarılı safkanlar ve Türkiye’nin farklı hipodromlarında yarışmayı sürdüren yavrularıyla Türk atçılığında yaşamaya devam edecek.

10.10.2026 984
EKONOMİ

Mahmut Boyraz: “Mücadelemiz Yalnızca Malatya için”

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkan Adayı Mahmut Boyraz, 1 Ekim’de gerçekleştirilecek seçimler öncesinde bir teşekkür mesajı yayımladı. Yaklaşık üç aylık seçim çalışmasının ardından mesaj veren Boyraz, sürecin kendisi açısından yalnızca bir seçim yarışı olmadığını, asıl hedeflerinin Malatya’nın ekonomik geleceğine katkı sunmak olduğunu belirtti.

30.09.2026 127
EKONOMİ

Deprem Enkazından Ekonomiye Yaklaşık 300 Milyon TL’lik Katkı

Malatya’da deprem sonrası yıkılan yaklaşık 150 bin bağımsız bölümden çıkan malzemelerin ayrıştırılmasıyla bugüne kadar yaklaşık 300 milyon TL’ye yakın ekonomik değer elde edildi. Vali Seddar Yavuz’un koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla sahalarda kalan malzemelerin de geri dönüşüme kazandırılması hedefleniyor.

22.09.2026 269
EKONOMİ

Deprem Enkazından Ekonomiye Yaklaşık 500 Milyon TL’lik Katkı

Malatya’da deprem sonrası yıkılan yaklaşık 150 bin bağımsız bölümden çıkan malzemelerin ayrıştırılmasıyla bugüne kadar yaklaşık 500 milyon TL’ye yakın ekonomik değer elde edildi. Vali Seddar Yavuz’un koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla sahalarda kalan malzemelerin de geri dönüşüme kazandırılması hedefleniyor.

22.09.2026 248
POLİTİKA

YENİ Parti Battalgazi İlçe Başkanlığı Açıldı

YENİ Parti Battalgazi İlçe Başkanlığı çok sayıda partilinin katılımıyla açıldı. Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın ardından konuşan Ordu Milletvekili Seyit Torun, ekonomik sorunlardan tarımsal üretime, partiye yönelik baskı iddialarından yeni siyasi sürece kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Torun, “Biz bedel ödemeye razıyız” dedi.

17.09.2026 262
ÇEVRE

MAGİNDER Başkanı Salih Karademir Akçadağ’da: “Malatya Kayısısına Sahip Çıkın”

Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, Akçadağ’da esnaf, çiftçi ve hemşehrilerle bir araya gelerek kayısı fiyatları başta olmak üzere ilçede yaşanan ekonomik sorunlar üzerine istişarelerde bulundu. Karademir, kayısı fiyatlarının yalnızca çiftçiyi değil, esnafı ve Malatya ekonomisinin tamamını etkilediğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu.

16.09.2026 170
POLİTİKA

Karademir’den Kayısı Çağrısı: “Malatya’nın Kayısı Sorunu Artık Kalıcı Olarak Çözülmeli”

AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan ve il teşkilatı, Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği’ni (MAGİNDER) ziyaret etti. Gerçekleştirilen istişare toplantısında Malatya’nın deprem sonrası yeniden yapılanma süreci, kayısı sektöründe yaşanan sorunlar, ekonomik hayatın canlandırılması, sanayi yatırımları, hızlı tren ve Beylerderesi Viyadüğü başta olmak üzere kentin çözüm bekleyen birçok konusu ele alındı.

09.09.2026 186
EKONOMİ

Sadıkoğlu, Yeni Dönemin Projelerini Açıkladı: Hedef Ekonomide Daha Güçlü Malatya

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Başkan Adayı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 1 Ekim’de gerçekleştirilecek Oda seçimleri öncesinde yeni dönem hedef ve projelerini açıkladı. Yeni dönemde odağın üretim, finansman, ihracat, teknoloji, lojistik ve sektörel gelişim olacağını söyleyen Başkan Sadıkoğlu, “Hedefimiz makamı korumak değil, Malatya’nın ekonomik geleceğini daha güçlü hale getirmek” dedi.

08.09.2026 298
ÇEVRE

TSO Seçimleri Öncesi Ortak Mesaj: “Şehrimizin Geleceği İçin Birlikte Çalışmalıyız”

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve ekibi, Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği’ni (MAGİNDER) ziyaret etti. Ziyarette Malatya’nın ekonomik geleceği, esnafın kira sorunu, kayısı fiyatları, taziye evleri ve kreş ihtiyacı ile yaklaşan Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri ele alındı. MAGİNDER Başkanı Salih Karademir, “Biz tarafsızız. Ancak Malatya için proje üreten, şehrin geleceğini ve menfaatlerini düşünen herkesin yanında olacağız” mesajı verdi.

04.09.2026 279
ÇEVRE

“Malatya’nın Ekonomisi İçin Yeni Bir Vizyon Şart”

Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER), Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkan Adayı Mahmut Boyraz ve beraberindeki heyeti ağırladı. Gerçekleştirilen ziyarette Malatya’nın ekonomik gündemi, iş dünyasının sorunları, Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri ve şehrin geleceğine yönelik projeler istişare edildi.

21.08.2026 247
EKONOMİ

13 Federasyondan Balkan Ülkeleri Zirvesine Tam Destek

Ekonomi ve iş dünyasını temsil eden 13 federasyon, 3-5 Eylül 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek “Balkan Ülkeleri Sağlık Turizmi ve Ekonomik İş Birliği Zirvesi”ne tam kadro katılım sağlayacaklarını açıkladı.

20.08.2026 406
EĞİTİM

GESKON’dan Balkan Ülkeleri Zirvesi’ne Tam Destek

Gençlik ve Spor Konfederasyonu Genel Sekreteri Umut Uçar, Balkan Ülkeleri Sağlık Turizmi ve Ekonomik İş Birliği Zirvesi’ni desteklediklerini belirterek organizasyonun sağlık, ekonomi, gençlik ve spor alanlarında yeni ortaklıklara zemin hazırlayacağını söyledi.

20.08.2026 263
SAĞLIK

Anadolu Sağlık Turizmi Zirvesi Konya’da Gerçekleştirilecek

Uluslararası Sağlık Turizmi Konfederasyonu ile Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu iş birliğinde düzenlenecek zirvede; sağlık turizmi, yatırım, ticaret, sağlık teknolojileri ve uluslararası ekonomik iş birlikleri ele alınacak.

19.08.2026 246
EKONOMİ

Türkiye ile Gana Arasında 10 Milyar Dolarlık Ekonomik İş Birliği

Gana Cumhuriyeti Yatırım Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Akwasi Opong Fosu ve Gana Parlamentosu milletvekillerinden oluşan heyet, Türkiye ile Gana arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirmek amacıyla Ankara’da temaslarda bulundu. SANKON Genel Merkezi organizasyonuyla gerçekleştirilen ziyarette, iki ülke arasında ticaret hacmi 10 milyar dolara ulaşması hedeflenen ekonomik ve ticari iş birliği anlaşması imzalandı.

17.08.2026 291
SAĞLIK

SES Malatya’dan Turgut Özal Tıp Merkezi’nde Çalışma Koşulları Tepkisi

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Malatya Şube Başkanı Cansu Can, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde görev yapan sağlık çalışanlarının personel eksikliği, yoğun iş yükü, nöbetler ve ekonomik kayıplar nedeniyle zor çalışma koşullarıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

11.08.2026 271